Hayati kanamaların hızlı kontrolü, özellikle travma, cerrahi ve acil müdahale alanlarında tıbbın en kritik başlıkları arasında yer alıyor. Bu alanda yürütülen yeni bir deneysel çalışma, kanamayla temas ettiğinde çok kısa sürede jel bariyer oluşturan bir toz formülasyonunun, mevcut yöntemlere kıyasla daha hızlı bir fiziksel hemostaz sağlayabileceğini gösterdi.

Çalışma, Güney Kore’de KAIST (Korea Advanced Institute of Science and Technology) bünyesinde görev yapan araştırmacılar tarafından yürütüldü.

Çalışma nerede, kimlerce ve hangi türde yapıldı?

Araştırma, temel bilim ve biyomalzeme odaklı deneysel bir çalışma niteliği taşıyor. Bulgular;

  • laboratuvar ortamında gerçekleştirilen in vitro testler,

  • kontrollü hayvan modelleri
    üzerinden elde edildi. Çalışma henüz insan denemelerini içermiyor.

Nasıl çalışıyor?

Araştırmacıların geliştirdiği toz, yara yüzeyiyle temas ettiğinde iyonik etkileşimler sayesinde hızla hidrojel fazına geçiyor. Bu jel yapı, kanama alanında fiziksel bir bariyer oluşturarak sıvı kaybını sınırlıyor. Laboratuvar verilerine göre formülasyonun dikkat çeken özelliklerinden biri, kendi ağırlığının katlarca fazlası sıvıyı emebilmesi ve bu sayede yara üzerinde dağılmadan kalabilmesi.

Bulgular ne söylüyor?

Deneysel veriler, tozun:

  • kanama ile temas ettiğinde çok kısa sürede jel oluşturabildiğini,

  • mekanik bir bariyer sayesinde kan akışını sınırlayabildiğini,

  • bazı mevcut toz bazlı hemostatiklere kıyasla daha hızlı bir reaksiyon süresi gösterebildiğini
    ortaya koyuyor.

Ancak araştırmacılar, bu sonuçların belirli deneysel koşullara ait olduğunu ve klinik ortamda aynı etkinin görülüp görülmeyeceğinin henüz bilinmediğini vurguluyor.

Uzman görüşü: “Kavramsal olarak güçlü, klinik olarak erken”

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan bağımsız biyomalzeme ve hemostaz uzmanları, bu tür iyonik jel oluşturan sistemlerin acil kanama kontrolü açısından dikkat çekici olduğunu belirtiyor. Bununla birlikte uzmanlara göre;

“Henüz deneysel” uyarısı

Çalışma, umut verici bir teknolojiye işaret etse de şu aşamada:

  • onaylı bir tıbbi ürün değil,

  • hastanelerde, ambulanslarda veya sahada rutin kullanılan bir uygulama değil,

  • insanlarda etkinliği kanıtlanmış bir tedavi yöntemi değil.

Elde edilen bulgular neden-sonuç ilişkisini değil, belirli koşullar altında potansiyel bir etkiyi ortaya koyuyor. Klinik kullanım için çok aşamalı insan çalışmaları ve düzenleyici onay süreçleri gerekiyor.