<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Tıbbiye Bülteni</title>
    <link>https://tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni; sağlık, tıp ve bilim başta olmak üzere ilaç, beslenme, sağlık teknolojileri, mevzuat, kariyer, üniversiteler ve güncel gelişmeleri güvenilir kaynaklardan aktaran dijital haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 31 Aug 2026 11:45:50 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sancaktepe’de Acı Olay: Milli Antrenör Funda Bakış Öldürüldü]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/sancaktepede-aci-olay-milli-antrenor-funda-bakis-olduruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/sancaktepede-aci-olay-milli-antrenor-funda-bakis-olduruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Sancaktepe’de milli antrenör Funda Bakış, eski çalışanı olduğu belirtilen Z.G. ile yaşadığı iddia edilen tartışmanın ardından bıçaklı saldırıya uğradı. Ağır yaralanan Bakış, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olayla ilgili 3 şüpheli gözaltına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul’un Sancaktepe ilçesinde meydana gelen olayda, milli antrenör Funda Bakış hayatını kaybetti. Edinilen bilgilere göre olay, Abdurrahmangazi Mahallesi Sevenler Caddesi’nde yaşandı.</p>

<p>İddiaya göre 39 yaşındaki Funda Bakış ile daha önce kendisine ait spor salonunda çalıştığı öğrenilen 21 yaşındaki Z.G. arasında alacak-verecek meselesi nedeniyle tartışma çıktı. Tartışmanın kısa sürede büyümesi üzerine Z.G.’nin Bakış’ı göğsünden bıçakladığı öne sürüldü.</p>

<p>Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan milli antrenör Funda Bakış, sağlık ekiplerinin müdahalesine rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdi.</p>

<p>Olayın ardından çalışma başlatan polis ekipleri, şüpheli Z.G.’yi yakalayarak gözaltına aldı. Soruşturma kapsamında olaya karıştığı değerlendirilen A.H.U. ve E.Ş. isimli iki kişinin daha yakalandığı, böylece gözaltı sayısının 3’e yükseldiği bildirildi.</p>

<p>Polis ekiplerinin ilk tespitlerine göre, şüpheli Z.G.’nin Funda Bakış’ın spor salonunda çalıştığı dönemde kredi çekerek Bakış’a para verdiği ve taraflar arasında bu nedenle alacak-verecek anlaşmazlığı bulunduğu belirlendi.</p>

<p>Şüphelilerin emniyetteki işlemlerinin sürdüğü öğrenilirken, olayla ilgili soruşturma devam ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Funda Bakış’ın ölümü, spor camiasında ve öğrencileri arasında büyük üzüntüye neden oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. Sayfa</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/sancaktepede-aci-olay-milli-antrenor-funda-bakis-olduruldu</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 11:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-9481.jpeg" type="image/jpeg" length="76072"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aydın’da görev yapan Dr. Kürşad Durgun hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/aydinda-gorev-yapan-dr-kursad-durgun-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/aydinda-gorev-yapan-dr-kursad-durgun-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aydın’ın Efeler ilçesinde görev yapan Dr. Kürşad Durgun’un vefatı, kentteki sağlık camiasında üzüntüye neden oldu. Efeler 3 No’lu Aile Sağlığı Merkezi hekimlerinden olduğu belirtilen Durgun için Aydın İl Sağlık Müdürü Dr. Eser Şenkul taziye mesajı yayımladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Efeler 3 No’lu Aile Sağlığı Merkezi hekimlerinden Dr. Kürşad Durgun’un vefat haberi, Aydın sağlık camiasında üzüntüyle karşılandı. Kentte uzun süredir sağlık hizmeti sunduğu belirtilen Durgun’un vefatı dolayısıyla meslektaşları ve sevenleri başsağlığı mesajları paylaştı.</p>

<p>Aydın İl Sağlık Müdürü Dr. Eser Şenkul da Dr. Kürşad Durgun için taziye mesajı yayımladı. Şenkul, mesajında Durgun’un vefatını büyük bir üzüntüyle öğrendiğini belirterek ailesine, yakınlarına, sevenlerine ve sağlık camiasına başsağlığı diledi.</p>

<p>Şenkul’un mesajında şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>“Merhuma Allah’tan rahmet; başta kıymetli ailesi olmak üzere, sevenlerine ve sağlık camiamıza başsağlığı ve sabır diliyorum.”</p>

<p>Dr. Kürşad Durgun’un görev yaptığı sağlık çevresinde hastalarıyla kurduğu iletişim ve mesleki çalışmalarıyla tanındığı ifade edildi. Vefat haberinin duyulmasının ardından Aydın’daki sağlık çalışanları ve vatandaşlar, Durgun’un ailesi için taziye dileklerini iletti.</p>

<p>Dr. Durgun’un cenaze programına ilişkin doğrulanmış ayrıntılı bilgiye ulaşılamadı. Cenaze töreni ve defin bilgilerine dair resmi açıklama yapılması halinde haberin güncellenmesi bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dr. Kürşad Durgun’un vefatı, Aydın’da sağlık camiası başta olmak üzere görev yaptığı çevrede üzüntüyle karşılandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🕊️ Vefatlar</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/aydinda-gorev-yapan-dr-kursad-durgun-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-9478.jpeg" type="image/jpeg" length="24434"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gaz Lambasının Işığında Geliştirdi, Kala-Azar’ın Kaderini Değiştirdi: Brahmachari’nin Unutulan Hikâyesi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/gaz-lambasinin-isiginda-gelistirdi-kala-azarin-kaderini-degistirdi-brahmacharinin-unutulan-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/gaz-lambasinin-isiginda-gelistirdi-kala-azarin-kaderini-degistirdi-brahmacharinin-unutulan-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[20. yüzyılın başlarında kala-azar, Hindistan’ın doğusunda ağır salgınlara yol açıyordu. Kalküta’daki mütevazı bir hastane odasında çalışan hekim ve kimyager Upendranath Brahmachari, 1920’de urea stibamine’i geliştirdi. Tedavi kısa sürede kala-azarla mücadelenin önemli araçlarından birine dönüştü. Brahmachari daha sonra 1929 ve 1942 yıllarında Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü’ne aday gösterildi ancak ödülü alamadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2>Hindistan’ın Bir Bölgesini Yıllarca Korkutan Hastalık: Kala-Azar</h2>

<p>Uzun süren ateş, giderek artan halsizlik, kilo kaybı, kansızlık ve belirgin biçimde büyüyen dalak...</p>

<ol start="20">
 <li>yüzyılın başlarında Hindistan’ın özellikle doğu bölgelerinde bu belirtilerin adı büyük bir korkuyla birlikte anılıyordu:</li>
</ol>

<p><strong>Kala-azar.</strong></p>

<p>Bugün visseral leishmaniasis olarak bilinen hastalık, <i>Leishmania donovani</i> adlı parazitin neden olduğu sistemik bir enfeksiyon.</p>

<p>İnsanlara enfekte dişi kum sineklerinin ısırmasıyla bulaşıyor.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütüne göre tedavi edilmeyen visseral leishmaniasis vakalarının yüzde 95’ten fazlası ölümcül olabiliyor.</p>

<p>Hastalığın başlıca belirtileri arasında uzun süren düzensiz ateş, kilo kaybı, anemi ile dalak ve karaciğer büyümesi bulunuyor.</p>

<p>Kala-azarın Güney Asya’daki tarihi ise çok daha eskiye uzanıyor.</p>

<p>Tarihsel kayıtlarda kala-azarla ilişkilendirilen erken büyük salgınlardan biri, 1824’te bugünkü Bangladeş sınırları içerisindeki Jessore çevresinde ortaya çıktı.</p>

<p>Hastalık sonraki yıllarda Bengal, Bihar ve Assam gibi bölgelerde ağır bir halk sağlığı sorununa dönüştü.</p>

<p>İşte Upendranath Brahmachari’nin hikâyesi bu tablonun içinde başladı.</p>

<h2>Doktorluğun Yanına Kimyayı da Koydu</h2>

<p>Upendranath Brahmachari 1873 yılında dünyaya geldi.</p>

<p>Gençliğinde matematik ve kimya eğitimi aldı.</p>

<p>1894’te Kalküta’daki Presidency College’dan kimya alanında yüksek lisans derecesi aldıktan sonra tıp eğitimine yöneldi.</p>

<p>1900 yılında tıp diplomasını, ardından 1902’de MD derecesini aldı.</p>

<p>Fizyoloji alanında da akademik çalışma yürüttü.</p>

<p>Bu eğitim geçmişi daha sonra yapacağı keşif açısından belirleyici olacaktı.</p>

<p>Çünkü Brahmachari hastalara yalnızca bir klinisyen gözüyle bakmıyordu.</p>

<p>Aynı zamanda ilaçların kimyasal yapısıyla ilgilenen bir araştırmacıydı.</p>

<h2>O Dönemde Tedavi Vardı Ama Bedeli Ağırdı</h2>

<p>Kala-azar için Brahmachari’den önce de bazı tedaviler deneniyordu.</p>

<p>Özellikle antimon içeren <strong>tartar emetik</strong> adlı bileşik kullanılmaya başlanmıştı.</p>

<p>Ancak sorun yalnızca etkinlik değildi.</p>

<p>İlacın toksisitesi önemliydi.</p>

<p>Tedavi uzun sürebiliyor ve ciddi yan etkiler ortaya çıkabiliyordu.</p>

<p>Tarihsel kaynaklarda özellikle kalp ve karaciğer üzerindeki toksik etkilerden söz ediliyor.</p>

<p>Brahmachari’nin aradığı şey bu nedenle yalnızca yeni bir ilaç değildi.</p>

<p><strong>Daha etkili, daha güvenli ve uygulanması daha kolay bir antimon bileşiğine ihtiyaç vardı.</strong></p>

<h2>Bir Alman İlacı Ona Fikir Verdi</h2>

<p>Brahmachari’nin araştırmaları, dönemin gelişmekte olan kemoterapi anlayışından da etkilenmişti.</p>

<p>Paul Ehrlich ve diğer araştırmacıların arsenik içeren bileşikler üzerindeki çalışmaları, belirli mikroorganizmalara karşı kimyasal maddelerin kullanılabileceğini gösteriyordu.</p>

<p>Brahmachari bu yaklaşımı farklı bir yönden ele aldı.</p>

<p>Arsenik yerine antimon içeren organik bileşiklerin kala-azara karşı daha etkili ve daha güvenli hale getirilip getirilemeyeceğini araştırmaya başladı.</p>

<p>Önce farklı antimon bileşikleri üzerinde çalıştı.</p>

<p>Fakat aradığı özelliklerin tamamını bir araya getiren preparatı henüz elde edememişti.</p>

<h2>Büyük Keşif Modern Bir Laboratuvarda Yapılmadı</h2>

<p>Hikâyenin en dikkat çekici bölümü burada başlıyor.</p>

<p>Brahmachari çalışmalarını Kalküta’daki Campbell Hospital’da yürütüyordu.</p>

<p>Daha sonraki anlatımlarında araştırma yaptığı odanın imkânlarının ne kadar sınırlı olduğunu aktardı.</p>

<p>Modern laboratuvar cihazları yoktu.</p>

<p>Odada gaz hattı ve su musluğu bulunmadığını, geceleri çalışmalarını eski bir <strong>gazyağı lambasının ışığında</strong> sürdürdüğünü anlattı.</p>

<p>Ve 1920 yılında bu mütevazı ortamda yeni bir bileşik geliştirdi:</p>

<h2><strong>Urea stibamine</strong></h2>

<p>Bileşik organik bir pentavalan antimon preparatıydı.</p>

<p>Brahmachari’nin daha sonraki yayınlarıyla urea stibamine’in kala-azar tedavisindeki sonuçları bilim dünyasına sunuldu.</p>

<h2>Kala-Azar Tedavisinde Dönüm Noktası</h2>

<p>Sonuçlar dönemin koşullarında son derece dikkat çekiciydi.</p>

<p>Brahmachari ve onu izleyen klinisyenlerin bildirdiği serilerde urea stibamine ile tedavi edilen hastalarda yüksek iyileşme oranları görüldü.</p>

<p>Tarihsel tıp incelemelerinde tedaviyle yüzde 90’ın üzerinde kür oranları bildirildiği ve preparatın önceki bazı antimon tedavilerine göre daha güvenli kabul edildiği aktarılıyor.</p>

<p>Brahmachari’nin geliştirdiği urea stibamine, daha güvenli pentavalan antimon tedavilerinin erken ve önemli örneklerinden biri haline geldi.</p>

<p>Bu ilaç sınıfı sonraki yıllarda leishmaniasis tedavisinde uzun süre önemli yer tuttu.</p>

<p>Dolayısıyla Brahmachari’nin keşfi yalnızca yeni bir molekülün sentezi değildi.</p>

<p>Kala-azar kemoterapisinin gelişiminde önemli bir aşamaydı.</p>

<h2>328 Binden Fazla Hastanın Tedavisinde Kullanıldı</h2>

<p>Urea stibamine kısa sürede laboratuvar sınırlarının dışına çıktı.</p>

<p>Özellikle kala-azarın ağır yük oluşturduğu Assam’da geniş çaplı tedavi programlarında kullanılmaya başlandı.</p>

<p>Tarihsel halk sağlığı kayıtlarını inceleyen araştırmalarda, 1930’ların başına gelindiğinde <strong>328 binden fazla hastanın</strong> urea stibamine ile tedavi edildiği aktarılıyor.</p>

<p>Bu ölçekte kullanım, Brahmachari’nin geliştirdiği preparatın yalnızca deneysel bir ilaç olarak kalmadığını gösteriyor.</p>

<p>Tedavi doğrudan geniş bir halk sağlığı programının parçasına dönüşmüştü.</p>

<p>Ancak burada önemli bir tarihsel ayrım bulunuyor.</p>

<p>Brahmachari için zaman zaman kullanılan:</p>

<p><strong>“Milyonlarca insanın hayatını kurtardı”</strong></p>

<p>ifadesini kesin bir epidemiyolojik sayı gibi kullanmak mümkün değil.</p>

<p>Buna karşılık urea stibamine’in yüz binlerce hastanın tedavisinde kullanıldığına ve kala-azarla mücadelede önemli bir rol oynadığına ilişkin tarihsel kanıt oldukça güçlü.</p>

<h2>Hastalık Geçtikten Sonra Deride Yeni Bir Tablo Fark Etti</h2>

<p>Brahmachari’nin kala-azar tarihindeki rolü urea stibamine ile sınırlı kalmadı.</p>

<p>Bazı hastalarda kala-azardan sonra deri üzerinde farklı lezyonlar ortaya çıkıyordu.</p>

<p>Yüzde, kollarda ve vücudun başka bölgelerinde açık veya koyu renkli lekeler, papüller ve nodüller görülebiliyordu.</p>

<p>Brahmachari bu tablonun önemini fark etti.</p>

<p>1922 yılında yayımladığı çalışmasında Hindistan’daki bu durumu:</p>

<p><strong>“Dermal leishmanoid”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>adıyla ayrıntılı biçimde tanımladı.</p>

<p>Brahmachari’nin çalışması, bugün <strong>post-kala-azar dermal leishmaniasis — PKDL</strong> olarak bilinen tablonun ayrı bir klinik durum olarak anlaşılmasına yapılan temel tarihsel katkılardan biri oldu.</p>

<p>Benzer deri tabloları başka bölgelerde daha önce de bildirilmişti.</p>

<p>Bu nedenle Brahmachari’yi PKDL’yi dünyada ilk keşfeden kişi olarak tanımlamak yerine, <strong>Hindistan’daki tabloyu sistematik biçimde tanımlayan ve klinik öneminin anlaşılmasına büyük katkı yapan araştırmacılardan biri</strong> olarak ifade etmek daha doğru.</p>

<p>“Post-kala-azar dermal leishmaniasis” adı ise birkaç yıl sonra literatürde yerleşmeye başladı.</p>

<h2>Brahmachari’nin Bir Asır Önce Çalıştığı Hastalık Bugün Hâlâ Önemli</h2>

<p>PKDL yalnızca dermatolojik bir sorun değil.</p>

<p>Visseral leishmaniasis geçiren bazı hastalarda aylar veya yıllar sonra gelişebiliyor.</p>

<p>Bu kişilerde parazit deride varlığını sürdürebildiği için hastalığın toplumdaki bulaş zincirinin devamında rol oynayabiliyor.</p>

<p>Bu nedenle PKDL, kala-azarın eliminasyonuna yönelik halk sağlığı programlarında günümüzde de önem taşıyor.</p>

<p>Üstelik bu tarihsel bağlantı 2026 yılında yeniden gündeme geldi.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü, <strong>28 Temmuz 2026’da</strong> Güneydoğu Asya ve Doğu Afrika’da visseral leishmaniasis ve PKDL tedavisine yönelik güncellenmiş öneriler yayımladı.</p>

<p>Böylece Brahmachari’nin bir asırdan uzun süre önce üzerinde çalıştığı iki başlık — kala-azar ve hastalık sonrasında gelişebilen deri tablosu — modern tropikal tıbbın gündeminde yaşamaya devam ediyor.</p>

<h2>Nobel Arşivinde Brahmachari’nin Adı</h2>

<p>Brahmachari’nin bilimsel çalışmalarının uluslararası düzeyde gördüğü karşılığın önemli göstergelerinden biri Nobel adaylıklarıydı.</p>

