Ailenin ve yakın çevresinin iddiasına göre, defin işlemleri mahalle muhtarlığı tarafından engellenirken, yerel kurumların sessizliği tepkileri daha da büyüttü.
Edinilen bilgilere göre Mustafa Dizdar için ilk tören Almanya’da düzenlenecek. Cenaze namazının, 7 Nisan 2026 Salı günü öğle namazını müteakip Gelsenkirchen-Horst’taki DİTİB Mevlana Camii’nde kılınacağı, ardından merhumun cenazesinin toprağa verilmek üzere Giresun’a gönderileceği belirtildi.
Ancak ailenin aktardığına göre asıl kriz, cenazenin memlekette defnedilmesi aşamasında başladı. Kayadibi Mahallesi’nde akrabaları bulunan, nüfus kaydı Giresun’da olan ve memleketine uğurlanması planlanan Mustafa Dizdar için defin sürecinin ilerlemediği, mahalle muhtarlığının izin vermediği öne sürüldü. Yaşanan durum, yalnızca bir bürokrasi tartışması olarak değil, doğrudan vicdanları yaralayan bir tablo olarak yorumlandı.
Gurbetçi vatandaşlar, yıllarca memleket hasretiyle yaşayan bir insanın ölümünün ardından bile kendi toprağına kavuşmasının tartışmaya açılmasına sert tepki gösterdi. Yakın çevre, ortada sadece teknik bir işlem değil, acılı bir ailenin en temel beklentisinin bulunduğunu vurgularken, yaşananların kamu vicdanında derin rahatsızlık oluşturduğunu dile getirdi.
Tepkilerin odağında sadece muhtarlık makamı değil, sessiz kaldığı iddia edilen yerel yöneticiler de yer aldı. Aileye yakın isimler, sorunun çözümü için ilgili mercilere başvurulduğunu ancak net bir sonuç alınamadığını öne sürdü. Bu durum, “yetki var ama sorumluluk yok” eleştirilerini beraberinde getirdi.
Vatandaşlar, cenaze ve defin gibi son derece hassas bir konuda kurumların topu birbirine atmasının kabul edilemez olduğunu savunuyor. Özellikle gurbetçilerin, memleketlerine ekonomik, sosyal ve manevi bağlarla yıllarca sahip çıktığını hatırlatan yakınlar, ölüm sonrası ortaya çıkan bu tabloyu “vefasızlık” olarak nitelendiriyor.
Aile ve cemaat üyeleri, yaşandığı ileri sürülen mağduriyetin İçişleri Bakanlığı’na taşınmasını beklerken, kamu görevlilerinin konuya hızla müdahale etmesini istiyor. Hukuki süreç hazırlığında olunduğu da ifade edilirken, defin işlemlerinin yasal çerçevede ve gecikmeden tamamlanması talep ediliyor.
Olay, Giresun’da yalnızca bir cenaze meselesi olarak değil, yerel yönetim anlayışının ve kamu vicdanının sınandığı bir kriz olarak görülüyor. Çünkü vatandaşın en ağır gününde karşısına çözüm değil duvar çıkıyorsa, orada tartışılan şey sadece prosedür değil, doğrudan insanlıktır.
Mustafa Dizdar’ın memleketine uğurlanması etrafında oluşan bu tablo, geriye ağır bir soru bırakıyor: Gurbette ömrünü tüketen bir vatandaş, kendi toprağına dönmek için ölümünden sonra bile mücadele etmek zorunda mı?



