<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Tıbbiye Bülteni | Sağlık Haberleri</title>
    <link>https://www.tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni, sağlık ve tıp alanındaki güncel gelişmeleri bilimsel doğruluk temelinde okuyucularına ulaştıran bağımsız sağlık haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 24 Jul 2026 21:58:38 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanserin Yaklaşık Yarısı Önlenebilir Risk Faktörleriyle İlişkili]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/kanserin-yaklasik-yarisi-onlenebilir-risk-faktorleriyle-iliskili</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/kanserin-yaklasik-yarisi-onlenebilir-risk-faktorleriyle-iliskili" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilimsel veriler, sigarayı bırakmak, düzenli egzersiz yapmak, sağlıklı beslenmek ve ideal kiloyu korumak gibi yaşam tarzı değişikliklerinin birçok kanser türünde riski yüzde 45’in üzerinde azaltabileceğini gösteriyor. Uzmanlar, tüm kanserlerin önlenemeyeceğini ancak doğru alışkanlıkların hastalığa karşı en güçlü koruyucu adımlar arasında yer aldığını vurguluyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD’deki Cleveland Clinic Kanser Enstitüsü uzmanlarının değerlendirmeleri ile Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Dünya Kanser Araştırma Fonu (WCRF) ve Amerikan Kanser Derneği’nin (ACS) bilimsel kanıtları, kanserlerin önemli bir bölümünün sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla önlenebileceğini ortaya koyuyor. Uzmanlara göre günlük hayatta alınacak doğru kararlar, bazı kanser türlerinde riski yüzde 45’in üzerinde azaltabilecek bir koruma sağlayabiliyor.</p>

<p>Kanser, dünya genelinde her yıl milyonlarca kişinin yaşamını etkileyen en önemli halk sağlığı sorunlarından biri olmaya devam ediyor. Ancak bilimsel veriler, tüm kanserlerin kaçınılmaz olmadığını gösteriyor. ABD’deki Cleveland Clinic Kanser Enstitüsü’nden onkolog Dr. Suneel Kamath’ın değerlendirmelerine göre; sigaradan uzak durmak, sağlıklı kiloyu korumak, düzenli egzersiz yapmak, dengeli beslenmek ve önerilen kanser taramalarına katılmak gibi yaşam tarzı değişiklikleri, birçok kanser türünün gelişme riskini anlamlı düzeyde azaltabiliyor.[1] Bu değerlendirmeler, Dünya Sağlık Örgütü, Dünya Kanser Araştırma Fonu ve Amerikan Kanser Derneği’nin yıllardır yayımladığı kapsamlı bilimsel raporlarla da destekleniyor.[2][3][4]</p>

<p>Kanserin Yaklaşık Yarısı Önlenebilir Risk Faktörleriyle İlişkili</p>

<p>Bilim insanları, kanserin tek bir hastalık olmadığını, 200’den fazla farklı hastalık grubunu kapsadığını vurguluyor. Genetik yatkınlık ve yaşlanma gibi değiştirilemeyen faktörler önemli olsa da, tütün kullanımı, obezite, fiziksel hareketsizlik, sağlıksız beslenme, alkol tüketimi ve bazı enfeksiyonlar gibi değiştirilebilir risk faktörleri birçok kanser vakasında belirleyici rol oynuyor.[2][3]</p>

<p>Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (IARC) ve Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre yalnızca tütün kullanımı, dünya genelindeki kanser ölümlerinin yaklaşık beşte birinden sorumlu tutuluyor.[2]</p>

<p>Bilimsel Kanıtlarla Desteklenen Koruyucu Adımlar</p>

<p>Uzmanların üzerinde en güçlü bilimsel uzlaşıya vardığı koruyucu öneriler şöyle sıralanıyor:</p>

<p>Sigara ve Tütün Ürünlerinden Tamamen Uzak Durun</p>

<p>Sigara, akciğer kanseri başta olmak üzere ağız, gırtlak, yemek borusu, pankreas, böbrek, mesane ve birçok farklı kanser türü için en önemli önlenebilir risk faktörü olarak kabul ediliyor. Pasif sigara dumanı da riski artırıyor.[2]</p>

<p>Sağlıklı Vücut Ağırlığını Koruyun</p>

<p>Fazla kilo ve obezite; meme, kalın bağırsak, rahim, böbrek, pankreas ve karaciğer kanseri dahil en az 13 farklı kanser türüyle ilişkilendiriliyor. Bilimsel çalışmalar, kilo kontrolünün inflamasyonu yani vücudun doku hasarına karşı geliştirdiği iltihabi yanıtı azaltarak kanser riskini düşürmeye katkı sağlayabileceğini gösteriyor.[3]</p>

<p>Haftada En Az 150 Dakika Egzersiz Yapın</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü, yetişkinlere haftada en az 150-300 dakika orta şiddette veya 75-150 dakika yüksek yoğunlukta fiziksel aktivite öneriyor. Düzenli hareket, özellikle bağırsak ve meme kanseri riskinin azalmasıyla ilişkilendiriliyor.[2][3]</p>

<p>Bitkisel Ağırlıklı Beslenmeyi Tercih Edin</p>

<p>Sebze, meyve, baklagil, tam tahıl ve kuruyemişlerden zengin beslenme modeli; lif alımını artırırken işlenmiş et ve aşırı kırmızı et tüketiminin sınırlandırılması öneriliyor. Dünya Kanser Araştırma Fonu, liften zengin beslenmenin özellikle kolorektal kanser riskini azaltabileceğine ilişkin güçlü kanıtlar bulunduğunu bildiriyor.[3]</p>

<p>Alkol Tüketimini Azaltın</p>

<p>Bilimsel veriler, güvenli kabul edilen bir alkol düzeyi olmadığını gösteriyor. Düzenli alkol tüketimi; meme, karaciğer, ağız, boğaz ve bağırsak kanseri riskinde artışla ilişkilendiriliyor.[2][3]</p>

