Uzmanlar, özellikle uzun COVID sürecinde daha önce hiç yaşanmayan alerjik rahatsızlıkların ve cilt sorunlarının ortaya çıktığına dikkat çekiyor.
COVID-19 sonrasında bazı bireylerde alerjik rinit, kronik sinüzit, ciltte kaşıntı, kızarıklık ve yeni alerjik hassasiyetlerin geliştiği bildiriliyor. Daha önce alerji öyküsü bulunmayan kişilerde bile burun tıkanıklığı, hapşırma nöbetleri ve tekrarlayan deri döküntüleri görülebiliyor.
Bağışıklık Dengesi Bozulabiliyor
Uzmanlara göre bu tablo, enfeksiyon sonrası bağışıklık sisteminin eski dengesine dönememesiyle ilişkili. Bağışıklık hücrelerinin uzun süre aşırı uyarılmış halde kalması, vücudun normalde zararsız olan çevresel etkenlere karşı orantısız tepkiler vermesine yol açabiliyor.
Solunum Yollarıyla Sınırlı Değil
Post-COVID alerjik sorunlar yalnızca burun ve solunum yollarını değil, cildi de etkiliyor. Kaşıntılı döküntüler, kuruluk, kızarıklık ve bazı vakalarda saç dökülmesi, uzun COVID sürecinde sık bildirilen şikâyetler arasında yer alıyor. Bu belirtiler haftalar hatta aylar boyunca devam edebiliyor.
Uzmanlardan Uyarı
Sağlık uzmanları, COVID-19 sonrası ortaya çıkan veya uzayan alerjik belirtilerin basit mevsimsel sorunlar olarak görülmemesi gerektiğini vurguluyor. Uzun süren şikâyetlerin, uzun COVID tablosunun bir parçası olabileceği ve tıbbi değerlendirme gerektirdiği ifade ediliyor.
Sonuç
COVID-19 geride kalmış gibi görünse de, etkileri birçok kişi için hâlâ sürüyor. Hastalık sonrası bağışıklık sisteminde meydana gelen kalıcı değişiklikler, yeni alerjiler ve cilt sorunlarıyla kendini gösterebiliyor. Uzmanlar, bu belirtilerin erken fark edilmesinin ve doğru şekilde yönetilmesinin önemine dikkat çekiyor.




