<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Tıbbiye Bülteni | Sağlık Haberleri</title>
    <link>https://www.tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni, sağlık ve tıp alanındaki güncel gelişmeleri bilimsel doğruluk temelinde okuyucularına ulaştıran bağımsız sağlık haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.tibbiyebulteni.com/rss" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 22 Jul 2026 22:00:42 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/rss"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Doktriniyle Modern Nörobilimin Temellerini Atan Bilim İnsanı]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/doktriniyle-modern-norobilimin-temellerini-atan-bilim-insani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/doktriniyle-modern-norobilimin-temellerini-atan-bilim-insani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sinir sisteminin tek ve kesintisiz bir ağdan oluştuğuna inanılan bir dönemde Santiago Ramón y Cajal, mikroskop altında yaptığı gözlemlerle nöronların birbirinden bağımsız hücresel birimler olduğunu gösteren anatomik kanıtlar sundu. Olağanüstü bilimsel çizimleri ve nöron doktrinine yaptığı katkılar, modern nörobilimin gelişiminde dönüm noktalarından biri olarak kabul ediliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sinir sisteminin kesintisiz tek bir ağdan oluştuğunun düşünüldüğü bir dönemde Santiago Ramón y Cajal, mikroskobun başında farklı bir dünya gördü. Camillo Golgi’nin geliştirdiği boyama yönteminden yararlanarak sinir hücrelerini tek tek izledi; onların birbirine kaynaşmış tek bir ağ değil, ayrı hücresel birimler olduğunu savundu. Bugün modern nörobilimin temel taşlarından biri kabul edilen nöron doktrininin yerleşmesinde belirleyici rol oynayan Cajal, beynin karmaşık hücre dünyasını yalnızca incelemekle kalmadı; olağanüstü çizimleriyle görünür hâle getirdi.</p>

<p>İnsan beyni gerçekten tek ve kesintisiz bir ağ mıdır?</p>

<p>Yoksa düşüncelerimiz, anılarımız, hareketlerimiz ve duygularımız milyarlarca ayrı hücresel birimin oluşturduğu karmaşık iletişim ağlarından mı doğar?</p>

<p>Bugün ikinci açıklama bize son derece doğal geliyor. Sinir sisteminin temel hücresel birimlerinden birinin nöron olduğunu; nöronların birbirleriyle özelleşmiş bağlantılar kurduğunu ve bilginin karmaşık sinir devreleri boyunca işlendiğini biliyoruz.</p>

<p>Ancak 19. yüzyılın sonlarında bu düşünce henüz kesinlik kazanmış değildi.</p>

<p>O yıllarda sinir sisteminin yapısı, anatominin en büyük bilmecelerinden biriydi. Mikroskop vardı, fakat beyin dokusu o kadar karmaşıktı ki hücreleri birbirinden ayırmak son derece güçtü. Çok sayıda bilim insanı, sinir sisteminin hücresel sınırların ortadan kalktığı kesintisiz bir ağ oluşturduğunu düşünüyordu.</p>

<p>Bu görüşe karşı bilim tarihinin en güçlü anatomik kanıtlarından bazılarını ortaya koyacak kişi, çocukluğunda ressam olmak isteyen İspanyol bir hekim olacaktı:</p>

<p>Santiago Ramón y Cajal.</p>

<p>Ressam Olmak İsteyen Çocuk</p>

<p>Santiago Ramón y Cajal, 1 Mayıs 1852’de İspanya’nın Petilla de Aragón kasabasında doğdu. Babası hekimdi ve daha sonra anatomi alanında akademik görev üstlendi. Genç Cajal ise başlangıçta babasının kendisi için düşündüğü akademik hayattan çok resimle, doğayla ve gözlemle ilgileniyordu.</p>

<p>Sanata duyduğu bu ilgi yıllar sonra bilimsel çalışmalarının en güçlü araçlarından birine dönüşecekti.</p>

<p>1873 yılında Zaragoza Üniversitesi’nde tıp eğitimini tamamladı. Meslek yaşamının ilerleyen dönemlerinde Valencia, Barcelona ve Madrid’de anatomi, histoloji ve patoloji alanlarında akademik görevler üstlendi. Fakat onu bilim tarihine taşıyan asıl çalışma alanı, mikroskop altında gördüğü sinir sistemi olacaktı.</p>

<p>Cajal’ın en büyük yeteneklerinden biri yalnızca bakmak değil, gerçekten görebilmekti.</p>

<p>Mikroskop altında karşısındaki son derece karmaşık görüntüyü anlamlandırıyor, farklı hücreleri ve uzantılarını birbirinden ayırıyor, ardından gözlemlerini olağanüstü bir ayrıntıyla kâğıda aktarıyordu.</p>

<p>Bir bakıma çocukluğunun ressamı, yetişkinliğinin bilim insanına yardım ediyordu.</p>

<p>Golgi’nin “Siyah Reaksiyonu” Beynin Kapısını Açtı</p>

<p>Cajal’ın çalışmalarında belirleyici olan gelişmelerden biri, İtalyan hekim ve bilim insanı Camillo Golgi’nin geliştirdiği gümüş temelli boyama yöntemiydi.</p>

<p>“Reazione nera”, yani siyah reaksiyon olarak bilinen bu yöntem, sinir dokusundaki hücrelerin yalnızca küçük bir bölümünü belirgin biçimde boyuyordu.</p>

<p>İlk bakışta bu bir eksiklik gibi düşünülebilirdi.</p>

<p>Oysa tam tersine büyük bir avantajdı.</p>

<p>Beyindeki bütün hücreler aynı anda boyansaydı ortaya, içinden çıkılması neredeyse imkânsız son derece karmaşık bir görüntü çıkacaktı. Golgi’nin yöntemi ise bazı sinir hücrelerini gövdeleri ve uzantılarıyla birlikte görünür hâle getiriyor, böylece araştırmacılara tek tek hücreleri inceleme fırsatı sunuyordu.</p>

<p>Cajal, bu yöntemi kendi laboratuvar çalışmalarında geliştirerek özellikle genç ve gelişmekte olan sinir dokularını incelemeye başladı.</p>

<p>Karşısında adeta dalları birbirine yaklaşan fakat gövdeleri birbirine karışmayan devasa bir hücre ormanı vardı.</p>

<p>Ve Cajal’ın gördüğü şey, dönemin yaygın görüşlerinden biriyle uyuşmuyordu.</p>

<p>Sinir Hücreleri Birbirine Kaynaşmıyordu</p>

<p>Dönemin retiküler teorisine göre sinir sistemi, hücrelerin ve uzantıların birbirine fiziksel olarak devam ettiği kesintisiz bir ağ meydana getiriyordu.</p>

<p>Cajal ise mikroskop altında başka bir düzen gördü.</p>

<p>Sinir hücrelerinin uzantıları birbirlerine son derece yaklaşıyor, çeşitli temaslar kuruyor ancak hücreler genel olarak tek ve kesintisiz bir hücresel yapı hâlinde birleşmiyordu.</p>

<p>Sinir hücreleri, kendi hücresel bütünlüklerini koruyan ayrı birimlerdi.</p>

<p>Bu gözlemler, sinir sisteminin kesintisiz bir ağdan değil, birbirleriyle iletişim kuran ayrı hücrelerden oluştuğu düşüncesine güçlü anatomik destek sağladı.</p>

<p>Cajal’ın çalışmaları, daha sonra nöron doktrininin temelindeki düşüncelerden biri hâline gelecek olan şu ilkeyi güçlendirdi:</p>

<p>Temas vardır, ancak hücresel devamlılık yoktur.</p>

<p>Burada önemli bir tarihsel ayrıntı vardır.</p>

<p>Nöron doktrini yalnızca Cajal’ın tek başına ortaya koyduğu bir düşünce olarak değerlendirilmez. Golgi, Wilhelm His, Auguste Forel, Albert von Kölliker, Heinrich Waldeyer ve dönemin başka araştırmacıları sinir sisteminin hücresel yapısının anlaşılmasına önemli katkılar sağlamıştır.</p>

<p>Ancak Cajal’ın ayrıntılı anatomik gözlemleri ve çok sayıda farklı sinir dokusunda ortaya koyduğu bulgular, bu yeni anlayışın bilim dünyasında güçlü biçimde kabul görmesinde belirleyici rol oynamıştır.</p>

<p>Nöron Doktrini Ne Söylüyordu?</p>

<p>En temel anlatımıyla nöron doktrini, sinir sisteminin birbirinden ayırt edilebilen hücresel birimlerden meydana geldiğini kabul eder.</p>

<p>Bu anlayışa göre sinir hücreleri birbirleriyle bağlantılar kurabilir ancak genel olarak tek ve kesintisiz bir hücresel ağ oluşturmaz.</p>

<p>“Nöron” teriminin bilim dünyasında yaygınlaşması ise Alman anatomist Heinrich Wilhelm Waldeyer’in 1891’de yayımladığı değerlendirmelerle ilişkilidir.</p>

<p>Waldeyer, Cajal başta olmak üzere dönemin farklı araştırmacılarının bulgularını bir araya getirerek gelişmekte olan hücresel sinir sistemi anlayışının sistemleşmesine katkı sağladı.</p>

<p>Böylece beynin anlaşılmasında temel soru değişmeye başladı.</p>

<p>Artık mesele yalnızca:</p>

<p>“Sinir sistemi nasıl bir ağdır?”</p>

<p>değildi.</p>

<p>Yeni soru şuydu:</p>

<p>“Ayrı hücreler birbirleriyle nasıl haberleşir?”</p>

<p>Bu soru ilerleyen yıllarda sinapsların, nörotransmiterlerin, elektriksel ve kimyasal sinir iletiminin ve nihayet modern nörobilimin geniş araştırma alanlarının önünü açacaktı.</p>

<p>Bugün sinaps olarak adlandırdığımız temas bölgelerinin ayrıntılı yapısı, Cajal’ın kullandığı ışık mikroskobuyla doğrudan gösterilemiyordu. “Sinaps” terimi ise 1897’de Charles Sherrington tarafından bilimsel terminolojiye kazandırıldı.</p>

<p>Cajal’ın büyük başarısı, modern görüntüleme teknolojileri henüz ortada yokken sinir hücrelerinin birbirine kaynaşmadan bağlantı kurduğu düşüncesini anatomik gözlemlerle güçlü biçimde savunabilmesiydi.</p>

<p>Cajal Yalnızca Hücreleri Değil, Bilginin Yönünü de Anlamaya Çalıştı</p>

<p>Cajal’ın katkısı, nöronların birbirinden ayrı hücreler olduğunu savunmakla sınırlı kalmadı.</p>

<p>Sinir hücrelerinin biçimlerini, dallanmalarını ve birbirleriyle kurdukları ilişkileri inceleyerek sinirsel iletimin nöronlar ve sinir devreleri içinde belirli bir yön izlediğine ilişkin anatomik temelli bir ilke geliştirdi.</p>

<p>Bu yaklaşım zamanla dinamik polarizasyon ilkesi olarak anılmaya başlandı.</p>

<p>Cajal, genel olarak sinirsel bilginin hücrenin alıcı bölgelerinden hücre gövdesine ve ardından akson boyunca başka hücrelere doğru aktarıldığını düşünüyordu.</p>

<p>Çizimlerinde zaman zaman kullandığı yön işaretleri yalnızca estetik bir ayrıntı değildi.</p>

<p>Bir hipotezi gösteriyordu:</p>

<p>Sinir sistemi yalnızca karmaşık bir hücre ağı değil, aynı zamanda bilginin belirli yollar boyunca aktığı işlevsel bir sistemdi.</p>

<p>Bu düşünce, sinir devrelerinin yalnızca anatomik yapılar olarak değil, bilgi işleyen sistemler olarak ele alınmasında önemli bir aşamaydı.</p>

<p>Bugün beynin milyarlarca nörondan ve onların oluşturduğu olağanüstü sayıda bağlantıdan meydana gelen son derece karmaşık bir sistem olduğunu biliyoruz.</p>

<p>Cajal’ın döneminde ise henüz elektron mikroskobu yoktu.</p>

<p>Moleküler görüntüleme yoktu.</p>

<p>Floresan işaretleyiciler yoktu.</p>

<p>Bilgisayar destekli üç boyutlu rekonstrüksiyonlar yoktu.</p>

<p>Onun araçları büyük ölçüde iyi hazırlanmış dokular, histolojik boyalar, bir mikroskop, kalem, kâğıt ve olağanüstü bir gözlem yeteneğiydi.</p>

<p>Bilimle Sanatın Buluştuğu Çizimler</p>

<p>Cajal’ın sinir hücresi çizimleri bugün bile bilim dünyasının en etkileyici görselleri arasında kabul edilir.</p>

<p>Purkinje hücrelerinin geniş dallanmaları…</p>

<p>Beyin korteksindeki piramidal hücreler…</p>

<p>Retinanın katmanları…</p>

<p>Hipokampal yapılar…</p>

<p>Dendritler ve aksonların karmaşık yolları…</p>

<p>Onun çizimleri sıradan bilimsel illüstrasyonlar değildi.</p>

<p>Mikroskop altında yaptığı çok sayıda gözlemin bilimsel bir yorumla yeniden kurulmuş hâliydi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cajal bazı çizimlerinde farklı mikroskobik alanlardan ve farklı preparatlardan elde ettiği gözlemleri bir araya getiriyor, böylece incelenen sinir yapısının genel organizasyonunu anlaşılır biçimde ortaya koyuyordu.</p>

<p>Bu durum çizimlerinin bilimsel değerini azaltmıyordu.</p>

<p>Tam tersine, karmaşık mikroskobik görüntüler arasından temel yapısal ilişkileri seçebilme ve bunları anlaşılır bir bütün hâline getirebilme yeteneğini gösteriyordu.</p>

<p>Cajal’ın sanat yeteneği bu nedenle bilimsel çalışmalarından ayrı düşünülemez.</p>

<p>Gördüğü karmaşık mikroskobik dünyayı sadeleştiriyor, temel yapıları seçiyor ve sinir sisteminin organizasyonunu bilim dünyasının anlayabileceği bir görsel dile dönüştürüyordu.</p>

<p>Onun kaleminden çıkan hücreler bugün hâlâ bilimsel kitaplarda, müzelerde, sergilerde ve nörobilim tarihine ilişkin çalışmalarda karşımıza çıkıyor.</p>

<p>Çünkü Cajal’ın çizimleri yalnızca geçmişte yapılan bir gözlemin kaydı değildir.</p>

<p>Onlar aynı zamanda insanlığın kendi beyninin hücresel dünyasını hiç olmadığı kadar ayrıntılı görmeye başlamasının resimleridir.</p>

<p>Aynı Nobel Ödülü, İki Farklı Sinir Sistemi Görüşü</p>

<p>Bilim tarihinin en ilginç olaylarından biri 1906 yılında yaşandı.</p>

<p>Santiago Ramón y Cajal ile Camillo Golgi, sinir sisteminin yapısı üzerine yaptıkları çalışmalar nedeniyle 1906 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü’nü paylaştılar.</p>

<p>Fakat iki bilim insanı sinir sisteminin temel organizasyonu konusunda aynı fikirde değildi.</p>

<p>Cajal, sinir hücrelerinin ayrı birimler olduğunu savunan nöron doktrininin en güçlü temsilcilerinden biriydi.</p>

<p>Golgi ise retiküler görüşten tamamen vazgeçmemişti.</p>

<p>Böylece bilim tarihinin en prestijli ödüllerinden biri, aynı temel boyama tekniğinden yararlanarak sinir sisteminin örgütlenmesi konusunda birbirinden farklı sonuçlara ulaşan iki büyük bilim insanına birlikte verildi.</p>

<p>Bilimsel kanıtların zaman içinde birikmesi, Cajal’ın savunduğu temel hücresel organizasyon anlayışını giderek güçlendirdi.</p>

<p>Daha sonraki yıllarda elektron mikroskobunun sağladığı yüksek çözünürlüklü görüntüler, sinir hücrelerinin birbirinden ayrı hücresel yapılar olduğunu ve aralarında özelleşmiş bağlantı bölgeleri bulunduğunu çok daha ayrıntılı biçimde ortaya koydu.</p>

<p>Nöron doktrini ilerleyen yıllarda yeni bulgularla geliştirildi, bazı yönleri yeniden yorumlandı ve istisnalarının bulunduğu anlaşıldı.</p>

<p>Ancak sinir sisteminin hücresel organizasyonunu anlamamızdaki temel rolünü korudu.</p>

<p>Cajal’ın Mirası: Beynin Ormanında Açılan Büyük Yol</p>

<p>Santiago Ramón y Cajal, 17 Ekim 1934’te Madrid’de hayatını kaybetti.</p>

<p>Ancak geride yalnızca bilimsel makaleler ve unutulmaz çizimler bırakmadı.</p>

<p>Bugün nöroanatomi, nörofizyoloji, sinaptik iletişim ve sinir devreleri üzerine yürütülen çalışmaların tarihsel temellerinden biri, Cajal’ın güçlendirdiği hücresel sinir sistemi anlayışına dayanıyor.</p>

