<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Tıbbiye Bülteni | Sağlık Haberleri</title>
    <link>https://www.tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni, sağlık ve tıp alanındaki güncel gelişmeleri bilimsel doğruluk temelinde okuyucularına ulaştıran bağımsız sağlık haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 28 Jul 2026 00:02:48 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kahve mi Çay mı? Bilimsel Veriler İki İçeceğin Ortak Gücüne İşaret Ediyor]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/kahve-mi-cay-mi-bilimsel-veriler-iki-icecegin-ortak-gucune-isaret-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/kahve-mi-cay-mi-bilimsel-veriler-iki-icecegin-ortak-gucune-isaret-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyada en çok tüketilen iki içecek olan kahve ve çayın, düzenli ve ölçülü tüketildiğinde kalp sağlığından metabolizmaya, beyin fonksiyonlarından karaciğer sağlığına kadar birçok alanda fayda sağlayabileceğine ilişkin bilimsel kanıtlar giderek güçleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Farklı ülkelerde yürütülen gözlemsel çalışmalar ve sistematik derlemeler, bu içeceklerin özellikle antioksidan içerikleri sayesinde kronik hastalık riskini azaltabileceğini gösteriyor.</p>

<p>Kahve ve çayın sağlık üzerindeki etkileri uzun yıllardır araştırılıyor. ABD ve Avrupa başta olmak üzere farklı ülkelerde yürütülen geniş ölçekli gözlemsel çalışmalar ile sistematik derlemeler, bu iki içeceğin ortak özelliğinin yüksek antioksidan içeriği olduğunu ortaya koyuyor.[1][2] Araştırmalar, özellikle şekersiz ve aşırı kalorili katkılar eklenmeden tüketilen kahve ile çayın sağlıklı beslenme düzeninin bir parçası olabileceğine işaret ediyor.[1][2]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Antioksidanlar hücreleri oksidatif strese karşı destekliyor</p>

<p>Kahve; klorojenik asitler, çay ise polifenoller ve kateşinler bakımından zengin doğal bileşikler içeriyor. Bu maddeler, serbest radikaller olarak bilinen ve hücrelerde hasara yol açabilen moleküllerin etkisini azaltmaya yardımcı oluyor. Oksidatif stresin azalması; kalp-damar hastalıkları, diyabet ve bazı nörodejeneratif hastalıklar gibi kronik rahatsızlıkların gelişim riskini etkileyebilecek biyolojik süreçlerle ilişkilendiriliyor.[1][2]</p>

<p>Tip 2 diyabet riskiyle bağlantılı bulgular</p>

<p>Farklı popülasyonlarda gerçekleştirilen uzun dönemli gözlemsel araştırmalarda, düzenli kahve ve çay tüketen bireylerde tip 2 diyabet görülme olasılığının daha düşük olduğu bildirildi.[1][2] Araştırmacılar, kahvedeki klorojenik asitlerin glikoz metabolizmasını destekleyebileceğini, çaydaki polifenollerin ise kan şekeri düzenlenmesine katkı sağlayabilecek mekanizmalar üzerinde etkili olabileceğini değerlendiriyor. Bununla birlikte bu çalışmaların gözlemsel nitelikte olması nedeniyle doğrudan neden-sonuç ilişkisi kurulamadığı vurgulanıyor.[1][2]</p>

<p>Kalp ve damar sağlığı açısından umut verici veriler</p>

<p>Son yıllarda yayımlanan bilimsel değerlendirmeler, ölçülü kahve tüketiminin geçmişte düşünüldüğü gibi kalp sağlığı açısından olumsuz olmayabileceğini gösteriyor.[2] Bazı büyük kohort çalışmalarında günde yaklaşık 3 ila 5 fincan kahve tüketen kişilerde kalp-damar hastalıkları riskinin daha düşük olduğu bildirildi.[1][2] Çay tüketiminin de özellikle kan basıncı ve damar fonksiyonları üzerinde olumlu etkiler gösterebileceğine yönelik bulgular bulunuyor.[1][2]</p>

<p>Beyin sağlığı üzerine araştırmalar sürüyor</p>

<p>Bilim insanları kahve ve çayın yalnızca metabolizma değil, sinir sistemi üzerindeki etkilerini de araştırıyor. Mevcut çalışmalar, düzenli tüketimin Parkinson hastalığı ve bilişsel gerileme riskinde azalma ile ilişkili olabileceğini gösterse de bu ilişkinin biyolojik mekanizmalarının tam olarak açıklanabilmesi için yeni klinik araştırmalara ihtiyaç duyuluyor.[1][2]</p>

<p>Karaciğer ve kilo yönetimi açısından dikkat çeken sonuçlar</p>

<p>Araştırmalar, düzenli kahve tüketiminin kronik karaciğer hastalıkları ve siroz gelişme riskinin azalmasıyla ilişkili olabileceğini ortaya koyuyor.[1] Ayrıca kahve ve çayın şekerli içecekler yerine tercih edilmesi, düşük kalori içermeleri nedeniyle kilo kontrolüne katkı sağlayabiliyor. Ancak bu avantaj, yüksek miktarda şeker, şurup veya krema eklenmesi durumunda büyük ölçüde ortadan kalkıyor.[1][2]</p>

<p>Ölçülü tüketim önemli</p>

<p>Bilimsel veriler kahve ve çayın birçok potansiyel faydasına işaret etse de uzmanlar aşırı kafein tüketiminin çarpıntı, uykusuzluk, huzursuzluk ve kaygı gibi istenmeyen etkilere yol açabileceğini belirtiyor.[1][2] Çoğu uluslararası sağlık otoritesi, sağlıklı yetişkinlerde günlük toplam kafein alımının yaklaşık 400 miligramı aşmamasını öneriyor. Bu miktar bireyin yaşına, gebelik durumuna, kullandığı ilaçlara ve kafeine duyarlılığına göre değişebiliyor.[2]</p>

<p>Bugüne kadar yayımlanan bilimsel çalışmaların genel değerlendirmesi, kahve ile çayın tek başına hastalıkları önleyen bir “tedavi” olmadığını, ancak dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla birlikte tüketildiğinde uzun dönem sağlığı destekleyebilecek içecekler arasında yer aldığını gösteriyor.[1][2]</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] Jabeen Begum ve ark. Health Benefits of Coffee and Tea. Güncellenmiş derleme. 2025.</p>

<p>[2] American Heart Association. Caffeine and Cardiovascular Health: A Scientific Statement. 2025.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BESLENME</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/kahve-mi-cay-mi-bilimsel-veriler-iki-icecegin-ortak-gucune-isaret-ediyor</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 23:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6865.jpeg" type="image/jpeg" length="32869"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fenerbahçe’de Fred Gelişmesi! Brezilya Basınından Ayrılık İddiası]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/fenerbahcede-fred-gelismesi-brezilya-basinindan-ayrilik-iddiasi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/fenerbahcede-fred-gelismesi-brezilya-basinindan-ayrilik-iddiasi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe’nin Brezilyalı orta saha oyuncusu Fred’in geleceğine ilişkin yeni iddialar ortaya atıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Brezilya basını, Atlético Mineiro’nun transfer için girişimlerini sürdürdüğünü öne sürdü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fenerbahçe’de yeni sezon kadro planlaması devam ederken deneyimli orta saha oyuncusu Fred hakkında Brezilya’dan dikkat çeken transfer haberleri gelmeye devam ediyor.</p>

<p>Brezilya basınında yer alan iddialara göre Atlético Mineiro’nun, 33 yaşındaki futbolcuyla yaptığı görüşmelerde önemli mesafe kat ettiği öne sürüldü.</p>

<p>Haberlere göre Brezilya ekibi, oyuncunun Fenerbahçe ile mevcut sözleşme durumunun netleşmesini bekliyor. Bazı kaynaklarda taraflar arasında sözleşmenin sona erdirilmesine yönelik görüşmeler yapıldığı ileri sürülse de bu bilgiler resmî makamlarca doğrulanmış değil.</p>

<p>Fred’in geleceğine ilişkin nihai kararın Fenerbahçe’nin teknik ve sportif planlaması doğrultusunda şekilleneceği belirtiliyor.</p>

<p>Sarı-lacivertli kulüp ile Atlético Mineiro’dan transfer sürecine ilişkin herhangi bir resmî açıklama yapılmadı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/fenerbahcede-fred-gelismesi-brezilya-basinindan-ayrilik-iddiasi-1</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 23:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6864.jpeg" type="image/jpeg" length="53568"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fenerbahçe’de Rafael Leão Gelişmesi! İtalya Basınından Yeni Transfer İddiası]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/fenerbahcede-rafael-leao-gelismesi-italya-basinindan-yeni-transfer-iddiasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/fenerbahcede-rafael-leao-gelismesi-italya-basinindan-yeni-transfer-iddiasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe’nin Milan forması giyen Portekizli yıldız Rafael Leão ile ilgilendiği yönündeki iddialar İtalya basınında yeniden gündeme geldi. Taraflardan transfere ilişkin resmî bir açıklama ise bulunmuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeni sezon öncesi kadrosunu yıldız bir kanat oyuncusuyla güçlendirmeyi hedefleyen Fenerbahçe’nin transfer gündeminde Rafael Leão ismi yeniden öne çıktı.</p>

<p>İtalya ve Türkiye’de yer alan transfer haberlerine göre sarı-lacivertli kulübün, Milan’da forma giyen Portekizli futbolcu için şartları değerlendirdiği ve oyuncu cephesiyle temas kurma hazırlığında olduğu öne sürüldü.</p>

<p>Son saatlerde yabancı basında da dosyaya ilişkin yeni ayrıntılar paylaşılırken, Fenerbahçe’nin olası transfer için mali şartları analiz ettiği iddia edildi. Ancak Milan veya Fenerbahçe tarafından resmî teklif yapıldığına ya da görüşmelerin başladığına ilişkin doğrulanmış bir açıklama bulunmuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>27 yaşındaki yıldız futbolcunun Avrupa’nın önemli kulüplerinin de radarında olduğu belirtilirken, transfer sürecinin ekonomik koşullara bağlı olarak şekillenebileceği değerlendiriliyor.</p>

<p>Şu ana kadar Fenerbahçe, Milan veya Rafael Leão cephesinden transfer iddialarını doğrulayan resmî bir açıklama yapılmadı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/fenerbahcede-rafael-leao-gelismesi-italya-basinindan-yeni-transfer-iddiasi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 23:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6863-1.jpeg" type="image/jpeg" length="41383"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Organların Ardındaki Dokuları Gören Hekim: Xavier Bichat]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/organlarin-ardindaki-dokulari-goren-hekim-xavier-bichat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/organlarin-ardindaki-dokulari-goren-hekim-xavier-bichat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mikroskoba başvurmadan insan bedenini farklı doku türleri üzerinden açıklayan Marie-François Xavier Bichat, henüz 31 yaşına ulaşmadan hayatını kaybetti. Kısa yaşamına rağmen geliştirdiği doku yaklaşımı, anatomi ve patolojinin organların ötesine geçmesinde belirleyici bir basamak oluşturdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tıp tarihinde bazı bilim insanları uzun bir çalışma hayatı boyunca ortaya koydukları eserlerle iz bırakır. Bazıları ise kendilerine tanınan çok kısa bir sürede, bilimin insan bedenine bakışını değiştiren bir düşünce geliştirir.</p>

<p>Marie-François Xavier Bichat ikinci gruptaydı.</p>

<p>Onun yaşadığı dönemde hastalıkların bedendeki karşılığı büyük ölçüde organlar üzerinden açıklanıyordu. Kalp, akciğer, karaciğer, mide veya böbrekte görülen değişiklikler inceleniyor; ancak bu organları meydana getiren yapıların hastalık süreçlerindeki rolü henüz sistemli biçimde ele alınmıyordu.</p>

<p>Bichat’ın temel sorusu basit fakat dönüştürücüydü:</p>

<p><strong>Organlar hangi yapılardan meydana geliyordu ve hastalık organın tamamını mı, yoksa onu oluşturan belirli dokuları mı etkiliyordu?</strong></p>

<p>Bu soru, hastalığın yerini yalnızca organda arayan patolojik anatomi anlayışını yeni bir inceleme düzeyine taşıdı. Bichat, organları farklı özelliklere sahip dokuların birleşimi olarak değerlendirerek doku biliminin, modern histolojinin ve doku temelli patolojinin gelişeceği düşünsel zemini hazırladı.</p>

<h2>Hekim Bir Babanın Oğlu</h2>

<p>Tam adı Marie-François Xavier Bichat olan Fransız anatomist ve fizyolog, 14 Kasım 1771’de Fransa’nın Thoirette kasabasında dünyaya geldi.</p>

<p>Babası Jean-Baptiste Bichat hekimdi. Xavier Bichat’ın insan bedeni, hastalıklar ve tıp uygulamalarıyla ilk temasında babasının mesleki çevresinin etkili olduğu kabul edilmektedir.</p>

<p>Çocukluk yıllarının bir bölümünü Poncin’de geçiren Bichat, Nantua’daki eğitiminin ardından Lyon’da felsefe öğrenimi gördü. Daha sonra tıp ve cerrahiye yöneldi.</p>

<p>Lyon’daki Hôtel-Dieu Hastanesi’nde dönemin tanınmış cerrahlarından Marc-Antoine Petit’nin yanında çalıştı. Burada anatomi, cerrahi girişimler, kırıklar ve çıkıklar konusunda uygulamalı deneyim kazandı.</p>

<p>Ancak Fransız Devrimi’nin yol açtığı siyasi ve toplumsal karışıklıklar, onun eğitim hayatını da etkiledi. Devrim yıllarında tıp eğitimi veren kurumların yapısı değişiyor, hastaneler yeniden düzenleniyor ve genç hekim adaylarının eğitimleri sık sık kesintiye uğruyordu.</p>

<h2>Paris’te Değişen Hayatı</h2>

<p>Bichat’ın bilimsel yaşamındaki en önemli dönüm noktası, 1794’te Paris’e gitmesi oldu. Burada Hôtel-Dieu’da çalışan ünlü cerrah Pierre-Joseph Desault’nun derslerine katıldı.</p>

<p>Desault, genç öğrencinin çalışma disiplinini ve anatomik gözlem yeteneğini kısa sürede fark etti. Bichat’ı yardımcısı olarak yanına aldı, evinde kalmasına imkân sağladı ve klinik çalışmalarına dâhil etti.</p>

<p>Böylece Bichat, yalnızca dersleri takip eden bir öğrenci olmaktan çıkarak klinik uygulamaların, hasta gözlemlerinin ve bilimsel üretimin doğrudan içinde yer almaya başladı.</p>

<p>Desault’nun 1795’teki ölümünün ardından Bichat, hocasının bilimsel mirasının düzenlenmesi ve yayımlanması için çalıştı. Desault’nun cerrahi görüşlerini ve yarım kalan bazı metinlerini yayına hazırladı.</p>

<p>Bu dönem, Bichat’ın kendi bilimsel kimliğini oluşturmaya başladığı yıllardı.</p>

<p>1796’dan itibaren özel anatomi ve fizyoloji dersleri vermeye başladı. Daha sonra cerrahi ve deneysel fizyoloji konularını da ders programına ekledi.</p>