<p>Nobel Ödülü’nün resmi adaylık kayıtlarında Upendranath Brahmachari’nin <strong>1929 yılında Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü’ne aday gösterildiği</strong> görülüyor.</p>

<p>O yıl ödül Christiaan Eijkman ile Frederick Gowland Hopkins’e verildi.</p>

<p>Ancak Brahmachari’nin Nobel hikâyesi burada bitmedi.</p>

<h2>1942’de Beş Ayrı Adaylık Kaydı</h2>

<p>Aradan 13 yıl geçti.</p>

<p>1942’de Brahmachari’nin adı yeniden Nobel adayları arasındaydı.</p>

<p>Nobel adaylık kayıtlarında Brahmachari için o yıl <strong>beş ayrı adaylık kaydı</strong> bulunuyor.</p>

<p>Adaylık gerekçelerinde özellikle urea stibamine’in geliştirilmesi ile kala-azar sonrasında görülen dermal tablonun araştırılması öne çıkıyordu.</p>

<p>Bu nedenle Brahmachari’nin Nobel geçmişini:</p>

<p><strong>“İki kez Nobel’e aday gösterildi”</strong></p>

<p>şeklinde ifade etmek teknik olarak eksik kalabiliyor.</p>

<p>Daha doğru anlatım şu:</p>

<p><strong>Brahmachari 1929 ve 1942 olmak üzere iki ayrı yılda Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü için aday gösterildi; bu iki yıl için Nobel adaylık arşivinde toplam altı adaylık kaydı bulunuyor.</strong></p>

<h2>1942’nin İlginç Bir Ayrıntısı Daha Var</h2>

<p>Brahmachari 1942’de Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü’nü alamadı.</p>

<p>Ancak bunun nedeni başka bir bilim insanının ödülü kazanması değildi.</p>

<p>Çünkü <strong>1942 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü hiç verilmedi.</strong></p>

<p>İkinci Dünya Savaşı yıllarında Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü 1940, 1941 ve 1942’de verilmedi.</p>

<p>Bu nedenle Brahmachari’nin neden Nobel kazanamadığı konusunda “sömürge yönetimi nedeniyle engellendi”, “Hintli olduğu için dışlandı” veya benzeri iddiaları tarihsel gerçek gibi sunmak doğru değil.</p>

<p>Böyle bir sonucu ortaya koyan güvenilir Nobel belgesi bulunmuyor.</p>

<p>Bilinen gerçek daha somut:</p>

<p><strong>Çalışmaları Nobel sisteminde aday gösterilecek kadar önemli bulundu ancak hiçbir zaman Nobel ödüllüsü olmadı.</strong></p>

<h2>Nobel’i Alamadı Ama Bilimsel İtibarı Büyüdü</h2>

<p>Brahmachari’nin çalışmaları kendi döneminde tamamen görmezden gelinmiş değildi.</p>

<p>Çeşitli bilimsel ve devlet nişanlarıyla ödüllendirildi.</p>

<p>1924’te <strong>Kaisar-i-Hind Gold Medal</strong> aldı.</p>

<p>Daha sonra şövalyelik unvanıyla onurlandırıldı ve çeşitli bilimsel kurumlarda önemli görevler üstlendi.</p>

<p>Kala-azar dışında sıtma, filaryaz, lepra ve başka hastalıklar üzerine de çalışmalar yaptı.</p>

<p>Bununla birlikte bugün adı Louis Pasteur, Robert Koch veya Alexander Fleming kadar geniş kitleler tarafından bilinmiyor.</p>

<p>Bu nedenle Brahmachari’nin hikâyesi tıp tarihinin az bilinen fakat dikkat çekici bilimsel öykülerinden biri olmaya devam ediyor.</p>

<h2>Urea Stibamine Bugün Kullanılıyor mu?</h2>

<p>Brahmachari’nin geliştirdiği urea stibamine tarihsel açıdan önemli olsa da modern kala-azar tedavisi artık aynı noktada değil.</p>

<p>Antimon bileşiklerine karşı direnç, ilaç toksisitesi ve yeni tedavilerin geliştirilmesi zaman içerisinde klinik uygulamayı değiştirdi.</p>

<p>Günümüzde visseral leishmaniasis tedavisinde bölgeye ve hastanın klinik durumuna göre liposomal amphotericin B, miltefosine, paromomycin ve bazı pentavalan antimon preparatları gibi farklı seçenekler kullanılabiliyor.</p>

<p>DSÖ’nün 2026’da güncellediği önerilerde de tedavi; bölge, hastalık biçimi, hasta grubu ve önceki tedaviler dikkate alınarak farklılaştırılıyor.</p>

<p>Dolayısıyla urea stibamine’i günümüzde kullanılan standart kala-azar ilacı gibi göstermek doğru değil.</p>

<p>Onun önemi bugün kullanılan bir ilaç olmasından çok, <strong>kala-azar kemoterapisinin gelişimindeki tarihsel rolünden</strong> kaynaklanıyor.</p>

<h2>Bir Gaz Lambasının Altından Tıp Tarihine</h2>

<p>Brahmachari’nin hikâyesini çarpıcı yapan yalnızca Nobel adaylığı değil.</p>

<p>Bir tarafta tedavi edilmediğinde insanların büyük bölümünün yaşamını tehdit eden ciddi bir parazit hastalığı vardı.</p>

<p>Diğer tarafta modern laboratuvar olanaklarından oldukça uzak koşullarda çalışan bir hekim-kimyager.</p>

<p>Ve sonunda küçük bir hastane odasında başlayan araştırma, yüz binlerce hastanın tedavisinde kullanılan bir preparata dönüştü.</p>

<p>Brahmachari ayrıca kala-azar sonrasında ortaya çıkabilen deri tablosunu ayrıntılı biçimde tanımlayarak hastalığın klinik olarak anlaşılmasına ikinci önemli katkısını yaptı.</p>

<p>Aradan bir asırdan fazla zaman geçti.</p>

<p>İlaçlar değişti.</p>

<p>Tedavi protokolleri değişti.</p>

<p>Kala-azarla mücadele yöntemleri değişti.</p>

<p>Ancak <strong>Upendranath Brahmachari’nin gazyağı lambasının ışığında başlayan araştırmasının tıp tarihindeki yeri değişmedi.</strong></p>

<h1>KAYNAKLAR</h1>

<ul>
 <li>Saha P, Chaudhury A, Maji AK. <i>Sir U.N. Brahmachari and His Battle Against Kala-Azar.</i> Tropical Parasitology. 2021.</li>
 <li>Brahmachari UN. <i>Chemotherapy of Antimonial Compounds in Kala-Azar Infection.</i> Indian Journal of Medical Research. 1922.</li>
 <li>Brahmachari UN. <i>A New Form of Cutaneous Leishmaniasis—Dermal Leishmanoid.</i> Indian Medical Gazette. 1922;57:125–127.</li>
 <li>World Health Organization. <i>Leishmaniasis – Fact Sheet.</i></li>
 <li>World Health Organization. <i>Kala-Azar in India – Progress and Challenges Towards its Elimination as a Public Health Problem.</i> Weekly Epidemiological Record.</li>
 <li>World Health Organization. <i>Guidelines on the Treatment of Visceral Leishmaniasis and Post-kala-azar Dermal Leishmaniasis in Eastern Africa and South-East Asia.</i> 2026.</li>
 <li>Nobel Prize Nomination Archive. <i>Upendranath Brahmachari – Physiology or Medicine, 1929 and 1942.</i></li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>📚 Tıp Tarihi</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/gaz-lambasinin-isiginda-gelistirdi-kala-azarin-kaderini-degistirdi-brahmacharinin-unutulan-hikayesi</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 09:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/brahmachari-kala-azar.webp" type="image/jpeg" length="81067"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Obezite Beynin Yüksek Kan Şekerine Verdiği Yanıtı Bozuyor mu? Yeni Çalışmadan Bulgular]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/obezite-beynin-yuksek-kan-sekerine-verdigi-yaniti-bozuyor-mu-yeni-calismadan-bulgular</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/obezite-beynin-yuksek-kan-sekerine-verdigi-yaniti-bozuyor-mu-yeni-calismadan-bulgular" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nature Communications’ta yayımlanan yeni araştırmada, yüksek yağlı diyetle beslenen farelerin beyninde kan şekeri yükseldiğinde normalde ortaya çıkan bazı hücresel ve transkripsiyonel yanıtların büyük ölçüde kaybolduğu veya tersine döndüğü görüldü. Araştırmacılar 75 binden fazla hücreyi tek çekirdek düzeyinde analiz etti. Bulgular, yüksek yağlı diyet koşullarında beynin hiperglisemiye verdiği normal metabolik yanıtların bozulabileceğini düşündürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ancak çalışma farelerde yapıldı; sonuçların insanlardaki obezitenin bütün biçimlerine doğrudan genellenmesi mümkün değil.</p>

<p>Kan şekeri yükseldiğinde yalnızca pankreas ve karaciğer devreye girmiyor.</p>

<p>Beyin de kandaki glikoz düzeyindeki değişiklikleri algılayan ve enerji dengesiyle kan şekeri kontrolüne katkıda bulunan önemli organlardan biri.</p>

<p>Peki yüksek yağlı beslenmeyle gelişen metabolik değişiklikler, beynin kan şekeri yükselmesine verdiği yanıtı bozabilir mi?</p>

<p>31 Ağustos 2026’da <i>Nature Communications</i> dergisinde yayımlanan yeni çalışma bu soruya dikkat çekici verilerle yaklaşıyor.</p>

<p>Araştırmacılar yüksek yağlı diyetle beslenen erkek farelerde, kan şekerinin yükselmesine karşı beynin bazı bölgelerinde normalde görülen hücresel ve gen aktivitesine ilişkin yanıtların önemli ölçüde değiştiğini gösterdi.</p>

<p>Çalışmada hipotalamus ve beyin sapındaki toplam <strong>75 bin 787 hücre tek çekirdek düzeyinde</strong> analiz edildi.</p>

<h2>Beyin kan şekerini gerçekten algılıyor mu?</h2>

<p>Evet.</p>

<p>Beyin yalnızca düşünme, hafıza ve hareket gibi işlevleri yöneten bir organ değil.</p>

<p>Özellikle hipotalamus ve beyin sapının bazı bölgeleri, vücudun enerji durumuyla ilgili çok sayıda sinyali sürekli olarak değerlendiriyor.</p>

<p>Bu bölgeler; kan şekeri, insülin, leptin, açlık-tokluk sinyalleri ve enerji depolarının durumu gibi bilgilerin işlenmesine katkıda bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu nedenle beynin glikoz değişikliklerine verdiği yanıtların bozulması teorik olarak yalnızca iştahı değil, bütün vücudun metabolik kontrolünü de etkileyebilir.</p>

<p>Ancak yeni çalışma doğrudan “beynin şekeri algılamayı bıraktığını” göstermiyor.</p>

<p>Araştırmacıların ölçtüğü temel özellik, <strong>kan şekeri yükseldiğinde farklı beyin hücrelerinde ortaya çıkan transkripsiyonel, yani gen aktivitesine ilişkin yanıtlar</strong> oldu.</p>

<h2>Araştırmada hangi beyin bölgeleri incelendi?</h2>

<p>Çalışmada metabolik kontrol açısından önemli üç bölge değerlendirildi:</p>

<p><strong>Arkuat çekirdek, ventromedial hipotalamus ve dorsal vagal kompleks.</strong></p>

<p>Bu bölgelerin tümü besin alımı, enerji dengesi ve glikoz metabolizmasının sinirsel kontrolünde rol oynuyor.</p>

<p>Araştırmacılar <strong>kontrol diyetiyle</strong> ve yüksek yağlı diyetle beslenen erkek farelerin beyinlerinden örnekler aldı.</p>

<p>Daha sonra hayvanlara damar yoluyla glikoz veya kontrol amacıyla tuzlu su verildi.</p>

<p>Araştırmanın amacı, kan şekeri yükseldiğinde farklı beyin hücrelerinin gen aktivitesinin nasıl değiştiğini belirlemekti.</p>

<h2>75 bin 787 hücre tek çekirdek düzeyinde incelendi</h2>

<p>Çalışmanın dikkat çekici yönlerinden biri kullanılan yöntemdi.</p>

<p>Araştırmacılar <strong>tek çekirdek RNA dizilemesi</strong> olarak bilinen yöntemle toplam 75 bin 787 hücreyi değerlendirdi.</p>

<p>Bu teknoloji, beyin dokusunu tek bir bütün olarak incelemek yerine farklı hücre türlerinin değişikliklere nasıl yanıt verdiğini ayrı ayrı değerlendirmeye olanak sağlıyor.</p>

<p>Böylece araştırmacılar yalnızca “beyinde bir değişiklik oldu” demek yerine hangi hücre tiplerinin hiperglisemiye yanıt verdiğini inceleyebildi.</p>

<h2>Kontrol diyetiyle beslenen farelerde belirgin yanıt görüldü</h2>

<p>Kontrol diyetiyle beslenen farelerde kan şekeri yükseltildiğinde bazı beyin hücrelerinde belirgin gen aktivitesi değişiklikleri ortaya çıktı.</p>

<p>Özellikle astrositler ve oligodendrositler olarak bilinen destek hücrelerinde farklı beyin bölgelerinde ortak transkripsiyonel yanıtlar görüldü.</p>

<p>Araştırmacılar ayrıca <strong>Ghrh nöronlarının</strong> da yüksek kan şekerine yanıt verdiğini tespit etti.</p>

<p>Bu nöronlarda görülen gen aktivitesi değişikliklerinin, nöronal aktivitenin azalmasıyla uyumlu olduğu değerlendirildi.</p>

<p>Ancak bu bulgu, nöronal aktivitenin doğrudan ve kesin biçimde azaldığının gösterildiği anlamına gelmiyor.</p>

<h2>Yüksek yağlı diyetle beslenen farelerde yanıt değişti</h2>

<p>Araştırmanın en dikkat çekici sonucu yüksek yağlı diyet grubunda ortaya çıktı.</p>

<p>Yüksek yağlı diyet, beyin hücrelerinin gen aktivitesinde geniş çaplı değişikliklerle ilişkiliydi.</p>

<p>Daha önemlisi, kontrol diyetiyle beslenen farelerde hiperglisemi sonrasında görülen bazı hücresel ve transkripsiyonel yanıtların yüksek yağlı diyetle beslenen farelerde <strong>büyük ölçüde kaybolduğu veya tersine döndüğü</strong> bildirildi.</p>

<p>Bu nedenle araştırmacılar, yüksek yağlı diyet koşullarında beynin kan şekeri yükselmesine verdiği normal hücresel yanıtların bozulabileceğini düşünüyor.</p>

<p>Burada önemli bir ayrım bulunuyor.</p>

<p>Çalışma:</p>

<p><strong>“Beyin artık kan şekerini algılayamıyor”</strong></p>

<p>sonucunu göstermiyor.</p>

<p>Daha doğru bilimsel ifade:</p>

<p><strong>Beynin hiperglisemiye verdiği normal hücresel ve transkripsiyonel yanıtların yüksek yağlı diyet koşullarında önemli ölçüde değiştiği.</strong></p>

<h2>Hangi nöronlarda değişiklik görüldü?</h2>

<p>Yüksek yağlı diyetin etkileri tek bir hücre grubuyla sınırlı kalmadı.</p>

<p>Araştırmada özellikle bazı:</p>

<p><strong>Agrp, Ghrh, Trh/Cxcl12 ve Th/Slc6a3 nöronlarında</strong></p>

<p>gen aktivitesi farklılıkları bildirildi.</p>

<p>Bu hücre gruplarının bir bölümü iştah, enerji dengesi, hormonal düzenleme ve metabolik kontrolle bağlantılı.</p>

<p>Bu bulgular, yüksek yağlı diyetin beyin metabolizmasını tek bir yol üzerinden değil, birden fazla hücresel sistem üzerinden etkileyebileceğini düşündürüyor.</p>

<p>Ancak bu mekanizmaların insanlarda aynı biçimde çalışıp çalışmadığı henüz bilinmiyor.</p>

<h2>Bulgular tip 2 diyabeti açıklıyor mu?</h2>

<p>Henüz hayır.</p>

<p>Obezite ile tip 2 diyabet arasında güçlü bir ilişki bulunuyor.</p>

<p>Beynin glikoz değişikliklerine verdiği yanıtların bozulması bu ilişkinin olası mekanizmalarından biri olabilir.</p>

<p>Ancak yeni çalışma:</p>

<p><strong>“Beyindeki glikoz algısının bozulması tip 2 diyabete neden olur”</strong></p>

<p>sonucunu kanıtlamıyor.</p>

<p>Tip 2 diyabetin gelişiminde insülin direnci, pankreas beta hücrelerinin işlevi, karaciğer, kas dokusu, yağ dokusu, genetik yatkınlık, beslenme ve fiziksel aktivite dahil çok sayıda faktör rol oynuyor.</p>

<p>Yeni araştırma bu karmaşık sistemin yalnızca beyinle ilgili bir bölümüne ışık tutuyor.</p>

<h2>Daha önce de benzer bulgular elde edilmişti</h2>

<p>Beyindeki glikoz algısının obezite koşullarında değişebileceği düşüncesi tamamen yeni değil.</p>

