Veriler, kanserin artık yalnızca ileri yaş hastalığı olarak görülmemesi gerektiğini bir kez daha gündeme taşıdı. Akciğer kanserinde düşüş eğilimi dikkat çekerken, sindirim sistemiyle ilişkili bazı kanserlerde genç yaş grubunda artış yaşanması sağlık çevrelerinde yeni bir tartışma başlattı.
50 yaş altı kanserlerde hangi türler artıyor?
SEER verilerine göre 50 yaş altı grupta en belirgin artışlardan biri kolon ve rektum kanserlerinde görüldü. Grafiklerde kolon-rektum kanserinin 2000’li yılların başından itibaren kademeli yükseldiği, 2020 sonrasında ise artışın daha belirgin hale geldiği görülüyor.
Rektum kanserinde de benzer bir tablo dikkat çekiyor. 2000 yılında daha düşük seviyelerde seyreden oranların 2023’e gelindiğinde yaklaşık iki katına yaklaştığı anlaşılıyor.
Bu tablo, erken yaşta bağırsak kanseri riskine yönelik farkındalığın artırılması gerektiğini gösteriyor.
İnce bağırsak kanserinde sessiz yükseliş
Grafiklerde dikkat çeken bir diğer başlık ise ince bağırsak kanseri oldu. Nadir görülen kanserler arasında yer almasına rağmen, 50 yaş altı kadınlarda bu kanser türünün yıllar içinde yükseldiği görülüyor.
Oranlar hâlâ birçok kanser türüne göre düşük seyretse de artış eğiliminin istikrarlı olması, uzmanların üzerinde durduğu önemli noktalardan biri olarak öne çıkıyor.
Beyin ve sinir sistemi tümörlerinde belirgin artış
Verilerde en çarpıcı grafiklerden biri, beyin ve diğer sinir sistemi tümörlerine ait. 2004’ten 2023’e uzanan dönemde 50 yaş altı grupta düzenli bir yükseliş izleniyor.
Bu artış, teşhis olanaklarının gelişmesi, görüntüleme yöntemlerinin daha yaygın kullanılması ve kayıt sistemlerindeki iyileşmelerle kısmen ilişkili olabilir. Ancak grafikler tek başına kesin neden göstermiyor.
Bu nedenle uzmanlar, bu tür verilerin doğrudan “sebep-sonuç” ilişkisi gibi okunmaması gerektiğine dikkat çekiyor.
Yumurtalık kanserinde 2020 sonrası yükseliş dikkat çekti
50 yaş altı kadınlarda yumurtalık kanseri grafiği uzun yıllar boyunca daha yatay bir seyir izlerken, 2020 sonrası yukarı yönlü bir hareket dikkat çekiyor.
Yumurtalık kanserinin erken dönemde belirti vermeyebilmesi, bu hastalığı kadın sağlığı açısından daha hassas bir başlık haline getiriyor. Karın şişliği, kasık ağrısı, erken doyma, adet dışı kanama ve açıklanamayan kilo değişimleri gibi belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiği vurgulanıyor.
Akciğer kanserinde farklı tablo: Düşüş var
Grafiklerde tüm kanser türleri için aynı yönlü bir artış görülmüyor. Akciğer ve bronş kanserinde 50 yaş altı kadınlarda belirgin düşüş izleniyor.
Bu düşüş, tütün kullanımındaki azalma, sigara karşıtı politikalar, kapalı alan yasakları ve toplumdaki farkındalıkla uyumlu bir tablo olarak değerlendirilebilir. Ancak uzmanlara göre elektronik sigara, pasif içicilik ve çevresel maruziyetler hâlâ önemli risk başlıkları arasında yer alıyor.
Genç yaşta kanser neden artıyor?
Veriler, artışın nedenini doğrudan açıklamıyor. Ancak genç yaş kanserleriyle ilgili bilimsel tartışmalarda bazı ortak başlıklar öne çıkıyor.
İşlenmiş gıdalar, obezite, hareketsizlik, bağırsak mikrobiyotasındaki değişimler, gereksiz antibiyotik kullanımı, çevresel kimyasallar, kronik inflamasyon ve metabolik hastalıklar bu başlıklar arasında gösteriliyor.
Bununla birlikte her artışın tek bir nedene bağlanması doğru değil. Kanser, çoğu zaman genetik yatkınlık, çevresel etkenler, yaşam tarzı ve erken tanı imkanlarının birlikte etkilediği karmaşık bir hastalık grubu olarak değerlendiriliyor.
Erken yaşta kanser belirtileri ihmal edilmemeli
Uzmanlara göre 50 yaş altı kişilerde kanser şüphesini geciktiren en önemli nedenlerden biri, belirtilerin “genç yaşta olmaz” düşüncesiyle hafife alınması.
Dışkıda kan, uzun süren kabızlık veya ishal, açıklanamayan kilo kaybı, geçmeyen karın ağrısı, sürekli halsizlik, kansızlık, tekrarlayan baş ağrısı, görme bozukluğu, nörolojik belirtiler ve olağan dışı kanamalar ciddiye alınması gereken bulgular arasında yer alıyor.
Bu belirtilerin varlığı her zaman kanser anlamına gelmez. Ancak uzun sürmesi, tekrarlaması veya günlük hayatı etkilemesi halinde hekime başvurmak gerekir.
Tarama yaşı ve farkındalık yeniden tartışılıyor
Genç yaş kanserlerindeki artış, dünyada tarama programlarının kapsamı ve başlama yaşıyla ilgili tartışmaları da güçlendiriyor. Özellikle kolon ve rektum kanserlerinde aile öyküsü bulunan kişilerin daha erken yaşta değerlendirilmesi önem taşıyor.
Ailesinde kolon kanseri, yumurtalık kanseri veya bazı kalıtsal kanser sendromları bulunan bireylerin, rutin yaş sınırlarını beklemeden hekim kontrolünde risk değerlendirmesi yaptırması öneriliyor.
Veriler ne söylüyor?
ABD Ulusal Kanser Enstitüsü’nün SEER verileri, 50 yaş altı grupta kanser yükünün bazı alanlarda değiştiğini gösteriyor. Akciğer kanserindeki düşüş umut verici bir tablo sunarken, bağırsak sistemi kanserleri ve bazı diğer tümörlerdeki yükseliş yeni bir halk sağlığı uyarısı olarak değerlendiriliyor.
Bu tablo, genç bireylerde kanser riskinin yok sayılmaması gerektiğini ortaya koyuyor. Erken belirti farkındalığı, sağlıklı yaşam alışkanlıkları, aile öyküsünün bilinmesi ve zamanında hekime başvuru, bu yeni dönemde daha da kritik hale geliyor.





