<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Tıbbiye Bülteni | Sağlık Haberleri</title>
    <link>https://tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni, sağlık ve tıp alanındaki güncel gelişmeleri bilimsel doğruluk temelinde okuyucularına ulaştıran bağımsız sağlık haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://tibbiyebulteni.com/rss" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 15 Jul 2026 22:54:15 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/rss"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Kocaeli Sağlık Camiası Yasta: Op. Dr. Ufuk Kadir Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kocaeli-saglik-camiasi-yasta-op-dr-ufuk-kadir-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kocaeli-saglik-camiasi-yasta-op-dr-ufuk-kadir-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kocaeli’de uzun yıllar genel cerrahi uzmanı olarak görev yapan Op. Dr. Ufuk Kadir’in vefatı, sağlık camiası ile hastaları arasında büyük üzüntü yarattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Meslek yaşamı boyunca özellikle Karamürsel ve Derince’de hizmet veren deneyimli hekimin yaşamını yitirdiği öğrenildi.</p>

<p>Kocaeli’nin tanınan hekimlerinden Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ufuk Kadir’den gelen vefat haberi, kentte derin üzüntüye neden oldu. Uzun yıllar kamu hastanelerinde görev yapan Kadir, meslek hayatı boyunca çok sayıda hastanın tedavisinde rol aldı ve sağlık camiasında saygın bir isim olarak tanındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özellikle Karamürsel Devlet Hastanesi ile Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki görevleriyle bilinen Op. Dr. Ufuk Kadir, emekliliğinin ardından da meslektaşları ve hastaları tarafından sevgiyle anılmaya devam ediyordu. Vefat haberi, bölgedeki sağlık çalışanları arasında da üzüntüyle karşılandı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre Op. Dr. Ufuk Kadir’in cenazesi, 15 Temmuz Çarşamba günü düzenlenecek cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlanacak.</p>

<p>Sağlık alanındaki uzun hizmetleriyle tanınan Op. Dr. Ufuk Kadir’in vefatı nedeniyle çok sayıda meslektaşı, seveni ve eski hastası taziye mesajları paylaşırken, Kocaeli sağlık camiası önemli bir değerini kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kocaeli-saglik-camiasi-yasta-op-dr-ufuk-kadir-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 22:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-5945.jpeg" type="image/jpeg" length="15266"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Virginia Apgar: Doğumdan Sonraki İlk Dakikayı Değiştiren Kadın]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/virginia-apgar-dogumdan-sonraki-ilk-dakikayi-degistiren-kadin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/virginia-apgar-dogumdan-sonraki-ilk-dakikayi-degistiren-kadin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir bebeğin dünyaya geldiği ilk dakikalar, tıbbın en kritik anlarından biridir. Virginia Apgar, beş temel bulguyu sistematik biçimde değerlendirerek yenidoğan bakımının dilini değiştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bugün dünyanın dört bir yanında adı, bir bilim insanından çok daha fazlasını ifade ediyor: Hayatın ilk dakikalarında sorulan en önemli sorulardan birini… “Bu bebeğin durumu nasıl?”<br />
Doğumhanede zaman başka türlü akar.<br />
Bir dakika, dışarıdaki hayat için neredeyse hiçbir şeydir.<br />
Bir kahvenin soğumasına yetmez.<br />
Bir telefon görüşmesinin başlangıcı bile sayılmaz.<br />
Ama yeni doğmuş bir bebek için bir dakika, hayatın en kritik zaman dilimlerinden biri olabilir.<br />
Kalbi nasıl atıyor?<br />
Nefes alıyor mu?<br />
Kasları güçlü mü?<br />
Bir uyarana cevap veriyor mu?<br />
Rengi nasıl?<br />
Bugün doğum salonlarında bu soruların belirli bir sistem içinde sorulması bize son derece doğal geliyor. Oysa 20. yüzyılın ortalarına kadar yeni doğmuş bir bebeğin durumunu bütün sağlık çalışanlarının aynı ölçütlerle ve aynı dille değerlendirebileceği standart bir yöntem yoktu.<br />
Sonra bir kadın çıktı.<br />
Cerrah olmak istemişti.<br />
Kadınların cerrahide kendilerine kalıcı bir yer açmasının son derece güç olduğu bir dönemde, cerrahi kariyerini sürdürmekten caydırılmış, bunun ardından henüz gelişmekte olan anesteziyolojiye yönelmişti.<br />
Kendi yolunu açtı.<br />
Ve bir gün çok basit görünen bir soru sordu:<br />
Yeni doğan bir bebeğin durumunu hızlı, nesnel ve herkesin anlayabileceği biçimde nasıl değerlendirebiliriz?<br />
Bu sorunun cevabı yalnızca birkaç satırlık bir puanlama sistemi olmadı.<br />
Yenidoğan tıbbının düşünme biçimini değiştirdi.<br />
O kadının adı Virginia Apgar’dı.<br />
Cerrah Olmak İsteyen Genç Kadın<br />
Virginia Apgar, 1909 yılında ABD’nin New Jersey eyaletinde doğdu.<br />
Bilime ilgisi erken yaşlarda gelişti. Mount Holyoke College’da zooloji eğitimi aldı ve 1929 yılında mezun olduktan sonra Columbia Üniversitesi College of Physicians and Surgeons’ta tıp eğitimine başladı.<br />
Büyük Buhran’ın ağır ekonomik koşulları altında eğitimini sürdürmesine rağmen 1933 yılında sınıfını dördüncü olarak bitirdi.<br />
Aklındaki uzmanlık belliydi.<br />
Cerrah olacaktı.<br />
Cerrahi eğitimine başladı ve başarılı bir asistanlık dönemi geçirdi. Ancak dönemin cerrahi bölüm başkanı Allen Whipple, Apgar’a cerrahide devam etmemesini önerdi.<br />
Whipple, o dönemde kadınların cerrahide kalıcı bir kariyer kurmasının önündeki güçlükleri de dikkate alarak Apgar’ı anesteziyolojiye yönlendirdi. Aynı zamanda cerrahinin ilerleyebilmesi için anestezi alanında önemli yeniliklere ve gelişmelere ihtiyaç olduğuna inanıyor, Apgar’ın bu alana önemli katkılar sağlayabileceğini düşünüyordu.<br />
Bugünden bakıldığında bu yönlendirme, dönemin kadın hekimlere çizdiği sınırları açık biçimde gösteriyor.<br />
Fakat hayat bazen bir insanın önündeki kapıyı kapatırken başka bir kapıyı aralar.<br />
Virginia Apgar yönünü değiştirdi.<br />
Anesteziyolojiye geçti.<br />
O yıllarda bu alan bugünkü gibi güçlü, bağımsız ve prestijli bir uzmanlık dalı değildi. Eğitim olanakları sınırlıydı.<br />
Apgar, Wisconsin Üniversitesi ve New York’taki Bellevue Hospital’da eğitim aldıktan sonra 1938 yılında Columbia’ya dönerek Anestezi Biriminin direktörlüğünü üstlendi.<br />
Bir zamanlar cerrahi yolundan uzaklaştırılan genç kadın, artık cerrahların çalışabilmesi için vazgeçilmez olacak bir alanın öncülerinden biriydi.<br />
Ancak onu tıp tarihine taşıyacak asıl soru henüz sorulmamıştı.<br />
Doğum Salonunda Gözden Kaçan Hasta<br />
Virginia Apgar’ın mesleki ilgisi zamanla obstetrik anesteziye yöneldi.<br />
Doğum sırasında anneye verilen anesteziklerin yalnızca anne üzerinde değil, bebeğin doğumdan sonraki durumu üzerinde de etkileri vardı.<br />
Apgar doğum salonlarında yıllar boyunca anne ile bebek arasındaki bu hassas dengeyi gözlemledi.<br />
Fakat dikkatini çeken başka bir şey daha vardı.<br />
Doğumun bütün yoğunluğu çoğu zaman annenin çevresinde şekilleniyordu.<br />
Yeni doğan bebeğin durumu ise her yerde aynı yöntemle değerlendirilmiyordu.<br />
Bir sağlık çalışanının “iyi” gördüğü bebeği başka biri “riskli” olarak değerlendirebiliyordu.<br />
Ortak bir dil yoktu.<br />
Standart yoktu.<br />
Ölçülebilir bir sistem yoktu.<br />
Oysa yeni doğmuş bir bebeğin dakikalar içinde yardıma ihtiyaç duyup duymadığının anlaşılması gerekiyordu.<br />
Virginia Apgar tam olarak bu boşluğu gördü.<br />
Anlatılan ünlü hikâyeye göre bir hastane kahvaltısı sırasında bir öğrenci ona yeni doğan bebeğin durumunun nasıl değerlendirilebileceğini sordu.<br />
Apgar, elinin altındaki bir kâğıda bebeğin değerlendirilmesinde önemli gördüğü beş temel bulguyu yazdı.<br />
Bu fikir daha sonra sistematik bir klinik yönteme dönüştü.<br />
Bazen tıbbın büyük dönüşümleri karmaşık makinelerden doğmaz.<br />
Bazen doğru sorunun doğru anda sorulması yeterlidir.<br />
Beş Bulguyla Başlayan Devrim<br />
Virginia Apgar’ın yöntemi son derece basitti.<br />
Yeni doğmuş bebeğin beş özelliği değerlendirilecekti:<br />
Kalp hızı.<br />
Solunum çabası.<br />
Kas tonusu.<br />
Uyarana refleks yanıtı.<br />
Cilt rengi.<br />
Her bir bulguya 0, 1 veya 2 puan verilecek ve toplam puan bebeğin doğumdan sonraki klinik durumuna ilişkin hızlı bir değerlendirme sağlayacaktı.<br />
Toplam puan 0 ile 10 arasında değişiyordu.<br />
Apgar başlangıçta değerlendirmenin doğumdan bir dakika sonra yapılmasını planlamıştı.<br />
Böylece bebeğin doğumdan hemen sonraki klinik durumu standart bir yöntemle değerlendirilebilecek, gerekli müdahaleler ve uygulanan canlandırma girişimlerine verilen yanıt daha sistematik biçimde izlenebilecekti.<br />
Daha sonra beşinci dakika değerlendirmesi de standart uygulamanın önemli bir parçası hâline geldi.<br />
Burada önemli bir ayrım vardır.<br />
Günümüzde acil resüsitasyon gerektiren bir bebek için sağlık ekibi Apgar skorunu beklemez. Müdahale klinik gerekliliğe göre derhal başlatılır.<br />
Apgar Skoru ise bebeğin doğumdan sonraki durumunun ortak ve standart bir dille değerlendirilmesini sağlar.<br />
Sistem 1952 yılında bilimsel bir toplantıda sunuldu.<br />
1953 yılında ise Virginia Apgar’ın “A Proposal for a New Method of Evaluation of the Newborn Infant” başlıklı makalesi yayımlandı.<br />
Tıp dünyasına yeni bir yöntem girmişti.<br />
Fakat yöntemin asıl gücü karmaşıklığında değil, basitliğindeydi.<br />
Bir doktorun uzun bir açıklama yapmasına gerek yoktu.<br />
Bir hemşirenin “bebek biraz kötü görünüyor” demesi gerekmiyordu.<br />
Bir sayı vardı.<br />
Ve o sayının arkasında belirli klinik bulgular bulunuyordu.<br />
Apgar’ın geliştirdiği yaklaşım, yeni doğmuş bebeği doğumun pasif bir sonucu olmaktan çıkarıp ayrı bir hasta olarak görme anlayışını güçlendirdi.<br />
Yenidoğanın doğumdan hemen sonra sistematik biçimde değerlendirilmesi, klinik durumunun izlenmesi ve uygulanan girişimlere verdiği yanıtın karşılaştırılması açısından ortak bir dil sağladı.<br />
Virginia Apgar aslında yalnızca bir puanlama sistemi geliştirmemişti.<br />
Doğum salonuna yeni bir soru getirmişti:<br />
Bebeğin durumu gerçekten nasıl?<br />
Bir Soyadının Tıp Diline Dönüşmesi<br />
Bugün birçok sağlık çalışanı APGAR kelimesini beş İngilizce sözcüğün baş harfleriyle öğrenir:<br />
Appearance.<br />
Pulse.<br />
Grimace.<br />
Activity.<br />
Respiration.<br />
Ancak bu akılda tutma yöntemi sistemle aynı anda ortaya çıkmadı.<br />
Virginia Apgar’ın soyadını temel alan APGAR hatırlatma yöntemi, Joseph Butterfield ve Mervyn J. Covey tarafından 1962 yılında JAMA’da yayımlanan bir çalışmayla tıp literatürüne kazandırıldı.<br />
Bu küçük ayrıntı aslında onun tıp tarihindeki yerini anlatmak için son derece güçlüdür.<br />
Çünkü çok az bilim insanının soyadı günlük klinik pratiğin diline dönüşür.<br />
Bir bebeğin dünyaya geldiği anda, dünyanın farklı ülkelerinde doktorlar, ebeler ve hemşireler aynı kelimeyi kullanır:<br />
Apgar.<br />
Bu artık yalnızca bir insanın adı değildir.<br />
Bir klinik yaklaşımın adıdır.<br />
Bir bebeğin hayata geçişinin ilk dakikalarının ortak dilidir.<br />
Bir Puanın Arkasında Binlerce Gözlem<br />
Apgar Skoru bazen sanki bir gün aniden bulunmuş basit bir fikir gibi anlatılır.<br />
Oysa büyük bilimsel fikirlerin arkasında çoğu zaman yıllarca süren gözlem vardır.<br />
Virginia Apgar doğum salonlarını biliyordu.<br />
Anesteziyi biliyordu.<br />
Annenin aldığı ilaçların bebeğe etkisini gözlemliyordu.<br />
Hangi bebeğin doğduktan sonra hızla toparlandığını, hangisinin daha fazla desteğe ihtiyaç duyduğunu görüyordu.<br />
Geliştirdiği sistem daha sonra geniş hasta gruplarında araştırıldı.<br />
Apgar ve meslektaşları, doğum süreci, maternal anestezi ve yenidoğanın fizyolojik durumu arasındaki ilişkileri inceledi.<br />
On iki kurumda 17.221 bebeği kapsayan geniş ölçekli çalışmalar, Apgar skorunun yenidoğanın erken dönem klinik durumu ve sonuçlarıyla ilişkisinin daha iyi anlaşılmasına katkıda bulundu.<br />
Bilimin gücü tam da burada ortaya çıkar.<br />
Bir fikir ortaya atılır.<br />
Sonra sınanır.<br />
Eksikleri görülür.<br />
Geliştirilir.<br />
Ve sonunda günlük hayatın o kadar doğal bir parçası hâline gelir ki bir zamanlar onun hiç olmadığını unutmaya başlarız.<br />
Apgar Skoru da böyle oldu.<br />
Bugün bir bebeğin doğumdan sonraki ilk dakikalarda değerlendirilmesi olağan bir uygulama gibi görünüyorsa, bunun arkasında Virginia Apgar’ın yıllar önce sorduğu o basit soru vardır.<br />
Kendi Alanını Kurdu, Sonra Yeniden Başladı<br />
Virginia Apgar’ın bilimsel hayatı Apgar Skoru’yla sona ermedi.<br />
Aslında o hiçbir zaman tek bir başarıya tutunup yaşamını onun etrafında kuran biri olmadı.<br />
1949 yılında anesteziyolojinin Columbia’daki akademik yapılanması yeni bir aşamaya geçti.<br />
Aynı yıl Virginia Apgar, Columbia University College of Physicians and Surgeons’ta tam profesörlüğe yükselen ilk kadın oldu.<br />
Bu, yalnızca onun kariyeri açısından değil, akademik tıpta kadınların görünürlüğü açısından da önemli bir eşikti.<br />
Daha sonra 1959 yılında Johns Hopkins Üniversitesinde halk sağlığı alanında yüksek lisans eğitimi aldı ve akademik tıptan farklı bir yöne ilerledi.<br />
March of Dimes bünyesinde doğumsal anomaliler, prematürite ve anne-bebek sağlığı alanlarında çalışmaya başladı.<br />
Bu geçiş onun kariyerinde dikkat çekici bir dönüm noktasıydı.<br />
Çünkü Virginia Apgar artık yalnızca doğum salonundaki tek bir bebeğe bakmıyordu.<br />
Bütün bir toplumun bebeklerinin nasıl daha sağlıklı doğabileceğini düşünüyordu.<br />
Halk eğitiminden araştırma programlarına, doğumsal hastalıkların toplumda daha iyi anlaşılmasından prematüreliğin öneminin vurgulanmasına kadar geniş bir alanda çalıştı.<br />
March of Dimes’ın çocuk felci sonrası dönemde doğumsal anomaliler ve bebek sağlığına yönelen çalışmalarında etkili isimlerden biri oldu.<br />
İlerleyen yıllarda kuruluşun tıbbi işlerden sorumlu başkan yardımcılığı görevini üstlendi.<br />
Bir insanın kariyerinde tek bir büyük dönüşüme öncülük etmesi bile nadirdir.<br />
Virginia Apgar ise önce doğum salonlarının bakışını değiştirdi.<br />
Sonra halk sağlığının diline geçti.<br />
Beyaz Önlüğün Dışındaki Virginia<br />
Bilim tarihindeki büyük isimleri bazen yalnızca laboratuvarların içinde hayal ederiz.<br />
Oysa Virginia Apgar’ın hayatı bundan çok daha renkliydi.<br />
Keman çalıyordu.<br />
Çello çalıyordu.<br />
Oda müziğiyle ilgileniyordu.<br />
Kendi yaylı çalgılarını yapıyordu.<br />
Uçuş dersleri aldı ve havacılığa büyük ilgi duydu.<br />
Onu tanıyanların anlattığı Virginia Apgar, yalnızca ciddi bir bilim insanı değil; enerjik, meraklı ve sürekli yeni bir şey öğrenmeye çalışan bir insandı.<br />
Belki de onun bilimsel başarısının sırrı biraz da burada saklıydı.<br />
Merak etmekte.<br />
Bakmakta.<br />
Ama herkesin baktığı yere değil.<br />
Herkesin gözden kaçırdığı yere bakmakta.<br />
Doğum salonlarında dikkatin büyük bölümü anneye yönelirken o, yenidoğanın da sistematik biçimde değerlendirilmesi gerektiğine odaklandı.<br />
Herkes bebeğin “iyi göründüğünü” söylerken o:<br />
“Bunu nasıl ölçebiliriz?”<br />
diye sordu.<br />
Ve bu soru tıbbı değiştirdi.<br />
İlk Dakikayı Değiştiren Kadın<br />
Virginia Apgar 1974 yılında hayatını kaybetti.<br />
Arkasında yalnızca makaleler, akademik unvanlar veya bir puanlama tablosu bırakmadı.<br />
Bir düşünme biçimi bıraktı.<br />
Ölç.<br />
Değerlendir.<br />
Karşılaştır.<br />
Gerekirse hemen müdahale et.<br />
Ve en önemlisi, yeni doğmuş bebeği ayrı bir hasta olarak gör.<br />
Bugün dünyanın herhangi bir yerinde bir bebek doğduğunda saat işlemeye başlar.<br />
Bir dakika.<br />
Kalp.<br />
Solunum.<br />
Kas tonusu.<br />
Refleks.<br />
Renk.<br />
Sonra bir sayı söylenir.<br />
Belki o odadaki hiç kimse Virginia Apgar’ın hayat hikâyesini bilmiyordur.<br />
Belki onun cerrah olmak istediğini bilmezler.<br />
Kadınların cerrahide kendilerine yer açmasının son derece güç olduğu bir dönemde, cerrahi kariyerini sürdürmekten caydırılmasının ardından henüz gelişmekte olan anesteziyolojiye yöneldiğini…<br />
Bu alanda kendisine yeni bir yol açtığını…<br />
Doğum salonlarında yıllarca gözlem yaptığını…<br />
Bir öğrencinin sorusunun ardından birkaç maddelik bir değerlendirmeyi şekillendirdiğini bilmezler.<br />
Ama onun düşüncesi o odadadır.<br />
Çünkü bazı bilim insanları buldukları ilaçlarla yaşar.<br />
Bazıları geliştirdikleri cihazlarla.<br />
Bazıları ise insanlığın sorduğu soruları değiştirir.<br />
Virginia Apgar da onlardan biriydi.<br />
O, dünyaya gelen her bebeğe tıbbın aynı soruyu sormasını sağladı:<br />
“Hayata nasıl başladın?”<br />
Ve belki onun mirasını anlatan en güçlü şey, adının bugün hâlâ doğum salonlarında söyleniyor olmasıdır.<br />
Bir bebeğin ilk ağlaması duyulduğunda…<br />
Bir kalp hızla atarken…<br />
Minicik bir beden ilk nefesini almaya çalışırken…<br />
Virginia Apgar artık o odada değildir.<br />
Ama geliştirdiği sistem hâlâ oradadır.<br />
Bazen bilim tarihine geçmek için büyük bir makine icat etmek gerekmez.<br />
Bazen dünyayı değiştirmek için yalnızca doğru anda, doğru beş şeye bakmayı öğretmek yeterlidir.<br />
Virginia Apgar bunu yaptı.<br />
Ve tıbbın en kısa dakikalarından birini, insan hayatının en önemli dakikalarından biri hâline getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>TIP TARİHİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/virginia-apgar-dogumdan-sonraki-ilk-dakikayi-degistiren-kadin</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 22:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-5948.jpeg" type="image/jpeg" length="30350"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Giresun’daki Sahil Güvenlik botu kazası Meclis’te: Botta 4 sivil kadın ve alkol iddiası]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/giresundaki-sahil-guvenlik-botu-kazasi-mecliste-botta-4-sivil-kadin-ve-alkol-iddiasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/giresundaki-sahil-guvenlik-botu-kazasi-mecliste-botta-4-sivil-kadin-ve-alkol-iddiasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Giresun’un Teyyaredüzü sahilinde kayalıklara çarpan Sahil Güvenlik botuyla ilgili dikkat çeken iddialar Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan, botta görevli personelle birlikte 20’li yaşlarda dört sivil kadının bulunduğu ve botta alkol tüketildiği yönündeki iddiaları İçişleri Bakanlığına sordu. İddialar henüz resmî makamlar tarafından doğrulanmadı.</p>

