<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Tıbbiye Bülteni | Sağlık Haberleri</title>
    <link>https://www.tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni, sağlık ve tıp alanındaki güncel gelişmeleri bilimsel doğruluk temelinde okuyucularına ulaştıran bağımsız sağlık haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 28 Jul 2026 09:50:09 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Nadir görülen diyabet tipinde empagliflozin umut verdi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/nadir-gorulen-diyabet-tipinde-empagliflozin-umut-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/nadir-gorulen-diyabet-tipinde-empagliflozin-umut-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Danimarka’da yürütülen ve hakemli bir bilimsel dergide yayımlanan randomize kontrollü araştırma, HNF1A-MODY olarak bilinen kalıtsal diyabet tipinde empagliflozin tedavisinin kan şekeri kontrolünü anlamlı ölçüde iyileştirdiğini gösterdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bulgular, nadir görülen bu diyabet grubunda tedavi seçeneklerinin genişleyebileceğine işaret ederken, araştırmacılar daha uzun süreli çalışmalara ihtiyaç olduğunu vurguluyor.</p>

<p>HNF1A-MODY (MODY3) adı verilen kalıtsal diyabet türüne sahip erişkinlerde gerçekleştirilen yeni bir klinik araştırma, empagliflozin etken maddeli ilacın mevcut tedavilere eklendiğinde kan şekeri kontrolünü belirgin şekilde iyileştirdiğini ortaya koydu.[1] Danimarka’da iki uzman diyabet merkezinin iş birliğiyle yürütülen ve hakemli bir bilimsel dergide yayımlanan çalışma, bu nadir diyabet tipinde SGLT2 inhibitörlerinin beklenenden daha etkili olabileceğini gösterdi.[1]</p>

<p>HNF1A-MODY nedir?</p>

<p>HNF1A-MODY, tek bir gendeki kalıtsal değişiklik nedeniyle gelişen monogenik diyabet türlerinden biridir. Tip 1 ve Tip 2 diyabetle karıştırılabildiği için birçok hastada doğru tanı gecikebiliyor.[1]</p>

<p>Bu hastalarda ilk tercih tedavi genellikle sülfonilüre grubu ilaçlar olsa da zaman içinde kan şekeri kontrolünün bozulması nedeniyle ek tedavilere ihtiyaç duyulabiliyor.[1]</p>

<p>Randomize kontrollü çalışma nasıl yapıldı?</p>

<p>Araştırma, çift kör, plasebo kontrollü ve çapraz tasarımlı klinik çalışma olarak planlandı.[1]</p>

<p>Çalışmaya HNF1A-MODY tanısı bulunan 19 erişkin dahil edildi. Bunlardan 18’i araştırmayı tamamladı. Katılımcılar dört hafta boyunca empagliflozin 25 mg veya plasebo kullandı. Ardından iki haftalık ilaç arınma döneminin ardından tedaviler yer değiştirdi.[1]</p>

<p>Araştırmanın temel değerlendirme ölçütü, sürekli glukoz izleme sistemiyle ölçülen ortalama kan şekeri düzeyi oldu.[1]</p>

<p>Kan şekeri düzeylerinde belirgin düşüş görüldü</p>

<p>Araştırmada empagliflozin kullanan dönemde ortalama glukoz düzeyi plaseboya kıyasla 2,3 mmol/L daha düşük bulundu. Bu fark istatistiksel olarak anlamlıydı.[1]</p>

<p>Ayrıca açlık kan şekeri değerlerinde de iyileşme gözlendi.[1]</p>

<p>Araştırmacılar, tedavinin hipoglisemi yani kan şekerinin aşırı düşmesi riskini anlamlı biçimde artırmadığını bildirdi.[1]</p>

<p>Güvenlik verileri ne gösterdi?</p>

<p>Çalışmada bildirilen yan etkilerin büyük bölümü hafif ve geçici nitelikteydi.[1]</p>

<p>Empagliflozin nedeniyle ciddi yan etki gelişmediği ve hiçbir katılımcının tedaviyi bu nedenle bırakmadığı aktarıldı.[1]</p>

<p>Bulgular neden önemli?</p>

<p>Empagliflozin, Tip 2 diyabet tedavisinde uzun süredir kullanılan bir SGLT2 inhibitörü. Ancak HNF1A-MODY’de görev yapan genin aynı zamanda böbrekteki SGLT2 mekanizmasının düzenlenmesinde rol alması nedeniyle bu ilaç grubunun etkili olup olmayacağı uzun süredir tartışılıyordu.[1]</p>

<p>Yeni klinik çalışma, bu biyolojik belirsizliğe rağmen ilacın HNF1A-MODY hastalarında anlamlı glukoz düşürücü etki sağlayabildiğini gösterdi.[1]</p>

<p>Araştırmacılar, elde edilen sonuçların bu hasta grubunda tedavi seçeneklerini genişletebileceğini ancak çalışmanın yalnızca 18 katılımcıyla ve dört haftalık izlem süresiyle yürütüldüğünü belirterek daha büyük ve uzun dönemli araştırmaların gerekli olduğunu ifade etti.[1]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu nedenle bulgular umut verici olsa da tedavi yaklaşımını tek başına değiştirecek düzeyde kesin kanıt olarak değerlendirilmiyor.[1]</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] Henrik Maagensen ve ark. Empagliflozin in HNF1A-MODY (MODY3): A Randomized, Double-Blind, Placebo-Controlled, Crossover Trial. Diabetes Care. 2026. DOI: 10.2337/dc25-2572.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/nadir-gorulen-diyabet-tipinde-empagliflozin-umut-verdi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 09:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6879.jpeg" type="image/jpeg" length="81817"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Alzheimer Araştırmalarında Egzersizin Rolü Güçleniyor]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/alzheimer-arastirmalarinda-egzersizin-rolu-gucleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/alzheimer-arastirmalarinda-egzersizin-rolu-gucleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Düzenli fiziksel aktivitenin beyin hücrelerinin enerji merkezleri olan mitokondrileri koruyabileceğine yönelik bilimsel kanıtlar giderek güçleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Açık erişimli hakemli bir derlemede, egzersizin Alzheimer hastalığıyla ilişkili biyolojik süreçleri yavaşlatabilecek mekanizmaları desteklediği değerlendirildi.</p>

<p>Alzheimer hastalığına karşı ilaç araştırmaları sürerken, bilim insanları yaşam tarzı değişikliklerinin hastalığın gelişimini nasıl etkileyebileceğine de odaklanıyor. Vivien Csikos, John P. Thyfault ve Heather M. Wilkins tarafından hazırlanan ve hakemli bilimsel bir dergide yayımlanan kapsamlı derleme, düzenli egzersizin beyin mitokondrilerinin sağlığını koruyarak Alzheimer hastalığıyla ilişkili süreçleri olumlu yönde etkileyebileceğini ortaya koyuyor.[1]</p>

<p>Alzheimer ve mitokondriler arasındaki kritik bağ</p>

<p>Alzheimer hastalığı; hafıza kaybı, bilişsel işlevlerde gerileme ve beyinde amiloid-beta plakları ile tau protein yumaklarının birikmesiyle karakterize ilerleyici bir nörodejeneratif hastalık olarak biliniyor.[1]</p>

<p>Araştırmacılar, son yıllarda mitokondriyal işlev bozukluğunun hastalığın erken döneminde rol oynayan temel mekanizmalardan biri olabileceğini belirtiyor. Mitokondriler, hücrelerin enerji üretiminden sorumlu yapılar olarak özellikle yüksek enerji gereksinimi olan beyin dokusu için büyük önem taşıyor.[1]</p>

<p>Mitokondrilerde meydana gelen bozulmanın enerji üretiminin azalmasına, oksidatif strese, kalsiyum dengesinin bozulmasına ve uzun süreli nöroinflamasyona, yani sinir sistemindeki kronik iltihabi yanıta katkıda bulunabileceği ifade ediliyor.[1]</p>

<p>Egzersiz beyin hücrelerinin enerji sistemini destekliyor</p>

<p>Derlemede değerlendirilen bilimsel çalışmalar, fiziksel egzersizin yalnızca kasları değil, beyin hücrelerini de etkilediğini gösteriyor.[1]</p>

<p>Araştırmaya göre düzenli egzersiz;</p>

<ul>
 <li>Yeni mitokondri oluşumunu (mitokondriyal biyogenez) destekleyebiliyor.</li>
 <li>Hasarlı mitokondrilerin temizlenmesini sağlayan mitofaji sürecini güçlendirebiliyor.</li>
 <li>Mitokondrilerin yapısal bütünlüğünü koruyan dinamik mekanizmaları iyileştirebiliyor.</li>
 <li>Beyin hücrelerinin enerji üretim kapasitesini artırabiliyor.[1]</li>
</ul>

<p>Araştırmacılar, bu mekanizmaların Alzheimer hastalığında görülen hücresel hasarın ilerlemesini yavaşlatabilecek biyolojik bir ortam oluşturabileceğini değerlendiriyor.[1]</p>

<p>Koruyucu etkide önemli biyolojik sinyaller</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Derleme, egzersiz sırasında salgılanan bazı biyolojik moleküllerin de beyin sağlığında önemli rol oynadığını vurguluyor.[1]</p>

<p>Bunlar arasında;</p>

<ul>
 <li>Beyin kaynaklı nörotrofik faktör (BDNF),</li>
 <li>İrisin,</li>
 <li>İnsülin benzeri büyüme faktörü-1 (IGF-1)</li>
</ul>

<p>gibi moleküllerin sinir hücrelerinin yaşamını desteklediği, sinaptik bağlantıları güçlendirdiği ve mitokondrilerin dayanıklılığını artırabileceği belirtiliyor.[1]</p>

<p>Araştırmacılar ayrıca iyi kardiyorespiratuvar kondisyonun, yani kalp ve akciğer kapasitesinin yüksek olmasının da beyin mitokondrilerinin daha dirençli çalışmasına katkı sağlayabileceğini ifade ediyor.[1]</p>

<p>Bulgular kesin tedavi anlamına gelmiyor</p>

<p>Çalışma yeni bir klinik deney değil, mevcut bilimsel verileri değerlendiren kapsamlı bir derleme niteliği taşıyor.[1]</p>

<p>Bu nedenle araştırma, egzersizin Alzheimer hastalığını önlediğini veya tedavi ettiğini göstermiyor. Ancak bugüne kadar elde edilen deneysel ve klinik bulguların birlikte değerlendirilmesi, düzenli fiziksel aktivitenin beyin sağlığını destekleyen en güçlü yaşam tarzı uygulamalarından biri olabileceğine işaret ediyor.[1]</p>

<p>Araştırmacılar ayrıca farklı egzersiz türlerinin, süresinin ve yoğunluğunun beyin mitokondrileri üzerindeki etkilerini belirlemek için daha uzun süreli ve kontrollü insan çalışmalarına ihtiyaç bulunduğunu vurguluyor.[1]</p>

<p>Günümüzde egzersiz, yalnızca kalp ve kas sağlığı için değil, yaşlanan beynin biyolojik dayanıklılığını koruyabilecek önemli yaşam tarzı stratejilerinden biri olarak görülüyor. Alzheimer hastalığının kesin tedavisi henüz bulunmamış olsa da, düzenli fiziksel aktivitenin sağlıklı yaşlanmayı destekleyen en güçlü bilimsel araçlardan biri olmaya devam ettiği değerlendiriliyor.[1]</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] Csikos V, Thyfault JP, Wilkins HM. The impact of exercise on brain mitochondrial health and its relevance to Alzheimer’s disease. Brain and Exercise. 2025. DOI: 10.1016/j.braen.2025.100012</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/alzheimer-arastirmalarinda-egzersizin-rolu-gucleniyor</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 08:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6878.jpeg" type="image/jpeg" length="33306"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Omuz Ağrısı Neden Olur? En Sık Görülen Sebepler ve Dikkat Edilmesi Gereken Belirtiler]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/omuz-agrisi-neden-olur-en-sik-gorulen-sebepler-ve-dikkat-edilmesi-gereken-belirtiler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/omuz-agrisi-neden-olur-en-sik-gorulen-sebepler-ve-dikkat-edilmesi-gereken-belirtiler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Omuz ağrısı, günlük yaşamı en fazla etkileyen kas-iskelet sistemi yakınmalarından biri olarak öne çıkıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Güncellenen tıbbi değerlendirmeler, omuz ağrılarının büyük bölümünün aşırı kullanım, tendon ve kas yaralanmaları ya da eklem hastalıklarından kaynaklandığını gösterirken, bazı durumlarda kalp krizi veya iç organ hastalıkları gibi acil müdahale gerektiren tabloların da ilk belirtisi olabileceğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Omuz ağrısı, vücudun en hareketli eklemlerinden biri olan omuzun kemik, kas, tendon, bağ ve kıkırdak yapılarından herhangi birinde gelişen sorunlar nedeniyle ortaya çıkabiliyor. Güncellenen klinik bilgiler, özellikle tekrarlayıcı kol hareketleri yapan kişilerde omuz sıkışma sendromu, döndürücü manşet (rotator manşet) yırtıkları ve tendon iltihabının en yaygın nedenler arasında yer aldığını ortaya koyuyor.[1][2]</p>

<p>Omuz ağrısının en sık görülen nedenleri</p>

<p>Uzmanlara göre omuz ağrılarının önemli bölümü mekanik sorunlardan kaynaklanıyor. Bunlar arasında:</p>

<ul>
 <li>Rotator manşet tendonlarında zorlanma veya yırtık</li>
 <li>Tendinit (tendon iltihabı)</li>
 <li>Bursit (eklemi koruyan sıvı keseciklerinin iltihabı)</li>
 <li>Omuz sıkışma sendromu</li>
 <li>Donuk omuz (adeziv kapsülit)</li>
 <li>Kireçlenme (osteoartrit)</li>
 <li>Omuz çıkığı veya kırıkları</li>
 <li>Tekrarlayan ağır kaldırma ve baş üstü çalışma</li>
</ul>

<p>özellikle öne çıkıyor.[1]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaş ilerledikçe tendonlarda doğal yıpranmanın artması da omuz ağrısı riskini yükseltiyor.</p>

