EKONOMİ

Üniversite-Sanayi İş Birliğinde Model Yapı: Teknopol İstanbul

Sağlık Bilimleri Üniversitesi, teknoloji ve inovasyon vizyonunu sahaya taşıyan güçlü adımlar atmaya devam ediyor.

Üniversitenin Teknoloji Geliştirme Bölgesi markası olan Teknopol İstanbul, sağlık teknolojileri başta olmak üzere medikal, ilaç, yazılım ve mühendislik alanlarında Türkiye’nin yükselen Ar-Ge üslerinden biri haline geldi.

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü ve aynı zamanda Teknopol İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Kemalettin Aydın, Teknopol İstanbul’un yalnızca bir teknokent değil, “Sağlıklı Türkiye Yüzyılı” vizyonunun teknoloji ayağı olduğunu vurguladı.

“Üniversite Bilgisi Sanayiyle Buluşuyor”

23 Mart 2018 tarihli Resmî Gazete kararıyla İstanbul Pendik’te kurulan Teknopol İstanbul, 55 bin metrekareyi aşan alanı ve genişleme planlarıyla büyümeye devam ediyor. Bugün 150’den fazla firmaya ev sahipliği yapan yerleşke, yüksek katma değerli ürün geliştirme hedefiyle faaliyet gösteriyor.

Prof. Dr. Aydın, yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi:

“Biz üniversiteyi yalnızca eğitim veren bir kurum olarak değil, bilgi üreten ve o bilgiyi topluma kazandıran bir yapı olarak görüyoruz. Teknopol İstanbul ile akademik bilgi, laboratuvardan çıkıp sanayiye, oradan da sahaya ulaşıyor. Sağlık teknolojilerinde dışa bağımlılığı azaltacak her proje, bizim için stratejik bir adımdır.”

150’den Fazla Firma, Çok Disiplinli Üretim

Teknopol İstanbul bünyesinde faaliyet gösteren firmalar; biyoteknoloji, medikal cihaz, yazılım, yapay zekâ uygulamaları ve finans teknolojileri gibi alanlarda Ar-Ge çalışmaları yürütüyor. 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu kapsamında sağlanan vergi avantajları ve teşvikler, girişimciler için güçlü bir zemin oluşturuyor.

Kampüs içerisinde sunulan sosyal imkânlar, spor alanları ve destek hizmetleriyle bütüncül bir çalışma ortamı sunuluyor. Bu yapı, klasik teknokent anlayışından farklı olarak bir “yaşayan inovasyon kampüsü” niteliği taşıyor.

Mikrobiyota ve İleri Tanı Laboratuvarları

Covid-19 sürecinde kurulan Tıbbi Mikrobiyoloji Laboratuvarı ile pandemi döneminde PCR ve antijen test hizmetleri sunan Teknopol İstanbul, 2021 yılında yaklaşık 1 milyon dolarlık yatırımla kurulan Mikrobiyota Laboratuvarı ile de dikkat çekti.

PCR, NGS ve MALDI-TOF gibi ileri teknoloji cihazlarla donatılan laboratuvarlar, kişiye özgü analizlerin yapılabildiği altyapısıyla sağlık teknolojilerinde ileri bir seviyeyi temsil ediyor.

Teknoloji Transfer Ofisi ile 7 Tescilli Buluş

İSTKA desteğiyle kurulan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi aracılığıyla akademisyenlerin projeleri sanayiyle buluşturuluyor. Patent ofisi hizmetleri sayesinde üniversite bünyesinde geliştirilen 7 buluş tescil aldı.

Bu buluşlar arasında; skar masaj aleti, bakteriyel selüloz esaslı göbek kordonu halkası, total diz protezi, kalp cerrahisinde kullanılan dikim aparatı ve üriner kateter gibi yenilikçi ürünler yer alıyor .

Prof. Dr. Kemalettin Aydın, teknoloji transferinin önemine dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Akademisyenlerimizin bilgi birikimi, patentle korunan ve ticarileşen ürünlere dönüşüyor. Bu sadece üniversitemizin değil, ülkemizin kazanımıdır. Sağlıkta millî teknoloji hamlesi, güçlü bir Ar-Ge ekosistemiyle mümkündür.”

“Hedefimiz Küresel Sağlık Teknolojileri Markası”

Ulusal ve uluslararası destek programları kapsamında TÜBİTAK, KOSGEB, Ticaret Bakanlığı ve İSTKA iş birlikleriyle yürütülen projeler, Teknopol İstanbul’un küresel ölçekte rekabet edebilir bir yapıya kavuşmasını sağlıyor. TÜBİTAK 1603 BİGG Programı kapsamında desteklenen BİGGİST projesi de bu vizyonun bir parçası.

Prof. Dr. Aydın, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:

“Sağlık Bilimleri Üniversitesi olarak yalnızca hekim yetiştirmiyoruz; sağlık teknolojisi üreten, patent geliştiren ve küresel ölçekte rekabet eden bir yapı inşa ediyoruz. Teknopol İstanbul, bu dönüşümün kalbidir.”

Türkiye’nin sağlık alanındaki bilimsel birikimini teknolojiyle buluşturan Teknopol İstanbul, üniversite-sanayi iş birliğinin güçlü bir örneği olarak büyümeye devam ediyor.