<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Tıbbiye Bülteni | Sağlık Haberleri</title>
    <link>https://www.tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni, sağlık ve tıp alanındaki güncel gelişmeleri bilimsel doğruluk temelinde okuyucularına ulaştıran bağımsız sağlık haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 23 Jul 2026 09:01:00 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Başakşehir’de Abdoulaye Yoro Kararı! İskoçya’dan Kiralama Hamlesi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/basaksehirde-abdoulaye-yoro-karari-iskocyadan-kiralama-hamlesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/basaksehirde-abdoulaye-yoro-karari-iskocyadan-kiralama-hamlesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[RAMS Başakşehir’in genç orta saha oyuncusu Abdoulaye Yoro için İskoçya’dan dikkat çeken bir transfer iddiası gündeme geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Turuncu lacivertlilerin, 19 yaşındaki futbolcunun gelişimini sürdürmesi amacıyla yeniden kiralama formülünü değerlendirdiği öne sürüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başakşehir’de Genç Yıldız İçin Yeni Plan</p>

<p>Yeni sezon kadro planlamasını sürdüren RAMS Başakşehir’de genç oyuncularla ilgili önemli gelişmeler yaşanıyor.</p>

<p>Yabancı basında yer alan iddialara göre İskoç Premiership ekiplerinden Dundee United, Abdoulaye Yoro’yu kadrosuna katmak için yeniden girişimlere başladı.</p>

<p>Kiralama Formülü Masada</p>

<p>Transfer kulislerine göre Dundee United’ın genç orta saha oyuncusunu kiralamak istediği, Başakşehir yönetiminin ise futbolcunun düzenli forma giyebileceği bir projeye olumlu yaklaştığı öne sürüldü.</p>

<p>Taraflar arasında görüşmelerin sürdüğü ancak henüz nihai anlaşmanın sağlanmadığı belirtiliyor.</p>

<p>Daha Önce de Takip Ediliyordu</p>

<p>İskoç ekibinin Abdoulaye Yoro’yu daha önce de transfer listesine aldığı ve oyuncunun gelişimini yakından izlediği ifade ediliyor.</p>

<p>Bu nedenle yeni girişimin sürpriz olmadığı, iki kulüp arasında geçmişe dayanan temasların bulunduğu konuşuluyor.</p>

<p>Başakşehir Gelişimini Önceliyor</p>

<p>Turuncu lacivertli kulübün, genç oyuncuların düzenli süre alabilecekleri takımlarda gelişim göstermesine önem verdiği biliniyor.</p>

<p>Yoro’nun da bu doğrultuda kiralık olarak ayrılmasının hem oyuncu hem de kulüp açısından olumlu bir seçenek olarak değerlendirildiği iddia ediliyor.</p>

<p>Resmî Açıklama Bekleniyor</p>

<p>Şu ana kadar RAMS Başakşehir veya Dundee United cephesinden transfer görüşmelerine ilişkin resmî bir açıklama yapılmadı.</p>

<p>Transfer sürecinin önümüzdeki günlerde netlik kazanması ve tarafların ortak karar doğrultusunda yol haritasını belirlemesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/basaksehirde-abdoulaye-yoro-karari-iskocyadan-kiralama-hamlesi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 08:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5581.jpeg" type="image/jpeg" length="39078"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Galatasaray’dan Abdelhamid Aït Boudlal hamlesi! Rennes ile ilk temas iddiası]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/galatasaraydan-abdelhamid-ait-boudlal-hamlesi-rennes-ile-ilk-temas-iddiasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/galatasaraydan-abdelhamid-ait-boudlal-hamlesi-rennes-ile-ilk-temas-iddiasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Galatasaray’ın savunma hattı için sürpriz bir ismi gündemine aldığı öne sürüldü. Sarı kırmızılıların, Rennes forması giyen genç stoper Abdelhamid Aït Boudlal için ilk teması kurduğu ve transfer dosyasını yakından takip ettiği iddia edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Galatasaray Savunma Planlamasında Yeni İsim</p>

<p>Yeni sezon öncesi stoper rotasyonunu güçlendirmek isteyen Galatasaray’ın transfer listesine genç ve gelecek vadeden bir isim daha eklendi.</p>

<p>Yabancı basında yer alan iddialara göre sarı kırmızılı kulüp, Fransa Ligue 1 ekiplerinden Rennes’te forma giyen Faslı savunmacı Abdelhamid Aït Boudlal’ın durumunu yakından izliyor.</p>

<p>Rennes ile İlk Temas Kuruldu İddiası</p>

<p>Transfer kulislerinde yer alan bilgilere göre Galatasaray’ın oyuncunun transfer şartlarını öğrenmek amacıyla Rennes cephesiyle ilk teması gerçekleştirdiği öne sürüldü.</p>

<p>Henüz resmî teklif aşamasına geçilmediği belirtilirken, iki kulüp arasında yapılacak hazırlık maçı organizasyonunun da görüşmelere zemin hazırlayabileceği iddia ediliyor.</p>

<p>Avrupa’dan da İlgi Var</p>

<p>Genç stoper için yalnızca Galatasaray’ın değil, Avrupa’nın farklı kulüplerinin de devrede olduğu konuşuluyor.</p>

<p>Kulis bilgilerine göre Rennes’e ulaşan bazı teklifler kulüp yönetimi tarafından yeterli bulunmazken, Fransız ekibinin oyuncuyu düşük bir bonservisle bırakmaya sıcak bakmadığı ifade ediliyor.</p>

<p>Bu durum transfer yarışının önümüzdeki günlerde daha da hareketlenebileceği yorumlarına neden oldu.</p>

<p>Galatasaray Geleceğe Yatırım Yapmak İstiyor</p>

<p>Sarı kırmızılı yönetimin son dönemde yalnızca tecrübeli isimlere değil, yüksek gelişim potansiyeline sahip genç futbolculara da yöneldiği biliniyor.</p>

<p>20 yaşındaki Faslı stoperin hem fizik gücü hem de topu oyuna sokma becerisi nedeniyle teknik ekibin değerlendirdiği profiller arasında yer aldığı öne sürülüyor.</p>

<p>Süreç Yakından Takip Ediliyor</p>

<p>Şu ana kadar Galatasaray veya Rennes cephesinden transfer iddialarına ilişkin resmî bir açıklama yapılmadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mevcut bilgiler, dosyanın ilk temas aşamasında olduğunu gösterirken, önümüzdeki günlerde yapılacak görüşmelerin transfer sürecinin yönünü belirlemesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/galatasaraydan-abdelhamid-ait-boudlal-hamlesi-rennes-ile-ilk-temas-iddiasi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 08:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5665.jpeg" type="image/jpeg" length="58860"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İmzasıyla 8 Üniversiteye Yeni Rektör Atandı]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/cumhurbaskani-erdoganin-imzasiyla-8-universiteye-yeni-rektor-atandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/cumhurbaskani-erdoganin-imzasiyla-8-universiteye-yeni-rektor-atandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasını taşıyan atama kararları Resmi Gazete’de yayımlandı. Kararla birlikte 8 üniversitenin rektörlüğüne yeni isimler atanırken, Yükseköğretim Kurulu’na (YÖK) da yeni üyeler seçildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Atamalar, yükseköğretim kurumlarında yeni dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>8 Üniversitede Rektörlük Görevine Yeni Atamalar</p>

<p>23 Temmuz tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında Türkiye’deki 8 üniversitenin rektörlüğüne yeni atamalar gerçekleştirildi. Atamalar, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile ilgili Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükümleri doğrultusunda yapıldı.</p>

<p>Yeni atamalar şu şekilde oldu:</p>

<ul>
 <li>Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi: Prof. Dr. Gülçin Yahya Kaçar</li>
 <li>Hasan Kalyoncu Üniversitesi: Prof. Dr. Gül Rengin Küçükerdoğan</li>
 <li>İstanbul Gedik Üniversitesi: Prof. Dr. Feriha Erfan Kuyumcu</li>
 <li>İstanbul Topkapı Üniversitesi: Prof. Dr. Emre Alkin</li>
 <li>Mudanya Üniversitesi: Prof. Dr. Ahmet Kesik</li>
 <li>Sanko Üniversitesi: Prof. Dr. Güner Dağlı</li>
 <li>Türk-Alman Üniversitesi: Prof. Dr. Cemal Yıldız</li>
 <li>Yalova Üniversitesi: Prof. Dr. Mehmet Bahçekapılı</li>
</ul>

<p>YÖK’e 4 Yeni Üye</p>

<p>Aynı karar kapsamında Yükseköğretim Kurulu üyeliklerinde de değişikliğe gidildi. Cumhurbaşkanlığı kontenjanından Hakkı Susmaz ile Prof. Dr. Mürteza Bedir, Üniversitelerarası Kurul kontenjanından ise Prof. Dr. Kemal Şenocak ve Prof. Dr. İlhan İlkılıç YÖK üyeliğine getirildi.</p>

