<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Tıbbiye Bülteni | Sağlık Haberleri</title>
    <link>https://www.tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni, sağlık ve tıp alanındaki güncel gelişmeleri bilimsel doğruluk temelinde okuyucularına ulaştıran bağımsız sağlık haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 01 Aug 2026 17:45:20 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[696 Sayılı KHK ile Kadroya Geçen 4/D İşçilerinden Tayin ve Becayiş Çağrısı: “Yasal Düzenleme Bekliyoruz”]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/696-sayili-khk-ile-kadroya-gecen-4d-iscilerinden-tayin-ve-becayis-cagrisi-yasal-duzenleme-bekliyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/696-sayili-khk-ile-kadroya-gecen-4d-iscilerinden-tayin-ve-becayis-cagrisi-yasal-duzenleme-bekliyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[696 Sayılı KHK ile kadroya geçirilen on binlerce 4/D kamu işçisi, yıllardır bekledikleri tayin ve becayiş hakkının yasal güvenceye kavuşturulmasını talep ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Anayasa Mahkemesi’nin ilgili düzenlemeyi iptal etmesi sonrasında gözler yeni bir yasal düzenlemeye çevrildi.</p>

<p>696 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen kamu çalışanlarının tayin ve becayiş talepleri yeniden gündeme geldi. Kamu işçileri, aile birliğinin korunması, sağlık sorunları, eğitim durumu ve can güvenliği gibi mazeretler nedeniyle görev yerlerini değiştirebilecek kalıcı ve uygulanabilir bir yasal düzenleme yapılmasını istiyor.</p>

<p>Anayasa Mahkemesi Kararı Sonrası Beklenti Arttı</p>

<p>Kamu işçilerinin taleplerinde dikkat çeken en önemli gelişmelerden biri, Anayasa Mahkemesi’nin işçilerin yalnızca görev yaptıkları teşkilat ve birimde çalıştırılmalarına ilişkin düzenlemeyi iptal etmesi oldu. Söz konusu kararın, tayin ve yer değişikliği taleplerinin önündeki önemli hukuki engellerden birini kaldırdığı değerlendirmesi yapılıyor.</p>

<p>İşçiler, bu kararın ardından gerekli yasal düzenlemenin hayata geçirilmesini ve tayin hakkının açık hükümlerle güvence altına alınmasını bekliyor.</p>

<p>Taleplerin Merkezinde Aile Birliği Var</p>

<p>696 KHK kapsamında kadroya geçen kamu işçileri, özellikle farklı şehirlerde görev yapan eşlerin aynı ilde buluşabilmesi için kurumlar arası tayin ve karşılıklı becayiş sisteminin oluşturulmasını talep ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İşçilerin öne çıkan beklentileri arasında şunlar yer alıyor:</p>

<ul>
 <li>Kurumlar arası tayin hakkının düzenlenmesi,</li>
 <li>Karşılıklı becayiş uygulamasının hayata geçirilmesi,</li>
 <li>Aile birliğinin korunmasını sağlayacak mazeret tayinlerinin oluşturulması,</li>
 <li>Şeffaf, eşit ve objektif kriterlerle yer değişikliği yapılması.</li>
</ul>

<p>“Kalıcı Çözüm Bekleniyor”</p>

<p>696 Sayılı KHK ile kadroya geçirilen kamu işçileri, tayin ve becayiş hakkının yasal zemine oturtulmasının hem çalışma barışını güçlendireceğini hem de aile bütünlüğünün korunmasına katkı sağlayacağını ifade ediyor.</p>

