Safiye Hüseyin Elbi: Hemşireliğin Geçmişinden Geleceğine Uzanan Güçlü Bir Miras

“Bakımımızla iyileşen, gözleri parlayan hastaları görmek dünyalara bedeldi.”

Safiye Hüseyin Elbi’nin hemşireliğe ilişkin bu sözleri, bakımın özündeki insanı ve hemşirenin bireyin yaşamındaki doğrudan etkisini yalın bir biçimde ortaya koymaktadır. Bununla birlikte Safiye Hüseyin Elbi’nin yaşamını yalnızca şefkat, özveri ve fedakârlık kavramlarıyla açıklamak, onun Türk hemşirelik tarihindeki yerini eksik değerlendirmek anlamına gelir. Elbi’nin yaşamı; hemşireliğin bakım veren bir uğraştan eğitim, liderlik, örgütlenme ve kamusal etki alanı bulunan profesyonel bir mesleğe doğru ilerleyişinin önemli örneklerinden biridir. Nitekim hemşirelik tarihi üzerine yapılan çalışmalarda, Elbi’nin uzun yıllar daha çok yaşam öyküsü ve anıları üzerinden ele alındığı, mesleki katkılarının ve hemşireliğin gelişimindeki rolünün yeterince görünür olmadığı belirtilmektedir.

Bu nedenle Safiye Hüseyin Elbi’yi her zaman hatırda tutmak, yalnızca geçmişte yaşamış öncü bir hemşireyi anmak değildir. Onun mesleki yaşamını anlamak; hemşireliğin tarihsel dönüşümünü, bugün ulaştığı profesyonel gücü ve gelecekte üstlenebileceği rolleri değerlendirmek açısından da önem taşımaktadır. Günümüz hemşirelik yaklaşımında hemşirelerin bilgiye, kaynaklara, desteğe ve liderlik fırsatlarına erişimi yalnızca mesleki gelişimin bir unsuru olarak değil; güvenli ve nitelikli sağlık hizmetlerinin temel bileşenlerinden biri olarak ele alınmaktadır. Hemşirelerin güçlendirilmesinin hasta güvenliği, bakım kalitesi ve yaşamın korunması ile doğrudan ilişkili olduğu vurgulanmaktadır.

Hemşireliğin profesyonelleşme sürecinde tarihsel bir dönüm noktası

Hemşirelik, insan gereksinimlerinden doğmuş ve kökleri insanlık tarihi kadar eskiye uzanan bir bakım pratiğine dayanmaktadır. Ancak hemşireliğin profesyonel bir meslek olarak kabul görmesi uzun bir tarihsel dönüşüm sonucunda gerçekleşmiştir. Türkiye’de de hemşirelik hizmetlerine duyulan gereksinim özellikle savaş yıllarında daha görünür hâle gelmiş; Trablusgarp, Balkan ve Birinci Dünya Savaşları döneminde sağlık hizmetlerindeki yetersizlikler nedeniyle eğitimli bakım personeline duyulan ihtiyaç artmıştır. Bu süreçte Hilal-i Ahmer Cemiyeti bünyesinde hemşirelik kursları açılmış ve eğitim alan hemşireler savaş dönemlerinde önemli görevler üstlenmiştir.

Geç Osmanlı dönemindeki toplumsal dönüşüm, kadınların eğitim ve kamusal yaşamda giderek daha görünür hâle gelmesine zemin hazırlarken, savaş dönemleri kadınların hemşirelik hizmetlerindeki rolünü de belirginleştirmiştir. Balkan Savaşları sırasında kadınların gönüllü hemşire olarak yaralı askerlerin bakımına katılması, hemşireliğin kadınlar açısından kabul gören bir profesyonel alan hâline gelmesinde önemli bir aşama oluşturmuştur. Bu deneyimler, daha sonra Cumhuriyet döneminde modern hemşireliğin gelişeceği tarihsel zeminin oluşmasına katkı sağlamıştır.

