Uzun yaşam (longevity) alanında çalışan uzmanlar, metabolik hastalıkların tedavisinde kullanılan modern ilaçların fiziksel aktivitenin yerini alamayacağı konusunda uyarıyor. Bilimsel çalışmalara göre hiçbir ilaç, düzenli egzersizin kas sistemi, kalp-damar sağlığı, beyin fonksiyonları ve sağlıklı yaşlanma üzerindeki çok yönlü etkilerini tam olarak kopyalayamıyor.

Son yıllarda obezite ve diyabet tedavisinde yaygınlaşan metabolik ilaçlar; kilo kaybı, kan şekeri kontrolü ve bazı kardiyovasküler risk göstergelerinde iyileşme sağlayabiliyor. Ancak uzmanlar, bu ilaçların tek başına uzun ve sağlıklı yaşam için yeterli olmadığını vurguluyor.

Araştırmalar, düzenli fiziksel aktivitenin kas protein sentezini artırdığını, mitokondri fonksiyonlarını güçlendirdiğini ve yaşlanmayla ilişkili kas kaybını yavaşlattığını gösteriyor. Aynı zamanda egzersizin damar elastikiyetini artırdığı, kalp rezervini geliştirdiği ve inflamasyon düzeylerini düşürdüğü bildiriliyor.

Çocuklarda Obezitenin Artışı Okulla Yakından İlişkili: Prof. Dr. Nevra Koç Uyardı
Çocuklarda Obezitenin Artışı Okulla Yakından İlişkili: Prof. Dr. Nevra Koç Uyardı
İçeriği Görüntüle

Beyin sağlığı açısından bakıldığında ise fiziksel aktivite; hafıza, bilişsel performans ve nöroplastisite ile ilişkilendiriliyor. Uzmanlar, egzersizin nörodejeneratif hastalık riskini azaltan biyolojik süreçleri harekete geçirdiğine dikkat çekiyor.

Longevity alanında yapılan çok merkezli gözlemsel ve klinik çalışmaların ortak sonucuna göre, egzersiz “tek bir organa değil, tüm vücut sistemlerine etki eden” nadir müdahalelerden biri olarak öne çıkıyor.

Uzmanlar, metabolik ilaçların özellikle obezite ve tip 2 diyabet gibi durumlarda önemli bir tedavi aracı olduğunu kabul ederken, egzersizin yerine değil, ancak tamamlayıcısı olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgul