Osteoartrit tedavisinde hedefe yönelik yeni yaklaşımlar üzerine yürütülen bir araştırmada, kıkırdak dokudaki biyokimyasal değişiklikleri algılayabilen “akıllı” nanopartiküller geliştirildi. Çalışma, Nature Nanotechnology dergisinde yayımlandı.
Araştırma, ABD merkezli üniversitelerden oluşan çok disiplinli bir ekip tarafından gerçekleştirildi ve preklinik (hayvan deneyleri) aşamasında yürütüldü. Bilim insanları, Matrix-Inverse Targeting (MINT) adı verilen bu nanopartiküllerin, osteoartrit ilerledikçe kıkırdakta meydana gelen yapısal ve elektriksel değişimleri algılayabildiğini bildirdi.
Osteoartrit sürecinde kıkırdak dokuda bulunan glikozaminoglikanların azalması, dokunun elektrik yükünde değişime yol açıyor. Araştırmacılar, MINT nanopartiküllerinin bu yük değişimini kullanarak, yapay hedefleyici moleküllere ihtiyaç duymadan en fazla dejenerasyon bulunan bölgelere yöneldiğini gösterdi.
Nanopartiküller deneylerde ghrelin mRNA ile yüklendi. Preklinik modellerde yapılan değerlendirmelerde, bu sistemin kıkırdak yıkımını azalttığı, inflamatuvar yanıtı baskıladığı, anormal kemik değişikliklerini sınırladığı ve ağrı ile ilişkili sinyallerde düşüş sağladığı gözlendi. Ancak bulgular yalnızca deneysel modellerle sınırlı kaldı.
Çalışmanın yazarları, platformun standart eklem içi enjeksiyon yöntemleriyle uygulanabilir olması nedeniyle klinik açıdan dikkat çekici olduğunu, ayrıca sistemin farklı RNA tabanlı tedavilerle uyarlanabilecek esnek bir yapı sunduğunu belirtti.
Bununla birlikte araştırmacılar, elde edilen bulguların yalnızca preklinik modellerle sınırlı olduğunu vurguladı. Çalışmada elde edilen sonuçların insanlarda benzer etki gösterip göstermeyeceğinin belirlenebilmesi için ileri faz klinik araştırmalara ihtiyaç duyulduğu ifade edildi.
Bağımsız uzmanlar da osteoartritin karmaşık ve çok faktörlü bir hastalık olduğuna dikkat çekerek, kıkırdak hedefli bu tür nanoteknolojik yaklaşımların önemli bir araştırma alanı oluşturduğunu ancak mevcut verilerin henüz klinik kullanım için yeterli olmadığını belirtiyor. Uzmanlar, yöntemin şu aşamada deneysel nitelikte olduğunu ve tedavi edici kesin sonuçlar çıkarmanın mümkün olmadığını vurguluyor.
Araştırma, osteoartritte hasarlı dokunun biyokimyasal özelliklerinden yararlanarak hedefleme yapılabileceğini göstermesi açısından dikkat çekici olsa da, bulguların klinik pratiğe yansıyabilmesi için uzun vadeli ve kontrollü insan çalışmalarına ihtiyaç bulunuyor.