<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Tıbbiye Bülteni | Sağlık Haberleri</title>
    <link>https://www.tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni, sağlık ve tıp alanındaki güncel gelişmeleri bilimsel doğruluk temelinde okuyucularına ulaştıran bağımsız sağlık haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 02 Aug 2026 21:54:58 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Alkol Tüketimi Kanser Riskini Artırıyor: Bilimsel Kanıtlar Güçleniyor]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/alkol-tuketimi-kanser-riskini-artiriyor-bilimsel-kanitlar-gucleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/alkol-tuketimi-kanser-riskini-artiriyor-bilimsel-kanitlar-gucleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilimsel çalışmalar, alkol tüketiminin yalnızca yüksek miktarlarda değil, düşük düzeylerde de bazı kanser türlerinin riskini artırabileceğini gösteriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütü’ne bağlı Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (IARC) ve ABD Ulusal Kanser Enstitüsü, alkolü insanlarda kansere neden olduğu kanıtlanmış maddeler arasında değerlendiriyor.</p>

<p>Alkolün sağlık üzerindeki etkilerine ilişkin bilimsel kanıtlar her geçen yıl daha da güçleniyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne bağlı Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (IARC), alkollü içecekleri “Grup 1 kanserojen” yani insanlarda kansere neden olduğu bilimsel olarak kanıtlanmış maddeler arasında sınıflandırıyor. ABD Ulusal Kanser Enstitüsü tarafından özetlenen geniş kapsamlı insan çalışmaları da alkol tüketiminin ağız, boğaz, yemek borusu, karaciğer, kalın bağırsak, gırtlak ve kadınlarda meme kanseri riskini artırdığını ortaya koyuyor. [1][2]</p>

<p>Düşük miktarda alkol de riski artırabiliyor</p>

<p>Uzun yıllar boyunca yalnızca aşırı alkol tüketiminin zararlı olduğu düşünülse de, güncel araştırmalar daha düşük miktarlarda alkol tüketiminin de özellikle meme kanseri açısından riski tamamen ortadan kaldırmadığını gösteriyor. Büyük insan popülasyonlarında yapılan epidemiyolojik çalışmalar (toplumdaki hastalık nedenlerini inceleyen araştırmalar), riskin tüketim miktarı arttıkça yükseldiğini, ancak sıfırın üzerinde her düzeyde tamamen risksiz bir sınır belirlenemediğini bildiriyor. [1][2]</p>

<p>Bilim insanları bu nedenle “güvenli alkol miktarı” kavramının kanser açısından net bir karşılığı olmadığını vurguluyor. [1][3]</p>

<p>Alkol vücutta kansere nasıl zemin hazırlıyor?</p>

<p>Araştırmalara göre alkol, vücuda girdikten sonra asetaldehit adı verilen toksik (zararlı) bir maddeye dönüşüyor. Bu madde DNA’ya zarar verebiliyor ve hücrelerin kendini onarma mekanizmasını bozabiliyor. Ayrıca alkol;</p>

<ul>
 <li>Hücrelerde oksidatif stres (zararlı molekül birikimi) oluşturabiliyor.</li>
 <li>Bazı vitaminlerin emilimini azaltabiliyor.</li>
 <li>Kadınlarda östrojen hormonunu yükseltebiliyor.</li>
 <li>Sigara dumanındaki kanser yapıcı maddelerin ağız ve boğaz dokularına daha kolay nüfuz etmesine katkı sağlayabiliyor. [2][3]</li>
</ul>

<p>Bu mekanizmaların birlikte çalışması, uzun vadede bazı kanser türlerinin gelişme olasılığını artırabiliyor.</p>

<p>Kadınlar ve erkeklerde farklı kanserler öne çıkıyor</p>

<p>Araştırmalar, alkolün erkeklerde daha çok ağız, boğaz ve sindirim sistemi kanserleriyle ilişkilendirildiğini gösteriyor. Kadınlarda ise en dikkat çekici ilişki meme kanseriyle görülüyor. Uluslararası değerlendirmeler, her yıl dünya genelinde yüz binlerce meme kanseri vakasının alkol tüketimiyle bağlantılı olabileceğini ortaya koyuyor. [1][3]</p>

<p>Sağlıklı beslenme riski tamamen ortadan kaldırmıyor</p>

<p>Bitkisel besinlerden zengin, lif içeriği yüksek beslenmenin hormon dengesi ve genel sağlık üzerinde olumlu etkileri bulunuyor. Bazı çalışmalar lif tüketiminin östrojen düzeylerinin düzenlenmesine katkı sağlayabileceğini öne sürse de, bu durum alkolün oluşturduğu kanser riskini tamamen ortadan kaldırmıyor. Bilim insanları sağlıklı beslenmenin önemli olduğunu ancak alkol tüketiminin kanser üzerindeki etkisini sıfırlamadığını vurguluyor. [1]</p>

<p>Son yıllarda yayımlanan bilimsel raporlar ve halk sağlığı değerlendirmeleri, alkolün yalnızca karaciğere zarar veren bir madde olmadığını, aynı zamanda önlenebilir kanser nedenlerinden biri olduğunu ortaya koyuyor. Bununla birlikte bireysel risk; tüketim miktarı, genetik yapı, sigara kullanımı ve yaşam tarzı gibi birçok faktörden de etkilenebiliyor. Araştırmaların ortak mesajı ise kanser riski açısından alkol tüketiminin azaltılmasının daha düşük riskle ilişkili olduğu yönünde.</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] Greger M. Can Alcohol Cause Cancer? <a href="http://nutritionfacts.org/" rel="nofollow">NutritionFacts.org</a>, 2018. İçerikte atıf yapılan bilimsel çalışmalar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>[2] National Cancer Institute. Alcohol and Cancer Risk Fact Sheet. Güncellenmiş bilgi notu.</p>

<p>[3] International Agency for Research on Cancer (IARC). Alcohol and Cancer. IARC Monographs ve değerlendirme özeti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/alkol-tuketimi-kanser-riskini-artiriyor-bilimsel-kanitlar-gucleniyor</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 21:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7191.jpeg" type="image/jpeg" length="32775"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Soğuk Terleme ve Çene Ağrısı Kalp Krizinin Habercisi Olabilir]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/soguk-terleme-ve-cene-agrisi-kalp-krizinin-habercisi-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/soguk-terleme-ve-cene-agrisi-kalp-krizinin-habercisi-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kalp krizi, kalbi besleyen damarlardan birinin aniden tıkanması sonucu ortaya çıkan ve dakikaların bile önemli olduğu bir acil durumdur.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uzmanlar, göğüs ağrısının yanı sıra nefes darlığı, soğuk terleme, mide bulantısı ve çene ya da kol ağrısı gibi belirtilerin de kalp krizinin habercisi olabileceğini vurguluyor.</p>

<p>Kalp krizi, kalp kasına giden kan akışının aniden kesilmesiyle gelişir. Bu durum, kalp kasının yeterli oksijen alamamasına ve tedavi gecikirse kalıcı hasara yol açabilir. WebMD tarafından kardiyoloji uzmanlarının tıbbi değerlendirmesiyle hazırlanan güncel sağlık bilgilerine göre, belirtileri erken fark etmek ve vakit kaybetmeden acil sağlık hizmetine başvurmak hayat kurtarıyor.[1]</p>

<p>Kalp krizi neden olur?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kalp krizlerinin büyük bölümü, koroner arter (kalbi besleyen damar) duvarında yıllar içinde biriken kolesterol ve yağdan oluşan plakların yırtılmasıyla başlar. Plak yırtıldığında oluşan pıhtı damarı tamamen tıkayabilir ve kalp kasına giden kan akışını durdurabilir.[1]</p>

<p>Bu nedenle kalp krizi çoğu zaman ani gelişse de, altında uzun yıllar devam eden damar sertliği (ateroskleroz) süreci bulunur.[1]</p>

<p>En sık görülen belirtiler</p>

<p>Kalp krizinde herkes aynı belirtileri yaşamayabilir. En yaygın belirtiler şunlardır:[1]</p>

<ul>
 <li>Göğsün ortasında baskı, sıkışma veya yanma hissi</li>
 <li>Sol kola, iki kola, omuzlara, sırta, boyna veya çeneye yayılan ağrı</li>
 <li>Nefes darlığı</li>
 <li>Soğuk terleme</li>
 <li>Baş dönmesi veya bayılacak gibi hissetme</li>
 <li>Mide bulantısı ya da kusma</li>
 <li>Aşırı halsizlik ve yorgunluk</li>
</ul>

<p>Belirtiler birkaç dakika sürebilir, hafifleyip tekrar başlayabilir veya giderek şiddetlenebilir.[1]</p>

<p>Kadınlarda belirtiler farklı olabilir</p>

<p>Kadınlarda kalp krizi her zaman şiddetli göğüs ağrısıyla başlamayabilir. Bunun yerine;</p>

<ul>
 <li>Olağan dışı yorgunluk</li>
 <li>Hazımsızlık hissi</li>
 <li>Sırt, boyun veya çene ağrısı</li>
 <li>Nefes darlığı</li>
 <li>Mide bulantısı</li>
</ul>

<p>gibi daha belirsiz yakınmalar görülebilir. Bu nedenle belirtilerin mide rahatsızlığı veya kas ağrısıyla karıştırılması tanıda gecikmeye neden olabilir.[1][2]</p>

<p>Sessiz kalp krizi de görülebiliyor</p>

<p>Bazı kişiler, özellikle diyabet (şeker hastalığı) olanlarda, “sessiz kalp krizi” olarak bilinen durumda belirgin göğüs ağrısı yaşamayabilir. Hafif halsizlik, nefes darlığı veya kısa süreli rahatsızlık hissi dışında belirti olmayabilir. Bu nedenle düzenli sağlık kontrolleri büyük önem taşır.[1]</p>

<p>Kimler daha fazla risk altında?</p>

<p>Kalp krizi riskini artıran başlıca etkenler şunlardır:[1]</p>

<ul>
 <li>Sigara kullanımı</li>
 <li>Hipertansiyon (yüksek tansiyon)</li>
 <li>Diyabet (şeker hastalığı)</li>
 <li>Yüksek kolesterol</li>
 <li>Obezite (aşırı kilo)</li>
 <li>Fiziksel hareketsizlik</li>
 <li>İleri yaş</li>
 <li>Ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü</li>
 <li>Uzun süreli stres</li>
</ul>

<p>Bu risklerin önemli bir kısmı yaşam tarzı değişiklikleriyle azaltılabiliyor.[1]</p>

<p>Belirti varsa beklememek gerekiyor</p>

<p>Kalp krizinde en önemli unsur zamandır. Uzmanlar, belirtilerin kendiliğinden geçmesini beklemek yerine acil sağlık ekiplerinin aranmasını öneriyor. Kan akışının ne kadar erken yeniden sağlanabildiği, kalp kasında oluşacak hasarın miktarını doğrudan etkiliyor.[1]</p>

<p>Kalp krizinin belirtileri kişiden kişiye değişebildiği için yalnızca klasik göğüs ağrısına odaklanmamak gerekiyor. Özellikle birkaç belirtinin birlikte ortaya çıkması durumunda hızlı hareket edilmesi, yaşam şansını artıran en önemli adımlardan biri olarak kabul ediliyor.[1][2]</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] WebMD Editorial Contributors. A Visual Guide to a Heart Attack. WebMD. Tıbbi değerlendirme: Poonam Sachdev, MD. 2024.</p>

<p>[2] WebMD Editorial Contributors. Heart Attack. WebMD. Tıbbi değerlendirme: James Beckerman, MD, FACC. 2025.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/soguk-terleme-ve-cene-agrisi-kalp-krizinin-habercisi-olabilir</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 21:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7190.jpeg" type="image/jpeg" length="18424"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Icardi cephesinde son durum: Galatasaray ile yeni sözleşme belirsizliğini koruyor]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/icardi-cephesinde-son-durum-galatasaray-ile-yeni-sozlesme-belirsizligini-koruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/icardi-cephesinde-son-durum-galatasaray-ile-yeni-sozlesme-belirsizligini-koruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Icardi için yaz transfer döneminde gündem sıcaklığını koruyor. Galatasaray ile sözleşme yenileme sürecinde taraflar arasında yapılan son görüşmeden anlaşma çıkmadığı açıklanırken, kulüp ya da futbolcu cephesinden yeni bir resmî uzlaşma duyurulmadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sürece ilişkin farklı iddialar gündeme gelse de, şu ana kadar Galatasaray tarafından yeni sözleşmenin imzalandığını doğrulayan resmî bir açıklama yapılmadı. Görüşmelerin geleceğine ilişkin belirsizlik devam ediyor.</p>

<p>Icardi için son resmî durum ne?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Icardi, Galatasaray ile yeni sözleşme konusunda uzun süredir gündemde yer alıyor. Oyuncunun menajeri Elio Pino, 18 Mayıs 2026’da gerçekleştirilen görüşmede tarafların beklentilerinin örtüşmediğini ve bu nedenle toplantının olumlu sonuçlanmadığını açıkladı. Pino ayrıca bu görüşmenin ardından yeni bir müzakere yapılmadığını ifade etti.</p>

<p>Kulüpten yeni açıklama geldi mi?</p>

<p>Şu an itibarıyla Galatasaray tarafından yeni sözleşmenin imzalandığına ilişkin resmî bir duyuru bulunmuyor. Kulüp yönetimi daha önce oyuncuyla masaya oturulacağını açıklamış olsa da, son görüşmelerin ardından yeni bir gelişme kamuoyuyla paylaşılmadı.</p>

<p>İddialar sürüyor</p>

<p>Transfer döneminde Icardi hakkında farklı kulüplerle anıldığı ve çeşitli senaryoların gündeme geldiği yönünde haberler yayımlanıyor. Ancak bu iddiaların büyük bölümü resmî makamlar tarafından doğrulanmış değil. Bu nedenle oyuncunun geleceğine ilişkin kesin bir karar açıklanana kadar süreç belirsizliğini koruyor.</p>