<p>Ağrının kaynağı her zaman omuz olmayabilir</p>

<p>Uzmanlar, omuz ağrısının bazen omuz ekleminden değil, başka organlardan yansıyan ağrı şeklinde hissedilebildiğini belirtiyor.[1]</p>

<p>Safra kesesi, karaciğer veya boyun kaynaklı bazı hastalıklar omuz bölgesinde ağrı oluşturabiliyor. Özellikle sol omuz ağrısına göğüste baskı hissi, nefes darlığı, çeneye veya kola yayılan ağrı eşlik ediyorsa kalp krizi olasılığı mutlaka değerlendirilmeli.[1][2]</p>

<p>Hangi belirtiler acil değerlendirme gerektiriyor?</p>

<p>Omuz ağrısıyla birlikte aşağıdaki bulguların görülmesi gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulmasını gerektiriyor:</p>

<ul>
 <li>Omuzun şeklinin bozulması</li>
 <li>Kolun hareket ettirilememesi</li>
 <li>Şiddetli ve giderek artan ağrı</li>
 <li>Ani şişlik</li>
 <li>Kızarıklık ve sıcaklık artışı</li>
 <li>Ateş</li>
 <li>Göğüs ağrısı veya nefes darlığı</li>
 <li>Kolda uyuşma ya da belirgin güç kaybı.[1]</li>
</ul>

<p>Bu belirtiler kırık, çıkık, ciddi tendon yaralanması veya kalp-damar kaynaklı acil durumların işareti olabilir.</p>

<p>Tanı nasıl konuluyor?</p>

<p>Tanıda öncelikle ayrıntılı fizik muayene yapılıyor. Gerektiğinde röntgen, ultrasonografi, manyetik rezonans görüntüleme (MR) veya bilgisayarlı tomografi gibi görüntüleme yöntemlerinden yararlanılıyor.[1]</p>

<p>Bazı olgularda eklem içine kontrast madde verilerek yapılan özel görüntüleme yöntemleri de tendon ve kıkırdak hasarlarını değerlendirmede kullanılabiliyor.[1]</p>

<p>Tedavi altta yatan nedene göre değişiyor</p>

<p>Omuz ağrısının tedavisinde ilk basamak genellikle istirahat, ağrı kontrolü ve fizik tedavi uygulamaları oluyor. Soğuk uygulama, kısa süreli hareket kısıtlaması ve uygun egzersiz programları birçok hastada iyileşmeyi destekliyor.[1]</p>

<p>Buna karşın tam kat tendon yırtıkları, çıkıklar, kırıklar veya konservatif tedaviye yanıt vermeyen bazı donuk omuz vakalarında cerrahi seçenekler gündeme gelebiliyor.[1]</p>

<p>Günlük yaşamda omuz sağlığını korumak mümkün</p>

<p>Uzmanlar, uzun süre aynı hareketi tekrarlamaktan kaçınmanın, masa başında doğru duruş alışkanlığı kazanmanın, omuz çevresi kaslarını güçlendiren egzersizler yapmanın ve ağır yükleri doğru teknikle kaldırmanın omuz yaralanmalarını azaltabileceğini belirtiyor.[1]</p>

<p>Omuz ağrılarının büyük bölümü uygun tedaviyle düzelirken, haftalarca devam eden veya giderek kötüleşen ağrıların erken değerlendirilmesi hem kalıcı hareket kısıtlılığını önleyebiliyor hem de altta yatan ciddi hastalıkların zamanında tanınmasına katkı sağlayabiliyor.</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] Durning M. Shoulder Pain: Causes, Symptoms, and Treatments. 2026 güncellemesi.<br />
[2] American Academy of Orthopaedic Surgeons. Shoulder Pain and Common Shoulder Problems.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/omuz-agrisi-neden-olur-en-sik-gorulen-sebepler-ve-dikkat-edilmesi-gereken-belirtiler</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 08:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6875.jpeg" type="image/jpeg" length="69137"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Petrol Fiyatları Geriledi, Motorine 1 Lira 34 Kuruş İndirim Geldi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/petrol-fiyatlari-geriledi-motorine-1-lira-34-kurus-indirim-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/petrol-fiyatlari-geriledi-motorine-1-lira-34-kurus-indirim-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uluslararası petrol fiyatlarında yaşanan düşüş, akaryakıt tabelalarına indirim olarak yansıdı. Gece yarısından itibaren geçerli olmak üzere motorinin litre fiyatında 1 lira 34 kuruş indirim uygulanmaya başlandı. Benzin ve LPG fiyatlarında ise herhangi bir değişiklik yapılmadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Brent petrolde son günlerde görülen gerileme, motorin maliyetlerini aşağı çekerken, sektörün beklediği indirim pompaya yansıdı. Uzmanlar, küresel petrol piyasalarındaki seyrin ve döviz kurundaki hareketliliğin önümüzdeki günlerde akaryakıt fiyatları üzerinde belirleyici olmaya devam edeceğini belirtiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Motorin grubunda toplam 2 lira 95 kuruşluk maliyet düşüşü oluşurken, uygulanan vergi mekanizması nedeniyle bunun 1 lira 34 kuruşluk bölümü pompa fiyatlarına yansıdı.</p>

<p>İndirimin nedeni petrol fiyatları</p>

<p>Son dönemde jeopolitik risklerin azalmasıyla birlikte Brent petrol fiyatlarında dikkat çeken bir geri çekilme yaşandı. Küresel enerji piyasalarındaki bu düşüş, Türkiye’de motorin fiyatlarına indirim olarak yansıdı. Akaryakıt fiyatları; Brent petrol, döviz kuru ve vergi düzenlemelerine bağlı olarak değişmeye devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/petrol-fiyatlari-geriledi-motorine-1-lira-34-kurus-indirim-geldi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 08:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6841-1.jpeg" type="image/jpeg" length="12823"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beşiktaş’ta Mohamed Salah iddiası! Görüşmelerde yeni gelişme öne sürüldü]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/besiktasta-mohamed-salah-iddiasi-gorusmelerde-yeni-gelisme-one-suruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/besiktasta-mohamed-salah-iddiasi-gorusmelerde-yeni-gelisme-one-suruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beşiktaş’ın transfer gündeminde yer aldığı öne sürülen Mohamed Salah dosyasında yeni iddialar gündeme geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Transfer kulislerine göre oyuncu cephesiyle önemli mesafe kaydedildiği öne sürülürken, mali şartlar nedeniyle görüşmelerin henüz sonuçlanmadığı iddia ediliyor. Taraflardan ise resmî bir açıklama bulunmuyor.</p>

<p>Yeni sezon öncesi kadrosunu güçlendirmek isteyen Beşiktaş’ta transfer çalışmaları sürerken, siyah beyazlı ekibin Mohamed Salah ismiyle anıldığı yönündeki iddialar yeniden gündeme taşındı.</p>

<p>Yabancı futbol çevrelerinde yer alan transfer kulislerine göre oyuncu tarafıyla yapılan görüşmelerde belirli bir ilerleme sağlandığı öne sürülüyor. Ancak kulüpler ve temsilciler arasındaki mali şartlarda henüz tam uzlaşma sağlanamadığı belirtiliyor.</p>

<p>Pazarlıklar sürüyor iddiası</p>

<p>Transfer dosyasına yakın çevrelerden gelen iddialara göre Beşiktaş yönetimi, transferin finansal boyutunu yeniden değerlendirmeye aldı. Bu nedenle görüşmelerin tamamen sona ermediği, ancak nihai anlaşmanın da henüz sağlanamadığı ifade ediliyor.</p>

<p>Transfer döneminin devam etmesi nedeniyle dosyada yeni gelişmeler yaşanabileceği değerlendiriliyor.</p>

<p>Resmî açıklama bekleniyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Beşiktaş Kulübü, oyuncu cephesi veya temsilcileri tarafından transfer sürecine ilişkin herhangi bir resmî açıklama yapılmadı. Bu nedenle söz konusu gelişmeler, transfer kulislerinde yer alan iddialar çerçevesinde değerlendiriliyor.</p>

<p>Önümüzdeki günlerde kulüpler arasındaki temasların seyri, dosyanın geleceğini belirleyecek en önemli unsur olarak görülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/besiktasta-mohamed-salah-iddiasi-gorusmelerde-yeni-gelisme-one-suruldu</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 08:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6874-1.jpeg" type="image/jpeg" length="61412"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzonspor’da Chibuike Nwaiwu gelişmesi! İngiliz ekibi temaslarını hızlandırdı iddiası]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-chibuike-nwaiwu-gelismesi-ingiliz-ekibi-temaslarini-hizlandirdi-iddiasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-chibuike-nwaiwu-gelismesi-ingiliz-ekibi-temaslarini-hizlandirdi-iddiasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzonspor’un savunma oyuncusu Chibuike Nwaiwu için İngiltere’den ilginin arttığı öne sürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Transfer kulislerine göre Championship ekibi Fulham’ın oyuncu cephesiyle önemli mesafe katettiği, ancak bordo-mavili kulübün gelen teklifleri yeterli bulmadığı iddia ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni sezon hazırlıklarını sürdüren Trabzonspor’da Chibuike Nwaiwu dosyasında hareketli saatler yaşanıyor. İngiliz futbol çevrelerinde yer alan transfer kulislerine göre Fulham’ın Nijeryalı futbolcu için girişimlerini hızlandırdığı öne sürüldü.</p>

<p>İddialara göre İngiliz temsilcisi, oyuncu tarafıyla yapılan görüşmelerde önemli aşama kaydetti. Ancak transferin önündeki en büyük engelin kulüpler arasındaki bonservis pazarlığı olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Trabzonspor teklifleri yeterli bulmadı iddiası</p>

<p>Transfer çevrelerinden gelen bilgilere göre Trabzonspor’un şu ana kadar iletilen teklifleri beklentisinin altında değerlendirdiği ve bu nedenle dosyanın henüz sonuçlanmadığı öne sürülüyor.</p>

<p>Bordo-mavili yönetimin, oyuncunun bonservis değerini korumak istediği, İngiliz ekibinin ise mali şartları yeniden gözden geçirdiği konuşuluyor.</p>

<p>Pazarlıklar sürebilir</p>

<p>Transfer döneminin devam etmesi nedeniyle taraflar arasında yeni temasların yaşanabileceği belirtiliyor. Kulüpler arasındaki bonservis farkının azaltılması halinde görüşmelerin yeniden hız kazanabileceği ifade ediliyor.</p>

<p>Öte yandan Trabzonspor’dan, Fulham’dan veya oyuncunun temsilcilerinden transfer sürecine ilişkin herhangi bir resmî açıklama yapılmış değil. Bu nedenle dosya şu aşamada transfer kulislerinde yer alan iddialar çerçevesinde değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-chibuike-nwaiwu-gelismesi-ingiliz-ekibi-temaslarini-hizlandirdi-iddiasi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 08:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6873.jpeg" type="image/jpeg" length="80477"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fenerbahçe’den Archie Brown kararı! İngiliz kulüplerine kapıyı kapattığı öne sürüldü]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/fenerbahceden-archie-brown-karari-ingiliz-kuluplerine-kapiyi-kapattigi-one-suruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/fenerbahceden-archie-brown-karari-ingiliz-kuluplerine-kapiyi-kapattigi-one-suruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe’nin genç sol beki Archie Brown için İngiltere’den ilginin sürdüğü iddia edilirken, sarı lacivertli yönetimin oyuncunun bu yaz takımdan ayrılmasına sıcak bakmadığı öne sürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İngiliz kulüplerinin ilgisine rağmen kulübün satış konusunda geri adım atmadığı belirtiliyor.</p>

<p>Yeni sezon kadro planlamasını sürdüren Fenerbahçe’de Archie Brown dosyası yeniden hareketlendi. İngiltere’den bazı kulüplerin oyuncuyu yakından takip ettiği belirtilirken, kulüp cephesinin ayrılık ihtimaline mesafeli yaklaştığı iddia edildi.</p>

<p>Transfer kulislerine göre; Premier Lig’den Chelsea, Manchester United ve Nottingham Forest’ın genç sol bek için değerlendirme yaptığı öne sürülüyor. Ancak Fenerbahçe yönetiminin, oyuncunun gelişiminden memnun olduğu ve mevcut şartlarda satışa onay vermeyi düşünmediği konuşuluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fenerbahçe kararını değiştirmedi iddiası</p>

<p>Son günlerde oyuncunun İngiltere’ye dönme ihtimaliyle ilgili çeşitli iddialar gündeme gelirken, son kulis bilgileri sarı lacivertli yönetimin tutumunu koruduğuna işaret ediyor. Buna göre kulüp, cazip bir teklif gelmediği sürece Archie Brown’u kadroda tutmayı hedefliyor.</p>

<p>Teknik heyetin de genç oyuncunun rotasyonda önemli bir alternatif olacağı görüşünde olduğu öne sürülüyor.</p>

<p>Resmî açıklama bulunmuyor</p>

<p>Taraflardan transfer sürecine ilişkin herhangi bir resmî açıklama yapılmış değil. İngiliz kulüplerinin ilgisi ve Fenerbahçe’nin satış konusundaki yaklaşımı şu aşamada yalnızca transfer kulislerine dayanıyor.</p>

<p>Transfer döneminin ilerleyen günlerinde kulüpler arasında resmî temasların başlayıp başlamayacağı yakından takip edilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/fenerbahceden-archie-brown-karari-ingiliz-kuluplerine-kapiyi-kapattigi-one-suruldu</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 08:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6872.jpeg" type="image/jpeg" length="74058"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çaykur Rizespor scout ekibi dört kıtada! İşte radarındaki 10 genç futbolcu]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/caykur-rizespor-scout-ekibi-dort-kitada-iste-radarindaki-10-genc-futbolcu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/caykur-rizespor-scout-ekibi-dort-kitada-iste-radarindaki-10-genc-futbolcu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni sezonda hem Süper Lig’de rekabet gücünü artırmak hem de geleceğe yatırım yapmak isteyen Çaykur Rizespor’un scout ağını genişlettiği ve birçok ülkede genç yetenekleri yakından takip ettiği konuşuluyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeşil-mavili kulübün, veri analizi ve canlı oyuncu izleme sistemini birlikte kullandığı belirtilirken, adı geçen futbolcularla ilgili kulüpten herhangi bir resmî açıklama bulunmuyor.</p>