<p>Daha önce yapılan hayvan çalışmalarında hipotalamustaki <strong>POMC nöronlarının glikoza verdiği yanıtın obezite koşullarında bozulabildiğine</strong> ilişkin bulgular elde edilmişti.</p>

<p>Yeni araştırmanın önemli farklarından biri yalnızca tek bir nöron grubuna odaklanmaması.</p>

<p>Araştırmacılar on binlerce hücreyi aynı anda inceleyerek glikoz yanıtının farklı hücre tipleri ve farklı beyin bölgelerinde nasıl değiştiğini değerlendirdi.</p>

<p>Bu nedenle çalışma, beynin metabolik yanıt sistemine ilişkin daha geniş bir hücresel harita sunuyor.</p>

<h2>İnsan genetiğiyle de bağlantı araştırıldı</h2>

<p>Araştırmacılar farelerden elde ettikleri sonuçları insanlarla ilgili genetik verilerle de karşılaştırdı.</p>

<p>Çalışmada, <strong>fare ve insan GHRH nöronlarında zenginleşen bazı genlerin insanlardaki glisemik özelliklerle ilişkilendirilmiş genetik bölgelerde bulunduğu</strong> gösterildi.</p>

<p>Bu bağlantı, araştırılan mekanizmanın insan metabolizması açısından da önemli olabileceğine yönelik bir ipucu sunuyor.</p>

<p>Ancak bu sonuç:</p>

<p><strong>“İnsanlarda da aynı mekanizma kanıtlandı”</strong></p>

<p>anlamına gelmiyor.</p>

<p>Genetik bağlantılar, mekanizmanın insanlarda daha ayrıntılı araştırılması gerektiğini gösteriyor.</p>

<h2>Çalışma insanlarda mı yapıldı?</h2>

<p>Hayır.</p>

<p>Araştırmanın en önemli sınırlamalarından biri bu.</p>

<p>Deneyler <strong>erkek farelerde</strong> gerçekleştirildi.</p>

<p>Bu nedenle sonuçların kadın farelere veya insanlara doğrudan genellenmesi mümkün değil.</p>

<p>Ayrıca araştırmada kullanılan yüksek yağlı diyet modeli, insanlarda görülen obezitenin bütün nedenlerini temsil etmiyor.</p>

<p>İnsanlarda obezite; genetik, çevresel, hormonal, davranışsal ve sosyal çok sayıda faktörün etkileşimi sonucunda gelişebiliyor.</p>

<p><strong>Bu nedenle sonuçlar, insanlarda beslenmeyle ilişkili veya diğer nedenlerle gelişen obezite biçimlerinin tamamına doğrudan genellenemez.</strong></p>

<p>İnsan beynindeki glikoz yanıtlarının benzer şekilde etkilenip etkilenmediğini gösterecek ek araştırmalara ihtiyaç var.</p>

<h2>“Yağlı yemek beynin şeker sensörünü kapatıyor” demek doğru mu?</h2>

<p>Hayır.</p>

<p>Bu çalışma tek bir yağlı öğünün veya belirli bir yiyeceğin beynin kan şekeri yanıtını bozduğunu göstermedi.</p>

<p>Araştırma, belirli süre boyunca yüksek yağlı diyetle beslenen deney hayvanlarını değerlendirdi.</p>

<p>Bu nedenle bulgular:</p>

<p><strong>“Yağlı yemek beynin şeker algısını bozar”</strong></p>

<p>şeklinde yorumlanmamalı.</p>

<p>Daha doğru ifade:</p>

<p><strong>Yüksek yağlı diyet koşullarında beynin kan şekeri yükselmesine verdiği bazı hücresel ve transkripsiyonel yanıtların önemli ölçüde değiştiği görüldü.</strong></p>

<h2>Kilo verilirse bu sistem düzelir mi?</h2>

<p>Bu araştırma bu soruya yanıt vermiyor.</p>

<p>Çalışmada kilo kaybının, egzersizin, beslenme değişikliğinin veya obezite tedavilerinin beyindeki değişen glikoz yanıtlarını eski haline getirip getirmediği test edilmedi.</p>

<p>Dolayısıyla:</p>

<p><strong>“Kilo verildiğinde beynin şeker algısı düzelir”</strong></p>

<p>şeklinde bir sonuç çıkarmak için yeterli kanıt bulunmuyor.</p>

<p>Bu soru gelecekte yapılacak araştırmalar açısından önemli başlıklardan biri.</p>

<h2>Obezite yalnızca fazla kilo değil</h2>

<p>Yeni çalışma, obezite araştırmalarında giderek önem kazanan daha geniş bir bakış açısını da destekliyor.</p>

<p>Vücudun metabolik kontrolünde yağ dokusu, karaciğer, kas, pankreas, bağırsak ve beyin arasında sürekli bir iletişim bulunuyor.</p>

<p>Hormonlar, besin sinyalleri ve sinir sistemi üzerinden yürüyen bu iletişim enerji dengesinin ve kan şekeri kontrolünün sürdürülmesine katkıda bulunuyor.</p>

<p>Bu ağdaki bozulmalar insülin direnci ve diğer metabolik değişikliklerle ilişkili olabilir.</p>

<p>Yeni araştırma, beynin de bu metabolik sistemin aktif parçalarından biri olduğunu gösteren deneysel verilere yenilerini ekliyor.</p>

<h2>Araştırmanın finansmanı ve çıkar çatışmaları açıklandı</h2>

<p>Araştırmacılar makalede finansman kaynaklarını ve olası çıkar çatışmalarını da beyan etti.</p>

<p>Araştırma ekibinde <strong>Novo Nordisk ile kurumsal veya araştırma bağlantıları bulunan bazı isimlerin yer aldığı</strong> bildirildi. Çalışmanın yürütüldüğü araştırma merkezinin de Novo Nordisk Foundation tarafından sağlanan koşulsuz destekten yararlandığı belirtildi.</p>

<p>Bu bağlantılar çalışmanın sonuçlarını tek başına geçersiz kılmıyor.</p>

<p>Ayrıca araştırmada <strong>herhangi bir obezite ilacı, ticari ürün veya tedavi test edilmedi.</strong></p>

<p>Bu nedenle çalışma, belirli bir ilacın etkinliğini veya güvenliğini değerlendiren bir klinik araştırma niteliği taşımıyor.</p>

<h2>Araştırmanın en önemli mesajı ne?</h2>

<p>Çalışma, beynin kan şekeri yükselmesine hücresel ve genetik düzeyde yanıt verdiğini ve bu yanıtların yüksek yağlı diyet koşullarında önemli ölçüde değişebildiğini gösteriyor.</p>

<p>Ancak araştırma:</p>

<p><strong>insanlarda yapılmadı,</strong></p>

<p><strong>obezitenin tip 2 diyabete bu mekanizmayla neden olduğunu kanıtlamadı,</strong></p>

<p><strong>tek bir yağlı öğünün bu değişikliklere yol açtığını göstermedi,</strong></p>

<p><strong>kilo kaybının veya herhangi bir tedavinin sistemi düzelttiğini test etmedi.</strong></p>

<p>Bu nedenle araştırmanın en güvenli bilimsel mesajı şöyle özetlenebilir:</p>

<p><strong>Yüksek yağlı diyetle beslenen erkek farelerde, beynin kan şekeri yükselmesine verdiği normal hücresel ve transkripsiyonel yanıtlar önemli ölçüde değişti. Bu mekanizmanın insan metabolizmasındaki klinik önemini belirlemek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç var.</strong></p>

<h1>Kaynaklar</h1>

<ul>
 <li>Nature Communications — Beynin glikoz yanıtlarının yüksek yağlı diyet koşullarında değişimine ilişkin araştırma, 31 Ağustos 2026</li>
 <li>Nature — POMC nöronları, glikoz algısı ve obeziteye ilişkin deneysel çalışma</li>
 <li>University of Copenhagen — Novo Nordisk Foundation Center for Basic Metabolic Research</li>
</ul>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🩺 Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/obezite-beynin-yuksek-kan-sekerine-verdigi-yaniti-bozuyor-mu-yeni-calismadan-bulgular</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 09:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/obezite-beyin-seker-yaniti.webp" type="image/jpeg" length="49093"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kışlık Domates Sosu Nasıl Yapılır? Tam Ölçülü Tarif]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kislik-domates-sosu-nasil-yapilir-tam-olculu-tarif</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kislik-domates-sosu-nasil-yapilir-tam-olculu-tarif" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz domateslerini kışa taşıyan bu ölçülü sos; kabuk ayırma, suyunu doğru çektirme ve güvenli soğutma adımlarıyla hazırlanıyor. Dondurucuda saklama, porsiyonlama ve kullanım ayrıntıları tarifte.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>KIŞLIK DOMATES SOSU NASIL YAPILIR? TAM ÖLÇÜLÜ TARİF</p>

<p>Kışlık domates sosu, yaz sonunda bol bulunan olgun domatesleri daha sonraki aylarda yemeklerde kullanmak için hazırlanan pratik mutfaklıklar arasında yer alıyor. Makarna sosundan menemene, çorbadan sulu yemeklere kadar farklı tariflerde kullanılabiliyor.</p>

<p>Sosun lezzetini ve kıvamını domatesin çeşidi, içerdiği su miktarı ve pişirme süresi belirliyor. Çok sulu domatesler yeterince çektirilmediğinde sos çözüldükten sonra ayrışabiliyor. Gereğinden uzun kaynatmak ise taze domates aromasını azaltabiliyor.</p>

<p>Bu tarif, oda sıcaklığında saklanan konserve yöntemi yerine dondurucuda muhafaza edilmek üzere hazırlanmıştır. Böylece ev tipi konservelerde uygulanması gereken özel asitlendirme ve basınç şartlarına ihtiyaç duyulmaz.</p>

<p>TARİF KARTI</p>

<p>Hazırlık miktarı: Yaklaşık 3,5–4 litre<br />
Porsiyon: 10–12 saklama kabı<br />
Hazırlık süresi: 35 dakika<br />
Pişirme süresi: 60–75 dakika<br />
Soğutma ve paketleme: Yaklaşık 1 saat<br />
Toplam süre: Yaklaşık 2 saat 30 dakika<br />
Pişirme yöntemi: Tencerede<br />
Zorluk düzeyi: Kolay<br />
Temel ekipman: 8–10 litrelik geniş tencere, keskin bıçak, el blenderı veya sebze değirmeni, dondurucuya uygun kaplar</p>

<p>KIŞLIK DOMATES SOSU İÇİN MALZEMELER</p>

<p>- 5 kg olgun, etli domates<br />
- 100 ml zeytinyağı<br />
- 20 g tuz<br />
- 10 g toz şeker; domatesler ekşiyse isteğe bağlı<br />
- 5 diş sarımsak (yaklaşık 20 g); isteğe bağlı<br />
- 1 çay kaşığı karabiber; isteğe bağlı</p>

<p>KIŞLIK DOMATES SOSU NASIL YAPILIR?</p>

<p>1. Domatesleri akan su altında iyice yıkayın. Ezilmiş, küflenmiş, kötü kokan veya çürümeye başlamış domatesleri ayırın.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2. Geniş bir tencerede su kaynatın. Domateslerin altına bıçakla küçük bir çarpı atın ve domatesleri gruplar hâlinde kaynar suya bırakın.</p>

<p>3. Domatesleri kaynar suda 30–45 saniye bekletin. Kabukları açılmaya başlayınca delikli kepçeyle çıkarıp soğuk su dolu kaba alın.</p>

<p>4. Domateslerin kabuklarını soyun. Sap çevresindeki sert kısımları ve belirgin biçimde ezilmiş bölümleri temizleyin.</p>

<p>5. Domatesleri iri parçalar hâlinde doğrayın. Çok sulu domates kullanıyorsanız çekirdekli orta bölümdeki sıvının bir kısmını süzebilirsiniz.</p>

<p>6. Zeytinyağını geniş ve kalın tabanlı tencerede orta ateşte ısıtın. Sarımsak kullanıyorsanız ince doğrayarak yağa ekleyin ve renk aldırmadan yaklaşık 30 saniye çevirin.</p>

<p>7. Doğranmış domatesleri tencereye ekleyin. Tencereyi ağzına kadar doldurmayın; taşma ve düzensiz pişme olmaması için üstte boşluk bırakın.</p>

<p>8. Domatesler suyunu bırakıncaya kadar orta ateşte yaklaşık 15 dakika pişirin. Bu sırada birkaç kez karıştırın.</p>

<p>9. Domatesler yumuşadığında el blenderıyla istediğiniz kıvama gelinceye kadar çekin. Tamamen pürüzsüz veya küçük parçalı bırakabilirsiniz.</p>

<p>10. Tuzu ve kullanıyorsanız şekeri ekleyin. Sosu kapağı açık biçimde, orta-kısık ateşte 40–55 dakika daha pişirin.</p>

<p>11. Sos koyulaşırken dibe tutmaması için özellikle son 20 dakikada daha sık karıştırın. Kaşıkla tencerenin tabanında açılan yol birkaç saniye kapanmıyorsa sos yeterince yoğunlaşmıştır.</p>

<p>12. Karabiber kullanacaksanız pişmenin son birkaç dakikasında ekleyin. Sosun tadını kontrol edip ocağı kapatın.</p>

<p>13. Sosu hızlı soğutmak için geniş ve sığ kaplara bölün. Kapları soğuk su veya buz bulunan daha büyük bir kabın içinde, ara sıra karıştırarak soğutabilirsiniz.</p>

<p>14. Sosu oda sıcaklığında iki saatten uzun bekletmeyin. Ilıklığı geçince dondurucuya uygun kaplara 250–400 ml’lik porsiyonlar hâlinde paylaştırın.</p>

<p>15. Donma sırasında genleşme olacağı için kapların üst bölümünde yaklaşık 2–3 cm boşluk bırakın. Kapakları kapatıp üzerlerine hazırlama tarihini yazın.</p>

<p>16. Sosu dondurucuya yerleştirin. Daha hızlı donması için kapları ilk aşamada tek sıra hâlinde dizin; tamamen donduktan sonra üst üste koyabilirsiniz.</p>

<p>KIŞLIK DOMATES SOSUNUN PÜF NOKTALARI</p>

<p>- Etli ve az çekirdekli domatesler daha yoğun sos verir. Çok sulu sofralık domateslerde pişirme süresi uzayabilir.<br />
- Küflenmiş domatesin yalnızca görünen bölümünü keserek kalanını kullanmayın. Domatesin tamamını atın.<br />
- Geniş tencere kullanmak buharlaşma yüzeyini artırarak sosun daha kısa sürede koyulaşmasını sağlar.<br />
- Tencerenin kapağını kapatmak buharı içeride tutar ve sosun suyunu çekmesini geciktirir.<br />
- Domateslerin tamamını blenderdan geçirmek istemiyorsanız bir bölümünü küçük küpler hâlinde bırakabilirsiniz.<br />
- Sos sıcaklığını korurken kıvamını olduğundan daha akışkan gösterebilir. Soğudukça bir miktar koyulaşacağını hesaba katın.<br />
- Şekeri otomatik olarak eklemeyin. Önce domatesin tadını kontrol edin; yalnızca belirgin ekşilik varsa kullanın.<br />
- Sosu çok yüksek ateşte kaynatmak tabanın tutmasına ve yanık tat oluşmasına neden olabilir.<br />
- Sıcak sosu doğrudan dondurucuya koymayın. Bu işlem dondurucunun sıcaklığını yükseltebilir ve kaplarda aşırı buhar oluşturabilir.<br />
- Normal cam kavanozlar donarken çatlayabilir. Yalnızca dondurucuya uygun olduğu belirtilen kap veya kavanozları kullanın.</p>

<p>UYGUN MALZEME İKAMELERİ</p>

<p>Zeytinyağı yerine aynı miktarda ayçiçek yağı kullanılabilir. Ancak sosun aroması daha nötr olur.</p>

<p>Taze sarımsak çıkarılabilir. Sade hazırlanan domates sosu daha sonra kullanılacağı yemeğin baharatlarına göre kolayca çeşitlendirilebilir.</p>

<p>Sosun bir bölümü için 300–400 g kapya biber közlenip kabukları soyularak domateslere eklenebilir. Bu değişiklik sosun rengini ve tadını belirgin biçimde etkiler.</p>

<p>Taze fesleğen kullanılacaksa sosun tamamına değil, kısa sürede tüketilecek küçük bir bölüme eklenmesi daha uygundur. Uzun süre dondurulan taze otların rengi ve dokusu değişebilir.</p>

<p>SERVİS VE KULLANIM ÖNERİLERİ</p>

<p>Kışlık domates sosu; makarna, menemen, pizza, domates çorbası, bulgur pilavı, kuru bakliyat ve sebze yemeklerinde kullanılabilir.</p>

<p>Kullanılacak yemeğin tuz oranı ayrıca kontrol edilmelidir. Sos tuz içerdiği için yemeğe başlangıçta fazla tuz eklenmemesi daha iyi sonuç verir.</p>

<p>Makarna sosu olarak kullanılacaksa çözülen domates sosu tavada birkaç dakika kaynatılabilir; fesleğen, kekik, sarımsak veya peynir servis aşamasında eklenebilir.</p>

<p>SAKLAMA VE GIDA GÜVENLİĞİ</p>

<p>Sos, dondurucuda hava almayan ve dondurmaya uygun kaplarda saklanmalıdır. En iyi tat ve doku için 4 ay içinde tüketilmesi önerilir.</p>