<p>Gözler, kamu işçilerinin uzun süredir dile getirdiği bu taleplere ilişkin atılabilecek olası yasal adımlara çevrilmiş durumda.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/696-sayili-khk-ile-kadroya-gecen-4d-iscilerinden-tayin-ve-becayis-cagrisi-yasal-duzenleme-bekliyoruz</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 16:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7129.jpeg" type="image/jpeg" length="86748"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Difteriye Karşı Umut Olan Bilim İnsanı: Emil von Behring Tıp Tarihini Nasıl Değiştirdi?]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/difteriye-karsi-umut-olan-bilim-insani-emil-von-behring-tip-tarihini-nasil-degistirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/difteriye-karsi-umut-olan-bilim-insani-emil-von-behring-tip-tarihini-nasil-degistirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emil von Behring, difteri antitoksini üzerine yaptığı çalışmalarla serum tedavisinin öncüsü oldu ve bağışıklığın bir canlıdan diğerine aktarılabileceğini göstererek modern immünolojinin temellerinden birini attı. İlk Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü’nü kazanan Behring’in çalışmaları, pasif bağışıklama ve antikor temelli tedavilere uzanan yeni bir dönemin kapısını araladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Difteri Karşısında Tıbba Yeni Bir Yol Açan Bilim İnsanı: Emil von Behring<br />
Emil von Behring, difteri ve tetanos antitoksinleri üzerine yürütülen araştırmalarla bağışıklığın serum yoluyla bir canlıdan diğerine aktarılabileceğini gösteren bilim insanlarının başında yer aldı. Serum tedavisinin klinik uygulamaya taşınmasına öncülük eden Alman hekim, 1901 yılında verilen ilk Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü’nün sahibi oldu.<br />
Antibiyotiklerin henüz bulunmadığı 19. yüzyılın sonlarında difteri, özellikle çocuklar için en korkulan bulaşıcı hastalıklardan biriydi.<br />
Hastalık, boğazda oluşan kalın zar nedeniyle solunumu güçleştiriyor; bakterinin ürettiği toksin ise kalp, sinir sistemi ve diğer organlarda ağır hasara yol açabiliyordu. Hekimlerin hastalığın seyrini doğrudan değiştirebilecek etkili bir tedavisi bulunmuyordu.<br />
Bu dönemde Alman hekim Emil Behring ve çalışma arkadaşlarının yürüttüğü araştırmalar, tıp tarihinde yeni bir yaklaşımın doğmasını sağladı:<br />
Bir hastalığa karşı direnç kazanan canlının kanındaki koruyucu maddeler, başka bir canlıya aktarılarak tedavi amacıyla kullanılabilir miydi?<br />
Bu soru yalnızca difteri tedavisinin değil, pasif bağışıklama ve antikor temelli tedavilerin gelişiminin de başlangıç noktalarından biri oldu.<br />
Kalabalık Bir Aileden Askerî Tıp Okuluna<br />
Emil Adolf Behring, 15 Mart 1854’te dönemin Prusya Krallığı sınırları içinde bulunan Hansdorf’ta dünyaya geldi. Doğduğu bölge günümüzde Polonya sınırları içinde yer almaktadır.<br />
Bir köy öğretmeninin oğlu olan Behring, 13 kardeşin beşincisi olarak büyüdü. Ailesinin onu klasik bir üniversitede okutabilecek ekonomik imkânı sınırlıydı. Bu nedenle 1874 yılında Berlin’deki askerî tıp okuluna girdi.<br />
Askerî eğitim, tıp öğreniminin masraflarının devlet tarafından karşılanmasını sağlıyor; buna karşılık mezuniyetin ardından orduda görev yapma yükümlülüğü getiriyordu.<br />
Behring, 1878 yılında tıp eğitimini ve göz hastalıkları alanındaki doktora çalışmasını tamamladı. 1880 yılında hekimlik yapma yetkisini aldı ve ardından Prusya’nın farklı bölgelerinde askerî hekim olarak görev yaptı.<br />
Askerî hekimlik yıllarında enfeksiyon hastalıkları, yara tedavileri ve antiseptik maddeler üzerine çalışmaya başladı. Özellikle bazı kimyasal maddelerin mikroorganizmaları doğrudan öldürmekten çok, bakterilerin ürettiği zararlı maddeleri etkisizleştirebileceği düşüncesi üzerinde durdu.<br />
Bu yaklaşım, onun daha sonra bakterilerin kendisinden ziyade ürettikleri toksinlere yönelmesinde etkili olacaktı.<br />
Robert Koch’un Çevresinde Yeni Bir Bilim Dünyası<br />
Behring, deneysel araştırma yöntemleri konusunda eğitim aldıktan sonra 1888 yılında Berlin’e gönderildi. Kısa süre sonra bakteriyolojinin kurucu isimlerinden Robert Koch’un bilimsel çevresine katıldı.<br />
Berlin’deki Hijyen Enstitüsü, dönemin en önemli mikrobiyoloji merkezlerinden biriydi. Behring burada Robert Koch’un yanı sıra Japon bakteriyolog Shibasaburō Kitasato ve bağışıklık biliminin gelişiminde büyük rol oynayacak Paul Ehrlich gibi araştırmacılarla aynı bilimsel ortamda çalıştı.<br />
O yıllarda difterinin etkeni ve hastalığın gelişim mekanizması daha iyi anlaşılmaya başlanmıştı.<br />
Edwin Klebs, 1883 yılında difteri basilini hastalıklı dokularda göstermişti. Friedrich Löffler ise bir yıl sonra etkeni saf kültürde üretmiş ve hastalığın ağır sistemik etkilerinin bakterinin salgıladığı çözünebilir bir maddeden kaynaklanabileceğini öne sürmüştü.<br />
Émile Roux ve Alexandre Yersin’in çalışmaları da 1888 yılında difteri basilinin güçlü bir toksin ürettiğini deneysel olarak ortaya koymuştu.<br />
Bu bulgular, hastalığın yalnızca bakterinin dokulardaki varlığından değil, ürettiği toksinin vücuttaki etkilerinden kaynaklandığını düşündürüyordu.<br />
Araştırmacıların önündeki temel soru şuydu:<br />
Difteri toksini, kan içerisinde bulunan koruyucu bir maddeyle etkisiz hâle getirilebilir miydi?<br />
Kitasato ile Serum Yoluyla Bağışıklık Deneyleri<br />
Behring, tetanos bakterisi ve toksini üzerine çalışan Shibasaburō Kitasato ile birlikte hayvan deneyleri yürüttü.<br />
Araştırmacılar, kontrollü biçimde bağışıklık kazandırılmış hayvanların kan serumunda belirli bakteriyel toksinlerin etkisini azaltan maddeler bulunduğunu gözlemledi. Bağışık bir hayvandan alınan serum başka bir hayvana verildiğinde koruyucu etkinin ona da aktarılabildiğini gösterdiler.<br />
Behring ve Kitasato, araştırmalarının sonuçlarını 1890 yılında difteri ve tetanos bağışıklığı üzerine yayımladıkları ortak makaleyle bilim dünyasına duyurdu.<br />
Kitasato’nun deneysel çalışmaları özellikle tetanos bağışıklığı üzerinde yoğunlaşırken Behring, difteri antitoksini üzerine araştırmalarını sürdürdü. Ortak çalışma, serum yoluyla antitoksik etkinliğin aktarılabileceğini ortaya koyan bağışıklık bilimi tarihinin temel yayınlarından biri oldu.<br />
Bugün bu koruyucu maddeleri antikor olarak tanımlıyoruz. Ancak o dönemde antikorların yapısı ve bağışıklık sistemindeki işleyişi henüz bilinmiyordu. Araştırmacılar, serumun toksinleri etkisizleştirme gücünü hayvan deneyleri üzerinden değerlendiriyordu.<br />
Bu yöntem daha sonra “serum tedavisi” veya “pasif bağışıklama” olarak adlandırıldı.<br />
Pasif bağışıklamada hastanın kendi bağışıklık sisteminin antikor üretmesi beklenmez. Başka bir canlıda oluşturulmuş hazır antikorlar hastaya verilir. Böylece hızlı ancak çoğunlukla geçici bir koruma sağlanır.<br />
Hayvan Deneylerinden Klinik Uygulamaya<br />
Hayvan deneylerindeki başarı, yöntemin insanlarda kullanılabilmesi için yeterli miktarda ve güvenilir nitelikte serum üretilmesi gerektiğini gösterdi.<br />
Küçük deney hayvanlarından elde edilen serum miktarı insan tedavisi için yeterli değildi. Bu nedenle üretimde zamanla atlar kullanılmaya başlandı.<br />
Atlara kontrollü ve giderek artırılan miktarlarda difteri toksini verilerek bağışıklık yanıtı oluşturuluyor, daha sonra kanlarından antitoksin içeren serum elde ediliyordu.<br />
Difteri antitoksininin bir çocuk üzerindeki ilk başarılı tedavi uygulaması 1891 yılında gerçekleştirildi. Bununla birlikte ilk serumların antitoksin yoğunluğu yeterli ve standart değildi. Bu nedenle yöntemin yaygın klinik kullanıma girmesi birkaç yıl aldı.<br />
Behring, 1892 yılında Hoechst şirketiyle çalışmaya başladı. Bilimsel araştırmaların endüstriyel üretimle birleştirilmesi, difteri serumunun daha geniş ölçekte hazırlanabilmesi açısından belirleyici oldu.<br />
Üretim ve pazarlama düzenlemelerinin geliştirilmesinin ardından difteri antitoksininin endüstriyel ölçekte üretimine 1894 yılında geçildi.<br />
Paul Ehrlich ve Serumun Standartlaştırılması<br />
Difteri antitoksininin klinik başarıya ulaşmasında Paul Ehrlich’in çalışmaları temel rol oynadı.<br />
İlk üretilen serumların antitoksik güçleri birbirinden farklıydı. Bir şişedeki serum ile başka bir şişedeki serumun aynı miktarda kullanılması, her zaman aynı biyolojik etkiyi oluşturmuyordu.<br />
Ehrlich, hayvanların bağışıklanması, serumun etkinliğinin ölçülmesi ve farklı üretim partilerinin karşılaştırılması için standardizasyon yöntemleri geliştirdi.<br />
Bu çalışmalar sayesinde antitoksin miktarı belirli biyolojik birimlerle ifade edilebilir hâle geldi. Böylece serum tedavisi yalnızca deneysel bir yöntem olmaktan çıkarak daha güvenilir ve tekrarlanabilir bir klinik uygulamaya dönüştü.<br />
Behring’in antitoksin fikri, Ehrlich’in standardizasyon yöntemleri ve ilaç endüstrisinin üretim kapasitesi bir araya gelmeden serum tedavisinin geniş hasta gruplarına ulaştırılması mümkün olmayacaktı.<br />
Émile Roux ve Geniş Hasta Serileri<br />
Difteri antitoksininin klinik değerinin ortaya konulmasında Fransız hekim ve bakteriyolog Émile Roux’nun çalışmaları da büyük önem taşıdı.<br />
Roux ve çalışma arkadaşlarının 1894 yılında bildirdikleri 448 çocukluk klinik seride ölüm oranı yüzde 24,5 olarak kaydedildi. Bu oran, aynı hastanede önceki yıllarda kaydedilen yaklaşık yüzde 50’lik ölüm oranından ve serum kullanılmayan başka bir hastanede bildirilen yüzde 60 civarındaki orandan daha düşüktü.<br />
Bu çalışma modern anlamda randomize ve kontrollü bir klinik araştırma değildi. Sonuçlar, geçmiş yılların verileri ve farklı hastanelerdeki hasta gruplarıyla yapılan gözlemsel karşılaştırmalara dayanıyordu.<br />
Buna rağmen elde edilen bulgular, antitoksinin klinik yararını güçlü biçimde destekledi. Tedavinin özellikle hastalığın erken döneminde uygulanmasının daha başarılı olduğu görüldü.<br />
Sonuçların uluslararası bir tıp kongresinde açıklanmasının ardından difteri antitoksini Avrupa ve Amerika’daki hastanelerde hızla kullanılmaya başlandı.<br />
Bir dönem çocuk servislerinin en korkulan hastalıklarından biri olan difteri karşısında hekimlerin eline ilk kez hastalığın temel mekanizmalarından birini hedefleyen etkili bir tedavi geçmişti.<br />
Behring bu nedenle kamuoyunda “çocukların kurtarıcısı” olarak anılmaya başladı.<br />
Ancak difteri antitoksininin geliştirilmesi yalnızca tek bir bilim insanının başarısı değildi. Klebs ve Löffler’in bakteriyolojik bulguları, Roux ve Yersin’in toksin çalışmaları, Kitasato’nun serum deneyleri, Ehrlich’in standardizasyon yöntemleri ve Behring’in yöntemi klinik tedaviye dönüştürme çabaları birbirini tamamladı.<br />
Hastalığın Etkeninden Toksinine Yönelmek<br />
Serum tedavisinin önemi yalnızca difterili hastalara yeni bir tedavi seçeneği sunmasıyla sınırlı değildi.<br />
Bu çalışmalar, bağışıklık yanıtının kanda bulunan ve belirli hedeflere yönelen maddeler aracılığıyla başka bir canlıya aktarılabileceğini gösteriyordu.<br />
Böylece enfeksiyon hastalıklarının tedavisinde yalnızca mikroorganizmanın kendisini değil, onun ürettiği toksinleri hedefleme fikri bilimsel bir temele kavuştu.<br />
Bu yaklaşım, tetanos antitoksinlerinin, yılan antiserumlarının ve farklı hastalıklara karşı geliştirilen antikor temelli tedavilerin önünü açtı.<br />
Günümüzde kullanılan immünglobulinler ve monoklonal antikorlar, 19. yüzyılın hayvan serumlarından çok daha gelişmiş ve hedefe yönelik ürünlerdir. Ancak temel düşünce benzerdir:<br />
Hastalığa neden olan belirli bir etkeni veya molekülü etkisizleştirecek hazır bağışıklık moleküllerini hastaya vermek.<br />
İlk Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü<br />
Alfred Nobel’in vasiyeti doğrultusunda oluşturulan Nobel ödülleri ilk kez 1901 yılında verildi.<br />
İlk Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü, serum tedavisi ve özellikle difteriye karşı uygulanması konusundaki çalışmaları nedeniyle Emil Behring’e verildi.<br />
Nobel Komitesi, serum tedavisinin tıp bilimine yeni bir yol açtığını ve hekimlerin eline hastalık ve ölüme karşı etkili bir araç sunduğunu belirtti.<br />
Behring, aynı yıl Alman İmparatoru II. Wilhelm tarafından kalıtsal soyluluğa yükseltildi. Bu tarihten sonra Emil von Behring adını kullanmaya başladı.<br />
Ancak Nobel ödülünün yalnızca Behring’e verilmesi, bilim tarihi açısından günümüzde de tartışılan konulardan biridir.<br />
Shibasaburō Kitasato, 1890 tarihli temel çalışmanın ortak yazarıydı. Paul Ehrlich, serumun etkin ve güvenilir biçimde üretilebilmesini sağlayan standardizasyon yöntemlerini geliştirmişti. Émile Roux ve Alexandre Yersin ise difteri toksininin anlaşılmasına ve tedavinin klinik değerinin gösterilmesine önemli katkılarda bulunmuştu.<br />
Nobel tercihinin yalnızca Behring’den yana yapılması, büyük bilimsel ilerlemelerin kimi zaman tek bir kişinin adıyla özdeşleştirilmesinin dikkat çekici örneklerinden biri olarak değerlendirilmektedir.<br />
Marburg Yılları ve Behringwerke<br />
Behring, 1894 yılında Halle Üniversitesinde hijyen profesörü oldu. Bir yıl sonra Marburg Üniversitesine geçti ve çalışmalarını burada sürdürdü.<br />
Difteri ve tetanos serumlarının yanı sıra tüberküloza karşı bağışıklık oluşturabilecek yöntemler üzerinde de araştırmalar yaptı. Ancak tüberküloz için geliştirdiği yaklaşımlar, difteri antitoksini kadar başarılı olmadı.<br />
Behring, serum ve aşı çalışmalarını daha bağımsız biçimde sürdürebilmek amacıyla eczacı Carl Siebert’le birlikte 1904 yılında Marburg’da Behring-Werk oHG’yi kurdu.<br />
Şirket; serum ve aşı üretiminin yanı sıra deneysel araştırmalara da odaklandı. Sermaye ve üretim kapasitesinin genişletilmesinin ardından kuruluş, Nisan 1914’te Behringwerke GmbH Bremen und Marburg adıyla yeniden yapılandırıldı.<br />
Şirketin ticari merkezi Bremen’de, araştırma ve üretim tesisleri ise Marburg’da bulunuyordu.<br />
Behringwerke, sonraki yıllarda önemli serum, aşı ve biyolojik ürün üretim kuruluşlarından biri hâline geldi.<br />
Behring, özellikle 1907 ile 1910 yılları arasında ciddi sağlık sorunları nedeniyle çalışmalarını ve işletme faaliyetlerini sınırlandırmak zorunda kaldı. Buna rağmen Marburg’daki akademik görevini 1916 yılına kadar sürdürdü.<br />
Serum Tedavisi Tamamen Risksiz Değildi<br />
Difteri antitoksini tıp tarihinde büyük bir dönüm noktası olsa da ilk dönem serum tedavileri tamamen risksiz değildi.<br />
Atlardan elde edilen serumlar, insan vücudu için yabancı proteinler içeriyordu. Bu nedenle bazı hastalarda ateş, deri döküntüsü, eklem yakınmaları ve “serum hastalığı” olarak adlandırılan bağışıklık reaksiyonları görülebiliyordu.<br />
Daha nadir durumlarda ciddi alerjik reaksiyonlar da ortaya çıkabiliyordu.<br />
Üretim yöntemlerinin ve dozların başlangıçta yeterince standart olmaması, güvenlik sorunlarını artırıyordu. Bu deneyimler, biyolojik ürünlerin saflığının, etkinliğinin ve üretim koşullarının denetlenmesi gerektiğini ortaya koydu.<br />
Serum tedavisinin gelişimi böylece yalnızca bağışıklık bilimine değil, biyolojik ilaçların kalite kontrolü ve standardizasyonu anlayışına da katkıda bulundu.<br />
Antitoksin ile Aşı Aynı Şey Değildi<br />
Difteriyle mücadelede antitoksin tedavisi ile aşılama birbirinden farklı amaçlara sahipti.<br />
Antitoksin, hastalığa yakalanmış veya toksine maruz kalmış kişiye hazır antikor verilmesine dayanıyordu. Hızlı etki sağlıyor ancak uzun süreli bağışıklık oluşturmuyordu.<br />
Difteri aşısı ise kişinin kendi bağışıklık sistemini hastalıkla karşılaşmadan önce hazırlıyordu. Böylece daha uzun süreli ve koruyucu bir bağışıklık yanıtı gelişiyordu.<br />
Difteriyle mücadelede kalıcı toplumsal başarı, 20. yüzyılda toksoid aşıların geliştirilmesi ve yaygın aşılama programlarının uygulanmasıyla sağlandı.<br />
Difteri antitoksini günümüzde de belirli durumlarda önemini korumaktadır. Ancak antitoksin yalnızca kanda ve vücut sıvılarında henüz serbest durumda bulunan toksini etkisizleştirebilir.<br />
Hücrelere ve dokulara bağlanmış toksinin oluşturduğu hasarı geri çeviremez. Bu nedenle solunum yolu difterisinden şüphelenilen durumlarda antitoksinin mümkün olan en erken dönemde uygulanması önem taşır.<br />
Antibiyotikler ise bakterinin çoğalmasını ve yeni toksin üretimini sınırlandırmaya yardımcı olur.<br />
Bilim, Endüstri ve Ticari Tartışmalar<br />
Emil von Behring’in yaşam öyküsü, modern tıbbın laboratuvar araştırmaları, klinik uygulama ve endüstriyel üretimle nasıl iç içe geçtiğini de gösterir.<br />
Behring, bilimsel buluşların ekonomik değerine ve fikrî mülkiyetine büyük önem veriyordu. Bu yaklaşımı, bazı çalışma arkadaşlarıyla ilişkilerinin zamanla gerilmesine yol açtı.<br />
Paul Ehrlich ile serumun standardizasyonu konusunda yürüttüğü iş birliği, bilimsel öncelik ve mali paylaşım anlaşmazlıklarından etkilendi.<br />
Difteri antitoksini ve tüberküloz ürünleriyle ilgili patent girişimleri ise Robert Koch dâhil bazı araştırmacılarla tartışmalar yaşamasına neden oldu.<br />
Bu yönüyle Behring’in biyografisi yalnızca bir keşif öyküsü değildir. Aynı zamanda bilimsel bilginin ticari ürüne dönüştürülmesi sırasında ortaya çıkabilecek etik, ekonomik ve kurumsal sorunların erken örneklerinden biridir.<br />
Ölümü ve Bilimsel Mirası<br />
Emil von Behring, 31 Mart 1917’de Marburg’da hayatını kaybetti.<br />
Ardında, bağışıklık sisteminin koruyucu gücünün tedavi amacıyla başka bir insana aktarılabileceğini gösteren önemli bir bilimsel miras bıraktı.<br />
Onun çalışmaları, hekimlerin enfeksiyon hastalıkları karşısında yalnızca belirtileri hafifletmeye değil, hastalığa yol açan biyolojik mekanizmaları hedeflemeye başlamasında etkili oldu.<br />
Behring’in adı tıp tarihine “serum tedavisinin öncüsü” olarak geçti. Ancak onun başarıları; Kitasato, Ehrlich, Roux, Yersin, Klebs, Löffler ve daha birçok araştırmacının birbirini tamamlayan çalışmalarıyla mümkün oldu.<br />
Emil von Behring’in öyküsü, bilimsel ilerlemenin çoğu zaman tek bir dehanın ani keşfinden değil; farklı ülkelerden, kurumlardan ve disiplinlerden araştırmacıların yıllar boyunca biriktirdiği bilgilerden doğduğunu hatırlatıyor.<br />
Onun asıl mirası yalnızca bir serum, bir şirket veya Nobel ödülü değildi.<br />
Behring ve çağdaşlarının açtığı yol, insanlığın bağışıklık sistemini yalnızca anlamasını değil, onu hastalıkların tedavisinde kullanmayı öğrenmesini sağladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>TIP TARİHİ</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/difteriye-karsi-umut-olan-bilim-insani-emil-von-behring-tip-tarihini-nasil-degistirdi</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 16:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/2437ec9d-999e-4de5-ac78-479cc81e8a78.jpeg" type="image/jpeg" length="98931"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Voleybol gündemi: Filenin Sultanları Avrupa Şampiyonası hazırlığında]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/voleybol-gundemi-filenin-sultanlari-avrupa-sampiyonasi-hazirliginda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/voleybol-gundemi-filenin-sultanlari-avrupa-sampiyonasi-hazirliginda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Voleybol gündeminde öne çıkan gelişme, A Milli Kadın Voleybol Takımı’nın 2026 CEV Avrupa Şampiyonası hazırlıkları ve açıklanan maç programı oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Son 12 saat içinde voleybol dünyasında doğrulanmış yeni bir resmî gelişme bulunmazken, mevcut takvim ve hazırlık süreci devam ediyor.</p>