<p>Son durum</p>

<p>Gelinen noktada Icardi ile Galatasaray arasında yeni sözleşme konusunda resmiyet kazanmış bir anlaşma bulunmuyor. Menajer tarafından yapılan son açıklamaya göre taraflar arasındaki son toplantı anlaşmayla sonuçlanmadı ve sonrasında yeni bir müzakere gerçekleşmedi. Konuyla ilgili yeni bir resmî açıklama yapılması halinde süreç netlik kazanacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/icardi-cephesinde-son-durum-galatasaray-ile-yeni-sozlesme-belirsizligini-koruyor</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 21:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5665.jpeg" type="image/jpeg" length="92418"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler: Kıbrıs’ta Askerî Hazırlık Durumu Güncellendi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/milli-savunma-bakani-yasar-guler-kibrista-askeri-hazirlik-durumu-guncellendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/milli-savunma-bakani-yasar-guler-kibrista-askeri-hazirlik-durumu-guncellendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Kıbrıs’taki son gelişmeler doğrultusunda Türk Silahlı Kuvvetlerinin askerî hazırlık durumunun güncellendiğini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Savunma Bakanı Yaşar Güler, Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliğine yönelik tedbirlerin sürdüğünü belirterek, bölgedeki gelişmelerin yakından takip edildiğini ve gerekli askerî planlamaların güncel tehdit değerlendirmeleri doğrultusunda gözden geçirildiğini ifade etti.</p>

<p>Savunma Bakanı’ndan Kıbrıs mesajı</p>

<p>Savunma Bakanı Yaşar Güler, Kıbrıs ve Doğu Akdeniz’deki güvenlik ortamına ilişkin yaptığı değerlendirmede, Türk Silahlı Kuvvetlerinin her türlü senaryoya karşı hazırlıklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Güler, Türkiye’nin hem kendi güvenliği hem de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliğini yakından ilgilendiren gelişmeleri ilgili kurumlarla birlikte değerlendirdiğini belirtti.</p>

<p>Askerî hazırlıklar güncel tehditlere göre şekilleniyor</p>

<p>Bakan Güler’in açıklamasına göre, Kıbrıs çevresinde yaşanan gelişmeler doğrultusunda askerî hazırlık planları güncellenirken, olası riskler doğrultusunda gerekli tedbirler alınmaya devam ediyor.</p>

<p>Açıklamada, Türk Silahlı Kuvvetlerinin caydırıcılığını koruyacak şekilde çalışmalarını sürdürdüğü, güvenlik politikalarının mevcut gelişmelere göre düzenli olarak gözden geçirildiği ifade edildi.</p>

<p>Bölgesel gelişmeler takip ediliyor</p>

<p>Milli Savunma Bakanlığı, Doğu Akdeniz’de yaşanan gelişmeler ile bölgedeki askerî hareketliliğin yakından izlendiğini vurgularken, Türkiye’nin uluslararası hukuk çerçevesindeki hak ve menfaatlerinin korunmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü bildirdi.</p>

<p>Yetkililer, güvenlik değerlendirmelerinin hem askerî hem de diplomatik boyutuyla devam ettiğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Son durum</p>

<p>Savunma Bakanı Yaşar Güler’in açıklamalarına göre Türk Silahlı Kuvvetlerinin Kıbrıs’a yönelik askerî hazırlık durumu güncellenmiş durumda. Mevcut süreçte kamuoyuna duyurulan yeni bir askerî operasyon ya da ilave kuvvet konuşlandırmasına ilişkin resmî bir açıklama bulunmuyor. Bölgedeki gelişmeler doğrultusunda değerlendirmeler sürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/milli-savunma-bakani-yasar-guler-kibrista-askeri-hazirlik-durumu-guncellendi</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 21:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7189.jpeg" type="image/jpeg" length="80870"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A Vitamini Yüksek Çocuklarda Akciğer Kapasitesi Daha İyi Çıktı]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/a-vitamini-yuksek-cocuklarda-akciger-kapasitesi-daha-iyi-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/a-vitamini-yuksek-cocuklarda-akciger-kapasitesi-daha-iyi-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Astımı bulunan 1.165 çocuğun verilerini inceleyen yeni araştırmada, kandaki A vitamini düzeyinin yüksek olması daha büyük solunum hacimleriyle ilişkilendirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ancak çalışma, A vitamini takviyesinin akciğer fonksiyonunu iyileştirdiğini kanıtlamıyor ve çocuklarda D vitamini için benzer bir bağlantı göstermiyor.</p>

<p>Astımlı çocuklarda A vitamini ve akciğer fonksiyonu arasında dikkat çekici bir ilişki belirlendi. İki farklı yaş grubundan toplam 2.206 kişinin incelendiği gözlemsel araştırmada, A vitamini düzeyi daha yüksek çocukların bir saniyede verdikleri hava miktarı ve toplam güçlü nefes verme kapasitesi daha yüksek bulundu.[1]</p>

<p>Araştırma, astımı bulunan 1.165 çocuk ile 1.041 yetişkinin verileri kullanılarak gerçekleştirildi. Çocuk grubunun 6-14 yaş arasında olduğu, yetişkin grubunun ise yaş ortalamasının 58,8 olduğu bildirildi. Yetişkin katılımcıların yüzde 67’sini kadınlar oluşturdu.[1]</p>

<p>Katılımcıların kanındaki A ve D vitamini düzeyleri ölçüldü. Akciğer fonksiyonları ise spirometri adı verilen solunum testiyle değerlendirildi. Araştırmacılar ayrıca vitamin düzeylerinin genlerin çalışma biçimini etkileyebilen biyolojik işaretlerle bağlantısını inceledi.[1]</p>

<p>A Vitamini Daha Yüksek Solunum Hacimleriyle İlişkilendirildi</p>

<p>Çocuklarda A vitamini düzeyi yükseldikçe FEV1 ve FVC değerlerinin de arttığı görüldü. FEV1, kişinin derin bir nefes aldıktan sonra ilk bir saniyede güçlü biçimde dışarı verebildiği hava miktarını gösteriyor. FVC ise aynı nefes sırasında dışarı çıkarılan toplam hava hacmini ifade ediyor.[1]</p>

<p>İstatistiksel analizde yüksek A vitamini düzeyi, çocuklarda FEV1 için 2,5 ve FVC için 7,6 birimlik pozitif katsayılarla ilişkilendirildi. Bu sonuçlar, A vitamini düzeyi daha yüksek olan çocukların genel solunum hacimlerinin daha büyük olabileceğine işaret etti.[1]</p>

<p>Bununla birlikte hava yolu daralmasının değerlendirilmesinde kullanılan FEV1/FVC oranı, A vitamini yükseldikçe daha düşük bulundu. Bu ayrıntı, sonuçların yalnızca “A vitamini arttıkça bütün akciğer ölçümleri düzeliyor” biçiminde yorumlanamayacağını gösteriyor.[1]</p>

<p>Çocuklarda D Vitamini İçin Aynı Sonuç Görülmedi</p>

<p>Araştırmanın dikkat çeken bir diğer bulgusu, çocuklarda D vitamini düzeyi ile incelenen akciğer fonksiyonu ölçümleri arasında anlamlı bir bağlantı saptanmaması oldu.[1]</p>

<p>Bu nedenle çalışma, astımlı çocuklarda D vitamini düzeyini yükseltmenin solunum kapasitesini artıracağı yönünde bir kanıt sunmuyor. Daha önce yapılan kontrollü araştırmaları değerlendiren kapsamlı bir inceleme de D vitamini takviyesinin astım ataklarını veya hastalık kontrolünü belirgin biçimde iyileştirdiğine dair güçlü ve tutarlı kanıt bulunmadığını bildirmişti.[3]</p>

<p>Yetişkinlerde A ve D Vitamini Farklı Bir Tablo Gösterdi</p>

<p>Yetişkinlerde hem A hem de D vitamini düzeylerinin daha yüksek FEV1 ve FVC değerleriyle bağlantılı olduğu belirlendi. FEV1/FVC oranıyla anlamlı ilişki ise yalnızca A vitamini için görüldü.[1]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kandaki D vitamini düzeyi en az 30 nanogram/mililitre olan yetişkinlerde daha iyi akciğer ölçümlerinin yanı sıra daha düşük epigenetik yaşlanma göstergeleri saptandı. Epigenetik yaşlanma, hücrelerin genleri açıp kapatma düzenindeki değişimlerden yararlanılarak hesaplanan biyolojik yaşlanma işaretlerini ifade ediyor.[1]</p>

<p>Araştırmacılar, A ve D vitaminiyle bağlantılı küçük gen düzenleyici moleküllerin ortak olarak 248 geni etkileyebildiğini belirledi. Bu genlerin bağışıklık yanıtı, inflamasyon ve hücre döngüsü gibi süreçlerde görev aldığı bildirildi.[1]</p>

<p>Vitaminler Genlerin Çalışma Düzenini Etkiliyor Olabilir</p>

<p>Çalışmada DNA metilasyonu adı verilen epigenetik süreç de değerlendirildi. DNA metilasyonu, genetik şifreyi değiştirmeden bazı genlerin etkinliğini artırabilen veya azaltabilen kimyasal işaretler olarak açıklanıyor.</p>

<p>Daha yüksek vitamin düzeyleri, bağışıklık ve inflamasyon yanıtında görev alan belirli bir gen bölgesindeki metilasyon değişiklikleriyle ilişkilendirildi. İstatistiksel aracılık analizleri, vitamin düzeyleri ile akciğer fonksiyonu arasındaki bağlantının bir bölümünde bu gen düzenleme mekanizmalarının rol oynayabileceğini gösterdi.[1]</p>

<p>Ancak bu analizler biyolojik mekanizma konusunda yalnızca olası bir yol sunuyor. Genlerdeki değişikliklerin vitamin düzeyleri nedeniyle ortaya çıktığı veya akciğer fonksiyonunu doğrudan iyileştirdiği henüz kanıtlanmış değil.[1][2]</p>

<p>Araştırma Takviye Kullanımını Test Etmedi</p>

<p>Araştırmada çocuklara A ya da D vitamini verilmedi. Katılımcılar rastgele takviye ve plasebo gruplarına ayrılmadı. Yalnızca mevcut kan vitamin düzeyleri, solunum testleri ve biyolojik işaretler arasındaki bağlantılar karşılaştırıldı.[1]</p>

<p>Bu nedenle daha yüksek A vitamini düzeylerinin daha iyi akciğer fonksiyonuna yol açtığı söylenemez. Beslenme düzeni, genel sağlık durumu, vücut ağırlığı, astımın şiddeti, kullanılan ilaçlar ve sosyoekonomik koşullar gibi başka etkenler hem vitamin düzeylerini hem de solunum kapasitesini etkilemiş olabilir.</p>

<p>Sonuçlar yalnızca astımı bulunan belirli çocuk ve yetişkin gruplarından elde edildi. Bulguların astımı olmayan çocuklara, farklı ülkelerde yaşayan topluluklara veya vitamin eksikliği bulunmayan kişilere doğrudan genellenmesi mümkün değil.[1][2]</p>

<p>Kontrolsüz A Vitamini Kullanımı Risk Taşıyabilir</p>

<p>A vitamini büyüme, görme, bağışıklık sistemi ve solunum yollarını örten dokuların korunması için gerekli bir besin ögesi. Yumurta, süt ürünleri ve bazı hayvansal gıdalarda hazır A vitamini; havuç, ıspanak ve diğer renkli sebzelerde ise vücudun A vitaminine dönüştürebildiği karotenoidler bulunuyor.[4]</p>

<p>Ancak özellikle hazır A vitamini içeren yüksek dozlu takviyelerin gereğinden fazla kullanılması baş ağrısı, bulantı, görme bozukluğu, karaciğer hasarı ve kemik sorunlarına neden olabiliyor. Çocuklar için güvenli üst sınırlar yaşa göre değişiyor.[4]</p>

<p>Bu nedenle araştırma, astımlı çocuklara gelişigüzel A vitamini takviyesi verilmesini desteklemiyor. Vitamin eksikliği şüphesi bulunan veya takviye kullanması planlanan çocuklarda ihtiyaç ve dozun sağlık uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerekiyor.</p>

<p>Yeni bulgular, A vitamininin çocukluk çağındaki akciğer gelişimi ve astımın biyolojik özellikleriyle bağlantılı olabileceğini gösteriyor. Buna karşılık ilişkinin tedaviye dönüşebilmesi için vitamin takviyesi verilen ve plaseboyla karşılaştırılan kontrollü klinik araştırmalara ihtiyaç bulunuyor.</p>

<p>Mevcut kanıt, yeterli ve dengeli beslenmenin önemini destekliyor; fakat yüksek doz vitamin kullanımının astım tedavisi veya akciğer kapasitesini artıran kanıtlanmış bir yöntem olduğu anlamına gelmiyor.</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] Sharma R, Kachroo P, Mendez KM, Chen Q, Hecker J, Begum S, Kelly RS, Smith R, Dwaraka V, Celedon JC, Tantisira KG, DeMeo DL, Weiss S, Lasky-Su J, McGeachie M. The impact of vitamins A and D on lung function and regulatory epigenetics in adult and childhood asthma. Thorax. 2026. DOI: 10.1136/thorax-2025-223756</p>

<p>[2] Tse SM, Mailhot G. Vitamin A and D impact on lung function: differential or common effects across the lifespan? Thorax. 2026. DOI: 10.1136/thorax-2026-225123</p>

<p>[3] Williamson A, Martineau AR, Griffiths CJ. Vitamin D for the management of asthma. Cochrane Database of Systematic Reviews. 2023;2:CD011511. DOI: 10.1002/14651858.CD011511.pub3</p>

<p>[4] National Institutes of Health Office of Dietary Supplements. Vitamin A and Carotenoids: Fact Sheet for Health Professionals. 2025.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/a-vitamini-yuksek-cocuklarda-akciger-kapasitesi-daha-iyi-cikti</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 20:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7187.jpeg" type="image/jpeg" length="40603"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Geğirme Neden Olur? Sık Geğirme Hangi Hastalıkların Habercisi Olabilir?]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/gegirme-neden-olur-sik-gegirme-hangi-hastaliklarin-habercisi-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/gegirme-neden-olur-sik-gegirme-hangi-hastaliklarin-habercisi-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Geğirme çoğu zaman sindirim sisteminin normal bir parçasıdır ve özellikle yemeklerden sonra birkaç kez olması beklenebilir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ancak gün boyu sık tekrarlayan geğirme, mide reflüsü, gastrit, Helicobacter pylori enfeksiyonu veya irritabl bağırsak sendromu gibi sindirim sistemi hastalıklarının belirtisi de olabilir. Uzmanlar, geğirmenin sıklığı kadar eşlik eden belirtilerin de önem taşıdığına dikkat çekiyor.</p>

<p>Geğirme, mide ve yemek borusunda biriken gazın ağız yoluyla dışarı atılmasıdır. Amerikan merkezli sağlık platformu WebMD’nin, Mayo Clinic, National Institute of Diabetes and Digestive and Kidney Diseases ile American College of Gastroenterology gibi kurumların bilgilerine dayandırdığı güncel değerlendirmeye göre, yemeklerden sonra birkaç kez geğirmek normal kabul edilir. Ancak sıklaşan ve yaşam kalitesini etkileyen geğirmeler altta yatan bir sağlık sorununun işareti olabilir. [1]</p>

