<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Tıbbiye Bülteni | Sağlık Haberleri</title>
    <link>https://www.tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni, sağlık ve tıp alanındaki güncel gelişmeleri bilimsel doğruluk temelinde okuyucularına ulaştıran bağımsız sağlık haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 25 Jul 2026 19:51:40 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SSK Emekli Maaş Farkları Ne Zaman Yatacak? Temmuz 2026 İçin Son Durum]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/ssk-emekli-maas-farklari-ne-zaman-yatacak-temmuz-2026-icin-son-durum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/ssk-emekli-maas-farklari-ne-zaman-yatacak-temmuz-2026-icin-son-durum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Temmuz 2026 emekli zammının ardından milyonlarca SSK emeklisi, maaş farklarının ne zaman hesaplara yatırılacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Şu an itibarıyla SSK (4A) emeklileri için ayrıca bir “maaş farkı ödeme takvimi” açıklanmış değil.</p>

<p>SGK’nın resmî duyurusu yalnızca Emekli Sandığı (4C) kapsamındaki zam farkı ödemelerini kapsıyor. SSK emeklileri ise zamlı aylıklarını kendi normal ödeme günlerinde almaya devam ediyor.</p>

<p>SSK emekli maaş farkları ne zaman yatacak?</p>

<p>Temmuz 2026 itibarıyla SSK emeklileri için ayrıca yatırılacak bir maaş farkı ödeme tarihi açıklanmadı. Bunun temel nedeni, 4A kapsamındaki emeklilerin zamlı aylıklarının tahsis numarasına göre belirlenen normal ödeme takviminde ödenmeye başlanmasıdır.</p>

<p>Bununla birlikte, en düşük emekli aylığına ilişkin yasal düzenlemeden kaynaklanan fark ödemeleri için milyonlarca emekli SGK’nın açıklamasını bekliyor. Düzenleme yürürlüğe girdikten sonra oluşacak farkların ayrıca ödenmesine ilişkin resmî takvimin SGK tarafından duyurulması bekleniyor. Şu ana kadar bu konuda kesin bir ödeme tarihi ilan edilmedi.</p>

<p>Emekli Sandığı için ödeme yapıldı</p>

<p>Sosyal Güvenlik Kurumu, Emekli Sandığı (4C) kapsamındaki emekli, malul, vazife malulü ile dul ve yetim aylığı alanların Temmuz 2026 zam farklarının 24 Temmuz 2026 tarihinde hesaplara yatırıldığını açıkladı. Açıklamaya göre yaklaşık 2,49 milyon hak sahibine toplam 14,5 milyar lira ödeme gerçekleştirildi.</p>

<p>En düşük emekli aylığında süreç sürüyor</p>

<p>TBMM’de kabul edilen düzenleme sonrasında en düşük emekli aylığına ilişkin uygulamanın yürürlüğe girmesiyle birlikte, bu kapsamdaki fark ödemelerinin de SGK tarafından duyurulacak takvime göre hesaplara aktarılması bekleniyor. Ancak haberin yayımlandığı saat itibarıyla SSK emeklilerine yönelik resmî ödeme tarihi açıklanmış değil.</p>

<p>Son durum</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bugün itibarıyla doğrulanmış son bilgiler şöyle:</p>

<ul>
 <li>SSK emeklileri zamlı aylıklarını normal ödeme günlerinde almaya devam ediyor.</li>
 <li>SSK maaş farkı için ayrıca ilan edilmiş resmî ödeme tarihi bulunmuyor.</li>
 <li>Emekli Sandığı kapsamındaki zam farkları 24 Temmuz’da ödendi.</li>
 <li>En düşük emekli aylığından doğacak fark ödemeleri için SGK’nın yeni duyurusu bekleniyor.</li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/ssk-emekli-maas-farklari-ne-zaman-yatacak-temmuz-2026-icin-son-durum</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 19:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6146.jpeg" type="image/jpeg" length="73305"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Uzman Hekim ve Diş Hekimi Tescilinde Dijital Dönem: Islak İmzalı Evrak Dönemi Sona Eriyor]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/uzman-hekim-ve-dis-hekimi-tescilinde-dijital-donem-islak-imzali-evrak-donemi-sona-eriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/uzman-hekim-ve-dis-hekimi-tescilinde-dijital-donem-islak-imzali-evrak-donemi-sona-eriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, uzmanlık eğitimini tamamlayan tabip ve diş tabiplerinin tescil işlemlerinde yeni bir dijital dönüşüm adımı attı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>30 Temmuz 2026’dan itibaren tescile esas belgeler yalnızca Uzmanlık Eğitimi Yönetim Sistemi (UEYS) üzerinden gönderilecek. Yeni uygulamayla bürokrasi azalacak, işlemler hızlanacak ve milyonlarca liralık tasarruf sağlanacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü Tescil ve Denklik İşlemleri Daire Başkanlığı, sağlık meslek mensuplarının tescil süreçlerini dijital ortama taşıyan çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. Yeni uygulamayla birlikte uzmanlık eğitimini başarıyla tamamlayan tabip ve diş tabiplerinin tescil işlemlerinde fiziki evrak dönemi büyük ölçüde sona eriyor.</p>

<p>Daha önce Yükseköğretim Kurulu ile yapılan protokol kapsamında 28 Kasım 2024 tarihinde ön lisans, lisans ve yüksek lisans diplomalarının dijital tesciline başlanmıştı. Ardından Millî Eğitim Bakanlığı ile yapılan ek protokol doğrultusunda 11 Ağustos 2025 itibarıyla sağlık meslek lisesi mezunlarının diplomaları da dijital ortamda tescil edilmeye başlanmıştı.</p>

<p>Yeni düzenlemeyle birlikte 30 Temmuz 2026 tarihinden sonra uzmanlık eğitimini tamamlayan tabip ve diş tabiplerine ait tescile esas belgeler yalnızca Uzmanlık Eğitimi Yönetim Sistemi (UEYS) üzerinden Sağlık Bakanlığına iletilecek. Islak imzalı belgeler ise ilgili eğitim kurumları tarafından kendi arşivlerinde muhafaza edilecek.</p>

<p>Bürokrasi azalacak, işlemler hızlanacak</p>

<p>Dijital tescil uygulaması sayesinde belge gönderim süreci daha hızlı ve güvenli hale gelirken, fiziki evrak dolaşımından kaynaklanan zaman kayıplarının da önüne geçilecek. Böylece tescil işlemlerinin daha kısa sürede tamamlanması ve adayların süreçlerini elektronik ortam üzerinden takip edebilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Her aday için yaklaşık 40 sayfa evrak gönderilmeyecek</p>

<p>Yeni sistemle birlikte her uzmanlık mezunu için ortalama 40 sayfayı bulan fiziki evrak gönderimi tamamen ortadan kalkacak. Bu sayede hem çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlanacak hem de kamu kaynaklarının daha verimli kullanılması mümkün olacak.</p>

<p>Yıllık en az 2 milyon TL tasarruf bekleniyor</p>

<p>Sağlık Bakanlığı’nın hesaplamalarına göre dijital tescil uygulamasıyla yalnızca posta giderlerinde yılda en az 2 milyon TL tasarruf sağlanması öngörülüyor. Bunun yanında personel iş yükü, evrak takibi, dosyalama ve fiziki arşivleme maliyetlerinde de önemli ölçüde azalma bekleniyor.</p>

<p>Hayata geçirilen yeni uygulamanın, sağlık alanındaki dijital dönüşüm çalışmalarına önemli katkı sunması ve uzun süredir çözüm bekleyen tescil süreçlerini daha güvenli, hızlı ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturması amaçlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/uzman-hekim-ve-dis-hekimi-tescilinde-dijital-donem-islak-imzali-evrak-donemi-sona-eriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 19:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6727.jpeg" type="image/jpeg" length="35497"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlık Bilimleri Üniversitesi Askeri Bölümlerinde Elenenler Başka Bölüme Yerleşebilir mi? YKS Kılavuzu Açıkladı]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/saglik-bilimleri-universitesi-askeri-bolumlerinde-elenenler-baska-bolume-yerlesebilir-mi-yks-kilavuzu-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/saglik-bilimleri-universitesi-askeri-bolumlerinde-elenenler-baska-bolume-yerlesebilir-mi-yks-kilavuzu-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin Milli Savunma Bakanlığı (MSB) ve İçişleri Bakanlığı nam ve hesabına öğrenci alan programlarını tercih edecek adayları yakından ilgilendiren önemli bir düzenleme YKS Kılavuzu’nda yer alıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sağlık raporu, güvenlik soruşturması veya mülakat gibi nedenlerle kaydı yapılamayan adaylar, belirli şartları taşımaları halinde alt tercihlerine yerleştirilebiliyor.</p>

<p>YKS Kılavuzu Hangi Durumları Kapsıyor?</p>

<p>YKS Kılavuzu’nun 4.3 maddesine göre, merkezi yerleştirme ile bir programa yerleşen adayın kayıt yaptıramaması halinde durumun nedeni önem taşıyor.</p>

<p>Tercih aşamasında önceden bilinmesi mümkün olmayan;</p>

<ul>
 <li>Sağlık kurulu raporunun olumsuz çıkması,</li>
 <li>Güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması,</li>
 <li>Arşiv araştırmasının olumsuz olması,</li>
 <li>Mülakatta başarısız olunması,</li>
 <li>İntibak eğitiminin olumsuz sonuçlanması,</li>
 <li>Sonradan tespit edilen bedensel yetersizlikler</li>
</ul>

<p>gibi nedenlerle kaydı yapılamayan adayların durumu ÖSYM tarafından yeniden değerlendiriliyor.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Askeri Bölümlerinde Elenenler Nasıl Başvuru Yapacak?</p>

<p>Kılavuza göre adayların, kayıt süresinin bitimini takip eden 15 gün içinde gerekli resmi belgeler ve dilekçeyle ÖSYM’ye başvurması gerekiyor.</p>

<p>Başvuru sonrasında adayın tercih listesi yeniden inceleniyor. Puanının yettiği ilk alt tercihe, gerekli şartları sağlaması halinde kontenjan harici yerleştirme yapılabiliyor.</p>

<p>Alt Tercihlere Yerleştirme Nasıl Yapılıyor?</p>

<p>ÖSYM, adayın yerleştiği programdan sonraki tercihlerini tek tek inceliyor. Adayın puanının yeterli olduğu ilk programa yerleştirme işlemi gerçekleştiriliyor. Böylece askeri programa kayıt yaptıramayan adayın yükseköğretim hakkını tamamen kaybetmesinin önüne geçilebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Boy ve Kilo Şartını Taşımayanlar Bu Haktan Yararlanamıyor</p>

<p>YKS Kılavuzu önemli bir istisnaya da dikkat çekiyor. Boy, kilo ve benzeri tercih aşamasında aday tarafından bilinebilecek şartları taşımadığı halde tercih yapanlar, alt tercihlere yerleştirme uygulamasından yararlanamıyor.</p>

<p>Bu nedenle Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin MSB ve İçişleri Bakanlığı nam ve hesabına öğrenci alan programlarını tercih edecek adayların, yalnızca başarı sıralarını değil, başvuru şartlarını da ayrıntılı şekilde incelemeleri öneriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/saglik-bilimleri-universitesi-askeri-bolumlerinde-elenenler-baska-bolume-yerlesebilir-mi-yks-kilavuzu-acikladi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 19:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6726-1.jpeg" type="image/jpeg" length="58659"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Johannes Peter Müller: Fizyolojiyi Gözlem ve Deneyle Yeniden Kuran Hekim]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/johannes-peter-muller-fizyolojiyi-gozlem-ve-deneyle-yeniden-kuran-hekim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/johannes-peter-muller-fizyolojiyi-gozlem-ve-deneyle-yeniden-kuran-hekim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[On dokuzuncu yüzyılın ilk yarısında fizyoloji deneysel yöntemlere yönelmiş olsa da Almanya’da bağımsız ve kurumsal bir araştırma disiplini olarak henüz tam anlamıyla yerleşmemişti. Johannes Peter Müller; anatomi, embriyoloji, zooloji, kimya, karşılaştırmalı gözlem ve deneyi aynı bilimsel çerçevede birleştirerek canlı bedenin işleyişini sistemli biçimde araştırdı. Duyuların çalışma biçimine ilişkin geliştirdiği yaklaşım sinirbilimin temellerinden biri olurken, yetiştirdiği bilim insanları modern]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir odaya girdiğinizi düşünün.</p>

<p>Masanın üzerinde insan ve hayvanlara ait anatomik örnekler, mikroskoplar, kimyasal maddeler ve deney araçları bulunuyor. Bir tarafta sinirlerin işleyişi inceleniyor, başka bir masada embriyonun gelişimi araştırılıyor. Deniz canlılarının organları karşılaştırılıyor; kan, lenf, salgı bezleri, görme, işitme ve refleksler hakkında sorular soruluyor.</p>

<p>Bugünün üniversitelerinde bunların her biri farklı bir bölümün, laboratuvarın veya uzmanlık alanının konusu olabilir.</p>

<p>Ancak on dokuzuncu yüzyılın ilk yarısında bu farklı alanları aynı bilimsel program içinde birleştiren en etkili isimlerden biri <strong>Johannes Peter Müller</strong>’di.</p>

<p>Müller yalnızca insan bedenindeki belirli bir organı inceleyen hekimlerden biri değildi. Canlılığın nasıl işlediğini anlamaya çalışıyor; anatomi ile fizyolojiyi, yapı ile işlevi, insan ile hayvanı, gözlem ile deneyi aynı bilimsel anlayış içinde buluşturmak istiyordu.</p>

<p>Bu nedenle tıp tarihindeki yeri tek bir keşifle açıklanamaz.</p>

<p>Onu önemli yapan, fizyolojinin nasıl araştırılması gerektiğine ilişkin düşünceyi değiştirmesiydi.</p>

<h2>Bir ayakkabıcının oğlundan bilim insanına</h2>

<p>Johannes Peter Müller, 14 Temmuz 1801’de Koblenz’de dünyaya geldi.</p>

<p>Babası ayakkabıcılık yapıyordu. Ailenin maddi imkânları geniş değildi. Buna rağmen Müller’in matematiğe, doğa bilimlerine ve klasik dillere duyduğu ilgi eğitimine devam etmesinin önünü açtı.</p>

<p>1819 yılında Bonn Üniversitesinde tıp öğrenimine başladı ve 1822’de doktorasını tamamladı. 1823–1824 yıllarında Berlin’de anatomi ve fizyoloji çalışmalarını sürdürdü. Ardından Bonn’a dönerek 1824 yılında fizyoloji ve karşılaştırmalı anatomi alanlarında habilitasyonunu aldı ve akademik dersler vermeye başladı.</p>

<p>Müller’in yetiştiği dönemde tıp önemli bir dönüşüm geçiriyordu.</p>

<p>Anatomi büyük ölçüde ilerlemiş, insan bedenindeki organların yapısı ayrıntılı biçimde tarif edilmeye başlanmıştı. Ancak bu organların nasıl çalıştığına ilişkin bilgiler çoğu zaman eski otoritelerin görüşlerine, sınırlı gözlemlere veya doğa felsefesinin varsayımlarına dayanıyordu.</p>

<p>Müller, fizyolojinin yalnızca düşünsel açıklamalarla ilerleyemeyeceğini görüyordu.</p>

<p>Canlı beden hakkında düşünmek önemliydi; fakat gözlemlemek, karşılaştırmak, deney yapmak ve elde edilen sonuçları yeniden sınamak gerekiyordu.</p>

<p>Müller, yaşadığı dönemin doğa felsefesinden bütünüyle kopmuş bir bilim insanı değildi. Canlılığı yalnızca fizik ve kimya yasalarıyla açıklamaya mesafeli yaklaşıyor, bazı vitalist görüşleri koruyordu.</p>

<p>Buna rağmen fizyolojiyi gözlem, karşılaştırma ve deneyle daha sağlam bir bilimsel zemine taşıyan geçiş dönemi araştırmacılarının başında geliyordu.</p>

<h2>Bedenin yapısını bilmek yetmezdi</h2>

<p>Anatomi bir organın nerede bulunduğunu gösterebilirdi.</p>

<p>Fakat Müller için asıl soru bundan sonra başlıyordu:</p>

<p>Bu organ ne yapıyordu?</p>

<p>Nasıl çalışıyordu?</p>

<p>Başka organlarla nasıl ilişki kuruyordu?</p>

<p>İnsanlardaki bir yapı, diğer canlılarda nasıl görünüyordu?</p>

<p>Bir yapının embriyonun gelişimi sırasında geçirdiği değişimler, yetişkin bedendeki görevini açıklayabilir miydi?</p>

<p>Bu sorular Müller’i insan anatomisinin dışına, karşılaştırmalı anatomiye, embriyolojiye ve zoolojiye götürdü.</p>

<p>Farklı canlı türlerinin organlarını karşılaştırarak yaşamın ortak ilkelerini araştırdı. Sinir sistemi, duyu organları, salgı bezleri, üreme organları, kan, lenf ve embriyonik gelişim üzerine çalışmalar yürüttü. İlerleyen yıllarda deniz canlılarının anatomisine ve gelişimine yönelerek deniz biyolojisinin gelişmesine de katkıda bulundu.</p>