<p>Güneşten Akılcı Korunun</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özellikle ultraviyole (UV) ışınlarına uzun süre maruz kalmak cilt kanserinin en önemli çevresel nedenlerinden biri olarak kabul ediliyor. Güneş koruyucu kullanımı ve yoğun güneş saatlerinden kaçınmak koruyucu önlemler arasında yer alıyor.[2]</p>

<p>HPV ve Hepatit B Aşılarını İhmal Etmeyin</p>

<p>Rahim ağzı kanserlerinin büyük bölümü HPV enfeksiyonuyla ilişkilidir. HPV ve Hepatit B aşıları, enfeksiyona bağlı gelişebilen bazı kanserlerin önlenmesinde etkili halk sağlığı uygulamaları arasında bulunuyor.[2][4]</p>

<p>Erken Tanı Hayat Kurtarıyor</p>

<p>Uzmanlar, yaşam tarzı değişikliklerinin tek başına yeterli olmadığını vurguluyor. Yaşa ve risk grubuna uygun meme, rahim ağzı ve kalın bağırsak kanseri taramalarına katılmak, hastalığın erken evrede yakalanmasını sağlayarak tedavi başarısını önemli ölçüde artırabiliyor.[2][4]</p>

<p>Yüzde 45 Azalma Ne Anlama Geliyor?</p>

<p>Cleveland Clinic’in aktardığı yüzde 45’in üzerindeki risk azalması, tek bir klinik araştırmadan elde edilmiş bir sonuç değil. Bu oran; farklı ülkelerde yürütülen uzun süreli epidemiyolojik çalışmaların, nüfus araştırmalarının ve uluslararası bilimsel kuruluşların sistematik değerlendirmelerinden elde edilen ortak kanıtların genel bir özetini yansıtıyor.[1][2][3]</p>

<p>Bu nedenle her bireyin kanser riski aynı değildir. Yaş, genetik özellikler, çevresel maruziyetler ve mevcut sağlık durumu kişisel riski değiştirebilir. Ancak bilimsel literatürde güçlü fikir birliği bulunan nokta, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının hem kanser hem de kalp-damar hastalıkları, diyabet ve diğer kronik hastalıkların yükünü azaltmada önemli bir rol oynadığıdır.</p>

<p>Kanser tamamen önlenebilen bir hastalık olmasa da, bugün alınan yaşam tarzı kararları gelecekteki sağlık üzerinde belirleyici etkiye sahip olabilir. Bilim insanlarının ortak mesajı ise oldukça net: Kanserle mücadele yalnızca tedaviyle değil, hastalık ortaya çıkmadan önce başlayan koruyucu yaklaşımlarla güç kazanıyor.</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] Cleveland Clinic. How To Prevent Cancer: 15 Ways To Lower Your Risk. Health Essentials. 2025.</p>

<p>[2] World Health Organization. Cancer Fact Sheet. Güncel sürüm.</p>

<p>[3] World Cancer Research Fund/American Institute for Cancer Research. Diet, Nutrition, Physical Activity and Cancer: A Global Perspective. Continuous Update Project. 2018 ve güncellemeleri.</p>

<p>[4] American Cancer Society. Cancer Prevention &amp; Early Detection Facts &amp; Figures. Güncel sürüm.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/kanserin-yaklasik-yarisi-onlenebilir-risk-faktorleriyle-iliskili</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 21:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6658.jpeg" type="image/jpeg" length="46584"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Demans Vakalarının Yarısı Önlenebilir: Yaşam Tarzı Değişikliği Beyni Koruyabilir]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/demans-vakalarinin-yarisi-onlenebilir-yasam-tarzi-degisikligi-beyni-koruyabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/demans-vakalarinin-yarisi-onlenebilir-yasam-tarzi-degisikligi-beyni-koruyabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uluslararası araştırmalar ve Dünya Sağlık Örgütü’nün güncellenen önerileri, demans vakalarının yaklaşık yarısının değiştirilebilir risk faktörlerinin kontrol altına alınmasıyla önlenebileceğini veya geciktirilebileceğini ortaya koyuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uzmanlar, yalnızca riskleri anlatmanın değil, insanların davranışlarını değiştirecek toplum temelli yaklaşımların da kritik olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Demansın kaçınılmaz bir yaşlanma sonucu olmadığına ilişkin bilimsel kanıtlar güçlenmeye devam ediyor. Avustralya’daki Curtin Üniversitesi öncülüğünde yürütülen uluslararası sistematik derleme, değiştirilebilir risk faktörlerinin hedeflenmesiyle demans vakalarının yaklaşık yüzde 50’sinin önlenebileceğini veya başlangıcının geciktirilebileceğini ortaya koydu. Bulgular, hakemli bilimsel dergi The Lancet Healthy Longevity‘de yayımlanırken, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) de 2026 yılında güncellediği kılavuzunda benzer şekilde demans riskinin yaklaşık yüzde 45’inin yaşam tarzı ve çevresel faktörlerle ilişkili olduğunu bildirdi.[1][2]</p>

<p>Demans riskini artıran değiştirilebilir faktörler</p>

<p>Araştırmacılar, demans gelişiminde etkili olan birçok risk unsurunun değiştirilebilir olduğuna dikkat çekiyor. Bunlar arasında:</p>

<ul>
 <li>Fiziksel hareketsizlik</li>
 <li>Sigara kullanımı</li>
 <li>Hipertansiyon</li>
 <li>Diyabet</li>
 <li>Obezite</li>
 <li>İşitme kaybı</li>
 <li>Yüksek kolesterol</li>
 <li>Aşırı alkol tüketimi</li>
 <li>Sosyal izolasyon</li>
 <li>Depresyon</li>
 <li>Düşük eğitim düzeyi</li>
 <li>Hava kirliliğine maruz kalma</li>
 <li>Görme kaybının tedavi edilmemesi</li>
 <li>Travmatik beyin yaralanmaları</li>
</ul>