<p>Giresun’da Sahil Güvenlik Komutanlığı bünyesinde görev yapan bir devriye botunun kayalıklara çarpmasıyla meydana gelen kazanın yankıları sürüyor. Kazanın ardından botta görevli personelin yanı sıra dört sivil kadının da bulunduğu yönündeki iddialar Meclis gündemine taşındı.</p>

<p>CHP İzmir Milletvekili Av. Murat Bakan, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi tarafından yanıtlanması talebiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına yazılı soru önergesi sundu.</p>

<p>Sahil Güvenlik botu kayalıkların üzerine çıktı</p>

<p>Önergede yer alan bilgilere göre kaza, 13 Temmuz gecesi saat 23.00 sıralarında Giresun’un Teyyaredüzü sahilinde meydana geldi.</p>

<p>Giresun Sahil Güvenlik 73 Komutanlığında görevli devriye botu, kıyıya yakın bölgede bulunan T şeklindeki mendirek ve kayalıklara çarptı. Çarpmanın etkisiyle bot kayalıkların üzerine çıktı.</p>

<p>Kazanın meydana geliş nedeni ve botun olay sırasında hangi görev kapsamında seyir yaptığına ilişkin ayrıntılı resmî açıklama bekleniyor.</p>

<p>Botta 20’li yaşlarda dört sivil kadın bulunduğu iddiası</p>

<p>Murat Bakan’ın soru önergesinde, kaza sırasında botta bir astsubay, iki uzman çavuş ve dört sivil kişinin bulunduğunun iddia edildiği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Önergede söz konusu sivillerin 20’li yaşlarda genç kadınlar olduğu ifade edildi. Kadınların kimlikleri, Sahil Güvenlik botuna hangi izinle bindikleri ve botta bulunma gerekçeleri hakkında kamuoyunu aydınlatan resmî bir açıklama yapılmadığı kaydedildi.</p>

<p>İçişleri Bakanlığına, kazaya dört sivil kadının karıştığı iddiasının doğru olup olmadığı soruldu. İddia doğruysa kadınların yaşlarının, botta bulunma nedenlerinin ve hangi izin kapsamında bota alındıklarının açıklanması istendi.</p>

<p>“Siviller teknede miydi, sahilde miydi?”</p>

<p>Kazanın ardından yayımlanan bazı haberlerde yaralanan sivillerin olay sırasında sahilde bulunduğu yönünde ifadelerin kullanıldığı belirtildi.</p>

<p>Murat Bakan, önergesinde bu noktadaki çelişkiye dikkat çekerek kadınların kaza sırasında botun içinde mi, yoksa sahilde mi bulunduğunun açıklığa kavuşturulmasını talep etti.</p>

<p>Kazaya karıştığı belirtilen dört kadının olay anındaki konumu konusunda resmî makamlardan net bilgi verilmediği vurgulandı.</p>

<p>Personel ve kadınların farklı hastanelere götürüldüğü öne sürüldü</p>

<p>Önergede, kazanın ardından askerî personel ile sivil kadınların tedbir amacıyla farklı hastanelere sevk edildiği iddiasına da yer verildi.</p>

<p>Kazada hayati tehlike oluşturacak nitelikte ciddi bir yaralanmanın bulunmadığının paylaşıldığı ancak kadınların kimlikleri ve botta bulunma nedenleriyle ilgili açıklama yapılmadığı belirtildi.</p>

<p>Farklı hastanelere sevk işleminin sağlık koşulları nedeniyle mi gerçekleştirildiği, yoksa başka bir gerekçeye mi dayandığı henüz bilinmiyor.</p>

<p>Sahil Güvenlik botunda alkol tüketildiği iddiası</p>

<p>Soru önergesindeki en dikkat çekici başlıklardan biri de botta alkol tüketildiği yönündeki iddia oldu.</p>

<p>Önergede, Giresun’un Bulancak ilçesine bağlı Burunucu sahilinde ayakta kürek sörfü etkinlikleri düzenleyen bir işletmenin çevresinden bazı kadınların zaman zaman Sahil Güvenlik botuna alındığının ileri sürüldüğü belirtildi.</p>

<p>Ayrıca botta alkol tüketildiği yönünde iddiaların bulunduğu kaydedildi. Murat Bakan, bu iddiaların daha önce araştırılıp araştırılmadığını ve herhangi bir inceleme yapıldıysa sonucunun ne olduğunu sordu.</p>

<p>Alkol tüketildiği ve kadınların daha önce de bota alındığı yönündeki ifadeler şu aşamada yalnızca önergede yer verilen iddialardan oluşuyor. Resmî makamların bu konuda açıkladığı kesinleşmiş bir bulgu bulunmuyor.</p>

<p>Balıkçıların şikâyetleri de önergeye girdi</p>

<p>Önergede, Giresun’da faaliyet gösteren bazı küçük ölçekli balıkçıların Sahil Güvenlik personelinin uygulamalarından rahatsızlık duyduğu iddiasına da yer verildi.</p>

<p>Bazı personelin vatandaşlara karşı sert, kaba veya keyfî olarak değerlendirilen tutumlar sergilediği yönünde şikâyetlerin bulunduğu öne sürüldü.</p>

<p>Bu iddiaların daha önce Sahil Güvenlik Komutanlığına ulaşıp ulaşmadığı ve personel hakkında herhangi bir inceleme yapılıp yapılmadığı konusunda açıklama talep edildi.</p>

<p>Dört soruya yanıt istendi</p>

<p>Murat Bakan’ın İçişleri Bakanlığına yönelttiği sorular şu başlıklarda toplandı:</p>

<ol>
 <li>Kazaya dört sivil kadının karıştığı iddiası doğru mu?</li>
 <li>Kadınlar kaza sırasında botta mı, yoksa sahilde mi bulunuyordu?</li>
 <li>Kadınların zaman zaman Sahil Güvenlik botuna alındığı ve botta alkol tüketildiği iddiaları araştırıldı mı?</li>
 <li>Kaza ve ortaya atılan iddialarla ilgili idari veya adli soruşturma başlatıldı mı?</li>
</ol>

<p>Giresun’daki Sahil Güvenlik botu kazasının teknik nedeni, botta bulunduğu ileri sürülen dört kadının hangi izinle seyahate katıldığı ve alkol iddiasının gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, İçişleri Bakanlığının vereceği yanıt ve yürütülecek incelemeler sonucunda netleşecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/giresundaki-sahil-guvenlik-botu-kazasi-mecliste-botta-4-sivil-kadin-ve-alkol-iddiasi</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 20:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-5933.jpeg" type="image/jpeg" length="79585"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlıklı Yaşam Alışkanlıkları: Uzun Vadeli Sağlık İçin Hangi Adımlar Öne Çıkıyor?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/saglikli-yasam-aliskanliklari-uzun-vadeli-saglik-icin-hangi-adimlar-one-cikiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/saglikli-yasam-aliskanliklari-uzun-vadeli-saglik-icin-hangi-adimlar-one-cikiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlıklı yaşam alışkanlıkları yalnızca kilo kontrolü için değil, kalp-damar hastalıklarından diyabete, bazı kanser türlerinden ruh sağlığına kadar pek çok alanda uzun vadeli sağlık üzerinde belirleyici rol oynuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzmanlar, büyük değişiklikler yerine sürdürülebilir günlük alışkanlıkların daha kalıcı sonuçlar sağladığını vurguluyor. [1][2]</p>

<p>Düzenli hareket etmek, dengeli beslenmek, kaliteli uyku uyumak ve sigaradan uzak durmak gibi temel yaşam tarzı alışkanlıkları, kronik hastalık riskini azaltmada en güçlü bilimsel kanıtlara sahip yaklaşımlar arasında yer alıyor. Cleveland Clinic uzmanları, sağlıklı yaşamın tek bir “mucize” davranıştan değil, birbirini tamamlayan günlük alışkanlıklardan oluştuğunu belirtiyor. [1]</p>

<p>Sağlıklı yaşam alışkanlıkları neden önemli?</p>

<p>Dünya genelindeki ölüm ve hastalık yükünün önemli bir bölümünü kalp-damar hastalıkları, tip 2 diyabet, kronik akciğer hastalıkları ve bazı kanser türleri oluşturuyor. Araştırmalar, bu hastalıkların önemli kısmında yaşam tarzı faktörlerinin etkili olduğunu gösteriyor. [2]</p>

<p>Uzmanlara göre yaşam tarzı değişiklikleri;</p>

<ul>
 <li>Kalp sağlığını destekleyebilir.</li>
 <li>Kan şekeri kontrolüne katkı sağlayabilir.</li>
 <li>Sağlıklı kilonun korunmasına yardımcı olabilir.</li>
 <li>Ruh sağlığını olumlu etkileyebilir.</li>
 <li>Yaş ilerledikçe fiziksel fonksiyonların korunmasını destekleyebilir. [1][2]</li>
</ul>

