Uluslararası araştırmalar ve epidemiyolojik veriler, özellikle sigara kullanımı ve alkol tüketiminin, kanser yükünün en büyük iki belirleyicisi arasında yer aldığını gösteriyor.
Uzmanlara göre bu iki alışkanlık; akciğer, ağız, boğaz, yemek borusu, karaciğer, pankreas ve meme kanseri başta olmak üzere çok sayıda kanser türünün görülme riskini ciddi şekilde artırıyor.
Sigara: En Büyük Kanser Tetikleyicisi
Sigara kullanımı, tek başına önlenebilir kanser ölümlerinin başlıca nedeni olarak kabul ediliyor. Tütün dumanında bulunan onlarca kanserojen madde, hücre DNA’sına doğrudan zarar vererek tümör oluşumunu hızlandırıyor. Bilimsel veriler, sigara içen bireylerde kanser riskinin içmeyenlere kıyasla katlanarak arttığını ortaya koyuyor.
Alkol: Sessiz Ama Güçlü Bir Risk
Alkol tüketimi ise çoğu zaman göz ardı edilse de güçlü bir kanser risk faktörü olarak tanımlanıyor. Alkolün vücutta parçalanması sırasında ortaya çıkan toksik maddeler, hücre hasarına yol açarak kanser gelişimini tetikleyebiliyor. Araştırmalar, düşük miktarlarda bile düzenli alkol kullanımının bazı kanser türleriyle ilişkilendirildiğine dikkat çekiyor.
Bilim İnsanları Uyarıyor: “Sadece İki Faktörle Sınırlı Değil”
Uzmanlar, sigara ve alkolün en baskın iki risk faktörü olduğunu kabul etmekle birlikte, kanserin yalnızca bu iki alışkanlıktan kaynaklanmadığını da vurguluyor. Obezite, hareketsiz yaşam, sağlıksız beslenme, UV ışınlarına aşırı maruz kalma ve bazı viral enfeksiyonlar da önlenebilir riskler arasında yer alıyor.
Toplumsal Kazanç Büyük
Araştırmacılara göre, sigara ve alkol kullanımında sağlanacak ciddi bir azalma, kanser vakalarının ve buna bağlı ölümlerin önemli ölçüde düşmesini sağlayabilir. Bu durum yalnızca bireysel sağlık açısından değil, sağlık sistemleri üzerindeki yükün azalması bakımından da kritik önem taşıyor.
Uzmanlar, koruyucu sağlık politikalarının güçlendirilmesi, erken yaşta farkındalık eğitimleri ve caydırıcı halk sağlığı uygulamalarının, kanserle mücadelede en etkili silahlar arasında yer aldığını vurguluyor.




