Üniversitede çalışanların mesai takibini yapmak amacıyla kullanılan sistemle ilgili açılan dava istinaf aşamasına taşınırken, sendikalar ve çalışanlar uygulamanın kişisel verilerin korunması mevzuatına aykırı olduğunu ileri sürüyor.

Üniversite yönetimi ise savunmasında sistemin fotoğraf kaydı almadığını, yalnızca yüz tanıma teknolojisiyle kimlik doğrulama yaptığını belirtiyor.

Tartışmanın merkezinde “yüz tanıma sistemi” var

İddiaya göre üniversitede uygulanan Mesai Takip Sistemi (MTS), çalışanların giriş-çıkış saatlerini yüz tanıma yöntemiyle tespit ediyor.

Sendika temsilcileri ve bazı çalışanlar, bu uygulamanın çalışanların biyometrik verilerinin işlenmesi anlamına geldiğini ve bunun açık rıza olmadan yapılmasının hukuka aykırı olduğunu savunarak konuyu yargıya taşıdı.

Açılan davada ilk derece mahkemesinde verilen kararın ardından dosya istinaf mahkemesine götürüldü. Böylece üniversitedeki “fotokapan sistemi” olarak adlandırılan uygulamanın hukuki boyutu bir üst mahkeme tarafından değerlendirilecek.

Üniversite: “Fotoğraf çekilmiyor”

Akdeniz Üniversitesi yönetiminin savunmasında ise sistemin fotoğraf depolamadığı ve yalnızca yüz tanıma algoritmasıyla kimlik doğrulaması yaptığı ifade edildi.

Üniversite tarafı, uygulamanın amacının yalnızca mesai disiplinini sağlamak ve giriş-çıkışları güvenli biçimde kayıt altına almak olduğunu belirterek kişisel veri ihlali olmadığı görüşünü dile getirdi.

Karadeniz Sallandı! Eynesil’de Deprem
Karadeniz Sallandı! Eynesil’de Deprem
İçeriği Görüntüle

Hukuki tartışma: Biyometrik veri sayılır mı?

Hukukçulara göre tartışmanın temelinde yüz tanıma verisinin “biyometrik veri” olup olmadığı ve nasıl işlendiği sorusu bulunuyor.

Türkiye’de yürürlükte bulunan 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK), biyometrik verileri “özel nitelikli kişisel veri” olarak tanımlıyor ve bu tür verilerin işlenmesi için çok daha sıkı şartlar getiriyor.

Hukukçuların değerlendirmesine göre:
• Yüz tanıma sistemi biyometrik veri üretip saklıyorsa, bu veri KVKK kapsamında özel nitelikli veri sayılıyor.
• Bu durumda açık rıza veya kanuni bir düzenleme olmadan işlenmesi hukuka aykırı kabul edilebilir.
• Ancak sistem fotoğraf veya biyometrik veri depolamıyor, yalnızca anlık doğrulama yapıyorsa, hukuki değerlendirme farklı olabilir.

Birçok idare hukuku uzmanı, kamu kurumlarında kullanılan bu tür sistemlerin orantılılık, veri minimizasyonu ve açık bilgilendirme ilkelerine uygun olması gerektiğini vurguluyor.

Benzer sistemler Türkiye’de yaygınlaşıyor

Son yıllarda kamu kurumları ve bazı üniversitelerde yüz tanıma veya biyometrik mesai sistemleri kullanılmaya başlandı. Ancak bu uygulamalar zaman zaman mahremiyet ve veri güvenliği tartışmalarını da beraberinde getiriyor.

Akdeniz Üniversitesi’ndeki davanın istinaf aşamasında verilecek kararın, Türkiye’deki kamu kurumlarında kullanılan biyometrik mesai sistemleri açısından emsal oluşturabileceği değerlendiriliyor.