<p>Ancak bu etkiler, tek bir alışkanlıktan değil, yaşam biçiminin bütünüyle ilişkilidir.</p>

<p>Uzmanların öne çıkardığı temel alışkanlıklar</p>

<p>Dengeli ve doğal beslenme</p>

<p>Uzmanlar, sebze, meyve, tam tahıllar, baklagiller, kuruyemişler ve sağlıklı yağlardan zengin beslenme düzenlerinin kronik hastalık riskini azaltabildiğini belirtiyor. Özellikle yüksek oranda işlenmiş gıdaların sınırlandırılması öneriliyor. [2]</p>

<p>Akdeniz tipi beslenme modeli de kalp sağlığı açısından en çok araştırılan beslenme biçimleri arasında yer alıyor. [2]</p>

<p>Düzenli fiziksel aktivite</p>

<p>Her gün hareket etmek yalnızca kilo kontrolü için değil;</p>

<ul>
 <li>kas ve kemik sağlığının korunması,</li>
 <li>tansiyon kontrolü,</li>
 <li>kan şekeri düzenlenmesi,</li>
 <li>ruh halinin iyileştirilmesi</li>
</ul>

<p>açısından da önem taşıyor. [1][2]</p>

<p>Egzersizin yoğunluğundan çok düzenli yapılmasının sürdürülebilir sağlık açısından daha önemli olduğu vurgulanıyor.</p>

<p>Kaliteli uyku</p>

<p>Yetersiz veya düzensiz uyku;</p>

<ul>
 <li>obezite,</li>
 <li>diyabet,</li>
 <li>kalp hastalıkları,</li>
 <li>dikkat ve hafıza sorunları</li>
</ul>

<p>ile ilişkilendiriliyor. Sağlıklı yaşamın önemli parçalarından biri de düzenli uyku alışkanlığı olarak kabul ediliyor. [1]</p>

<p>Sigaradan uzak durmak</p>

<p>Sigara kullanımının bırakılması, önlenebilir hastalık ve erken ölüm riskini azaltmada en etkili adımlardan biri olarak kabul ediliyor. Uzmanlar, sigarayı bırakmanın her yaşta sağlık açısından fayda sağlayabileceğini belirtiyor. [2]</p>

<p>Stresi yönetmek ve sosyal ilişkileri korumak</p>

<p>Kronik stres, hem fiziksel hem de ruhsal sağlığı etkileyebiliyor. Düzenli dinlenme, sosyal ilişkilerin sürdürülmesi ve stres yönetimi teknikleri de sağlıklı yaşamın önemli bileşenleri arasında gösteriliyor. [1]</p>

<p>Büyük değişiklikler yerine sürdürülebilir alışkanlıklar</p>

<p>Cleveland Clinic uzmanları, birçok kişinin kısa sürede radikal yaşam tarzı değişiklikleri yapmaya çalıştığını ancak bunun uzun vadede sürdürülebilir olmadığını ifade ediyor. Bunun yerine küçük ancak düzenli adımların zaman içinde daha kalıcı sonuçlar sağlayabileceği belirtiliyor. [2]</p>

<p>Örneğin;</p>

<ul>
 <li>her gün kısa yürüyüş yapmak,</li>
 <li>sofraya daha fazla sebze eklemek,</li>
 <li>uyku saatini düzenlemek,</li>
 <li>şekerli içecekleri azaltmak</li>
</ul>

<p>gibi alışkanlıkların zamanla yaşam biçiminin parçası haline gelmesi hedefleniyor.</p>

<p>Bilimsel kanıtlar ne söylüyor?</p>

<p>Mevcut bilimsel veriler, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının birçok kronik hastalık riskini azaltabildiğini gösteriyor. Bununla birlikte yaşam tarzı değişiklikleri tüm hastalıkları kesin olarak önlediği anlamına gelmiyor. Genetik yapı, yaş, çevresel faktörler ve mevcut sağlık durumu da hastalık riskini etkileyen önemli unsurlar arasında bulunuyor. [1][2]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlar, yaşam tarzı değişikliklerinin düzenli sağlık kontrollerinin ve gerekli tıbbi tedavilerin yerine geçmediğini özellikle vurguluyor.</p>

<p>Sık Sorulan Sorular</p>

<p>Sağlıklı yaşam için tek bir alışkanlık yeterli mi?</p>

<p>Hayır. Bilimsel veriler, beslenme, hareket, uyku ve sigaradan uzak durma gibi alışkanlıkların birlikte uygulanmasının daha etkili olduğunu gösteriyor. [1][2]</p>

<p>Sağlıklı yaşam alışkanlıklarının etkisi ne zaman görülür?</p>

<p>Bazı olumlu değişiklikler haftalar içinde hissedilebilir. Ancak kronik hastalık riskindeki azalma genellikle uzun süre sürdürülen alışkanlıklarla ilişkilidir.</p>

<p>Herkes aynı yaşam tarzını uygulamalı mı?</p>

<p>Hayır. Yaş, mevcut hastalıklar, fiziksel kapasite ve bireysel ihtiyaçlar farklılık gösterebilir. Yaşam tarzı değişiklikleri kişiye göre planlanmalıdır.</p>

<p>Sonuç</p>

<p>Sağlıklı yaşam alışkanlıkları, tek başına bir hastalığı önleyen ya da tedavi eden yöntemler değildir. Ancak bilimsel kanıtlar, dengeli beslenme, düzenli hareket, kaliteli uyku ve sigaradan uzak durmanın uzun vadeli sağlığın korunmasına önemli katkılar sağlayabileceğini gösteriyor.</p>

<p>Uzmanlar, kısa süreli ve zorlayıcı değişikliklerden ziyade sürdürülebilir günlük alışkanlıkların benimsenmesini öneriyor. Bu yaklaşım hem yaşam kalitesini artırabilir hem de kronik hastalık riskinin azaltılmasına destek olabilir.</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] Cleveland Clinic, Healthy Lifestyle Habits.</p>

<p>[2] Cleveland Clinic, 5 Healthy Habits That Prevent Chronic Disease.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/saglikli-yasam-aliskanliklari-uzun-vadeli-saglik-icin-hangi-adimlar-one-cikiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 19:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-5931.jpeg" type="image/jpeg" length="35767"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Demansın Erken Belirtileri: Uzmanların Dikkat Çektiği İlk İşaretler]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/demansin-erken-belirtileri-uzmanlarin-dikkat-cektigi-ilk-isaretler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/demansin-erken-belirtileri-uzmanlarin-dikkat-cektigi-ilk-isaretler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Demans, yalnızca unutkanlıkla sınırlı olmayan ilerleyici bir beyin hastalığı grubunu ifade ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzmanlar, günlük yaşamı etkilemeye başlayan hafıza ve düşünme sorunlarının erken fark edilmesinin tanı ve bakım sürecini iyileştirebileceğini belirtiyor.[1][2]</p>

<p>Demansın erken belirtileri çoğu zaman normal yaşlanmanın bir parçası sanılabiliyor. Ancak uzmanlara göre unutkanlığın günlük yaşamı etkilemeye başlaması, karar verme becerisinde bozulma veya kişilik değişiklikleri gibi bulgular, ayrıntılı tıbbi değerlendirme gerektirebilir.[1]</p>

<p>Demans tek bir hastalık değil, hafıza, düşünme, muhakeme ve günlük yaşam becerilerini etkileyen farklı hastalıkların ortak adıdır. En sık görülen nedeni Alzheimer hastalığı olsa da damar tıkanıklıklarına bağlı demans ve diğer nörodejeneratif hastalıklar da benzer belirtilere yol açabilir.[2]</p>

<p>Demansın erken belirtileri neler?</p>

<p>Uzmanların dikkat çektiği erken belirtiler arasında şunlar yer alıyor:[1][2]</p>

<ul>
 <li>Yakın zamanda yaşanan olayları sık sık unutmak</li>
 <li>Aynı soruları tekrar tekrar sormak</li>
 <li>Randevuları ve önemli tarihleri kaçırmaya başlamak</li>
 <li>Kelime bulmakta zorlanmak veya konuşurken sık duraksamak</li>
 <li>Tanıdık yerlerde yönünü karıştırmak</li>
 <li>Para yönetimi, alışveriş veya ilaç kullanımında hata yapmaya başlamak</li>
 <li>Karar verme becerisinde belirgin zayıflama</li>
 <li>Ruh halinde, davranışlarda veya kişilik özelliklerinde değişiklik görülmesi</li>
 <li>Daha önce kolay yapılan işleri planlamakta zorlanmak</li>
</ul>

<p>Bu belirtilerin tek başına demans anlamına gelmediği, farklı sağlık sorunlarında da görülebileceği vurgulanıyor.[2]</p>

<p>Normal yaşlanma ile demans arasındaki fark</p>

<p>Ara sıra isim unutmak veya bir eşyayı nereye koyduğunu hatırlayamamak yaşlanmanın doğal bir parçası olabilir. Ancak unutulan bilginin hiç hatırlanmaması, aynı olayın sürekli tekrar edilmesi veya unutkanlığın günlük yaşamı aksatacak düzeye ulaşması daha ayrıntılı değerlendirilmesi gereken bir durum olarak kabul ediliyor.[1][2]</p>

<p>Erken tanı neden önemli?</p>

<p>Demansın kesin tedavisi her zaman mümkün olmasa da erken tanı birçok açıdan önem taşıyor.[2]</p>

<p>Erken dönemde;</p>

<ul>
 <li>Tedavi edilebilir nedenlerin araştırılması,</li>
 <li>Hastalığın ilerlemesini yavaşlatmaya yönelik ilaçların uygun hastalarda değerlendirilmesi,</li>
 <li>Yaşam planlamasının yapılması,</li>
 <li>Aile bireylerinin bakım sürecine hazırlanması,</li>
 <li>Güvenlik ve yaşam kalitesini artıracak düzenlemelerin yapılması mümkün olabiliyor.[2][3]</li>
</ul>

<p>Demansın her nedeni Alzheimer mı?</p>

<p>Hayır. Alzheimer hastalığı en yaygın neden olsa da demansın farklı türleri bulunuyor. Damar hastalıkları, Lewy cisimcikli demans, frontotemporal demans ve bazı metabolik ya da nörolojik hastalıklar da benzer belirtilere yol açabiliyor.[2]</p>

<p>Bu nedenle tanının yalnızca unutkanlık şikâyetiyle değil; nörolojik muayene, bilişsel testler, kan tetkikleri ve gerektiğinde beyin görüntüleme yöntemleriyle desteklenmesi gerekiyor.[2][3]</p>

<p>Uzmanlar neden temkinli?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Demans belirtileri kişiden kişiye değişebiliyor. Ayrıca depresyon, B12 vitamini eksikliği, tiroit hastalıkları, uyku bozuklukları ve bazı ilaçlar da benzer yakınmalara neden olabiliyor.[2][3]</p>

<p>Bu nedenle tek bir belirtiyle demans tanısı konulmuyor. Uzmanlar, özellikle belirtilerin ilerlemesi veya günlük yaşamı etkilemesi halinde sağlık kuruluşuna başvurulmasını öneriyor.[2]</p>

<p>Sık Sorulan Sorular</p>

<p>Demans sadece unutkanlık mıdır?</p>

<p>Hayır. Düşünme, planlama, iletişim kurma, karar verme ve davranış değişiklikleri de demansın belirtileri arasında yer alabilir.[1][2]</p>

<p>Her unutkanlık demans anlamına gelir mi?</p>

<p>Hayır. Stres, uyku yetersizliği, depresyon ve bazı vitamin eksiklikleri de unutkanlığa neden olabilir.[2][3]</p>

<p>Demans erken fark edilirse tamamen iyileşir mi?</p>

<p>Her zaman değil. Ancak erken tanı, uygun tedavilerin planlanmasına ve yaşam kalitesinin korunmasına yardımcı olabilir.[2][3]</p>

<p>Demans hangi yaşta görülür?</p>

<p>İleri yaşta daha sık görülse de bazı demans türleri daha genç yaşlarda da ortaya çıkabilir.[2]</p>

<p>Sonuç</p>

<p>Demansın erken belirtilerini tanımak, yalnızca hastalığın erken teşhisi açısından değil, tedavi seçeneklerinin değerlendirilmesi ve bakım planlamasının zamanında yapılabilmesi açısından da önem taşıyor.</p>

<p>Uzmanlar, unutkanlığın günlük yaşamı etkilemeye başlaması veya bilişsel işlevlerde belirgin değişikliklerin görülmesi halinde bunun yaşlanmanın doğal sonucu olarak kabul edilmemesi gerektiğini belirtiyor. Kesin tanı için kapsamlı tıbbi değerlendirme şart olup, erken başvuru daha etkili bir yönetim sürecine katkı sağlayabiliyor.[2][3]</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] WebMD, Possible Early Signs of Dementia.</p>

<p>[2] National Institute on Aging (NIA), What Is Dementia? Symptoms, Types, and Diagnosis.</p>

<p>[3] Alzheimer’s Association, 10 Early Signs and Symptoms of Alzheimer’s Disease.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/demansin-erken-belirtileri-uzmanlarin-dikkat-cektigi-ilk-isaretler</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 19:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-5930.jpeg" type="image/jpeg" length="39374"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Meral Akşener’den 15 Temmuz Mesajı: Uzun Aranın Ardından İlk Paylaşım]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/meral-aksenerden-15-temmuz-mesaji-uzun-aranin-ardindan-ilk-paylasim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/meral-aksenerden-15-temmuz-mesaji-uzun-aranin-ardindan-ilk-paylasim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İYİ Parti’nin eski Genel Başkanı Meral Akşener, bir süredir devam eden sessizliğini 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü dolayısıyla yaptığı sosyal medya paylaşımıyla sonlandırdı. Akşener, mesajında millî irade, demokrasi ve şehitlere yönelik vurgulara yer verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Meral Akşener’den 15 Temmuz paylaşımı</p>

<p>Uzun süredir kamuoyunda sınırlı açıklamalar yapan İYİ Parti’nin eski Genel Başkanı Meral Akşener, 15 Temmuz’un 10. yıl dönümünde yayımladığı mesajla yeniden gündeme geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Akşener, Türk milletinin tarih boyunca bağımsızlığına ve millî iradeye sahip çıktığını belirterek, 15 Temmuz gecesini “devletin ve demokrasinin korunduğu tarihi bir mücadele” olarak değerlendirdi.</p>

<p>Millî irade ve demokrasi vurgusu</p>

<p>Paylaşımında, millet iradesinin üzerinde hiçbir gücün bulunmadığını ifade eden Akşener, 15 Temmuz’da hayatını kaybeden şehitleri rahmetle, gazileri ise minnetle andığını belirtti. Mesajında Türkiye’nin benzer acıları bir daha yaşamaması temennisine de yer verdi.</p>

