<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Tıbbiye Bülteni | Sağlık Haberleri</title>
    <link>https://www.tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni, sağlık ve tıp alanındaki güncel gelişmeleri bilimsel doğruluk temelinde okuyucularına ulaştıran bağımsız sağlık haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.tibbiyebulteni.com/rss" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 22 Jul 2026 14:01:37 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/rss"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Trabzonspor’da Denis Drăguș için ayrılık masası: FCSB ihtimali güçlendi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-denis-dragus-icin-ayrilik-masasi-fcsb-ihtimali-guclendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-denis-dragus-icin-ayrilik-masasi-fcsb-ihtimali-guclendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzonspor’un yeni sezon kadro planlamasında düşünmediği Denis Drăguș ile yollarını ayırmak için görüşmeler yürüttüğü belirtildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rumen futbolcunun ülkesine dönme ihtimali güçlenirken FCSB’nin ilgisi ve sözleşme feshi için talep ettiği öne sürülen ücret sürecin önündeki başlıca konular oldu.</p>

<p>Trabzonspor’da yeni sezon öncesi ayrılık çalışmaları devam ederken Denis Drăguș dosyası yeniden hareketlendi. Bordo-mavili kulübün, Rumen hücum oyuncusuyla yollarını ayırmak için görüşmelerini sürdürdüğü ve gelecek sezon planlamasında futbolcuya yer vermediği belirtildi.</p>

<p>Trabzonspor Başkan Yardımcısı Zeyyat Kafkas’ın Denis Drăguș ve John Lundstram için görüşmelerin devam ettiğini açıklaması, ayrılık ihtimalini güçlendirdi. Drăguș’un kariyerine Romanya’da devam etme ihtimali öne çıkarken FCSB’nin oyuncuya yönelik ilgisini koruduğu aktarılıyor.</p>

<p>FCSB, Denis Drăguș’u bekliyor</p>

<p>FCSB Başkanı Gigi Becali, Denis Drăguș transferine yönelik ilgilerinin sürdüğünü belirterek Rumen oyuncuyu beklediklerini açıkladı. FCSB’nin transfer için Trabzonspor ile oyuncu arasındaki sözleşme sorununun çözülmesini beklediği ifade ediliyor.</p>

<p>Drăguș’un Romanya’ya dönmeye sıcak baktığı öne sürülürken Türkiye’den ve farklı ülkelerden kulüplerin de oyuncunun durumunu takip ettiği belirtiliyor. Ancak Trabzonspor’a ulaşmış ve kabul edilmiş resmî bir teklif bulunduğuna ilişkin açıklama yapılmadı.</p>

<p>Ayrılıkta 3 milyon avroluk düğüm</p>

<p>Romanya basınında yer alan iddiaya göre Denis Drăguș, Trabzonspor ile kalan iki yıllık sözleşmesinden doğacak yaklaşık 3 milyon avroluk ücretin tamamını alarak serbest kalmak istiyor.</p>

<p>Trabzonspor yönetiminin ise oyuncunun kalan ücretinin tamamını ödemeye ve bonservis bedeli almadan ayrılmasına sıcak bakmadığı öne sürüldü. Bordo-mavililerin önceliğinin Drăguș’u bonservisiyle göndermek olduğu, bu seçeneğin gerçekleşmemesi hâlinde karşılıklı fesih koşullarının görüşülebileceği ifade ediliyor.</p>

<p>Fatih Tekke’nin planlarında yer almıyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Denis Drăguș’un fiziksel durumunu koruyabilmesi için Trabzonspor’un sezon öncesi çalışmalarında yer aldığı, ancak teknik direktör Fatih Tekke’nin yeni sezon planlamasında düşünülmediği aktarılıyor. Kulüp yönetiminin yabancı kontenjanında yer açmak ve maaş bütçesini rahatlatmak amacıyla ayrılık sürecini kısa sürede sonuçlandırmayı hedeflediği belirtiliyor.</p>

<p>Bordo-mavili kulübün oyuncuyu bonservisiyle veya uygun şartlarda kiralık olarak göndermeyi değerlendirdiği daha önce de gündeme gelmişti. Süper Lig’den ve yurt dışından bazı takımların Drăguș’un durumunu araştırdığı öne sürülmesine rağmen henüz sonuçlanmış bir transfer bulunmuyor.</p>

<p>Denis Drăguș’un Trabzonspor sözleşmesi sürüyor</p>

<p>Trabzonspor’a 2024 yılında transfer olan Denis Drăguș’un bordo-mavili kulüple iki yıl daha sözleşmesi bulunuyor. Rumen futbolcu geçen sezonun ilk bölümünü Eyüpspor’da, ikinci bölümünü ise Gaziantep FK’de kiralık olarak geçirdi. Trabzonspor, oyuncunun Gaziantep FK’ye geçici transferini Ocak 2026’da resmen açıklamıştı.</p>

<p>Santrforun yanı sıra sol kanatta da görev yapabilen Drăguș, Trabzonspor’daki ilk sezonunda beklenen düzenli skor katkısını sağlayamadı. Kiralık dönemlerinin ardından takıma dönen oyuncunun geleceği, yönetim ile temsilcisi arasındaki görüşmelere bağlı olacak.</p>

<p>Denis Drăguș Trabzonspor’dan ayrılacak mı?</p>

<p>Trabzonspor’un Denis Drăguș ile yollarını ayırmak istediği kulüp yöneticisinin açıklamasıyla doğrulanırken, ayrılığın hangi yöntemle gerçekleşeceği henüz netleşmedi.</p>

<p>FCSB’nin ilgisi devam etse de bonservis bedeli, oyuncunun kalan ücretleri ve sözleşme feshi şartları konusunda uzlaşma sağlanması gerekiyor. Tarafların anlaşması hâlinde Rumen futbolcunun ülkesine dönme ihtimalinin güç kazanacağı belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-denis-dragus-icin-ayrilik-masasi-fcsb-ihtimali-guclendi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 10:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5663.jpeg" type="image/jpeg" length="24234"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trabzonspor’da John Lundstram kararı: Avusturya kampı dışında]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-john-lundstram-karari-avusturya-kampi-disinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-john-lundstram-karari-avusturya-kampi-disinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzonspor’da yeni sezon kadro planlamasında düşünülmeyen John Lundstram’ın Avusturya kampına götürülmesinin beklenmediği öne sürüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bordo-mavili yönetimin İngiliz orta saha oyuncusuyla yollarını ayırmak için çözüm aradığı belirtiliyor.</p>

<p>Trabzonspor’da 23 Temmuz’da başlayacak Avusturya kampı öncesinde kadro şekillenmeye başladı. Teknik direktör Fatih Tekke’nin yeni sezon planlamasında yer vermediği belirtilen John Lundstram’ın ikinci etap kamp kadrosuna alınmasının beklenmediği ileri sürüldü.</p>

<p>İngiliz orta saha oyuncusu Trabzon’daki sezon öncesi çalışmalarında yer alsa da teknik heyetin kararında değişiklik olmadığı aktarılıyor. Bordo-mavililerin oyuncunun ayrılığı için transfer ve sözleşme feshi seçeneklerini değerlendirdiği belirtiliyor.</p>

<p>Lundstram için henüz resmî teklif yok</p>

<p>Trabzonspor’un John Lundstram’a kulüp bulması konusunda kolaylık sağlamaya hazır olduğu, ancak bordo-mavili yönetime ulaşan resmî bir teklif bulunmadığı öne sürüldü. İngiliz futbolcunun özellikle İskoçya ve İngiltere’den bazı takımlarla temas kurduğu yönünde kulisler bulunuyor.</p>

<p>Transfer seçeneğinin sonuç vermemesi durumunda tarafların karşılıklı sözleşme feshi için masaya oturabileceği ifade ediliyor. Fesih şartları konusunda anlaşma sağlandığına ilişkin ise henüz doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor.</p>

<p>Hull City’den Trabzonspor’a döndü</p>

<p>John Lundstram, geçen sezon Trabzonspor’dan Hull City’ye kiralanmıştı. İngiliz orta saha oyuncusu, kiralık sözleşmesinin tamamlanmasının ardından bordo-mavili takıma geri döndü. Trabzonspor’un resmî açıklamasında kiralama anlaşmasının yalnızca 2025-2026 sezonunu kapsadığı belirtilmişti.</p>

<p>Hull City’de düzenli süre alan Lundstram’ın Trabzonspor’daki geleceği ise teknik heyetin yeni sezon planlaması doğrultusunda belirsizliğini koruyor.</p>

<p>Yabancı kontenjanı ayrılığı hızlandırabilir</p>

<p>Trabzonspor’un yeni yabancı transferlerine kadroda yer açabilmesi için bazı oyuncularla yollarını ayırması gerekiyor. Lundstram’ın yanı sıra Denis Drăguș ve Mathias Løvik gibi isimlerin de ayrılık listesinde bulunduğu iddia ediliyor.</p>

<p>Bordo-mavili yönetimin hem yabancı kontenjanında yer açmak hem de maaş bütçesini rahatlatmak amacıyla Lundstram dosyasını kısa sürede sonuçlandırmak istediği belirtiliyor.</p>

<p>John Lundstram Trabzonspor’dan ayrılacak mı?</p>

<p>Lundstram’ın Avusturya kampına götürülmeyeceği yönündeki bilgiler, ayrılık ihtimalini güçlendirse de Trabzonspor’dan henüz resmî bir açıklama yapılmadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İngiliz futbolcuya yeni bir kulüp bulunması veya tarafların sözleşme feshi şartlarında anlaşması hâlinde ayrılığın kısa süre içerisinde netleşebileceği ifade ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-john-lundstram-karari-avusturya-kampi-disinda</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 10:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5663.jpeg" type="image/jpeg" length="17179"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Loïs Diony için Mardin iddiası gerçeği yansıtmadı: Omonia’ya imza attı]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/lois-diony-icin-mardin-iddiasi-gercegi-yansitmadi-omoniaya-imza-atti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/lois-diony-icin-mardin-iddiasi-gercegi-yansitmadi-omoniaya-imza-atti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa FK’dan ayrılan Loïs Diony’nin Mardin 1969 Spor ile anlaşmaya vardığı öne sürüldü. Ancak Fransız santrforun bu iddiadan önce Kıbrıs temsilcisi Omonia’ya resmen transfer olduğu belirlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trendyol 1. Lig’in yeni ekiplerinden Mardin 1969 Spor ile ilişkilendirilen Loïs Diony’nin güncel kulüp durumu netleşti. Bazı yayınlarda Fransız golcünün Mardin temsilcisiyle anlaşmaya vardığı ileri sürülse de oyuncunun daha önce Omonia’ya imza attığı ortaya çıktı.</p>

<p>Omonia, Loïs Diony transferini 17 Temmuz 2026 tarihinde resmî kanallarından duyurdu. Kulüp ayrıca Fransız santrforun ilk açıklamalarını ve yeni takımına katılışına ilişkin görüntüleri de yayımladı.</p>

<p>Mardin 1969 Spor iddiası daha sonra yayımlandı</p>

<p>Loïs Diony’nin Mardin 1969 Spor ile anlaşmaya vardığı yönündeki haber 21 Temmuz 2026 tarihinde yayımlandı. Haberde, Manisa FK ile sözleşmesi sona eren futbolcunun Mardin ekibine gideceği iddia edildi. Ancak bu tarihte Diony’nin Omonia transferi dört gün önce resmiyet kazanmıştı.</p>

<p>Bu nedenle Mardin 1969 Spor bağlantısının eski bir görüşme, sonuçlanmamış temas veya güncelliğini yitirmiş bir transfer kulisine dayanmış olabileceği değerlendiriliyor.</p>

<p>Loïs Diony geçen sezon 22 gol attı</p>

<p>Fransız santrfor, geçen sezon Manisa FK formasıyla 38 karşılaşmada 22 kez ağları havalandırarak takımının en skorer oyuncusu oldu. Sözleşmesinin sona ermesinin ardından bonservisini eline alan Diony, kariyerine Omonia’da devam etme kararı aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tecrübeli futbolcu daha önce Nantes, Dijon, Saint-Étienne, Bristol City, Angers, Kızılyıldız ve Bandırmaspor formaları da giydi.</p>

<p>Mardin 1969 Spor yeni forvet arayışını sürdürüyor</p>

<p>Loïs Diony transferinin mümkün görünmemesi, Mardin 1969 Spor’un santrfor arayışında başka isimlere yönelmesini gerektiriyor. Kulübün yeni sezon öncesinde hücum hattına takviye yapmak istediği belirtilirken gündeme gelecek alternatif futbolcular merak ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/lois-diony-icin-mardin-iddiasi-gercegi-yansitmadi-omoniaya-imza-atti</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 07:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5581.jpeg" type="image/jpeg" length="52366"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Son Dakika: Rubio’dan İran’a Diplomasi Mesajı]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/son-dakika-rubiodan-irana-diplomasi-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/son-dakika-rubiodan-irana-diplomasi-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Washington’un İran krizinin diplomatik yollarla çözülmesi için müzakereye hazır olduğunu ancak Tahran yönetiminin görüşmelere ciddi yaklaşmadığını savundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rubio, İran’ın tutumunu değiştirmemesi durumunda ABD’nin kendi çıkarlarını ve müttefiklerini korumak için gerekli adımları atacağını söyledi.</p>

<p>ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran ile devam eden gerilime ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Güneydoğu Asya ülkelerinin dışişleri bakanlarını bir araya getiren toplantıda konuşan Rubio, diplomasi seçeneğinin hâlâ masada olduğunu belirtti.</p>

<p>Washington yönetiminin sorunların müzakere yoluyla çözülmesine açık olduğunu ifade eden Rubio, İran tarafının aynı kararlılığı göstermediğini ileri sürdü.</p>

<p>Son Dakika: “İran müzakerelerde ciddi değil”</p>

<p>Rubio, ABD’nin diplomatik çözüm arayışından vazgeçmediğini belirterek, mevcut aşamadaki temel sorunun İran’ın müzakerelere yeterince ciddi yaklaşmaması olduğunu söyledi.</p>

<p>Tahran yönetimine açık bir mesaj veren Rubio, İran’ın gerçek bir anlaşma için masaya gelmesi durumunda Washington’un da görüşmelere hazır olacağını bildirdi.</p>

<p>Rubio, “Eğer ciddilerse biz de ciddiyiz. Değillerse çıkarlarımızı ve müttefiklerimizin çıkarlarını korumak için gerekeni yaparız” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Son Dakika: Hürmüz Boğazı uyarısı</p>

<p>ABD Dışişleri Bakanı, açıklamasında Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelere de geniş yer ayırdı. İran’ın uluslararası deniz trafiği üzerinde tek taraflı kontrol kurmasına izin verilemeyeceğini savunan Rubio, böyle bir durumun dünyanın diğer bölgeleri açısından da tehlikeli bir örnek oluşturacağını belirtti.</p>

<p>Rubio, herhangi bir devletin uluslararası bir su yolundan geçen gemilerden ücret talep etmesinin veya taleplerini kabul etmeyen gemileri hedef almasının küresel ticaret düzenini tehdit edeceğini söyledi.</p>

<p>ABD’li Bakan, Hürmüz Boğazı’nda ortaya çıkabilecek böyle bir tablonun Güney Çin Denizi gibi egemenlik tartışmalarının yaşandığı bölgelerde de benzer girişimleri teşvik edebileceğini öne sürdü.</p>

<p>Son Dakika: Deniz ticaretinde gerilim büyüyor</p>

<p>Rubio’nun açıklamaları, Orta Doğu’daki çatışmaların deniz taşımacılığı üzerindeki baskıyı artırdığı bir dönemde geldi. İran’ın Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemilere yönelik tehditlerinin ardından Kızıldeniz, Suudi Arabistan’ın Asya’ya gerçekleştirdiği petrol sevkiyatı için daha önemli bir güzergâh haline gelmişti.</p>

<p>Ancak Yemen’deki İran destekli Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik deniz ablukası ilan etmesi, Kızıldeniz’deki güvenlik endişelerini de artırdı. Suudi ham petrolünü Asya pazarlarına taşıyan bazı tankerlerin tehditlerin ardından rotalarını değiştirdiği bildirildi.</p>

<p>Hürmüz Boğazı ile Kızıldeniz’de eş zamanlı yaşanan gerilim, küresel enerji sevkiyatında yeni aksamalara yol açılabileceği endişesini güçlendirdi.</p>

<p>Son Dakika: İran’a 10 günlük ateşkes önerisi</p>

<p>Askerî gerilim sürerken diplomatik girişimlerin de devam ettiği belirtildi. Üst düzey bir İranlı yetkili, arabulucuların Tahran yönetimine 10 günlük ateşkes önerisi sunduğunu açıkladı.</p>

<p>Önerinin, ABD ile İran arasında daha önce sağlanan geçici ateşkes düzenlemesini yeniden işler hale getirmeyi amaçladığı kaydedildi. Tarafların yeni ateşkes planı üzerinde anlaşmaya vardığına ilişkin henüz resmî bir açıklama yapılmadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İran İçişleri Bakanı Eskandar Momeni de arabuluculuk girişimlerini sürdüren Pakistan’ı ziyaret etti. Momeni’nin İslamabad yönetiminden diplomatik çalışmalarına devam etmesini istediği bildirildi.</p>

<p>Son Dakika: Diplomasi kapısı açık ancak belirsizlik sürüyor</p>

<p>Rubio’nun açıklamaları, ABD yönetiminin İran ile görüşme ihtimalini tamamen dışlamadığını ancak müzakerelerin başlamasını Tahran’ın atacağı adımlara bağladığını gösterdi.</p>

<p>Taraflar arasında Hürmüz Boğazı, bölgesel güvenlik, askerî faaliyetler ve deniz ticaretinin korunması gibi başlıklarda ciddi görüş ayrılıkları bulunuyor.</p>