Safiye Hüseyin Elbi tam da bu dönüşüm döneminin önemli isimlerinden biridir. Besim Ömer Paşa tarafından düzenlenen hemşirelik kurslarına katılan ilk gönüllüler arasında yer alan Elbi, Balkan Savaşları sırasında gönüllü hemşire olarak görev yapmış; Çanakkale Savaşları döneminde ise cephelerden getirilen yaralılara ilk müdahalelerin gerçekleştirildiği Reşid Paşa Vapuru’nda başhemşirelik görevini üstlenmiştir.

Elbi’nin savaş yıllarındaki deneyimini yansıtan “Ağır yaralı askerlerin susuz ölmemesine son derece dikkat ederdik.” ifadesi, bakımın yaşamsal niteliğini açık biçimde göstermektedir. Bu cümle, yalnızca dönemin güç koşullarında gösterilen fedakârlığı değil; hastanın gereksinimini fark etme, bakım önceliğini belirleme ve yaşamı tehdit eden bir riske karşı sorumluluk alma anlayışını da yansıtmaktadır.

Bugünün mesleki kavramlarıyla değerlendirildiğinde hemşirenin bilgi ve kaynaklara erişebilmesi, gereksinimleri doğru değerlendirebilmesi, zamanında müdahale edebilmesi ve hasta güvenliğini savunabilmesi profesyonel güçlenmenin önemli boyutları arasında yer almaktadır. Safiye Hüseyin Elbi’nin mesleki yaşamı da hemşirenin yetkinliğinin ve zamanında harekete geçebilmesinin insan yaşamı açısından ne kadar belirleyici olabileceğini gösteren tarihsel örneklerden biridir.

Bakımın ötesinde: Hemşirelik eğitimine yapılan yatırım

Safiye Hüseyin Elbi’nin Türk hemşirelik tarihi açısından önemini yalnızca savaş dönemindeki görevleriyle açıklamak mümkün değildir. Onu öncü kılan temel özelliklerden biri, hemşireliğin gelişimini yaşamı boyunca sürdürülen bir mesleki sorumluluk olarak görmesidir.

Elbi, hemşireliğin gelişimi, mesleki örgütlenme ve uluslararası ilişkilerin kurulması konusunda aktif görevler üstlenmiş; çeşitli uluslararası toplantılara katılmış ve Hilal-i Ahmer’i hemşirelikle ilgili platformlarda temsil etmiştir. Cenevre’de 1927 yılında düzenlenen Uluslararası Hemşirelik Konferansı’na Hilal-i Ahmer Hastabakıcı Mektebi adına katılması, mesleğin uluslararası düzeyde temsil edilmesi açısından dikkat çekici çalışmalarından biridir. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki kongre ziyareti sırasında hastaneleri incelemiş ve hemşirelerle mesleki temaslarda bulunmuştur.

Ancak Safiye Hüseyin Elbi’nin yaklaşımındaki esas güç, uluslararası deneyimi yalnızca bireysel bir gözlem düzeyinde bırakmamasıdır. Hilal-i Ahmer bünyesinde hemşirelik okulunun açılmasına karar verildiğinde okulun idari heyetinde görev almış ve farklı ülkelerde gözlemlediği eğitim uygulamalarının hemşirelik eğitimine aktarılması için çalışmıştır. Hemşirelik eğitiminde kullanılmak üzere projeksiyon cihazları ve eğitim materyallerinin getirilmesine öncülük edilmiş; hastalıklara ilişkin filmler aracılığıyla teorik eğitimin desteklenmesi ve bazı derslerin Fransızca ve İngilizce yürütülmesi gibi uygulamalarla eğitim sürecinin geliştirilmesine katkı sağlanmıştır.

Bu yönüyle Elbi’nin mesleki yaşamı önemli bir gerçeği ortaya koymaktadır: Hemşireliğin gelişimi yalnızca daha fazla bakım hizmeti sunmakla değil, daha iyi eğitim almış hemşirelerin yetiştirilmesiyle mümkündür.

