Kivi; lif, C vitamini ve antioksidan içeriği nedeniyle sindirim sistemi üzerine etkileri araştırılan meyveler arasında yer alıyor. Son yıllarda özellikle “günde iki kivi” tüketimine odaklanan bilimsel çalışmalar, bu miktarın bazı bireylerde bağırsak düzeni ve sindirim konforu ile ilişkili olduğunu ortaya koyuyor.
Yeni Zelanda’da üniversite hastaneleriyle iş birliği içinde çalışan araştırmacılar tarafından yürütülen randomize kontrollü klinik çalışmalarda, kabızlık şikâyeti bulunan yetişkinlere günlük iki kivi tükettirildi. Çalışmaların sonuçlarında, kivi tüketen katılımcıların bir bölümünde bağırsak hareketlerinde artış, dışkılama sıklığında düzenlenme ve sindirimle ilişkili rahatsızlık hissinde azalma görüldüğü bildirildi.
Araştırmalarda, kivinin içerdiği çözünür lifin ve bazı biyoaktif bileşenlerin sindirim sürecini etkileyebileceği, ayrıca bağırsak mikrobiyotasıyla ilişkili göstergelerde değişimle bağlantılı olabileceği ifade ediliyor. Ancak bu etkilerin tüm katılımcılarda aynı düzeyde görülmediği ve bireysel farklılıkların belirleyici olduğu vurgulanıyor.
Kalp-damar sağlığı ve kan basıncı üzerindeki etkiler incelendiğinde ise, kivi tüketimiyle bazı metabolik göstergeler arasında ilişki saptayan çalışmalar bulunmakla birlikte, bu sonuçların sınırlı ve düşük etki düzeyinde olduğu belirtiliyor. Benzer şekilde cilt sağlığına yönelik bulguların da besinlerle alınan C vitaminiyle ilişki kurduğu, ancak doğrudan klinik sonuç olarak değerlendirilmemesi gerektiği ifade ediliyor.
Uzmanlar, sindirim sorunlarının çözümünde tek bir gıdaya odaklanmak yerine yeterli sıvı tüketimi, dengeli lif alımı, düzenli fiziksel aktivite ve bireysel sağlık durumuna uygun beslenme planlarının önemine dikkat çekiyor. Ayrıca kivi tüketiminin bazı bireylerde alerjik reaksiyonlara veya mide-bağırsak hassasiyetine yol açabileceği hatırlatılıyor. Mevcut bulgular henüz deneysel olup ilişki gösteriyor; kesin ve herkes için geçerli sonuçlar olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.