<p>yer alıyor.[2][3]</p>

<p>Uzmanlara göre bu faktörlerin aynı anda kontrol altına alınması, yalnızca demans riskini değil kalp-damar hastalıkları ve inme gibi diğer kronik hastalıkların görülme olasılığını da azaltabiliyor.[2]</p>

<p>Araştırma sekiz ülkeden verileri inceledi</p>

<p>Çalışma, Avustralya, Belçika, Şili, Çin, Danimarka, Hollanda, Porto Riko ve ABD’de uygulanan toplum düzeyindeki demans farkındalık programlarını değerlendirdi. Sistematik derlemede 12 farklı araştırma incelendi ve örneklem büyüklükleri 51 ile 8.360 kişi arasında değişti.[1]</p>

<p>Araştırmacılar, televizyon ve medya kampanyalarının geniş kitlelere ulaşmasına rağmen davranış değişikliği oluşturma konusunda sınırlı kaldığını belirledi. Buna karşılık kişiselleştirilmiş risk değerlendirmeleri, çevrim içi eğitimler, toplum merkezli uygulamalar ve etkileşimli programların insanların daha sağlıklı alışkanlıklar geliştirmesinde daha başarılı olduğu saptandı.[1]</p>

<p>Sadece bilgi vermek yeterli olmuyor</p>

<p>Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, demans konusunda bilgi sahibi olmanın tek başına yaşam tarzını değiştirmeye yetmediğinin gösterilmesi oldu.</p>

<p>Araştırmacılar, insanların düzenli egzersiz yapmasını, sigarayı bırakmasını, sağlıklı beslenmesini veya sosyal yaşamını güçlendirmesini sağlayacak destekleyici politikaların oluşturulmasının, klasik farkındalık kampanyalarından daha etkili olabileceğini vurguluyor.[1]</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü kılavuzunu güncelledi</p>

<p>DSÖ’nün Temmuz 2026’da yayımladığı ikinci risk azaltma kılavuzu da yaşam boyu uygulanabilecek koruyucu stratejilere odaklanıyor.</p>

<p>Kuruluş;</p>

<ul>
 <li>düzenli fiziksel aktivite,</li>
 <li>Akdeniz tipi sağlıklı beslenme,</li>
 <li>sigaranın bırakılması,</li>
 <li>alkol tüketiminin azaltılması,</li>
 <li>hipertansiyon, diyabet ve yüksek kolesterolün etkin tedavisi,</li>
 <li>işitme kaybının uygun cihazlarla giderilmesi,</li>
 <li>sosyal etkileşimin sürdürülmesi,</li>
 <li>hava kirliliğine maruziyetin azaltılması</li>
</ul>

<p>gibi yaklaşımların demans riskini azaltabileceğini belirtiyor.[2]</p>

<p>Buna karşın, vitamin B, E vitamini, omega-3 yağ asitleri veya multivitamin takviyelerinin eksiklik saptanmayan kişilerde demansı önlediğine dair yeterli bilimsel kanıt bulunmadığı ifade ediliyor.[2]</p>

<p>Bulgular neden-sonuç ilişkisi göstermiyor</p>

<p>Araştırmacılar, mevcut verilerin önemli bölümünün gözlemsel araştırmalardan oluştuğunu ve yaşam tarzı ile demans arasında güçlü ilişkiler gösterse de her risk faktörünün tek başına doğrudan hastalığa neden olduğunu kanıtlamadığını vurguluyor.[1][3]</p>

<p>Bununla birlikte farklı ülkelerde yürütülen çalışmaların ortak yönde sonuç vermesi, toplum genelinde sağlıklı yaşam alışkanlıklarının desteklenmesinin demans yükünü azaltabilecek en güçlü halk sağlığı stratejilerinden biri olarak değerlendiriliyor.[1][2]</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] Stephan BCM, et al. Population-level interventions for dementia prevention: a systematic review. The Lancet Healthy Longevity. 2026. Makale No: 100869. DOI: 10.1016/S2666-7568(26)00053-X</p>

<p>[2] World Health Organization. Risk reduction of cognitive decline and dementia: WHO guidelines, second edition. World Health Organization. 2026.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>[3] Livingston G, et al. Dementia prevention, intervention, and care: 2024 report of the Lancet standing Commission. The Lancet. 2024;404(10452):572-628. DOI: 10.1016/S0140-6736(24)01296-0</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/demans-vakalarinin-yarisi-onlenebilir-yasam-tarzi-degisikligi-beyni-koruyabilir</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 21:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6656.jpeg" type="image/jpeg" length="37798"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kâbuslar Sadece Kötü Rüya mı? Uzmanlardan Açıklama]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/kabuslar-sadece-kotu-ruya-mi-uzmanlardan-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/kabuslar-sadece-kotu-ruya-mi-uzmanlardan-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kâbuslar en sık beynin yoğun şekilde çalıştığı REM uykusunda görülüyor. Bilim insanları, stres ve duygusal süreçlerle ilişkili olabileceğini belirttiği bu rüyaların oluşum mekanizmasını araştırmaya devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kâbuslar yalnızca kötü rüyalar değil. Uyku uzmanlarına göre korkutucu rüyalar, beynin en aktif olduğu REM uykusunda ortaya çıkıyor ve duyguların işlenmesiyle yakından ilişkili olabiliyor.</p>