Günümüzde de hemşirelerin güçlendirilmesinde eğitime yatırım merkezi bir konumda bulunmaktadır. Hemşirelik eğitiminin klinik becerilerin yanı sıra eleştirel düşünme, profesyonel güven ve karar verme kapasitesinin geliştirilmesinde önemli olduğu; liderlik kapasitesinin güçlendirilmesinin ise nitelikli bakımın sürdürülebilirliği açısından temel bir gereklilik oluşturduğu belirtilmektedir.

Safiye Hüseyin Elbi, yalnızca hastaya sunulan bakımın niteliğiyle ilgilenmemiş; aynı zamanda hemşirelerin nasıl yetiştirilmesi gerektiği, hangi bilgi ve kaynaklara erişim sağlamalarının önem taşıdığı ve mesleki gelişimlerinin nasıl desteklenebileceği üzerinde de yoğunlaşmıştır. Bu bütüncül yaklaşım, onun hemşirelik mesleğinin geleceğine yönelik ileri görüşlü vizyonunun en güçlü göstergelerinden biridir.

Hemşirelik bilgisini karar alanlarına taşımak

Hemşireliğin etki alanı tarihsel süreç içerisinde hastane ve bakım ortamlarının ötesine genişlemiştir. Günümüzde hemşirelerin sağlık politikalarının oluşturulmasında, sağlık hizmetlerinin planlanmasında ve toplumsal sağlık gereksinimlerinin görünür hâle getirilmesinde daha güçlü biçimde yer alması gerektiği vurgulanmaktadır. Uluslararası hemşirelik yaklaşımı da hemşirelerin yerel, ulusal ve uluslararası düzeyde karar süreçlerine katılımını mesleğin dönüştürücü gücünün temel unsurlarından biri olarak değerlendirmektedir.

Safiye Hüseyin Elbi’nin yaşamı, hemşirelik deneyiminin kamusal karar alanlarına taşınmasının erken örneklerinden birini sunmaktadır.

Elbi, 1930 yılında Kadıköy’ü temsilen İstanbul Belediye Meclisi üyeliğine seçilmiş ve sağlık ile eğitim alanındaki çalışmalarda aktif görev üstlenmiştir. Belediye meclisindeki faaliyetleri kapsamında modern bir doğumevinin kurulmasını önermiş, ayrıca ulaşım ve çevre sorunlarına ilişkin konuların ele alınmasında etkin bir rol oynamıştır. Mesleki yaşamı boyunca edindiği sağlık ve sosyal hizmet deneyimini kamusal sorumluluk alanlarına taşıyarak toplumsal yarar doğrultusunda kullanmıştır.

Bu yönüyle, Safiye Hüseyin Elbi’nin Reşid Paşa Vapuru’ndaki başhemşirelik görevi ile İstanbul Belediye Meclisi’ndeki çalışmaları birbirinden bağımsız yaşam dönemleri olarak değerlendirilmemelidir. Aksine, bu iki görev, toplum sağlığını önceleyen, hizmet odaklı ve öncü bir mesleki anlayışın farklı alanlardaki yansımalarını temsil etmektedir. Elbi, önce bakım gereksinimi olan bireyin ihtiyaçlarını görmüş, ardından hemşirelerin eğitim gereksinimlerini değerlendirmiş, daha sonra ise toplumun sağlık ve sosyal gereksinimlerinin tartışıldığı karar mekanizmalarında yer almıştır. Bu gelişim süreci, hemşirelik bilgi ve deneyiminin yalnızca hasta bakımına değil, eğitim, sağlık politikaları ve toplumsal karar alma süreçlerine de yön verebilecek bir etki alanına sahip olduğunu göstermektedir. Safiye Hüseyin Elbi’nin yaşamı, hemşireliğin bireyden topluma uzanan dönüştürücü gücünün ve mesleki liderliğin erken dönem örneklerinden biri olarak değerlendirilebilir.

