Rektör Prof. Dr. Kemalettin Aydın’ın yazarları arasında bulunduğu “15 Temmuz 2016 Millî İradenin Zaferi: Araştırma Raporu”, darbe girişiminin siyasi ve toplumsal boyutunun ötesine geçerek o gece millî irade için meydanlara çıkan vatandaşların yaşadıklarını belgeleyen önemli çalışmalardan biri olarak öne çıkıyor. Şehitlerin, gazilerin, ailelerin ve sağlık çalışanlarının tanıklıkları, 15 Temmuz’un insan hikâyeleriyle şekillenen hafızasını geleceğe taşıyor.
15 Temmuz 2016 gecesi, Türkiye yakın tarihinin en kritik dönüm noktalarından biri olarak hafızalara kazındı. Darbe girişimi sırasında tankların sokaklara indiği, savaş uçaklarının şehirlerin üzerinde alçak uçuş yaptığı ve sivillerin hedef alındığı saatlerde milyonlarca vatandaş demokrasiye ve millî iradeye sahip çıkmak için meydanlara çıktı.
O gece yaşananlar yalnızca siyasi tarihin değil, aynı zamanda binlerce insanın hayatına dokunan ortak bir hafızanın da parçası oldu.
Bu hafızayı belgeleyen önemli eserlerden biri ise Prof. Dr. Kemalettin Aydın’ın da yazarları arasında yer aldığı “15 Temmuz 2016 Millî İradenin Zaferi: Araştırma Raporu” oldu.
2017 yılında yayımlanan 301 sayfalık çalışma, darbe girişimini kronolojik gelişmelerin ötesinde; şehitlerin, gazilerin, ailelerin ve tanıkların anlatımlarıyla ele alarak insan odaklı bir bellek çalışması niteliği taşıyor.
Bir Telefon Konuşmasıyla Hafızalara Kazınan Veda
Raporda yer verilen en çarpıcı hikâyelerden biri, henüz 24 yaşındaki Kemal Ekşi’ye ait.
Kısa süre önce askerlik görevini tamamlayan Ekşi, darbe girişimini öğrendiğinde arkadaşlarıyla birlikte Boğaziçi Köprüsü’ne, bugünkü adıyla 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’ne gitme kararı aldı.
Yola çıkmadan önce annesini arayan genç şehit, raporda aktarıldığı üzere şu sözleri söyledi:
“Anam, hakkını helal et. Bu senin bildiğin gibi bir iş değil.”
Rapordaki tanıklıklara göre köprüde sivillere ateş açıldığı sırada geri dönmeyen Kemal Ekşi, ilerlemeye devam etti ve açılan ateş sonucu şehit düştü.
Onun hikâyesi, 15 Temmuz gecesinde demokrasi için hayatını ortaya koyan yüzlerce vatandaşın ortak fedakârlığını simgeleyen örneklerden biri olarak kayıtlara geçti.
Sağlık Camiasının Sessiz Fedakârlığı
Araştırma raporu, sağlık çalışanlarının o gece üstlendiği kritik görevi de ayrıntılarıyla ortaya koyuyor.
Raporda yer alan isimlerden Hakan Ünver, eczacı teknisyeni olarak görev yapıyordu. Darbe girişimini öğrendiğinde yanına ilkyardım malzemelerini alarak Ankara Emniyet Müdürlüğü önüne gitti. Burada yaşanan saldırılarda şehit oldu.
Bir başka isim olan Veteriner Hekim Ramazan Konuş ise eşi ve büyük kızıyla birlikte Genelkurmay Başkanlığı önüne yürüdü. Açılan ateş sonucu hayatını kaybederken eşi ve kızı yaralanarak gazi oldu.
Farklı mesleklerden, farklı şehirlerden ve farklı yaşam öykülerinden gelen bu insanlar, aynı gece aynı ortak hedefte buluştu.
Millî iradeyi koruma kararlılığında.
Hastaneler de Mücadelenin Bir Parçasıydı
Raporda yalnızca meydanlarda yaşanan direniş değil, sağlık sisteminin o gece verdiği mücadele de kapsamlı şekilde ele alınıyor.
Silah seslerinin yükseldiği saatlerde sağlık çalışanları görev yerlerine koştu. Acil servisler, ameliyathaneler ve ambulans ekipleri sabaha kadar yaralıları yaşatabilmek için aralıksız çalıştı.
Ambulansların ulaşamadığı bazı noktalarda ise vatandaşlar kendi araçlarını yaralı taşıyan acil müdahale araçlarına dönüştürdü.
Hastaneler, sağlık personeli ve gönüllü vatandaşların koordineli çabası sayesinde çok sayıda yaralı kısa sürede tedavi merkezlerine ulaştırıldı.
Bu yönüyle 15 Temmuz yalnızca meydanlarda verilen bir direniş değil, aynı zamanda toplumsal dayanışmanın en güçlü örneklerinden biri olarak da tarihe geçti.
Ortak Hafızaya Dönüşen İnsan Hikâyeleri
Araştırma raporunda yer alan tanıklıklar, 15 Temmuz’un yalnızca siyasi gelişmelerden ibaret olmadığını ortaya koyuyor.
Bir annenin oğluyla yaptığı son telefon görüşmesi…
İlkyardım çantasını alarak meydanlara koşan bir sağlık çalışanı…
Ailesiyle birlikte demokrasi nöbetine katılan bir veteriner hekim…
Tanımadığı yaralıları kendi aracıyla hastaneye ulaştıran vatandaşlar…
Sabaha kadar ameliyathanelerde görev yapan doktorlar, hemşireler ve sağlık ekipleri…
Bu hikâyelerin tamamı, 15 Temmuz gecesinin ortak hafızasını oluşturan insan manzaralarının parçaları olarak raporda yer buluyor.
Gelecek Nesillere Aktarılan Bir Bellek Çalışması
Prof. Dr. Kemalettin Aydın’ın yazarları arasında bulunduğu “15 Temmuz 2016 Millî İradenin Zaferi: Araştırma Raporu”, darbe girişiminin yalnızca kronolojik gelişimini anlatan bir çalışma olmanın ötesinde; insan hikâyelerini belgeleyen önemli bir araştırma niteliği taşıyor.
Aradan yıllar geçmiş olsa da 15 Temmuz şehitlerinin fedakârlıkları, gazilerin mücadeleleri, sağlık çalışanlarının özverisi ve vatandaşların dayanışması Türkiye’nin ortak hafızasında yaşamaya devam ediyor.
15 Temmuz, millî iradenin silaha boyun eğmediği; demokrasi, birlik ve dayanışmanın toplumun her kesiminde somutlaştığı gecelerden biri olarak tarihteki yerini koruyor.