<p>Müller’in anlayışında anatomi ile fizyoloji birbirinden kopuk değildi.</p>

<p>Yapıyı anlamadan işlevi, işlevi araştırmadan da yapının gerçek anlamını kavramak mümkün değildi.</p>

<p>Bu yaklaşım, modern tıbbın temel düşünce biçimlerinden biri hâline gelecekti.</p>

<h2>Göz gerçekten neyi görür?</h2>

<p>Johannes Peter Müller’in adı en çok <strong>özgül sinir enerjileri öğretisi</strong> ile ilişkilendirilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Müller, duyularımızın dış dünyadaki uyaranları değişmeden aktaran basit araçlar olmadığını düşünüyordu. Ona göre ortaya çıkan duyumun niteliğini yalnızca dış uyaranın ne olduğu değil, hangi duyu sinirinin ve hangi duyusal sistemin uyarıldığı da belirliyordu.</p>

<p>Örneğin göze ışık gelmesi görme duyumuna yol açar. Ancak göz kapalıyken göz küresine hafifçe bastırıldığında da ışık parlamaları veya şekiller görülebilir.</p>

<p>Burada gözü uyaran şey ışık değil, mekanik basınçtır. Buna rağmen ortaya çıkan duyum görseldir; çünkü uyarılan sistem görme duyusuyla ilişkilidir.</p>

<p>Benzer biçimde işitme sistemi uyarıldığında ortaya çıkan deneyim ses, görme sistemi uyarıldığında ise görsel bir duyum niteliği taşır.</p>

<p>Müller’in öğretisinin temelinde şu düşünce bulunuyordu:</p>

<p><strong>Duyumun niteliği, dış uyaranın özellikleri kadar o uyaranı taşıyan duyusal sinir sisteminin yapısı ve işleyişi tarafından da belirlenir.</strong></p>

<p>Bu yaklaşım, daha sonra öğrencisi Hermann von Helmholtz başta olmak üzere çok sayıda araştırmacıyı etkiledi. Duyular fizyolojisi, deneysel psikoloji ve algı araştırmaları açısından yeni bir düşünce alanı açtı.</p>

<p>Gözün dış dünyayı bir fotoğraf makinesi gibi olduğu biçimiyle aktarmadığı, kulağın da yalnızca sesleri kaydeden pasif bir araç olmadığı anlaşılıyordu. Sinir sistemi, dış dünyadan gelen bilgilerin nasıl bir duyuma dönüşeceğinde belirleyici bir rol oynuyordu.</p>

<p>Böylece Müller’in çalışmaları fizyolojinin sınırlarını aşarak daha büyük bir soruya ulaşıyordu:</p>

<p><strong>İnsan dış dünyayı olduğu gibi mi algılar, yoksa sinir sisteminin olanakları ölçüsünde mi deneyimler?</strong></p>

<p>Bu soru bugün de sinirbilim, psikoloji ve algı felsefesinin temel meseleleri arasındadır.</p>

<h2>Duyu ve hareket yollarının ayrılması</h2>

<p>Müller sinir sistemini yalnızca duyular açısından incelemedi.</p>

<p>Refleks hareketler, sinirlerin uyarılması, sinir-kas ilişkisi ve farklı organların sinir sistemiyle bağlantıları üzerinde de çalıştı.</p>

<p>1831 yılında kurbağalar üzerinde gerçekleştirdiği deneylerle omurilik sinirlerinin ön köklerinin ağırlıklı olarak hareket, arka köklerinin ise duyu ile ilişkili olduğunu ortaya koyan <strong>Bell–Magendie yasasını deneysel olarak doğruladı</strong>. Böylece duyusal ve motor sinir yollarının birbirinden ayrılmasına ilişkin kanıtların güçlenmesine katkı sağladı.</p>

<p>Onun döneminde sinir sistemine ilişkin bütün soruları yanıtlayacak teknik imkânlar henüz bulunmuyordu. Sinirlerin elektriksel etkinliği yeterince ölçülemiyor, hücrelerin içindeki süreçler doğrudan izlenemiyor ve modern görüntüleme teknikleri kullanılamıyordu.</p>

<p>Müller buna rağmen sonraki kuşakların araştıracağı temel soruların önemli bir bölümünü belirledi.</p>

<p>Öğrencileri ve bilimsel çevresinde yetişen araştırmacılar, gelişen deney araçlarıyla bu soruların peşinden gittiler.</p>

<p>Emil du Bois-Reymond sinir ve kasların elektriksel özelliklerini araştırdı.</p>

<p>Hermann von Helmholtz sinir iletim hızını ölçtü.</p>

<p>Rudolf Virchow ise hastalıkları hücresel düzeyde ele alan hücresel patolojiyi geliştirdi.</p>

<p>Böylece Müller’in ortaya koyduğu sorular, bir sonraki kuşağın araştırma programına dönüştü.</p>

<h2>Kadın üreme sisteminde bugün de yaşayan adı</h2>

<p>Johannes Peter Müller’in embriyoloji alanındaki önemli çalışmalarından biri, üreme sisteminin gelişimi üzerineydi.</p>

<p>1830 yılında yayımladığı <i>Bildungsgeschichte der Genitalien</i> adlı eserinde, embriyonik üreme sistemindeki bazı kanalları sistemli biçimde ele aldı.</p>

<p>Daha sonra kendi adıyla anılacak bu yapılar bugün <strong>paramezonefrik kanallar</strong> veya tarihsel adıyla <strong>Müller kanalları</strong> olarak bilinir.</p>

<p>Klasik embriyoloji anlatımına göre dişi embriyonik gelişiminde paramezonefrik kanallardan fallop tüpleri, uterus, serviks ve vajinanın üst üçte biri gelişir.</p>

<p>Erkek embriyonik gelişiminde ise Sertoli hücrelerinden salgılanan anti-Müllerian hormonun etkisiyle bu kanallar büyük ölçüde geriler.</p>

<p>Günümüzde kadın hastalıkları, çocuk cerrahisi, radyoloji ve üreme tıbbında kullanılan <strong>Müller kanalı anomalileri</strong> ifadesi de adını Johannes Peter Müller’den alır.</p>

<p>Burada önemli bir ayrım yapmak gerekir:</p>

<p>Müller, anti-Müllerian hormonu keşfetmemiştir.</p>

<p>Hormon, embriyonik dönemde Müller kanallarının gelişimini baskılayan etkisi nedeniyle bu adı almıştır. Müller’in adı hormona doğrudan bir keşif yoluyla değil, daha önce tanımladığı anatomik yapılar üzerinden verilmiştir.</p>

<p>Bu durum, tıp tarihindeki adlandırmaların zaman içinde nasıl katmanlar hâlinde oluştuğunu göstermesi bakımından önemlidir.</p>

<h2>Fizyolojinin büyük kitabı</h2>

<p>Müller’in en etkili eseri, 1833–1840 yılları arasında bölümler hâlinde yayımlanan <strong>Handbuch der Physiologie des Menschen für Vorlesungen</strong>, yani <strong>Dersler İçin İnsan Fizyolojisi El Kitabı</strong> oldu.</p>

<p>Bu eser sıradan bir ders kitabı değildi.</p>

<p>Müller burada dönemin anatomi, fizyoloji, kimya, fizik, embriyoloji ve karşılaştırmalı biyoloji bilgilerinin büyük bölümünü bir araya getirmeye çalıştı.</p>

<p>İnsan bedeninin işlevlerini yalnızca insan anatomisi üzerinden değil, hayvan deneyleri ve farklı canlı türlerinin karşılaştırılması yoluyla da açıklıyordu. Eser kısa sürede Avrupa’daki fizyoloji eğitiminin temel kaynaklarından biri hâline geldi.</p>

<p>Kitabın önemi yalnızca içerdiği bilgilerden kaynaklanmıyordu.</p>

<p>Müller dağınık gözlemleri bir araya getiriyor, çelişkili sonuçları karşılaştırıyor, bilinmeyen noktaları gösteriyor ve yeni deneylerin hangi sorulara yönelmesi gerektiğini ortaya koyuyordu.</p>

<p>Böylece fizyoloji, yalnızca geçmiş bilgilerin aktarıldığı bir alan olmaktan çıkıyor; cevaplanmayı bekleyen soruların sistemli biçimde ortaya konduğu dinamik bir bilim hâline geliyordu.</p>

<h2>Berlin’de kurulan bilim okulu</h2>

<p>Müller, Bonn’daki akademik çalışmalarının ardından 1833 yılında Berlin’deki Friedrich Wilhelm Üniversitesine geçti.</p>

<p>Burada anatomi ve fizyoloji profesörü olarak görev yaptı, Anatomi Enstitüsünü yönetti ve 1858’deki ölümüne kadar çalışmalarını Berlin’de sürdürdü.</p>

<p>Aynı dönemde anatomi ve fizyoloji alanındaki önemli bir bilimsel yayının editörlüğünü devraldı. Dergi, 1834’ten itibaren <i>Archiv für Anatomie, Physiologie und wissenschaftliche Medicin</i> adıyla yayımlandı ve bilim dünyasında yaygın biçimde <strong>Müllers Archiv</strong> olarak tanındı.</p>

<p>Müller Berlin’de yalnızca ders veren bir profesör değildi.</p>

<p>Bir araştırma kültürü kuruyordu.</p>

<p>Öğrencilerini hazır cevapları ezberlemeye değil, henüz yanıtlanmamış soruların peşinden gitmeye yöneltiyordu. Araştırılacak problemleri belirliyor ancak bütün öğrencilerine aynı yöntemi dayatmıyordu. Sorunun niteliğine uygun yeni yöntemler geliştirmelerini teşvik ediyordu.</p>

<p>Müller’in öğrencileri ve bilimsel çevresinde yetişen araştırmacılar arasında <strong>Theodor Schwann, Jakob Henle, Emil du Bois-Reymond, Hermann von Helmholtz, Robert Remak, Rudolf Virchow, Ernst Brücke ve Ernst Haeckel</strong> gibi bilim tarihinin önemli isimleri bulunuyordu.</p>

<p>Bu araştırmacılar hücre kuramından histolojiye, elektrofizyolojiden patolojiye ve evrimsel biyolojiye kadar çok sayıda alanın gelişmesinde belirleyici roller üstlendiler.</p>

<p>Bu nedenle Johannes Peter Müller’in mirası yalnızca kendi araştırmalarıyla ölçülemez.</p>

<p>Onun öğrencileri ve araştırma çevresi, modern tıbbın farklı alanlarında yeni kapılar açtı.</p>

<h2>Öğrencilerinin başarılarında yaşayan öğretmen</h2>

<p>Bilim tarihinde bazı isimler büyük bir keşifle, bazıları ise yeni bir bilim insanı kuşağı yetiştirmeleriyle tanınır.</p>

<p>Müller her ikisini de yaptı.</p>

<p>Theodor Schwann hücre kuramının kurucu isimlerinden biri hâline geldi. Jakob Henle mikroskobik anatomi ve histolojiye yön verdi. Emil du Bois-Reymond elektrofizyolojinin gelişmesine katkı sağladı. Hermann von Helmholtz sinir iletim hızını ölçtü; görme ve işitme fizyolojisini ileri taşıdı. Rudolf Virchow ise hastalıkların temelinde hücresel değişimleri ele alan hücresel patolojiyi geliştirdi.</p>

<p>Bu isimlerin her biri bilim tarihinin ayrı bir alanında merkezî bir konuma ulaştı.</p>

<p>Ancak onları birbirine bağlayan önemli hatlardan biri, Müller’in Berlin’de oluşturduğu bilimsel çevreydi.</p>

<p>Onun öğretmenliğinin gücü, öğrencilerinin kendisini tekrar etmesini değil, yeni bilimsel alanlar açmasını sağlamasında yatıyordu.</p>

<h2>Müze raflarından deniz araştırmalarına</h2>

<p>Müller’in bilim anlayışı laboratuvarın dört duvarıyla sınırlı değildi.</p>

<p>Berlin Üniversitesindeki anatomik ve zoolojik koleksiyonları önemli ölçüde geliştirdi. Anatomik-zootomik müzedeki kataloglanmış nesnelerin sayısı, onun görev süresinin sonunda <strong>19 bin 577’ye</strong> ulaştı.</p>

<p>Bu koleksiyonlar, insan ve hayvan anatomisinin karşılaştırılması açısından önemli bir araştırma altyapısı oluşturuyordu.</p>

<p>Müller aynı zamanda deniz kıyılarına araştırma gezileri düzenledi. Balıklar, derisidikenliler ve diğer deniz canlıları üzerine çalışmalar yaptı.</p>

<p>Bu araştırmalar, onun insan bedenini canlılar dünyasının bütününden kopuk biçimde ele almadığını gösteriyordu.</p>

<p>İnsan fizyolojisini anlamak için bazen bir balığın solungaçlarına, bir denizyıldızının gelişimine veya başka bir canlının dolaşım sistemine bakmak gerekiyordu.</p>

<p>Müller için doğa, birbirinden kopuk türlerin sergilendiği bir alan değil; karşılaştırılarak okunması gereken büyük bir kitaptı.</p>

<h2>Bilim dallarının birbirinden ayrılmaya başladığı dönem</h2>

<p>Johannes Peter Müller’in yaşamı, bilim tarihinde özel bir geçiş dönemine rastladı.</p>

<p>Onun zamanında anatomi, fizyoloji, patoloji, embriyoloji, zooloji ve sinirbilim bugünkü kadar kesin sınırlarla birbirinden ayrılmamıştı.</p>

<p>Müller bu alanların tamamında çalışabilen son büyük evrensel araştırmacılardan biri oldu.</p>

<p>Ancak öğrencilerinin döneminde bilimsel bilgiler hızla çoğaldı. Tek bir kişinin bütün fizyolojiyi, anatomiyi, embriyolojiyi ve patolojiyi aynı derinlikte takip etmesi giderek imkânsız hâle geldi.</p>

<p>Müller’in yürüttüğü geniş kapsamlı akademik yapı, henüz kendisi hayattayken uzmanlık alanlarına ayrılmaya başlamıştı.</p>

<p>Onun isteğiyle patolojik anatomi 1856 yılında bağımsız bir kürsü hâline getirildi ve Rudolf Virchow’un yönetimine verildi.</p>

<p>Müller’in 1858’deki ölümünden sonra fizyoloji de bağımsız bir kuruma dönüştürülerek Emil du Bois-Reymond’a bırakıldı.</p>

<p>Anatomi kürsüsü ile anatomik-zootomik müzenin yönetimini ise Karl Bogislaus Reichert devraldı.</p>

<p>Bir bilim insanının aynı çatı altında yürüttüğü çalışmalar, giderek ayrı uzmanlık alanlarına dönüşüyordu.</p>

<p>Bu gelişme yalnızca idari bir değişiklik değil, modern tıptaki uzmanlaşmanın dikkat çekici simgelerinden biriydi.</p>

<h2>Yarım yüzyıla sığan büyük dönüşüm</h2>

<p>Johannes Peter Müller, 28 Nisan 1858’de Berlin’de hayatını kaybetti.</p>

<p>Henüz 56 yaşındaydı.</p>

<p>Fakat geride bıraktığı bilimsel miras son derece genişti.</p>

<p>Fizyolojinin gözlem ve deneye dayalı bir bilim hâline gelmesine katkıda bulundu. Duyuların sinir sistemine bağlı çalışma biçimini açıklayan etkili bir öğreti geliştirdi. Embriyoloji, anatomi, patoloji, zooloji ve sinir fizyolojisi alanlarında araştırmalar yaptı.</p>

<p>İnsan fizyolojisinin en kapsamlı erken dönem kaynaklarından birini yazdı, bilimsel koleksiyonları geliştirdi ve etkili bir araştırma okulu kurdu.</p>

<p>Öğrencileri aracılığıyla da modern tıbbın birçok alanının gelişmesine katkı sağladı.</p>

<h2>Bir organı değil, araştırma biçimini değiştirdi</h2>

<p>Johannes Peter Müller’in adı bugün tıp öğrencilerinin karşısına çoğu zaman Müller kanalları, anti-Müllerian hormon veya duyular fizyolojisi anlatılırken çıkar.</p>

<p>Ancak onun tarihsel etkisi bu kavramlardan çok daha büyüktür.</p>

<p>Müller yeni bir ameliyat geliştirmedi.</p>

<p>Bir ilacın veya aşının mucidi olmadı.</p>

<p>Tek bir mikroorganizmanın keşfiyle tanınmadı.</p>

<p>Onun yaptığı daha temel bir şeydi:</p>

<p><strong>Canlı bedenin nasıl araştırılması gerektiğini değiştirdi.</strong></p>

<p>Anatomik yapının yanına fizyolojik işlevi koydu.</p>

<p>Gözlemi deneyle güçlendirdi.</p>

<p>İnsan bedenini diğer canlılarla karşılaştırdı.</p>

<p>Felsefi soruları araştırılabilir bilimsel problemlere dönüştürdü.</p>

<p>Öğrencilerine yalnızca bilgiler değil, yeni sorular bıraktı.</p>

<p>Belki de tıp tarihine adını yazdıran en kalıcı katkısı buydu.</p>

<p>Çünkü bazı bilim insanları bir soruyu çözer.</p>

<p>Bazıları ise kendilerinden sonra gelecek yüzlerce araştırmacının hangi soruların peşinden gitmesi gerektiğini gösterir.</p>