<p>Sessizliğin ardından dikkat çeken açıklama</p>

<p>Siyasi gündemde uzun süredir aktif açıklamalarıyla yer almayan Meral Akşener’in 15 Temmuz mesajı, kamuoyunda yeniden dikkat çekti. Eski İYİ Parti Genel Başkanı’nın son dönemde yalnızca belirli millî günlerde paylaşım yaptığı, bu mesajın da uzun aranın ardından gelen açıklamalarından biri olduğu değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/meral-aksenerden-15-temmuz-mesaji-uzun-aranin-ardindan-ilk-paylasim</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 19:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-5929.jpeg" type="image/jpeg" length="71468"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rosalind Franklin: DNA’nın Gölgesinde Kalan Işık]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/rosalind-franklin-dnanin-golgesinde-kalan-isik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/rosalind-franklin-dnanin-golgesinde-kalan-isik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DNA’nın çift sarmal yapısının çözülmesinde kritik rol oynayan Rosalind Franklin, yalnızca Fotoğraf 51’in ardındaki isim değildi. Titiz deneyleri ve X-ışını kırınımındaki uzmanlığıyla yaşamın moleküler sırrının çözülmesine giden yolun en önemli bilim insanlarından biri oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>DNA’nın çift sarmal yapısının çözülmesinde belirleyici rol oynayan Rosalind Franklin, yalnızca ünlü “Fotoğraf 51”in ardındaki bilim insanı değildi. Titiz deneyleri, X-ışını kırınımındaki uzmanlığı ve moleküler yapıya ilişkin çıkarımlarıyla yaşamın kodunun anlaşılmasına giden yolun en önemli isimlerinden biri oldu. Ancak bilimin en büyük keşiflerinden biri anlatılırken onun katkısı uzun yıllar hak ettiği görünürlüğe kavuşamadı.<br />
1952 yılının Mayıs ayında Londra’da, King’s College’ın karanlık bir laboratuvarında ince bir DNA lifi saatler boyunca X ışınlarına maruz bırakılıyordu.<br />
Ortaya çıkacak görüntünün bir gün bilim tarihinin en ünlü fotoğraflarından biri olacağını kimse bilmiyordu.<br />
İncecik bir DNA örneği…<br />
Bir X-ışını cihazı…<br />
Fotoğraf filmi…<br />
Ve sabır.<br />
Toplam 62 saatlik pozlamanın ardından geliştirilen filmde, koyu zemin üzerinde belirgin bir “X” deseni ortaya çıktı.<br />
Bu görüntü daha sonra bilim tarihine yalnızca iki rakamla geçecekti:<br />
Fotoğraf 51.<br />
Görüntüyü elde edenler Rosalind Franklin ile doktora öğrencisi Raymond Gosling’di.<br />
Fotoğraf, DNA’nın yüksek nem koşullarındaki B formuna ait son derece net bir X-ışını kırınım deseniydi. Çapraz biçimde uzanan izler, molekülün sarmal yapısına ilişkin güçlü bilgiler taşıyordu.<br />
Fakat Rosalind Franklin’in hikâyesi tek bir fotoğraftan çok daha büyüktür.<br />
Onun hikâyesi aynı zamanda bilimin nasıl yapıldığına, bilimsel başarının nasıl paylaşıldığına ve bazen tarihin bir insanı ne kadar geç fark edebildiğine dair bir hikâyedir.<br />
Kömürün İçinden DNA’ya Uzanan Yol<br />
Rosalind Elsie Franklin, 1920 yılında Londra’da doğdu.<br />
Cambridge’de eğitim aldı ve bilimsel kariyerinin ilk yıllarında bugün adıyla özdeşleşen DNA’dan oldukça farklı bir konuyla ilgilendi:<br />
Kömür ve karbonun yapısı.<br />
Bu çalışmalar, onun karmaşık maddelerin yapısını fiziksel ve kimyasal yöntemlerle çözümleme becerisini geliştirdi.<br />
Daha sonra Paris’te çalıştı ve X-ışını kırınım tekniklerinde önemli bir uzmanlık kazandı.<br />
Bu yöntem, çıplak gözle görülemeyen moleküllerin yapısını doğrudan fotoğraflamak yerine, X ışınlarının molekül tarafından nasıl saçıldığını incelemeye dayanıyordu.<br />
Başka bir ifadeyle araştırmacı molekülü doğrudan görmüyordu.<br />
Molekülün bıraktığı izleri okuyordu.<br />
Rosalind Franklin bu konuda olağanüstü titizdi.<br />
Bir sonuca inanmak için güzel görünen bir modele değil, veriye ihtiyaç duyuyordu.<br />
1951 yılında King’s College London’a geldiğinde yanında getirdiği en önemli bilimsel güçlerden biri de buydu.<br />
DNA’nın yapısını araştırmaya başladığında yalnızca bir molekülün geometrisini çözmeye çalışmıyordu.<br />
Yaşamın bilgisini taşıyan yapının nasıl örgütlendiğini anlamaya çalışıyordu.<br />
DNA İki Farklı Yüz Gösteriyordu<br />
Franklin’in en önemli gözlemlerinden biri, DNA örneklerinin nem oranına bağlı olarak farklı yapısal özellikler göstermesiydi.<br />
Bunları A formu ve B formu olarak ayırdı.<br />
Bu ayrım son derece önemliydi.<br />
Çünkü farklı koşullarda elde edilen kırınım desenlerini aynı moleküler yapıya aitmiş gibi yorumlamak, araştırmacıları yanlış sonuçlara götürebilirdi.<br />
Franklin ve Raymond Gosling, deney koşullarını büyük bir dikkatle kontrol ederek DNA örneklerini farklı nem oranlarında incelediler.<br />
2 Mayıs 1952’de başlayan uzun pozlamalardan biri birkaç gün sonra geliştirildi.<br />
Ortaya çıkan görüntü Fotoğraf 51’di.<br />
B-form DNA’nın karakteristik çapraz kırınım desenini olağanüstü açıklıkla gösteriyordu.<br />
Ancak Franklin’in katkısı yalnızca bu görüntüyü üretmek değildi.<br />
Deneylerinden elde ettiği verileri analiz ediyor, DNA’nın geometrisine ilişkin ölçümler yapıyor ve molekülün yapısını adım adım çözüyordu.<br />
1953 yılının başlarında Fotoğraf 51’e yeniden dönen Franklin, elindeki verileri daha ileri düzeyde analiz etmeye başladı. Mart ayında hazırladığı çalışmalar, onu doğru yapıya son derece yaklaştırmıştı.<br />
DNA’nın sarmal bir yapıya sahip olması kuvvetle muhtemeldi.<br />
Yapı büyük olasılıkla iki zincir içeriyordu.<br />
Her tam dönüşte yaklaşık on baz bulunuyordu.<br />
Fosfat grupları ise molekülün dış tarafında yer almalıydı.<br />
Rosalind Franklin, çift sarmala doğru ilerliyordu.<br />
Fakat onun bilim anlayışı hızlı bir model kurmaktan çok, verinin kendisini sonuna kadar çözümlemeye dayanıyordu.<br />
Aynı günlerde Cambridge’de iki bilim insanı başka bir yöntem izliyordu:<br />
James Watson ve Francis Crick.<br />
Onlar eldeki bilgileri bir araya getirerek fiziksel modeller oluşturuyor, DNA’nın nasıl bir yapıya sahip olabileceğini anlamaya çalışıyordu.<br />
İki farklı bilimsel yaklaşım aynı sorunun cevabına doğru ilerliyordu.<br />
Fotoğraf 51 Watson’a Gösterildiğinde<br />
1953 yılının başlarında bilim tarihinin en çok tartışılan olaylarından biri yaşandı.<br />
King’s College’daki Maurice Wilkins, Fotoğraf 51’i James Watson’a gösterdi.<br />
Rosalind Franklin’in bu gösterimden haberi yoktu.<br />
Watson görüntüyü gördüğünde DNA’nın sarmal yapısına ilişkin son derece güçlü bir kanıtla karşı karşıya olduğunu fark etti.<br />
Ancak Watson ve Crick’in Franklin’in çalışmalarından edindiği bilgiler Fotoğraf 51 ile sınırlı değildi.<br />
King’s College’daki araştırmalar hakkında hazırlanmış ve Franklin’in bazı önemli ölçümlerini de içeren yayımlanmamış bir Medical Research Council raporundaki veriler de Cambridge ekibinin eline ulaştı.<br />
Bu bilgilerin Watson ve Crick’in model kurma sürecindeki rolü, bilim tarihinde veri paylaşımı ve araştırmacıların katkılarının tanınması açısından uzun yıllardır tartışılmaktadır.<br />
Fakat bugün daha dengeli bir tarihsel değerlendirme, Franklin’i yalnızca verileri kullanılan pasif bir bilim insanı olarak görmenin de eksik olduğunu ortaya koyuyor.<br />
Çünkü Rosalind Franklin kendi verilerini yorumluyor, kendi bilimsel sorularını soruyor ve DNA’nın yapısına bağımsız olarak son derece yaklaşıyordu.<br />
O, başkalarının çözümünü mümkün kılan verileri üreten bir teknisyen değildi.<br />
DNA’nın yapısını çözmeye çalışan bilim insanları arasında entelektüel olarak etkin bir aktördü.<br />
Mart 1953’teki çalışmalarında DNA’nın muhtemelen iki zincirden oluşan bir sarmal olduğunu, her dönüşte yaklaşık on baz bulunduğunu ve fosfatların dış tarafta yer aldığını değerlendirmişti.<br />
Yani Rosalind Franklin kapının dışında bekleyen biri değildi.<br />
O da kapının kilidini açıyordu.<br />
Sadece başka bir anahtar kullanıyordu.<br />
Üç Makale, Tek Büyük Keşif<br />
25 Nisan 1953’te Nature dergisinde DNA’nın yapısıyla ilgili üç çalışma art arda yayımlandı.<br />
İlk makale James Watson ve Francis Crick’e aitti.<br />
İkinci çalışma Maurice Wilkins ve çalışma arkadaşlarının imzasını taşıyordu.<br />
Üçüncü makalede ise Rosalind Franklin ve Raymond Gosling’in deneysel bulguları yer alıyordu.<br />
Tarih, bu üç çalışmayı aynı ağırlıkla hatırlamadı.<br />
Watson ve Crick’in çift sarmal modeli bilim dünyasının en tanınmış sembollerinden biri hâline geldi.<br />
Franklin ve Gosling’in çalışması ise özellikle popüler bilim anlatılarında uzun yıllar, sanki oluşturulan modeli yalnızca destekleyen ikincil bir çalışma gibi gölgede kaldı.<br />
Oysa DNA’nın yapısının çözülmesine giden süreç tek bir laboratuvarın, tek bir fotoğrafın ya da tek bir parlak fikrin ürünü değildi.<br />
Bir tarafta model kurma yeteneği vardı.<br />
Bir tarafta X-ışını kırınım deneyleri…<br />
Bir tarafta kimyasal bilgiler…<br />
Bir tarafta matematiksel ölçümler…<br />
Rosalind Franklin bu büyük bilimsel hikâyenin kenarında duran biri değildi.<br />
Hikâyenin içindeydi.<br />
Bugün bilim tarihçileri de Franklin’i yalnızca haksızlığa uğramış pasif bir kurban olarak anlatmanın yetersiz olduğunu vurguluyor.<br />
Çünkü böyle bir anlatı, istemeden onun bilimsel büyüklüğünü de gölgeleyebilir.<br />
Rosalind Franklin’i yalnızca “Fotoğrafı kullanılan kadın” olarak hatırlamak, ona yapılabilecek başka bir haksızlıktır.<br />
Onun asıl değeri mağduriyetinde değil;<br />
bilimsel yeteneğindeydi.<br />
DNA’dan Sonra Bilim Bitmedi<br />
Rosalind Franklin 1953 yılında King’s College’dan ayrılarak Birkbeck College’a geçti.<br />
Bugün birçok insan onun bilimsel yaşamını yalnızca DNA üzerinden hatırlıyor.<br />
Oysa Franklin yeniden başladı.<br />
Bu kez virüslerin moleküler yapısına yöneldi.<br />
Kendi araştırma grubunu oluşturdu ve özellikle bitki virüsleri üzerine önemli çalışmalar yürüttü.<br />
Tütün mozaik virüsü başta olmak üzere virüslerin yapısına ilişkin araştırmaları, yapısal virolojinin gelişiminde önemli bir yere sahip oldu.<br />
Bu dönem Rosalind Franklin’i anlamak açısından özellikle önemlidir.<br />
Çünkü DNA onun bilimsel hayatındaki tek başarı değildi.<br />
Bilimsel merakı devam ediyordu.<br />
Yeni sorular soruyor, yeni yöntemler uyguluyor, yeni araştırmalar yürütüyordu.<br />
Yaşamı daha uzun sürseydi, bugün onu belki yalnızca DNA’nın hikâyesiyle hatırlamayacaktık.<br />
Fakat zamanı çok azdı.<br />
Yarım Kalan Bir Bilim Hayatı<br />
Rosalind Franklin’e genç yaşta yumurtalık kanseri teşhisi konuldu.<br />
Hastalığına rağmen bilimsel çalışmalarını sürdürdü.<br />
16 Nisan 1958’de hayatını kaybettiğinde henüz 37 yaşındaydı.<br />
Dört yıl sonra, 1962 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü James Watson, Francis Crick ve Maurice Wilkins’e verildi.<br />
Rosalind Franklin o kürsüde değildi.<br />
Çünkü artık hayatta değildi.<br />
Franklin yaşasaydı Nobel Ödülü’nü paylaşır mıydı?<br />
Bunun cevabını kesin olarak bilmek mümkün değildir.<br />
Tarih, gerçekleşmemiş ihtimaller üzerinden kesin hükümler veremez.<br />
Ancak bugün çok daha açık biçimde bildiğimiz bir gerçek vardır:<br />
Rosalind Franklin’in X-ışını kırınım çalışmaları ve DNA üzerine yaptığı ölçümler, çift sarmal modelinin ortaya çıkmasına giden bilimsel sürecin temel parçalarından biriydi.<br />
Bu nedenle DNA’nın çift sarmal hikâyesi Rosalind Franklin olmadan anlatılabilir belki.<br />
Ama eksik anlatılır.<br />
Fotoğrafın Ötesindeki Kadın<br />
Bilim tarihi bazen keşifleri birkaç parlak isme indirgemeyi sever.<br />
Çünkü karmaşık hikâyeleri anlatmanın en kolay yolu kahramanlar yaratmaktır.<br />
Newton’un elması…<br />
Fleming’in küfü…<br />
Watson ve Crick’in çift sarmalı…<br />
Oysa büyük bilimsel devrimlerin çoğu tek bir insanın yalnız başına yaptığı keşifler değildir.<br />
Birileri veriyi üretir.<br />
Birileri yöntemi geliştirir.<br />
Birileri soruyu sorar.<br />
Birileri modeli kurar.<br />
Birileri daha önce fark edilmeyen ayrıntıyı görür.<br />
DNA’nın yapısının çözülmesi de böyle bir hikâyedir.<br />
Watson vardı.<br />
Crick vardı.<br />
Wilkins vardı.<br />
Ama Rosalind Franklin de vardı.<br />
Üstelik yalnızca elinde bir fotoğrafla değil.<br />
Deneyleriyle…<br />
Ölçümleriyle…<br />
Kırınım desenlerini yorumlama yeteneğiyle…<br />
Ve DNA’nın yapısına ilişkin kendi bilimsel çıkarımlarıyla.<br />
Fotoğraf 51 bugün bilim tarihinin en ünlü görüntülerinden biridir.<br />
Fakat o fotoğrafa baktığımızda görmemiz gereken yalnızca DNA’nın çift sarmalının izleri değildir.<br />
Bir bilim insanının sabrını da görmeliyiz.<br />
Karanlık bir laboratuvarda saatlerce süren deneyleri…<br />
Bir görüntüyü elde edebilmek için dikkatle ayarlanan nem oranlarını…<br />
Tekrar tekrar yapılan ölçümleri…<br />
Ve henüz kimse alkışlamazken gerçeğin peşinden yürüyen bir zihni…<br />
Rosalind Franklin’in hikâyesi bize bilimin yalnızca şu sorudan ibaret olmadığını hatırlatıyor:<br />
“Kim keşfetti?”<br />
Belki daha doğru soru şudur:<br />
“Bir keşfin mümkün olmasını kimler sağladı?”<br />
Bu soru sorulduğunda Rosalind Franklin artık hikâyenin kenarında durmaz.<br />
Tam merkezinde durur.<br />
Çünkü bazı insanlar tarihe isimlerini büyük harflerle yazdırır.<br />
Bazıları ise gerçeği görünür hâle getirir ve isimlerinin görünür olması için yıllarca beklemek zorunda kalır.<br />
Rosalind Franklin, yaşamın moleküler sırrını aydınlatan X ışınlarını DNA’ya yöneltti.<br />
Ortaya çıkan görüntü yalnızca bir molekülün yapısına ilişkin ipuçlarını görünür hâle getirmedi.<br />
Bilim tarihinin yıllar sonra yeniden değerlendirmek zorunda kalacağı bir hikâyeyi de geride bıraktı.<br />
Fotoğraf 51 bugün hâlâ bize çift sarmalın izlerini gösteriyor.<br />
Ama biraz daha dikkatli baktığımızda o karanlık filmin arkasında duran Rosalind Franklin’i de görebiliyoruz.<br />
Ve belki bilim tarihinin ona en büyük borcu budur:<br />
Onu artık yalnızca DNA’nın gölgesinde değil, kendi ışığında hatırlamak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>TIP TARİHİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/rosalind-franklin-dnanin-golgesinde-kalan-isik</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 19:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/ddbad3f0-f86b-46b1-869f-cda06d09eb65.jpeg" type="image/jpeg" length="52183"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fenerbahçe’de Folarin Balogun İddiası: Golcü Arayışı Sürüyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/fenerbahcede-folarin-balogun-iddiasi-golcu-arayisi-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/fenerbahcede-folarin-balogun-iddiasi-golcu-arayisi-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe’nin Monaco forması giyen Folarin Balogun’u santrfor transferi için değerlendirdiği yönündeki iddialar transfer kulislerinde konuşuluyor. Sarı-lacivertli kulüpten veya oyuncu cephesinden ise henüz resmî bir açıklama yapılmadı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fenerbahçe Folarin Balogun transferinde son durum</p>