<p>Türkiye Voleybol Federasyonu tarafından açıklanan fikstüre göre Filenin Sultanları, Avrupa Şampiyonası grup aşamasındaki ilk maçına 21 Ağustos’ta çıkacak. Karşılaşmalar TRT Spor ve TRT Spor Yıldız ekranlarından yayınlanacak.</p>

<p>Voleybol gündeminde son durum</p>

<p>Voleybol kamuoyunun odağında, 2026 FIVB Milletler Ligi şampiyonluğunun ardından gözler Avrupa Şampiyonası’na çevrildi. A Milli Kadın Voleybol Takımı, unvanını koruma hedefiyle organizasyona hazırlanırken grup maçlarının programı da netleşti.</p>

<p>Öte yandan A Milli Erkek Voleybol Takımı da Milletler Ligi finallerinde tarihinde ilk kez çeyrek finale yükselerek önemli bir başarı elde etmiş, organizasyona Slovenya karşısında veda etmişti.</p>

<p>Avrupa Şampiyonası takvimi belli oldu</p>

<p>Türkiye’nin grup aşamasındaki maç programı şu şekilde açıklandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>21 Ağustos: Türkiye - Letonya</li>
 <li>23 Ağustos: Türkiye - Slovenya</li>
 <li>24 Ağustos: Türkiye - Macaristan</li>
 <li>26 Ağustos: Türkiye - Almanya</li>
 <li>28 Ağustos: Türkiye - Polonya</li>
</ul>

<p>Son durum</p>

<p>Voleybol gündeminde bugün itibarıyla doğrulanmış yeni bir resmî gelişme bulunmuyor. Mevcut durumda Filenin Sultanları Avrupa Şampiyonası hazırlıklarını sürdürürken, turnuva öncesindeki resmî açıklamalar ve kamp süreci takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/voleybol-gundemi-filenin-sultanlari-avrupa-sampiyonasi-hazirliginda</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 15:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-5502.jpeg" type="image/jpeg" length="43808"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yeni Araştırma: Çocuk Sahibi Olanların Bilişsel Performansı Daha İyi Çıktı]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/yeni-arastirma-cocuk-sahibi-olanlarin-bilissel-performansi-daha-iyi-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/yeni-arastirma-cocuk-sahibi-olanlarin-bilissel-performansi-daha-iyi-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[303 binden fazla kişinin verilerini inceleyen geniş kapsamlı bir araştırma, çocuk sahibi olan kadın ve erkeklerin bazı bilişsel testlerde daha iyi performans gösterdiğini ve beyin yaşının daha genç göründüğünü ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Araştırmacılar, bu ilişkinin doğrudan çocuk sahibi olmaktan değil, ebeveynlikle birlikte değişen yaşam tarzı ve sosyal etkenlerden de kaynaklanabileceğini vurguluyor.</p>

<p>ABD’deki Güney Kaliforniya Üniversitesi’ne bağlı araştırmacılar tarafından, Birleşik Krallık’taki UK Biobank veri tabanındaki 303 bin 196 yetişkinin sağlık verileri incelenerek yürütülen araştırma, çocuk sahibi olmanın uzun vadeli beyin sağlığıyla ilişkisini değerlendirdi. Çalışmanın sonuçları Scientific Reports dergisinde yayımlandı. Araştırmada, hem kadınlarda hem de erkeklerde çocuk sahibi olmanın bazı bilişsel işlevler (öğrenme, hafıza ve düşünme becerileri) ve beyin yaşını gösteren görüntüleme bulgularıyla ilişkili olduğu görüldü. [1]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İki veya üç çocuk sahibi olanlarda fark daha belirgin</p>

<p>Araştırmacılar, katılımcıların tepki süresi, görsel hafıza ve hata yapma oranı gibi bilişsel test sonuçlarını karşılaştırdı. Sonuçlara göre, çocuk sahibi olan kişiler özellikle görsel hafıza testlerinde daha az hata yaptı ve daha hızlı tepki verdi. En belirgin fark ise iki veya üç çocuğu bulunan katılımcılarda görüldü. [1]</p>

<p>Çalışmada ayrıca 13 bin 584 kişinin manyetik rezonans görüntüleme (MR, beynin ayrıntılı görüntülerini oluşturan yöntem) verileri de incelendi. Bu analizlerde, iki veya üç çocuğu olan kadın ve erkeklerin “göreceli beyin yaşı” daha düşük bulundu. Göreceli beyin yaşı, beynin yapısının aynı yaştaki diğer insanlarla karşılaştırıldığında daha genç ya da daha yaşlı görünüp görünmediğini gösteren bilimsel bir ölçüttür. [1]</p>

<p>Bulgular erkeklerde de görüldü</p>

<p>Bu araştırmanın dikkat çeken yönlerinden biri, benzer ilişkinin yalnızca kadınlarda değil erkeklerde de saptanmış olması oldu. Önceki çalışmalar çoğunlukla gebelik sürecine odaklanırken, bu araştırma ebeveynlik deneyiminin her iki cinsiyette de ortak etkiler oluşturabileceğine işaret etti. [1]</p>

<p>Araştırmacılar, elde edilen sonuçların gebeliğin biyolojik etkilerinden çok, çocuk yetiştirmenin getirdiği sosyal etkileşim, zihinsel uyarılma, günlük sorumluluklar ve yaşam biçimindeki değişikliklerle bağlantılı olabileceğini belirtti. [1]</p>

<p>Sonuçlar neden dikkatli yorumlanmalı?</p>

<p>Araştırma güçlü bir örneklem büyüklüğüne sahip olsa da, neden-sonuç ilişkisini kanıtlamıyor. Başka bir ifadeyle çalışma, çocuk sahibi olmanın beyni gençleştirdiğini göstermiyor. Araştırma yalnızca iki durum arasında istatistiksel bir ilişki bulunduğunu ortaya koyuyor. Gelir düzeyi, eğitim, fiziksel aktivite, aile yapısı ve sosyal destek gibi birçok etken bu ilişkiyi etkileyebilir. [1]</p>

<p>Araştırmacılar, ebeveynlikle birlikte değişen yaşam alışkanlıklarının beyin sağlığını nasıl etkilediğini daha iyi anlayabilmek için uzun süreli ve farklı toplumları kapsayan yeni çalışmalara ihtiyaç olduğunu belirtiyor.</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] Ning K, Zhao L, Franklin M, Matloff W, Batta I, Arzouni N ve ark. Parity is associated with cognitive function and brain age in both females and males. Scientific Reports. 2020;10. PMID: 32269255. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/yeni-arastirma-cocuk-sahibi-olanlarin-bilissel-performansi-daha-iyi-cikti</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 13:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7126.jpeg" type="image/jpeg" length="84455"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mohamed Salah Trabzonspor’a Transfer Olacak mı? Ailesiyle Görüşme Kararı İddiası Gündemde]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/mohamed-salah-trabzonspora-transfer-olacak-mi-ailesiyle-gorusme-karari-iddiasi-gundemde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/mohamed-salah-trabzonspora-transfer-olacak-mi-ailesiyle-gorusme-karari-iddiasi-gundemde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mohamed Salah, Trabzonspor’a transfer olacağı yönündeki iddialarla yeniden futbol gündeminin merkezine oturdu. Son olarak spor muhabiri Yağız Sabuncuoğlu’nun aktardığı bilgiye göre bordo mavili kulüp, Mısırlı yıldızın temsilcisine resmi teklifini iletti. İddiaya göre Salah teklife olumlu yaklaşıyor ve son kararını ailesiyle yapacağı görüşmenin ardından verecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzonspor’dan Mohamed Salah’a resmi teklif iddiası</p>

<p>Transfer kulislerinde yer alan bilgilere göre Trabzonspor, Mohamed Salah’a 2 yıllık sözleşme ve yıllık 17 milyon euro maaş içeren resmi teklif sundu. Haberde, deneyimli futbolcunun teklifi değerlendirdiği ve ailesiyle yapacağı görüşmenin ardından nihai kararını açıklayacağı öne sürüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu gelişme, son günlerde Trabzonspor’un yıldız futbolcu için yeniden devreye girdiği yönündeki iddiaları güçlendirdi.</p>

<p>Daha önce yalanlama gelmişti</p>

<p>Öte yandan transfer süreciyle ilgili dikkat çeken bir gelişme daha yaşanmıştı. Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan, birkaç gün önce Mohamed Salah ile anlaşma sağlandığı yönündeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını açıklamış ve resmi bir mutabakat bulunmadığını ifade etmişti.</p>

<p>Bu nedenle son ortaya atılan iddia henüz kulüp tarafından doğrulanmış değil.</p>

<p>Resmi açıklama bekleniyor</p>

<p>Şu aşamada Mohamed Salah’ın Trabzonspor’a transferi konusunda resmi imza veya kulüp açıklaması bulunmuyor. Gündemdeki bilgiler, transfer görüşmelerini yakından takip eden gazeteci Yağız Sabuncuoğlu’nun aktardığı son kulis bilgilerine dayanıyor. Taraflardan gelecek resmi açıklamalar, transferin seyrini netleştirecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/mohamed-salah-trabzonspora-transfer-olacak-mi-ailesiyle-gorusme-karari-iddiasi-gundemde</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 13:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7123.jpeg" type="image/jpeg" length="57814"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arsin’de Belediye Önünde Kendini Yakma Girişimi Son Anda Engellendi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/arsinde-belediye-onunde-kendini-yakma-girisimi-son-anda-engellendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/arsinde-belediye-onunde-kendini-yakma-girisimi-son-anda-engellendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Arsin ilçesinde belediye hizmet binası önünde yaşanan olayda, bir kişinin kendini yakma girişimi güvenlik güçleri ve çevrede bulunanların müdahalesiyle engellendi. Olayın ardından inceleme başlatıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Olay, sabah saatlerinde Arsin Belediyesi hizmet binası önünde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre T.G. isimli kişi, belediye binasının önüne gelerek üzerine benzin döktü ve kendini ateşe vermeye teşebbüs etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Durumu fark eden güvenlik güçleri ile olay yerindeki ekipler kısa sürede müdahalede bulunarak şahsın kendisini ateşe vermesini engelledi. Yaşanan olayda herhangi bir yaralanma meydana gelmedi.</p>

<p>Şahıs, olayın ardından sağlık ekipleri tarafından kontrol amacıyla hastaneye götürülürken, polis ekipleri belediye binası çevresinde güvenlik önlemi aldı. Olayla ilgili adli inceleme başlatıldı.</p>

<p>Öte yandan, olay sırasında çevrede bulunan bazı kişilerin aktardığına göre T.G.’nin belediye ile ruhsat işlemleri ve idari yaptırımlar nedeniyle sorun yaşadığını öne sürdüğü, bu sırada çeşitli ifadeler kullandığı iddia edildi. Ancak bu beyanlar resmi makamlar tarafından doğrulanmadı.</p>

<p>Yetkililer, olayın çıkış nedeninin ve tüm iddiaların yürütülen soruşturma kapsamında değerlendirildiğini belirtirken, konuya ilişkin resmi açıklamanın yapılmasının beklendiği öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/arsinde-belediye-onunde-kendini-yakma-girisimi-son-anda-engellendi</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7119.jpeg" type="image/jpeg" length="54279"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rizeli İş İnsanı Ercan Ekşi İstanbul’daki Silahlı Saldırıda Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/rizeli-is-insani-ercan-eksi-istanbuldaki-silahli-saldirida-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/rizeli-is-insani-ercan-eksi-istanbuldaki-silahli-saldirida-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rizeli iş insanı Ercan Ekşi, İstanbul Pendik’te uğradığı silahlı saldırının ardından kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Acı haber başta Rize olmak üzere ailesi, yakınları ve sevenlerini yasa boğarken, olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.</p>

<p>Pendik’te silahlı saldırıya uğradı</p>

<p>Edinilen bilgilere göre olay, İstanbul’un Pendik ilçesi Kurtköy Mahallesi Bakü Caddesi’nde meydana geldi. Kimliği henüz açıklanmayan kişi ya da kişilerin silahlı saldırısına uğrayan Ercan Ekşi ağır yaralandı.</p>

<p>İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırılan Ekşi, doktorların tüm çabasına rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdi.</p>

