Görele’de yaşanan trafik kazasında yaşamını yitiren 16 yaşındaki Tuana Elif Gülüşan Torun’un vefatı, ilçede derin bir üzüntüye neden oldu. Ancak acının büyüklüğü kadar, resmi taziye sürecindeki gecikme de dikkat çekti.
Görele Belediyesi’nin resmi sosyal medya hesabından yapılan taziye paylaşımının, genç kızın hayatını kaybetmesinden yaklaşık bir gün sonra yayımlanması, vatandaşlar arasında eleştirilere yol açtı. Paylaşımda, “Genç yaşta hayatını kaybeden Tuana Elif Gülüşan’a Allah’tan rahmet, ailesine başsağlığı diliyoruz” ifadelerine yer verildi.
Ancak özellikle sosyal medyada çok sayıda kullanıcı, böylesi hassas bir olayda yerel yönetimin daha hızlı ve duyarlı bir refleks göstermesi gerektiğini dile getirdi. Tepkilerde, “Acıya ortak olmak zamanla yarışır”, “Geç gelen taziye, eksik hissedilir” gibi yorumlar öne çıktı.
“Sadece mesaj değil, duruş önemli”
Uzmanlara göre kamu kurumlarının kriz ve acı durumlarında iletişim refleksi, sadece bir paylaşım değil, aynı zamanda kurumsal duyarlılığın göstergesi olarak değerlendiriliyor. Özellikle küçük yerleşim yerlerinde bu tür gecikmeler, toplumla yönetim arasındaki duygusal bağı zedeleyebiliyor.
Birçok vatandaş ise eleştirisini daha net ifade etti: “Bu sadece bir sosyal medya paylaşımı değil, bir vicdan meselesi.”
Soru işaretleri büyüyor
Olayın ardından kamuoyunda şu sorular da gündeme geldi:
• Belediye yönetimi olaydan ne zaman haberdar oldu?
• İlk saatlerde neden resmi bir açıklama yapılmadı?
• Kriz iletişimi konusunda bir eksiklik mi var?
Henüz belediye tarafından gecikmeye ilişkin herhangi bir açıklama yapılmış değil.
Sonuç: Sessizlik de bir mesajdır
Toplumlar acıyı birlikte yaşadığında güçlenir. Ancak bu birliktelik, zamanında gösterilen reflekslerle anlam kazanır. Görele’de yaşanan bu olay, yerel yönetimlerin sadece hizmet değil, duygu yönetimi konusunda da sınandığını bir kez daha ortaya koydu.