<p>Geğirme neden olur?</p>

<p>En yaygın neden, yemek yerken farkında olmadan hava yutmaktır. Bu durum “aerofaji (aşırı hava yutma)” olarak adlandırılır. Hızlı yemek yemek, konuşarak yemek yemek, sakız çiğnemek, sert şeker emmek ve sigara kullanmak daha fazla hava yutulmasına neden olabilir. Gazlı içeceklerde bulunan karbondioksit gazı da geğirmeyi artırabilir. [1]</p>

<p>Bunun yanında yağ oranı yüksek besinler mide boşalmasını yavaşlatarak mide yanması ve geğirmeyi tetikleyebilir. Kafeinli ve alkollü içecekler de bazı kişilerde benzer etki oluşturabilir. [1]</p>

<p>Hangi hastalıkların belirtisi olabilir?</p>

<p>Sürekli geğirme tek başına hastalık anlamına gelmese de bazı sindirim sistemi rahatsızlıklarında sık görülen belirtilerden biridir.</p>

<p>Bunlar arasında şunlar yer alıyor:</p>

<ul>
 <li>Gastroözofageal reflü hastalığı (GERD) yani mide asidinin yemek borusuna kaçması</li>
 <li>Dispepsi (hazımsızlık)</li>
 <li>Gastrit (mide iç yüzeyinin iltihabı)</li>
 <li>Helicobacter pylori bakterisinin neden olduğu mide enfeksiyonu</li>
 <li>İrritabl bağırsak sendromu (IBS), yani hassas bağırsak sendromu [1]</li>
</ul>

<p>Bu hastalıklarda geğirmeye mide yanması, karın ağrısı, şişkinlik, bulantı, kusma veya bağırsak alışkanlıklarında değişiklik gibi belirtiler de eşlik edebilir. [1]</p>

<p>Yemekten sonra kaç kez geğirmek normal?</p>

<p>Uzmanlara göre yemek sonrasında yaklaşık dört kez geğirmek normal kabul edilebilir. Çünkü yemek sırasında yutulan havanın dışarı atılması sindirimin doğal bir parçasıdır. Sorun, geğirmenin gün boyunca sürekli devam etmesi veya günlük yaşamı etkileyecek kadar sıklaşması durumunda ortaya çıkar. [1]</p>

<p>Geğirmeyi azaltmak için neler yapılabilir?</p>

<p>Herhangi bir hastalık saptanmamışsa yaşam tarzındaki küçük değişiklikler geğirmeyi belirgin şekilde azaltabilir.</p>

<p>Öneriler arasında şunlar bulunuyor:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>Yemekleri daha yavaş yemek ve iyi çiğnemek</li>
 <li>Gazlı içecek tüketimini azaltmak</li>
 <li>Sakız çiğnememek ve sert şeker emmemek</li>
 <li>Sigarayı bırakmak</li>
 <li>Yemekten sonra kısa bir yürüyüş yapmak</li>
 <li>Gaz oluşumunu artıran bazı besinleri kişisel toleransa göre azaltmak. Brokoli, lahana, kuru baklagiller ve bazı süt ürünleri bazı kişilerde daha fazla gaz oluşturabilir. [1]</li>
</ul>

<p>Ne zaman doktora başvurulmalı?</p>

<p>Geğirme; istemsiz kilo kaybı, sürekli mide ağrısı, yutma güçlüğü, kanlı kusma, siyah renkli dışkı, sürekli kusma veya şiddetli mide yanmasıyla birlikte görülüyorsa vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması öneriliyor. Çünkü bu belirtiler daha ciddi sindirim sistemi hastalıklarının habercisi olabilir. [1]</p>

<p>Ara sıra geğirmek çoğu kişi için tamamen normaldir. Ancak haftalar boyunca süren, giderek artan veya başka sindirim sistemi yakınmalarıyla birlikte görülen geğirmeler, altta yatan nedenin araştırılması için gastroenteroloji değerlendirmesini gerektirebilir.</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] Matt Smith. Burping &amp; Excessive Belching: Why It Happens &amp; How To Make It Stop. WebMD. Tıbbi inceleme: Nayana Ambardekar, MD. Güncelleme: 2025. Mayo Clinic, National Institute of Diabetes and Digestive and Kidney Diseases ve American College of Gastroenterology kaynakları temel alınmıştır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/gegirme-neden-olur-sik-gegirme-hangi-hastaliklarin-habercisi-olabilir</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 20:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7186-1.jpeg" type="image/jpeg" length="19751"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Saliha Sera Kadıgil Hakkında Soruşturma Başlattı]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/ankara-cumhuriyet-bassavciligi-saliha-sera-kadigil-hakkinda-sorusturma-baslatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/ankara-cumhuriyet-bassavciligi-saliha-sera-kadigil-hakkinda-sorusturma-baslatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Türkiye İşçi Partisi (TİP) İstanbul Milletvekili Saliha Sera Kadıgil hakkında, Cumhurbaşkanına yönelik ifadeleri nedeniyle resen soruşturma başlatıldığını duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Başsavcılık tarafından 2 Ağustos 2026 tarihinde yayımlanan basın açıklamasında, 31 Temmuz 2026 tarihinde Türkiye İşçi Partisi tarafından İzmir’de düzenlenen mitingde Kadıgil’in yaptığı konuşmanın incelemeye alındığı belirtildi.</p>

<p>Açıklamada, konuşma içeriğinde yer alan Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’na yönelik ifadeler nedeniyle Türk Ceza Kanunu’nun 299. maddesinde düzenlenen “Cumhurbaşkanına hakaret” ile 310/2. maddesinde düzenlenen “Cumhurbaşkanına tehdit” suçları kapsamında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturma başlatıldığı ifade edildi.</p>

<p>Başsavcılık açıklamasında, soruşturmanın söz konusu konuşmada yer alan ifadeler nedeniyle başlatıldığı belirtilirken, kamuoyuna “saygıyla duyurulur” ifadesiyle bilgi verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında savcılığın delil toplama ve hukuki değerlendirme sürecini yürüteceği, soruşturma sonucuna göre işlem tesis edileceği öğrenildi. Başlatılan soruşturma, tek başına suçun sabit olduğu anlamına gelmeyip, iddiaların yasal süreç içerisinde değerlendirilmesini ifade ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/ankara-cumhuriyet-bassavciligi-saliha-sera-kadigil-hakkinda-sorusturma-baslatti</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 20:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-7057.jpeg" type="image/jpeg" length="49903"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İnönü Üniversitesi’nin Acı Kaybı: Prof. Dr. Ahmet Acet Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/inonu-universitesinin-aci-kaybi-prof-dr-ahmet-acet-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/inonu-universitesinin-aci-kaybi-prof-dr-ahmet-acet-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malatya sağlık ve akademi camiası, İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin uzun yıllar görev yapan öğretim üyelerinden Prof. Dr. Ahmet Acet’in vefat haberiyle yasa boğuldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Farmakoloji ve Klinik Farmakoloji alanındaki çalışmalarıyla tanınan Acet’in yaşamını yitirmesi, öğrencileri, meslektaşları ve sevenleri arasında büyük üzüntüye neden oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Ahmet Acet, İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde uzun yıllar akademik görev üstlenerek tıp, sağlık bilimleri, dahili tıp bilimleri, farmakoloji ve klinik farmakoloji alanlarında eğitim verdi. Akademik kariyeri boyunca çok sayıda tıp öğrencisi ve uzman hekimin yetişmesine katkı sağlayan Acet, bilimsel çalışmaları ve eğitimci kimliğiyle saygın bir isim olarak öne çıktı.</p>

<p>Bilimsel araştırmalarını özellikle farmakoloji, toksikoloji ve ilaç bilimleri üzerine yoğunlaştıran Prof. Dr. Acet’in çalışmaları uluslararası bilimsel veri tabanlarında yer aldı. Çok sayıda akademik yayına imza atan deneyimli bilim insanı, sağlık alanındaki araştırmalarıyla literatüre önemli katkılar sundu.</p>

<p>Cenaze Programı Belli Oldu</p>

<p>Edinilen bilgilere göre Prof. Dr. Ahmet Acet için cenaze namazı Elazığ’daki Hz. Ali Camii’nde öğle namazının ardından kılınacak. Merhum akademisyen daha sonra Elazığ’da son yolculuğuna uğurlanacak.</p>

<p>Prof. Dr. Ahmet Acet’in vefatı başta İnönü Üniversitesi olmak üzere tıp ve akademi çevrelerinde derin üzüntüyle karşılandı. Meslektaşları ve öğrencileri, yetiştirdiği hekimler ile bilim dünyasına kazandırdığı çalışmalar nedeniyle Acet’i saygı ve rahmetle anıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/inonu-universitesinin-aci-kaybi-prof-dr-ahmet-acet-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 20:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7183-1.jpeg" type="image/jpeg" length="76789"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sis Dağı’nda ATV Kazası: 25 Yaşındaki Fatma Nur Murat Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/sis-daginda-atv-kazasi-25-yasindaki-fatma-nur-murat-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/sis-daginda-atv-kazasi-25-yasindaki-fatma-nur-murat-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Şalpazarı ilçesindeki Sis Dağı’nda meydana gelen ATV kazası, Giresun’un Eynesil ilçesini yasa boğdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gezi sırasında kontrolden çıkarak şarampole yuvarlanan ATV’de bulunan 25 yaşındaki Fatma Nur Murat yaşamını yitirirken, iki kişi yaralandı. Yaralılardan birinin hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi.</p>

<p>Kaza, Trabzon’un Şalpazarı ilçesine bağlı Sis Dağı’nın Hanyanı (Şıhkıranı) mevkisinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Giresun’un Eynesil ilçesine bağlı Ören Beldesi nüfusuna kayıtlı Fatma Nur Murat, Yağmur ve Halil Murat hafta sonunu değerlendirmek amacıyla bölgede kiraladıkları ATV’lerle doğa turuna çıktı.</p>

<p>İddiaya göre Fatma Nur Murat ile Yağmur’un bulunduğu ATV, seyir sırasında önlerine çıkan bir araç nedeniyle yaşanan panik anında sürücüsünün kontrolünden çıktı. Yol kenarındaki şarampole savrulan ATV ağır hasar aldı.</p>

<p>Olay Yerinde Yaşamını Yitirdi</p>

<p>İhbar üzerine bölgeye jandarma, sağlık ve kurtarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde 25 yaşındaki Fatma Nur Murat’ın olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi.</p>

<p>Kazada yaralanan Yağmur ile diğer ATV’de bulunan Halil Murat’a ilk müdahale olay yerinde yapıldı. Yaralılar daha sonra ambulanslarla hastaneye kaldırıldı.</p>

<p>Yaralılardan Birinin Durumu Ağır</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Edinilen bilgilere göre Halil Murat’ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Durumu kritik olan Yağmur’un ise ileri tedavi amacıyla ambulans helikopterle Trabzon’daki bir hastaneye sevk edildiği bildirildi. Halil Murat’ın da ileri tetkik ve tedavi için Trabzon’a nakledildiği öğrenildi.</p>

<p>Eynesil’i Yasa Boğan Acı Haber</p>

<p>Hayatını kaybeden Fatma Nur Murat ile yaralanan Yağmur ve Halil Murat’ın Giresun’un Eynesil ilçesine bağlı Ören Beldesi nüfusuna kayıtlı oldukları belirtildi. Genç yaşta gelen acı haber, aileleri ve belde sakinlerini derin üzüntüye boğdu.</p>

<p>Kazanın kesin nedeninin belirlenmesi için jandarma ekiplerinin olay yerindeki incelemeleri sürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/sis-daginda-atv-kazasi-25-yasindaki-fatma-nur-murat-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 19:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/06/genel/asayis-acil-ambulans-hastane.jpg" type="image/jpeg" length="12082"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Galatasaray’da Transfer Planı Değişti! Sacha Boey Dosyası Rafa Kalktı]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/galatasarayda-transfer-plani-degisti-sacha-boey-dosyasi-rafa-kalkti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/galatasarayda-transfer-plani-degisti-sacha-boey-dosyasi-rafa-kalkti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Galatasaray’ın eski futbolcusu Sacha Boey’i yeniden kadrosuna katma ihtimali gündemden düşerken, sarı kırmızılıların transfer stratejisinin değiştiği öne sürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Avrupa basınında yer alan haberlere göre Boey transferinin gerçekleşmemesinde yabancı oyuncu kontenjanı belirleyici rol oynadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bayern Münih’te forma giyen Fransız sağ bek için bir süredir farklı senaryolar değerlendirilirken, Galatasaray yönetiminin mevcut yabancı oyuncu planlaması nedeniyle bu transferi ilerletmediği iddia edildi.</p>

<p>Öncelik farklı bölgelere kaydı</p>

<p>Transfer kulislerine göre sarı kırmızılı ekip, elindeki yabancı oyuncu hakkını sağ bek yerine orta saha veya hücum hattına yapılacak takviyelerde kullanmayı planlıyor. Bu nedenle Sacha Boey için yeniden girişimde bulunulması ihtimali şimdilik zayıflamış durumda.</p>

<p>Teknik heyetin özellikle oyun kurucu profiline sahip bir futbolcu üzerinde yoğunlaştığı, transfer çalışmalarının bu doğrultuda sürdüğü ifade ediliyor.</p>

<p>Orta saha arayışı sürüyor</p>

<p>Boey dosyasının kapanmasının ardından Galatasaray’ın transfer listesindeki önceliğin orta saha bölgesine kaydığı konuşuluyor. Son günlerde adı sarı kırmızılı kulüple anılan genç orta saha oyuncuları için ise henüz resmî bir teklif veya anlaşma açıklanmış değil.</p>

<p>Transfer döneminin ilerleyen günlerinde Galatasaray’ın yabancı kontenjanındaki gelişmelere göre yeni hamleler yapabileceği belirtilirken, yönetimin önceliğini takımın ihtiyaç duyduğu bölgelere vermesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/galatasarayda-transfer-plani-degisti-sacha-boey-dosyasi-rafa-kalkti</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 16:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5665.jpeg" type="image/jpeg" length="42665"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sakarya İl Sağlık Müdürlüğü’nde Acı Kayıp: Aile Hekimi Dr. Caner Gürel Vefat Etti]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/sakarya-il-saglik-mudurlugunde-aci-kayip-aile-hekimi-dr-caner-gurel-vefat-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/sakarya-il-saglik-mudurlugunde-aci-kayip-aile-hekimi-dr-caner-gurel-vefat-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sakarya sağlık camiası, acı bir vefat haberiyle sarsıldı. Sakarya İl Sağlık Müdürlüğü, Halit Evin Aile Sağlığı Merkezi’nde görev yapan aile hekimi Dr. Caner Gürel’in vefat ettiğini duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yayımlanan taziye mesajında, Dr. Caner Gürel’in vefatının derin bir üzüntüyle öğrenildiği belirtilerek, merhuma Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve sağlık camiasına başsağlığı dileğinde bulunuldu.</p>