<p>Derslerinin kısa sürede ilgi görmesinin temel nedeni, bilgiyi yalnızca kitaplardan aktarmamasıydı. Bichat; diseksiyonları, klinik gözlemleri, otopsileri ve deneysel incelemeleri eğitimin merkezine yerleştiriyordu.</p>

<h2>Organdan Dokuya Yeni Bir Bakış</h2>

<p>Bichat’ın tıp tarihindeki asıl önemi, insan bedenini yalnızca organlardan meydana gelen bir yapı olarak değerlendirmemesinden kaynaklanır.</p>

<p>Ona göre kalp, akciğer, mide veya böbrek tek tip maddeden oluşan bağımsız yapılar değildi. Her organ; kas, damar, sinir, zar ve bağlayıcı yapılardan oluşan farklı dokuların birleşimiydi.</p>

<p>Aynı tür doku, vücudun birbirinden uzak organlarında bulunabiliyor ve hastalık sırasında benzer değişikliklere uğrayabiliyordu.</p>

<p>Örneğin farklı organların yüzeylerini örten zarlar, bulundukları organdan bağımsız olarak bazı ortak yapısal ve işlevsel özellikler taşıyabiliyordu. Bu nedenle hastalık yalnızca bir organın tamamını değil, vücudun farklı bölgelerinde bulunan belirli bir doku türünü de etkileyebilirdi.</p>

<p>Bichat, kendi döneminin anatomik anlayışı içinde insan bedeninde <strong>21 farklı doku türü</strong> tanımladı. Ancak bu sınıflandırma, günümüzde kabul edilen temel doku sınıflarıyla birebir örtüşmüyordu.</p>

<p>Onun sınıflandırmasında sinir, damar, kemik, kıkırdak, kas, fibröz, seröz, mukozal, sinovyal ve glandüler yapılar gibi farklı anatomik oluşumlar bulunuyordu.</p>

<p>Bichat’ın “doku” olarak değerlendirdiği yapıların bir bölümü günümüzde organ sistemi, zar, anatomik tabaka veya daha karmaşık yapılar şeklinde sınıflandırılmaktadır.</p>

<p>Bununla birlikte ortaya koyduğu temel düşünce son derece önemliydi:</p>

<p><strong>Organlar, farklı özelliklere ve işlevlere sahip dokuların birleşiminden oluşuyordu.</strong></p>

<p>Bu yaklaşım, hastalıkların yalnızca “kalp hastalığı”, “akciğer hastalığı” veya “mide hastalığı” biçiminde değil, belirli doku gruplarında meydana gelen değişiklikler üzerinden de ele alınabileceğini gösterdi.</p>

<h2>Mikroskop Kullanmadan Doku Bilimine Giden Yolu Açtı</h2>

<p>Bichat’ın çalışmalarını daha da dikkat çekici kılan nokta, dokuları sınıflandırırken mikroskop kullanmamasıydı.</p>

<p>Mikroskop onun döneminde biliniyordu. Ancak mevcut cihazların görüntü kalitesi sınırlıydı ve Bichat, mikroskobik gözlemlerin güvenilirliğine kuşkuyla yaklaşıyordu.</p>

<p>Dokuları çıplak gözle yaptığı dikkatli diseksiyonlarla; renk, yoğunluk, kalınlık, esneklik ve dayanıklılık gibi fiziksel özelliklerine göre birbirinden ayırıyordu.</p>

<p>Dokuların özelliklerini anlamak için kurutma, kaynatma, suda bekletme ve farklı kimyasal maddelere maruz bırakma gibi yöntemlerden de yararlandı. Böylece yalnızca görünümlerini değil, çeşitli fiziksel ve kimyasal işlemlere verdikleri tepkileri de karşılaştırdı.</p>

<p>Bichat hücreleri göremedi ve modern histolojinin mikroskobik yöntemlerini geliştirmedi.</p>

<p>Buna rağmen dokuyu bağımsız bir anatomik ve fizyolojik inceleme düzeyi hâline getirdi. Bu nedenle onu doğrudan “modern histolojinin kurucusu” şeklinde tanımlamak yerine, <strong>doku biliminin ve histolojik düşüncenin en önemli öncülerinden biri</strong> olarak değerlendirmek daha doğrudur.</p>

<h2>Klinik Bulgularla Otopsiyi Birleştirdi</h2>

<p>Bichat, hastalıkların anlaşılabilmesi için hastanın yaşarken gösterdiği belirtilerle ölümden sonra bedende saptanan değişikliklerin karşılaştırılması gerektiğini düşünüyordu.</p>

<p>Kısa bir zaman diliminde çok sayıda otopsi gerçekleştirerek hastaların klinik öyküleri ile organ ve dokularda görülen değişiklikler arasında ilişki kurmaya çalıştı.</p>

<p>Onun için otopsi yalnızca ölüm nedenini belirlemeye yönelik son bir işlem değildi. Hastalığın bedende bıraktığı izlerin araştırıldığı bilimsel bir inceleme yöntemiydi.</p>

<p>Bichat, organın genel görünümünün yanında zarların, kasların, damarların ve diğer dokuların hangi ölçüde etkilendiğini de değerlendiriyordu.</p>

<p>Bu yaklaşım, klinik bulgularla ölüm sonrası anatomik değişikliklerin birlikte ele alınmasına dayanan klinikopatolojik inceleme anlayışının gelişmesine katkıda bulundu.</p>

<h2>“Yaşam, Ölüme Direnen İşlevlerin Bütünüdür”</h2>

<p>Bichat yalnızca anatomiyle ilgilenmedi. Yaşamın ne olduğu ve ölümün bedende nasıl gerçekleştiği sorularını da fizyolojik ve deneysel yöntemlerle araştırdı.</p>

<p>Bichat, 1800’de yayımlanan <i>Recherches physiologiques sur la vie et la mort</i> adlı eserinin girişinde yaşamı Fransızca şu ifadeyle tanımladı:</p>

<blockquote>
<p><strong>“La vie est l’ensemble des fonctions qui résistent à la mort.”</strong></p>
</blockquote>

<p>Bu ifade Türkçeye yaklaşık olarak şöyle çevrilebilir:</p>

<blockquote>
<p><strong>“Yaşam, ölüme direnen işlevlerin bütünüdür.”</strong></p>
</blockquote>

<p>Bu tanıma göre yaşam, durağan bir varoluş hâli değildi. Organizmanın bozulmaya, çözülmeye ve dış etkilere karşı sürdürdüğü etkin bir mücadeleydi.</p>

<p>Bichat, yaşamı iki ana alana ayırdı.</p>

<p>“Hayvansal yaşam” olarak adlandırdığı alan; duyular, bilinçli hareketler, algılama ve dış çevreyle ilişki gibi işlevleri kapsıyordu.</p>

<p>“Organik yaşam” ise dolaşım, sindirim, salgılama, beslenme ve iç organların süreklilik gösteren faaliyetleriyle ilişkiliydi.</p>

<p>Bu ayrım, günümüzde kullanılan somatik ve otonom sinir sistemi sınıflandırmasıyla aynı değildir. Bununla birlikte bilinçli hareketlerle iç organ faaliyetlerinin farklı biçimlerde düzenlendiğini öne sürmesi, fizyoloji tarihinin önemli aşamalarından biri oldu.</p>

<h2>Ölümü Bir Süreç Olarak İnceledi</h2>

<p>Bichat, ölümün bütün bedende aynı anda meydana gelen tek bir olay olmadığını düşünüyordu.</p>

<p>Kalp, akciğer ve beynin işlevlerinin durmasının diğer organları nasıl etkilediğini araştırdı. Ona göre bu üç yaşamsal sistem arasında karşılıklı bir bağımlılık bulunuyordu.</p>

<p>Sistemlerden birinin işlevini kaybetmesi, diğerlerinin de aşamalı biçimde durmasına yol açıyordu.</p>

<p>Bichat’ın ölüm fizyolojisiyle ilgili açıklamalarının bir bölümü günümüzde geçerliliğini yitirmiştir. Ancak ölümün tek bir an yerine, organ ve dokuların işlevlerini farklı hızlarda kaybettiği fizyolojik bir süreç olarak incelenmesi gerektiğini savunması dönemine göre yenilikçi bir yaklaşımdı.</p>

<h2>Vitalist Bir Bilim İnsanı</h2>

<p>Bichat, canlılığın yalnızca fizik ve kimya yasalarıyla bütünüyle açıklanamayacağını düşünüyordu. Dokuların “duyarlılık” ve “kasılabilirlik” gibi kendilerine özgü yaşamsal özelliklere sahip olduğunu savunuyordu.</p>

<p>Bu görüşleri nedeniyle Fransız vitalist geleneğinin önemli temsilcilerinden biri kabul edilir.</p>

<p>Vitalizm, canlı organizmalarda cansız maddede bulunmayan özel bir yaşamsal ilkenin var olduğunu ileri sürüyordu.</p>

<p>Modern biyoloji, yaşam olaylarını açıklamak için bağımsız bir “yaşam gücü” kavramını kabul etmemektedir.</p>

<p>Bununla birlikte Bichat’ın dokuların kendilerine özgü özelliklere sahip olduğunu vurgulaması, organizmayı yalnızca mekanik bir makine gibi değerlendiren açıklamaları yetersiz bulması ve fizyolojiyi deneysel bir araştırma alanı olarak ele alması sonraki kuşakları etkiledi.</p>

<h2>Başlıca Eserleri</h2>

<p>Bichat’ın bilimsel üretimi son derece kısa bir döneme sığmasına rağmen oldukça yoğundu.</p>

<h3>Traité des membranes</h3>

<p>Fransız Cumhuriyet takviminin VIII. yılında, 1799–1800 döneminde yayımlanan <i>Traité des membranes en général et de diverses membranes en particulier</i>, Bichat’ın farklı zar türlerini ortak yapısal ve işlevsel özellikleri üzerinden değerlendirdiği temel eserlerinden biriydi.</p>

<p>Bu çalışmasında seröz, mukozal ve fibröz zarları yalnızca bulundukları organa göre değil, taşıdıkları ortak özelliklere göre sınıflandırdı.</p>

<h3>Recherches physiologiques sur la vie et la mort</h3>

<p>1800’de yayımlanan <i>Recherches physiologiques sur la vie et la mort</i>, yaşam ve ölümün fizyolojik özelliklerini ele aldı.</p>

<p>Bichat bu eserde beyin, kalp ve akciğerlerin ölüm sürecindeki rollerini tartıştı; hayvansal yaşam ile organik yaşam arasındaki ayrımı geliştirdi.</p>

<h3>Anatomie générale</h3>

<p>1801’de yayımlanan <i>Anatomie générale, appliquée à la physiologie et à la médecine</i>, Bichat’ın en etkili eserlerinden biri oldu.</p>

<p>Organları meydana getiren farklı dokuları sistemli biçimde sınıflandırarak anatomi, fizyoloji ve hastalıklar arasında ilişki kurdu.</p>

<h3>Traité d’anatomie descriptive</h3>

<p><i>Traité d’anatomie descriptive</i> adlı beş ciltlik eserin ilk iki cildi 1801’de yayımlandı.</p>

<p>Bichat’ın ölümünün ardından üçüncü ve dördüncü ciltleri François-Régis Buisson, beşinci cildi ise Philibert-Joseph Roux tarafından tamamlandı.</p>

<p>Eserin bütün ciltleri 1801–1803 yılları arasında yayımlandı.</p>

<p>Bu çalışmalar, Bichat’ın yalnızca birkaç yıl içinde anatomi, fizyoloji ve patoloji alanlarında ne kadar yoğun bir bilimsel üretim gerçekleştirdiğini göstermektedir.</p>

<h2>Bichat Yağ Yastığı</h2>

<p>Xavier Bichat’ın adı günümüzde çeşitli anatomik terimlerde yaşamaya devam etmektedir. Bunların en bilineni, yanağın derin bölümünde bulunan bukkal yağ yastığıdır.</p>

<p>Bu yapının tarihsel tanımlanması konusunda Lorenz Heister ile Bichat’ın adları birlikte anılır.</p>

<p>Heister, 18. yüzyılın ilk yarısında bu bölgede gördüğü yapıyı bez dokusu olarak değerlendirmişti. Bichat ise 19. yüzyılın başında bu yapının bir bez değil, belirgin bir yağ dokusu kitlesi olduğunu anatomik olarak ortaya koydu.</p>

<p>Bu nedenle yapı uzun yıllar “Bichat yağ yastığı”, “Bichat topu” veya Fransızca adıyla <i>boule de Bichat</i> şeklinde anıldı.</p>

<p>Bukkal yağ yastığı yalnızca estetik cerrahiyle ilişkili bir yapı değildir. Çiğneme kasları arasındaki hareketi kolaylaştırır, yüzün biçimine katkıda bulunur ve ağız içindeki bazı doku kayıplarının cerrahi onarımında kullanılabilir.</p>

<h2>Erken ve Tartışmalı Bir Ölüm</h2>

<p>Bichat’ın yoğun çalışma temposu, yaşamının son yıllarında sağlığını giderek zorladı.</p>

<p>Temmuz 1802’de Hôtel-Dieu Hastanesi’nin merdivenlerinde düşerek başından yaralandı. Takip eden günlerde durumu ağırlaştı ve 22 Temmuz 1802’de Paris’te hayatını kaybetti.</p>

<p>Henüz 31 yaşına ulaşmamıştı.</p>

<p>Ölümünün kesin nedeni konusunda tarihsel kaynaklar tam olarak uyuşmamaktadır.</p>

<p>Bazı anlatımlar düşme sonucu meydana gelen kafa travmasını öne çıkarırken bazıları Bichat’ın düşmesine veya sonrasında ağırlaşmasına yol açabilecek ateşli bir hastalık ya da enfeksiyondan söz etmektedir.</p>

<p>Bu nedenle ölümünü yalnızca travmaya, tüberküloza veya başka bir hastalığa bağlayan kesin ifadelerden kaçınmak gerekir.</p>

<p>Güvenle söylenebilecek olan, merdivenden düşmesinin ardından klinik durumunun hızla ağırlaştığı ve yaklaşık iki hafta sonra yaşamını yitirdiğidir.</p>

<h2>Organdan Dokuya, Dokudan Hücreye</h2>

<p>Tıp tarihindeki gelişmeleri basitleştirerek ifade etmek gerekirse Giovanni Battista Morgagni hastalığın yerini organda, Xavier Bichat dokuda, Rudolf Virchow ise hücrede aradı.</p>

<p>Morgagni, hastalık belirtileriyle organlarda görülen anatomik değişiklikler arasında ilişki kurmuştu.</p>

<p>Bichat, organların farklı dokuların birleşiminden oluştuğunu ve hastalıkların belirli doku türlerini etkileyebileceğini gösterdi.</p>

<p>Virchow ise 19. yüzyılın ortalarında patolojik süreçleri hücresel düzeyde ele aldı.</p>

<p>Bu gelişim tamamen düz ve kesintisiz bir çizgi hâlinde gerçekleşmedi. Çok sayıda araştırmacı ve farklı düşünce geleneği modern patolojinin oluşumuna katkı sağladı.</p>