<p>Üniversitelerde Yeni Dönem</p>

<p>Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren atamalarla birlikte söz konusu üniversitelerde yeni yönetim dönemi başladı. Yeni rektörlerin önümüzdeki süreçte üniversitelerin akademik, bilimsel ve kurumsal gelişimine yönelik çalışmalar yürütmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ATAMA</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/cumhurbaskani-erdoganin-imzasiyla-8-universiteye-yeni-rektor-atandi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 08:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/genel/i-m-g-6516.jpeg" type="image/jpeg" length="72868"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İspanya Dünya Kupası’nı Kutlarken 89 Yıl Önce Türkiye’ye Sığınan 712 İspanyolun Unutulan Hikâyesi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/ispanya-dunya-kupasini-kutlarken-89-yil-once-turkiyeye-siginan-712-ispanyolun-unutulan-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/ispanya-dunya-kupasini-kutlarken-89-yil-once-turkiyeye-siginan-712-ispanyolun-unutulan-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İspanya’nın 2026 FIFA Dünya Kupası zaferi, iki ülke arasındaki unutulmuş insani bir hikâyeyi yeniden gündeme taşıdı. İspanya İç Savaşı sırasında yüzlerce sivil Türk diplomatik temsilciliğine sığınırken, 712 kişilik tahliye kafilesi Türkiye’ye doğru yola çıktı. Diplomatik belgeler kadar, yıllar sonra bile unutulmayan Türk elçilik görevlisi Mustafa Topaloğlu’nun insani yardımları da bu tarihin en dokunaklı sayfalarından biri olarak hafızalarda yer aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İspanya Dünya Kupası’nı Kaldırırken: 89 Yıl Önce Türkiye’ye Doğru Yola Çıkan 712 Kişilik İspanyol Tahliye Kafilesinin Unutulan Hikâyesi<br />
Bugün dünya şampiyonluğunu kutlayan İspanya ile Türkiye arasında, çoğu kişinin bilmediği dokunaklı bir hikâye var. Bundan 89 yıl önce Madrid savaşın ortasındayken yüzlerce İspanyol, hayatta kalabilmek için Türk diplomatik temsilciliğinin korumasına sığındı. Aylar sonra 712 kişilik bir tahliye kafilesi Türkiye’ye doğru yola çıktı. Bu hikâyede diplomatlar, diplomatik yazışmalar ve hükümet kararları kadar; yemek hazırlayan, çamaşır yıkayan, insanların gündelik ihtiyaçlarıyla ilgilenen ve yıllar sonra bile unutulmayan insanlar da vardı.<br />
İspanya bugünlerde bir kez daha dünya şampiyonluğunun sevincini yaşıyor.<br />
19 Temmuz 2026’da oynanan Dünya Kupası finalinde Arjantin’i uzatmalarda 1-0 mağlup eden İspanya, 2010’dan sonra ikinci kez kupayı kaldırdı. Madrid’den ülkenin dört bir yanına yayılan kutlamalarda kırmızı-sarı bayraklar yeniden gökyüzünü doldurdu.<br />
İspanya’nın adının bugün zaferle anıldığı bu günlerde, Türkiye ile İspanya arasında yaklaşık doksan yıl önce yaşanmış, artık pek az kişinin hatırladığı başka bir hikâyeyi de hatırlamak gerekiyor.<br />
Bu kez ortada bir futbol kupası yoktu.<br />
Tribünler yoktu.<br />
Kutlama meydanları yoktu.<br />
Madrid’in üzerinde savaşın gölgesi vardı.<br />
Ve yüzlerce insanın tek isteği hayatta kalmaktı.<br />
Madrid’de bir Türk kapısı<br />
1936’da başlayan İspanya İç Savaşı, ülkeyi yalnızca iki askerî ve siyasi cepheye ayırmadı; siviller için de büyük bir korku ve belirsizlik dönemi başlattı.<br />
Cumhuriyetçi yönetimin kontrolündeki Madrid’de, Milliyetçi hareketle ilişkili olduğu düşünülen ya da bu çevrelere yakınlığı nedeniyle kendisini tehdit altında hisseden çok sayıda insan yabancı diplomatik temsilciliklere sığındı.<br />
Elçilikler ve diplomatik temsilciliklerin koruması altındaki binalar, savaşın ortasında alışılmadık sığınma alanlarına dönüştü.<br />
Türkiye de bu ülkelerden biriydi.<br />
Türk diplomatik belgelerinde Madrid’deki temsilciliğin sığınmacı kabul ettiğine ilişkin kayıtlar Ağustos 1936’ya kadar uzanıyor. Türkiye savaş boyunca resmî tarafsızlığını korurken, özellikle Madrid Elçisi Tevfik Kâmil Koperler’in öncülüğündeki Türk diplomatik görevlileri, korunma arayan insanların barındırılması ve daha sonra güvenli biçimde tahliye edilmesi için yoğun bir diplomasi yürüttü.<br />
Bugün elimizdeki arşiv belgeleri, olayın uzun yıllar anlatıldığından daha geniş çaplı olduğunu gösteriyor.<br />
İspanyol arşiv kayıtlarına göre Türk temsilciliği, İç Savaş boyunca farklı dönemlerde toplam 923 kişiye sığınma imkânı sağladı. Bu sayı, aynı anda temsilcilikte bulunanların değil, savaş süresince Türkiye’nin diplomatik korumasından yararlananların toplamını ifade ediyor.<br />
Daha sonra Karadeniz vapuruyla tahliye edilmek üzere yola çıkarılan kafilenin sayısı ise 712 idi.<br />
İşte rakamların birbirine karıştığı yer de burasıdır.<br />
923 kişi, bir dönemin toplam hikâyesini;<br />
712 kişi ise o hikâyenin Akdeniz’e açılan en dramatik yolculuğunu anlatır.<br />
Bir elçiliğin gündelik hayatı<br />
Yüzlerce insanı aylar boyunca diplomatik koruma altındaki binalarda barındırmanın ne anlama geldiğini bugün düşünmek bile zor.<br />
Her gün yemek hazırlanacaktı.<br />
İnsanların yatacak bir yer bulması gerekiyordu.<br />
Temizlik yapılacak, hastalarla ilgilenilecek, dışarıdaki tehlikeye rağmen içeride hayat sürdürülecekti.<br />
Bu nedenle Madrid’de yaşananları yalnızca elçiler, dışişleri bakanları ve diplomatik notalar üzerinden okumak eksik kalır.<br />
Çünkü tarihin resmî belgelerinin arkasında, adı çoğu zaman bir dipnota bile girmeyen insanlar vardı.<br />
Onlardan biri Mustafa Topaloğlu idi.<br />
Türk Elçiliğinde kavas olarak görev yapan Mustafa Topaloğlu, savaş başlayınca alışılmış görevlerinin çok ötesinde sorumluluklar üstlendi.<br />
Diplomat Ender Arat’ın, Selim Kuneralp’ten aktardığı bir hatıra, yıllar sonra bile bazı İspanyolların Mustafa Efendi’yi unutmadığını gösteriyor.<br />
Anlatıya göre Madrid’deki Türk Büyükelçiliğinde yıllar sonra düzenlenen 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı davetlerine katılan ve İç Savaş döneminde Türkiye’nin diplomatik korumasından yararlanmış bazı yaşlı İspanyollar, Mustafa Topaloğlu’nu gördüklerinde ona büyük bir sevgiyle sarılıyorlardı.<br />
Çünkü Mustafa Efendi, yıllar önce zor günlerini yaşadıkları dönemde onların yemekleriyle, çamaşırlarıyla ve gündelik ihtiyaçlarıyla ilgilenmişti.<br />
Diplomatlar değişmişti.<br />
Hükümetler değişmişti.<br />
İspanya değişmişti.<br />
Türkiye değişmişti.<br />
Ama bir tabak yemek, yıkanmış bir gömlek ve zor zamanda uzatılan bir el unutulmamıştı.<br />
Belki de tarihin en sıcak tarafı tam burada başlıyor.<br />
Devletlerin yaptığı büyük işler arşivlerde saklanıyor.<br />
İnsanların yaptığı küçük iyilikler ise insanların hafızasında.<br />
Ender Arat’ın aktardığı Mustafa Efendi hatırası<br />
Mustafa Topaloğlu’nun hikâyesi, 1937’de Karadeniz vapuruyla gerçekleştirilen tahliye girişimiyle de sınırlı değildi.<br />
Türk diplomatik temsilciliğinin sığınmacıları koruma çabası İç Savaş’ın ilerleyen dönemlerinde de sürdü.<br />
28 Ocak 1938’de Türk Elçiliğinin koruması altındaki binalardan birine düzenlenen baskın sırasında Mustafa Topaloğlu da başından yaralandı.<br />
Ender Arat’ın aktardığı hatıraya göre, sığınmacılar arasında bulunan Doktor Canton, yaralanan Mustafa Efendi’nin tedavisiyle ilgilendi.<br />
Bir zamanlar sığınmacıların ihtiyaçlarıyla ilgilenen Mustafa Topaloğlu, bu kez onlardan birinin yardımına ihtiyaç duymuştu.<br />
Bu küçük ayrıntı bile savaşın tuhaflığını anlatmaya yeter.<br />
Bir gün Türk elçilik görevlisi İspanyol sığınmacılara yardım ediyordu.<br />
Başka bir gün, sığınmacı bir İspanyol doktor yaralanan Türk görevliye yardım ediyordu.<br />
Savaş insanları ayırırken, aynı çatı altında hayat onları birbirine emanet etmişti.<br />
Ankara’da alınan karar: Türkiye’ye getirilecekler<br />
Madrid’deki şartlar ağırlaştıkça sığınmacıların İspanya dışına çıkarılması gündeme geldi.<br />
Ancak mesele son derece karmaşıktı.<br />
Cumhuriyetçi İspanyol yönetimi, özellikle askerlik çağındaki ve askerî hizmetle bağlantılı kişilerin ülkeden çıkarılmasına karşı çekinceler taşıyordu. Bu kişilerin daha sonra Franco kuvvetlerine katılabileceği endişesi, tahliye görüşmelerinin önemli tartışma başlıklarından biriydi.<br />
Aylar süren diplomatik görüşmelerin sonunda bir uzlaşmaya varıldı. Hâlen veya daha önce askerî hizmette bulunmuş bazı kişiler tahliye kapsamının dışında bırakıldı.<br />
Türkiye ise sığınmacıları almak üzere Karadeniz vapurunu gönderdi.<br />
Karadeniz, 21 Nisan 1937’de Valencia’ya doğru yola çıktı ve 26 Nisan’da limana ulaştı.<br />
Gemi limandayken Valencia bombardıman tehdidi altındaydı. Tevfik Kâmil Koperler’in diplomatik yazışmalarına göre, diğer bazı gemilerin personeli bombardıman sırasında karaya sığınırken Karadeniz mürettebatı görevini sürdürdü.<br />
Ardından Madrid’den Valencia’ya büyük tahliye başladı.<br />
Sığınmacılar 1 Mayıs ile 14 Mayıs arasında dört ayrı grup hâlinde otobüslerle taşındı.<br />
Resmî kayıtlara göre Karadeniz’e toplam 712 kişilik tahliye kafilesi bindirildi.<br />
Türk bayraklı otobüslerle Madrid’den çıkış<br />
Bu yolculuğun en güzel ayrıntılarından biri, yıllar sonra sığınmacılardan Manuel Iglesias-Sarria y Puga’nın hatıralarında ortaya çıktı.<br />
Iglesias, Madrid’den ayrılırken bindikleri otobüslerde Türk bayraklarının bulunduğunu anlatıyordu.<br />
Savaşın içindeki Madrid sokaklarından geçen bu araçlarda bulunan insanlar için ay yıldız, o gün yalnızca başka bir devletin bayrağı değildi.<br />
Onları savaşın dışına çıkaracağına inandıkları bir güvencenin işaretiydi.<br />
Belki bazıları otobüsün camından son kez Madrid’e baktı.<br />
Geride bıraktıkları evlerini düşündüler.<br />
Yakınlarını…<br />
Bir daha dönüp dönemeyeceklerini…<br />
Önlerinde ise tanımadıkları bir ülke vardı:<br />
Türkiye.<br />
Karadeniz onları Valencia’da bekliyordu.<br />
Rotanın sonunda İstanbul vardı.<br />
Türkiye onları karşılamaya hazırlanıyordu<br />
Ankara yalnızca sığınmacıları getirmeye karar vermemiş, Türkiye’ye geldikten sonra ne yapılacağını da planlamıştı.<br />
Arşiv belgelerine göre sığınmacıların Çanakkale’de sağlık kontrolünden geçirilmesi, gerekli görülmesi hâlinde geminin sağlık ve dezenfeksiyon işlemleri için Tuzla’ya yönlendirilmesi ve daha sonra İstanbul’a getirilmeleri öngörülüyordu.<br />
Kendi geçimini sağlayabilecek olanların İstanbul’da yaşamalarına izin verilecek, desteğe ihtiyaç duyanlara yardım sağlanacak, tamamen yardıma muhtaç kişiler ise Kızılay tarafından barındırılıp beslenecekti.<br />
Bu amaçla Kızılay’a kaynak ayrılması da planlanmıştı.<br />
Kısacası Türkiye, yüzlerce insanı karşılamaya hazırlanıyordu.<br />
Fakat Akdeniz’de yolculuğun yönü değişti.<br />
Sirakuza’da her şey değişti<br />
Karadeniz Valencia’dan ayrıldıktan sonra gemideki bazı yolcular İtalya’da inmek istediklerini bildirdi.<br />
Türk ve İspanyol makamları arasında yapılan görüşmeler sonucunda kadınların, çocukların ve askerlik çağı dışında bulunan bazı erkeklerin İtalya’da karaya çıkabilmelerine yönelik bir düzenleme gündeme geldi.<br />
Ancak gemi Sicilya’daki Sirakuza Limanı’na ulaştığında olaylar planlandığı gibi gelişmedi.<br />
Uzun yıllar anlatılan bazı popüler hikâyelerde sığınmacıların kaptandan izin alarak düzenli biçimde gemiden indiği aktarılır.<br />
Türk ve İspanyol diplomatik arşivlerini birlikte inceleyen yakın tarihli akademik araştırmalar ise çok daha karmaşık bir tablo ortaya koyuyor.<br />
Belgelerde çok sayıda yolcunun gemiyi terk etmek için harekete geçtiği, bazılarının iskele düzeni tamamlanmadan karaya çıkmaya çalıştığı, hatta denize atlayanların bulunduğu anlatılıyor. Türk mürettebatından bazı görevlilerin yolcuları engellemeye çalışması üzerine arbedeler yaşandığı da diplomatik kayıtlara geçti.<br />
Sonuçta Karadeniz, 712 kişilik tahliye grubuyla başladığı yolculuğun sonunda İstanbul’a yalnızca dokuz yolcuyla ulaştı.<br />
Bu dokuz kişinin hiçbiri, tahliye edilen İspanyol sığınmacılar arasında değildi.<br />
Bunların yedisi daha önce İstanbul’dan İspanya’ya yerleşmiş Musevi bir aileye mensuptu. Diğer iki yolcu ise Türk temsilciliğinde çalışan bir kadın ile bir aylık bebeğiydi.<br />
Sirakuza olayı daha sonra Türkiye ile Cumhuriyetçi İspanyol yönetimi arasında diplomatik bir anlaşmazlığa dönüştü.<br />
İspanyol tarafı Türkiye’nin yeterli önlem almadığını ileri sürerken Ankara, olayın üçüncü bir ülkenin karasularında meydana geldiğini ve silahsız Türk gemi personelinin koşullar içinde yapabileceklerinin sınırlı olduğunu savundu.<br />
Araştırmalara göre İtalya’ya çıkan sığınmacıların önemli bir bölümü daha sonra yeniden İspanya’ya dönerek Franco kuvvetlerinin safında yer aldı.<br />
Böylece Türkiye’ye ulaşması planlanan tahliye kafilesinin yolculuğu büyük ölçüde Sicilya’da sona erdi.<br />
Fakat Türkiye ile aralarındaki hikâye bitmedi.<br />
“Türk bayrağının gölgesinde…”<br />
Türk Diplomatik Arşivi’nde bulunan 2 Ekim 1937 tarihli kayıt, sığınmacıların daha sonra ortak imzalı bir teşekkür mektubu gönderdiğini gösteriyor.<br />
Akademik araştırmalar, bu mektupta Madrid Elçisi Tevfik Kâmil Koperler’in insani çabalarının ve kendilerine sağlanan korumanın minnetle anıldığını ortaya koyuyor.<br />
Ender Arat’ın yayımladığı metne göre sığınmacılar duygularını şu ifadeyle dile getiriyordu:<br />
“Türk bayrağının gölgesinde himaye bulduk.”<br />
Belki de bütün hikâyeyi anlatmaya bu birkaç kelime yeter.<br />
Bir bayrak…<br />
Normal zamanlarda bir devletin simgesi.<br />
Savaş zamanında ise yüzlerce insan için bir kapının kapanmayacağına dair umut.<br />
Yıllar sonra gelen bir sarılma<br />
Bu hikâyede devlet adamları var.<br />
Madrid Elçisi Tevfik Kâmil Koperler var.<br />
Diplomatik yazışmalar var.<br />
Ankara’nın kararları var.<br />
Karadeniz vapuru var.<br />
Ama insanın zihninde en çok başka bir sahne kalıyor.<br />
Yıllar geçmiş.<br />
Madrid’de Türk Büyükelçiliğinde bir 29 Ekim daveti düzenlenmiş.<br />
Bir zamanlar Türkiye’nin diplomatik korumasına sığınmış yaşlı İspanyollardan bazıları yıllar sonra yeniden Türk Büyükelçiliğinin kapısından içeri giriyor.<br />
Ve aktarılan hatıraya göre bir adamı gördüklerinde ona sarılıyorlar:<br />
Mustafa Efendi’ye.<br />
Kendilerine yıllar önce yemek hazırlayan, çamaşırlarıyla ve gündelik ihtiyaçlarıyla ilgilenen Türk görevliye…<br />
Belki de bu hikâyenin gerçek sonu Sirakuza’da değil, yıllar sonra gerçekleşen o sarılmada yazıldı.<br />
Çünkü insanlar bazen kendilerini koruyan devletin adını unutabilir.<br />
Bir diplomatik belgenin tarihini unutabilir.<br />
Bir geminin rotasını unutabilir.<br />
Ama en zor günlerinde kendilerine bir tabak yemek veren insanın yüzünü kolay kolay unutmazlar.<br />
Kupaların ve hatıraların ülkeleri<br />
2026 yılında İspanya bir kez daha Dünya Kupası’nı kaldırdı.<br />
Milyonlarca insan İspanyol bayrağının altında aynı sevince ortak oldu.<br />
Bundan 89 yıl önce ise yüzlerce İspanyol, Madrid’in savaşla parçalanmış günlerinde başka bir bayrağın diplomatik korumasına sığınmıştı.<br />
Türk bayrağının.<br />
Elbette bu tarih, bütün ayrıntılarıyla romantikleştirilecek kadar basit değildir.<br />
Sığınmacıların büyük bölümü dönemin siyasi çatışmasında Milliyetçi çevrelerle bağlantılıydı. Tahliye süreci zorlu diplomatik pazarlıklara sahne olmuş, Sirakuza olayı Türkiye ile Cumhuriyetçi İspanyol yönetimi arasında ciddi bir anlaşmazlık yaratmıştı.<br />
Modern akademik araştırmalar da olayın insani boyutuyla siyasi ve diplomatik boyutlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.<br />
Ama bütün bu karmaşık tarihin içinde değişmeyen bir gerçek var:<br />
Savaşın ortasında yüzlerce insan Türkiye’nin diplomatik korumasına alındı.<br />
Aylar boyunca ihtiyaçları karşılanmaya çalışıldı.<br />
Bir Türk elçisi onlar için Ankara ile yazıştı.<br />
Bir gemi onları almak için Akdeniz’i geçti.<br />
Aktarılan hatıralara göre Mustafa Topaloğlu adlı bir kavas, aylar boyunca onların yemekleriyle, çamaşırlarıyla ve gündelik ihtiyaçlarıyla ilgilendi.<br />
Ve bazıları, aradan onlarca yıl geçtikten sonra bile kendilerine uzatılan eli unutmadı.<br />
İspanya bugün kupasını kaldırırken biz de 89 yıl önce Madrid’de yüzlerce insana koruma sağlayan o Türk kapısını hatırlayalım.<br />
Çünkü bazen bir ülkenin en güzel hikâyeleri, kazandığı kupalarla değil;<br />
zor zamanda koruma sağladığı insanların hafızasında yazılır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>TARİH</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/ispanya-dunya-kupasini-kutlarken-89-yil-once-turkiyeye-siginan-712-ispanyolun-unutulan-hikayesi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 08:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6512.jpeg" type="image/jpeg" length="95889"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hastanın Tümörü Laboratuvarda Yeniden Oluşturuldu: Yumurtalık Kanserinde Organoid Üretimi İçin Yeni Standart Protokol]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/hastanin-tumoru-laboratuvarda-yeniden-olusturuldu-yumurtalik-kanserinde-organoid-uretimi-icin-yeni-standart-protokol</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/hastanin-tumoru-laboratuvarda-yeniden-olusturuldu-yumurtalik-kanserinde-organoid-uretimi-icin-yeni-standart-protokol" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yüksek dereceli seröz over karsinomunda (HGSC) hasta tümörlerinden organoid üretimine yönelik ayrıntılı laboratuvar protokolü yayımlandı. Yeni yaklaşım, kanser araştırmalarında daha standart ve tekrarlanabilir modeller geliştirilmesine katkı sağlayabilir. Ancak uzmanlar, organoidlerin henüz hastaya en etkili ilacı belirleyen rutin bir klinik test olmadığını vurguluyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yüksek dereceli seröz over karsinomunda hastadan elde edilen tümör örneklerinden organoid geliştirmeye yönelik yeni ve ayrıntılı protokol, kişiselleştirilmiş kanser araştırmaları için daha standart ve tekrarlanabilir modeller oluşturulmasına katkı sağlayabilir. Ancak organoidler henüz hastaya hangi ilacın kesin olarak yarayacağını gösteren rutin bir klinik test değildir.</p>

