Almanya’nın Kassel kentinde yalnız yaşadığı evde hayatını kaybeden 75 yaşındaki Nejdet Dursun’un hikâyesi, Avrupa’daki gurbetçilerin sessiz ama güçlü dayanışmasını bir kez daha gözler önüne serdi. Rize’nin Pazar ilçesi nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenilen Dursun’un, uzun yıllardır Almanya’da tek başına yaşadığı ve bilinen bir yakınının bulunmadığı belirtildi.

Edinilen bilgilere göre, cenazesine sahip çıkılmaması halinde Dursun’un Almanya’da kimsesizler mezarlığına defnedilmesi, hatta sahipsiz kalması durumunda yakılması ihtimali gündeme geldi. Bu durum, haberi duyan Avrupa’daki Rizeliler arasında büyük bir hassasiyet oluşturdu.

Hemşehrilerden hızlı organizasyon

Gelişmenin ardından Avrupa Rizeliler Derneği öncülüğünde kısa sürede bir dayanışma ağı kuruldu. Başlatılan yardım kampanyasıyla cenaze işlemleri için gerekli maddi destek sağlanırken, resmi prosedürler de tamamlandı.

Dernek Başkanı Osman Demirtaş yaptığı açıklamada, “Merhum hemşehrimizi kimsesizler mezarlığına defnedeceklerdi, hatta sahipsiz kalması durumunda yakılması da söz konusuydu. Buna gönlümüz razı olmadı. Rizeli hemşehrimize sahip çıktık, onu memleketine uğurluyoruz” ifadelerini kullandı.

Osmangazi Köprüsü’nde acı olay: Fenomen Kübra Karaaslan hayatını kaybetti
Osmangazi Köprüsü’nde acı olay: Fenomen Kübra Karaaslan hayatını kaybetti
İçeriği Görüntüle

65 yıl sonra memlekete dönüş

Yapılan girişimler sonucunda Nejdet Dursun’un naaşının Türkiye’ye gönderilmesine karar verildi. Cenazenin cumartesi günü Rize-Artvin Havalimanı’na getirileceği, ardından Pazar ilçesindeki köyünde toprağa verileceği öğrenildi.

Yaklaşık 65 yıl önce ayrıldığı memleketine son yolculuğu için dönecek olan Dursun’un hikâyesi, gurbetin yalnızlığına karşı hemşehrilik bağlarının hâlâ ne kadar güçlü olduğunu ortaya koydu.

Sessiz dayanışmanın güçlü mesajı

Avrupa’daki Rizeliler tarafından ortaya konan bu sahiplenme, sadece bir cenaze sürecinin tamamlanması değil, aynı zamanda kültürel ve insani değerlerin korunmasına yönelik anlamlı bir örnek olarak değerlendiriliyor. Gurbet elde yalnız kalan bir insanın, ölümünden sonra bile “kimsesiz” bırakılmaması, toplumsal hafızada derin bir iz bırakıyor.