HUKUK

Yargıtay’dan Emsal Karar: “Kaza Yerini Terk Eden Sigortadan Yararlanamaz”

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, trafik kazalarına ilişkin önemli bir karara imza attı. Daire, salt maddi hasarla sonuçlanan kazalarda dahi sürücünün haklı ve zorunlu bir neden olmaksızın olay yerini terk etmesinin ağır ihlal niteliği taşıdığına hükmetti.

Kararda, bu davranışın sigorta teminatı kapsamında değerlendirilemeyeceği açıkça vurgulandı.

Emsal nitelik taşıyan karar, sigorta hukukunda uzun süredir tartışılan “kaza yerini terk” meselesine netlik kazandırdı.

“Haklı Sebep Yoksa, Terk Ağır İhlaldir”

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin E:2024/11202, K:2025/2473 sayılı kararında, sürücünün olay yerini terk etmesinin sıradan bir usulsüzlük değil, teminat dışı kalmaya yol açabilecek ciddi bir ihlal olduğu belirtildi.

Karara konu olayda, maddi hasarla sonuçlanan trafik kazasının ardından sürücünün, herhangi bir zorunlu neden ortaya koymadan olay yerinden ayrıldığı tespit edildi. Yerel mahkemenin değerlendirmesini inceleyen Yargıtay, sigorta sözleşmesinin temel yükümlülüklerinden birinin rizikonun gerçekleştiği anda sigortalının gerekli iş birliğini sağlaması olduğunu hatırlattı.

Bu yükümlülüğün ihlali halinde, sigorta şirketinin sorumluluğunun ortadan kalkabileceğine dikkat çekildi.

Sigorta Hukukunda Kritik Mesaj

Karar, özellikle zorunlu trafik sigortası ve kasko poliçeleri açısından önem taşıyor. Uygulamada bazı sürücüler, kazanın yalnızca maddi hasarla sonuçlanması halinde olay yerini terk etmenin ciddi sonuç doğurmayacağını düşünebiliyor.

Ancak Yargıtay, hasarın niteliğinden bağımsız olarak, kazanın ardından sürücünün olay yerinde kalması, gerekli tutanakların tutulmasına katkı sağlaması ve sürecin aydınlatılmasına yardımcı olması gerektiğini ortaya koydu.

Aksi davranışın, sigorta şirketinin teminat yükümlülüğünü tartışmalı hale getireceği ifade edildi.

“Rizikonun Aydınlatılması” Vurgusu

Kararda, sigortalının davranışının sigorta hukukundaki “rizikonun gerçekleşmesinden sonra yükümlülükler” kapsamında değerlendirildiği görülüyor. Bu kapsamda, sigortalının olayın oluş şeklinin tespiti için gerekli bilgi ve belgeleri sağlama, süreci zorlaştıracak eylemlerden kaçınma sorumluluğu bulunduğu belirtildi.

Kaza yerini terk etmek ise, olayın sağlıklı şekilde tespitini güçleştiren bir eylem olarak kabul edildi.

Uygulamada Ne Değişecek?

Bu kararın ardından, sigorta şirketlerinin benzer durumlarda teminat dışı bırakma yönündeki uygulamalarının yargı denetiminde daha güçlü bir dayanak bulması bekleniyor.

Uzmanlara göre karar, sürücüler açısından açık bir uyarı niteliğinde:
Maddi hasarlı dahi olsa trafik kazası sonrası olay yerinden ayrılmak, yalnızca idari yaptırım değil, sigorta güvencesinin kaybı sonucunu da doğurabilir.

Yargıtay’ın bu yaklaşımı, sigorta sözleşmelerinde dürüstlük ve iş birliği ilkesinin altını bir kez daha çizmiş oldu.