<p>Bir kanser hastasından alınan tümör parçasını laboratuvarda yaşatabildiğinizi düşünün.</p>

<p>Üstelik yalnızca birkaç kanser hücresini değil, hastanın tümörünün bazı temel biyolojik özelliklerini taşıyan üç boyutlu küçük bir modelini...</p>

<p>Bilim insanlarının “organoid” adını verdiği bu yapılar, son yıllarda kanser araştırmalarının en dikkat çekici alanlarından biri hâline geldi. Yüksek dereceli seröz over karsinomunda (HGSC) organoid üretim başarısını artıran bir yaklaşım 2023 yılında yayımlanmıştı. Şimdi ise bu yöntemin taze veya canlılığı korunarak dondurulmuş hasta örneklerinden uygulanmasına ilişkin ayrıntılı laboratuvar protokolü araştırmacıların kullanımına sunuldu.</p>

<p>Laura Gall-Mas ve arkadaşlarının 2026 yılında STAR Protocols dergisinde yayımladığı çalışma; hasta tümörlerinden HGSC organoidlerinin oluşturulması, çoğaltılması, izlenmesi, dondurulması ve yeniden kültüre alınmasına kadar uzanan süreci adım adım tanımlıyor.</p>

<p>Peki bütün bunlar neden önemli?</p>

<p>Çünkü tümörler, aynı kanser adıyla sınıflandırılsalar bile birbirlerinin tam kopyası değildir.</p>

<p>Aynı Kanser, Farklı Biyoloji</p>

<p>İki hastaya da HGSC tanısı konulabilir. Ancak bu iki tümörün genetik özellikleri, hücresel yapısı, ilaçlara karşı geliştirdiği direnç mekanizmaları ve hastalığın seyri birbirinden farklı olabilir.</p>

<p>Kanser tedavisinin en büyük güçlüklerinden biri de tam olarak burada ortaya çıkar.</p>

<p>Laboratuvarlarda onlarca yıldır kullanılan klasik kanser hücre dizileri, bilimsel araştırmalar için son derece değerlidir. Ancak uzun yıllar boyunca laboratuvar koşullarına uyum sağlamış bu hücreler, gerçek bir hastanın tümöründeki biyolojik çeşitliliğin tamamını yansıtamayabilir.</p>

<p>Hasta kaynaklı organoidler ise doğrudan tümör dokusundan elde edilen hücrelerin üç boyutlu bir ortamda büyütülmesiyle oluşturulur.</p>

<p>Bir anlamda araştırmacılar, hastadaki tümörün bazı genetik ve biyolojik özelliklerini taşıyan kişiye özgü bir laboratuvar modeli oluşturmaya çalışırlar.</p>

<p>Ancak bunu başarmak düşündüğümüz kadar kolay değildir.</p>

<p>Her Tümörden Organoid Üretilemiyor</p>

<p>HGSC’de organoid araştırmalarının önündeki önemli engellerden biri, alınan her tümör örneğinden uzun süre yaşayabilen organoidler oluşturulamamasıydı.</p>

<p>Wojciech Senkowski ve arkadaşlarının 2023 yılında Developmental Cell dergisinde yayımladığı çalışmada geliştirilen yöntemle, organoid oluşturulması denenen hastaların yüzde 53’ünden uzun süreli ve çoğaltılabilir organoid kültürleri elde edildi. Bu başarı oranı, önceki çalışmalarda bildirilen yaklaşık yüzde 23–38 aralığından daha yüksekti.</p>

<p>Ancak bu oran, her hasta örneğinde veya her laboratuvarda aynı başarının elde edileceği anlamına gelmiyor. Sonuç, söz konusu çalışma koşulları ve örnek grubu içinde elde edilen başarıyı ifade ediyor.</p>

<p>Araştırmanın önemli yönlerinden biri, yalnızca ameliyattan hemen sonra elde edilen taze tümör dokularının kullanılabilmesi değildi.</p>

<p>Bilim insanları, canlılığı korunacak şekilde kriyoprezerve edilmiş ve biyobankalarda saklanmış hasta örneklerinden de organoid oluşturulabileceğini gösterdi. Bu durum, uygun koşullarda saklanmış geçmiş tümör örneklerinin yeni araştırmalarda değerlendirilebilmesi açısından önemli bir avantaj sağlayabilir.</p>

<p>2026 yılında yayımlanan yeni protokol ise 2023’te geliştirilen yaklaşımın uygulanmasına ilişkin ayrıntılı adımları, kültür izleme ölçütlerini ve süreçte karşılaşılabilecek sorunlara yönelik çözüm önerilerini tanımlıyor.</p>

<p>Protokolde ilk hücre ekiminden kültürün izlenmesine, organoidlerin çoğaltılmasından dondurularak saklanmasına ve yeniden canlandırılmasına kadar sürecin kritik aşamaları ayrıntılı biçimde tarif ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Laboratuvardaki Model Hastadaki Tümöre Ne Kadar Benziyor?</p>

<p>Bir organoid oluşturabilmek tek başına yeterli değildir.</p>

<p>Asıl soru şudur:</p>

<p>Laboratuvarda büyüyen bu üç boyutlu yapı, hastanın vücudundaki tümörü ne ölçüde temsil ediyor?</p>

<p>Araştırmacıların yaptığı genomik, histolojik ve tek hücre düzeyindeki analizler, oluşturulan bazı organoidlerin kaynaklandıkları tümörlerin önemli genetik ve fenotipik özelliklerini koruyabildiğini gösterdi.</p>

<p>Bu nedenle organoidler yalnızca “laboratuvarda büyüyen kanser hücreleri” olarak görülmüyor.</p>

<p>Kanser hücrelerinin biyolojisini, tedaviye direnç mekanizmalarını ve aynı tümör tipinin neden farklı hastalarda farklı davranabildiğini araştırmak için önemli deneysel modeller olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Ancak organoidlerin gerçek tümörün birebir kopyası olmadığını unutmamak gerekiyor.</p>

<p>Bir tümörün çevresinde bağışıklık sistemi hücreleri, damarlar, bağ dokusu hücreleri ve çok sayıda biyolojik sinyal bulunur. Klasik organoid sistemleri bu karmaşık tümör mikroçevresinin tamamını eksiksiz biçimde yansıtamaz.</p>

<p>Buradan kişiselleştirilmiş tıp açısından son derece ilgi çekici bir soru doğuyor:</p>