<p>Bununla birlikte Bichat’ın organ ile hücre arasındaki <strong>doku düzeyini</strong> bağımsız bir araştırma alanı hâline getirmesi, tıp tarihindeki yerini belirleyen en önemli başarısıdır.</p>

<h2>Kısa Bir Ömre Sığan Bilimsel Dönüşüm</h2>

<p>Xavier Bichat’ın yaşamı yalnızca otuz yıl sürdü. Bilimsel çalışmalarının en üretken dönemi ise bundan çok daha kısaydı.</p>

<p>Gelişmiş mikroskoplara, modern görüntüleme yöntemlerine, hücresel analizlere veya moleküler laboratuvarlara sahip değildi.</p>

<p>Elindeki temel araçlar kadavra, diseksiyon, otopsi, deney ve dikkatli gözlemdi.</p>

<p>Buna rağmen insan bedenine yeni bir düzeyden bakmayı başardı.</p>

<p>Organların görünen sınırlarını aşarak onları meydana getiren dokuları merkeze aldı. Hastalığın yalnızca bir organın adıyla değil, o organı oluşturan yapıların değişimiyle de anlaşılabileceğini gösterdi.</p>

<p>Yaşam ve ölümün fizyolojik süreçler olarak araştırılması gerektiğini savundu.</p>

<p>Bichat’ın sınıflandırmalarının önemli bir bölümü zamanla değişti. Vitalist açıklamaları modern biyoloji tarafından terk edildi.</p>

<p>Ancak bilim tarihindeki değeri, bütün cevaplarının günümüzde geçerli olmasından kaynaklanmaz.</p>

<p>Onun gerçek mirası, tıbbın sorduğu sorunun ölçeğini değiştirmesidir.</p>

<p><strong>Hastalıkların doku düzeyinde de anlaşılabileceğini gösteren Xavier Bichat, modern histoloji ve patolojik anatominin gelişeceği zemini hazırlayan en önemli tıp bilim insanlarından biri olarak tarihteki yerini aldı.</strong></p>

<h2>Editörün Etik Notu</h2>

<p>Bu biyografi, Xavier Bichat’ın çalışmalarını kendi döneminin bilimsel koşulları içinde ele almaktadır.</p>

<p>Bichat’ın fizyoloji ve ölüm süreçlerine ilişkin araştırmalarında başvurduğu bazı canlı hayvan deneyleri, 18. yüzyılın sonu ile 19. yüzyılın başındaki bilimsel uygulamaların bir parçasıydı. Bu yöntemlerin tarihsel bağlamda aktarılması, söz konusu uygulamaların günümüz açısından etik veya örnek yöntemler olarak kabul edildiği anlamına gelmemektedir.</p>

<p>Günümüzde hayvanlar üzerinde yürütülen bilimsel araştırmalar; etik kurul değerlendirmesi, hayvan refahının korunması ve hayvan kullanımını değiştirme, azaltma ve iyileştirmeyi amaçlayan 3R ilkeleri çerçevesinde gerçekleştirilmektedir.</p>

<p>Metinde ölüm nedeni, bukkal yağ yastığının tarihsel tanımlanması ve Bichat’ın histoloji içindeki konumu gibi kaynakların tam olarak uyuşmadığı konular kesin hükümlerle aktarılmamış; tarihsel belirsizlikler açıkça belirtilmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Yaşam, ölüme direnen işlevlerin bütünüdür” ifadesi, Bichat’ın <i>Recherches physiologiques sur la vie et la mort</i> adlı eserindeki Fransızca tanımın Türkçe karşılığı olarak verilmiştir.</p>

<h2>Kaynaklar</h2>

<ul>
 <li>Shoja MM, Tubbs RS, Loukas M, Shokouhi G, Ardalan MR. <i>Marie-François Xavier Bichat (1771–1802) and his contributions to the foundations of pathological anatomy and modern medicine</i>. Annals of Anatomy. 2008;190(5):413–420. doi:10.1016/j.aanat.2008.07.004.</li>
 <li>Université Paris Cité, Bibliothèque numérique Medica. <i>Marie-François Xavier Bichat: Chronologie biographique</i>.</li>
 <li>Wellcome Collection. <i>Traité d’anatomie descriptive</i>. Bibliyografik kayıt.</li>
 <li>Mascolo GL, Calabrese N, Eramo S. <i>Buccal Fat Pad: “Glandula” of Heister or “Boule Graisseuse” of Bichat?</i> Journal of the History of Dentistry. 2023;71(2):138–145. doi:10.58929/jhd.2023.071.02.138.</li>
 <li>Bichat X. <i>Recherches physiologiques sur la vie et la mort</i>. Paris, 1800.</li>
 <li>Bichat X. <i>Anatomie générale, appliquée à la physiologie et à la médecine</i>. Paris, 1801.</li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>TIP TARİHİ</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/organlarin-ardindaki-dokulari-goren-hekim-xavier-bichat</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 23:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6862.jpeg" type="image/jpeg" length="72215"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gümüşhane’li Gazi Uzman Çavuş Ünal Çak, Tirebolu’da Boğulma Sonucu Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/gumushaneli-gazi-uzman-cavus-unal-cak-tireboluda-bogulma-sonucu-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/gumushaneli-gazi-uzman-cavus-unal-cak-tireboluda-bogulma-sonucu-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Giresun’un Tirebolu ilçesinde serinlemek için girdiği denizde boğulma tehlikesi geçiren Gazi Uzman Çavuş Ünal Çak, kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>33 yaşındaki Çak’ın vefatı, memleketi Gümüşhane’nin Kürtün ilçesi başta olmak üzere bölgede derin üzüntüye neden oldu.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre olay, Giresun’un Tirebolu ilçesindeki Tirebolu Plajı’nda meydana geldi. Serinlemek amacıyla denize giren 33 yaşındaki Ünal Çak, bir süre sonra dalgaların arasında güçlük yaşamaya başladı. Çevredeki vatandaşların durumu fark etmesi üzerine olay yerine ekipler sevk edildi.</p>

<p>Sudan çıkarılan Çak’a ilk müdahale olay yerinde sağlık ekiplerince yapıldı. Ardından ambulansla hastaneye kaldırılan genç gazi, doktorların tüm çabalarına rağmen kurtarılamadı.</p>

<p>Gazi olarak görev yaptı, sağlık hizmetinde çalışıyordu</p>

<p>Ünal Çak’ın daha önce Uzman Çavuş olarak görev yaptığı, görev sırasında yaşadığı silahlı çatışma nedeniyle gazi unvanı aldığı öğrenildi. Askerlik görevinin ardından Gümüşhane’nin Kürtün ilçesindeki Kürtün Devlet Hastanesi’nde hasta kabul personeli olarak görev yaptığı belirtildi.</p>

<p>Ayrıca Ünal Çak’ın Kürtün Ülkü Ocakları Başkanlığı görevini yürüttüğü, ilçede sevilen ve tanınan isimlerden biri olduğu ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Memleketi Kürtün’de büyük üzüntü</p>

<p>Gümüşhane’nin Kürtün ilçesine bağlı Çayırcukur Köyü nüfusuna kayıtlı olan Ünal Çak’ın vefat haberi, ailesi, yakınları ve sevenlerini yasa boğdu. Bölgedeki çok sayıda kişi sosyal medya üzerinden taziye mesajları paylaşırken, Çak’ın fedakâr kişiliği ve yardımseverliğiyle hatırlandığı belirtildi.</p>

<p>Ünal Çak’ın cenaze programına ilişkin bilgilerin ailesi tarafından daha sonra paylaşılması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/gumushaneli-gazi-uzman-cavus-unal-cak-tireboluda-bogulma-sonucu-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 23:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6861-1.jpeg" type="image/jpeg" length="99010"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[D vitamini için yaz güneşi herkeste yeterli olmayabilir]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/d-vitamini-icin-yaz-gunesi-herkeste-yeterli-olmayabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/d-vitamini-icin-yaz-gunesi-herkeste-yeterli-olmayabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere’de yürütülen yeni bir araştırma, yaz aylarında güneş ışığına rağmen D vitamini düzeylerinin özellikle ileri yaştaki bireylerde ve koyu ten rengine sahip kişilerde beklenen ölçüde yükselmediğini ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bulgular, yalnızca yaz güneşine güvenmenin bazı risk grupları için yeterli olmayabileceğine işaret ediyor.</p>

<p>Yaz aylarında güneş ışığına çıkmanın D vitamini eksikliğini doğal olarak düzelttiği düşüncesi, yeni bir bilimsel çalışmayla yeniden tartışmaya açıldı. İngiltere’deki Newcastle Üniversitesi İnsan Beslenmesi ve Egzersiz Araştırma Merkezi tarafından yürütülen, hakemli bir beslenme dergisinde yayımlanan gözlemsel araştırmada yaklaşık 300 kişinin D vitamini düzeyleri değerlendirildi. Çalışma, özellikle 65 yaş ve üzerindeki bireylerde ile koyu ten rengine sahip yetişkinlerde yaz mevsiminin tek başına yeterli iyileşmeyi sağlamadığını gösterdi.[1]</p>

<p>Yaklaşık 300 kişi bir yıl boyunca takip edildi</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmada Aralık 2024 ile Ağustos 2025 arasında kuzey İngiltere’de yaşayan 299 gönüllünün parmak ucundan alınan kan örnekleri incelendi. Katılımcıların yaklaşık yarısını 65 yaş ve üzerindeki bireyler, diğer yarısını ise 18 yaş üstü koyu ten rengine sahip yetişkinler oluşturdu. Çalışmaya D vitamini takviyesi kullanan kişiler dahil edilmedi.[1]</p>

<p>Analizlere göre 65 yaş ve üzerindeki katılımcıların yaklaşık yüzde 55’inde, koyu ten rengine sahip grubun ise yüzde 72’sinden fazlasında D vitamini düzeyleri önerilen sınırların altında kaldı. En dikkat çekici bulgu ise ölçümlerin kıştan yaz aylarına ilerlemesine rağmen bu oranların anlamlı biçimde değişmemesi oldu.[1]</p>

<p>Neden yaz güneşi herkeste aynı etkiyi göstermiyor?</p>

<p>Araştırmacılar bunun birkaç temel nedeni olabileceğini belirtiyor.</p>

<p>İlk neden yaşlanma. İlerleyen yaşla birlikte cildin ultraviyole B (UVB) ışınlarını kullanarak D vitamini üretme kapasitesi azalıyor. Ayrıca yaşlı bireyler genellikle daha az süre açık havada vakit geçiriyor.[1]</p>

<p>İkinci önemli faktör ise cilt pigmentasyonu. Deriye rengini veren melanin, UV ışınlarının bir kısmını engelleyerek doğal koruma sağlıyor. Ancak bu durum aynı zamanda D vitamini üretimi için daha uzun süre güneş ışığına maruz kalmayı gerektirebiliyor.[1]</p>

<p>Üçüncü etken coğrafi konum. Kuzey İngiltere gibi yüksek enlemlerde UVB ışınlarının şiddeti yılın önemli bölümünde düşük olduğu için yaz aylarında bile yeterli D vitamini sentezi herkeste gerçekleşmeyebiliyor.[1]</p>

<p>D vitamini neden önemli?</p>

<p>D vitamini, bağırsaklardan kalsiyum emilimini artırarak kemik sağlığının korunmasına katkı sağlıyor. Bunun yanında kas fonksiyonları ve bağışıklık sistemi üzerinde de önemli görevleri bulunuyor.[2]</p>

<p>Bilim insanları D vitamini ile depresyon, bağışıklık sistemi ve bazı kronik hastalıklar arasındaki ilişkilerin araştırılmaya devam ettiğini ancak bu alanlarda elde edilen bulguların henüz kesin neden-sonuç ilişkisi ortaya koymadığını vurguluyor.[1][2]</p>

<p>Bulgular tüm toplum için geçerli değil</p>

<p>Araştırmanın önemli sınırlılıkları da bulunuyor. Çalışmaya yalnızca başlangıçta D vitamini düzeyi düşük kişiler alındı ve D vitamini takviyesi kullanan bireyler araştırmaya dahil edilmedi. Bu nedenle elde edilen sonuçlar toplumun tamamına genellenemiyor.[1]</p>

<p>Ayrıca araştırmanın finansmanı besin takviyesi üreten bir şirket tarafından sağlandı. Araştırmacılar şirketin çalışma tasarımı ve veri analizine müdahil olmadığını belirtirken, çıkar çatışması bilgisini de bilimsel şeffaflık kapsamında yayımladı.[1]</p>

<p>Uzmanlar bu bulguların özellikle yaşlı bireyler, koyu ten rengine sahip kişiler ve güneş ışığına sınırlı maruz kalan gruplarda D vitamini eksikliğinin yalnızca yaz aylarına güvenilerek giderilemeyebileceğini gösterdiğini ifade ediyor. Bununla birlikte hangi kişilerin takviyeye ihtiyaç duyduğunun kan testi ve bireysel risk değerlendirmesiyle belirlenmesi gerektiğinin altı çiziliyor.[1][2]</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] Corfe B ve ark. Vitamin D insufficiency in at-risk populations in northern Britain. European Journal of Clinical Nutrition. 2026.</p>

<p>[2] Institute of Medicine. Dietary Reference Intakes for Calcium and Vitamin D. National Academies Press. 2011.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/d-vitamini-icin-yaz-gunesi-herkeste-yeterli-olmayabilir</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 22:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6854.jpeg" type="image/jpeg" length="64430"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beşiktaş scout ekibi Avrupa’yı tarıyor! Siyah-beyazlıların radarındaki 5 genç yetenek]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/besiktas-scout-ekibi-avrupayi-tariyor-siyah-beyazlilarin-radarindaki-5-genc-yetenek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/besiktas-scout-ekibi-avrupayi-tariyor-siyah-beyazlilarin-radarindaki-5-genc-yetenek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beşiktaş, yeni sezon yapılanmasını yalnızca tecrübeli isimler üzerine kurmuyor. Siyah-beyazlıların scout departmanının Avrupa ve Kuzey Amerika’da gelecek vadeden genç futbolcular için kapsamlı performans analizleri yaptığı, farklı liglerde öne çıkan isimleri yakından takip ettiği konuşuluyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kulüpten bu oyuncularla ilgili resmî bir açıklama bulunmazken, scout çevrelerinde öne çıkan profiller dikkat çekiyor.</p>

<p>Geleceğe yatırım planı</p>

<p>Beşiktaş yönetiminin son dönemde genç, gelişime açık ve ekonomik değeri artabilecek futbolculara yönelik stratejisini sürdürdüğü belirtiliyor. Scout ekibinin canlı maç izlemeleri, veri analizleri ve karakter değerlendirmeleriyle hazırladığı raporların teknik heyete düzenli olarak sunulduğu ifade ediliyor. Ancak adı geçen oyuncular için resmî teklif yapıldığına veya transfer görüşmelerinin başladığına ilişkin doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor.</p>