<p>Paylaşılan mesajda şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>“Halit Evin Aile Sağlığı Merkezi hekimlerimizden Dr. Caner Gürel’in vefatını üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayız. Merhuma Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı ve sabır dilerim.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mesaj, Sakarya İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Kayhan Özdemir imzasıyla yayımlandı.</p>

<p>Dr. Caner Gürel’in vefat nedenine ilişkin resmi açıklamada herhangi bir bilgi paylaşılmazken, sağlık camiası ve meslektaşları büyük üzüntü yaşadı.</p>

<p>Dr. Caner Gürel’e Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve tüm sağlık çalışanlarına başsağlığı diliyoruz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/sakarya-il-saglik-mudurlugunde-aci-kayip-aile-hekimi-dr-caner-gurel-vefat-etti</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 16:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/doktor-vefat.jpg" type="image/jpeg" length="46362"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Galatasaray’da Batrakov Gündemi Yeniden Isındı! Rus 10 Numara İçin Çelişkili Sinyaller]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/galatasarayda-batrakov-gundemi-yeniden-isindi-rus-10-numara-icin-celiskili-sinyaller</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/galatasarayda-batrakov-gundemi-yeniden-isindi-rus-10-numara-icin-celiskili-sinyaller" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Galatasaray’ın transfer gündeminde son saatlerde Rus futbolunun yükselen yıldızlarından Aleksey Batrakov yeniden öne çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sarı kırmızılı kulübün genç 10 numarayla ilgilendiği yönündeki iddialar Rusya ve Türkiye basınında geniş yer bulurken, dosyayla ilgili farklı açıklamalar dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Lokomotiv Moskova forması giyen 21 yaşındaki futbolcunun Galatasaray ile prensip anlaşmasına vardığı ve kulüpler arasındaki görüşmelerin başlayabileceği yönünde haberler yayımlanırken, Rus kulübü bu iddiaları kısa süre içinde yalanladı. Lokomotiv cephesi, resmi bir transfer sürecinin bulunmadığını açıkladı.</p>

<p>Bu nedenle Batrakov dosyası şu aşamada resmi görüşme veya anlaşma olarak değil, transfer iddiası ve scout takibi kapsamında değerlendiriliyor.</p>

<p>Scout raporlarında neden öne çıkıyor?</p>

<p>Galatasaray’ın uzun vadeli yatırım profiline uyan Batrakov;</p>

<ul>
 <li>10 numara ve merkez orta saha oynayabiliyor.</li>
 <li>Dar alandaki teknik kalitesiyle dikkat çekiyor.</li>
 <li>Oyun görüşü ve son pas becerisi yüksek görülüyor.</li>
 <li>Genç yaşına rağmen üst düzey maç deneyimi bulunuyor.</li>
 <li>Gelişime açık profili nedeniyle Avrupa’nın birçok kulübünün radarında yer alıyor.</li>
</ul>

<p>Rusya pazarı yeniden gündemde</p>

<p>Galatasaray scout ekibinin son dönemde Rusya pazarını daha yakından takip ettiği değerlendirilirken, Batrakov dışında da potansiyel vadeden genç oyuncuların izlendiği konuşuluyor. Bu durum, sarı kırmızılıların yalnızca kısa vadeli yıldız transferlerine değil, geleceğe dönük yatırım dosyalarına da ağırlık verdiği yorumlarını beraberinde getiriyor.</p>

<p>Şu an itibarıyla Galatasaray ile Aleksey Batrakov arasında resmi olarak doğrulanmış bir anlaşma bulunmuyor. Ancak transfer döneminin en dikkat çeken dosyalarından biri olmaya devam ediyor ve önümüzdeki günlerde yeni gelişmeler yaşanması ihtimali yakından takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/galatasarayda-batrakov-gundemi-yeniden-isindi-rus-10-numara-icin-celiskili-sinyaller</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 15:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5665.jpeg" type="image/jpeg" length="63874"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Galatasaray’ın Rotası Rusya mı? Scout Ekibinin Radarında 5 Genç Yıldız]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/galatasarayin-rotasi-rusya-mi-scout-ekibinin-radarinda-5-genc-yildiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/galatasarayin-rotasi-rusya-mi-scout-ekibinin-radarinda-5-genc-yildiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Galatasaray’da transfer çalışmalarının son bölümüne girilirken, scout ekibinin Rusya pazarındaki genç yetenekleri yakından takip ettiği yönündeki iddialar yeniden gündeme geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Özellikle Lokomotiv Moskova’nın yıldız adayı Aleksey Batrakov için çıkan haberler, sarı kırmızılıların bölgeye olan ilgisini yeniden artırdı. Son iddialara göre Galatasaray’ın Batrakov için oyuncu tarafıyla anlaşma sağladığı ve Lokomotiv Moskova ile görüşmeler yürüttüğü öne sürülüyor. Ancak kulüpten bu yönde resmî bir açıklama yapılmış değil.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Transfer döneminin son haftalarında fırsat transferlerine odaklanan Galatasaray’ın, yalnızca tek bir isim yerine benzer profile sahip alternatif oyuncuları da değerlendirdiği konuşuluyor. Scout departmanının hazırladığı geniş listede dikkat çeken genç isimler bulunuyor.</p>

<p>Listenin ilk sırasında Aleksey Batrakov var</p>

<p>21 yaşındaki Aleksey Batrakov, Lokomotiv Moskova formasıyla gösterdiği performans sayesinde Avrupa’nın önemli kulüplerinin radarına girdi. Hem 10 numara hem merkez orta saha olarak görev yapabilen genç futbolcu, oyun görüşü, pas kalitesi ve skor katkısıyla dikkat çekiyor. Son günlerde Galatasaray ile ilgili çıkan haberler transfer kulislerini hareketlendirse de süreç henüz resmiyet kazanmış değil.</p>

<p>Scout ekibinin değerlendirebileceği diğer profiller</p>

<p>Batrakov dışında Galatasaray’ın oyun planına uyabilecek ve Rusya pazarında öne çıkan genç oyuncular arasında şu isimler bulunuyor:</p>

<ul>
 <li>Matvey Kislyak (CSKA Moskova): Dinamik yapısıyla hem 8 hem 10 numara oynayabilen çok yönlü orta saha.</li>
 <li>Sergey Pinyaev (Lokomotiv Moskova): Hızı ve bire bir yeteneğiyle öne çıkan genç sol kanat.</li>
 <li>Danila Kozlov (Krasnodar): Teknik kapasitesi yüksek, oyun kurucu özellikleri bulunan ofansif orta saha.</li>
 <li>Ivan Komarov (Rostov): Sağ kanatta görev yapan, gelişime açık ve maliyet açısından ulaşılabilir profillerden biri.</li>
</ul>

<p>Galatasaray neden Rusya pazarına yöneliyor?</p>

<p>Rusya Premier Ligi’nde forma giyen genç oyuncuların Avrupa’nın büyük liglerine kıyasla daha ulaşılabilir maliyetlere sahip olması, yeniden satış potansiyellerinin yüksek görülmesi ve gelişime açık olmaları scout ekiplerinin ilgisini artırıyor. Galatasaray’ın da son yıllarda genç ve yatırım değeri taşıyan futbolculara yönelen transfer stratejisi nedeniyle bu pazarı yakından takip ettiği değerlendiriliyor.</p>

<p>Şu an itibarıyla Batrakov dışındaki isimlerle ilgili Galatasaray’ın resmî temas kurduğunu doğrulayan güvenilir bir bilgi bulunmuyor. Bu oyuncular, scout kriterleri ve oyun profilleri doğrultusunda değerlendirilen potansiyel adaylar olarak öne çıkıyor. Transfer döneminin son günlerinde Rusya pazarından gelecek yeni gelişmelerin sarı kırmızılıların transfer planlamasında belirleyici olabileceği konuşuluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/galatasarayin-rotasi-rusya-mi-scout-ekibinin-radarinda-5-genc-yildiz</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 13:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7174.jpeg" type="image/jpeg" length="79396"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Alaturka mı Alafranga mı? Bilimsel Araştırmalar Tuvalet Tartışmasına Işık Tuttu]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/alaturka-mi-alafranga-mi-bilimsel-arastirmalar-tuvalet-tartismasina-isik-tuttu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/alaturka-mi-alafranga-mi-bilimsel-arastirmalar-tuvalet-tartismasina-isik-tuttu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alaturka ve alafranga tuvaletlerin sağlık üzerindeki etkileri uzun yıllardır tartışılıyor. Bilimsel araştırmalar, çömelme pozisyonunun bağırsak boşaltımını kolaylaştırabileceğini gösterirken, herkes için tek bir tuvalet tipinin daha sağlıklı olduğunu söylemek için yeterli kanıt bulunmadığını ortaya koyuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yıllardır süren “Alaturka tuvalet mi daha sağlıklı, alafranga tuvalet mi?” tartışması bilimsel araştırmalarla yeniden gündeme geldi. Son yıllarda yayımlanan çalışmalar, çömelme pozisyonunun bağırsak boşaltımını kolaylaştırabileceğini gösterirken, uzmanlar herkes için tek bir tuvalet tipinin en sağlıklı seçenek olarak gösterilemeyeceğini vurguluyor.</p>

<p>Araştırmalara göre, çömelme pozisyonu rektum ile anal kanal arasındaki açıyı daha uygun hale getirerek dışkının daha kolay çıkmasını sağlayabiliyor. Bu nedenle alaturka tuvalet kullananlarda veya alafranga tuvalette ayak yükseltici kullanan kişilerde daha az ıkınma ve daha rahat bağırsak boşaltımı görülebiliyor.</p>

<p>Çömelme pozisyonu bağırsak boşaltımını kolaylaştırabiliyor</p>

<p>İnsan anatomisinde bağırsak çıkışını kontrol eden puborektalis kası, normal oturma pozisyonunda rektumu belirli ölçüde bükülü tutuyor. Çömelme sırasında ise bu kas daha fazla gevşiyor ve bağırsağın çıkış yolu düzleşiyor.</p>

<p>Bilim insanları, bu durumun özellikle dışkılama sırasında harcanan eforu azalttığını ve tuvalette geçirilen süreyi kısaltabildiğini belirtiyor.</p>

<p>Kabızlık yaşayanlar için avantaj sağlayabilir</p>

<p>Bilimsel çalışmaların önemli bir kısmı, çömelme pozisyonunun kabızlık sorunu yaşayan kişilerde bağırsak boşaltımını kolaylaştırabileceğini ortaya koyuyor.</p>

<p>Araştırmalarda katılımcılar;</p>

<ul>
 <li>daha az ıkındıklarını,</li>
 <li>daha kısa sürede dışkıladıklarını,</li>
 <li>bağırsaklarının daha iyi boşaldığını hissettiklerini bildirdi.</li>
</ul>

<p>Ancak uzmanlar, bu çalışmaların çoğunun küçük katılımcı gruplarında yapıldığını ve daha kapsamlı araştırmalara ihtiyaç duyulduğunu ifade ediyor.</p>

<p>Basur riskini azaltabilir mi?</p>

<p>Çömelme pozisyonunun daha az ıkınma gerektirmesi nedeniyle hemoroid (basur) oluşumunu azaltabileceği düşünülüyor.</p>

<p>Bununla birlikte bilim insanları, hemoroid gelişiminde yalnızca tuvalet tipinin etkili olmadığını; kronik kabızlık, obezite, gebelik, uzun süre tuvalette oturma alışkanlığı ve genetik yatkınlık gibi birçok faktörün de rol oynadığını hatırlatıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Alafranga tuvaletin önemli avantajları var</p>

<p>Araştırmalar, alafranga tuvaletin özellikle belirli hasta grupları için daha güvenli olduğunu gösteriyor.</p>

<p>Uzmanlara göre şu kişiler için oturarak kullanılan tuvaletler daha uygun kabul ediliyor:</p>

<ul>
 <li>İleri yaştaki bireyler</li>
 <li>Diz ve kalça protezi bulunanlar</li>
 <li>Romatizmal hastalığı olanlar</li>
 <li>Denge problemi yaşayanlar</li>
 <li>İleri gebelik dönemindeki kadınlar</li>
</ul>

<p>Bu gruplarda çömelme pozisyonu düşme ve eklem zorlanması riskini artırabiliyor.</p>

<p>Ayak taburesi alaturka etkisi oluşturabiliyor</p>

<p>Uzmanlar, alafranga tuvalet kullanan kişilerin ayaklarının altına yaklaşık 15-25 santimetre yüksekliğinde bir tabure koymasının çömelme pozisyonuna benzer bir açı oluşturabildiğini belirtiyor.</p>

<p>Çalışmalar, bu yöntemin daha rahat dışkılama sağlayabileceğini ve ıkınmayı azaltabileceğini gösteriyor.</p>

<p>Hijyen açısından belirgin üstünlük yok</p>

<p>Bilimsel verilere göre enfeksiyon riski açısından alaturka ve alafranga tuvalet arasında kesin bir üstünlük bulunmuyor.</p>

<p>Uzmanlar, hijyen açısından en önemli unsurların düzenli temizlik, sifon sonrası oluşabilecek damlacıklara karşı dikkatli olunması ve tuvalet sonrası ellerin sabunla yıkanması olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Bilim insanlarının ortak görüşü</p>

<p>2025 yılında yayımlanan ve onlarca araştırmayı değerlendiren kapsamlı bir bilimsel inceleme, çömelme pozisyonunun bağırsak boşaltımı açısından fizyolojik avantaj sağlayabileceğini doğruladı. Ancak araştırmacılar, mevcut kanıtların herkes için alaturka tuvaletin daha sağlıklı olduğunu söylemek için yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Uzmanlara göre en doğru tercih; kişinin yaşı, eklem sağlığı, hareket kabiliyeti ve bağırsak alışkanlıklarına göre değişiyor.</p>