<p>Ateşkes girişimleri diplomasi için yeni bir alan açarken, sahadaki askerî hareketlilik ve stratejik deniz yollarındaki gerilim anlaşma ihtimalinin önündeki en büyük engeller olarak değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/son-dakika-rubiodan-irana-diplomasi-mesaji</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 07:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6429.jpeg" type="image/jpeg" length="94492"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Asgari ücrette köklü değişim gündemde: Aynı maaş dönemi bitebilir]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/asgari-ucrette-koklu-degisim-gundemde-ayni-maas-donemi-bitebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/asgari-ucrette-koklu-degisim-gundemde-ayni-maas-donemi-bitebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye genelinde uygulanan tek asgari ücret sistemi yerine şehirlerin yaşam maliyetlerini ve sektörlerin ekonomik koşullarını dikkate alan yeni bir model tartışılıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bölgesel ve sektörel asgari ücret formülü hayata geçirilirse çalışanların maaşları görev yaptıkları şehir ve iş koluna göre değişebilecek.</p>

<p>Türkiye’de milyonlarca çalışanı doğrudan ilgilendiren asgari ücret sisteminde kapsamlı bir değişiklik gündeme geldi. Üzerinde çalışıldığı belirtilen modele göre ülke genelinde tek bir asgari ücret uygulanması yerine şehirlerin yaşam maliyetleri, sektörlerin ekonomik gücü ve iş gücü ihtiyacı dikkate alınabilecek.</p>

<p>Yeni sistemin hayata geçirilmesi durumunda İstanbul, Ankara ve İzmir gibi kira, ulaşım ve temel tüketim giderlerinin yüksek olduğu şehirlerde daha yüksek asgari ücret belirlenmesi gündeme gelebilecek. Yaşam maliyetinin daha düşük olduğu bölgelerde ise farklı ücret seviyeleri uygulanabilecek.</p>

<p>Bölgesel asgari ücret nedir?</p>

<p>Bölgesel asgari ücret, çalışanlara ödenecek en düşük maaşın Türkiye’nin tamamında aynı olması yerine şehir veya bölgelere göre belirlenmesini öngören bir model olarak tanımlanıyor.</p>

<p>Sistemin temelinde, aynı maaşı alan çalışanların farklı şehirlerde aynı satın alma gücüne sahip olmaması bulunuyor. Büyükşehirlerde kira ve ulaşım giderlerinin hızla yükselmesi, mevcut ücretin çalışanların temel ihtiyaçlarını karşılamasında şehirler arasında önemli farklar oluşturuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Olası düzenlemede şehirlerin tek tek değerlendirilmesi yerine benzer ekonomik özelliklere sahip illerin aynı ücret bölgesinde toplanması da seçenekler arasında yer alıyor.</p>

<p>Maaşlar sektöre göre de değişebilir</p>

<p>Yeni modelde yalnızca şehirlerin değil, çalışılan sektörün de dikkate alınması bekleniyor. Tarım, tekstil, turizm, madencilik, inşaat, sağlık, bilişim ve otomotiv gibi sektörler için farklı asgari ücret seviyeleri belirlenebilecek.</p>

<p>Nitelikli çalışan bulmakta zorlanan, ağır çalışma koşullarına sahip veya uzmanlık gerektiren sektörlerde daha yüksek ücret tabanı uygulanması değerlendirilebilecek.</p>

<p>Böylece sektörlerin iş gücü ihtiyacına göre ücretlerin farklılaştırılması ve çalışanların belirli alanlara yönlendirilmesi amaçlanabilecek.</p>

<p>Her şehirde farklı maaş mı ödenecek?</p>

<p>Bölgesel asgari ücret modelinin uygulanması, aynı işi yapan bütün çalışanların doğrudan farklı maaş alacağı anlamına gelmiyor. Asgari ücret, bir çalışana ödenebilecek en düşük tutarı ifade ediyor.</p>

<p>İşverenler çalışanların deneyimi, mesleği, sorumluluğu ve performansına göre belirlenen sınırın üzerinde maaş ödemeye devam edebilecek.</p>

<p>Yeni sistemde kira seviyeleri, tüketici fiyatları, işsizlik oranı, iş gücü açığı ve işletmelerin mali yapısı gibi göstergelerin dikkate alınabileceği belirtiliyor.</p>

<p>Saatlik ücret sistemi de gündemde</p>

<p>Çalışma hayatına ilişkin olası değişiklikler arasında saatlik ücret sisteminin daha yaygın hale getirilmesi de bulunuyor.</p>

<p>Uzaktan çalışma, kısmi süreli istihdam, dijital platform çalışanları ve esnek çalışma modellerinin yaygınlaşmasıyla birlikte ücretlerin çalışılan saat üzerinden hesaplanmasına yönelik yeni düzenlemeler yapılabileceği ifade ediliyor.</p>

<p>Saatlik ücret sisteminin özellikle yarı zamanlı çalışanlar, öğrenciler ve kısa süreli işlerde görev yapan kişiler açısından daha açık bir ücret hesabı oluşturabileceği değerlendiriliyor.</p>

<p>Yeni asgari ücret sistemi ne zaman uygulanacak?</p>

<p>Bölgesel ve sektörel asgari ücret modeline ilişkin henüz açıklanmış resmî bir uygulama tarihi bulunmuyor.</p>

<p>Yeni sistemin hayata geçirilebilmesi için hukuki altyapının hazırlanması, işçi ve işveren temsilcilerinin görüşlerinin alınması ve ücret belirleme yönteminin netleştirilmesi gerekiyor.</p>

<p>Bu nedenle tek asgari ücret sisteminin sona erdiği yönündeki ifadeler şu aşamada kesinlik taşımıyor. Ancak şehir ve sektöre göre değişen ücret modeli, önümüzdeki dönemin en önemli çalışma hayatı başlıklarından biri olmaya hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/asgari-ucrette-koklu-degisim-gundemde-ayni-maas-donemi-bitebilir</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 07:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9780.jpeg" type="image/jpeg" length="14379"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gebelikte Hareketli Yaşam Daha Az Komplikasyonla Bağlantılı]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/gebelikte-hareketli-yasam-daha-az-komplikasyonla-baglantili</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/gebelikte-hareketli-yasam-daha-az-komplikasyonla-baglantili" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[470 gebe üzerinde yapılan cihaz ölçümlü araştırma, günde yaklaşık 10 saat veya daha uzun süre oturanlarda olumsuz gebelik sonucu riskinin, yaklaşık 7 saat oturanlara göre iki kattan fazla olduğunu gösterdi. Daha fazla hafif hareket ile günlük 6 bin ila 8 bin 500 adım ise daha düşük riskle bağlantılı bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gebeliğin ilk 13 haftasında çalışmaya alınan 470 gönüllünün doğuma kadar izlendiği gözlemsel araştırmada, uzun süre oturmak ile gebelikte görülen bazı önemli komplikasyonlar arasında dikkat çekici bir ilişki belirlendi. Olumsuz gebelik sonuçları; gebeliğe bağlı hipertansif hastalıklar, gestasyonel diyabet, erken doğum ve gebelik haftasına göre küçük doğan bebeklerden oluşan birleşik bir ölçüt üzerinden değerlendirildi.[1]</p>

<p>Katılımcıların oturma, ayakta durma, hafif hareket ve günlük adım süreleri her trimesterde uyluğa takılan hareket ölçerlerle kaydedildi. Böylece yalnızca katılımcıların beyanına dayanmak yerine, günlük hareket örüntülerinin doğrudan cihazlarla izlenmesi sağlandı.[1]</p>

<p>Günde 10 Saatten Fazla Oturmak İki Kat Riskle İlişkili</p>

<p>Araştırmaya katılan gebeler gün içinde ortalama 10,1 saatini oturarak geçirdi. Ortalama hafif fiziksel aktivite süresi 4,6 saat, günlük adım sayısı ise 6 bin 783 olarak hesaplandı.[1]</p>

<p>Günde ortalama 7,3 saat oturan grupta olumsuz gebelik sonucu görülme olasılığı yüzde 19 olarak belirlendi. Bu oran, günlük oturma süresi ortalama 10,4 saate çıkan grupta yüzde 42,3’e, 11,8 saat oturan grupta ise yüzde 41,6’ya yükseldi.[1]</p>

<p>İstatistiksel değerlendirmede, günde 10 saatten fazla oturanların birleşik komplikasyon riski, yaklaşık 7 saat oturanlara göre 2,2 kat daha yüksek bulundu. Mutlak riskler arasındaki farkın yaklaşık 23 puana ulaşması, ilişkinin yalnızca göreceli oranlarla sınırlı kalmadığını gösterdi.[1]</p>

<p>Hafif Hareketle Risk Yüzde 40’tan Yüzde 21’e Geriledi</p>

<p>Hafif fiziksel aktivite; ayakta durma, ev içinde hareket etme, günlük işleri yapma veya rahat tempoda yürüme gibi düşük enerji gerektiren hareketleri kapsıyor. Araştırmada günde yaklaşık 3 saat hafif hareket edenlerde olumsuz gebelik sonucu olasılığı yüzde 40,3 olarak hesaplandı.[1]</p>

<p>Günlük hafif hareket süresi yaklaşık 7 saat olan grupta ise bu oran yüzde 21,1’e düştü. Göreceli risk hesabında en yüksek hafif hareket grubunun riski, en düşük hareket grubunun yaklaşık yarısı düzeyindeydi.[1]</p>

<p>Bu bulgu, gebelik döneminde yoğun egzersiz yapamayan kadınlar açısından günlük yaşam içindeki küçük hareketlerin de önemli olabileceğine işaret ediyor. Ancak araştırmada belirtilen 7 saatlik süre, 7 saat egzersiz yapılması gerektiği anlamına gelmiyor. Bu süre ayakta geçirilen zaman ile gün içine yayılan düşük yoğunluklu bütün hareketleri içeriyor.</p>

<p>Günlük 6 Bin İla 8 Bin 500 Adım Öne Çıktı</p>

<p>Günde yaklaşık 4 bin adım atan grupta olumsuz gebelik sonucu görülme olasılığı yüzde 47,7 olarak belirlendi. Ortalama 6 bin adım atanlarda bu oran yüzde 36,2’ye, yaklaşık 8 bin 500 adım atanlarda ise yüzde 32,2’ye geriledi.[1]</p>

<p>Düşük adım grubuyla karşılaştırıldığında, orta düzeyde adım atanlarda göreceli risk yüzde 24, yüksek adım grubunda ise yüzde 33 daha düşüktü.[1]</p>

<p>Yaklaşık 11 bin 863 adımlık en yüksek grupta tahmini risk daha düşük görünmesine rağmen sonuç istatistiksel anlamlılığa ulaşmadı. Bu nedenle bulgular, “ne kadar fazla adım, o kadar fazla yarar” şeklinde doğrusal bir sonuç ortaya koymadı.[1]</p>

<p>Araştırmada belirlenen adım sayıları henüz gebeler için kesin hedef veya klinik reçete niteliği taşımıyor. Sonuçlar, farklı günlük hareket örüntülerine sahip grupların karşılaştırılmasına dayanıyor.</p>

<p>Uzun ve Kesintisiz Oturma Süreleri Daha Belirleyici Olabilir</p>

<p>Ayrıntılı analizlerde ilişki özellikle 60 dakika veya daha uzun kesintisiz oturma dönemlerinde belirginleşti. Daha kısa oturma bölümleri ile birleşik gebelik sonuçları arasında aynı düzeyde istatistiksel ilişki görülmedi.[1]</p>

<p>Hafif aktivitenin ayakta yapılan bölümü de daha düşük riskle bağlantılı bulunurken, yalnızca yürümeye dayalı hafif aktivite bazı modellerde tek başına anlamlı bir sonuç vermedi.[1]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu sonuçlar, günün tamamını tek bir egzersiz seansıyla değerlendirmek yerine, uzun oturma sürelerinin kısa ayakta kalma veya hareket molalarıyla bölünmesinin araştırılması gerektiğini gösteriyor.</p>

<p>Her Üç Gebeden Birinde Olumsuz Sonuç Kaydedildi</p>

<p>Çalışmada 470 katılımcının 174’ünde, yani yüzde 37’sinde birleşik olumsuz gebelik sonuçlarından en az biri görüldü. En sık kaydedilen sorun, 86 katılımcıda belirlenen gebeliğe bağlı hipertansif hastalıklar oldu.[1]</p>

<p>Gestasyonel diyabet, erken doğum ve gebelik haftasına göre küçük bebek sayılarının ayrı ayrı değerlendirme yapmak için yetersiz kalması nedeniyle, araştırma bu komplikasyonların her biri hakkında kesin sonuç sunamadı.[1]</p>

<p>Bu nedenle daha az oturmanın bütün gebelik komplikasyonlarını aynı ölçüde etkilediği söylenemiyor. En belirgin ilişki, birleşik sonuç ölçütü ve gebelikte hipertansif hastalıklar üzerinden görüldü.</p>

<p>Bulgular Neden-Sonuç İlişkisini Kanıtlamıyor</p>

<p>Araştırma randomize kontrollü bir deney değil, gözlemsel bir kohort çalışmasıydı. Katılımcıların hareket düzeyleri değiştirilmedi; mevcut davranışları izlenerek gebelik sonuçlarıyla karşılaştırıldı.[1]</p>

<p>Bu nedenle uzun süre oturmanın komplikasyonlara doğrudan neden olduğu veya oturma süresini azaltmanın riski kesin olarak düşüreceği söylenemez. Gebelikte gelişen sağlık sorunlarının kadınların daha az hareket etmesine yol açmış olması da ihtimaller arasında bulunuyor.</p>

<p>Analizler gebelik öncesi vücut kitle indeksi, orta ve yüksek yoğunluklu fiziksel aktivite, yaş, doğum sayısı ve sosyoekonomik durum gibi değişkenler dikkate alınarak yapıldı. Buna rağmen beslenme, mevcut hastalıklar, iş koşulları ve genel sağlık durumu gibi ölçülemeyen başka etkenlerin sonuçları etkilemiş olması mümkün.[1]</p>

<p>Katılımcıların çoğunluğunun sağlıklı gönüllülerden oluşması ve etnik çeşitliliğin sınırlı kalması da sonuçların yüksek riskli gebeliklere veya farklı topluluklara doğrudan genellenmesini zorlaştırıyor.[1]</p>

<p>Günlük Hareket Egzersizden Ayrı Değerlendirilmeli</p>

<p>Güncel uluslararası kılavuzlarda, fiziksel aktivite açısından engeli bulunmayan gebelerin haftada en az 150 dakika orta yoğunluklu aerobik aktivite yapması, hareketsiz geçirilen süreyi sınırlaması ve gün boyunca düzenli hareket etmesi öneriliyor.[2][3]</p>

<p>Yeni bulgular, bu önerilerin yerine geçmiyor. Araştırma, planlı egzersizin dışında kalan saatlerin de gebelik sağlığı açısından önem taşıyabileceğini düşündürüyor. Masa başında çalışma, televizyon izleme veya uzun yolculuklar sırasında oturmayı kısa hareket aralarıyla bölmek, gelecekte yapılacak müdahale çalışmalarında değerlendirilebilecek yöntemler arasında yer alıyor.</p>

<p>Gebeliğin seyri, eşlik eden hastalıklar ve fiziksel aktiviteyi sınırlayan durumlar kişiden kişiye değişebiliyor. Özellikle yüksek riskli gebeliklerde hareket düzeyinin gebeliği izleyen sağlık ekibi tarafından kişisel koşullara göre değerlendirilmesi önem taşıyor.[3]</p>

<p>Araştırma, daha az oturma ve daha fazla hafif hareketin daha sağlıklı gebelik sonuçlarıyla bağlantılı olduğunu gösteriyor. Ancak bu ilişkinin gerçek bir koruyucu etkiye dönüşüp dönüşmediğinin anlaşılması için, oturma süresini azaltmayı doğrudan test eden daha geniş ve kontrollü çalışmalara ihtiyaç bulunuyor.</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] Barone Gibbs B, Kim J, Gallagher J, et al. Adverse Pregnancy Outcomes and Sedentary Behavior, Light-Intensity Physical Activity, and Daily Steps. JAMA. 2026;336(2):135-143. DOI: 10.1001/jama.2026.6986. (JAMA Network⁠)</p>

<p>[2] World Health Organization. WHO Guidelines on Physical Activity and Sedentary Behaviour. 2020. ISBN: 9789240015128. (Dünya Sağlık Örgütü⁠)</p>

<p>[3] American College of Obstetricians and Gynecologists. Physical Activity and Exercise During Pregnancy and the Postpartum Period. Committee Opinion No. 804. 2020. (ACOG⁠) </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/gebelikte-hareketli-yasam-daha-az-komplikasyonla-baglantili</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 06:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6426.jpeg" type="image/jpeg" length="80877"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Huzursuz Bacak Sendromunda Geceyi Rahatlatan 8 Yöntem]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/huzursuz-bacak-sendromunda-geceyi-rahatlatan-8-yontem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/huzursuz-bacak-sendromunda-geceyi-rahatlatan-8-yontem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sıcak veya soğuk uygulama, ılık duş, nazik masaj, germe ve kısa yürüyüş, huzursuz bacak sendromu belirtilerini bazı kişilerde geçici olarak hafifletebilir. Ancak sık tekrarlayan yakınmalarda demir düzeyi, kullanılan ilaçlar ve uyku bozuklukları gibi altta yatan etkenlerin değerlendirilmesi gerekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Huzursuz bacak sendromunda gece ortaya çıkan karıncalanma, çekilme hissi ve karşı konulması güç hareket etme isteği için evde uygulanabilecek sekiz yöntem öne çıktı. Yeni klinik değerlendirmede sıralanan bu uygulamalar bir tedavi protokolünden çok, belirtiler başladığında geçici rahatlama sağlamayı amaçlayan destekleyici adımlar olarak değerlendiriliyor. Bilimsel kanıtın gücü ise her yöntem için aynı değil.[1][4][5] (Cleveland Clinic⁠)</p>

