Akbaba’ya göre bugün Türkiye’de yalnızca klasik taşımacılık değil; farklı adlar ve yöntemlerle faaliyet gösteren çok sayıda araç, net bir hukuki çerçeve olmadan, fiilen kayıt dışı bir ekonomi yaratıyor.

“Tartışma ‘kim haklı’ noktasına sıkıştıkça, asıl sorun büyüyor: Devlet denetleyemediği, vergilendiremediği bir ulaşım ekonomisiyle karşı karşıya.”

Kayıt Dışı Ulaşımın Bedeli Ağır

Akbaba, net rakam vermenin güç olduğunu ancak eğilimin açık olduğunu belirtiyor. Mevcut tabloda:

Milyonlarca yolculuk resmî kayda girmiyor,

Nakit veya dolaylı ödeme yöntemleri izlenemiyor,

Vergi tahsilatı ya eksik ya hiç yapılmıyor,

Kamu, trafik ve güvenlik verisine erişemiyor.

Bu durumun sonucunda hem kamu maliyesi zarar görüyor hem de kayıt içinde faaliyet gösteren tüm aktörler daha yüksek maliyetle çalışmak zorunda kalıyor. Akbaba’ya göre bu tablo sürdürülebilir değil.

‘Yasaklamak Sorunu Çözmedi, Büyüttü’

Ekonomist Akbaba, Türkiye’deki temel yanılgının talebi yasaklarla bastırmaya çalışmak olduğunu ifade ediyor:

“Ulaşım bir ihtiyaçtır. Talep varsa, yolunu bulur. Yasakladığınızda ortadan kalkmaz; sadece yer altına iner.”

Bu yaklaşımın, daha pahalı, daha güvensiz ve tamamen denetimsiz bir alan yarattığını vurgulayan Akbaba, tartışmaların sertleşmesinin de bu nedenle kaçınılmaz olduğunu söylüyor.

Dünya Bu İşi Nasıl Çözmüş?

Akbaba, gelişmiş ülkelerde paylaşımlı mobilitenin ortak bir çerçeveyle yönetildiğine dikkat çekiyor. Londra, New York ve Berlin gibi büyük şehirlerde uygulanan modellerin temelinde şu ilkeler bulunuyor:

Açık yasal tanım: Ne nedir, kim ne yapabilir net

Lisanslı operatör sistemi: Sınırsız değil, kontrollü

Tam dijital ödeme: Nakit yok, her işlem kayıtlı

Otomatik belge ve veri paylaşımı: Vergi ve denetim anlık

Abonelik ve paket tarifeler: Vatandaş için daha ucuz birim maliyet

“Dünya yasaklamamış, kurala bağlamış. Bu sayede hem vatandaş daha ucuza biniyor hem devlet tek kuruşunu kaçırmıyor.”

Türkiye İçin Kritik Soru: Kayıt Dışı mı, Kayıtlı mı?

Akbaba’ya göre Türkiye’nin önünde artık net bir tercih bulunuyor:

Belirsizlikle devam etmek ve kayıt dışı büyüsün diye izlemek,

Ya da paylaşımlı mobiliteyi hukuki zemine çekerek hızla kayıt altına almak.

Asgari Ücret Açıklandı: 28 Bin 75 TL Oldu
Asgari Ücret Açıklandı: 28 Bin 75 TL Oldu
İçeriği Görüntüle

Önerilen modelde:

Tüm yolculuklar uygulama üzerinden ödeniyor,

Her işlem otomatik e-belgeye bağlanıyor,

Vergi platform üzerinden, doğrudan tahsil ediliyor,

Denetim araç, yolculuk ve gelir bazında yapılabiliyor.

Bu yapı sayesinde hem vatandaş daha ucuz ulaşım imkânına kavuşuyor hem de devlet, bugüne kadar izleyemediği alanları kayıt altına alabiliyor.

‘Bu Sistem Bir An Önce Kayıt Altına Alınmalı’

Ekonomist Yadigar Akbaba, tartışmanın özünü ve çözüm yolunu şu sözlerle özetliyor:

“Bu bir ulaşım tartışması değil, kamu maliyesi tartışmasıdır. Mesele, milyonlarca aracın döndürdüğü paranın kayıt içinde mi kalacağı, yoksa kayıp mı olacağıdır.”

Akbaba’ya göre paylaşımlı mobilite sistemlerinin gecikmeden yasal çerçeveye alınması, hem vergi kaybını azaltacak hem de piyasadaki belirsizliği ortadan kaldıracaktır. Aksi halde bugünkü gri alanın büyüyerek devam edeceği, bunun bedelinin ise ekonomiye ve toplumsal huzura daha ağır yansıyacağı uyarısı yapılıyor.