<p>Genç ve gelişime açık oyuncular ön planda</p>

<p>Karadeniz temsilcisinin son yıllarda uyguladığı sürdürülebilir transfer politikası doğrultusunda, yüksek bonservis bedelleri yerine gelişim potansiyeli bulunan futbolculara yöneldiği ifade ediliyor. Scout ekibinin hazırladığı raporların teknik heyet tarafından değerlendirildiği, transfer çalışmalarının ise farklı aşamalarda sürdüğü belirtiliyor.</p>

<p>Scout listesindeki 10 dikkat çeken isim</p>

<p>1. Joël Ndala | Sol Kanat | İngiltere | 19 yaş<br />
Hızı ve bire bir becerisiyle Avrupa’nın dikkat çeken genç kanat oyuncularından biri.</p>

<p>2. Karim Konaté | Santrfor | Fildişi Sahili | 21 yaş<br />
Bitiriciliği ve atletik yapısıyla birçok kulübün radarında yer alıyor.</p>

<p>3. Isak Alemayehu | Merkez Orta Saha | İsveç | 19 yaş<br />
Oyun görüşü ve pas kalitesiyle öne çıkan genç orta saha.</p>

<p>4. Gabriel Misehouy | Ofansif Orta Saha | Hollanda | 20 yaş<br />
Teknik kapasitesi yüksek, hücum organizasyonlarında etkili bir isim.</p>

<p>5. Ange Martial Tia | Sağ Kanat | Fildişi Sahili | 20 yaş<br />
Dripling yeteneği ve hız avantajıyla dikkat çekiyor.</p>

<p>6. Aleksandar Kahvić | Santrfor | Bosna Hersek | 21 yaş<br />
Ceza sahası etkinliği ve fizik gücüyle öne çıkan golcü profili.</p>

<p>7. Moussa Soumano | Forvet | Mali | 20 yaş<br />
Derin koşuları ve pres gücüyle takip edilen genç santrfor.</p>

<p>8. Luka Topalović | On Numara | Slovenya | 19 yaş<br />
Yaratıcı oyun yapısı ve duran top kalitesiyle dikkat çekiyor.</p>

<p>9. Amara Diouf | Sol Kanat | Senegal | 17 yaş<br />
Afrika futbolunun gelecek vadeden en önemli genç yeteneklerinden biri olarak gösteriliyor.</p>

<p>10. Elias Baum | Sağ Bek | Almanya | 20 yaş<br />
Hücum katkısı yüksek, modern bek özellikleri taşıyan genç savunmacı.</p>

<p>Süreç takip aşamasında</p>

<p>Scout raporlarında yer alan futbolcuların tamamı, kulübün transfer listesine girdiği anlamına gelmiyor. İzleme sürecinin ardından maliyet, sözleşme durumu, yabancı oyuncu planlaması ve teknik heyetin tercihleri doğrultusunda resmî temas kararı veriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu nedenle adı geçen oyuncuların Çaykur Rizespor’a transfer olacağı yönünde doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor. Kulüpten ya da futbolcuların temsilcilerinden de bu isimlerle ilgili herhangi bir resmî açıklama yapılmış değil.</p>

<p>Transfer döneminin ilerleyen günlerinde scout çalışmalarının somut girişimlere dönüşüp dönüşmeyeceği merakla takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/caykur-rizespor-scout-ekibi-dort-kitada-iste-radarindaki-10-genc-futbolcu</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 06:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6870.jpeg" type="image/jpeg" length="63922"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erzurumspor FK scout ekibi genişletti! Radarındaki 10 genç futbolcu dikkat çekiyor]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/erzurumspor-fk-scout-ekibi-genisletti-radarindaki-10-genc-futbolcu-dikkat-cekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/erzurumspor-fk-scout-ekibi-genisletti-radarindaki-10-genc-futbolcu-dikkat-cekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni sezon öncesinde kadrosunu genç ve gelişime açık isimlerle güçlendirmeyi hedefleyen Erzurumspor FK’nın, Avrupa, Balkanlar, Afrika ve Güney Amerika’da scout çalışmalarına hız verdiği konuşuluyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Mavi-beyazlı ekibin veri analizi ve canlı oyuncu takibini bir arada yürüttüğü belirtilirken, kulüpten bu isimlerle ilgili herhangi bir resmî açıklama yapılmış değil.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Genç oyuncu stratejisi öne çıkıyor</p>

<p>Transfer bütçesini verimli kullanmayı hedefleyen Erzurumspor FK’nın, gelişim potansiyeli yüksek ve gelecekte önemli ekonomik değer oluşturabilecek futbolcular üzerinde yoğunlaştığı ifade ediliyor. Scout ekibinin hazırladığı performans raporlarının teknik heyete sunulduğu, ancak sürecin henüz değerlendirme aşamasında olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Scout raporlarında öne çıkan 10 isim</p>

<p>1. Vladyslav Velikan | Merkez Orta Saha | Ukrayna | 19 yaş</p>

<p>Pas kalitesi ve oyun görüşüyle dikkat çeken genç orta saha.</p>

<p>2. Filip Prebsl | Sol Stoper | Çekya | 21 yaş</p>

<p>Geriden oyun kurabilen sol ayaklı savunmacı profili.</p>

<p>3. João Vitor Rêgo | Sol Kanat | Brezilya | 19 yaş</p>

<p>Hızı ve bire bir becerisiyle öne çıkan hücum oyuncusu.</p>

<p>4. Mamadou Sangaré | Merkez Orta Saha | Mali | 22 yaş</p>

<p>Yüksek temposu ve mücadele gücüyle dikkat çekiyor.</p>

<p>5. Archange Bintsouka | Santrfor | Kongo Cumhuriyeti | 22 yaş</p>

<p>Fizik gücü yüksek, ceza sahası etkinliğiyle tanınan golcü.</p>

<p>6. Zavier Gozo | Sol Kanat | ABD | 18 yaş</p>

<p>Patlayıcı hızı ve gelişim potansiyeliyle izlenen genç oyuncu.</p>

<p>7. Tidiane Diallo | Sağ Kanat | Gine | 20 yaş</p>

<p>Açık alandaki etkinliği ve dripling becerisiyle öne çıkıyor.</p>

<p>8. Mert Kömür | Ofansif Orta Saha | Almanya | 20 yaş</p>

<p>Türk kökenli genç oyun kurucu, teknik kapasitesiyle dikkat çekiyor.</p>

<p>9. Luka Vušković | Stoper | Hırvatistan | 18 yaş</p>

<p>Avrupa futbolunun gelecek vadeden genç savunmacıları arasında gösteriliyor.</p>

<p>10. Kristoffer Askildsen | Merkez Orta Saha | Norveç | 24 yaş</p>

<p>Fizik gücü ve Avrupa tecrübesiyle dikkat çeken orta saha oyuncusu.</p>

<p>Resmî temas doğrulanmadı</p>

<p>Scout raporları, transfer sürecinin ilk aşamasını oluşturuyor. Oyuncuların teknik yeterlilikleri, maliyetleri ve kulüplerinin beklentileri değerlendirildikten sonra resmî temas kararı veriliyor.</p>

<p>Bu nedenle adı geçen futbolcuların Erzurumspor FK’ya transfer olacağı yönünde doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor. Kulüpten veya oyuncu taraflarından da bu isimlerle ilgili herhangi bir resmî açıklama yapılmış değil.</p>

<p>Transfer döneminin ilerleyen günlerinde scout çalışmalarının somut girişimlere dönüşüp dönüşmeyeceği merakla takip edilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/erzurumspor-fk-scout-ekibi-genisletti-radarindaki-10-genc-futbolcu-dikkat-cekiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 06:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6869.jpeg" type="image/jpeg" length="51327"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Amed SK scout ekibi dört ülkede! Radarındaki 10 genç yetenek dikkat çekiyor]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/amed-sk-scout-ekibi-dort-ulkede-radarindaki-10-genc-yetenek-dikkat-cekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/amed-sk-scout-ekibi-dort-ulkede-radarindaki-10-genc-yetenek-dikkat-cekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni sezon öncesinde kadrosunu hem rekabetçi hem de sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmayı hedefleyen Amed SK’nın, Avrupa, Afrika ve Güney Amerika pazarında genç futbolcular için kapsamlı scout çalışmaları yürüttüğü konuşuluyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Son yıllarda veri analizi, canlı maç takibi ve performans raporlarını transfer süreçlerinde daha yoğun kullanan kulüpler arasında yer alan Amed SK’nın da maliyet-performans dengesi yüksek, gelişime açık futbolcular üzerinde çalıştığı değerlendiriliyor. Ancak aşağıdaki isimlerle ilgili resmî teklif yapıldığına veya görüşmelerin başladığına ilişkin doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor.</p>

<p>Scout raporlarında öne çıkan 10 isim</p>

<p>1. João Vitor Rêgo | Sol Kanat | Brezilya | 19 yaş</p>

<p>Hızı, bire bir becerisi ve hücum çeşitliliğiyle dikkat çeken genç kanat oyuncusu.</p>

<p>2. Vladyslav Velikan | Merkez Orta Saha | Ukrayna | 19 yaş</p>

<p>Oyun görüşü ve pas kalitesiyle ön plana çıkan yaratıcı orta saha.</p>

<p>3. Filip Prebsl | Sol Stoper | Çekya | 21 yaş</p>

<p>Geriden oyun kurabilen sol ayaklı savunmacı profili.</p>

<p>4. Mamadou Sangaré | Merkez Orta Saha | Mali | 22 yaş</p>

<p>Yüksek temposu ve top kazanma becerisiyle dikkat çekiyor.</p>

<p>5. Archange Bintsouka | Santrfor | Kongo Cumhuriyeti | 22 yaş</p>

<p>Fizik gücü ve ceza sahası etkinliğiyle öne çıkan golcü.</p>

<p>6. Mert Kömür | On Numara | Almanya | 20 yaş</p>

<p>Türk kökenli genç oyun kurucu, teknik kapasitesiyle dikkat çekiyor.</p>

<p>7. Zavier Gozo | Sol Kanat | ABD | 18 yaş</p>

<p>Patlayıcı hızı ve yüksek gelişim potansiyeli bulunan genç kanat oyuncusu.</p>

<p>8. Tidiane Diallo | Sağ Kanat | Gine | 20 yaş</p>

<p>Dripling becerisi ve açık alan oyunuyla scout ekiplerinin dikkatini çeken isimlerden biri.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>9. Kristoffer Askildsen | Merkez Orta Saha | Norveç | 24 yaş</p>

<p>Fizik gücü, pas kalitesi ve Avrupa tecrübesiyle öne çıkan orta saha oyuncusu.</p>

<p>10. Luka Vušković | Stoper | Hırvatistan | 18 yaş</p>

<p>Avrupa futbolunun gelecek vadeden genç savunmacıları arasında gösterilen isimlerden biri.</p>

<p>Nihai karar teknik heyetin raporuna bağlı</p>

<p>Scout raporlarının olumlu olması, transferin gerçekleşeceği anlamına gelmiyor. Oyuncuların mali şartları, kulüplerinin talepleri, yabancı oyuncu planlaması ve teknik heyetin tercihleri sürecin en belirleyici unsurları arasında yer alıyor.</p>

<p>Bu nedenle adı geçen futbolcuların Amed SK’ya transfer olacağı yönünde kesin bir değerlendirme yapmak için henüz erken. Kulüpten veya oyuncu taraflarından bu isimlerle ilgili resmî bir açıklama yapılmış değil.</p>

<p>Transfer döneminin ilerleyen bölümünde scout raporlarının somut girişimlere dönüşüp dönüşmeyeceği merakla takip edilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/amed-sk-scout-ekibi-dort-ulkede-radarindaki-10-genc-yetenek-dikkat-cekiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 06:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6868.jpeg" type="image/jpeg" length="38754"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzonspor’dan René Mitongo Hamlesi! Genç Golcü Türkiye Yolunda]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonspordan-rene-mitongo-hamlesi-genc-golcu-turkiye-yolunda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonspordan-rene-mitongo-hamlesi-genc-golcu-turkiye-yolunda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzonspor’un Belçika ekibi Standard Liège forması giyen 18 yaşındaki santrfor René Mitongo ile anlaşmaya vardığı öne sürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Transferin sağlık kontrollerinin ardından resmiyet kazanması beklenirken, bordo-mavili kulüpten henüz resmî açıklama yapılmadı.</p>

<p>Trabzonspor, yeni sezon öncesi genç ve potansiyelli oyunculara yönelik transfer politikasını sürdürüyor. Bordo-mavililerin, Belçika temsilcisi Standard Liège’de forma giyen René Mitongo için önemli aşama kaydettiği iddia edildi.</p>

<p>Uluslararası transfer kaynakları ve Belçika basınında yer alan haberlere göre Trabzonspor, 18 yaşındaki santrforun transferi konusunda kulübü ve oyuncu tarafıyla anlaşmaya vardı. İddialarda Mitongo’nun sağlık kontrolleri için Türkiye’ye hareket ettiği belirtildi.</p>

<p>Genç yaşına rağmen dikkat çekti</p>

<p>Belçika futbolunun gelecek vadeden isimleri arasında gösterilen René Mitongo, geçtiğimiz sezon Standard Liège altyapısı ve A takımında gösterdiği performansla dikkat çekti. Belçika U19 Milli Takımı formasını da giyen genç golcü, fizik gücü ve ceza sahasındaki etkinliğiyle öne çıkıyor.</p>

<p>Trabzonspor geleceğe yatırım yapıyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bordo-mavili yönetimin, son dönemde genç ve gelişime açık futbolcuları kadroya kazandırma stratejisi doğrultusunda Mitongo transferini tamamlamaya yakın olduğu ifade ediliyor. Belçika basınında yer alan haberlerde bonservis bedelinin yaklaşık 2,5 milyon avro seviyesinde olduğu ve Standard Liège’in sonraki satıştan pay alacağı öne sürüldü.</p>