<p>Rize’yi yasa boğan haber</p>

<p>Aslen Rize’nin İkizdere ilçesi Demirkapı Köyü nüfusuna kayıtlı olan Ercan Ekşi’nin vefat haberi memleketinde büyük üzüntüyle karşılandı. Yakınları, dostları ve hemşehrileri sosyal medya üzerinden taziye mesajları paylaşırken, birçok kişi saldırının aydınlatılmasını beklediğini ifade etti.</p>

<p>Polis geniş çaplı soruşturma başlattı</p>

<p>Olayın ardından İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri saldırının yaşandığı bölgede detaylı inceleme yaptı. Güvenlik kamerası kayıtları ile olay yerindeki deliller incelenirken, saldırıyı gerçekleştiren kişi ya da kişilerin yakalanması için çalışmaların sürdüğü öğrenildi.</p>

<p>Soruşturma, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde çok yönlü olarak devam ediyor.</p>

<p>Cenaze programı belli oldu</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Edinilen bilgilere göre Ercan Ekşi’nin cenazesinin, İstanbul Pendik’teki Kurtköy Yavuz Sultan Selim Camii’nde kılınacak cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlanması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/rizeli-is-insani-ercan-eksi-istanbuldaki-silahli-saldirida-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/i-m-g-3071.jpeg" type="image/jpeg" length="12441"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fenerbahçe’de Rafael Leão Sürprizi! Avrupa Basınında Yeni İddia]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/fenerbahcede-rafael-leao-surprizi-avrupa-basininda-yeni-iddia</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/fenerbahcede-rafael-leao-surprizi-avrupa-basininda-yeni-iddia" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe, yaz transfer döneminin dikkat çeken isimlerinden Rafael Leão ile ilgili Avrupa basınında yer alan iddialarla yeniden gündeme geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bazı yabancı kaynaklarda sarı lacivertli kulübün Portekizli yıldızın transfer şartlarını değerlendirdiği öne sürülürken, şu ana kadar kulüpten veya oyuncu cephesinden doğrulanmış resmî bir açıklama yapılmadı.</p>

<p>Avrupa basını Fenerbahçe’yi de yazdı</p>

<p>İtalya ve Avrupa’daki transfer haberlerinde Rafael Leão’nun geleceğine ilişkin farklı senaryolar gündeme gelirken, Fenerbahçe’nin de ilgilenen kulüpler arasında gösterildiği ifade edildi. Ancak bu aşamada resmî teklif yapıldığına veya kulüpler arasında görüşme başladığına ilişkin doğrulanmış bilgi bulunmuyor.</p>

<p>Milan kararını vermiş değil</p>

<p>Rafael Leão’nun sözleşmesi devam ederken, Milan’ın oyuncuyla ilgili nihai kararını transfer döneminin ilerleyen günlerinde vermesi bekleniyor. Avrupa’nın birçok kulübünün de oyuncuyu yakından takip ettiği belirtiliyor.</p>

<p>Transferde belirsizlik sürüyor</p>

<p>Transfer dosyasında şu an için somut bir ilerleme bulunmuyor. Fenerbahçe’nin adı uluslararası transfer haberlerinde geçse de görüşmelerin resmî aşamaya ulaştığı doğrulanmış değil. Bu nedenle süreç, iddia düzeyinde değerlendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Transferde son durum</p>

<p>Mevcut bilgiler ışığında Rafael Leão transferi, Fenerbahçe açısından erken aşamadaki bir transfer iddiası niteliğini koruyor. Önümüzdeki günlerde kulüplerden veya oyuncu cephesinden gelecek açıklamalar dosyanın yönünü belirleyecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/fenerbahcede-rafael-leao-surprizi-avrupa-basininda-yeni-iddia</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5661.jpeg" type="image/jpeg" length="31814"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzonspor’da Dario Osorio Israrı! Yönetim Beklemiyor]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-dario-osorio-israri-yonetim-beklemiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-dario-osorio-israri-yonetim-beklemiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzonspor, yeni sezon öncesi sağ kanat transferi için gündemindeki Dario Osorio dosyasında ısrarını sürdürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bordo mavili yönetimin, Danimarka temsilcisi Midtjylland’da forma giyen Şilili futbolcu için temaslarını devam ettirdiği belirtilirken, transfer sürecinde henüz resmî anlaşma sağlanmış değil.</p>

<p>Osorio kararını ağustosta vermek istiyor</p>

<p>Trabzonspor’a yakın kaynaklara göre Dario Osorio, kariyerine ilişkin nihai kararını ağustos ayında vermeyi planlıyor. Ancak kadrosunu kısa sürede şekillendirmek isteyen bordo mavili yönetim, bekleme süresini uzatmak istemiyor ve alternatif senaryolar üzerinde de çalışıyor.</p>

<p>Bonservis pazarlığı sürüyor</p>

<p>Transfer iddialarında Midtjylland’ın 22 yaşındaki futbolcu için yaklaşık 15 milyon avro seviyesinde bonservis beklentisi olduğu ifade ediliyor. Bazı kaynaklar Trabzonspor’un bu seviyelere yaklaşan teklifler hazırladığını öne sürse de kulüpler tarafından doğrulanmış resmî bir teklif açıklanmadı.</p>

<p>Fatih Tekke’nin istediği profil</p>

<p>Dario Osorio, sağ kanatta görev yapmasının yanı sıra içe kat eden oyun yapısı, bire bir becerisi ve şut tehdidiyle dikkat çekiyor. Teknik direktör Fatih Tekke’nin, hücum hattına dinamizm katacak bir oyuncu profili olarak Şilili futbolcuyu istediği öne sürülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Transferde son durum</p>

<p>Mevcut tabloya göre Trabzonspor’un Dario Osorio ilgisi devam ediyor. Ancak taraflar arasında imzaya ulaşılmış bir anlaşma bulunmuyor. Transfer dosyasının önümüzdeki günlerde yapılacak görüşmelerin ardından netlik kazanması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-dario-osorio-israri-yonetim-beklemiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7112.jpeg" type="image/jpeg" length="23150"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beşiktaş’tan Joe Willock Atağı! Newcastle İlk Teklifi Geri Çevirdi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/besiktastan-joe-willock-atagi-newcastle-ilk-teklifi-geri-cevirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/besiktastan-joe-willock-atagi-newcastle-ilk-teklifi-geri-cevirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beşiktaş, orta saha transferi için İngiltere Premier Lig ekiplerinden Newcastle United forması giyen Joe Willock için girişimlerini sürdürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İngiliz basınında yer alan haberlere göre siyah beyazlıların yaptığı ilk teklif Newcastle tarafından kabul edilmezken, transfer dosyası tamamen kapanmış değil.</p>

<p>Newcastle’ın beklentisi yüksek</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İngiliz basınındaki iddialara göre Beşiktaş’ın yaklaşık 10 milyon sterlin seviyesindeki teklifine olumsuz yanıt veren Newcastle United, 26 yaşındaki orta saha oyuncusu için yaklaşık 25 milyon sterlin bonservis bedeli talep ediyor. Taraflar arasında değer farkı bulunsa da görüşmelerin tamamen sona ermediği belirtiliyor.</p>

<p>Joe Willock transferine sıcak bakıyor iddiası</p>

<p>Transfer sürecine ilişkin dikkat çeken bir başka iddia ise oyuncu cephesinden geldi. Haberlere göre Joe Willock’un menajeri İstanbul’da temaslarda bulundu ve İngiliz futbolcunun Beşiktaş forması giymeye olumlu yaklaştığı öne sürüldü. Ancak bu bilgi kulüpler tarafından resmen doğrulanmış değil.</p>

<p>Newcastle kararını vermedi</p>

<p>Newcastle United’ın yeni sezon planlamasında Joe Willock’u tamamen gözden çıkarmadığı ifade ediliyor. Oyuncunun hazırlık kampı kadrosunda yer alması ve kulübün orta saha rotasyonundaki belirsizlik nedeniyle transfer konusunda aceleci davranmadığı belirtiliyor.</p>

<p>Transferde son durum</p>

<p>Mevcut tabloya göre Beşiktaş’ın Joe Willock ilgisi devam ediyor ancak taraflar arasında bonservis konusunda önemli bir fark bulunuyor. Resmî anlaşma veya imza aşaması henüz söz konusu değil. Önümüzdeki günlerde kulüpler arasındaki görüşmelerin seyrine göre transfer dosyasında yeni gelişmeler yaşanabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/besiktastan-joe-willock-atagi-newcastle-ilk-teklifi-geri-cevirdi</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7111.jpeg" type="image/jpeg" length="76542"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Galatasaray’dan Gleison Bremer Hamlesi! Juventus’un Yıldızı İçin Temaslar Hızlandı]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/galatasaraydan-gleison-bremer-hamlesi-juventusun-yildizi-icin-temaslar-hizlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/galatasaraydan-gleison-bremer-hamlesi-juventusun-yildizi-icin-temaslar-hizlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Galatasaray, yeni sezon öncesi savunmasını güçlendirmek için rotasını Juventus’un Brezilyalı stoperi Gleison Bremer’e çevirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İtalya basınında yer alan haberlere göre sarı kırmızılı yönetim, deneyimli savunmacının transfer şartlarını öğrenmek amacıyla oyuncu cephesiyle temaslarını sürdürüyor. Ancak şu aşamada resmî teklif veya kulüpler arasında anlaşma bulunmuyor.</p>

<p>Savunma hattına üst düzey bir takviye yapmak isteyen Galatasaray’ın, Bremer’i yaz transfer dönemindeki öncelikli hedeflerinden biri olarak belirlediği ifade ediliyor. Bazı kaynaklar oyuncuya yıllık yaklaşık 8 milyon avro seviyesinde maaş önerilebileceğini öne sürerken, bu iddialar henüz kulüpler tarafından doğrulanmış değil.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Juventus cephesi beklemede</p>

<p>İtalyan basınındaki haberlere göre Juventus, Bremer’in geleceği konusunda oyuncunun kararını bekliyor. Öte yandan son günlerde çıkan haberlerde Brezilyalı savunmacının Galatasaray seçeneğine temkinli yaklaştığı ve henüz olumlu bir karar vermediği belirtiliyor. Bu nedenle transfer dosyası hâlen görüşme aşamasında bulunuyor.</p>

<p>Resmî teklif henüz yok</p>

<p>Transfer sürecine yakın kaynaklar, Galatasaray’ın şu ana kadar yalnızca ön görüşmeler gerçekleştirdiğini, Juventus’a ulaşmış resmî bir bonservis teklifinin bulunmadığını aktarıyor. Avrupa’dan başka kulüplerin de oyuncuyu takip ettiği ifade edilirken, dosyanın önümüzdeki günlerde netlik kazanması bekleniyor.</p>

<p>Transferde son durum</p>

<p>Mevcut tabloya göre Bremer transferi için temaslar sürüyor ancak imza aşamasına gelinmiş değil. Galatasaray’ın savunmaya önemli bir yıldız kazandırma hedefi doğrultusunda girişimlerini sürdürdüğü, nihai kararın ise oyuncu ve Juventus’un tutumuna bağlı olduğu değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/galatasaraydan-gleison-bremer-hamlesi-juventusun-yildizi-icin-temaslar-hizlandi</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 10:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7110-1.jpeg" type="image/jpeg" length="39594"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kuduz Aşısını Tamamladı, İmmünoglobulin de Yapıldı… 21 Yaşındaki Genç Kadın Yine de Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/kuduz-asisini-tamamladi-immunoglobulin-de-yapildi-21-yasindaki-genc-kadin-yine-de-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/kuduz-asisini-tamamladi-immunoglobulin-de-yapildi-21-yasindaki-genc-kadin-yine-de-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hindistan’da 21 yaşındaki bir kadının, köpek saldırısının ardından önerilen tüm kuduz aşı dozlarını ve kuduz immünoglobulinini almasına rağmen yaşamını yitirmesi, temas sonrası kuduz profilaksisinin nadir görülen başarısızlık nedenlerini yeniden gündeme taşıdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uzmanlar, bu tür vakaların son derece istisnai olduğunu ve doğru uygulanan tedavinin kuduzu önlemede çok yüksek başarı sağladığını vurguluyor.</p>

<p>Kuduz, belirtiler ortaya çıktıktan sonra neredeyse her zaman ölümcül seyreden, ancak temas sonrası doğru tedaviyle büyük ölçüde önlenebilen viral bir hastalık olarak biliniyor. Buna rağmen Hindistan’ın Maharashtra eyaletine bağlı Kolhapur kentinde yaşanan trajik bir olay, dünya genelinde dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yerel basında yer alan bilgilere göre 21 yaşındaki Srushti Shinde, 3 Şubat 2024 tarihinde bir sokak köpeğinin saldırısına uğradı. Hastaneye başvuran genç kadına yara bakımı yapıldı, beş doz kuduz aşısı ile kuduz immünoglobulini uygulandı. Ancak son aşı dozundan birkaç gün sonra ateş ve nörolojik belirtiler gelişti. Yapılan değerlendirmelerde kuduz tanısı konulan genç kadın, tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi.</p>