<p>Kullanılacak porsiyonu bir gece önceden buzdolabına aktararak çözdürün. Tezgâh üzerinde oda sıcaklığında çözdürmeyin.</p>

<p>Çözülen sos buzdolabında en fazla 2 gün tutulmalı ve yeniden dondurulmamalıdır. Kullanılmadan önce tencerede her tarafı iyice ısınacak şekilde kaynama noktasına getirilmelidir.</p>

<p>Kapta şişme, olağan dışı koku, köpürme, küflenme veya belirgin renk değişikliği fark edilirse sos tadına bakılmadan atılmalıdır.</p>

<p>Bu tarif, kapatılan kavanozları oda sıcaklığında kilerde saklamak için uygun değildir. Oda sıcaklığında saklanacak domates konserveleri için doğrulanmış asitlendirme ve ısıl işlem yöntemleri kullanılmalıdır.</p>

<p>SIK YAPILAN HATALAR</p>

<p>Sosun fazla sulu kalması: Çok sulu domates kullanılması, tencerenin kapağının kapatılması veya pişirme süresinin kısa tutulması kıvamı inceltebilir.</p>

<p>Sosun dibinin tutması: Dar tabanlı tencere, yüksek ateş ve seyrek karıştırma domatesin tabana yapışmasına neden olabilir.</p>

<p>Sosun acılaşması: Sarımsağın yağda yakılması veya domatesin uzun süre yüksek ateşte pişirilmesi istenmeyen tat oluşturabilir.</p>

<p>Kapların çatlaması: Sıcak sosu soğuk kaba doldurmak, kabı ağzına kadar doldurmak veya dondurucuya uygun olmayan cam kullanmak çatlama riski yaratabilir.</p>

<p>Sosun çözüldüğünde ayrışması: Domates suyunun yeterince çektirilmemesi ve sosun yavaş dondurulması sıvı ayrışmasını artırabilir. Isıtırken karıştırmak kıvamı yeniden toparlar. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🥗 Beslenme</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kislik-domates-sosu-nasil-yapilir-tam-olculu-tarif</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 09:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-9473.jpeg" type="image/jpeg" length="57207"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zayıflama İlaçlarıyla Zayıflarken En Çok Atlanan Risk]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/zayiflama-ilaclariyla-zayiflarken-en-cok-atlanan-risk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/zayiflama-ilaclariyla-zayiflarken-en-cok-atlanan-risk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[GLP-1 temelli zayıflama ilaçları etkili sonuçlar sağlayabiliyor; ancak uzmanlara göre güvenli kilo kaybı için hekim takibi, yeterli beslenme ve gerçekçi hedefler şart.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>GLP-1 İlaçlarıyla Zayıflarken En Çok Atlanan Risk: Güvenli Kilo Kaybı</p>

<p>GLP-1 temelli ilaçlar, iştahı azaltarak kilo kaybına yardımcı olabiliyor. Ancak uzmanlara göre asıl mesele yalnızca ilacın mide bulantısı, kabızlık veya ishal gibi yan etkileri değil; hızlı, kontrolsüz ve yetersiz beslenmeyle ilerleyen kilo kaybının vücutta oluşturabileceği riskler.</p>

<p>GLP-1, bağırsaklardan salgılanan ve iştah, tokluk hissi ve kan şekeri kontrolüyle ilişkili bir hormondur. Semaglutid ve tirzepatid gibi ilaçlar bu sistemi taklit ederek bazı kişilerde belirgin kilo kaybı sağlayabilir. Fakat bu ilaçların kozmetik amaçla, reçetesiz ya da yeterli tıbbi değerlendirme olmadan kullanılması ciddi sorunlara yol açabilir.</p>

<p>Uzmanların Uyarısı Ne?</p>

<p>Diabetology International dergisinde yayımlanan editoryal değerlendirmede, GLP-1 temelli obezite ilaçlarının yalnız “doğru ilaç kullanımı” açısından değil, “doğru kilo kaybı” açısından da ele alınması gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Araştırmacılara göre tedavinin uygunluğu iki ayrı başlıkta değerlendirilmelidir. İlki ilacın kendi yan etkileri, ikincisi ise kilo verme sürecinin yol açabileceği metabolik ve beslenme kaynaklı risklerdir.</p>

<p>Bu ayrım özellikle hızlı zayıflama, karbonhidratı aşırı kısıtlama, öğün atlama ve protein alımının düşmesi gibi durumlarda daha belirgin hale gelir.</p>

<p>Japonya’daki Vakalar Neden Dikkat Çekti?</p>

<p>Japonya’da bildirilen bazı olgularda, tirzepatidin uygunsuz kullanımı sonrası genç kadınların ketozis veya ketoasidoz nedeniyle hastaneye yatırıldığı aktarıldı. Ketozis, vücudun enerji için yağları daha yoğun kullanmasıyla ortaya çıkan bir durumdur; ketoasidoz ise kanın asit dengesinin bozulduğu, acil değerlendirme gerektiren daha ağır bir tablodur.</p>

<p>Bu vakaların ortak noktası, kilo kaybının tıbbi ve beslenme danışmanlığı olmadan ilerlemiş olmasıydı. Bazı kişilerde obezite olmaması, bazılarında ise düşük dozda bile sorun gelişmesi uzmanların “yalnızca ilaca değil, kilo verme biçimine de bakılmalı” uyarısını güçlendirdi.</p>

<p>Kilo Kaybı Neden Tek Başına Başarı Sayılmamalı?</p>

<p>Kilo vermek, obezite ve tip 2 diyabet gibi durumlarda sağlık açısından yarar sağlayabilir. Buna rağmen her kilo kaybı sağlıklı kabul edilemez.</p>

<p>Yetersiz kalori, düşük protein, sıvı eksikliği ve aşırı karbonhidrat kısıtlaması kas kaybı, halsizlik, tansiyon düşüklüğü, safra kesesi sorunları ve metabolik dengesizlik riskini artırabilir. Bu nedenle tedavide hedef yalnızca tartıdaki rakamın düşmesi olmamalıdır.</p>

<p>Güvenli zayıflama; kişinin başlangıç kilosu, yaşı, hastalıkları, kullandığı ilaçlar, beslenme düzeni ve psikolojik durumu birlikte değerlendirilerek planlanmalıdır.</p>

<p>Kimler Daha Dikkatli Olmalı?</p>

<p>Diyabeti olmayan, obezite tanısı bulunmayan, yalnızca estetik kaygıyla kilo vermek isteyen kişilerde risk değerlendirmesi daha hassas yapılmalıdır. Özellikle zayıf ya da normal kilolu kişilerde gereksiz kilo kaybı, beslenme yetersizliği ve hormonal dengesizlik gibi sorunlara zemin hazırlayabilir.</p>

<p>Yeme bozukluğu öyküsü olanlar, çok düşük kalorili diyet yapanlar, karbonhidratı ciddi biçimde kısıtlayanlar, gebeler, emzirenler ve çoklu ilaç kullanan kişiler de hekim değerlendirmesi olmadan bu ilaçlara yönelmemelidir.</p>

<p>Tedavi Sürecinde Nelere Bakılmalı?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>GLP-1 tedavisi başlanacaksa yalnız reçete yazılması yeterli değildir. Kişinin beslenme planı, sıvı alımı, protein tüketimi, kas kütlesi, kan şekeri, mide-bağırsak şikâyetleri ve kilo kaybı hızı izlenmelidir.</p>

<p>Çok hızlı kilo kaybı her zaman daha iyi sonuç anlamına gelmez. Hedef, sürdürülebilir ve vücudu zorlamayan bir düşüş olmalıdır.</p>

<p>Bulantı, kusma, aşırı halsizlik, karın ağrısı, bilinç bulanıklığı, nefes darlığı, çarpıntı veya sıvı kaybı belirtileri gelişirse tedavi planı gecikmeden yeniden değerlendirilmelidir.</p>

<p>Uzmanların Mesajı: Yasak Değil, Doğru İzlem</p>

<p>GLP-1 temelli ilaçlar uygun hastalarda güçlü bir tedavi seçeneği olabilir. Tip 2 diyabet, obezite ve bazı kardiyometabolik risklerde yarar sağlayabildiğine dair giderek artan veri vardır.</p>

<p>Ancak uzmanların yeni uyarısı net: Bu ilaçlar “kolay zayıflama aracı” gibi görülmemeli, kilo kaybı tıbbi hedeflerle ve beslenme güvenliğiyle birlikte yönetilmelidir.</p>

<p>Başarılı tedavi, yalnız kaç kilo verildiğiyle değil; kişinin kas kaybı yaşamadan, beslenme eksikliği gelişmeden, metabolik dengesi korunarak ve hekim gözetiminde ilerlemesiyle ölçülmelidir.</p>

<p>KAYNAKLAR</p>

<p>1. News Medical sağlık haber değerlendirmesi<br />
2. Ogawa W, Nishikage S, Nomura K, Hosooka T, Hirota Y. Inappropriate use of GLP-1-based antiobesity medications: beyond appropriate drug use toward appropriate weight reduction. Diabetology International. 2026;17:71.<br />
3. DOI: 10.1007/s13340-026-00926-1 </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>📖 Sağlık Rehberi</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/zayiflama-ilaclariyla-zayiflarken-en-cok-atlanan-risk</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 09:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-9471.jpeg" type="image/jpeg" length="50648"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Belçika’dan Tatil İçin Sakarya’ya Gelen Niyazi Karabayır Evinde Ölü Bulundu]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/belcikadan-tatil-icin-sakaryaya-gelen-niyazi-karabayir-evinde-olu-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/belcikadan-tatil-icin-sakaryaya-gelen-niyazi-karabayir-evinde-olu-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Belçika’nın Heusden-Zolder şehrinde yaşadığı öğrenilen 58 yaşındaki Niyazi Karabayır, tatil için geldiği Sakarya’nın Adapazarı ilçesindeki evinde hayatını kaybetmiş halde bulundu. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Belçika’da yaşayan 58 yaşındaki Niyazi Karabayır’dan acı haber Sakarya’dan geldi. Tatilini geçirmek üzere memleketi Sakarya’ya gelen Karabayır, Adapazarı ilçesi Kurtuluş Mahallesi’ndeki evinde ölü bulundu.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre Karabayır, birkaç gündür evde yalnız kalıyordu. Eve dönen eşi, Karabayır’ı yerde hareketsiz halde görünce durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İhbar üzerine adrese sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Niyazi Karabayır’ın hayatını kaybettiği belirlendi.</p>

<p>Polis ekipleri evde inceleme yaparken, Karabayır’ın kesin ölüm nedeninin yapılacak otopsi ve soruşturma sonucunda netlik kazanacağı öğrenildi.</p>

<p>Olayla ilgili inceleme sürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. Sayfa</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/belcikadan-tatil-icin-sakaryaya-gelen-niyazi-karabayir-evinde-olu-bulundu</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 08:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-9468.jpeg" type="image/jpeg" length="83725"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Girne’deki Gemi Faciasında Acı Kayıp: Nuray Zeytun Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/girnedeki-gemi-faciasinda-aci-kayip-nuray-zeytun-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/girnedeki-gemi-faciasinda-aci-kayip-nuray-zeytun-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Girne açıklarında yaşanan gemi faciasından gelen acı haberler yürekleri dağlamaya devam ediyor. Faciada hayatını kaybedenlerden bir kişinin kimliği belli oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Doğan Türk Birliği Spor Kulübü, Kadın Futbol Takımı kaptanı Müzeyyen Dilek Özbiler’in annesi Nuray Zeytun’un yaşamını yitirdiğini duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kulüp tarafından yapılan başsağlığı paylaşımı, spor camiasında büyük üzüntüye neden oldu. Doğan Türk Birliği Spor Kulübü mesajında, merhume Nuray Zeytun’a Allah’tan rahmet dileyerek, kaptanları Müzeyyen Dilek Özbiler’e, ailesine ve yakınlarına sabır ve başsağlığı temennisinde bulundu.</p>

<p>Girne açıklarında meydana gelen facia sonrası bölgede başlatılan çalışmalar sürerken, hayatını kaybeden diğer kişilere ilişkin kimlik tespit sürecinin devam ettiği öğrenildi. Acı olay, hem Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde hem de spor camiasında derin bir hüzün oluşturdu.</p>

<p>Nuray Zeytun’un vefatı, ailesi ve sevenlerinin yanı sıra Doğan Türk Birliği camiasını da yasa boğdu. Kulübün paylaşımı kısa sürede çok sayıda başsağlığı mesajı alırken, Müzeyyen Dilek Özbiler’e destek mesajları peş peşe geldi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. Sayfa</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/girnedeki-gemi-faciasinda-aci-kayip-nuray-zeytun-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 08:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-9465.jpeg" type="image/jpeg" length="71002"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kale’de Hasan Aşçı Motosiklet Kazasında Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kalede-hasan-asci-motosiklet-kazasinda-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kalede-hasan-asci-motosiklet-kazasinda-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Burdur’un Tefenni ilçesine bağlı Beyköy’ün geçmiş dönem belediye başkanlarından İsmail Aşçı’nın oğlu Hasan Aşçı, Denizli’nin Kale ilçesinde geçirdiği motosiklet kazasında yaşamını yitirdi. Tefenni Adliyesi’nde katip olarak görev yapan Aşçı’nın vefatı büyük üzüntüye neden oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Burdur’un Tefenni ilçesine bağlı Beyköy’de acı haber derin üzüntü yarattı. Beyköy’ün geçmiş dönem belediye başkanlarından İsmail Aşçı’nın oğlu Hasan Aşçı, Denizli’nin Kale ilçesinde meydana gelen motosiklet kazasında hayatını kaybetti.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre 1984 doğumlu Hasan Aşçı, Kale ilçesi sınırlarında motosikletiyle seyir halindeyken henüz belirlenemeyen bir nedenle tek taraflı trafik kazası geçirdi. Kazada ağır yaralanan Aşçı, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TEFENNİ ADLİYESİ’NDE GÖREV YAPIYORDU</p>

<p>Hasan Aşçı’nın Tefenni Adliyesi’nde katip olarak görev yaptığı öğrenildi. Aşçı’nın vefatı ailesi, yakınları, mesai arkadaşları ve sevenlerini yasa boğdu.</p>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatılırken, Hasan Aşçı’nın cenaze programına ilişkin bilgilerin daha sonra paylaşılması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. Sayfa</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kalede-hasan-asci-motosiklet-kazasinda-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 07:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-9464.jpeg" type="image/jpeg" length="38936"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kilo Kontrolü İçin En Doyurucu Akdeniz Usulü Akşam Yemekleri]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kilo-kontrolu-icin-en-doyurucu-akdeniz-usulu-aksam-yemekleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kilo-kontrolu-icin-en-doyurucu-akdeniz-usulu-aksam-yemekleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akdeniz tipi beslenme, sebze, baklagil, balık, tam tahıl ve zeytinyağını öne çıkararak kilo kontrolünü destekleyebilir. Asıl etki, düşük kalorili ama tok tutan tabaklardan geliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Akdeniz Usulü Akşam Yemeği Kilo Vermeyi Nasıl Kolaylaştırır?</p>

<p>Kilo vermek için akşam yemeğini tamamen kesmek çoğu kişi için sürdürülebilir bir yöntem değildir. Daha gerçekçi olan seçenek; sebze, baklagil, balık, tavuk, tam tahıl ve zeytinyağıyla hazırlanan doyurucu ama ölçülü bir Akdeniz tabağı kurmaktır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akdeniz tipi beslenme tek başına hızlı kilo kaybı vadetmez. Ancak lif ve protein içeriği yüksek, işlenmiş gıdası düşük akşam yemekleri; tokluk süresini uzatabilir, gece atıştırmalarını azaltabilir ve toplam kalori alımını daha yönetilebilir hâle getirebilir.</p>

<p>Akşam Tabağında Denge Neden Önemli?</p>

<p>Akdeniz tipi beslenmenin temelinde sebze, meyve, baklagil, tam tahıl, kuruyemiş, zeytinyağı, balık ve ölçülü süt ürünleri yer alır. Kırmızı et, kızartma, rafine karbonhidrat ve şekerli içecekler ise daha sınırlı tüketilir.</p>

<p>Kilo kontrolü açısından en kritik nokta porsiyon dengesidir. Zeytinyağı, avokado, kuruyemiş ve peynir sağlıklı seçenekler olsa da enerji yoğunlukları yüksektir; bu nedenle “sağlıklı” olmaları sınırsız tüketilebilecekleri anlamına gelmez.</p>

<p>Tokluk İçin Lif ve Protein Birlikte Olmalı</p>

<p>Lif, sindirimi yavaşlatan ve daha uzun süre tok hissetmeye yardımcı olan besin bileşenidir. Nohut, kuru fasulye, mercimek, brokoli, kabak, yeşillikler, tam buğday ürünleri ve bulgur bu açıdan güçlü seçeneklerdir.</p>

<p>Protein ise kas kütlesinin korunmasına ve öğünün daha doyurucu olmasına katkı sağlar. Akşam yemeğinde balık, tavuk, yumurta, yoğurt, baklagil veya ölçülü peynir gibi kaynaklardan biri tercih edilebilir.</p>