Güçlü hemşirelik, yalnızca bireysel fedakârlıkla kurulamaz

Hemşirelik tarihindeki öncü isimleri anlatırken sıklıkla özveri, fedakârlık ve kahramanlık kavramları ön plana çıkmaktadır. Safiye Hüseyin Elbi’nin yaşamında da olağanüstü koşullarda gerçekleştirilen önemli hizmetler bulunmaktadır. Bununla birlikte onun mirasını yalnızca fedakâr hemşirelik anlatısı üzerinden değerlendirmek, günümüz hemşireliği açısından sınırlı bir yaklaşım olacaktır. Çünkü güçlü bir hemşirelik sistemi, hemşirelerden sürekli olarak zor koşullarda kişisel fedakârlık göstermelerini beklemek üzerine inşa edilemez.

Güncel hemşirelik literatüründe güçlendirme; hemşirelerin bilgiye, kaynaklara, desteğe ve mesleki gelişim fırsatlarına ulaşabilmesi, profesyonel kapasitelerini kullanabilecekleri çalışma ortamlarının oluşturulması ve liderlik rollerinin desteklenmesiyle ilişkilendirilmektedir. Hemşirelerin güçlendirilmesinin artık yalnızca mesleki bir tartışma konusu olmadığı; hasta güvenliği, bakım kalitesi ve yaşamın korunması açısından temel bir gereklilik olduğu vurgulanmaktadır.

Benzer biçimde hemşirelik iş gücünün yalnızca sağlık sistemleri için bir maliyet unsuru olarak görülmemesi, hemşirelere yapılacak yatırımın sağlık hizmetlerinin geleceğine yönelik stratejik bir yatırım olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmektedir. Eğitim, istihdam, liderlik ve hizmet sunumuna yapılan yatırımların hemşirelerin mesleki potansiyellerini kullanabilmeleri ve sağlık sistemlerine daha güçlü katkı sunabilmeleri açısından kritik olduğu ifade edilmektedir.

Bu açıdan Safiye Hüseyin Elbi’nin yaşamından çıkarılabilecek mesaj, hemşirelerden daha fazla fedakârlık beklemek değildir.

Asıl soru şudur:

Bilgiye, eğitime, uluslararası deneyime, liderlik fırsatlarına ve karar süreçlerine erişen bir hemşire neleri değiştirebilir?

Safiye Hüseyin Elbi’nin yaşamı bu soruya güçlü bir tarihsel yanıt sunmaktadır.

· Bir hemşire, hastanın yaşamında doğrudan fark yaratabilir.

· Hemşirelik eğitiminin gelişmesine katkı sağlayabilir.

· Mesleğini uluslararası platformlarda temsil edebilir.

· Mesleki yapıların kurumsallaşmasında sorumluluk üstlenebilir.

· Ve sağlık alanındaki bilgi ve deneyimini toplumun karar mekanizmalarına taşıyabilir.

Geçmişten geleceğe uzanan bir hemşirelik mirası

Bir mesleğin bugün bulunduğu noktayı anlamak ve geleceğine yön vermek için tarihsel gelişimini bilmek önemlidir. Hemşirelik tarihi de yalnızca geçmişte yaşanan olayların kronolojik olarak aktarılmasından ibaret değildir. Mesleğin hangi gereksinimlerden doğduğunu, hangi güçlüklerle karşılaştığını ve hangi öncülerin katkılarıyla geliştiğini bilmek profesyonel kimliğin güçlenmesine katkı sağlamaktadır.

Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte savaş deneyimleri, Hilal-i Ahmer’in kurumsal girişimleri ve hemşirelik alanındaki öncü isimlerin çalışmaları, Türkiye’de modern hemşireliğin gelişmesinde önemli rol oynamıştır. Cumhuriyet dönemi ise hemşirelerin yetki ve sorumluluklarının gelişmesi ve mesleğin bağımsız rollerinin güçlenmesi açısından önemli bir dönüşüm dönemi olmuştur.