<p>Huzursuz bacak sendromu, genellikle otururken veya yatarken başlayan, akşam ve gece saatlerinde belirginleşen nörolojik bir duyusal-hareket bozukluğu olarak tanımlanıyor. Kişi bacaklarında tarif edilmesi güç bir rahatsızlık hissediyor ve bacaklarını hareket ettirdiğinde geçici olarak rahatlıyor. Belirtilerin başka bir hastalık veya durumla açıklanamaması da tanının temel ölçütleri arasında bulunuyor.[2][6] (NINDS⁠)</p>

<p>Gece Belirtilerini Hafifletebilecek Sekiz Yöntem</p>

<p>1. Sıcak veya soğuk uygulama</p>

<p>Bacaklara sıcak su torbası, ısıtıcı ped ya da soğuk paket uygulanması, rahatsız edici duyulara karşı farklı bir duyusal uyarı oluşturarak belirtilerin daha az hissedilmesini sağlayabilir. Bazı kişiler sıcak uygulamadan, bazıları ise soğuktan daha fazla yarar görüyor.[1][6] (Cleveland Clinic⁠)</p>

<p>2. Ilık duş veya banyo</p>

<p>Uyku öncesinde alınan ılık duş ya da banyo, kasların gevşemesine ve bedenin uykuya hazırlanmasına yardımcı olabilir. Özellikle sıcak uygulamadan yarar gören kişilerde bacaklardaki huzursuzluk hissi daha az yoğun algılanabilir.[1][6] (Cleveland Clinic⁠)</p>

<p>3. Nazik bacak masajı</p>

<p>Baldır, uyluk ve ayaklara yapılan hafif masaj, kas gerginliğini azaltabilir ve rahatsız edici duyulara karşı geçici bir karşı uyarı oluşturabilir. Masajın sert ve ağrılı biçimde yapılması yerine yavaş, kontrollü hareketler tercih edilmeli.[1][6] (Cleveland Clinic⁠)</p>

<p>4. Kontrollü germe hareketleri</p>

<p>Bacak ve ayak kaslarını yavaşça germek, özellikle uzun süre oturma veya yatmanın ardından başlayan yakınmalarda kısa süreli rahatlama sağlayabilir. Ani, yaylanarak yapılan veya kasları zorlayan hareketler ise bazı kişilerde belirtileri artırabilir.[1] (Cleveland Clinic⁠)</p>

<p>5. Kısa süreli hareket</p>

<p>Odada birkaç dakika yürümek, ayak bileklerini hareket ettirmek veya bacakları sırayla büküp açmak, sendromun karakteristik özelliği olan hareket etme dürtüsünü geçici olarak yatıştırabilir. Rahatlama çoğunlukla hareket sürdüğü sırada belirginleşir ve dinlenmeye dönüldüğünde yakınmalar yeniden başlayabilir.[1][2] (Cleveland Clinic⁠)</p>

<p>6. Zihni farklı bir etkinliğe yöneltmek</p>

<p>Bulmaca çözmek, okumak veya dikkat gerektiren sakin bir etkinlikle uğraşmak, kişinin rahatsız edici bacak duyularına odaklanmasını azaltabilir. Bu yaklaşım hastalığın altında yatan mekanizmayı değiştirmiyor, ancak belirtilerin daha az yoğun algılanmasına yardımcı olabiliyor.[1] (Cleveland Clinic⁠)</p>

<p>7. Basınç uygulayan özel sargılar</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayağın veya belirli kas gruplarının üzerine kontrollü basınç uygulayan sargılar, sinir sistemine farklı bir duyusal uyaran göndererek bazı hastalarda rahatlama sağlayabilir. Ancak özel basınç cihazları sıradan bandajlardan farklı olabileceği için ürün ve uygulama biçimi sağlık profesyoneliyle değerlendirilmelidir.[1][4] (Cleveland Clinic⁠)</p>

<p>8. Titreşimli pedler</p>

<p>Bacakların altına yerleştirilen titreşimli pedler, belirtilerle yarışan duyusal bir uyarı oluşturmayı amaçlıyor. Bazı araştırmalarda uykuya ilişkin sonuçlarda iyileşme bildirilse de huzursuz bacak sendromunun şiddetini azaltma konusunda çalışmaların sonuçları birbiriyle tam olarak örtüşmüyor.[1][4] (Cleveland Clinic⁠)</p>

<p>Ev Yöntemlerinin Bilimsel Kanıtı Aynı Güçte Değil</p>

<p>İlaç dışı uygulamaları inceleyen bir sistematik derlemede 442 yayın tarandı ve ölçütleri karşılayan 11 randomize kontrollü çalışma değerlendirildi. Egzersiz ve basınç uygulayan cihazlar gibi bazı yöntemlerin belirti şiddetini azaltabileceği, titreşimli pedler ve soğuk uygulamanın ise belirti şiddetinden çok bazı uyku sonuçlarına katkı sağlayabileceği bildirildi. Araştırmacılar çalışma sayısının az, genel kanıt kalitesinin ise yüksek olmadığını vurguladı.[4] (Monash University⁠)</p>

<p>Daha güncel bir sistematik derleme ve meta-analizde 17 randomize kontrollü çalışma bir araya getirildi. Titreşim, elektriksel uyarı, akupresür, masaj, soğuk uygulama ve egzersiz gibi yöntemlerle belirti puanlarında genel bir iyileşme görüldü. Ancak çalışmalarda kullanılan yöntemlerin, uygulama sürelerinin ve hasta gruplarının farklı olması, her ev uygulamasının aynı ölçüde etkili olduğu sonucuna varılmasını engelliyor. Çalışmaların bir bölümünün diyaliz hastalarında gelişen huzursuz bacak sendromunu incelemesi de sonuçların herkese doğrudan genellenmesini sınırlandırıyor.[5] (ResearchGate⁠)</p>

<p>Demir Düzeyinin Kontrolü Tedavinin Temel Parçası</p>

<p>Sık veya klinik açıdan belirgin huzursuz bacak sendromunda yalnızca ev yöntemlerine odaklanmak yeterli olmayabilir. Güncel klinik rehber, ferritin ve transferrin doygunluğu dahil olmak üzere demir değerlerinin düzenli biçimde incelenmesini öneriyor. Demir eksikliği, belirgin kansızlık bulunmasa bile huzursuz bacak belirtileriyle bağlantılı olabiliyor.[2][3] (NINDS⁠)</p>

<p>Uzman uzlaşısına dayanan eşiklere göre yetişkinlerde ferritin değerinin 75 ng/mL veya altında ya da transferrin doygunluğunun yüzde 20’nin altında olması durumunda demir tedavisi değerlendirilebiliyor. Bu sınırlar genel toplumda kullanılan klasik kansızlık ölçütlerinden farklı ve henüz doğrudan klinik deneylerle kesinleştirilmiş değil. Bu nedenle demir takviyesine kan tahlili yapılmadan ve sağlık profesyoneli tarafından değerlendirilmeden başlanmamalı.[3][6] (Doi⁠)</p>

<p>Kafein, Alkol ve Bazı İlaçlar Belirtileri Artırabilir</p>

<p>Güncel tedavi yaklaşımında ilk adımlardan biri, belirtileri ağırlaştırabilecek etkenlerin belirlenmesi olarak gösteriliyor. Kafein ve alkol tüketimi, bazı antidepresanlar, uyku veren antihistaminikler, dopamin karşıtı bazı bulantı ilaçları ve tedavi edilmemiş tıkayıcı uyku apnesi huzursuz bacak belirtilerini artırabilir.[2][3] (NINDS⁠)</p>

<p>Düzenli ve orta şiddette egzersiz bazı kişilerde gece yakınmalarını azaltabilir. Buna karşılık aşırı egzersiz yapmak veya yatma saatine çok yakın yoğun biçimde çalışmak belirtileri kötüleştirebilir. Düzenli uyku saatleri oluşturmak, yeterli uyumak, nikotin kullanımından kaçınmak ve kafein tüketimini azaltmak da uzun dönemli kontrol planının parçası olabilir.[1][6] (Cleveland Clinic⁠)</p>

<p>Kullanılan bir ilacın belirtileri artırdığı düşünülüyorsa ilaç aniden bırakılmamalı veya dozu değiştirilmemeli. İlaç listesi, olası alternatifler ve yarar-zarar dengesi reçeteyi düzenleyen sağlık profesyoneliyle birlikte değerlendirilmelidir.[2][3] (NINDS⁠)</p>

<p>Uyku Düzenli Olarak Bozuluyorsa Değerlendirme Gerekiyor</p>

<p>Evde uygulanan yöntemler hafif ve aralıklı yakınmalarda geçici rahatlama sağlayabilir. Belirtilerin haftada birkaç kez ortaya çıkması, uykuya dalmayı engellemesi, gece sık uyandırması veya gündüz yaşamını etkilemesi durumunda altta yatan nedenlerin araştırılması önem taşıyor.[1][2] (Cleveland Clinic⁠)</p>

<p>Huzursuz bacak sendromunda tek bir yöntem herkes için aynı sonucu vermiyor. Sıcak-soğuk uygulama, ılık duş, masaj, germe ve kısa yürüyüş güvenli koşullarda denenebilecek destekleyici seçenekler olsa da kalıcı kontrol, belirtileri ağırlaştıran etkenlerin belirlenmesi ve gerekli durumlarda kişiye uygun tıbbi tedavinin planlanmasıyla sağlanabiliyor.[3][4][6] (Doi⁠)</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] Cleveland Clinic Health Essentials. What Can You Do for Immediate Relief From Restless Legs Syndrome? 21 Temmuz 2026. (Cleveland Clinic⁠)</p>

<p>[2] National Institute of Neurological Disorders and Stroke. Restless Legs Syndrome. 2026. (NINDS⁠)</p>

<p>[3] Winkelman JW, Berkowski JA, DelRosso LM ve diğerleri. Treatment of Restless Legs Syndrome and Periodic Limb Movement Disorder: An American Academy of Sleep Medicine Clinical Practice Guideline. Journal of Clinical Sleep Medicine. 2025;21(1):137-152. DOI: 10.5664/jcsm.11390 (Doi⁠)</p>

<p>[4] Harrison EG, Keating JL, Morgan PE. Non-pharmacological Interventions for Restless Legs Syndrome: A Systematic Review of Randomised Controlled Trials. Disability and Rehabilitation. 2019;41(17):2006-2014. DOI: 10.1080/09638288.2018.1453875 (Monash University⁠)</p>

<p>[5] Gupta B, Goel R, Gupta K, Thakor A, Mittal A. Effect of Vibration, Electrical Stimulation and Other Non-Pharmacological Interventions on Restless Leg Syndrome Severity and Sleep Quality: A Systematic Review and Meta-Analysis. Annals of Indian Academy of Neurology. 2025;28(6):806-816. DOI: 10.4103/aian.aian_176_25 (ResearchGate⁠)</p>

<p>[6] Mayo Clinic. Restless Legs Syndrome: Diagnosis and Treatment. 2026. (Mayo Clinic⁠) </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/huzursuz-bacak-sendromunda-geceyi-rahatlatan-8-yontem</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 05:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6413.jpeg" type="image/jpeg" length="53581"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Oğuzcan Çalışkan’a Süper Lig’den teklif: Konyaspor ihtimali öne çıktı]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/oguzcan-caliskana-super-ligden-teklif-konyaspor-ihtimali-one-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/oguzcan-caliskana-super-ligden-teklif-konyaspor-ihtimali-one-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Keçiörengücü Başkanı Sedat Tahiroğlu, genç stoper Oğuzcan Çalışkan için bir Süper Lig kulübünden teklif aldıklarını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Teklif yapan kulübün adı paylaşılmazken, daha önce oyuncuyla ilgilendiği belirtilen Konyaspor ihtimali transfer kulislerinde öne çıktı.</p>

<p>Trendyol 1. Lig ekiplerinden Ankara Keçiörengücü’nde Oğuzcan Çalışkan’ın geleceğine ilişkin dikkat çeken bir transfer gelişmesi yaşandı. Kulüp Başkanı Sedat Tahiroğlu, genç savunmacı için Süper Lig’den teklif aldıklarını ve mali görüşmelerde belirli bir noktaya geldiklerini açıkladı.</p>

<p>Tahiroğlu, teklif yapan kulübün adını paylaşmazken Oğuzcan Çalışkan’ı mevcut aşamada kadroda tutmayı düşündüklerini belirtti. Açıklamanın ardından futbolcuya talip olan Süper Lig ekibinin hangisi olduğu merak konusu oldu.</p>

<p>Oğuzcan Çalışkan’a teklif yapan takım Konyaspor mu?</p>

<p>Transfer kulislerinde teklif yapan takımın Konyaspor olabileceği değerlendiriliyor. Yeşil-beyazlıların daha önce Oğuzcan Çalışkan’ı transfer listesine aldığı ve savunma hattına yerli bir stoper kazandırmak istediği yönündeki bilgiler bu ihtimali güçlendiriyor.</p>

<p>Konyaspor’un yeni sezon öncesinde stoper arayışını sürdürmesi, genç savunmacının yaşı ve yerli statüsünde bulunması da kulüp ile oyuncu arasındaki profil uyumunu artırıyor.</p>

<p>Buna karşın Konyaspor, Ankara Keçiörengücü veya oyuncu cephesinden teklifin Konya temsilcisine ait olduğunu doğrulayan bir açıklama yapılmadı. Bu nedenle Konyaspor bağlantısı şu aşamada güçlü bir ihtimal ve transfer kulisi olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Keçiörengücü Oğuzcan Çalışkan’ı bırakmak istemiyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ankara Keçiörengücü yönetiminin Oğuzcan Çalışkan’ı yeni sezon planlamasının önemli parçalarından biri olarak gördüğü belirtiliyor. Kulüp cephesi, Süper Lig’den gelen teklifte rakamsal olarak ilerleme sağlanmasına rağmen oyuncunun satışına şu an için sıcak bakmıyor.</p>

<p>Bununla birlikte teklif yapan kulübün bonservis bedelini yükseltmesi hâlinde görüşmelerin yeniden hız kazanabileceği değerlendiriliyor. Keçiörengücü’nün uzun süreli sözleşmesi bulunan genç stoper için güçlü bir bonservis beklentisi taşıdığı tahmin ediliyor.</p>

<p>Oğuzcan Çalışkan’ın sözleşmesi 2028’e kadar sürüyor</p>

<p>Oğuzcan Çalışkan’ın Ankara Keçiörengücü ile sözleşmesi 30 Haziran 2028’e kadar devam ediyor. Uzun süreli kontrat, transfer pazarlığında başkent ekibinin elini güçlendiren başlıca unsurlar arasında yer alıyor.</p>

<p>Genç savunmacı, geçtiğimiz sezon Trendyol 1. Lig’de sergilediği performansla dikkat çekti. Stoperdeki savunma katkısının yanı sıra duran toplardaki etkinliği, Süper Lig kulüplerinin ilgisini artıran özellikleri arasında gösteriliyor.</p>

<p>Oğuzcan Çalışkan kimdir?</p>

<p>6 Kasım 2002 tarihinde Aydın’da dünyaya gelen Oğuzcan Çalışkan, stoper pozisyonunda görev yapıyor. Ümraniyespor altyapısında yetişen genç futbolcu, daha sonra Bulvarspor ve Ankara Keçiörengücü formalarını giydi.</p>

<p>Yaklaşık 1,93 metrelik boyuyla hava toplarında etkili olan Oğuzcan Çalışkan, fizik gücü ve duran toplardaki gol tehdidiyle öne çıkıyor.</p>

<p>Transferde gözler Konyaspor’a çevrildi</p>

<p>Teklifi yapan Süper Lig kulübünün adı gizliliğini korurken mevcut işaretler Konyaspor ihtimalini öne çıkarıyor. Ancak bu bağlantının kesinlik kazanması için kulüplerden veya oyuncunun temsilcisinden açıklama gelmesi gerekiyor.</p>

<p>Keçiörengücü’nün satışa mesafeli tutumu ve teklif yapan kulübün yeni bir rakamla masaya dönüp dönmeyeceği, Oğuzcan Çalışkan transferindeki sürecin yönünü belirleyecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/oguzcan-caliskana-super-ligden-teklif-konyaspor-ihtimali-one-cikti</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 05:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5581.jpeg" type="image/jpeg" length="66833"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Milas’ta Şifa Dağıtan Dr. Mustafa Namık Budin Vefat Etti]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/milasta-sifa-dagitan-dr-mustafa-namik-budin-vefat-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/milasta-sifa-dagitan-dr-mustafa-namik-budin-vefat-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milas’ta uzun yıllar aile hekimi olarak görev yapan emekli Dr. Mustafa Namık Budin, İzmir’de rahatsızlanarak kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Budin’in vefatı, ailesi, meslektaşları ve kendisini yakından tanıyan hastaları arasında büyük üzüntüye neden oldu.</p>

<p>Muğla’nın Milas ilçesinde yıllarca aile hekimliği yaparak çok sayıda hastanın tedavisine katkı sunan Dr. Mustafa Namık Budin’den acı haber geldi.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre İzmir’de bulunduğu sırada aniden rahatsızlanan Budin, hastaneye kaldırılarak yoğun bakımda tedavi altına alındı. Doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayan Mustafa Namık Budin hayatını kaybetti.</p>

<p>Milas’ta uzun yıllar görev yaptı</p>

<p>Milas 1 No’lu Aile Sağlığı Merkezi’nde uzun yıllar aile hekimi olarak görev yapan Dr. Mustafa Namık Budin, meslek yaşamı boyunca binlerce hastaya sağlık hizmeti verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hastalarıyla kurduğu yakın iletişim ve mesleğine olan bağlılığıyla tanınan Budin’in vefatı, Milas sağlık camiasında derin üzüntü oluşturdu. Acı haberi alan meslektaşları ve sevenleri, Budin ailesine başsağlığı dileklerini iletti.</p>

<p>İzmir’de son yolculuğuna uğurlandı</p>

<p>Dr. Mustafa Namık Budin’in cenazesi, 14 Temmuz 2026 tarihinde İzmir Bostanlı Beşikçioğlu Camii’nde ikindi namazının ardından kılınan cenaze namazıyla son yolculuğuna uğurlandı.</p>