<p>30 Dakikalık Pratik Akdeniz Menüsü Nasıl Kurulur?</p>

<p>Yoğun günlerde ideal tabak karmaşık olmak zorunda değildir. Bir kase nohutlu salata, zeytinyağlı sebze yemeğiyle yoğurt, somon veya ton balıklı tam tahıllı kase, tavuklu yeşil dürüm ya da beyaz fasulyeli sebze tavası pratik seçenekler arasında yer alır.</p>

<p>Bu öğünlerde tabağın yarısını sebzeye ayırmak iyi bir başlangıçtır. Kalan bölümde protein kaynağı ve ölçülü tam tahıl bulunması, hem kan şekeri dalgalanmalarını azaltmaya hem de gece açlığını sınırlamaya yardımcı olabilir.</p>

<p>Kilo Vermek İçin Akşam Yemeği Atlanmalı mı?</p>

<p>Akşam yemeğini atlamak bazı kişilerde kısa vadede kalori açığı oluşturabilir. Fakat bu yöntem herkes için uygun değildir; gece aşırı açlık, tatlı isteği, düzensiz uyku ve ertesi gün fazla yeme davranışı görülebilir.</p>

<p>Daha sürdürülebilir yaklaşım, akşam yemeğini hafifletmek ve içeriğini iyileştirmektir. Kremalı soslar, kızartmalar, büyük porsiyon makarna ve ekmek yerine; sebze, baklagil, balık, tavuk ve yoğurt temelli öğünler tercih edilebilir.</p>

<p>Bilimsel Veriler Ne Söylüyor?</p>

<p>PREDIMED çalışması, Akdeniz tipi beslenmenin özellikle kalp ve damar sağlığı açısından güçlü veriler sunduğunu gösteren en bilinen araştırmalardan biridir. Bu çalışma doğrudan “hızlı zayıflama diyeti” değil, sağlıklı beslenme modelinin uzun vadeli etkilerini değerlendiren önemli bir veridir.</p>

<p>Kilo yönetimiyle ilgili çalışmalar ise Akdeniz tipi beslenmenin özellikle lif, sağlıklı yağ ve protein dengesi sayesinde daha sürdürülebilir bir model olabileceğini gösteriyor. Ancak kilo kaybı için toplam enerji alımı, fiziksel aktivite, uyku, ilaçlar ve kişinin sağlık durumu birlikte değerlendirilmelidir.</p>

<p>Kimler Daha Dikkatli Olmalı?</p>

<p>Diyabet, böbrek hastalığı, kalp yetersizliği, gebelik, yeme bozukluğu öyküsü veya düzenli ilaç kullanımı olan kişilerin beslenme değişikliğini hekim ya da diyetisyenle planlaması gerekir. Özellikle baklagil, tuz, protein ve yağ miktarı kişiye göre değişebilir.</p>

<p>Akdeniz tipi beslenme genel olarak sağlıklı bir model kabul edilse de herkes için aynı porsiyon doğru değildir. En iyi sonuç, kişinin yaşam düzenine ve tıbbi durumuna uygun planla alınır.</p>

<p>KAYNAKLAR</p>

<p>1. EatingWell, 17 Easy Mediterranean Diet Dinners for Weight Loss<br />
2. PREDIMED Araştırması, Akdeniz tipi beslenme ve kardiyovasküler korunma<br />
3. The New England Journal of Medicine, DOI: 10.1056/NEJMoa1800389<br />
4. Cleveland Clinic, Mediterranean Diet: Food List and Meal Plan<br />
5. Mediterranean diet and weight management üzerine bilimsel derleme çalışmaları </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🥗 Beslenme</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kilo-kontrolu-icin-en-doyurucu-akdeniz-usulu-aksam-yemekleri</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 07:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-9463.jpeg" type="image/jpeg" length="72206"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Atriyal Fibrilasyonu Olanlar Spordan Kaçınmalı mı? 1 Yıllık Çalışma Ne Gösterdi?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/atriyal-fibrilasyonu-olanlar-spordan-kacinmali-mi-1-yillik-calisma-ne-gosterdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/atriyal-fibrilasyonu-olanlar-spordan-kacinmali-mi-1-yillik-calisma-ne-gosterdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Atriyal fibrilasyonu olan birçok kişi egzersizin çarpıntıyı artıracağından endişe ederek fiziksel aktiviteden uzak durabiliyor. ESC Congress 2026’da sunulan NEXAF randomize çalışmasında ise bir yıl süren kişiye özel egzersiz programı, kalıcı olmayan atriyal fibrilasyonu bulunan hastalarda ritim bozukluğunda geçirilen toplam süreyi azaltırken kardiyorespiratuvar kondisyonu artırdı ve hastaneye yatışların daha az görülmesiyle ilişkilendirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>“Atriyal fibrilasyonum var, spor yapmam sakıncalı mı?”<br />
Bu, ritim bozukluğu tanısı alan birçok kişinin merak ettiği sorulardan biri.<br />
Özellikle egzersiz sırasında nabzın hızlanması, çarpıntı hissinin artması veya nefes darlığı yaşanması bazı hastaların fiziksel aktiviteden tamamen uzaklaşmasına neden olabiliyor.<br />
Ancak 30 Ağustos 2026’da Avrupa Kardiyoloji Derneği Kongresi’nde sunulan NEXAF randomize kontrollü çalışması, uygun hastalarda kişiye göre planlanmış egzersizin atriyal fibrilasyon yönetiminde yararlı bir tamamlayıcı yaklaşım olabileceğini gösteriyor.<br />
Norveç’te gerçekleştirilen çalışmada bir yıl boyunca uygulanan yapılandırılmış egzersiz programı, kalıcı olmayan atriyal fibrilasyonu bulunan hastalarda ritim bozukluğunda geçirilen toplam sürenin azalmasıyla ilişkilendirildi.<br />
Atriyal fibrilasyon nedir?<br />
Atriyal fibrilasyon, kalbin üst odacıkları olan atriyumlarda düzenli elektriksel aktivitenin bozulduğu ve kalp ritminin düzensizleştiği bir ritim bozukluğu.<br />
Bazı kişilerde çarpıntı, düzensiz kalp atımı, nefes darlığı, halsizlik, baş dönmesi veya efor kapasitesinde azalma görülebilir.<br />
Bazı hastalarda ise hiçbir belirti olmayabilir.<br />
Atriyal fibrilasyon yalnızca çarpıntıya yol açan bir durum değildir. İnme ve kalp yetersizliği gibi komplikasyonların riskini de artırabilir.<br />
Bu nedenle tedavi; yalnız ritmi düzenlemeye değil, inme riskini azaltmaya, belirtileri kontrol etmeye ve eşlik eden kardiyovasküler risk faktörlerini yönetmeye de odaklanır.<br />
NEXAF çalışmasına 295 hasta katıldı<br />
Norwegian Exercise in Atrial Fibrillation Trial olarak adlandırılan NEXAF çalışmasına Norveç’teki üç merkezden toplam 295 hasta alındı.<br />
Katılımcıların ortalama yaşı yaklaşık 64 idi ve hastaların yaklaşık yüzde 30’unu kadınlar oluşturuyordu.<br />
Çalışmaya kalıcı atriyal fibrilasyonu bulunmayan; ağırlıklı olarak paroksismal veya persistan atriyal fibrilasyonu olan ve başlangıçta önerilen fiziksel aktivite düzeylerinin altında kalan hastalar dahil edildi.<br />
Katılımcılar rastgele iki gruba ayrıldı.<br />
Bir grup standart klinik takibini sürdürürken diğer grup bir yıl süren yapılandırılmış egzersiz programına alındı.<br />
Kalp ritmi sürekli takip edildi<br />
Çalışmanın önemli özelliklerinden biri, atriyal fibrilasyonun yalnızca poliklinikte çekilen elektrokardiyografilerle değerlendirilmemesiydi.<br />
Katılımcıların kalp ritmi implante edilebilir kardiyak monitörlerle sürekli olarak takip edildi.<br />
Bu yöntem sayesinde araştırmacılar hastaların yalnızca atriyal fibrilasyon atağı geçirip geçirmediğini değil, toplam takip süresinin ne kadarını atriyal fibrilasyonda geçirdiklerini de ölçebildi.<br />
Bu oran “atriyal fibrilasyon yükü” olarak değerlendirildi.<br />
Egzersiz programı nasıl uygulandı?<br />
Egzersiz grubundaki hastalar ilk dört ila altı haftalık dönemde toplam sekiz gözetimli yüksek yoğunluklu egzersiz seansına katıldı.<br />
Programın sonraki bölümü ise büyük ölçüde ev ortamında sürdürüldü.<br />
Katılımcılara akıllı saat sağlandı ve egzersizleri dijital uygulamalarla takip edildi.<br />
Çalışma protokolünde hedef, genel fiziksel aktivite önerileriyle uyumlu şekilde haftada:<br />
150–300 dakika orta şiddette fiziksel aktivite<br />
veya<br />
75–150 dakika daha yüksek şiddette fiziksel aktivite<br />
ya da bunların uygun bir kombinasyonuna ulaşmaktı.<br />
Ancak bu rakamların çalışmaya katılan herkese aynı egzersiz reçetesinin uygulandığı anlamına gelmediği özellikle belirtilmeli.<br />
Egzersiz programı hastaların fiziksel kapasitesi ve klinik durumuna göre yapılandırıldı.<br />
Atriyal fibrilasyonda geçirilen süre azaldı<br />
Bir yıllık takip sonunda egzersiz grubundaki hastalar toplam izlem süresinin ortalama yüzde 3,9’unu atriyal fibrilasyonda geçirdi.<br />
Standart bakım grubunda ise bu oran yüzde 7,1 olarak bildirildi.<br />
Bu sonuç, atriyal fibrilasyonda geçirilen toplam zamanın oranının egzersiz grubunda göreli olarak yaklaşık yüzde 45 daha düşük olduğunu gösteriyor.<br />
Buradaki yüzde 45’in “hastalığın yüzde 45 iyileştiği” anlamına gelmediği önemli.<br />
Bu değer iki grup arasındaki atriyal fibrilasyon yükünün göreli farkını ifade ediyor.<br />
Kondisyon arttı, hastaneye yatışlar daha az görüldü<br />
Egzersiz grubunda kardiyorespiratuvar kondisyonun arttığı da bildirildi.<br />
Bunun yanında tüm nedenlere bağlı ve atriyal fibrilasyonla ilişkili hastaneye yatışların egzersiz grubunda daha az görüldüğü belirtildi.<br />
Ancak bu sonuçların çalışmanın ana sonlanım noktası olmadığı ve farklı hasta gruplarında doğrulanması gerektiği unutulmamalı.<br />
Dolayısıyla çalışmadan “egzersiz hastaneye yatışı kesin olarak önler” sonucu çıkarılamaz.<br />
Yaşam kalitesinde anlamlı üstünlük gösterilemedi<br />
Çalışmanın dikkat çekici sonuçlarından biri de yaşam kalitesiydi.<br />
Egzersiz programı atriyal fibrilasyon yükünü azaltmasına ve kondisyonu artırmasına rağmen, atriyal fibrilasyona özgü yaşam kalitesi açısından standart bakıma kıyasla anlamlı bir üstünlük gösterilemedi.<br />
Bu nedenle bulgular:<br />
“Egzersiz atriyal fibrilasyonu olan herkesin yaşam kalitesini belirgin biçimde artırır”<br />
şeklinde yorumlanmamalı.<br />
Atriyal fibrilasyonu olan herkes spor yapabilir mi?<br />
Çalışmanın sonuçlarını bütün ritim bozukluklarına genellemek doğru değil.<br />
NEXAF, özellikle kalıcı olmayan atriyal fibrilasyonu bulunan ve yeterince fiziksel olarak aktif olmayan hastaları değerlendirdi.<br />
Ventriküler taşikardi, uzun QT sendromu, Brugada sendromu, ciddi iletim bozuklukları veya farklı kalıtsal ritim hastalıkları bu çalışmanın konusu değildi.<br />
Dolayısıyla “ritim bozukluğu olan herkes spor yapabilir” şeklinde genel bir sonuç çıkarılamaz.<br />
Atriyal fibrilasyonu olan hastalarda bile egzersiz türü ve yoğunluğu kişinin klinik durumuna göre belirlenmeli.<br />
Kimler egzersize başlamadan önce değerlendirilmelidir?<br />
Özellikle aşağıdaki durumlarda egzersiz programına başlamadan önce hekim değerlendirmesi önem taşıyor:<br />
Yeni başlayan veya kontrolsüz atriyal fibrilasyon<br />
Egzersizle ortaya çıkan göğüs ağrısı<br />
Bayılma veya bayılacak gibi olma<br />
Ciddi ya da yeni gelişen nefes darlığı<br />
Kontrolsüz yüksek tansiyon<br />
İleri kalp yetersizliği<br />
Önemli kalp kapağı hastalığı<br />
Yakın zamanda geçirilmiş kalp krizi veya kardiyak girişim<br />
Bazı hastalar kalp hızını azaltan ilaçlar da kullanabiliyor.<br />
Bu nedenle yalnızca nabız değerine bakılarak egzersiz yoğunluğunun belirlenmesi bazı hastalarda yanıltıcı olabilir.<br />
Egzersiz sırasında çarpıntı olursa ne yapılmalı?<br />
Egzersiz sırasında kalbin hızlanması fizyolojik bir durumdur ve tek başına hastalık belirtisi değildir.<br />
Ancak atriyal fibrilasyonu bulunan bir kişide yeni başlayan veya alışılmıştan belirgin biçimde farklı bir çarpıntıya göğüs ağrısı, ciddi nefes darlığı, baş dönmesi, bayılma veya belirgin halsizlik eşlik ediyorsa egzersizin bırakılması ve tıbbi değerlendirme yapılması gerekir.<br />
Özellikle ilk kez ortaya çıkan belirtilerin “zaten ritim bozukluğum var” düşüncesiyle göz ardı edilmemesi önemlidir.<br />
Çok yoğun dayanıklılık sporu farklı bir konu<br />
Egzersiz ile atriyal fibrilasyon arasındaki ilişki tamamen doğrusal değil.<br />
Düzenli ve uygun dozda fiziksel aktivite genel kalp-damar sağlığı açısından yararlı kabul edilirken, uzun yıllar boyunca çok yüksek hacimli dayanıklılık sporu yapan bazı kişilerde atriyal fibrilasyon riskinin artabileceğine yönelik veriler de bulunuyor.<br />
Bu ilişki özellikle uzun mesafe koşucuları, bisikletçiler ve yüksek hacimli dayanıklılık sporcularında araştırılıyor.<br />
Dolayısıyla bilimsel mesaj:<br />
“Ne kadar çok egzersiz, o kadar iyi”<br />
değil.<br />
Daha doğru mesaj:<br />
“Kişiye uygun yoğunlukta ve düzenli fiziksel aktivite yararlı olabilir.”<br />
Egzersiz ilaçların veya ablasyonun yerini alır mı?<br />
Hayır.<br />
NEXAF çalışması egzersizi antikoagülan tedavi, kalp hızını veya ritmini kontrol eden ilaçlar ya da kateter ablasyonuna alternatif olarak değerlendirmedi.<br />
Egzersiz, atriyal fibrilasyon yönetiminde diğer tedavilere eklenen tamamlayıcı bir yaşam tarzı yaklaşımı olarak ele alınmalı.<br />
Özellikle inme riskini azaltmak amacıyla kullanılan kan sulandırıcıların egzersize başlanması gerekçesiyle bırakılması veya dozunun değiştirilmesi uygun değildir.<br />
Tedavi değişiklikleri hastayı takip eden hekim tarafından yapılmalıdır.<br />
Kilo, tansiyon, alkol ve uyku da önemli<br />
Atriyal fibrilasyon yönetimi yalnızca kalp ritminin düzeltilmesine dayanmıyor.<br />
Fazla kilo, yüksek tansiyon, fiziksel hareketsizlik, aşırı alkol tüketimi ve uyku apnesi atriyal fibrilasyonun ortaya çıkması veya tekrarlamasıyla ilişkilendiriliyor.<br />
Bu nedenle güncel yaklaşım ritim bozukluğunu besleyebilecek risk faktörlerinin de kontrol edilmesini önemsiyor.<br />
Düzenli fiziksel aktivite bu bütüncül yaklaşımın önemli parçalarından biri olabilir.<br />
Yeni çalışma bize ne söylüyor?<br />
NEXAF çalışmasının temel mesajı, kalıcı olmayan atriyal fibrilasyonu bulunan hastaların otomatik olarak fiziksel aktiviteden uzaklaştırılmaması gerektiği.<br />
Bir yıl süren kişiye uyarlanmış egzersiz programı:<br />
atriyal fibrilasyonda geçirilen toplam zamanın oranını azalttı, kardiyorespiratuvar kondisyonu artırdı ve hastaneye yatışların daha az görülmesiyle ilişkilendirildi.<br />
Buna karşılık atriyal fibrilasyona özgü yaşam kalitesi açısından anlamlı üstünlük gösterilemedi.<br />
Sonuçlar bütün ritim bozukluklarına veya bütün atriyal fibrilasyon hastalarına doğrudan genellenemez.<br />
Bu nedenle çalışmanın mesajı:<br />
“Atriyal fibrilasyonu olan herkes yoğun spor yapmalı”<br />
değil;<br />
“Uygun hastalarda, kişiye özel ve kontrollü egzersiz atriyal fibrilasyon yönetiminin yararlı bir parçası olabilir”<br />
şeklinde yorumlanmalı.<br />
KAYNAKLAR<br />
European Society of Cardiology — ESC Congress 2026, NEXAF Hot Line sonuçları<br />
American College of Cardiology — NEXAF çalışma değerlendirmesi<br />
Open Heart — NEXAF randomize kontrollü çalışma protokolü<br />
European Heart Journal — ESC Atriyal Fibrilasyon Yönetimi Kılavuzu<br />
European Heart Journal — ESC Kardiyak Rehabilitasyon ve Egzersiz önerileri<br />
EP Europace — Fiziksel aktivite ve atriyal fibrilasyon ilişkisine ilişkin bilimsel değerlendirmeler</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🤖 Sağlık Teknolojileri</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/atriyal-fibrilasyonu-olanlar-spordan-kacinmali-mi-1-yillik-calisma-ne-gosterdi</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 07:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebulteni.com/vendor/te/assets/images/placeholder.png" type="image/jpeg" length="28159"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İşitme Kaybı Demans Riskinde Sanılandan Daha Etkili Olabilir]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/isitme-kaybi-demans-riskinde-sanilandan-daha-etkili-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/isitme-kaybi-demans-riskinde-sanilandan-daha-etkili-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni araştırmalar, yaşlılarda klinik olarak ölçülen işitme kaybının demans riskiyle ilişkili olabileceğini; işitme cihazlarının ise bazı gruplarda bilişsel gerilemeyi yavaşlatabileceğini gösteriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yaşlılarda işitme kaybı, yalnızca günlük konuşmaları zorlaştıran bir sorun olarak görülmüyor. Son yıllarda yayımlanan geniş ölçekli araştırmalar, duyma güçlüğünün demans riskiyle ilişkili olabileceğini ve işitme cihazı kullanımının bazı kişilerde bilişsel gerilemeyle bağlantılı riskleri azaltabileceğini gösteriyor.</p>