<p>Cajal, sinir sistemindeki bağlantıların tümüyle değişmez olmadığına ve özellikle gelişim, öğrenme ve işlevsel kullanımın sinirsel yapılanma üzerinde etkili olabileceğine ilişkin görüşler de ortaya koydu.</p>

<p>Bu düşünceler, günümüzde nöroplastisite olarak adlandırılan kavramın tarihsel öncülleri arasında değerlendirilmektedir.</p>

<p>Belki de Cajal’ın bilim tarihindeki yerini özel kılan tam olarak budur.</p>

<p>O, beynin bütün sırlarını çözmedi.</p>

<p>Fakat beynin sırlarını çözebilmek için nereye ve nasıl bakmamız gerektiğini gösterdi.</p>

<p>Mikroskobunun altında gördüğü birbirinden ayrı, dallanan ve birbirleriyle karmaşık ilişkiler kuran hücreler sayesinde insanlık, beynin tek ve anlaşılmaz bir hücresel örgü olmadığını daha açık biçimde görmeye başladı.</p>

<p>Her biri ayrı bir hücresel birim…</p>

<p>Ama hiçbiri işlevsel olarak yalnız değil.</p>

<p>Milyarlarca hücrenin birbirine kaynaşmadan, özelleşmiş bağlantılar kurarak ve bilgi aktararak meydana getirdiği olağanüstü bir sistem…</p>

<p>Bugün ona sinir sistemi diyoruz.</p>

<p>Cajal ise bundan bir asırdan daha uzun süre önce o karmaşık hücre ormanına baktı ve modern nörobilimin en önemli yollarından birini çizdi.</p>

<p>Kalemiyle nöronları resmetti.<br />
Bilimiyle ise beynin haritasını değiştirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>TIP TARİHİ</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/doktriniyle-modern-norobilimin-temellerini-atan-bilim-insani</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 21:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6469.jpeg" type="image/jpeg" length="84068"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gümüşhaneli KTÜ Öğrencisi Sıla Çakar’ın Vefatı Üzdü: Genç Öğrencinin İki Hafta Önce Obezite Ameliyatı Olduğu Öğrenildi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/gumushaneli-ktu-ogrencisi-sila-cakarin-vefati-uzdu-genc-ogrencinin-iki-hafta-once-obezite-ameliyati-oldugu-ogrenildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/gumushaneli-ktu-ogrencisi-sila-cakarin-vefati-uzdu-genc-ogrencinin-iki-hafta-once-obezite-ameliyati-oldugu-ogrenildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Endüstri Mühendisliği Bölümü 3. sınıf öğrencisi Sıla Çakar hayatını kaybetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gümüşhane’nin Kürtün ilçesine bağlı Günyüzü köyü nüfusuna kayıtlı olan genç öğrencinin, vefatından yaklaşık iki hafta önce obezite ameliyatı geçirdiği öğrenildi. Çakar, Kocaeli’nin Çayırova ilçesinde düzenlenen cenaze töreninin ardından son yolculuğuna uğurlandı.</p>

<p>Karadeniz Teknik Üniversitesi öğrencisi Sıla Çakar’ın vefatı, hem üniversite camiasını hem de memleketi Gümüşhane’de büyük üzüntüye neden oldu. KTÜ Endüstri Mühendisliği Bölümü 3. sınıf öğrencisi olan Çakar’ın hayatını kaybettiği haberi, ailesi, arkadaşları ve eğitim gördüğü üniversitede derin üzüntüyle karşılandı.</p>

<p>Sıla Çakar kimdir?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sıla Çakar, Karadeniz Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Endüstri Mühendisliği Bölümü 3. sınıf öğrencisiydi. Gümüşhane’nin Kürtün ilçesine bağlı Günyüzü köyü nüfusuna kayıtlı olan genç öğrenci, eğitim hayatını Trabzon’da sürdürüyordu.</p>

<p>Vefatından iki hafta önce obezite ameliyatı olmuştu</p>

<p>Edinilen bilgilere göre Sıla Çakar, hayatını kaybetmeden yaklaşık iki hafta önce obezite ameliyatı geçirdi. Ancak genç öğrencinin ölüm nedeni ile ameliyat arasında resmi makamlar tarafından doğrulanmış herhangi bir bağlantıya ilişkin açıklama yapılmadı.</p>

<p>Çayırova’da toprağa verildi</p>

<p>Sıla Çakar için Kocaeli’nin Çayırova ilçesinde cenaze töreni düzenlendi. İkindi namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrası genç öğrenci, Şekerpınar Mezarlığı’nda dualarla toprağa verildi. Cenaze törenine ailesi, yakınları, arkadaşları ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p>

<p>Karadeniz Teknik Üniversitesi camiası da yayımladığı taziye mesajıyla öğrencisi Sıla Çakar’ın vefatından duyduğu üzüntüyü paylaştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/gumushaneli-ktu-ogrencisi-sila-cakarin-vefati-uzdu-genc-ogrencinin-iki-hafta-once-obezite-ameliyati-oldugu-ogrenildi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 21:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6290.jpeg" type="image/jpeg" length="40818"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rafael Leao Yarışında Fenerbahçe de Var: Galatasaray ile Aynı Transfer Masasında]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/rafael-leao-yarisinda-fenerbahce-de-var-galatasaray-ile-ayni-transfer-masasinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/rafael-leao-yarisinda-fenerbahce-de-var-galatasaray-ile-ayni-transfer-masasinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Galatasaray’ın ardından Fenerbahçe’nin de Milan’ın yıldızı Rafael Leao ile ilgilendiği yönündeki iddialar İtalya basınında yeniden gündeme geldi. Ancak iki kulübün de transferi resmiyete taşıdığına ilişkin doğrulanmış bir gelişme bulunmuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Leao için şu aşamada temasların araştırma ve değerlendirme seviyesinde olduğu, Milan’a ulaşmış resmî bir teklifin ise henüz doğrulanmadığı belirtiliyor.</p>

<p>Rafael Leao transferinde iki ezeli rakip öne çıktı</p>

<p>Yaz transfer döneminin en dikkat çeken dosyalarından biri haline gelen Rafael Leao için bu kez hem Galatasaray hem de Fenerbahçe aynı haberlerde yer aldı. İtalya’dan gelen son bilgilere göre iki kulüp de Portekizli yıldızın durumunu yakından takip ediyor.</p>

<p>Ancak mevcut aşamada transfer görüşmelerinin resmî pazarlık seviyesine ulaştığı doğrulanmış değil. Milan cephesine iletilmiş kesin bir bonservis teklifinden söz edilmiyor.</p>

<p>İtalyan basını: Süreç keşif aşamasında</p>

<p>İtalya’daki son haberlerde Galatasaray ve Fenerbahçe’nin oyuncu cephesiyle ilgilendiği, ancak dosyanın hâlen “keşif ve değerlendirme” aşamasında bulunduğu ifade edildi.</p>

<p>Haberlere göre iki kulüp de transfer şartlarını araştırırken, Milan’ın beklentileri ve oyuncunun kariyer planı sürecin seyrini belirleyecek en önemli unsurlar arasında yer alıyor.</p>

<p>Milan’dan resmî onay yok</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şu ana kadar Milan, Galatasaray veya Fenerbahçe tarafından Rafael Leao transferine ilişkin resmî bir açıklama yapılmadı.</p>

<p>Bu nedenle oyuncunun transferiyle ilgili ortaya atılan rakamlar ve görüşme iddiaları resmiyet kazanmış değil. Taraflardan gelecek açıklamalar sürecin yönünü belirleyecek.</p>

<p>Son durum</p>

<p>Rafael Leao transferinde Galatasaray ve Fenerbahçe’nin ilgisi İtalya basınında ortak şekilde gündeme taşındı. Ancak şu an için Milan’a yapılmış doğrulanmış resmî teklif, kulüpler arasında anlaşma veya oyuncunun karar verdiğine ilişkin kesinleşmiş bir gelişme bulunmuyor. Transfer dosyası yakından takip edilmeye devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/rafael-leao-yarisinda-fenerbahce-de-var-galatasaray-ile-ayni-transfer-masasinda</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 20:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6463.jpeg" type="image/jpeg" length="50641"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Galatasaray’da Rafael Leao gündemi: Milan’a resmî teklif henüz ulaşmadı]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/galatasarayda-rafael-leao-gundemi-milana-resmi-teklif-henuz-ulasmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/galatasarayda-rafael-leao-gundemi-milana-resmi-teklif-henuz-ulasmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Galatasaray’ın Milan forması giyen Rafael Leao için oyuncunun temsilcileriyle temas kurduğu ve yıllık 10 milyon avrodan başlayan bir ücret paketi sunduğu iddia edildi. Ancak İtalya’dan gelen son bilgilere göre Milan’a henüz resmî transfer teklifi yapılmadı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Portekizli yıldızın uygun şartların oluşması halinde Türkiye seçeneğine açık olabileceği belirtilirken, Galatasaray ve Milan cephesinden transferi doğrulayan resmî bir açıklama gelmedi.</p>

<p>Galatasaray’ın hücum hattı için gündemine aldığı öne sürülen Rafael Leao transferinde henüz anlaşma aşamasına geçilmedi. İtalyan basınında 21 Temmuz’da yayımlanan son kapsamlı haberde, sarı-kırmızılıların oyuncunun durumunu araştırdığı ve futbolcu cephesine yıllık 10 milyon avro artı bonuslardan oluşan bir sözleşme ihtimali sunduğu belirtildi. Buna karşın Milan’ın henüz ilk resmî teklifi almadığı aktarıldı. (La Gazzetta dello Sport⁠)</p>

<p>Galatasaray daha kararlı adım attı</p>

<p>Habere göre Rafael Leao için Galatasaray’ın yanı sıra Fenerbahçe de oyuncunun şartlarını araştırdı. Galatasaray’ın temaslarda daha kararlı davrandığı, ancak görüşmelerin son günlerde ilerlemediği ve İstanbul kulüplerinin diğer transfer seçeneklerini de değerlendirdiği kaydedildi.</p>

<p>Leao’nun yeni bir ligde forma giymek istediği ve doğru şartlar oluşması halinde Türkiye’de oynamaya sıcak bakabileceği öne sürüldü. Ancak bu aşamada oyuncuyla anlaşma sağlandığına veya Milan ile bonservis pazarlığına başlandığına ilişkin doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor. (La Gazzetta dello Sport⁠)</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>11 milyon avroluk paket iddiası</p>

<p>Son saatlerde Türkiye’de yayımlanan bazı haberlerde Galatasaray’ın bonuslarla birlikte yıllık 11 milyon avroya ulaşabilecek bir paket hazırladığı ve görüşmelerin ilerlediği iddia edildi.</p>

<p>Bununla birlikte İtalya’daki asıl kaynakta, Galatasaray’ın oyuncuya 10 milyon avro artı bonus ihtimalini ilettiği, görüşmelerin bir süredir beklemede olduğu ve Milan’a resmî teklif ulaşmadığı ifade edildi. Bu nedenle mali rakamların ve görüşmelerin seviyesi konusunda kulüplerden gelecek açıklamalar belirleyici olacak. (Türkiye Today⁠)</p>

<p>Türkiye tatili transfer söylentilerini artırdı</p>

<p>Rafael Leao’nun Dünya Kupası sonrasında tatil için Türkiye’ye gelmesi, Galatasaray ve Fenerbahçe iddialarının yeniden gündeme taşınmasına neden oldu.</p>

<p>Portekizli futbolcunun sosyal medya hesabındaki profil fotoğrafını değiştirmesi ve Milan ifadesini biyografisinden kaldırması da ayrılık söylentilerini güçlendirdi. Ancak oyuncunun Türkiye’de tatil yapması veya sosyal medya düzenlemeleri, transfer görüşmesinin sonuçlandığı anlamına gelmiyor. (La Gazzetta dello Sport⁠)</p>

<p>Milan kampına katılması bekleniyor</p>

<p>İtalyan basınındaki son bilgilere göre Leao’nun, transfer durumunda yeni bir gelişme yaşanmaması halinde 29 Temmuz’da Milan’ın Avustralya turuna katılması bekleniyor.</p>

<p>Milan’ın resmî yayınlarında da 27 yaşındaki futbolcu hâlen kulübün oyuncusu olarak gösteriliyor. İtalyan ekibi, Leao’nun geçen sezon sakatlıkların da etkisiyle tüm kulvarlarda 10 gol attığını ve Milan formasıyla yaklaşık 300 karşılaşmaya çıktığını açıklamıştı. (La Gazzetta dello Sport⁠)</p>

<p>Galatasaray’dan resmî açıklama yapılmadı</p>

<p>Galatasaray’ın güncel resmî futbol açıklamalarında Rafael Leao transferine ilişkin herhangi bir duyuru yer almıyor. Sarı-kırmızılı kulüp son olarak Lesley Ugochukwu transferini açıklarken, Mario Lemina’nın sözleşmesinin de iki yıl uzatıldığını duyurdu. (Galatasaray⁠)</p>

<p>Son durum</p>

<p>Rafael Leao, Galatasaray’ın değerlendirdiği yıldız oyuncular arasında bulunuyor. Oyuncu cephesiyle temas kurulduğu ve yüksek ücretli bir sözleşme ihtimalinin iletildiği iddia edilse de Milan’a yapılmış resmî bir teklif doğrulanmadı.</p>

<p>Transferin gerçekleşebilmesi için öncelikle Leao’nun Türkiye seçeneğine kesin onay vermesi ve Galatasaray ile Milan’ın bonservis bedelinde anlaşması gerekiyor. Şu an için Rafael Leao’nun Galatasaray’a transfer olduğu veya kulüplerin anlaşmaya vardığı yönündeki ifadeler gerçeği yansıtmıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/galatasarayda-rafael-leao-gundemi-milana-resmi-teklif-henuz-ulasmadi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 20:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6462.jpeg" type="image/jpeg" length="94989"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Giresun’daki Trafik Kazası Of’u Yasa Boğdu: Muaz Ayaz ve Kader Ayaz Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/giresundaki-trafik-kazasi-ofu-yasa-bogdu-muaz-ayaz-ve-kader-ayaz-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/giresundaki-trafik-kazasi-ofu-yasa-bogdu-muaz-ayaz-ve-kader-ayaz-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Giresun’un Keşap ilçesinde kontrolden çıkarak fındık bahçesine devrilen otomobilde, Of Eskiköy eski muhtarı Bilal Ayaz’ın oğlu Muaz Ayaz ile akrabası Kader Ayaz yaşamını yitirdi. Kazada biri 5 aylık bebek, biri 5 yaşında çocuk olmak üzere üç kişi yaralandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Giresun’un Keşap ilçesinde meydana gelen trafik kazası, Trabzon’un Of ilçesini yasa boğdu. Kazada Of Eskiköy eski muhtarı Bilal Ayaz’ın oğlu Muaz Ayaz ile araçta bulunan akrabası Kader Ayaz hayatını kaybetti.</p>

<p>Kaza, saat 10.30 sıralarında Keşap ilçesine bağlı Düzköy köyü Geçilmez Tüneli çıkışında meydana geldi. Muaz Ayaz yönetimindeki 34 TA 8261 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hâkimiyetini kaybetmesi sonucu yoldan çıkarak fındık bahçesine devrildi.</p>

<p>Taklalar atan otomobil ters dönerken, kazayı görenlerin ihbarı üzerine bölgeye sağlık, jandarma, itfaiye ve AFAD ekipleri sevk edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ekiplerin yaptığı kontrollerde Muaz Ayaz ile yanında bulunan Kader Ayaz’ın olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi.</p>

<p>Kazada ağır yaralanan 45 yaşındaki Tayyip Ayaz ile 5 aylık Muhammed Musa Ayaz ve 5 yaşındaki Mihrimah İsra Ayaz, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Yaralıların tedavilerinin sürdüğü öğrenildi.</p>

<p>Muaz Ayaz ve Kader Ayaz’ın vefat haberi, Ayazoğlu ailesi başta olmak üzere Of ilçesinde büyük üzüntüye neden oldu.</p>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/giresundaki-trafik-kazasi-ofu-yasa-bogdu-muaz-ayaz-ve-kader-ayaz-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 19:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/06/genel/asayis-acil-ambulans-hastane.jpg" type="image/jpeg" length="21739"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sıcak Havalarda Bazı İlaçlar Sağlık Riskini Artırabilir]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/sicak-havalarda-bazi-ilaclar-saglik-riskini-artirabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/sicak-havalarda-bazi-ilaclar-saglik-riskini-artirabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diüretikler, tansiyon ilaçları, bazı psikiyatri ve alerji ilaçları vücudun sıcaklığa uyum mekanizmalarını bozabiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sıvı kaybı, tansiyon düşmesi, terlemenin azalması ve ilaç toksisitesi özellikle yaşlılar ile kronik hastalığı bulunanlarda sıcak bitkinliği ve sıcak çarpması riskini artırabiliyor.</p>

<p>Sıcak havalarda ilaç kullanımı, yalnızca ilacın yan etkileri açısından değil, vücudun serinleme kapasitesi bakımından da önem taşıyor. Bazı ilaçlar susama hissini azaltıyor, bazıları idrar veya ter yoluyla sıvı kaybını artırıyor, bazıları ise terlemeyi ve cilt damarlarının genişlemesini engelleyerek vücut ısısının düşürülmesini zorlaştırıyor.[1][2]</p>