<p>Fenerbahçe’nin Folarin Balogun transferiyle ilgilendiği yönündeki iddialar yeniden gündeme geldi. Transfer kulislerinde konuşulanlara göre sarı-lacivertliler, hücum hattına yapılacak olası takviye kapsamında 24 yaşındaki golcünün durumunu takip ediyor. Şu aşamada kamuoyuna yansıyan doğrulanmış bir resmî teklif veya kulüpler arasında başlamış görüşme bulunmuyor.</p>

<p>Transferde son durum</p>

<p>Edinilen bilgilere göre Fenerbahçe, santrfor bölgesi için birden fazla profili aynı anda değerlendiriyor. Balogun’un fizik gücü, hareketli oyun yapısı ve ceza sahası içindeki bitiriciliği nedeniyle alternatif isimler arasında yer aldığı öne sürülüyor.</p>

<p>Transfer piyasasında konuşulanlara göre oyuncunun yüksek piyasa değeri ve Monaco’nun olası bonservis beklentisi, sürecin en önemli başlıkları arasında gösteriliyor. Bu nedenle kiralama veya farklı finansal modellerin değerlendirilebileceği ifade ediliyor.</p>

<p>Oyuncunun sözleşme ve finansal durumu</p>

<p>Balogun’un Monaco ile devam eden sözleşmesi bulunuyor. Kulübün oyuncuyla ilgili resmî bir ayrılık kararı açıklanmış değil. Bonservis veya maaş konusunda doğrulanmış rakamlar bulunmadığından transfer kulislerinde dile getirilen sayılar resmiyet taşımıyor.</p>

<p>Teknik ve taktik değerlendirme</p>

<p>Asıl mevkisi santrfor olan Balogun, hızlı hücum geçişlerinde etkili olabilen ve savunma arkasına yaptığı koşularla öne çıkan bir oyuncu profili çiziyor. Olası bir transferde Fenerbahçe’nin hücum çeşitliliğini artırabilecek ve farklı oyun planlarında kullanılabilecek bir seçenek olabilir.</p>

<p>Transferi etkileyen faktörler</p>

<p>Transferin önündeki en önemli unsur Monaco’nun bonservis beklentisi ve oyuncuya Avrupa’dan gelebilecek diğer teklifler olarak görülüyor. Fenerbahçe’nin santrfor planlamasında farklı adaylarla birlikte hareket ettiği de konuşulan başlıklar arasında yer alıyor.</p>

<p>Alternatif isimler</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kulislerde geçen alternatifler: André, Jhon Durán.</p>

<p>Profile uygun olabilecek isimler: Tolu Arokodare, Evann Guessand.</p>

<p>İddianın aşaması: Erken kulis</p>

<p>Son durum</p>

<p>Folarin Balogun’un Fenerbahçe’ye transferiyle ilgili iddialar transfer piyasasında konuşulmaya devam ediyor. Ancak şu ana kadar kulüplerden veya oyuncu cephesinden resmî bir açıklama yapılmış değil.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/fenerbahcede-folarin-balogun-iddiasi-golcu-arayisi-suruyor</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 19:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5661.jpeg" type="image/jpeg" length="64007"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trabzonspor’da Abdul Fatawu İçin Yeni Formül: Sağ Kanatta Gündeme Geldi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-abdul-fatawu-icin-yeni-formul-sag-kanatta-gundeme-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-abdul-fatawu-icin-yeni-formul-sag-kanatta-gundeme-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzonspor’un Leicester City forması giyen Abdul Fatawu’yu sağ kanat transferi için değerlendirdiği yönündeki iddialar yeniden gündeme geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bordo mavililerin dosyayı takip ettiği belirtilirken, transfer sürecinin henüz erken aşamada olduğu ifade ediliyor.</p>

<p>Trabzonspor Abdul Fatawu transferinde son durum</p>

<p>Trabzonspor’un Abdul Fatawu transferiyle ilgilendiği yönündeki iddialar yeniden konuşuluyor. Son kulislere göre bordo-mavililer, 22 yaşındaki Ganalı kanat oyuncusunun durumunu yakından takip ediyor. Ancak şu ana kadar kulüpler arasında resmî anlaşma ya da doğrulanmış bir teklif bulunmuyor. (⁠The72 - Football League News)</p>

<p>Transferde son durum</p>

<p>Transfer kulislerinde konuşulanlara göre Trabzonspor, sağ kanat için farklı profilleri aynı anda değerlendiriyor. Abdul Fatawu’nun hızı, bire bir becerisi ve iki kanatta görev yapabilmesi nedeniyle teknik ekibin radarına girdiği ifade ediliyor.</p>

<p>Leicester City’nin oyuncuyu kolay bırakmak istemediği, bu nedenle bonservis bedelinin transferin önündeki en önemli başlıklardan biri olduğu belirtiliyor. Bordo-mavililerin doğrudan bonservis yerine kiralama ve satın alma opsiyonunu içeren modeller üzerinde durabileceği de kulislerde dile getiriliyor. (⁠The72 - Football League News)</p>

<p>Oyuncunun sözleşme ve finansal durumu</p>

<p>Abdul Fatawu’nun Leicester City ile uzun süreli sözleşmesi bulunuyor. Bu nedenle olası bir transferde bonservis bedelinin yüksek olabileceği konuşuluyor. Resmî olarak açıklanmış bir teklif, maaş pazarlığı veya kulüpler arasında başlamış doğrulanmış görüşme bulunmuyor. (⁠TransferFeed)</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Teknik ve taktik değerlendirme</p>

<p>Asıl mevkisi sağ kanat olan Abdul Fatawu, sol kanatta da görev yapabiliyor. Hızı, dikine oyun anlayışı ve adam eksiltme becerisiyle öne çıkan oyuncu, Trabzonspor’un geçiş hücumlarında önemli bir alternatif olabilir. Topu taşıma becerisi sayesinde hücum çeşitliliğini artırabilecek bir profil olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Transferi etkileyen faktörler</p>

<p>Trabzonspor açısından en önemli konu transfer maliyeti. Leicester City’nin beklentisi ile bordo-mavili yönetimin bütçesi arasında oluşabilecek fark, sürecin seyrini belirleyebilir. Ayrıca Avrupa’dan başka kulüplerin de oyuncuyu takip ettiği yönündeki iddialar rekabeti artırabilecek unsurlar arasında gösteriliyor. (⁠The72 - Football League News)</p>

<p>Alternatif isimler</p>

<p>Kulislerde geçen alternatifler: Gianluca Prestianni, Riccardo Orsolini.</p>

<p>Benzer profile uygun isimler: Jhon Arias, Talles Magno.</p>

<p>İddianın aşaması</p>

<p>Erken kulis / Takip</p>

<p>Son durum</p>

<p>Trabzonspor’un Abdul Fatawu dosyasını takip ettiği yönünde transfer kulisleri bulunsa da, şu ana kadar resmî teklif veya kulüpler tarafından doğrulanmış bir görüşme açıklanmış değil. Sürecin transfer döneminin ilerleyen günlerinde netleşmesi bekleniyor. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-abdul-fatawu-icin-yeni-formul-sag-kanatta-gundeme-geldi</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 19:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-5926.jpeg" type="image/jpeg" length="38221"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trabzonspor’da Ümit Akdağ İçin Bonservis Pazarlığı Yeniden Isındı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-umit-akdag-icin-bonservis-pazarligi-yeniden-isindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-umit-akdag-icin-bonservis-pazarligi-yeniden-isindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzonspor’un yerli stoper planlamasında Ümit Akdağ dosyasını açık tuttuğu öne sürüldü. Alanyaspor’un bonservis beklentisi nedeniyle beklemeye geçen bordo-mavililerin, şartların değişmesi hâlinde yeniden masaya oturabileceği belirtiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trabzonspor, Ümit Akdağ transferini henüz sonuçlandırmadı. Bordo-mavililerin 22 yaşındaki stoperle ilgisi sürerken, görüşmelerin önündeki temel engelin Alanyaspor’un bonservis talebi olduğu ifade ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Trabzonspor Ümit Akdağ Transferinde Son Durum</p>

<p>Transfer kulislerinde konuşulanlara göre Trabzonspor, savunma hattına yerli ve gelişime açık bir oyuncu kazandırmak istiyor. Teknik heyetin hazırladığı listede bulunan Ümit Akdağ için daha önce Alanyaspor’la temas kurulurken, istenen rakamın yüksek bulunması üzerine süreç yavaşladı.</p>

<p>Bordo-mavili yönetimin dosyayı tamamen kapatmadığı, bonservis şartlarında indirim yapılması hâlinde görüşmeleri yeniden hızlandırabileceği öne sürülüyor. Alanyaspor cephesinin daha önce yaklaşık 7 milyon avro seviyesinde bir beklenti ortaya koyduğu konuşulsa da taraflardan doğrulanmış güncel bir rakam açıklanmadı.</p>

<p>Ümit Akdağ’ın Sözleşme Durumu</p>

<p>Ümit Akdağ’ın Alanyaspor ile sözleşmesi Haziran 2028’e kadar devam ediyor. Bu nedenle transferin gerçekleşebilmesi için iki kulübün bonservis konusunda ortak noktada buluşması gerekiyor.</p>

<p>Trabzonspor’un doğrudan satın alma dışında taksitli ödeme, bonus veya sonraki satıştan pay içeren bir teklif formülünü değerlendirebileceği belirtiliyor. Oyuncunun transfere yaklaşımıyla ilgili ise kamuoyuna yansıyan resmî bir açıklama bulunmuyor.</p>

<p>Trabzonspor’a Ne Katar?</p>

<p>1,92 metre boyundaki Ümit Akdağ, stoper bölgesinde görev yapıyor. Sol ayağını kullanması, hava toplarındaki etkinliği ve geriden oyun kurabilmesi genç savunmacıyı Trabzonspor’un aradığı profile yaklaştırıyor.</p>

<p>Transferin gerçekleşmesi hâlinde Ümit Akdağ’ın doğrudan forma rekabetine girmesi ve yerli oyuncu rotasyonunu güçlendirmesi beklenebilir.</p>

<p>Kulislerde geçen alternatifler: Ahmetcan Kaplan, Cenk Özkaçar ve Adil Demirbağ.</p>

<p>İddianın aşaması: Pazarlık için şartların oluşması bekleniyor</p>

<p>Son Durum</p>

<p>Trabzonspor’un Ümit Akdağ ilgisi sürüyor ancak şu aşamada anlaşma veya resmî teklif açıklanmış değil. Dosyanın yeniden hareketlenmesi, Alanyaspor’un bonservis beklentisinde yapacağı olası değişikliğe bağlı görünüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-umit-akdag-icin-bonservis-pazarligi-yeniden-isindi</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 19:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5663.jpeg" type="image/jpeg" length="79836"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Beşiktaş’ta Mert Kömür Dosyası Yeniden Açıldı]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/besiktasta-mert-komur-dosyasi-yeniden-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/besiktasta-mert-komur-dosyasi-yeniden-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beşiktaş’ın Augsburg forması giyen genç milli oyuncu Mert Kömür için transfer girişimlerini yeniden değerlendirdiği öne sürüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beşiktaş’ta orta saha ve hücum hattına yönelik transfer çalışmaları sürerken, Mert Kömür ismi yeniden gündeme geldi. Siyah-beyazlı yönetimin, geçtiğimiz dönemde sonuç alamadığı transfer dosyasını yeniden açtığı ve oyuncunun durumunu yakından takip ettiği konuşuluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>20 yaşındaki futbolcu; 10 numara, kanat ve merkez orta saha bölgelerinde görev yapabilmesiyle teknik ekibin aradığı çok yönlü profile uyuyor. Beşiktaş’ın, Augsburg’un oyuncu için belirlediği bonservis beklentisini düşürmek amacıyla farklı transfer formülleri üzerinde çalıştığı belirtiliyor.</p>

<p>Alman kulübünün daha önce gelen teklifleri yeterli bulmadığı bilinirken, siyah-beyazlıların oyuncunun gelişimini izlemeyi sürdürdüğü ve uygun şartların oluşması halinde yeniden resmi adım atabileceği ifade ediliyor. Şu aşamada kulüpler arasında yeni bir anlaşma veya kabul edilmiş teklif doğrulanmış değil. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/besiktasta-mert-komur-dosyasi-yeniden-acildi</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 19:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5659.jpeg" type="image/jpeg" length="24831"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fırat Üniversitesi’nde Acı Kayıp: Prof. Dr. Abdurrauf Yüce Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/firat-universitesinde-aci-kayip-prof-dr-abdurrahuf-yuce-evinde-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/firat-universitesinde-aci-kayip-prof-dr-abdurrahuf-yuce-evinde-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fırat Üniversitesi Veteriner Fakültesi Veterinerlik Fizyolojisi Anabilim Dalı öğretim üyelerinden Prof. Dr. Abdurrauf Yüce, Elazığ’daki ikametinde hayatını kaybetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fırat Üniversitesi Veteriner Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Abdurrauf Yüce, Elazığ’daki ikametinde yaşamını yitirdi. Olayın ardından sağlık ve güvenlik ekipleri bölgede inceleme yaparken, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından adli soruşturma başlatıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yetkililer, olayın kesin ölüm nedeninin yapılacak otopsi ve adli tıp incelemesinin ardından belirleneceğini bildirdi. Bu aşamada ölüm nedenine ilişkin resmî makamlar tarafından doğrulanmış bir açıklama bulunmuyor.</p>