<p>Scout radarında olduğu konuşulan oyuncu profilleri</p>

<p>Zavier Gozo | Sol Kanat | ABD | 18 yaş</p>

<p>Hızı, bire birdeki etkinliği ve yüksek gelişim potansiyeliyle dikkat çeken genç kanat oyuncusunun Avrupa kulüplerinin radarında olduğu belirtiliyor. Scout çevrelerinde Beşiktaş’ın da performansını yakından takip ettiği öne sürülen isimlerden biri olarak gösteriliyor.</p>

<p>Mert Kömür | Ofansif Orta Saha | Almanya | 20 yaş</p>

<p>Teknik kapasitesi ve oyun görüşüyle öne çıkan genç orta saha oyuncusunun, siyah-beyazlı scout ekibinin raporlarında yer aldığı yönünde iddialar bulunuyor. Ancak bu aşamada doğrulanmış bir transfer süreci bulunmuyor.</p>

<p>Filip Prebsl | Sol Stoper | Çekya | 21 yaş</p>

<p>Geriden oyun kurabilen, sol ayağını etkili kullanan savunmacı profiliyle dikkat çeken Prebsl’in birçok Avrupa kulübü tarafından izlendiği değerlendiriliyor.</p>

<p>Mamadou Sangaré | Merkez Orta Saha | Mali | 22 yaş</p>

<p>Yüksek temposu, top kazanma becerisi ve iki yönlü oyun yapısıyla dikkat çeken Sangaré’nin gelişime açık oyuncu profiline uygun olduğu konuşuluyor.</p>

<p>João Vitor Rêgo | Sol Kanat | Brezilya | 19 yaş</p>

<p>Güney Amerika’nın yükselen genç yetenekleri arasında gösterilen Rêgo’nun Avrupa’ya transfer yapabilecek isimlerden biri olduğu belirtilirken, farklı kulüplerin scout ekipleri tarafından takip edildiği ifade ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Süreç scout aşamasında</p>

<p>Scout raporlarının hazırlanması, transfer sürecinin yalnızca ilk adımını oluşturuyor. Performans analizleri, canlı gözlemler ve mali değerlendirmeler sonrasında kulüpler resmî temas kurma kararı alabiliyor. Bu nedenle adı geçen futbolcuların Beşiktaş’a transfer olacağı yönünde kesin bir değerlendirme yapmak için henüz erken. Kulüpten veya oyuncu taraflarından bu isimlerle ilgili resmî bir açıklama bulunmuyor. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/besiktas-scout-ekibi-avrupayi-tariyor-siyah-beyazlilarin-radarindaki-5-genc-yetenek</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 21:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6853.jpeg" type="image/jpeg" length="91626"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fenerbahçe scout ekibi dört ülkede! Sarı-lacivertlilerin radarındaki genç yıldız adayları]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/fenerbahce-scout-ekibi-dort-ulkede-sari-lacivertlilerin-radarindaki-genc-yildiz-adaylari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/fenerbahce-scout-ekibi-dort-ulkede-sari-lacivertlilerin-radarindaki-genc-yildiz-adaylari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe, yeni sezonun transfer planlamasında yalnızca yıldız isimlere değil, geleceğe yatırım niteliği taşıyan genç futbolculara da odaklanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Avrupa ve Güney Amerika’daki scout ağını genişleten sarı-lacivertlilerin, farklı liglerde forma giyen gelişime açık oyuncular için kapsamlı performans analizleri yaptığı konuşuluyor. Kulüpten bu isimlerle ilgili resmî bir açıklama bulunmazken, scout çevrelerinde öne çıkan profiller dikkat çekiyor.</p>

<p>Gençleşme stratejisi hız kesmiyor</p>

<p>Son yıllarda genç oyunculara yatırım yaparak sportif ve ekonomik değer üretmeyi hedefleyen Fenerbahçe’nin, 19-22 yaş aralığındaki potansiyelli futbolcuları yakından izlemeyi sürdürdüğü belirtiliyor.</p>

<p>Scout departmanının Avrupa’nın yükselen ligleri ile Güney Amerika pazarında düzenli maç takipleri yaptığı, performans verileri ve karakter analizlerini teknik ekiple paylaştığı ifade ediliyor. Ancak bu isimler için resmî teklif yapıldığına veya transfer görüşmelerine başlandığına ilişkin doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor.</p>

<p>Scout radarında olduğu konuşulan profiller</p>

<p>João Vitor Rêgo | Sol Kanat | Brezilya | 19 yaş</p>

<p>Patlayıcı hızı, bire birde adam eksiltme becerisi ve hücum çeşitliliğiyle dikkat çeken genç kanat oyuncusunun Avrupa’ya transfer yapabilecek isimler arasında gösterildiği belirtiliyor. Fenerbahçe scoutlarının Güney Amerika raporlarında yer aldığı iddia edilen futbolculardan biri olarak öne çıkıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Vladyslav Velikan | Merkez Orta Saha | Ukrayna | 19 yaş</p>

<p>Top tekniği, oyun görüşü ve pas kalitesiyle dikkat çeken genç orta saha oyuncusunun Ukrayna futbolunun gelecek vadeden isimleri arasında gösterildiği ifade ediliyor. Orta sahaya dinamizm katabilecek profiller arasında değerlendiriliyor.</p>

<p>Filip Prebsl | Sol Stoper | Çekya | 21 yaş</p>

<p>Sol ayağını etkili kullanabilen, geriden oyun kurma becerisiyle öne çıkan genç savunmacının Avrupa kulüplerinin radarında olduğu konuşuluyor. Fenerbahçe’nin savunmada gençleşme planı doğrultusunda analiz edilen profiller arasında adı geçiyor.</p>

<p>Mamadou Sangaré | Merkez Orta Saha | Mali | 22 yaş</p>

<p>Yüksek fizik gücü, top kazanma becerisi ve iki yönlü oyun anlayışıyla öne çıkan Sangaré’nin gelişim potansiyeli nedeniyle birçok scout ekibi tarafından takip edildiği belirtiliyor.</p>

<p>Archange Bintsouka | Santrfor | Kongo Cumhuriyeti | 22 yaş</p>

<p>Ceza sahası içindeki etkinliği ve fiziksel özellikleriyle dikkat çeken genç golcü için farklı Avrupa kulüplerinin de performans raporları hazırladığı öne sürülüyor.</p>

<p>Henüz transfer aşamasına gelinmedi</p>

<p>Scout çalışmaları, transfer sürecinin ilk basamağını oluşturuyor. Oyuncuların canlı izlenmesi, veri analizleri ve karakter değerlendirmeleri olumlu sonuçlansa bile her dosya resmî teklife dönüşmeyebiliyor.</p>

<p>Bu nedenle adı geçen futbolcuların Fenerbahçe’ye transfer olacağı yönünde kesin bir değerlendirme yapmak için henüz erken. Sarı-lacivertli kulüpten veya oyuncu taraflarından bu isimlerle ilgili resmî bir açıklama bulunmuyor.</p>

<p>Önümüzdeki haftalarda Avrupa’da transfer döneminin hız kazanmasıyla birlikte scout raporlarının somut girişimlere dönüşüp dönüşmeyeceği yakından takip edilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/fenerbahce-scout-ekibi-dort-ulkede-sari-lacivertlilerin-radarindaki-genc-yildiz-adaylari</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 21:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6852.jpeg" type="image/jpeg" length="40005"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kolesterolü Düşürmeye Yardımcı 11 Alışkanlık Bilimsel Kanıtlarla Destekleniyor]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/kolesterolu-dusurmeye-yardimci-11-aliskanlik-bilimsel-kanitlarla-destekleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/kolesterolu-dusurmeye-yardimci-11-aliskanlik-bilimsel-kanitlarla-destekleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kan kolesterolünü düşürmek için tek bir “süper gıda” yeterli değil. Güncel bilimsel veriler; liften zengin beslenme, düzenli egzersiz, zeytinyağı, kuruyemiş ve balık tüketimi gibi yaşam tarzı değişikliklerinin LDL yani “kötü” kolesterol düzeylerini azaltmaya yardımcı olabileceğini gösteriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bu öneriler, kalp ve damar hastalıkları riskini azaltmaya yönelik uluslararası kılavuzlarla da büyük ölçüde uyumlu bulunuyor.</p>

<p>Yüksek kolesterol, dünya genelinde kalp krizi ve inmenin en önemli önlenebilir risk faktörlerinden biri olmaya devam ediyor. Kardiyoloji ve beslenme alanındaki güncel bilimsel veriler, kolesterol yönetiminde ilaç tedavisinin yanı sıra yaşam tarzı değişikliklerinin de önemli rol oynadığını ortaya koyuyor.[1][2]</p>

<p>Uzmanların değerlendirmelerine göre özellikle LDL kolesterolü düşürmeye yönelik beslenme düzeni, fiziksel aktivite ve kilo kontrolü birlikte uygulandığında daha belirgin yarar sağlayabiliyor.[1][2]</p>

<p>Çözünür lif ilk sırada yer alıyor</p>

<p>Bilimsel çalışmalarda en güçlü kanıtlardan biri çözünür lif için bulunuyor. Yulaf, arpa, kuru baklagiller, elma, narenciye ve benzeri besinlerde bulunan çözünür lif, bağırsakta kolesterolün emilimini azaltarak LDL seviyelerinin düşmesine katkı sağlayabiliyor.[1][2]</p>

<p>Günlük yaklaşık 5 ila 10 gram çözünür lif tüketiminin LDL kolesterolde anlamlı düşüş sağlayabileceği bildiriliyor.[1]</p>

<p>Trans yağlardan uzak durmak önem taşıyor</p>

<p>Endüstriyel trans yağların tüketimi LDL kolesterolü yükseltirken HDL yani “iyi” kolesterolü azaltabiliyor. Birçok ülkede kullanımının sınırlandırılmasına rağmen işlenmiş bazı ürünlerde hâlâ bulunabiliyor. Uzmanlar etiket kontrolünün önemine dikkat çekiyor.[2]</p>

<p>Hareket etmek sadece kilo vermek için değil</p>

<p>Haftada en az 150 dakika orta şiddette fiziksel aktivite yapılması; HDL kolesterolün yükselmesine, trigliseridlerin azalmasına ve genel kalp damar sağlığının iyileşmesine katkı sağlayabiliyor.[2]</p>

<p>Düzenli egzersizin etkisi genellikle birkaç hafta içinde görülmeye başlarken, yaşam tarzının kalıcı hâle getirilmesi daha uzun vadeli fayda sağlıyor.[2]</p>

<p>Zeytinyağı ve kuruyemişler öne çıkıyor</p>

<p>Doymuş yağlar yerine sızma zeytinyağı gibi tekli doymamış yağ asitlerinden zengin yağların tercih edilmesi LDL kolesterol üzerinde olumlu etki gösterebiliyor.[2]</p>

<p>Badem, ceviz, fındık ve benzeri kuruyemişler ise hem sağlıklı yağlar hem de bitkisel steroller içeriyor. Düzenli ve ölçülü tüketildiklerinde kolesterol yönetimine katkı sağlayabilecek besinler arasında yer alıyor.[1][2]</p>

<p>Balık tüketimi kırmızı etin yerine öneriliyor</p>

<p>Somon, sardalya ve uskumru gibi yağlı balıklar omega-3 yağ asitleri açısından zengin kabul ediliyor. Uzmanlar haftada iki kez balık tüketiminin kalp sağlığını destekleyebileceğini belirtiyor. Bu yaklaşım aynı zamanda doymuş yağ alımının azaltılmasına da yardımcı oluyor.[2]</p>

<p>Bitki ağırlıklı beslenmenin etkisi</p>

<p>Sebze, meyve, tam tahıl ve baklagillerin ağırlıkta olduğu beslenme modeli; lif, bitkisel protein ve doğal fitokimyasallar sayesinde kolesterol kontrolüne katkı sağlayabiliyor.[3]</p>

<p>Araştırmalar, tamamen vegan beslenmenin zorunlu olmadığını; bitkisel gıdaların oranını artırmanın bile kalp sağlığı açısından anlamlı kazanımlar sağlayabileceğini gösteriyor.[3]</p>

<p>Bitkisel steroller dikkat çekiyor</p>

<p>Bitkisel steroller ve stanoller, bağırsakta kolesterol emilimini azaltarak LDL kolesterolün düşmesine yardımcı olabiliyor. Günlük yaklaşık 2 gram alımın bazı kişilerde LDL kolesterolü yüzde 5 ila 14 arasında azaltabildiği bildiriliyor.[4]</p>

<p>Bu bileşikler doğal olarak bazı bitkisel besinlerde bulunsa da günlük etkili miktara ulaşmak için zenginleştirilmiş gıdalardan da yararlanılabiliyor.[4]</p>

<p>Kilo kaybı ve sigaranın bırakılması da etkili</p>

<p>Fazla kilolu bireylerde vücut ağırlığının azaltılması kolesterol profilinin iyileşmesine katkıda bulunabiliyor. Bunun yanında sigaranın bırakılması HDL kolesterolün yükselmesini desteklerken kalp damar hastalığı riskini de azaltıyor.[2]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tek başına beslenme her zaman yeterli olmayabilir</p>

<p>Uzmanlar, ailesel hiperkolesterolemi gibi genetik nedenlerle gelişen yüksek kolesterol vakalarında yalnızca beslenme değişikliklerinin yeterli olmayabileceğini vurguluyor. Bu kişilerde yaşam tarzı düzenlemelerine ek olarak ilaç tedavisi gerekebiliyor.[2]</p>

<p>Bilimsel veriler, kolesterol kontrolünde en başarılı yaklaşımın tek bir besine odaklanmak yerine; sağlıklı beslenme, düzenli hareket, kilo kontrolü ve sigarasız yaşamı birlikte içeren bütüncül bir yaşam tarzı olduğunu gösteriyor.[1][2][3]</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] Grundy SM ve ark. 2018 Guideline on the Management of Blood Cholesterol. Journal of the American College of Cardiology. 2019.</p>

<p>[2] Arnett DK ve ark. Guideline on the Primary Prevention of Cardiovascular Disease. Circulation. 2019.</p>

<p>[3] Kris-Etherton PM ve ark. Position of the Academy of Nutrition and Dietetics: Vegetarian Dietary Patterns. Journal of the Academy of Nutrition and Dietetics. 2016.</p>

<p>[4] Gylling H ve ark. Plant Sterols and Plant Stanols in the Management of Dyslipidaemia and Prevention of Cardiovascular Disease. Atherosclerosis. 2014.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BESLENME</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/kolesterolu-dusurmeye-yardimci-11-aliskanlik-bilimsel-kanitlarla-destekleniyor</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 20:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6851.jpeg" type="image/jpeg" length="20790"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fulham’dan Trabzonspor’un yıldızına dev teklif! Chibuike Nwaiwu iddiası]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/fulhamdan-trabzonsporun-yildizina-dev-teklif-chibuike-nwaiwu-iddiasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/fulhamdan-trabzonsporun-yildizina-dev-teklif-chibuike-nwaiwu-iddiasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzonspor’un savunmadaki önemli isimlerinden Chibuike Nwaiwu için Premier Lig iddiaları güç kazandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İngiltere kaynaklı haberlere göre Fulham, Nijeryalı stoper için teklifini yükseltirken kulüpler arasındaki görüşmelerin sürdüğü öne sürüldü. Taraflardan ise henüz resmî bir açıklama gelmedi.</p>

