Bu durum yalnızca psikolojik bir his değil, beynin stres ve motivasyon sistemlerinin birlikte çalışmasının bir sonucudur (Guyton & Hall, 2021).
Sınav yaklaştığında beyin bunu önemli bir olay olarak algılar. Bu algı, hipotalamus-hipofiz-adrenal (HHA) aksını aktive eder ve stres hormonlarının salgılanmasına neden olur. Özellikle kortizol ve adrenalin, kısa süreli olarak dikkati ve uyanıklığı artırabilir. Bu yüzden son günlerde birçok öğrenci kendisini daha odaklı ve zihinsel olarak daha “uyanık” hisseder (McEwen, 2007).
Beynin bu durumdaki en önemli oyuncularından biri prefrontal kortekstir. Prefrontal korteks planlama, dikkat kontrolü ve karar verme gibi yüksek bilişsel işlevlerden sorumludur. Deadline yaklaştığında beyin gereksiz uyaranları daha fazla bastırır ve tüm dikkatini tek bir hedefe yönlendirir: yaklaşan sınav (Arnsten, 2009).
Bu nedenle normalde dikkatimizi dağıtan birçok şey bir anda önemini kaybeder.
Bu süreçte dopamin sistemi de önemli rol oynar. Hedefin yakın olduğunu hissetmek dopamin salınımını artırabilir ve bu durum motivasyonu güçlendirir. Dopamin aynı zamanda öğrenme ve ödül mekanizmalarıyla yakından ilişkilidir. Bu yüzden bazı öğrenciler sınava kısa süre kala beklenmedik bir çalışma enerjisi hissedebilir (Schultz, 2015).
Psikolojide bu durumu açıklayan klasik bir ilke de vardır: Yerkes–Dodson Yasası. Bu yasaya göre performans ile stres arasında ters U şeklinde bir ilişki bulunur.
-
Çok düşük stres motivasyonu azaltır
-
Orta düzey stres performansı artırır
-
Çok yüksek stres ise performansı düşürür
Sınava bir gün kala oluşan stres çoğu zaman bu optimal seviyeye yaklaşır ve performansı geçici olarak yükseltebilir (Yerkes & Dodson, 1908).
Ayrıca zamanın sınırlı olduğunu fark etmek öğrenme stratejimizi de değiştirir. Artık her detayı anlamaya çalışmak yerine, beyin önemli bilgileri seçmeye başlar. Bu durum bilişsel filtreleme olarak adlandırılır ve dikkat kaynaklarının daha verimli kullanılmasını sağlar (Kandel et al., 2021).
Böylece öğrenme süreci hızlanmış gibi hissedilebilir.
Ancak bu durumun bir sınırı vardır. Stres çok yükseldiğinde veya uzun süre devam ettiğinde kortizol prefrontal korteksin işlevlerini olumsuz etkileyebilir. Bu durumda hafıza, dikkat ve karar verme süreçleri zayıflayabilir (Arnsten, 2009).
Bu nedenle son gece çalışması bazen işe yarasa da, uzun vadeli öğrenme için en etkili yöntem değildir.
Sonuç olarak sınava bir gün kala beynin “full çalışıyor” gibi hissettirmesi aslında beynin hayatta kalma ve hedefe ulaşma mekanizmalarının devreye girmesidir. Beyin mucizevi şekilde değişmez; sadece önemli gördüğü anda tüm kaynaklarını aynı hedefe yönlendirir.
Belki de asıl soru şudur:
Eğer beyin bunu son gün yapabiliyorsa, doğru koşullar sağlandığında neden daha erken yapamasın?