<p>Fırat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fahrettin Göktaş yaptığı açıklamada, “Değerli bir hocamızdı, çok üzüldük. Savcılık otopsi yapıyor. Başsağlığı diliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın sürdüğü, otopsi raporunun tamamlanmasının ardından olayın tüm yönleriyle netlik kazanmasının beklendiği öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/firat-universitesinde-aci-kayip-prof-dr-abdurrahuf-yuce-evinde-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 16:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-5917.jpeg" type="image/jpeg" length="32928"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Lucas Stassin Galatasaray’a transfer olacak mı? İşte son durum]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/lucas-stassin-galatasaraya-transfer-olacak-mi-iste-son-durum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/lucas-stassin-galatasaraya-transfer-olacak-mi-iste-son-durum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Galatasaray’ın forvet transferi için Lucas Stassin’i gündemine aldığı öne sürüldü. Saint-Étienne forması giyen Belçikalı golcü için henüz resmi teklif veya anlaşma açıklaması yapılmadı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Galatasaray’ın Lucas Stassin transferi için oyuncuyu takip ettiği ve şartlarını araştırdığı iddia ediliyor. Saint-Étienne forması giyen genç santrforun sarı-kırmızılıların forvet adayları arasında bulunduğu belirtilirken, şu ana kadar kulüpler arasında resmi anlaşma sağlandığına yönelik doğrulanmış bir gelişme bulunmuyor.</p>

<p>Lucas Stassin Galatasaray’ın transfer listesinde</p>

<p>Yeni sezon kadrosunu güçlendirmek isteyen Galatasaray’da santrfor bölgesi için farklı oyuncular değerlendiriliyor. Bu isimlerden birinin de Lucas Stassin olduğu öne sürülüyor.</p>

<p>Sarı-kırmızılıların genç, gelişime açık ve ileride satış geliri oluşturabilecek bir forvet arayışı kapsamında Belçikalı futbolcuyu takip ettiği ifade ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Lucas Stassin kimdir?</p>

<p>Lucas Stassin, santrfor bölgesinde görev yapan Belçikalı bir futbolcu. Fizik gücü, ceza sahası içindeki hareketliliği, bitiriciliği ve genç yaşına rağmen gösterdiği gelişimle dikkat çekiyor.</p>

<p>Fransa’da Saint-Étienne forması giyen Stassin, Avrupa kulüplerinin transfer listesinde yer alan genç forvetlerden biri olarak gösteriliyor.</p>

<p>Galatasaray teklif yaptı mı?</p>

<p>Lucas Stassin için Galatasaray’ın resmi teklif yaptığı henüz açıklanmadı. Transfer kulislerinde oyuncunun listede bulunduğu ve mali şartlarının araştırıldığı belirtilse de görüşmelerin hangi aşamada olduğu bilinmiyor.</p>

<p>Bu nedenle Lucas Stassin transferi şu an için kesinleşmiş bir anlaşmadan çok, Galatasaray’ın değerlendirdiği forvet seçeneklerinden biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Bonservis bedeli transferi zorlaştırabilir</p>

<p>Saint-Étienne’in genç golcüyü düşük bir bedelle bırakmak istemediği ve yüksek bonservis beklentisi bulunduğu iddia ediliyor. Galatasaray’ın transferde ilerleme sağlaması durumunda ödeme planı, bonuslar ve sonraki satıştan pay gibi seçeneklerin gündeme gelebileceği değerlendiriliyor.</p>

<p>Oyuncuya Avrupa’dan başka kulüplerin de ilgi göstermesi, transfer yarışındaki rekabeti artırabilir.</p>

<p>Lucas Stassin Galatasaray’a gelecek mi?</p>

<p>Lucas Stassin’in Galatasaray’a transfer olup olmayacağı henüz netlik kazanmadı. Sarı-kırmızılıların oyuncuyu takip ettiği iddiaları bulunmasına rağmen resmi teklif, anlaşma veya İstanbul’a geliş programı açıklanmış değil.</p>

<p>Galatasaray’ın forvet planlamasında yaşanacak gelişmeler, Lucas Stassin dosyasının ilerleyip ilerlemeyeceğini belirleyecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/lucas-stassin-galatasaraya-transfer-olacak-mi-iste-son-durum</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 15:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5665.jpeg" type="image/jpeg" length="44483"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alexander Sørloth için Fenerbahçe kulisi güçleniyor: Masada hangi senaryo var?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/alexander-sorloth-icin-fenerbahce-kulisi-gucleniyor-masada-hangi-senaryo-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/alexander-sorloth-icin-fenerbahce-kulisi-gucleniyor-masada-hangi-senaryo-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe’nin Alexander Sørloth ilgisi transfer döneminin en çok konuşulan başlıklarından biri olmaya devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ancak 15 Temmuz itibarıyla Norveçli golcünün transferinde resmî anlaşma bulunmuyor. Kulislerde Fenerbahçe’nin temaslarını sürdürdüğü, Atlético Madrid’in ise bonservis beklentisinden geri adım atmadığı konuşuluyor.</p>

<p>Sarı lacivertlilerin santrfor planlamasında Sørloth isminin üst sıralarda yer aldığı öne sürülürken, transfer yarışında Juventus’un da tamamen çekilmediği belirtiliyor. Resmî açıklama ise henüz gelmedi.</p>

<p>Fenerbahçe cephesi neden hâlâ beklemede?</p>

<p>Transfer kulislerinde konuşulan en önemli başlık, Fenerbahçe’nin Greenwood hamlesinin ardından forvet rotasyonunu yeniden şekillendirmesi.</p>

<p>Kulübe yakın çevrelerde konuşulan senaryoya göre yönetim, üst düzey bir santrfor transferi için bütçesini koruyor. Alexander Sørloth da listenin üst sıralarında yer almaya devam ediyor. Ancak Atlético Madrid’in istediği bonservis bedeli nedeniyle görüşmelerin kolay ilerlemediği ifade ediliyor.</p>

<p>Bonservis pazarlığı kritik nokta</p>

<p>İspanyol basını ve transfer muhabirlerinin aktardığı bilgilere göre Atlético Madrid, Sørloth için yaklaşık 35 milyon avro seviyesinde bir bonservis beklentisini koruyor.</p>

<p>Juventus’un daha düşük tekliflerle ilerlediği, Fenerbahçe’nin ise finansal şartları zorlayabilecek tek kulüplerden biri olduğu iddia ediliyor. Buna rağmen kulüpler arasında anlaşma sağlandığına dair doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fenerbahçe kulislerinde konuşulan formül</p>

<p>Transfer çevrelerinde konuşulan senaryolardan biri;</p>

<ul>
 <li>yüksek bonservis yerine taksitli ödeme planı,</li>
 <li>performans bonusları,</li>
 <li>oyuncuya uzun süreli sözleşme önerilmesi.</li>
</ul>

<p>Bu formülün Atlético Madrid’i ikna edip etmeyeceği ise belirsizliğini koruyor. Bu bilgiler kulis niteliğinde olup kulüpler tarafından doğrulanmış değil.</p>

<p>Son durum</p>

<p>15 Temmuz itibarıyla Alexander Sørloth, Atlético Madrid oyuncusu olmayı sürdürüyor.</p>

<p>Fenerbahçe’nin ilgisi transfer kulislerinde güçlü şekilde konuşulsa da resmî teklifin kabul edildiği veya transferin tamamlandığı yönünde doğrulanmış bir açıklama bulunmuyor. Önümüzdeki günlerde kulüpler arasındaki bonservis görüşmelerinin transferin seyrini belirlemesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/alexander-sorloth-icin-fenerbahce-kulisi-gucleniyor-masada-hangi-senaryo-var</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5661.jpeg" type="image/jpeg" length="79574"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Of’ta Deniz Faciası: 35 Yaşındaki Bahram Doudkanlouyimilan Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/ofta-deniz-faciasi-35-yasindaki-bahram-doudkanlouyimilan-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/ofta-deniz-faciasi-35-yasindaki-bahram-doudkanlouyimilan-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Of ilçesinde ÇAYKUR Of Çay Fabrikası karşısında meydana gelen boğulma vakasında denize giren 3 kişiden biri yaşamını yitirdi. Kalbi duran 35 yaşındaki Bahram Doudkanlouyimilan, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Olay, 15 Temmuz saat 12.43 sıralarında Of ilçesi Eskipazar Mahallesi’nde, ÇAYKUR Of Çay Fabrikası karşısındaki sahil kesiminde meydana geldi. Denize giren 3 kişinin boğulma tehlikesi geçirdiği ihbarı üzerine bölgeye 3 Acil Sağlık Ambulansı, itfaiye, AFAD, Sahil Güvenlik ve emniyet ekipleri sevk edildi.</p>

<p>Bir kişi hayatını kaybetti</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Olayda ağır durumda sudan çıkarılan 35 yaşındaki Bahram Doudkanlouyimilan, sağlık ekiplerince yapılan ilk müdahalede kardiyak arrest tablosunda hastaneye kaldırıldı. Of Devlet Hastanesi’ne sevk edilen Doudkanlouyimilan, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.</p>

<p>İki kişinin tedavisi sürüyor</p>

<p>Boğulma tehlikesi geçiren diğer iki kişi, 33 yaşındaki Omid Rahmandoudkanlou ile 33 yaşındaki Zenalabedin Doudkanlouyimilan ise bilinci açık şekilde Of Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Her iki kişinin de genel durumunun orta olduğu öğrenildi.</p>

<p>Olayın ardından ekipler bölgede inceleme başlatırken, boğulma vakasının kesin nedenine ilişkin soruşturma sürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/ofta-deniz-faciasi-35-yasindaki-bahram-doudkanlouyimilan-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 15:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-5914.jpeg" type="image/jpeg" length="60106"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Deniz Baykal’ın eşi Olcay Baykal hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/deniz-baykalin-esi-olcay-baykal-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/deniz-baykalin-esi-olcay-baykal-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın eşi Olcay Baykal, Antalya’da tedavi gördüğü hastanede 88 yaşında yaşamını yitirdi. Baykal’ın cenazesi, defnedilmek üzere Ankara’ya götürüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın eşi Olcay Baykal, 88 yaşında hayatını kaybetti. Bir süredir Antalya’da tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitiren Baykal’ın cenazesi, son yolculuğuna uğurlanmak üzere Ankara’ya götürüldü.</p>

<p>Aile yakınlarından edinilen bilgilere göre, sağlık sorunları nedeniyle bir süredir hastanede tedavi altında bulunan Olcay Baykal, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı. Vefat haberi, siyaset dünyasında ve Deniz Baykal’ı yakından tanıyan isimler arasında üzüntüyle karşılandı.</p>

<p>Cenazesi Ankara’da toprağa verilecek</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Olcay Baykal’ın naaşı, defin işlemlerinin gerçekleştirilmesi amacıyla Antalya’dan Ankara’ya nakledildi. Cenaze törenine ilişkin programın aile tarafından paylaşılması bekleniyor.</p>

<p>Deniz Baykal 2023 yılında hayatını kaybetmişti</p>

<p>Cumhuriyet Halk Partisi’nin uzun yıllar genel başkanlığını yapan Deniz Baykal, 11 Şubat 2023’te Ankara’daki evinde 84 yaşında yaşamını yitirmişti. Türk siyasetinde önemli bir iz bırakan Baykal, devlet töreniyle son yolculuğuna uğurlanmış ve Ankara Devlet Mezarlığı’na defnedilmişti.</p>

<p>Deniz ve Olcay Baykal çiftinin Aslı Baykal ile Ataç Baykal isimlerinde iki çocukları bulunuyor.</p>

<p>Olcay Baykal kimdir?</p>

<p>Olcay Baykal, eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın eşi olarak kamuoyu tarafından tanınıyordu. Siyasi yaşamı boyunca Deniz Baykal’a eşlik eden Olcay Baykal, kamuoyunda daha çok ailesi ve sosyal yaşamıyla ön planda yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/deniz-baykalin-esi-olcay-baykal-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 15:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-5912.jpeg" type="image/jpeg" length="82911"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gümüşhane’de ayı dehşeti: Düveyi parçalayarak telef etti”]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/gumushanede-ayi-dehseti-duveyi-parcalayarak-telef-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/gumushanede-ayi-dehseti-duveyi-parcalayarak-telef-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gümüşhane’nin Kürtün ilçesine bağlı Yaylalı Köyü Kaşdibi Yaylası’nda ayı saldırısı olduğu değerlendirilen olay, bölgede hayvancılıkla uğraşan vatandaşları tedirgin etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaylada otlayan bir düve parçalanmış halde bulunurken, çobanlar son günlerde artan ayı hareketliliği nedeniyle geceleri nöbet tutmaya başladı.</p>

<p>Olay, Kaşdibi Yaylası’nın eski mermer ocağı mevkisinde meydana geldi. Bölgede sürüsünü otlatan Giresun’un Eynesil ilçesinden çoban İbrahim Topal, otlak alanda bir düvenin telef olduğunu fark etti.</p>

<p>Hayvanın vücudundaki izler ve parçalanma şekli nedeniyle saldırının ayı tarafından gerçekleştirildiği değerlendirildi. Olayın ardından çevredeki çobanlar, sürülerini korumak için güvenlik önlemlerini artırdı.</p>

<p>“Geceleri uyuyamıyoruz”</p>

<p>Son günlerde yaylada ayıların sıkça görüldüğünü belirten İbrahim Topal, hem kendi sürüsü hem de diğer hayvanlar için ciddi endişe duyduklarını söyledi.</p>

<p>Topal, yaşadıkları korkuyu şu sözlerle anlattı:</p>

<p>“Burada bir düvenin ayı tarafından parçalandığını gördük. Hayvanın sahibine geçmiş olsun. Birkaç gecedir gözümüze uyku girmiyor. Ayılar çevremizde dolaşıyor ve bizi oldukça zorluyor. Köpeklerimiz havladığında ayının yaklaştığını anlıyoruz. Geçtiğimiz günlerde bizim sürümüze de yaklaşmıştı. Köpeklerin sesini duyunca hemen dışarı çıktım. Şimdiye kadar hayvanlarımızı koruduk ancak önümüzdeki günlerin daha tehlikeli olmasından endişe ediyoruz.”</p>

<p>Çobanlar gece boyunca nöbette</p>

<p>Daha önce de ayıların kendi sürülerine yaklaştığını söyleyen Topal, Kaşdibi Yaylası’nda hayvancılık yapan çobanların geceleri sürekli tetikte beklediğini ifade etti.</p>

<p>Bölgede yaşayan vatandaşlar, ayıların yerleşim ve otlak alanlarına daha sık yaklaşmaya başladığını belirterek, yetkililerden hem can hem de hayvan güvenliğini sağlayacak tedbirlerin artırılmasını istedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaylada yaşanan son olayın ardından sürü sahipleri, hayvanlarını toplu halde tutmaya ve özellikle gece saatlerinde ağılların çevresini kontrol etmeye başladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/gumushanede-ayi-dehseti-duveyi-parcalayarak-telef-etti</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 15:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-5911.jpeg" type="image/jpeg" length="40363"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Of’ta denizde can pazarı: 3 kişi boğulma tehlikesi geçirdi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/ofta-denizde-can-pazari-3-kisi-bogulma-tehlikesi-gecirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/ofta-denizde-can-pazari-3-kisi-bogulma-tehlikesi-gecirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Of ilçesinde ÇAYKUR Of Çay Fabrikası karşısındaki sahil kesiminde denize giren 3 kişi boğulma tehlikesi geçirdi. İhbar üzerine bölgeye sağlık ve güvenlik ekipleri sevk edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Edinilen ilk bilgilere göre olay, Of ilçesinde ÇAYKUR Of Çay Fabrikası karşısında bulunan sahil kesiminde meydana geldi.</p>