<p>JAMA Otolaryngology–Head &amp; Neck Surgery’de yayımlanan 2025 tarihli bir kohort çalışmasında, 66-90 yaş aralığındaki 2.946 kişi sekiz yıla kadar izlendi. Araştırmada, demans vakalarının yüzde 32’ye kadar olan bölümünün objektif işitme testleriyle saptanan işitme kaybıyla ilişkilendirilebileceği hesaplandı.</p>

<p>Çalışmanın öne çıkan yanı, kişilerin “iyi duyuyorum” ya da “duymakta zorlanıyorum” şeklindeki beyanlarına değil, odyometrik ölçümlere dayanması oldu. Katılımcıların yüzde 66,1’inde testle saptanan işitme kaybı bulunurken, yalnızca yüzde 37,2’si işitme sorunu yaşadığını bildirdi. Bu fark, yaşlılarda işitme kaybının çoğu zaman fark edilmeden ilerleyebileceğini gösteriyor.</p>

<p>Araştırmacılar, kendiliğinden bildirilen işitme kaybının demans riskiyle aynı güçte ilişki göstermediğini belirtti. Bu bulgu, özellikle 65 yaş sonrası düzenli işitme değerlendirmesinin yalnızca konfor değil, genel beyin sağlığı açısından da daha fazla gündeme alınması gerektiğini düşündürüyor.</p>

<p>2024 yılında aynı dergide yayımlanan Danimarka merkezli çok daha büyük bir analiz de benzer bir tablo sundu. Güney Danimarka’da 50 yaş ve üzerindeki 573.088 kişinin verileri incelendi; ortalama 8,6 yıllık takipte 23.023 demans vakası kaydedildi. İşitme kaybı olanlarda demans riski, işitme kaybı olmayanlara göre yüzde 7 daha yüksek bulundu.</p>

<p>Aynı analizde işitme cihazı kullanmayan işitme kayıplı bireylerde demans riski daha belirgin seyretti. İşitme cihazı kullanmayanlarda risk artışı yaklaşık yüzde 20 düzeyindeyken, işitme cihazı kullananlarda bu oran yaklaşık yüzde 6 olarak hesaplandı. Bu sonuç, cihaz kullanımının riski tamamen ortadan kaldırdığını değil, daha düşük riskle ilişkili olabileceğini gösteriyor.</p>

<p>Bilim insanları bu ilişkiyi birkaç mekanizmayla açıklıyor. İşitme azaldığında beyin konuşmaları çözmek için daha fazla çaba harcayabiliyor; bu da zihinsel yükü artırabiliyor. Duyma güçlüğü ayrıca sosyal ortamlardan çekilmeye, yalnızlığa ve daha az zihinsel uyarana yol açabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu nedenle uzmanlar, işitme cihazlarını “demansı önleyen tedavi” gibi sunmanın doğru olmadığını vurguluyor. Mevcut veriler daha çok ilişki düzeyinde; yani işitme kaybı ve demans arasında güçlü bir bağlantı var, ancak her birey için doğrudan neden-sonuç ilişkisi kurulmuş değil.</p>

<p>Yine de tablo pozitif bir mesaj taşıyor: İşitme kaybı tedavi edilebilir bir durum. Uygun kişide işitme cihazı, iletişimi kolaylaştırabilir, sosyal katılımı artırabilir, günlük yaşam kalitesini yükseltebilir ve bazı riskli gruplarda bilişsel gerilemeyi yavaşlatmaya yardımcı olabilir.</p>

<p>Bu konuda en güçlü verilerden biri de ACHIEVE çalışmasından geldi. 70-84 yaş aralığındaki 977 yaşlı yetişkini izleyen randomize çalışmada, bilişsel gerileme riski yüksek olan grupta işitme müdahalesi üç yıl içinde düşünme ve hafıza becerilerindeki gerilemeyi yüzde 48 oranında yavaşlattı.</p>

<p>Araştırmaların ortak mesajı net: Yaşlı bireylerde “televizyonun sesini artırma”, “kalabalıkta konuşmaları kaçırma”, “sık sık tekrar ettirme” gibi belirtiler hafife alınmamalı. Bu şikâyetler yalnızca kulak sağlığıyla değil, sosyal yaşam ve bilişsel sağlıkla da ilişkili olabilir.</p>

<p>Hekim önerisiyle yapılacak işitme testi, sorunun tipini ve derecesini belirlemenin en güvenilir yoludur. Her işitme kaybı işitme cihazıyla düzelmeyebilir; özellikle beynin sesleri işleme süreçleriyle ilgili merkezi işitme sorunlarında farklı değerlendirmeler gerekebilir.</p>

<p>Bu nedenle en doğru yaklaşım, işitme kaybını erken fark etmek, kulak burun boğaz uzmanı veya odyoloji uzmanı tarafından değerlendirilmek ve uygun görülürse cihaz ya da rehabilitasyon seçeneklerini geciktirmemektir. Demans riskini tek başına bir cihazla açıklamak doğru olmasa da, daha iyi duymak daha aktif, daha sosyal ve daha güvenli bir yaşlılık için güçlü bir adımdır.</p>

<p><strong>Bu haber; Emily Ishak ve arkadaşlarının 2025 tarihli “Population Attributable Fraction of Incident Dementia Associated With Hearing Loss” çalışması, Manuella Lech Cantuaria ve arkadaşlarının 2024 tarihli “Hearing Loss, Hearing Aid Use, and Risk of Dementia in Older Adults” çalışması, ACHIEVE Collaborative Research Group verileri, JAMA Otolaryngology–Head &amp; Neck Surgery ve The Lancet yayınları temel alınarak hazırlanmıştır. DOI: 10.1001/jamaoto.2025.0192; DOI: 10.1001/jamaoto.2023.3509; DOI: 10.1016/S0140-6736(23)01406-X </strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>🩺 Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/isitme-kaybi-demans-riskinde-sanilandan-daha-etkili-olabilir</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 07:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-9462.jpeg" type="image/jpeg" length="18039"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Mehmet Şimşek’in Yeğeninin de Öldüğü Yangında Can Kaybı 3’e Yükseldi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/bakan-mehmet-simsekin-yegeninin-de-oldugu-yanginda-can-kaybi-3e-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/bakan-mehmet-simsekin-yegeninin-de-oldugu-yanginda-can-kaybi-3e-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Batman’daki spor salonu yangınında Bakan Mehmet Şimşek’in yeğeni Emine Yani ile Şaziment Sarıgül hayatını kaybetti. Ağır yaralanan avukat Gülsüm Öztekin Tunç’un da kurtarılamamasıyla can kaybı üçe çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Batman’ın Gültepe Mahallesi’ndeki özel bir spor salonunda çıkan yangın, üç kadının hayatına mal oldu. Yangında Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yeğeni Emine Yani ile Şaziment Sarıgül yaşamını yitirirken, ağır yaralanan avukat Gülsüm Öztekin Tunç’tan da acı haber geldi.</p>

<p>Bakan Şimşek’in yeğeni Emine Yani hayatını kaybetti</p>

<p>Yangında yaşamını yitiren 42 yaşındaki Emine Yani’nin, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in ağabeyi Ahmet Şimşek’in kızı olduğu öğrenildi. Evli ve beş çocuk annesi olan Yani’nin, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne bağlı Çocuk Evleri Sitesinde görev yaptığı belirtildi.</p>

<p>Yangının diğer kurbanı 44 yaşındaki Şaziment Sarıgül’ün de aynı kurumda görev yaptığı bildirildi.</p>

<p>Avukat Gülsüm Öztekin Tunç kurtarılamadı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yangında ağır yaralanan 27 yaşındaki avukat Gülsüm Öztekin Tunç, Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yoğun bakıma alındı. İki çocuk annesi Tunç, doktorların bütün müdahalelerine rağmen gece saatlerinde hayatını kaybetti.</p>

<p>Tunç’un ölümüyle faciadaki can kaybı üçe yükseldi. Dumandan etkilenen diğer dokuz kişinin ise tedavilerinin ardından taburcu edildiği açıklandı.</p>

<p>Yangın sauna bölümünde başladı</p>

<p>Yangın, 30 Ağustos 2026 günü saat 16.20 sıralarında özel spor merkezinin sauna bölümünde çıktı. Tesisi kısa sürede kaplayan yoğun duman nedeniyle içeride bulunan çok sayıda kişi mahsur kaldı.</p>

<p>İhbar üzerine bölgeye itfaiye, AFAD, UMKE, polis ve 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi. Ekiplerin çalışmasıyla spor salonundaki vatandaşlar tahliye edilirken dumandan etkilenen 12 kişi hastanelere kaldırıldı.</p>

<p>Yangının nedeni araştırılıyor</p>

<p>Batman Valisi Ekrem Canalp, spor salonunun itfaiye ekipleri tarafından dört kez tarandığını ve içeride başka kimseye rastlanmadığını açıkladı.</p>

<p>Yangının kesin çıkış nedeni henüz belirlenemedi. Sauna ekipmanları, elektrik tesisatı, havalandırma sistemi, acil çıkışlar ve yangın güvenliği önlemleri incelemeye alındı. Olayla ilgili adli ve idari soruşturma sürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. Sayfa</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/bakan-mehmet-simsekin-yegeninin-de-oldugu-yanginda-can-kaybi-3e-yukseldi</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 07:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-9461.jpeg" type="image/jpeg" length="97519"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Κομοτηνή: Τουρκική σημαία, εμβατήρια και χειρονομία του λύκου προκάλεσαν αντιδράσεις στον ελληνικό Τύπο]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/komotini-toyrkiki-simaia-emvatiria-kai-kheironomia-toy-lykoy-prokalesan-antidraseis-ston-elliniko-typo</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/komotini-toyrkiki-simaia-emvatiria-kai-kheironomia-toy-lykoy-prokalesan-antidraseis-ston-elliniko-typo" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Αντιδράσεις προκάλεσε στην Κομοτηνή η διέλευση ομάδας Τούρκων μοτοσικλετιστών με τουρκικές σημαίες. Σε βίντεο που κυκλοφόρησε στα κοινωνικά δίκτυα ακούγονται εμβατήρια, ενώ ένας αναβάτης εμφανίζεται να κάνει τη χειρονομία του λύκου. Οι επτά μοτοσικλετιστές ελέγχθηκαν από την ελληνική αστυνομία και στη συνέχεια αφέθηκαν ελεύθεροι.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Έντονη συζήτηση προκάλεσε στην Ελλάδα η διέλευση ομάδας Τούρκων μοτοσικλετιστών από την Κομοτηνή, στην περιοχή της Δυτικής Θράκης. Το περιστατικό ήρθε στο προσκήνιο μετά τη δημοσιοποίηση βίντεο στα κοινωνικά δίκτυα.</p>

<p>Στα πλάνα φαίνονται μοτοσικλέτες με τουρκικές σημαίες να κινούνται σε δρόμους της πόλης. Σύμφωνα με δημοσιεύματα του ελληνικού Τύπου, κατά τη διάρκεια της διέλευσης ακούγονταν εμβατήρια, ενώ ένας από τους αναβάτες εμφανίζεται να σχηματίζει με το χέρι του τη γνωστή χειρονομία του λύκου.</p>

<p>Το βίντεο προκάλεσε αντιδράσεις σε μερίδα ελληνικών μέσων ενημέρωσης και χρηστών των κοινωνικών δικτύων, οι οποίοι χαρακτήρισαν την εικόνα «πρόκληση». Η υπόθεση απέκτησε ευρύτερη διάσταση λόγω της ιδιαίτερης ιστορικής και πολιτικής ευαισθησίας που υπάρχει στη Δυτική Θράκη γύρω από την τουρκική μειονότητα, την ταυτότητα και τα σύμβολα.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Μετά τη δημοσιοποίηση των εικόνων, η ελληνική αστυνομία εντόπισε τους επτά Τούρκους μοτοσικλετιστές και τους οδήγησε για έλεγχο στοιχείων. Σύμφωνα με τις διαθέσιμες πληροφορίες, έγινε έλεγχος ταξιδιωτικών εγγράφων και οχημάτων, ο οποίος διήρκεσε περίπου τρεις ώρες.</p>

<p>Από τον έλεγχο δεν προέκυψε κάποιο ποινικό αδίκημα ή άλλη παράβαση που να οδηγεί σε σύλληψη. Οι μοτοσικλετιστές αφέθηκαν ελεύθεροι και συνέχισαν το ταξίδι τους.</p>

<p>Πηγές κοντά στην τουρκική μειονότητα υποστηρίζουν ότι οι μοτοσικλετιστές ήταν ταξιδιώτες που επέστρεφαν από ευρωπαϊκή διαδρομή και ότι η μεταφορά τουρκικής σημαίας δεν μπορεί από μόνη της να θεωρηθεί παράνομη πράξη. Από την άλλη πλευρά, ελληνικά δημοσιεύματα εστίασαν στον συνδυασμό σημαίας, εμβατηρίων και χειρονομίας, παρουσιάζοντας το περιστατικό ως κίνηση με έντονο συμβολισμό.</p>

<p>Η υπόθεση επανέφερε στο προσκήνιο τη χρόνια αντιπαράθεση γύρω από τα τουρκικά σύμβολα στη Δυτική Θράκη. Παρά τις πολιτικές αντιδράσεις, το βασικό δεδομένο της υπόθεσης παραμένει ότι, μετά τον αστυνομικό έλεγχο, οι επτά μοτοσικλετιστές δεν συνελήφθησαν και αφέθηκαν ελεύθεροι.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. Sayfa</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/komotini-toyrkiki-simaia-emvatiria-kai-kheironomia-toy-lykoy-prokalesan-antidraseis-ston-elliniko-typo</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 07:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-9457.jpeg" type="image/jpeg" length="31170"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk Motosikletçilerin Yunanistan’dan Mehterli ve Bozkurtlu Geçişi Yunanistan’ı Şoke Etti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/turk-motosikletcilerin-yunanistandan-mehterli-ve-bozkurtlu-gecisi-yunanistani-soke-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/turk-motosikletcilerin-yunanistandan-mehterli-ve-bozkurtlu-gecisi-yunanistani-soke-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yunanistan’ın Gümülcine kentinde Türk bayraklı motosikletlilerin geçişi, sosyal medyada yayılan görüntüler sonrası tartışma yarattı. Mehter marşı çalındığı ve bir sürücünün Bozkurt işareti yaptığı görüntüler üzerine polis grubu durdurdu. Yaklaşık 3 saat süren kontrolün ardından suç unsuruna rastlanmadı ve 7 Türk motosikletli serbest bırakıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yunanistan’ın Batı Trakya bölgesindeki Gümülcine kentinde Türk bayraklı motosikletli bir grubun şehir merkezinden geçişi, Yunan basını ve sosyal medyada geniş yankı uyandırdı.</p>

<p>Görüntülerde motosikletlilerin araçlarında Türk bayrakları taşıdığı, mehter marşı çaldığı ve bir sürücünün Bozkurt işareti yaptığı görülüyor. Bu görüntüler, özellikle Yunan milliyetçi çevrelerinde “provokasyon” ve “güç gösterisi” yorumlarıyla paylaşıldı.</p>

<p>Olayın ardından Yunan polisi, 7 Türk motosikletliyi durdurarak kimlik, pasaport ve araç evrakı kontrolü yaptı. Yerel kaynaklara yansıyan bilgilere göre kontrol yaklaşık 3 saat sürdü. İncelemede herhangi bir suç unsuru ya da yasal engel tespit edilmedi. Motosikletliler, işlemlerin ardından serbest bırakılarak yolculuklarına devam etti.</p>