<p>Uzmanlar: Bu Vakalar Son Derece Nadir</p>

<p>Vakanın yeniden sosyal medyada gündem olmasının ardından enfeksiyon hastalıkları uzmanları, olayın “kuduz aşısı işe yaramıyor” şeklinde yorumlanmasının doğru olmadığını belirtiyor.</p>

<p>Uzmanlara göre temas sonrası koruyucu tedavinin başarısını etkileyebilecek çok sayıda faktör bulunuyor. Bunlar arasında:</p>

<ul>
 <li>Isırık yarasının yeterince uzun süre sabun ve bol suyla yıkanmaması,</li>
 <li>Kuduz immünoglobulininin yara çevresine uygun şekilde uygulanmaması,</li>
 <li>Çok derin veya baş-boyun bölgesindeki yüksek riskli yaralanmalar,</li>
 <li>Fark edilmeyen ek ısırık veya tırmalama alanları,</li>
 <li>Çok nadir de olsa uygulama ya da saklama süreçlerinde yaşanabilecek sorunlar</li>
</ul>

<p>yer alabiliyor. Ancak söz konusu vakada bu olasılıklardan hangisinin etkili olduğuna ilişkin resmi ve kesinleşmiş bir soruşturma sonucu kamuoyuyla paylaşılmış değil.</p>

<p>“Aşı Başarısız Oldu” Demek Doğru Değil</p>

<p>Sosyal medyada dolaşan bazı paylaşımlarda başarısızlığın kesin nedeninin “yaranın dikilmesi” olduğu öne sürülse de, bu iddiayı doğrulayan resmi bir rapor bulunmuyor.</p>

<p>Hekimler, tek bir vakadan hareketle kuduz aşılarının etkisiz olduğu sonucuna varılamayacağını belirtiyor. Dünya genelinde temas sonrası profilaksi, uygun yara temizliği, gerekli durumlarda immünoglobulin uygulanması ve aşı takviminin eksiksiz tamamlanması halinde kuduzu önlemede son derece yüksek başarı oranına sahip kabul ediliyor.</p>

<p>Kuduz Şüphesinde İlk Dakikalar Hayati Önem Taşıyor</p>

<p>Uzmanlar, köpek, kedi, yarasa veya diğer memeli hayvanların ısırması ya da tırmalaması durumunda yaranın en az 15 dakika boyunca bol su ve sabunla yıkanmasını, ardından zaman kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmasını öneriyor.</p>

<p>Erken başlanan ve eksiksiz uygulanan temas sonrası tedavi, kuduzun gelişmesini büyük ölçüde engelliyor. Bu nedenle sağlık otoriteleri, sosyal medyada yer alan istisnai vakaların toplumda aşı tereddüdüne yol açmaması gerektiğinin altını çiziyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/kuduz-asisini-tamamladi-immunoglobulin-de-yapildi-21-yasindaki-genc-kadin-yine-de-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7109.jpeg" type="image/jpeg" length="94733"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beykoz’da Acı Olay: 16 Yaşındaki Göreleli Genç Kız Viyadükten Düşerek Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/beykozda-aci-olay-16-yasindaki-goreleli-genc-kiz-viyadukten-duserek-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/beykozda-aci-olay-16-yasindaki-goreleli-genc-kiz-viyadukten-duserek-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’un Beykoz ilçesinde meydana gelen üzücü olayda 16 yaşındaki C.N.M., viyadükten düşerek yaşamını yitirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Edinilen bilgilere göre olay, Beykoz Çubuklu Dedeoğlu viyadüğünde meydana geldi. Görele Ortaköy nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenilen 16 yaşındaki C.N.M., köprü üzerinde yürüdüğü sırada henüz belirlenemeyen bir nedenle dengesini kaybetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dengesini kaybetmesi sonucu viyadükten düşen genç kız, olay yerinde hayatını kaybetti. Yaşanan acı olay bölgede büyük üzüntüye yol açarken, emniyet güçleri olayla ilgili inceleme başlattı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/beykozda-aci-olay-16-yasindaki-goreleli-genc-kiz-viyadukten-duserek-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/adli-tip.jpg" type="image/jpeg" length="25895"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzonspor René Mitongo Transferini Açıkladı: İşte Maliyeti]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonspor-rene-mitongo-transferini-acikladi-iste-maliyeti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonspor-rene-mitongo-transferini-acikladi-iste-maliyeti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzonspor René Mitongo transferini resmiyete kavuşturdu. Bordo-mavili kulüp, Standard Liège forması giyen 18 yaşındaki Belçikalı santrforla 4+1 yıllık sözleşme imzalarken transferin mali ayrıntılarını da duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzonspor René Mitongo transferi için Belçika ekibi Standard Liège ve genç futbolcuyla anlaşma sağladı. Karadeniz temsilcisi, gelecek vadeden santrforu uzun vadeli kadro planlaması kapsamında renklerine bağladı.</p>

<p>Standard Liège de 29 Temmuz 2026 tarihinde yaptığı açıklamada René Mitongo’nun Trabzonspor’a kesin transfer olduğunu doğruladı. Belçika kulübü, 2020 yılından bu yana altyapısında bulunan oyuncunun kariyerine Türkiye’de devam edeceğini bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>René Mitongo’nun Bonservisi 3 Milyon Euro</p>

<p>Trabzonspor’un Kamuyu Aydınlatma Platformu’na yaptığı bildirime göre Standard Liège’e üç taksit halinde 3 milyon euro bonservis bedeli ödenecek.</p>

<p>Anlaşmada ayrıca sonraki satıştan pay maddesi de bulunuyor. René Mitongo’nun başka bir kulübe transfer edilmesi halinde elde edilecek bedelden, Standard Liège’e ödenen bonservis düşüldükten sonra kalan tutarın yüzde 15’i Belçika ekibine verilecek.</p>

<p>René Mitongo ile 4+1 Yıllık Sözleşme</p>

<p>Trabzonspor, 18 yaşındaki futbolcuyla kulüp opsiyonlu 4+1 yıllık sözleşme imzaladı. René Mitongo’ya ilk dört sezonun her biri için 675 bin euro garanti ücret ödenecek.</p>

<p>Bordo-mavili kulübün opsiyon hakkını kullanması halinde futbolcu, 2030-2031 sezonunda 780 bin euro garanti ücret kazanacak. Menajerlik hizmet bedeli ise oyuncuya ödenecek brüt ücretin yüzde 4,7’si olarak belirlendi.</p>

<p>René Mitongo Kimdir?</p>

<p>18 Ocak 2008 tarihinde Belçika’da doğan René Mitongo Muteba, santrfor mevkisinde görev yapıyor. Yaklaşık 1,87 metre boyundaki genç oyuncu, Standard Liège altyapısına 2020 yılında katıldı.</p>

<p>Belçika ekibinin alt yaş takımlarında yetişen Mitongo, daha sonra A takım kadrosuna yükseldi. Belçika’nın genç millî takımlarında da forma giyen futbolcu; fizik gücü, ceza sahası içindeki hareketliliği ve gelişim potansiyeliyle öne çıkıyor.</p>

<p>Trabzonspor’dan Geleceğe Yatırım</p>

<p>Trabzonspor’un René Mitongo transferi, kulübün genç ve yüksek potansiyelli oyunculara yönelik kadro yapılanmasının yeni adımlarından biri oldu.</p>

<p>Bordo-mavili ekip, 18 yaşındaki futbolcunun sportif katkısının yanı sıra ilerleyen yıllarda oluşturabileceği transfer değeriyle de önemli bir yatırım olmasını hedefliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonspor-rene-mitongo-transferini-acikladi-iste-maliyeti</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 09:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7106.jpeg" type="image/jpeg" length="48812"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SBÜ, MSB ve İçişleri Bakanlığı Nam ve Hesabına Öğrenci Alacak]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/sbu-msb-ve-icisleri-bakanligi-nam-ve-hesabina-ogrenci-alacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/sbu-msb-ve-icisleri-bakanligi-nam-ve-hesabina-ogrenci-alacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ), 2026-YKS tercih döneminde hem Milli Savunma Bakanlığı (MSB) hem de İçişleri Bakanlığı Jandarma Genel Komutanlığı nam ve hesabına sağlık personeli yetiştirmek üzere öğrenci alacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İki farklı kurum tarafından yayımlanan duyurularla askeri öğrencilere sağlanacak haklar ile Jandarma adına açılan kontenjanların ayrıntıları belli oldu.</p>

<p>MSB Nam ve Hesabına Eğitim Görecek Öğrencilere Kapsamlı İmkânlar</p>

<p>Milli Savunma Bakanlığı tarafından yayımlanan duyuruda, SBÜ’nün Ankara Gülhane ve İstanbul Hamidiye yerleşkelerinde MSB nam ve hesabına eğitim görecek askeri öğrencilerin eğitim süresince yararlanacağı sosyal ve mali haklar açıklandı.</p>

<p>Buna göre öğrencilerin;</p>

<ul>
 <li>Barınma (yurt),</li>
 <li>Yemek,</li>
 <li>Kitap ve eğitim materyalleri,</li>
 <li>Askerî kıyafetleri,</li>
 <li>Sağlık sigortası</li>
</ul>

<p>gibi temel ihtiyaçları Milli Savunma Bakanlığı tarafından karşılanacak.</p>

<p>Bunun yanında öğrencilere eğitimleri boyunca her ay askeri öğrenci harçlığı ödenecek. 18 yaşını dolduran öğrencilerin emekli sandığı kesenekleri devlet tarafından yatırılacak ve öğrencilikte geçen süre emeklilik hizmet süresinden sayılacak.</p>

<p>Mezuniyet Sonrası TSK’da Görev Yapacaklar</p>

<p>MSB nam ve hesabına eğitimlerini başarıyla tamamlayan öğrenciler, mezuniyetlerinin ardından Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde muvazzaf subay olarak göreve başlayacak. Eğitim süreci boyunca askerî statüde öğrenim görecek adaylar, mezuniyet sonrasında ihtiyaç doğrultusunda kuvvet komutanlıklarında görev alacak.</p>

<p>Jandarma Genel Komutanlığı da SBÜ’ye 30 Öğrenci Alacak</p>

<p>İçişleri Bakanlığı Jandarma Genel Komutanlığı ise ayrı bir duyuruyla, kendi sağlık personeli ihtiyacının karşılanması amacıyla Sağlık Bilimleri Üniversitesi bünyesinde öğrenim görmek üzere toplam 30 öğrenci temin edileceğini açıkladı. Bu alım, MSB duyurusundan bağımsız olarak Jandarma Genel Komutanlığı nam ve hesabına gerçekleştirilecek.</p>

<p>Kontenjanlar Şöyle</p>

<ul>
 <li>SBÜ Gülhane Tıp Fakültesi: 16 öğrenci (13 erkek, 3 kadın) muvazzaf tabip subay.</li>
 <li>SBÜ Gülhane Diş Hekimliği Fakültesi: 4 öğrenci (3 erkek, 1 kadın) muvazzaf diş tabibi subay.</li>
 <li>SBÜ Gülhane Sağlık Meslek Yüksekokulu: 10 erkek öğrenci muvazzaf sağlık astsubayı.</li>
</ul>

<p>Yerleştirme ÖSYM Sonuçlarına Göre Yapılacak</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Her iki uygulamada da adayların ÖSYM’nin 2026-YKS yerleştirme sonuçlarına göre ilgili SBÜ programlarına yerleşmeleri gerekiyor. Yerleştirme sonrasında adaylar, ilgili kurumların belirlediği sağlık, güvenlik soruşturması ve diğer başvuru şartları kapsamında değerlendirilecek.</p>

<p>İki Ayrı Kurum, Tek Üniversite</p>

<p>MSB ve Jandarma Genel Komutanlığı tarafından yayımlanan duyurular farklı hukuki süreçleri kapsıyor. MSB duyurusu, Bakanlık adına öğrenim görecek askeri öğrencilere sağlanacak hak ve imkânları düzenlerken; Jandarma Genel Komutanlığının duyurusu ise İçişleri Bakanlığı nam ve hesabına yetiştirilecek tabip subay, diş tabibi subay ve sağlık astsubaylarının öğrenci temin esaslarını içeriyor. Ortak nokta ise her iki kurumun da sağlık personeli yetiştirilmesinde Sağlık Bilimleri Üniversitesini tercih etmesi oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/sbu-msb-ve-icisleri-bakanligi-nam-ve-hesabina-ogrenci-alacak</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 05:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7104.jpeg" type="image/jpeg" length="78447"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Viagra’nın Etken Maddesi Kanser Hücrelerine Karşı Yeni Bir Silah Olabilir]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/viagranin-etken-maddesi-kanser-hucrelerine-karsi-yeni-bir-silah-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/viagranin-etken-maddesi-kanser-hucrelerine-karsi-yeni-bir-silah-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail ve ABD’deki araştırmacıların yürüttüğü yeni çalışma, Viagra’nın etken maddesi sildenafilin kanser hücrelerinin vücutta yayılmasını (metastaz) yavaşlatabilecek yeni bir biyolojik mekanizmaya sahip olabileceğini ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bulgular umut verici olsa da araştırma henüz laboratuvar, hayvan modelleri ve geriye dönük hasta verilerine dayanıyor; bu nedenle ilacın kanser tedavisinde kullanılabileceği anlamına gelmiyor.</p>

