Meme kanseri, dünya genelinde kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olmaya devam ediyor. Ancak birçok kişi hastalığın yalnızca memede hissedilen bir kitleyle başladığını düşünüyor. Oysa uzmanlara göre bazı hastalarda ilk belirtiler, gözden kaçabilecek kadar hafif ve farklı olabiliyor.
En sık görülen belirti yeni gelişen bir meme kitlesi olsa da, memede ya da koltuk altında şişlik, ciltte portakal kabuğu görünümünü andıran kalınlaşma, meme ucunun içe doğru çekilmesi, meme ucundan kanlı veya kendiliğinden gelen akıntı, memenin şekil veya boyutunda belirgin değişiklikler ile açıklanamayan kalıcı ağrı da değerlendirilmesi gereken önemli uyarılar arasında yer alıyor.
Uzmanlar özellikle şu daha az bilinen belirtilere dikkat çekiyor:
- Meme derisinde kızarıklık veya kalınlaşma
- Portakal kabuğu görünümünde cilt değişiklikleri
- Meme ucunun içe dönmesi veya şeklinin değişmesi
- Meme ucunda pullanma, kabuklanma ya da yara
- Kendiliğinden gelişen kanlı veya berrak akıntı
- Koltuk altında açıklanamayan şişlik
- Tek memede belirgin boyut veya şekil değişikliği
Bununla birlikte, bu belirtilerin görülmesi her zaman meme kanseri anlamına gelmiyor. Kistler, enfeksiyonlar, hormonal değişiklikler ve iyi huylu meme hastalıkları da benzer yakınmalara neden olabiliyor. Kesin tanı için fizik muayene, görüntüleme yöntemleri ve gerektiğinde biyopsi yapılması gerekiyor.
Uzmanlar, erken evrede meme kanserinin çoğu zaman hiçbir belirti vermeyebileceğini de vurguluyor. Bu nedenle yaş ve risk durumuna uygun mamografi taramalarının aksatılmaması, kişilerin kendi meme yapısını tanıması ve yeni gelişen değişiklikleri gecikmeden sağlık kuruluşuna bildirmesi erken tanı şansını artırıyor.