<p><strong>Johannes Peter Müller, modern fizyolojiye yalnızca bilgiler değil, bir araştırma zihniyeti bıraktı.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>TIP TARİHİ</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/johannes-peter-muller-fizyolojiyi-gozlem-ve-deneyle-yeniden-kuran-hekim</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 18:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6725.jpeg" type="image/jpeg" length="82701"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beşiktaş’ta Johan Bakayoko Gelişmesi! Transfer Dosyası Yeniden Hareketlendi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/besiktasta-johan-bakayoko-gelismesi-transfer-dosyasi-yeniden-hareketlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/besiktasta-johan-bakayoko-gelismesi-transfer-dosyasi-yeniden-hareketlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beşiktaş’ın transfer gündeminde yer aldığı öne sürülen Johan Bakayoko dosyasında yeni iddialar ortaya çıktı. Siyah-beyazlıların RB Leipzig forması giyen Belçikalı kanat oyuncusunu yeniden değerlendirdiği belirtiliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beşiktaş’ta yeni sezon öncesi transfer çalışmaları sürerken Avrupa basınında dikkat çeken bir iddia daha gündeme geldi. Almanya ve Türkiye kaynaklı transfer kulislerinde, RB Leipzig’in Belçikalı kanat oyuncusu Johan Bakayoko’nun siyah-beyazlı ekibin takip ettiği isimler arasında yer aldığı öne sürüldü.</p>

<p>Son saatlerde yeniden hareketlenen transfer dosyasında, Beşiktaş yönetiminin oyuncunun şartlarını araştırdığı ve olası transfer modeli üzerinde değerlendirmeler yaptığı iddia edildi. Henüz kulüpler arasında resmî görüşmelerin başladığına ilişkin doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor.</p>

<p>Leipzig’in tavrı merak konusu</p>

<p>İddialara göre RB Leipzig, uygun şartların oluşması halinde oyuncunun geleceğini değerlendirmeye açık bir pozisyonda bulunuyor. Ancak Alman ekibinin yüksek bonservis beklentisi nedeniyle transferin kolay sonuçlanmasının beklenmediği ifade ediliyor.</p>

<p>23 yaşındaki Belçikalı futbolcu sağ kanatta görev yapmasının yanı sıra hücum hattının farklı bölgelerinde de oynayabiliyor. Hızı, bire birdeki etkinliği ve genç yaşına rağmen Avrupa deneyimiyle dikkat çeken oyuncu, transfer döneminde birçok kulübün radarında yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Resmî açıklama yapılmadı</p>

<p>Beşiktaş veya RB Leipzig cephesinden Johan Bakayoko transferiyle ilgili resmî bir açıklama gelmedi. Taraflar arasında resmî teklif yapıldığı ya da kulüplerin masaya oturduğu doğrulanmış değil.</p>

<p>Bu nedenle Johan Bakayoko ismi, şu aşamada transfer kulislerinde öne çıkan ve takip edilen dosyalardan biri olarak değerlendiriliyor. Sürecin önümüzdeki günlerde netlik kazanması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/besiktasta-johan-bakayoko-gelismesi-transfer-dosyasi-yeniden-hareketlendi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 18:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6721.jpeg" type="image/jpeg" length="31172"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hakkında Her Şey: Tercih Öncesi Bilmeniz Gerekenler]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/saglik-bilimleriuniversitesi-hakkinda-her-sey-tercih-oncesi-bilmeniz-gerekenler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/saglik-bilimleriuniversitesi-hakkinda-her-sey-tercih-oncesi-bilmeniz-gerekenler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YKS tercih döneminde Sağlık Bilimleri Üniversitesi’ne dair adayların en çok araştırdığı konular tek dosyada toplandı. Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin devlet yapısından yurt olanaklarına, askerî programlardan staj imkânlarına kadar tercih sürecinde merak edilen soruların yanıtlarını Tıbbiye Bülteni derledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>YKS tercih maratonu başladı. Tercih listelerini oluşturan yüz binlerce aday ve aileleri, üniversiteleri yalnızca taban puanlarıyla değil; eğitim modeli, kampüs yaşamı, ulaşım, yurt, staj ve mezuniyet sonrası kariyer olanaklarıyla da detaylı şekilde araştırıyor.</p>

<p>Sağlık alanında eğitim almak isteyen adayların en çok yönelttiği soruları tek tek inceleyen Tıbbiye Bülteni, Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) hakkında tercih sürecine rehber olacak kapsamlı bir dosya hazırladı.</p>

<p>İşte adayların en çok merak ettiği sorular ve yanıtları…</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi devlet mi, özel mi?</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Yükseköğretim Kurulu’na bağlı devlet üniversitesidir. 2015 yılında kurulan SBÜ, Türkiye’nin sağlık temalı ilk devlet üniversitesi olarak faaliyet gösteriyor. Üniversitenin akademik mirası ise Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane’ye kadar uzanıyor.</p>

<p>Bugün İstanbul Hamidiye Külliyesi, Ankara Gülhane Külliyesi ile Adana, Bursa, Erzurum, İzmir ve Kayseri’deki şehir tıp fakültelerinde eğitim faaliyetlerini sürdürüyor.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi askerî üniversite mi?</p>

<p>Hayır.</p>

<p>SBÜ, askerî üniversite statüsünde değildir. Eğitim faaliyetlerini diğer devlet üniversiteleri gibi YÖK çatısı altında yürütmektedir.</p>

<p>Ancak YKS tercih kılavuzunda “Millî Savunma Bakanlığı nam ve hesabına” veya “İçişleri Bakanlığı nam ve hesabına” ibaresi bulunan programlar ilgili kurumların personel ihtiyacını karşılamak amacıyla öğrenci kabul etmektedir.</p>

<p>Bu ifadelerin bulunmadığı programlara yerleşen öğrenciler ise klasik devlet üniversitesi öğrencisi statüsünde eğitim görmektedir.</p>

<p>SBÜ hangi şehirlerde eğitim veriyor?</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi;</p>

<ul>
 <li>İstanbul</li>
 <li>Ankara</li>
 <li>İzmir</li>
 <li>Bursa</li>
 <li>Adana</li>
 <li>Erzurum</li>
 <li>Kayseri</li>
</ul>

<p>olmak üzere farklı şehirlerde eğitim veriyor.</p>

<p>Şehir tıp fakültelerinde öğrenim gören öğrenciler temel tıp eğitimlerinin ilk üç yılını iş birliği yapılan üniversitelerde tamamlarken, klinik eğitimlerini kendi şehirlerindeki eğitim ve araştırma hastanelerinde sürdürüyor.</p>

<p>SBÜ’de yurt imkânı var mı?</p>

<p>Üniversitenin kampüslerinin bulunduğu bölgelerde kamu ve özel yurt seçenekleri bulunuyor.</p>

<p>Ankara Gülhane Külliyesi’ndeki öğrenci yurduna YKS başarı sıralaması esas alınarak öncelikli olarak kız öğrenciler yerleştiriliyor.</p>

<p>İstanbul Hamidiye Külliyesi ile diğer şehirlerde bulunan fakültelerin çevresinde de öğrencilerin yararlanabileceği çeşitli barınma alternatifleri yer alıyor.</p>

<p>SBÜ’ye ulaşım kolay mı?</p>

<p>İstanbul Hamidiye Külliyesi;</p>

<ul>
 <li>Marmaray</li>
 <li>Metro</li>
 <li>Metrobüs</li>
 <li>Deniz ulaşımı</li>
 <li>Hızlı tren</li>
 <li>Havalimanı bağlantıları</li>
 <li>Avrasya Tüneli</li>
</ul>

<p>sayesinde İstanbul’un birçok noktasından kolay ulaşılabilecek merkezi bir konumda bulunuyor.</p>

<p>Ankara Gülhane Külliyesi ile diğer şehirlerdeki fakülteler de şehir içi ulaşım ağlarına yakın bölgelerde yer alıyor.</p>

<p>SBÜ’de staj ve uygulama eğitimi nasıl yürütülüyor?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Sağlık Bakanlığı ile yürüttüğü afiliasyon modeli kapsamında Türkiye genelindeki 70’ten fazla eğitim ve araştırma hastanesinde uygulamalı eğitim imkânı sunuyor.</p>

<p>Öğrenciler klinik uygulama, staj ve intörnlük süreçlerini üniversitenin planlaması doğrultusunda gerçekleştirirken ayrıca staj yeri aramak zorunda kalmıyor.</p>

<p>Dünya sıralamalarındaki başarısıyla dikkat çekiyor</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi yalnızca uygulamalı eğitim modeliyle değil, uluslararası akademik başarılarıyla da öne çıkıyor.</p>

<p>CWTS Leiden Ranking 2025 sonuçlarında biyomedikal ve sağlık bilimleri alanında dünyada 84’üncü, Türkiye’de ise birinci sırada yer alan SBÜ, Shanghai ARWU 2025 dünya üniversite sıralamasında da 601-700 bandında, Türkiye’de ikinci sırada bulunuyor.</p>

<p>Mezuniyet sonrası kariyer olanakları</p>

<p>SBÜ, eğitim modelini sağlık sektörünün ihtiyaçları doğrultusunda şekillendiriyor.</p>

<p>Kamu hastaneleri, eğitim ve araştırma hastaneleri, üniversite hastaneleri ile özel sağlık kuruluşlarında görev alabilecek şekilde yetiştirilen mezunlar, uygulama ağırlıklı eğitim sayesinde meslek hayatına güçlü bir başlangıç yapabiliyor.</p>

<p>Tıbbiye Bülteni Notu</p>

<p>Üniversite tercihi yalnızca puan ve sıralamadan ibaret değil. Eğitim modeli, uygulama imkânları, akademik kadro, kampüs yaşamı, ulaşım, barınma ve mezuniyet sonrası kariyer fırsatları da tercih sürecinde dikkatle değerlendirilmesi gereken başlıklar arasında yer alıyor.</p>

<p>Tıbbiye Bülteni, YKS tercih döneminde adayların doğru bilgiye ulaşabilmesi amacıyla hazırladığı tercih rehberiyle Sağlık Bilimleri Üniversitesi hakkında en çok merak edilen soruları tek dosyada buluşturmaya devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/saglik-bilimleriuniversitesi-hakkinda-her-sey-tercih-oncesi-bilmeniz-gerekenler</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 17:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6717.jpeg" type="image/jpeg" length="23554"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzonspor’da Sağ Kanat Harekâtı: Üç Yıldız Aday Öne Çıktı, Karar Aşamasına Gelindi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-sag-kanat-harekati-uc-yildiz-aday-one-cikti-karar-asamasina-gelindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-sag-kanat-harekati-uc-yildiz-aday-one-cikti-karar-asamasina-gelindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni sezon öncesi kadrosunu güçlendirmeye devam eden Trabzonspor’da transfer çalışmalarının odağında sağ kanat bulunuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bordo-mavili yönetimin uzun süredir yürüttüğü planlamada üç farklı oyuncu profili öne çıkarken, teknik heyetin önceliği kamp sürecine yetişecek doğrudan katkı sağlayabilecek bir ismi kadroya katmak olarak gösteriliyor.</p>

<p>Transfer kulislerinde en güçlü adaylardan biri Dario Osorio. Danimarka ekibi Midtjylland forması giyen Şilili kanat oyuncusu için kulüpler arasındaki mali pazarlık sürerken, Trabzonspor’un oyuncu cephesini ikna etmeye çalıştığı belirtiliyor. Görüşmelerde en kritik başlığın bonservis bedeli ve oyuncunun son kararı olduğu ifade ediliyor.</p>

<p>Listenin üst sıralarında yer alan bir diğer isim ise Viktor Tsygankov. Girona’da forma giyen Ukraynalı futbolcunun Avrupa’daki seçeneklerini değerlendirmeye devam ettiği, Trabzonspor’un ise şartların oluşması halinde yeniden resmi girişimde bulunabileceği konuşuluyor. Tecrübesi ve skor katkısıyla öne çıkan Tsygankov, teknik heyetin doğrudan ilk 11 seviyesinde değerlendirdiği profiller arasında gösteriliyor.</p>

<p>Trabzonspor’un gündemindeki üçüncü isim ise Benfica’nın genç yıldızı Gianluca Prestianni. Bordo-mavililerin genç oyuncu için teklifini güncellemeye hazırlandığı, Portekiz temsilcisiyle bonservis pazarlığının sürdüğü aktarılıyor. Arjantinli futbolcunun yaşı, gelişim potansiyeli ve farklı hücum bölgelerinde görev yapabilmesi nedeniyle uzun vadeli yatırım olarak değerlendirildiği belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yönetim üç farklı profile göre hareket ediyor</p>

<p>Trabzonspor’un transfer stratejisinde yalnızca tek isim üzerinden ilerlenmediği, maliyet ve transfer şartlarına göre alternatif dosyaların eş zamanlı yürütüldüğü değerlendiriliyor. Yönetimin, görüşmelerin seyrine göre üç adaydan biriyle anlaşmayı hedeflediği ifade ediliyor.</p>

<p>Öncelik kamp öncesi transferi bitirmek</p>

<p>Teknik direktör Fatih Tekke’nin yeni sağ kanat oyuncusunun hazırlık kampına katılmasını istediği, bu nedenle yönetimin süreci kısa süre içinde sonuçlandırmayı amaçladığı belirtiliyor. Transferin uzaması halinde alternatif isimlerin yeniden ön plana çıkabileceği değerlendiriliyor.</p>

<p>Şu aşamada Dario Osorio, Viktor Tsygankov ve Gianluca Prestianni dosyalarında kamuoyuna yansıyan resmî bir anlaşma bulunmuyor. Ancak sağ kanat transferinde Trabzonspor’un çalışmalarını bu üç oyuncu ekseninde sürdürdüğü ve karar sürecinin kritik aşamaya geldiği ifade ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-sag-kanat-harekati-uc-yildiz-aday-one-cikti-karar-asamasina-gelindi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 17:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6715.jpeg" type="image/jpeg" length="10094"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Patolojide 32 Yapay Zekâ Modelinin Büyük Sınavı: Tek Bir Şampiyon Çıkmadı]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/patolojide-32-yapay-zeka-modelinin-buyuk-sinavi-tek-bir-sampiyon-cikmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/patolojide-32-yapay-zeka-modelinin-buyuk-sinavi-tek-bir-sampiyon-cikmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Stanford Üniversitesi öncülüğünde yürütülen kapsamlı araştırmada, patoloji görevlerinde kullanılan 32 yapay zekâ temel modeli; 41 farklı görev, 53 veri seti ve 17 bin 500’den fazla örnek üzerinde karşılaştırıldı. Patoloji görüntüleriyle özel olarak eğitilen modeller genel olarak öne çıksa da hiçbir model bütün doku türlerinde, veri setlerinde ve görevlerde tartışmasız üstünlük sağlayamadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yapay zekânın tıpta en hızlı ilerlediği alanlardan biri dijital patoloji…</p>

<p>Mikroskop altında incelenen doku örneklerinin dijital ortama aktarılmasıyla birlikte tümörleri tanımaya, kanser alt türlerini ayırt etmeye ve bazı moleküler özellikleri tahmin etmeye çalışan çok sayıda yapay zekâ modeli geliştiriliyor.</p>

<p>Bazı modeller milyonlarca patoloji görüntüsüyle eğitiliyor. Bazıları görüntülerle birlikte patoloji raporlarını da öğreniyor. Bazıları ise başlangıçta gündelik nesneleri tanımak için geliştirilmesine rağmen daha sonra tıbbi görüntü analizinde kullanılıyor.</p>

<p>Ancak modellerin sayısı arttıkça önemli bir soru ortaya çıkıyor:</p>

<p><strong>Patolojide hangi yapay zekâ modeli gerçekten daha başarılı?</strong></p>

<p>Stanford Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Argonne Ulusal Laboratuvarı araştırmacılarının öncülüğünde yürütülen çalışma, bu soruya yanıt vermek amacıyla bugüne kadarki en kapsamlı karşılaştırmalardan birini gerçekleştirdi.</p>

<p>Nature Communications’ta 24 Temmuz 2026 tarihinde yayımlanan araştırmada, patoloji görevlerinde kullanılan 32 temel yapay zekâ modeli aynı değerlendirme çerçevesi içinde karşı karşıya getirildi.</p>

<h2>32 Model, 41 Görev ve 53 Veri Seti</h2>

<p>Araştırmacılar modelleri dört ana grupta değerlendirdi:</p>

<ul>
 <li>Patoloji görüntüleriyle eğitilmiş görsel modeller,</li>
 <li>Patoloji görüntüleri ve metinleriyle birlikte eğitilmiş görsel-dil modelleri,</li>
 <li>Genel görüntülerle eğitilmiş görsel modeller,</li>
 <li>Genel görüntü ve metinlerle eğitilmiş görsel-dil modelleri.</li>
</ul>

<p>Çalışmaya 16 patolojiye özel görsel model, yedi patolojiye özel görsel-dil modeli, beş genel görsel model ve dört genel görsel-dil modeli dâhil edildi.</p>

<p>Burada önemli bir ayrıntı bulunuyor. Değerlendirilen 32 modelin tamamı doğrudan patoloji amacıyla geliştirilmiş değildi. Genel görüntülerle eğitilen bazı modeller de patoloji görevlerindeki başarılarının karşılaştırılabilmesi amacıyla araştırmaya alındı.</p>