<p>Türk tarafına yakın kaynaklar ise grubun Avrupa turundan dönen motosikletçiler olduğunu, Türk bayrağı taşımanın tek başına suç sayılamayacağını ve olayın Yunan basınında abartılı bir dille sunulduğunu savundu. Bu bakışa göre mesele, hukuki bir ihlalden çok Batı Trakya’daki Türk kimliği ve sembollerine yönelik hassasiyetin yeniden görünür hale gelmesiyle büyüdü.</p>

<p>Yunan basınındaki bazı haberlerde motosikletlilerin Gümülcine Türk Gençler Birliği çevresinden hareket ettiği iddia edildi. Ancak bu iddia konusunda resmî makamlarca doğrulanmış ayrıntılı bir açıklama bulunmuyor.</p>

<p>Gümülcine Türk Gençler Birliği ve benzeri Batı Trakya Türk azınlık kurumları, uzun yıllardır Yunanistan’da “Türk” kimliği etrafındaki hukuk ve siyaset tartışmalarının merkezinde yer alıyor. Bu nedenle şehirde Türk bayrağı, mehter marşı ve Bozkurt işareti gibi semboller yalnızca trafik ya da kamu düzeni meselesi olarak değil, tarihî ve siyasi arka planı olan hassas bir başlık olarak değerlendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Olayda dikkat çeken nokta ise polis kontrolü sonrasında herhangi bir suç isnadı yapılmaması oldu. Bu durum, görüntülerin siyasi tartışma yarattığını ancak mevcut bilgilere göre adli bir sonuca dönüşmediğini gösteriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. Sayfa</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/turk-motosikletcilerin-yunanistandan-mehterli-ve-bozkurtlu-gecisi-yunanistani-soke-etti</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 06:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-9454.jpeg" type="image/jpeg" length="93150"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Schüsse in Worms: Großfahndung nach Emre Battal]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/schusse-in-worms-grossfahndung-nach-emre-battal</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/schusse-in-worms-grossfahndung-nach-emre-battal" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nach einer Schießerei im Wormser Stadtteil Herrnsheim fahndet die Polizei öffentlich nach dem 31-jährigen Emre Battal. Eine Frau und ein Mann wurden schwer verletzt. Die Polizei warnt, dass der Tatverdächtige weiterhin bewaffnet sein könnte.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Streit eskaliert in der Herrnsheimer Hauptstraße</p>

<p>Nach einer gewaltsamen Auseinandersetzung in Worms hat die Kriminaldirektion Mainz eine groß angelegte Fahndung eingeleitet.</p>

<p>Die Tat ereignete sich am Samstagnachmittag, 29. August 2026, in der Herrnsheimer Hauptstraße im Wormser Stadtteil Herrnsheim. Nach Angaben der Ermittlungsbehörden gerieten dort drei Personen aus bislang nicht öffentlich bekannten Gründen in einen Streit.</p>

<p>Im Verlauf der Auseinandersetzung soll ein Mann auf eine Frau und einen weiteren Mann geschossen haben. Anschließend flüchtete der mutmaßliche Täter vom Tatort.</p>

<p>Zwei Menschen schwer verletzt</p>

<p>Die Frau und der Mann erlitten schwere Schussverletzungen und wurden medizinisch versorgt. Nach dem derzeitigen Ermittlungsstand besteht bei beiden Verletzten keine Lebensgefahr.</p>

<p>Nähere Angaben zu ihrer Identität sowie zu den möglichen Hintergründen der Auseinandersetzung machten die Behörden zunächst nicht.</p>

<p>Ermittlungen wegen versuchten Tötungsdelikts</p>

<p>Die Staatsanwaltschaft Mainz stuft den Vorfall als versuchtes Tötungsdelikt ein. Die Ermittlungen führt das Kommissariat K11 der Kriminaldirektion Mainz.</p>

<p>Auf Antrag der Staatsanwaltschaft ordnete der zuständige Ermittlungsrichter eine Öffentlichkeitsfahndung an. Dabei wurde auch die Veröffentlichung von Bildern des gesuchten Tatverdächtigen genehmigt.</p>

<p>Polizei sucht den 31-jährigen Emre Battal</p>

<p>Nach Angaben der Polizei richtet sich der Tatverdacht gegen den 31-jährigen Emre Battal. Er wird wie folgt beschrieben:</p>

<ul>
 <li>ungefähr 1,84 Meter groß</li>
 <li>kräftige Statur</li>
 <li>Vollbart</li>
 <li>Löwen-Tätowierung auf dem linken Arm</li>
 <li>zur Tatzeit schwarze Basecap</li>
 <li>dunkle Oberbekleidung und dunkle kurze Hose</li>
 <li>schwarze Schuhe</li>
</ul>

<p>Für den Beschuldigten gilt bis zu einer rechtskräftigen Verurteilung die Unschuldsvermutung.</p>

<p>Polizei warnt: Tatverdächtigen nicht ansprechen</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Die Polizei warnt ausdrücklich davor, sich dem Gesuchten zu nähern. Es könne nicht ausgeschlossen werden, dass er weiterhin bewaffnet ist.</p>

<p>Wer Emre Battal sieht, soll ihn weder ansprechen noch eigenständig festhalten. Beobachtungen sollen unverzüglich über den Polizeinotruf 110 gemeldet werden.</p>

<p>Zeugen werden um Hinweise gebeten</p>

<p>Die Ermittler suchen Personen, die am Nachmittag des 29. August im Bereich der Herrnsheimer Hauptstraße verdächtige Beobachtungen gemacht haben. Auch Hinweise zum Aufenthaltsort des Gesuchten können für die Fahndung von Bedeutung sein.</p>

<p>Mitteilungen nimmt die Kriminaldirektion Mainz unter der Telefonnummer <a href="tel:06131%206533999">06131 6533999</a> sowie jede andere Polizeidienststelle entgegen.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. Sayfa</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/schusse-in-worms-grossfahndung-nach-emre-battal</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 06:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-9450.jpeg" type="image/jpeg" length="62018"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Worms’ta Silahlı Saldırı: Emre Battal İçin Geniş Çaplı Arama]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/wormsta-silahli-saldiri-emre-battal-icin-genis-capli-arama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/wormsta-silahli-saldiri-emre-battal-icin-genis-capli-arama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’nın Worms kentinde çıkan tartışma sırasında bir kadın ile bir erkeğin silahla ağır yaralanmasının ardından 31 yaşındaki Emre Battal hakkında kamuya açık arama kararı verildi. Polis, şüphelinin silahlı olabileceği uyarısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tartışma silahlı saldırıya dönüştü</p>

<p>Almanya’nın Rheinland-Pfalz eyaletine bağlı Worms kentinde meydana gelen silahlı saldırının ardından geniş çaplı arama çalışması başlatıldı.</p>

<p>Mainz Kriminal Polisi tarafından paylaşılan bilgilere göre olay, 29 Ağustos 2026 Cumartesi günü öğleden sonra Worms-Herrnsheim bölgesindeki Herrnsheimer Hauptstraße üzerinde yaşandı.</p>

<p>Üç kişi arasında henüz açıklanmayan bir nedenle başlayan tartışma kısa sürede şiddet olayına dönüştü. Soruşturma makamlarının iddiasına göre erkek şüpheli, tartıştığı bir kadın ile bir erkeğe ateş açtı.</p>

<p>Yaralıların hayati tehlikesi bulunmuyor</p>

<p>Kurşunların isabet ettiği iki kişi ağır yaralandı. Yaralılar sağlık ekiplerinin müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.</p>

<p>Yetkililer, yaralıların durumlarının ciddi olduğunu ancak mevcut bulgulara göre hayati tehlikelerinin bulunmadığını açıkladı. Yaralıların kimlikleri ve saldırının olası nedeni hakkında kamuoyuyla ayrıntılı bilgi paylaşılmadı.</p>

<p>Savcılık “öldürmeye teşebbüs” olarak soruşturuyor</p>

<p>Mainz Savcılığı, olayı öldürmeye teşebbüs şüphesi kapsamında değerlendiriyor. Soruşturma, Mainz Kriminal Polis Müdürlüğüne bağlı K11 birimi tarafından yürütülüyor.</p>

<p>Şüphelinin saldırının hemen ardından olay yerinden kaçtığı bildirildi. Savcılığın talebi üzerine yetkili soruşturma hâkimi, şüphelinin fotoğraflarının yayımlanmasını da kapsayan kamuya açık arama kararı verdi.</p>

<p>Aranan şüphelinin eşkâli açıklandı</p>

<p>Polis, saldırının şüphelisi olarak aranan kişinin 31 yaşındaki Emre Battal olduğunu duyurdu. Açıklanan eşkâl bilgileri şöyle:</p>

<ul>
 <li>Yaklaşık 1,84 metre boyunda</li>
 <li>İri yapılı</li>
 <li>Sakallı</li>
 <li>Sol kolunda aslan dövmesi bulunuyor</li>
 <li>Olay sırasında siyah şapka, koyu renk üst giysi, koyu renk şort ve siyah ayakkabı giyiyordu</li>
</ul>

<p>Emre Battal’ın henüz yakalanmadığı ve nerede olduğunun belirlenmesi için geniş çaplı çalışmaların sürdüğü bildirildi. Hakkındaki suçlamalar kesinleşmiş bir mahkeme hükmü niteliği taşımıyor.</p>

<p>Polis “Yaklaşmayın” uyarısı yaptı</p>

<p>Mainz polisi, şüphelinin hâlâ silahlı olabileceğine dikkat çekerek vatandaşlardan son derece dikkatli olmalarını istedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şüpheliyi görenlerin kendisine yaklaşmaması, doğrudan iletişim kurmaya çalışmaması ve derhâl Almanya’nın 110 numaralı polis acil hattını araması gerektiği belirtildi.</p>

<p>Polis ayrıca 29 Ağustos öğleden sonra Herrnsheimer Hauptstraße ve çevresinde şüpheli bir durum görenlerin ya da Emre Battal’ın bulunduğu yere ilişkin bilgi sahibi olanların Mainz Kriminal Polisiyle irtibata geçmesini istedi. İhbarların <a href="tel:06131%206533999">06131 6533999</a> numaralı telefon üzerinden veya herhangi bir polis merkezine yapılabileceği kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. Sayfa</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/wormsta-silahli-saldiri-emre-battal-icin-genis-capli-arama</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 06:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-9450.jpeg" type="image/jpeg" length="10537"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mehmet Koçyiğit BTK Başkanlığına Atandı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/mehmet-kocyigit-btk-baskanligina-atandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/mehmet-kocyigit-btk-baskanligina-atandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan kararla Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu Başkanlığına Mehmet Koçyiğit getirildi. Kurul üyeliklerine ise dört yeni isim atandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bilgi Teknileri ve İletişim Kurulunda başkan ve üyelik düzeyinde yeni görevlendirmeler yapıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalanan 2026/274 sayılı karar, 31 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Karara göre, daha önce Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu Üyesi olarak görev yapan Mehmet Koçyiğit, Kurul Başkanlığına atandı.</p>

<p>BTK Kuruluna dört yeni üye</p>

<p>Cumhurbaşkanlığı kararıyla Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu üyeliklerine şu isimler getirildi:</p>

<ul>
 <li>Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu</li>
 <li>Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı Enes Çakmak</li>
 <li>Celalettin Dinçer</li>
 <li>Liman Peker</li>
</ul>

<p>Atamaların, 5 Nisan 1983 tarihli ve 2813 sayılı Kanun’un 8’inci maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 2, 3 ve 7’nci maddeleri kapsamında gerçekleştirildiği bildirildi.</p>

<p>Mehmet Koçyiğit kimdir?</p>

<p>Sivas doğumlu Mehmet Koçyiğit, Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi İşletme Bölümünden mezun oldu. Yüksek lisans eğitimini Türk Hava Kurumu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İşletme Bölümünde tamamladı.</p>

<p>Koçyiğit, 2016-2020 yılları arasında Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Özel Kalem Müdürü, 2018-2019 döneminde PTT AŞ Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptı. 2019-2022 yılları arasında PTT Bilgi Teknolojileri AŞ Yönetim Kurulu Üyeliği görevini üstlendi.</p>

<p>2020-2023 yılları arasında Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Bakanlık Müşaviri olarak çalışan Koçyiğit, son olarak Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu Üyesi olarak görev yapıyordu.</p>

<p>Yeni atamayla birlikte Koçyiğit, elektronik haberleşme, internet hizmetleri, iletişim altyapıları ve posta sektörüne ilişkin düzenleme ve denetim süreçlerinde görev yapan kurulun başkanlığını yürütecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>👔 Atamalar</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/mehmet-kocyigit-btk-baskanligina-atandi</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 06:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/genel/i-m-g-6516.jpeg" type="image/jpeg" length="33175"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fatih Çakmak, DHMİ Genel Müdürü Olarak Atandı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/fatih-cakmak-dhmi-genel-muduru-olarak-atandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/fatih-cakmak-dhmi-genel-muduru-olarak-atandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğüne ve Yönetim Kurulu Başkanlığına, kurumda Genel Müdür Yardımcısı ve Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapan Fatih Çakmak atandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan atama kararıyla Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğünde üst düzey görev değişikliği gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>30 Ağustos 2026 tarihli ve 2026/275 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’na göre, DHMİ Genel Müdürlüğü ve Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine Fatih Çakmak getirildi.</p>

<p>Kurum içinden genel müdürlüğe atandı</p>

<p>Fatih Çakmak, atama öncesinde aynı kurumda Genel Müdür Yardımcısı ve Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapıyordu. Böylece DHMİ’nin çalışma yapısını ve devam eden projelerini yakından tanıyan bir isim kurumun en üst yönetimini devralmış oldu.</p>

<p>Atamanın, 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 6’ncı maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 2’nci ve 3’üncü maddeleri uyarınca gerçekleştirildiği bildirildi.</p>

<p>DHMİ; Türkiye’deki havalimanlarının işletilmesi, hava trafik hizmetlerinin yürütülmesi ve havacılık altyapısının geliştirilmesi gibi stratejik görevleri yerine getiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>👔 Atamalar</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/fatih-cakmak-dhmi-genel-muduru-olarak-atandi</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 06:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/genel/i-m-g-6516.jpeg" type="image/jpeg" length="87004"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Coşkun Yılmaz Kültür ve Turizm Bakan Yardımcılığına Atandı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/coskun-yilmaz-kultur-ve-turizm-bakan-yardimciligina-atandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/coskun-yilmaz-kultur-ve-turizm-bakan-yardimciligina-atandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanı Dr. Coşkun Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Kültür ve Turizm Bakan Yardımcılığı görevine getirildi. Atama kararı Resmî Gazete’de yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanlığında üst düzey atama gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalanan 2026/273 sayılı karar, 31 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı.</p>

<p>Karara göre Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanı Dr. Coşkun Yılmaz, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcılığına atandı. Atamanın, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 2’nci ve 3’üncü maddeleri uyarınca gerçekleştirildiği bildirildi.</p>

<p>Coşkun Yılmaz kimdir?</p>

<p>İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünden 1989 yılında mezun olan Coşkun Yılmaz, yüksek lisansını Marmara Üniversitesi, doktorasını ise Sakarya Üniversitesi bünyesinde tamamladı.</p>

<p>Meslek hayatına 1990 yılında Başbakanlık Osmanlı Arşivleri Daire Başkanlığında arşivist olarak başlayan Yılmaz; eğitim, yayıncılık, kültür, iletişim ve halkla ilişkiler alanlarında farklı görevler üstlendi. Ulusal ve uluslararası ölçekte çok sayıda kültür, sanat ve bilim projesinin yöneticiliğini ve koordinatörlüğünü yaptı.</p>

<p>2012 yılında Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Tarih Öğretmenliği Anabilim Dalında öğretim üyesi olarak göreve başlayan Yılmaz, 2017’de İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü oldu. Bu görevi yaklaşık yedi yıl yürüttükten sonra 2024 yılında Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığına atandı.</p>

<p>Önemli kültür projelerinde görev aldı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tarih, kültür ve Osmanlı araştırmaları üzerine çalışmaları bulunan Yılmaz; 40 ciltlik “İstanbul Kadı Sicilleri”, 10 ciltlik “Antik Çağdan XXI. Yüzyıla Büyük İstanbul Tarihi”, “Osmanlılarda Sağlık” ve “Evliya Çelebi Atlası” gibi kapsamlı yayın projelerinde yazar, editör veya proje yöneticisi olarak görev yaptı.</p>

<p>Yılmaz, “İstanbul Kadı Sicilleri” projesindeki çalışmaları dolayısıyla 2013 yılında “100 Yılın Kültür Hizmeti Ödülü”ne layık görülmüştü.</p>

<p>Yeni görevine başladı</p>

<p>31 Ağustos 2026 tarihli ve 33356 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan kararın ardından Coşkun Yılmaz, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı olarak görevlendirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>👔 Atamalar</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/coskun-yilmaz-kultur-ve-turizm-bakan-yardimciligina-atandi</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 06:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/genel/i-m-g-6516.jpeg" type="image/jpeg" length="82506"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Ortahisar’da Otomobil Çarptı: Genç Kız Entübe Edildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç kız hastaneye kaldırılarak entübe edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Bahçecik Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasında bir genç kız ağır yaralandı. Olay, dün öğle saatlerinde mahalle içindeki cadde üzerinde yaşandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Edinilen bilgilere göre, yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza cadde üzerinde ilerleyen bir otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle genç kız metrelerce savrularak yere düştü.</p>

