Girne’de 267 Kişilik Gemi Battı: Kırmızı Bayrağa Rağmen Sefer Neden Yapıldı?
Girne açıklarında Filo Denizcilik’e ait yüksek hızlı yolcu gemisi FiloJet’in su alarak alabora olması, yüzlerce kişinin denizde yaşam mücadelesi verdiği büyük bir kurtarma operasyonuna dönüştü.
KKTC Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı’nın Türk Ajansı Kıbrıs’a verdiği bilgiye göre gemide 259 yolcu ve 8 mürettebat olmak üzere toplam 267 kişi bulunuyordu.
İlk haberlerde 270 ve 279 gibi farklı rakamlar paylaşılmıştı. Ancak resmî makamlara dayandırılan son sayı 267 olarak açıklandı.
Yolcular ters dönen geminin üzerine çıktı
Kıyıdan yaklaşık 4 mil açıkta su almaya başlayan katamaran tipi gemi, kısa süre içerisinde yan yatarak ters döndü. Can yeleklerini giyen yolcuların bir bölümü denize atlarken, çok sayıda kişi geminin su üzerinde kalan gövdesine çıktı.
Bölgeden gelen görüntülerde yolcuların ters dönmüş geminin üzerinde toplandığı, bazı kişilerin ise can yelekleriyle denizde kurtarılmayı beklediği görüldü.
Kurtarma çalışmalarına KKTC ve Türkiye’nin Sahil Güvenlik unsurlarının yanı sıra helikopterler, Akgünler’e ait Express gemisi, sivil tekneler ve bölgedeki özel deniz araçları katıldı.
Şenkul: Yaklaşık 200 kişiyi kurtardık
Girne Belediye Başkanı Murat Şenkul, kurtarma çalışmalarında yaklaşık 200 kişiye ulaşıldığını açıkladı.
Şenkul, henüz ulaşılamayan yaklaşık 70 yolcu bulunduğunu belirterek operasyonun aralıksız sürdüğünü bildirdi.
Bu rakamların kurtarma operasyonu devam ederken paylaşılan yaklaşık sayılar olduğu unutulmamalı. Gemideki resmî toplamın 267 olarak açıklanması nedeniyle kurtarılan, hastaneye kaldırılan ve henüz tahliye edilemeyen kişilere ilişkin kesin tablonun ortak resmî açıklamayla netleşmesi bekleniyor.
“Henüz ulaşılamadı” ifadesi, söz konusu kişilerin tamamının kayıp veya hayatını kaybetmiş olduğu anlamına gelmiyor. Yolcuların bir bölümünün ters dönen geminin gövdesinde veya kurtarma araçlarına aktarılmayı beklediği değerlendiriliyor.
Yolculardan ihmal iddiası: Kaptanı uyardık
Kazadan kurtarılan bazı yolcular, geminin alabora olmasından önce içeriye su girdiğini fark ettiklerini ileri sürdü.
Yolcular, geminin su aldığını kaptana ve mürettebata bildirdiklerini ancak uyarılarının başlangıçta yeterince önemsenmediğini iddia etti.
Bu anlatım henüz kaptan, işletmeci şirket veya soruşturmayı yürüten makamlar tarafından doğrulanmadı. Bununla birlikte iddianın, kazaya ilişkin incelemenin en önemli başlıklarından biri olması bekleniyor.
Yolcu ifadelerinin doğru çıkması hâlinde şu soruların yanıtlanması gerekecek:
- Geminin su aldığı ilk olarak saat kaçta fark edildi?
- Kaptana ve mürettebata ilk uyarı ne zaman yapıldı?
- Uyarının ardından geminin hangi bölümleri kontrol edildi?
- Su alma alarmı ve tahliye pompaları çalışıyor muydu?
- Geri dönme veya en yakın güvenli noktaya yönelme kararı neden alınmadı?
- Yolculara can yeleği giyme ve gemiyi terk etme talimatı ne zaman verildi?
Kırmızı bayrak çekilmişti
Kazadan önce Girne Belediye Başkanı Murat Şenkul, alınan hava raporları doğrultusunda bölgede denize girilmemesi gerektiğini açıklamıştı.