<p>Muğla Tabip Odası da yayımladığı taziye mesajında Dr. Mustafa Namık Budin’in vefatından duyulan üzüntüyü paylaşarak ailesine, yakınlarına ve sağlık camiasına başsağlığı diledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/milasta-sifa-dagitan-dr-mustafa-namik-budin-vefat-etti</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 05:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6412.jpeg" type="image/jpeg" length="55298"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Viagra ve Statin Birlikteliği Metastaza Karşı Umut Verdi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/viagra-ve-statin-birlikteligi-metastaza-karsi-umut-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/viagra-ve-statin-birlikteligi-metastaza-karsi-umut-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Viagra’nın etken maddesi sildenafilin, kanser hücrelerinin kolesterole erişimini bozarak yayılma kapasitesini sınırlandırabileceği belirlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fare modelleri, insan kanser hücreleri ve geniş sağlık kayıtlarını birleştiren araştırma umut verici sonuçlar sundu. Ancak sildenafil henüz kanser hastalarında etkinliği kanıtlanmış veya bu amaçla onaylanmış bir tedavi değil.</p>

<p>Viagra’nın etken maddesi sildenafil, deneysel kanser modellerinde hücre içindeki kolesterol trafiğini değiştirerek metastazı, yani kanserin başlangıç noktasından uzak organlara yayılmasını baskıladı. Hakem değerlendirmesinden geçen araştırmada fare modelleri, insanlardan alınan kanser hücreleri ve yaklaşık 5 milyon sağlık sistemi üyesine ait 20 yıllık kayıtlar birlikte incelendi.[1][2]</p>

<p>Çalışmanın insan verilerine dayanan bölümünde sildenafil kullanan kanser hastalarının sağkalımının daha iyi olduğu görüldü. Etkinin, kolesterol üretimini azaltan statin grubu ilaçlarla birlikte kullanımda daha belirgin olabileceği bildirildi.[1][2]</p>

<p>Bununla birlikte insanlara ait sonuçlar kontrollü bir ilaç denemesinden değil, geçmiş sağlık kayıtlarının gözlemsel analizinden elde edildi. Bu nedenle sildenafilin sağkalımı doğrudan artırdığı veya kanser metastazını önlediği henüz söylenemiyor.</p>

<p>Kanser Hücrelerinin Kolesterol Hattı Hedef Alındı</p>

<p>Kolesterol yalnızca kandaki bir yağ türü değil, aynı zamanda hücre zarlarının yapısında bulunan ve hücrelerin enerji üretimiyle haberleşme süreçlerine katkı sağlayan temel bir moleküldür.</p>

<p>Kanser hücreleri ana tümörden ayrılmak, dokular arasında hareket etmek ve uzak organlarda yeni odaklar oluşturmak için hücre zarlarını sürekli yeniden düzenlemek zorunda kalır. Bu süreç, kullanılabilir kolesterole duyulan ihtiyacı artırabilir.</p>

<p>Araştırmada sildenafilin PDE5A adı verilen enzimi engellediği ve hücre içindeki siklik guanozin monofosfat düzeyini yükselttiği belirlendi. Kısaca cGMP olarak bilinen bu sinyal molekülü, ilacın damarları gevşetmesini sağlayan temel mekanizmanın da bir parçasını oluşturuyor.[1][3]</p>

<p>Yeni bulgular, yükselen cGMP’nin lizozom adı verilen hücresel bölmelerdeki NPC1 kolesterol taşıyıcısına bağlanabildiğini gösterdi. Bu etkileşim, kolesterolün lizozomlardan çıkarılarak hücrenin diğer bölümlerinde kullanılmasını zorlaştırdı.[1]</p>

<p>Kolesterol hücrenin içinde bulunmaya devam etmesine rağmen adeta kilitli bir depoda kaldı. Böylece kanser hücreleri zar yapımı, hareket ve enerji üretimi için ihtiyaç duydukları kolesterole yeterince erişemedi.</p>

<p>Hücre Hareketi ve Enerji Üretimi Zayıfladı</p>

<p>Sildenafil uygulanan kanser modellerinde kolesterolün lizozomlarda biriktiği, hücre zarındaki lipid raft adı verilen özel yapıların bozulduğu ve mitokondrilerin enerji üretme kapasitesinin olumsuz etkilendiği görüldü.[1]</p>

<p>Lipid raftlar, hücre zarında sinyal iletimini ve hücre hareketini düzenleyen küçük platformlar olarak görev yapıyor. Bu yapıların bozulması, kanser hücrelerinin çevredeki dokulara ilerleme ve başka organlara yerleşme yeteneğini azaltabilir.</p>

<p>Araştırmada kanser hücrelerinin bu mekanizmaya sağlıklı hücrelerden daha duyarlı olabileceğine işaret edildi. Bunun olası nedenlerinden biri, bazı kanser hücrelerinde lizozom işlevlerini düzenleyen genlerin daha düşük düzeyde çalışması olarak gösterildi.[1]</p>

<p>Deneysel modellerde sildenafil tedavisi hücre göçünü azalttı ve metastatik odakların oluşumunu sınırlandırdı. Ancak araştırma, farklı kanser türlerinin tamamında aynı etkinin görüleceğini kanıtlamıyor.</p>

<p>Statinlerle Birlikte Etki Güçlendi</p>

<p>Kanser hücreleri kullanılabilir kolesterol miktarı azaldığında yeni kolesterol üretimini artırarak duruma uyum sağlamaya çalıştı. Bu telafi mekanizmasında SREBP2 adı verilen düzenleyici sistemin etkinleştiği belirlendi.[1]</p>

<p>Araştırmacılar bu savunma hattını da kapatmak için sildenafil ile statinleri birlikte değerlendirdi. Sildenafil hücre içindeki mevcut kolesterolün taşınmasını engellerken statinler yeni kolesterol üretimini azalttı.</p>

<p>İki ilacın birlikte uygulanması, deneysel modellerde tek başına sildenafil kullanımına göre daha güçlü ve birbirini tamamlayan bir metastaz karşıtı etki oluşturdu.[1]</p>

<p>Sağlık kayıtlarının analizinde de sildenafil kullanan kanser hastalarında daha iyi sağkalım ile bağlantı bulundu. Statin kullananlarda bu ilişkinin dozla bağlantılı biçimde güçlendiği bildirildi.[1]</p>

<p>Ancak yayımlanan özet bilgilerde sildenafil kullanan kanser hastalarının kesin sayısı, kanser türlerine göre sonuçlar ve mutlak sağkalım farkları ayrıntılı biçimde verilmedi. Bu nedenle gözlenen ilişkinin klinik büyüklüğünü yalnızca açıklanan verilerle değerlendirmek mümkün değil.</p>

<p>5 Milyon Kişilik Veri Klinik Deneme Anlamına Gelmiyor</p>

<p>Araştırmanın sağlık kayıtları bölümü yaklaşık 20 yıllık dönemi ve yaklaşık 5 milyon sağlık sistemi üyesini kapsadı. Bu geniş veri havuzu, gerçek yaşam koşullarında kullanılan ilaçlarla hasta sonuçları arasındaki ilişkilerin araştırılmasını sağladı.[2]</p>

<p>Bununla birlikte kayıtların geniş olması, araştırmayı randomize kontrollü bir klinik denemeye dönüştürmüyor. Sildenafil kullanan kişilerle kullanmayanlar arasında yaş, genel sağlık durumu, kalp ve damar hastalıkları, kullanılan diğer ilaçlar, kanserin türü, evresi ve uygulanan tedaviler bakımından farklılıklar bulunabilir.</p>

<p>İstatistiksel yöntemlerle bu farklılıkların bir bölümü dengelenebilse de ölçülmeyen değişkenlerin sonucu etkileme ihtimali tamamen ortadan kaldırılamaz. Daha iyi sağkalım ile sildenafil kullanımı arasında bağlantı görülmesi, ilacın sağkalımdaki iyileşmenin nedeni olduğunu tek başına kanıtlamaz.</p>

<p>Sildenafil Henüz Kanser Tedavisi Değil</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sildenafil, PDE5 enziminin çalışmasını engelleyen reçeteli bir ilaçtır. Viagra markasıyla ruhsatlı temel kullanım alanı yetişkin erkeklerde görülen erektil disfonksiyondur.[3]</p>

<p>Yeni araştırma sildenafilin kanser tedavisinde yeniden konumlandırılabileceğine ilişkin biyolojik bir gerekçe sunuyor. İlacın uzun süredir kullanılıyor olması ve güvenlik profilinin büyük ölçüde bilinmesi, gelecekte yapılacak klinik araştırmalar açısından avantaj sağlayabilir.</p>

<p>Ancak çalışma bir Faz 1, Faz 2 veya Faz 3 kanser tedavisi denemesi değil. Kanser hastalarında hangi dozun kullanılabileceği, hangi tümör türlerinin yanıt vereceği, tedavinin hangi aşamada uygulanacağı ve standart kanser ilaçlarıyla birlikte güvenli olup olmadığı henüz belirlenmedi.</p>

<p>Sildenafilin kanser metastazını önlemek veya mevcut kanseri tedavi etmek amacıyla resmî onayı bulunmuyor. Bulgular, hastaların sildenafil ya da statin kullanımına kendi başlarına başlamalarını desteklemiyor.</p>

<p>Sildenafilin Yan Etkileri ve İlaç Etkileşimleri Bulunuyor</p>

<p>Sildenafilin en sık bildirilen yan etkileri arasında baş ağrısı, yüzde kızarma, hazımsızlık, burun tıkanıklığı, baş dönmesi, bulantı ve geçici görme bozuklukları bulunuyor.[3]</p>

<p>İlaç özellikle göğüs ağrısı tedavisinde kullanılan nitratlarla birlikte alındığında kan basıncında tehlikeli düşüşe yol açabilir. Bazı ciddi kalp hastalıkları, belirgin düşük tansiyon, yakın zamanda geçirilmiş kalp krizi veya inme ve belirli göz hastalıkları bulunan kişilerde kullanımı uygun olmayabilir.[3]</p>

<p>Kanser hastalarında çok sayıda ilaç aynı anda kullanılabildiği için sildenafil ve statinlerin kemoterapi, hedefe yönelik ilaçlar, immünoterapi veya destek tedavileriyle olası etkileşimlerinin klinik çalışmalarda ayrıca incelenmesi gerekiyor.</p>

<p>Bilimsel Kanıt Güçlü Bir Mekanizma, Erken Bir Tedavi Sinyali Sundu</p>

<p>Araştırmanın en güçlü yanı; moleküler deneyleri, insan kanser hücrelerini, hayvan modellerini ve geniş sağlık kayıtlarını aynı biyolojik mekanizma etrafında birleştirmesi oldu. Farklı yöntemlerle benzer yönde sonuçlara ulaşılması, sildenafil ile kolesterol trafiği arasındaki bağlantının bilimsel güvenilirliğini artırıyor.[1][2]</p>

<p>Buna karşılık insanlara ilişkin verilerin gözlemsel olması, deneylerde kullanılan koşulların klinikteki ilaç kullanımından farklı olabilmesi ve farklı kanser türleri için ayrı etkinlik sonuçlarının henüz bulunmaması önemli sınırlılıklar oluşturuyor.</p>

<p>Sildenafilin kanser hücrelerinin kolesterole erişimini keserek metastaz kapasitesini zayıflatması, mevcut bir ilacın farklı bir hastalık alanında değerlendirilmesi açısından dikkat çekici bir kapı açtı. Bu kapının gerçek bir tedavi seçeneğine dönüşmesi için kanser türüne göre tasarlanmış, kontrollü ve yeterli büyüklükte insan çalışmalarının sonuçları beklenecek.</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] Ariav Y, Hayek S, Cantore T ve diğerleri. PDE5a Inhibition Restricts Cancer Metastasis by Disrupting NPC1-Mediated Cholesterol Trafficking Through a Non-canonical cGMP-Dependent Pathway. Cancer Research. 2026. DOI: 10.1158/0008-5472.CAN-26-1818. (AACR Journals⁠)</p>

<p>[2] Weizmann Institute of Science. Viagra May Reduce Cancer Metastasis, Study Shows. 2026. (wis-wander.weizmann.ac.il⁠)</p>

<p>[3] European Medicines Agency. Viagra: Avrupa kamu değerlendirme raporu ve ürün bilgisi. (European Medicines Agency (EMA)⁠) </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/viagra-ve-statin-birlikteligi-metastaza-karsi-umut-verdi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 05:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6411.jpeg" type="image/jpeg" length="61378"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dr. Cem Kavala Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/dr-cem-kavala-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/dr-cem-kavala-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’da estetik ve kozmetik uygulamalar alanında çalışan Dr. Cem Kavala’nın geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybettiği bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kavala’nın vefatı ailesi, yakınları ve meslek camiasında büyük üzüntüye neden oldu.</p>

<p>Antalya’nın Muratpaşa ilçesinde estetik ve kozmetik uygulamalar alanında çalışmalarını sürdüren Dr. Cem Kavala vefat etti. Kavala’nın geçirdiği kalp krizinin ardından yaşamını yitirdiği belirtildi.</p>

<p>Ondokuz Mayıs Üniversitesi mezunu olan Dr. Cem Kavala, uzun yıllardır Antalya’da hekimlik yapıyordu. Kavala’nın vefat haberinin duyulmasının ardından yakınları ve meslektaşları başsağlığı mesajları yayımladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Samsun’da Son Yolculuğuna Uğurlandı</p>

<p>Dr. Cem Kavala için Samsun’daki Kıranköy Camii’nde cenaze namazı kılındı. Kavala’nın naaşı, cenaze töreninin ardından Kıranköy Mezarlığı’nda toprağa verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/dr-cem-kavala-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 05:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6408.jpeg" type="image/jpeg" length="89290"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uyku Apnesi Genlerle ve Yaşam Tarzıyla Birlikte Gelişiyor]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/uyku-apnesi-genlerle-ve-yasam-tarziyla-birlikte-gelisiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/uyku-apnesi-genlerle-ve-yasam-tarziyla-birlikte-gelisiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Obstrüktif uyku apnesinde tek bir hastalık geni bulunmuyor. Ancak kilo eğilimi, yağın vücuttaki dağılımı, çene ve damak yapısı ile üst hava yolunun çalışma biçimini etkileyen çok sayıda kalıtsal özellik riski birlikte artırabiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilimsel veriler, hastalığın şiddetindeki bireysel farklılıkların yaklaşık yüzde 40’ında genetik faktörlerin payı olabileceğini gösteriyor.</p>

<p>Uyku apnesi genetik yatkınlıkla bağlantılı olabilen karmaşık bir uyku bozukluğu olarak değerlendiriliyor. Özellikle en sık görülen tür olan obstrüktif uyku apnesinin ailelerde kümelendiği, birinci derece yakınlarında hastalık bulunan kişilerin daha yüksek risk taşıdığı biliniyor. Bununla birlikte hastalık, tek bir genle aktarılmıyor ve ailede görülmesi kişinin mutlaka uyku apnesi geliştireceği anlamına gelmiyor.[1][2] (PMC⁠)</p>

<p>Obstrüktif uyku apnesinde uyku sırasında üst hava yolu tekrar tekrar daralıyor veya tamamen kapanıyor. Hava akımı kesilirken solunum çabası devam ediyor; bu durum kandaki oksijenin düşmesine, uykunun sık sık bölünmesine ve kişinin sabah dinlenemeden uyanmasına yol açabiliyor.[1]</p>

<p>Genetik Pay Yaklaşık Yüzde 40’a Ulaşabiliyor</p>

<p>Aile ve ikiz araştırmalarında, apne-hipopne indeksindeki bireysel farklılıkların yaklaşık yüzde 40’ının genetik faktörlerle açıklanabileceği bildirildi. Apne-hipopne indeksi, kişinin uykuda bir saat içinde yaşadığı tam veya kısmi solunum durması sayısını gösteren temel ölçüm olarak kullanılıyor.[1][2] (PMC⁠)</p>

<p>Bazı yayınlarda belirtilen yüzde 30 ile yüzde 70 arasındaki oran ise doğrudan “uyku apnesi riskinin yüzde 70’i kalıtsaldır” anlamına gelmiyor. Bu geniş aralık; obezite eğilimi, yüz ve çene yapısı, solunum sisteminin oksijen ve karbondioksit değişikliklerine verdiği yanıt gibi uyku apnesiyle ilişkili özelliklerdeki ailesel ve genetik katkıyı ifade ediyor.[1]</p>

<p>Tek Bir “Uyku Apnesi Geni” Bulunmuyor</p>

<p>Obstrüktif uyku apnesi, çok sayıda genetik değişken ile çevresel ve yaşam tarzına bağlı faktörlerin birleşmesi sonucu ortaya çıkan çok etkenli bir hastalık olarak kabul ediliyor. Bu nedenle hastalığı tek başına açıklayan veya kesin olarak öngören bir “uyku apnesi geni” bulunmuyor.[1][3] (Wiley Online Library⁠)</p>

<p>Geniş ölçekli genom araştırmaları, uyku apnesine yatkınlığın kadınlar ve erkeklerde farklı genetik örüntüler gösterebildiğini ortaya koydu. Bulgular ayrıca vücut kitle indeksi, yağlanma ve bazı metabolik özelliklerle uyku apnesi arasında ortak bir genetik zemin bulunduğunu gösteriyor.[2][3] (ScienceDirect⁠)</p>

<p>Genetik faktörlerin etkileyebildiği başlıca özellikler arasında şunlar bulunuyor:</p>

<p>* Vücut ağırlığının ve enerji metabolizmasının düzenlenmesi<br />
* Yağın özellikle boyun ve üst hava yolu çevresindeki dağılımı<br />
* Alt çene, damak, dil ve yüz kemiklerinin gelişimi<br />
* Üst hava yolunu açık tutan kasların sinirsel kontrolü<br />
* Uyku sırasında solunumun karbondioksit ve oksijen değişimlerine verdiği yanıt</p>

