ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), çocuklarda görülen ağır ve hayatı tehdit eden nadir bir bağışıklık sistemi hastalığı için ilk gen tedavisine onay verdi. “Kresladi” adlı tedavi, ağır Lökosit Adezyon Eksikliği Tip 1 (LAD-I) hastalarında yeni bir seçenek olarak öne çıktı. FDA, bu onayın özellikle uygun kemik iliği vericisi bulunamayan çocuklar için kritik bir dönüm noktası olduğunu bildirdi.

Severe LAD-I, ITGB2 genindeki çift taraflı varyantlar nedeniyle gelişen, beyaz kan hücrelerinin enfeksiyonlarla etkili biçimde savaşmasını engelleyen kalıtsal bir immün yetmezlik tablosu olarak tanımlanıyor. FDA’ye göre bu hastalarda yaşamın ilk on yılında tekrarlayan, ağır bakteriyel ve mantar enfeksiyonları görülüyor; bu tablo ciddi hastalık yükü ve ölüm riski taşıyor.

Köpeklerde Yaşlanmaya Karşı Günlük Hap İçin Kritik Süreç
Köpeklerde Yaşlanmaya Karşı Günlük Hap İçin Kritik Süreç
İçeriği Görüntüle

Onay alan Kresladi (marnetegragene autotemcel), hastanın kendi hematopoetik kök hücrelerinin genetik olarak düzeltilmesine dayanıyor. Tedavide hastadan alınan kan yapıcı kök hücrelere işlevsel ITGB2 kopyaları ekleniyor, ardından hazırlık tedavisinden sonra bu hücreler tek doz halinde damar yoluyla geri veriliyor. Amaç, nötrofiller dahil beyaz kan hücrelerinde CD18 ve CD11a yüzey ifadesini yeniden kazandırarak hastalığın temel nedenine müdahale etmek.

FDA, tedaviyi hızlandırılmış onay kapsamında değerlendirdi. Kurumun açıkladığı verilere göre etkinlik ve güvenlilik, açık etiketli, tek kollu, çok merkezli bir çalışmada incelendi. Bu değerlendirme, 12. ayda nötrofillerde CD18 ve CD11a düzeylerindeki artışa ve etkinin 24. aya kadar sürmesine dayandırıldı. Ancak FDA, klinik faydanın pazarlama sonrası çalışmalarla ayrıca doğrulanacağını da vurguladı.

Resmi ürün bilgisinde, Kresladi’nin pediyatrik hastalarda, ağır LAD-I nedeniyle ve HLA uyumlu kardeş donörü bulunmayan olgularda allojenik hematopoetik kök hücre nakline alternatif olarak konumlandığı belirtildi. Tedavi, tek seferlik otolog bir hücre temelli gen tedavisi olarak uygulanıyor.

FDA’nin paylaştığı en sık yan etkiler arasında anemi, trombosit ve beyaz kan hücresi düşüklüğü, ağız yaraları, üst solunum yolu enfeksiyonları, viral enfeksiyonlar, ateş, febril nötropeni, bulantı, kusma, deri enfeksiyonları, döküntü ve karaciğer enzim yüksekliği yer aldı. Kurum ayrıca, hızlandırılmış onay sonrası uzun dönem güvenlilik ve olası ikincil malignite risklerinin izlenmesi için üretici firmadan ek çalışmalar istedi.

Uzman çevrelerde bu gelişme, yalnızca nadir bir hastalık için yeni tedavi kapısı açmasıyla değil, aynı zamanda çocukluk çağı immün yetmezliklerinde kişiselleştirilmiş gen tedavilerinin artık daha görünür biçimde klinik pratiğe girmesi açısından da dikkat çekiyor. Özellikle uygun vericisi olmayan ve klasik nakil seçeneklerinde yüksek risk taşıyan hastalar için bu onay, laboratuvardan kliniğe uzanan yeni bir dönemin işareti olarak değerlendiriliyor.