<p>Premier Lig ekibinin ilgisi sürüyor</p>

<p>Yeni sezon öncesi kadrosunu güçlendirmek isteyen Fulham’ın, Trabzonspor forması giyen Chibuike Nwaiwu transferinden vazgeçmediği iddia edildi.</p>

<p>İngiltere’de kulübe yakın yayınlarda yer alan bilgilere göre Londra temsilcisinin, bordo-mavili kulübe sunduğu teklifini yaklaşık 22,9 milyon sterlin seviyesine yükselttiği öne sürüldü. Aynı haberlerde taraflar arasındaki pazarlığın devam ettiği ve görüşmelerin henüz sonuçlanmadığı aktarıldı.</p>

<p>Trabzonspor’un beklentisi masada</p>

<p>Transfer kulislerine göre Trabzonspor yönetiminin, oyuncunun performansı ve potansiyeli nedeniyle daha yüksek bir bonservis geliri hedeflediği ifade ediliyor.</p>

<p>Kulüpler arasında temasların sürdüğü ileri sürülse de anlaşmaya varıldığı veya transferin tamamlandığı yönünde doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor.</p>

<p>Oyuncuya Premier Lig sözleşmesi iddiası</p>

<p>Nijerya kaynaklı bazı haberlerde ise Fulham’ın, Chibuike Nwaiwu’ya uzun vadeli ve yıllık yaklaşık 2,5 milyon avro kazanacağı bir sözleşme önerdiği iddia edildi.</p>

<p>Bu iddialar bağımsız resmî kaynaklar tarafından doğrulanmış değil.</p>

<p>Resmî açıklama bekleniyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Trabzonspor, Fulham veya oyuncunun temsilcileri transfer süreciyle ilgili herhangi bir resmî açıklama yapmadı.</p>

<p>Bu nedenle Chibuike Nwaiwu dosyası, Avrupa transfer piyasasında yakından takip edilen ancak henüz resmiyet kazanmayan görüşmeler arasında yer alıyor. Önümüzdeki günlerde kulüplerden gelecek açıklamalar ve olası yeni tekliflerin transferin seyrini belirlemesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/fulhamdan-trabzonsporun-yildizina-dev-teklif-chibuike-nwaiwu-iddiasi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 20:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6849-1.jpeg" type="image/jpeg" length="90236"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzonspor’dan Tolu Arokodare hamlesi! İngiltere’den dikkat çeken transfer iddiası]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonspordan-tolu-arokodare-hamlesi-ingiltereden-dikkat-ceken-transfer-iddiasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonspordan-tolu-arokodare-hamlesi-ingiltereden-dikkat-ceken-transfer-iddiasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni sezon öncesinde forvet hattını güçlendirmek isteyen Trabzonspor’un, Nijeryalı golcü Tolu Arokodare için girişimlerini sürdürdüğü öne sürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İngiltere kaynaklı transfer kulislerine göre bordo-mavili kulübün sunduğu teklif değerlendirmeye alınırken, oyuncunun kariyer planlamasında Serie A seçeneği de öne çıkıyor.</p>

<p>Trabzonspor’un golcü arayışı sürüyor</p>

<p>Transfer çalışmalarına devam eden Trabzonspor’un, Avrupa’da dikkat çeken performansıyla öne çıkan Tolu Arokodare’yi kadrosuna katmak istediği iddia edildi.</p>

<p>İngiltere’de kulübe yakın yayın organlarında yer alan bilgilere göre bordo-mavili ekip, Nijeryalı santrfor için teklif sundu. Haberlere göre İngiliz kulübü bu teklife olumlu yaklaşırken, transfer sürecinin henüz sonuçlanmadığı belirtiliyor.</p>

<p>Oyuncunun önceliği Serie A iddiası</p>

<p>Yabancı basındaki iddialara göre Tolu Arokodare’nin kariyerine İtalya’da devam etmeye sıcak baktığı ve Serie A’dan gelen ihtimalleri de değerlendirdiği öne sürülüyor.</p>

<p>Bu nedenle Trabzonspor’un ilgisine rağmen oyuncunun nihai kararını henüz vermediği ifade ediliyor.</p>

<p>Resmî anlaşma bulunmuyor</p>

<p>Transfer kulislerinde taraflar arasındaki temasların sürdüğü ileri sürülse de kulüpler arasında resmî anlaşma sağlandığına ilişkin doğrulanmış bir açıklama bulunmuyor.</p>

<p>Oyuncunun Trabzon’a geleceği, sağlık kontrolünden geçeceği veya sözleşme imzalayacağı yönündeki iddialar da şu aşamada bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanmış değil.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gözler taraflardan gelecek açıklamalarda</p>

<p>Trabzonspor cephesi ve oyuncu tarafı, transfer iddialarıyla ilgili resmî bir açıklama yapmadı.</p>

<p>Bu nedenle Tolu Arokodare dosyası, yabancı kaynaklara yansıyan ve takip edilen transfer kulisleri arasında yer alırken, sürecin önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonspordan-tolu-arokodare-hamlesi-ingiltereden-dikkat-ceken-transfer-iddiasi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 20:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6848.jpeg" type="image/jpeg" length="43669"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Gülden Eser Karlıdağ’dan Dünya Hepatit Günü’nde Kritik Uyarı: Erken Tanı Hayat Kurtarıyor]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/prof-dr-gulden-eser-karlidagdan-dunya-hepatit-gununde-kritik-uyari-erken-tani-hayat-kurtariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/prof-dr-gulden-eser-karlidagdan-dunya-hepatit-gununde-kritik-uyari-erken-tani-hayat-kurtariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği (EKMUD) Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Gülden Eser Karlıdağ, 28 Temmuz Dünya Hepatit Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, viral hepatitlerin dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen ancak çoğu zaman belirti vermeden ilerleyen ciddi enfeksiyon hastalıkları olduğuna dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Karlıdağ, toplumun bilinçlendirilmesi, risk grubundaki bireylerin taranması ve aşılamanın yaygınlaştırılmasının, hepatitle mücadelede en güçlü silahlar olduğunu vurguladı.</p>

<p></p>

<p>Her yıl 28 Temmuz’un, viral hepatitlere karşı farkındalığı artırmak ve erken tanının önemini vurgulamak amacıyla Dünya Hepatit Günü olarak kutlandığını hatırlatan Prof. Dr. Gülden Eser Karlıdağ, Dünya Sağlık Örgütü’nün bu yıl belirlediği “Harekete Geçme Zamanı” temasının, viral hepatitlerin ortadan kaldırılması hedefi için gecikmeden somut adımlar atılması gerektiğini ortaya koyduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Karlıdağ, hepatit B ve hepatit C enfeksiyonlarının uzun yıllar hiçbir klinik belirti vermeden ilerleyebildiğini belirterek, bu sessiz sürecin hastalığın en tehlikeli yönlerinden biri olduğunu ifade etti.</p>

<p>“Birçok kişi yıllarca hepatit taşıdığını bilmeden yaşamını sürdürüyor. Hastalık belirti vermediği için tanı gecikiyor. Oysa bu süreçte virüs karaciğerde ilerleyici hasara neden olabiliyor. Zamanında fark edilmeyen kronik enfeksiyonlar siroz, karaciğer yetmezliği ve karaciğer kanseri gibi yaşamı tehdit eden tablolara yol açabiliyor.” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Dünya genelinde yüz milyonlarca kişi enfekte</p>

<p>Viral hepatitlerin küresel ölçekte önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ettiğini belirten Karlıdağ, dünya genelinde 300 milyondan fazla kişinin kronik hepatit B veya hepatit C enfeksiyonu ile yaşadığının tahmin edildiğini, ancak hastaların büyük bölümünün enfekte olduğundan habersiz olduğunu söyledi.</p>

<p>Bu nedenle erken tanının yalnızca bireyin sağlığı açısından değil, toplumdaki bulaş zincirinin kırılması bakımından da kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Karlıdağ, etkin tarama programlarının daha fazla kişiye ulaştırılması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Bulaş yollarına ilişkin yanlış bilgiler düzeltilmeli</p>

<p>Toplumda hepatitlerin bulaşma şekline ilişkin yanlış inanışların sürdüğünü belirten Prof. Dr. Gülden Eser Karlıdağ, hepatit B ve hepatit C’nin temel olarak enfekte kan ve kan ürünleri, korunmasız cinsel temas ile bazı girişimsel işlemler sırasında bulaştığını söyledi.</p>

<p>Sterilizasyon kurallarına uyulmayan dövme, piercing, manikür-pedikür uygulamaları, ortak enjektör kullanımı ve güvenli olmayan cerrahi girişimlerin bulaş açısından risk oluşturduğunu belirten Karlıdağ, hepatit B’nin doğum sırasında anneden bebeğe de geçebildiğini kaydetti.</p>

<p>Karlıdağ, buna karşın hepatit B ve C’nin el sıkışmakla, sarılmakla, aynı ortamda bulunmakla, ortak çatal-kaşık kullanmakla, yiyecek paylaşmakla veya aynı tuvaleti kullanmakla bulaşmadığını özellikle vurgulayarak, yanlış bilgilerin hastaların toplumdan dışlanmasına neden olabildiğini söyledi.</p>

<p></p>

<p>Kimlerin mutlaka tarama yaptırması gerekiyor?</p>

<p>Ulusal ve uluslararası kılavuzlar doğrultusunda bazı grupların mutlaka hepatit taramasından geçirilmesi gerektiğini belirten Karlıdağ, özellikle;</p>

<ul>
 <li>1998 yılı öncesinde doğmuş ve hepatit B aşısı olmayan erişkinlerin,</li>
 <li>Tüm gebelerin,</li>
 <li>Kan ve kan ürünü teması bulunan kişilerin,</li>
 <li>Sterilizasyon koşulları şüpheli girişimsel işlemler yaptıranların,</li>
 <li>Hemodiyaliz hastalarının,</li>
 <li>Sık kan transfüzyonu alan bireylerin,</li>
 <li>Kemoterapi veya bağışıklık sistemini baskılayan tedavi alacak hastaların,</li>
 <li>Hepatit taşıyan kişilerle aynı evde yaşayanların,</li>
 <li>Sağlık çalışanlarının</li>
</ul>

<p>mutlaka hepatit B ve hepatit C yönünden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Hepatit B aşıyla önlenebiliyor, Hepatit C tedavi edilebiliyor</p>

<p>Prof. Dr. Gülden Eser Karlıdağ, hepatit B’ye karşı geliştirilen aşının modern tıbbın en başarılı koruyucu uygulamalarından biri olduğunu belirterek, Türkiye’de 1998 yılından bu yana sürdürülen çocukluk çağı aşılama programının yeni nesillerde hastalığın görülme sıklığını önemli ölçüde azalttığını söyledi.</p>

<p>Henüz aşılanmamış erişkinlerin de aşılanmasının toplum bağışıklığını güçlendireceğini ifade eden Karlıdağ, hepatit B aşısının aynı zamanda siroz ve karaciğer kanseri gibi ölümcül komplikasyonların gelişmesini önleyen en önemli koruyucu yöntemlerden biri olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Hepatit C tedavisinde ise son yıllarda önemli ilerlemeler kaydedildiğini belirten Karlıdağ, yeni nesil doğrudan etkili antiviral ilaçlarla uygulanan 8 ila 12 haftalık tedaviler sayesinde hastaların büyük bölümünde kalıcı iyileşme sağlanabildiğini söyledi.</p>

<p>“Basit bir kan testi hayat kurtarabilir”</p>

<p>Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen viral hepatit önleme ve kontrol çalışmalarının önemine değinen Prof. Dr. Gülden Eser Karlıdağ, evlilik öncesi taramalar, gebelik takipleri, cerrahi girişimler öncesindeki değerlendirmeler ve risk gruplarının düzenli olarak taranmasının toplum sağlığı açısından büyük önem taşıdığını belirtti.</p>

<p>Karlıdağ, açıklamasını şu çağrıyla tamamladı:</p>

<p>“Hayatı boyunca hiç hepatit paneli yaptırmamış vatandaşlarımızın sağlık kuruluşlarına başvurarak HBsAg ve Anti-HCV testlerini yaptırmalarını öneriyoruz. Basit bir serolojik test sayesinde hastalık erken dönemde saptanabilir, karaciğer hasarı gelişmeden tedaviye başlanabilir ve yaşam kurtarılabilir. Viral hepatitlerin eliminasyonu ancak toplumun bilinçlenmesi, erken tanının yaygınlaştırılması ve koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesiyle mümkün olacaktır.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/prof-dr-gulden-eser-karlidagdan-dunya-hepatit-gununde-kritik-uyari-erken-tani-hayat-kurtariyor</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 18:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6844-1.jpeg" type="image/jpeg" length="40192"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzonspor’dan Gençlik Operasyonu! Scout Ekibinin Radarındaki 4 Yıldız]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonspordan-genclik-operasyonu-scout-ekibinin-radarindaki-4-yildiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonspordan-genclik-operasyonu-scout-ekibinin-radarindaki-4-yildiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzonspor, yeni sezon kadro planlamasında geleceğe yatırım yapmayı sürdürüyor. Bordo-mavili ekibin scout ağı tarafından takip edilen genç oyuncular arasında Kojo Peprah Oppong, Ian Subiabre, Rafael Coutinho ve Daniel Karlsbakk’ın öne çıktığı belirtiliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeni sezon öncesinde kadrosunu hem rekabetçi hem de geleceğe yatırım yapacak isimlerle güçlendirmeyi hedefleyen Trabzonspor’da scout ekibinin çalışmaları sürüyor. Bordo-mavili kulübün Avrupa ve Güney Amerika pazarında uzun süredir takip ettiği genç oyuncular transfer gündeminde yer almaya devam ediyor.</p>

<p>Son dönemde yabancı basında ve transfer kulislerinde öne çıkan isimler arasında OGC Nice’in Ganalı stoperi Kojo Peprah Oppong, River Plate’in genç kanadı Ian Subiabre, Palmeiras’ın orta saha oyuncusu Rafael Coutinho ve Sarpsborg 08’in golcüsü Daniel Karlsbakk bulunuyor.</p>

<p>Savunmada Oppong ismi öne çıkıyor</p>

<p>Trabzonspor’un savunma hattı için takip ettiği iddia edilen isimlerden biri OGC Nice forması giyen 22 yaşındaki Kojo Peprah Oppong oldu. Fransız ekibinin mali planlaması kapsamında bazı oyuncular için teklifleri değerlendirebileceği konuşulurken, genç stoperin Burnley’in de radarında olduğu öne sürülüyor.</p>

<p>Fizik gücü, hava hakimiyeti ve atletik yapısıyla dikkat çeken Oppong’un, Trabzonspor’un genç ve gelişime açık oyuncu profiline uyduğu değerlendiriliyor.</p>

<p>Güney Amerika pazarı yakından izleniyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Trabzonspor scout ekibinin uzun süredir Güney Amerika’da da takiplerini sürdürdüğü belirtiliyor. River Plate’in 19 yaşındaki kanat oyuncusu Ian Subiabre ile Palmeiras’ın 20 yaşındaki orta saha oyuncusu Rafael Coutinho’nun bordo-mavili kulübün izleme listesinde yer aldığı iddia ediliyor. Her iki oyuncunun da yüksek gelişim potansiyeli nedeniyle Avrupa kulüplerinin dikkatini çektiği ifade ediliyor.</p>