<p>Gece aniden korkuyla uyanmak birçok kişinin yaşadığı bir durum. Uzmanlara göre kâbuslar, beynin neredeyse uyanıklık kadar aktif çalıştığı REM (Hızlı Göz Hareketi) uykusu sırasında görülüyor. ABD’deki WebMD tarafından uyku tıbbı alanındaki güncel bilimsel veriler ışığında hazırlanan değerlendirme, kâbusların yalnızca “kötü rüya” olarak görülmemesi gerektiğini ortaya koyuyor. [1]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kâbuslar en sık REM uykusunda ortaya çıkıyor</p>

<p>Uyku döngüsü boyunca birkaç kez yaşanan REM evresinde beyin; hafıza, öğrenme ve duygusal deneyimlerin işlenmesi için yoğun şekilde çalışıyor. Bu nedenle en canlı ve en gerçekçi rüyalar da bu dönemde görülüyor. Kâbuslar da çoğunlukla REM uykusunda ortaya çıkıyor ve kişiyi ani bir korku hissiyle uyandırabiliyor. [1][2]</p>

<p>Stres ve kaygı kâbus riskini artırabiliyor</p>

<p>Bilimsel veriler; yoğun stres, anksiyete, travmatik yaşantılar, düzensiz uyku ve bazı ilaçların kâbus görülme olasılığını artırabileceğini gösteriyor. Özellikle travma sonrası stres bozukluğu yaşayan kişilerde tekrarlayan kâbusların daha sık görüldüğü bildiriliyor. [1][3]</p>

<p>Her kâbus hastalık anlamına gelmiyor</p>

<p>Uzmanlar, zaman zaman görülen kâbusların yaşamın doğal bir parçası olabileceğini belirtiyor. Ancak haftada birkaç kez tekrarlayan, kişinin uykusunu bozan veya gündüz yaşamını etkileyen kâbusların altta yatan bir uyku bozukluğu ya da psikiyatrik durum açısından değerlendirilmesi gerekebileceği ifade ediliyor. [1][2]</p>

<p>Beyin duyguları işlerken kâbuslar oluşabiliyor</p>

<p>Araştırmacılar, REM uykusunda beynin gün içinde yaşanan olayları ve duygusal deneyimleri yeniden işlediğini düşünüyor. Kâbusların bu sürecin bir parçası olabileceği öne sürülse de, neden bazı insanların daha sık kâbus gördüğü sorusu henüz kesin olarak yanıtlanabilmiş değil. [2][3]</p>

<p>Kâbusların oluşum mekanizması üzerine araştırmalar sürerken, bilim insanları kaliteli ve düzenli uykunun hem fiziksel hem de ruhsal sağlık açısından temel öneme sahip olduğu konusunda görüş birliği içinde bulunuyor. [1][2]</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] WebMD Editorial Team. Dreams: Types, Theories, and Sleep Benefits. WebMD. Tıbbi inceleme, 2024.</p>

<p>[2] American Academy of Sleep Medicine. REM Sleep, Dreaming and Nightmare Disorders. 2024.</p>

<p>[3] National Institute of Neurological Disorders and Stroke. Brain Basics: Understanding Sleep. NIH. 2024.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>RUH SAĞLIĞI</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/kabuslar-sadece-kotu-ruya-mi-uzmanlardan-aciklama</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 21:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6655.jpeg" type="image/jpeg" length="33401"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beşiktaş’tan Dušan Vlahović İçin Dev Teklif! Maaş Detayı Ortaya Çıktı]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/besiktastan-dusan-vlahovic-icin-dev-teklif-maas-detayi-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/besiktastan-dusan-vlahovic-icin-dev-teklif-maas-detayi-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beşiktaş’ın dünyaca ünlü golcü Dušan Vlahović için yaptığı teklifin ayrıntıları ortaya çıktı. Siyah-beyazlıların Sırp yıldız için yıllık 13,5 milyon avroluk sözleşme önerdiği iddia edilirken, transfer görüşmelerinde yeni bir aşamaya geçildiği öne sürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeni sezon öncesinde kadrosuna yıldız bir santrfor kazandırmak isteyen Beşiktaş’ta, Dušan Vlahović transferiyle ilgili dikkat çeken gelişmeler yaşanıyor. İtalyan basınında yer alan haberlere göre siyah-beyazlı yönetim, Sırp golcü için resmi teklifini iletti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Haberlere göre Beşiktaş, 26 yaşındaki santrfora yıllık 13,5 milyon avro kazanacağı üç yıllık bir sözleşme önerdi. Oyuncu cephesinin teklifi değerlendirmeye aldığı ve taraflar arasındaki görüşmelerin sürdüğü belirtildi.</p>

<p>Transfer dosyasındaki bir diğer dikkat çekici iddia ise Vlahović’in menajeri Darko Ristić’in görüşmeleri ilerletmek amacıyla İstanbul’a gelmeye hazırlandığı yönünde oldu. Ancak bu bilgi henüz bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanmış değil.</p>

<p>Kariyerinde Partizan ve Juventus formaları giyen, Avrupa futbolunun önemli golcüleri arasında gösterilen Vlahović’in serbest oyuncu konumunda bulunması, transfer yarışını daha da hareketlendirmiş durumda. Beşiktaş’ın yanı sıra Avrupa’nın farklı kulüplerinin de oyuncunun durumunu yakından takip ettiği ifade ediliyor.</p>

