Olay Nasıl Gelişti?
Dosyaya göre ev sahibi, ödenmediğini ileri sürdüğü kira alacaklarının tahsili ve kiracının tahliyesi için icra takibi başlattı. Kiracı ise kira borcunun bulunmadığını, kira bedellerini ev sahibinin annesinin banka hesabına yatırdığını savundu. Ödeme dekontunda da “oğluna ait konut kira bedeli” açıklaması yer aldı.
İlk derece mahkemesi, yapılan ödemenin kira alacağına mahsup edilmesi gerektiği görüşüyle davayı kısmen kabul etti. Ancak dosya temyize taşındı.
Yargıtay Ne Dedi?
Dosyayı inceleyen Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, kira bedelinin kural olarak kiraya verene ödenmesi gereken bir borç olduğunu vurguladı.
Kararda, kiraya veren tarafından kabul edilmeyen ve üçüncü kişinin hesabına yapılan ödemenin kiracıyı borcundan kurtarmayacağı belirtildi. Bu nedenle, ev sahibinin annesinin hesabına yapılan ödemenin otomatik olarak kira borcunu sona erdirdiğinin kabul edilemeyeceği ifade edildi.
Yargıtay, yerel mahkemenin kararını bozdu.
Kiracılar ve Ev Sahipleri İçin Ne Anlama Geliyor?
Uzmanlara göre kira ödemelerinin mümkün olduğunca kira sözleşmesinde belirtilen hesaba veya doğrudan kiraya verene yapılması önem taşıyor. Ev sahibinin yakınına, aile bireyine ya da başka bir kişiye ödeme yapılacaksa bunun yazılı şekilde kararlaştırılması ve ispatlanabilir olması ileride doğabilecek uyuşmazlıkların önüne geçebiliyor.
Bu karar, özellikle kira ödemelerini ev sahibinin anne, baba, eş veya başka bir yakınının hesabına gönderen kiracılar açısından dikkat çekici bir emsal olarak değerlendiriliyor.