Kararda, doktorun bizzat tarafı olduğu konuşmayı kaydetmesi ve görüşmenin özel yaşam kapsamında olmaması belirleyici oldu.
Bir devlet hastanesinde görev yapan uzman doktorun işyerinde psikolojik taciz ve mobbing iddialarını delillendirmek amacıyla aldığı ses kaydı, Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin dikkat çeken bir kararına konu oldu.
Yargıtay, doktor hakkında verilen beraat hükmünü onarken, somut olayda ses kaydının Türk Ceza Kanunu’nun 133/1. maddesinde düzenlenen suçun yasal unsurlarını oluşturmadığına hükmetti.
UZMAN DOKTOR BAŞHEKİM YARDIMCISIYLA GÖRÜŞMESİNİ KAYDETTİ
Karara konu olay bir devlet hastanesinde yaşandı.
Kulak burun boğaz uzmanı olarak görev yapan doktor ile hastanenin başhekim yardımcısı arasında idari görevlerden kaynaklanan uyuşmazlıklar ve adli mercilere de yansıyan bir husumet bulunuyordu.
Uzman doktor, hastane yönetimi ve başhekim yardımcısı tarafından kendisine psikolojik taciz ve mobbing uygulandığı yönündeki iddialarını delillendirmek amacıyla başhekim yardımcısının makam odasında yaptıkları görüşmeyi gizlice ses kaydına aldı.
Doktor hakkında daha sonra “kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları bir aletle dinleme veya ses alma cihazıyla kaydetme” suçlamasıyla dava açıldı.
YEREL MAHKEMEDEN BERAAT
Yargılama sonucunda yerel mahkeme, doktorun üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı sonucuna vararak beraat kararı verdi.
Kararın temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin önüne geldi.
YARGITAY: DOKTOR KONUŞMANIN TARAFIYDI
Yargıtay değerlendirmesinde önemli bir ayrım yaptı.
Dosyadaki ses kaydının çözümüne ilişkin tutanak ve diğer deliller incelendiğinde, kaydedilen yüz yüze görüşmenin yalnızca doktor ile başhekim yardımcısı arasında gerçekleştiği belirlendi.
Yüksek Mahkeme, doktorun üçüncü kişiler arasındaki bir konuşmayı gizlice dinleyip kaydetmediğine, bizzat tarafı olduğu konuşmayı kaydettiğine dikkat çekti.
Bu nedenle somut olay bakımından TCK’nın 133/1. maddesinde düzenlenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı sonucuna varıldı.
KONUŞMALAR ÖZEL HAYAT KAPSAMINDA BULUNMADI
Kararın bir başka önemli noktası ise konuşmaların içeriğine ilişkin değerlendirme oldu.
Yargıtay, doktor ile başhekim yardımcısı arasındaki uyuşmazlıklarla ilgili konuşmaların başhekim yardımcısının özel yaşam alanına dahil olmadığı ve özel hayatın gizliliğini ihlal edecek nitelik taşımadığı sonucuna vardı.
Bu değerlendirmeler doğrultusunda yerel mahkemenin beraat kararında hukuka aykırılık bulunmadı.
BERAAT KARARI OYBİRLİĞİYLE ONANDI
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, katılanın mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine yönelik temyiz itirazlarını reddetti.
Doktor hakkında verilen beraat hükmü 5 Ekim 2022 tarihinde oybirliğiyle onandı.
Karar, Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2020/1058 Esas, 2022/6239 Karar numarasıyla kayıtlara geçti.
Karar Her Gizli Ses Kaydını Hukuka Uygun Hale Getirmiyor
Kararın, “mobbing iddiası bulunan herkes gizlice ses kaydı alabilir” şeklinde yorumlanmaması gerekiyor.
Yargıtay’ın değerlendirmesi somut olayın özelliklerine dayanıyor. Kaydı yapan kişinin konuşmanın bizzat tarafı olması ve kaydedilen konuşmaların karşı tarafın özel yaşam alanına ilişkin bulunmaması kararda özellikle vurgulandı.
Bu nedenle farklı koşullarda yapılan gizli ses kayıtlarının ceza hukuku ve delil hukuku bakımından sonucu farklı olabiliyor.