<p>Resmî açıklama bekleniyor</p>

<p>Transferle ilgili Trabzonspor veya Standard Liège tarafından henüz resmî bir açıklama yapılmadı. Sağlık kontrolleri ve imza sürecinin tamamlanmasının ardından transferin resmiyet kazanması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonspordan-rene-mitongo-hamlesi-genc-golcu-turkiye-yolunda</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 05:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6867.jpeg" type="image/jpeg" length="31814"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Galatasaray ve Beşiktaş’ın Gündemindeki Jhon Lucumí İçin Yeni Gelişme! Serie A’dan Rakip Çıktı]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/galatasaray-ve-besiktasin-gundemindeki-jhon-lucumi-icin-yeni-gelisme-serie-adan-rakip-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/galatasaray-ve-besiktasin-gundemindeki-jhon-lucumi-icin-yeni-gelisme-serie-adan-rakip-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Galatasaray ve Beşiktaş ile anılan Kolombiyalı stoper Jhon Lucumí için İtalya’dan yeni bir transfer iddiası ortaya atıldı. Serie A ekibi Como’nun Bologna ile görüşmelere başladığı öne sürülürken, transfer yarışında rekabetin arttığı belirtiliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeni sezon öncesi savunma hattını güçlendirmek isteyen Galatasaray ve Beşiktaş’ın transfer gündeminde yer aldığı iddia edilen Jhon Lucumí için İtalya’dan dikkat çeken bir gelişme yaşandı.</p>

<p>İtalyan basınında yer alan haberlere göre Serie A’nın yeni ekiplerinden Como, Bologna forması giyen Kolombiyalı stoper için resmî temaslara başladı. Haberlere göre Bologna yönetimi de uygun bir teklif gelmesi hâlinde oyuncunun ayrılığına sıcak bakıyor.</p>

<p>Transfer yarışında rekabet arttı</p>

<p>Jhon Lucumí’nin adı yaz transfer döneminde Galatasaray ve Beşiktaş ile de anılmıştı. Son gelişmelerle birlikte Serie A’dan Como’nun devreye girmesi, transfer yarışındaki rekabeti artırdı.</p>

<p>İtalya basınında yer alan değerlendirmelerde, Bologna’nın oyuncu için gelecek teklifleri değerlendirmeye hazır olduğu belirtilirken, transfer sürecinin önümüzdeki günlerde netlik kazanabileceği ifade edildi.</p>

<p>Savunma hattında önemli alternatif</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>26 yaşındaki Kolombiyalı stoper, fizik gücü, hava toplarındaki etkinliği ve geriden oyun kurma becerisiyle Avrupa’da dikkat çeken savunmacılar arasında gösteriliyor. Bu özellikleri nedeniyle hem Galatasaray hem de Beşiktaş’ın ihtiyaç duyduğu stoper profiline uyduğu değerlendiriliyor.</p>

<p>Resmî açıklama bulunmuyor</p>

<p>Şu ana kadar Galatasaray, Beşiktaş, Bologna veya oyuncu cephesinden transfer görüşmelerine ilişkin herhangi bir resmî açıklama yapılmadı. Türk kulüplerinin güncel bir teklif sunduğu da doğrulanmış değil.</p>

<p>Transfer süreci, yabancı basında yer alan haberler ve kulis bilgileri doğrultusunda takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/galatasaray-ve-besiktasin-gundemindeki-jhon-lucumi-icin-yeni-gelisme-serie-adan-rakip-cikti</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 05:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6866.jpeg" type="image/jpeg" length="23295"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Başakşehir’den Andreas Skov Olsen Hamlesi! Sağlık Kontrolü İddiası Gündemde]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/basaksehirden-andreas-skov-olsen-hamlesi-saglik-kontrolu-iddiasi-gundemde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/basaksehirden-andreas-skov-olsen-hamlesi-saglik-kontrolu-iddiasi-gundemde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Başakşehir’in Danimarkalı kanat oyuncusu Andreas Skov Olsen için Wolfsburg ile önemli mesafe kat ettiği öne sürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yabancı basında yer alan iddialara göre oyuncunun sağlık kontrolleri için İstanbul’a davet edildiği belirtilirken, transfer henüz resmiyet kazanmadı.</p>

<p>Trendyol Süper Lig ekiplerinden Başakşehir’de transfer çalışmaları sürerken, Danimarkalı milli futbolcu Andreas Skov Olsen için dikkat çeken iddialar gündeme geldi.</p>

<p>Almanya ve Danimarka basınında yer alan haberlere göre Başakşehir, Bundesliga ekibi Wolfsburg ile yürüttüğü görüşmelerde önemli ilerleme kaydetti. İddialarda transferin satın alma opsiyonlu kiralama formülü üzerinden şekillendiği öne sürüldü.</p>

<p>Sağlık kontrolü iddiası</p>

<p>Son saatlerde ortaya çıkan bilgilere göre tarafların prensipte anlaşmaya yaklaştığı ve Andreas Skov Olsen’in sağlık kontrolleri için İstanbul’a davet edildiği iddia edildi. Ancak bu gelişme ne Başakşehir ne de Wolfsburg tarafından resmî olarak doğrulanmadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Wolfsburg’da yeni sezon planlaması</p>

<p>26 yaşındaki Danimarkalı kanat oyuncusunun, Wolfsburg’un yeni sezon kadro planlamasında öncelikli isimler arasında yer almadığı ve kulübün maaş yükünü azaltmayı hedeflediği yönünde değerlendirmeler yapılıyor. Bu durumun transfer görüşmelerini kolaylaştıran unsurlardan biri olduğu ifade ediliyor.</p>

<p>Başakşehir ise yeni sezonda hücum hattına tecrübeli ve Avrupa seviyesinde forma giymiş bir kanat oyuncusu kazandırmayı hedefliyor.</p>

<p>Resmî açıklama bekleniyor</p>

<p>Transfer sürecine ilişkin şu ana kadar Başakşehir, Wolfsburg veya Andreas Skov Olsen cephesinden resmî bir açıklama yapılmadı. Sağlık kontrolü ve anlaşma iddiaları yabancı basında yer alan haber ve transfer kulislerine dayanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/basaksehirden-andreas-skov-olsen-hamlesi-saglik-kontrolu-iddiasi-gundemde</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 05:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5581.jpeg" type="image/jpeg" length="31860"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kahve mi Çay mı? Bilimsel Veriler İki İçeceğin Ortak Gücüne İşaret Ediyor]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/kahve-mi-cay-mi-bilimsel-veriler-iki-icecegin-ortak-gucune-isaret-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/kahve-mi-cay-mi-bilimsel-veriler-iki-icecegin-ortak-gucune-isaret-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyada en çok tüketilen iki içecek olan kahve ve çayın, düzenli ve ölçülü tüketildiğinde kalp sağlığından metabolizmaya, beyin fonksiyonlarından karaciğer sağlığına kadar birçok alanda fayda sağlayabileceğine ilişkin bilimsel kanıtlar giderek güçleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Farklı ülkelerde yürütülen gözlemsel çalışmalar ve sistematik derlemeler, bu içeceklerin özellikle antioksidan içerikleri sayesinde kronik hastalık riskini azaltabileceğini gösteriyor.</p>

<p>Kahve ve çayın sağlık üzerindeki etkileri uzun yıllardır araştırılıyor. ABD ve Avrupa başta olmak üzere farklı ülkelerde yürütülen geniş ölçekli gözlemsel çalışmalar ile sistematik derlemeler, bu iki içeceğin ortak özelliğinin yüksek antioksidan içeriği olduğunu ortaya koyuyor.[1][2] Araştırmalar, özellikle şekersiz ve aşırı kalorili katkılar eklenmeden tüketilen kahve ile çayın sağlıklı beslenme düzeninin bir parçası olabileceğine işaret ediyor.[1][2]</p>

<p>Antioksidanlar hücreleri oksidatif strese karşı destekliyor</p>

<p>Kahve; klorojenik asitler, çay ise polifenoller ve kateşinler bakımından zengin doğal bileşikler içeriyor. Bu maddeler, serbest radikaller olarak bilinen ve hücrelerde hasara yol açabilen moleküllerin etkisini azaltmaya yardımcı oluyor. Oksidatif stresin azalması; kalp-damar hastalıkları, diyabet ve bazı nörodejeneratif hastalıklar gibi kronik rahatsızlıkların gelişim riskini etkileyebilecek biyolojik süreçlerle ilişkilendiriliyor.[1][2]</p>

<p>Tip 2 diyabet riskiyle bağlantılı bulgular</p>

<p>Farklı popülasyonlarda gerçekleştirilen uzun dönemli gözlemsel araştırmalarda, düzenli kahve ve çay tüketen bireylerde tip 2 diyabet görülme olasılığının daha düşük olduğu bildirildi.[1][2] Araştırmacılar, kahvedeki klorojenik asitlerin glikoz metabolizmasını destekleyebileceğini, çaydaki polifenollerin ise kan şekeri düzenlenmesine katkı sağlayabilecek mekanizmalar üzerinde etkili olabileceğini değerlendiriyor. Bununla birlikte bu çalışmaların gözlemsel nitelikte olması nedeniyle doğrudan neden-sonuç ilişkisi kurulamadığı vurgulanıyor.[1][2]</p>

<p>Kalp ve damar sağlığı açısından umut verici veriler</p>

<p>Son yıllarda yayımlanan bilimsel değerlendirmeler, ölçülü kahve tüketiminin geçmişte düşünüldüğü gibi kalp sağlığı açısından olumsuz olmayabileceğini gösteriyor.[2] Bazı büyük kohort çalışmalarında günde yaklaşık 3 ila 5 fincan kahve tüketen kişilerde kalp-damar hastalıkları riskinin daha düşük olduğu bildirildi.[1][2] Çay tüketiminin de özellikle kan basıncı ve damar fonksiyonları üzerinde olumlu etkiler gösterebileceğine yönelik bulgular bulunuyor.[1][2]</p>

<p>Beyin sağlığı üzerine araştırmalar sürüyor</p>

<p>Bilim insanları kahve ve çayın yalnızca metabolizma değil, sinir sistemi üzerindeki etkilerini de araştırıyor. Mevcut çalışmalar, düzenli tüketimin Parkinson hastalığı ve bilişsel gerileme riskinde azalma ile ilişkili olabileceğini gösterse de bu ilişkinin biyolojik mekanizmalarının tam olarak açıklanabilmesi için yeni klinik araştırmalara ihtiyaç duyuluyor.[1][2]</p>

<p>Karaciğer ve kilo yönetimi açısından dikkat çeken sonuçlar</p>

<p>Araştırmalar, düzenli kahve tüketiminin kronik karaciğer hastalıkları ve siroz gelişme riskinin azalmasıyla ilişkili olabileceğini ortaya koyuyor.[1] Ayrıca kahve ve çayın şekerli içecekler yerine tercih edilmesi, düşük kalori içermeleri nedeniyle kilo kontrolüne katkı sağlayabiliyor. Ancak bu avantaj, yüksek miktarda şeker, şurup veya krema eklenmesi durumunda büyük ölçüde ortadan kalkıyor.[1][2]</p>

<p>Ölçülü tüketim önemli</p>

<p>Bilimsel veriler kahve ve çayın birçok potansiyel faydasına işaret etse de uzmanlar aşırı kafein tüketiminin çarpıntı, uykusuzluk, huzursuzluk ve kaygı gibi istenmeyen etkilere yol açabileceğini belirtiyor.[1][2] Çoğu uluslararası sağlık otoritesi, sağlıklı yetişkinlerde günlük toplam kafein alımının yaklaşık 400 miligramı aşmamasını öneriyor. Bu miktar bireyin yaşına, gebelik durumuna, kullandığı ilaçlara ve kafeine duyarlılığına göre değişebiliyor.[2]</p>

<p>Bugüne kadar yayımlanan bilimsel çalışmaların genel değerlendirmesi, kahve ile çayın tek başına hastalıkları önleyen bir “tedavi” olmadığını, ancak dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla birlikte tüketildiğinde uzun dönem sağlığı destekleyebilecek içecekler arasında yer aldığını gösteriyor.[1][2]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] Jabeen Begum ve ark. Health Benefits of Coffee and Tea. Güncellenmiş derleme. 2025.</p>

<p>[2] American Heart Association. Caffeine and Cardiovascular Health: A Scientific Statement. 2025.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BESLENME</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/kahve-mi-cay-mi-bilimsel-veriler-iki-icecegin-ortak-gucune-isaret-ediyor</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 23:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6865.jpeg" type="image/jpeg" length="58540"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fenerbahçe’de Fred Gelişmesi! Brezilya Basınından Ayrılık İddiası]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/fenerbahcede-fred-gelismesi-brezilya-basinindan-ayrilik-iddiasi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/fenerbahcede-fred-gelismesi-brezilya-basinindan-ayrilik-iddiasi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe’nin Brezilyalı orta saha oyuncusu Fred’in geleceğine ilişkin yeni iddialar ortaya atıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Brezilya basını, Atlético Mineiro’nun transfer için girişimlerini sürdürdüğünü öne sürdü.</p>

<p>Fenerbahçe’de yeni sezon kadro planlaması devam ederken deneyimli orta saha oyuncusu Fred hakkında Brezilya’dan dikkat çeken transfer haberleri gelmeye devam ediyor.</p>

<p>Brezilya basınında yer alan iddialara göre Atlético Mineiro’nun, 33 yaşındaki futbolcuyla yaptığı görüşmelerde önemli mesafe kat ettiği öne sürüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Haberlere göre Brezilya ekibi, oyuncunun Fenerbahçe ile mevcut sözleşme durumunun netleşmesini bekliyor. Bazı kaynaklarda taraflar arasında sözleşmenin sona erdirilmesine yönelik görüşmeler yapıldığı ileri sürülse de bu bilgiler resmî makamlarca doğrulanmış değil.</p>

<p>Fred’in geleceğine ilişkin nihai kararın Fenerbahçe’nin teknik ve sportif planlaması doğrultusunda şekilleneceği belirtiliyor.</p>