<p>Karlsbakk yeniden gündemde</p>

<p>Trabzonspor’un daha önce de ilgilendiği belirtilen Norveçli golcü Daniel Karlsbakk’ın ismi yeniden transfer gündemine geldi. Sarpsborg 08 forması giyen genç santrforun, hücum hattı için değerlendirilen alternatiflerden biri olduğu öne sürülüyor. Son dönemde Norveç basınında da Karlsbakk’ın yeniden transfer listesinde yer aldığı yönünde haberler yer aldı.</p>

<p>Geleceğe yatırım hedefi</p>

<p>Trabzonspor’un transfer stratejisinde yalnızca tecrübeli isimlere değil, gelişime açık ve ilerleyen yıllarda önemli ekonomik değer oluşturabilecek genç futbolculara da öncelik verdiği belirtiliyor. Scout ekibinin Avrupa ve Güney Amerika’da yürüttüğü çalışmalar doğrultusunda yeni isimlerin de gündeme gelebileceği ifade ediliyor.</p>

<p>Resmî açıklama yapılmadı</p>

<p>Trabzonspor Kulübü, haberde adı geçen oyuncuların transfer süreçlerine ilişkin herhangi bir resmî açıklama yapmadı. Oyuncular için resmî teklif sunulduğu veya anlaşma sağlandığı doğrulanmış değil. Bu nedenle söz konusu isimler, yabancı basın ve transfer kulislerinde yer alan iddialar doğrultusunda Trabzonspor’un izleme listesiyle ilişkilendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonspordan-genclik-operasyonu-scout-ekibinin-radarindaki-4-yildiz</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 16:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6842.jpeg" type="image/jpeg" length="91112"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Motorine indirim beklentisi gündemde: Sektör kaynakları gece yarısını işaret etti]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/motorine-indirim-beklentisi-gundemde-sektor-kaynaklari-gece-yarisini-isaret-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/motorine-indirim-beklentisi-gundemde-sektor-kaynaklari-gece-yarisini-isaret-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Motorin fiyatlarında son günlerin sert artışının ardından bu kez indirim beklentisi gündeme geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sektör kaynakları, motorinin litre fiyatında yaklaşık 2,95 TL’lik bir indirimin bu gece yarısından itibaren pompaya yansıyabileceğini belirtiyor.</p>

<p>Ancak haberin yayımlandığı saat itibarıyla indirime ilişkin EPDK veya ilgili kamu kurumlarından resmî bir açıklama bulunmuyor. Fiyat değişikliğinin dağıtım şirketlerinin güncellemesiyle netleşmesi bekleniyor.</p>

<p></p>

<p>Motorine indirim var mı? Son durum ne?</p>

<p>Motorin indirimi beklentisi, akaryakıt kullanıcılarının en çok araştırdığı konular arasında yer aldı. Son birkaç saatte sektör kaynaklarına yansıyan bilgilere göre, motorinin litre fiyatında yaklaşık 2,95 TL seviyesinde bir indirim beklentisi oluştu. Ancak bu bilgi henüz resmî makamlar tarafından doğrulanmadı.</p>

<p>İndirimin gerçekleşmesi halinde yeni fiyatların gece yarısından itibaren pompaya yansıması bekleniyor.</p>

<p>Son zamdan sonra gözler indirime çevrildi</p>

<p>Motorin fiyatlarına 25 Temmuz’da litre başına 4 liranın üzerinde zam yapılmasının ardından uluslararası petrol fiyatları ve rafineri maliyetlerindeki değişim yeni fiyat hesaplamalarını gündeme taşıdı. Bu gelişmenin ardından sektör temsilcileri bu kez aşağı yönlü bir fiyat güncellemesi beklentisini dile getirdi.</p>

<p>Akaryakıt fiyatları; Brent petrol fiyatı, döviz kuru, Akdeniz ürün fiyatları ve vergi unsurlarındaki değişimlere bağlı olarak belirleniyor.</p>

<p>Resmî açıklama bekleniyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Haberin hazırlandığı saat itibarıyla Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından motorin indirimi konusunda resmî bir duyuru yapılmadı. Bu nedenle söz konusu indirim beklentisi, sektör kaynaklarının paylaştığı bilgilerle sınırlı bulunuyor. Pompa fiyatları dağıtım şirketlerinin gece yarısı güncellemeleriyle kesinlik kazanacak.</p>

<p>Son durum</p>

<p>Mevcut durumda motorin fiyatlarında resmî olarak yürürlüğe girmiş yeni bir indirim bulunmuyor. Buna karşın, sektör kaynakları yaklaşık 2,95 TL’lik indirimin gece yarısından itibaren uygulanabileceğini ifade ediyor. Resmî fiyat değişikliği açıklandığında pompa satış fiyatları da buna göre güncellenecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/motorine-indirim-beklentisi-gundemde-sektor-kaynaklari-gece-yarisini-isaret-etti</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6841-1.jpeg" type="image/jpeg" length="60294"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gaziosmanpaşa’nın Sevilen Hekimi Dr. İbrahim Can Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/gaziosmanpasanin-sevilen-hekimi-dr-ibrahim-can-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/gaziosmanpasanin-sevilen-hekimi-dr-ibrahim-can-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Gaziosmanpaşa’da uzun yıllar hekim olarak görev yapan Dr. İbrahim Can, geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meslek hayatı boyunca binlerce hastaya hizmet veren Can’ın vefatı, sağlık camiası ve ilçe halkını yasa boğdu.</p>

<p>Gaziosmanpaşa Merkez Sağlık Ocağı’nda uzun yıllar hekimlik yapan Dr. İbrahim Can’ın geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybettiği öğrenildi. Yıllar boyunca görev yaptığı ilçede çok sayıda hastanın tedavisine katkı sağlayan Dr. Can’ın vefat haberi, meslektaşları, hastaları ve sevenleri arasında büyük üzüntü yarattı.</p>

<p>Sağlık hizmetlerine adanmış uzun meslek yaşamı boyunca özverili çalışmalarıyla tanınan Dr. İbrahim Can’ın, Gaziosmanpaşa’da birçok ailenin hayatına dokunduğu ve meslektaşları tarafından saygıyla anıldığı ifade edildi.</p>

<p>Cenaze Töreni 28 Temmuz Salı Günü</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Edinilen bilgilere göre Dr. İbrahim Can için cenaze töreni 28 Temmuz Salı günü öğle namazının ardından Gaziosmanpaşa Merkez Camii’nde gerçekleştirilecek. Merhum hekim, kılınacak cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlanacak.</p>

<p>Dr. İbrahim Can’ın vefatı nedeniyle sağlık camiası başta olmak üzere çok sayıda kişi taziye mesajları paylaşırken, ailesi ve yakınlarına başsağlığı dilekleri iletildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/gaziosmanpasanin-sevilen-hekimi-dr-ibrahim-can-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 16:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6838.jpeg" type="image/jpeg" length="78426"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fenerbahçe’de Fred Gelişmesi! Brezilya Basınından Ayrılık İddiası]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/fenerbahcede-fred-gelismesi-brezilya-basinindan-ayrilik-iddiasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/fenerbahcede-fred-gelismesi-brezilya-basinindan-ayrilik-iddiasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe’nin tecrübeli orta saha oyuncusu Fred hakkında Brezilya basınında dikkat çeken bir ayrılık iddiası ortaya atıldı. Haberlere göre Atlético Mineiro, yıldız futbolcuyu kadrosuna katmak için girişimlerini sürdürürken oyuncunun menajerinin İstanbul’da görüşmeler yaptığı öne sürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeni sezon hazırlıklarını sürdüren Fenerbahçe’de Fred ile ilgili Brezilya kaynaklı transfer iddiaları gündeme geldi. Brezilya basınında yer alan haberlere göre Atlético Mineiro, deneyimli orta saha oyuncusunu kadrosuna katmak için çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p>İddialarda, Brezilya kulübünün Fred transferinden vazgeçmediği ve oyuncunun temsilcisinin İstanbul’da Fenerbahçe yönetimiyle temaslarda bulunduğu öne sürüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Menajer görüşmesi iddiası</p>

<p>Haberlere göre görüşmelerde olası ayrılık senaryoları ve sözleşme durumunun ele alındığı iddia edildi. Ancak taraflar arasında anlaşmaya varıldığına veya resmî müzakerelerin başladığına ilişkin doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor.</p>

<p>Fred’in geleceğine ilişkin nihai kararın önümüzdeki günlerde netleşebileceği öne sürülüyor.</p>

<p>Atlético Mineiro ilgisini sürdürüyor</p>

<p>Brezilya temsilcisinin uzun süredir Fred’i transfer listesinde tuttuğu belirtilirken, oyuncunun ülkesine dönme ihtimalinin yeniden gündeme geldiği ifade ediliyor.</p>

<p>Buna karşın Fenerbahçe cephesinden ayrılık sürecine ilişkin herhangi bir resmî açıklama yapılmış değil.</p>

<p>Resmî doğrulama bulunmuyor</p>

<p>Transfer iddialarının ardından Fenerbahçe veya Fred cephesinden sözleşme feshi ya da transfer görüşmeleriyle ilgili resmî bir açıklama yapılmadı. Ayrıca kulüpler arasında resmî teklif yapıldığı da doğrulanmış değil.</p>

<p>Bu nedenle Fred’in geleceğine ilişkin haberler şu aşamada yabancı basında yer alan iddialara dayanıyor ve transfer süreci henüz kesinlik kazanmış değil.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/fenerbahcede-fred-gelismesi-brezilya-basinindan-ayrilik-iddiasi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 15:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5661.jpeg" type="image/jpeg" length="20739"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fenerbahçe’den Rafael Leão Hamlesi! İtalya’dan Transfer İddiası]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/fenerbahceden-rafael-leao-hamlesi-italyadan-transfer-iddiasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/fenerbahceden-rafael-leao-hamlesi-italyadan-transfer-iddiasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe’nin AC Milan forması giyen Portekizli yıldız Rafael Leão için girişimlerini sürdürdüğü öne sürüldü. İtalyan basınındaki son iddialarda sarı-lacivertlilerin transfer için Milano’da temas kurmaya hazırlandığı belirtildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeni sezon öncesi kadrosunu güçlendirmek isteyen Fenerbahçe için Avrupa basınından dikkat çeken bir transfer iddiası geldi. İtalya’da yer alan haberlere göre sarı-lacivertli kulüp, AC Milan’ın yıldız oyuncusu Rafael Leão’yu transfer etmek amacıyla temaslarını sürdürüyor.</p>

<p>İddialarda Fenerbahçe temsilcilerinin transfer şartlarını görüşmek üzere Milano’da bir araya gelmeye hazırlandığı öne sürülürken, AC Milan’ın oyuncu için yüksek bonservis beklentisini koruduğu ifade edildi.</p>

<p>Satın alma opsiyonlu kiralama formülü gündemde</p>

<p>İtalyan basınındaki haberlerde, Fenerbahçe’nin transferi doğrudan bonservisle tamamlamak yerine satın alma zorunluluğu içeren kiralama modeli üzerinde durabileceği iddia edildi.</p>

<p>Rafael Leão’nun Avrupa futbolunun önemli kanat oyuncularından biri olması nedeniyle transferin mali şartlarının sürecin en kritik noktası olduğu belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Galatasaray iddiası da gündemde</p>

<p>Transfer haberlerinde Galatasaray’ın da oyuncuyla ilgilenen kulüpler arasında gösterildiği öne sürüldü. Bu nedenle Leão dosyasında Türk kulüpleri arasında rekabet yaşanabileceği iddia ediliyor.</p>

<p>Oyuncudan dikkat çeken açıklama</p>

<p>Transfer söylentilerinin ardından Rafael Leão, sosyal medya hesabından hakkında çıkan bazı iddiaları yalanlayan bir paylaşım yaptı. Portekizli futbolcu, transferinin sonuçlandığı yönündeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını belirterek sezon öncesi çalışmalarına AC Milan’da devam edeceğini ifade etti.</p>

<p>Bu açıklama nedeniyle taraflar arasında anlaşma sağlandığına yönelik iddialar doğrulanmış değil.</p>

<p>Resmî açıklama yapılmadı</p>

<p>Fenerbahçe, AC Milan veya Rafael Leão cephesinden transfer görüşmelerine ilişkin resmî bir açıklama yapılmadı. Kulüpler arasında resmî teklif veya anlaşma doğrulanmış değil. Bu nedenle transfer süreci şu aşamada yabancı basında yer alan iddialara dayanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/fenerbahceden-rafael-leao-hamlesi-italyadan-transfer-iddiasi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 14:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5581.jpeg" type="image/jpeg" length="14615"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şizofreninin Erken Belirtileri Sessiz Başlayabiliyor]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/sizofreninin-erken-belirtileri-sessiz-baslayabiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/sizofreninin-erken-belirtileri-sessiz-baslayabiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şizofreninin ilk belirtileri çoğu zaman ani değil, yavaş ve fark edilmesi güç değişikliklerle ortaya çıkıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ruh sağlığı uzmanları, prodromal dönem olarak adlandırılan bu erken evrede belirtilerin tanınmasının tedaviye daha erken başlanmasını sağlayabileceğini belirtiyor.</p>

<p>Şizofreni denildiğinde çoğu kişinin aklına halüsinasyonlar veya gerçeklikten kopma gibi ileri dönem belirtileri geliyor. Ancak ruh sağlığı alanındaki güncel klinik değerlendirmeler, hastalığın çoğu zaman aylar hatta yıllar sürebilen daha hafif belirtilerle başladığını ortaya koyuyor.[1][2]</p>

<p>Psikiyatri uzmanlarının değerlendirmelerine göre bu erken dönem, “prodromal dönem” olarak adlandırılıyor. Bu süreçte görülen değişiklikler günlük yaşamın stresi, ergenlik, üniversite dönemi veya iş yaşamındaki sorunlarla kolayca karıştırılabiliyor.[1]</p>

<p>İlk değişiklikler davranış ve düşüncelerde görülebiliyor</p>

<p>Prodromal dönemde ortaya çıkan belirtiler kişiden kişiye farklılık gösterebilse de en sık dikkat çeken değişiklikler arasında şunlar yer alıyor:</p>

<ul>
 <li>Sosyal ortamlardan giderek uzaklaşma</li>
 <li>Okul veya iş performansında belirgin düşüş</li>
 <li>Duygusal tepkilerde azalma</li>
 <li>Motivasyon kaybı</li>
 <li>Uyku düzeninde bozulma</li>
 <li>Konsantrasyon güçlüğü</li>
 <li>Günlük aktivitelerde isteksizlik</li>
 <li>Nedensiz kuşkuculuk hissinin artması</li>
 <li>Düşünceleri organize etmekte zorlanma</li>
</ul>

<p>Bu belirtiler tek başına şizofreni tanısı anlamına gelmiyor. Benzer bulgular depresyon, anksiyete bozuklukları veya farklı ruhsal hastalıklarda da görülebiliyor.[2][3]</p>