<p>Modeller toplam 41 farklı görev, 53 veri seti ve 17 bin 500’den fazla örnek üzerinde sınandı.</p>

<p>Araştırmada beyin, meme, akciğer, mesane, böbrek, prostat ve kalın bağırsak başta olmak üzere çok sayıda doku ve kanser türü incelendi.</p>

<p>Yapay zekâ modellerinden yalnızca “Bu dokuda kanser var mı?” sorusuna yanıt vermeleri istenmedi.</p>

<p>Modeller aynı zamanda:</p>

<ul>
 <li>Tümörün histolojik alt türünü belirleme,</li>
 <li>Tümör derecesini tahmin etme,</li>
 <li>Farklı kanser türlerini birbirinden ayırma,</li>
 <li>Moleküler alt grupları tanıma,</li>
 <li>Bazı gen mutasyonlarıyla ilişkili görüntü özelliklerini yakalama,</li>
 <li>Hücresel ve biyolojik yolaklardaki değişiklikleri öngörme</li>
</ul>

<p>gibi oldukça farklı görevlerde değerlendirildi.</p>

<p>Bu yönüyle çalışma, yapay zekâ modellerinin yalnızca görüntü sınıflandırma becerilerini değil, doku görüntülerinde saklı olan biyolojik ve moleküler bilgileri ne ölçüde yakalayabildiklerini de sınadı.</p>

<h2>Yapay Zekâya Ezber Bozan Sınav</h2>

<p>Araştırmanın güçlü yönlerinden biri, modellerin yalnızca eğitim verilerine benzeyen görüntüler üzerinde değerlendirilmemesiydi.</p>

<p>Görevlerin 19’u, kanser araştırmalarında yaygın biçimde kullanılan The Cancer Genome Atlas verilerinden oluşturuldu.</p>

<p>Diğer görevler ise Clinical Proteomic Tumor Analysis Consortium verileri, bağımsız açık veri setleri ve Stanford Üniversitesine ait kurum içi patoloji arşivlerinden hazırlandı.</p>

<p>Böylece araştırmacılar, modellerin yalnızca tanıdıkları veri ortamındaki başarılarını değil, farklı merkezlerden ve farklı veri kaynaklarından gelen görüntüler karşısındaki dayanıklılıklarını da incelemeye çalıştı.</p>

<p>Çünkü bir yapay zekâ modelinin eğitim aldığı veri setinde yüksek başarı göstermesi, başka bir hastanede aynı sonucu vereceği anlamına gelmiyor.</p>

<p>Doku hazırlama yöntemleri, kullanılan boyalar, preparat kalitesi, görüntü tarayıcıları, hasta bileşimi ve hastalıkların dağılımı merkezden merkeze değişebiliyor.</p>

<p>Bir model, eğitim aldığı merkeze ait görüntülerde başarılı olurken başka bir merkezin verilerinde belirgin biçimde zorlanabiliyor.</p>

<p>Patolojide yapay zekânın gerçek sınavı da tam olarak burada başlıyor:</p>

<p><strong>Model, daha önce görmediği verilerde de güvenilir biçimde çalışabiliyor mu?</strong></p>

<h2>Virchow2 Öne Çıktı, Ancak Tek Şampiyon Olmadı</h2>

<p>Patoloji görüntüleriyle özel olarak eğitilen modeller arasında Virchow2, UNI, H-optimus-0, Prov-GigaPath ve UNI2 genel değerlendirmelerde öne çıktı.</p>

<p>Araştırmacıların yayımladığı açık sonuç tablosundaki 41 görevin eşit ağırlıklı basit AUROC ortalaması hesaplandığında Virchow2 yaklaşık 0,830 ile ilk sırada yer aldı.</p>

<p>Ancak bu hesaplama çalışmanın tek performans ölçütünü temsil etmiyor.</p>

<p>Araştırmada AUROC’nin yanı sıra dengeli doğruluk, kesinlik, duyarlılık ve ağırlıklı F1 skoru gibi farklı ölçütler de kullanıldı. Ayrıca sonuçlar veri gruplarına, doku türlerine ve görevlerin niteliğine göre ayrı ayrı değerlendirildi.</p>

<p>Bu ölçütler ve görevler değiştikçe modellerin sıralamaları da değişti.</p>

<p>Bir model meme dokusunda öne çıkarken başka bir model akciğer, beyin veya prostatla ilişkili görevlerde daha başarılı olabildi.</p>

<p>Bazı modeller histolojik alt türleri ayırmada güçlü sonuç verirken bazıları moleküler değişiklikleri öngörmede daha iyi performans gösterdi.</p>

<p>Üst sıralardaki modeller arasındaki farkların birçok karşılaştırmada küçük ve göreve bağlı olduğu görüldü.</p>

<p>Bu nedenle araştırmadan bütün hastalıklar, bütün merkezler ve bütün patoloji görevleri için geçerli tek bir “en iyi yapay zekâ modeli” sonucu çıkmadı.</p>

<h2>Patolojiye Özel Modeller Daha Tutarlı</h2>

<p>Genel değerlendirmede patoloji görüntüleriyle özel olarak eğitilen görsel modeller daha güçlü ve daha tutarlı sonuçlar verdi.</p>

<p>Bu durum şaşırtıcı değildi.</p>

<p>Çünkü patolojiye özel modeller, eğitimleri sırasında doku mimarisi, hücre yapıları, tümör sınırları, çekirdek özellikleri ve boyanma örüntüleri gibi patolojiye özgü ayrıntıları öğreniyor.</p>

<p>Buna karşılık genel görüntülerle eğitilen modeller, başlangıçta hayvanları, araçları, insanları ve gündelik nesneleri tanımak amacıyla geliştiriliyor.</p>

<p>Bununla birlikte araştırma, genel görüntülerle eğitilen bazı güçlü modellerin de belirli patoloji görevlerinde oldukça başarılı olabildiğini gösterdi.</p>

<p>Patolojiye özel görsel modellerin avantajı, her görevde kesin biçimde üstün olmalarından çok, farklı görevlerde daha istikrarlı performans göstermeleri oldu.</p>

<p>Görüntü ve metinleri birlikte öğrenen patolojiye özel görsel-dil modelleri ise birçok görevde yalnızca görüntülerle eğitilen patoloji modellerinin gerisinde kaldı.</p>

<p>Bu sonuç, görsel-dil modellerinin patolojide başarısız olduğu anlamına gelmiyor.</p>

<p>Araştırmacılar, bu sonucun olası nedenleri arasında multimodal eğitim hedeflerinin görsel özellik öğrenimini zayıflatabilmesini ve patolojiye özgü, yüksek kaliteli görüntü-metin eşleşmelerinin sınırlı olmasını gösteriyor.</p>

<p>Patoloji raporlarında yer alan bilgilerin görüntüdeki belirli alanlarla doğrudan ilişkilendirilmesi de her zaman kolay değil.</p>

<p>Bir raporda tüm preparatı ilgilendiren genel bir tanı yer alırken, hastalığı belirleyen kritik özellik görüntünün çok küçük bir bölümünde bulunabiliyor.</p>

<p>Bu nedenle görüntü ve metni birlikte kullanan modellerin daha güçlü hâle gelebilmesi için geniş, ayrıntılı ve güvenilir biçimde eşleştirilmiş veri setlerine ihtiyaç duyuluyor.</p>

<h2>En Büyük Model Her Zaman En Başarılı Değil</h2>

<p>Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, model büyüklüğü ile performans arasında doğrusal bir ilişki bulunmamasıydı.</p>

<p>Daha fazla parametreye sahip olmak veya milyonlarca ek görüntüyle eğitilmek, modelin bütün patoloji görevlerinde daha başarılı olmasını garanti etmedi.</p>

<p>Model büyüklüğünün ve eğitim veri miktarının etkisi, özellikle eğitim verilerine benzeyen bazı görevlerde görüldü.</p>

<p>Ancak bağımsız merkezlerden gelen veya eğitim ortamından belirgin biçimde farklı olan veri setlerinde bu avantaj azaldı.</p>

<p>Araştırmaya göre bir modelin yalnızca kaç görüntü gördüğü değil, bu görüntülerin ne kadar çeşitli olduğu da büyük önem taşıyor.</p>

<p>Eğitim verilerinde:</p>

<ul>
 <li>Hangi doku türlerinin bulunduğu,</li>
 <li>Farklı hastanelerin ne ölçüde temsil edildiği,</li>
 <li>Preparatların nasıl hazırlandığı,</li>
 <li>Hangi tarayıcıların kullanıldığı,</li>
 <li>Nadir hastalıkların yeterince yer alıp almadığı,</li>
 <li>Verilerin ne kadar doğru etiketlendiği</li>
</ul>

<p>modelin başarısını doğrudan etkileyebiliyor.</p>

<p>Milyonlarca görüntüyle eğitilen büyük bir model, belirli bir doku veya hastalık türü eğitim verilerinde yeterince temsil edilmediyse daha küçük bir modelin gerisinde kalabiliyor.</p>

<p>Bu bulgu, yapay zekâ dünyasında sıkça dile getirilen “daha büyük model her zaman daha iyidir” düşüncesinin patoloji açısından geçerli olmadığını gösteriyor.</p>

<h2>Modeller Birleştirildiğinde Başarı Artabiliyor</h2>

<p>Araştırmacılar, en başarılı modellerin tahminlerini bir araya getiren bir füzyon yaklaşımını da değerlendirdi.</p>

<p>Virchow2, H-optimus-0, Prov-GigaPath, UNI ve UNI2 modellerinin sonuçları geç aşamalı füzyon ve çoğunluk oylaması yöntemleriyle birleştirildi.</p>

<p>Füzyon modeli, TCGA verilerinin genel değerlendirmesinde Virchow2’nin ardından ikinci sırada yer aldı.</p>

<p>Buna karşılık CPTAC ile dış ve alan dışı veri setlerinin genel değerlendirmelerinde en yüksek sıralamaya ulaştı.</p>

<p>Bu durum, farklı modellerin farklı güçlü yönlere sahip olduğunu ortaya koydu.</p>

<p>Bir modelin hata yaptığı görüntüde başka bir model doğru sonuca ulaşabiliyor. Modellerin kararlarının birleştirilmesi de tek bir sistemin hatalarının dengelenmesine ve farklı veri kaynaklarında daha dayanıklı sonuçlar elde edilmesine yardımcı olabiliyor.</p>

<p>Ancak birleşik model de bütün görevlerde tek tek modellerden tartışmasız biçimde üstün değildi.</p>

<p>Dolayısıyla gelecekte patolojide yalnızca tek ve dev bir model geliştirmek yerine, farklı modellerin güçlü yönlerini bir araya getiren sistemlerin kullanılması daha güvenilir bir yaklaşım olabilir.</p>

<h2>Bu Çalışma Yapay Zekânın Patoloğun Yerini Alabileceğini Göstermiyor</h2>

<p>Araştırmanın kapsamı geniş olsa da sonuçları doğrudan klinik tanı başarısı olarak yorumlamamak gerekiyor.</p>

<p>Modeller gerçek zamanlı hasta hizmetinde kullanılmadı.</p>

<p>Yapay zekâ sistemleri, patologlarla doğrudan bir tanı yarışına sokulmadı.</p>

<p>Çalışmada önceden eğitilmiş modellerden çıkarılan dondurulmuş görüntü özellikleri, doğrusal sınıflandırıcılar kullanılarak değerlendirildi.</p>

<p>Başka bir ifadeyle modeller, araştırmadaki her görev için baştan sona yeniden eğitilmedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu yöntem, farklı temel modellerin öğrendiği özellikleri standart bir çerçevede karşılaştırmak açısından yararlıydı. Ancak gerçek klinik kullanımda uygulanabilecek daha gelişmiş eğitim, karar destek ve iş akışı sistemlerini tam olarak temsil etmiyor.</p>

<p>Ayrıca bazı modellerin eğitim aşamasında TCGA veya CPTAC kaynaklı görüntülerle karşılaşmış olma ihtimali tamamen dışlanamadı.</p>

<p>Bu durum, eğitim verilerine benzeyen bazı görevlerde performansın olduğundan daha yüksek görünmesine yol açabilir.</p>

<p>Çalışmada dijital preparatlar daha küçük görüntü parçalarına ayrıldı ve bu parçalardan elde edilen bilgiler preparat düzeyinde birleştirildi.</p>

<p>Ancak kanser açısından kritik bir bulgu bazen preparatın çok küçük bir alanında bulunabilir.</p>

<p>Bütün görüntü parçalarının basit biçimde ortalanması, bu küçük fakat önemli alanların etkisinin azalmasına neden olabilir.</p>

<p>Araştırma ayrıca geriye dönük veri setleri üzerinde gerçekleştirildi.</p>

<p>Modellerin gerçek klinik iş akışlarında, farklı laboratuvarlarda ve hasta sonuçlarına etkileri bakımından ileriye dönük araştırmalarla değerlendirilmesi gerekiyor.</p>

<h2>Klinik Kullanımdan Önce Yerel Doğrulama Gerekli</h2>

<p>Araştırmanın patoloji açısından verdiği en önemli mesaj, yapay zekâ modellerinin yalnızca marka, büyüklük veya eğitim verisi miktarına bakılarak seçilemeyeceği oldu.</p>

<p>Bu sonuçlar, klinik kullanıma alınacak modellerin:</p>

<ul>
 <li>Hedef hastanenin hasta bileşimi,</li>
 <li>Doku hazırlama yöntemi,</li>
 <li>Boyama protokolü,</li>
 <li>Görüntü tarayıcısı,</li>
 <li>Klinik iş akışı,</li>
 <li>Kullanılacağı hastalık ve görev</li>
</ul>

<p>üzerinde ayrıca doğrulanması gerektiğine işaret ediyor.</p>

<p>Meme kanserinde başarılı olan bir model, beyin tümörlerinde aynı başarıyı göstermeyebilir.</p>

<p>Histolojik alt türleri iyi ayıran bir sistem, gen mutasyonlarını tahmin etmede yetersiz kalabilir.</p>

<p>Bir araştırma veri setinde güçlü görünen model, farklı bir hastanenin arşivinde zorlanabilir.</p>

<p>Hasta bileşimi, hastalık dağılımı ve laboratuvar süreçleri merkezler arasında değişebildiği için başka bir kurumda elde edilen sonuçların doğrudan yeni bir merkeze aktarılması güvenli olmayabilir.</p>

<h2>Asıl Soru “En İyi Model Hangisi?” Değil</h2>

<p>32 yapay zekâ modelinin büyük sınavı, patolojide tek bir mutlak şampiyon bulunmadığını gösterdi.</p>

<p>Bazı modeller ortalama performansta öne çıktı. Ancak başarı; dokuya, hastalığa, veri kaynağına, değerlendirme ölçütüne ve yapılmak istenen göreve göre değişti.</p>

<p>Araştırmadan çıkan temel sonuç, daha büyük modellerin veya daha fazla görüntüyle eğitilen sistemlerin otomatik olarak daha güvenilir olmadığıdır.</p>

<p>Patolojide yapay zekânın geleceğini belirleyecek soru yalnızca:</p>

<p><strong>“En iyi model hangisi?”</strong></p>

<p>olmayacak.</p>

<p>Asıl sorular şunlar olacak:</p>

<p><strong>Hangi model, hangi hastalık ve hangi görev için daha başarılı?</strong></p>

<p><strong>Hangi model, hangi hastanenin verileri üzerinde güvenilir biçimde çalışıyor?</strong></p>

<p><strong>Model, farklı merkezlerde ve farklı hasta gruplarında başarısını koruyabiliyor mu?</strong></p>

<p><strong>Yapay zekâ patoloğun kararını nasıl destekliyor ve hataları nasıl azaltıyor?</strong></p>

<p>Bu büyük karşılaştırma, patolojide yapay zekânın önemli bir potansiyele sahip olduğunu gösterirken aynı zamanda göreve özel model seçiminin, bağımsız doğrulamanın ve patolog denetiminin vazgeçilmez olduğunu ortaya koyuyor.</p>

<p><strong>Çalışmanın düzeyi:</strong> Çok sayıda model, görev ve veri setinin karşılaştırıldığı kapsamlı bir yapay zekâ değerlendirme araştırması.</p>

<p><strong>Temel sınırlılık:</strong> Araştırma gerçek klinik kullanım, patologlarla doğrudan tanı karşılaştırması veya hasta sonuçlarını değerlendirmedi. Modellerin performansı geriye dönük veri setlerinde, dondurulmuş görüntü özellikleri ve doğrusal sınıflandırıcılar kullanılarak ölçüldü.</p>

<p><strong>Kaynak:</strong> Bareja R, Carrillo-Perez F, Zheng Y ve arkadaşları. <i>A benchmark study of vision and pathology foundation models for computational pathology.</i> Nature Communications. 24 Temmuz 2026.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/patolojide-32-yapay-zeka-modelinin-buyuk-sinavi-tek-bir-sampiyon-cikmadi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 17:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6716.jpeg" type="image/jpeg" length="78682"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erzurumspor’da Transfer Mesaisi: Kulislerde Konuşulan Profiller Kimler?]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/erzurumsporda-transfer-mesaisi-kulislerde-konusulan-profiller-kimler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/erzurumsporda-transfer-mesaisi-kulislerde-konusulan-profiller-kimler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni sezon kadro planlamasını sürdüren Erzurumspor FK’da gözler yapılacak takviyelere çevrildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Mavi-beyazlı ekip savunma hattına yaptığı hamlelerin ardından ağırlığı orta saha ve kanat bölgelerine vermeye hazırlanırken, kulislerde farklı profiller öne çıkıyor. Ancak bu isimlerin hiçbiri için kulüp tarafından doğrulanmış resmî bir girişim veya anlaşma bulunmuyor.</p>