<p>Bu durum her ilaç kullanan kişinin sıcak çarpması yaşayacağı anlamına gelmiyor. Risk; kullanılan ilacın türüne, doza, kişinin yaşına, böbrek ve kalp fonksiyonlarına, eşlik eden hastalıklara, sıvı tüketimine ve sıcak ortamda geçirilen süreye göre değişiyor. Birden fazla ilaç kullanan kişilerde farklı mekanizmalar üst üste binerek tehlikeyi büyütebiliyor.[2]</p>

<p>Sıcak Havalarda İlaç Riski Nasıl Oluşuyor?</p>

<p>İnsan vücudu sıcaklık yükseldiğinde terleyerek ve ciltteki kan damarlarını genişleterek fazla ısıyı dışarı atmaya çalışıyor. Kalp hızının artması ve cilde daha fazla kan gönderilmesi de bu soğutma sisteminin önemli parçaları arasında bulunuyor.</p>

<p>İlaçlar bu süreci farklı noktalardan etkileyebiliyor. Bazıları ter üretimini azaltırken bazıları aşırı terlemeye yol açabiliyor. İdrar miktarını artıran ilaçlar sıvı ve elektrolit kaybını hızlandırabiliyor. Tansiyonu düşüren ilaçlar ise sıcakla birlikte baş dönmesi, bayılma ve düşme riskini yükseltebiliyor.[1][2]</p>

<p>Şiddetli sıvı kaybı böbreklere giden kan akımını azaltabiliyor. Bu durum hem akut böbrek hasarına hem de normalde böbreklerden atılan bazı ilaçların kanda birikmesine neden olabiliyor. Özellikle tedavi edici doz ile toksik doz arasındaki farkın dar olduğu ilaçlarda yakın takip gerekiyor.[2]</p>

<p>Diüretikler ve Tansiyon İlaçları Öne Çıkıyor</p>

<p>İdrar söktürücü olarak bilinen diüretikler, vücuttan su ve mineral atılımını artırıyor. Sıcak havalarda terle kaybedilen sıvı da buna eklendiğinde susuzluk, tansiyon düşmesi, elektrolit bozukluğu, sersemlik ve bayılma gelişebiliyor.[1][2]</p>

<p>Bazı tansiyon ilaçları susama hissini azaltabiliyor veya sıcak ortamda zaten düşme eğilimi gösteren tansiyonu daha da aşağı çekebiliyor. Beta blokerler kalbin sıcaklığa yanıt olarak pompaladığı kan miktarının artmasını ve cilt damarlarının ısı kaybına katkısını sınırlayabiliyor. Kalsiyum kanal blokerleri de tansiyon düşmesi ve bazı elektrolit bozukluklarıyla ilişkilendiriliyor.[2][6]</p>

<p>Bir diüretik ile belirli tansiyon ilaçlarının birlikte kullanılması, sıvı kaybı ve böbrek etkileri bakımından ilave risk oluşturabiliyor. Ancak bu ilaçların kalp yetmezliği, hipertansiyon ve böbrek hastalıkları gibi ciddi durumların kontrolünde hayati önem taşıyabileceği unutulmamalı.</p>

<p>Bazı Psikiyatri ve Alerji İlaçları Terlemeyi Azaltabilir</p>

<p>Antikolinerjik etkili ilaçlar, ter bezlerinin çalışmasını baskılayarak vücudun buharlaşma yoluyla serinlemesini zorlaştırabiliyor. Bu etki bazı mesane ilaçlarında, Parkinson tedavilerinde, trisiklik antidepresanlarda ve eski kuşak alerji ilaçlarında görülebiliyor.[1][2]</p>

<p>Bazı antipsikotikler beynin vücut sıcaklığını düzenleyen merkezlerini ve terleme yanıtını etkileyebiliyor. Uyku ilaçları, benzodiazepinler, bazı antidepresanlar ve opioidler ise uyku hâli, dikkat azalması veya bilinç bulanıklığı oluşturarak kişinin susuzluğu ve sıcaklık belirtilerini geç fark etmesine yol açabiliyor.[1][2]</p>

<p>Bazı antidepresanlar terlemeyi azaltırken bazıları terlemeyi artırabiliyor. Aşırı terleme, yeterli sıvı ve mineral alınmadığında su ve elektrolit kaybını hızlandırabiliyor. Bu nedenle aynı ilaç grubundaki bütün ilaçların sıcaklık üzerindeki etkisinin aynı olmadığı belirtiliyor.</p>

<p>Epilepsi ve Diyabet İlaçlarında Özel Takip Gerekebilir</p>

<p>Topiramat ve zonisamid gibi bazı epilepsi ilaçları terlemeyi azaltarak vücudun soğumasını güçleştirebiliyor. Bazı nöbet ilaçlarının kandan temizlenmesi de susuzluk sırasında değişebildiği için baş dönmesi, dengesizlik veya toksisite riski artabiliyor.[1][2]</p>

<p>SGLT2 inhibitörü olarak adlandırılan bazı diyabet ilaçları idrarla glikoz ve su atılımını artırıyor. Bu etki sıcak havada yeterli sıvı alınmadığında susuzluk ve tansiyon düşmesi riskine katkıda bulunabiliyor.[1]</p>

<p>İnsülin kullanan kişilerde ise sıcaklığın ciltteki kan akımını artırması, insülinin daha hızlı emilmesine ve kan şekerinin beklenenden fazla düşmesine yol açabiliyor. İnsülinin uzun süre yüksek sıcaklıkta bırakılması etkinliğini de azaltabiliyor. Kan şekeri ölçüm cihazları ve test şeritleri de aşırı sıcaklık ve nemden etkilenebiliyor.[1][2][6]</p>

<p>Susuzluk Bazı İlaçların Kanda Birikmesine Yol Açabilir</p>

<p>Lityum, digoksin, bazı ritim ilaçları ve bazı epilepsi tedavileri vücudun sıvı dengesi ile böbrek fonksiyonlarındaki değişikliklerden daha fazla etkilenebiliyor. Susuzluk geliştiğinde bu ilaçların kandan temizlenmesi yavaşlayarak yan etki veya toksisite riskini artırabiliyor.[1][2]</p>

<p>Ağrı kesici ve ateş düşürücü olarak kullanılan steroid olmayan antiinflamatuvar ilaçlar da susuzluk sırasında böbrek hasarı riskini yükseltebiliyor. Sıcak çarpması normal bir ateşli hastalık olmadığı için ateş düşürücü ilaçlarla kendi kendine tedavi edilmeye çalışılmamalı. Bilinç değişikliği, çok yüksek vücut sıcaklığı veya bayılma bulunması acil değerlendirme gerektiriyor.[1][3]</p>

<p>Bazı İlaçlar Güneş Hassasiyetini Artırıyor</p>

<p>Sıcaklıkla ilişkili risk yalnızca vücut ısısının yükselmesiyle sınırlı değil. Bazı antibiyotikler, iltihap giderici ilaçlar, akne tedavileri, idrar söktürücüler, ritim ilaçları ve bazı kanser tedavileri cildin güneş ışığına duyarlılığını artırabiliyor.[1][3]</p>

<p>Fotosensitivite olarak adlandırılan bu durum, kısa süreli güneş maruziyetinden sonra bile kızarıklık, yanma, döküntü, ödem veya su toplamasıyla seyreden ağır güneş yanığı benzeri reaksiyonlara neden olabiliyor. İlacın kullanma talimatında güneş hassasiyeti uyarısı bulunuyorsa doğrudan güneşten kaçınmak, koruyucu giysi kullanmak ve geniş spektrumlu güneş koruyucu uygulamak önem taşıyor.[2][3][6]</p>

<p>Bilimsel Kanıt Her İlaç Grubu İçin Aynı Güçte Değil</p>

<p>İlaçların sıcaklıkla etkileşimine ilişkin klinik uyarıların önemli bölümü fizyolojik mekanizmalara, vaka bildirimlerine, gözlemsel verilere ve uzman değerlendirmelerine dayanıyor. Kontrollü insan deneylerini inceleyen bir sistematik derleme ve meta-analiz, 35 çalışmadaki 353 katılımcıya ait verileri değerlendirdi. Çalışmalarda 27 farklı ilaç incelendi.[4]</p>

<p>En güçlü antikolinerjik etkiye sahip ilaçların, hava sıcaklığının en az 30 derece olduğu koşullarda çekirdek vücut sıcaklığını ortalama 0,42 derece artırdığı ve terlemeyi azalttığı belirlendi. Ancak bu bulgu büyük ölçüde atropinle yapılan deneylere dayanıyordu.[4]</p>

<p>Araştırmaların yüzde 94’üne yalnızca erkekler katıldı; katılımcıların yaş ortalaması 30’un altındaydı ve çalışmaların sadece birinde klinik bir hasta grubu yer aldı. Deneylerin büyük bölümü kısa süreliydi ve çoğunlukla sağlıklı genç erkeklerde gerçekleştirildi. Bu nedenle sonuçların yaşlılara, kadınlara, kronik hastalara ve çok sayıda ilaç kullanan kişilere ne ölçüde uygulanabileceği kesin değil.[4]</p>

<p>Yaşlılar ve Kronik Hastalar Daha Fazla Risk Taşıyor</p>

<p>İleri yaştaki kişilerde susama hissi, terleme kapasitesi, kalbin sıcaklığa uyumu ve böbrek fonksiyonları daha sınırlı olabiliyor. Kalp, böbrek ve akciğer hastalığı, diyabet, demans, hareket kısıtlılığı veya ruhsal hastalık bulunması da sıcakla ilişkili komplikasyonlara yatkınlığı artırıyor.[2][5]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bebekler, küçük çocuklar, açık havada çalışanlar, serin bir ortama ulaşamayanlar, yalnız yaşayanlar ve bilişsel sorunları nedeniyle susuzluk belirtilerini ifade edemeyen kişiler de yakından izlenmesi gereken gruplar arasında bulunuyor.[1][5]</p>

<p>Baş ağrısı, belirgin halsizlik, kas krampları, bulantı, baş dönmesi, koyu renkli idrar, olağandışı terleme, çarpıntı ve ayağa kalkınca fenalaşma sıcak bitkinliği veya sıvı kaybının erken belirtileri olabiliyor. Bilinç bulanıklığı, konuşma bozukluğu, nöbet, bayılma veya çok yüksek vücut sıcaklığı ise sıcak çarpmasına işaret edebileceği için acil yardım gerektiriyor.[2][5]</p>

<p>Tedaviler Kendi Kendine Kesilmemeli</p>

<p>Sıcak hava uyarısı bulunması, riskli kabul edilen ilaçların otomatik olarak bırakılması gerektiği anlamına gelmiyor. İlacın aniden kesilmesi, tedavi edilen hastalığın kötüleşmesine veya yoksunluk belirtilerine yol açabiliyor. Doz, kullanım saati veya sıvı kısıtlamasıyla ilgili değişikliklerin kişisel sağlık durumu değerlendirilerek planlanması gerekiyor.[2][3]</p>

<p>Özellikle ileri yaştaki, kronik hastalığı bulunan veya birden fazla ilaç kullanan kişilerin sıcak günler için önceden bir tedavi planı oluşturması öneriliyor. Kalp ya da böbrek hastalığı nedeniyle sıvı kısıtlaması uygulanan kişilerin genel “bol su için” önerileri yerine kendileri için belirlenen sıvı planına uyması önem taşıyor.</p>

<p>İlaçlar doğrudan güneş ışığında, otomobil içinde veya sıcak çantalarda bırakılmamalı. İnsülin gibi özel saklama koşulu bulunan tedaviler ile inhalerler, enjeksiyon kalemleri, kremler ve ölçüm cihazları için ambalajdaki sıcaklık talimatları kontrol edilmeli. Görünümü, rengi, kokusu veya yapısı değişen ürünler kullanılmadan önce eczacı tarafından değerlendirilmelidir.[2][3][6]</p>

<p>Sıcak havalarda ilaç riski, tek bir ilaç listesinden çok kişinin tüm tedavisi, hastalıkları ve çevresel koşulları birlikte değerlendirilerek yönetilebilir. En güvenli yaklaşım, ilaçları gelişigüzel kesmek yerine sıcak günlere özel kişisel bir takip ve korunma planı oluşturmaktır.</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] Cannasse S. Which Medications Increase Heat-Related Risk in Patients? Medscape. 7 Temmuz 2026.</p>

<p>[2] Centers for Disease Control and Prevention. Heat and Medications – Guidance for Clinicians. 2025.</p>

<p>[3] Agence nationale de sécurité du médicament et des produits de santé. Fortes chaleurs: attention avec vos médicaments et dispositifs médicaux! 2026.</p>

<p>[4] Hospers L, Dillon GA, McLachlan AJ, ve diğerleri. The effect of prescription and over-the-counter medications on core temperature in adults during heat stress: a systematic review and meta-analysis. eClinicalMedicine. 2024;77:102886. DOI: 10.1016/j.eclinm.2024.102886.</p>

<p>[5] World Health Organization. Heat and health. 2026.</p>

<p>[6] Medicines and Healthcare products Regulatory Agency. Don’t let this heatwave affect your medicines: Three important tips. 2026.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/sicak-havalarda-bazi-ilaclar-saglik-riskini-artirabilir</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 19:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6458.jpeg" type="image/jpeg" length="16331"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kahramanmaraş’ta Dahiliye Uzmanı Dr. İsmet Akkök Vefat Etti]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/kahramanmarasta-dahiliye-uzmani-dr-ismet-akkok-vefat-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/kahramanmarasta-dahiliye-uzmani-dr-ismet-akkok-vefat-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş’ta uzun yıllar iç hastalıkları uzmanı olarak görev yapan ve çok sayıda hastanın tedavisine katkı sunan Dr. İsmet Akkök, 79 yaşında vefat etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Kahramanmaraş sağlık camiasının tanınan isimlerinden Dr. İsmet Akkök’ün vefatı, ailesi, yakınları, meslektaşları ve hastaları arasında üzüntüye neden oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>1947 doğumlu olan Akkök, meslek hayatı boyunca kentte dahiliye uzmanı olarak hizmet verdi. Onikişubat ilçesine bağlı Haydar Bey Mahallesi’nde ikamet eden Akkök’ün vefat nedenine ilişkin açıklama yapılmadı.</p>

<p>Cenazesi Şeyhadil Camii’nden kaldırılacak</p>

<p>Dr. İsmet Akkök’ün cenazesi, 23 Temmuz Perşembe günü öğle namazının ardından Şeyhadil Camii’nden kaldırılacak. Akkök’ün naaşı, Dulkadiroğlu ilçesindeki Şeyhadil Mezarlığı’nda toprağa verilecek.</p>

<p>Taziyelerin ise 23-25 Temmuz tarihleri arasında Üngüt Mahallesi’ndeki Cemile Akkoyun Taziyeevi’nde kabul edileceği bildirildi.</p>

<p>Dr. İsmet Akkök’ün vefatının ardından sağlık camiasından ve vatandaşlardan ailesine başsağlığı mesajları iletildi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/kahramanmarasta-dahiliye-uzmani-dr-ismet-akkok-vefat-etti</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 19:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6457.jpeg" type="image/jpeg" length="26895"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aile Hekimi Dr. Öğr. Üyesi Eren Eroğlu Vefat Etti]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/aile-hekimi-dr-ogr-uyesi-eren-eroglu-vefat-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/aile-hekimi-dr-ogr-uyesi-eren-eroglu-vefat-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Liv Hospital Ulus’ta aile hekimliği alanında görev yapan, İstinye Üniversitesi Tıp Fakültesi akademik kadrosunda bulunan ve Türkiye Futbol Federasyonu Dopingle Mücadele Kurulu Üyesi olan Dr. Öğr. Üyesi Eren Eroğlu vefat etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eroğlu’nun vefatı sağlık ve spor camiasında büyük üzüntüye neden oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aile hekimliği, sağlıklı yaşam, check-up ve sporcu sağlığı alanlarındaki çalışmalarıyla tanınan Dr. Öğr. Üyesi Eren Eroğlu’nun vefat haberi, Türkiye Futbol Federasyonu tarafından duyuruldu.</p>

<p>TFF’den yapılan açıklamada, Dopingle Mücadele Kurulu Üyesi Eren Eroğlu’nun kaybından duyulan derin üzüntü dile getirilerek ailesine, yakınlarına ve sağlık camiasına başsağlığı temennisinde bulunuldu.</p>

<p>Meslektaşları Eren Eroğlu’nu anlattı</p>

<p>Eroğlu’nun vefatının ardından çok sayıda meslektaşı sosyal medya hesaplarından taziye mesajları yayımladı.</p>

<p>Eski Alman Hastanesinin ilk yıllarından itibaren Eroğlu’nu tanıdığını belirten bir meslektaşı, dokuz yıl boyunca acil serviste birlikte çalıştıklarını ifade etti. Eroğlu’nun güler yüzlü, arkadaşlarıyla iletişimi güçlü ve çevresinde sevilen bir hekim olduğunu belirten meslektaşı, ailesine ve sağlık camiasına başsağlığı diledi.</p>