<p>Bu özelliklerin hiçbiri tek başına hastalığı açıklamıyor. Örneğin fazla kilosu olmayan bir kişide dar üst hava yolu veya geride konumlanmış alt çene riski artırabilirken, anatomik yatkınlığı sınırlı olan başka bir kişide boyun çevresindeki yağlanma daha belirleyici olabiliyor.[1][2]</p>

<p>Merkezi Uyku Apnesi İçin Ayrım Önemli</p>

<p>Merkezi uyku apnesi, obstrüktif türden farklı olarak hava yolunun fiziksel biçimde kapanmasından değil, beynin solunumu yöneten kaslara düzenli sinyal gönderememesinden kaynaklanıyor. Yetişkinlerde görülen vakaların önemli bölümü kalp yetmezliği, bazı nörolojik hastalıklar, uzun süreli opioid kullanımı, yüksek rakım veya başka bir sağlık sorunu ile bağlantılı gelişiyor.[4][5] (PMC⁠)</p>

<p>Bu nedenle merkezi uyku apnesinin yaygın yetişkin tipleri genellikle kalıtsal bir hastalık olarak değerlendirilmez. Ancak “merkezi uyku apnesi kesinlikle genetik değildir” ifadesi bilimsel açıdan fazla kesin kalıyor. Solunumun istemsiz kontrolünü etkileyen nadir doğumsal bozukluklar belirli gen değişiklikleriyle ilişkili olabiliyor.[6] (PubMed⁠)</p>

<p>Bu nadir tablolar, kalp hastalığına, ilaçlara veya yüksek rakıma bağlı gelişen merkezi uyku apnesinden ayrı değerlendiriliyor. Dolayısıyla obstrüktif ve merkezi uyku apnesinin genetik yönü aynı çerçevede ele alınmamalı.</p>

<p>Aile Öyküsü Kader Anlamına Gelmiyor</p>

<p>Genetik yatkınlık değiştirilemese de obstrüktif uyku apnesine katkıda bulunan bazı riskler yönetilebiliyor. Özellikle fazla kilolu veya obez kişilerde dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve davranışsal destekten oluşan kapsamlı kilo yönetiminin hastalığın şiddetini azaltabildiği ve yaşam kalitesini iyileştirebildiği bildiriliyor.[7] (PubMed⁠)</p>

<p>Bununla birlikte uyku apnesi yalnızca fazla kilolu kişilerde görülmüyor. Çene yapısı, bademciklerin büyüklüğü, üst hava yolunun darlığı, yaş, cinsiyet ve solunum kontrolündeki bireysel farklılıklar normal kilodaki kişilerde de hastalığın ortaya çıkmasına katkıda bulunabiliyor.[1][8] (MedlinePlus⁠)</p>

<p>Yüksek sesli ve sürekli horlama, uykuda nefesin durduğunun fark edilmesi, boğulur gibi uyanma, sabah baş ağrısı, gün içinde belirgin uyku hâli ve dinlenememe uyku apnesinin önemli işaretleri arasında yer alıyor. Özellikle ailesinde uyku apnesi bulunan kişilerde bu belirtilerin görülmesi durumunda uyku testiyle değerlendirme yapılması önem taşıyor.[8] (MedlinePlus⁠)</p>

<p>Mevcut bulgular, obstrüktif uyku apnesinde genetik yatkınlığın güçlü fakat belirleyici tek unsur olmadığını gösteriyor. Aile öyküsü, erken farkındalık açısından önemli bir uyarı işareti oluştururken sağlıklı kilonun korunması ve belirtilerin geciktirilmeden değerlendirilmesi değiştirilebilir risklerin yönetilmesine yardımcı olabiliyor.</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] Mukherjee S, Saxena R, Palmer LJ. The genetics of obstructive sleep apnoea. Respirology. 2018;23(1):18-27. DOI: 10.1111/resp.13212</p>

<p>[2] Patel SR, Larkin EK, Redline S. Shared genetic basis for obstructive sleep apnea and adiposity measures. International Journal of Obesity. 2008;32(5):795-800. DOI: 10.1038/sj.ijo.0803803</p>

<p>[3] Sofer T ve diğerleri. Genome-wide association study of obstructive sleep apnoea in the Million Veteran Program uncovers genetic heterogeneity by sex. eBioMedicine. 2023;90:104536. DOI: 10.1016/j.ebiom.2023.104536</p>

<p>[4] Fodor AC ve diğerleri. Central Sleep Apnea in Adults: An Interdisciplinary Approach to Diagnosis and Management—A Narrative Review. Journal of Clinical Medicine. 2025;14(7):2369. DOI: 10.3390/jcm14072369</p>

<p>[5] Badr MS ve diğerleri. Treatment of central sleep apnea in adults: a clinical practice guideline. Journal of Clinical Sleep Medicine. 2025;21(12):2181-2191. DOI: 10.5664/jcsm.11858</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>[6] Weese-Mayer DE ve diğerleri. Congenital central hypoventilation syndrome: genetic basis, diagnosis, and management. American Journal of Respiratory and Critical Care Medicine. 2010;181(6):626-644. DOI: 10.1164/rccm.200807-1069ST</p>

<p>[7] Hudgel DW ve diğerleri. The Role of Weight Management in the Treatment of Adult Obstructive Sleep Apnea. American Journal of Respiratory and Critical Care Medicine. 2018;198(6):e70-e87. DOI: 10.1164/rccm.201807-1326ST</p>

<p>[8] ABD Ulusal Tıp Kütüphanesi. Obstructive sleep apnea. Tıbbi genetik ve hasta bilgilendirme kaydı. 2018. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/uyku-apnesi-genlerle-ve-yasam-tarziyla-birlikte-gelisiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 04:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6523.jpeg" type="image/jpeg" length="76713"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alaplı’da Yılan Saldırısı: Kamil Kaçar Hastaneye Kaldırıldı]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/alaplida-yilan-saldirisi-kamil-kacar-hastaneye-kaldirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/alaplida-yilan-saldirisi-kamil-kacar-hastaneye-kaldirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zonguldak’ın Alaplı ilçesinde bahçesindeki otları temizleyen Kamil Kaçar, yılanın saldırısına uğrayarak sol ayağından ısırıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Büyük panik yaşayan Kaçar, 112 Acil Çağrı Merkezi’nden aldığı yönlendirmelerin ardından hastaneye kaldırıldı. Sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi.</p>

<p>Olay, Alaplı ilçesine bağlı İsafaklı köyünün Durabeyli Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre Kamil Kaçar, evinin arkasındaki bahçeye inerek biberlerin çevresinde büyüyen otları temizlemek istedi.</p>

<p>Çalıştığı sırada otların arasındaki yılanın saldırısına uğrayan Kaçar, sol ayağından ısırıldı. Ayağında şort bulunduğu öğrenilen Kaçar, yılanın bir süre ayağını bırakmadığını belirtti.</p>

<p>“Isırdığı hâlde bırakmıyordu”</p>

<p>Yaşadığı korku dolu anları anlatan Kamil Kaçar, yılanı diğer ayağıyla uzaklaştırmayı başardığını söyledi.</p>

<p>Kaçar, “Bir anda ne olduğunu anlayamadım. Biberlerin üzerinde dolanan otları alacaktım. O sırada yılan sol ayağıma saldırarak ısırdı. Isırdığı hâlde bırakmıyordu. Ben de diğer ayağımla yılana tekme atarak hemen oradan uzaklaştım” dedi.</p>

<p>Isırılan bölgenin kanamaya başladığını fark eden Kaçar, vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak yardım istedi. Sağlık görevlilerinin telefonda yapılması gerekenleri anlattığını belirten Kaçar, ekiplerin kısa sürede olay yerine ulaştığını ifade etti.</p>

<p>Bir gün gözetim altında tutulacak</p>

<p>İhbar üzerine bölgeye sevk edilen sağlık ekipleri, Kamil Kaçar’a ilk müdahaleyi olay yerinde yaptı. Kaçar, daha sonra ambulansla Alaplı Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilen Kaçar’ın, tedbir amacıyla bir gün süreyle hastanede gözetim altında tutulacağı bildirildi. Kaçar’ı ısıran yılanın türüne ilişkin ise herhangi bir bilgi paylaşılmadı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/alaplida-yilan-saldirisi-kamil-kacar-hastaneye-kaldirildi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 00:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6402.jpeg" type="image/jpeg" length="22232"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trabzon Karşıyaka’da silahlı kavga: 3 kişi yaralandı]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/trabzon-karsiyakada-silahli-kavga-3-kisi-yaralandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/trabzon-karsiyakada-silahli-kavga-3-kisi-yaralandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Karşıyaka Mahallesi’nde akşam saatlerinde meydana gelen silahlı kavgada üç kişinin yaralandığı iddia edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaralılardan birinin sağlık durumunun ağır olduğu öne sürülürken, olay yerinden kaçan şüphelinin yakalanması için çalışma başlatıldı.</p>

<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Karşıyaka Mahallesi’nde akşam saatlerinde çıkan tartışmanın silahlı kavgaya dönüştüğü öne sürüldü. Çevredeki vatandaşlardan edinilen ilk bilgilere göre olayda üç kişi silahla yaralandı.</p>

<p>Bir yaralının durumunun ağır olduğu öne sürüldü</p>

<p>Silah seslerinin ardından yapılan ihbar üzerine bölgeye polis ve 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından üç yaralı ambulanslarla hastaneye kaldırıldı.</p>

<p>Yaralılardan birinin sağlık durumunun ağır olduğu ileri sürülürken, diğer iki kişinin sağlık durumuna ilişkin henüz ayrıntılı bilgi paylaşılmadı.</p>

<p>Şüpheli olay yerinden kaçtı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Silahlı saldırıyı gerçekleştirdiği iddia edilen şüphelinin olayın ardından bölgeden kaçtığı belirtildi. Polis ekipleri, şüphelinin kimliğinin belirlenmesi ve yakalanması amacıyla çevrede çalışma başlattı.</p>

<p>Olayın yaşandığı bölgedeki güvenlik kameralarının incelemeye alındığı, görgü tanıklarının bilgisine başvurulacağı değerlendiriliyor. Kavganın çıkış nedeni ise henüz bilinmiyor.</p>

<p>Resmî açıklama bekleniyor</p>

<p>Habere konu olan sosyal medya paylaşımı dışında olayı bağımsız olarak doğrulayan ikinci bir kaynak henüz bulunamadı. Trabzon Valiliğinin resmî internet sitesinde de haberin hazırlandığı saat itibarıyla olayla ilgili bir açıklamaya yer verilmedi. Bu nedenle yaralıların sayısı, sağlık durumları ve şüpheliye ilişkin bilgiler ilk iddialara dayanıyor.</p>

<p>Olayla ilgili resmî açıklama yapılması ve yeni bilgilerin ortaya çıkması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/trabzon-karsiyakada-silahli-kavga-3-kisi-yaralandi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 23:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/i-m-g-8126.jpeg" type="image/jpeg" length="52822"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Beşiktaş’ta Joe Willock Hareketliliği: Temsilcisi İstanbul’da Görüştü]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/besiktasta-joe-willock-hareketliligi-temsilcisi-istanbulda-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/besiktasta-joe-willock-hareketliligi-temsilcisi-istanbulda-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Orta saha transferi için çalışmalarını sürdüren Beşiktaş’ın, Newcastle United forması giyen Joe Willock’u gündemine aldığı öne sürüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İngiliz oyuncunun temsilcisinin İstanbul’da siyah-beyazlılarla görüşme gerçekleştirdiği, Willock’un da Türkiye seçeneğine olumlu yaklaştığı belirtildi.</p>

<p>Yeni sezon öncesinde orta saha rotasyonunu güçlendirmek isteyen Beşiktaş’ta Joe Willock ismi öne çıktı.</p>

<p>Siyah-beyazlıların, Newcastle United forması giyen İngiliz orta saha oyuncusunun transfer şartlarını öğrenmek amacıyla temas kurduğu iddia edildi. Willock’un temsilcisinin görüşmeler için İstanbul’a geldiği ve Beşiktaş yönetimiyle bir araya geldiği ileri sürüldü.</p>

<p>Joe Willock Beşiktaş’a sıcak bakıyor</p>

<p>Transfer görüşmelerinde oyuncu cephesinin yaklaşımının olumlu olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Willock’un Beşiktaş forması giymeye sıcak baktığı, temsilcisinin İstanbul’daki temaslarının ardından sürecin ilerleyen günlerde yeniden hareketlenebileceği öne sürüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak Beşiktaş’ın henüz Newcastle United’a resmî teklif sunduğuna ilişkin doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor.</p>

<p>Newcastle United teklifleri değerlendirebilir</p>

<p>Joe Willock’un Newcastle United ile sözleşmesinin 30 Haziran 2027 tarihinde sona ermesi bekleniyor.</p>

<p>İngiliz kulübünün, sözleşmesinin son yılına girecek oyuncu için uygun bir teklif gelmesi hâlinde ayrılığa izin verebileceği belirtiliyor. Newcastle United’ın henüz Beşiktaş’tan resmî bir bonservis teklifi almadığı da aktarılan bilgiler arasında yer alıyor.</p>

<p>Bu nedenle olası transferin seyrini İngiliz ekibinin talep edeceği bonservis bedeli belirleyecek.</p>

<p>Orta sahanın farklı bölgelerinde oynayabiliyor</p>

<p>Arsenal altyapısında yetişen Joe Willock, 2021 yılında Newcastle United’a transfer olmuştu.</p>

<p>Merkez orta saha ve sekiz numara pozisyonlarında görev yapan İngiliz futbolcu; temposu, ceza sahasına yaptığı koşular ve geçiş oyunundaki etkinliğiyle öne çıkıyor. Willock gerektiğinde hücuma dönük orta saha rolünde de forma giyebiliyor.</p>

<p>Beşiktaş’ın oyuncuyu orta sahaya dinamizm ve Premier Lig tecrübesi kazandırabilecek bir seçenek olarak değerlendirdiği ifade ediliyor.</p>

<p>Resmî açıklama yapılmadı</p>

<p>Beşiktaş ve Newcastle United tarafından Joe Willock transferiyle ilgili resmî bir açıklama yapılmadı.</p>

<p>Oyuncunun temsilcisinin İstanbul’da görüşme gerçekleştirdiği öne sürülse de kulüpler arasında anlaşma sağlandığı, bonservis bedelinin belirlendiği veya futbolcuyla sözleşme imzalanacağı kesinleşmiş değil.</p>

<p>Joe Willock dosyası şu aşamada temsilci görüşmesi seviyesinde bulunan ve gelişmeye açık bir transfer kulisi niteliği taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/besiktasta-joe-willock-hareketliligi-temsilcisi-istanbulda-gorustu</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 23:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5659.jpeg" type="image/jpeg" length="34616"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fenerbahçe’de üçlü transfer gündemi: Leao, Kean ve Talisca]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/fenerbahcede-uclu-transfer-gundemi-leao-kean-ve-talisca</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/fenerbahcede-uclu-transfer-gundemi-leao-kean-ve-talisca" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe’nin transfer gündeminde Rafael Leao ve Moise Kean isimleri öne çıkarken, Anderson Talisca’nın geleceğiyle ilgili ayrılık iddiaları da yeniden hareketlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Leao dosyasında Türkiye detayı, Kean cephesinde menajer önerisi, Talisca konusunda ise Corinthians ilgisi dikkat çekiyor.</p>

<p>Fenerbahçe’de yeni sezon kadro planlaması sürerken transfer gündemi üç farklı dosya üzerinden hareketlendi. Sarı-lacivertlilerin Milan forması giyen Rafael Leao’nun durumunu araştırdığı, Fiorentina’nın santrforu Moise Kean’ın ise menajerler aracılığıyla kulübe önerildiği öne sürüldü.</p>

<p>Takımdan ayrılabilecek oyuncular arasında Anderson Talisca’nın adı da yeniden gündeme geldi. Brezilyalı futbolcuyla Corinthians’ın ilgilendiği, ancak Fenerbahçe yönetiminin karar vermek için Avrupa kupası karşılaşmalarının tamamlanmasını beklediği iddia edildi.</p>

<p>Rafael Leao’nun Türkiye paylaşımı transfer söylentilerini artırdı</p>

<p>Fenerbahçe’nin transfer gündemindeki en çarpıcı isim Rafael Leao oldu. Portekizli yıldızın tatil için Türkiye’ye gelmesi ve sosyal medya hesabındaki Milan referanslarını kaldırması, transfer ihtimaline ilişkin yorumları artırdı.</p>

<p>İtalyan basınında yer alan bilgilere göre Rafael Leao, Milan’dan ayrılarak yeni bir kariyer macerasına başlamaya sıcak bakıyor. Fenerbahçe ve Galatasaray’ın oyuncunun transfer şartlarını araştırdığı, ilk temasın sarı-lacivertli kulüpten geldiği belirtildi.</p>

<p>Ancak Milan’a ulaşmış resmî bir teklif bulunmadığı ve görüşmelerin şu aşamada şart araştırma seviyesinde kaldığı aktarılıyor. Leao’nun uygun koşullar oluşması hâlinde Türkiye seçeneğine tamamen kapalı olmadığı, ancak İngiltere ve İspanya’dan gelebilecek teklifleri de değerlendirmek istediği ifade ediliyor.</p>

<p>Milan’ın Portekizli futbolcu için yaklaşık 40 milyon avro seviyesinde bir bonservis beklentisi taşıyabileceği öne sürülüyor. Fenerbahçe’nin bu rakam üzerinden somut bir girişimde bulunup bulunmayacağı henüz bilinmiyor.</p>

<p>Moise Kean Fenerbahçe’ye önerildi</p>

<p>Santrfor transferi için çalışmalarını sürdüren Fenerbahçe’ye önerilen son isimlerden birinin Moise Kean olduğu iddia edildi. Fiorentina forması giyen İtalyan golcünün transfer şartlarının sarı-lacivertli yönetime iletildiği belirtildi.</p>