Safiye Hüseyin Elbi bu tarihsel dönüşümün merkezinde yer alan isimlerden biridir.

Bugün dünya hemşireliğinde hemşirelerin toplumu ve sağlık sistemlerini değiştirme gücü, profesyonel liderlik kapasitesi ve güçlendirilmiş hemşirelerin yaşamı korumadaki rolü giderek daha güçlü biçimde vurgulanmaktadır. Safiye Hüseyin Elbi’nin yaşamı ise bu güncel yaklaşımın Türkiye hemşirelik tarihindeki güçlü karşılıklarından biri olarak değerlendirilebilir.

Reşid Paşa Vapuru’nda ağır yaralıların bakımını üstlenen bir hemşirenin, ilerleyen yıllarda hemşirelik eğitiminin geliştirilmesi için çalışması, mesleğini uluslararası platformlarda temsil etmesi ve sağlıkla ilgili bilgi ve deneyimini kamusal karar alanlarına taşıması tesadüf değildir. Bu yaşam öyküsü, hemşireliğin kendi tarihsel gelişimini de yansıtmaktadır.

Bakım veren hemşireden eğitimli profesyonele, profesyonel hemşireden lider hemşireye ve sağlık hizmetlerinin geleceğinde söz sahibi olan bir meslek üyesine uzanan dönüşüm…

Safiye Hüseyin Elbi, hemşireye bilgi, eğitim, sorumluluk ve temsil alanı sağlandığında mesleğin ne kadar geniş bir etki yaratabileceğini gösteren tarihsel bir mirastır.

Bugünün ve geleceğin hemşireliği açısından sorumluluğumuz ise bu tür güçlü hemşirelerin ortaya çıkmasını bireysel bir istisna ya da tarihsel bir kahramanlık öyküsü olmaktan çıkarmaktır. Çünkü hemşirelerin güçlenmesi yalnızca mesleğin geleceğini değil, bakımın niteliğini, sağlık sistemlerinin gücünü ve insan yaşamını doğrudan ilgilendirmektedir.

Kaynaklar

Berber Babalık, B. (2025). Türk hemşireliğinin hilalleşen ismi: Safiye Hüseyin Elbi. Anasay, 31, 275–279.

Berber Babalık, B. (2026). Türkiye'de hemşireliğin gelişimine önemli bir katkı: Safiye Hüseyin Elbi'nin faaliyetleri (1882–1964). Nobel Medicus, 22(1), 73–78.

Catton, H. (2022). International Nurses Day: Nurses can change the world, given the investment and support they deserve. International Nursing Review, 69, 261–264.

Dalaman, Z. B. (2025). Osmanlı'dan Cumhuriyet'e geçiş sürecinde bir modernleşme aktörü: Safiye Hüseyin Elbi'nin siyasi kariyeri ve kadın hakları mücadelesine katkıları (1930–1946). Belgi Dergisi, 30, 51–74.

Fokeladeh, H. S., Montayre, J., & Stewart, D. (2024). International Council of Nurses 2025 Congress: Nursing power to change the world. International Nursing Review, 71, 681–683.

Mekonnen, A. A. (2026). Empowering nurses saves lives: Linking professional strength to patient survival. Nursing & Health Sciences, 28, e70345.

Okten, S., & Öztekin, S. D. (2024). Cumhuriyet ve hemşireliğin tarihsel gelişimi. Beykent Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 17(Özel Sayı), 45–52.

Segev, R. (2024). The late Ottoman era and its legacy for nursing in Turkey. Turkish Studies, 25(2), 352–365.

Yılmaz Gören, Ş., & Yalım, N. Y. (2016). Hemşirelik tarihinde bir öncü “Safiye Hüseyin Elbi”. Lokman Hekim Dergisi, 6(2), 38–45.