<p>Eren Eroğlu kimdir?</p>

<p>İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesinden mezun olan Eren Eroğlu, aile hekimliği uzmanlık eğitimini Haydarpaşa Numune Hastanesinde tamamladı. ABD’de New York Üniversitesinde acil tıp fellowship eğitimi aldı.</p>

<p>Eroğlu, meslek hayatı boyunca Alman Hastanesi Acil Servis Direktörlüğü, Memorial Hastanesi Aile Hekimliği ve çeşitli sağlık kuruluşlarında medikal direktörlük görevlerinde bulundu.</p>

<p>Son olarak Liv Hospital Ulus Sağlıklı Yaşam ve Check-Up Bölümünde görev yapan Eroğlu, aynı zamanda İstinye Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalında Dr. Öğr. Üyesi olarak çalışmalarını sürdürüyordu.</p>

<p>Spor sağlığı ve dopingle mücadele alanlarında da görev alan Eroğlu, TFF Anti-Doping Birimi Koordinatörlüğü ve UEFA Anti-Doping Paneli üyeliği yaptı. Türkiye Tenis Federasyonu da Eroğlu’nun federasyonun Sağlık Kurulu Üyesi olduğunu belirterek taziye mesajı yayımladı.</p>

<p>Eren Eroğlu’nun cenazesi</p>

<p>Dr. Öğr. Üyesi Eren Eroğlu’nun cenazesi, 22 Temmuz 2026 Çarşamba günü Üsküdar Karacaahmet Şakirin Camii’nde ikindi namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrası Ihlamurkuyu Mezarlığı’nda toprağa verilecek.</p>

<p>Eroğlu’nun vefat nedenine ilişkin resmî açıklamalarda bilgi paylaşılmadı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/aile-hekimi-dr-ogr-uyesi-eren-eroglu-vefat-etti</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 19:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6455.jpeg" type="image/jpeg" length="58268"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul Üniversitesi Doktora Öğrencisi Emre Kürşat Orsel Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/istanbul-universitesi-doktora-ogrencisi-emre-kursat-orsel-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/istanbul-universitesi-doktora-ogrencisi-emre-kursat-orsel-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Moleküler Biyoteknoloji ve Genetik Doktora Programı öğrencisi Emre Kürşat Orsel’in hayatını kaybettiğini duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Genç akademisyenin vefatı, ailesi, arkadaşları ve üniversite camiasında büyük üzüntüye neden oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İstanbul Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü bünyesinde doktora eğitimini sürdüren Emre Kürşat Orsel hayatını kaybetti.</p>

<p>Moleküler Biyoloji ve Genetik Anabilim Dalı, Moleküler Biyoloji ve Genetik Yüksek Lisans Programı’ndan mezun olan Orsel, eğitimine Moleküler Biyoteknoloji ve Genetik Doktora Programı’nda devam ediyordu.</p>

<p>Üniversiteden başsağlığı mesajı</p>

<p>İstanbul Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü tarafından yayımlanan taziye mesajında, Emre Kürşat Orsel’in vakitsiz kaybından duyulan derin üzüntü dile getirildi.</p>

<p>Açıklamada, “Kıymetli öğrencimize Allah’tan rahmet, kederli ailesine ve tüm sevenlerine başsağlığı ve sabır diliyoruz” ifadelerine yer verildi.</p>

<p>Emre Kürşat Orsel’in vefat nedeni ile cenaze programına ilişkin henüz bilgi paylaşılmadı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/istanbul-universitesi-doktora-ogrencisi-emre-kursat-orsel-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 19:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6450.jpeg" type="image/jpeg" length="19845"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uyku Pozisyonu Reflüden Horlamaya Sağlığı Etkiliyor]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/uyku-pozisyonu-refluden-horlamaya-sagligi-etkiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/uyku-pozisyonu-refluden-horlamaya-sagligi-etkiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uyku pozisyonu yalnızca rahatlığı değil; gece reflüsünü, horlamayı, uyku apnesini ve sabah ortaya çıkan bel-boyun ağrılarını da etkileyebiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilimsel veriler, herkes için tek bir ideal pozisyon olmadığını; en uygun yatış biçiminin kişinin sağlık durumuna göre değiştiğini gösteriyor.</p>

<p>Sağlıklı uyku için herkese uyan tek bir pozisyon bulunmuyor. Yan yatmak horlama, pozisyona bağlı uyku apnesi ve gece reflüsü yaşayan kişilerde avantaj sağlayabilirken, destekli sırtüstü yatış bazı bel ağrılarında omurganın doğal hizasını koruyabiliyor. Yüzüstü uyku ise boynun uzun süre yana dönmesine ve bel bölgesindeki yükün artmasına yol açabiliyor.[1][2][3][4]</p>

<p>Uyku Pozisyonunda Tek Bir Doğru Yok</p>

<p>İnsanlar gece boyunca aynı pozisyonda kalmıyor. Uyku sırasında çok sayıda küçük veya büyük dönüş gerçekleşebiliyor. Bu nedenle değerlendirmede yalnızca kişinin uykuya hangi pozisyonda başladığı değil, gece boyunca hangi pozisyonlarda ne kadar süre kaldığı da önem taşıyor.</p>

<p>Uyku pozisyonunun etkisi; vücut yapısı, yatak ve yastık özellikleri, mevcut ağrılar, solunum yolu anatomisi, gebelik ve reflü gibi sağlık durumlarına göre değişebiliyor.[1]</p>

<p>Bu nedenle “en sağlıklı uyku pozisyonu” yerine, “hangi sağlık sorunu için hangi pozisyon daha uygun olabilir?” sorusu daha gerçekçi bir yaklaşım sunuyor.</p>

<p>Yan Yatış Horlama ve Uyku Apnesinde Öne Çıkıyor</p>

<p>Yan yatıldığında dil ve yumuşak damak dokularının boğaza doğru geriye düşme olasılığı azalabiliyor. Bu durum, özellikle sırtüstü yatarken solunum olayları belirgin biçimde artan pozisyona bağlı obstrüktif uyku apnesinde hava yolunun daha açık kalmasına yardımcı olabiliyor.</p>

<p>Sekiz araştırmada toplam 323 katılımcının değerlendirildiği sistematik incelemede, kişileri sırtüstü yatmaktan uzaklaştıran pozisyon tedavisinin müdahale uygulanmamasına göre apne-hipopne indeksini ve gündüz uykululuğunu azaltabildiği görüldü. Apne-hipopne indeksi, uyku sırasında solunumun bir saat içinde kaç kez durduğunu veya belirgin biçimde azaldığını gösteriyor.[2]</p>

<p>Bununla birlikte sürekli pozitif hava yolu basıncı tedavisi, solunum olaylarını azaltmada pozisyon tedavisinden daha etkili bulundu. Kanıtların kesinliği düşük ve orta düzey arasında değiştiği için yan yatış, yalnızca uygun hastalarda ve uyku testi sonuçları dikkate alınarak değerlendirilmesi gereken bir yöntem olarak kabul ediliyor.[2]</p>

<p>Yüksek sesli horlama, uykuda nefesin kesilmesi, boğulur gibi uyanma, sabah baş ağrısı veya gün içinde yoğun uyuklama bulunması durumunda yalnızca uyku pozisyonunu değiştirmek yeterli olmayabilir.</p>

<p>Sol Tarafa Yatış Gece Reflüsünü Hafifletebilir</p>

<p>Yan yatışın hangi tarafa yapıldığı da bazı kişilerde fark oluşturabiliyor. Gastroözofageal reflü, yani mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçması, özellikle yatınca ve gece saatlerinde daha belirgin hâle gelebiliyor.</p>

<p>Yetişkin reflü hastalarının incelendiği sistematik inceleme ve meta-analizde, sol tarafa yatışın sağ tarafa ve sırtüstü pozisyona kıyasla yemek borusunun aside maruz kalma süresini azalttığı ve asidin temizlenmesini hızlandırdığı bildirildi.[3]</p>

<p>Bunun anatomik nedeni, midenin büyük bölümünün vücudun sol tarafında yer almasıyla açıklanıyor. Sol tarafa yatıldığında mide içeriğinin yemek borusuna ulaşması zorlaşabilirken, sağ tarafa yatış mide asidinin yemek borusuna doğru hareketini kolaylaştırabiliyor.</p>

<p>Ancak mevcut sonuçlar az sayıda araştırmaya dayanıyor. Sol yana yatmak gece reflüsü yaşayan bazı kişilerde yarar sağlayabilse de herkeste aynı ölçüde etkili olmayabilir.[3]</p>

<p>Sırtüstü Uyku Omurgayı Destekleyebilir</p>

<p>Sırtüstü uyku, vücut ağırlığının yatağa daha dengeli dağılmasını sağlayabilir. Baş, boyun ve bel doğru biçimde desteklendiğinde omurganın doğal eğrileri korunabilir.</p>

<p>Bel ağrısı bulunan kişilerde dizlerin altına yerleştirilen bir yastık, kalça önündeki kasların ve bel bölgesinin gevşemesine yardımcı olabilir. Boyun yastığının da başı aşırı yükseltmeden boyun, göğüs ve sırt hattını aynı düzlemde tutması önem taşıyor.[4][6]</p>

<p>2005 ile 2024 yılları arasında yayımlanan gözlemsel araştırmaları değerlendiren bir sistematik inceleme, destekli sırtüstü yatış ve omurganın düzgün hizalandığı yan yatışın daha düşük bel ağrısı görülmesiyle ilişkili olabileceğini gösterdi. Ancak araştırmaların çoğunun gözlemsel olması, belirli bir pozisyonun ağrıyı kesin olarak önlediği anlamına gelmiyor.[4]</p>

<p>Sırtüstü yatışın önemli dezavantajı ise horlama ve uyku apnesini ağırlaştırabilmesi. Yer çekiminin etkisiyle dil ve boğazdaki yumuşak dokuların geriye doğru hareket etmesi, hava yolunu daraltabiliyor.[1][2]</p>

<p>Yüzüstü Uyumak Boyun ve Bel Bölgesini Zorlayabilir</p>

<p>Yüzüstü uyurken nefes alabilmek için başın saatlerce sağa veya sola çevrilmesi gerekiyor. Bu durum boyun omurlarında dönme, kaslarda gerilme ve sabah tutukluğu oluşturabiliyor.</p>

<p>Yüzüstü pozisyon ayrıca karın ve kalça bölgesinin yatağa gömülmesi nedeniyle belin doğal eğrisini artırabiliyor. Mevcut sistematik değerlendirmelerde yüzüstü yatışın bel ağrısıyla daha sık ilişkilendirildiği, ancak kanıtların sınırlı ve ağırlıklı olarak gözlemsel olduğu bildirildi.[4]</p>

<p>Başka pozisyonda uyuyamayan kişilerde başın altındaki yastığın inceltilmesi ve kalça ile alt karın bölgesinin altına ince bir destek yerleştirilmesi beldeki gerilmeyi azaltabilir.[6]</p>

<p>Yan Yatarken Yastık Desteği Önem Taşıyor</p>

<p>Yan yatmak tek başına omurganın doğru hizada kalacağını garanti etmiyor. Çok alçak bir yastık başın yatağa doğru düşmesine, çok yüksek bir yastık ise boynun ters yönde bükülmesine neden olabiliyor.</p>

<p>Baş yastığının omuz ile baş arasındaki boşluğu doldurması ve boynu omurganın devamı olacak şekilde tutması gerekiyor. Dizlerin hafifçe bükülmesi ve iki diz arasına yastık konulması, üstte kalan bacağın öne düşmesini engelleyerek leğen kemiği, kalça ve bel hizasının korunmasına yardımcı olabiliyor.[6]</p>

<p>Omuz ağrısı yaşayan kişilerde ağrılı omuzun üzerine yatmak baskıyı artırabilir. Bu durumda karşı tarafa dönmek veya sırtüstü yatmak daha rahat olabilir.</p>

<p>Gebeliğin Son Döneminde Yan Yatış Öneriliyor</p>

<p>Gebelikte büyüyen rahim, özellikle son üç aylık dönemde sırtüstü yatıldığında karın içindeki büyük damarlara baskı yapabiliyor. Bu baskı, kalbe dönen kan miktarını ve rahme giden kan akımını etkileyebiliyor.</p>

<p>Beş vaka-kontrol araştırmasından 3 bin 108 gebeye ait bireysel verilerin birleştirildiği meta-analizde, gebeliğin ileri döneminde sırtüstü uykuya dalmanın sol yana kıyasla geç ölü doğum olasılığının 2,63 katına çıkmasıyla ilişkili olduğu bildirildi. Sağ yana yatışta ise anlamlı bir risk artışı saptanmadı.[5]</p>

<p>Araştırmalar gözlemsel olduğu için kesin neden-sonuç ilişkisi gösteremiyor. Bununla birlikte mevcut kanıtlar doğrultusunda gebeliğin 28. haftasından sonra uykuya sağ veya sol yan pozisyonda başlanması öneriliyor. Gece sırtüstü uyanılması durumunda paniğe kapılmadan yeniden yana dönmek yeterli kabul ediliyor.[5]</p>

<p>Bilimsel Kanıtın Gücü Sağlık Sorununa Göre Değişiyor</p>

<p>Uyku pozisyonuyla ilgili en belirgin kanıtlar, gece reflüsü, pozisyona bağlı uyku apnesi ve gebeliğin ileri dönemindeki sırtüstü yatış konusunda bulunuyor.</p>

<p>Bel ve boyun ağrılarıyla ilgili sonuçlar ise daha çok gözlemsel araştırmalara dayanıyor. Ağrının nedeni, yatağın sertliği, yastık yüksekliği, vücut ağırlığı ve gün içindeki hareket alışkanlıkları da sonuçları etkileyebiliyor.[4]</p>

<p>Bu nedenle bir kişide rahatlama sağlayan pozisyon başka bir kişide ağrıyı artırabilir. Sabahları sürekli boyun veya bel ağrısıyla uyanmak, geceleri nefesin kesilmesi ya da dinlenemeden kalkmak yalnızca yatış biçimine bağlanmamalı.</p>

<p>Çoğu yetişkin için omurganın doğal hizasının korunduğu destekli yan yatış dengeli bir seçenek olarak öne çıkıyor. Ancak reflüsü bulunanlarda sol taraf, pozisyona bağlı uyku apnesinde sırtüstünden kaçınma, bazı bel ağrılarında ise diz altından desteklenen sırtüstü yatış daha uygun olabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] WebMD Editorial Contributors. How Your Sleep Position Affects Your Health. Tıbbi değerlendirme: Zilpah Sheikh. 2025. (WebMD⁠)</p>

<p>[2] Srijithesh PR, Aghoram R, Goel A, Dhanya J. Positional therapy for obstructive sleep apnoea. Cochrane Database of Systematic Reviews. 2019;(5):CD010990. DOI: 10.1002/14651858.CD010990.pub2 (PubMed⁠)</p>

<p>[3] Simadibrata DM, Lesmana E, Amangku BR, Wardoyo MP, Simadibrata M. Left lateral decubitus sleeping position is associated with improved gastroesophageal reflux disease symptoms: A systematic review and meta-analysis. World Journal of Clinical Cases. 2023;11(30):7329-7336. DOI: 10.12998/wjcc.v11.i30.7329 (PubMed⁠)</p>

<p>[4] Saini Y, Rai A, Sen S. Relationship Between Sleep Posture and Low Back Pain: A Systematic Review. Musculoskeletal Care. 2025;23(2):e70114. DOI: 10.1002/msc.70114 (Wiley Online Library⁠)</p>

<p>[5] Cronin RS, Li M, Thompson JMD ve diğerleri. An Individual Participant Data Meta-analysis of Maternal Going-to-Sleep Position, Interactions with Fetal Vulnerability, and the Risk of Late Stillbirth. EClinicalMedicine. 2019;10:49-57. DOI: 10.1016/j.eclinm.2019.03.014 (PubMed⁠)</p>

<p>[6] Mayo Clinic Staff. Sleeping Positions That Reduce Back Pain. 2024. (Mayo Clinic⁠) </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/uyku-pozisyonu-refluden-horlamaya-sagligi-etkiliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 18:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6448.jpeg" type="image/jpeg" length="13698"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gençlerbirliği’nde İrfan Can Eğribayat hamlesi: Oyuncu teklifi kabul etti]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/genclerbirliginde-irfan-can-egribayat-hamlesi-oyuncu-teklifi-kabul-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/genclerbirliginde-irfan-can-egribayat-hamlesi-oyuncu-teklifi-kabul-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gençlerbirliği Başkanı Arda Çakmak, Fenerbahçe kalecisi İrfan Can Eğribayat’ın kırmızı-siyahlı kulübün teklifine olumlu yanıt verdiğini açıkladı. Transferin tamamlanması için sarı-lacivertli yönetimin kararı bekleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gençlerbirliği’nin kaleci transferinde İrfan Can Eğribayat için yürüttüğü görüşmelerde önemli bir aşamaya gelindi. Başkent ekibinin başkanı Arda Çakmak, 28 yaşındaki file bekçisinin kendilerine sunulan teklifi kabul ettiğini duyurdu.</p>