<p>Fenerbahçe yönetiminin Moise Kean dosyasını teknik heyetin değerlendirmesine sunduğu, olumlu rapor çıkması durumunda oyuncunun temsilcileri ve Fiorentina ile temas kurulabileceği aktarılıyor.</p>

<p>İtalyan kulübünün Kean için 25 ila 30 milyon avro arasında bonservis beklentisi taşıdığı öne sürüldü. Fenerbahçe’nin henüz resmî teklif yaptığına veya oyuncuyla anlaşma sağladığına ilişkin doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor.</p>

<p>Santrforun yanı sıra hücum hattının solunda da görev yapabilen Moise Kean’ın fizik gücü, hareketliliği ve Serie A tecrübesi nedeniyle Fenerbahçe’nin aradığı profile uyabileceği değerlendiriliyor.</p>

<p>Anderson Talisca için Corinthians iddiası</p>

<p>Fenerbahçe’de gelen oyuncular kadar takımdan ayrılabilecek isimler de gündemde. Anderson Talisca’nın yeni sezon kadro planlamasındaki durumu henüz netleşmezken, Corinthians’ın Brezilyalı futbolcuyla ilgilendiği öne sürüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sarı-lacivertli yönetimin Talisca’nın geleceği hakkında hemen karar vermeyeceği, Avrupa kupalarındaki Górnik Zabrze eşleşmesinin ardından oyuncuyla ilgili teklifleri değerlendirebileceği iddia edildi.</p>

<p>Talisca’nın olası ayrılığında maaş yükü, yabancı oyuncu planlaması ve teknik heyetin vereceği raporun etkili olacağı belirtiliyor. Corinthians’ın henüz Fenerbahçe’ye doğrulanmış resmî bir teklif sunduğuna ilişkin bilgi bulunmuyor.</p>

<p>Fenerbahçe, Anderson Talisca’nın sözleşmesini Şubat 2026’da iki yıl uzatmıştı. Brezilyalı oyuncunun kontratı 2027-2028 sezonunun sonuna kadar devam ediyor. Bu nedenle olası ayrılığın bonservis bedeli karşılığında gerçekleşmesi bekleniyor.</p>

<p>Fenerbahçe transferde hangi dosyaya öncelik verecek?</p>

<p>Üç dosya farklı aşamalarda bulunuyor. Rafael Leao bağlantısı, Türkiye tatili ve İtalyan basınındaki temas iddialarıyla dikkat çekse de henüz Milan’a sunulmuş resmî teklif yok. Moise Kean dosyası menajer önerisi ve teknik heyet değerlendirmesi seviyesinde ilerliyor.</p>

<p>Anderson Talisca konusunda ise transferden çok kadro planlaması ve olası ayrılık ihtimali öne çıkıyor. Fenerbahçe’nin hücum hattına yapacağı yeni transferlerin, Brezilyalı futbolcunun geleceğini doğrudan etkileyebileceği değerlendiriliyor.</p>

<p>Sarı-lacivertli yönetimin önümüzdeki günlerde bütçe, yabancı oyuncu planlaması ve teknik heyetin raporu doğrultusunda bu üç dosya hakkında daha net adımlar atması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/fenerbahcede-uclu-transfer-gundemi-leao-kean-ve-talisca</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 23:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5661.jpeg" type="image/jpeg" length="95063"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Meteoroloji’den İstanbul ve Trakya için sağanak, 44 derece için sıcaklık uyarısı]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/meteorolojiden-istanbul-ve-trakya-icin-saganak-44-derece-icin-sicaklik-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/meteorolojiden-istanbul-ve-trakya-icin-saganak-44-derece-icin-sicaklik-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü, 22 Temmuz Çarşamba günü İstanbul’un Avrupa Yakası’ndaki bazı ilçelerde gök gürültülü sağanak beklendiğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Edirne ve Kırklareli çevreleri ile Tekirdağ’ın iç kesimlerinde ise yağışların yerel olarak kuvvetli olacağı tahmin ediliyor.</p>

<p>Türkiye’nin güney ve batı kesimlerinde kavurucu sıcaklar etkisini sürdürecek. İstanbul’da sıcaklık 34 dereceye ulaşırken Antalya’da termometrelerin 44 dereceyi göstermesi bekleniyor.</p>

<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğünün son hava tahmin raporuna göre, 22 Temmuz’da İstanbul’un batı ilçeleri ile Trakya’nın bazı kesimlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak görülecek. Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ’ın iç kesimlerinde kuvvetli yağış beklenirken İstanbul genelinde sıcaklığın 34 dereceye kadar çıkacağı tahmin ediliyor.</p>

<p>İstanbul’da sağanak hangi ilçelerde bekleniyor?</p>

<p>İstanbul’da havanın parçalı, zamanla çok bulutlu olması bekleniyor. Avrupa Yakası’nın batısında bulunan Arnavutköy, Büyükçekmece, Çatalca ve Silivri’de öğle saatlerinde aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak tahmin ediliyor.</p>

<p>Kentin diğer ilçelerinde yağış beklenmezken parçalı ve çok bulutlu hava etkili olacak. İstanbul’da en düşük sıcaklığın 22, en yüksek sıcaklığın ise 34 derece olması öngörülüyor.</p>

<p>İlçelere göre sıcaklıkların Fatih, Kağıthane, Şişli ve Ümraniye’de 36; Arnavutköy ve Çatalca’da 35; Beşiktaş, Kadıköy, Üsküdar ve Beyoğlu’nda 33-34 dereceye kadar çıkması bekleniyor.</p>

<p>İstanbul’da poyraz etkili olacak</p>

<p>Marmara Bölgesi’nde rüzgârın kuzey ve kuzeydoğu yönlerden orta kuvvette, zaman zaman saatte 30-50 kilometre hızla esmesi bekleniyor. İstanbul’da özellikle açık alanlarda ve deniz ulaşımında poyrazın etkili olabileceği değerlendiriliyor.</p>

<p>Meteorolojinin yayımladığı bölgesel raporda İstanbul için ayrıca sarı veya turuncu kodlu güncel bir meteorolojik uyarı bulunmadığı belirtildi.</p>

<p>Trakya’da kuvvetli sağanak bekleniyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Edirne ve Kırklareli çevreleri ile Tekirdağ’ın iç kesimlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanağın yerel olarak kuvvetli olacağı tahmin ediliyor.</p>

<p>Yağış sırasında ani su baskını, yıldırım, yerel dolu, kuvvetli rüzgâr ve ulaşımda aksamalar yaşanabileceği için vatandaşların dikkatli olması gerekiyor.</p>

<p>Trakya’da rüzgârın öğle saatlerinden sonra yer yer saatte 40-60 kilometre hıza ulaşabileceği tahmin ediliyor.</p>

<p>Antalya’da sıcaklık 44 dereceye ulaşacak</p>

<p>Türkiye’nin güney, batı ve güneydoğu kesimlerinde sıcak hava etkisini sürdürecek. Antalya’da günün en yüksek sıcaklığının 44 dereceye ulaşması bekleniyor.</p>

<p>Şanlıurfa’da 42, Diyarbakır’da 41, Manisa’da 40 derece tahmin edilirken İzmir, Denizli ve Muğla’da sıcaklıkların 38 derece civarında seyretmesi öngörülüyor.</p>

<p>Uzmanlar, güneş ışınlarının dik geldiği öğle saatlerinde uzun süre açık alanda kalınmaması gerektiğini hatırlatıyor.</p>

<p>Karadeniz ve Doğu Anadolu’da yerel yağış</p>

<p>Doğu Karadeniz kıyıları ile Ordu, Artvin, Ardahan, Kars ve Ağrı çevrelerinde yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak bekleniyor.</p>

<p>Trabzon’da sıcaklığın 27, Rize’de ise 28 derece olması tahmin edilirken özellikle iç ve yüksek kesimlerde kısa süreli yağışlar görülebilecek.</p>

<p>Son durum</p>

<p>Meteorolojinin son tahminlerine göre İstanbul’un Avrupa Yakası’nın batı ilçelerinde öğle saatlerinde yerel sağanak bekleniyor. Trakya’da yağışların kuvvetli olabileceği, güney ve güneydoğu illerinde ise aşırı sıcakların etkisini sürdüreceği bildirildi.</p>

<p>Tahminlerin yerel olarak kısa sürede değişebileceği belirtilirken vatandaşların Meteoroloji Genel Müdürlüğünün güncel radar görüntülerini ve uyarılarını takip etmesi istendi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/meteorolojiden-istanbul-ve-trakya-icin-saganak-44-derece-icin-sicaklik-uyarisi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 23:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-8764.jpeg" type="image/jpeg" length="63487"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CPAP Tek Seçenek Değil: Uyku Apnesinde 6 Cihaz Türü]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/cpap-tek-secenek-degil-uyku-apnesinde-6-cihaz-turu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/cpap-tek-secenek-degil-uyku-apnesinde-6-cihaz-turu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uyku apnesi cihazları yalnızca CPAP makinesinden ibaret değil. Otomatik basınç cihazları, kişiye özel ağız aparatları, pozisyon cihazları ve sinir uyarıcı implantlar farklı hasta gruplarında kullanılabiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>En doğru seçim, apnenin türüne, şiddetine ve hava yolunun nerede kapandığına göre değişiyor.</p>

<p>Uyku apnesi cihazları, en sık görülen obstrüktif uyku apnesinde gece boyunca üst hava yolunu açık tutmayı hedefliyor. Güncel klinik yaklaşımda CPAP ve APAP en güçlü ve en yerleşik seçenekler olarak konumunu korurken, ağız içi aparatlar, pozisyon cihazları, dil kası uyarıcıları ve cerrahi implantlar belirli hastalar için alternatif oluşturuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cihaz seçimi yalnızca horlamanın bulunmasına göre yapılmıyor. Uyku testiyle belirlenen apne-hipopne indeksi, yani uyku sırasında bir saatte yaşanan solunum durması veya yüzeysel solunum sayısı, gündüz uykululuğu, eşlik eden hastalıklar ve cihazın düzenli kullanılabilmesi birlikte değerlendiriliyor.[1]</p>

<p>Bu cihazların büyük bölümü, boğaz dokularının gevşeyerek hava yolunu kapattığı obstrüktif uyku apnesi için geliştirildi. Beyinden solunum kaslarına giden sinyallerin bozulduğu santral uyku apnesinde ise kullanılacak cihazlar ve tedavi yaklaşımı farklılık gösterebiliyor.[7]</p>

<p>CPAP ve APAP hâlâ temel seçenek</p>

<p>Pozitif hava yolu basıncı cihazları, maske aracılığıyla hava yoluna basınç uygulayarak boğazın uyku sırasında kapanmasını önlüyor.</p>

<p>CPAP cihazı gece boyunca önceden belirlenen sabit bir basınç sağlıyor. APAP cihazı ise solunum örüntüsüne ve hava yolundaki dirence göre basıncı belirli sınırlar içinde otomatik olarak artırıp azaltıyor.</p>

<p>BiPAP olarak bilinen iki seviyeli cihazlar, nefes alırken ve verirken farklı basınçlar uyguluyor. Ancak komplikasyonsuz obstrüktif uyku apnesinin rutin tedavisinde genellikle CPAP veya APAP tercih ediliyor. BiPAP daha çok yüksek basınca uyum sağlayamayanlarda ya da eşlik eden belirli solunum sorunlarında değerlendiriliyor.[1]</p>

<p>Klinik kılavuzlar, belirgin gündüz uykululuğu bulunan yetişkinlerde pozitif hava yolu basıncı tedavisini güçlü biçimde öneriyor. Uykuya bağlı yaşam kalitesi bozulan veya hipertansiyonu bulunan kişilerde de bu cihazların kullanılması destekleniyor.[1]</p>

<p>CPAP’ın başarısındaki kritik nokta, cihazın düzenli kullanılması. Maske kaçağı, burun tıkanıklığı, ağız ve boğaz kuruluğu, ciltte tahriş, gürültü veya basınç rahatsızlığı tedaviye uyumu azaltabiliyor.[7] Bu sorunlar çoğu zaman uygun maske seçimi, nemlendirici kullanımı, basınç ayarlarının yeniden değerlendirilmesi ve alışma sürecinin desteklenmesiyle azaltılabiliyor.</p>

<p>Ağız aparatı ile hazır horlama plağı aynı değil</p>

<p>Mandibular ilerletme aparatı olarak bilinen ağız içi cihazlar, alt çeneyi kontrollü biçimde öne taşıyarak dilin ve yumuşak dokuların hava yoluna doğru gerilemesini azaltıyor.</p>

<p>Bu cihazlar özellikle CPAP kullanamayan, CPAP’a uyum sağlayamayan veya uygun koşullarda farklı bir tedavi tercih eden yetişkinlerde değerlendiriliyor. Klinik kılavuzlar, hazır ve standart ürünler yerine kişiye özel hazırlanmış, ayarlanabilir cihazların kullanılmasını öneriyor.[2]</p>

<p>Kılavuz için incelenen 33 randomize araştırmada toplam 1.259 yetişkin değerlendirildi. Kişiye özel ağız aparatları, apne-hipopne indeksinde saatte ortalama yaklaşık 14 olaylık azalma sağladı. Bununla birlikte CPAP, solunum olaylarını ve oksijen düşüşlerini azaltmada genel olarak ağız aparatlarından daha etkili bulundu.[2]</p>

<p>Ağız aparatlarının daha küçük, sessiz ve seyahat sırasında kolay taşınabilir olması bazı hastalarda düzenli kullanım avantajı sağlayabiliyor. Ancak cihaz takıldığında horlamanın azalması, uyku apnesinin yeterince kontrol edildiğini tek başına göstermiyor. Etkinliğin kontrol uyku testiyle doğrulanması gerekiyor.[2]</p>

<p>Çene ekleminde veya çiğneme kaslarında ağrı, dişlerde hassasiyet, tükürük miktarında değişiklik ve uzun süreli kullanımda kapanış düzeninin değişmesi görülebiliyor. Bu nedenle cihazın uyku diş hekimliği konusunda deneyimli bir diş hekimi tarafından hazırlanması ve diş yapısının düzenli olarak izlenmesi önem taşıyor.[8]</p>

<p>Pozisyon cihazları yalnız belirli hastalarda etkili</p>

<p>Bazı kişilerde solunum olayları ağırlıklı olarak sırtüstü yatıldığında ortaya çıkıyor. Pozisyonel obstrüktif uyku apnesi olarak adlandırılan bu durumda, kişinin yan yatmasını destekleyen yastıklar, sırt aparatları veya sırtüstü pozisyona geçildiğinde titreşim veren elektronik cihazlar kullanılabiliyor.</p>

<p>Sekiz araştırma ve 323 katılımcıyı kapsayan bir bilimsel incelemede, pozisyon tedavisinin tedavisiz izleme kıyasla apne-hipopne indeksini saatte ortalama 7,38 olay azalttığı belirlendi. Ancak CPAP, pozisyon cihazlarına göre saatte ortalama 6,4 olay daha fazla azalma sağladı.[3]</p>

<p>Pozisyon cihazlarının gece boyunca daha uzun süre kullanılabildiğini gösteren bulgular bulunmasına rağmen araştırmaların büyük bölümü kısa süreliydi ve katılımcı sayıları sınırlıydı. Bu nedenle yöntem, sırtüstü ve yan yatış arasındaki solunum farkı uyku testinde açıkça gösterilen hastalar için daha uygun kabul ediliyor.[3]</p>

<p>Uyanıkken kullanılan dil kası uyarıcıları</p>

<p>Dil kasını elektriksel olarak uyaran çıkarılabilir ağız içi cihazlar, uyku apnesi teknolojilerinin daha yeni üyeleri arasında yer alıyor. Bu sistemler uyku sırasında değil, kişi uyanıkken kullanılıyor ve dil kasının hava yolunu destekleyen işlevini güçlendirmeyi amaçlıyor.</p>

<p>ABD’deki düzenleyici kurum, 2021 yılında bu tür bir sistemi 18 yaş ve üzerindeki, apne-hipopne indeksi 15’in altında olan hafif obstrüktif uyku apnesi hastaları için reçeteli cihaz olarak sınıflandırdı.[4]</p>

<p>Bu cihazlar orta veya ağır uyku apnesi için genel bir CPAP alternatifi değil. Kullanım öncesinde kapsamlı diş muayenesi yapılması, ağız dokularının uygunluğunun değerlendirilmesi ve tedavi boyunca uyku uzmanı ile diş hekimi takibinin sürdürülmesi gerekiyor.[4]</p>

<p>Uyku apnesi implantları kimlere uygun?</p>

<p>Hipoglossal sinir uyarımı, göğüs veya çene altı bölgesine cerrahi olarak yerleştirilen bir sistemle dil hareketlerini kontrol eden sinire elektriksel uyarı gönderiyor. Amaç, nefes alınırken dilin öne doğru hareket etmesini sağlayarak üst hava yolunun kapanmasını önlemek.</p>

<p>Bir implant sistemi için kullanım alanı 2023 yılında genişletildi. Cihaz, apne-hipopne indeksi 15 ile 100 arasında olan, CPAP veya BiPAP tedavisini kullanamayan ya da bu tedavilerden yeterli sonuç alamayan seçilmiş yetişkinlerde kullanılabiliyor.[5]</p>

<p>Ancak kişinin yumuşak damak bölgesinde tam ve dairesel kapanma bulunmaması gerekiyor. Santral ve karma apnelerin toplam solunum olaylarının yüzde 25’inden fazlasını oluşturduğu kişiler de bu implant için uygun kabul edilmiyor.[5]</p>

<p>2025 yılında orta ve ağır obstrüktif uyku apnesine yönelik başka bir implante sinir uyarım sistemi daha onaylandı. Bu sistemin kullanım alanı, apne-hipopne indeksi 15 ile 65 arasında olan ve pozitif basınç cihazları, ağız aparatları veya diğer standart seçenekleri kullanamayan ya da bu tedavilerden yarar görmeyen 22 yaş ve üzerindeki yetişkinlerle sınırlandırıldı.[6]</p>