<p>Kanser tedavisinde yıllardır farklı hastalıklar için geliştirilen ilaçların yeniden değerlendirilmesi dikkat çeken araştırma alanlarından biri olmaya devam ediyor. İsrail’deki Weizmann Bilim Enstitüsü öncülüğünde, Tel Aviv Üniversitesi, ABD Ulusal Kanser Enstitüsü (National Cancer Institute) ve diğer merkezlerin katkısıyla yürütülen yeni araştırmada, erektil disfonksiyon (sertleşme sorunu) tedavisinde yaygın olarak kullanılan sildenafilin kanser hücrelerinin yayılmasını sınırlayabilecek beklenmedik bir etkisi incelendi. Çalışma, hakemli bilimsel dergi Cancer Research’te yayımlandı. [1]</p>

<p>Kanser hücrelerinin “yakıt yolu” hedef alındı</p>

<p>Araştırmacılar, metastaz yapan kanser hücrelerinin büyümek ve başka organlara ulaşabilmek için kolesterole büyük ölçüde ihtiyaç duyduğunu belirledi. Kolesterol yalnızca kandaki yağlardan biri değil, aynı zamanda hücre zarının yapısı ve enerji üretimi için de önemli bir yapı taşı olarak görev yapıyor.</p>

<p>Çalışmada sildenafilin, hücre içindeki lizozom (hücrenin geri dönüşüm merkezi gibi çalışan yapı) içinde kolesterolün birikmesine yol açtığı görüldü. Bu durum kanser hücresinin ihtiyaç duyduğu kolesterolü kullanmasını zorlaştırdı ve hücrelerin hareket etme ile başka organlara yayılma kapasitesini azalttı. [1]</p>

<p>Etki yalnızca laboratuvarda değil, hayvan modellerinde de görüldü</p>

<p>Araştırma; insan kanser hücreleri, farelerden elde edilen kanser modelleri ve deney hayvanları üzerinde gerçekleştirildi. Ekip, sildenafil verilen modellerde kanser hücrelerinin göç etme yeteneğinin azaldığını ve metastaz yükünün düştüğünü bildirdi. [1]</p>

<p>Bilim insanları ayrıca etkinin, NPC1 adı verilen ve hücre içinde kolesterol taşınmasını sağlayan bir protein üzerinden gerçekleştiğini ortaya koydu. Sildenafilin yükselttiği cGMP adlı sinyal molekülü, bu taşıma sistemini bozarak kolesterolün hücre içinde sıkışmasına neden oldu. Böylece kanser hücrelerinin enerji üretimi ve yayılma yeteneği zayıfladı. [1]</p>

<p>Statinlerle birlikte daha güçlü etki görüldü</p>

<p>Araştırmada dikkat çeken bulgulardan biri de kolesterol düşürücü statin ilaçlarıyla birlikte kullanıldığında etkinin artması oldu.</p>

<p>Araştırmacılar, sildenafil kolesterolün hücre içinde kullanılmasını engellerken, statinlerin yeni kolesterol üretimini azalttığını belirtti. İki farklı mekanizmanın birlikte çalışması sayesinde metastazı baskılayan etkinin deney modellerinde daha belirgin hale geldiği bildirildi. [1]</p>

<p>Hasta kayıtları da incelendi</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bilim insanları yalnızca laboratuvar deneyleriyle yetinmedi. İsrail’deki dijital sağlık kayıtları da geriye dönük olarak analiz edildi.</p>

<p>Analizlerde sildenafil kullanan kanser hastalarında daha iyi sağkalım (yaşam süresi) eğilimi görüldüğü, statin kullananlarda ise bu etkinin daha belirgin olduğu bildirildi. Ancak bu bölüm gözlemsel verilere dayanıyor. Bu nedenle sildenafilin doğrudan yaşam süresini uzattığı söylenemiyor; iki durum arasında yalnızca bir ilişki saptanmış durumda. [1][2]</p>

<p>Henüz hastalar için yeni bir tedavi anlamına gelmiyor</p>

<p>Araştırmacılar, sonuçların umut verici olduğunu ancak klinik uygulamaya geçebilmesi için kontrollü insan çalışmalarına ihtiyaç bulunduğunu vurguluyor.</p>

<p>Bu nedenle kanser hastalarının sildenafil veya benzeri ilaçları kendi başlarına kullanmaları ya da mevcut tedavilerini değiştirmeleri bilimsel olarak doğru bir yaklaşım değil. Çalışma, mevcut bir ilacın kanserin yayılmasını önlemeye yönelik yeni tedavilere kapı aralayabilecek biyolojik mekanizmaları ortaya koyması açısından önem taşıyor. [1]</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] Ariav Y, Hayek S, Cantore T ve ark. PDE5a Inhibition Restricts Cancer Metastasis by Disrupting NPC1-Mediated Cholesterol Trafficking Through a Non-canonical cGMP-Dependent Pathway. Cancer Research. 2026. DOI: 10.1158/0008-5472.CAN-26-1818.</p>

<p>[2] Ariav Y ve ark. PDE5a Inhibition Restricts Cancer Metastasis by Disrupting NPC1-Mediated Cholesterol Trafficking Through a Non-canonical cGMP-Dependent Pathway. PubMed kayıt özeti. 2026. DOI: 10.1158/0008-5472.CAN-26-1818.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/viagranin-etken-maddesi-kanser-hucrelerine-karsi-yeni-bir-silah-olabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 01:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7103.jpeg" type="image/jpeg" length="98395"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sedef Hastalığını Alevlendiren 10 Yaygın Tetikleyici]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/sedef-hastaligini-alevlendiren-10-yaygin-tetikleyici</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/sedef-hastaligini-alevlendiren-10-yaygin-tetikleyici" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sedef hastalığı (psoriasis), yalnızca genetik yatkınlığa bağlı gelişen bir cilt hastalığı değildir. Günlük yaşamda karşılaşılan stres, enfeksiyonlar, sigara ve cilt yaralanmaları gibi birçok etken hastalığın alevlenmesine neden olabilir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uzmanlar, bu tetikleyicilerin tanınmasının atakların sıklığını azaltmada önemli rol oynadığını belirtiyor.</p>

<p>Sedef hastalığı, bağışıklık sisteminin (vücudu enfeksiyonlara karşı koruyan savunma sistemi) normalden farklı çalışması sonucu ortaya çıkan, kırmızı ve üzeri gümüş renkli pullarla kaplı cilt plaklarına neden olan kronik (uzun süreli) bir deri hastalığıdır. WebMD tarafından dermatoloji uzmanlarının güncel değerlendirmeleri doğrultusunda hazırlanan derlemede, hastalığın alevlenmesini kolaylaştıran en yaygın çevresel ve yaşam tarzı etkenleri bir araya getirildi. Bilgiler, Amerikan Dermatoloji Akademisi ve National Psoriasis Foundation gibi kuruluşların önerileriyle de uyum gösteriyor. [1]</p>

<p>Stres en güçlü tetikleyicilerden biri</p>

<p>Araştırmalar, psikolojik stresin sedef hastalığı belirtilerini artırabildiğini gösteriyor. İlginç olan ise bunun iki yönlü bir ilişki olması. Sedef hastalığı kişide kaygı ve stres oluştururken, artan stres de yeni atakları tetikleyebiliyor. Uzmanlar nefes egzersizleri, düzenli uyku, fiziksel aktivite ve gevşeme tekniklerinin stres yönetimine katkı sağlayabileceğini belirtiyor. [1]</p>

<p>Enfeksiyonlar atakları başlatabiliyor</p>

<p>Boğaz enfeksiyonu, solunum yolu enfeksiyonları, mantar enfeksiyonları ve bazı bakteriyel enfeksiyonlar sedef hastalığında yeni plakların oluşmasına neden olabiliyor. Enfeksiyon tedavi edildiğinde, birçok hastada cilt bulgularının da hafiflediği bildiriliyor. [1]</p>

<p>Sigara ve alkol riski artırıyor</p>

<p>Sigara kullanımının sedef hastalığının hem görülme sıklığını hem de şiddetini artırdığına ilişkin çok sayıda çalışma bulunuyor. Özellikle el ve ayaklarda gelişen dirençli sedef lezyonlarıyla ilişki gösterildiği bildiriliyor. Yoğun alkol tüketiminin de bazı hastalarda alevlenmeleri kolaylaştırabileceği ifade ediliyor. Ayrıca bazı sedef ilaçlarının alkolle birlikte kullanılmasının sakıncalı olabileceği vurgulanıyor. [1]</p>

<p>Soğuk ve kuru hava cildi zorluyor</p>

<p>Kış aylarında düşen nem oranı ve soğuk hava, cildin daha fazla kurumasına neden oluyor. Bu durum sedef plaklarının belirginleşmesine ve kaşıntının artmasına yol açabiliyor. Uzmanlar, özellikle banyo sonrasında yoğun nemlendirici kullanmanın ve ev ortamında nem oranını korumanın faydalı olabileceğini belirtiyor. [1]</p>

<p>Cilt yaralanmaları yeni plaklara yol açabiliyor</p>

<p>Kesik, çizik, böcek ısırığı, güneş yanığı veya dövme gibi cilt travmaları sonrasında yeni sedef plaklarının oluşmasına “Koebner fenomeni” adı veriliyor. Bu nedenle cildin mümkün olduğunca travmadan korunması öneriliyor. [1]</p>

<p>Hormon değişiklikleri etkili olabiliyor</p>

<p>Sedef hastalığı her yaşta görülebilse de özellikle 20 ila 30 yaş ile 50 ila 60 yaş arasında daha sık ortaya çıkabiliyor. Ergenlik ve menopoz dönemindeki hormonal değişimlerin bazı kişilerde hastalığı tetikleyebileceği düşünülüyor. Buna karşılık bazı kadınlarda gebelik sırasında yükselen östrojen düzeylerinin belirtileri hafifletebildiği bildirilmiş durumda. [1]</p>

<p>Alerjiyle aynı hastalık değil</p>

<p>Sedef hastalığında bağışıklık sistemi önemli rol oynasa da mevcut bilimsel veriler bunun doğrudan bir alerjik hastalık olmadığını gösteriyor. Bazı araştırmalarda alerjik reaksiyonlarda görev alan mast hücrelerinin sedef hastalarında daha fazla bulunduğu görülse de iki hastalık arasında kesin bir neden-sonuç ilişkisi kanıtlanmış değil. [1]</p>

<p>Sedef hastalığı kişiden kişiye farklı seyredebildiği için herkeste aynı tetikleyiciler etkili olmayabiliyor. Uzmanlar, hangi durumlarda atak geliştiğini takip etmenin ve tedavi planını buna göre düzenlemenin uzun dönem hastalık kontrolünü kolaylaştırabileceğini belirtiyor. Mevcut bilgiler, klinik gözlemler ve bilimsel çalışmaların derlenmesine dayanıyor; bireysel tetikleyiciler ise kişisel farklılık gösterebiliyor. [1]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] WebMD Editorial Team. 10 Psoriasis Triggers and How to Handle Flare-ups. WebMD. Tıbbi inceleme: Raja Durai Sam Nishanth, MBBS, MD. 2026. Amerikan Dermatoloji Akademisi ve National Psoriasis Foundation kaynakları temel alınarak hazırlanmış editöryal derleme.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/sedef-hastaligini-alevlendiren-10-yaygin-tetikleyici</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 01:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7101.jpeg" type="image/jpeg" length="29088"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zayıflama İlaçlarında Mikrodoz Kullanımı Yaygınlaşıyor: Uzmanlar Bilimsel Kanıt Eksikliğine Dikkat Çekiyor]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/zayiflama-ilaclarinda-mikrodoz-kullanimi-yayginlasiyor-uzmanlar-bilimsel-kanit-eksikligine-dikkat-cekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/zayiflama-ilaclarinda-mikrodoz-kullanimi-yayginlasiyor-uzmanlar-bilimsel-kanit-eksikligine-dikkat-cekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[GLP-1 mikrodoz kullanımı, kilo vermek isteyenler arasında giderek daha fazla konuşuluyor. Ancak uzmanlar, ilacın önerilen dozdan daha az kullanılmasının güvenli ve etkili olduğuna dair yeterli bilimsel kanıt bulunmadığını belirtiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kilo vermek amacıyla kullanılan GLP-1 ilaçlarını daha düşük dozlarda kullanma eğilimi son dönemde özellikle sosyal medyada dikkat çekiyor. Bazı kişiler bu yöntemle hem yan etkileri azaltmayı hem de ilacı daha uzun süre kullanmayı hedefliyor. Ancak uzmanlar, mevcut bilimsel verilerin bu yaklaşımı desteklemediğini vurguluyor.[1][2]</p>

<p>GLP-1 mikrodoz kullanımı ne anlama geliyor?</p>

<p>GLP-1 ilaçları, iştahı azaltarak kilo vermeye yardımcı olan ve aynı zamanda tip 2 diyabet tedavisinde de kullanılan ilaçlar arasında yer alıyor.</p>