<p>Siyah-beyazlı yönetimin yeni sezonda hücum hattına üst düzey bir golcü kazandırmayı hedeflediği bilinirken, Vlahović ismi bu planlamanın en dikkat çekici adaylarından biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Öte yandan transfer sürecine ilişkin Beşiktaş Kulübü veya oyuncu cephesinden resmi bir açıklama yapılmadı. Bu nedenle görüşmelerin sürdüğü iddiaları, resmi doğrulama gelene kadar transfer kulisi niteliğini koruyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/besiktastan-dusan-vlahovic-icin-dev-teklif-maas-detayi-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 20:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5659.jpeg" type="image/jpeg" length="19271"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yunanistan Açlıktan Kırılırken Ege’yi Aşan Kurtuluş Vapuru]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/yunanistan-acliktan-kirilirken-egeyi-asan-kurtulus-vapuru</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/yunanistan-acliktan-kirilirken-egeyi-asan-kurtulus-vapuru" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İkinci Dünya Savaşı sırasında işgal, abluka ve karaborsa Yunanistan’ı büyük bir açlığa sürükledi. Türkiye de ekmeği karneyle dağıtıyor ve ağır ekonomik sıkıntılarla mücadele ediyordu. Buna rağmen İstanbul’dan Pire’ye hareket eden Kurtuluş Vapuru; fasulye, nohut, patates, yumurta, çocuk gıdaları ve çeşitli yardım malzemeleri taşıyarak Ege’nin iki yakası arasında bir insanlık köprüsü kurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Takvimler 1941 yılını gösteriyordu.</p>

<p>Avrupa’nın büyük bölümü savaşın içindeydi. Ordular ülkeleri, savaş uçakları şehirleri, deniz ablukaları ise insanların sofralarını kuşatıyordu.</p>

<p>Yunanistan, 1940 yılında İtalya’nın saldırısına karşı savaşa girmiş; Nisan 1941’de Alman ordusunun ülkeyi işgal etmesinin ardından Almanya, İtalya ve Bulgaristan’ın denetimindeki işgal bölgelerine ayrılmıştı.</p>

<p>İşgal kuvvetlerinin tarım ürünlerine ve ulaşım imkânlarına el koyması, üretimin gerilemesi, ticaret yollarının kesilmesi, fiyatların hızla yükselmesi ve karaborsanın yaygınlaşması halkın temel gıdalara ulaşmasını güçleştirdi. İngiliz deniz ablukası da ülkeye dışarıdan gıda taşınmasını sınırlıyordu.</p>

<p>Özellikle 1941-1942 kışı, Yunan halkının hafızasına <strong>“Büyük Açlık”</strong> olarak kazındı.</p>

<p>Atina ve Pire sokaklarında açlıktan güçsüz düşen insanlar görülüyor, çocuklar aşevlerinin önünde ellerindeki küçük kaplarla bekliyor, hayatını kaybedenlerin cenazeleri kaldırılmakta güçlük çekiliyordu.</p>

<p>Açlık ve açlığa bağlı hastalıklar nedeniyle ölenlerin kesin sayısı konusunda araştırmacılar arasında görüş birliği bulunmamakla birlikte, bazı çalışmalarda can kaybının yüz binlerle ifade edildiği görülmektedir.</p>

<h2>Komşudan Yükselen Yardım Çağrısı</h2>

<p>Yunanistan’daki açlığın boyutlarını gösteren haberler kısa sürede Türkiye’ye de ulaştı.</p>

<p>Gazeteler Atina’dan gelen gelişmeleri yayımlıyor, diplomatik temsilcilikler ve yardım kuruluşları felaketin hafifletilmesi için girişimlerde bulunuyordu.</p>

<p>Ancak yardımın Yunanistan’a ulaştırılması kolay değildi. Akdeniz ve Ege Denizi savaş bölgesiydi. Bir yardım gemisinin hareket edebilmesi için İngiliz, Alman ve İtalyan makamlarından güvence alınması; sefer tarihi, rota ve taşınacak yük konusunda tarafların onay vermesi gerekiyordu.</p>

<p>İngiltere ile Türkiye arasında yürütülen görüşmeler sonucunda “Türk Yardım Planı” adı verilen çok taraflı bir yardım organizasyonu oluşturuldu.</p>

<p>Yardım malzemelerinin önemli bir bölümü İngiltere ve ABD tarafından sağlanan finansmanla Türkiye’den satın alınıyordu. Türkiye ise savaş yıllarında ihracatı sınırlandırılan ürünlerin gönderilmesine izin veriyor, gemi ve lojistik imkân sağlıyor, diplomatik görüşmeleri yürütüyor ve Kızılay aracılığıyla doğrudan yardımlarda bulunuyordu.</p>

<p>Türkiye’de yaşayan Rum vatandaşlar ile farklı yardım kuruluşları da Yunanistan’daki ihtiyaç sahipleri ve yakınları için gıda, giyecek ve çeşitli ihtiyaç malzemeleri hazırlıyordu.</p>

<p>Dolayısıyla Türkiye yalnızca ürünlerin geçtiği bir güzergâh değildi. Gemilerin hazırlanmasından izinlerin alınmasına, ürünlerin temininden yüklemenin yapılmasına kadar yardım zincirinin önemli halkalarından birini oluşturuyordu.</p>

<p>Yardımları taşıyacak gemi bulunduğunda adı, yaşanmakta olan dramla neredeyse kaderin bir cilvesi gibi örtüşüyordu:</p>

<p><strong>Kurtuluş.</strong></p>

<h2>Yaşlı Bir Yük Gemisi İnsanlığın Hizmetinde</h2>

<p>Kurtuluş, genç ve modern bir gemi değildi.</p>

<p>1880’li yıllarda İngiltere’de inşa edilen eski bir buharlı yük gemisiydi. İlk adı <i>Euripides</i> olan gemi, yıllar içinde farklı şirket ve ülkelerin idaresinde çalışmış; Türk armatörler tarafından satın alındıktan sonra Teşvikiye, Bülent ve son olarak Kurtuluş adlarını almıştı.</p>

<p>Savaş şartlarında uygun gemi bulmakta zorlanan Türk makamları, Kurtuluş’u yardım seferlerinde kullanmaya karar verdi.</p>

