Bursa’da barajlar neredeyse tam kapasiteye yaklaşırken, İstanbul’da oran yüzde 70 bandında seyrediyor. Ankara’da toparlanma görülse de aktif kullanılabilir su oranı hâlâ daha kırılgan bir tabloya işaret ediyor. İzmir’de ise bazı barajlarda belirgin iyileşme olsa da kent genelinde su yönetimi dikkatle izleniyor.

Erzincan yeniden sallandı: 4,1’lik deprem ne anlama geliyor?
Erzincan yeniden sallandı: 4,1’lik deprem ne anlama geliyor?
İçeriği Görüntüle

İstanbul’da İSKİ’nin baraj doluluk sayfası güncel verileri yayımlamayı sürdürürken, 18 Nisan 2026 tarihli haberlerde kent genelindeki doluluk oranının yaklaşık yüzde 70,3 seviyesinde olduğu aktarıldı. Bu oran, megakent açısından kısa vadede rahatlatıcı görünse de su tüketimi yüksek şehirlerde yağış kadar tasarrufun da belirleyici olduğunu yeniden hatırlatıyor.

Ankara cephesinde tablo daha ayrıntılı. ASKİ’nin 17 Nisan 2026 verilerine göre başkenti besleyen barajlarda toplam doluluk oranı yüzde 39,85, aktif kullanılabilir su oranı ise yüzde 32,85 olarak kaydedildi. Kurumun verileri, barajlardaki toplam su miktarının 579 milyon 680 bin metreküpe ulaştığını gösteriyor. Bu rakamlar geçen yılın aynı gününe göre artışa işaret etse de, Ankara’da aktif su rezervi başlığının hâlâ hassasiyetini koruduğu görülüyor.

İzmir’de ise İZSU’nun 17 Nisan 2026 tarihli güncellemesine göre Tahtalı Barajı’nın aktif doluluk oranı yüzde 53,52 oldu. Balçova yüzde 99, Ürkmez yüzde 97,55 ve Alaçatı Kutlu Aktaş yüzde 81,18 seviyesine çıkarken, Gördes Barajı yüzde 40,75 düzeyinde kaldı. Veriler, geçen yılın aynı dönemine kıyasla barajlarda belirgin bir toparlanma yaşandığını ortaya koyuyor. Yine de İzmir’in su temin yapısında yer altı suyu ve alternatif kaynakların da önemli rol oynaması, tabloyu diğer büyükşehirlerden farklılaştırıyor.

Bursa’da ise en güçlü görünüm öne çıkıyor. BUSKİ’nin baraj detay sayfasına göre 18 Nisan 2026 itibarıyla ortalama doluluk oranı yüzde 96,33 seviyesinde. Bu oran, dört büyükşehir arasında en yüksek doluluklardan birine işaret ederken, son aylardaki yağışların Bursa su havzalarına güçlü yansıdığını gösteriyor.

Ortaya çıkan tablo tek cümlede özetlenebilir: Bursa rahat, İstanbul temkinli rahat, İzmir kontrollü toparlanma içinde, Ankara ise artışa rağmen dikkatli kullanım zorunluluğunu sürdürüyor. Su meselesi yalnızca gökyüzünün insafına bırakılacak bir başlık değil. Baraj yüzdeleri yükselse bile şehirlerin gerçek sigortası; kayıp-kaçakla mücadele, bilinçli tüketim ve uzun vadeli su yönetimi politikaları olmaya devam ediyor.