<p>“Mikrodoz” ise doktorun önerdiği standart dozdan daha az ilaç kullanılması ya da dozların daha seyrek uygulanması anlamına geliyor.[1]</p>

<p>Bu yöntemi tercih edenlerin en sık dile getirdiği nedenler ise şunlar:</p>

<ul>
 <li>İlacın maliyetini düşürmek,</li>
 <li>Mide bulantısı gibi yan etkileri hafifletmek,</li>
 <li>İlacı daha uzun süre kullanabilmek.</li>
</ul>

<p>Bilim insanları neden temkinli yaklaşıyor?</p>

<p>Uzmanlara göre bugün için GLP-1 ilaçlarının düşük dozda kullanılmasının uzun vadede aynı faydayı sağladığını gösteren güçlü bilimsel çalışmalar bulunmuyor.[1][2]</p>

<p>Ruhsatlı dozlar, binlerce kişinin katıldığı klinik araştırmalar sonucunda belirlenmiş durumda. Buna karşılık mikrodoz uygulamasının ne kadar etkili olduğu, kimlerde işe yaradığı ve uzun dönemde güvenli olup olmadığı henüz net olarak bilinmiyor.[1]</p>

<p>Bu nedenle sosyal medyada paylaşılan kişisel deneyimlerin bilimsel kanıt olarak değerlendirilmemesi gerektiği belirtiliyor.[2]</p>

<p>Daha az yan etki olabilir ama etkisi de azalabilir</p>

<p>Daha düşük doz kullanan bazı kişiler mide bulantısı veya kusma gibi şikayetlerinin hafiflediğini söylüyor.</p>

<p>Ancak uzmanlara göre dozun gereğinden fazla azaltılması ilacın iştahı baskılama etkisini de azaltabiliyor. Bu durumda kilo verme yavaşlayabiliyor, hatta bazı kişilerde tamamen durabiliyor.[1]</p>

<p>Doz değişikliği kendi başına yapılmamalı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlar özellikle internetten temin edilen veya kişiye özel hazırlanan bazı ürünlerle yapılan mikrodoz uygulamalarında doz hatası yaşanabileceğine dikkat çekiyor.[1]</p>

<p>Bu nedenle ilacın dozunun artırılması, azaltılması veya uygulama aralığının değiştirilmesi gibi kararların mutlaka tedaviyi takip eden hekim tarafından verilmesi gerektiği belirtiliyor.</p>

<p>Bugünkü bilimsel veriler, GLP-1 mikrodoz kullanımının standart bir tedavi yöntemi olarak kabul edilmesi için yeterli değil. Bu konuda daha kapsamlı klinik araştırmalara ihtiyaç olduğu ifade ediliyor.[1][2]</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] Butsch WS. Should You Microdose GLP-1 Drugs? Cleveland Clinic Health Essentials. 2025.</p>

<p>[2] Dushay J. GLP-1 microdosing is popular, but there’s little evidence it works. STAT. 2026.</p>

<p>[3] Gasoyan H, ve ark. Injectable Medications for Obesity Produce Smaller Weight Loss in a Real-World Setting. Obesity. 2025.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/zayiflama-ilaclarinda-mikrodoz-kullanimi-yayginlasiyor-uzmanlar-bilimsel-kanit-eksikligine-dikkat-cekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 01:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7100.jpeg" type="image/jpeg" length="13506"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Görele’de Yas: 20 Yaşındaki Berke Alkuru Hamburg’da Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/gorelede-yas-20-yasindaki-berke-alkuru-hamburgda-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/gorelede-yas-20-yasindaki-berke-alkuru-hamburgda-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Berke Alkuru, Almanya’nın Hamburg kentinde 20 yaşında hayatını kaybetti. Acı haber, Giresun’un Görele ilçesine bağlı Daylı Köyü tarafından yapılan vefat ve cenaze duyurusuyla kamuoyuna paylaşıldı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Almanya’nın Hamburg şehrinde yaşamını yitiren Berke Alkuru’nun vefatı, ailesi ve yakınlarını yasa boğdu. Daylı Köyü tarafından yayımlanan cenaze duyurusunda, Alkuru’nun köy esnaflarından Yusuf Cındık’ın yeğeni, merhum Mustafa Alkuru’nun torunu, Reyhan ve Mehmet Alkuru’nun evladı ile Umut Alkuru’nun kardeşi olduğu belirtildi.</p>

<p>Cenazesi Daylı Köyü’nde Defnedilecek</p>

<p>Paylaşılan bilgiye göre Berke Alkuru’nun naaşı Türkiye’ye getirilecek. Cenazenin Cumartesi günü Daylı Köyü’ne ulaştırılmasının ardından, ikindi namazını müteakip kılınacak cenaze namazı sonrası aile kabristanlığında toprağa verileceği bildirildi.</p>

<p>Ölüm Nedeniyle İlgili Resmî Açıklama Bulunmuyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şu ana kadar Berke Alkuru’nun ölüm nedenine ilişkin resmî makamlar tarafından yapılmış herhangi bir açıklama bulunmuyor. Kamuoyuna yansıyan bilgiler, aile ve köy tarafından yayımlanan vefat ve cenaze duyurularıyla sınırlı durumda.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/gorelede-yas-20-yasindaki-berke-alkuru-hamburgda-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 00:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7096.jpeg" type="image/jpeg" length="32272"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fenerbahçe Spor Kulübü Rafael Leao iddialarında son durum: Resmî açıklama ne diyor?]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/fenerbahce-spor-kulubu-rafael-leao-iddialarinda-son-durum-resmi-aciklama-ne-diyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/fenerbahce-spor-kulubu-rafael-leao-iddialarinda-son-durum-resmi-aciklama-ne-diyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe Spor Kulübü Rafael Leao transferi son günlerde yeniden gündeme gelirken, kulüp tarafından daha önce yapılan resmî açıklama iddiaların gerçeği yansıtmadığını ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Şu an itibarıyla Fenerbahçe’nin Rafael Leao transferini resmen sonuçlandırdığına veya oyuncuya resmî teklif sunduğuna ilişkin doğrulanmış yeni bir gelişme bulunmuyor.</p>

<p>Kulübe yakın kaynaklar ve İtalyan basınında görüşmelere ilişkin çeşitli iddialar yer alsa da, Fenerbahçe cephesinden bu haberleri doğrulayacak yeni bir resmî açıklama yapılmış değil. Süreç transfer söylentileri üzerinden takip edilmeye devam ediyor.</p>

<p>Fenerbahçe Spor Kulübü Rafael Leao gündemi nasıl başladı?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fenerbahçe Spor Kulübü Rafael Leao transferi, Portekizli yıldızın Milan’dan ayrılabileceğine yönelik haberlerin ardından gündeme taşındı. Bazı yayın organlarında sarı lacivertli kulübün yüksek maliyetli bir teklif hazırladığı öne sürüldü.</p>

<p>Ancak Fenerbahçe Spor Kulübü, 25 Temmuz’da yayımladığı resmî açıklamada Rafael Leao için yaklaşık 100 milyon avroluk teklif yapıldığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını duyurdu. Açıklamada oyuncuya veya kulübüne bu yönde herhangi bir teklif yapılmadığı ifade edildi.</p>

<p>İtalya’dan görüşme iddiaları</p>

<p>Resmî açıklamanın ardından İtalya basınında ve bazı spor yayınlarında Fenerbahçe temsilcilerinin Milan yönetimiyle temas kurabileceği yönünde haberler yayımlandı. Bazı kaynaklarda kulüp yöneticilerinin Milano’da temaslarda bulunduğu ileri sürülürken, bu iddialar Fenerbahçe tarafından resmen doğrulanmadı.</p>

<p>Transfer dönemlerinde benzer haberlerin sıkça gündeme geldiği bilinirken, resmî imza veya kulüp açıklaması bulunmadığı sürece sürecin iddia aşamasında olduğu değerlendiriliyor.</p>

<p>Son durum</p>

<p>Fenerbahçe Spor Kulübü Rafael Leao transferinde şu an itibarıyla resmî imza, Kamuyu Aydınlatma Platformu bildirimi veya kulüpten transferi doğrulayan yeni bir açıklama bulunmuyor. Mevcut durumda kamuoyundaki haberlerin önemli bölümü iddia niteliğinde olup, Fenerbahçe’nin son resmî açıklaması oyuncuya herhangi bir teklif yapılmadığı yönünde olmayı sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/fenerbahce-spor-kulubu-rafael-leao-iddialarinda-son-durum-resmi-aciklama-ne-diyor</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 22:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-7091.jpeg" type="image/jpeg" length="16602"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Ortahisar’da Otomobil Çarptı: Genç Kız Entübe Edildi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç kız hastaneye kaldırılarak entübe edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Bahçecik Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasında bir genç kız ağır yaralandı. Olay, dün öğle saatlerinde mahalle içindeki cadde üzerinde yaşandı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza cadde üzerinde ilerleyen bir otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle genç kız metrelerce savrularak yere düştü.</p>

<p>Kazayı gören çevredeki vatandaşlar hızla olay yerine koşarak yaralıya ilk müdahaleyi yaptı. Durumun 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirilmesi üzerine bölgeye kısa sürede ambulans sevk edildi.</p>

<p>Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ağır yaralanan genç kıza ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi. Ardından ambulansla <strong>hastaneye</strong> kaldırılan genç kızın tedavi altına alındığı öğrenildi.</p>

<p>Hastaneden edinilen bilgilere göre genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakım ünitesinde <strong>entübe edilerek tedavisinin sürdüğü</strong> bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/JabDXO75eq4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="12271"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı’nın Bilinmeyen Hikâyesi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Mart sadece bir meslek günü değil, bir direnişin hatırasıdır. İşgal altındaki İstanbul’da Tıbbiyeli gençlerin başlattığı o tarihi duruşu Prof. Dr. İhsan Kafadar anlatıyor. Bir bayramın ardındaki vatan, cesaret ve fedakârlık hikâyesi bu videoda.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/bedf6ab0-8103-4cb9-8101-fc233d486602.jpg" type="image/jpeg" length="31722"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SMA Hastalığı Nedir? İlk Belirtiler ve Güncel Tedavi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SMA hastalığı bebeklerde ve çocuklarda kas kaybına yol açıyor. Erken belirti fark edilmezse tablo ağırlaşıyor. Uzmanlar erken tanı ve tarama uyarısı yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir bebek başını tutamıyorsa, emmede zorlanıyorsa ya da yaşıtlarına göre daha hareketsizse… Bu durum basit bir gelişim geriliği değil, <strong>SMA hastalığı</strong> olabilir.</p>

<p>Son yıllarda hem tarama programlarının yaygınlaşması hem de ailelerin bilinçlenmesiyle <strong>SMA hastalığı</strong> daha fazla konuşuluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Çocuk Nörolojisi Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, özellikle erken belirti ve tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor:<br />
“Bugün artık SMA hastalığında erken tanı, hastalığın seyrini değiştirebiliyor. Ancak belirtiler gözden kaçarsa tablo ağırlaşabiliyor.”<br />
<br />
SMA Hastalığı nedir?</p>

<p><strong>SMA hastalığı (Spinal Müsküler Atrofi)</strong>, omurilikteki hareket sinir hücrelerini etkileyen genetik bir kas hastalığıdır.</p>

<p>Bu hastalıkta, kasları çalıştıran motor nöronlar hasar görür. Sonuç olarak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kaslarda güçsüzlük</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hareket kısıtlılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zamanla kas erimesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İleri vakalarda solunum problemleri</p>
 </li>
</ul>

<p>görülebilir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’a göre, <strong>SMA hastalığı</strong> doğuştan gelen genetik bir bozukluktur ve SMN1 genindeki eksiklik nedeniyle ortaya çıkar. “Kasın kendisi sağlamdır, sorun kası çalıştıran sinirdedir” diyerek hastalığın mekanizmasını sade bir dille anlatıyor.</p>

<p>SMA hastalığı tiplerine göre farklı şiddette seyreder. Bazı bebeklerde ilk aylarda ağır tablo görülürken, bazı çocuklarda belirtiler daha geç ortaya çıkabilir.</p>

<hr />
<h2>En sinsi belirtiler</h2>

<p>SMA hastalığı çoğu zaman sessiz başlar. Aileler ilk etapta fark etmeyebilir.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken belirtiler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Baş kontrolünde gecikme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve yutma güçlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaşıtlarına göre daha az hareket</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda gevşeklik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sık solunum yolu enfeksiyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oturamama ya da yürüyememe</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Bebek çok sakin diye sevinen aileler oluyor. Oysa aşırı hareketsizlik bazen <strong>SMA hastalığı belirtisi</strong> olabilir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Özellikle bacaklarda güçsüzlük ön plandadır. Bazı vakalarda dilde titreme bile görülebilir. Bu belirtiler erken dönemde yakalanırsa, tedavi seçenekleri daha etkili olabilir.</p>

