Uluslararası onkoloji topluluğunun dikkatle izlediği araştırmaya göre, ileri evre non-küçük hücreli akciğer kanseri (NSCLC) hastalarında immünoterapi ile kemoterapi kombinasyonunun uygulama zamanı hayati sonuçları etkiliyor.
Çalışma, dünya genelindeki çok sayıda merkezden 700’den fazla hastanın tedavi verilerini derinlemesine analiz etti. Sonuçlar, tedavinin çoğunlukla sabah saat 11:30’dan önce uygulandığı hastalarda ortalama genel sağkalım süresinin yaklaşık 33 ay, öğleden sonra uygulananlarda ise yaklaşık 19,5 ay olduğunu ortaya koydu.
Uzmanlar, bu farkın yalnızca tesadüf olmadığını belirtiyor. Bağışıklık sisteminin sirkadiyen ritminin – yani vücudun 24 saatlik biyolojik saati – immünoterapilerin etki mekanizmalarını etkileyebileceğini vurguluyorlar.
İmmünoterapi ilaçları, bağışıklık sisteminin kanser hücrelerini tanımasını ve yok etmesini sağlayan bir tür “yeniden programlama” tedavisi. Ancak yeni çalışma, bu programlamanın zamanlamasının da tedavinin başarısını belirleyebileceğini gösterdi.
Uzman onkologlar, bağışıklık hücrelerinin gün içinde farklı düzeylerde aktif olduğuna dikkat çekiyorlar. Sabah saatlerinde, T hücreleri ve diğer bağışıklık komponentleri daha etkin bir şekilde çalışırken, öğleden sonra bu etkinliğin düştüğü biliniyor.
Çalışmayı değerlendiren bilim insanları, bu verilerin klinik uygulamalara doğrudan yansıtılmadan önce daha ileri düzey randomize klinik çalışmalarda test edilmesi gerektiğini söylüyorlar. Buna rağmen, bulguların tedavi zamanlamasının onkolojik sonuçları nasıl etkilediğine dair önemli bir pencere açtığı ifade ediliyor.
Onkoloji pratisyen hekimleri, bu tür zamanlama etkilerini rutin klinik uygulamalara taşımadan önce daha fazla kanıt gerektiğini belirtirken; hastalar için umut verici bir alan olarak “kronoterapi” kavramı gündemdeki yerini güçlendiriyor.




