Yüksek mahkeme, işçinin kabul etmediği yeni görevlendirme yerindeki yokluğunun doğrudan “devamsızlık” olarak değerlendirilemeyeceğine hükmetti. Karar, özellikle görev yeri değişikliği, şube transferi ve çalışma koşullarındaki değişiklikler nedeniyle yaşanan iş uyuşmazlıklarında emsal niteliği taşıyor.

“Görevlendirmeyi Kabul Etmeyen İşçi Devamsız Sayılamaz”

Kararda öne çıkan ifadede şu değerlendirme yer aldı:

Cezaevlerinde Alarm: 420 Bin Kişilik Tablo Yeni İnfaz Modelini Zorunlu Kılıyor
Cezaevlerinde Alarm: 420 Bin Kişilik Tablo Yeni İnfaz Modelini Zorunlu Kılıyor
İçeriği Görüntüle

“Görevlendirmeyi kabul etmeyen işçinin yeni görevlendirildiği iş yerinde devamsızlığından söz edilemez.”

Yargıtay 9. HD’nin
E:2017/13342
K:2019/16167 sayılı kararında, işverenin tek taraflı görevlendirme işleminin belirli şartlara bağlı olduğu vurgulandı.

İşveren Her Görevlendirmeyi Tek Taraflı Yapabilir mi?

İş hukukunda işverenin yönetim hakkı bulunsa da bu yetkinin sınırsız olmadığı belirtiliyor. Özellikle:

  • Çalışma yerinin değiştirilmesi
  • İşçinin yaşam düzenini etkileyecek nakiller
  • Ücret, pozisyon veya çalışma koşullarında esaslı değişiklikler

gibi durumlarda işçinin onayının önem taşıdığı ifade ediliyor.

Uzmanlara göre işverenin yaptığı değişiklik “esaslı değişiklik” niteliğindeyse, işçinin bunu kabul etmeme hakkı bulunuyor. Bu durumda yeni iş yerindeki yokluk otomatik olarak “işe gelmeme” anlamına gelmeyebiliyor.

İş Davalarında Sıkça Gündeme Geliyor

Özellikle büyük şirketlerde şube değişiklikleri, farklı şehir görevlendirmeleri ve birimler arası geçişler nedeniyle benzer uyuşmazlıkların arttığı belirtiliyor. İş mahkemelerinde en sık tartışılan başlıklardan biri de “devamsızlık nedeniyle fesih” süreçleri oluyor.

Yargıtay’ın bu kararıyla birlikte, işverenin yalnızca yeni görev yerine gidilmediği gerekçesiyle devamsızlık tutanağı düzenlemesinin her durumda yeterli olmayabileceği yorumları yapılıyor.

Karar Ne Anlama Geliyor?

Karar, işçilerin her görevlendirmeyi koşulsuz kabul etmek zorunda olmadığını ortaya koyarken; işverenlerin de görev değişikliklerinde hukuki prosedürlere dikkat etmesi gerektiğini gösteriyor.

İş hukuku adeta satranç tahtası gibi ilerliyor: Bir karelik yanlış hamle bazen yıllarca sürecek davaların kapısını aralayabiliyor.