<p>Sarı-lacivertli kulüp ile Atlético Mineiro’dan transfer sürecine ilişkin herhangi bir resmî açıklama yapılmadı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/fenerbahcede-fred-gelismesi-brezilya-basinindan-ayrilik-iddiasi-1</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 23:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6864.jpeg" type="image/jpeg" length="47980"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fenerbahçe’de Rafael Leão Gelişmesi! İtalya Basınından Yeni Transfer İddiası]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/fenerbahcede-rafael-leao-gelismesi-italya-basinindan-yeni-transfer-iddiasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/fenerbahcede-rafael-leao-gelismesi-italya-basinindan-yeni-transfer-iddiasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe’nin Milan forması giyen Portekizli yıldız Rafael Leão ile ilgilendiği yönündeki iddialar İtalya basınında yeniden gündeme geldi. Taraflardan transfere ilişkin resmî bir açıklama ise bulunmuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeni sezon öncesi kadrosunu yıldız bir kanat oyuncusuyla güçlendirmeyi hedefleyen Fenerbahçe’nin transfer gündeminde Rafael Leão ismi yeniden öne çıktı.</p>

<p>İtalya ve Türkiye’de yer alan transfer haberlerine göre sarı-lacivertli kulübün, Milan’da forma giyen Portekizli futbolcu için şartları değerlendirdiği ve oyuncu cephesiyle temas kurma hazırlığında olduğu öne sürüldü.</p>

<p>Son saatlerde yabancı basında da dosyaya ilişkin yeni ayrıntılar paylaşılırken, Fenerbahçe’nin olası transfer için mali şartları analiz ettiği iddia edildi. Ancak Milan veya Fenerbahçe tarafından resmî teklif yapıldığına ya da görüşmelerin başladığına ilişkin doğrulanmış bir açıklama bulunmuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>27 yaşındaki yıldız futbolcunun Avrupa’nın önemli kulüplerinin de radarında olduğu belirtilirken, transfer sürecinin ekonomik koşullara bağlı olarak şekillenebileceği değerlendiriliyor.</p>

<p>Şu ana kadar Fenerbahçe, Milan veya Rafael Leão cephesinden transfer iddialarını doğrulayan resmî bir açıklama yapılmadı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/fenerbahcede-rafael-leao-gelismesi-italya-basinindan-yeni-transfer-iddiasi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 23:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6863-1.jpeg" type="image/jpeg" length="25013"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Organların Ardındaki Dokuları Gören Hekim: Xavier Bichat]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/organlarin-ardindaki-dokulari-goren-hekim-xavier-bichat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/organlarin-ardindaki-dokulari-goren-hekim-xavier-bichat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mikroskoba başvurmadan insan bedenini farklı doku türleri üzerinden açıklayan Marie-François Xavier Bichat, henüz 31 yaşına ulaşmadan hayatını kaybetti. Kısa yaşamına rağmen geliştirdiği doku yaklaşımı, anatomi ve patolojinin organların ötesine geçmesinde belirleyici bir basamak oluşturdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tıp tarihinde bazı bilim insanları uzun bir çalışma hayatı boyunca ortaya koydukları eserlerle iz bırakır. Bazıları ise kendilerine tanınan çok kısa bir sürede, bilimin insan bedenine bakışını değiştiren bir düşünce geliştirir.</p>

<p>Marie-François Xavier Bichat ikinci gruptaydı.</p>

<p>Onun yaşadığı dönemde hastalıkların bedendeki karşılığı büyük ölçüde organlar üzerinden açıklanıyordu. Kalp, akciğer, karaciğer, mide veya böbrekte görülen değişiklikler inceleniyor; ancak bu organları meydana getiren yapıların hastalık süreçlerindeki rolü henüz sistemli biçimde ele alınmıyordu.</p>

<p>Bichat’ın temel sorusu basit fakat dönüştürücüydü:</p>

<p><strong>Organlar hangi yapılardan meydana geliyordu ve hastalık organın tamamını mı, yoksa onu oluşturan belirli dokuları mı etkiliyordu?</strong></p>

<p>Bu soru, hastalığın yerini yalnızca organda arayan patolojik anatomi anlayışını yeni bir inceleme düzeyine taşıdı. Bichat, organları farklı özelliklere sahip dokuların birleşimi olarak değerlendirerek doku biliminin, modern histolojinin ve doku temelli patolojinin gelişeceği düşünsel zemini hazırladı.</p>

<h2>Hekim Bir Babanın Oğlu</h2>

<p>Tam adı Marie-François Xavier Bichat olan Fransız anatomist ve fizyolog, 14 Kasım 1771’de Fransa’nın Thoirette kasabasında dünyaya geldi.</p>

<p>Babası Jean-Baptiste Bichat hekimdi. Xavier Bichat’ın insan bedeni, hastalıklar ve tıp uygulamalarıyla ilk temasında babasının mesleki çevresinin etkili olduğu kabul edilmektedir.</p>

<p>Çocukluk yıllarının bir bölümünü Poncin’de geçiren Bichat, Nantua’daki eğitiminin ardından Lyon’da felsefe öğrenimi gördü. Daha sonra tıp ve cerrahiye yöneldi.</p>

<p>Lyon’daki Hôtel-Dieu Hastanesi’nde dönemin tanınmış cerrahlarından Marc-Antoine Petit’nin yanında çalıştı. Burada anatomi, cerrahi girişimler, kırıklar ve çıkıklar konusunda uygulamalı deneyim kazandı.</p>

<p>Ancak Fransız Devrimi’nin yol açtığı siyasi ve toplumsal karışıklıklar, onun eğitim hayatını da etkiledi. Devrim yıllarında tıp eğitimi veren kurumların yapısı değişiyor, hastaneler yeniden düzenleniyor ve genç hekim adaylarının eğitimleri sık sık kesintiye uğruyordu.</p>

<h2>Paris’te Değişen Hayatı</h2>

<p>Bichat’ın bilimsel yaşamındaki en önemli dönüm noktası, 1794’te Paris’e gitmesi oldu. Burada Hôtel-Dieu’da çalışan ünlü cerrah Pierre-Joseph Desault’nun derslerine katıldı.</p>

<p>Desault, genç öğrencinin çalışma disiplinini ve anatomik gözlem yeteneğini kısa sürede fark etti. Bichat’ı yardımcısı olarak yanına aldı, evinde kalmasına imkân sağladı ve klinik çalışmalarına dâhil etti.</p>

<p>Böylece Bichat, yalnızca dersleri takip eden bir öğrenci olmaktan çıkarak klinik uygulamaların, hasta gözlemlerinin ve bilimsel üretimin doğrudan içinde yer almaya başladı.</p>

<p>Desault’nun 1795’teki ölümünün ardından Bichat, hocasının bilimsel mirasının düzenlenmesi ve yayımlanması için çalıştı. Desault’nun cerrahi görüşlerini ve yarım kalan bazı metinlerini yayına hazırladı.</p>

<p>Bu dönem, Bichat’ın kendi bilimsel kimliğini oluşturmaya başladığı yıllardı.</p>

<p>1796’dan itibaren özel anatomi ve fizyoloji dersleri vermeye başladı. Daha sonra cerrahi ve deneysel fizyoloji konularını da ders programına ekledi.</p>

<p>Derslerinin kısa sürede ilgi görmesinin temel nedeni, bilgiyi yalnızca kitaplardan aktarmamasıydı. Bichat; diseksiyonları, klinik gözlemleri, otopsileri ve deneysel incelemeleri eğitimin merkezine yerleştiriyordu.</p>

<h2>Organdan Dokuya Yeni Bir Bakış</h2>

<p>Bichat’ın tıp tarihindeki asıl önemi, insan bedenini yalnızca organlardan meydana gelen bir yapı olarak değerlendirmemesinden kaynaklanır.</p>

<p>Ona göre kalp, akciğer, mide veya böbrek tek tip maddeden oluşan bağımsız yapılar değildi. Her organ; kas, damar, sinir, zar ve bağlayıcı yapılardan oluşan farklı dokuların birleşimiydi.</p>

<p>Aynı tür doku, vücudun birbirinden uzak organlarında bulunabiliyor ve hastalık sırasında benzer değişikliklere uğrayabiliyordu.</p>

<p>Örneğin farklı organların yüzeylerini örten zarlar, bulundukları organdan bağımsız olarak bazı ortak yapısal ve işlevsel özellikler taşıyabiliyordu. Bu nedenle hastalık yalnızca bir organın tamamını değil, vücudun farklı bölgelerinde bulunan belirli bir doku türünü de etkileyebilirdi.</p>

<p>Bichat, kendi döneminin anatomik anlayışı içinde insan bedeninde <strong>21 farklı doku türü</strong> tanımladı. Ancak bu sınıflandırma, günümüzde kabul edilen temel doku sınıflarıyla birebir örtüşmüyordu.</p>

<p>Onun sınıflandırmasında sinir, damar, kemik, kıkırdak, kas, fibröz, seröz, mukozal, sinovyal ve glandüler yapılar gibi farklı anatomik oluşumlar bulunuyordu.</p>

<p>Bichat’ın “doku” olarak değerlendirdiği yapıların bir bölümü günümüzde organ sistemi, zar, anatomik tabaka veya daha karmaşık yapılar şeklinde sınıflandırılmaktadır.</p>

<p>Bununla birlikte ortaya koyduğu temel düşünce son derece önemliydi:</p>

<p><strong>Organlar, farklı özelliklere ve işlevlere sahip dokuların birleşiminden oluşuyordu.</strong></p>

<p>Bu yaklaşım, hastalıkların yalnızca “kalp hastalığı”, “akciğer hastalığı” veya “mide hastalığı” biçiminde değil, belirli doku gruplarında meydana gelen değişiklikler üzerinden de ele alınabileceğini gösterdi.</p>

<h2>Mikroskop Kullanmadan Doku Bilimine Giden Yolu Açtı</h2>

<p>Bichat’ın çalışmalarını daha da dikkat çekici kılan nokta, dokuları sınıflandırırken mikroskop kullanmamasıydı.</p>

<p>Mikroskop onun döneminde biliniyordu. Ancak mevcut cihazların görüntü kalitesi sınırlıydı ve Bichat, mikroskobik gözlemlerin güvenilirliğine kuşkuyla yaklaşıyordu.</p>

<p>Dokuları çıplak gözle yaptığı dikkatli diseksiyonlarla; renk, yoğunluk, kalınlık, esneklik ve dayanıklılık gibi fiziksel özelliklerine göre birbirinden ayırıyordu.</p>

<p>Dokuların özelliklerini anlamak için kurutma, kaynatma, suda bekletme ve farklı kimyasal maddelere maruz bırakma gibi yöntemlerden de yararlandı. Böylece yalnızca görünümlerini değil, çeşitli fiziksel ve kimyasal işlemlere verdikleri tepkileri de karşılaştırdı.</p>

<p>Bichat hücreleri göremedi ve modern histolojinin mikroskobik yöntemlerini geliştirmedi.</p>

<p>Buna rağmen dokuyu bağımsız bir anatomik ve fizyolojik inceleme düzeyi hâline getirdi. Bu nedenle onu doğrudan “modern histolojinin kurucusu” şeklinde tanımlamak yerine, <strong>doku biliminin ve histolojik düşüncenin en önemli öncülerinden biri</strong> olarak değerlendirmek daha doğrudur.</p>

<h2>Klinik Bulgularla Otopsiyi Birleştirdi</h2>

<p>Bichat, hastalıkların anlaşılabilmesi için hastanın yaşarken gösterdiği belirtilerle ölümden sonra bedende saptanan değişikliklerin karşılaştırılması gerektiğini düşünüyordu.</p>

<p>Kısa bir zaman diliminde çok sayıda otopsi gerçekleştirerek hastaların klinik öyküleri ile organ ve dokularda görülen değişiklikler arasında ilişki kurmaya çalıştı.</p>

<p>Onun için otopsi yalnızca ölüm nedenini belirlemeye yönelik son bir işlem değildi. Hastalığın bedende bıraktığı izlerin araştırıldığı bilimsel bir inceleme yöntemiydi.</p>

<p>Bichat, organın genel görünümünün yanında zarların, kasların, damarların ve diğer dokuların hangi ölçüde etkilendiğini de değerlendiriyordu.</p>

<p>Bu yaklaşım, klinik bulgularla ölüm sonrası anatomik değişikliklerin birlikte ele alınmasına dayanan klinikopatolojik inceleme anlayışının gelişmesine katkıda bulundu.</p>

<h2>“Yaşam, Ölüme Direnen İşlevlerin Bütünüdür”</h2>

<p>Bichat yalnızca anatomiyle ilgilenmedi. Yaşamın ne olduğu ve ölümün bedende nasıl gerçekleştiği sorularını da fizyolojik ve deneysel yöntemlerle araştırdı.</p>

<p>Bichat, 1800’de yayımlanan <i>Recherches physiologiques sur la vie et la mort</i> adlı eserinin girişinde yaşamı Fransızca şu ifadeyle tanımladı:</p>

<blockquote>
<p><strong>“La vie est l’ensemble des fonctions qui résistent à la mort.”</strong></p>
</blockquote>

<p>Bu ifade Türkçeye yaklaşık olarak şöyle çevrilebilir:</p>

<blockquote>
<p><strong>“Yaşam, ölüme direnen işlevlerin bütünüdür.”</strong></p>
</blockquote>

<p>Bu tanıma göre yaşam, durağan bir varoluş hâli değildi. Organizmanın bozulmaya, çözülmeye ve dış etkilere karşı sürdürdüğü etkin bir mücadeleydi.</p>

<p>Bichat, yaşamı iki ana alana ayırdı.</p>

<p>“Hayvansal yaşam” olarak adlandırdığı alan; duyular, bilinçli hareketler, algılama ve dış çevreyle ilişki gibi işlevleri kapsıyordu.</p>

<p>“Organik yaşam” ise dolaşım, sindirim, salgılama, beslenme ve iç organların süreklilik gösteren faaliyetleriyle ilişkiliydi.</p>

<p>Bu ayrım, günümüzde kullanılan somatik ve otonom sinir sistemi sınıflandırmasıyla aynı değildir. Bununla birlikte bilinçli hareketlerle iç organ faaliyetlerinin farklı biçimlerde düzenlendiğini öne sürmesi, fizyoloji tarihinin önemli aşamalarından biri oldu.</p>

<h2>Ölümü Bir Süreç Olarak İnceledi</h2>

<p>Bichat, ölümün bütün bedende aynı anda meydana gelen tek bir olay olmadığını düşünüyordu.</p>

<p>Kalp, akciğer ve beynin işlevlerinin durmasının diğer organları nasıl etkilediğini araştırdı. Ona göre bu üç yaşamsal sistem arasında karşılıklı bir bağımlılık bulunuyordu.</p>

