Kamuda görev yapan üniversite mezunu 4/D işçiler, mevcut sistemin eşitlik ilkesine ve iş barışına zarar verdiğini belirterek memurluğa geçiş taleplerini kamuoyunun gündemine taşıdı. Aynı üniversite bölümlerinden mezun, aynı kurumda çalışan ve aynı işi yapan personelin yalnızca statü farkı nedeniyle memur–işçi olarak ayrılmasının, özlük haklarında ciddi adaletsizlikler doğurduğu ifade ediliyor.
Üniversiteli işçiler, memur personel için geçerli olan Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği mekanizmalarının kendileri için bulunmamasını “kamuda üvey evlat muamelesi” olarak nitelendiriyor. Yıllarca kamu kurumlarına emek vermiş, sahada yetişmiş ve kendini geliştirmiş işçi personelin, eğitimine rağmen dikey kariyer imkânlarından yararlanamaması hem motivasyon kaybına hem de mesleki körelmeye yol açıyor.
Platformun dikkat çektiği bir diğer önemli sorun ise sorumluluk ve yetki meselesi. Üniversite mezunu işçiler, fiilen uzmanlık gerektiren işlerde görev almalarına rağmen hazırladıkları raporlara veya yer aldıkları projelere imza atamadıklarını, bu durumun hem kurumsal verimliliği hem de bireysel mesleki tatmini olumsuz etkilediğini vurguluyor.
Ekonomik boyutta ise dikkat çekici bir argüman öne sürülüyor. Halihazırda devlet kurumlarından maaş alan kadrolu personelin söz konusu olduğu hatırlatılarak, aynı meslek ve görevle işçilikten memurluğa geçişin devlete ilave bir mali yük getirmeyeceği, aksine maaş, sigorta primi, kıdem tazminatı ve bazı yan ödemeler açısından personel maliyetini düşürebileceği belirtiliyor. Daha önce Devlet Personel Başkanlığı tarafından yapılan bir çalışmada da bu geçişin bütçeye ek yük oluşturmadığının tespit edildiği ifade ediliyor.
Talebin yalnızca üniversite mezunu işçileri kapsadığı, işçi çalıştırma zorunluluğu bulunan alanlarda görev yapan ortaöğretim ve lise mezunu işçileri hedef almadığı da özellikle vurgulanıyor. Bu yönüyle talebin sınırlı ve net bir çerçeveye sahip olduğu belirtiliyor.
Konuya ilişkin olarak 2015 yılında imzalanan 3. Dönem Toplu İş Sözleşmesi’nin 36/1 maddesinde yer alan düzenlemenin bugüne kadar hayata geçirilmemesi ise önemli bir eksiklik olarak gösteriliyor. Ayrıca 2013 yılında kabul edilen 6495 sayılı Kanun ile belirli kamu kurumlarında çalışan sözleşmeli personele kadro verilmesinin, benzer bir geçiş için emsal teşkil edebileceği ifade ediliyor.
Kamuda Çalışan Üniversiteli İşçiler Platformu, yıllardır süren mağduriyetin giderilmesi adına kamu kurum ve kuruluşlarında üniversite mezunu daimi işçi olarak görev yapan personelin, memur kadrolarına geçirilmesi için gerekli yasal ve idari düzenlemelerin bir an önce yapılmasını talep ediyor.