<p>Bir hastanın tümöründen organoid oluşturulursa, farklı ilaçların bu model üzerindeki etkileri incelenerek tedavi hakkında bilgi edinilebilir mi?</p>

<p>Teorik olarak bu mümkün olabilir.</p>

<p>Fakat burada çok önemli bir sınır çizmek gerekiyor.</p>

<p>“Hangi İlaç İşe Yarayacak?” Testi Değil</p>

<p>Organoid teknolojisinin en heyecan verici hedeflerinden biri, gelecekte hastaya özgü tedavi seçeneklerinin araştırılmasına katkıda bulunabilmesidir.</p>

<p>Ancak bugün bir hastanın tümöründen organoid üretip farklı ilaçları bu model üzerinde deneyerek:</p>

<p>“Bu ilaç kesinlikle işe yarar, bu ilaç işe yaramaz.”</p>

<p>demek mümkün değildir.</p>

<p>2023 tarihli çalışmada organoidlerin bazı ilaçlara verdiği yanıtlarla hastaların klinik tedavi sonuçları arasında ilişkiler gözlendi. Ancak bu ilişkinin kullanılan kültür koşullarından etkilenebilmesi, organoid testlerinin ne kadar dikkatli standartlaştırılması gerektiğini de ortaya koydu.</p>

<p>Bir ilacın laboratuvardaki organoid üzerinde etkili olması, aynı ilacın hastada mutlaka aynı sonucu vereceği anlamına gelmez.</p>

<p>Çünkü insan vücudundaki tümör, laboratuvar ortamındaki organoidden çok daha karmaşık bir biyolojik sistemin parçasıdır.</p>

<p>Bağışıklık sistemi, tümörün kanlanması, hastanın metabolizması, eşlik eden hastalıkları ve kullanılan diğer tedaviler de ilaç yanıtını etkileyebilir.</p>

<p>Bu nedenle hasta kaynaklı organoidlerin kişiselleştirilmiş kanser tedavisinde rutin bir karar aracı hâline gelebilmesi için daha geniş hasta gruplarında yapılacak ileriye dönük klinik araştırmalara ihtiyaç vardır.</p>

<p>Laboratuvarda elde edilen ilaç yanıtlarının gerçek hasta sonuçlarıyla karşılaştırılması ve yöntemlerin farklı merkezlerde benzer sonuçlar verecek biçimde standartlaştırılması gerekmektedir.</p>

<p>Küçük Bir Tümör Modeli, Büyük Bir Araştırma Alanı</p>

<p>Organoid teknolojisinin bugünkü en güçlü kullanım alanı, doğrudan hastaya tedavi seçmekten çok kanser araştırmalarında ortaya çıkıyor.</p>

<p>Hastanın tümöründen geliştirilen organoid modelini uzun süre laboratuvarda incelemek, kanser hücrelerinin davranışlarını araştırmak, farklı ilaçlara verdikleri yanıtları değerlendirmek ve tedavi baskısı altında gelişebilecek direnç mekanizmalarını anlamaya çalışmak mümkün hâle geliyor.</p>

<p>Yeni tedavi adayları da klasik hücre kültürlerine kıyasla gerçek insan tümörlerinin bazı özelliklerini daha iyi yansıtabilen bu modeller üzerinde incelenebilir.</p>

<p>Canlılığı korunarak dondurulmuş hasta örneklerinden de organoid oluşturulabilmesi, uygun biçimde biyobankalanmış tümör materyallerinin gelecekteki organoid araştırmalarında kullanılabilmesi açısından önemli bir fırsat sunuyor.</p>

<p>Belki gelecekte bir kanser hastasının ameliyat sırasında çıkarılan tümörünün küçük bir bölümü laboratuvara gönderilecek.</p>

<p>Burada hastaya özgü organoid modelleri oluşturulacak.</p>

<p>Araştırmacılar bu modeller üzerinde farklı tedavi yaklaşımlarını inceleyecek ve elde edilen bilgiler hastanın genetik, moleküler ve klinik verileriyle birlikte değerlendirilecek.</p>

<p>Bu senaryo bugün için rutin klinik uygulamanın bir parçası değildir.</p>

<p>Ancak kişiselleştirilmiş kanser tedavisinin geleceğinde araştırılan önemli yaklaşımlardan biridir.</p>

<p>HGSC’de organoid üretimini daha başarılı hâle getiren yöntemlerin geliştirilmesi ve bu yöntemlerin ayrıntılı protokollerle standartlaştırılması bu nedenle önem taşıyor.</p>

<p>Çünkü kişiselleştirilmiş kanser tedavisinin geleceği belki de yalnızca hastanın tümörünün genetik özelliklerini okumaktan değil, ondan geliştirilen laboratuvar modellerinin nasıl davrandığını anlamaktan da geçecek.</p>

<p>Şimdilik organoidler, hastaya “hangi ilacın kesinlikle işe yarayacağını” söyleyen bir test değildir.</p>

<p>Ancak kanser biyolojisini ve kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarını araştırmak için giderek önem kazanan deneysel modellerden biridir.</p>

<p>Başlık<br />
Spot<br />
Seo<br />
Meta</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/hastanin-tumoru-laboratuvarda-yeniden-olusturuldu-yumurtalik-kanserinde-organoid-uretimi-icin-yeni-standart-protokol</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 08:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2025/12/laboratuvar.jpg" type="image/jpeg" length="55406"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beşiktaş’ta Joe Willock Sürprizi! İngiliz Devinden Ayrılık Sinyali Geldi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/besiktasta-joe-willock-surprizi-ingiliz-devinden-ayrilik-sinyali-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/besiktasta-joe-willock-surprizi-ingiliz-devinden-ayrilik-sinyali-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beşiktaş’ın orta saha transferi için gündemine aldığı Joe Willock dosyasında dikkat çeken gelişmeler yaşanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İngiliz basınında yer alan iddialara göre Newcastle United, deneyimli futbolcunun geleceği konusunda karar aşamasına gelirken siyah beyazlı kulübün temaslarını sürdürdüğü öne sürüldü.</p>

<p>Beşiktaş Orta Sahaya Premier Lig Takviyesi İstiyor</p>

<p>Yeni sezon öncesi orta sahasını güçlendirmeyi hedefleyen Beşiktaş’ın transfer çalışmalarında Joe Willock ismi yeniden öne çıktı.</p>

<p>İngiltere’de yayımlanan haberlerde siyah beyazlıların, Newcastle United forması giyen 26 yaşındaki futbolcu için kulübüyle temaslarını sürdürdüğü iddia edildi.</p>

<p>Newcastle’dan Ayrılık Kapısı Açıldı İddiası</p>

<p>İngiliz basınındaki kulis haberlerine göre Newcastle United yönetimi, sözleşmesinin son yılına giren Joe Willock için gelecek teklifleri değerlendirmeye hazırlanıyor.</p>

<p>Haberde, kulübün oyuncuyla yeni sözleşme konusunda ilerleme sağlamadığı ve bu nedenle yaz transfer döneminde satış seçeneğinin masada olduğu öne sürüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu gelişme, Beşiktaş’ın transfer planlarını hareketlendiren en önemli ayrıntı olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Oyuncunun Önceliği İngiltere</p>

<p>Transfer dosyasındaki en kritik başlığın ise Joe Willock’un kariyer planlaması olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Kulis bilgilerine göre İngiliz futbolcu, kariyerine öncelikle Premier Lig’de devam etmek istiyor. Ancak beklediği tekliflerin gelmemesi durumunda yurt dışı seçeneklerini değerlendirebileceği konuşuluyor.</p>

<p>Bu nedenle transfer sürecinin önümüzdeki günlerde hız kazanabileceği ifade ediliyor.</p>

<p>Beşiktaş Fırsat Transferini Takip Ediyor</p>

<p>Siyah beyazlı yönetimin yüksek bonservis gerektiren transferler yerine sözleşme durumu avantaj sağlayan isimlere yöneldiği belirtiliyor.</p>

<p>Joe Willock’un sözleşmesindeki son yıl faktörü nedeniyle oluşabilecek pazarlık avantajının Beşiktaş cephesinde yakından takip edildiği öne sürülüyor.</p>

<p>Resmî Açıklama Bekleniyor</p>

<p>Transfer iddiaları İngiliz basınında geniş yer bulurken, Beşiktaş ve Newcastle United cephesinden şu ana kadar resmî bir açıklama yapılmadı.</p>

<p>Taraflar arasında anlaşma sağlandığına ilişkin doğrulanmış bir bilgi bulunmazken, görüşmelerin seyrinin önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/besiktasta-joe-willock-surprizi-ingiliz-devinden-ayrilik-sinyali-geldi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 05:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5659.jpeg" type="image/jpeg" length="34391"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Üniversitede Dekan Daire Başkanının Amiri mi? Yetki ve Hiyerarşi Nasıl İşliyor?]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/universitede-dekan-daire-baskaninin-amiri-mi-yetki-ve-hiyerarsi-nasil-isliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/universitede-dekan-daire-baskaninin-amiri-mi-yetki-ve-hiyerarsi-nasil-isliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Üniversitelerde dekan, rektörlüğe bağlı daire başkanlıklarının doğrudan hiyerarşik amiri değildir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dekan fakültenin yönetiminden sorumlu olurken, daire başkanlıkları üniversitenin merkezî idari teşkilatı içinde genel sekreterlik ve rektörlük bünyesinde görev yapar.</p>

<p>Üniversitelerde dekan ile daire başkanı arasındaki yetki ilişkisi, akademik ve idari teşkilatın farklı yönetim hatları üzerinden işlemesi nedeniyle zaman zaman karıştırılıyor. Özellikle “Dekan daire başkanına emir verebilir mi?”, “Daire başkanı kime bağlıdır?” ve “Üniversitede daire başkanının amiri kimdir?” soruları sıkça gündeme geliyor.</p>

<p>Yükseköğretim mevzuatına göre dekan, görev yaptığı fakültenin yöneticisidir. Ancak Personel Daire Başkanlığı, Öğrenci İşleri Daire Başkanlığı, Bilgi İşlem Daire Başkanlığı, İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı ile Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı gibi rektörlüğe bağlı merkezî birimlerin doğrudan amiri sayılmaz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dekanın yetki alanı fakülteyi kapsıyor</p>

<p>Dekan; fakültenin eğitim, öğretim, araştırma ve idari faaliyetlerinin düzenli biçimde yürütülmesinden sorumludur. Fakülte kurullarına başkanlık eder, alınan kararları uygular ve fakülte bünyesindeki akademik ve idari birimler arasında koordinasyonu sağlar.</p>

<p>Dekan ayrıca fakülteye bağlı birimler ile fakültede görev yapan personel üzerinde gözetim ve denetim yetkisine sahiptir. Bu yetki, esas olarak dekanın yönettiği fakülte ve fakülte teşkilatıyla sınırlıdır.</p>

<p>Bu nedenle dekanın üniversitenin merkez teşkilatında yer alan daire başkanlıkları üzerinde kendiliğinden oluşan bir amirlik yetkisi bulunmaz.</p>

<p>Üniversitede daire başkanı kime bağlıdır?</p>

<p>Üniversitelerde daire başkanlıkları, rektörlüğe bağlı merkezî idari teşkilat içinde yer alır. Üniversitenin idari teşkilatının başında genel sekreter bulunur.</p>

<p>Genel idari hiyerarşi çoğunlukla şu şekilde işler:</p>

<p>Rektör → Genel Sekreter → Daire Başkanı → Daire Başkanlığı Personeli</p>

<p>Daire başkanları, görev alanlarındaki hizmetleri üniversitenin merkezî idari yapısı içinde yürütür. Personelin sevk ve idaresi, görev dağılımı, çalışma düzeni ve birim içi işlemler genel sekreterlik ile rektörlüğün yetki alanındadır.</p>

<p>Dekan daire başkanına talimat verebilir mi?</p>

<p>Dekan, fakültenin ihtiyaçları doğrultusunda ilgili daire başkanlığından işlem yapılmasını veya hizmet sunulmasını isteyebilir. Personel işlemleri, satın alma, bütçe, bilgi işlem, öğrenci işleri ve teknik hizmetler gibi konularda daire başkanlıklarıyla yazışma ve koordinasyon sağlayabilir.</p>

<p>Ancak fakültenin bir daire başkanlığından hizmet talep etmesi, dekanı daire başkanının hiyerarşik amiri hâline getirmez.</p>

<p>Dekan, daire başkanlığı personeline doğrudan görev dağılımı yapamaz, personelin izin ve çalışma düzenini belirleyemez veya daire başkanlığının iç işleyişine amir sıfatıyla müdahale edemez.</p>

