Görele’de dün akşam saatlerinde meydana gelen kazada ağır yaralanan T. T., kaldırıldığı Giresun Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yapılan tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi. Genç kızın ölümü ilçede büyük üzüntüye neden olurken, olayla ilgili soruşturma çok yönlü sürüyor.
Edinilen bilgilere göre kaza, Giresun-Trabzon Karayolu’nun Görele ilçe merkezi yakınlarında meydana geldi. İddiaya göre karşıdan karşıya geçmeye çalışan T. T.’ye, Adem H. yönetimindeki otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle ağır yaralanan genç kız için çevredeki vatandaşlar sağlık ekiplerine haber verdi. Olay yerine gelen ekipler tarafından önce hastaneye kaldırılan T. T ., daha sonra Giresun Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Ancak doktorların tüm çabasına rağmen kurtarılamadı.
Kazaya karışan sürücü Adem H.’nin gözaltına alındığı öğrenildi. Olayın oluş şekli, çarpmanın meydana geldiği nokta, sürücünün hızı, fren izi, kamera kayıtları ve tanık beyanlarının soruşturma dosyasına girmesi bekleniyor.
Ancak bu olay, sıradan bir trafik kazası haberi olarak okunmuyor. Çünkü hayatını kaybeden T. T.’nin, geçtiğimiz aylarda Görele eski Belediye Başkanı Hasbi Dede ile ilgili kamuoyuna yansıyan adli süreçte şikayetçi taraf olduğu bilgisi yeniden gündeme geldi. Bu nedenle kamuoyunda yalnızca kazanın teknik boyutu değil, olay öncesindeki süreçlerin de yeterince değerlendirilip değerlendirilmediği tartışılıyor. Basında daha önce T. T’nin söz konusu dosyada müşteki olduğu ve davanın 24 Nisan’da görüleceğinin aktarıldığı görülüyor.
Şimdi yanıt bekleyen sorular daha da ağırlaştı: T. T ile ilgili daha önce herhangi bir koruma tedbiri uygulanmış mıydı? Psikolojik destek süreci işletildi mi? Aileye ve çocuğa yönelik sosyal hizmet mekanizmaları devreye girdi mi? Olaydan önce güvenlik birimlerine ya da ilgili kurumlara yansıyan başka bir risk kaydı var mıydı? Bu soruların yanıtı, yalnızca bu olayın değil, benzer dosyalarda kamu kurumlarının sorumluluk zincirinin de ortaya çıkması açısından kritik önem taşıyor.
Burada altı kalın çizgiyle çizilmesi gereken nokta şu: Şu ana kadar kamuoyuna yansıyan bilgiler, olayın trafik kazası boyutunu işaret ediyor. Bunun ötesindeki ihtimaller konusunda resmi makamların açıklaması ve soruşturma bulguları belirleyici olacak.Hiç kimseyi itham etmiyoruz.
Kamuoyunda şimdi herkes aynı talepte birleşiyor: Bu olay sadece adli tutanaklarda kalan bir kaza dosyası olarak kapanmamalı. Çarpmanın nasıl gerçekleştiği kadar, bu çocuğun korunup korunmadığı, destek görüp görmediği ve kamu kurumlarının üzerine düşeni tam olarak yapıp yapmadığı da açıklığa kavuşmalı.
Çünkü bazen bir ölüm, tek başına bir olay değildir. Bazen bir ölüm, ihmallerin, sessizliklerin ve yarım bırakılmış sorumlulukların en ağır cümlesine dönüşür.




