Sınırda nöbet tutan asker, gecesini gündüzüne katan subay ve ülkenin güvenliği için görev yapan her Mehmetçik milletimizin gurur kaynağıdır. Onlar büyük bir fedakârlıkla vatanın bekçiliğini üstlenirken, milyonlarca insanın huzur ve güven içinde yaşamasına katkı sağlar. Ancak çoğu zaman önemli bir gerçeği gözden kaçırıyoruz: Vatanı koruyan insanların da korunmaya ihtiyacı vardır.
Bir ordunun gücü yalnızca sahip olduğu silahlarla, teknolojik donanımla veya personel sayısıyla ölçülmez. Güçlü bir ordunun en önemli unsurlarından biri sağlıklı ve görev yapmaya hazır personeldir. Fiziksel ve ruhsal açıdan iyi durumda olan bir asker, en zorlu koşullarda bile doğru karar verebilir ve görevini etkin şekilde yerine getirebilir.
Bu nedenle askeri sağlık hizmetleri, savunma sisteminin ayrılmaz bir parçasıdır. Çünkü her askerin arkasında ona güvenen bir aile, onu özlemle bekleyen sevdikleri ve gerektiğinde hayatını emanet ettiği sağlık çalışanları vardır. Kurtarılan her asker yalnızca bir bireyin değil, aynı zamanda bir ailenin umudunun ve milletin geleceğinin korunması anlamına gelir.
Askeri sağlık çalışanları görünmeyen cephenin sessiz kahramanlarıdır. Bir yaralının yaşama döndürülmesi, bir hastalığın erken teşhis edilmesi ya da bir askerin yeniden görevine kavuşması kimi zaman büyük bir askeri başarının temelini oluşturabilir. Çünkü sağlıklı insan gücü, güçlü bir ordunun vazgeçilmez unsurudur.
Bugün askeri tıp fakültesinde eğitim almak benim için yalnızca bir meslek seçimi değil, aynı zamanda vatana hizmet etme idealinin bir parçasıdır. Bu yol; bilgi, sorumluluk, disiplin ve fedakârlık gerektiren onurlu bir görevdir. Aynı zamanda şehitlerimizin emanetine sahip çıkmanın ve kahraman askerlerimizin yanında olmanın da bir ifadesidir.
Askeri sağlık alanını tercih eden gençler şunu bilmelidir: Onlar yalnızca hastaları tedavi etmeyecek, gerektiğinde ülkenin savunma gücünün korunmasına da katkı sağlayacaklardır. Çünkü sağlıklı bir asker, güçlü bir savunmanın en önemli temellerinden biridir.
Askeri sağlık çalışanı yalnızca yaraları saran kişi değildir. O; umudun azaldığı anlarda güven veren, kriz anlarında soğukkanlılığını koruyan ve insan hayatını her şeyin üzerinde tutan bir meslek mensubudur. Onun emeği bazen bir annenin gözyaşını dindirir, bazen bir evladın yuvasına dönmesini sağlar, bazen de bir askerin yeniden ayağa kalkmasına vesile olur.
Vatana hizmet etmenin birçok yolu vardır. Kimi silahla, kimi kalemiyle, kimi ise bilgi ve mesleki birikimiyle bu kutsal görevi yerine getirir. Ancak bütün bu emeklerin ortak amacı aynıdır: Ülkemizin güvenliğini, milletimizin huzurunu ve geleceğini korumak. Eğer asker vatanın bekçisiyse, askeri sağlık çalışanı da o askerin hayatının ve sağlığının bekçisidir.
Vatanı korumak büyük bir onurdur; ancak vatanı koruyanların sağlığını korumak da en az o kadar kıymetli bir görevdir. Şehitlerimizin emanet bıraktığı bu topraklara layıkıyla hizmet etmek, yalnızca gerektiğinde cephede bulunmakla değil, görev başındaki kahramanların yaşamını korumakla da mümkündür. Çünkü vatanı koruyanları korumak, aslında vatanın geleceğini korumaktır.