<p>Sağlıklı bireylerde çömelme pozisyonu bağırsak boşaltımını kolaylaştırabilirken, yaşlılar ve hareket kısıtlılığı bulunan kişiler için alafranga tuvalet daha güvenli bir seçenek olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Kaynaklar: BMC Public Health (2025 sistematik derleme), PubMed, bağırsak fizyolojisi ve dışkılama biyomekaniği üzerine yayımlanmış klinik çalışmalar.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/alaturka-mi-alafranga-mi-bilimsel-arastirmalar-tuvalet-tartismasina-isik-tuttu</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 13:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7173.jpeg" type="image/jpeg" length="89569"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Lepra Bakterisini Keşfeden Hekim: Gerhard Armauer Hansen’in Bilimsel ve Etik Mirası]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/lepra-bakterisini-kesfeden-hekim-gerhard-armauer-hansenin-bilimsel-ve-etik-mirasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/lepra-bakterisini-kesfeden-hekim-gerhard-armauer-hansenin-bilimsel-ve-etik-mirasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Norveçli hekim Gerhard Armauer Hansen, 1873 yılında lepra hastalarının dokularında Mycobacterium leprae bakterisini göstererek kronik bir insan hastalığını belirli bir mikroorganizmayla ilişkilendiren öncü bilim insanlarından biri oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ancak bir hastaya rızası olmadan yaptığı deney nedeniyle 1880’de mahkûm edilmesi, mirasının yalnızca bilimsel başarısıyla değil, hasta hakları ve araştırma etiği açısından da değerlendirilmesini gerektiriyor.<br />
Bir hastalığın nedenini bulmak, yalnızca mikroskop altında görülen bir yapıyı tanımlamak anlamına gelmez.<br />
Bazen bilim insanının döneminin yerleşik kabullerine karşı çıkması, klinik gözlemlerle epidemiyolojik verileri bir araya getirmesi gerekir. Ancak bilimsel bir amaca ulaşmak için kullanılan yöntemin sınırları da en az elde edilen sonuç kadar önemlidir.<br />
Gerhard Henrik Armauer Hansen’in yaşamı, bilimin bu iki yönünü birlikte gösterir: İnsanlığın hastalıkları anlamasına katkı sağlayan büyük bir keşif ve bilimsel kanıt arayışının hasta iradesinin önüne geçirildiği ciddi bir etik ihlal.<br />
Bergen’de başlayan hekimlik yolculuğu<br />
Gerhard Henrik Armauer Hansen, 29 Temmuz 1841’de Norveç’in Bergen kentinde dünyaya geldi. Tıp eğitimini o dönemde Christiania olarak bilinen bugünkü Oslo’da tamamlayarak 1866 yılında mezun oldu.<br />
Rikshospitalet’te ve Lofoten bölgesinde hekimlik yaptıktan sonra Bergen’e döndü. 1868’den itibaren kentin lepra hastanelerinde çalışmaya başladı.<br />
Bergen, 19. yüzyılın ikinci yarısında Avrupa’nın başlıca lepra araştırma merkezlerinden biriydi. Norveç’te 1856 yılında oluşturulan ulusal lepra kayıt sistemi, dünyanın ilk ulusal hastalık kayıt sistemlerinden biri olarak kabul ediliyor; kentteki hastaneler ise klinik gözlem ile patolojik araştırmaların birlikte yürütülmesine imkân sağlıyordu.<br />
Hansen, dönemin önde gelen lepra araştırmacılarından Daniel Cornelius Danielssen’in yanında çalıştı. Danielssen, hastalığın ortaya çıkışında kalıtımın belirleyici olduğu görüşünü savunuyordu. Hansen ise saha gözlemleri ve hasta kayıtlarının farklı bir açıklamaya işaret ettiğini düşünüyordu.<br />
Lepra kalıtsal bir hastalık mıydı?<br />
yüzyılın ortalarında mikroorganizmaların kronik insan hastalıklarına yol açabileceği düşüncesi henüz bilimsel olarak yerleşmemişti. Lepra vakalarının bazı ailelerde yoğunlaşması ise hastalığın kalıtsal olduğu görüşünü güçlendiriyordu.<br />
Hansen, Bergen çevresindeki adalarda yaşayan hastaları inceledi; hastaların yaşam koşullarını, aile bağlarını ve diğer lepra hastalarıyla temaslarını kaydetti. Gözlemleri, vakaların önemli bir bölümünde daha önce başka bir hastayla temas bulunduğunu ve hastalığın yalnızca kalıtımla açıklanamayacağını düşündürdü.<br />
1870–1871 yıllarında Bonn ve Viyana’da histopatoloji ve mikroskopi üzerine çalışmalar yapan Hansen, Bergen’e döndüğünde hastalığın nedenini dokularda aramaya başladı. Önce kan örneklerini incelemesine rağmen sonuç alamadı; daha sonra deri nodüllerinden alınan örneklere yöneldi.<br />
28 Şubat 1873: Mikroskop altında görülen çubuklar<br />
Hansen, 28 Şubat 1873’te bir lepra hastasının deri lezyonundan hazırlanan örneği mikroskop altında incelerken hücrelerin içinde küçük, çubuk biçimli yapılar gördüğünü not etti.<br />
Bu yapılar her hücrede görülmüyor ancak hastalıklı dokuların önemli bir bölümünde seçilebiliyordu.<br />
Bulgularını 1874 yılında yayımlayan Hansen, gözlemlediği yapıların bakterilere son derece benzediğini belirtti. Bununla birlikte dönemin boyama ve görüntüleme yöntemlerinin sınırlılığı nedeniyle temkinli davrandı; bu yapıların kesin olarak bakteri olduğunu söylemek için yeterli kanıta sahip olmadığını kabul etti. Çalışmasının İngilizce kısaltılmış biçimi 1875’te yayımlandı.<br />
Sonradan Mycobacterium leprae adı verilen mikroorganizmanın gösterilmesi, belirli bir bakterinin kronik bir insan hastalığıyla ilişkilendirildiği en erken ve en önemli gözlemlerden biri olarak tıp tarihine geçti.<br />
Bu keşif, bakteriyolojinin henüz gelişme aşamasında olduğu bir dönemde hastalıkların mikroorganizmalarla açıklanmasına yönelik önemli bir paradigma değişikliğiydi.<br />
Keşfetmek başka, nedenselliği kanıtlamak başkaydı<br />
Hansen’in önündeki temel sorun, gördüğü yapıların hastalığın gerçek nedeni olduğunu deneysel olarak göstermekti.<br />
Bakteriyi yapay besiyerlerinde üretemiyor, hayvanlara yaptığı aşılama deneylerinde lepra oluşturamıyordu. Bugün de M. leprae standart bakteriyolojik besiyerlerinde üretilememektedir. Bu biyolojik özellik, Hansen’in döneminde nedensellik ilişkisinin deneysel olarak gösterilmesini daha da zorlaştırıyordu.<br />
Hansen’in kullandığı mikroskop ve boyama yöntemleri de bakterilerin diğer araştırmacılar tarafından kolaylıkla görülmesine yeterli değildi.<br />
Albert Neisser ile keşif önceliği tartışması<br />
Alman bakteriyolog Albert Neisser, 1879 yılında lepra araştırmalarını incelemek üzere Bergen’e geldi. Hansen, kendi çalışmaları hakkında bilgi verdiği Neisser’e hastalıklı dokulardan hazırlanan bazı örnekler sundu.<br />
Neisser, Almanya’ya döndükten sonra uyguladığı daha etkili boyama teknikleriyle preparatlardaki bakterileri belirgin biçimde gösterdi ve sonuçlarını 1880’de yayımladı.<br />
Çalışması bakterinin varlığına ilişkin daha güçlü görsel kanıtlar sağlasa da mikroorganizmanın kimin tarafından keşfedildiği konusunda tartışma başlattı.<br />
Hansen, bakteriye benzeyen çubukları ilk kez 1873’te gözlemlediğini ve bulgularını 1874’te yayımladığını hatırlatarak çalışmalarını Norveççe, Almanca ve İngilizce yayınlarla yeniden bilim dünyasına sundu.<br />
Zamanla keşif önceliğinin Hansen’e ait olduğu genel kabul gördü. Bununla birlikte Hansen–Neisser tartışmasını yalnızca “bir keşfin çalınması” biçiminde anlatmak, dönemin değişen mikroskopi ve boyama ölçütlerini göz ardı eden aşırı basitleştirilmiş bir yaklaşım olur.<br />
Bir hastaya rızası olmadan yapılan deney<br />
Hansen, bakterinin hastalığa neden olduğunu kanıtlamak amacıyla hayvanlar ve insanlar üzerinde çeşitli aşılama girişimlerinde bulundu. Bu çalışmaların en tartışmalı olanı, 3 Kasım 1879 tarihinde gerçekleştirildi.<br />
Hansen, lepranın daha çok sinir bulgularıyla seyreden anestezik formuna sahip 32 yaşındaki Kari Nilsdatter Spidsøen üzerinde deneysel bir işlem yaptı.<br />
Başka bir hastanın aktif lepra nodülünden alınan materyali taşıyan katarakt cerrahisi aletini Spidsøen’in sol göz konjonktivasına uyguladı. Amacı, hastalığın nodüler biçiminin başka bir lepra hastasına aktarılıp aktarılamayacağını görmekti.<br />
Hasta işlemin gerçek amacı konusunda bilgilendirilmemiş, kendisinden izin alınmamıştı. Hansen, daha sonra verdiği ifadede izin istemesi durumunda hastanın işlemi reddedeceğini düşündüğünü kabul etti.<br />
Beklenen yeni lepra lezyonu gelişmedi. Ancak Spidsøen ağrı yaşadığını ve kendisine iradesi dışında müdahale edildiğini belirterek şikâyetçi oldu.<br />
1880’de verilen tarihî karar<br />
Olay Bergen’de mahkemeye taşındı. Hansen, Mayıs 1880’de hastanın onamını almadan deneysel bir işlem gerçekleştirdiği gerekçesiyle suçlu bulundu.<br />
Lepra hastanesindeki hekimlik görevini kaybetti; ancak 1875’ten beri yürüttüğü Norveç lepra başhekimliği görevini sürdürmesine izin verildi.<br />
“Bilgilendirilmiş onam” kavramı o yıllarda bugünkü hukukî ve kurumsal biçimine kavuşmamıştı. Buna rağmen karar, hastanın bilgisi ve izni olmadan bilimsel amaçla bedensel müdahalede bulunulmasını hukuka aykırı sayan erken örneklerden biri olarak değerlendirilmektedir.<br />
Hansen’in araştırması toplum sağlığı açısından önemli bir soruya cevap arıyordu. Ancak bilimsel amacın yararlı olması, hastanın bilgisi ve rızası olmadan kullanılan yöntemi etik hâle getirmiyordu.<br />
Bilimsel başarı etik ihlali ortadan kaldırır mı?<br />
Hansen’in yaşamı, tıp tarihinin temel sorularından birini gündeme getirir:<br />
Bir bilim insanının insanlığa büyük katkı sağlayan keşfi, bir hastaya karşı gerçekleştirdiği etik ihlalin üzerini örtebilir mi?<br />
Bilimsel başarı ile etik sorumluluk birbirinin alternatifi değildir. Bir çalışmanın önemli sonuçlara ulaşması, kullanılan yöntemi kendiliğinden doğru veya kabul edilebilir hâle getirmez.<br />
Hansen’in keşfi modern mikrobiyolojinin gelişimine katkı sağlamıştır. Ancak bir hastayı yalnızca araştırma aracı olarak gören uygulaması, tarihsel koşullar öne sürülerek önemsizleştirilemez.<br />
Üstelik olayın kendi döneminde de mahkemeye taşınması ve hukuka aykırı bulunması, yapılan işlemin yalnızca günümüz ölçütleriyle sorunlu olmadığını göstermektedir.<br />
Halk sağlığı politikaları ve zorunlu izolasyon<br />
Hansen, lepranın bulaşıcı olduğuna inandığı için hastaların toplumdan ayrılmasını ve belirli koşullarda kurumlarda tutulmasını savundu.<br />
Hansen’in önemli ölçüde etkili olduğu 1877 ve 1885 tarihli Norveç yasaları, lepra hastalarının yaşamını giderek daha fazla sınırlandırdı. Evinde yeterli biçimde ayrı tutulamadığı düşünülen hastalar zorunlu olarak hastanelere yerleştirilebiliyordu.<br />
Bu uygulamalar bulaşmayı önlemeyi amaçlasa da hastaların ailelerinden ayrılması, toplumsal dışlanma, hareket özgürlüğünün sınırlandırılması ve kurumsal yaşama zorlanması gibi ciddi insani sonuçlar doğurdu.<br />
Norveç’te lepra vakalarının ilerleyen yıllarda azalması, uzun süre izolasyon politikalarının başarısı olarak gösterildi. Ancak tarihsel düşüşün yalnızca tek bir müdahaleyle açıklanması ihtiyat gerektirir.<br />
Kayıt sisteminin gelişmesi, yaşam koşullarındaki değişimler, göç hareketleri, toplumsal dönüşüm ve hastalığın doğal epidemiyolojik seyri de değerlendirmeye alınmalıdır. Bu nedenle izolasyon yasaları ile vaka azalması arasındaki ilişkiyi doğrudan ve tek nedenli bir başarı öyküsü olarak sunmak doğru değildir.<br />
Norveçli göçmenler üzerinde yaptığı incelemeler<br />
Hansen’in Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Norveçli göçmenler üzerinde yaptığı çalışmalar, bakteriyi keşfetmesinden önce değil, daha sonraki yıllarda gerçekleşti.<br />
1888 yılında ABD’ye giden Hansen, Norveç’ten göç etmiş lepra hastalarını ve ailelerini inceledi. Araştırdığı ailelerin Amerika’da doğan sonraki kuşaklarında lepra görmediğini bildirerek bu gözlemi, hastalığın basit ve doğrudan bir kalıtım modeliyle açıklanamayacağı görüşünü destekleyen bir bulgu olarak değerlendirdi.<br />
Bu incelemeler, onun enfeksiyon görüşüne destek sağladı.<br />
Günümüzde lepra bakteriyel bir enfeksiyon olarak kabul edilmekle birlikte, konağın genetik özelliklerinin enfeksiyona yatkınlığı ve hastalığın klinik görünümünü etkileyebildiği bilinmektedir. Dolayısıyla “bulaşıcı” ve “kalıtsal” açıklamalarının birbirini bütünüyle dışlayan iki seçenek gibi sunulması güncel bilgiler açısından yeterli değildir.<br />
Hastalığın adı neden “Hansen hastalığı” oldu?<br />
Lepra, Hansen’in bakteriyi keşfetmesine atfen dünyanın birçok bölgesinde “Hansen hastalığı” veya “Hansen’s disease” adıyla da anılmaktadır.<br />
Bu adlandırmanın tarihsel temeli bilimsel keşfe dayanır. Bunun yanında “lepra” sözcüğüyle ilişkilendirilen korku, dışlama ve yanlış inanışlar nedeniyle bazı ülkelerde “Hansen hastalığı” ifadesinin daha az damgalayıcı bir dil sağlayabileceği düşünülmüştür.<br />
Ancak yalnızca hastalığın adını değiştirmek, ayrımcılığı ortadan kaldırmak için yeterli değildir. Asıl önemli olan, hastalıkla yaşayan insanları tanılarından ibaret görmeyen, insan onurunu ve kişi merkezli dili esas alan bir yaklaşım geliştirmektir.<br />
Son yılları ve ölümü<br />
Hansen, mahkûmiyetinden sonra Norveç’in lepra başhekimi olarak çalışmalarına devam etti. Epidemiyoloji, biyoloji ve zooloji alanlarıyla ilgilendi; Bergen Müzesi’nde görevler üstlendi ve bilimsel yazılar yayımladı.<br />
1909 yılında Bergen’de düzenlenen Uluslararası Lepra Kongresi’nin onursal başkanı oldu.<br />
Gerhard Armauer Hansen, 12 Şubat 1912’de resmî bir inceleme gezisi sırasında Norveç’in Florø kentinde hayatını kaybetti.<br />
Günümüzde Hansen hastalığı<br />
Lepra veya Hansen hastalığı, başlıca Mycobacterium leprae, daha az sayıdaki olguda ise Mycobacterium lepromatosis tarafından oluşturulan kronik bir enfeksiyon hastalığıdır. Hansen’in 1873’te keşfettiği bakteri M. leprae idi.<br />
Hastalık çoğunlukla deriyi ve periferik sinirleri; ayrıca üst solunum yolu mukozasını ve gözleri etkileyebilir. Tedavi edilmediğinde kalıcı sinir hasarı, duyu kaybı ve engelliliğe yol açabilir. Buna karşılık erken tanı ve çoklu ilaç tedavisiyle iyileştirilebilir.<br />
Lepra; el sıkışmak, sarılmak, aynı masada yemek yemek veya bir kişinin yanında oturmak gibi gündelik temaslarla bulaşmaz.<br />
Bulaşmanın, tedavi edilmemiş hastalarla uzun süreli ve yakın temas sırasında burun ve ağızdan çıkan damlacıklar aracılığıyla gerçekleştiği düşünülmektedir. Dünya Sağlık Örgütüne göre tedaviye başlanan hasta bulaştırıcılığını kaybeder.<br />
Hastalığın tedavi edilebilir olmasına rağmen damgalanma ve ayrımcılık günümüzde de tamamen ortadan kalkmış değildir. Bu nedenle Hansen’in mirası yalnızca mikroskop altında keşfedilen bir bakteriden değil, hastalıkla yaşayan insanların haklarını ve onurunu koruma zorunluluğundan da söz eder.<br />
Gerhard Armauer Hansen’in tıp tarihindeki yeri<br />
Gerhard Armauer Hansen’in 1873 yılında yaptığı gözlem, kronik bir insan hastalığının belirli bir mikroorganizmayla ilişkilendirilmesinde tıp tarihinin önemli dönüm noktalarından biri oldu.<br />
Onun çalışmaları sayesinde lepra, yalnızca kalıtımla, yaşam biçimiyle veya açıklanamayan güçlerle ilişkilendirilen bir hastalık olmaktan çıkarak bakteriyel bir enfeksiyon olarak anlaşılmaya başladı.<br />
Ancak Hansen’in yaşamı, bilimsel ilerlemenin etik sorumluluktan ayrı düşünülemeyeceğini de gösterdi.<br />
Mikroskop altında doğru soruyu sormak bilimi değiştirebilir. Fakat hiçbir bilimsel hedef, hastanın bilgisini, rızasını, beden bütünlüğünü ve insan onurunu yok sayma hakkı vermez.<br />
Kaynaklar<br />
Dünya Sağlık Örgütü: Leprosy Fact Sheet<br />
ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri: Clinical Overview of Leprosy<br />
Bergen Üniversitesi: Gerhard Armauer Hansen ve lepra basilinin keşfi<br />
Norveç Halk Sağlığı Enstitüsü: Lepra tarihçesi ve halk sağlığı uygulamaları<br />
Norveç Büyük Ansiklopedisi: Gerhard Armauer Hansen biyografisi<br />
Journal of Medical Ethics: Hansen’in rıza alınmadan gerçekleştirdiği de ney ve 1880 tarihli mahkeme süreci<br />
International Leprosy Association: Hansen’in yaşamı ve lepra araştırmaları</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>TIP TARİHİ</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/lepra-bakterisini-kesfeden-hekim-gerhard-armauer-hansenin-bilimsel-ve-etik-mirasi</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 11:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/gerhard-armauer-hansen-manset-1200x650-125kb.jpg" type="image/jpeg" length="75122"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzonspor’da Scout Alarmı! Bordo Mavililerin Radarındaki İsimler]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-scout-alarmi-bordo-mavililerin-radarindaki-isimler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-scout-alarmi-bordo-mavililerin-radarindaki-isimler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni sezonda zirve yarışına güçlü bir kadroyla girmeyi hedefleyen Trabzonspor, transfer çalışmalarını sürdürürken scout ekibi de Avrupa’nın farklı liglerinde maliyeti ulaşılabilir ve gelişime açık oyuncular üzerinde yoğun mesai harcıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bordo mavililer, hem ilk 11’e doğrudan katkı sağlayabilecek hem de geleceğe yatırım niteliği taşıyan isimleri yakından takip ediyor.</p>