<p>Çakmak, transfer sürecindeki son durumu, “İrfan Can Eğribayat teklifimizi kabul etti. Fenerbahçe’nin cevabını bekliyoruz” sözleriyle açıkladı. Böylece oyuncuyla yapılan görüşmelerin olumlu sonuçlandığı, dosyanın Fenerbahçe yönetiminin kararına kaldığı ortaya çıktı.</p>

<p>Gençlerbirliği Fenerbahçe’ye resmî teklif yaptı</p>

<p>Gençlerbirliği yönetimi daha önce İrfan Can Eğribayat ile Tarık Çetin için Fenerbahçe’ye resmî teklif sunduğunu açıklamıştı. Başkent temsilcisinin iki kaleciden birini kadrosuna katmayı hedeflediği belirtilmişti.</p>

<p>Son açıklamayla birlikte İrfan Can Eğribayat seçeneği öne çıktı. Oyuncunun Gençlerbirliği’nin sportif projesine ve sözleşme şartlarına olumlu yaklaştığı, kulüpler arasındaki görüşmelerin sonucunun beklendiği aktarıldı.</p>

<p>Transferin formülü henüz açıklanmadı</p>

<p>Gençlerbirliği ile İrfan Can Eğribayat arasındaki anlaşmaya rağmen transferin bonservisli mi yoksa kiralık mı gerçekleştirileceği henüz açıklanmadı.</p>

<p>Fenerbahçe’nin oyuncunun ayrılığına hangi şartlarla izin vereceği ve olası bonservis beklentisi netleşmiş değil. Bu nedenle İrfan Can’ın teklifi kabul etmesi transferi güçlendirse de kulüpler arasında anlaşma sağlanmadan süreç tamamlanmış sayılmıyor.</p>

<p>Geçen sezon Samsunspor’da forma giydi</p>

<p>İrfan Can Eğribayat, geçen sezonun ikinci bölümünü kiralık olarak Samsunspor’da geçirdi. Sezon sonunda Fenerbahçe’ye dönen deneyimli kalecinin yeni dönem kadro planlamasındaki durumu transfer görüşmelerini hızlandırdı.</p>

<p>Adanaspor altyapısından yetişen İrfan Can, daha sonra Göztepe ve Fenerbahçe formalarını giydi. Süper Lig tecrübesi bulunan yerli kalecinin Gençlerbirliği tarafından birinci kaleci adaylarından biri olarak değerlendirildiği belirtiliyor.</p>

<p>Son karar Fenerbahçe’nin</p>

<p>Mevcut tabloda İrfan Can Eğribayat cephesindeki engel aşılmış durumda. Gençlerbirliği yönetimi şimdi Fenerbahçe’nin transfere vereceği cevabı bekliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sarı-lacivertli kulübün teklife olumlu yaklaşması ve transfer şartlarında uzlaşılması hâlinde İrfan Can Eğribayat’ın kariyerine Ankara’da devam etmesi bekleniyor. Henüz iki kulüpten transferin tamamlandığına ilişkin resmî açıklama yapılmadı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/genclerbirliginde-irfan-can-egribayat-hamlesi-oyuncu-teklifi-kabul-etti</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 17:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5581.jpeg" type="image/jpeg" length="49037"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fenerbahçe’de Livakovic için transfer yarışı: Dinamo Zagreb ve Torino devrede]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/fenerbahcede-livakovic-icin-transfer-yarisi-dinamo-zagreb-ve-torino-devrede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/fenerbahcede-livakovic-icin-transfer-yarisi-dinamo-zagreb-ve-torino-devrede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe’de geleceği belirsizliğini koruyan Dominik Livakovic için Dinamo Zagreb’in ardından Torino’nun da harekete geçtiği öne sürüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İki kulübün Hırvat kalecinin temsilcisiyle temas kurduğu belirtilirken sarı-lacivertlilerin bonservis beklentisi transferin belirleyici başlığı olacak.</p>

<p>Fenerbahçe’de yeni sezon kadro planlaması sürerken Dominik Livakovic dosyasında hareketlilik yaşanıyor. Hırvat kaleciyi bonservisiyle kadrosuna katmak isteyen Dinamo Zagreb’in görüşmelerini sürdürdüğü, İtalya Serie A ekiplerinden Torino’nun da oyuncunun temsilcisiyle temas kurduğu bildirildi.</p>

<p>Livakovic’in eski kulübüne dönmeye sıcak bakmasının Dinamo Zagreb’i yarışta öne çıkardığı belirtiliyor. Ancak Fenerbahçe ile Hırvat kulübü arasında bonservis şartlarında henüz kesin bir anlaşma sağlandığı doğrulanmadı.</p>

<p>Dinamo Zagreb ilk teklifini yaptı</p>

<p>Dinamo Zagreb’in temmuz ayının başında Fenerbahçe’ye 3 milyon avro bonservis ve 1 milyon avro bonus içeren bir teklif sunduğu öne sürülmüştü. Sarı-lacivertli yönetimin bu paketi yetersiz bulduğu ve ilk teklifi kabul etmediği aktarılmıştı.</p>

<p>Hırvatistan basınındaki haberlerde Dinamo Zagreb’in bonservis teklifini 4 milyon avro seviyesine kadar yükseltebileceği, Livakovic’e ise beş yıllık sözleşme sunmayı planladığı belirtildi.</p>

<p>Son saatlerde dolaşıma giren “5 milyon avroluk teklif kabul edildi” iddiasına ilişkin Fenerbahçe, Dinamo Zagreb veya güvenilir bağımsız kaynaklardan doğrulama gelmedi.</p>

<p>Torino da Livakovic’in şartlarını araştırdı</p>

<p>Transferdeki yeni gelişme İtalya’dan geldi. Torino’nun kaleci arayışları kapsamında Livakovic’in temsilcisiyle görüşerek oyuncunun sözleşme ve transfer şartları hakkında bilgi aldığı öne sürüldü.</p>

<p>İtalyan ekibinin henüz Fenerbahçe’ye resmî teklif sunduğuna ilişkin doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor. Buna karşın Torino’nun devreye girmesi, Dinamo Zagreb’in bonservis pazarlığındaki konumunu zorlaştırabilir.</p>

<p>Sezonun ikinci yarısını Dinamo Zagreb’de geçirdi</p>

<p>Dominik Livakovic, Ocak 2026’da Fenerbahçe’den Dinamo Zagreb’e sezon sonuna kadar kiralanmıştı. Hırvat kaleci eski takımına döndükten sonra yeniden düzenli forma şansı buldu ve Dinamo Zagreb’in sezon planlamasında önemli bir rol üstlendi.</p>

<p>Dinamo Zagreb’in 2026-2027 sezonu için yayımlanan kadro sayfasında Livakovic’e yer vermesi de transfer görüşmelerinin olumlu sonuçlandırılmak istendiğine işaret ediyor. Bununla birlikte oyuncunun bonservisi hâlen Fenerbahçe’de bulunuyor.</p>

<p>Livakovic’in Fenerbahçe sözleşmesi devam ediyor</p>

<p>31 yaşındaki Hırvat kalecinin Fenerbahçe ile sözleşmesi 30 Haziran 2028’e kadar sürüyor. Bu nedenle Dinamo Zagreb veya Torino’nun transferi tamamlayabilmesi için sarı-lacivertli kulüple bonservis konusunda anlaşması gerekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fenerbahçe’nin ilk teklifi reddetmesinin ardından pazarlıkların devam ettiği belirtiliyor. Transferin yönünü Dinamo Zagreb’in sunacağı yeni paket, Torino’nun resmî teklife geçip geçmeyeceği ve Livakovic’in tercihi belirleyecek.</p>

<p>Dominik Livakovic Fenerbahçe’den ayrılacak mı?</p>

<p>Mevcut tablo, Dominik Livakovic’in Fenerbahçe’den ayrılma ihtimalinin güçlü olduğunu gösteriyor. Ancak tarafların anlaşmaya vardığı veya transferin tamamlandığı yönünde resmî bir açıklama bulunmuyor.</p>

<p>Dinamo Zagreb duygusal bağ ve düzenli forma avantajıyla öne çıkarken Torino, Serie A seçeneğiyle yarışa yeni bir boyut kazandırdı. Fenerbahçe’nin bonservis beklentisinin karşılanması durumunda ayrılık sürecinin hızlanması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/fenerbahcede-livakovic-icin-transfer-yarisi-dinamo-zagreb-ve-torino-devrede</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 17:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5661.jpeg" type="image/jpeg" length="13011"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Faik Öztrak’tan CHP’de kalma mesajı: Yeni parti çıkışına sert tepki]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/faik-oztraktan-chpde-kalma-mesaji-yeni-parti-cikisina-sert-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/faik-oztraktan-chpde-kalma-mesaji-yeni-parti-cikisina-sert-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, Özgür Özel’in yeni parti kuracağını açıklamasının ardından CHP’de kalacağını duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Öztrak, parti içindeki ayrışmaya tepki göstererek birlik çağrısında bulundu.</p>

<p>Öztrak’ın açıklaması, yeni oluşuma katılması beklenen milletvekillerinin ve CHP’de kalacak isimlerin tartışıldığı süreçte geldi. Faik Öztrak’a yeni bir parti görevi verildiğine ilişkin ise resmî açıklama yapılmadı.</p>

<p>Faik Öztrak CHP’den ayrılacak mı?</p>

<p>Faik Öztrak, 22 Temmuz 2026’da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla siyasi mücadelesine CHP çatısı altında devam edeceğini bildirdi. Öztrak’ın mesajı, Özgür Özel’in CHP’den ayrılarak yeni bir siyasi parti kurma kararı ve parti içinde başlayan istifaların ardından yayımlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öztrak, kişisel hesapların ve parti içindeki ayrışmanın CHP’ye zarar vereceğini savundu. Açıklamasında bugünün “tek yürek, tek bilek olma günü” olduğunu belirten Öztrak, mücadeleyi CHP çatısı altında “omuz omuza, eksilmeden, eğilmeden” sürdüreceklerini ifade etti.</p>

<p>Yeni parti kararını eleştirdi</p>

<p>Öztrak, CHP’yi kişisel siyasi hedeflerin aracı olarak gören anlayışlara karşı olduğunu belirterek partinin tarihsel kimliğine vurgu yaptı. Yeni parti hazırlığı üzerinden doğrudan isim vermeden eleştiriler yönelten Öztrak, ayrılırken CHP’yi zayıflatmaya çalışanların yalnızca partiye değil, ülkeye de zarar verdiğini savundu.</p>

<p>Açıklamada, bölgede ve dünyada dengelerin değiştiği bir dönemde CHP’nin gücünün azaltılmasının doğru olmayacağı görüşü dile getirildi. Öztrak, şahsi hesaplar yerine parti bütünlüğünün korunması gerektiğini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/faik-oztraktan-chpde-kalma-mesaji-yeni-parti-cikisina-sert-tepki</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 17:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6447.jpeg" type="image/jpeg" length="85120"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Galatasaray’a Franco Mastantuono fırsatı: Real Madrid kiralamaya kapıyı açtı]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/galatasaraya-franco-mastantuono-firsati-real-madrid-kiralamaya-kapiyi-acti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/galatasaraya-franco-mastantuono-firsati-real-madrid-kiralamaya-kapiyi-acti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Galatasaray’ın transfer listesinde bulunduğu öne sürülen Franco Mastantuono için Real Madrid’in kiralık ayrılığa onay vermeye hazır olduğu belirtildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İspanyol kulübünün sözleşmeye satın alma opsiyonu koymayı düşünmediği, genç oyuncu için Avrupa’dan çok sayıda takımın devrede olduğu aktarıldı.</p>

<p>Galatasaray’ın hücum hattı için değerlendirdiği isimler arasında gösterilen Franco Mastantuono dosyasında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Real Madrid’in, 18 yaşındaki Arjantinli futbolcunun daha fazla süre alabilmesi amacıyla 2026-2027 sezonunda kiralık olarak ayrılmasına sıcak baktığı ileri sürüldü.</p>

<p>İspanyol kulübünün oyuncunun bonservisini elinde tutmak istediği ve muhtemel kiralama anlaşmasına satın alma seçeneği eklemeyi planlamadığı belirtiliyor. Bu gelişme, daha önce Mastantuono’nun transfer koşullarıyla ilgilendiği öne sürülen Galatasaray açısından yeni bir fırsat oluşturdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Galatasaray’ın ilgisi Arjantin basınına yansıdı</p>

<p>Arjantin merkezli yayınlarda Galatasaray’ın Mastantuono’yu takip eden kulüpler arasında bulunduğu bildirildi. Sarı-kırmızılıların oyuncuyu kiralık olarak kadrosuna katma ihtimalini değerlendirdiği, ancak Real Madrid’e yapılmış resmî bir teklifin henüz doğrulanmadığı aktarıldı.</p>

<p>Galatasaray’ın yanı sıra Porto, Benfica ve Sporting’in de genç futbolcunun durumunu yakından izlediği belirtildi. Fulham ve Juventus’un da kiralama seçenekleri arasında gösterilmesi, transfer yarışının oldukça geniş olduğunu ortaya koyuyor.</p>

<p>Satın alma opsiyonu bulunmayacak</p>

<p>Real Madrid’in Mastantuono’yu kalıcı olarak göndermeyi düşünmediği ve oyuncunun gelişimini Avrupa’da düzenli oynayabileceği bir takımda sürdürmesini istediği ifade ediliyor.</p>

<p>Bu nedenle transferin gerçekleşmesi hâlinde anlaşmanın yalnızca bir sezonluk kiralama şeklinde hazırlanması bekleniyor. Galatasaray açısından en önemli başlıkların oyuncunun maaşı, kiralama bedeli ve Real Madrid’in talep edeceği süre garantisi olacağı değerlendiriliyor.</p>

<p>Mastantuono geçen sezon 35 maça çıktı</p>

<p>14 Ağustos 2007 doğumlu Franco Mastantuono, sağ kanat ve hücumcu orta saha pozisyonlarında görev yapabiliyor. Arjantinli futbolcu, Real Madrid formasıyla 2025-2026 sezonunda tüm kulvarlarda 35 karşılaşmada oynadı ve üç gol kaydetti.</p>

<p>River Plate altyapısından yetişen genç oyuncu, Ağustos 2025’te Real Madrid kadrosuna katıldı. İspanyol kulübüyle 30 Haziran 2031’e kadar sözleşmesi bulunuyor.</p>

<p>Galatasaray transferde beklemeye geçti</p>

<p>Galatasaray’ın Mastantuono için henüz resmî teklif sunmadığı, Real Madrid’in kiralama şartlarının netleşmesini beklediği belirtiliyor. Sarı-kırmızılıların oyuncuya düzenli forma ve Avrupa kupalarında önemli rol sunarak rakiplerinin önüne geçmeyi hedefleyebileceği değerlendiriliyor.</p>

<p>Transferde Real Madrid’in kararı kadar Mastantuono’nun tercihi de belirleyici olacak. Arjantinli futbolcunun düzenli oynayabileceği ve gelişimini sürdürebileceği bir Avrupa kulübüne gitmeye olumlu yaklaştığı öne sürülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/galatasaraya-franco-mastantuono-firsati-real-madrid-kiralamaya-kapiyi-acti</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 17:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5665.jpeg" type="image/jpeg" length="85702"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gaziantep FK’de Kacper Tobiasz hamlesi: Sağlık kontrolü için Türkiye’ye geliyor]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/gaziantep-fkde-kacper-tobiasz-hamlesi-saglik-kontrolu-icin-turkiyeye-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/gaziantep-fkde-kacper-tobiasz-hamlesi-saglik-kontrolu-icin-turkiyeye-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep FK’nin Legia Varşova’dan ayrılan Polonyalı kaleci Kacper Tobiasz ile sözleşme şartlarında anlaşmaya vardığı öne sürüldü. 23 yaşındaki file bekçisinin 23 Temmuz Perşembe günü Türkiye’ye gelerek sağlık kontrolünden geçmesi bekleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep FK, kaleci transferinde Kacper Tobiasz ile anlaşma aşamasına geldi. Polonya basınına yansıyan bilgilere göre taraflar kişisel sözleşme şartlarında uzlaşırken transferin tamamlanması için sağlık kontrolü ve resmî imza bekleniyor.</p>

<p>Kacper Tobiasz sağlık kontrolünden geçecek</p>

<p>Polonyalı gazeteci Tomasz Włodarczyk’in aktardığı bilgilere göre Tobiasz’ın 23 Temmuz Perşembe günü Türkiye’ye gelmesi planlanıyor. Genç kalecinin sağlık kontrollerinde sorun çıkmaması durumunda Gaziantep FK ile sözleşme imzalaması bekleniyor.</p>

<p>Transfer iddiası ilk olarak Gaziantep yerel basınında yer aldı. Ardından Polonya’daki farklı spor yayınlarının aynı bilgiyi doğrulaması, dosyadaki sinyali güçlendirdi. Buna karşın Gaziantep FK tarafından henüz resmî transfer açıklaması yapılmadı.</p>

<p>Bonservis bedeli ödenmeyecek</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kacper Tobiasz’ın Legia Varşova ile olan sözleşmesi 30 Haziran 2026 tarihinde sona erdi. Polonya temsilcisi, altyapısından yetişen kalecinin sezon sonunda takımdan ayrıldığını daha önce resmen açıklamıştı. Bu nedenle Gaziantep FK’nin transfer için bonservis bedeli ödemesi beklenmiyor.</p>