Şenkul, Girne’deki bütün plajlarda kırmızı bayrak çekildiğini; yağışın saat 13.00 sıralarında şiddetlenmesinin ve rüzgârın gün boyunca etkisini sürdürmesinin beklendiğini bildirmişti.
Kırmızı bayrak uygulaması tek başına ticari gemi seferlerinin yasaklandığı anlamına gelmiyor. Ancak olumsuz hava ve deniz koşullarının önceden bilinmesi, FiloJet seferi için yapılan risk değerlendirmesini tartışmaya açıyor.
Gemi sefere çıkmadan önce meteorolojik verilerin kim tarafından değerlendirildiği, liman ve denizcilik makamlarının seyre onay verip vermediği, kaptanın hareket kararını hangi koşullarda aldığı açıklanmalı.
FiloJet’in teknik durumu araştırılmalı
Yerel basında FiloJet’in fiberglas yapıda ve eski bir gemi olduğu yönünde iddialar yer aldı. Bazı haberlerde geminin gövdesinin ağır hasar gördüğü de öne sürüldü.
Ancak geminin yaşına, malzemesinin deniz taşımacılığına uygunluğuna ve gövdesinin ikiye ayrıldığı iddiasına ilişkin henüz resmî bir teknik rapor yayımlanmadı.
Bu nedenle söz konusu iddialar kesinleşmiş bilgi olarak sunulmamalı. Kazanın nedeninin belirlenebilmesi için şu kayıtların incelenmesi gerekiyor:
- Geminin son bakım ve havuzlanma tarihi
- Denize elverişlilik ve yolcu taşıma belgeleri
- Gövde ile su geçirmez bölmelerin durumu
- Sintine pompaları ve su alma alarmı
- Acil tahliye sistemleri
- Can yeleği ve can salı sayısı
- Kaptan ile mürettebatın eğitim kayıtları
- Geminin seyir ve haberleşme kayıtları
Sahil Güvenlik 15–20 dakikada ulaştı
Bakan Erhan Arıklı, olayın bildirilmesinin ardından Sahil Güvenlik ve Sivil Savunma ekiplerinin harekete geçtiğini, ilk ekiplerin yaklaşık 15–20 dakika içerisinde bölgeye ulaştığını açıkladı.
KKTC Sağlık Bakanlığı da Girne Limanı ile devlet ve özel hastanelerde gerekli hazırlıkların tamamlandığını, mümkün olan en yüksek düzeyde sağlık personelinin görevlendirildiğini bildirdi.
Kurtarılan yolcuların bir bölümü sağlık kontrolü için hastanelere sevk edildi.
Can kaybı sayısı kesinleşmedi
Gazeteci Dr. Sefa Karahasan, ilk belirlemelere göre 6 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu. Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri de kazada yaralananlar bulunduğunu ve bazı yolcuların hastaneye sevk edildiğini açıkladı.
Ancak haberin hazırlandığı sırada KKTC Polisi, Sağlık Bakanlığı veya Sahil Güvenlik tarafından can kaybı sayısını kesinleştiren ayrıntılı bir açıklama yayımlanmadı.
Bu nedenle “6 kişi hayatını kaybetti” bilgisi şimdilik resmî teyit bekleyen bir iddia olarak değerlendirilmelidir.
Şirketten açıklama bekleniyor
Filo Denizcilik’in kazanın nedeni, geminin teknik durumu, kaptanın aldığı kararlar ve yolcuların ihmal iddiaları hakkında ayrıntılı açıklama yapması bekleniyor.
Kazanın yalnızca olumsuz hava koşullarıyla açıklanıp açıklanamayacağı, geminin neden su aldığı ve acil durum prosedürlerinin zamanında uygulanıp uygulanmadığı teknik inceleme sonucunda ortaya çıkacak.
Kamuoyunun yanıtını beklediği temel soru ise açık:
Olumsuz hava koşullarının önceden bilindiği bir günde 267 kişiyi taşıyan FiloJet sefere neden çıkarıldı ve gemi su almaya başladığında tahliye neden daha erken başlatılmadı?




