Bulgular, yeterli D vitamini düzeylerinin kalp krizi riskini artıran birçok biyolojik mekanizma üzerinde olumlu rol oynadığını ortaya koyuyor.

Retro Biosciences, Yaşlanma Karşıtı İlacı RTR242’nin İnsan Denemelerine Başladı
Retro Biosciences, Yaşlanma Karşıtı İlacı RTR242’nin İnsan Denemelerine Başladı
İçeriği Görüntüle

Araştırmalara göre D vitamini, vücutta iltihaplanmayı azaltıcı etki gösteriyor. Kronik inflamasyonun, damar sertliği ve kalp hastalıklarının temel tetikleyicilerinden biri olduğu biliniyor. D vitamini yeterliliği, bu sessiz risk faktörünü baskılayarak damar sağlığını destekliyor.

Bununla birlikte D vitamininin, damar iç yüzeyinin (endotel) daha sağlıklı çalışmasına katkı sunduğu belirtiliyor. Bu durum, damarların esnekliğini korumasına ve kan akışının daha dengeli olmasına yardımcı oluyor. Araştırmalar, aynı zamanda D vitamininin kan basıncının düzenlenmesinde rol oynadığını ve hipertansiyon riskini azaltıcı etkiler gösterebildiğini vurguluyor.

AHA kaynaklı değerlendirmelerde, D vitamininin kolesterol dengesi ve insülin duyarlılığı üzerinde de olumlu etkilerinin altı çiziliyor. Sağlıklı kolesterol profili ve insülin direncinin azalması, kalp-damar hastalıkları açısından kritik iki koruyucu faktör olarak öne çıkıyor.

Uzmanlar, bu etkilerin özellikle D vitamini eksikliği bulunan bireylerde daha belirgin olduğunu ifade ediyor. Düşük D vitamini düzeylerinin; kalp krizi, damar hastalıkları ve metabolik bozukluklarla daha sık ilişkilendirildiği belirtiliyor.

Sonuç olarak, araştırmalar D vitamininin tek başına bir tedavi değil; ancak yeterli düzeylerde olmasının kalp sağlığını destekleyen önemli bir koruyucu unsur olduğunu gösteriyor. Uzmanlar, bireylerin D vitamini düzeylerini kontrol ettirmesini ve takviye gereksiniminin mutlaka hekim değerlendirmesiyle belirlenmesini öneriyor.