<p>Yeni kulüp arayışında olan Tobiasz, form durumunu korumak amacıyla kısa süre önce Legia Varşova’nın birinci takımıyla misafir oyuncu statüsünde antrenmanlara katılmıştı. Bu uygulamanın yeni bir sözleşme anlamına gelmediği, kulübün resmî açıklamasında belirtilmişti.</p>

<p>Gaziantep FK kaleyi gençleştiriyor</p>

<p>4 Kasım 2002 doğumlu Kacper Tobiasz, kaleci pozisyonunda görev yapıyor. Legia Varşova altyapısından yetişen Polonyalı futbolcu, kulübüyle iki Polonya Kupası ve iki Polonya Süper Kupası kazandı.</p>

<p>Gaziantep FK’nin 23 yaşındaki kaleciye yönelmesi, kulübün yalnızca kısa vadeli bir çözüm değil, gelişim ve satış potansiyeli bulunan daha genç bir isim aradığını gösteriyor. Tobiasz’ın transfer edilmesi hâlinde kırmızı-siyahlı takımda vatandaşı Kacper Kozłowski ile birlikte forma giyecek olması da adaptasyon sürecini kolaylaştırabilecek bir unsur olarak değerlendiriliyor. Bu değerlendirme, kulübün mevcut kadro yapısından hareketle yapılan bir çıkarımdır.</p>

<p>Transferde son aşama sağlık kontrolü</p>

<p>Mevcut bilgilere göre Gaziantep FK ile Kacper Tobiasz arasındaki görüşmeler olumlu sonuçlandı. Ancak sağlık kontrolleri tamamlanmadan ve sözleşme imzalanmadan transfer kesinleşmiş kabul edilmiyor.</p>

<p>Polonyalı kalecinin planlanan tarihte Türkiye’ye gelmesi durumunda transfer sürecinin kısa süre içinde sonuçlanması bekleniyor. Kulübün resmî açıklaması ise sağlık kontrolünün ardından gelebilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/gaziantep-fkde-kacper-tobiasz-hamlesi-saglik-kontrolu-icin-turkiyeye-geliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 17:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5581.jpeg" type="image/jpeg" length="86969"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trabzonspor’un Tolu Arokodare teklifine onay iddiası: Karar oyuncuda]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonsporun-tolu-arokodare-teklifine-onay-iddiasi-karar-oyuncuda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonsporun-tolu-arokodare-teklifine-onay-iddiasi-karar-oyuncuda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzonspor’un Wolverhampton forması giyen Tolu Arokodare için yaptığı teklifin İngiliz kulübü tarafından kabul edildiği öne sürüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ancak Nijeryalı santrforun Avrupa’nın beş büyük liginden birinde kalmak istemesi, transferin önündeki en önemli engel olarak gösteriliyor.</p>

<p>Trabzonspor’un santrfor transferindeki adaylarından Tolu Arokodare hakkında İngiltere’den dikkat çekici bir iddia geldi. Wolverhampton’ın bordo-mavili kulüpten gelen teklife olumlu yanıt verdiği, buna karşın 25 yaşındaki futbolcunun Türkiye seçeneğine henüz onay vermediği ileri sürüldü.</p>

<p>Son gelişmelere göre transferde kulüpler arasındaki mali engel büyük ölçüde aşılmış olabilir. Ancak Arokodare’nin kariyerine Avrupa’nın beş büyük liginden birinde devam etmek istemesi nedeniyle görüşmelerin oyuncu cephesinde tıkandığı belirtiliyor.</p>

<p>Trabzonspor’un teklifi kabul edildi mi?</p>

<p>İngiliz basınındaki yeni haberde Wolverhampton’ın Trabzonspor’un teklifini kabul ettiği açık biçimde ileri sürüldü. Teklifin bonservis, kiralama veya satın alma şartı içeren hangi formülle kabul edildiğine ilişkin ise net ve doğrulanmış bir ayrıntı paylaşılmadı.</p>

<p>Daha önce yayımlanan haberlerde Trabzonspor’un oyuncu için kiralama teklifi yaptığı, ancak hem Wolverhampton’dan hem de Arokodare cephesinden olumlu sonuç alamadığı aktarılmıştı. Son iddia, İngiliz kulübünün tutumunda değişiklik yaşandığına işaret ediyor.</p>

<p>Arokodare Trabzonspor’a sıcak bakmıyor</p>

<p>Transferin önündeki temel sorun oyuncunun kariyer tercihi olarak gösteriliyor. Arokodare’nin daha önce Trabzonspor seçeneğine olumlu yaklaşmadığı ve İtalya başta olmak üzere Avrupa’nın üst düzey liglerinden gelecek teklifleri beklediği yazılmıştı.</p>

<p>Güncel haberlerde de Nijeryalı santrforun bu tavrını koruduğu belirtiliyor. Bu nedenle Wolverhampton ile anlaşma sağlanmış olsa bile transferin gerçekleşebilmesi için Trabzonspor’un oyuncuyu sportif proje ve sözleşme şartları konusunda ikna etmesi gerekiyor.</p>

<p>Wolverhampton’da Tolu Arokodare krizi</p>

<p>Arokodare’nin Wolverhampton’daki geleceğine ilişkin belirsizlik, kulübün sezon öncesi çalışmalarına da yansıdı. İngiliz futbolcunun takım antrenmanına alınmaması üzerine sahayı terk etmediği, bu nedenle bir antrenmanın iptal edildiği ve tesislerde güvenlik önlemlerinin artırıldığı iddia edildi.</p>

<p>Nijeryalı santrforun hazırlık maçı kadrosuna alınmasının da beklenmediği bildirildi. Oyuncunun takımdan ayrılmak istediğini yönetime ilettiği, Wolverhampton’ın ise transferden 20 milyon avronun üzerinde gelir beklediği belirtiliyor.</p>

<p>Fiorentina da transfer yarışında</p>

<p>Tolu Arokodare için Trabzonspor’un yanı sıra Fiorentina’nın da devrede olduğu aktarılıyor. İtalyan ekibinin satın alma maddesi içeren ve toplam değeri 22 milyon avroya ulaşan bir teklif hazırladığı öne sürüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İlk Fiorentina teklifinin Wolverhampton tarafından reddedildiği, daha sonra şartları geliştirilmiş yeni bir paket sunulduğu belirtiliyor. Oyuncunun İtalya seçeneğine daha sıcak bakması, Trabzonspor açısından transfer yarışını zorlaştırıyor.</p>

<p>Tolu Arokodare kimdir?</p>

<p>23 Kasım 2000 doğumlu Tolu Arokodare, 1,97 metrelik boyuyla santrfor pozisyonunda görev yapıyor. Nijeryalı futbolcu, Genk formasıyla Belçika’da gol kralı olduktan sonra Eylül 2025’te Wolverhampton’a transfer edildi. Oyuncunun İngiliz kulübüyle 2029 yılına kadar sözleşmesi bulunuyor.</p>

<p>Arokodare, Wolverhampton formasıyla Premier Lig’de beklenen skor katkısına ulaşamadı. Güncel İngiliz haberlerinde oyuncunun geçen sezon ligde 33 maçta üç gol kaydettiği aktarılıyor.</p>

<p>Tolu Arokodare Trabzonspor’a gelecek mi?</p>

<p>Trabzonspor’un teklifinin Wolverhampton tarafından kabul edildiği öne sürülse de transfer henüz tamamlanmış değil. Oyuncunun Türkiye’ye gelmeye ikna edilmesi, kişisel sözleşme şartlarının netleştirilmesi ve transfer formülünün açıklığa kavuşması gerekiyor.</p>

<p>Bordo-mavili kulüp veya Wolverhampton tarafından anlaşmaya ilişkin resmî açıklama yapılmadı. Mevcut tablo, Trabzonspor’un kulüp tarafında mesafe aldığı ancak oyuncu cephesindeki engeli henüz aşamadığı yönünde.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonsporun-tolu-arokodare-teklifine-onay-iddiasi-karar-oyuncuda</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 17:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6445.jpeg" type="image/jpeg" length="31695"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Giresun Keşap’ta Otomobil Fındık Bahçesine Devrildi: Muaz Ayaz ve Kader Ayaz Vefat Etti]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/giresun-kesapta-otomobil-findik-bahcesine-devrildi-muaz-ayaz-ve-kader-ayaz-vefat-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/giresun-kesapta-otomobil-findik-bahcesine-devrildi-muaz-ayaz-ve-kader-ayaz-vefat-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Giresun’un Keşap ilçesinde kontrolden çıkarak fındık bahçesine devrilen otomobilde bulunan Muaz Ayaz ile Kader Ayaz hayatını kaybetti. Kazada ikisi çocuk olmak üzere 3 kişi yaralandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kaza, saat 10.30 sıralarında Keşap ilçesine bağlı Düzköy köyündeki Geçilmez Tüneli çıkışında meydana geldi.</p>

<p>Muaz Ayaz’ın kullandığı otomobil, sürücüsünün direksiyon kontrolünü kaybetmesi sonucu yoldan çıkarak fındık bahçesine devrildi. Taklalar atan araç ters dönerken, çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye sağlık, jandarma, itfaiye ve AFAD ekipleri sevk edildi.</p>

<p>Muaz Ayaz ve Kader Ayaz hayatını kaybetti</p>

<p>Ekiplerin olay yerinde yaptığı kontrolde sürücü Muaz Ayaz ile araçta bulunan akrabası Kader Ayaz’ın hayatını kaybettiği belirlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kazada ağır yaralanan Tayyip Ayaz ile 5 aylık Muhammed Musa Ayaz ve 5 yaşındaki Mihrimah İsra Ayaz, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.</p>

<p>Yaralıların tedavileri sürerken, kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/giresun-kesapta-otomobil-findik-bahcesine-devrildi-muaz-ayaz-ve-kader-ayaz-vefat-etti</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 16:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/06/genel/asayis-acil-ambulans-hastane.jpg" type="image/jpeg" length="84905"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hac Kuraları Sonuçları Açıklandı! Hacı Adayları Sonuçlarını Nasıl Sorgulayabilir?]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/hac-kuralari-sonuclari-aciklandi-haci-adaylari-sonuclarini-nasil-sorgulayabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/hac-kuralari-sonuclari-aciklandi-haci-adaylari-sonuclarini-nasil-sorgulayabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hac ibadetini yerine getirmek isteyen binlerce vatandaşın merakla beklediği hac kuraları sonuçları açıklandı. Başvuruda bulunan hacı adayları, sonuçlarını ilgili sorgulama ekranı üzerinden öğrenebilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hac organizasyonu kapsamında yapılan kura çekimi sonrasında kesin kayıt hakkı kazanan adaylar, belirlenen takvim doğrultusunda kayıt işlemlerini tamamlayacak. Süresi içerisinde kayıt yaptırmayan adayların yerine ise yedek listeden hak sahipleri değerlendirilebilecek.</p>

<h2>Hac Kuraları Sonuçları Nasıl Sorgulanır?</h2>

<p>Hacı adayları, açıklanan kura sonuçlarını e-Devlet sistemi ve Diyanet İşleri Başkanlığı'nın duyurduğu resmi sorgulama kanalları üzerinden T.C. kimlik numaraları ile görüntüleyebiliyor.</p>

<p>Sonuç ekranında adayın <strong>kesin kayıt hakkı kazanıp kazanmadığı</strong>, kayıt sürecine ilişkin bilgiler ve izlenmesi gereken adımlar yer alıyor.</p>

<h2>Kayıt Sürecine Dikkat</h2>

<p>Kurada ismi çıkan adayların, ilan edilen tarihler arasında kesin kayıt işlemlerini eksiksiz tamamlamaları gerekiyor. Belirlenen süre içerisinde kayıt yaptırmayanların haklarını kaybedebileceği belirtilirken, süreçle ilgili tüm duyuruların yakından takip edilmesi önem taşıyor.</p>

<h2>Hac Kurası Çıkmayanlar Ne Yapacak?</h2>

<p>Kurada ismi çıkmayan hacı adayları ise gelecek dönem hac organizasyonları için yapılacak başvuru ve kayıt yenileme süreçlerini takip edebilecek. Yeni dönem takvimi açıklandığında gerekli işlemleri yapan adaylar yeniden değerlendirmeye alınacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hac kuraları sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte binlerce hacı adayı için yeni bir süreç başlamış oldu. Kesin kayıt hakkı kazanan vatandaşların belirlenen takvime uygun hareket etmeleri büyük önem taşırken, kura sonucu olumsuz olan adayların ise gelecek dönem başvuru süreçlerini takip etmeleri gerekiyor. Hac organizasyonuna ilişkin tüm gelişmelerin resmi duyurular üzerinden takip edilmesi, olası mağduriyetlerin önüne geçecektir.</p>

<p><a href="http://tv90haber.com" rel="nofollow">Kaynak</a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>YEREL</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/hac-kuralari-sonuclari-aciklandi-haci-adaylari-sonuclarini-nasil-sorgulayabilir</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 16:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/hac-kura-sonuclari-1.webp" type="image/jpeg" length="15850"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sarı Kantaron Nanovezikülleri Meme Kanserini Deneyde Baskıladı]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/sari-kantaron-nanovezikulleri-meme-kanserini-deneyde-baskiladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/sari-kantaron-nanovezikulleri-meme-kanserini-deneyde-baskiladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sarı kantarondan elde edilen mikroskobik veziküllerin ışıkla etkinleştirilmesi, meme kanseri hücrelerindeki CD24 bağışıklık kaçış sinyalini azaltarak tümör büyümesini deneysel modellerde baskıladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ancak bulgular yalnızca hücre kültürü ve sınırlı bir fare modeline dayanıyor; insanlarda güvenli veya etkili bir tedavi henüz gösterilmiş değil.</p>

<p>Işıkla etkinleştirilen bitkisel nanoveziküllerin, meme kanseri hücrelerinin bağışıklık sisteminden kaçmasına yardımcı olan moleküler mekanizmalardan birini etkileyebileceği bildirildi. Temmuz 2026’da yayımlanan hakemli preklinik araştırmada, sarı kantarondan elde edilen eksozom benzeri nanoveziküllerin MCF-7 meme kanseri hücrelerindeki CD24 düzeyini azalttığı ve deneysel tümör büyümesini baskıladığı görüldü.[1] (spj.science.org⁠)</p>

<p>Çalışma, bitkisel kökenli nanoölçekli yapıların yalnızca molekül taşıyan doğal paketler olarak değil, tümör hücreleri ile bağışıklık sistemi arasındaki iletişimi değiştirebilecek biyolojik araçlar olarak da araştırılabileceğine işaret ediyor.</p>

<p>Bitkilerin Mikroskobik Kargo Paketleri</p>

<p>Hücre dışı veziküller, hücrelerin çevrelerine bıraktığı, zarla çevrili çok küçük yapılardır. Protein, yağ ve RNA molekülleri taşıyabilen bu kesecikler hücreler arası iletişimde rol oynayabilir.</p>

<p>Son yıllarda insan ve hayvan hücrelerinin yanı sıra bitkilerden ayrıştırılan eksozom benzeri nanoveziküller de ilaç taşıma, bağışıklık düzenleme ve fotodinamik tedavi araştırmalarında inceleniyor.</p>

<p>Yeni çalışmada sarı kantarondan elde edilen ve HPDEN olarak adlandırılan nanoveziküller kullanıldı. Sarı kantaronun içerdiği hiperisin gibi ışığa duyarlı bileşenlerin, belirli dalga boylarındaki ışıkla karşılaştığında reaktif oksijen türleri oluşturabildiği daha önceki deneysel çalışmalarda gösterilmişti.[4]</p>

<p>Bu özellik, nanoveziküllerin kontrollü ışık uygulamasıyla etkinleştirilebilen doğal bir fotosensitizer platformu olarak araştırılmasına zemin hazırladı.</p>

<p>Işık Uygulaması MikroRNA Yükünü Değiştirdi</p>

<p>Çalışmanın en dikkat çekici sonucu, ışığın yalnızca fotodinamik bir hücre hasarı oluşturmamasıydı. Işık uygulaması, nanoveziküllerin taşıdığı moleküler yüklerden birinin miktarını da değiştirdi.</p>

<p>Işıkla işlem gören nanoveziküllerde miR-172f-p3 adlı mikroRNA’nın düzeyi belirgin biçimde yükseldi.[1]</p>

<p>MikroRNA’lar protein üretmez. Bunun yerine belirli haberci RNA moleküllerine bağlanarak genetik bilginin proteine dönüşmesini azaltabilir. Bu nedenle hücrede hangi proteinlerin ne ölçüde üretileceğini düzenleyen küçük moleküler anahtarlar olarak değerlendirilebilir.</p>

<p>Deneylerde nanoveziküllerin taşıdığı miR-172f-p3’ün MCF-7 hücrelerine aktarılabildiği ve CD24 üretimini azalttığı bildirildi. Moleküler bağlanma testleri de miR-172f-p3 ile CD24 haberci RNA’sı arasında doğrudan hedef ilişkisi bulunduğunu destekledi.[1]</p>