<hr />
<h2>Kimler risk altında?</h2>

<p>SMA hastalığı kalıtsal bir hastalıktır.</p>

<p>Risk grupları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Anne ve babanın taşıyıcı olduğu bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliği bulunan aileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ailesinde SMA öyküsü olanlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye’de taşıyıcılık oranının yaklaşık 1/40–1/50 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu da toplumda azımsanmayacak bir genetik risk bulunduğunu gösterir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “Anne ve baba sağlıklı olabilir. Taşıyıcı olduklarını bilmeyebilirler. Bu nedenle evlilik öncesi ve gebelik öncesi taramalar çok önemlidir” diyor.</p>

<hr />
<h2>Neden artıyor?</h2>

<p>Son yıllarda “SMA hastalığı artıyor mu?” sorusu sıkça soruluyor.</p>

<p>Uzmanlara göre artışın birkaç nedeni var:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarının yaygınlaşması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik testlere erişimin artması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplumsal farkındalığın yükselmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliklerinin devam etmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Eskiden tanı alamayan vakalar vardı. Bugün erken tarama sayesinde SMA hastalığını daha erken yakalayabiliyoruz” diyerek görünürdeki artışın tanı kapasitesiyle ilişkili olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Ayrıca son yıllarda geliştirilen gen tedavileri ve yeni ilaç seçenekleri de hastalığın daha fazla gündeme gelmesine yol açtı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<h2>Ne zaman doktora gidilmeli?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk nörolojisi uzmanına başvurulmalı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebek başını 3–4 ayda tutamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>6–7 ayda desteksiz oturamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 yaşında yürümeye başlamamışsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda belirgin güçsüzlük varsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve beslenme problemi sürüyorsa</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “SMA hastalığında erken tanı hayat kurtarır. Gecikme kas kaybını artırabilir” diyerek aileleri uyarıyor.</p>

<p>Bugün <strong>SMA hastalığı tedavisi</strong> için kullanılan ilaçlar, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bazı vakalarda gen tedavisi uygulanabiliyor. Ancak tedavinin başarısı büyük ölçüde erken teşhise bağlı.</p>

<hr />
<h2>Nasıl korunulur?</h2>

<p>SMA hastalığı tamamen önlenebilir bir hastalık değildir. Ancak risk azaltılabilir.</p>

<p>Korunma yolları:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Evlilik öncesi taşıyıcılık testi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gebelik öncesi genetik danışmanlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aile öyküsü varsa ileri genetik testler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarına katılım</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Toplumsal bilinç en güçlü silahtır. Taşıyıcı olduğunuzu bilmek kader değildir, önlem alma fırsatıdır” diyor.</p>

<p>Türkiye’de yenidoğan tarama programlarının genişlemesi sayesinde <strong>SMA hastalığı</strong> artık daha erken evrede tespit edilebiliyor. Bu da çocukların yaşam kalitesini artırma açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<hr />
<h2>Uzman Uyarısı: Erken Tanı Hayat Değiştiriyor</h2>

<p>SMA hastalığı kader değil, geç kalınmış tanı kader olabilir.</p>

<p>Kas kaybı başladıktan sonra geri dönüş sınırlıdır. Bu nedenle belirti, risk, genetik öykü ve erken tarama hayati önemdedir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar son olarak şu mesajı veriyor:<br />
“Her hareketsizlik masum değildir. Aileler gelişim basamaklarını yakından takip etmeli. Şüphe varsa zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalı.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Nw0exSzCb4o/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="13983"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epilepsi Nedir? Prof. Dr. İhsan Kafadar’dan Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Epilepsi (sara) nedir, belirtileri nelerdir? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. İhsan Kafadar çocuklarda epilepsi, nöbet anında yapılması gerekenler ve tedaviyi anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyin bazen kendi içinde bir fırtına çıkarır. Sessiz, görünmez ama etkisi sarsıcı bir elektrik dalgası… İşte epilepsi, bu dalganın kontrolsüzce yayılmasıyla ortaya çıkan nörolojik bir hastalık.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Nöroloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada epilepsinin toplumda hâlâ yanlış bilinen yönleri olduğunu vurguladı.</p>

<hr />
<h2>Epilepsi (Sara) Nedir?</h2>

<p>Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan, tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalıktır. Halk arasında “sara” olarak bilinir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’a göre:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tek bir hastalık değil, birçok farklı nedeni ve türü olan bir beyin hastalıkları grubudur. Her nöbet epilepsi değildir; tanı için nöbetlerin tekrarlayıcı olması gerekir.”</p>
</blockquote>

<hr />
<h2>Nöbet Nasıl Ortaya Çıkar?</h2>

<p>Beynimiz milyarlarca sinir hücresinin uyumlu çalışmasıyla görev yapar. Ancak bazı durumlarda bu hücreler bir anda aşırı ve düzensiz elektrik sinyali üretir. Sonuç?</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ani bilinç kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kasılmalar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sabit bir noktaya dalıp kalma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağızda köpürme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kısa süreli hafıza kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Garip kokular ya da tatlar hissetme</p>
 </li>
</ul>

<p>Bazı nöbetler dramatiktir, bazıları ise sadece birkaç saniyelik “donma” şeklinde geçer. Bu nedenle birçok epilepsi vakası uzun süre fark edilmeden devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Çocuklarda Epilepsi Daha mı Farklı?</h2>

<p>Prof. Dr. Kafadar, özellikle çocukluk çağında epilepsinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtiyor:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuklarda dalıp gitme, ders sırasında kısa süreli kopmalar, ani sıçramalar ya da sebepsiz düşmeler epilepsi belirtisi olabilir. Ailelerin bu belirtileri hafife almaması gerekir.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukluk çağı epilepsilerinin bir kısmı yaşla birlikte düzelebilirken, bazı türleri uzun süreli takip gerektirir.</p>

<hr />
<h2>Epilepsinin Nedenleri Neler?</h2>

<p>Epilepsi her zaman tek bir nedene bağlı değildir. Olası sebepler arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Doğum sırasında beyin hasarı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik yatkınlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin enfeksiyonları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kafa travmaları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin tümörleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nedeni bilinmeyen (idiopatik) durumlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Vakaların önemli bir kısmında ise net bir sebep saptanamayabilir.</p>

<hr />
<h2>Tanı Nasıl Konur?</h2>

<p>Epilepsi tanısında en önemli testlerden biri <strong>EEG (Elektroensefalografi)</strong>’dir. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeder.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bunun yanında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Beyin MR görüntülemesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayrıntılı nörolojik muayene</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nöbet öyküsünün detaylı değerlendirilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Tanı sürecinde büyük önem taşır.</p>

<hr />
<h2>Tedavisi Var mı?</h2>

<p>Evet. Epilepsi hastalarının büyük bir kısmı düzenli ilaç tedavisiyle nöbetsiz bir yaşam sürebilir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’ın altını çizdiği en önemli nokta şu:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaçlar düzenli kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70’inde nöbetler tamamen kontrol altına alınabilir.”</p>
</blockquote>

<p>Dirençli vakalarda ise:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ketojenik diyet</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vagus sinir stimülasyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cerrahi tedavi</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi seçenekler gündeme gelebilir.</p>

<hr />
<h2>Nöbet Anında Ne Yapılmalı?</h2>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlış, nöbet geçiren kişinin ağzına bir şey koymaya çalışmaktır. Bu son derece tehlikelidir.</p>

<p>Doğru yaklaşım:</p>

<p>✔️ Kişiyi yan yatırmak<br />
✔️ Başını sert bir zeminden korumak<br />
✔️ Süreyi takip etmek<br />
✔️ Nöbet 5 dakikayı aşarsa acil yardım çağırmak</p>

<hr />
<h2>Toplumsal Yanlış Algılar</h2>

<p>Epilepsi bulaşıcı değildir.<br />
Ruhsal bir hastalık değildir.<br />
Akıl hastalığı değildir.</p>

<p>Bu hastalık, beynin elektriksel düzeniyle ilgilidir. Doğru tedavi ve takip ile bireyler eğitimlerine, iş hayatlarına ve sosyal yaşamlarına devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Son Söz</h2>

<p>Epilepsi korkulacak değil, bilinmesi gereken bir hastalıktır. Bilgi, ön yargının panzehiridir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’ın da ifade ettiği gibi, erken tanı ve düzenli takip hayat kalitesini belirleyen en kritik faktördür.</p>

<p>Beynin elektriği bazen kontrolden çıkabilir. Önemli olan, o dalgayı doğru yönetmektir. ⚡<br />
Epilepsi (Sara Hastalığı) Nedir? Epilepsi Çeşitleri Nelerdir? Epilepsi Neden Olur? Epilepsi Belirtileri Nelerdir? Epilepsi Nasıl Teşhis Edilir? Epilepsi Tedavisi Nasıl Yapılır? Epilepsi Risk Faktörleri Nelerdir? Epilepsi öldürür mü? Epilepsi nasıl anlaşılır? Epilepsi geçer mi? Stres epilepsiyi etkiler mi? Epilepsi nöbeti uyurken olur mu? Epilepsi nöbeti geçirdikten sonra kişi neler hisseder? Anksiyete epilepsiye neden olur mu?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Qo87l9ftCJg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="26711"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Salmonella Nedir? Salmonella Belirtileri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salmonella nedir, nasıl bulaşır, belirtileri neler? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Asuman İnan, Tıbbiye Bülteni’ne konuştu.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir lokma… Ve saatler içinde başlayan ateş, kramp, halsizlik.<br />
Adı sık duyuluyor ama ciddiyeti çoğu zaman hafife alınıyor: <strong>Salmonella</strong>.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Asuman İnan</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada özellikle yaz aylarında artan vakalara dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. İnan, “Salmonella en sık gıdalar yoluyla bulaşır. Çiğ veya iyi pişmemiş tavuk, yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve iyi yıkanmamış sebzeler risk taşır” dedi.</p>

<hr />
<h2>🧫 Salmonella Nedir?</h2>

<p>Salmonella, bağırsak sistemini etkileyen bir bakteri grubudur. Halk arasında çoğu zaman “gıda zehirlenmesi” olarak bilinen tabloya neden olur. Ancak her gıda zehirlenmesi Salmonella değildir.</p>

<p>Uzmanlara göre bakteri, uygun sıcaklıkta hızla çoğalır ve özellikle hijyen kurallarına uyulmayan mutfaklarda kolayca yayılır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<h2>⚠️ Salmonella Belirtileri Nelerdir?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’ın verdiği bilgilere göre belirtiler genellikle bakterinin alınmasından <strong>6–72 saat sonra</strong> ortaya çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek ateş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sulu veya kanlı ishal</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karın ağrısı ve kramp</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bulantı ve kusma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halsizlik</p>
 </li>
</ul>

<p>Çoğu vaka 4–7 gün içinde düzeliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf kişilerde enfeksiyon kana karışabiliyor ve ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<hr />
<h2>🚨 Kimler Risk Altında?</h2>

<p>Uzman isim özellikle şu grupları uyardı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>65 yaş üstü bireyler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hamileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik hastalığı olanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu kişilerde tablo daha ağır seyredebilir ve hastane tedavisi gerekebilir.</p>

<hr />
<h2>🛡 Nasıl Korunmalı?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’a göre korunmanın temel anahtarı mutfak hijyeni:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çiğ et ve sebzeler ayrı kesme tahtasında hazırlanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tavuk ve et iyice pişirilmeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Soğuk zincir korunmalı</p>
 </li>
</ul>

<p>“Salmonella gözle görülmez, tadı değişmez. Bu nedenle en güçlü silahımız temizliktir” uyarısında bulundu.</p>

<hr />
<h2>📌 Uzmandan Net Mesaj</h2>

<p>Salmonella hafife alınacak bir enfeksiyon değil. Basit görünen bir ishal tablosu bazı gruplarda hayati risk oluşturabiliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında açıkta satılan ve iyi muhafaza edilmeyen gıdalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/p38tMWwaAvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="48919"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanserden korunmanın 12 altın kuralı: Mucize formül değil, bilim öneriyor]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre kanserden korunmanın en etkili yolu tek bir mucize diyet değil; sigaradan uzak durmaktan güneşten korunmaya kadar uzanan 12 bilimsel yaşam alışkanlığı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser, dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Sosyal medyada “alkali diyetle kanser yok olur” ya da “tek bitkiyle tümör erir” gibi iddialar yayılırken, bilimsel araştırmalar kansere karşı en güçlü korumanın <strong>günlük yaşam alışkanlıklarında</strong> saklı olduğunu gösteriyor.<br />
 </p>

<h2>Uzmanların ortak mesajı</h2>

<p>“Mucize aramayın.<br />
Bilimsel önlemlerle ve sağlıklı yaşamla riskleri azaltın.”</p>

<p>Kanser riskini tamamen sıfırlamak mümkün olmasa da, bu 12 başlıkla risk belirgin biçimde azaltılabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlara göre kanserden korunma bir günde değil, bir yaşam tarzıyla mümkün. İşte bilimsel kanıtlarla desteklenen <strong>12 altın kural</strong>:</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/1.jpg" type="image/jpeg" length="16218"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