<p>Teknik heyetin raporları doğrultusunda özellikle stoper, merkez orta saha, kanat ve santrfor bölgeleri için alternatif listeler oluşturulduğu öğrenildi. Yönetimin, transfer döneminin son bölümünde oluşabilecek fırsatları değerlendirmek istediği belirtilirken, bonservisi uygun ya da kiralama formülüyle kadroya katılabilecek oyuncular ön planda tutuluyor.</p>

<p>Scout ekibinin radarında olabilecek isimler</p>

<p>Kulübe yakın transfer çevrelerinde doğrulanmış bir görüşme bulunmasa da Trabzonspor’un oyun yapısı, bütçesi ve transfer stratejisi dikkate alındığında scout ekibinin değerlendirebileceği profiller arasında şu isimler öne çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>Martin Baturina (Dinamo Zagreb): Oyun görüşü ve teknik kapasitesiyle Avrupa’nın dikkat çeken genç 10 numaralarından biri. Şartların oluşması halinde üst düzey bir yatırım olabilir.</li>
 <li>Nikola Krstović (Lecce): Güçlü fiziği ve bitiriciliğiyle öne çıkan Karadağlı santrfor, bordo mavililerin hücum hattı için dikkat çekici profiller arasında yer alıyor.</li>
 <li>Anrie Chase (Stuttgart): Japon milli takımına kadar yükselen genç stoper, atletik yapısıyla savunmaya uzun vadeli yatırım niteliği taşıyabilecek isimlerden biri.</li>
 <li>Oscar Gloukh (Red Bull Salzburg): Hem kanatta hem 10 numarada görev yapabilen yaratıcı futbolcu, hücum çeşitliliği sağlayabilecek profiller arasında gösteriliyor.</li>
 <li>Yverdon’da forma giyen Moussa Baradji: Ön libero ve merkez orta saha oynayabilen genç oyuncu, yüksek temposu ve top kazanma becerisiyle dikkat çekiyor.</li>
 <li>Matías Galarza (Talleres): Paraguay Milli Takımı formasını da giyen çok yönlü orta saha oyuncusu, Avrupa’ya transfer potansiyeli bulunan isimler arasında değerlendiriliyor.</li>
</ul>

<p>Fırsat transferleri takip ediliyor</p>

<p>Trabzonspor yönetiminin, Avrupa’da transfer döneminin son günlerinde oluşabilecek fırsatları yakından izlediği belirtiliyor. Özellikle kulüplerinde forma şansı bulamayan, kiralanabilecek veya bonservis maliyeti düşebilecek oyuncular için hazırlanan alternatif listelerin sürekli güncellendiği ifade ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şu ana kadar haberde yer alan isimlerle ilgili Trabzonspor’un resmî teklif yaptığı ya da ileri seviyede görüşme yürüttüğüne dair doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor. Bu oyuncular, kulübün mevcut transfer politikası ve ihtiyaçları doğrultusunda scout ekibinin değerlendirebileceği gerçekçi profiller olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Transfer döneminin kalan bölümünde bordo mavililerin kadroya doğrudan katkı sağlayabilecek en az bir orta saha ve bir hücum oyuncusu için yeniden harekete geçmesi beklenirken, fırsat transferlerinin gündemi belirlemeye devam edeceği değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-scout-alarmi-bordo-mavililerin-radarindaki-isimler</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 10:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7169.jpeg" type="image/jpeg" length="49314"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erzurumspor’da Transfer Hareketliliği Sürüyor! Scout Ekibinin Radarında Yeni Fırsatlar Var]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/erzurumsporda-transfer-hareketliligi-suruyor-scout-ekibinin-radarinda-yeni-firsatlar-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/erzurumsporda-transfer-hareketliligi-suruyor-scout-ekibinin-radarinda-yeni-firsatlar-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’in yeni ekiplerinden Erzurumspor FK, yaz transfer dönemindeki çalışmalarını sürdürürken gözler yapılacak yeni hamlelere çevrildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Mavi beyazlı ekip, kadrosunu güçlendirmek için bir yandan resmî transfer görüşmelerini yürütürken diğer yandan scout ekibi aracılığıyla Avrupa pazarında maliyeti uygun ve gelişime açık oyuncuları takip ediyor.</p>

<p>Erzurum temsilcisi, kaleci Ertuğrul Taşkıran, stoper Nihad Mujakić, Kerem Erener, Enes Karakaş ve son olarak Hollandalı kanat oyuncusu Gyrano Kerk’i kadrosuna katarak önemli takviyeler yaptı. Yapılan transferlerle iskelet kadronun büyük bölümü şekillenirken çalışmaların tamamen sona ermediği belirtiliyor.</p>

<p>Kulübe yakın transfer çevrelerinde konuşulanlara göre teknik heyet özellikle merkez orta saha, hücum hattı ve çok yönlü oyuncu profilleri üzerinde duruyor. Yönetimin, transfer bütçesini zorlamadan kaliteyi artırabilecek fırsat transferlerini değerlendirmek istediği ifade ediliyor.</p>

<p>Scout ekibinin radarında olabilecek isimler</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Resmî bir görüşme veya teklif doğrulanmamış olsa da Erzurumspor’un transfer politikası, ekonomik yapısı ve teknik ekibin tercih ettiği oyuncu profilleri dikkate alındığında scout ekibinin değerlendirebileceği isimler arasında şu futbolcular öne çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>Mert Kömür (Augsburg): Hem 10 numara hem kanat bölgelerinde görev yapabilen genç oyuncu, kiralama formülüyle dikkat çekebilecek profiller arasında yer alıyor.</li>
 <li>Filip Prebsl (Slavia Prag): Stoper ve ön libero oynayabilen çok yönlü savunmacı, savunma derinliği sağlayabilecek alternatiflerden biri olarak değerlendiriliyor.</li>
 <li>Archange Bintsouka (Partizani): Fizik gücü ve hava toplarındaki etkinliğiyle öne çıkan santrfor, Süper Lig’e uyum sağlayabilecek potansiyele sahip isimler arasında gösteriliyor.</li>
 <li>Mamadou Sangaré (Rapid Wien): Top kazanma becerisi ve yüksek temposuyla dikkat çeken genç orta saha oyuncusu, kiralama fırsatı oluşması halinde maliyet açısından cazip bir seçenek olabilir.</li>
 <li>Tiago Çukur (Fenerbahçe): Düzenli forma şansı bulabileceği bir kulüpte yeniden çıkış arayan genç golcü, ihtiyaç duyulan santrfor profiline uyabilecek isimlerden biri olarak öne çıkıyor.</li>
 <li>Ali Akman (Eintracht Frankfurt): Avrupa kariyerinde yeni bir sayfa açmak isteyen genç forvet, uygun şartların oluşması halinde değerlendirilebilecek fırsat transferleri arasında gösteriliyor.</li>
</ul>

<p>Şu ana kadar bu oyuncularla ilgili Erzurumspor FK’nın resmî teklif yaptığına veya ileri seviyede görüşme yürüttüğüne dair doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor. Ancak transfer döneminin son bölümünde oluşabilecek fırsatların yakından takip edildiği ve scout ekibinin alternatif oyuncu havuzunu genişletmeye devam ettiği belirtiliyor.</p>

<p>Transfer döneminin kapanmasına kısa süre kala Erzurumspor’un özellikle orta saha ve hücum hattına yapılabilecek maliyeti uygun bir takviyeyle kadrosunu daha da güçlendirmesi sürpriz olarak değerlendirilmiyor. Yönetimin, oluşabilecek fırsatları son ana kadar takip ederek yeni bir hamle yapması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/erzurumsporda-transfer-hareketliligi-suruyor-scout-ekibinin-radarinda-yeni-firsatlar-var</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 10:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7168.jpeg" type="image/jpeg" length="53447"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Galatasaray’da Sağ Bek Mesaisi! Scout Listesinde 10 Dikkat Çekici İsim]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/galatasarayda-sag-bek-mesaisi-scout-listesinde-10-dikkat-cekici-isim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/galatasarayda-sag-bek-mesaisi-scout-listesinde-10-dikkat-cekici-isim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Galatasaray’ın yabancı oyuncu kontenjanı nedeniyle sağ bek transferinde önceliklerini yeniden değerlendirdiği öne sürülürken, Avrupa’da sarı kırmızılıların oyun yapısına uyabilecek çok sayıda genç ve gelişime açık isim dikkat çekiyor. İşte scout kriterleri açısından öne çıkan 10 aday…]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeni sezon kadro planlamasını sürdüren Galatasaray’da sağ bek bölgesi için çalışmalar devam ediyor. Alman basınında yer alan değerlendirmelere göre kulübün daha önce gündeme gelen Sacha Boey hamlesinin gerçekleşmemesinde yabancı oyuncu kontenjanı önemli rol oynadı. Bu durum, sarı kırmızılı yönetimin mevcut yabancı hakkını farklı bir bölge için kullanmayı tercih ettiğine işaret ederken, sağ bek transferinin tamamen rafa kalkmadığı, yalnızca farklı bir stratejiyle sürdürüldüğü yorumlarını beraberinde getirdi.</p>

<p>Scout raporları ve oyuncu profilleri dikkate alındığında Galatasaray’ın oyun yapısına uyabilecek isimler arasında şu futbolcular öne çıkıyor:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>1. Guela Doué (Strasbourg)<br />
23 yaşındaki Fildişi Sahilli oyuncu, sağ bek dışında stoper olarak da görev yapabiliyor. Atletizmi, ikili mücadele başarısı ve gelişim potansiyeliyle listenin en dikkat çekici adaylarından biri olarak görülüyor.</p>