<p>Gemiye havadan ve denizden kolaylıkla görülebilecek büyük Kızılay işaretleri yerleştirildi. Çünkü Ege’de yanlış bir değerlendirme, bir denizaltı saldırısı veya hava bombardımanı, yardım gemisini birkaç dakika içinde savaşın kurbanlarından biri hâline getirebilirdi.</p>

<p>Kurtuluş’un rotası da yalnızca kaptanın veya Türk makamlarının kararıyla belirlenemiyordu. Geminin hareket tarihi ve izleyeceği güzergâh İngiltere, Almanya ve İtalya’dan alınacak güvencelere bağlıydı. Taraflardan birinin izninin gecikmesi bile seferin ertelenmesine yol açabiliyordu.</p>

<p>Bütün bu güçlük ve tehlikelere rağmen hazırlıklar tamamlandı.</p>

<h2>İlk Sefer: İstanbul’dan Pire’ye Umut Taşındı</h2>

<p>Kurtuluş Vapuru, ilk yardım seferine <strong>13 Ekim 1941’de</strong> İstanbul’dan çıktı.</p>

<p>Yaklaşık 1.100 tonluk yükte fasulye ve pirincin yanı sıra çocuklar için süt tozu, pirinç unu ve çeşitli yardım kuruluşlarının hazırladığı koliler bulunuyordu.</p>

<p>Gemi Pire Limanı’na ulaştığında yük, uluslararası yardım kuruluşları ile yerel görevlilerin gözetiminde teslim edildi.</p>

<p>Kurtuluş, 27 Ekim’de ikinci kez Pire’ye doğru hareket etti. Bu seferde fasulye, nohut, mercimek, yumurta, soğan ve lakerda başta olmak üzere yaklaşık 2.500 ton yardım malzemesi taşındı. Yükün içinde İngiliz Kızılhaçı ve diğer yardım kuruluşları tarafından sağlanan ürünler de bulunuyordu.</p>

<p>Bunlar sıradan birer ticari yük değildi.</p>

<p>Bir çuval fasulye, günlerdir sıcak yemek yiyemeyen aileler için hayatta kalma ihtimaliydi.</p>

<p>Bir kasa yumurta, gelişimi duran çocuklar için değerli bir besin kaynağıydı.</p>

<p>Bir paket süt tozu, yeterince beslenemediği için sütü kesilen bir annenin bebeğiyle yaşam arasındaki son bağ olabilirdi.</p>

<p>Türkiye’de yaşayan Rum vatandaşlara da Yunanistan’daki yakınlarına sınırlı miktarda yardım paketi gönderme izni verildi. Ailelerin hazırladığı kolilerde kuru gıdalardan giysilere ve günlük ihtiyaç malzemelerine kadar pek çok ürün bulunuyordu.</p>

<p>Böylece Kurtuluş’un ambarlarına yalnızca devletlerin ve kurumların yardımları değil, İstanbul’dan Atina’ya ve Pire’ye uzanan aile bağlarının sessiz yükü de yerleştiriliyordu.</p>

<h2>Her Seferde Yeni Bir Hayat Mücadelesi</h2>

<p>Kurtuluş’un üçüncü seferi 24 Kasım 1941’de gerçekleştirildi.</p>

<p>Bu seferde yaklaşık 298 ton soğan, 160 tonu aşkın patates, 582 ton nohut, 393 ton fasulye, 80 ton yumurta ve 90 fıçı tuzlu balık taşındı.</p>

<p>Dördüncü sefer 12 Aralık’ta başladı. Kuru fasulye, nohut, soğan, patates, lakerda ve yumurtanın yanında Türkiye’de yaşayan kişilerin yakınları için hazırladığı koliler de gemiye yüklendi.</p>

<p>Pire’ye indirilen gıdalar özellikle Atina ve Pire’deki aşevlerine, hastanelere, yetimhanelere ve yardım kurumlarına dağıtılıyordu. Kaynaklarda, bu yardımlardan yararlanan aşevlerinin yüz binlerce kişiye yemek ulaştırdığı aktarılmaktadır.</p>

<p>Ancak Kurtuluş’un taşıdığı yük, Yunanistan’daki açlığı bütünüyle sona erdirebilecek büyüklükte değildi. Milyonlarca insanın yaşadığı bir ülkede birkaç bin tonluk yardım, büyük felaketin yalnızca küçük bir bölümünü hafifletebilirdi.</p>

<p>Yine de o günlerde bir tas çorbanın bile yaşamla ölüm arasındaki sınırı belirleyebildiği düşünüldüğünde, yardımın değeri yalnızca tonlarla ölçülemezdi.</p>

<h2>Yumurta Sandıklarıyla İlgili Sarsıcı Anlatı</h2>

<p>Yunanistan’daki durumun vahametini ortaya koyan en çarpıcı anlatılardan biri, gönderilen yumurtaların boş sandıklarıyla ilgilidir.</p>

<p>Dönemin Türk basınına yansıyan ve Falih Rıfkı Atay’ın bir yazısında aktarılan bilgiye göre Türk tarafı, yeni yardım seferlerinde tekrar kullanılabilmesi amacıyla boş yumurta sandıklarının geri gönderilmesini istemişti.</p>

<p>Yunanistan’dan verildiği aktarılan cevap ise açlığın ulaştığı noktayı bütün çıplaklığıyla gösteriyordu:</p>

<p>Her gün çok sayıda insan hayatını kaybediyor, cenazelerin konulacağı tabutlar bulunamıyordu. Bu nedenle bazı yumurta sandıklarının tabut olarak kullanıldığı belirtiliyordu.</p>

<p>Bu anlatı, dönemin basın kaynaklarına dayanmaktadır. Bununla birlikte savaşın ve açlığın günlük hayatta meydana getirdiği yıkımı göstermesi bakımından son derece çarpıcıdır.</p>