<p>Kanserin “Beni Yeme” Sinyali Hedeflendi</p>

<p>Makrofajlar, hasarlı, yabancı veya tehlikeli hücreleri tanıyıp yutabilen bağışıklık hücreleridir. Ancak tümör hücreleri, makrofajların kendilerini ortadan kaldırmasını engelleyen yüzey sinyalleri geliştirebilir.</p>

<p>CD24, bazı kanser hücrelerinde yüksek miktarda bulunabilen bu sinyallerden biridir. İnsan makrofajlarındaki Siglec-10 reseptörüne bağlandığında hücrenin yutulmasını baskılayan bir kontrol noktası oluşturabilir. Farelerde bu reseptörün karşılığı Siglec-G olarak adlandırılır.[2] (PubMed⁠)</p>

<p>Bu etkileşim, kanser immünolojisinde “beni yeme” sinyallerinden biri olarak inceleniyor.</p>

<p>Yeni deneyde ışıkla etkinleştirilen nanoveziküllerin taşıdığı miR-172f-p3, kanser hücrelerindeki CD24 düzeyini düşürdü. CD24–Siglec-G/10 eksenindeki bu değişikliğin, tümörle ilişkili makrofajların işlevsel özelliklerini de etkilediği bildirildi.[1]</p>

<p>Makrofajlarda Antitümör Yöne Doğru Değişim</p>

<p>Hücre kültürü deneylerinde MCF-7 hücreleri, nanoveziküllerle işlemden geçirildikten sonra önceden M2 benzeri özellik kazandırılmış makrofajlarla birlikte yetiştirildi.</p>

<p>M2 benzeri makrofajlar genellikle doku onarımı, bağışıklığın baskılanması ve bazı tümör destekleyici süreçlerle ilişkilendirilirken M1 benzeri makrofajlar daha proinflamatuvar ve antitümör özellikler gösterebilir.</p>

<p>Işıkla işlem görmüş nanoveziküllerin CD24’ü azaltmasının ardından makrofajlarda M1 ile bağlantılı belirteçlerin yükseldiği, M2 ile bağlantılı bazı belirteçlerin ise azaldığı görüldü.[1]</p>

<p>Nanoveziküllerin makrofajlar üzerindeki doğrudan etkisi daha zayıf kaldı. Daha belirgin değişimin, önce kanser hücresindeki CD24 düzeyinin azaltılması ve ardından kanser hücresi ile makrofaj arasındaki sinyalin değişmesiyle oluştuğu bildirildi.</p>

<p>Bununla birlikte M1 ve M2, gerçek tümör ortamındaki makrofajları iki kesin gruba ayıran değişmez kimlikler değildir. Makrofajların özellikleri bulundukları dokuya, aldıkları sinyallere ve hastalığın evresine göre geniş bir yelpazede değişebilir.[3] (PMC⁠)</p>

<p>Bu nedenle sonuçları “M2 makrofajlar tamamen M1’e dönüştürüldü” biçiminde değil, incelenen belirteçlerde M1 benzeri bir profile doğru yönelim görüldüğü şeklinde değerlendirmek gerekiyor.</p>

<p>Bir Platformda İki Olası Etki</p>

<p>Deneysel yaklaşımın iki ayrı mekanizma üzerinden çalışabileceği düşünülüyor.</p>

<p>Birinci mekanizma, sarı kantaron nanoveziküllerindeki ışığa duyarlı bileşenlerin reaktif oksijen türleri oluşturarak kanser hücrelerini doğrudan baskılamasıdır.</p>

<p>İkinci mekanizma ise ışıkla artan miR-172f-p3’ün CD24 üretimini azaltması ve böylece tümör hücresi ile makrofaj arasındaki bağışıklık baskılayıcı iletişimi değiştirmesidir.[1]</p>

<p>Hücre canlılığı deneylerinde ışıkla işlem gören nanoveziküllerin MCF-7 hücreleri üzerindeki baskılayıcı etkisinin kullanılan yoğunlukla birlikte arttığı bildirildi. CD24’ün deneysel olarak azaltılması da benzer yönde sonuç verdi.</p>

<p>Ancak gözlenen toplam antitümör etkinin ne kadarının reaktif oksijen türlerinden, ne kadarının miR-172f-p3 ve CD24 mekanizmasından kaynaklandığı tam olarak ayrıştırılmış değil.</p>

<p>Fare Deneyinde Doğrudan Tedavi Uygulanmadı</p>

<p>Araştırmanın hayvan bölümü, sonuçların yorumlanmasında en fazla dikkat gerektiren noktalardan birini oluşturuyor.</p>

<p>MCF-7 hücreleri önce laboratuvarda ışıkla işlem görmüş nanoveziküllerle 24 saat temas ettirildi. Ardından bu ön işlemden geçirilen kanser hücreleri bağışıklık sistemi baskılanmış çıplak farelere nakledildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fareler yaklaşık 15 gün izlendi ve gruplarda beş ila altı hayvan yer aldı. Önceden ışıkla etkinleştirilmiş nanoveziküllere maruz bırakılan hücrelerin oluşturduğu tümörlerin, kontrol gruplarındaki tümörlerden daha küçük olduğu bildirildi.[1]</p>

<p>miR-172f-p3 taklidi uygulanmış hücrelerle oluşturulan ayrı modelde de tümör büyümesinin baskılandığı ve tümör dokusundaki CD24 düzeyinin azaldığı görüldü.</p>

<p>Ancak nanoveziküller yerleşmiş tümörleri bulunan farelere damar yoluyla, tümör içine veya başka bir sistemik tedavi yöntemiyle verilmedi. Çalışma, tedavinin vücutta dolaşarak tümöre ulaşıp ulaşamayacağını test etmedi.</p>

<p>Bu nedenle hayvan deneyini, yerleşmiş meme kanserinin nanoveziküllerle tedavi edildiğini gösteren klasik bir ilaç çalışması olarak değerlendirmek doğru değil. Model, nanoveziküllerle önceden temas ettirilmiş kanser hücrelerinin daha sonra oluşturduğu tümörlerin büyümesini inceliyor.</p>

<p>Güvenlik Verileri Sınırlı</p>

<p>Kısa deney süresince farelerde belirgin kilo kaybı veya gözlemlenebilir sistemik toksisite bildirilmedi.[1]</p>

<p>Bununla birlikte nanoveziküller farelere doğrudan sistemik olarak uygulanmadığı için bu sonuç, gelecekte geliştirilebilecek bir nanovezikül tedavisinin güvenli olduğunu kanıtlamıyor.</p>

<p>Sistemik güvenliğin değerlendirilebilmesi için nanoveziküllerin kana verildikten sonra hangi dokulara ulaştığı, nerede biriktiği, ne kadar sürede parçalandığı ve karaciğer, böbrek, bağışıklık sistemi ile diğer organlarda uzun vadeli etki oluşturup oluşturmadığı araştırılmalı.</p>

<p>Ayrıca çalışmada kullanılan çıplak fareler insanlardaki tüm bağışıklık sistemini modellemiyor. Bu hayvanların bağışıklık yapısındaki eksiklikler, özellikle T hücreleri ile makrofajlar arasındaki daha karmaşık etkileşimlerin değerlendirilmesini sınırlandırıyor.</p>

<p>Klinik Tedaviden Henüz Uzak</p>

<p>Işıkla etkinleşen nanovezikül yaklaşımı henüz preklinik araştırma aşamasında bulunuyor. İnsanlarda yapılmış bir Faz 1, Faz 2 veya Faz 3 klinik çalışma bulunmuyor.</p>

<p>Uygun doz, uygulama yolu, ışığın dalga boyu ve süresi, ışığın derin tümör dokularına ulaştırılması, nanoveziküllerin üretim standardı ve uzun dönem güvenlik gibi temel sorular henüz yanıtlanmış değil.</p>

<p>MCF-7 hücreleri östrojen reseptörü pozitif meme kanserini temsil eden tek bir hücre hattıdır. Meme kanserinin üçlü negatif, HER2 pozitif ve tedaviye dirençli alt türlerinde aynı etkinin görülüp görülmeyeceği bilinmiyor.</p>

<p>Daha gerçekçi hayvan modellerinde, yerleşmiş tümörlere doğrudan tedavi uygulanarak yapılacak deneylere ihtiyaç bulunuyor. Sonraki aşamalarda biyodağılım, farmakokinetik, bağışıklık yanıtı, tekrarlanan dozlar ve uzun süreli toksisite birlikte değerlendirilmek zorunda.</p>

<p>Çalışma bölgesel kamu araştırma fonları ve üniversite programlarıyla desteklendi. Yazarlar herhangi bir çıkar çatışması bildirmedi.[1]</p>

<p>Sarı Kantaron Ürünleriyle Aynı Değil</p>

<p>Araştırmada kullanılan yapılar sarı kantaron çayı, bitki özü, kapsül veya piyasada satılan sarı kantaron takviyeleri değil.</p>

<p>Nanoveziküller bitkiden laboratuvar koşullarında ayrıştırıldı, saflaştırıldı, karakterize edildi ve kontrollü ışık uygulamasından geçirildi. Bu nedenle bulgular sarı kantaron tüketmenin meme kanserini baskıladığı ya da tedavi ettiği anlamına gelmiyor.</p>

<p>Sarı kantaron içeren ürünlerin bazı ilaçlarla ciddi etkileşimlere girebildiği de biliniyor. Deneysel nanovezikül araştırması, mevcut bitkisel ürünlerin kanser tedavisinde kullanılmasını destekleyen bir kanıt oluşturmuyor.</p>

<p>Çalışmanın asıl önemi, ışıkla kontrol edilebilen bitkisel nanoölçekli taşıyıcıların hem tümör hücresini hem de tümörün bağışıklık mikroçevresini etkileyebilecek biçimde tasarlanabileceğini göstermesinde yatıyor.</p>

<p>Bunun gerçek bir meme kanseri tedavisine dönüşüp dönüşmeyeceğini ise ancak doğrudan uygulama yapılan gelişmiş hayvan deneyleri ve ardından güvenliği aşamalı biçimde değerlendiren insan çalışmaları gösterebilir.</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] Zeng P, Lei J, Lu Y, Zhang W, You J, Zheng Y, Wu J. Photoactivated Hypericum perforatum-Derived Exosome Nanovesicles Suppress Breast Cancer via miR-172f/CD24–Siglec-G/10-Driven Macrophage Reprogramming. Biomaterials Research. 2026;30:0393. DOI: 10.34133/bmr.0393</p>

<p>[2] Barkal AA, Brewer RE, Markovic M ve diğerleri. CD24 signalling through macrophage Siglec-10 is a target for cancer immunotherapy. Nature. 2019;572:392-396. DOI: 10.1038/s41586-019-1456-0</p>

<p>[3] Murray PJ, Allen JE, Biswas SK ve diğerleri. Macrophage Activation and Polarization: Nomenclature and Experimental Guidelines. Immunity. 2014;41(1):14-20. DOI: 10.1016/j.immuni.2014.06.008</p>

<p>[4] Ma X, Chen N, Zeng P ve diğerleri. Hypericum Perforatum-Derived Exosomes-Like Nanovesicles: A Novel Natural Photosensitizer for Effective Tumor Photodynamic Therapy. International Journal of Nanomedicine. 2025;20:1529-1541. DOI: 10.2147/IJN.S510339 </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/sari-kantaron-nanovezikulleri-meme-kanserini-deneyde-baskiladi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 10:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6439.jpeg" type="image/jpeg" length="25170"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trabzonspor’da Denis Drăguș için ayrılık masası: FCSB ihtimali güçlendi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-denis-dragus-icin-ayrilik-masasi-fcsb-ihtimali-guclendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-denis-dragus-icin-ayrilik-masasi-fcsb-ihtimali-guclendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzonspor’un yeni sezon kadro planlamasında düşünmediği Denis Drăguș ile yollarını ayırmak için görüşmeler yürüttüğü belirtildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rumen futbolcunun ülkesine dönme ihtimali güçlenirken FCSB’nin ilgisi ve sözleşme feshi için talep ettiği öne sürülen ücret sürecin önündeki başlıca konular oldu.</p>

<p>Trabzonspor’da yeni sezon öncesi ayrılık çalışmaları devam ederken Denis Drăguș dosyası yeniden hareketlendi. Bordo-mavili kulübün, Rumen hücum oyuncusuyla yollarını ayırmak için görüşmelerini sürdürdüğü ve gelecek sezon planlamasında futbolcuya yer vermediği belirtildi.</p>

<p>Trabzonspor Başkan Yardımcısı Zeyyat Kafkas’ın Denis Drăguș ve John Lundstram için görüşmelerin devam ettiğini açıklaması, ayrılık ihtimalini güçlendirdi. Drăguș’un kariyerine Romanya’da devam etme ihtimali öne çıkarken FCSB’nin oyuncuya yönelik ilgisini koruduğu aktarılıyor.</p>

<p>FCSB, Denis Drăguș’u bekliyor</p>

<p>FCSB Başkanı Gigi Becali, Denis Drăguș transferine yönelik ilgilerinin sürdüğünü belirterek Rumen oyuncuyu beklediklerini açıkladı. FCSB’nin transfer için Trabzonspor ile oyuncu arasındaki sözleşme sorununun çözülmesini beklediği ifade ediliyor.</p>

<p>Drăguș’un Romanya’ya dönmeye sıcak baktığı öne sürülürken Türkiye’den ve farklı ülkelerden kulüplerin de oyuncunun durumunu takip ettiği belirtiliyor. Ancak Trabzonspor’a ulaşmış ve kabul edilmiş resmî bir teklif bulunduğuna ilişkin açıklama yapılmadı.</p>

<p>Ayrılıkta 3 milyon avroluk düğüm</p>

<p>Romanya basınında yer alan iddiaya göre Denis Drăguș, Trabzonspor ile kalan iki yıllık sözleşmesinden doğacak yaklaşık 3 milyon avroluk ücretin tamamını alarak serbest kalmak istiyor.</p>

<p>Trabzonspor yönetiminin ise oyuncunun kalan ücretinin tamamını ödemeye ve bonservis bedeli almadan ayrılmasına sıcak bakmadığı öne sürüldü. Bordo-mavililerin önceliğinin Drăguș’u bonservisiyle göndermek olduğu, bu seçeneğin gerçekleşmemesi hâlinde karşılıklı fesih koşullarının görüşülebileceği ifade ediliyor.</p>

<p>Fatih Tekke’nin planlarında yer almıyor</p>

<p>Denis Drăguș’un fiziksel durumunu koruyabilmesi için Trabzonspor’un sezon öncesi çalışmalarında yer aldığı, ancak teknik direktör Fatih Tekke’nin yeni sezon planlamasında düşünülmediği aktarılıyor. Kulüp yönetiminin yabancı kontenjanında yer açmak ve maaş bütçesini rahatlatmak amacıyla ayrılık sürecini kısa sürede sonuçlandırmayı hedeflediği belirtiliyor.</p>

<p>Bordo-mavili kulübün oyuncuyu bonservisiyle veya uygun şartlarda kiralık olarak göndermeyi değerlendirdiği daha önce de gündeme gelmişti. Süper Lig’den ve yurt dışından bazı takımların Drăguș’un durumunu araştırdığı öne sürülmesine rağmen henüz sonuçlanmış bir transfer bulunmuyor.</p>

<p>Denis Drăguș’un Trabzonspor sözleşmesi sürüyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Trabzonspor’a 2024 yılında transfer olan Denis Drăguș’un bordo-mavili kulüple iki yıl daha sözleşmesi bulunuyor. Rumen futbolcu geçen sezonun ilk bölümünü Eyüpspor’da, ikinci bölümünü ise Gaziantep FK’de kiralık olarak geçirdi. Trabzonspor, oyuncunun Gaziantep FK’ye geçici transferini Ocak 2026’da resmen açıklamıştı.</p>

<p>Santrforun yanı sıra sol kanatta da görev yapabilen Drăguș, Trabzonspor’daki ilk sezonunda beklenen düzenli skor katkısını sağlayamadı. Kiralık dönemlerinin ardından takıma dönen oyuncunun geleceği, yönetim ile temsilcisi arasındaki görüşmelere bağlı olacak.</p>

<p>Denis Drăguș Trabzonspor’dan ayrılacak mı?</p>

<p>Trabzonspor’un Denis Drăguș ile yollarını ayırmak istediği kulüp yöneticisinin açıklamasıyla doğrulanırken, ayrılığın hangi yöntemle gerçekleşeceği henüz netleşmedi.</p>

<p>FCSB’nin ilgisi devam etse de bonservis bedeli, oyuncunun kalan ücretleri ve sözleşme feshi şartları konusunda uzlaşma sağlanması gerekiyor. Tarafların anlaşması hâlinde Rumen futbolcunun ülkesine dönme ihtimalinin güç kazanacağı belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-denis-dragus-icin-ayrilik-masasi-fcsb-ihtimali-guclendi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 10:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5663.jpeg" type="image/jpeg" length="39412"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trabzon Ortahisar’da Otomobil Çarptı: Genç Kız Entübe Edildi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç kız hastaneye kaldırılarak entübe edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Bahçecik Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasında bir genç kız ağır yaralandı. Olay, dün öğle saatlerinde mahalle içindeki cadde üzerinde yaşandı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza cadde üzerinde ilerleyen bir otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle genç kız metrelerce savrularak yere düştü.</p>

