Ülkede yürütülen bu çalışma, Afrika kıtasında tamamen yerel araştırmacıların tasarlayıp yönettiği ilk HIV aşı denemesi olma özelliğini taşıyor.
Deneme süreci, Cape Town’da bulunan ve HIV araştırmalarıyla tanınan klinik merkezlerde yürütülüyor. Çalışma, Güney Afrika Tıbbi Araştırma Konseyi, Wits Health Consortium ve Desmond Tutu HIV Foundation’ın ortaklığında kurulan BRILLIANT Konsorsiyumu tarafından koordine ediliyor. İlk aşamada, HIV negatif 20 gönüllüye aşı uygulanarak güvenlilik ve bağışıklık yanıtı değerlendiriliyor.

Araştırmacılar, bu erken faz denemenin temel amacının aşının insan vücudunda güvenli olup olmadığını ve bağışıklık sistemini ne ölçüde harekete geçirdiğini ortaya koymak olduğunu belirtiyor. Klinik sürecin başarılı ilerlemesi halinde daha geniş katılımlı faz çalışmalarına geçilmesi planlanıyor.

Güney Afrika, dünyada HIV/AIDS yükünün en ağır olduğu ülkelerden biri konumunda bulunuyor. Ülkede yaklaşık 8 milyon kişinin HIV ile yaşadığı, Sahra Altı Afrika genelinde ise on milyonlarca vakanın bulunduğu tahmin ediliyor. Antiretroviral tedaviler hastalığı kronik bir duruma dönüştürmüş olsa da, yeni enfeksiyonların önlenmesinde kalıcı ve etkili bir aşının eksikliği küresel bir sorun olmaya devam ediyor.

Çalışmada görev alan bilim insanları, bu denemeyi “etkili bir HIV aşısına giden uzun ve zorlu yolun kritik bir basamağı” olarak tanımlıyor. Uzmanlara göre başarılı bir aşı, yalnızca bireysel korunmayı değil, salgının toplum düzeyinde kontrol altına alınmasını da mümkün kılabilir.

Mikroplastikler Artık Sadece Çevrede Değil, Damarlarımızda
Mikroplastikler Artık Sadece Çevrede Değil, Damarlarımızda
İçeriği Görüntüle

Denemenin, küresel HIV fonlarında yaşanan daralmaların ve bazı ülkelerde önleme programlarının aksadığı bir dönemde başlaması ise dikkat çekici bulunuyor. Bu yönüyle çalışma, Afrika’nın kendi bilimsel kapasitesiyle sağlık krizlerine çözüm üretme iddiasının somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Yerli HIV aşısı denemesinin başarıya ulaşması halinde, küresel HIV mücadelesinde yeni bir sayfa açılması ve özellikle yüksek risk altındaki bölgelerde önleme stratejilerinin köklü biçimde değişmesi bekleniyor.