<p>Sistemlerden birinin işlevini kaybetmesi, diğerlerinin de aşamalı biçimde durmasına yol açıyordu.</p>

<p>Bichat’ın ölüm fizyolojisiyle ilgili açıklamalarının bir bölümü günümüzde geçerliliğini yitirmiştir. Ancak ölümün tek bir an yerine, organ ve dokuların işlevlerini farklı hızlarda kaybettiği fizyolojik bir süreç olarak incelenmesi gerektiğini savunması dönemine göre yenilikçi bir yaklaşımdı.</p>

<h2>Vitalist Bir Bilim İnsanı</h2>

<p>Bichat, canlılığın yalnızca fizik ve kimya yasalarıyla bütünüyle açıklanamayacağını düşünüyordu. Dokuların “duyarlılık” ve “kasılabilirlik” gibi kendilerine özgü yaşamsal özelliklere sahip olduğunu savunuyordu.</p>

<p>Bu görüşleri nedeniyle Fransız vitalist geleneğinin önemli temsilcilerinden biri kabul edilir.</p>

<p>Vitalizm, canlı organizmalarda cansız maddede bulunmayan özel bir yaşamsal ilkenin var olduğunu ileri sürüyordu.</p>

<p>Modern biyoloji, yaşam olaylarını açıklamak için bağımsız bir “yaşam gücü” kavramını kabul etmemektedir.</p>

<p>Bununla birlikte Bichat’ın dokuların kendilerine özgü özelliklere sahip olduğunu vurgulaması, organizmayı yalnızca mekanik bir makine gibi değerlendiren açıklamaları yetersiz bulması ve fizyolojiyi deneysel bir araştırma alanı olarak ele alması sonraki kuşakları etkiledi.</p>

<h2>Başlıca Eserleri</h2>

<p>Bichat’ın bilimsel üretimi son derece kısa bir döneme sığmasına rağmen oldukça yoğundu.</p>

<h3>Traité des membranes</h3>

<p>Fransız Cumhuriyet takviminin VIII. yılında, 1799–1800 döneminde yayımlanan <i>Traité des membranes en général et de diverses membranes en particulier</i>, Bichat’ın farklı zar türlerini ortak yapısal ve işlevsel özellikleri üzerinden değerlendirdiği temel eserlerinden biriydi.</p>

<p>Bu çalışmasında seröz, mukozal ve fibröz zarları yalnızca bulundukları organa göre değil, taşıdıkları ortak özelliklere göre sınıflandırdı.</p>

<h3>Recherches physiologiques sur la vie et la mort</h3>

<p>1800’de yayımlanan <i>Recherches physiologiques sur la vie et la mort</i>, yaşam ve ölümün fizyolojik özelliklerini ele aldı.</p>

<p>Bichat bu eserde beyin, kalp ve akciğerlerin ölüm sürecindeki rollerini tartıştı; hayvansal yaşam ile organik yaşam arasındaki ayrımı geliştirdi.</p>

<h3>Anatomie générale</h3>

<p>1801’de yayımlanan <i>Anatomie générale, appliquée à la physiologie et à la médecine</i>, Bichat’ın en etkili eserlerinden biri oldu.</p>

<p>Organları meydana getiren farklı dokuları sistemli biçimde sınıflandırarak anatomi, fizyoloji ve hastalıklar arasında ilişki kurdu.</p>

<h3>Traité d’anatomie descriptive</h3>

<p><i>Traité d’anatomie descriptive</i> adlı beş ciltlik eserin ilk iki cildi 1801’de yayımlandı.</p>

<p>Bichat’ın ölümünün ardından üçüncü ve dördüncü ciltleri François-Régis Buisson, beşinci cildi ise Philibert-Joseph Roux tarafından tamamlandı.</p>

<p>Eserin bütün ciltleri 1801–1803 yılları arasında yayımlandı.</p>

<p>Bu çalışmalar, Bichat’ın yalnızca birkaç yıl içinde anatomi, fizyoloji ve patoloji alanlarında ne kadar yoğun bir bilimsel üretim gerçekleştirdiğini göstermektedir.</p>

<h2>Bichat Yağ Yastığı</h2>

<p>Xavier Bichat’ın adı günümüzde çeşitli anatomik terimlerde yaşamaya devam etmektedir. Bunların en bilineni, yanağın derin bölümünde bulunan bukkal yağ yastığıdır.</p>

<p>Bu yapının tarihsel tanımlanması konusunda Lorenz Heister ile Bichat’ın adları birlikte anılır.</p>

<p>Heister, 18. yüzyılın ilk yarısında bu bölgede gördüğü yapıyı bez dokusu olarak değerlendirmişti. Bichat ise 19. yüzyılın başında bu yapının bir bez değil, belirgin bir yağ dokusu kitlesi olduğunu anatomik olarak ortaya koydu.</p>

<p>Bu nedenle yapı uzun yıllar “Bichat yağ yastığı”, “Bichat topu” veya Fransızca adıyla <i>boule de Bichat</i> şeklinde anıldı.</p>

<p>Bukkal yağ yastığı yalnızca estetik cerrahiyle ilişkili bir yapı değildir. Çiğneme kasları arasındaki hareketi kolaylaştırır, yüzün biçimine katkıda bulunur ve ağız içindeki bazı doku kayıplarının cerrahi onarımında kullanılabilir.</p>

<h2>Erken ve Tartışmalı Bir Ölüm</h2>

<p>Bichat’ın yoğun çalışma temposu, yaşamının son yıllarında sağlığını giderek zorladı.</p>

<p>Temmuz 1802’de Hôtel-Dieu Hastanesi’nin merdivenlerinde düşerek başından yaralandı. Takip eden günlerde durumu ağırlaştı ve 22 Temmuz 1802’de Paris’te hayatını kaybetti.</p>

<p>Henüz 31 yaşına ulaşmamıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ölümünün kesin nedeni konusunda tarihsel kaynaklar tam olarak uyuşmamaktadır.</p>

<p>Bazı anlatımlar düşme sonucu meydana gelen kafa travmasını öne çıkarırken bazıları Bichat’ın düşmesine veya sonrasında ağırlaşmasına yol açabilecek ateşli bir hastalık ya da enfeksiyondan söz etmektedir.</p>

<p>Bu nedenle ölümünü yalnızca travmaya, tüberküloza veya başka bir hastalığa bağlayan kesin ifadelerden kaçınmak gerekir.</p>

<p>Güvenle söylenebilecek olan, merdivenden düşmesinin ardından klinik durumunun hızla ağırlaştığı ve yaklaşık iki hafta sonra yaşamını yitirdiğidir.</p>

<h2>Organdan Dokuya, Dokudan Hücreye</h2>

<p>Tıp tarihindeki gelişmeleri basitleştirerek ifade etmek gerekirse Giovanni Battista Morgagni hastalığın yerini organda, Xavier Bichat dokuda, Rudolf Virchow ise hücrede aradı.</p>

<p>Morgagni, hastalık belirtileriyle organlarda görülen anatomik değişiklikler arasında ilişki kurmuştu.</p>

<p>Bichat, organların farklı dokuların birleşiminden oluştuğunu ve hastalıkların belirli doku türlerini etkileyebileceğini gösterdi.</p>

<p>Virchow ise 19. yüzyılın ortalarında patolojik süreçleri hücresel düzeyde ele aldı.</p>

<p>Bu gelişim tamamen düz ve kesintisiz bir çizgi hâlinde gerçekleşmedi. Çok sayıda araştırmacı ve farklı düşünce geleneği modern patolojinin oluşumuna katkı sağladı.</p>

<p>Bununla birlikte Bichat’ın organ ile hücre arasındaki <strong>doku düzeyini</strong> bağımsız bir araştırma alanı hâline getirmesi, tıp tarihindeki yerini belirleyen en önemli başarısıdır.</p>

<h2>Kısa Bir Ömre Sığan Bilimsel Dönüşüm</h2>

<p>Xavier Bichat’ın yaşamı yalnızca otuz yıl sürdü. Bilimsel çalışmalarının en üretken dönemi ise bundan çok daha kısaydı.</p>

<p>Gelişmiş mikroskoplara, modern görüntüleme yöntemlerine, hücresel analizlere veya moleküler laboratuvarlara sahip değildi.</p>

<p>Elindeki temel araçlar kadavra, diseksiyon, otopsi, deney ve dikkatli gözlemdi.</p>

<p>Buna rağmen insan bedenine yeni bir düzeyden bakmayı başardı.</p>

<p>Organların görünen sınırlarını aşarak onları meydana getiren dokuları merkeze aldı. Hastalığın yalnızca bir organın adıyla değil, o organı oluşturan yapıların değişimiyle de anlaşılabileceğini gösterdi.</p>

<p>Yaşam ve ölümün fizyolojik süreçler olarak araştırılması gerektiğini savundu.</p>

<p>Bichat’ın sınıflandırmalarının önemli bir bölümü zamanla değişti. Vitalist açıklamaları modern biyoloji tarafından terk edildi.</p>

<p>Ancak bilim tarihindeki değeri, bütün cevaplarının günümüzde geçerli olmasından kaynaklanmaz.</p>

<p>Onun gerçek mirası, tıbbın sorduğu sorunun ölçeğini değiştirmesidir.</p>

<p><strong>Hastalıkların doku düzeyinde de anlaşılabileceğini gösteren Xavier Bichat, modern histoloji ve patolojik anatominin gelişeceği zemini hazırlayan en önemli tıp bilim insanlarından biri olarak tarihteki yerini aldı.</strong></p>

<h2>Editörün Etik Notu</h2>

<p>Bu biyografi, Xavier Bichat’ın çalışmalarını kendi döneminin bilimsel koşulları içinde ele almaktadır.</p>

<p>Bichat’ın fizyoloji ve ölüm süreçlerine ilişkin araştırmalarında başvurduğu bazı canlı hayvan deneyleri, 18. yüzyılın sonu ile 19. yüzyılın başındaki bilimsel uygulamaların bir parçasıydı. Bu yöntemlerin tarihsel bağlamda aktarılması, söz konusu uygulamaların günümüz açısından etik veya örnek yöntemler olarak kabul edildiği anlamına gelmemektedir.</p>

<p>Günümüzde hayvanlar üzerinde yürütülen bilimsel araştırmalar; etik kurul değerlendirmesi, hayvan refahının korunması ve hayvan kullanımını değiştirme, azaltma ve iyileştirmeyi amaçlayan 3R ilkeleri çerçevesinde gerçekleştirilmektedir.</p>

<p>Metinde ölüm nedeni, bukkal yağ yastığının tarihsel tanımlanması ve Bichat’ın histoloji içindeki konumu gibi kaynakların tam olarak uyuşmadığı konular kesin hükümlerle aktarılmamış; tarihsel belirsizlikler açıkça belirtilmiştir.</p>

<p>“Yaşam, ölüme direnen işlevlerin bütünüdür” ifadesi, Bichat’ın <i>Recherches physiologiques sur la vie et la mort</i> adlı eserindeki Fransızca tanımın Türkçe karşılığı olarak verilmiştir.</p>

<h2>Kaynaklar</h2>

<ul>
 <li>Shoja MM, Tubbs RS, Loukas M, Shokouhi G, Ardalan MR. <i>Marie-François Xavier Bichat (1771–1802) and his contributions to the foundations of pathological anatomy and modern medicine</i>. Annals of Anatomy. 2008;190(5):413–420. doi:10.1016/j.aanat.2008.07.004.</li>
 <li>Université Paris Cité, Bibliothèque numérique Medica. <i>Marie-François Xavier Bichat: Chronologie biographique</i>.</li>
 <li>Wellcome Collection. <i>Traité d’anatomie descriptive</i>. Bibliyografik kayıt.</li>
 <li>Mascolo GL, Calabrese N, Eramo S. <i>Buccal Fat Pad: “Glandula” of Heister or “Boule Graisseuse” of Bichat?</i> Journal of the History of Dentistry. 2023;71(2):138–145. doi:10.58929/jhd.2023.071.02.138.</li>
 <li>Bichat X. <i>Recherches physiologiques sur la vie et la mort</i>. Paris, 1800.</li>
 <li>Bichat X. <i>Anatomie générale, appliquée à la physiologie et à la médecine</i>. Paris, 1801.</li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>TIP TARİHİ</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/organlarin-ardindaki-dokulari-goren-hekim-xavier-bichat</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 23:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6862.jpeg" type="image/jpeg" length="95297"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gümüşhane’li Gazi Uzman Çavuş Ünal Çak, Tirebolu’da Boğulma Sonucu Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/gumushaneli-gazi-uzman-cavus-unal-cak-tireboluda-bogulma-sonucu-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/gumushaneli-gazi-uzman-cavus-unal-cak-tireboluda-bogulma-sonucu-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Giresun’un Tirebolu ilçesinde serinlemek için girdiği denizde boğulma tehlikesi geçiren Gazi Uzman Çavuş Ünal Çak, kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>33 yaşındaki Çak’ın vefatı, memleketi Gümüşhane’nin Kürtün ilçesi başta olmak üzere bölgede derin üzüntüye neden oldu.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre olay, Giresun’un Tirebolu ilçesindeki Tirebolu Plajı’nda meydana geldi. Serinlemek amacıyla denize giren 33 yaşındaki Ünal Çak, bir süre sonra dalgaların arasında güçlük yaşamaya başladı. Çevredeki vatandaşların durumu fark etmesi üzerine olay yerine ekipler sevk edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sudan çıkarılan Çak’a ilk müdahale olay yerinde sağlık ekiplerince yapıldı. Ardından ambulansla hastaneye kaldırılan genç gazi, doktorların tüm çabalarına rağmen kurtarılamadı.</p>

<p>Gazi olarak görev yaptı, sağlık hizmetinde çalışıyordu</p>

<p>Ünal Çak’ın daha önce Uzman Çavuş olarak görev yaptığı, görev sırasında yaşadığı silahlı çatışma nedeniyle gazi unvanı aldığı öğrenildi. Askerlik görevinin ardından Gümüşhane’nin Kürtün ilçesindeki Kürtün Devlet Hastanesi’nde hasta kabul personeli olarak görev yaptığı belirtildi.</p>