<p>Sinir uyarıcı implantlar CPAP’ın doğrudan yerine geçen, herkese uygulanabilecek cihazlar değil. Cerrahi işlem, ayrıntılı hava yolu incelemesi, cihaz programlaması ve uzun dönem takip gerektiriyor. Uygun hasta seçimi yapılmadan yalnızca CPAP kullanmak istememek, implant kararı için yeterli kabul edilmiyor.[5][6]</p>

<p>En etkili cihaz, kontrol testinde işe yarayan cihaz</p>

<p>CPAP ve APAP, hava yolunu açık tutma ve solunum olaylarını azaltma bakımından en yerleşik cihazlar olmayı sürdürüyor. Kişiye özel ağız aparatları, özellikle CPAP’a uyum sağlayamayan belirli hastalarda güçlü bir alternatif oluşturabiliyor. Pozisyon cihazları ise yalnızca vücut pozisyonuna bağlı uyku apnesinde anlamlı sonuç veriyor.</p>

<p>Dil kası uyarıcıları hafif vakalarla, cerrahi implantlar ise ayrıntılı değerlendirmeden geçirilen seçilmiş orta ve ağır vakalarla sınırlı bulunuyor. Bu nedenle internette satılan bir horlama aparatıyla, uyku testi sonrasında reçete edilen tıbbi cihaz aynı kategoride değerlendirilmiyor.</p>

<p>Horlama sesinin azalması tedavinin başarılı olduğunu kanıtlamıyor. Cihazın apne-hipopne indeksini, oksijen düşüşlerini ve gündüz uykululuğunu ne ölçüde düzelttiğinin objektif olarak kontrol edilmesi gerekiyor.[1][2]</p>

<p>Uyku apnesi cihazlarında seçenekler genişlese de yaşanan değişim CPAP’ın önemini kaybetmesinden çok, tedavinin kişiye özel hâle gelmesi anlamına geliyor. En uygun cihaz, hastanın düzenli kullanabildiği ve etkinliği kontrol uyku testiyle doğrulanan cihaz olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] Patil SP, Ayappa IA, Caples SM, Kimoff RJ, Patel SR, Harrod CG. Treatment of Adult Obstructive Sleep Apnea with Positive Airway Pressure: A Clinical Practice Guideline. Journal of Clinical Sleep Medicine. 2019;15(2):335-343. DOI: 10.5664/jcsm.7640.</p>

<p>[2] Ramar K, Dort LC, Katz SG, et al. Clinical Practice Guideline for the Treatment of Obstructive Sleep Apnea and Snoring with Oral Appliance Therapy: An Update for 2015. Journal of Clinical Sleep Medicine. 2015;11(7):773-827. DOI: 10.5664/jcsm.4858.</p>

<p>[3] Srijithesh PR, Aghoram R, Goel A, Dhanya J. Positional Therapy for Obstructive Sleep Apnoea. Cochrane Database of Systematic Reviews. 2019;(5):CD010990. DOI: 10.1002/14651858.CD010990.pub2.</p>

<p>[4] U.S. Food and Drug Administration. De Novo Classification Request for eXciteOSA, DEN200018. 2021.</p>

<p>[5] U.S. Food and Drug Administration. Inspire Upper Airway Stimulation, P130008/S090. 2023.</p>

<p>[6] U.S. Food and Drug Administration. Genio System 2.1, P240024. 2025.</p>

<p>[7] Bradley S. Devices That Help With Sleep Apnea. Health. Güncelleme: 2026.</p>

<p>[8] Sheats RD, Schell TG, Blanton AO, et al. Management of Side Effects of Oral Appliance Therapy for Sleep-Disordered Breathing. Journal of Dental Sleep Medicine. 2017;4(4):111-125.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/cpap-tek-secenek-degil-uyku-apnesinde-6-cihaz-turu</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 22:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6397.jpeg" type="image/jpeg" length="63269"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aile Hekimi Dr. Taner Nazif Bitik’in Eşi Ayşegül Bitik Vefat Etti]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/aile-hekimi-dr-taner-nazif-bitikin-esi-aysegul-bitik-vefat-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/aile-hekimi-dr-taner-nazif-bitikin-esi-aysegul-bitik-vefat-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Boyabat’ta aile hekimi olarak görev yapan Dr. Taner Nazif Bitik’in eşi Ayşegül Bitik, tedavi gördüğü Samsun’daki hastanede hayatını kaybetti. Bitik’in cenazesi, Boyabat’ta son yolculuğuna uğurlanacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bir süredir Samsun’daki bir hastanede tedavi gördüğü belirtilen Ayşegül Bitik’in vefat haberi, ailesi ve yakınlarının yanı sıra Boyabat’taki sağlık camiasında üzüntüyle karşılandı.</p>

<p>Ayşegül Bitik’in Cenaze Programı Belli Oldu</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayşegül Bitik’in cenazesi, 22 Temmuz 2026 Çarşamba günü Boyabat Hacı Ergün Gürbüz Camii’nde öğle namazının ardından kılınacak cenaze namazı sonrası Boyabat Şehir Mezarlığı’nda toprağa verilecek.</p>

<p>Dr. Taner Nazif Bitik ve ailesine Boyabat’tan çok sayıda başsağlığı mesajı iletildi.</p>

<p>Merhumeye Allah’tan rahmet; başta eşi Dr. Taner Nazif Bitik olmak üzere ailesine, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı diliyoruz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/aile-hekimi-dr-taner-nazif-bitikin-esi-aysegul-bitik-vefat-etti</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 22:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6396.jpeg" type="image/jpeg" length="95799"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Munzur 60+ Tazelenme Üniversitesi Öğrencileri Yaz Kahvaltısında Buluştu]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/munzur-60-tazelenme-universitesi-ogrencileri-yaz-kahvaltisinda-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/munzur-60-tazelenme-universitesi-ogrencileri-yaz-kahvaltisinda-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Munzur Üniversitesi bünyesinde eğitimlerini sürdüren 60+ Tazelenme Üniversitesi öğrencileri, yaz dönemi dolayısıyla düzenlenen kahvaltı programında bir araya geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>60+ Tazelenme Üniversitesi Öğrencilerimizle Yaz Kahvaltısı Etkinliğinde Bir Aradayız</p>

<p>Hayat boyu öğrenme vizyonuyla hareket eden taze öğrencilerimiz, protokol paydaşlarımız ve protokolümüzün değerli misafirleriyle yaz tatili buluşmasında bir araya geldi.</p>

<p>Tarih: 21 Temmuz 2026 | Yer: Munzur Üniversitesi Uygulama Oteli | Ev Sahibi: Munzur Üniversitesi | Açılış Konuşmacıları: Arş. Gör. Dr. Afşin Akbaş ve Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı &amp; Doğu ve Güneydoğu Anadolu Tazelenme Üniversitesi Koordinatörü Prof. Dr. Ülkü Özbey<br />
Munzur Üniversitesi ev sahipliğinde yürütülen ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile üniversitemiz arasında imzalanan protokol doğrultusunda hayata geçirilen Munzur 60+ Tazelenme Üniversitesi, yaz dönemi etkinlikleri kapsamında anlamlı bir kahvaltı programına imza attı.</p>

<p>Munzur Üniversitesi Uygulama Oteli’nin eşsiz doğa manzaralı restoranında gerçekleştirilen etkinliğe; Tunceli Valimizin kıymetli eşi Nazlı Aygöl hanımefendi, Rektörümüz Prof. Dr. Kenan Peker’in kıymetli eşi Dr. Öğr. Üyesi Esra Peker, Tunceli İl Emniyet Müdürümüzün kıymetli eşi Tülin Demiralay hanımefedi, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Doğu ve Güneydoğu Anadolu Tazelenme Üniversitesi Koordinatörü Prof. Dr. Ülkü Özbey, Tazelenme Üniversitesi Koordinatör Yardımcısı Arş. Gör. Dr. Afşin Akbaş, programımıza gönül veren değerli akademisyenlerimiz, ve çok sayıda kıymetli taze öğrencimiz katıldı.</p>

<p>Protokol Paydaşlarımız ve Misafirlerimizle Güçlü Dayanışma</p>

<p>Etkinlik boyunca Tunceli Valimizin kıymetli eşi Nazlı Aygöl hanımefendi, taze öğrencilerimizle tek tek ilgilenerek onların öneri ve deneyimlerini büyük bir ilgiyle dinledi. Program sonunda katılımcıların ve öğrencilerin duyduğu derin memnuniyeti dile getiren Nazlı Aygül hanımefendi, projenin ne denli keyifli ve kıymetli bir buluşmaya vesile olduğunu vurguladı. Sayın Hanımefendi, uğurlama esnasındaki zarif temennilerinde; "İnşallah bu güzel proje daha da yaygınlaşır, sürdürülebilirlik kazanarak çok daha geniş kitlelere ulaşır ve üniversitemizde artarak devam eder" sözleriyle projeye ve aktif yaşlanma vizyonuna duyduğu güçlü desteği ve memnuniyeti ifade etti.</p>

<p>Programda söz alan taze öğrencilerimizden bir büyüğümüz ise duygularını şu sözlerle dile getirdi:</p>

<p>"Ülkü hocam, biz geçmişte çok çile çektik, evlatlarımıza baktık; şimdi ise torunlarımıza bakıyoruz. Ancak bizler sadece evde değil, sınıflarda ve bu kampüsün her alanında eğitim görmek, sosyal aktiviteler içerisinde yer almak istiyoruz. Bu talebimizi göz önünde bulundurduğunuz ve bizi bu çatı altında buluşturduğunuz için sonsuz teşekkür ederiz."<br />
Öğrencilerimizin bu samimi ve hayat dolu talepleri, üniversitemizin yaşlı refahı ve aktif yaşlanma vizyonunun ne kadar isabetli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Hozat gezisinin ardından gerçekleştirilen bu yaz kahvaltısı, yaz tatili sürecinde olan öğrencilerimiz için moral ve motivasyon kaynağı oldu.</p>

<p>Açılış Konuşmaları ve Tazelenme Üniversitesi Vizyonu</p>

<p>Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Arş. Gör. Dr. Afşin Akbaş, Tazelenme Üniversitesi’nin temel misyonunu katılımcılarla paylaştı. Ardından kürsüyü devralan Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Doğu ve Güneydoğu Anadolu Tazelenme Üniversitesi Koordinatörlüğü görevi Tazelenme Üniversitesi kurucusu Gerontoloji Profesörü Dr. İsmail Tufan’ın bakanlıkla yaptığı istişareler sonucunda kendisine tevdi edilen Prof. Dr. Ülkü Özbey, kapsamlı ve ilham verici bir konuşma gerçekleştirdi.</p>

<p>Konuşmasında projenin doğuş hikayesine ve yaygınlaşma sürecine değinen Prof. Dr. Ülkü Özbey, 60+ Tazelenme Üniversitesi faaliyetlerinin halihazırda 28 ilde üniversitelerle imzalanan protokoller eşliğinde başarıyla sürdürüldüğünü belirtti. Bu kapsamda Munzur Üniversitesi olarak projenin 27. üniversitesi unvanıyla protokolü imzalayarak bu değerli hareketi hayata geçirdiklerini vurguladı. Bakanlık verilerinin yansıttığı üzere Projenin ulusal düzeydeki toplam sayısının ise protokol imza ve kuruluş süreçleriyle birlikte 32'ye ulaştığını, bu yeni illerin de önümüzdeki dönemde faaliyetlerine başlayacağını belirtti. Uluslararası boyutta ise katıldığı uluslararası kongrelerde projenin büyük bir ilgi gördüğünü, yabancı üniversitelerin bu modeli kendi bünyelerinde hayata geçirmek istemeleri üzerine kurduğu akademik köprüleri ve gelen talepleri bakanlıkla paylaşarak projenin küresel ölçekte yaygınlaşmasına aracı olmaktan duyduğu derin mutluluğu dile getirdi.</p>

<p>Prof. Dr. Ülkü Özbey’in sunumunun ardından söz alan Rektörümüz Sayın Prof. Dr. Kenan Peker’in kıymetli eşi Dr. Öğr. Üyesi Esra Peker, Prof. Dr. Ülkü Özbey’in yaptığı açılış konuşmasında programın misyonunu son derece güzel ve kapsamlı bir şekilde ifade ettiğini belirterek teşekkürlerini iletti. Esra Peker konuşmasında, gelecek yıl öğrencilerin mezuniyetini coşkuyla yapmak istediklerini vurgulayarak kendisinin de bu süreçte katkıda bulunmaktan büyük mutluluk duyacağını ifade etti. Prof. Dr. Ülkü Özbey konuşmasında ve değerlendirmelerde ayrıca şu stratejik ve samimi vurgularda bulundu:</p>

<p>Güçlü Ekip Ruhu, Stratejik Lojistik ve Ortak Payda:</p>

<p>Munzur Üniversitesi’nin dinamik yapısı ve akademik kadronun ortak iradesiyle yürütülen çalışmaların, uyumlu bir ekip ruhu sayesinde başarıya ulaştığını belirten Prof. Dr. Ülkü Özbey, üniversitenin gelişimi ile Tunceli’nin akademik bir kent kimliği doğrultusunda üniversiteyle bütünleşmesinin temel ortak payda olduğunu vurguladı.</p>

<p>Bu kapsamda, sadece fiziksel bir taşınma değil; kıymetli öğrencilerimizin kampüsümüze ve etkinlik alanlarına konforlu bir şekilde erişimini sağlayan projenin hayata geçtiği günden itibaren birlikte yol aldığımız araç temini gibi stratejik lojistik destekleri eksiksiz koordine eden Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'ne ve projeye destek sunan tüm kurumlara teşekkürlerini iletti.</p>

<p>Geniş Paydaş Ağı ve Kamusal Destek:</p>

<p>Atölyeler ve çeşitli etkinlikler için mekân ve imkân sağlayan İl Gençlik ve Spor Müdürlüğü, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Belediye başta olmak üzere destek veren tüm kamu kurumlarına ve paydaşlara şükranlarını sundu.</p>

<p>Eğitim Modeli ve Takvim:</p>

<p>8 Ekim 2025 tarihinde imzalanan protokolü hatırlatarak, projenin iki yıllık konseptle yürütüldüğünü, öğrencilerimizin şu anda tatilde olduğunu, yeni eğitim öğretim yılıyla birlikte ikinci sınıflarına başlayacaklarını ve önümüzdeki yıl ilk mezuniyet heyecanının yaşanacağını belirtti.</p>

<p>Şehir ve Üniversite Köprüsü:</p>

<p>Tazelenme Üniversitesi’nin şehir ile üniversite arasında çok ciddi bir köprü vazifesi gördüğünü; aktif ve yaşlı refahını destekleyerek sağlık turizmine katkı sunduğunu, şehrin tanıtımında ve kuşaklar arası bağ kurulmasında kilit bir rol oynadığını ifade etti.</p>

<p>Gelenekten Geleceğe Vizyon:</p>

<p>Kendisinin de geleneksel ama vizyoner bir aile yapısından geldiğini belirterek büyüklerimizin deneyimlerini paylaşmasının önemine değindi. Bu projeyi, ulusal boyutta bütçesi olmayan, tamamen gönül esasına dayalı bir "Erasmus" deneyimine benzetti.</p>

<p>Müzik Dinletisi, Teşekkür, Hediye Takdimi ve Hatıra Fotoğrafı</p>

<p>Kahvaltı programı, Dr. Öğr. Üyesi Gülsüm Hoş ve müzik öğretmeni Haydar Tümay beyefendinin seslendirdiği eserler ve bülbül sesini aratmayan ezgiler eşliğinde neşe içinde geçti. Bu güzel buluşmanın masalardaki enfes lezzetlerini hazırlayan ve konuklara güler yüzle hizmet eden otel personelimize emekleri için yürekten teşekkür ederiz. Ayrıca program esnasında taze öğrencilerimizden Nurcan hanım, bağlamasıyla gerçekleştirdiği harika müzik dinletisiyle etkinliğimize ayrı bir renk kattı; nefesine ve koluna sağlık diyoruz.</p>

<p>Program sonunda, Dekanımız Prof. Dr. Ülkü Özbey tarafından Tunceli Valimizin kıymetli eşi Nazlı Aygöl hanımefendiye anlamlı bir takdimde bulunulmak istendi. Nazlı Aygül hanımefendinin hediyeyi kabul etmeyerek bu tür nezaketlerin bir öğrenciye hediye edilmesi yönündeki zarif yönlendirmesi üzerine, hediyeyi başka bir öğrenciye sunmak amacıyla kahvaltı esnasında neşeli bir kura çekilişi gerçekleştirildi. Yapılan çekiliş sonucunda özel hediyemiz değerli taze öğrencimiz Besime Hanım’a çıktı. Hediyesini güzel günlerde kullanmasını dilerken, Nazlı Aygöl hanımefendi bu samimi ve keyifli anların ardından gülümseyerek ama "Çiçeğimi istiyorum" sözleriyle programa neşeli ve unutulmaz bir hatıra bıraktı.</p>

<p>Programın kapanışında Prof. Dr. Ülkü Özbey; "Bu bizim projemiz; ortak bir akılla, gönül birliğiyle ve Munzur Üniversitesi'nin ana iradesiyle bugün Tunceli'yi kucaklayan bu büyük değere dönüştü" diyerek duygu ve düşüncelerini özetledi. Başta Sayın Valimize katkı ve desteklerinden dolayı şükranlarını sunarak; Rektörümüz Sayın Prof. Dr. Kenan Peker’e, rektörlüğe, Munzur Üniversitesi'nin tüm birimlerine, tüm paydaşlarımıza ve bu yolda emeğini esirgemeyen, aramızda bulunan ve şu anda aramızda olamayan gönüllü tüm hocalarımıza kalpten teşekkürlerini iletti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Etkinlik, günün anısına çekilen toplu fotoğraf çekimi ile coşku ve memnuniyet içerisinde tamamlandı.</p>