<p>Rektör tarafından görevlendirme yapılabilir</p>

<p>Rektör, üniversitenin işleyişi kapsamında bir dekana belirli bir proje, kurul, komisyon veya çalışma alanında koordinasyon görevi verebilir.</p>

<p>Yazılı bir görevlendirme ya da usulüne uygun yetki devri bulunması hâlinde dekan, yalnızca kendisine verilen görevin sınırları içinde işlem yapabilir. Bu tür bir yetkilendirme, dekanı bütün daire başkanlıklarının sürekli amiri yapmaz.</p>

<p>Yetkinin kapsamı, rektörlük görevlendirme yazısında belirtilen konu, süre ve sınırlarla belirlenir.</p>

<p>Fakültede idari amir kimdir?</p>

<p>Fakültelerde idari hizmetler, dekana bağlı fakülte sekreterliği tarafından yürütülür. Fakülte sekreteri, fakültenin idari teşkilatının işleyişinden sorumludur.</p>

<p>Fakültedeki genel yönetim yapısı şu şekilde işler:</p>

<p>Rektör → Dekan → Fakülte Sekreteri → Fakülte İdari Personeli</p>

<p>Fakülte sekreteri, fakülte bünyesindeki büroların ve idari personelin çalışma düzenini sağlar. Dekan ise fakültenin en üst yöneticisi olarak akademik ve idari faaliyetlerin genel gözetimini yürütür.</p>

<p>Dekan ile daire başkanı arasındaki fark nedir?</p>

<p>Dekan, bir fakültenin akademik ve idari yöneticisidir. Daire başkanı ise üniversitenin merkezî idari teşkilatı içinde belirli bir hizmet alanından sorumludur.</p>

<p>Dekan fakülteyi, daire başkanı ise kendi daire başkanlığını yönetir. Her iki görev de rektörlük sistemi içinde yer alsa da aynı hiyerarşik çizgide bulunmaz.</p>

<p>Bu nedenle üniversitelerde dekan ile daire başkanı arasındaki ilişki, doğrudan amir-memur ilişkisinden çok kurumsal koordinasyon ve görev alanlarının birlikte yürütülmesi esasına dayanır.</p>

<p>Sonuç: Dekan daire başkanının doğrudan amiri değildir</p>

<p>Üniversitelerde dekan, görev yaptığı fakültenin yöneticisi ve fakülte personelinin amiridir. Rektörlüğe bağlı daire başkanlıkları ise merkezî idari teşkilat içinde genel sekreterlik ve rektörlük bünyesinde çalışır.</p>

<p>Bu nedenle dekan, özel bir yazılı görevlendirme veya yetki devri bulunmadığı sürece daire başkanının doğrudan hiyerarşik amiri değildir.</p>

<p>Somut bir yetki uyuşmazlığında üniversitenin teşkilat şeması, görev yönergeleri, imza yetkileri, yetki devri belgeleri ve rektörlük tarafından yayımlanan görevlendirme yazıları birlikte değerlendirilmelidir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARİYER</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/universitede-dekan-daire-baskaninin-amiri-mi-yetki-ve-hiyerarsi-nasil-isliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 05:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6511.jpeg" type="image/jpeg" length="12297"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Uykuya Dalma Süresi Sağlığınız Hakkında Beklenmedik İpuçları Verebilir]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/uykuya-dalma-suresi-sagliginiz-hakkinda-beklenmedik-ipuclari-verebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/uykuya-dalma-suresi-sagliginiz-hakkinda-beklenmedik-ipuclari-verebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uykuya dalma süresi, yani yatağa girdikten sonra uykuya geçene kadar geçen zaman, uyku sağlığının temel göstergelerinden biri olarak kabul ediliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uzmanlara göre çoğu yetişkin için yaklaşık 10 ila 20 dakikalık süre normal kabul edilse de bu aralık tek başına sağlıklı ya da sağlıksız bir uyku anlamına gelmiyor. Uyku kalitesi ve ertesi gün hissedilen dinçlik, değerlendirmede en az süre kadar önem taşıyor.</p>

<p>Uyku tıbbında “uykuya dalma süresi” olarak tanımlanan sleep latency, kişinin yatağa girdikten sonra uykuya geçmesine kadar geçen süreyi ifade ediyor. Bu ölçüm, özellikle uykusuzluk (insomnia) değerlendirmesinde kullanılan temel parametrelerden biri olarak öne çıkıyor.[1][2]</p>

<p>10 ila 20 Dakika Çoğu Kişi İçin Normal Kabul Ediliyor</p>

<p>Uyku uzmanlarının sıklıkla kullandığı değerlendirmelere göre sağlıklı erişkinlerde uykuya dalma süresinin yaklaşık 10 ila 20 dakika arasında olması bekleniyor.[1][2]</p>

<p>Ancak bu süre kesin bir sınır olarak görülmüyor. Bazı kişilerin zaman zaman daha uzun sürede uykuya dalması, gece boyunca yeterli ve kaliteli uyku alıyorlarsa tek başına bir sağlık sorunu anlamına gelmeyebiliyor.[1]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Benzer şekilde, başını yastığa koyar koymaz birkaç dakika içinde uykuya dalmak da her zaman ideal kabul edilmiyor. Uzmanlar, çok kısa sürede uykuya geçmenin aşırı yorgunluk, uyku borcu veya uzun süredir devam eden uyku eksikliğinin işareti olabileceğini belirtiyor.[1][2]</p>

<p>Uyku Kalitesi Süreden Daha Önemli Olabilir</p>

<p>Uyku değerlendirmesinde yalnızca dakika hesabına odaklanmak yerine kişinin gece boyunca kesintisiz uyuyabilmesi, sabah dinlenmiş uyanması ve gündüz aşırı uyku hali yaşamaması daha belirleyici kabul ediliyor.[1][2]</p>

<p>Bu nedenle uykuya dalma süresi zaman zaman değişiklik gösterse bile düzenli bir uyku düzenine sahip olmak ve gün içinde enerjik hissedebilmek, sağlıklı uyku açısından önemli göstergeler arasında yer alıyor.</p>

<p>Uykuya Dalma Süresini Etkileyen Faktörler</p>

<p>Uykuya dalma süresi yalnızca biyolojik saatle değil, günlük yaşam alışkanlıkları ve çevresel etkenlerle de yakından ilişkili bulunuyor.[1][2][3]</p>

<p>Öne çıkan faktörler arasında şunlar yer alıyor:</p>

<ul>
 <li>Yoğun stres</li>
 <li>Zihni meşgul eden düşünceler</li>
 <li>Sirkadiyen ritim (biyolojik saat) bozuklukları</li>
 <li>Bazı hastalıklar</li>
 <li>Gün içinde yapılan uzun şekerlemeler</li>
 <li>Akşam saatlerinde kafein tüketimi</li>
 <li>Bazı ilaçlar</li>
 <li>Gürültülü, sıcak veya aydınlık uyku ortamı</li>
</ul>

<p>Bu etkenlerden biri ya da birkaçının bir araya gelmesi, kişinin her gece farklı sürede uykuya dalmasına neden olabiliyor.[1][2]</p>

<p>Sürekli Değişen Uykuya Dalma Süresi Dikkate Alınmalı</p>

<p>Uzmanlar, uykuya dalma süresinin tek gecelik ölçümler yerine uzun dönemli uyku düzeni içinde değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.[1][2]</p>

<p>Sürekli olarak çok uzun sürede uykuya dalmak, sık gece uyanmaları yaşamak veya gündüz aşırı uyku hali görülmesi durumunda altta yatan uyku bozukluklarının araştırılması gerekebiliyor. Buna karşılık ara sıra yaşanan değişiklikler günlük stres, yaşam tarzı veya çevresel koşullarla ilişkili olabiliyor.[1][3]</p>

<p>Uykuya dalma süresi tek başına sağlık durumunu belirleyen bir ölçüt olmasa da, düzenli ve kaliteli uyku ile birlikte değerlendirildiğinde uyku sağlığı hakkında önemli ipuçları sunabiliyor.</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] American Academy of Sleep Medicine. Clinical Practice Guidelines and Sleep Health Resources.</p>

<p>[2] Cleveland Clinic. Sleep Latency: What It Means and Factors That Affect Falling Asleep.</p>

<p>[3] American Academy of Sleep Medicine. Healthy Sleep Habits and Insomnia Education.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/uykuya-dalma-suresi-sagliginiz-hakkinda-beklenmedik-ipuclari-verebilir</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 05:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6510-1.jpeg" type="image/jpeg" length="29722"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Mazhar Semih Başkan Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/prof-dr-mazhar-semih-baskan-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/prof-dr-mazhar-semih-baskan-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Üniversitesi’nin eski dekanlarından ve genel cerrahi alanının önde gelen akademisyenlerinden Prof. Dr. Mazhar Semih Başkan’ın vefatı tıp camiasında derin üzüntü yarattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türk genel cerrahisinin önde gelen isimlerinden Prof. Dr. Mazhar Semih Başkan hayatını kaybetti. Akademik yaşamı boyunca genel cerrahi alanında çok sayıda bilimsel çalışmaya imza atan, binlerce tıp öğrencisi ve cerrahın yetişmesine katkı sunan Başkan’ın vefatı, sağlık ve akademi dünyasında büyük üzüntüyle karşılandı.</p>

<p>1947 yılında Ankara’da doğan Prof. Dr. Mazhar Semih Başkan, tıp eğitimini Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tamamladı. Genel cerrahi uzmanlığını da aynı üniversitede aldıktan sonra akademik kariyerini Ankara Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı’nda sürdürdü. Uzun yıllar öğretim üyeliği yapan Başkan, 1991-1996 yılları arasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı olarak görev yaptı.</p>

<p>2014 yılında emekliye ayrılan Prof. Dr. Mazhar Semih Başkan, akademik çalışmalarını daha sonra İstanbul Okan Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde sürdürdü. Burada Genel Cerrahi Anabilim Dalı Başkanlığı, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölüm Başkanlığı, öğretim üyeliği ve Rektör Danışmanlığı görevlerini üstlendi.</p>

<p>Türk cerrahisine önemli katkılar sundu</p>

<p>Prof. Dr. Mazhar Semih Başkan, yalnızca akademisyen kimliğiyle değil, meslek örgütlerindeki çalışmalarıyla da Türk cerrahisinin gelişimine önemli katkılar sağladı. Türk Cerrahi Derneği Başkanlığı görevini yürüten Başkan, Meme Hastalıkları Dernekleri Federasyonu’nun kurucu başkanı olarak da görev yaptı. Cerrahi eğitiminin geliştirilmesi, meme cerrahisi ve genel cerrahi alanındaki bilimsel üretimiyle meslektaşları arasında saygın bir konuma sahipti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ulusal ve uluslararası hakemli dergilerde yayımlanan çok sayıda bilimsel makalesi bulunan Prof. Dr. Başkan, özellikle meme cerrahisi, endokrin cerrahisi ve genel cerrahi alanındaki araştırmalarıyla bilim dünyasına katkı sundu. Akademik yaşamı boyunca çok sayıda yüksek lisans ve uzmanlık öğrencisinin yetişmesine rehberlik etti.</p>

<p>Prof. Dr. Mazhar Semih Başkan’ın vefatı nedeniyle çok sayıda akademisyen, hekim ve sağlık kuruluşu taziye mesajları yayımlarken, Türk tıp camiası önemli bir bilim insanını ve eğitimciyi kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/prof-dr-mazhar-semih-baskan-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 05:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6509.jpeg" type="image/jpeg" length="12076"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Elazığlı Öztürk Ailesi Letonya’daki Feci Kazada Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/elazigli-ozturk-ailesi-letonyadaki-feci-kazada-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/elazigli-ozturk-ailesi-letonyadaki-feci-kazada-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Belçika’daki izinlerinin ardından yaşadıkları ülke Finlandiya’ya dönmek üzere yola çıkan Elazığlı Öztürk ailesi, Letonya’da meydana gelen trafik kazasında yaşamını yitirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kazada aynı aileden üç kişi ile karşı araç sürücüsü olmak üzere toplam dört kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.</p>

<p>Avrupa’dan gelen acı haber Elazığ’ı yasa boğdu. Edinilen bilgilere göre, Belçika’daki izinlerini tamamladıktan sonra yaşadıkları ülke olan Finlandiya’ya dönmek için yola çıkan Elazığlı Öztürk ailesi, Letonya’da meydana gelen trafik kazasına karıştı.</p>