<p>İleri belirtiler daha sonra ortaya çıkabiliyor</p>

<p>Hastalık ilerlediğinde daha belirgin psikoz belirtileri gelişebiliyor. Bunlar arasında;</p>

<ul>
 <li>Gerçekte olmayan sesler duyma (işitsel halüsinasyon)</li>
 <li>Gerçek dışı inançlar geliştirme (hezeyan)</li>
 <li>Dağınık konuşma</li>
 <li>Mantıksal düşünce akışında bozulma</li>
 <li>Günlük yaşamı sürdüremeyecek düzeyde işlev kaybı</li>
</ul>

<p>yer alabiliyor.[2]</p>

<p>Uzmanlar, bu belirtilerin ortaya çıkmasının her zaman ani olmadığını, çoğu hastada aylar süren bir geçiş döneminin bulunduğunu vurguluyor.[1]</p>

<p>Erken tanı tedavi sürecini olumlu etkileyebiliyor</p>

<p>Uluslararası psikiyatri kılavuzları, psikoz belirtileri başlamadan önce risk altındaki bireylerin değerlendirilmesinin önemine dikkat çekiyor.[3]</p>

<p>Erken dönemde psikiyatrik değerlendirme yapılması;</p>

<ul>
 <li>belirtilerin nedeninin araştırılmasına,</li>
 <li>uygun psikososyal desteğin planlanmasına,</li>
 <li>gerekirse ilaç tedavisinin zamanında başlanmasına,</li>
 <li>eğitim ve iş yaşamındaki kayıpların azaltılmasına</li>
</ul>

<p>katkı sağlayabiliyor.[2][3]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bununla birlikte prodromal belirtiler gösteren herkesin ilerleyen dönemde mutlaka şizofreni geliştireceği söylenemiyor. Bilimsel çalışmalar, bu dönemin yalnızca risk artışını gösterdiğini, kesin tanı anlamına gelmediğini vurguluyor.[3]</p>

<p>Genetik ve çevresel etkenler birlikte rol oynuyor</p>

<p>Araştırmalar, şizofreninin tek bir nedene bağlı gelişmediğini gösteriyor. Genetik yatkınlık önemli rol oynasa da beyin gelişimini etkileyen biyolojik süreçler, çevresel stres faktörleri, erken yaşam deneyimleri ve bazı nörogelişimsel mekanizmaların birlikte hastalık riskini şekillendirdiği düşünülüyor.[2][3]</p>

<p>Ruh sağlığı uzmanları, kişinin davranışlarında, düşünce yapısında ve sosyal yaşamında haftalar boyunca devam eden belirgin değişikliklerin fark edilmesi halinde profesyonel değerlendirme yapılmasının önem taşıdığını belirtiyor.</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] Cleveland Clinic. Early Signs of Schizophrenia: What To Watch For. 2026.</p>

<p>[2] American Psychiatric Association. Practice Guideline for the Treatment of Patients With Schizophrenia. Güncel sürüm.</p>

<p>[3] World Health Organization. Schizophrenia Fact Sheet. Güncel sürüm.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>RUH SAĞLIĞI</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/sizofreninin-erken-belirtileri-sessiz-baslayabiliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 11:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6824.jpeg" type="image/jpeg" length="55702"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fenerbahçe beğenmeyip gönderdi: Diomande şimdi Real Madrid yolunda]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/fenerbahce-begenmeyip-gonderdi-diomande-simdi-real-madrid-yolunda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/fenerbahce-begenmeyip-gonderdi-diomande-simdi-real-madrid-yolunda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe’nin altyapı seviyesindeyken denediği ancak kadrosuna katmadığı iddia edilen Yan Diomande, Avrupa futbolunun en pahalı transferlerinden birine imza atmaya hazırlanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Son saatlerde uluslararası basında yer alan haberlere göre Real Madrid, 19 yaşındaki Fildişi Sahilli kanat oyuncusunun transferinde önemli mesafe katetti. Ancak transfer henüz resmiyet kazanmadı.</p>

<p>Fenerbahçe’nin kaçırdığı iddia edilen yıldız dünya devinin kapısında</p>

<p>Fenerbahçe ile Yan Diomande’nin yolları, oyuncunun henüz kariyerinin başındayken kesiştiği iddialarıyla yeniden gündeme geldi. Türk spor basınında yer alan haberlere göre sarı lacivertli ekip, genç futboluyu İstanbul’da deneme fırsatı bulmasına rağmen kadrosuna katmadı. Bu süreçle ilgili kulüpten geçmişte veya bugün yapılmış resmî bir açıklama bulunmuyor.</p>

<p>Aradan geçen kısa sürede büyük bir çıkış yakalayan Diomande, önce RB Leipzig’de gösterdiği performansla dikkat çekti, ardından Avrupa’nın dev kulüplerinin transfer listesine girdi.</p>

<p>Real Madrid dev bonservis bedelini gözden çıkardı</p>

<p>Uluslararası kaynaklara göre Real Madrid, genç yıldız için RB Leipzig’e yaklaşık 100 milyon euronun üzerinde değere ulaşan teklifler sundu. Alman kulübünün daha yüksek bir bonservis talep ettiği, taraflar arasındaki görüşmelerin ise sürdüğü bildirildi.</p>

<p>Bazı güvenilir kaynaklar ise Real Madrid ile oyuncu arasında kişisel şartlarda anlaşma sağlandığını ve kulüpler arasındaki son detayların görüşüldüğünü aktarıyor.</p>

<p>PSG yarıştan çekildi iddiası</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Transfer yarışında adı geçen Paris Saint-Germain’in yüksek maliyet nedeniyle görüşmelerden çekildiği öne sürüldü. Bu gelişmenin ardından Real Madrid’in transferde avantaj yakaladığı ifade ediliyor. Ancak RB Leipzig ile nihai anlaşmanın henüz resmen tamamlandığı doğrulanmış değil.</p>

<p>Son durum</p>

<p>Mevcut tabloya göre Yan Diomande’nin Real Madrid’e transferi oldukça yakın görünse de transfer henüz resmiyet kazanmadı. Real Madrid ile oyuncu cephesi arasında önemli ilerleme sağlandığı bildirilirken, RB Leipzig ile son pürüzlerin giderilmeye çalışıldığı aktarılıyor. Fenerbahçe’nin geçmişte oyuncuyu değerlendirdiği yönündeki iddialar ise yeniden gündeme taşınmış durumda ve bu konuda kulüpten resmî bir doğrulama bulunmuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/fenerbahce-begenmeyip-gonderdi-diomande-simdi-real-madrid-yolunda</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5581.jpeg" type="image/jpeg" length="23677"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Faz 3 çalışma: Prostat kanserinde hedefe yönelik tedavi ölüm veya ilerleme riskini %52 azalttı]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/faz-3-calisma-prostat-kanserinde-hedefe-yonelik-tedavi-olum-veya-ilerleme-riskini-52-azaltti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/faz-3-calisma-prostat-kanserinde-hedefe-yonelik-tedavi-olum-veya-ilerleme-riskini-52-azaltti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’de yürütülen Faz 3 TALAPRO-3 klinik araştırmasının sonuçlarına dayanan başvuru, belirli gen mutasyonlarına sahip metastatik prostat kanseri hastalarında Talzenna ve Xtandi kombinasyonunun hastalığın radyolojik ilerlemesi veya ölüm riskini %52 azalttığını ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>FDA’nın verdiği Öncelikli İnceleme kararı, tedavinin değerlendirme sürecini hızlandırırken, onaylanması halinde hedefe yönelik tedavinin hastalığın daha erken evresinde kullanılmasının önünü açabilir.</p>

<p>ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), Pfizer’ın Talzenna (talazoparib) ve Xtandi (enzalutamid) kombinasyonunun kullanım alanını genişletmeye yönelik ek ruhsat başvurusuna “Öncelikli İnceleme” statüsü verdi. Başvuru, homolog rekombinasyon onarımı (HRR) gen mutasyonları taşıyan metastatik kastrasyona duyarlı prostat kanseri (mCSPC) hastalarını kapsıyor. Karar, Faz 3 TALAPRO-3 çalışmasının sonuçlarına dayanıyor ve düzenleyici kararın 2026’nın son çeyreğinde verilmesi bekleniyor. [1][2]</p>

<p>Faz 3 çalışmada 599 hasta değerlendirildi</p>

<p>Başvurunun temelini oluşturan TALAPRO-3 araştırması, uluslararası çok merkezli, Faz 3, randomize kontrollü bir klinik çalışma olarak yürütüldü. Çalışmaya HRR gen değişiklikleri bulunan metastatik kastrasyona duyarlı prostat kanserli 599 erkek hasta dahil edildi. Araştırmada Talzenna ile Xtandi kombinasyonu, Xtandi ve plasebo tedavisiyle karşılaştırıldı. [1][2]</p>

<p>Sonuçlara göre kombinasyon tedavisi, radyolojik hastalık ilerlemesi veya ölüm riskini %52 oranında azalttı. Üç yıllık takipte radyografik progresyonsuz sağkalım oranı kombinasyon grubunda yaklaşık %77 olurken, karşılaştırma grubunda bu oran %56 olarak hesaplandı. Ayrıca ortanca progresyonsuz sağkalım süresine kombinasyon kolunda henüz ulaşılamazken, kontrol grubunda yaklaşık 46 ay olarak bildirildi. [1][2]</p>

<p>Tedavi kanser hücrelerinin DNA onarım mekanizmasını hedefliyor</p>

<p>Talzenna, PARP inhibitörü olarak adlandırılan hedefe yönelik ilaç grubunda yer alıyor. Bu ilaçlar, DNA hasarını onarmakta zaten zorlanan HRR mutasyonlu kanser hücrelerinin tamir mekanizmalarını daha da baskılayarak tümör hücrelerinin yaşamını sürdürmesini güçleştiriyor.</p>

<p>Xtandi ise androjen reseptör sinyal yolunu baskılayarak prostat kanseri hücrelerinin büyümesini destekleyen erkeklik hormonu sinyallerini engelliyor. Araştırmacılar, iki farklı mekanizmanın birlikte kullanılmasının hastalığın ilerlemesini daha etkili şekilde geciktirebildiğini bildiriyor. [1][2]</p>

<p>Tedavinin daha erken dönemde kullanılması hedefleniyor</p>

<p>Talzenna ve Xtandi kombinasyonu halen ABD’de HRR gen mutasyonu bulunan metastatik kastrasyona dirençli prostat kanseri (mCRPC) hastalarında onaylı olarak kullanılıyor.</p>

<p>Yeni başvuru ise aynı hedefe yönelik tedavinin, hastalık henüz hormon baskılayıcı tedavilere duyarlı evredeyken kullanılmasını amaçlıyor. Uzmanlar, metastatik prostat kanserinde daha erken dönemde uygulanan etkili tedavilerin hastalığın ilerlemesini geciktirme ve yaşam süresini uzatma potansiyeli taşıdığına dikkat çekiyor. [1][2]</p>

<p>Öncelikli İnceleme ne anlama geliyor?</p>

<p>FDA’nın Öncelikli İnceleme programı, ciddi hastalıkların tedavisinde mevcut seçeneklere göre anlamlı klinik yarar sunma potansiyeli bulunan ilaç başvurularına uygulanıyor.</p>

<p>Bu statü sayesinde standart yaklaşık 10 aylık değerlendirme süresi yaklaşık 6 aya iniyor. Ancak bu karar, ilacın onay aldığı anlamına gelmiyor. Düzenleyici kurum, klinik etkinlik, güvenlilik ve üretim verilerini ayrıntılı biçimde incelemeye devam ediyor. Aynı endikasyon için Avrupa’daki düzenleyici değerlendirme süreci de eş zamanlı olarak sürüyor. [1][2]</p>

<p>Araştırmada bildirilen güvenlik profili, Talzenna ve Xtandi’nin daha önce bilinen yan etki profilleriyle genel olarak uyumlu bulundu ve yeni bir güvenlik sinyali saptanmadı. Bununla birlikte tedavinin uzun dönem genel sağkalım üzerindeki etkisi ve farklı hasta gruplarındaki sonuçları, devam eden takiplerle daha net ortaya çıkacak. [2]</p>

<p>Kaynaklar</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>[1] Reuters. FDA grants priority review to Pfizer’s Talzenna plus Xtandi application for metastatic prostate cancer. 2026.</p>

<p>[2] Pfizer. FDA Grants Priority Review for TALZENNA Plus XTANDI for HRR Gene-Altered Metastatic Castration-Sensitive Prostate Cancer. 2026.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/faz-3-calisma-prostat-kanserinde-hedefe-yonelik-tedavi-olum-veya-ilerleme-riskini-52-azaltti</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 07:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6821.jpeg" type="image/jpeg" length="83061"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Ortahisar’da Otomobil Çarptı: Genç Kız Entübe Edildi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç kız hastaneye kaldırılarak entübe edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Bahçecik Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasında bir genç kız ağır yaralandı. Olay, dün öğle saatlerinde mahalle içindeki cadde üzerinde yaşandı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza cadde üzerinde ilerleyen bir otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle genç kız metrelerce savrularak yere düştü.</p>

<p>Kazayı gören çevredeki vatandaşlar hızla olay yerine koşarak yaralıya ilk müdahaleyi yaptı. Durumun 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirilmesi üzerine bölgeye kısa sürede ambulans sevk edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ağır yaralanan genç kıza ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi. Ardından ambulansla <strong>hastaneye</strong> kaldırılan genç kızın tedavi altına alındığı öğrenildi.</p>

<p>Hastaneden edinilen bilgilere göre genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakım ünitesinde <strong>entübe edilerek tedavisinin sürdüğü</strong> bildirildi.</p>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/JabDXO75eq4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="11346"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı’nın Bilinmeyen Hikâyesi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Mart sadece bir meslek günü değil, bir direnişin hatırasıdır. İşgal altındaki İstanbul’da Tıbbiyeli gençlerin başlattığı o tarihi duruşu Prof. Dr. İhsan Kafadar anlatıyor. Bir bayramın ardındaki vatan, cesaret ve fedakârlık hikâyesi bu videoda.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/bedf6ab0-8103-4cb9-8101-fc233d486602.jpg" type="image/jpeg" length="28364"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SMA Hastalığı Nedir? İlk Belirtiler ve Güncel Tedavi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SMA hastalığı bebeklerde ve çocuklarda kas kaybına yol açıyor. Erken belirti fark edilmezse tablo ağırlaşıyor. Uzmanlar erken tanı ve tarama uyarısı yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir bebek başını tutamıyorsa, emmede zorlanıyorsa ya da yaşıtlarına göre daha hareketsizse… Bu durum basit bir gelişim geriliği değil, <strong>SMA hastalığı</strong> olabilir.</p>

<p>Son yıllarda hem tarama programlarının yaygınlaşması hem de ailelerin bilinçlenmesiyle <strong>SMA hastalığı</strong> daha fazla konuşuluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Çocuk Nörolojisi Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, özellikle erken belirti ve tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor:<br />
“Bugün artık SMA hastalığında erken tanı, hastalığın seyrini değiştirebiliyor. Ancak belirtiler gözden kaçarsa tablo ağırlaşabiliyor.”<br />
<br />
SMA Hastalığı nedir?</p>