<p>Kazayı gören çevredeki vatandaşlar hızla olay yerine koşarak yaralıya ilk müdahaleyi yaptı. Durumun 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirilmesi üzerine bölgeye kısa sürede ambulans sevk edildi.</p>

<p>Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ağır yaralanan genç kıza ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi. Ardından ambulansla <strong>hastaneye</strong> kaldırılan genç kızın tedavi altına alındığı öğrenildi.</p>

<p>Hastaneden edinilen bilgilere göre genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakım ünitesinde <strong>entübe edilerek tedavisinin sürdüğü</strong> bildirildi.</p>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/JabDXO75eq4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="12422"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı’nın Bilinmeyen Hikâyesi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Mart sadece bir meslek günü değil, bir direnişin hatırasıdır. İşgal altındaki İstanbul’da Tıbbiyeli gençlerin başlattığı o tarihi duruşu Prof. Dr. İhsan Kafadar anlatıyor. Bir bayramın ardındaki vatan, cesaret ve fedakârlık hikâyesi bu videoda.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/bedf6ab0-8103-4cb9-8101-fc233d486602.jpg" type="image/jpeg" length="15204"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SMA Hastalığı Nedir? İlk Belirtiler ve Güncel Tedavi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SMA hastalığı bebeklerde ve çocuklarda kas kaybına yol açıyor. Erken belirti fark edilmezse tablo ağırlaşıyor. Uzmanlar erken tanı ve tarama uyarısı yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir bebek başını tutamıyorsa, emmede zorlanıyorsa ya da yaşıtlarına göre daha hareketsizse… Bu durum basit bir gelişim geriliği değil, <strong>SMA hastalığı</strong> olabilir.</p>

<p>Son yıllarda hem tarama programlarının yaygınlaşması hem de ailelerin bilinçlenmesiyle <strong>SMA hastalığı</strong> daha fazla konuşuluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Çocuk Nörolojisi Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, özellikle erken belirti ve tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor:<br />
“Bugün artık SMA hastalığında erken tanı, hastalığın seyrini değiştirebiliyor. Ancak belirtiler gözden kaçarsa tablo ağırlaşabiliyor.”<br />
<br />
SMA Hastalığı nedir?</p>

<p><strong>SMA hastalığı (Spinal Müsküler Atrofi)</strong>, omurilikteki hareket sinir hücrelerini etkileyen genetik bir kas hastalığıdır.</p>

<p>Bu hastalıkta, kasları çalıştıran motor nöronlar hasar görür. Sonuç olarak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kaslarda güçsüzlük</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hareket kısıtlılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zamanla kas erimesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İleri vakalarda solunum problemleri</p>
 </li>
</ul>

<p>görülebilir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’a göre, <strong>SMA hastalığı</strong> doğuştan gelen genetik bir bozukluktur ve SMN1 genindeki eksiklik nedeniyle ortaya çıkar. “Kasın kendisi sağlamdır, sorun kası çalıştıran sinirdedir” diyerek hastalığın mekanizmasını sade bir dille anlatıyor.</p>

<p>SMA hastalığı tiplerine göre farklı şiddette seyreder. Bazı bebeklerde ilk aylarda ağır tablo görülürken, bazı çocuklarda belirtiler daha geç ortaya çıkabilir.</p>

<hr />
<h2>En sinsi belirtiler</h2>

<p>SMA hastalığı çoğu zaman sessiz başlar. Aileler ilk etapta fark etmeyebilir.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken belirtiler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Baş kontrolünde gecikme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve yutma güçlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaşıtlarına göre daha az hareket</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda gevşeklik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sık solunum yolu enfeksiyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oturamama ya da yürüyememe</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Bebek çok sakin diye sevinen aileler oluyor. Oysa aşırı hareketsizlik bazen <strong>SMA hastalığı belirtisi</strong> olabilir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Özellikle bacaklarda güçsüzlük ön plandadır. Bazı vakalarda dilde titreme bile görülebilir. Bu belirtiler erken dönemde yakalanırsa, tedavi seçenekleri daha etkili olabilir.</p>

<hr />
<h2>Kimler risk altında?</h2>

<p>SMA hastalığı kalıtsal bir hastalıktır.</p>

<p>Risk grupları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Anne ve babanın taşıyıcı olduğu bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliği bulunan aileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ailesinde SMA öyküsü olanlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye’de taşıyıcılık oranının yaklaşık 1/40–1/50 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu da toplumda azımsanmayacak bir genetik risk bulunduğunu gösterir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “Anne ve baba sağlıklı olabilir. Taşıyıcı olduklarını bilmeyebilirler. Bu nedenle evlilik öncesi ve gebelik öncesi taramalar çok önemlidir” diyor.</p>

<hr />
<h2>Neden artıyor?</h2>

<p>Son yıllarda “SMA hastalığı artıyor mu?” sorusu sıkça soruluyor.</p>

<p>Uzmanlara göre artışın birkaç nedeni var:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarının yaygınlaşması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik testlere erişimin artması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplumsal farkındalığın yükselmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliklerinin devam etmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Eskiden tanı alamayan vakalar vardı. Bugün erken tarama sayesinde SMA hastalığını daha erken yakalayabiliyoruz” diyerek görünürdeki artışın tanı kapasitesiyle ilişkili olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Ayrıca son yıllarda geliştirilen gen tedavileri ve yeni ilaç seçenekleri de hastalığın daha fazla gündeme gelmesine yol açtı.</p>

<hr />
<h2>Ne zaman doktora gidilmeli?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk nörolojisi uzmanına başvurulmalı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebek başını 3–4 ayda tutamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>6–7 ayda desteksiz oturamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 yaşında yürümeye başlamamışsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda belirgin güçsüzlük varsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve beslenme problemi sürüyorsa</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “SMA hastalığında erken tanı hayat kurtarır. Gecikme kas kaybını artırabilir” diyerek aileleri uyarıyor.</p>

<p>Bugün <strong>SMA hastalığı tedavisi</strong> için kullanılan ilaçlar, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bazı vakalarda gen tedavisi uygulanabiliyor. Ancak tedavinin başarısı büyük ölçüde erken teşhise bağlı.</p>

<hr />
<h2>Nasıl korunulur?</h2>

<p>SMA hastalığı tamamen önlenebilir bir hastalık değildir. Ancak risk azaltılabilir.</p>

<p>Korunma yolları:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Evlilik öncesi taşıyıcılık testi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gebelik öncesi genetik danışmanlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aile öyküsü varsa ileri genetik testler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarına katılım</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Toplumsal bilinç en güçlü silahtır. Taşıyıcı olduğunuzu bilmek kader değildir, önlem alma fırsatıdır” diyor.</p>

<p>Türkiye’de yenidoğan tarama programlarının genişlemesi sayesinde <strong>SMA hastalığı</strong> artık daha erken evrede tespit edilebiliyor. Bu da çocukların yaşam kalitesini artırma açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<hr />
<h2>Uzman Uyarısı: Erken Tanı Hayat Değiştiriyor</h2>

<p>SMA hastalığı kader değil, geç kalınmış tanı kader olabilir.</p>

<p>Kas kaybı başladıktan sonra geri dönüş sınırlıdır. Bu nedenle belirti, risk, genetik öykü ve erken tarama hayati önemdedir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar son olarak şu mesajı veriyor:<br />
“Her hareketsizlik masum değildir. Aileler gelişim basamaklarını yakından takip etmeli. Şüphe varsa zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalı.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Nw0exSzCb4o/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="36331"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epilepsi Nedir? Prof. Dr. İhsan Kafadar’dan Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Epilepsi (sara) nedir, belirtileri nelerdir? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. İhsan Kafadar çocuklarda epilepsi, nöbet anında yapılması gerekenler ve tedaviyi anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyin bazen kendi içinde bir fırtına çıkarır. Sessiz, görünmez ama etkisi sarsıcı bir elektrik dalgası… İşte epilepsi, bu dalganın kontrolsüzce yayılmasıyla ortaya çıkan nörolojik bir hastalık.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Nöroloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada epilepsinin toplumda hâlâ yanlış bilinen yönleri olduğunu vurguladı.</p>

<hr />
<h2>Epilepsi (Sara) Nedir?</h2>

<p>Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan, tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalıktır. Halk arasında “sara” olarak bilinir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’a göre:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tek bir hastalık değil, birçok farklı nedeni ve türü olan bir beyin hastalıkları grubudur. Her nöbet epilepsi değildir; tanı için nöbetlerin tekrarlayıcı olması gerekir.”</p>
</blockquote>

<hr />
<h2>Nöbet Nasıl Ortaya Çıkar?</h2>

<p>Beynimiz milyarlarca sinir hücresinin uyumlu çalışmasıyla görev yapar. Ancak bazı durumlarda bu hücreler bir anda aşırı ve düzensiz elektrik sinyali üretir. Sonuç?</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ani bilinç kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kasılmalar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sabit bir noktaya dalıp kalma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağızda köpürme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kısa süreli hafıza kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Garip kokular ya da tatlar hissetme</p>
 </li>
</ul>

<p>Bazı nöbetler dramatiktir, bazıları ise sadece birkaç saniyelik “donma” şeklinde geçer. Bu nedenle birçok epilepsi vakası uzun süre fark edilmeden devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Çocuklarda Epilepsi Daha mı Farklı?</h2>

<p>Prof. Dr. Kafadar, özellikle çocukluk çağında epilepsinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtiyor:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuklarda dalıp gitme, ders sırasında kısa süreli kopmalar, ani sıçramalar ya da sebepsiz düşmeler epilepsi belirtisi olabilir. Ailelerin bu belirtileri hafife almaması gerekir.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukluk çağı epilepsilerinin bir kısmı yaşla birlikte düzelebilirken, bazı türleri uzun süreli takip gerektirir.</p>

<hr />
<h2>Epilepsinin Nedenleri Neler?</h2>

<p>Epilepsi her zaman tek bir nedene bağlı değildir. Olası sebepler arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Doğum sırasında beyin hasarı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik yatkınlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin enfeksiyonları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kafa travmaları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin tümörleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nedeni bilinmeyen (idiopatik) durumlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Vakaların önemli bir kısmında ise net bir sebep saptanamayabilir.</p>

<hr />
<h2>Tanı Nasıl Konur?</h2>

<p>Epilepsi tanısında en önemli testlerden biri <strong>EEG (Elektroensefalografi)</strong>’dir. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeder.</p>

<p>Bunun yanında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Beyin MR görüntülemesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayrıntılı nörolojik muayene</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nöbet öyküsünün detaylı değerlendirilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Tanı sürecinde büyük önem taşır.</p>

<hr />
<h2>Tedavisi Var mı?</h2>

<p>Evet. Epilepsi hastalarının büyük bir kısmı düzenli ilaç tedavisiyle nöbetsiz bir yaşam sürebilir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’ın altını çizdiği en önemli nokta şu:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaçlar düzenli kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70’inde nöbetler tamamen kontrol altına alınabilir.”</p>
</blockquote>

<p>Dirençli vakalarda ise:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ketojenik diyet</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vagus sinir stimülasyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cerrahi tedavi</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi seçenekler gündeme gelebilir.</p>

<hr />
<h2>Nöbet Anında Ne Yapılmalı?</h2>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlış, nöbet geçiren kişinin ağzına bir şey koymaya çalışmaktır. Bu son derece tehlikelidir.</p>

<p>Doğru yaklaşım:</p>

<p>✔️ Kişiyi yan yatırmak<br />
✔️ Başını sert bir zeminden korumak<br />
✔️ Süreyi takip etmek<br />
✔️ Nöbet 5 dakikayı aşarsa acil yardım çağırmak</p>

<hr />
<h2>Toplumsal Yanlış Algılar</h2>

<p>Epilepsi bulaşıcı değildir.<br />
Ruhsal bir hastalık değildir.<br />
Akıl hastalığı değildir.</p>

<p>Bu hastalık, beynin elektriksel düzeniyle ilgilidir. Doğru tedavi ve takip ile bireyler eğitimlerine, iş hayatlarına ve sosyal yaşamlarına devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Son Söz</h2>

<p>Epilepsi korkulacak değil, bilinmesi gereken bir hastalıktır. Bilgi, ön yargının panzehiridir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’ın da ifade ettiği gibi, erken tanı ve düzenli takip hayat kalitesini belirleyen en kritik faktördür.</p>

<p>Beynin elektriği bazen kontrolden çıkabilir. Önemli olan, o dalgayı doğru yönetmektir. ⚡<br />
Epilepsi (Sara Hastalığı) Nedir? Epilepsi Çeşitleri Nelerdir? Epilepsi Neden Olur? Epilepsi Belirtileri Nelerdir? Epilepsi Nasıl Teşhis Edilir? Epilepsi Tedavisi Nasıl Yapılır? Epilepsi Risk Faktörleri Nelerdir? Epilepsi öldürür mü? Epilepsi nasıl anlaşılır? Epilepsi geçer mi? Stres epilepsiyi etkiler mi? Epilepsi nöbeti uyurken olur mu? Epilepsi nöbeti geçirdikten sonra kişi neler hisseder? Anksiyete epilepsiye neden olur mu?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Qo87l9ftCJg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="88702"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Salmonella Nedir? Salmonella Belirtileri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salmonella nedir, nasıl bulaşır, belirtileri neler? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Asuman İnan, Tıbbiye Bülteni’ne konuştu.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir lokma… Ve saatler içinde başlayan ateş, kramp, halsizlik.<br />
Adı sık duyuluyor ama ciddiyeti çoğu zaman hafife alınıyor: <strong>Salmonella</strong>.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Asuman İnan</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada özellikle yaz aylarında artan vakalara dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. İnan, “Salmonella en sık gıdalar yoluyla bulaşır. Çiğ veya iyi pişmemiş tavuk, yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve iyi yıkanmamış sebzeler risk taşır” dedi.</p>

<hr />
<h2>🧫 Salmonella Nedir?</h2>

<p>Salmonella, bağırsak sistemini etkileyen bir bakteri grubudur. Halk arasında çoğu zaman “gıda zehirlenmesi” olarak bilinen tabloya neden olur. Ancak her gıda zehirlenmesi Salmonella değildir.</p>

<p>Uzmanlara göre bakteri, uygun sıcaklıkta hızla çoğalır ve özellikle hijyen kurallarına uyulmayan mutfaklarda kolayca yayılır.</p>

<hr />
<h2>⚠️ Salmonella Belirtileri Nelerdir?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’ın verdiği bilgilere göre belirtiler genellikle bakterinin alınmasından <strong>6–72 saat sonra</strong> ortaya çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek ateş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sulu veya kanlı ishal</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karın ağrısı ve kramp</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bulantı ve kusma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halsizlik</p>
 </li>
</ul>

<p>Çoğu vaka 4–7 gün içinde düzeliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf kişilerde enfeksiyon kana karışabiliyor ve ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<hr />
<h2>🚨 Kimler Risk Altında?</h2>

<p>Uzman isim özellikle şu grupları uyardı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>65 yaş üstü bireyler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hamileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik hastalığı olanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu kişilerde tablo daha ağır seyredebilir ve hastane tedavisi gerekebilir.</p>

<hr />
<h2>🛡 Nasıl Korunmalı?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’a göre korunmanın temel anahtarı mutfak hijyeni:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çiğ et ve sebzeler ayrı kesme tahtasında hazırlanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tavuk ve et iyice pişirilmeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Soğuk zincir korunmalı</p>
 </li>
</ul>

<p>“Salmonella gözle görülmez, tadı değişmez. Bu nedenle en güçlü silahımız temizliktir” uyarısında bulundu.</p>

<hr />
<h2>📌 Uzmandan Net Mesaj</h2>

<p>Salmonella hafife alınacak bir enfeksiyon değil. Basit görünen bir ishal tablosu bazı gruplarda hayati risk oluşturabiliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında açıkta satılan ve iyi muhafaza edilmeyen gıdalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/p38tMWwaAvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="15665"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanserden korunmanın 12 altın kuralı: Mucize formül değil, bilim öneriyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre kanserden korunmanın en etkili yolu tek bir mucize diyet değil; sigaradan uzak durmaktan güneşten korunmaya kadar uzanan 12 bilimsel yaşam alışkanlığı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser, dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Sosyal medyada “alkali diyetle kanser yok olur” ya da “tek bitkiyle tümör erir” gibi iddialar yayılırken, bilimsel araştırmalar kansere karşı en güçlü korumanın <strong>günlük yaşam alışkanlıklarında</strong> saklı olduğunu gösteriyor.<br />
 </p>

<h2>Uzmanların ortak mesajı</h2>

<p>“Mucize aramayın.<br />
Bilimsel önlemlerle ve sağlıklı yaşamla riskleri azaltın.”</p>

<p>Kanser riskini tamamen sıfırlamak mümkün olmasa da, bu 12 başlıkla risk belirgin biçimde azaltılabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlara göre kanserden korunma bir günde değil, bir yaşam tarzıyla mümkün. İşte bilimsel kanıtlarla desteklenen <strong>12 altın kural</strong>:</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/1.jpg" type="image/jpeg" length="58200"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