<p>Kazada baba Nihat Öztürk, anne Merve Öztürk ve çocukları Muhammed Öztürk olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada karşı yöndeki aracın sürücüsünün de yaşamını yitirmesiyle can kaybı dört kişiye yükseldi.</p>

<p>Kazanın ardından hayatını kaybeden Elazığlı Öztürk ailesinin vefatı, yakınlarını ve memleketlerini derin üzüntüye boğdu. Olayla ilgili Letonya makamlarının kaza nedenine ilişkin inceleme başlattığı öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yetkililer tarafından yapılacak resmi açıklamalarla birlikte kazaya ilişkin detayların netlik kazanması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/elazigli-ozturk-ailesi-letonyadaki-feci-kazada-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 05:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6508.jpeg" type="image/jpeg" length="23481"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sarkom İçin Doğal Bileşikler İncelendi: En Güçlü Aday Kurkumin]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/sarkom-icin-dogal-bilesikler-incelendi-en-guclu-aday-kurkumin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/sarkom-icin-dogal-bilesikler-incelendi-en-guclu-aday-kurkumin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sarkom tedavisinde doğal bileşiklerin rolünü inceleyen yeni bilimsel değerlendirme, özellikle kurkumin başta olmak üzere bazı bitki kökenli bileşiklerin laboratuvar çalışmalarında dikkat çekici sonuçlar verdiğini ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ancak mevcut kanıtların büyük bölümü hücre ve hayvan deneylerine dayanıyor; bulguların rutin tedaviye yansıması için daha kapsamlı insan çalışmaları gerekiyor.</p>

<p>Sarkom tedavisinde kullanılabilecek yeni yaklaşımlar üzerine yapılan bilimsel değerlendirme, bazı doğal bileşiklerin kanser hücreleri üzerinde umut verici etkiler gösterebildiğini ortaya koydu. Araştırmada kurkumin, resveratrol, berberin, kuersetin, epigallokateşin gallat (EGCG) ve sulforafan gibi bitki kökenli bileşiklere ilişkin mevcut bilimsel çalışmalar ayrıntılı olarak incelendi.[1]</p>

<p>Kurkumin En Güçlü Adaylar Arasında Yer Aldı</p>

<p>İncelemede en fazla dikkat çeken bileşik kurkumin oldu. Zerdeçalın doğal bileşeni olan kurkuminin, laboratuvar ortamında sarkom hücrelerinin çoğalmasını yavaşlatabildiği, programlanmış hücre ölümünü (apoptoz) artırabildiği ve tümör büyümesini destekleyen bazı hücresel sinyal yollarını baskılayabildiği değerlendirildi.[1]</p>

<p>Bunun yanında resveratrol, berberin, kuersetin, EGCG ve sulforafanın da farklı biyolojik mekanizmalar üzerinden kanser hücrelerinin büyümesini sınırlandırabilecek potansiyele sahip olduğu bildirildi.[1]</p>

<p>Bulgular İnsanlarda Kesin Tedavi Anlamına Gelmiyor</p>

<p>Araştırmada değerlendirilen çalışmaların önemli bir bölümü hücre kültürü ve hayvan deneylerinden oluşuyor. Bu nedenle elde edilen sonuçlar, aynı etkinin insanlarda da görüleceği anlamına gelmiyor.[1]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İnceleme, doğal bileşiklerin mevcut cerrahi, kemoterapi veya radyoterapi uygulamalarının yerine geçebileceğini göstermiyor. Bunun yerine gelecekte standart tedavilere destek sağlayabilecek yardımcı seçenekler olarak araştırılmaları gerektiği vurgulanıyor.[1]</p>

<p>Doğal Bileşikler Nasıl Etki Gösterebilir?</p>

<p>Değerlendirmeye göre bu bileşikler;</p>

<p>* Kanser hücrelerinin çoğalmasını yavaşlatabiliyor,<br />
* Hücre ölümünü tetikleyebiliyor,<br />
* Tümörün yayılmasını kolaylaştıran biyolojik süreçleri baskılayabiliyor,<br />
* Oksidatif stres ve inflamasyon üzerinde düzenleyici etki gösterebiliyor.[1]</p>

<p>Araştırmacılar, bu etkilerin farklı mekanizmalar üzerinden ortaya çıktığını ve tek bir doğal bileşiğin tüm sarkom türleri için aynı sonucu vermesinin beklenmediğini belirtiyor.[1]</p>

<p>Klinik Kullanım İçin Daha Güçlü Kanıta İhtiyaç Var</p>

<p>Sarkom, kemik ve yumuşak dokulardan kaynaklanan nadir kanser türlerini kapsıyor. Hastalığın farklı alt tipleri bulunduğu için yeni tedavi seçeneklerinin geliştirilmesi önem taşıyor.</p>

<p>Bununla birlikte mevcut değerlendirme, doğal bileşiklerin klinik kullanıma hazır olduğunu göstermiyor. İnsanlarda güvenlik, etkinlik, uygun doz ve uzun dönem sonuçların ortaya konulabilmesi için kontrollü klinik araştırmalara ihtiyaç olduğu ifade ediliyor.[1]</p>

<p>Mevcut veriler, doğal bileşiklerin gelecekte sarkom tedavisine katkı sağlayabilecek biyolojik özellikler taşıdığına işaret etse de, bugünkü kanıt düzeyi bunların rutin tedavinin bir parçası olarak kullanılmasını desteklemek için yeterli görülmüyor.[1]</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] Review Article. Natural compounds in sarcoma treatment: current evidence and future perspectives. 2026.</p>

<p>[2] Dünya Sağlık Örgütü. Cancer Fact Sheets. 2025. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/sarkom-icin-dogal-bilesikler-incelendi-en-guclu-aday-kurkumin</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 04:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6494.jpeg" type="image/jpeg" length="22128"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Kararı Resmi Gazete’de: YÖK Üyeliklerine 4 Yeni İsim Seçildi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/cumhurbaskanligi-karari-resmi-gazetede-yok-uyeliklerine-4-yeni-isim-secildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/cumhurbaskanligi-karari-resmi-gazetede-yok-uyeliklerine-4-yeni-isim-secildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan atama kararlarıyla Yükseköğretim Kurulu (YÖK) üyeliklerine dört yeni isim seçildi ve atandı. Kararlar, 22 Temmuz 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan 2026/190 ve 2026/191 sayılı atama kararlarıyla Yükseköğretim Kurulu (YÖK) üyeliklerinde yeni görevlendirmeler gerçekleştirildi.</p>

<p>Resmi Gazete’de yayımlanan 2026/190 sayılı karara göre, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 6’ncı maddesinin (b) fıkrası ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin ilgili hükümleri uyarınca, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hakkı Susmaz ile Prof. Dr. Mürteza Bedir Yükseköğretim Kurulu üyeliklerine seçildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aynı tarihte yayımlanan 2026/191 sayılı kararla ise Üniversitelerarası Kurul tarafından seçilen Prof. Dr. Kemal Şenocak ve Prof. Dr. İlhan İlkılıç, ilgili mevzuat kapsamında Yükseköğretim Kurulu üyeliklerine atandı.</p>

<p>Söz konusu atama kararları, 22 Temmuz 2026 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yürürlüğe girdi.</p>

<p>YÖK üyeliklerine atanan isimler</p>

<ul>
 <li>Hakkı Susmaz</li>
 <li>Prof. Dr. Mürteza Bedir</li>
 <li>Prof. Dr. Kemal Şenocak</li>
 <li>Prof. Dr. İlhan İlkılıç</li>
</ul>

<p>Yeni görevlendirmelerle birlikte Yükseköğretim Kurulu’nun üye yapısı güncellenmiş oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ATAMA</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/cumhurbaskanligi-karari-resmi-gazetede-yok-uyeliklerine-4-yeni-isim-secildi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 04:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/06/genel/i-m-g-2519.jpeg" type="image/jpeg" length="91509"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzonspor’un Tolu Arokodare Planı Karıştı! Transferde Kritik Engel Ortaya Çıktı]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonsporun-tolu-arokodare-plani-karisti-transferde-kritik-engel-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonsporun-tolu-arokodare-plani-karisti-transferde-kritik-engel-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzonspor’un uzun süredir gündeminde yer alan Nijeryalı golcü Tolu Arokodare transferinde dikkat çeken gelişmeler yaşanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bordo mavililerin teklifine kulübünden olumlu yaklaşım geldiği öne sürülürken, transferin önündeki en büyük engelin oyuncunun kariyer tercihi olduğu iddia edildi.</p>

<p>Trabzonspor Cephesi Beklemede</p>

<p>Trabzonspor’un yeni sezon öncesi forvet hattını güçlendirmek için yürüttüğü çalışmalarda Tolu Arokodare ismi yeniden gündemin ilk sıralarına çıktı. İngiliz basınında yer alan iddialara göre bordo mavililer, oyuncunun kulübüyle önemli mesafe kat etti.</p>

<p>Ancak transfer dosyasında son sözü henüz oyuncunun vermediği belirtiliyor.</p>

<p>Kulüpten Yeşil Işık Geldi İddiası</p>

<p>İngiliz kaynaklarında yer alan haberlere göre Arokodare’nin kulübü, Trabzonspor’un sunduğu teklife olumlu yaklaştı. Taraflar arasında görüşmelerin sürdüğü ve kulüp cephesinin ayrılığa kapıyı kapatmadığı öne sürüldü.</p>

<p>Transferin tamamlanmasını engelleyen en önemli unsurun ise futbolcunun kariyer planlaması olduğu ifade ediliyor.</p>

<p>Gözünü İtalya’ya Çevirdi</p>

<p>Kulis bilgilerine göre Tolu Arokodare’nin önceliğini Serie A’da forma giymeye verdiği iddia edildi. Oyuncunun İtalya’dan gelebilecek teklifleri beklediği, bu nedenle Trabzonspor dosyasında henüz nihai kararını vermediği konuşuluyor.</p>

<p>Bu durumun bordo mavililerin transfer sürecini yavaşlattığı değerlendiriliyor.</p>

<p>Antrenman Krizi İddiası Dikkat Çekti</p>

<p>Transfer gündemini hareketlendiren bir diğer ayrıntı ise oyuncunun kulübündeki son gelişmeler oldu.</p>

<p>Yabancı basında yer alan iddialarda, Arokodare’nin antrenman sürecinde yaşanan gelişmeler nedeniyle teknik ekiple sorun yaşadığı ve hazırlık maçında görev almamasının transfer ihtimalini güçlendirdiği öne sürüldü. Ancak bu iddialarla ilgili kulüpten resmî bir açıklama yapılmadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Trabzonspor Alternatifleri Değerlendiriyor</p>

<p>Trabzonspor yönetiminin Arokodare transferini sonuçlandırmak için temaslarını sürdürdüğü belirtilirken, sürecin uzaması ihtimaline karşı farklı golcü adayları üzerinde de çalışıldığı öğrenildi.</p>

<p>Bordo mavili ekibin önümüzdeki günlerde oyuncudan gelecek karara göre yol haritasını netleştirmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonsporun-tolu-arokodare-plani-karisti-transferde-kritik-engel-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 04:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5663.jpeg" type="image/jpeg" length="53072"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yalova Üniversitesi Rektörlüğüne Mehmet Bahçekapılı Atandı]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/yalova-universitesi-rektorlugune-mehmet-bahcekapili-atandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/yalova-universitesi-rektorlugune-mehmet-bahcekapili-atandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Kararı kapsamında Yalova Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Mehmet Bahçekapılı atandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasını taşıyan 22 Temmuz 2026 tarihli ve 2026/199 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile Yalova Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Mehmet Bahçekapılı atandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kararda, atamanın 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 13. maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 2, 3 ve 7. maddeleri uyarınca yapıldığı belirtildi.</p>

<p>Yeni atamayla birlikte Prof. Dr. Mehmet Bahçekapılı, Yalova Üniversitesi’nin yeni rektörü olarak görev yapacak.</p>

<p>Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan kararda, atamanın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın onayıyla yürürlüğe girdiği ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ATAMA</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/yalova-universitesi-rektorlugune-mehmet-bahcekapili-atandi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 04:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/06/genel/i-m-g-2519.jpeg" type="image/jpeg" length="82567"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk-Alman Üniversitesi Rektörlüğüne Cemal Yıldız Atandı]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/turk-alman-universitesi-rektorlugune-cemal-yildiz-atandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/turk-alman-universitesi-rektorlugune-cemal-yildiz-atandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Kararı kapsamında Türk-Alman Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Cemal Yıldız atandı. Atama kararı, 22 Temmuz 2026 tarihinde Resmî olarak yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan 2026/198 sayılı karar ile Türk-Alman Üniversitesi’nin rektörlük görevine yeni atama yapıldı. Kararda, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 13. maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 2, 3 ve 7. maddeleri uyarınca Prof. Dr. Cemal Yıldız’ın Türk-Alman Üniversitesi Rektörlüğüne atandığı bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasını taşıyan karar, 22 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girdi. Böylece Prof. Dr. Cemal Yıldız, Türk-Alman Üniversitesi’nin yeni rektörü olarak göreve başladı.</p>

