Son günlerde yayımlanan güncel uzman değerlendirmeleri, tek başına kaşıntının kanser anlamına gelmediğini ancak bazı eşlik eden belirtiler varsa tıbbi değerlendirme gerektiğini vurguluyor.
Son birkaç saat içinde bu konuda doğrulanmış yeni bir bilimsel araştırma veya resmî sağlık otoritesi açıklaması bulunmuyor. Haber, güncel uzman değerlendirmeleri ve güvenilir tıbbi kaynaklarda yer alan mevcut bilgiler esas alınarak hazırlanmıştır.
Kaşıntı her zaman kanser belirtisi değildir
Uzmanlara göre kalıcı kaşıntı vakalarının büyük bölümü kanserle ilişkili değildir. Cilt kuruluğu, alerjik reaksiyonlar, egzama, böbrek ve karaciğer hastalıkları, tiroit bozuklukları ile bazı ilaçların yan etkileri çok daha sık görülen nedenler arasında yer alıyor.
Bununla birlikte haftalarca devam eden, yaygın görülen veya standart cilt bakımına rağmen düzelmeyen kaşıntı, özellikle başka belirtilerle birlikte ortaya çıkıyorsa altta yatan sistemik hastalıkların araştırılması öneriliyor.
Hangi kanser türleriyle ilişkilendirilebiliyor?
Uzman değerlendirmelerine göre kalıcı kaşıntı bazı durumlarda şu kanserlerle ilişkili olabiliyor:
- Hodgkin lenfoma ve bazı diğer kan kanserleri
- Safra yolları, karaciğer ve pankreas gibi safra akışını etkileyen sindirim sistemi kanserleri
- İnflamatuvar meme kanseri ve meme Paget hastalığı
- Bazı cilt kanserleri
- Karaciğere veya cilde yayılım göstermiş metastatik kanserler
Ancak uzmanlar, bu kanserlerde bile kaşıntının genellikle tek belirti olmadığını vurguluyor.
Hangi belirtiler birlikte görülüyorsa değerlendirme gerekiyor?
Kalıcı kaşıntıya şu bulguların eşlik etmesi durumunda sağlık kuruluşuna başvurulması öneriliyor:
- Açıklanamayan kilo kaybı
- Uzun süren halsizlik
- Gece terlemeleri
- Sarılık
- Geçmeyen cilt lezyonları
- Şekli veya rengi değişen benler
- Kanama ya da kabuklanma gösteren cilt değişiklikleri
Cilt kanserinde kaşıntı tek başına yeterli değil
Güncel uzman açıklamalarına göre bazı cilt kanserleri kaşıntıya neden olabilse de, tek başına kaşıntı tanı koydurucu bir bulgu kabul edilmiyor. Özellikle büyüyen, renk değiştiren, kanayan veya iyileşmeyen cilt lezyonları dermatolojik değerlendirme gerektiriyor. Melanom ise diğer cilt kanseri türlerine göre daha seyrek kaşıntıyla ilişkilendiriliyor.
Son durum
Mevcut bilimsel veriler, kalıcı kaşıntının çoğu zaman kanserden kaynaklanmadığını gösteriyor. Buna karşın nedeni açıklanamayan, uzun süren veya alarm belirtileriyle birlikte görülen kaşıntının ihmal edilmemesi ve uygun tıbbi değerlendirmeden geçirilmesi öneriliyor. Son birkaç saat içinde bu konuda doğrulanmış yeni bir araştırma ya da resmî sağlık otoritesi duyurusu bulunmuyor.