<p>Kurtuluş yalnızca gıda taşımıyordu.</p>

<p>Bir ülkenin ölümle kurduğu çaresiz mücadeleye de tanıklık ediyordu.</p>

<h2>Türkiye de Bolluk İçinde Değildi</h2>

<p>Yardımın tarihsel değerini artıran önemli unsurlardan biri, Türkiye’nin içinde bulunduğu şartlardı.</p>

<p>Türkiye, İkinci Dünya Savaşı’na fiilen katılmamıştı ancak olası bir saldırıya karşı yüz binlerce kişi silah altına alınmıştı. Çalışabilir nüfusun önemli bir bölümünün orduda bulunması üretimi azaltmış, taşıma ve dağıtım imkânları zorlaşmış, temel tüketim maddelerinin fiyatları yükselmişti.</p>

<p>İstanbul’da <strong>13 Ocak 1941’den itibaren ekmek karneyle dağıtılmaya başlanmıştı.</strong></p>

<p>Türkiye, kendi vatandaşına ekmeği sınırlı miktarda verebildiği bir dönemde komşusuna fasulye, nohut, patates, yumurta, balık ve çocuk gıdaları gönderilmesine imkân sağlıyordu.</p>

<p>Yardımlarda kullanılan ürünlerin tamamı Türk devletinin bağışı değildi. Ürünlerin önemli bir kısmı İngiltere ve ABD’nin sağladığı finansmanla Türkiye’den satın alınmıştı. Ancak kıtlığın ve savaş ekonomisinin yaşandığı bir dönemde bu ürünlerin ihracına izin verilmesi, gemi ve personel tahsis edilmesi ve Kızılay eliyle doğrudan yardımlar yapılması önemli bir insani ve siyasi tercihti.</p>

<p>Kurtuluş’un hikâyesi, yalnızca zengin bir ülkenin elindeki fazlayı paylaşmasının hikâyesi değildi.</p>

<p><strong>Kendi imkânları sınırlı olan bir ülkenin, komşusunun açlığı karşısında sınırlarını ve limanlarını insanlık adına açmasının hikâyesiydi.</strong></p>

<h2>Kurtuluş’un Son Seferi</h2>

<p>Kurtuluş Vapuru, tamamladığı beş seferde binlerce ton yardım malzemesini Pire’ye ulaştırdı.</p>

<p>Kaynaklardaki miktarlar arasında bazı farklılıklar bulunmakla birlikte, akademik çalışmalarda geminin beş başarılı seferde toplam yaklaşık <strong>6.735 ton</strong> ürün taşıdığı belirtilmektedir.</p>

<p>Ocak 1942’de Kurtuluş, altıncı seferi için yeniden hazırlandı.</p>

<p>Gemi, yaklaşık 1.800 ton gıda maddesinin yanı sıra yüzlerce kişisel yardım kolisi ve paketle <strong>19 Ocak 1942 akşamı</strong> İstanbul’dan ayrıldı.</p>

<p>Hava şartları ağırdı. Kurtuluş, <strong>20 Ocak sabahı</strong> Marmara Adası’nın kuzeyindeki kayalıklara oturdu.</p>

<p>Mürettebat gemiyi kurtarmak için çaba gösterdi ancak ağır deniz şartları ve gövdede meydana gelen hasar nedeniyle Kurtuluş battı.</p>

<p>Gemide bulunan 34 kişi kurtarıldı. Ancak Yunanistan’a götürülmek üzere yüklenen gıda maddeleri ile yardım kolileri denize gömüldü.</p>

<p>Kurtuluş’un battığı haberi yalnızca Türkiye’de değil, Yunanistan’da da büyük üzüntüyle karşılandı.</p>

<p>Çünkü batan, Yunan halkı için sadece yaşlı bir yük gemisi değildi. Soğuk ve açlık içindeki insanlara İstanbul’dan yiyecek getiren, Pire Limanı’nda göründüğünde yeniden umut doğuran bir gemiydi.</p>

<h2>Yardım Seferleri Durmadı</h2>

<p>Kurtuluş’un batmasıyla Türkiye’den Yunanistan’a yapılan yardımlar sona ermedi.</p>

<p>Bu kez <strong>Dumlupınar Vapuru</strong> görevlendirildi.</p>

<p>Dumlupınar, Şubat 1942’de 900 ton fasulye ve 500 ton patates başta olmak üzere çeşitli yardım malzemeleriyle hazırlandı. Gemi, 26 Şubat’ta yaklaşık 2.057 ton gıdayı Yunanistan’a ulaştırdı.</p>

<p>Mart, Nisan, Haziran ve Temmuz aylarında gerçekleştirilen yeni seferlerde kuru sebze, yumurta, kuru meyve, zeytin, balık ve farklı temel gıda maddeleri taşındı.</p>

<p>Böylece Kurtuluş’un kurduğu yardım köprüsü başka gemilerle devam ettirildi.</p>

<h2>Ege’yi Ayıran Değil Birleştiren Bir Gemi</h2>

<p>Türkiye ile Yunanistan’ın yakın tarihinde savaşlar, göçler, mübadeleler, siyasi gerilimler ve karşılıklı acılar bulunmaktadır.</p>

<p>Kurtuluş Vapuru ise bu zor tarihin içindeki farklı bir sayfayı temsil eder.</p>

<p>Türk ve Yunan halklarının henüz birkaç on yıl önce birbirleriyle savaşmış olması, 1941’de açlık karşısında gösterilen dayanışmayı engellemedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye’nin gönderdiği veya Türkiye’den temin edilerek taşınmasına imkân sağladığı yardımlar savaşın kaderini değiştirmedi. Yunanistan’daki büyük açlığı tek başına sona erdirmesi de mümkün değildi.</p>