<p>Kazayı gören çevredeki vatandaşlar hızla olay yerine koşarak yaralıya ilk müdahaleyi yaptı. Durumun 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirilmesi üzerine bölgeye kısa sürede ambulans sevk edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ağır yaralanan genç kıza ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi. Ardından ambulansla <strong>hastaneye</strong> kaldırılan genç kızın tedavi altına alındığı öğrenildi.</p>

<p>Hastaneden edinilen bilgilere göre genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakım ünitesinde <strong>entübe edilerek tedavisinin sürdüğü</strong> bildirildi.</p>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/JabDXO75eq4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="80058"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı’nın Bilinmeyen Hikâyesi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Mart sadece bir meslek günü değil, bir direnişin hatırasıdır. İşgal altındaki İstanbul’da Tıbbiyeli gençlerin başlattığı o tarihi duruşu Prof. Dr. İhsan Kafadar anlatıyor. Bir bayramın ardındaki vatan, cesaret ve fedakârlık hikâyesi bu videoda.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/bedf6ab0-8103-4cb9-8101-fc233d486602.jpg" type="image/jpeg" length="52546"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SMA Hastalığı Nedir? İlk Belirtiler ve Güncel Tedavi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SMA hastalığı bebeklerde ve çocuklarda kas kaybına yol açıyor. Erken belirti fark edilmezse tablo ağırlaşıyor. Uzmanlar erken tanı ve tarama uyarısı yapıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bir bebek başını tutamıyorsa, emmede zorlanıyorsa ya da yaşıtlarına göre daha hareketsizse… Bu durum basit bir gelişim geriliği değil, <strong>SMA hastalığı</strong> olabilir.</p>

<p>Son yıllarda hem tarama programlarının yaygınlaşması hem de ailelerin bilinçlenmesiyle <strong>SMA hastalığı</strong> daha fazla konuşuluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Çocuk Nörolojisi Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, özellikle erken belirti ve tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor:<br />
“Bugün artık SMA hastalığında erken tanı, hastalığın seyrini değiştirebiliyor. Ancak belirtiler gözden kaçarsa tablo ağırlaşabiliyor.”<br />
<br />
SMA Hastalığı nedir?</p>

<p><strong>SMA hastalığı (Spinal Müsküler Atrofi)</strong>, omurilikteki hareket sinir hücrelerini etkileyen genetik bir kas hastalığıdır.</p>

<p>Bu hastalıkta, kasları çalıştıran motor nöronlar hasar görür. Sonuç olarak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kaslarda güçsüzlük</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hareket kısıtlılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zamanla kas erimesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İleri vakalarda solunum problemleri</p>
 </li>
</ul>

<p>görülebilir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’a göre, <strong>SMA hastalığı</strong> doğuştan gelen genetik bir bozukluktur ve SMN1 genindeki eksiklik nedeniyle ortaya çıkar. “Kasın kendisi sağlamdır, sorun kası çalıştıran sinirdedir” diyerek hastalığın mekanizmasını sade bir dille anlatıyor.</p>

<p>SMA hastalığı tiplerine göre farklı şiddette seyreder. Bazı bebeklerde ilk aylarda ağır tablo görülürken, bazı çocuklarda belirtiler daha geç ortaya çıkabilir.</p>

<hr />
<h2>En sinsi belirtiler</h2>

<p>SMA hastalığı çoğu zaman sessiz başlar. Aileler ilk etapta fark etmeyebilir.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken belirtiler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Baş kontrolünde gecikme</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve yutma güçlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaşıtlarına göre daha az hareket</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda gevşeklik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sık solunum yolu enfeksiyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oturamama ya da yürüyememe</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Bebek çok sakin diye sevinen aileler oluyor. Oysa aşırı hareketsizlik bazen <strong>SMA hastalığı belirtisi</strong> olabilir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Özellikle bacaklarda güçsüzlük ön plandadır. Bazı vakalarda dilde titreme bile görülebilir. Bu belirtiler erken dönemde yakalanırsa, tedavi seçenekleri daha etkili olabilir.</p>

<hr />
<h2>Kimler risk altında?</h2>

<p>SMA hastalığı kalıtsal bir hastalıktır.</p>

<p>Risk grupları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Anne ve babanın taşıyıcı olduğu bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliği bulunan aileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ailesinde SMA öyküsü olanlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye’de taşıyıcılık oranının yaklaşık 1/40–1/50 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu da toplumda azımsanmayacak bir genetik risk bulunduğunu gösterir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “Anne ve baba sağlıklı olabilir. Taşıyıcı olduklarını bilmeyebilirler. Bu nedenle evlilik öncesi ve gebelik öncesi taramalar çok önemlidir” diyor.</p>

<hr />
<h2>Neden artıyor?</h2>

<p>Son yıllarda “SMA hastalığı artıyor mu?” sorusu sıkça soruluyor.</p>

<p>Uzmanlara göre artışın birkaç nedeni var:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarının yaygınlaşması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik testlere erişimin artması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplumsal farkındalığın yükselmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliklerinin devam etmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Eskiden tanı alamayan vakalar vardı. Bugün erken tarama sayesinde SMA hastalığını daha erken yakalayabiliyoruz” diyerek görünürdeki artışın tanı kapasitesiyle ilişkili olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Ayrıca son yıllarda geliştirilen gen tedavileri ve yeni ilaç seçenekleri de hastalığın daha fazla gündeme gelmesine yol açtı.</p>

<hr />
<h2>Ne zaman doktora gidilmeli?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk nörolojisi uzmanına başvurulmalı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebek başını 3–4 ayda tutamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>6–7 ayda desteksiz oturamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 yaşında yürümeye başlamamışsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda belirgin güçsüzlük varsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve beslenme problemi sürüyorsa</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “SMA hastalığında erken tanı hayat kurtarır. Gecikme kas kaybını artırabilir” diyerek aileleri uyarıyor.</p>

<p>Bugün <strong>SMA hastalığı tedavisi</strong> için kullanılan ilaçlar, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bazı vakalarda gen tedavisi uygulanabiliyor. Ancak tedavinin başarısı büyük ölçüde erken teşhise bağlı.</p>

<hr />
<h2>Nasıl korunulur?</h2>

<p>SMA hastalığı tamamen önlenebilir bir hastalık değildir. Ancak risk azaltılabilir.</p>

<p>Korunma yolları:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Evlilik öncesi taşıyıcılık testi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gebelik öncesi genetik danışmanlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aile öyküsü varsa ileri genetik testler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarına katılım</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Toplumsal bilinç en güçlü silahtır. Taşıyıcı olduğunuzu bilmek kader değildir, önlem alma fırsatıdır” diyor.</p>

<p>Türkiye’de yenidoğan tarama programlarının genişlemesi sayesinde <strong>SMA hastalığı</strong> artık daha erken evrede tespit edilebiliyor. Bu da çocukların yaşam kalitesini artırma açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<hr />
<h2>Uzman Uyarısı: Erken Tanı Hayat Değiştiriyor</h2>

<p>SMA hastalığı kader değil, geç kalınmış tanı kader olabilir.</p>

<p>Kas kaybı başladıktan sonra geri dönüş sınırlıdır. Bu nedenle belirti, risk, genetik öykü ve erken tarama hayati önemdedir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar son olarak şu mesajı veriyor:<br />
“Her hareketsizlik masum değildir. Aileler gelişim basamaklarını yakından takip etmeli. Şüphe varsa zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalı.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Nw0exSzCb4o/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="91829"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Epilepsi Nedir? Prof. Dr. İhsan Kafadar’dan Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Epilepsi (sara) nedir, belirtileri nelerdir? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. İhsan Kafadar çocuklarda epilepsi, nöbet anında yapılması gerekenler ve tedaviyi anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beyin bazen kendi içinde bir fırtına çıkarır. Sessiz, görünmez ama etkisi sarsıcı bir elektrik dalgası… İşte epilepsi, bu dalganın kontrolsüzce yayılmasıyla ortaya çıkan nörolojik bir hastalık.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Nöroloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada epilepsinin toplumda hâlâ yanlış bilinen yönleri olduğunu vurguladı.</p>

<hr />
<h2>Epilepsi (Sara) Nedir?</h2>

<p>Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan, tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalıktır. Halk arasında “sara” olarak bilinir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’a göre:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tek bir hastalık değil, birçok farklı nedeni ve türü olan bir beyin hastalıkları grubudur. Her nöbet epilepsi değildir; tanı için nöbetlerin tekrarlayıcı olması gerekir.”</p>
</blockquote>

<hr />
<h2>Nöbet Nasıl Ortaya Çıkar?</h2>

<p>Beynimiz milyarlarca sinir hücresinin uyumlu çalışmasıyla görev yapar. Ancak bazı durumlarda bu hücreler bir anda aşırı ve düzensiz elektrik sinyali üretir. Sonuç?</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ani bilinç kaybı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Kasılmalar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sabit bir noktaya dalıp kalma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağızda köpürme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kısa süreli hafıza kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Garip kokular ya da tatlar hissetme</p>
 </li>
</ul>

<p>Bazı nöbetler dramatiktir, bazıları ise sadece birkaç saniyelik “donma” şeklinde geçer. Bu nedenle birçok epilepsi vakası uzun süre fark edilmeden devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Çocuklarda Epilepsi Daha mı Farklı?</h2>

<p>Prof. Dr. Kafadar, özellikle çocukluk çağında epilepsinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtiyor:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuklarda dalıp gitme, ders sırasında kısa süreli kopmalar, ani sıçramalar ya da sebepsiz düşmeler epilepsi belirtisi olabilir. Ailelerin bu belirtileri hafife almaması gerekir.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukluk çağı epilepsilerinin bir kısmı yaşla birlikte düzelebilirken, bazı türleri uzun süreli takip gerektirir.</p>

<hr />
<h2>Epilepsinin Nedenleri Neler?</h2>

<p>Epilepsi her zaman tek bir nedene bağlı değildir. Olası sebepler arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Doğum sırasında beyin hasarı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik yatkınlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin enfeksiyonları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kafa travmaları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin tümörleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nedeni bilinmeyen (idiopatik) durumlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Vakaların önemli bir kısmında ise net bir sebep saptanamayabilir.</p>

<hr />
<h2>Tanı Nasıl Konur?</h2>

<p>Epilepsi tanısında en önemli testlerden biri <strong>EEG (Elektroensefalografi)</strong>’dir. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeder.</p>

<p>Bunun yanında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Beyin MR görüntülemesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayrıntılı nörolojik muayene</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nöbet öyküsünün detaylı değerlendirilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Tanı sürecinde büyük önem taşır.</p>

<hr />
<h2>Tedavisi Var mı?</h2>

<p>Evet. Epilepsi hastalarının büyük bir kısmı düzenli ilaç tedavisiyle nöbetsiz bir yaşam sürebilir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’ın altını çizdiği en önemli nokta şu:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaçlar düzenli kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70’inde nöbetler tamamen kontrol altına alınabilir.”</p>
</blockquote>

<p>Dirençli vakalarda ise:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ketojenik diyet</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vagus sinir stimülasyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cerrahi tedavi</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi seçenekler gündeme gelebilir.</p>

<hr />
<h2>Nöbet Anında Ne Yapılmalı?</h2>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlış, nöbet geçiren kişinin ağzına bir şey koymaya çalışmaktır. Bu son derece tehlikelidir.</p>

<p>Doğru yaklaşım:</p>

<p>✔️ Kişiyi yan yatırmak<br />
✔️ Başını sert bir zeminden korumak<br />
✔️ Süreyi takip etmek<br />
✔️ Nöbet 5 dakikayı aşarsa acil yardım çağırmak</p>

<hr />
<h2>Toplumsal Yanlış Algılar</h2>

<p>Epilepsi bulaşıcı değildir.<br />
Ruhsal bir hastalık değildir.<br />
Akıl hastalığı değildir.</p>

<p>Bu hastalık, beynin elektriksel düzeniyle ilgilidir. Doğru tedavi ve takip ile bireyler eğitimlerine, iş hayatlarına ve sosyal yaşamlarına devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Son Söz</h2>

<p>Epilepsi korkulacak değil, bilinmesi gereken bir hastalıktır. Bilgi, ön yargının panzehiridir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’ın da ifade ettiği gibi, erken tanı ve düzenli takip hayat kalitesini belirleyen en kritik faktördür.</p>

<p>Beynin elektriği bazen kontrolden çıkabilir. Önemli olan, o dalgayı doğru yönetmektir. ⚡<br />
Epilepsi (Sara Hastalığı) Nedir? Epilepsi Çeşitleri Nelerdir? Epilepsi Neden Olur? Epilepsi Belirtileri Nelerdir? Epilepsi Nasıl Teşhis Edilir? Epilepsi Tedavisi Nasıl Yapılır? Epilepsi Risk Faktörleri Nelerdir? Epilepsi öldürür mü? Epilepsi nasıl anlaşılır? Epilepsi geçer mi? Stres epilepsiyi etkiler mi? Epilepsi nöbeti uyurken olur mu? Epilepsi nöbeti geçirdikten sonra kişi neler hisseder? Anksiyete epilepsiye neden olur mu?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Qo87l9ftCJg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="61882"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Salmonella Nedir? Salmonella Belirtileri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salmonella nedir, nasıl bulaşır, belirtileri neler? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Asuman İnan, Tıbbiye Bülteni’ne konuştu.”]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bir lokma… Ve saatler içinde başlayan ateş, kramp, halsizlik.<br />
Adı sık duyuluyor ama ciddiyeti çoğu zaman hafife alınıyor: <strong>Salmonella</strong>.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Asuman İnan</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada özellikle yaz aylarında artan vakalara dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. İnan, “Salmonella en sık gıdalar yoluyla bulaşır. Çiğ veya iyi pişmemiş tavuk, yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve iyi yıkanmamış sebzeler risk taşır” dedi.</p>

<hr />
<h2>🧫 Salmonella Nedir?</h2>

<p>Salmonella, bağırsak sistemini etkileyen bir bakteri grubudur. Halk arasında çoğu zaman “gıda zehirlenmesi” olarak bilinen tabloya neden olur. Ancak her gıda zehirlenmesi Salmonella değildir.</p>

<p>Uzmanlara göre bakteri, uygun sıcaklıkta hızla çoğalır ve özellikle hijyen kurallarına uyulmayan mutfaklarda kolayca yayılır.</p>

<hr />
<h2>⚠️ Salmonella Belirtileri Nelerdir?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’ın verdiği bilgilere göre belirtiler genellikle bakterinin alınmasından <strong>6–72 saat sonra</strong> ortaya çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek ateş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sulu veya kanlı ishal</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karın ağrısı ve kramp</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bulantı ve kusma</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Halsizlik</p>
 </li>
</ul>

<p>Çoğu vaka 4–7 gün içinde düzeliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf kişilerde enfeksiyon kana karışabiliyor ve ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<hr />
<h2>🚨 Kimler Risk Altında?</h2>

<p>Uzman isim özellikle şu grupları uyardı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>65 yaş üstü bireyler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hamileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik hastalığı olanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu kişilerde tablo daha ağır seyredebilir ve hastane tedavisi gerekebilir.</p>

<hr />
<h2>🛡 Nasıl Korunmalı?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’a göre korunmanın temel anahtarı mutfak hijyeni:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çiğ et ve sebzeler ayrı kesme tahtasında hazırlanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tavuk ve et iyice pişirilmeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Soğuk zincir korunmalı</p>
 </li>
</ul>

<p>“Salmonella gözle görülmez, tadı değişmez. Bu nedenle en güçlü silahımız temizliktir” uyarısında bulundu.</p>

<hr />
<h2>📌 Uzmandan Net Mesaj</h2>

<p>Salmonella hafife alınacak bir enfeksiyon değil. Basit görünen bir ishal tablosu bazı gruplarda hayati risk oluşturabiliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında açıkta satılan ve iyi muhafaza edilmeyen gıdalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/p38tMWwaAvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="24734"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kanserden korunmanın 12 altın kuralı: Mucize formül değil, bilim öneriyor]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre kanserden korunmanın en etkili yolu tek bir mucize diyet değil; sigaradan uzak durmaktan güneşten korunmaya kadar uzanan 12 bilimsel yaşam alışkanlığı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kanser, dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Sosyal medyada “alkali diyetle kanser yok olur” ya da “tek bitkiyle tümör erir” gibi iddialar yayılırken, bilimsel araştırmalar kansere karşı en güçlü korumanın <strong>günlük yaşam alışkanlıklarında</strong> saklı olduğunu gösteriyor.<br />
 </p>

<h2>Uzmanların ortak mesajı</h2>

<p>“Mucize aramayın.<br />
Bilimsel önlemlerle ve sağlıklı yaşamla riskleri azaltın.”</p>

<p>Kanser riskini tamamen sıfırlamak mümkün olmasa da, bu 12 başlıkla risk belirgin biçimde azaltılabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlara göre kanserden korunma bir günde değil, bir yaşam tarzıyla mümkün. İşte bilimsel kanıtlarla desteklenen <strong>12 altın kural</strong>:</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GALERİ</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/1.jpg" type="image/jpeg" length="27742"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