<p>Denize giren 3 kişi, henüz belirlenemeyen nedenle dalgalara ve akıntıya kapıldı. Çevrede bulunan vatandaşların durumu fark etmesi üzerine kurtarma çalışması başlatıldı.</p>

<p>Ekipler bölgeye sevk edildi</p>

<p>İhbar üzerine olay yerine sağlık, polis ve ilgili kurtarma ekipleri yönlendirildi. Sudan çıkarılan kişilere ilk müdahalenin olay yerinde yapıldığı, ardından hastaneye sevk edildikleri öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Olayın ardından sahil kesiminde güvenlik önlemi alınırken, kişilerin sağlık durumlarına ilişkin resmî açıklama bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/ofta-denizde-can-pazari-3-kisi-bogulma-tehlikesi-gecirdi</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 15:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-5907.jpeg" type="image/jpeg" length="46720"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[15 Temmuz’un Sessiz Kahramanları: Millî İradenin Zaferine Yazılan İnsan Hikâyeleri]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/15-temmuzun-sessiz-kahramanlari-milli-iradenin-zaferine-yazilan-insan-hikayeleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/15-temmuzun-sessiz-kahramanlari-milli-iradenin-zaferine-yazilan-insan-hikayeleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın’ın da yazarları arasında bulunduğu “15 Temmuz 2016 Millî İradenin Zaferi: Araştırma Raporu”, darbe girişiminin yalnızca siyasi boyutunu değil; şehitlerin, gazilerin, sağlık çalışanlarının ve meydanlara çıkan vatandaşların yaşadıklarını insan hikâyeleri üzerinden kayıt altına alarak 15 Temmuz’un ortak hafızasına ışık tutuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rektör Prof. Dr. Kemalettin Aydın’ın yazarları arasında bulunduğu “15 Temmuz 2016 Millî İradenin Zaferi: Araştırma Raporu”, darbe girişiminin siyasi ve toplumsal boyutunun ötesine geçerek o gece millî irade için meydanlara çıkan vatandaşların yaşadıklarını belgeleyen önemli çalışmalardan biri olarak öne çıkıyor. Şehitlerin, gazilerin, ailelerin ve sağlık çalışanlarının tanıklıkları, 15 Temmuz’un insan hikâyeleriyle şekillenen hafızasını geleceğe taşıyor.</p>

<p>15 Temmuz 2016 gecesi, Türkiye yakın tarihinin en kritik dönüm noktalarından biri olarak hafızalara kazındı. Darbe girişimi sırasında tankların sokaklara indiği, savaş uçaklarının şehirlerin üzerinde alçak uçuş yaptığı ve sivillerin hedef alındığı saatlerde milyonlarca vatandaş demokrasiye ve millî iradeye sahip çıkmak için meydanlara çıktı.</p>

<p>O gece yaşananlar yalnızca siyasi tarihin değil, aynı zamanda binlerce insanın hayatına dokunan ortak bir hafızanın da parçası oldu.</p>

<p>Bu hafızayı belgeleyen önemli eserlerden biri ise Prof. Dr. Kemalettin Aydın’ın da yazarları arasında yer aldığı “15 Temmuz 2016 Millî İradenin Zaferi: Araştırma Raporu” oldu.</p>

<p>2017 yılında yayımlanan 301 sayfalık çalışma, darbe girişimini kronolojik gelişmelerin ötesinde; şehitlerin, gazilerin, ailelerin ve tanıkların anlatımlarıyla ele alarak insan odaklı bir bellek çalışması niteliği taşıyor.</p>

<p>Bir Telefon Konuşmasıyla Hafızalara Kazınan Veda</p>

<p>Raporda yer verilen en çarpıcı hikâyelerden biri, henüz 24 yaşındaki Kemal Ekşi’ye ait.</p>

<p>Kısa süre önce askerlik görevini tamamlayan Ekşi, darbe girişimini öğrendiğinde arkadaşlarıyla birlikte Boğaziçi Köprüsü’ne, bugünkü adıyla 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’ne gitme kararı aldı.</p>

<p>Yola çıkmadan önce annesini arayan genç şehit, raporda aktarıldığı üzere şu sözleri söyledi:</p>

<p>“Anam, hakkını helal et. Bu senin bildiğin gibi bir iş değil.”</p>

<p>Rapordaki tanıklıklara göre köprüde sivillere ateş açıldığı sırada geri dönmeyen Kemal Ekşi, ilerlemeye devam etti ve açılan ateş sonucu şehit düştü.</p>

<p>Onun hikâyesi, 15 Temmuz gecesinde demokrasi için hayatını ortaya koyan yüzlerce vatandaşın ortak fedakârlığını simgeleyen örneklerden biri olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>Sağlık Camiasının Sessiz Fedakârlığı</p>

<p>Araştırma raporu, sağlık çalışanlarının o gece üstlendiği kritik görevi de ayrıntılarıyla ortaya koyuyor.</p>

<p>Raporda yer alan isimlerden Hakan Ünver, eczacı teknisyeni olarak görev yapıyordu. Darbe girişimini öğrendiğinde yanına ilkyardım malzemelerini alarak Ankara Emniyet Müdürlüğü önüne gitti. Burada yaşanan saldırılarda şehit oldu.</p>

<p>Bir başka isim olan Veteriner Hekim Ramazan Konuş ise eşi ve büyük kızıyla birlikte Genelkurmay Başkanlığı önüne yürüdü. Açılan ateş sonucu hayatını kaybederken eşi ve kızı yaralanarak gazi oldu.</p>

<p>Farklı mesleklerden, farklı şehirlerden ve farklı yaşam öykülerinden gelen bu insanlar, aynı gece aynı ortak hedefte buluştu.</p>

<p>Millî iradeyi koruma kararlılığında.</p>

<p>Hastaneler de Mücadelenin Bir Parçasıydı</p>

<p>Raporda yalnızca meydanlarda yaşanan direniş değil, sağlık sisteminin o gece verdiği mücadele de kapsamlı şekilde ele alınıyor.</p>

<p>Silah seslerinin yükseldiği saatlerde sağlık çalışanları görev yerlerine koştu. Acil servisler, ameliyathaneler ve ambulans ekipleri sabaha kadar yaralıları yaşatabilmek için aralıksız çalıştı.</p>

<p>Ambulansların ulaşamadığı bazı noktalarda ise vatandaşlar kendi araçlarını yaralı taşıyan acil müdahale araçlarına dönüştürdü.</p>

<p>Hastaneler, sağlık personeli ve gönüllü vatandaşların koordineli çabası sayesinde çok sayıda yaralı kısa sürede tedavi merkezlerine ulaştırıldı.</p>

<p>Bu yönüyle 15 Temmuz yalnızca meydanlarda verilen bir direniş değil, aynı zamanda toplumsal dayanışmanın en güçlü örneklerinden biri olarak da tarihe geçti.</p>

<p>Ortak Hafızaya Dönüşen İnsan Hikâyeleri</p>

<p>Araştırma raporunda yer alan tanıklıklar, 15 Temmuz’un yalnızca siyasi gelişmelerden ibaret olmadığını ortaya koyuyor.</p>

<p>Bir annenin oğluyla yaptığı son telefon görüşmesi…</p>

<p>İlkyardım çantasını alarak meydanlara koşan bir sağlık çalışanı…</p>

<p>Ailesiyle birlikte demokrasi nöbetine katılan bir veteriner hekim…</p>

<p>Tanımadığı yaralıları kendi aracıyla hastaneye ulaştıran vatandaşlar…</p>

<p>Sabaha kadar ameliyathanelerde görev yapan doktorlar, hemşireler ve sağlık ekipleri…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu hikâyelerin tamamı, 15 Temmuz gecesinin ortak hafızasını oluşturan insan manzaralarının parçaları olarak raporda yer buluyor.</p>

<p>Gelecek Nesillere Aktarılan Bir Bellek Çalışması</p>

<p>Prof. Dr. Kemalettin Aydın’ın yazarları arasında bulunduğu “15 Temmuz 2016 Millî İradenin Zaferi: Araştırma Raporu”, darbe girişiminin yalnızca kronolojik gelişimini anlatan bir çalışma olmanın ötesinde; insan hikâyelerini belgeleyen önemli bir araştırma niteliği taşıyor.</p>

<p>Aradan yıllar geçmiş olsa da 15 Temmuz şehitlerinin fedakârlıkları, gazilerin mücadeleleri, sağlık çalışanlarının özverisi ve vatandaşların dayanışması Türkiye’nin ortak hafızasında yaşamaya devam ediyor.</p>

<p>15 Temmuz, millî iradenin silaha boyun eğmediği; demokrasi, birlik ve dayanışmanın toplumun her kesiminde somutlaştığı gecelerden biri olarak tarihteki yerini koruyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/15-temmuzun-sessiz-kahramanlari-milli-iradenin-zaferine-yazilan-insan-hikayeleri</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 11:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/b1f6b7c8-22e1-4dcd-9cc5-10ffa6e24ed7.jpeg" type="image/jpeg" length="15896"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kurumsal 15 Temmuz Anma Mesajları: Resmî ve Anlamlı 20 Mesaj]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/kurumsal-15-temmuz-anma-mesajlari-resmi-ve-anlamli-20-mesaj</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/kurumsal-15-temmuz-anma-mesajlari-resmi-ve-anlamli-20-mesaj" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü dolayısıyla kurumlar, belediyeler, üniversiteler, şirketler ve kamu kuruluşları tarafından paylaşılabilecek resmî, anlamlı ve güçlü 20 anma mesajını derledik.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kurumsal kullanım için 20 farklı seçenek:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>1. 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nde, vatanımızın bağımsızlığı ve milletimizin iradesi uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnetle anıyoruz.<br />
2. Milletimizin demokrasiye, bağımsızlığa ve millî iradeye sahip çıktığı 15 Temmuz’un yıl dönümünde, şehitlerimizi rahmet ve şükranla, gazilerimizi saygıyla yâd ediyoruz.<br />
3. 15 Temmuz; birlik ve beraberliğimizin, vatan sevgimizin ve millet iradesinin karşısında hiçbir gücün duramayacağının en güçlü göstergesidir. Aziz şehitlerimizi rahmetle anıyoruz.<br />
4. Millî iradeye sahip çıkmak uğruna canlarını ortaya koyan 15 Temmuz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnet ve saygıyla anıyoruz.<br />
5. 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü vesilesiyle, milletimizin yazdığı destanı unutmadığımızı ve gelecek nesillere aktarmaya devam edeceğimizi bir kez daha ifade ediyoruz.<br />
6. Vatanımızın birliği, milletimizin huzuru ve demokrasimizin geleceği için mücadele eden tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz.<br />
7. 15 Temmuz gecesi ortaya konan cesaret, fedakârlık ve kararlılık; milletimizin bağımsızlık iradesinin tarihe kazınmış en güçlü ifadelerinden biridir.<br />
8. Aziz milletimizin iradesine ve demokrasimize yönelen hain girişime karşı canları pahasına direnen şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi şükranla yâd ediyoruz.<br />
9. 15 Temmuz’un yıl dönümünde, vatan sevgisini canından üstün tutan tüm şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyor; birlik ve beraberliğimizin daim olmasını diliyoruz.<br />
10. Milletimizin omuz omuza vererek yazdığı 15 Temmuz destanı, bağımsızlığımıza ve millî iradeye olan sarsılmaz bağlılığımızın simgesi olarak daima yaşayacaktır.<br />
11. 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nde, ülkemizin geleceği için canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi saygı ve şükranla anıyoruz.<br />
12. Tek millet, tek bayrak, tek vatan ve tek devlet ülküsü etrafında kenetlenen aziz milletimizin 15 Temmuz’da sergilediği destansı mücadeleyi saygıyla yâd ediyoruz.<br />
13. 15 Temmuz; milletimizin bağımsızlık karakterinin, demokrasiye bağlılığının ve vatan sevgisinin tüm dünyaya ilan edildiği tarihî bir dönüm noktasıdır.<br />
14. Millî iradenin üzerinde hiçbir güç tanımayan aziz milletimizin 15 Temmuz’da gösterdiği kahramanlığı unutmayacak, unutturmayacağız.<br />
15. Şehitlerimizin emaneti, gazilerimizin fedakârlığı ve milletimizin kararlılığı; ülkemizin birlik ve beraberlik içinde geleceğe yürümesinin en güçlü teminatıdır.<br />
16. 15 Temmuz gecesi meydanları doldurarak demokrasisine ve vatanına sahip çıkan aziz milletimizi saygıyla selamlıyor; şehitlerimizi rahmetle anıyoruz.<br />
17. Bağımsızlığımız ve millî irademiz uğruna canlarını feda eden kahramanlarımızın aziz hatırası, milletimizin gönlünde sonsuza kadar yaşayacaktır.<br />
18. 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü vesilesiyle, vatanımızın bütünlüğü ve milletimizin huzuru için mücadele eden tüm kahramanlarımızı minnetle yâd ediyoruz.<br />
19. Milletimizin birlik ve beraberlik içinde gösterdiği kararlı duruş, 15 Temmuz’u demokrasi tarihimizin unutulmaz bir destanına dönüştürmüştür.<br />
20. 15 Temmuz’un yıl dönümünde; aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnet ve şükranla anıyor, milletimizin birlik ve beraberliğinin daim olmasını temenni ediyoruz. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL GÜNLER</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/kurumsal-15-temmuz-anma-mesajlari-resmi-ve-anlamli-20-mesaj</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 10:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-5865.jpeg" type="image/jpeg" length="80474"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trabzon Ortahisar’da Otomobil Çarptı: Genç Kız Entübe Edildi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç kız hastaneye kaldırılarak entübe edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Bahçecik Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasında bir genç kız ağır yaralandı. Olay, dün öğle saatlerinde mahalle içindeki cadde üzerinde yaşandı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza cadde üzerinde ilerleyen bir otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle genç kız metrelerce savrularak yere düştü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kazayı gören çevredeki vatandaşlar hızla olay yerine koşarak yaralıya ilk müdahaleyi yaptı. Durumun 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirilmesi üzerine bölgeye kısa sürede ambulans sevk edildi.</p>

<p>Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ağır yaralanan genç kıza ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi. Ardından ambulansla <strong>hastaneye</strong> kaldırılan genç kızın tedavi altına alındığı öğrenildi.</p>

<p>Hastaneden edinilen bilgilere göre genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakım ünitesinde <strong>entübe edilerek tedavisinin sürdüğü</strong> bildirildi.</p>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/JabDXO75eq4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="10769"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı’nın Bilinmeyen Hikâyesi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Mart sadece bir meslek günü değil, bir direnişin hatırasıdır. İşgal altındaki İstanbul’da Tıbbiyeli gençlerin başlattığı o tarihi duruşu Prof. Dr. İhsan Kafadar anlatıyor. Bir bayramın ardındaki vatan, cesaret ve fedakârlık hikâyesi bu videoda.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/bedf6ab0-8103-4cb9-8101-fc233d486602.jpg" type="image/jpeg" length="38192"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SMA Hastalığı Nedir? İlk Belirtiler ve Güncel Tedavi]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SMA hastalığı bebeklerde ve çocuklarda kas kaybına yol açıyor. Erken belirti fark edilmezse tablo ağırlaşıyor. Uzmanlar erken tanı ve tarama uyarısı yapıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bir bebek başını tutamıyorsa, emmede zorlanıyorsa ya da yaşıtlarına göre daha hareketsizse… Bu durum basit bir gelişim geriliği değil, <strong>SMA hastalığı</strong> olabilir.</p>

