Bilim dünyasında ses getiren geniş kapsamlı bir araştırma, ağız ve diş sağlığının yalnızca estetik ya da çiğneme işleviyle sınırlı olmadığını, genel sağlık durumu ve yaşam süresiyle de bağlantılı olabileceğini ortaya koydu. Çalışmaya göre, diş kaybı ve ciddi ağız sağlığı sorunları yaşayan bireylerde, daha erken ölüm riski daha yüksek görünüyor.

SBÜ’den Sinir Cerrahisinde Klinik Güvenliği Yeniden Tanımlayan Çalışma
SBÜ’den Sinir Cerrahisinde Klinik Güvenliği Yeniden Tanımlayan Çalışma
İçeriği Görüntüle

Yaklaşık 190 bin yaşlı bireyin uzun yıllar boyunca izlendiği araştırmada, daha fazla diş kaybı veya hasarlı dişe sahip olan kişilerde, ağız sağlığı daha iyi olanlara kıyasla ölüm riskinin daha yüksek olduğu saptandı. Araştırmacılar bu ilişkiyi; yaş, sigara kullanımı, kronik hastalıklar ve yaşam tarzı gibi faktörler dikkate alındıktan sonra da değerlendirdi.

Uzmanlara göre ağız, vücudun genel sağlığı hakkında önemli ipuçları veren bir “erken uyarı sistemi” gibi çalışabiliyor. Diş ve diş eti hastalıkları; kronik inflamasyon, yetersiz beslenme, çiğneme ve yutma güçlüğü ile ilişkilendirilebiliyor. Bu durumların da zamanla bağışıklık sistemini zayıflatarak farklı hastalıklara zemin hazırlayabileceği belirtiliyor.

Araştırmacılar, çürük ya da eksik dişlerin doğrudan ölüme neden olduğunu söylemenin mümkün olmadığını, ancak ağız sağlığının genel sağlık durumunun bir yansıması olabileceğini vurguluyor. Son yıllarda artan bilimsel veriler, ağızda başlayan problemlerin vücudun diğer sistemleriyle bağlantılı olabileceğini giderek daha net gösteriyor.

Uzmanlar, diş fırçalamanın ihmal edilmemesi, diş eti kanamalarının ciddiye alınması ve düzenli diş hekimi kontrollerinin yalnızca ağız sağlığı için değil, genel sağlık açısından da önemli bir koruyucu adım olabileceğine dikkat çekiyor.