<p>#MunzurÜniversitesi #MunzurTazelenmeÜniversitesi #60ArtıTazelenme #AktifYaşlanma #HayatBoyuÖğrenme #Tunceli #TunceliValiliği #NazlıAygöl #ProfDrKenanPeker #ProfDrİsmailTufan #EYHGM #AileVeSosyalHizmetlerBakanlığı #ProfDrÜlküÖZBEY #YaşlıRefahı #SosyalSorumluluk #EğitimHerYaşta </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/munzur-60-tazelenme-universitesi-ogrencileri-yaz-kahvaltisinda-bulustu</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 21:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6388.jpeg" type="image/jpeg" length="84968"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trabzon Ortahisar’da Otomobil Çarptı: Genç Kız Entübe Edildi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç kız hastaneye kaldırılarak entübe edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Bahçecik Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasında bir genç kız ağır yaralandı. Olay, dün öğle saatlerinde mahalle içindeki cadde üzerinde yaşandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Edinilen bilgilere göre, yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza cadde üzerinde ilerleyen bir otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle genç kız metrelerce savrularak yere düştü.</p>

<p>Kazayı gören çevredeki vatandaşlar hızla olay yerine koşarak yaralıya ilk müdahaleyi yaptı. Durumun 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirilmesi üzerine bölgeye kısa sürede ambulans sevk edildi.</p>

<p>Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ağır yaralanan genç kıza ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi. Ardından ambulansla <strong>hastaneye</strong> kaldırılan genç kızın tedavi altına alındığı öğrenildi.</p>

<p>Hastaneden edinilen bilgilere göre genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakım ünitesinde <strong>entübe edilerek tedavisinin sürdüğü</strong> bildirildi.</p>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/JabDXO75eq4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="30802"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı’nın Bilinmeyen Hikâyesi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Mart sadece bir meslek günü değil, bir direnişin hatırasıdır. İşgal altındaki İstanbul’da Tıbbiyeli gençlerin başlattığı o tarihi duruşu Prof. Dr. İhsan Kafadar anlatıyor. Bir bayramın ardındaki vatan, cesaret ve fedakârlık hikâyesi bu videoda.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/bedf6ab0-8103-4cb9-8101-fc233d486602.jpg" type="image/jpeg" length="35816"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SMA Hastalığı Nedir? İlk Belirtiler ve Güncel Tedavi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SMA hastalığı bebeklerde ve çocuklarda kas kaybına yol açıyor. Erken belirti fark edilmezse tablo ağırlaşıyor. Uzmanlar erken tanı ve tarama uyarısı yapıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bir bebek başını tutamıyorsa, emmede zorlanıyorsa ya da yaşıtlarına göre daha hareketsizse… Bu durum basit bir gelişim geriliği değil, <strong>SMA hastalığı</strong> olabilir.</p>

<p>Son yıllarda hem tarama programlarının yaygınlaşması hem de ailelerin bilinçlenmesiyle <strong>SMA hastalığı</strong> daha fazla konuşuluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Çocuk Nörolojisi Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, özellikle erken belirti ve tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor:<br />
“Bugün artık SMA hastalığında erken tanı, hastalığın seyrini değiştirebiliyor. Ancak belirtiler gözden kaçarsa tablo ağırlaşabiliyor.”<br />
<br />
SMA Hastalığı nedir?</p>

<p><strong>SMA hastalığı (Spinal Müsküler Atrofi)</strong>, omurilikteki hareket sinir hücrelerini etkileyen genetik bir kas hastalığıdır.</p>

<p>Bu hastalıkta, kasları çalıştıran motor nöronlar hasar görür. Sonuç olarak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kaslarda güçsüzlük</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hareket kısıtlılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zamanla kas erimesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İleri vakalarda solunum problemleri</p>
 </li>
</ul>

<p>görülebilir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’a göre, <strong>SMA hastalığı</strong> doğuştan gelen genetik bir bozukluktur ve SMN1 genindeki eksiklik nedeniyle ortaya çıkar. “Kasın kendisi sağlamdır, sorun kası çalıştıran sinirdedir” diyerek hastalığın mekanizmasını sade bir dille anlatıyor.</p>

<p>SMA hastalığı tiplerine göre farklı şiddette seyreder. Bazı bebeklerde ilk aylarda ağır tablo görülürken, bazı çocuklarda belirtiler daha geç ortaya çıkabilir.</p>

<hr />
<h2>En sinsi belirtiler</h2>

<p>SMA hastalığı çoğu zaman sessiz başlar. Aileler ilk etapta fark etmeyebilir.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken belirtiler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Baş kontrolünde gecikme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve yutma güçlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaşıtlarına göre daha az hareket</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda gevşeklik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sık solunum yolu enfeksiyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oturamama ya da yürüyememe</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Bebek çok sakin diye sevinen aileler oluyor. Oysa aşırı hareketsizlik bazen <strong>SMA hastalığı belirtisi</strong> olabilir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Özellikle bacaklarda güçsüzlük ön plandadır. Bazı vakalarda dilde titreme bile görülebilir. Bu belirtiler erken dönemde yakalanırsa, tedavi seçenekleri daha etkili olabilir.</p>

<hr />
<h2>Kimler risk altında?</h2>

<p>SMA hastalığı kalıtsal bir hastalıktır.</p>

<p>Risk grupları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Anne ve babanın taşıyıcı olduğu bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliği bulunan aileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ailesinde SMA öyküsü olanlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye’de taşıyıcılık oranının yaklaşık 1/40–1/50 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu da toplumda azımsanmayacak bir genetik risk bulunduğunu gösterir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “Anne ve baba sağlıklı olabilir. Taşıyıcı olduklarını bilmeyebilirler. Bu nedenle evlilik öncesi ve gebelik öncesi taramalar çok önemlidir” diyor.</p>

<hr />
<h2>Neden artıyor?</h2>

<p>Son yıllarda “SMA hastalığı artıyor mu?” sorusu sıkça soruluyor.</p>

<p>Uzmanlara göre artışın birkaç nedeni var:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarının yaygınlaşması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik testlere erişimin artması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplumsal farkındalığın yükselmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliklerinin devam etmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Eskiden tanı alamayan vakalar vardı. Bugün erken tarama sayesinde SMA hastalığını daha erken yakalayabiliyoruz” diyerek görünürdeki artışın tanı kapasitesiyle ilişkili olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Ayrıca son yıllarda geliştirilen gen tedavileri ve yeni ilaç seçenekleri de hastalığın daha fazla gündeme gelmesine yol açtı.</p>

<hr />
<h2>Ne zaman doktora gidilmeli?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk nörolojisi uzmanına başvurulmalı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebek başını 3–4 ayda tutamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>6–7 ayda desteksiz oturamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 yaşında yürümeye başlamamışsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda belirgin güçsüzlük varsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve beslenme problemi sürüyorsa</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “SMA hastalığında erken tanı hayat kurtarır. Gecikme kas kaybını artırabilir” diyerek aileleri uyarıyor.</p>

<p>Bugün <strong>SMA hastalığı tedavisi</strong> için kullanılan ilaçlar, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bazı vakalarda gen tedavisi uygulanabiliyor. Ancak tedavinin başarısı büyük ölçüde erken teşhise bağlı.</p>

<hr />
<h2>Nasıl korunulur?</h2>

<p>SMA hastalığı tamamen önlenebilir bir hastalık değildir. Ancak risk azaltılabilir.</p>

<p>Korunma yolları:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Evlilik öncesi taşıyıcılık testi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gebelik öncesi genetik danışmanlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aile öyküsü varsa ileri genetik testler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarına katılım</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Toplumsal bilinç en güçlü silahtır. Taşıyıcı olduğunuzu bilmek kader değildir, önlem alma fırsatıdır” diyor.</p>

<p>Türkiye’de yenidoğan tarama programlarının genişlemesi sayesinde <strong>SMA hastalığı</strong> artık daha erken evrede tespit edilebiliyor. Bu da çocukların yaşam kalitesini artırma açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<hr />
<h2>Uzman Uyarısı: Erken Tanı Hayat Değiştiriyor</h2>

<p>SMA hastalığı kader değil, geç kalınmış tanı kader olabilir.</p>

<p>Kas kaybı başladıktan sonra geri dönüş sınırlıdır. Bu nedenle belirti, risk, genetik öykü ve erken tarama hayati önemdedir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar son olarak şu mesajı veriyor:<br />
“Her hareketsizlik masum değildir. Aileler gelişim basamaklarını yakından takip etmeli. Şüphe varsa zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalı.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Nw0exSzCb4o/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="17051"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Epilepsi Nedir? Prof. Dr. İhsan Kafadar’dan Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Epilepsi (sara) nedir, belirtileri nelerdir? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. İhsan Kafadar çocuklarda epilepsi, nöbet anında yapılması gerekenler ve tedaviyi anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beyin bazen kendi içinde bir fırtına çıkarır. Sessiz, görünmez ama etkisi sarsıcı bir elektrik dalgası… İşte epilepsi, bu dalganın kontrolsüzce yayılmasıyla ortaya çıkan nörolojik bir hastalık.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Nöroloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada epilepsinin toplumda hâlâ yanlış bilinen yönleri olduğunu vurguladı.</p>

<hr />
<h2>Epilepsi (Sara) Nedir?</h2>

<p>Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan, tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalıktır. Halk arasında “sara” olarak bilinir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’a göre:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tek bir hastalık değil, birçok farklı nedeni ve türü olan bir beyin hastalıkları grubudur. Her nöbet epilepsi değildir; tanı için nöbetlerin tekrarlayıcı olması gerekir.”</p>
</blockquote>

<hr />
<h2>Nöbet Nasıl Ortaya Çıkar?</h2>

<p>Beynimiz milyarlarca sinir hücresinin uyumlu çalışmasıyla görev yapar. Ancak bazı durumlarda bu hücreler bir anda aşırı ve düzensiz elektrik sinyali üretir. Sonuç?</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ani bilinç kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kasılmalar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sabit bir noktaya dalıp kalma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağızda köpürme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kısa süreli hafıza kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Garip kokular ya da tatlar hissetme</p>
 </li>
</ul>

<p>Bazı nöbetler dramatiktir, bazıları ise sadece birkaç saniyelik “donma” şeklinde geçer. Bu nedenle birçok epilepsi vakası uzun süre fark edilmeden devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Çocuklarda Epilepsi Daha mı Farklı?</h2>

<p>Prof. Dr. Kafadar, özellikle çocukluk çağında epilepsinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtiyor:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuklarda dalıp gitme, ders sırasında kısa süreli kopmalar, ani sıçramalar ya da sebepsiz düşmeler epilepsi belirtisi olabilir. Ailelerin bu belirtileri hafife almaması gerekir.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukluk çağı epilepsilerinin bir kısmı yaşla birlikte düzelebilirken, bazı türleri uzun süreli takip gerektirir.</p>

<hr />
<h2>Epilepsinin Nedenleri Neler?</h2>

<p>Epilepsi her zaman tek bir nedene bağlı değildir. Olası sebepler arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Doğum sırasında beyin hasarı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik yatkınlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin enfeksiyonları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kafa travmaları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin tümörleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nedeni bilinmeyen (idiopatik) durumlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Vakaların önemli bir kısmında ise net bir sebep saptanamayabilir.</p>

<hr />
<h2>Tanı Nasıl Konur?</h2>

<p>Epilepsi tanısında en önemli testlerden biri <strong>EEG (Elektroensefalografi)</strong>’dir. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeder.</p>

<p>Bunun yanında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Beyin MR görüntülemesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayrıntılı nörolojik muayene</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nöbet öyküsünün detaylı değerlendirilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Tanı sürecinde büyük önem taşır.</p>

<hr />
<h2>Tedavisi Var mı?</h2>

<p>Evet. Epilepsi hastalarının büyük bir kısmı düzenli ilaç tedavisiyle nöbetsiz bir yaşam sürebilir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’ın altını çizdiği en önemli nokta şu:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaçlar düzenli kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70’inde nöbetler tamamen kontrol altına alınabilir.”</p>
</blockquote>

<p>Dirençli vakalarda ise:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ketojenik diyet</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Vagus sinir stimülasyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cerrahi tedavi</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi seçenekler gündeme gelebilir.</p>

<hr />
<h2>Nöbet Anında Ne Yapılmalı?</h2>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlış, nöbet geçiren kişinin ağzına bir şey koymaya çalışmaktır. Bu son derece tehlikelidir.</p>

<p>Doğru yaklaşım:</p>

<p>✔️ Kişiyi yan yatırmak<br />
✔️ Başını sert bir zeminden korumak<br />
✔️ Süreyi takip etmek<br />
✔️ Nöbet 5 dakikayı aşarsa acil yardım çağırmak</p>

<hr />
<h2>Toplumsal Yanlış Algılar</h2>

<p>Epilepsi bulaşıcı değildir.<br />
Ruhsal bir hastalık değildir.<br />
Akıl hastalığı değildir.</p>

<p>Bu hastalık, beynin elektriksel düzeniyle ilgilidir. Doğru tedavi ve takip ile bireyler eğitimlerine, iş hayatlarına ve sosyal yaşamlarına devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Son Söz</h2>

<p>Epilepsi korkulacak değil, bilinmesi gereken bir hastalıktır. Bilgi, ön yargının panzehiridir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’ın da ifade ettiği gibi, erken tanı ve düzenli takip hayat kalitesini belirleyen en kritik faktördür.</p>

<p>Beynin elektriği bazen kontrolden çıkabilir. Önemli olan, o dalgayı doğru yönetmektir. ⚡<br />
Epilepsi (Sara Hastalığı) Nedir? Epilepsi Çeşitleri Nelerdir? Epilepsi Neden Olur? Epilepsi Belirtileri Nelerdir? Epilepsi Nasıl Teşhis Edilir? Epilepsi Tedavisi Nasıl Yapılır? Epilepsi Risk Faktörleri Nelerdir? Epilepsi öldürür mü? Epilepsi nasıl anlaşılır? Epilepsi geçer mi? Stres epilepsiyi etkiler mi? Epilepsi nöbeti uyurken olur mu? Epilepsi nöbeti geçirdikten sonra kişi neler hisseder? Anksiyete epilepsiye neden olur mu?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Qo87l9ftCJg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="29317"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Salmonella Nedir? Salmonella Belirtileri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salmonella nedir, nasıl bulaşır, belirtileri neler? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Asuman İnan, Tıbbiye Bülteni’ne konuştu.”]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bir lokma… Ve saatler içinde başlayan ateş, kramp, halsizlik.<br />
Adı sık duyuluyor ama ciddiyeti çoğu zaman hafife alınıyor: <strong>Salmonella</strong>.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Asuman İnan</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada özellikle yaz aylarında artan vakalara dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. İnan, “Salmonella en sık gıdalar yoluyla bulaşır. Çiğ veya iyi pişmemiş tavuk, yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve iyi yıkanmamış sebzeler risk taşır” dedi.</p>

<hr />
<h2>🧫 Salmonella Nedir?</h2>

<p>Salmonella, bağırsak sistemini etkileyen bir bakteri grubudur. Halk arasında çoğu zaman “gıda zehirlenmesi” olarak bilinen tabloya neden olur. Ancak her gıda zehirlenmesi Salmonella değildir.</p>

<p>Uzmanlara göre bakteri, uygun sıcaklıkta hızla çoğalır ve özellikle hijyen kurallarına uyulmayan mutfaklarda kolayca yayılır.</p>

<hr />
<h2>⚠️ Salmonella Belirtileri Nelerdir?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’ın verdiği bilgilere göre belirtiler genellikle bakterinin alınmasından <strong>6–72 saat sonra</strong> ortaya çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek ateş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sulu veya kanlı ishal</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karın ağrısı ve kramp</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bulantı ve kusma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halsizlik</p>
 </li>
</ul>

<p>Çoğu vaka 4–7 gün içinde düzeliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf kişilerde enfeksiyon kana karışabiliyor ve ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<hr />
<h2>🚨 Kimler Risk Altında?</h2>

<p>Uzman isim özellikle şu grupları uyardı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>65 yaş üstü bireyler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hamileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik hastalığı olanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu kişilerde tablo daha ağır seyredebilir ve hastane tedavisi gerekebilir.</p>

<hr />
<h2>🛡 Nasıl Korunmalı?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’a göre korunmanın temel anahtarı mutfak hijyeni:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çiğ et ve sebzeler ayrı kesme tahtasında hazırlanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tavuk ve et iyice pişirilmeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Soğuk zincir korunmalı</p>
 </li>
</ul>

<p>“Salmonella gözle görülmez, tadı değişmez. Bu nedenle en güçlü silahımız temizliktir” uyarısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<h2>📌 Uzmandan Net Mesaj</h2>

<p>Salmonella hafife alınacak bir enfeksiyon değil. Basit görünen bir ishal tablosu bazı gruplarda hayati risk oluşturabiliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında açıkta satılan ve iyi muhafaza edilmeyen gıdalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/p38tMWwaAvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="80582"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kanserden korunmanın 12 altın kuralı: Mucize formül değil, bilim öneriyor]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre kanserden korunmanın en etkili yolu tek bir mucize diyet değil; sigaradan uzak durmaktan güneşten korunmaya kadar uzanan 12 bilimsel yaşam alışkanlığı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kanser, dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Sosyal medyada “alkali diyetle kanser yok olur” ya da “tek bitkiyle tümör erir” gibi iddialar yayılırken, bilimsel araştırmalar kansere karşı en güçlü korumanın <strong>günlük yaşam alışkanlıklarında</strong> saklı olduğunu gösteriyor.<br />
 </p>

<h2>Uzmanların ortak mesajı</h2>

<p>“Mucize aramayın.<br />
Bilimsel önlemlerle ve sağlıklı yaşamla riskleri azaltın.”</p>

<p>Kanser riskini tamamen sıfırlamak mümkün olmasa da, bu 12 başlıkla risk belirgin biçimde azaltılabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlara göre kanserden korunma bir günde değil, bir yaşam tarzıyla mümkün. İşte bilimsel kanıtlarla desteklenen <strong>12 altın kural</strong>:</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GALERİ</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/1.jpg" type="image/jpeg" length="70680"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