<p>Transfer kulislerinde öne çıkan isimlerden biri, 1. Lig tecrübesiyle dikkat çeken Yusuf Acer. Hızı ve iki kanatta da görev yapabilmesi nedeniyle Erzurumspor’un ihtiyaç duyduğu profile uygun isimlerden biri olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Orta saha için konuşulan profiller arasında ise Oğuz Kağan Güçtekin ve Doğukan Emeksiz yer alıyor. Her iki oyuncunun da mücadele gücü yüksek, tempolu oyun yapısına sahip olması nedeniyle Erzurumspor’un oyun planına uyum sağlayabilecek futbolcular arasında gösterildiği ifade ediliyor.</p>

<p>Tecrübeli isimler arasında ise daha önce Erzurumspor forması giyen Emrah Başsan ve Rashad Muhammed zaman zaman kulislerde gündeme geliyor. Ancak bu iki oyuncuyla ilgili de doğrulanmış bir temas bilgisi bulunmuyor.</p>

<p>Balkan pazarı yeniden gündemde</p>

<p>Erzurumspor’un son yıllardaki transfer politikası incelendiğinde Bosna Hersek, Sırbistan, Karadağ ve Kosova pazarlarına özel önem verdiği görülüyor. Bu nedenle kulübe yakın çevrelerde, yeni transferlerin de benzer pazarlardan gelebileceği konuşuluyor.</p>

<p>Bu kapsamda kulislerde dile getirilen isimler arasında Bosnalı orta saha Ivan Bašić, Sırp futbolcular Stefan Denković ve Nikola Karaklajić ile Karadağlı kanat oyuncusu Marko Matanović da bulunuyor. Ancak bu oyuncular için de Erzurumspor’un resmî teklif yaptığına veya görüşmelerin ileri aşamaya geldiğine ilişkin güvenilir bir doğrulama bulunmuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öncelik hücum hattı olabilir</p>

<p>Erzurumspor’un mevcut kadro yapısı değerlendirildiğinde savunma hattındaki yapılanmanın büyük ölçüde tamamlandığı, teknik ekibin önceliğini ise kanat ve merkez orta saha bölgelerine çevirdiği değerlendiriliyor. Bu nedenle kulübün önümüzdeki günlerde özellikle geçiş oyununa uygun, atletik ve maliyeti ulaşılabilir oyuncular üzerinde yoğunlaşması bekleniyor.</p>

<p>Şu an itibarıyla kulübe yakın kaynaklar veya resmî kanallar tarafından doğrulanmış bir transfer anlaşması bulunmazken, yukarıdaki isimler yalnızca kulislerde konuşulan ve Erzurumspor’un ihtiyaç profiline uygun olabilecek oyuncular olarak öne çıkıyor. Bu nedenle söz konusu değerlendirmeler transfer iddiası değil, mevcut kadro yapısı ve kulübün son yıllardaki transfer stratejisine dayanan analiz niteliği taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/erzurumsporda-transfer-mesaisi-kulislerde-konusulan-profiller-kimler</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5267.jpeg" type="image/jpeg" length="30494"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Akıllı Yüzük Artık Yalnızca Nabız Ölçmüyor: Terden Glikoz ve Keton İzleyebilen Yüzük Geliştirildi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/akilli-yuzuk-artik-yalnizca-nabiz-olcmuyor-terden-glikoz-ve-keton-izleyebilen-yuzuk-gelistirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/akilli-yuzuk-artik-yalnizca-nabiz-olcmuyor-terden-glikoz-ve-keton-izleyebilen-yuzuk-gelistirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’de geliştirilen deneysel bir akıllı yüzük, parmak yüzeyinden pasif olarak topladığı terdeki glikoz, beta-hidroksibütirat ve bazı diğer biyokimyasal belirteçleri eş zamanlı izleyebiliyor. Sınırlı insan deneylerinde umut verici sonuçlar elde edilse de cihaz henüz araştırma prototipi niteliğinde bulunuyor ve tıbbi karar vermek amacıyla kullanılamıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Akıllı yüzükler bugüne kadar ağırlıklı olarak kalp hızı, fiziksel aktivite, uyku süresi ve cilt sıcaklığı gibi biyofiziksel verileri izlemek için kullanılıyordu. Kaliforniya Üniversitesi San Diego kampüsündeki araştırmacılar ise yüzük biçimindeki giyilebilir cihazlara biyokimyasal ölçüm yapabilme yeteneği kazandırmayı amaçlayan yeni bir sistem geliştirdi.</p>

<p>Araştırmacıların <strong>CHARM</strong> adını verdiği tam entegre akıllı yüzük; glikoz, beta-hidroksibütirat adı verilen keton cismi, C vitamini, ürik asit, laktat ve alkolün terdeki düzeylerini izleyebilecek sensörlerle donatıldı.</p>

<p>Sistem, bu altı belirteç arasından seçilen en fazla dört biyobelirteci aynı anda ve sürekli biçimde takip edebiliyor. Çalışmanın sonuçları 23 Temmuz 2026 tarihinde <i>Nature Communications</i> dergisinde yayımlandı.</p>

<h2>Egzersiz yapmadan ter örneği toplanıyor</h2>

<p>Ter analizine dayalı giyilebilir sensörlerin önündeki önemli sorunlardan biri, ölçüm yapılabilmesi için yeterli miktarda ter örneğine ihtiyaç duyulmasıdır. Bazı sistemlerde kişinin egzersiz yapması veya ter bezlerinin elektriksel ya da kimyasal yöntemlerle uyarılması gerekebiliyor.</p>

<p>Yeni yüzükte ise ter, kişinin yoğun biçimde terlemesine gerek kalmadan parmak yüzeyinden pasif olarak toplanıyor. Yüzüğün iç kısmında bulunan ozmotik hidrojel, cilt üzerinde oluşan basınç farkından yararlanarak çok küçük miktardaki sıvıyı sensörlere doğru çekiyor.</p>

<p>Toplanan ter, yüzüğün içindeki mikroakışkan kanallardan geçirilerek elektrokimyasal sensör dizisine ulaştırılıyor. Oluşan elektriksel sinyaller işleniyor ve sonuçlar kablosuz bağlantı üzerinden bir cep telefonu uygulamasına aktarılıyor.</p>

<h2>Kan şekerini doğrudan ölçmüyor</h2>

<p>Yüzüğün ölçüm yöntemi, parmak ucundan alınan kan örneğini kullanan glikometrelerden ve deri altı sıvısındaki glikozu ölçen sürekli glikoz izleme sistemlerinden farklılık gösteriyor.</p>

<p>Cihaz kandaki glikoz veya beta-hidroksibütirat düzeyini doğrudan ölçmüyor. Bunun yerine terdeki biyobelirteçlerin oluşturduğu elektrokimyasal sinyalleri izliyor. Tekrarlanan ölçümler sonucunda kişiye özgü kalibrasyon katsayıları oluşturuluyor ve elektriksel yanıtlar tahmini biyobelirteç yoğunluklarına dönüştürülüyor.</p>

<p>Bu nedenle yüzüğün ekranda gösterdiği değerlerin doğrudan kan şekeri sonucu olarak değerlendirilmemesi gerekiyor. Ter ile kan, birbiriyle ilişkili olabilen ancak biyolojik açıdan aynı olmayan iki farklı örnek türüdür.</p>

<p>Ter miktarı ve terin içeriği; ortam sıcaklığı, sıvı tüketimi, fiziksel aktivite, cilt yapısı, ter bezlerinin çalışma hızı ve yüzüğün parmağa temas biçimi gibi birçok etkenden değişebilir. Kandaki biyokimyasal değişikliklerin tere yansımasında zaman farkı da ortaya çıkabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Glikoz ve ketonun birlikte izlenmesi neden önemli?</h2>

<p>Glikoz takibi, özellikle diyabetli bireylerin metabolik durumunun değerlendirilmesinde önemli bir yere sahiptir. Ancak glikoz, vücudun enerji kullanımındaki değişikliklerin yalnızca bir bölümünü gösterir.</p>

<p>Beta-hidroksibütirat ise vücudun enerji sağlamak amacıyla yağları daha fazla kullanmaya başladığı koşullarda yükselebilen başlıca keton cisimlerinden biridir. Özellikle tip 1 diyabetli bireylerde keton düzeylerinin belirgin biçimde artması, insülin yetersizliği ve diyabetik ketoasidoz riski açısından önem taşıyabilir.</p>

<p>Bu nedenle glikoz ve beta-hidroksibütiratın eş zamanlı izlenebilmesi, araştırmacılar açısından dikkat çekici bir hedef oluşturuyor. Bununla birlikte mevcut çalışma, yüzüğün diyabetik ketoasidozu teşhis edebildiğini, önceden haber verdiğini veya önleyebildiğini göstermiyor.</p>

<p>Araştırmacılar gelecekte bu tür sistemlerin diyabet yönetimini destekleyebileceğini düşünüyor. Ancak bu beklenti, cihazın bugün insülin dozunu belirlemek veya acil metabolik durumları değerlendirmek amacıyla kullanılabileceği anlamına gelmiyor.</p>

<h2>Altı belirteçten dördünü aynı anda izleyebiliyor</h2>

<p>Yüzükteki sensör sistemi glikoz ve beta-hidroksibütiratın yanı sıra C vitamini, ürik asit, laktat ve alkolün terdeki değişimlerini de izleyebilecek biçimde tasarlandı.</p>

<p>Bununla birlikte cihaz altı belirtecin tamamını aynı anda ölçmüyor. Kullanılan sensör düzenine göre bu altı belirteç arasından en fazla dördü eş zamanlı olarak takip edilebiliyor.</p>

<p>C vitamini, ürik asit ve laktat gibi maddelerin terden izlenmesi; gelecekte beslenme, fiziksel aktivite ve metabolik değişikliklerin araştırılmasına katkı sağlayabilir. Ancak mevcut veriler, bu ölçümlere dayanılarak vitamin eksikliği, gut hastalığı, egzersiz kapasitesi veya başka bir sağlık sorunu hakkında klinik karar verilebileceğini göstermiyor.</p>

<h2>Sınırlı insan deneylerinde değerlendirildi</h2>

<p>Cihazın biyobelirteç izleme performansı, sağlıklı gönüllüler ve tip 1 diyabetli bireylerde gerçekleştirilen sınırlı insan deneyleriyle değerlendirildi.</p>

<p>Denemelerde yüzüğün glikozla ilişkili ter ölçümleri ticari sürekli glikoz izleme sistemleriyle, beta-hidroksibütirat ölçümleri ise ticari kan keton cihazlarıyla karşılaştırıldı. Araştırmacılar, ölçümlerin karşılaştırma cihazlarındaki değişimlerle genel olarak uyumlu hareket ettiğini bildirdi.</p>

<p>Bu sonuçlar teknolojinin insan üzerinde uygulanabilirliğini göstermesi bakımından önemli olsa da araştırma, geniş katılımlı bir klinik cihaz çalışması niteliğinde değildir. Bulguların daha büyük ve farklı özelliklere sahip katılımcı gruplarında doğrulanması gerekiyor.</p>

<p>Farklı yaş gruplarını, tip 2 diyabetli bireyleri, gebelik diyabeti bulunan hastaları ve çeşitli kronik hastalıkları olan kişileri kapsayan bağımsız çalışmaların yapılmasına ihtiyaç bulunuyor.</p>

<h2>Yaklaşık 12 saat çalışabiliyor</h2>

<p>Yüzüğün bir bölümünde ter toplama sistemi, mikroakışkan kanallar ve sensörler; diğer bölümünde ise esnek pil ve elektronik devreler bulunuyor.</p>

<p>Esnek çinko-gümüş oksit batarya, sistemin tek şarjla yaklaşık 12 saat boyunca ölçüm yapmasını ve verileri kablosuz olarak aktarmasını sağlayabiliyor.</p>

<p>Araştırmacılar ayrıca kişiye özgü kalibrasyon parametrelerinin test edilen koşullarda yaklaşık iki ay boyunca kararlılığını koruduğunu bildirdi. Ancak bu bulgu, kalibrasyonun bütün kullanıcılarda ve günlük yaşam koşullarında iki ay boyunca aynı doğrulukla korunacağını göstermiyor.</p>

<p>Yaklaşık 12 saatlik çalışma süresi de günlerce kesintisiz takip sağlaması beklenen diyabet teknolojileri açısından geliştirilmesi gereken sınırlılıklardan biri olarak öne çıkıyor.</p>

<h2>Ter ölçümlerinin sınırlılıkları var</h2>

<p>Terden biyokimyasal ölçüm yapmak, iğne veya kan örneği gerektirmemesi nedeniyle cazip bir yaklaşım olarak görülüyor. Ancak terin yapısı kişiden kişiye ve aynı kişide gün içinde önemli ölçüde değişebiliyor.</p>

<p>Cildin yüzüğe temasındaki farklılıklar, terleme miktarı, sıcaklık, nem, egzersiz, beslenme ve sıvı alımı ölçüm sonuçlarını etkileyebilir. Sensör yüzeyinde zamanla oluşabilecek biyolojik birikimler de cihazın performansını değiştirebilir.</p>

<p>Ayrıca kandaki bir değişikliğin tere aynı anda ve aynı oranda yansıyacağı varsayılamaz. Bu durum, özellikle hipoglisemi veya diyabetik ketoasidoz gibi hızlı tıbbi karar gerektiren koşullarda önem taşır.</p>

<p>Bu nedenle terden ölçülen glikoz veya beta-hidroksibütirat sonuçlarının klinik kullanıma geçmeden önce kan ve deri altı sıvısı ölçümleriyle kapsamlı biçimde karşılaştırılması gerekir.</p>

<h2>İnsülin dozu yüzüğe göre değiştirilmemeli</h2>

<p>CHARM, piyasaya sunulmuş ticari bir ürün değil; araştırmacılar tarafından geliştirilen tam entegre bir prototiptir. Cihazın hastalık tanısı koymak, diyabet tedavisini yönetmek veya acil tıbbi durumları değerlendirmek amacıyla kullanılması henüz söz konusu değildir.</p>

<p>Yüzükten alınan deneysel sonuçlara dayanılarak insülin dozu değiştirilmemeli, ilaç kullanımı başlatılmamalı veya bırakılmamalı, hipoglisemi ya da ketoasidoz belirtileri göz ardı edilmemeli ve tıbbi yardım alma kararı ertelenmemelidir.</p>

<p>Diyabetli bireylerin tedavi kararlarında hekimlerinin önerdiği onaylı glikometreleri, sürekli glikoz izleme sistemlerini ve gerektiğinde kan veya idrar keton testlerini kullanmayı sürdürmeleri gerekir.</p>

<h2>Giyilebilir teknolojide yeni bir araştırma alanı</h2>

<p>Çalışma, giyilebilir teknolojilerin yalnızca nabız ve hareket gibi fiziksel sinyalleri izleyen cihazlardan, vücuttaki moleküler değişimleri takip etmeye çalışan sistemlere doğru ilerlediğini gösteriyor.</p>

<p>Bir yüzüğün pasif olarak ter toplayabilmesi, birden fazla biyobelirteci eş zamanlı izleyebilmesi ve sonuçları kablosuz olarak telefona aktarabilmesi mühendislik açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirilebilir.</p>

<p>Bununla birlikte laboratuvar ve sınırlı insan deneylerinde çalışan bir prototip ile hastaların günlük yaşamda güvenle kullanabileceği tıbbi cihaz arasında uzun bir doğrulama süreci bulunuyor.</p>

<p>Daha geniş katılımlı ve bağımsız çalışmalar; ölçümlerin doğruluğunu, yanlış yüksek ve yanlış düşük sonuçların sıklığını, farklı cilt tiplerindeki performansı, uzun süreli kullanım güvenliğini ve mevcut tıbbi cihazlarla karşılaştırmalı başarısını ortaya koymalıdır.</p>

<p>Akıllı yüzüklerin gelecekte glikoz, beta-hidroksibütirat ve diğer metabolik belirteçlerin izlenmesinde rol üstlenmesi mümkün görünüyor. Ancak bugün için bu yüzük, diyabet tedavisinde kullanılabilecek yeni bir tıbbi cihazdan çok, giyilebilir biyokimyasal izlemenin ulaşabileceği noktayı gösteren umut verici bir araştırma prototipi olarak değerlendirilmelidir.</p>

<h3>Çalışma düzeyi</h3>

<p>Biyomühendislik prototipi ve sınırlı insan uygulanabilirlik çalışması.</p>

<h3>Temel sınırlılık</h3>

<p>Araştırmanın insan deneyleri geniş katılımlı bir klinik cihaz çalışması niteliğinde değildir. Ter ile kan arasındaki biyolojik farklılıklar, kişiye özgü kalibrasyon ihtiyacı, çevresel etkiler, sensör dayanıklılığı ve uzun süreli kullanım performansı henüz kapsamlı biçimde ortaya konulmuş değildir.</p>