<p>Son yıllarda hem tarama programlarının yaygınlaşması hem de ailelerin bilinçlenmesiyle <strong>SMA hastalığı</strong> daha fazla konuşuluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Çocuk Nörolojisi Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, özellikle erken belirti ve tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor:<br />
“Bugün artık SMA hastalığında erken tanı, hastalığın seyrini değiştirebiliyor. Ancak belirtiler gözden kaçarsa tablo ağırlaşabiliyor.”<br />
<br />
SMA Hastalığı nedir?</p>

<p><strong>SMA hastalığı (Spinal Müsküler Atrofi)</strong>, omurilikteki hareket sinir hücrelerini etkileyen genetik bir kas hastalığıdır.</p>

<p>Bu hastalıkta, kasları çalıştıran motor nöronlar hasar görür. Sonuç olarak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kaslarda güçsüzlük</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hareket kısıtlılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zamanla kas erimesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İleri vakalarda solunum problemleri</p>
 </li>
</ul>

<p>görülebilir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’a göre, <strong>SMA hastalığı</strong> doğuştan gelen genetik bir bozukluktur ve SMN1 genindeki eksiklik nedeniyle ortaya çıkar. “Kasın kendisi sağlamdır, sorun kası çalıştıran sinirdedir” diyerek hastalığın mekanizmasını sade bir dille anlatıyor.</p>

<p>SMA hastalığı tiplerine göre farklı şiddette seyreder. Bazı bebeklerde ilk aylarda ağır tablo görülürken, bazı çocuklarda belirtiler daha geç ortaya çıkabilir.</p>

<hr />
<h2>En sinsi belirtiler</h2>

<p>SMA hastalığı çoğu zaman sessiz başlar. Aileler ilk etapta fark etmeyebilir.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken belirtiler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Baş kontrolünde gecikme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve yutma güçlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaşıtlarına göre daha az hareket</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda gevşeklik</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Sık solunum yolu enfeksiyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oturamama ya da yürüyememe</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Bebek çok sakin diye sevinen aileler oluyor. Oysa aşırı hareketsizlik bazen <strong>SMA hastalığı belirtisi</strong> olabilir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Özellikle bacaklarda güçsüzlük ön plandadır. Bazı vakalarda dilde titreme bile görülebilir. Bu belirtiler erken dönemde yakalanırsa, tedavi seçenekleri daha etkili olabilir.</p>

<hr />
<h2>Kimler risk altında?</h2>

<p>SMA hastalığı kalıtsal bir hastalıktır.</p>

<p>Risk grupları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Anne ve babanın taşıyıcı olduğu bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliği bulunan aileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ailesinde SMA öyküsü olanlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye’de taşıyıcılık oranının yaklaşık 1/40–1/50 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu da toplumda azımsanmayacak bir genetik risk bulunduğunu gösterir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “Anne ve baba sağlıklı olabilir. Taşıyıcı olduklarını bilmeyebilirler. Bu nedenle evlilik öncesi ve gebelik öncesi taramalar çok önemlidir” diyor.</p>

<hr />
<h2>Neden artıyor?</h2>

<p>Son yıllarda “SMA hastalığı artıyor mu?” sorusu sıkça soruluyor.</p>

<p>Uzmanlara göre artışın birkaç nedeni var:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarının yaygınlaşması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik testlere erişimin artması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplumsal farkındalığın yükselmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliklerinin devam etmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Eskiden tanı alamayan vakalar vardı. Bugün erken tarama sayesinde SMA hastalığını daha erken yakalayabiliyoruz” diyerek görünürdeki artışın tanı kapasitesiyle ilişkili olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Ayrıca son yıllarda geliştirilen gen tedavileri ve yeni ilaç seçenekleri de hastalığın daha fazla gündeme gelmesine yol açtı.</p>

<hr />
<h2>Ne zaman doktora gidilmeli?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk nörolojisi uzmanına başvurulmalı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebek başını 3–4 ayda tutamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>6–7 ayda desteksiz oturamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 yaşında yürümeye başlamamışsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda belirgin güçsüzlük varsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve beslenme problemi sürüyorsa</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “SMA hastalığında erken tanı hayat kurtarır. Gecikme kas kaybını artırabilir” diyerek aileleri uyarıyor.</p>

<p>Bugün <strong>SMA hastalığı tedavisi</strong> için kullanılan ilaçlar, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bazı vakalarda gen tedavisi uygulanabiliyor. Ancak tedavinin başarısı büyük ölçüde erken teşhise bağlı.</p>

<hr />
<h2>Nasıl korunulur?</h2>

<p>SMA hastalığı tamamen önlenebilir bir hastalık değildir. Ancak risk azaltılabilir.</p>

<p>Korunma yolları:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Evlilik öncesi taşıyıcılık testi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gebelik öncesi genetik danışmanlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aile öyküsü varsa ileri genetik testler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarına katılım</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Toplumsal bilinç en güçlü silahtır. Taşıyıcı olduğunuzu bilmek kader değildir, önlem alma fırsatıdır” diyor.</p>

<p>Türkiye’de yenidoğan tarama programlarının genişlemesi sayesinde <strong>SMA hastalığı</strong> artık daha erken evrede tespit edilebiliyor. Bu da çocukların yaşam kalitesini artırma açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<hr />
<h2>Uzman Uyarısı: Erken Tanı Hayat Değiştiriyor</h2>

<p>SMA hastalığı kader değil, geç kalınmış tanı kader olabilir.</p>

<p>Kas kaybı başladıktan sonra geri dönüş sınırlıdır. Bu nedenle belirti, risk, genetik öykü ve erken tarama hayati önemdedir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar son olarak şu mesajı veriyor:<br />
“Her hareketsizlik masum değildir. Aileler gelişim basamaklarını yakından takip etmeli. Şüphe varsa zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalı.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Nw0exSzCb4o/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="72274"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Epilepsi Nedir? Prof. Dr. İhsan Kafadar’dan Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Epilepsi (sara) nedir, belirtileri nelerdir? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. İhsan Kafadar çocuklarda epilepsi, nöbet anında yapılması gerekenler ve tedaviyi anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beyin bazen kendi içinde bir fırtına çıkarır. Sessiz, görünmez ama etkisi sarsıcı bir elektrik dalgası… İşte epilepsi, bu dalganın kontrolsüzce yayılmasıyla ortaya çıkan nörolojik bir hastalık.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Nöroloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada epilepsinin toplumda hâlâ yanlış bilinen yönleri olduğunu vurguladı.</p>

<hr />
<h2>Epilepsi (Sara) Nedir?</h2>

<p>Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan, tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalıktır. Halk arasında “sara” olarak bilinir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’a göre:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tek bir hastalık değil, birçok farklı nedeni ve türü olan bir beyin hastalıkları grubudur. Her nöbet epilepsi değildir; tanı için nöbetlerin tekrarlayıcı olması gerekir.”</p>
</blockquote>

<hr />
<h2>Nöbet Nasıl Ortaya Çıkar?</h2>

<p>Beynimiz milyarlarca sinir hücresinin uyumlu çalışmasıyla görev yapar. Ancak bazı durumlarda bu hücreler bir anda aşırı ve düzensiz elektrik sinyali üretir. Sonuç?</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ani bilinç kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kasılmalar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sabit bir noktaya dalıp kalma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağızda köpürme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kısa süreli hafıza kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Garip kokular ya da tatlar hissetme</p>
 </li>
</ul>

<p>Bazı nöbetler dramatiktir, bazıları ise sadece birkaç saniyelik “donma” şeklinde geçer. Bu nedenle birçok epilepsi vakası uzun süre fark edilmeden devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Çocuklarda Epilepsi Daha mı Farklı?</h2>

<p>Prof. Dr. Kafadar, özellikle çocukluk çağında epilepsinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtiyor:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuklarda dalıp gitme, ders sırasında kısa süreli kopmalar, ani sıçramalar ya da sebepsiz düşmeler epilepsi belirtisi olabilir. Ailelerin bu belirtileri hafife almaması gerekir.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukluk çağı epilepsilerinin bir kısmı yaşla birlikte düzelebilirken, bazı türleri uzun süreli takip gerektirir.</p>

<hr />
<h2>Epilepsinin Nedenleri Neler?</h2>

<p>Epilepsi her zaman tek bir nedene bağlı değildir. Olası sebepler arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Doğum sırasında beyin hasarı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik yatkınlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin enfeksiyonları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kafa travmaları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin tümörleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nedeni bilinmeyen (idiopatik) durumlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Vakaların önemli bir kısmında ise net bir sebep saptanamayabilir.</p>

<hr />
<h2>Tanı Nasıl Konur?</h2>

<p>Epilepsi tanısında en önemli testlerden biri <strong>EEG (Elektroensefalografi)</strong>’dir. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeder.</p>

<p>Bunun yanında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Beyin MR görüntülemesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayrıntılı nörolojik muayene</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nöbet öyküsünün detaylı değerlendirilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Tanı sürecinde büyük önem taşır.</p>

<hr />
<h2>Tedavisi Var mı?</h2>

<p>Evet. Epilepsi hastalarının büyük bir kısmı düzenli ilaç tedavisiyle nöbetsiz bir yaşam sürebilir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’ın altını çizdiği en önemli nokta şu:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaçlar düzenli kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70’inde nöbetler tamamen kontrol altına alınabilir.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p>Dirençli vakalarda ise:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ketojenik diyet</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vagus sinir stimülasyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cerrahi tedavi</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi seçenekler gündeme gelebilir.</p>

<hr />
<h2>Nöbet Anında Ne Yapılmalı?</h2>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlış, nöbet geçiren kişinin ağzına bir şey koymaya çalışmaktır. Bu son derece tehlikelidir.</p>

<p>Doğru yaklaşım:</p>

<p>✔️ Kişiyi yan yatırmak<br />
✔️ Başını sert bir zeminden korumak<br />
✔️ Süreyi takip etmek<br />
✔️ Nöbet 5 dakikayı aşarsa acil yardım çağırmak</p>

<hr />
<h2>Toplumsal Yanlış Algılar</h2>

<p>Epilepsi bulaşıcı değildir.<br />
Ruhsal bir hastalık değildir.<br />
Akıl hastalığı değildir.</p>

<p>Bu hastalık, beynin elektriksel düzeniyle ilgilidir. Doğru tedavi ve takip ile bireyler eğitimlerine, iş hayatlarına ve sosyal yaşamlarına devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Son Söz</h2>

<p>Epilepsi korkulacak değil, bilinmesi gereken bir hastalıktır. Bilgi, ön yargının panzehiridir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’ın da ifade ettiği gibi, erken tanı ve düzenli takip hayat kalitesini belirleyen en kritik faktördür.</p>

<p>Beynin elektriği bazen kontrolden çıkabilir. Önemli olan, o dalgayı doğru yönetmektir. ⚡<br />
Epilepsi (Sara Hastalığı) Nedir? Epilepsi Çeşitleri Nelerdir? Epilepsi Neden Olur? Epilepsi Belirtileri Nelerdir? Epilepsi Nasıl Teşhis Edilir? Epilepsi Tedavisi Nasıl Yapılır? Epilepsi Risk Faktörleri Nelerdir? Epilepsi öldürür mü? Epilepsi nasıl anlaşılır? Epilepsi geçer mi? Stres epilepsiyi etkiler mi? Epilepsi nöbeti uyurken olur mu? Epilepsi nöbeti geçirdikten sonra kişi neler hisseder? Anksiyete epilepsiye neden olur mu?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Qo87l9ftCJg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="49151"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Salmonella Nedir? Salmonella Belirtileri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salmonella nedir, nasıl bulaşır, belirtileri neler? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Asuman İnan, Tıbbiye Bülteni’ne konuştu.”]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bir lokma… Ve saatler içinde başlayan ateş, kramp, halsizlik.<br />
Adı sık duyuluyor ama ciddiyeti çoğu zaman hafife alınıyor: <strong>Salmonella</strong>.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Asuman İnan</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada özellikle yaz aylarında artan vakalara dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. İnan, “Salmonella en sık gıdalar yoluyla bulaşır. Çiğ veya iyi pişmemiş tavuk, yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve iyi yıkanmamış sebzeler risk taşır” dedi.</p>

<hr />
<h2>🧫 Salmonella Nedir?</h2>

<p>Salmonella, bağırsak sistemini etkileyen bir bakteri grubudur. Halk arasında çoğu zaman “gıda zehirlenmesi” olarak bilinen tabloya neden olur. Ancak her gıda zehirlenmesi Salmonella değildir.</p>

<p>Uzmanlara göre bakteri, uygun sıcaklıkta hızla çoğalır ve özellikle hijyen kurallarına uyulmayan mutfaklarda kolayca yayılır.</p>

<hr />
<h2>⚠️ Salmonella Belirtileri Nelerdir?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’ın verdiği bilgilere göre belirtiler genellikle bakterinin alınmasından <strong>6–72 saat sonra</strong> ortaya çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek ateş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sulu veya kanlı ishal</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karın ağrısı ve kramp</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bulantı ve kusma</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Halsizlik</p>
 </li>
</ul>

<p>Çoğu vaka 4–7 gün içinde düzeliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf kişilerde enfeksiyon kana karışabiliyor ve ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<hr />
<h2>🚨 Kimler Risk Altında?</h2>

<p>Uzman isim özellikle şu grupları uyardı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>65 yaş üstü bireyler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hamileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik hastalığı olanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu kişilerde tablo daha ağır seyredebilir ve hastane tedavisi gerekebilir.</p>

<hr />
<h2>🛡 Nasıl Korunmalı?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’a göre korunmanın temel anahtarı mutfak hijyeni:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çiğ et ve sebzeler ayrı kesme tahtasında hazırlanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tavuk ve et iyice pişirilmeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Soğuk zincir korunmalı</p>
 </li>
</ul>

<p>“Salmonella gözle görülmez, tadı değişmez. Bu nedenle en güçlü silahımız temizliktir” uyarısında bulundu.</p>

<hr />
<h2>📌 Uzmandan Net Mesaj</h2>

<p>Salmonella hafife alınacak bir enfeksiyon değil. Basit görünen bir ishal tablosu bazı gruplarda hayati risk oluşturabiliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında açıkta satılan ve iyi muhafaza edilmeyen gıdalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/p38tMWwaAvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="60775"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kanserden korunmanın 12 altın kuralı: Mucize formül değil, bilim öneriyor]]></title>
      <link>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre kanserden korunmanın en etkili yolu tek bir mucize diyet değil; sigaradan uzak durmaktan güneşten korunmaya kadar uzanan 12 bilimsel yaşam alışkanlığı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kanser, dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Sosyal medyada “alkali diyetle kanser yok olur” ya da “tek bitkiyle tümör erir” gibi iddialar yayılırken, bilimsel araştırmalar kansere karşı en güçlü korumanın <strong>günlük yaşam alışkanlıklarında</strong> saklı olduğunu gösteriyor.<br />
 </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Uzmanların ortak mesajı</h2>

<p>“Mucize aramayın.<br />
Bilimsel önlemlerle ve sağlıklı yaşamla riskleri azaltın.”</p>

<p>Kanser riskini tamamen sıfırlamak mümkün olmasa da, bu 12 başlıkla risk belirgin biçimde azaltılabiliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre kanserden korunma bir günde değil, bir yaşam tarzıyla mümkün. İşte bilimsel kanıtlarla desteklenen <strong>12 altın kural</strong>:</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GALERİ</category>
      <guid>https://tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/1.jpg" type="image/jpeg" length="76886"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