<p>Söz konusu atama, Cumhurbaşkanlığı tarafından yükseköğretim kurumlarına yönelik gerçekleştirilen rektör atamaları kapsamında yapıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ATAMA</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/turk-alman-universitesi-rektorlugune-cemal-yildiz-atandi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 04:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/06/genel/i-m-g-2519.jpeg" type="image/jpeg" length="78121"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SANKO Üniversitesi Rektörlüğüne Güner Dağlı Atandı]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/sanko-universitesi-rektorlugune-guner-dagli-atandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/sanko-universitesi-rektorlugune-guner-dagli-atandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Kararı kapsamında SANKO Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Güner Dağlı atandı. Atama kararı, 22 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan 2026/197 sayılı karar ile SANKO Üniversitesi’nin yeni rektörü belli oldu. Kararda, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 13. maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 2, 3 ve 7. maddeleri uyarınca Prof. Dr. Güner Dağlı’nın SANKO Üniversitesi Rektörlüğüne atandığı bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasını taşıyan karar, 22 Temmuz 2026 tarihinde yayımlandı. Atamayla birlikte Prof. Dr. Güner Dağlı, SANKO Üniversitesi’nin rektörlük görevini üstlendi.</p>

<p>Söz konusu atama, Cumhurbaşkanlığı tarafından yükseköğretim kurumlarına yönelik gerçekleştirilen rektör atamaları kapsamında yürürlüğe girdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ATAMA</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/sanko-universitesi-rektorlugune-guner-dagli-atandi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 03:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/06/genel/i-m-g-2519.jpeg" type="image/jpeg" length="98561"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mudanya Üniversitesi Rektörlüğüne Ahmet Kesik Atandı]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/mudanya-universitesi-rektorlugune-ahmet-kesik-atandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/mudanya-universitesi-rektorlugune-ahmet-kesik-atandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Kararı kapsamında Mudanya Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Ahmet Kesik atandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan 2026/196 sayılı karar ile Mudanya Üniversitesi’nde rektörlük görevine yeni atama yapıldı. Kararda, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 13. maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 2, 3 ve 7. maddeleri uyarınca Prof. Dr. Ahmet Kesik’in Mudanya Üniversitesi Rektörlüğüne atandığı bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasını taşıyan karar, 22 Temmuz 2026 tarihinde yayımlandı. Atamayla birlikte Prof. Dr. Ahmet Kesik, Mudanya Üniversitesi’nin yeni rektörü olarak görevine başladı.</p>

<p>Söz konusu atama, Cumhurbaşkanlığı tarafından yükseköğretim kurumlarına yönelik gerçekleştirilen rektör atamaları kapsamında yürürlüğe girdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ATAMA</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/mudanya-universitesi-rektorlugune-ahmet-kesik-atandi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 03:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/06/genel/i-m-g-2519.jpeg" type="image/jpeg" length="84118"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Topkapı Üniversitesi Rektörlüğüne Emre Alkın Atandı]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/istanbul-topkapi-universitesi-rektorlugune-emre-alkin-atandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/istanbul-topkapi-universitesi-rektorlugune-emre-alkin-atandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Kararı kapsamında İstanbul Topkapı Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Emre Alkın atandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Atama, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükümleri doğrultusunda gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan 2026/195 sayılı karar ile İstanbul Topkapı Üniversitesi’nin yeni rektörü belli oldu. Karara göre, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 13. maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 2, 3 ve 7. maddeleri uyarınca Prof. Dr. Emre Alkın, İstanbul Topkapı Üniversitesi Rektörlüğüne atandı.</p>

<p>22 Temmuz 2026 tarihini taşıyan Cumhurbaşkanlığı Kararı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalandı. Atamayla birlikte Prof. Dr. Emre Alkın, İstanbul Topkapı Üniversitesi’nin rektörlük görevini üstlendi.</p>

<p>Söz konusu atama, yükseköğretim kurumlarına yönelik Cumhurbaşkanlığı tarafından gerçekleştirilen rektör atamaları kapsamında yürürlüğe girdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ATAMA</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/istanbul-topkapi-universitesi-rektorlugune-emre-alkin-atandi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 03:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/06/genel/i-m-g-2519.jpeg" type="image/jpeg" length="30600"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Gedik Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Feriha Erfan Kuyumcu Atandı]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/istanbul-gedik-universitesi-rektorlugune-prof-dr-feriha-erfan-kuyumcu-atandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/istanbul-gedik-universitesi-rektorlugune-prof-dr-feriha-erfan-kuyumcu-atandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Kararı kapsamında İstanbul Gedik Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Feriha Erfan Kuyumcu atandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>22 Temmuz 2026 tarihli ve 2026/194 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile İstanbul Gedik Üniversitesi’nde rektörlük görevine yeni atama gerçekleştirildi.</p>

<p>Kararda, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 13. maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 2, 3 ve 7. maddeleri uyarınca Prof. Dr. Feriha Erfan Kuyumcu’nun İstanbul Gedik Üniversitesi Rektörlüğüne atandığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasını taşıyan karar, 22 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girdi.</p>

<p>Prof. Dr. Feriha Erfan Kuyumcu’nun önümüzdeki dönemde İstanbul Gedik Üniversitesi’nde akademik, idari ve bilimsel çalışmalara liderlik etmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ATAMA</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/istanbul-gedik-universitesi-rektorlugune-prof-dr-feriha-erfan-kuyumcu-atandi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 03:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/06/genel/i-m-g-2519.jpeg" type="image/jpeg" length="98398"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hasan Kalyoncu Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Gül Rengin Küçükerdoğan Atandı]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/hasan-kalyoncu-universitesi-rektorlugune-prof-dr-gul-rengin-kucukerdogan-atandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/hasan-kalyoncu-universitesi-rektorlugune-prof-dr-gul-rengin-kucukerdogan-atandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararı kapsamında Hasan Kalyoncu Üniversitesi Rektörlüğü görevine Prof. Dr. Gül Rengin Küçükerdoğan atandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Atama kararı 22 Temmuz 2026 tarihli ve 2026/193 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile duyuruldu.</p>

<p>Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan 2026/193 sayılı atama kararı ile Hasan Kalyoncu Üniversitesi’nin yeni rektörü belli oldu. Karara göre, Prof. Dr. Gül Rengin Küçükerdoğan, Hasan Kalyoncu Üniversitesi Rektörlüğü görevine atandı.</p>

<p>Resmî atama, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 13. maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin ilgili hükümleri kapsamında gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Karar metninde, “Hasan Kalyoncu Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Gül Rengin Küçükerdoğan atanmıştır.” ifadelerine yer verildi.</p>

<p>Yeni rektörün önümüzdeki günlerde görevi devralarak üniversitedeki akademik ve idari çalışmalara ilişkin yol haritasını paylaşması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ATAMA</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/hasan-kalyoncu-universitesi-rektorlugune-prof-dr-gul-rengin-kucukerdogan-atandi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 03:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/06/genel/i-m-g-2519.jpeg" type="image/jpeg" length="38400"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Ortahisar’da Otomobil Çarptı: Genç Kız Entübe Edildi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç kız hastaneye kaldırılarak entübe edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Bahçecik Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasında bir genç kız ağır yaralandı. Olay, dün öğle saatlerinde mahalle içindeki cadde üzerinde yaşandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Edinilen bilgilere göre, yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza cadde üzerinde ilerleyen bir otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle genç kız metrelerce savrularak yere düştü.</p>

<p>Kazayı gören çevredeki vatandaşlar hızla olay yerine koşarak yaralıya ilk müdahaleyi yaptı. Durumun 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirilmesi üzerine bölgeye kısa sürede ambulans sevk edildi.</p>

<p>Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ağır yaralanan genç kıza ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi. Ardından ambulansla <strong>hastaneye</strong> kaldırılan genç kızın tedavi altına alındığı öğrenildi.</p>

<p>Hastaneden edinilen bilgilere göre genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakım ünitesinde <strong>entübe edilerek tedavisinin sürdüğü</strong> bildirildi.</p>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/JabDXO75eq4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="56966"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı’nın Bilinmeyen Hikâyesi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Mart sadece bir meslek günü değil, bir direnişin hatırasıdır. İşgal altındaki İstanbul’da Tıbbiyeli gençlerin başlattığı o tarihi duruşu Prof. Dr. İhsan Kafadar anlatıyor. Bir bayramın ardındaki vatan, cesaret ve fedakârlık hikâyesi bu videoda.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/bedf6ab0-8103-4cb9-8101-fc233d486602.jpg" type="image/jpeg" length="33970"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SMA Hastalığı Nedir? İlk Belirtiler ve Güncel Tedavi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SMA hastalığı bebeklerde ve çocuklarda kas kaybına yol açıyor. Erken belirti fark edilmezse tablo ağırlaşıyor. Uzmanlar erken tanı ve tarama uyarısı yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir bebek başını tutamıyorsa, emmede zorlanıyorsa ya da yaşıtlarına göre daha hareketsizse… Bu durum basit bir gelişim geriliği değil, <strong>SMA hastalığı</strong> olabilir.</p>

<p>Son yıllarda hem tarama programlarının yaygınlaşması hem de ailelerin bilinçlenmesiyle <strong>SMA hastalığı</strong> daha fazla konuşuluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Çocuk Nörolojisi Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, özellikle erken belirti ve tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor:<br />
“Bugün artık SMA hastalığında erken tanı, hastalığın seyrini değiştirebiliyor. Ancak belirtiler gözden kaçarsa tablo ağırlaşabiliyor.”<br />
<br />
SMA Hastalığı nedir?</p>

<p><strong>SMA hastalığı (Spinal Müsküler Atrofi)</strong>, omurilikteki hareket sinir hücrelerini etkileyen genetik bir kas hastalığıdır.</p>

<p>Bu hastalıkta, kasları çalıştıran motor nöronlar hasar görür. Sonuç olarak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kaslarda güçsüzlük</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hareket kısıtlılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zamanla kas erimesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İleri vakalarda solunum problemleri</p>
 </li>
</ul>

<p>görülebilir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’a göre, <strong>SMA hastalığı</strong> doğuştan gelen genetik bir bozukluktur ve SMN1 genindeki eksiklik nedeniyle ortaya çıkar. “Kasın kendisi sağlamdır, sorun kası çalıştıran sinirdedir” diyerek hastalığın mekanizmasını sade bir dille anlatıyor.</p>

<p>SMA hastalığı tiplerine göre farklı şiddette seyreder. Bazı bebeklerde ilk aylarda ağır tablo görülürken, bazı çocuklarda belirtiler daha geç ortaya çıkabilir.</p>

<hr />
<h2>En sinsi belirtiler</h2>

<p>SMA hastalığı çoğu zaman sessiz başlar. Aileler ilk etapta fark etmeyebilir.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken belirtiler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Baş kontrolünde gecikme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve yutma güçlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaşıtlarına göre daha az hareket</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda gevşeklik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sık solunum yolu enfeksiyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oturamama ya da yürüyememe</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Bebek çok sakin diye sevinen aileler oluyor. Oysa aşırı hareketsizlik bazen <strong>SMA hastalığı belirtisi</strong> olabilir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Özellikle bacaklarda güçsüzlük ön plandadır. Bazı vakalarda dilde titreme bile görülebilir. Bu belirtiler erken dönemde yakalanırsa, tedavi seçenekleri daha etkili olabilir.</p>

<hr />
<h2>Kimler risk altında?</h2>

<p>SMA hastalığı kalıtsal bir hastalıktır.</p>

<p>Risk grupları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Anne ve babanın taşıyıcı olduğu bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliği bulunan aileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ailesinde SMA öyküsü olanlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye’de taşıyıcılık oranının yaklaşık 1/40–1/50 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu da toplumda azımsanmayacak bir genetik risk bulunduğunu gösterir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “Anne ve baba sağlıklı olabilir. Taşıyıcı olduklarını bilmeyebilirler. Bu nedenle evlilik öncesi ve gebelik öncesi taramalar çok önemlidir” diyor.</p>