<h3>Editör Notu</h3>

<p>Bu çalışma deneysel bir giyilebilir sensör teknolojisini değerlendirmektedir. Söz konusu yüzük, tanı koymak, diyabet tedavisini yönetmek, insülin dozunu belirlemek veya acil tıbbi karar vermek amacıyla kullanılabilecek onaylı bir tıbbi cihaz değildir.</p>

<h3>Kaynaklar</h3>

<p>Saha T, Ding S, Qin S ve arkadaşları. <i>A Fully Integrated Smart Ring for Daily Biochemical Monitoring.</i> Nature Communications. 23 Temmuz 2026. DOI: 10.1038/s41467-026-75980-z.</p>

<p>University of California San Diego. <i>New Wearable Ring Tracks Glucose, Ketone and Other Biomarkers in Sweat Simultaneously.</i> 23 Temmuz 2026.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/akilli-yuzuk-artik-yalnizca-nabiz-olcmuyor-terden-glikoz-ve-keton-izleyebilen-yuzuk-gelistirildi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 16:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6714.jpeg" type="image/jpeg" length="95378"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ebrar Karakurt Milli Takımda Neden Yok? TVF'den Sakatlık Açıklaması Geldi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/ebrar-karakurt-milli-takimda-neden-yok-tvfden-sakatlik-aciklamasi-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/ebrar-karakurt-milli-takimda-neden-yok-tvfden-sakatlik-aciklamasi-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Kadın Voleybol Takımı’nın yıldız smaçörü Ebrar Karakurt, bel ve kalça bölgesinde yaşadığı sakatlık nedeniyle 2026 FIVB Milletler Ligi (VNL) kadrosunda yer almıyor. Sağ sakroiliak ekleminde sıvı artışı ve kemik iliği ödemi tespit edilen milli voleybolcunun tedavisine başlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>MR Sonuçları Sonrası Tedavi Süreci Başlatıldı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>A Milli Kadın Voleybol Takımı’nın en önemli hücum kozlarından Ebrar Karakurt’un yaşadığı fiziksel rahatsızlık sonrası yapılan detaylı klinik değerlendirmeler ve MR görüntülemeleri neticesinde sakatlığının boyutu netleşti. TVF sağlık kurulu, oyuncunun sağlık durumunun daha fazla risk oluşturmaması için Milletler Ligi etabında forma giymesini uygun bulmadı.</p>

<p>Federasyon Başkanı Mehmet Akif Üstündağ'dan Açıklama</p>

<p>Sakatlık sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Mehmet Akif Üstündağ, Ebrar Karakurt’un VNL finallerinde forma giyemeyeceğini doğruladı. İyileşme sürecinin 4 ila 6 hafta arasında öngörüldüğünü belirten Üstündağ, temel amaçlarının milli oyuncuyu Ağustos ayında düzenlenecek Avrupa Şampiyonası'na tamamen hazır hale getirmek olduğunu vurguladı.</p>

<p>SON DURUM</p>

<p>Ebrar Karakurt’un rehabilitasyon ve tedavi süreci planlanan program dahilinde devam ediyor. Sağlık ekibinin rutin kontrolleri sonrasında milli smaçörün Avrupa Şampiyonası geniş kadrosunda yer aldığı açıklanırken, turnuva öncesi yapılacak son testlerin ardından sahalara dönüş tarihi netlik kazanacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/ebrar-karakurt-milli-takimda-neden-yok-tvfden-sakatlik-aciklamasi-geldi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 16:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6710.jpeg" type="image/jpeg" length="55266"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Filenin Sultanları Dev Finalde: Türkiye Çin’i Set Vermeden Devirdi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/filenin-sultanlari-dev-finalde-turkiye-cini-set-vermeden-devirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/filenin-sultanlari-dev-finalde-turkiye-cini-set-vermeden-devirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Kadın Voleybol Takımı, 2026 FIVB Milletler Ligi (VNL) yarı final mücadelesinde ev sahibi Çin’i 3-0 mağlup ederek adını finale yazdırdı. Parkeden net bir galibiyetle ayrılan milli takım, şampiyonluk yolunda kritik bir engeli kayıpsız geçti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TRT 1 ekranlarından naklen yayınlanan dev karşılaşmada sahadan galibiyetle ayrılan Filenin Sultanları, organizasyonun en kritik virajını kayıpsız geçerek altın madalya mücadelesine adını yazdırdı.</p>

<p>Sahada Tam Dominasyon: Set Vermeden Final</p>

<p>FIVB Milletler Ligi yarı final müsabakasında taraftar desteğini arkasına alan ev sahibi Çin karşısına çıkan Türkiye Kadın Millî Voleybol Takımı, karşılaşmanın ilk düdüğünden itibaren oyunun kontrolünü elinde tuttu. Etkili servisler ve hücum organizasyonlarıyla rakibinin savunma direncini kıran ay-yıldızlı ekip, ilk seti 25-21 kazanarak mücadeleye üstün başladı.</p>

<p>İkinci sette oyun temposunu daha da yükselten milli takım, bloklardaki geçit vermez savunması ve manşet kalitesiyle farkı açtı. Çin'in oyuna ortak olma çabalarını karşılıksız bırakan Filenin Sultanları, bu seti de 25-15 gibi ezici bir skorla hanesine yazdırdı. Karşılaşmanın son setinde de hata yapmayan ve rakibinin geri dönüş umutlarını tüketen Türkiye, seti 25-20, maçı da 3-0 kazanarak adını VNL finaline yazdırdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Final Maçı Ne Zaman ve Hangi Kanalda?</p>

<p>Yarı finalde ev sahibi Çin’i saf dışı bırakan Filenin Sultanları'nın şampiyonluk maçındaki rakibi, yarı finalin diğer ayağında İtalya'yı mağlup eden Brezilya oldu.</p>

<p>VNL Kadınlar Şampiyonluk maçı 26 Temmuz Pazar günü oynanacak. Dünya voleybolunun zirvesini belirleyecek bu dev final mücadelesi, TRT 1 ekranlarından canlı ve şifresiz olarak sporseverlerle buluşacak.</p>

<p>Şampiyonluk İddiası ve Takımda Son Durum</p>

<p>2023 yılında elde ettiği tarihi VNL şampiyonluğunun ardından bir kez daha kupayı müzesine götürmek isteyen A Milli Kadın Voleybol Takımı'nda moraller en üst seviyede bulunuyor. Çin karşılaşması sonrası teknik ekip ve oyuncularda herhangi bir sağlık sorunu veya sakatlık bulunmadığı bildirildi. Milli takım kafilesi, maçın ardından vakit kaybetmeden final karşılaşmasının hazırlıklarına başladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/filenin-sultanlari-dev-finalde-turkiye-cini-set-vermeden-devirdi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 16:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-5502.jpeg" type="image/jpeg" length="82567"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Galatasaray’da Charles De Ketelaere Sürprizi! Transfer Listesine Girdi İddiası]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/galatasarayda-charles-de-ketelaere-surprizi-transfer-listesine-girdi-iddiasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/galatasarayda-charles-de-ketelaere-surprizi-transfer-listesine-girdi-iddiasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Galatasaray’ın yeni sezon transfer çalışmaları kapsamında Atalanta forması giyen Charles De Ketelaere’yi gündemine aldığı öne sürüldü. İtalyan basınında yer alan iddialara göre sarı-kırmızılılar, Belçikalı yıldızı alternatif isimler arasında değerlendiriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Galatasaray’ın gündeminde Charles De Ketelaere iddiası</p>

<p>Transfer çalışmalarını sürdüren Galatasaray’da dikkat çeken bir isim daha gündeme geldi. İtalya’da yer alan haberlere göre sarı-kırmızılı ekip, Atalanta’nın Belçikalı yıldızı Charles De Ketelaere’yi orta saha ve hücum hattı için alternatif adaylar arasına aldı.</p>

<p>İddialarda, Galatasaray’ın farklı profiller üzerinde çalışmalarını sürdürdüğü, De Ketelaere’nin de teknik heyetin değerlendirdiği oyuncular arasında yer aldığı öne sürüldü.</p>

<p>Atalanta’nın beklentisi konuşuluyor</p>

<p>İtalyan basınında yer alan haberlerde Atalanta’nın oyuncuyu satmaya tamamen kapalı olmadığı ancak yüksek bir bonservis beklentisi bulunduğu ifade edildi. Bu nedenle olası bir transfer görüşmesinin gerçekleşmesi halinde zorlu pazarlık süreci yaşanabileceği belirtiliyor.</p>

<p>25 yaşındaki futbolcu; on numara, ikinci forvet ve kanat bölgelerinde görev yapabilmesiyle dikkat çekerken, çok yönlü yapısı nedeniyle Avrupa kulüplerinin de radarında bulunuyor.</p>

<p>Resmî açıklama yapılmadı</p>

<p>Galatasaray veya Atalanta cephesinden Charles De Ketelaere transferiyle ilgili resmî bir açıklama yapılmış değil. Taraflar arasında resmî teklif, görüşme veya anlaşma bulunduğu doğrulanmadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu nedenle De Ketelaere ismi, şu aşamada transfer kulislerinde konuşulan ve yabancı basında gündeme gelen iddialardan biri olarak öne çıkıyor. Sürecin transfer döneminin ilerleyen günlerinde netlik kazanması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/galatasarayda-charles-de-ketelaere-surprizi-transfer-listesine-girdi-iddiasi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 15:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6706.jpeg" type="image/jpeg" length="65336"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beşiktaş Transfer Hattında Darwin Nunez Sürprizi: Kiralama Formülü Masada]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/besiktas-transfer-hattinda-darwin-nunez-surprizi-kiralama-formulu-masada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/besiktas-transfer-hattinda-darwin-nunez-surprizi-kiralama-formulu-masada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni sezon öncesi hücum hattını güçlendirmek isteyen Beşiktaş'ın, Suudi Arabistan ekibi Al Hilal forması giyen Uruguaylı santrfor Darwin Nunez ile kiralık transfer görüşmelerinde önemli aşama kaydettiği iddia edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hücum hattına dünya çapında bir golcü takviyesi yapmayı hedefleyen Beşiktaş, Al Hilal forması giyen 27 yaşındaki Darwin Nunez’i gündemine aldı. Transfer kulislerine yansıyan bilgilere göre, siyah-beyazlı kurmaylar oyuncunun temsilcileri ve kulübüyle temaslarını sürdürüyor. Görüşmelerin olumlu yönde ilerlediği öne sürülürken taraflar arasında resmî imzaların atıldığına dair kesinleşmiş bir durum bulunmuyor.</p>

<p>HABER GÖVDESİ</p>

<p>Masadaki Kiralama Teklifi ve Şartlar</p>

<p>Basına yansıyan detaylara göre Beşiktaş, Al Hilal kulübüne kiralama ücreti olarak yaklaşık 4 milyon euro teklif etti. Sözleşme detaylarında performansa dayalı ek başarı bonuslarının yer almasının planlandığı kaydedildi. Uruguaylı golcünün yüksek yıllık maaşı nedeniyle kiralama modelinin tercih edildiği, oyuncunun maaşının bir bölümünün karşılanması konusunda görüşmelerin devam ettiği öğrenildi.</p>

<p>Avrupa’ya Dönüş İhtimali Sıcak Bakılıyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kariyerine yeniden Avrupa liglerinde devam etmeyi hedefleyen Uruguaylı santrforun, Beşiktaş'ın sunduğu projeye olumlu yaklaştığı iddia ediliyor. Liverpool'dan 53 milyon euro bonservis bedeliyle Suudi Arabistan'a transfer olan Nunez'in Al Hilal ile 2028 yılına kadar sözleşmesi devam ediyor.</p>

<p>SON DURUM</p>

<p>Beşiktaş ile Al Hilal arasındaki görüşmeler kiralama şartları ve maaş paylaşımı ekseninde devam etmektedir. Oyuncu cephesiyle de iletişimini sürdüren siyah-beyazlı yönetimin transferi kısa süre içerisinde netleştirmesi bekleniyor. Şu an için Beşiktaş Kulübü veya Al Hilal kanadından yapılmış resmî bir açıklama bulunmamaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/besiktas-transfer-hattinda-darwin-nunez-surprizi-kiralama-formulu-masada</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 14:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6693.jpeg" type="image/jpeg" length="46773"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fenerbahçe, Ermedin Demirović iddialarını resmen yalanladı]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/fenerbahce-ermedin-demirovic-iddialarini-resmen-yalanladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/fenerbahce-ermedin-demirovic-iddialarini-resmen-yalanladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe, Stuttgart forveti Ermedin Demirović ile ilgilendiği yönündeki haberleri resmi açıklamayla yalanladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kulüp, oyuncu için herhangi bir transfer girişiminde bulunulmadığını duyurdu.</p>

<p>Alman basını Sky Sport’un iddiasına göre Fenerbahçe’nin de listesinde yer aldığı belirtilen 28 yaşındaki Bosna Hersekli santrfor için Juventus ve Leeds United’ın da devrede olduğu öne sürülmüştü. Fenerbahçe ise 25 Temmuz 2026 tarihinde yaptığı açıklamada bu haberlerin tamamen asılsız olduğunu bildirdi.</p>

<p>Kulüpten net yalanlama</p>

<p>Fenerbahçe Spor Kulübü’nün resmi sitesinde yayımlanan açıklamada şu ifadeler yer aldı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Bugün basına yansıyan, Stuttgart forması giyen Ermedin Demirović ile Kulübümüzün ilgilendiği yönündeki haberler tamamen asılsızdır. Fenerbahçe Spor Kulübü’nün söz konusu oyuncuyla ilgili herhangi bir transfer girişimi bulunmamaktadır.”</p>

<p>Aynı açıklamada Rafael Leão için “yaklaşık 100 milyon Euro’luk teklif” iddiaları da yalanlandı. Kulüp, odağının UEFA Şampiyonlar Ligi 2. Ön Eleme Turu rövanş maçı olduğunu vurguladı.</p>

<p>Sky Sport iddiası neydi?</p>

<p>Sky Sport Almanya’nın haberine göre Demirović’in Stuttgart’taki geleceği belirsizdi. Teknik direktör Sebastian Hoeneß’in ayrılığa sıcak baktığı, yönetim kanadının ise oyuncuyu tutmak istediği belirtilmişti. Oyuncunun kendisinin de Stuttgart’ta kalmayı tercih ettiği aktarılmıştı.</p>

<p>Haberde Fenerbahçe, Juventus ve Leeds United’ın isminin geçtiği, Stuttgart’ın 15-20 milyon Euro civarında bir bonservis bedeli beklediği ifade edilmişti. Transfermarkt verilerine göre Demirović’in güncel piyasa değeri yaklaşık 22 milyon Euro seviyesinde bulunuyor. Oyuncunun sözleşmesi 30 Haziran 2028’e kadar devam ediyor.</p>

<p>Son durum</p>

<p>Fenerbahçe’nin resmi yalanlamasının ardından Demirović’in sarı-lacivertli forma giymesi yönündeki spekülasyonlar en azından kulüp tarafından net biçimde reddedilmiş oldu. Stuttgart tarafında somut bir gelişme yaşanıp yaşanmadığı ise henüz açıklığa kavuşmadı.</p>