<p>2. Kiliann Sildillia (SC Freiburg)<br />
Hem sağ bek hem de stoper oynayabilen Fransız futbolcu, Avrupa kupalarındaki tecrübesi ve savunma disipliniyle öne çıkıyor.</p>

<p>3. Lorenz Assignon (Rennes)<br />
Hücum katkısı yüksek olan Assignon, çizgi bindirmeleri ve yüksek temposuyla modern bek profiline uygun isimler arasında gösteriliyor.</p>

<p>4. Iván Fresneda<br />
Henüz 21 yaşındaki İspanyol sağ bek, Avrupa futbolunun gelecek vadeden savunmacılarından biri olarak değerlendiriliyor. Düzenli forma şansı bulamaması halinde kiralık formülü gündeme gelebilir.</p>

<p>5. Hugo Siquet<br />
Savunma güvenliği ve temposuyla dikkat çeken Belçikalı futbolcu, maliyet açısından daha ulaşılabilir alternatiflerden biri olabilir.</p>

<p>6. Jackson Tchatchoua<br />
Fizik gücü ve atletik özellikleriyle öne çıkan Kamerun asıllı sağ bek, Avrupa’nın yükselen profilleri arasında gösteriliyor. Ancak güncel piyasa değeri nedeniyle maliyetli bir seçenek konumunda.</p>

<p>7. Mert Müldür<br />
Yerli statüsünde olması önemli avantaj sağlayan milli futbolcu, sağ bek dışında sol bek ve stoperde de görev alabiliyor. Çok yönlü yapısıyla dikkat çekiyor.</p>

<p>8. Tom Rothe<br />
Asıl mevkisi sol bek olmasına rağmen iki kanatta da oynayabilen genç Alman oyuncu, fiziksel kapasitesi ve gelişime açık yapısıyla scout ekiplerinin radarında bulunuyor.</p>

<p>9. Mert Yılmaz<br />
Süper Lig tecrübesi ve yerli statüsü nedeniyle rotasyon için değerlendirilebilecek isimlerden biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p>10. Josha Vagnoman<br />
Sağ bek ve stoper pozisyonlarında oynayabilen Alman futbolcu, sözleşme koşullarına bağlı olarak fırsat transferine dönüşebilecek profiller arasında yer alıyor.</p>

<p>Galatasaray cephesinden bu oyuncularla ilgili resmî bir girişim açıklanmış değil. Ancak yaş profili, atletik özellikleri, çok yönlülükleri ve yeniden satış potansiyelleri dikkate alındığında bu isimlerin scout kriterleri açısından sarı kırmızılı ekibin oyun modeline uyabilecek adaylar arasında değerlendirilebileceği belirtiliyor. Yabancı kontenjanı ve bütçe planlamasının ise transfer sürecindeki en önemli belirleyicilerden biri olması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/galatasarayda-sag-bek-mesaisi-scout-listesinde-10-dikkat-cekici-isim</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 10:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7167.jpeg" type="image/jpeg" length="22615"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beşiktaş’tan Joe Willock Hamlesi! Newcastle İlk Teklifi Geri Çevirdi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/besiktastan-joe-willock-hamlesi-newcastle-ilk-teklifi-geri-cevirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/besiktastan-joe-willock-hamlesi-newcastle-ilk-teklifi-geri-cevirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere Premier Lig ekibi Newcastle United’ın orta saha oyuncusu Joe Willock için Beşiktaş’ın yaptığı ilk teklifin kabul edilmediği öne sürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Siyah beyazlıların oyuncuyu kadrosuna katma isteği sürerken, iki kulüp arasındaki bonservis farkı transferin seyrini belirleyecek gibi görünüyor.</p>

<p>Yeni sezon öncesi orta saha rotasyonunu güçlendirmek isteyen Beşiktaş’ın, Newcastle United forması giyen Joe Willock için girişimde bulunduğu iddia edildi. İngiliz basınında yer alan haberlere göre siyah beyazlıların yaklaşık 10 milyon sterlin seviyesindeki ilk teklifi Newcastle tarafından geri çevrildi. İngiliz kulübünün oyuncu için yaklaşık 25 milyon sterlin bonservis beklentisi içinde olduğu belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>26 yaşındaki İngiliz orta saha oyuncusunun Newcastle ile sözleşmesinin son yılına girdiği ifade edilirken, kulübün kadro planlamasında yaşanabilecek değişikliklerin transfer sürecini etkileyebileceği değerlendiriliyor. Buna karşın Willock’un hazırlık maçlarında süre almaya devam etmesi, teknik ekibin oyuncuyu tamamen gözden çıkarmadığını gösteriyor.</p>

<p>Beşiktaş cephesinde ise orta saha için dinamik, iki yönlü oynayabilen bir profil arayışı sürüyor. Joe Willock’un atletizmi, top taşıma becerisi ve Premier Lig tecrübesi nedeniyle listenin üst sıralarında yer aldığı öne sürülüyor. Ancak mevcut bonservis beklentisi nedeniyle taraflar arasında önemli bir fiyat farkı bulunuyor.</p>

<p>Transferin gerçekleşebilmesi için Newcastle’ın bonservis beklentisini aşağı çekmesi veya Beşiktaş’ın teklifini artırması gerekecek. Şu aşamada resmî anlaşma ya da kulüpler arasında sonuçlanmış bir mutabakat bulunmuyor. Süreç, transfer döneminin ilerleyen günlerinde yapılacak yeni temaslara bağlı olarak şekillenebilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/besiktastan-joe-willock-hamlesi-newcastle-ilk-teklifi-geri-cevirdi</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 06:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5659.jpeg" type="image/jpeg" length="39725"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyabette Hangi Magnezyum Daha Etkili? Bilim Ne Diyor?]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/diyabette-hangi-magnezyum-daha-etkili-bilim-ne-diyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/diyabette-hangi-magnezyum-daha-etkili-bilim-ne-diyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Magnezyum, diyabetli kişilerde kan şekeri kontrolünü destekleyebilir ve insülinin (kan şekerini düzenleyen hormon) daha etkili çalışmasına katkı sağlayabilir. Ancak mevcut bilimsel veriler, diyabet için tek bir magnezyum türünün diğerlerinden kesin olarak üstün olduğunu göstermiyor ve uzmanlar magnezyum takviyesini rutin diyabet tedavisi olarak önermiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diyabetli bireylerde magnezyum eksikliği, diyabeti olmayan kişilere göre daha sık görülebiliyor. Bu nedenle araştırmacılar uzun süredir magnezyum takviyelerinin kan şekeri kontrolünü iyileştirip iyileştiremeyeceğini inceliyor. Son değerlendirmeler, magnezyumun özellikle eksikliği bulunan kişilerde fayda sağlayabileceğini düşündürse de, hangi magnezyum formunun en etkili olduğu konusunda henüz net bir sonuca ulaşılamadı. [1], [2]</p>

<p>Magnezyum kan şekerini nasıl etkiliyor?</p>

<p>Magnezyum, vücutta 300’den fazla biyokimyasal reaksiyonda görev alan temel minerallerden biri. Kasların çalışması, sinir sistemi, enerji üretimi ve kalp ritminin korunmasının yanı sıra glikoz metabolizmasında (şekerin enerjiye dönüştürülmesi sürecinde) da önemli rol oynuyor. [2]</p>

<p>Araştırmalar, yeterli magnezyum düzeyine sahip kişilerin insüline karşı daha iyi yanıt verebildiğini gösteriyor. İnsülin direnci (vücudun insüline yeterince yanıt vermemesi) azaldığında ise kan şekeri kontrolü kolaylaşabiliyor. Ayrıca magnezyumun oksidatif stres (hücrelere zarar veren dengesizlik) ve inflamasyonu (vücudun iltihabi yanıtı) azaltabileceği de düşünülüyor. [1], [2]</p>

<p>Hangi magnezyum türü daha iyi emiliyor?</p>

<p>Piyasada sitrat, glisinat, klorür, oksit, laktat, aspartat ve treonat gibi birçok farklı magnezyum formu bulunuyor.</p>

<p>Bilimsel çalışmalar, magnezyum sitrat, klorür, laktat ve aspartatın bağırsaklardan daha iyi emildiğini gösteriyor. Buna karşın daha düşük emilim oranına sahip olduğu düşünülen magnezyum oksitle yapılan bazı klinik araştırmalarda da kan şekeri kontrolünde iyileşme bildirilmiş durumda. Öte yandan magnezyum aspartat kullanılan bazı çalışmalarda ise anlamlı bir fayda görülmedi. [1], [2]</p>

<p>Bu nedenle yalnızca emilim oranına bakarak “en iyi magnezyum budur” demek mümkün görünmüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bilimsel çalışmalar ne gösteriyor?</p>

<p>Klinik araştırmaların önemli bir kısmı, magnezyum desteğinin açlık kan şekeri, HbA1c (yaklaşık üç aylık ortalama kan şekeri) ve insülin duyarlılığı üzerinde olumlu etkiler oluşturabileceğini bildirse de sonuçlar tüm çalışmalarda aynı değil. Özellikle magnezyum eksikliği bulunan kişilerde faydanın daha belirgin olabileceği düşünülüyor. [2], [3]</p>

<p>Buna karşılık farklı ülkelerde yapılan sistematik derlemeler ve meta analizler, mevcut kanıtların rutin kullanım önerisi yapmak için hâlâ yetersiz olduğunu vurguluyor. [3]</p>

<p>Diyabet dernekleri neden temkinli yaklaşıyor?</p>

<p>Amerikan Diyabet Derneği, mevcut bilimsel verilerin diyabetli bireylerde yalnızca kan şekeri kontrolünü iyileştirmek amacıyla rutin magnezyum takviyesi önerilmesi için yeterli olmadığını belirtiyor. Mineral ve vitamin desteklerinin, eksiklik saptanmayan kişilerde standart diyabet tedavisinin yerine geçmediği özellikle vurgulanıyor. [2]</p>

<p>Bu nedenle magnezyum takviyeleri, diyabet ilaçlarının alternatifi olarak değerlendirilmiyor.</p>

<p>Magnezyumu önce sofradan almak daha doğru</p>

<p>Uzmanlar, magnezyum ihtiyacının mümkün olduğunca besinlerle karşılanmasını öneriyor. Ispanak, pazı, kabak çekirdeği, badem, kaju, kuru baklagiller, tam tahıllar ve bazı maden suları doğal magnezyum kaynakları arasında yer alıyor. [2]</p>

<p>Takviye kullanılacaksa kişinin böbrek fonksiyonları, kullandığı ilaçlar ve gerçek magnezyum düzeyi de dikkate alınmalı. Özellikle yüksek doz takviyeler ishal, mide krampları ve böbrek hastalarında ciddi yan etkilere yol açabiliyor. [1], [2]</p>

<p>Araştırmalar umut verici olsa da, bugüne kadar elde edilen veriler magnezyumun diyabet tedavisinde tek başına etkili bir yöntem olduğunu göstermiyor. Bilim insanları, hangi hasta grubunun hangi magnezyum formundan gerçekten fayda göreceğini belirlemek için daha büyük ve uzun süreli klinik çalışmalara ihtiyaç olduğunu belirtiyor. [2], [3]</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] Health com Editörleri. Which Magnesium Types Help With Diabetes Control? Health com, 2025.</p>

<p>[2] National Institutes of Health Office of Dietary Supplements. Magnesium Fact Sheet for Health Professionals. 2025.</p>

<p>[3] Veronese N, Watutantrige-Fernando S, Luchini C ve ark. Effect of magnesium supplementation on glucose metabolism in people with or at risk of diabetes: a systematic review and meta-analysis of double-blind randomized controlled trials. European Journal of Clinical Nutrition. 2016. DOI: 10.1038/ejcn.2016.154 </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/diyabette-hangi-magnezyum-daha-etkili-bilim-ne-diyor</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 05:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7164.jpeg" type="image/jpeg" length="26332"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Ortahisar’da Otomobil Çarptı: Genç Kız Entübe Edildi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç kız hastaneye kaldırılarak entübe edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Bahçecik Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasında bir genç kız ağır yaralandı. Olay, dün öğle saatlerinde mahalle içindeki cadde üzerinde yaşandı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza cadde üzerinde ilerleyen bir otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle genç kız metrelerce savrularak yere düştü.</p>

<p>Kazayı gören çevredeki vatandaşlar hızla olay yerine koşarak yaralıya ilk müdahaleyi yaptı. Durumun 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirilmesi üzerine bölgeye kısa sürede ambulans sevk edildi.</p>

<p>Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ağır yaralanan genç kıza ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi. Ardından ambulansla <strong>hastaneye</strong> kaldırılan genç kızın tedavi altına alındığı öğrenildi.</p>

<p>Hastaneden edinilen bilgilere göre genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakım ünitesinde <strong>entübe edilerek tedavisinin sürdüğü</strong> bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/JabDXO75eq4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="67940"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı’nın Bilinmeyen Hikâyesi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Mart sadece bir meslek günü değil, bir direnişin hatırasıdır. İşgal altındaki İstanbul’da Tıbbiyeli gençlerin başlattığı o tarihi duruşu Prof. Dr. İhsan Kafadar anlatıyor. Bir bayramın ardındaki vatan, cesaret ve fedakârlık hikâyesi bu videoda.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/bedf6ab0-8103-4cb9-8101-fc233d486602.jpg" type="image/jpeg" length="53855"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SMA Hastalığı Nedir? İlk Belirtiler ve Güncel Tedavi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SMA hastalığı bebeklerde ve çocuklarda kas kaybına yol açıyor. Erken belirti fark edilmezse tablo ağırlaşıyor. Uzmanlar erken tanı ve tarama uyarısı yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir bebek başını tutamıyorsa, emmede zorlanıyorsa ya da yaşıtlarına göre daha hareketsizse… Bu durum basit bir gelişim geriliği değil, <strong>SMA hastalığı</strong> olabilir.</p>

<p>Son yıllarda hem tarama programlarının yaygınlaşması hem de ailelerin bilinçlenmesiyle <strong>SMA hastalığı</strong> daha fazla konuşuluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Çocuk Nörolojisi Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, özellikle erken belirti ve tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor:<br />
“Bugün artık SMA hastalığında erken tanı, hastalığın seyrini değiştirebiliyor. Ancak belirtiler gözden kaçarsa tablo ağırlaşabiliyor.”<br />
<br />
SMA Hastalığı nedir?</p>

<p><strong>SMA hastalığı (Spinal Müsküler Atrofi)</strong>, omurilikteki hareket sinir hücrelerini etkileyen genetik bir kas hastalığıdır.</p>