<p>Ayrıca Ünal Çak’ın Kürtün Ülkü Ocakları Başkanlığı görevini yürüttüğü, ilçede sevilen ve tanınan isimlerden biri olduğu ifade edildi.</p>

<p>Memleketi Kürtün’de büyük üzüntü</p>

<p>Gümüşhane’nin Kürtün ilçesine bağlı Çayırcukur Köyü nüfusuna kayıtlı olan Ünal Çak’ın vefat haberi, ailesi, yakınları ve sevenlerini yasa boğdu. Bölgedeki çok sayıda kişi sosyal medya üzerinden taziye mesajları paylaşırken, Çak’ın fedakâr kişiliği ve yardımseverliğiyle hatırlandığı belirtildi.</p>

<p>Ünal Çak’ın cenaze programına ilişkin bilgilerin ailesi tarafından daha sonra paylaşılması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/gumushaneli-gazi-uzman-cavus-unal-cak-tireboluda-bogulma-sonucu-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 23:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6861-1.jpeg" type="image/jpeg" length="12154"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[D vitamini için yaz güneşi herkeste yeterli olmayabilir]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/d-vitamini-icin-yaz-gunesi-herkeste-yeterli-olmayabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/d-vitamini-icin-yaz-gunesi-herkeste-yeterli-olmayabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere’de yürütülen yeni bir araştırma, yaz aylarında güneş ışığına rağmen D vitamini düzeylerinin özellikle ileri yaştaki bireylerde ve koyu ten rengine sahip kişilerde beklenen ölçüde yükselmediğini ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bulgular, yalnızca yaz güneşine güvenmenin bazı risk grupları için yeterli olmayabileceğine işaret ediyor.</p>

<p>Yaz aylarında güneş ışığına çıkmanın D vitamini eksikliğini doğal olarak düzelttiği düşüncesi, yeni bir bilimsel çalışmayla yeniden tartışmaya açıldı. İngiltere’deki Newcastle Üniversitesi İnsan Beslenmesi ve Egzersiz Araştırma Merkezi tarafından yürütülen, hakemli bir beslenme dergisinde yayımlanan gözlemsel araştırmada yaklaşık 300 kişinin D vitamini düzeyleri değerlendirildi. Çalışma, özellikle 65 yaş ve üzerindeki bireylerde ile koyu ten rengine sahip yetişkinlerde yaz mevsiminin tek başına yeterli iyileşmeyi sağlamadığını gösterdi.[1]</p>

<p>Yaklaşık 300 kişi bir yıl boyunca takip edildi</p>

<p>Araştırmada Aralık 2024 ile Ağustos 2025 arasında kuzey İngiltere’de yaşayan 299 gönüllünün parmak ucundan alınan kan örnekleri incelendi. Katılımcıların yaklaşık yarısını 65 yaş ve üzerindeki bireyler, diğer yarısını ise 18 yaş üstü koyu ten rengine sahip yetişkinler oluşturdu. Çalışmaya D vitamini takviyesi kullanan kişiler dahil edilmedi.[1]</p>

<p>Analizlere göre 65 yaş ve üzerindeki katılımcıların yaklaşık yüzde 55’inde, koyu ten rengine sahip grubun ise yüzde 72’sinden fazlasında D vitamini düzeyleri önerilen sınırların altında kaldı. En dikkat çekici bulgu ise ölçümlerin kıştan yaz aylarına ilerlemesine rağmen bu oranların anlamlı biçimde değişmemesi oldu.[1]</p>

<p>Neden yaz güneşi herkeste aynı etkiyi göstermiyor?</p>

<p>Araştırmacılar bunun birkaç temel nedeni olabileceğini belirtiyor.</p>

<p>İlk neden yaşlanma. İlerleyen yaşla birlikte cildin ultraviyole B (UVB) ışınlarını kullanarak D vitamini üretme kapasitesi azalıyor. Ayrıca yaşlı bireyler genellikle daha az süre açık havada vakit geçiriyor.[1]</p>

<p>İkinci önemli faktör ise cilt pigmentasyonu. Deriye rengini veren melanin, UV ışınlarının bir kısmını engelleyerek doğal koruma sağlıyor. Ancak bu durum aynı zamanda D vitamini üretimi için daha uzun süre güneş ışığına maruz kalmayı gerektirebiliyor.[1]</p>

<p>Üçüncü etken coğrafi konum. Kuzey İngiltere gibi yüksek enlemlerde UVB ışınlarının şiddeti yılın önemli bölümünde düşük olduğu için yaz aylarında bile yeterli D vitamini sentezi herkeste gerçekleşmeyebiliyor.[1]</p>

<p>D vitamini neden önemli?</p>

<p>D vitamini, bağırsaklardan kalsiyum emilimini artırarak kemik sağlığının korunmasına katkı sağlıyor. Bunun yanında kas fonksiyonları ve bağışıklık sistemi üzerinde de önemli görevleri bulunuyor.[2]</p>

<p>Bilim insanları D vitamini ile depresyon, bağışıklık sistemi ve bazı kronik hastalıklar arasındaki ilişkilerin araştırılmaya devam ettiğini ancak bu alanlarda elde edilen bulguların henüz kesin neden-sonuç ilişkisi ortaya koymadığını vurguluyor.[1][2]</p>

<p>Bulgular tüm toplum için geçerli değil</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmanın önemli sınırlılıkları da bulunuyor. Çalışmaya yalnızca başlangıçta D vitamini düzeyi düşük kişiler alındı ve D vitamini takviyesi kullanan bireyler araştırmaya dahil edilmedi. Bu nedenle elde edilen sonuçlar toplumun tamamına genellenemiyor.[1]</p>

<p>Ayrıca araştırmanın finansmanı besin takviyesi üreten bir şirket tarafından sağlandı. Araştırmacılar şirketin çalışma tasarımı ve veri analizine müdahil olmadığını belirtirken, çıkar çatışması bilgisini de bilimsel şeffaflık kapsamında yayımladı.[1]</p>

<p>Uzmanlar bu bulguların özellikle yaşlı bireyler, koyu ten rengine sahip kişiler ve güneş ışığına sınırlı maruz kalan gruplarda D vitamini eksikliğinin yalnızca yaz aylarına güvenilerek giderilemeyebileceğini gösterdiğini ifade ediyor. Bununla birlikte hangi kişilerin takviyeye ihtiyaç duyduğunun kan testi ve bireysel risk değerlendirmesiyle belirlenmesi gerektiğinin altı çiziliyor.[1][2]</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] Corfe B ve ark. Vitamin D insufficiency in at-risk populations in northern Britain. European Journal of Clinical Nutrition. 2026.</p>

<p>[2] Institute of Medicine. Dietary Reference Intakes for Calcium and Vitamin D. National Academies Press. 2011.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/d-vitamini-icin-yaz-gunesi-herkeste-yeterli-olmayabilir</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 22:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6854.jpeg" type="image/jpeg" length="36363"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beşiktaş scout ekibi Avrupa’yı tarıyor! Siyah-beyazlıların radarındaki 5 genç yetenek]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/besiktas-scout-ekibi-avrupayi-tariyor-siyah-beyazlilarin-radarindaki-5-genc-yetenek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/besiktas-scout-ekibi-avrupayi-tariyor-siyah-beyazlilarin-radarindaki-5-genc-yetenek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beşiktaş, yeni sezon yapılanmasını yalnızca tecrübeli isimler üzerine kurmuyor. Siyah-beyazlıların scout departmanının Avrupa ve Kuzey Amerika’da gelecek vadeden genç futbolcular için kapsamlı performans analizleri yaptığı, farklı liglerde öne çıkan isimleri yakından takip ettiği konuşuluyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kulüpten bu oyuncularla ilgili resmî bir açıklama bulunmazken, scout çevrelerinde öne çıkan profiller dikkat çekiyor.</p>

<p>Geleceğe yatırım planı</p>

<p>Beşiktaş yönetiminin son dönemde genç, gelişime açık ve ekonomik değeri artabilecek futbolculara yönelik stratejisini sürdürdüğü belirtiliyor. Scout ekibinin canlı maç izlemeleri, veri analizleri ve karakter değerlendirmeleriyle hazırladığı raporların teknik heyete düzenli olarak sunulduğu ifade ediliyor. Ancak adı geçen oyuncular için resmî teklif yapıldığına veya transfer görüşmelerinin başladığına ilişkin doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor.</p>

<p>Scout radarında olduğu konuşulan oyuncu profilleri</p>

<p>Zavier Gozo | Sol Kanat | ABD | 18 yaş</p>

<p>Hızı, bire birdeki etkinliği ve yüksek gelişim potansiyeliyle dikkat çeken genç kanat oyuncusunun Avrupa kulüplerinin radarında olduğu belirtiliyor. Scout çevrelerinde Beşiktaş’ın da performansını yakından takip ettiği öne sürülen isimlerden biri olarak gösteriliyor.</p>

<p>Mert Kömür | Ofansif Orta Saha | Almanya | 20 yaş</p>

<p>Teknik kapasitesi ve oyun görüşüyle öne çıkan genç orta saha oyuncusunun, siyah-beyazlı scout ekibinin raporlarında yer aldığı yönünde iddialar bulunuyor. Ancak bu aşamada doğrulanmış bir transfer süreci bulunmuyor.</p>

<p>Filip Prebsl | Sol Stoper | Çekya | 21 yaş</p>

<p>Geriden oyun kurabilen, sol ayağını etkili kullanan savunmacı profiliyle dikkat çeken Prebsl’in birçok Avrupa kulübü tarafından izlendiği değerlendiriliyor.</p>

<p>Mamadou Sangaré | Merkez Orta Saha | Mali | 22 yaş</p>

<p>Yüksek temposu, top kazanma becerisi ve iki yönlü oyun yapısıyla dikkat çeken Sangaré’nin gelişime açık oyuncu profiline uygun olduğu konuşuluyor.</p>

<p>João Vitor Rêgo | Sol Kanat | Brezilya | 19 yaş</p>

<p>Güney Amerika’nın yükselen genç yetenekleri arasında gösterilen Rêgo’nun Avrupa’ya transfer yapabilecek isimlerden biri olduğu belirtilirken, farklı kulüplerin scout ekipleri tarafından takip edildiği ifade ediliyor.</p>

<p>Süreç scout aşamasında</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Scout raporlarının hazırlanması, transfer sürecinin yalnızca ilk adımını oluşturuyor. Performans analizleri, canlı gözlemler ve mali değerlendirmeler sonrasında kulüpler resmî temas kurma kararı alabiliyor. Bu nedenle adı geçen futbolcuların Beşiktaş’a transfer olacağı yönünde kesin bir değerlendirme yapmak için henüz erken. Kulüpten veya oyuncu taraflarından bu isimlerle ilgili resmî bir açıklama bulunmuyor. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/besiktas-scout-ekibi-avrupayi-tariyor-siyah-beyazlilarin-radarindaki-5-genc-yetenek</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 21:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6853.jpeg" type="image/jpeg" length="91485"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Ortahisar’da Otomobil Çarptı: Genç Kız Entübe Edildi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç kız hastaneye kaldırılarak entübe edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Bahçecik Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasında bir genç kız ağır yaralandı. Olay, dün öğle saatlerinde mahalle içindeki cadde üzerinde yaşandı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza cadde üzerinde ilerleyen bir otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle genç kız metrelerce savrularak yere düştü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kazayı gören çevredeki vatandaşlar hızla olay yerine koşarak yaralıya ilk müdahaleyi yaptı. Durumun 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirilmesi üzerine bölgeye kısa sürede ambulans sevk edildi.</p>

<p>Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ağır yaralanan genç kıza ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi. Ardından ambulansla <strong>hastaneye</strong> kaldırılan genç kızın tedavi altına alındığı öğrenildi.</p>

<p>Hastaneden edinilen bilgilere göre genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakım ünitesinde <strong>entübe edilerek tedavisinin sürdüğü</strong> bildirildi.</p>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/JabDXO75eq4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="68894"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı’nın Bilinmeyen Hikâyesi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Mart sadece bir meslek günü değil, bir direnişin hatırasıdır. İşgal altındaki İstanbul’da Tıbbiyeli gençlerin başlattığı o tarihi duruşu Prof. Dr. İhsan Kafadar anlatıyor. Bir bayramın ardındaki vatan, cesaret ve fedakârlık hikâyesi bu videoda.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/bedf6ab0-8103-4cb9-8101-fc233d486602.jpg" type="image/jpeg" length="96027"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SMA Hastalığı Nedir? İlk Belirtiler ve Güncel Tedavi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SMA hastalığı bebeklerde ve çocuklarda kas kaybına yol açıyor. Erken belirti fark edilmezse tablo ağırlaşıyor. Uzmanlar erken tanı ve tarama uyarısı yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir bebek başını tutamıyorsa, emmede zorlanıyorsa ya da yaşıtlarına göre daha hareketsizse… Bu durum basit bir gelişim geriliği değil, <strong>SMA hastalığı</strong> olabilir.</p>

<p>Son yıllarda hem tarama programlarının yaygınlaşması hem de ailelerin bilinçlenmesiyle <strong>SMA hastalığı</strong> daha fazla konuşuluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Çocuk Nörolojisi Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, özellikle erken belirti ve tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor:<br />
“Bugün artık SMA hastalığında erken tanı, hastalığın seyrini değiştirebiliyor. Ancak belirtiler gözden kaçarsa tablo ağırlaşabiliyor.”<br />
<br />
SMA Hastalığı nedir?</p>

<p><strong>SMA hastalığı (Spinal Müsküler Atrofi)</strong>, omurilikteki hareket sinir hücrelerini etkileyen genetik bir kas hastalığıdır.</p>

<p>Bu hastalıkta, kasları çalıştıran motor nöronlar hasar görür. Sonuç olarak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kaslarda güçsüzlük</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hareket kısıtlılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zamanla kas erimesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İleri vakalarda solunum problemleri</p>
 </li>
</ul>

<p>görülebilir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’a göre, <strong>SMA hastalığı</strong> doğuştan gelen genetik bir bozukluktur ve SMN1 genindeki eksiklik nedeniyle ortaya çıkar. “Kasın kendisi sağlamdır, sorun kası çalıştıran sinirdedir” diyerek hastalığın mekanizmasını sade bir dille anlatıyor.</p>