<p>Transfer döneminin devam ettiği şu günlerde Fenerbahçe yönetimi, gerçekleşmemiş girişimlerin spekülasyona dönüştürülmesine itibar edilmemesini istedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/fenerbahce-ermedin-demirovic-iddialarini-resmen-yalanladi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 14:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5661.jpeg" type="image/jpeg" length="41939"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Filenin Sultanları Yarı Finalde: Türkiye - Çin Voleybol Maçı TRT 1 ve S Sport'tan Şifresiz Yayınlanıyor]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/filenin-sultanlari-yari-finalde-turkiye-cin-voleybol-maci-trt-1-ve-s-sporttan-sifresiz-yayinlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/filenin-sultanlari-yari-finalde-turkiye-cin-voleybol-maci-trt-1-ve-s-sporttan-sifresiz-yayinlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Kadın Voleybol Takımı, 2026 FIVB Milletler Ligi (VNL) yarı final mücadelesinde ev sahibi Çin ile karşı karşıya geliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Filenin Sultanları Yarı Finalde: Türkiye - Çin Voleybol Maçı TRT 1 ve S Sport'tan Şifresiz Yayınlanıyor<br />
A Milli Kadın Voleybol Takımı, 2026 FIVB Milletler Ligi (VNL) yarı final mücadelesinde ev sahibi Çin ile karşı karşıya geliyor. Sporseverlerin heyecanla beklediği kritik dev karşılaşma, 25 Temmuz Cumartesi günü TSİ 14.30'da başlayacak ve TRT 1 ekranlarından şifresiz, ayrıca S Sport ile TRT'nin dijital platformlarından canlı olarak izlenebilecek.<br />
Makau Özel İdari Bölgesi'ndeki East Asian Games Dome'da oynanacak bu dev randevuyla birlikte Filenin Sultanları, üst üste altıncı kez VNL'de son dört takım arasına kalma başarısını finale taşımayı hedefliyor.<br />
Final Bileti İçin Kritik Randevu<br />
2026 VNL çeyrek final turunda Kanada'yı 3-1'lik skorla geçerek adını yarı finale yazdıran Filenin Sultanları, organizasyonun en zorlu virajlarından birine çıkıyor. Çeyrek finalde turnuvanın güçlü ekiplerinden ABD'yi eleyerek yarı finale yükselen ev sahibi Çin karşısında galibiyet arayan A Milli Kadın Voleybol Takımı, parkeden galip ayrılarak adını bir kez daha finale yazdırmak istiyor.<br />
İki takım arasında lig aşamasında oynanan son mücadeleyi geriden gelerek 3-2 kazanmayı başaran ay-yıldızlılar, Makao'daki mücadelede de saha avantajına sahip rakiplerini mağlup ederek şampiyonluk yürüyüşünü sürdürmeyi amaçlıyor.<br />
Türkiye - Çin Maçı Ne Zaman, Saat Kaçta, Hangi Kanalda?<br />
Voleybolseverlerin ekran başına kilitleneceği karşılaşmanın yayın detayları şu şekildedir:<br />
* Tarih: 25 Temmuz 2026 Cumartesi<br />
* Saat: TSİ 14.30<br />
* Salon: East Asian Games Dome (Makao)<br />
* Yayın Kanalları: TRT 1 (Şifresiz), S Sport<br />
* Dijital Yayın: tabii / TRT Dijital Platformları<br />
Son Durum: Rakip İtalya - Brezilya Eşleşmesinden Gelecek<br />
Makao'da oynanacak Türkiye - Çin yarı final müsabakasının galibi, turnuvanın diğer yarı final ayağı olan İtalya - Brezilya eşleşmesinin kazananı ile 26 Temmuz Pazar günü dev finalde şampiyonluk için mücadele edecek. Maç öncesinde A Milli Takım kadrosunda herhangi bir eksik bulunmazken, mücadele TSİ 14.30 itibarıyla naklen yayınlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/filenin-sultanlari-yari-finalde-turkiye-cin-voleybol-maci-trt-1-ve-s-sporttan-sifresiz-yayinlaniyor</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-5502.jpeg" type="image/jpeg" length="15894"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Torbalı’yı Yasa Boğan Acı Haber: Genç Astsubay Ahmet Kılınç Motosiklet Kazasında Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/torbaliyi-yasa-bogan-aci-haber-genc-astsubay-ahmet-kilinc-motosiklet-kazasinda-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/torbaliyi-yasa-bogan-aci-haber-genc-astsubay-ahmet-kilinc-motosiklet-kazasinda-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara’da geçirdiği motosiklet kazasında hayatını kaybeden Astsubay Ahmet Kılınç’ın vefatı Torbalı’yı yasa boğdu. Polis memuru Hakan Kılınç ile hemşire Tülay Kılınç’ın oğlu olan genç astsubay, Torbalı’da son yolculuğuna uğurlanacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İzmir’in Torbalı ilçesi, Ankara’dan gelen acı haberle sarsıldı. Torbalı’da görev yapan polis memuru Hakan Kılınç ile hemşire Tülay Kılınç’ın oğulları Astsubay Ahmet Kılınç, geçirdiği motosiklet kazası sonucu hayatını kaybetti.</p>

<p>Ankara’da dün gece meydana gelen motosiklet kazasında ağır yaralanan genç astsubay Ahmet Kılınç, olay yerine gelen sağlık ekiplerince ilk müdahalesinin ardından acilen hastaneye kaldırıldı. Hastanede tedavi altına alınan Kılınç, doktorların tüm çabalarına rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdi.</p>

<p>Baba Polis, Anne Hemşire</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Torbalı’da görev yapan polis memuru Hakan Kılınç ile hemşire Tülay Kılınç’ın evlatları olan genç astsubayın vefatı, ailesi başta olmak üzere meslektaşlarını, yakınlarını ve tüm Torbalı’yı yasa boğdu. Acı haberin ilçeye ulaşmasının ardından Kılınç ailesinin evine taziye ziyaretleri akın etti.</p>

<p>Cenazesi Torbalı'da Toprağa Verilecek</p>

<p>Geçirdiği kaza sonucu genç yaşta hayata veda eden Ahmet Kılınç’ın cenazesinin bugün öğleden sonra Torbalı’ya getirileceği, yarın düzenlenecek cenaze töreninin ardından son yolculuğuna uğurlanacağı öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/torbaliyi-yasa-bogan-aci-haber-genc-astsubay-ahmet-kilinc-motosiklet-kazasinda-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 12:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6692.jpeg" type="image/jpeg" length="52305"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hacettepe’nin Acı Kaybı: Prof. Dr. Meral Özgüç Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/hacettepenin-aci-kaybi-prof-dr-meral-ozguc-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/hacettepenin-aci-kaybi-prof-dr-meral-ozguc-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de tıbbi genetik ve moleküler biyoloji alanının gelişimine öncülük eden isimlerden Prof. Dr. Meral Özgüç, hayatını kaybetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uzun yıllar Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde görev yapan ve yetiştirdiği bilim insanlarıyla akademik dünyada derin izler bırakan Prof. Dr. Özgüç’ün vefatı, sağlık ve bilim camiasında büyük üzüntü yarattı.</p>

<p>Prof. Dr. Meral Özgüç Kimdir?</p>

<p>Prof. Dr. Meral Özgüç, Türkiye’nin moleküler genetik ve tıbbi biyoloji alanındaki öncü akademisyenlerinden biri olarak tanınıyordu. Lisans eğitimini yurt dışında tamamladıktan sonra bilimsel çalışmalarını Türkiye’de sürdüren Özgüç, Hacettepe Üniversitesi bünyesinde uzun yıllar öğretim üyeliği yaptı.</p>

<p>Akademik kariyeri boyunca kalıtsal hastalıklar, moleküler genetik, DNA analizi ve nadir hastalıkların tanısı üzerine çok sayıda araştırmaya imza atan Prof. Dr. Meral Özgüç, Türkiye’de genetik tanı yöntemlerinin gelişmesine önemli katkılar sundu.</p>

<p>Bilim Dünyasına Önemli Katkılar Sağladı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yüzlerce bilimsel makale yayımlayan Prof. Dr. Meral Özgüç, ulusal ve uluslararası araştırma projelerinde aktif görev aldı. Özellikle kistik fibrozis, kas hastalıkları ve kalıtsal metabolik hastalıkların genetik temellerine yönelik çalışmalarıyla tanındı.</p>

<p>Yalnızca araştırmalarıyla değil, yetiştirdiği öğrenciler ve genç akademisyenlerle de Türk tıp dünyasına önemli bir bilimsel miras bıraktı. Laboratuvar altyapılarının güçlendirilmesi ve moleküler tanı tekniklerinin yaygınlaşması konusunda da öncü rol üstlendi.</p>

<p>Uluslararası Platformlarda Türkiye’yi Temsil Etti</p>

<p>Prof. Dr. Meral Özgüç, bilimsel çalışmalarının yanı sıra uluslararası kuruluşlarda da görev aldı. Biyoetik ve genetik alanındaki çalışmalarıyla Türkiye’yi çeşitli uluslararası platformlarda temsil eden deneyimli akademisyen, bilim politikalarının gelişmesine katkı sağlayan isimler arasında yer aldı.</p>

<p>Hacettepe Üniversitesi Camiasını Yasa Boğdu</p>

<p>Hacettepe Üniversitesi’nde uzun yıllar eğitim veren Prof. Dr. Meral Özgüç’ün vefatı, öğrencileri, meslektaşları ve bilim insanları tarafından büyük üzüntüyle karşılandı. Akademik yaşamı boyunca yalnızca bilimsel üretimiyle değil, mütevazı kişiliği ve eğitici yönüyle de saygı gören isimlerden biri olarak hafızalarda yer edindi.</p>

<p>Türkiye’de tıbbi genetik biliminin gelişimine yaptığı katkılarla anılacak olan Prof. Dr. Meral Özgüç, geride çok sayıda bilimsel eser, yetişmiş akademisyen ve güçlü bir bilimsel miras bıraktı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/hacettepenin-aci-kaybi-prof-dr-meral-ozguc-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 11:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6685.jpeg" type="image/jpeg" length="54129"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Egzersiz, Ruh Sağlığını Güçlendiren Yaşam Tarzı Alışkanlıkları Arasında Öne Çıkıyor]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/egzersiz-ruh-sagligini-guclendiren-yasam-tarzi-aliskanliklari-arasinda-one-cikiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/egzersiz-ruh-sagligini-guclendiren-yasam-tarzi-aliskanliklari-arasinda-one-cikiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’deki Cleveland Clinic uzmanları, düzenli fiziksel aktivitenin ruh sağlığını desteklediğini ve depresyon ile anksiyete belirtilerinin hafiflemesine katkı sağlayabileceğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Güncel bilimsel derlemeler de egzersizin, uygun hastalarda psikoterapi ve ilaç tedavisini tamamlayıcı önemli bir yaklaşım olabileceğini gösteriyor.</p>

<p>Düzenli egzersizin yalnızca kalp, kas ve kilo kontrolü için değil, ruh sağlığı üzerinde de güçlü etkileri olduğu yönündeki bilimsel kanıtlar artmaya devam ediyor. ABD’deki Cleveland Clinic Psikiyatri Bölümü uzmanlarının güncel değerlendirmesinde, fiziksel aktivitenin depresyon, anksiyete, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB), travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) ve uyku sorunları yaşayan bireylerde belirtilerin hafiflemesine katkı sağlayabileceği aktarıldı.[1] Bu değerlendirme, son yıllarda yayımlanan sistematik derlemeler ve randomize kontrollü çalışmaların sonuçlarıyla da büyük ölçüde uyum gösteriyor.[2][3]</p>

<p>Egzersiz beyni nasıl etkiliyor?</p>

<p>Uzmanlara göre egzersiz sırasında beyinde ruh hali ve öğrenme süreçleriyle ilişkili çok sayıda biyolojik mekanizma devreye giriyor. Bunların başında beyin kaynaklı nörotrofik faktör (BDNF) geliyor. Sinir hücrelerinin büyümesini ve yeni bağlantılar kurmasını destekleyen bu protein, beynin esnekliğini artırırken ruh halinin düzenlenmesine de katkıda bulunuyor.[1]</p>

<p>Fiziksel aktivite ayrıca serotonin, dopamin ve endorfin gibi nörotransmiterlerin salınımını desteklerken, stres hormonu olarak bilinen kortizol düzeylerinin dengelenmesine yardımcı olabiliyor.[1]</p>

<p>Depresyon ve anksiyetede tamamlayıcı bir seçenek</p>

<p>2026 yılında güncellenen ve hakemli Cochrane Database of Systematic Reviews dergisinde yayımlanan sistematik derleme, depresyon tanısı bulunan yaklaşık 5 bin yetişkini kapsayan 73 randomize kontrollü çalışmayı değerlendirdi.[2]</p>

<p>Araştırmada egzersizin, tedavi almayan kontrol gruplarına kıyasla depresyon belirtilerini orta düzeyde azaltabildiği görüldü. Psikoterapiyle karşılaştırıldığında benzer düzeyde iyileşme sağladığına ilişkin orta kesinlikte kanıt bulunurken, antidepresan ilaçlarla benzer etki gösterdiğine ilişkin verilerin ise daha düşük kesinlik taşıdığı belirtildi.[2]</p>

<p>Araştırmacılar, mevcut verilerin egzersizin standart tedavilerin yerine geçmesi gerektiğini göstermediğini, ancak uygun hastalarda önemli bir tamamlayıcı yaklaşım olabileceğini vurguladı.[2]</p>

<p>Her egzersiz aynı etkiyi göstermiyor</p>

<p>Cleveland Clinic uzmanları, ruh sağlığı açısından en iyi egzersizin sürdürülebilen ve kişinin keyif aldığı aktivite olduğunu belirtiyor.[1]</p>

<p>Yürüme, koşu, direnç egzersizleri, bisiklet, dans ve yüzme gibi aerobik aktivitelerin yanı sıra kuvvet antrenmanlarının da fayda sağlayabileceği ifade ediliyor. Grup halinde yapılan egzersizlerin ise fiziksel aktiviteye sosyal etkileşim unsurunu eklediği için ek psikolojik yararlar sunabileceği değerlendiriliyor.[1]</p>

<p>Koruyucu etkiler de dikkat çekiyor</p>

<p>Fiziksel aktivitenin yalnızca mevcut belirtileri hafifletmekle kalmayıp ruhsal hastalık gelişme riskini de azaltabileceğine ilişkin veriler bulunuyor.</p>

<p>Çeşitli sistematik derlemelerin incelendiği kapsamlı bir değerlendirmede, fiziksel aktivite düzeyi yüksek bireylerde depresyon gelişme riskinin daha düşük olduğu bildirildi. Aynı çalışmada düzenli hareket eden kişilerde anksiyete görülme olasılığının da azaldığı saptandı. Ancak araştırmacılar, bu verilerin büyük bölümünün gözlemsel çalışmalardan elde edildiğini ve doğrudan neden-sonuç ilişkisini kesin olarak kanıtlamadığını özellikle vurguladı.[3]</p>

<p>Günlük yaşam için anlamı ne?</p>

<p>Uzmanlara göre haftalık fiziksel aktivite hedeflerine ulaşmak yalnızca fiziksel hastalık riskini azaltmakla kalmıyor; enerji düzeyini artırabiliyor, öz güveni destekleyebiliyor, stresle baş etmeyi kolaylaştırabiliyor ve bilişsel performans üzerinde de olumlu etkiler oluşturabiliyor.[1]</p>

<p>Mevcut bilimsel tablo, düzenli egzersizin ruh sağlığını destekleyen en güçlü yaşam tarzı uygulamalarından biri olduğunu gösterirken, özellikle depresyon ve anksiyete tedavisinde tek başına mucizevi bir çözüm olarak değil, kanıta dayalı tedavileri destekleyen önemli bir bileşen olarak değerlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor.[2][3]</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] Cleveland Clinic. How Exercise Can Improve Your Mental Health. Cleveland Clinic. 2026.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>[2] Clegg AJ, Hill JE, Mullin DS, ve ark. Exercise for depression. Cochrane Database of Systematic Reviews. 2026; Issue 1: CD004366. DOI: 10.1002/14651858.CD004366.pub7.</p>

<p>[3] Pearce M, Garcia L, Abbas A, ve ark. Physical Activity and Depression and Anxiety Disorders: A Systematic Review of Reviews and Assessment of Causality. Sports Medicine. 2022;52(12):<a href="tel:2841-2853">2841-2853</a>. DOI: 10.1007/s40279-022-01745-9.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>RUH SAĞLIĞI</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/egzersiz-ruh-sagligini-guclendiren-yasam-tarzi-aliskanliklari-arasinda-one-cikiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6682.jpeg" type="image/jpeg" length="81528"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzonspor’da Belçika Hattı Hareketli: Gündemde Üç Farklı Profil Var]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-belcika-hatti-hareketli-gundemde-uc-farkli-profil-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-belcika-hatti-hareketli-gundemde-uc-farkli-profil-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzonspor’un transfer çalışmalarında Belçika ve Kuzey Avrupa pazarına ağırlık verdiği konuşulurken, bordo-mavili ekibin radarında farklı profillere sahip isimlerin bulunduğu öne sürülüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kulübe yakın çevrelerde merkez orta saha ve kanat bölgeleri için çalışmaların sürdüğü belirtilirken, henüz resmî teklif aşamasına ulaşıldığı doğrulanan bir dosya bulunmuyor.</p>

<p>Transfer kulislerinde öne çıkan isimlerden biri, Club Brugge forması giyen Norveçli orta saha Hugo Vetlesen. Hem 8 numara hem de 10 numara pozisyonlarında görev yapabilen 24 yaşındaki futbolcunun Trabzonspor’un izleme listesinde yer aldığı iddia edilirken, Belçika basınında da oyuncunun geleceğine ilişkin çeşitli değerlendirmeler yapılıyor. Ancak kulüpler arasında resmî görüşme veya teklif doğrulanmış değil.</p>

<p>Bir diğer isim ise Anderlecht forması giyen Yari Verschaeren. Hücum hattının farklı bölgelerinde oynayabilen Belçikalı futbolcu, teknik kapasitesi ve oyun görüşüyle dikkat çekiyor. Daha önce de Trabzonspor’un ilgi gösterdiği yönünde haberler çıkmış olsa da, güncel süreçte somut bir transfer girişimi doğrulanmış değil.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kuzey Avrupa hattında ise genç ve gelişime açık kanat oyuncularının takip edildiği konuşuluyor. Scout ekibinin Norveç başta olmak üzere İskandinav pazarında izlemelerini sürdürdüğü ifade edilirken, kamuoyuna yansıyan net bir oyuncu dosyası bulunmuyor. Bu nedenle bu aşamada isimler büyük ölçüde spekülasyon niteliği taşıyor.</p>

<p>Trabzonspor yönetiminin, teknik heyetin talep ettiği atletik, pres gücü yüksek ve çok yönlü oyuncu profiline uygun transferler üzerinde çalıştığı belirtiliyor. Bordo-mavili kulübün önümüzdeki günlerde Belçika veya Kuzey Avrupa pazarından sürpriz bir isim için somut adım atması ihtimal dahilinde görülse de, mevcut aşamada doğrulanmış bir anlaşma ya da resmî teklif bulunmuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-belcika-hatti-hareketli-gundemde-uc-farkli-profil-var</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 08:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6681.jpeg" type="image/jpeg" length="15382"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Ortahisar’da Otomobil Çarptı: Genç Kız Entübe Edildi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç kız hastaneye kaldırılarak entübe edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Bahçecik Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasında bir genç kız ağır yaralandı. Olay, dün öğle saatlerinde mahalle içindeki cadde üzerinde yaşandı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza cadde üzerinde ilerleyen bir otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle genç kız metrelerce savrularak yere düştü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kazayı gören çevredeki vatandaşlar hızla olay yerine koşarak yaralıya ilk müdahaleyi yaptı. Durumun 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirilmesi üzerine bölgeye kısa sürede ambulans sevk edildi.</p>

