Ancak sağlık uzmanları, bu belirtilerin gerçek bir hastalığın sinyali olabileceğini, ancak bu sefer kaynağın beden değil zihin olduğunu söylüyor.
Dünyaca tanınmış sağlık kurumları, zihinsel sıkıntıların bedensel belirtilere dönüşebileceğini açıkça kabul ediyor. Özellikle stres, kaygı ve yoğun duygusal baskı altında sinir sisteminin tetiklenmesiyle ortaya çıkan bu tablo, uzmanlar tarafından somatik semptom bozukluğu gibi tanımlarla ifade ediliyor.
Beyin ve beden arasındaki güçlü bağ
Sağlık profesyonelleri, beynin sürekli “tehlike” sinyali üretmesi durumunda vücudun savaş-kaç tepkisini devreye soktuğunu belirtiyor. Bu durumda beyin; kortizol ve adrenalin gibi stres hormonlarını devreye alarak kalp atış hızını artırıyor, bağırsak sistemini etkiliyor, kas gerginliğine yol açıyor. Bu kimyasal değişimler de baş ağrısı, mide sorunları, çarpıntı, baş dönmesi ve derin yorgunluk gibi gerçek fiziksel şikâyetlere dönüşüyor.
Uzmanlar, bu süreçte görülen belirtilerin hiçbirinin “hayal gücünün ürünü” olmadığını vurguluyor. Zira testlerde organik bir bozukluk saptanmaması, semptomların gerçek olmadığı anlamına gelmiyor.
Tıp dünyasından net açıklama
Amerika merkezli sağlık kuruluşu Cleveland Clinic, zihinsel durum ile beden belirtileri arasındaki bağlantının güçlü ve somut olduğunu duyurmuştu. Kurumdan yapılan açıklamada, “zihinsel süreçlerin bedensel fonksiyonları belirgin şekilde etkilediği” belirtildi. Uzmanlar, bu tür vakalarda tedavi yaklaşımının yalnızca fiziksel semptomları hedeflemenin ötesine geçmesi gerektiğini söylüyor.
Tedavide yaklaşım değişiyor
Bu tablonun doğru anlaşılmasının hem hastalar hem de sağlık sistemi için kritik olduğuna dikkat çeken psikiyatri ve nöroloji uzmanları şöyle diyor:
• Fiziksel belirti yaşayan kişilerin semptomlarını küçümsememek
• Tekrar test istemeden önce zihinsel durumu değerlendirmek
• Kaygı, kronik stres ve duygusal yükle başa çıkma stratejilerine odaklanmak
• Bilişsel davranışçı terapi gibi psikoterapötik yaklaşımları değerlendirmek
Bu yaklaşım, sadece belirtiyi hafifletmekle kalmayıp kişinin yaşam kalitesini yükseltmede etkili oluyor.
Kamu sağlığı perspektifi
Uzmanlar, toplumda bu konunun yeterince konuşulmadığını vurguluyor. Fiziksel semptomlar gösteren bireylerin “normal çıkan testler” sonrası yaşadığı korku, endişe ve belirsizlik psikolojik yükü daha da artırabiliyor. Bu durumun, tedavi sürecini uzattığı ve yaşam kalitesini düşürdüğü belirtiliyor.
Sonuç olarak
Zihin ve beden arasındaki etkileşimin gücü artık bilim camiasında tartışma konusu olmaktan çıkmış durumda. Uzmanlar, fiziksel belirtileri olan herkesin testleri normal çıktığında bile “gerçekten hasta” olabileceğini vurgulayarak, zihinsel sağlığın fiziksel sağlık kadar önemli olduğunu bir kez daha kamuoyuna hatırlatıyor.