<p>SMA hastalığı tiplerine göre farklı şiddette seyreder. Bazı bebeklerde ilk aylarda ağır tablo görülürken, bazı çocuklarda belirtiler daha geç ortaya çıkabilir.</p>

<hr />
<h2>En sinsi belirtiler</h2>

<p>SMA hastalığı çoğu zaman sessiz başlar. Aileler ilk etapta fark etmeyebilir.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken belirtiler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Baş kontrolünde gecikme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve yutma güçlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaşıtlarına göre daha az hareket</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda gevşeklik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sık solunum yolu enfeksiyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oturamama ya da yürüyememe</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Bebek çok sakin diye sevinen aileler oluyor. Oysa aşırı hareketsizlik bazen <strong>SMA hastalığı belirtisi</strong> olabilir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Özellikle bacaklarda güçsüzlük ön plandadır. Bazı vakalarda dilde titreme bile görülebilir. Bu belirtiler erken dönemde yakalanırsa, tedavi seçenekleri daha etkili olabilir.</p>

<hr />
<h2>Kimler risk altında?</h2>

<p>SMA hastalığı kalıtsal bir hastalıktır.</p>

<p>Risk grupları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Anne ve babanın taşıyıcı olduğu bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliği bulunan aileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ailesinde SMA öyküsü olanlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye’de taşıyıcılık oranının yaklaşık 1/40–1/50 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu da toplumda azımsanmayacak bir genetik risk bulunduğunu gösterir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “Anne ve baba sağlıklı olabilir. Taşıyıcı olduklarını bilmeyebilirler. Bu nedenle evlilik öncesi ve gebelik öncesi taramalar çok önemlidir” diyor.</p>

<hr />
<h2>Neden artıyor?</h2>

<p>Son yıllarda “SMA hastalığı artıyor mu?” sorusu sıkça soruluyor.</p>

<p>Uzmanlara göre artışın birkaç nedeni var:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarının yaygınlaşması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik testlere erişimin artması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplumsal farkındalığın yükselmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliklerinin devam etmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Eskiden tanı alamayan vakalar vardı. Bugün erken tarama sayesinde SMA hastalığını daha erken yakalayabiliyoruz” diyerek görünürdeki artışın tanı kapasitesiyle ilişkili olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Ayrıca son yıllarda geliştirilen gen tedavileri ve yeni ilaç seçenekleri de hastalığın daha fazla gündeme gelmesine yol açtı.</p>

<hr />
<h2>Ne zaman doktora gidilmeli?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk nörolojisi uzmanına başvurulmalı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebek başını 3–4 ayda tutamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>6–7 ayda desteksiz oturamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 yaşında yürümeye başlamamışsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda belirgin güçsüzlük varsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve beslenme problemi sürüyorsa</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “SMA hastalığında erken tanı hayat kurtarır. Gecikme kas kaybını artırabilir” diyerek aileleri uyarıyor.</p>

<p>Bugün <strong>SMA hastalığı tedavisi</strong> için kullanılan ilaçlar, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bazı vakalarda gen tedavisi uygulanabiliyor. Ancak tedavinin başarısı büyük ölçüde erken teşhise bağlı.</p>

<hr />
<h2>Nasıl korunulur?</h2>

<p>SMA hastalığı tamamen önlenebilir bir hastalık değildir. Ancak risk azaltılabilir.</p>

<p>Korunma yolları:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Evlilik öncesi taşıyıcılık testi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gebelik öncesi genetik danışmanlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aile öyküsü varsa ileri genetik testler</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarına katılım</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Toplumsal bilinç en güçlü silahtır. Taşıyıcı olduğunuzu bilmek kader değildir, önlem alma fırsatıdır” diyor.</p>

<p>Türkiye’de yenidoğan tarama programlarının genişlemesi sayesinde <strong>SMA hastalığı</strong> artık daha erken evrede tespit edilebiliyor. Bu da çocukların yaşam kalitesini artırma açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<hr />
<h2>Uzman Uyarısı: Erken Tanı Hayat Değiştiriyor</h2>

<p>SMA hastalığı kader değil, geç kalınmış tanı kader olabilir.</p>

<p>Kas kaybı başladıktan sonra geri dönüş sınırlıdır. Bu nedenle belirti, risk, genetik öykü ve erken tarama hayati önemdedir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar son olarak şu mesajı veriyor:<br />
“Her hareketsizlik masum değildir. Aileler gelişim basamaklarını yakından takip etmeli. Şüphe varsa zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalı.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Nw0exSzCb4o/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="51970"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epilepsi Nedir? Prof. Dr. İhsan Kafadar’dan Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Epilepsi (sara) nedir, belirtileri nelerdir? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. İhsan Kafadar çocuklarda epilepsi, nöbet anında yapılması gerekenler ve tedaviyi anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyin bazen kendi içinde bir fırtına çıkarır. Sessiz, görünmez ama etkisi sarsıcı bir elektrik dalgası… İşte epilepsi, bu dalganın kontrolsüzce yayılmasıyla ortaya çıkan nörolojik bir hastalık.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Nöroloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada epilepsinin toplumda hâlâ yanlış bilinen yönleri olduğunu vurguladı.</p>

<hr />
<h2>Epilepsi (Sara) Nedir?</h2>

<p>Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan, tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalıktır. Halk arasında “sara” olarak bilinir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’a göre:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tek bir hastalık değil, birçok farklı nedeni ve türü olan bir beyin hastalıkları grubudur. Her nöbet epilepsi değildir; tanı için nöbetlerin tekrarlayıcı olması gerekir.”</p>
</blockquote>

<hr />
<h2>Nöbet Nasıl Ortaya Çıkar?</h2>

<p>Beynimiz milyarlarca sinir hücresinin uyumlu çalışmasıyla görev yapar. Ancak bazı durumlarda bu hücreler bir anda aşırı ve düzensiz elektrik sinyali üretir. Sonuç?</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ani bilinç kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kasılmalar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sabit bir noktaya dalıp kalma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağızda köpürme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kısa süreli hafıza kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Garip kokular ya da tatlar hissetme</p>
 </li>
</ul>

<p>Bazı nöbetler dramatiktir, bazıları ise sadece birkaç saniyelik “donma” şeklinde geçer. Bu nedenle birçok epilepsi vakası uzun süre fark edilmeden devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Çocuklarda Epilepsi Daha mı Farklı?</h2>

<p>Prof. Dr. Kafadar, özellikle çocukluk çağında epilepsinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtiyor:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuklarda dalıp gitme, ders sırasında kısa süreli kopmalar, ani sıçramalar ya da sebepsiz düşmeler epilepsi belirtisi olabilir. Ailelerin bu belirtileri hafife almaması gerekir.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukluk çağı epilepsilerinin bir kısmı yaşla birlikte düzelebilirken, bazı türleri uzun süreli takip gerektirir.</p>

<hr />
<h2>Epilepsinin Nedenleri Neler?</h2>

<p>Epilepsi her zaman tek bir nedene bağlı değildir. Olası sebepler arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Doğum sırasında beyin hasarı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik yatkınlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin enfeksiyonları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kafa travmaları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin tümörleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nedeni bilinmeyen (idiopatik) durumlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Vakaların önemli bir kısmında ise net bir sebep saptanamayabilir.</p>

<hr />
<h2>Tanı Nasıl Konur?</h2>

<p>Epilepsi tanısında en önemli testlerden biri <strong>EEG (Elektroensefalografi)</strong>’dir. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeder.</p>

<p>Bunun yanında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Beyin MR görüntülemesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayrıntılı nörolojik muayene</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nöbet öyküsünün detaylı değerlendirilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Tanı sürecinde büyük önem taşır.</p>

<hr />
<h2>Tedavisi Var mı?</h2>

<p>Evet. Epilepsi hastalarının büyük bir kısmı düzenli ilaç tedavisiyle nöbetsiz bir yaşam sürebilir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’ın altını çizdiği en önemli nokta şu:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaçlar düzenli kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70’inde nöbetler tamamen kontrol altına alınabilir.”</p>
</blockquote>

<p>Dirençli vakalarda ise:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ketojenik diyet</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vagus sinir stimülasyonu</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Cerrahi tedavi</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi seçenekler gündeme gelebilir.</p>

<hr />
<h2>Nöbet Anında Ne Yapılmalı?</h2>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlış, nöbet geçiren kişinin ağzına bir şey koymaya çalışmaktır. Bu son derece tehlikelidir.</p>

<p>Doğru yaklaşım:</p>

<p>✔️ Kişiyi yan yatırmak<br />
✔️ Başını sert bir zeminden korumak<br />
✔️ Süreyi takip etmek<br />
✔️ Nöbet 5 dakikayı aşarsa acil yardım çağırmak</p>

<hr />
<h2>Toplumsal Yanlış Algılar</h2>

<p>Epilepsi bulaşıcı değildir.<br />
Ruhsal bir hastalık değildir.<br />
Akıl hastalığı değildir.</p>

<p>Bu hastalık, beynin elektriksel düzeniyle ilgilidir. Doğru tedavi ve takip ile bireyler eğitimlerine, iş hayatlarına ve sosyal yaşamlarına devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Son Söz</h2>

<p>Epilepsi korkulacak değil, bilinmesi gereken bir hastalıktır. Bilgi, ön yargının panzehiridir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’ın da ifade ettiği gibi, erken tanı ve düzenli takip hayat kalitesini belirleyen en kritik faktördür.</p>

<p>Beynin elektriği bazen kontrolden çıkabilir. Önemli olan, o dalgayı doğru yönetmektir. ⚡<br />
Epilepsi (Sara Hastalığı) Nedir? Epilepsi Çeşitleri Nelerdir? Epilepsi Neden Olur? Epilepsi Belirtileri Nelerdir? Epilepsi Nasıl Teşhis Edilir? Epilepsi Tedavisi Nasıl Yapılır? Epilepsi Risk Faktörleri Nelerdir? Epilepsi öldürür mü? Epilepsi nasıl anlaşılır? Epilepsi geçer mi? Stres epilepsiyi etkiler mi? Epilepsi nöbeti uyurken olur mu? Epilepsi nöbeti geçirdikten sonra kişi neler hisseder? Anksiyete epilepsiye neden olur mu?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Qo87l9ftCJg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="97667"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Salmonella Nedir? Salmonella Belirtileri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salmonella nedir, nasıl bulaşır, belirtileri neler? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Asuman İnan, Tıbbiye Bülteni’ne konuştu.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir lokma… Ve saatler içinde başlayan ateş, kramp, halsizlik.<br />
Adı sık duyuluyor ama ciddiyeti çoğu zaman hafife alınıyor: <strong>Salmonella</strong>.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Asuman İnan</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada özellikle yaz aylarında artan vakalara dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. İnan, “Salmonella en sık gıdalar yoluyla bulaşır. Çiğ veya iyi pişmemiş tavuk, yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve iyi yıkanmamış sebzeler risk taşır” dedi.</p>

<hr />
<h2>🧫 Salmonella Nedir?</h2>

<p>Salmonella, bağırsak sistemini etkileyen bir bakteri grubudur. Halk arasında çoğu zaman “gıda zehirlenmesi” olarak bilinen tabloya neden olur. Ancak her gıda zehirlenmesi Salmonella değildir.</p>

<p>Uzmanlara göre bakteri, uygun sıcaklıkta hızla çoğalır ve özellikle hijyen kurallarına uyulmayan mutfaklarda kolayca yayılır.</p>

<hr />
<h2>⚠️ Salmonella Belirtileri Nelerdir?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’ın verdiği bilgilere göre belirtiler genellikle bakterinin alınmasından <strong>6–72 saat sonra</strong> ortaya çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek ateş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sulu veya kanlı ishal</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karın ağrısı ve kramp</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bulantı ve kusma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halsizlik</p>
 </li>
</ul>

<p>Çoğu vaka 4–7 gün içinde düzeliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf kişilerde enfeksiyon kana karışabiliyor ve ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<hr />
<h2>🚨 Kimler Risk Altında?</h2>

<p>Uzman isim özellikle şu grupları uyardı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebekler</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>65 yaş üstü bireyler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hamileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik hastalığı olanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu kişilerde tablo daha ağır seyredebilir ve hastane tedavisi gerekebilir.</p>

<hr />
<h2>🛡 Nasıl Korunmalı?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’a göre korunmanın temel anahtarı mutfak hijyeni:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çiğ et ve sebzeler ayrı kesme tahtasında hazırlanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tavuk ve et iyice pişirilmeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Soğuk zincir korunmalı</p>
 </li>
</ul>

<p>“Salmonella gözle görülmez, tadı değişmez. Bu nedenle en güçlü silahımız temizliktir” uyarısında bulundu.</p>

<hr />
<h2>📌 Uzmandan Net Mesaj</h2>

<p>Salmonella hafife alınacak bir enfeksiyon değil. Basit görünen bir ishal tablosu bazı gruplarda hayati risk oluşturabiliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında açıkta satılan ve iyi muhafaza edilmeyen gıdalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/p38tMWwaAvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="70736"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanserden korunmanın 12 altın kuralı: Mucize formül değil, bilim öneriyor]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre kanserden korunmanın en etkili yolu tek bir mucize diyet değil; sigaradan uzak durmaktan güneşten korunmaya kadar uzanan 12 bilimsel yaşam alışkanlığı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser, dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Sosyal medyada “alkali diyetle kanser yok olur” ya da “tek bitkiyle tümör erir” gibi iddialar yayılırken, bilimsel araştırmalar kansere karşı en güçlü korumanın <strong>günlük yaşam alışkanlıklarında</strong> saklı olduğunu gösteriyor.<br />
 </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Uzmanların ortak mesajı</h2>

<p>“Mucize aramayın.<br />
Bilimsel önlemlerle ve sağlıklı yaşamla riskleri azaltın.”</p>

<p>Kanser riskini tamamen sıfırlamak mümkün olmasa da, bu 12 başlıkla risk belirgin biçimde azaltılabiliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre kanserden korunma bir günde değil, bir yaşam tarzıyla mümkün. İşte bilimsel kanıtlarla desteklenen <strong>12 altın kural</strong>:</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/1.jpg" type="image/jpeg" length="66385"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