<p>Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ağır yaralanan genç kıza ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi. Ardından ambulansla <strong>hastaneye</strong> kaldırılan genç kızın tedavi altına alındığı öğrenildi.</p>

<p>Hastaneden edinilen bilgilere göre genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakım ünitesinde <strong>entübe edilerek tedavisinin sürdüğü</strong> bildirildi.</p>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/JabDXO75eq4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="82760"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı’nın Bilinmeyen Hikâyesi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Mart sadece bir meslek günü değil, bir direnişin hatırasıdır. İşgal altındaki İstanbul’da Tıbbiyeli gençlerin başlattığı o tarihi duruşu Prof. Dr. İhsan Kafadar anlatıyor. Bir bayramın ardındaki vatan, cesaret ve fedakârlık hikâyesi bu videoda.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/bedf6ab0-8103-4cb9-8101-fc233d486602.jpg" type="image/jpeg" length="48304"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SMA Hastalığı Nedir? İlk Belirtiler ve Güncel Tedavi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SMA hastalığı bebeklerde ve çocuklarda kas kaybına yol açıyor. Erken belirti fark edilmezse tablo ağırlaşıyor. Uzmanlar erken tanı ve tarama uyarısı yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir bebek başını tutamıyorsa, emmede zorlanıyorsa ya da yaşıtlarına göre daha hareketsizse… Bu durum basit bir gelişim geriliği değil, <strong>SMA hastalığı</strong> olabilir.</p>

<p>Son yıllarda hem tarama programlarının yaygınlaşması hem de ailelerin bilinçlenmesiyle <strong>SMA hastalığı</strong> daha fazla konuşuluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Çocuk Nörolojisi Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, özellikle erken belirti ve tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor:<br />
“Bugün artık SMA hastalığında erken tanı, hastalığın seyrini değiştirebiliyor. Ancak belirtiler gözden kaçarsa tablo ağırlaşabiliyor.”<br />
<br />
SMA Hastalığı nedir?</p>

<p><strong>SMA hastalığı (Spinal Müsküler Atrofi)</strong>, omurilikteki hareket sinir hücrelerini etkileyen genetik bir kas hastalığıdır.</p>

<p>Bu hastalıkta, kasları çalıştıran motor nöronlar hasar görür. Sonuç olarak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kaslarda güçsüzlük</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hareket kısıtlılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zamanla kas erimesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İleri vakalarda solunum problemleri</p>
 </li>
</ul>

<p>görülebilir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’a göre, <strong>SMA hastalığı</strong> doğuştan gelen genetik bir bozukluktur ve SMN1 genindeki eksiklik nedeniyle ortaya çıkar. “Kasın kendisi sağlamdır, sorun kası çalıştıran sinirdedir” diyerek hastalığın mekanizmasını sade bir dille anlatıyor.</p>

<p>SMA hastalığı tiplerine göre farklı şiddette seyreder. Bazı bebeklerde ilk aylarda ağır tablo görülürken, bazı çocuklarda belirtiler daha geç ortaya çıkabilir.</p>

<hr />
<h2>En sinsi belirtiler</h2>

<p>SMA hastalığı çoğu zaman sessiz başlar. Aileler ilk etapta fark etmeyebilir.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken belirtiler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Baş kontrolünde gecikme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve yutma güçlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaşıtlarına göre daha az hareket</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda gevşeklik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sık solunum yolu enfeksiyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oturamama ya da yürüyememe</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Bebek çok sakin diye sevinen aileler oluyor. Oysa aşırı hareketsizlik bazen <strong>SMA hastalığı belirtisi</strong> olabilir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Özellikle bacaklarda güçsüzlük ön plandadır. Bazı vakalarda dilde titreme bile görülebilir. Bu belirtiler erken dönemde yakalanırsa, tedavi seçenekleri daha etkili olabilir.</p>

<hr />
<h2>Kimler risk altında?</h2>

<p>SMA hastalığı kalıtsal bir hastalıktır.</p>

<p>Risk grupları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Anne ve babanın taşıyıcı olduğu bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliği bulunan aileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ailesinde SMA öyküsü olanlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye’de taşıyıcılık oranının yaklaşık 1/40–1/50 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu da toplumda azımsanmayacak bir genetik risk bulunduğunu gösterir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “Anne ve baba sağlıklı olabilir. Taşıyıcı olduklarını bilmeyebilirler. Bu nedenle evlilik öncesi ve gebelik öncesi taramalar çok önemlidir” diyor.</p>

<hr />
<h2>Neden artıyor?</h2>

<p>Son yıllarda “SMA hastalığı artıyor mu?” sorusu sıkça soruluyor.</p>

<p>Uzmanlara göre artışın birkaç nedeni var:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarının yaygınlaşması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik testlere erişimin artması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplumsal farkındalığın yükselmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliklerinin devam etmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Eskiden tanı alamayan vakalar vardı. Bugün erken tarama sayesinde SMA hastalığını daha erken yakalayabiliyoruz” diyerek görünürdeki artışın tanı kapasitesiyle ilişkili olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Ayrıca son yıllarda geliştirilen gen tedavileri ve yeni ilaç seçenekleri de hastalığın daha fazla gündeme gelmesine yol açtı.</p>

<hr />
<h2>Ne zaman doktora gidilmeli?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk nörolojisi uzmanına başvurulmalı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebek başını 3–4 ayda tutamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>6–7 ayda desteksiz oturamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 yaşında yürümeye başlamamışsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda belirgin güçsüzlük varsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve beslenme problemi sürüyorsa</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “SMA hastalığında erken tanı hayat kurtarır. Gecikme kas kaybını artırabilir” diyerek aileleri uyarıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bugün <strong>SMA hastalığı tedavisi</strong> için kullanılan ilaçlar, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bazı vakalarda gen tedavisi uygulanabiliyor. Ancak tedavinin başarısı büyük ölçüde erken teşhise bağlı.</p>

<hr />
<h2>Nasıl korunulur?</h2>

<p>SMA hastalığı tamamen önlenebilir bir hastalık değildir. Ancak risk azaltılabilir.</p>

<p>Korunma yolları:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Evlilik öncesi taşıyıcılık testi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gebelik öncesi genetik danışmanlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aile öyküsü varsa ileri genetik testler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarına katılım</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Toplumsal bilinç en güçlü silahtır. Taşıyıcı olduğunuzu bilmek kader değildir, önlem alma fırsatıdır” diyor.</p>

<p>Türkiye’de yenidoğan tarama programlarının genişlemesi sayesinde <strong>SMA hastalığı</strong> artık daha erken evrede tespit edilebiliyor. Bu da çocukların yaşam kalitesini artırma açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<hr />
<h2>Uzman Uyarısı: Erken Tanı Hayat Değiştiriyor</h2>

<p>SMA hastalığı kader değil, geç kalınmış tanı kader olabilir.</p>

<p>Kas kaybı başladıktan sonra geri dönüş sınırlıdır. Bu nedenle belirti, risk, genetik öykü ve erken tarama hayati önemdedir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar son olarak şu mesajı veriyor:<br />
“Her hareketsizlik masum değildir. Aileler gelişim basamaklarını yakından takip etmeli. Şüphe varsa zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalı.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Nw0exSzCb4o/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="68999"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epilepsi Nedir? Prof. Dr. İhsan Kafadar’dan Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Epilepsi (sara) nedir, belirtileri nelerdir? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. İhsan Kafadar çocuklarda epilepsi, nöbet anında yapılması gerekenler ve tedaviyi anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyin bazen kendi içinde bir fırtına çıkarır. Sessiz, görünmez ama etkisi sarsıcı bir elektrik dalgası… İşte epilepsi, bu dalganın kontrolsüzce yayılmasıyla ortaya çıkan nörolojik bir hastalık.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Nöroloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada epilepsinin toplumda hâlâ yanlış bilinen yönleri olduğunu vurguladı.</p>

<hr />
<h2>Epilepsi (Sara) Nedir?</h2>

<p>Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan, tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalıktır. Halk arasında “sara” olarak bilinir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’a göre:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tek bir hastalık değil, birçok farklı nedeni ve türü olan bir beyin hastalıkları grubudur. Her nöbet epilepsi değildir; tanı için nöbetlerin tekrarlayıcı olması gerekir.”</p>
</blockquote>

<hr />
<h2>Nöbet Nasıl Ortaya Çıkar?</h2>

<p>Beynimiz milyarlarca sinir hücresinin uyumlu çalışmasıyla görev yapar. Ancak bazı durumlarda bu hücreler bir anda aşırı ve düzensiz elektrik sinyali üretir. Sonuç?</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ani bilinç kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kasılmalar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sabit bir noktaya dalıp kalma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağızda köpürme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kısa süreli hafıza kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Garip kokular ya da tatlar hissetme</p>
 </li>
</ul>

<p>Bazı nöbetler dramatiktir, bazıları ise sadece birkaç saniyelik “donma” şeklinde geçer. Bu nedenle birçok epilepsi vakası uzun süre fark edilmeden devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Çocuklarda Epilepsi Daha mı Farklı?</h2>

<p>Prof. Dr. Kafadar, özellikle çocukluk çağında epilepsinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtiyor:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuklarda dalıp gitme, ders sırasında kısa süreli kopmalar, ani sıçramalar ya da sebepsiz düşmeler epilepsi belirtisi olabilir. Ailelerin bu belirtileri hafife almaması gerekir.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukluk çağı epilepsilerinin bir kısmı yaşla birlikte düzelebilirken, bazı türleri uzun süreli takip gerektirir.</p>

<hr />
<h2>Epilepsinin Nedenleri Neler?</h2>

<p>Epilepsi her zaman tek bir nedene bağlı değildir. Olası sebepler arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Doğum sırasında beyin hasarı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik yatkınlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin enfeksiyonları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kafa travmaları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin tümörleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nedeni bilinmeyen (idiopatik) durumlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Vakaların önemli bir kısmında ise net bir sebep saptanamayabilir.</p>

<hr />
<h2>Tanı Nasıl Konur?</h2>

<p>Epilepsi tanısında en önemli testlerden biri <strong>EEG (Elektroensefalografi)</strong>’dir. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeder.</p>

<p>Bunun yanında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Beyin MR görüntülemesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayrıntılı nörolojik muayene</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nöbet öyküsünün detaylı değerlendirilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Tanı sürecinde büyük önem taşır.</p>

<hr />
<h2>Tedavisi Var mı?</h2>

<p>Evet. Epilepsi hastalarının büyük bir kısmı düzenli ilaç tedavisiyle nöbetsiz bir yaşam sürebilir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’ın altını çizdiği en önemli nokta şu:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaçlar düzenli kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70’inde nöbetler tamamen kontrol altına alınabilir.”</p>
</blockquote>

<p>Dirençli vakalarda ise:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ketojenik diyet</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vagus sinir stimülasyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cerrahi tedavi</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi seçenekler gündeme gelebilir.</p>

<hr />
<h2>Nöbet Anında Ne Yapılmalı?</h2>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlış, nöbet geçiren kişinin ağzına bir şey koymaya çalışmaktır. Bu son derece tehlikelidir.</p>

<p>Doğru yaklaşım:</p>

<p>✔️ Kişiyi yan yatırmak<br />
✔️ Başını sert bir zeminden korumak<br />
✔️ Süreyi takip etmek<br />
✔️ Nöbet 5 dakikayı aşarsa acil yardım çağırmak</p>

<hr />
<h2>Toplumsal Yanlış Algılar</h2>

<p>Epilepsi bulaşıcı değildir.<br />
Ruhsal bir hastalık değildir.<br />
Akıl hastalığı değildir.</p>

<p>Bu hastalık, beynin elektriksel düzeniyle ilgilidir. Doğru tedavi ve takip ile bireyler eğitimlerine, iş hayatlarına ve sosyal yaşamlarına devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Son Söz</h2>

<p>Epilepsi korkulacak değil, bilinmesi gereken bir hastalıktır. Bilgi, ön yargının panzehiridir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’ın da ifade ettiği gibi, erken tanı ve düzenli takip hayat kalitesini belirleyen en kritik faktördür.</p>

<p>Beynin elektriği bazen kontrolden çıkabilir. Önemli olan, o dalgayı doğru yönetmektir. ⚡<br />
Epilepsi (Sara Hastalığı) Nedir? Epilepsi Çeşitleri Nelerdir? Epilepsi Neden Olur? Epilepsi Belirtileri Nelerdir? Epilepsi Nasıl Teşhis Edilir? Epilepsi Tedavisi Nasıl Yapılır? Epilepsi Risk Faktörleri Nelerdir? Epilepsi öldürür mü? Epilepsi nasıl anlaşılır? Epilepsi geçer mi? Stres epilepsiyi etkiler mi? Epilepsi nöbeti uyurken olur mu? Epilepsi nöbeti geçirdikten sonra kişi neler hisseder? Anksiyete epilepsiye neden olur mu?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Qo87l9ftCJg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="64458"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Salmonella Nedir? Salmonella Belirtileri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salmonella nedir, nasıl bulaşır, belirtileri neler? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Asuman İnan, Tıbbiye Bülteni’ne konuştu.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir lokma… Ve saatler içinde başlayan ateş, kramp, halsizlik.<br />
Adı sık duyuluyor ama ciddiyeti çoğu zaman hafife alınıyor: <strong>Salmonella</strong>.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Asuman İnan</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada özellikle yaz aylarında artan vakalara dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. İnan, “Salmonella en sık gıdalar yoluyla bulaşır. Çiğ veya iyi pişmemiş tavuk, yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve iyi yıkanmamış sebzeler risk taşır” dedi.</p>

<hr />
<h2>🧫 Salmonella Nedir?</h2>

<p>Salmonella, bağırsak sistemini etkileyen bir bakteri grubudur. Halk arasında çoğu zaman “gıda zehirlenmesi” olarak bilinen tabloya neden olur. Ancak her gıda zehirlenmesi Salmonella değildir.</p>

<p>Uzmanlara göre bakteri, uygun sıcaklıkta hızla çoğalır ve özellikle hijyen kurallarına uyulmayan mutfaklarda kolayca yayılır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<h2>⚠️ Salmonella Belirtileri Nelerdir?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’ın verdiği bilgilere göre belirtiler genellikle bakterinin alınmasından <strong>6–72 saat sonra</strong> ortaya çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek ateş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sulu veya kanlı ishal</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karın ağrısı ve kramp</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bulantı ve kusma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halsizlik</p>
 </li>
</ul>

<p>Çoğu vaka 4–7 gün içinde düzeliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf kişilerde enfeksiyon kana karışabiliyor ve ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<hr />
<h2>🚨 Kimler Risk Altında?</h2>

<p>Uzman isim özellikle şu grupları uyardı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>65 yaş üstü bireyler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hamileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik hastalığı olanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu kişilerde tablo daha ağır seyredebilir ve hastane tedavisi gerekebilir.</p>

<hr />
<h2>🛡 Nasıl Korunmalı?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’a göre korunmanın temel anahtarı mutfak hijyeni:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çiğ et ve sebzeler ayrı kesme tahtasında hazırlanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tavuk ve et iyice pişirilmeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Soğuk zincir korunmalı</p>
 </li>
</ul>

<p>“Salmonella gözle görülmez, tadı değişmez. Bu nedenle en güçlü silahımız temizliktir” uyarısında bulundu.</p>

<hr />
<h2>📌 Uzmandan Net Mesaj</h2>

<p>Salmonella hafife alınacak bir enfeksiyon değil. Basit görünen bir ishal tablosu bazı gruplarda hayati risk oluşturabiliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında açıkta satılan ve iyi muhafaza edilmeyen gıdalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/p38tMWwaAvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="58335"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanserden korunmanın 12 altın kuralı: Mucize formül değil, bilim öneriyor]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre kanserden korunmanın en etkili yolu tek bir mucize diyet değil; sigaradan uzak durmaktan güneşten korunmaya kadar uzanan 12 bilimsel yaşam alışkanlığı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser, dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Sosyal medyada “alkali diyetle kanser yok olur” ya da “tek bitkiyle tümör erir” gibi iddialar yayılırken, bilimsel araştırmalar kansere karşı en güçlü korumanın <strong>günlük yaşam alışkanlıklarında</strong> saklı olduğunu gösteriyor.<br />
 </p>

<h2>Uzmanların ortak mesajı</h2>

<p>“Mucize aramayın.<br />
Bilimsel önlemlerle ve sağlıklı yaşamla riskleri azaltın.”</p>

<p>Kanser riskini tamamen sıfırlamak mümkün olmasa da, bu 12 başlıkla risk belirgin biçimde azaltılabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlara göre kanserden korunma bir günde değil, bir yaşam tarzıyla mümkün. İşte bilimsel kanıtlarla desteklenen <strong>12 altın kural</strong>:</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/1.jpg" type="image/jpeg" length="29163"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