<hr />
<h2>Neden artıyor?</h2>

<p>Son yıllarda “SMA hastalığı artıyor mu?” sorusu sıkça soruluyor.</p>

<p>Uzmanlara göre artışın birkaç nedeni var:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarının yaygınlaşması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik testlere erişimin artması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplumsal farkındalığın yükselmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliklerinin devam etmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Eskiden tanı alamayan vakalar vardı. Bugün erken tarama sayesinde SMA hastalığını daha erken yakalayabiliyoruz” diyerek görünürdeki artışın tanı kapasitesiyle ilişkili olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Ayrıca son yıllarda geliştirilen gen tedavileri ve yeni ilaç seçenekleri de hastalığın daha fazla gündeme gelmesine yol açtı.</p>

<hr />
<h2>Ne zaman doktora gidilmeli?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk nörolojisi uzmanına başvurulmalı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebek başını 3–4 ayda tutamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>6–7 ayda desteksiz oturamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 yaşında yürümeye başlamamışsa</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda belirgin güçsüzlük varsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve beslenme problemi sürüyorsa</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “SMA hastalığında erken tanı hayat kurtarır. Gecikme kas kaybını artırabilir” diyerek aileleri uyarıyor.</p>

<p>Bugün <strong>SMA hastalığı tedavisi</strong> için kullanılan ilaçlar, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bazı vakalarda gen tedavisi uygulanabiliyor. Ancak tedavinin başarısı büyük ölçüde erken teşhise bağlı.</p>

<hr />
<h2>Nasıl korunulur?</h2>

<p>SMA hastalığı tamamen önlenebilir bir hastalık değildir. Ancak risk azaltılabilir.</p>

<p>Korunma yolları:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Evlilik öncesi taşıyıcılık testi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gebelik öncesi genetik danışmanlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aile öyküsü varsa ileri genetik testler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarına katılım</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Toplumsal bilinç en güçlü silahtır. Taşıyıcı olduğunuzu bilmek kader değildir, önlem alma fırsatıdır” diyor.</p>

<p>Türkiye’de yenidoğan tarama programlarının genişlemesi sayesinde <strong>SMA hastalığı</strong> artık daha erken evrede tespit edilebiliyor. Bu da çocukların yaşam kalitesini artırma açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<hr />
<h2>Uzman Uyarısı: Erken Tanı Hayat Değiştiriyor</h2>

<p>SMA hastalığı kader değil, geç kalınmış tanı kader olabilir.</p>

<p>Kas kaybı başladıktan sonra geri dönüş sınırlıdır. Bu nedenle belirti, risk, genetik öykü ve erken tarama hayati önemdedir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar son olarak şu mesajı veriyor:<br />
“Her hareketsizlik masum değildir. Aileler gelişim basamaklarını yakından takip etmeli. Şüphe varsa zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalı.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Nw0exSzCb4o/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="78256"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epilepsi Nedir? Prof. Dr. İhsan Kafadar’dan Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Epilepsi (sara) nedir, belirtileri nelerdir? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. İhsan Kafadar çocuklarda epilepsi, nöbet anında yapılması gerekenler ve tedaviyi anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyin bazen kendi içinde bir fırtına çıkarır. Sessiz, görünmez ama etkisi sarsıcı bir elektrik dalgası… İşte epilepsi, bu dalganın kontrolsüzce yayılmasıyla ortaya çıkan nörolojik bir hastalık.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Nöroloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada epilepsinin toplumda hâlâ yanlış bilinen yönleri olduğunu vurguladı.</p>

<hr />
<h2>Epilepsi (Sara) Nedir?</h2>

<p>Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan, tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalıktır. Halk arasında “sara” olarak bilinir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’a göre:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tek bir hastalık değil, birçok farklı nedeni ve türü olan bir beyin hastalıkları grubudur. Her nöbet epilepsi değildir; tanı için nöbetlerin tekrarlayıcı olması gerekir.”</p>
</blockquote>

<hr />
<h2>Nöbet Nasıl Ortaya Çıkar?</h2>

<p>Beynimiz milyarlarca sinir hücresinin uyumlu çalışmasıyla görev yapar. Ancak bazı durumlarda bu hücreler bir anda aşırı ve düzensiz elektrik sinyali üretir. Sonuç?</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ani bilinç kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kasılmalar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sabit bir noktaya dalıp kalma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağızda köpürme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kısa süreli hafıza kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Garip kokular ya da tatlar hissetme</p>
 </li>
</ul>

<p>Bazı nöbetler dramatiktir, bazıları ise sadece birkaç saniyelik “donma” şeklinde geçer. Bu nedenle birçok epilepsi vakası uzun süre fark edilmeden devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Çocuklarda Epilepsi Daha mı Farklı?</h2>

<p>Prof. Dr. Kafadar, özellikle çocukluk çağında epilepsinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtiyor:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuklarda dalıp gitme, ders sırasında kısa süreli kopmalar, ani sıçramalar ya da sebepsiz düşmeler epilepsi belirtisi olabilir. Ailelerin bu belirtileri hafife almaması gerekir.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukluk çağı epilepsilerinin bir kısmı yaşla birlikte düzelebilirken, bazı türleri uzun süreli takip gerektirir.</p>

<hr />
<h2>Epilepsinin Nedenleri Neler?</h2>

<p>Epilepsi her zaman tek bir nedene bağlı değildir. Olası sebepler arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Doğum sırasında beyin hasarı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik yatkınlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin enfeksiyonları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kafa travmaları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin tümörleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nedeni bilinmeyen (idiopatik) durumlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Vakaların önemli bir kısmında ise net bir sebep saptanamayabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<h2>Tanı Nasıl Konur?</h2>

<p>Epilepsi tanısında en önemli testlerden biri <strong>EEG (Elektroensefalografi)</strong>’dir. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeder.</p>

<p>Bunun yanında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Beyin MR görüntülemesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayrıntılı nörolojik muayene</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nöbet öyküsünün detaylı değerlendirilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Tanı sürecinde büyük önem taşır.</p>

<hr />
<h2>Tedavisi Var mı?</h2>

<p>Evet. Epilepsi hastalarının büyük bir kısmı düzenli ilaç tedavisiyle nöbetsiz bir yaşam sürebilir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’ın altını çizdiği en önemli nokta şu:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaçlar düzenli kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70’inde nöbetler tamamen kontrol altına alınabilir.”</p>
</blockquote>

<p>Dirençli vakalarda ise:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ketojenik diyet</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vagus sinir stimülasyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cerrahi tedavi</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi seçenekler gündeme gelebilir.</p>

<hr />
<h2>Nöbet Anında Ne Yapılmalı?</h2>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlış, nöbet geçiren kişinin ağzına bir şey koymaya çalışmaktır. Bu son derece tehlikelidir.</p>

<p>Doğru yaklaşım:</p>

<p>✔️ Kişiyi yan yatırmak<br />
✔️ Başını sert bir zeminden korumak<br />
✔️ Süreyi takip etmek<br />
✔️ Nöbet 5 dakikayı aşarsa acil yardım çağırmak</p>

<hr />
<h2>Toplumsal Yanlış Algılar</h2>

<p>Epilepsi bulaşıcı değildir.<br />
Ruhsal bir hastalık değildir.<br />
Akıl hastalığı değildir.</p>

<p>Bu hastalık, beynin elektriksel düzeniyle ilgilidir. Doğru tedavi ve takip ile bireyler eğitimlerine, iş hayatlarına ve sosyal yaşamlarına devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Son Söz</h2>

<p>Epilepsi korkulacak değil, bilinmesi gereken bir hastalıktır. Bilgi, ön yargının panzehiridir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’ın da ifade ettiği gibi, erken tanı ve düzenli takip hayat kalitesini belirleyen en kritik faktördür.</p>

<p>Beynin elektriği bazen kontrolden çıkabilir. Önemli olan, o dalgayı doğru yönetmektir. ⚡<br />
Epilepsi (Sara Hastalığı) Nedir? Epilepsi Çeşitleri Nelerdir? Epilepsi Neden Olur? Epilepsi Belirtileri Nelerdir? Epilepsi Nasıl Teşhis Edilir? Epilepsi Tedavisi Nasıl Yapılır? Epilepsi Risk Faktörleri Nelerdir? Epilepsi öldürür mü? Epilepsi nasıl anlaşılır? Epilepsi geçer mi? Stres epilepsiyi etkiler mi? Epilepsi nöbeti uyurken olur mu? Epilepsi nöbeti geçirdikten sonra kişi neler hisseder? Anksiyete epilepsiye neden olur mu?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Qo87l9ftCJg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="33837"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Salmonella Nedir? Salmonella Belirtileri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salmonella nedir, nasıl bulaşır, belirtileri neler? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Asuman İnan, Tıbbiye Bülteni’ne konuştu.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir lokma… Ve saatler içinde başlayan ateş, kramp, halsizlik.<br />
Adı sık duyuluyor ama ciddiyeti çoğu zaman hafife alınıyor: <strong>Salmonella</strong>.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Asuman İnan</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada özellikle yaz aylarında artan vakalara dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. İnan, “Salmonella en sık gıdalar yoluyla bulaşır. Çiğ veya iyi pişmemiş tavuk, yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve iyi yıkanmamış sebzeler risk taşır” dedi.</p>

<hr />
<h2>🧫 Salmonella Nedir?</h2>

<p>Salmonella, bağırsak sistemini etkileyen bir bakteri grubudur. Halk arasında çoğu zaman “gıda zehirlenmesi” olarak bilinen tabloya neden olur. Ancak her gıda zehirlenmesi Salmonella değildir.</p>

<p>Uzmanlara göre bakteri, uygun sıcaklıkta hızla çoğalır ve özellikle hijyen kurallarına uyulmayan mutfaklarda kolayca yayılır.</p>

<hr />
<h2>⚠️ Salmonella Belirtileri Nelerdir?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’ın verdiği bilgilere göre belirtiler genellikle bakterinin alınmasından <strong>6–72 saat sonra</strong> ortaya çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek ateş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sulu veya kanlı ishal</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karın ağrısı ve kramp</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bulantı ve kusma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halsizlik</p>
 </li>
</ul>

<p>Çoğu vaka 4–7 gün içinde düzeliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf kişilerde enfeksiyon kana karışabiliyor ve ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<hr />
<h2>🚨 Kimler Risk Altında?</h2>

<p>Uzman isim özellikle şu grupları uyardı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>65 yaş üstü bireyler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hamileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik hastalığı olanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu kişilerde tablo daha ağır seyredebilir ve hastane tedavisi gerekebilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<h2>🛡 Nasıl Korunmalı?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’a göre korunmanın temel anahtarı mutfak hijyeni:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çiğ et ve sebzeler ayrı kesme tahtasında hazırlanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tavuk ve et iyice pişirilmeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Soğuk zincir korunmalı</p>
 </li>
</ul>

<p>“Salmonella gözle görülmez, tadı değişmez. Bu nedenle en güçlü silahımız temizliktir” uyarısında bulundu.</p>

<hr />
<h2>📌 Uzmandan Net Mesaj</h2>

<p>Salmonella hafife alınacak bir enfeksiyon değil. Basit görünen bir ishal tablosu bazı gruplarda hayati risk oluşturabiliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında açıkta satılan ve iyi muhafaza edilmeyen gıdalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/p38tMWwaAvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="77077"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanserden korunmanın 12 altın kuralı: Mucize formül değil, bilim öneriyor]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre kanserden korunmanın en etkili yolu tek bir mucize diyet değil; sigaradan uzak durmaktan güneşten korunmaya kadar uzanan 12 bilimsel yaşam alışkanlığı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser, dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Sosyal medyada “alkali diyetle kanser yok olur” ya da “tek bitkiyle tümör erir” gibi iddialar yayılırken, bilimsel araştırmalar kansere karşı en güçlü korumanın <strong>günlük yaşam alışkanlıklarında</strong> saklı olduğunu gösteriyor.<br />
 </p>

<h2>Uzmanların ortak mesajı</h2>

<p>“Mucize aramayın.<br />
Bilimsel önlemlerle ve sağlıklı yaşamla riskleri azaltın.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kanser riskini tamamen sıfırlamak mümkün olmasa da, bu 12 başlıkla risk belirgin biçimde azaltılabiliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre kanserden korunma bir günde değil, bir yaşam tarzıyla mümkün. İşte bilimsel kanıtlarla desteklenen <strong>12 altın kural</strong>:</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/1.jpg" type="image/jpeg" length="74377"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