<p>Bu hastalıkta, kasları çalıştıran motor nöronlar hasar görür. Sonuç olarak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kaslarda güçsüzlük</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hareket kısıtlılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zamanla kas erimesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İleri vakalarda solunum problemleri</p>
 </li>
</ul>

<p>görülebilir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’a göre, <strong>SMA hastalığı</strong> doğuştan gelen genetik bir bozukluktur ve SMN1 genindeki eksiklik nedeniyle ortaya çıkar. “Kasın kendisi sağlamdır, sorun kası çalıştıran sinirdedir” diyerek hastalığın mekanizmasını sade bir dille anlatıyor.</p>

<p>SMA hastalığı tiplerine göre farklı şiddette seyreder. Bazı bebeklerde ilk aylarda ağır tablo görülürken, bazı çocuklarda belirtiler daha geç ortaya çıkabilir.</p>

<hr />
<h2>En sinsi belirtiler</h2>

<p>SMA hastalığı çoğu zaman sessiz başlar. Aileler ilk etapta fark etmeyebilir.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken belirtiler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Baş kontrolünde gecikme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve yutma güçlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaşıtlarına göre daha az hareket</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda gevşeklik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sık solunum yolu enfeksiyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oturamama ya da yürüyememe</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Bebek çok sakin diye sevinen aileler oluyor. Oysa aşırı hareketsizlik bazen <strong>SMA hastalığı belirtisi</strong> olabilir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Özellikle bacaklarda güçsüzlük ön plandadır. Bazı vakalarda dilde titreme bile görülebilir. Bu belirtiler erken dönemde yakalanırsa, tedavi seçenekleri daha etkili olabilir.</p>

<hr />
<h2>Kimler risk altında?</h2>

<p>SMA hastalığı kalıtsal bir hastalıktır.</p>

<p>Risk grupları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Anne ve babanın taşıyıcı olduğu bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliği bulunan aileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ailesinde SMA öyküsü olanlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye’de taşıyıcılık oranının yaklaşık 1/40–1/50 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu da toplumda azımsanmayacak bir genetik risk bulunduğunu gösterir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “Anne ve baba sağlıklı olabilir. Taşıyıcı olduklarını bilmeyebilirler. Bu nedenle evlilik öncesi ve gebelik öncesi taramalar çok önemlidir” diyor.</p>

<hr />
<h2>Neden artıyor?</h2>

<p>Son yıllarda “SMA hastalığı artıyor mu?” sorusu sıkça soruluyor.</p>

<p>Uzmanlara göre artışın birkaç nedeni var:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarının yaygınlaşması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik testlere erişimin artması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplumsal farkındalığın yükselmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliklerinin devam etmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Eskiden tanı alamayan vakalar vardı. Bugün erken tarama sayesinde SMA hastalığını daha erken yakalayabiliyoruz” diyerek görünürdeki artışın tanı kapasitesiyle ilişkili olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Ayrıca son yıllarda geliştirilen gen tedavileri ve yeni ilaç seçenekleri de hastalığın daha fazla gündeme gelmesine yol açtı.</p>

<hr />
<h2>Ne zaman doktora gidilmeli?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk nörolojisi uzmanına başvurulmalı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebek başını 3–4 ayda tutamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>6–7 ayda desteksiz oturamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 yaşında yürümeye başlamamışsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda belirgin güçsüzlük varsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve beslenme problemi sürüyorsa</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “SMA hastalığında erken tanı hayat kurtarır. Gecikme kas kaybını artırabilir” diyerek aileleri uyarıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bugün <strong>SMA hastalığı tedavisi</strong> için kullanılan ilaçlar, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bazı vakalarda gen tedavisi uygulanabiliyor. Ancak tedavinin başarısı büyük ölçüde erken teşhise bağlı.</p>

<hr />
<h2>Nasıl korunulur?</h2>

<p>SMA hastalığı tamamen önlenebilir bir hastalık değildir. Ancak risk azaltılabilir.</p>

<p>Korunma yolları:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Evlilik öncesi taşıyıcılık testi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gebelik öncesi genetik danışmanlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aile öyküsü varsa ileri genetik testler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarına katılım</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Toplumsal bilinç en güçlü silahtır. Taşıyıcı olduğunuzu bilmek kader değildir, önlem alma fırsatıdır” diyor.</p>

<p>Türkiye’de yenidoğan tarama programlarının genişlemesi sayesinde <strong>SMA hastalığı</strong> artık daha erken evrede tespit edilebiliyor. Bu da çocukların yaşam kalitesini artırma açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<hr />
<h2>Uzman Uyarısı: Erken Tanı Hayat Değiştiriyor</h2>

<p>SMA hastalığı kader değil, geç kalınmış tanı kader olabilir.</p>

<p>Kas kaybı başladıktan sonra geri dönüş sınırlıdır. Bu nedenle belirti, risk, genetik öykü ve erken tarama hayati önemdedir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar son olarak şu mesajı veriyor:<br />
“Her hareketsizlik masum değildir. Aileler gelişim basamaklarını yakından takip etmeli. Şüphe varsa zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalı.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Nw0exSzCb4o/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="16497"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epilepsi Nedir? Prof. Dr. İhsan Kafadar’dan Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Epilepsi (sara) nedir, belirtileri nelerdir? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. İhsan Kafadar çocuklarda epilepsi, nöbet anında yapılması gerekenler ve tedaviyi anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyin bazen kendi içinde bir fırtına çıkarır. Sessiz, görünmez ama etkisi sarsıcı bir elektrik dalgası… İşte epilepsi, bu dalganın kontrolsüzce yayılmasıyla ortaya çıkan nörolojik bir hastalık.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Nöroloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada epilepsinin toplumda hâlâ yanlış bilinen yönleri olduğunu vurguladı.</p>

<hr />
<h2>Epilepsi (Sara) Nedir?</h2>

<p>Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan, tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalıktır. Halk arasında “sara” olarak bilinir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’a göre:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tek bir hastalık değil, birçok farklı nedeni ve türü olan bir beyin hastalıkları grubudur. Her nöbet epilepsi değildir; tanı için nöbetlerin tekrarlayıcı olması gerekir.”</p>
</blockquote>

<hr />
<h2>Nöbet Nasıl Ortaya Çıkar?</h2>

<p>Beynimiz milyarlarca sinir hücresinin uyumlu çalışmasıyla görev yapar. Ancak bazı durumlarda bu hücreler bir anda aşırı ve düzensiz elektrik sinyali üretir. Sonuç?</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ani bilinç kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kasılmalar</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Sabit bir noktaya dalıp kalma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağızda köpürme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kısa süreli hafıza kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Garip kokular ya da tatlar hissetme</p>
 </li>
</ul>

<p>Bazı nöbetler dramatiktir, bazıları ise sadece birkaç saniyelik “donma” şeklinde geçer. Bu nedenle birçok epilepsi vakası uzun süre fark edilmeden devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Çocuklarda Epilepsi Daha mı Farklı?</h2>

<p>Prof. Dr. Kafadar, özellikle çocukluk çağında epilepsinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtiyor:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuklarda dalıp gitme, ders sırasında kısa süreli kopmalar, ani sıçramalar ya da sebepsiz düşmeler epilepsi belirtisi olabilir. Ailelerin bu belirtileri hafife almaması gerekir.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukluk çağı epilepsilerinin bir kısmı yaşla birlikte düzelebilirken, bazı türleri uzun süreli takip gerektirir.</p>

<hr />
<h2>Epilepsinin Nedenleri Neler?</h2>

<p>Epilepsi her zaman tek bir nedene bağlı değildir. Olası sebepler arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Doğum sırasında beyin hasarı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik yatkınlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin enfeksiyonları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kafa travmaları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin tümörleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nedeni bilinmeyen (idiopatik) durumlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Vakaların önemli bir kısmında ise net bir sebep saptanamayabilir.</p>

<hr />
<h2>Tanı Nasıl Konur?</h2>

<p>Epilepsi tanısında en önemli testlerden biri <strong>EEG (Elektroensefalografi)</strong>’dir. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeder.</p>

<p>Bunun yanında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Beyin MR görüntülemesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayrıntılı nörolojik muayene</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nöbet öyküsünün detaylı değerlendirilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Tanı sürecinde büyük önem taşır.</p>

<hr />
<h2>Tedavisi Var mı?</h2>

<p>Evet. Epilepsi hastalarının büyük bir kısmı düzenli ilaç tedavisiyle nöbetsiz bir yaşam sürebilir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’ın altını çizdiği en önemli nokta şu:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaçlar düzenli kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70’inde nöbetler tamamen kontrol altına alınabilir.”</p>
</blockquote>

<p>Dirençli vakalarda ise:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ketojenik diyet</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vagus sinir stimülasyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cerrahi tedavi</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi seçenekler gündeme gelebilir.</p>

<hr />
<h2>Nöbet Anında Ne Yapılmalı?</h2>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlış, nöbet geçiren kişinin ağzına bir şey koymaya çalışmaktır. Bu son derece tehlikelidir.</p>

<p>Doğru yaklaşım:</p>

<p>✔️ Kişiyi yan yatırmak<br />
✔️ Başını sert bir zeminden korumak<br />
✔️ Süreyi takip etmek<br />
✔️ Nöbet 5 dakikayı aşarsa acil yardım çağırmak</p>

<hr />
<h2>Toplumsal Yanlış Algılar</h2>

<p>Epilepsi bulaşıcı değildir.<br />
Ruhsal bir hastalık değildir.<br />
Akıl hastalığı değildir.</p>

<p>Bu hastalık, beynin elektriksel düzeniyle ilgilidir. Doğru tedavi ve takip ile bireyler eğitimlerine, iş hayatlarına ve sosyal yaşamlarına devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Son Söz</h2>

<p>Epilepsi korkulacak değil, bilinmesi gereken bir hastalıktır. Bilgi, ön yargının panzehiridir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’ın da ifade ettiği gibi, erken tanı ve düzenli takip hayat kalitesini belirleyen en kritik faktördür.</p>

<p>Beynin elektriği bazen kontrolden çıkabilir. Önemli olan, o dalgayı doğru yönetmektir. ⚡<br />
Epilepsi (Sara Hastalığı) Nedir? Epilepsi Çeşitleri Nelerdir? Epilepsi Neden Olur? Epilepsi Belirtileri Nelerdir? Epilepsi Nasıl Teşhis Edilir? Epilepsi Tedavisi Nasıl Yapılır? Epilepsi Risk Faktörleri Nelerdir? Epilepsi öldürür mü? Epilepsi nasıl anlaşılır? Epilepsi geçer mi? Stres epilepsiyi etkiler mi? Epilepsi nöbeti uyurken olur mu? Epilepsi nöbeti geçirdikten sonra kişi neler hisseder? Anksiyete epilepsiye neden olur mu?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Qo87l9ftCJg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="17404"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Salmonella Nedir? Salmonella Belirtileri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salmonella nedir, nasıl bulaşır, belirtileri neler? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Asuman İnan, Tıbbiye Bülteni’ne konuştu.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir lokma… Ve saatler içinde başlayan ateş, kramp, halsizlik.<br />
Adı sık duyuluyor ama ciddiyeti çoğu zaman hafife alınıyor: <strong>Salmonella</strong>.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Asuman İnan</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada özellikle yaz aylarında artan vakalara dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. İnan, “Salmonella en sık gıdalar yoluyla bulaşır. Çiğ veya iyi pişmemiş tavuk, yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve iyi yıkanmamış sebzeler risk taşır” dedi.</p>

<hr />
<h2>🧫 Salmonella Nedir?</h2>

<p>Salmonella, bağırsak sistemini etkileyen bir bakteri grubudur. Halk arasında çoğu zaman “gıda zehirlenmesi” olarak bilinen tabloya neden olur. Ancak her gıda zehirlenmesi Salmonella değildir.</p>

<p>Uzmanlara göre bakteri, uygun sıcaklıkta hızla çoğalır ve özellikle hijyen kurallarına uyulmayan mutfaklarda kolayca yayılır.</p>

<hr />
<h2>⚠️ Salmonella Belirtileri Nelerdir?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’ın verdiği bilgilere göre belirtiler genellikle bakterinin alınmasından <strong>6–72 saat sonra</strong> ortaya çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek ateş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sulu veya kanlı ishal</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karın ağrısı ve kramp</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bulantı ve kusma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halsizlik</p>
 </li>
</ul>

<p>Çoğu vaka 4–7 gün içinde düzeliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf kişilerde enfeksiyon kana karışabiliyor ve ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<hr />
<h2>🚨 Kimler Risk Altında?</h2>

<p>Uzman isim özellikle şu grupları uyardı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>65 yaş üstü bireyler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hamileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik hastalığı olanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu kişilerde tablo daha ağır seyredebilir ve hastane tedavisi gerekebilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<h2>🛡 Nasıl Korunmalı?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’a göre korunmanın temel anahtarı mutfak hijyeni:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çiğ et ve sebzeler ayrı kesme tahtasında hazırlanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tavuk ve et iyice pişirilmeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Soğuk zincir korunmalı</p>
 </li>
</ul>

<p>“Salmonella gözle görülmez, tadı değişmez. Bu nedenle en güçlü silahımız temizliktir” uyarısında bulundu.</p>

<hr />
<h2>📌 Uzmandan Net Mesaj</h2>

<p>Salmonella hafife alınacak bir enfeksiyon değil. Basit görünen bir ishal tablosu bazı gruplarda hayati risk oluşturabiliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında açıkta satılan ve iyi muhafaza edilmeyen gıdalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/p38tMWwaAvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="51614"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanserden korunmanın 12 altın kuralı: Mucize formül değil, bilim öneriyor]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre kanserden korunmanın en etkili yolu tek bir mucize diyet değil; sigaradan uzak durmaktan güneşten korunmaya kadar uzanan 12 bilimsel yaşam alışkanlığı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser, dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Sosyal medyada “alkali diyetle kanser yok olur” ya da “tek bitkiyle tümör erir” gibi iddialar yayılırken, bilimsel araştırmalar kansere karşı en güçlü korumanın <strong>günlük yaşam alışkanlıklarında</strong> saklı olduğunu gösteriyor.<br />
 </p>

<h2>Uzmanların ortak mesajı</h2>

<p>“Mucize aramayın.<br />
Bilimsel önlemlerle ve sağlıklı yaşamla riskleri azaltın.”</p>

<p>Kanser riskini tamamen sıfırlamak mümkün olmasa da, bu 12 başlıkla risk belirgin biçimde azaltılabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlara göre kanserden korunma bir günde değil, bir yaşam tarzıyla mümkün. İşte bilimsel kanıtlarla desteklenen <strong>12 altın kural</strong>:</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/1.jpg" type="image/jpeg" length="26389"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