<p><strong>SMA hastalığı (Spinal Müsküler Atrofi)</strong>, omurilikteki hareket sinir hücrelerini etkileyen genetik bir kas hastalığıdır.</p>

<p>Bu hastalıkta, kasları çalıştıran motor nöronlar hasar görür. Sonuç olarak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kaslarda güçsüzlük</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hareket kısıtlılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zamanla kas erimesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İleri vakalarda solunum problemleri</p>
 </li>
</ul>

<p>görülebilir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’a göre, <strong>SMA hastalığı</strong> doğuştan gelen genetik bir bozukluktur ve SMN1 genindeki eksiklik nedeniyle ortaya çıkar. “Kasın kendisi sağlamdır, sorun kası çalıştıran sinirdedir” diyerek hastalığın mekanizmasını sade bir dille anlatıyor.</p>

<p>SMA hastalığı tiplerine göre farklı şiddette seyreder. Bazı bebeklerde ilk aylarda ağır tablo görülürken, bazı çocuklarda belirtiler daha geç ortaya çıkabilir.</p>

<hr />
<h2>En sinsi belirtiler</h2>

<p>SMA hastalığı çoğu zaman sessiz başlar. Aileler ilk etapta fark etmeyebilir.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken belirtiler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Baş kontrolünde gecikme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve yutma güçlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaşıtlarına göre daha az hareket</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda gevşeklik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sık solunum yolu enfeksiyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oturamama ya da yürüyememe</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Bebek çok sakin diye sevinen aileler oluyor. Oysa aşırı hareketsizlik bazen <strong>SMA hastalığı belirtisi</strong> olabilir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Özellikle bacaklarda güçsüzlük ön plandadır. Bazı vakalarda dilde titreme bile görülebilir. Bu belirtiler erken dönemde yakalanırsa, tedavi seçenekleri daha etkili olabilir.</p>

<hr />
<h2>Kimler risk altında?</h2>

<p>SMA hastalığı kalıtsal bir hastalıktır.</p>

<p>Risk grupları şunlardır:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p>Anne ve babanın taşıyıcı olduğu bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliği bulunan aileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ailesinde SMA öyküsü olanlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye’de taşıyıcılık oranının yaklaşık 1/40–1/50 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu da toplumda azımsanmayacak bir genetik risk bulunduğunu gösterir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “Anne ve baba sağlıklı olabilir. Taşıyıcı olduklarını bilmeyebilirler. Bu nedenle evlilik öncesi ve gebelik öncesi taramalar çok önemlidir” diyor.</p>

<hr />
<h2>Neden artıyor?</h2>

<p>Son yıllarda “SMA hastalığı artıyor mu?” sorusu sıkça soruluyor.</p>

<p>Uzmanlara göre artışın birkaç nedeni var:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarının yaygınlaşması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik testlere erişimin artması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplumsal farkındalığın yükselmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliklerinin devam etmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Eskiden tanı alamayan vakalar vardı. Bugün erken tarama sayesinde SMA hastalığını daha erken yakalayabiliyoruz” diyerek görünürdeki artışın tanı kapasitesiyle ilişkili olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Ayrıca son yıllarda geliştirilen gen tedavileri ve yeni ilaç seçenekleri de hastalığın daha fazla gündeme gelmesine yol açtı.</p>

<hr />
<h2>Ne zaman doktora gidilmeli?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk nörolojisi uzmanına başvurulmalı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebek başını 3–4 ayda tutamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>6–7 ayda desteksiz oturamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 yaşında yürümeye başlamamışsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda belirgin güçsüzlük varsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve beslenme problemi sürüyorsa</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “SMA hastalığında erken tanı hayat kurtarır. Gecikme kas kaybını artırabilir” diyerek aileleri uyarıyor.</p>

<p>Bugün <strong>SMA hastalığı tedavisi</strong> için kullanılan ilaçlar, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bazı vakalarda gen tedavisi uygulanabiliyor. Ancak tedavinin başarısı büyük ölçüde erken teşhise bağlı.</p>

<hr />
<h2>Nasıl korunulur?</h2>

<p>SMA hastalığı tamamen önlenebilir bir hastalık değildir. Ancak risk azaltılabilir.</p>

<p>Korunma yolları:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Evlilik öncesi taşıyıcılık testi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gebelik öncesi genetik danışmanlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aile öyküsü varsa ileri genetik testler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarına katılım</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Toplumsal bilinç en güçlü silahtır. Taşıyıcı olduğunuzu bilmek kader değildir, önlem alma fırsatıdır” diyor.</p>

<p>Türkiye’de yenidoğan tarama programlarının genişlemesi sayesinde <strong>SMA hastalığı</strong> artık daha erken evrede tespit edilebiliyor. Bu da çocukların yaşam kalitesini artırma açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<hr />
<h2>Uzman Uyarısı: Erken Tanı Hayat Değiştiriyor</h2>

<p>SMA hastalığı kader değil, geç kalınmış tanı kader olabilir.</p>

<p>Kas kaybı başladıktan sonra geri dönüş sınırlıdır. Bu nedenle belirti, risk, genetik öykü ve erken tarama hayati önemdedir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar son olarak şu mesajı veriyor:<br />
“Her hareketsizlik masum değildir. Aileler gelişim basamaklarını yakından takip etmeli. Şüphe varsa zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalı.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Nw0exSzCb4o/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="18198"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epilepsi Nedir? Prof. Dr. İhsan Kafadar’dan Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Epilepsi (sara) nedir, belirtileri nelerdir? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. İhsan Kafadar çocuklarda epilepsi, nöbet anında yapılması gerekenler ve tedaviyi anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyin bazen kendi içinde bir fırtına çıkarır. Sessiz, görünmez ama etkisi sarsıcı bir elektrik dalgası… İşte epilepsi, bu dalganın kontrolsüzce yayılmasıyla ortaya çıkan nörolojik bir hastalık.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Nöroloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada epilepsinin toplumda hâlâ yanlış bilinen yönleri olduğunu vurguladı.</p>

<hr />
<h2>Epilepsi (Sara) Nedir?</h2>

<p>Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan, tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalıktır. Halk arasında “sara” olarak bilinir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’a göre:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tek bir hastalık değil, birçok farklı nedeni ve türü olan bir beyin hastalıkları grubudur. Her nöbet epilepsi değildir; tanı için nöbetlerin tekrarlayıcı olması gerekir.”</p>
</blockquote>

<hr />
<h2>Nöbet Nasıl Ortaya Çıkar?</h2>

<p>Beynimiz milyarlarca sinir hücresinin uyumlu çalışmasıyla görev yapar. Ancak bazı durumlarda bu hücreler bir anda aşırı ve düzensiz elektrik sinyali üretir. Sonuç?</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ani bilinç kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kasılmalar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sabit bir noktaya dalıp kalma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağızda köpürme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kısa süreli hafıza kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Garip kokular ya da tatlar hissetme</p>
 </li>
</ul>

<p>Bazı nöbetler dramatiktir, bazıları ise sadece birkaç saniyelik “donma” şeklinde geçer. Bu nedenle birçok epilepsi vakası uzun süre fark edilmeden devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Çocuklarda Epilepsi Daha mı Farklı?</h2>

<p>Prof. Dr. Kafadar, özellikle çocukluk çağında epilepsinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtiyor:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuklarda dalıp gitme, ders sırasında kısa süreli kopmalar, ani sıçramalar ya da sebepsiz düşmeler epilepsi belirtisi olabilir. Ailelerin bu belirtileri hafife almaması gerekir.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukluk çağı epilepsilerinin bir kısmı yaşla birlikte düzelebilirken, bazı türleri uzun süreli takip gerektirir.</p>

<hr />
<h2>Epilepsinin Nedenleri Neler?</h2>

<p>Epilepsi her zaman tek bir nedene bağlı değildir. Olası sebepler arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Doğum sırasında beyin hasarı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik yatkınlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin enfeksiyonları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kafa travmaları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin tümörleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nedeni bilinmeyen (idiopatik) durumlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Vakaların önemli bir kısmında ise net bir sebep saptanamayabilir.</p>

<hr />
<h2>Tanı Nasıl Konur?</h2>

<p>Epilepsi tanısında en önemli testlerden biri <strong>EEG (Elektroensefalografi)</strong>’dir. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeder.</p>

<p>Bunun yanında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Beyin MR görüntülemesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayrıntılı nörolojik muayene</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nöbet öyküsünün detaylı değerlendirilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Tanı sürecinde büyük önem taşır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<h2>Tedavisi Var mı?</h2>

<p>Evet. Epilepsi hastalarının büyük bir kısmı düzenli ilaç tedavisiyle nöbetsiz bir yaşam sürebilir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’ın altını çizdiği en önemli nokta şu:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaçlar düzenli kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70’inde nöbetler tamamen kontrol altına alınabilir.”</p>
</blockquote>

<p>Dirençli vakalarda ise:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ketojenik diyet</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vagus sinir stimülasyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cerrahi tedavi</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi seçenekler gündeme gelebilir.</p>

<hr />
<h2>Nöbet Anında Ne Yapılmalı?</h2>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlış, nöbet geçiren kişinin ağzına bir şey koymaya çalışmaktır. Bu son derece tehlikelidir.</p>

<p>Doğru yaklaşım:</p>

<p>✔️ Kişiyi yan yatırmak<br />
✔️ Başını sert bir zeminden korumak<br />
✔️ Süreyi takip etmek<br />
✔️ Nöbet 5 dakikayı aşarsa acil yardım çağırmak</p>

<hr />
<h2>Toplumsal Yanlış Algılar</h2>

<p>Epilepsi bulaşıcı değildir.<br />
Ruhsal bir hastalık değildir.<br />
Akıl hastalığı değildir.</p>

<p>Bu hastalık, beynin elektriksel düzeniyle ilgilidir. Doğru tedavi ve takip ile bireyler eğitimlerine, iş hayatlarına ve sosyal yaşamlarına devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Son Söz</h2>

<p>Epilepsi korkulacak değil, bilinmesi gereken bir hastalıktır. Bilgi, ön yargının panzehiridir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’ın da ifade ettiği gibi, erken tanı ve düzenli takip hayat kalitesini belirleyen en kritik faktördür.</p>

<p>Beynin elektriği bazen kontrolden çıkabilir. Önemli olan, o dalgayı doğru yönetmektir. ⚡<br />
Epilepsi (Sara Hastalığı) Nedir? Epilepsi Çeşitleri Nelerdir? Epilepsi Neden Olur? Epilepsi Belirtileri Nelerdir? Epilepsi Nasıl Teşhis Edilir? Epilepsi Tedavisi Nasıl Yapılır? Epilepsi Risk Faktörleri Nelerdir? Epilepsi öldürür mü? Epilepsi nasıl anlaşılır? Epilepsi geçer mi? Stres epilepsiyi etkiler mi? Epilepsi nöbeti uyurken olur mu? Epilepsi nöbeti geçirdikten sonra kişi neler hisseder? Anksiyete epilepsiye neden olur mu?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Qo87l9ftCJg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="64845"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Salmonella Nedir? Salmonella Belirtileri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salmonella nedir, nasıl bulaşır, belirtileri neler? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Asuman İnan, Tıbbiye Bülteni’ne konuştu.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir lokma… Ve saatler içinde başlayan ateş, kramp, halsizlik.<br />
Adı sık duyuluyor ama ciddiyeti çoğu zaman hafife alınıyor: <strong>Salmonella</strong>.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Asuman İnan</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada özellikle yaz aylarında artan vakalara dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. İnan, “Salmonella en sık gıdalar yoluyla bulaşır. Çiğ veya iyi pişmemiş tavuk, yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve iyi yıkanmamış sebzeler risk taşır” dedi.</p>

<hr />
<h2>🧫 Salmonella Nedir?</h2>

<p>Salmonella, bağırsak sistemini etkileyen bir bakteri grubudur. Halk arasında çoğu zaman “gıda zehirlenmesi” olarak bilinen tabloya neden olur. Ancak her gıda zehirlenmesi Salmonella değildir.</p>

<p>Uzmanlara göre bakteri, uygun sıcaklıkta hızla çoğalır ve özellikle hijyen kurallarına uyulmayan mutfaklarda kolayca yayılır.</p>

<hr />
<h2>⚠️ Salmonella Belirtileri Nelerdir?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’ın verdiği bilgilere göre belirtiler genellikle bakterinin alınmasından <strong>6–72 saat sonra</strong> ortaya çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek ateş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sulu veya kanlı ishal</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karın ağrısı ve kramp</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bulantı ve kusma</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Halsizlik</p>
 </li>
</ul>

<p>Çoğu vaka 4–7 gün içinde düzeliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf kişilerde enfeksiyon kana karışabiliyor ve ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<hr />
<h2>🚨 Kimler Risk Altında?</h2>

<p>Uzman isim özellikle şu grupları uyardı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>65 yaş üstü bireyler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hamileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik hastalığı olanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu kişilerde tablo daha ağır seyredebilir ve hastane tedavisi gerekebilir.</p>

<hr />
<h2>🛡 Nasıl Korunmalı?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’a göre korunmanın temel anahtarı mutfak hijyeni:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çiğ et ve sebzeler ayrı kesme tahtasında hazırlanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tavuk ve et iyice pişirilmeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Soğuk zincir korunmalı</p>
 </li>
</ul>

<p>“Salmonella gözle görülmez, tadı değişmez. Bu nedenle en güçlü silahımız temizliktir” uyarısında bulundu.</p>

<hr />
<h2>📌 Uzmandan Net Mesaj</h2>

<p>Salmonella hafife alınacak bir enfeksiyon değil. Basit görünen bir ishal tablosu bazı gruplarda hayati risk oluşturabiliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında açıkta satılan ve iyi muhafaza edilmeyen gıdalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/p38tMWwaAvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="78463"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanserden korunmanın 12 altın kuralı: Mucize formül değil, bilim öneriyor]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre kanserden korunmanın en etkili yolu tek bir mucize diyet değil; sigaradan uzak durmaktan güneşten korunmaya kadar uzanan 12 bilimsel yaşam alışkanlığı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser, dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Sosyal medyada “alkali diyetle kanser yok olur” ya da “tek bitkiyle tümör erir” gibi iddialar yayılırken, bilimsel araştırmalar kansere karşı en güçlü korumanın <strong>günlük yaşam alışkanlıklarında</strong> saklı olduğunu gösteriyor.<br />
 </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Uzmanların ortak mesajı</h2>

<p>“Mucize aramayın.<br />
Bilimsel önlemlerle ve sağlıklı yaşamla riskleri azaltın.”</p>

<p>Kanser riskini tamamen sıfırlamak mümkün olmasa da, bu 12 başlıkla risk belirgin biçimde azaltılabiliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre kanserden korunma bir günde değil, bir yaşam tarzıyla mümkün. İşte bilimsel kanıtlarla desteklenen <strong>12 altın kural</strong>:</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/1.jpg" type="image/jpeg" length="85530"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
