Psikoloji ve nörobilim alanındaki çalışmalar, bu konunun tamamen efsane olmadığını; bazı ölçülebilir farklara dayandığını gösteriyor.
Sosyal sinyalleri okuma farkı
Simon Baron-Cohen tarafından geliştirilen empati ve sosyal biliş testlerinde, kadınların ortalama olarak duygusal ipuçlarını tanıma konusunda daha yüksek puan aldığı bildiriliyor. Baron-Cohen’in 2003 tarihli çalışması The Essential Difference, özellikle empati boyutunda cinsiyetler arasında istatistiksel farklar olabileceğini savunuyor.
Bu fark, karşıdakinin yüz ifadesinden, ses tonundan ya da kelime seçiminden duygu çıkarımı yapma kapasitesiyle ilgili. Yani bazı durumlarda soru, bilgi almak için değil; mevcut sezginin doğrulanması için sorulabiliyor.
Mikro ifadeler gerçeği ele veriyor
Yüz ifadeleri alanındaki çalışmalarıyla bilinen Paul Ekman, duyguların çok kısa süreli yüz kası hareketleriyle açığa çıkabildiğini göstermişti. Araştırmalar, kadınların bu mikro ifadeleri ayırt etmede ortalama olarak daha başarılı olabileceğini ortaya koyuyor.
Bu durum, söylenen ile hissedilen arasındaki farkı daha erken fark etme ihtimalini artırabiliyor.
Beyin görüntüleme çalışmaları ne söylüyor?
Bazı fonksiyonel beyin görüntüleme araştırmalarında, sosyal ve duygusal uyaranlara karşı limbik sistem ve sosyal bilişle ilişkili bölgelerde kadınlarda daha belirgin aktivasyon gözlemlendiği bildiriliyor. Bu, duygusal sinyallere karşı daha hızlı ve yoğun işlemleme anlamına gelebiliyor.
University of Cambridge bünyesinde yürütülen geniş örneklemli empati araştırmaları da ortalama empati skorlarının kadınlarda daha yüksek çıkabildiğini gösteriyor. Ancak uzmanlar önemli bir uyarıda bulunuyor: Bu farklar ortalamalara dayanıyor.
Her kadın sezgisel mi?
Bilim insanları, bireysel farklılıkların cinsiyet farklarından çoğu zaman daha büyük olduğuna dikkat çekiyor. Her kadın yüksek empatiye sahip değildir; her erkek sosyal sinyalleri zayıf okumaz. Eğitim, kültür, kişilik özellikleri ve deneyimler de sosyal algıyı şekillendiriyor.
Dolayısıyla “kadın sezgisi” tek başına mistik bir güç değil. Daha çok sosyal biliş, empati ve mikro sinyalleri okuma kapasitesinin ortalama farklılıklarıyla açıklanabilecek bir olgu.
Sonuç olarak bilim, kadın sezgisini tamamen bir mit olarak görmüyor. Ancak bunu genellenebilir bir üstünlük olarak da tanımlamıyor. Veriler, ortalamada bazı farklara işaret ediyor; gerisi bireysel hikâyelere kalıyor.