<p>Fakat yüz binlerce insanın yiyecek aradığı günlerde Pire’ye ulaşan her çuval, her koli ve her gıda paketi, birilerinin biraz daha hayatta kalmasına katkı sağladı.</p>

<p>Kurtuluş Vapuru bugün Marmara Denizi’nin derinliklerinde yatıyor.</p>

<p>Fakat onun gerçek mirası denizin dibindeki gövdesi değildir.</p>

<p>Gerçek mirası, devletler arasındaki sorunların halklar arasındaki merhameti ortadan kaldırmak zorunda olmadığını göstermesidir.</p>

<p>Çünkü bazı gemiler yalnızca yük taşımaz.</p>

<p>Bazıları hafızayı, vicdanı ve insanlığı bir kıyıdan diğerine taşır.</p>

<p><strong>Kurtuluş da onlardan biriydi.</strong></p>

<h3>Kaynaklar</h3>

<p>Çağla Derya Tağmat, “Yunanistan’da Büyük Açlık ve Ege’de Yardım Köprüsü: Kurtuluş ve Dumlupınar Vapurları (1941-1942)”; Bülent Bakar, “Zor Zamanlarda İyi Komşuluk Örneği: İkinci Dünya Savaşı’nda Türkiye’den Yunanistan’a Yapılan Yardımlar”; Atatürk Ansiklopedisi, “Kurtuluş Vapuru”; Atatürk Araştırma Merkezi yayınları; Uluslararası Kızılhaç Komitesi tarih ve görsel arşivleri; Violetta Hionidou, <i>Famine and Death in Occupied Greece, 1941-1944</i>.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>TARİH</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/yunanistan-acliktan-kirilirken-egeyi-asan-kurtulus-vapuru</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 20:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6651.jpeg" type="image/jpeg" length="15830"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Premier Lig’den Trabzonspor’un yıldızına bir talip daha]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/premier-ligden-trabzonsporun-yildizina-bir-talip-daha</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/premier-ligden-trabzonsporun-yildizina-bir-talip-daha" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzonspor’un savunmadaki yükselen isimlerinden Chibuike Nwaiwu için İngiltere’den yeni bir transfer iddiası ortaya atıldı. İngiliz basınında yer alan kulislere göre Crystal Palace, Nijeryalı savunmacıyı transfer listesine ekledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Crystal Palace devreye girdi</p>

<p>Yeni sezon öncesinde savunma hattını güçlendirmek isteyen Crystal Palace’ın, Trabzonspor forması giyen Chibuike Nwaiwu’yu yakından takip ettiği öne sürüldü.</p>

<p>İngiltere’de kulüp çevresini takip eden yerel kaynaklara göre Premier Lig ekibi, olası stoper transferi için hazırladığı kısa listede Nijeryalı futbolcuya da yer verdi.</p>

<p>Haberde, Crystal Palace’ın savunmadan ayrılması beklenen isimlerin durumuna göre Nwaiwu için resmî adım atabileceği ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Premier Lig ilgisi büyüyor</p>

<p>Nwaiwu’nun adı daha önce de İngiltere’den Fulham ile anılmıştı.</p>

<p>Şimdi ise Crystal Palace’ın da oyuncuyu değerlendirmeye başlaması, Trabzonspor’un başarılı savunmacısına Premier Lig’deki ilginin arttığını gösteriyor.</p>

<p>Ancak şu aşamada Crystal Palace’ın Trabzonspor’a resmî teklif yaptığına veya kulüpler arasında görüşmelerin başladığına ilişkin doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor.</p>

<p>Çok yönlü yapısıyla dikkat çekiyor</p>

<p>Asıl mevkisi stoper olan Chibuike Nwaiwu, ihtiyaç halinde ön libero olarak da görev yapabiliyor.</p>

<p>Fizik gücü, hava toplarındaki etkinliği ve oyun kurulumuna yaptığı katkıyla dikkat çeken genç futbolcu, Avrupa kulüplerinin takip ettiği isimler arasında gösteriliyor.</p>

<p>Trabzonspor’un kararı merak ediliyor</p>

<p>Trabzonspor yönetiminin oyuncuya yönelik ilgiyi yakından takip ettiği belirtilirken, bordo-mavili kulübün ancak beklentilerini karşılayacak bir teklif gelmesi halinde değerlendirme yapacağı ifade ediliyor.</p>

<p>Kulüp veya oyuncu cephesinden transfer iddialarına ilişkin resmî bir açıklama ise henüz yapılmadı.</p>

<p>Bu nedenle Crystal Palace bağlantısı, şu aşamada yabancı basına yansıyan güçlü bir transfer kulisi niteliğini taşıyor. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/premier-ligden-trabzonsporun-yildizina-bir-talip-daha</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 20:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6645.jpeg" type="image/jpeg" length="48285"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SBÜ Koordinasyonundaki HEALTH-AI Projesi Yapay Zekâ ile Sağlık Eğitiminde Uluslararası İş Birliğini Güçlendiriyor]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/sbu-koordinasyonundaki-health-ai-projesi-yapay-zeka-ile-saglik-egitiminde-uluslararasi-is-birligini-guclendiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/sbu-koordinasyonundaki-health-ai-projesi-yapay-zeka-ile-saglik-egitiminde-uluslararasi-is-birligini-guclendiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bilimleri Üniversitesi koordinasyonunda yürütülen Erasmus+ KA220 Higher Education kapsamındaki HEALTH-AI Projesi, sağlık alanında yapay zekâ okuryazarlığını artırmayı, etik ve güvenilir yapay zekâ kullanımını yaygınlaştırmayı ve uluslararası akademik iş birliklerini güçlendirmeyi hedefliyor. Proje kapsamında hazırlanan ilk haber bülteni de yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ), sağlık eğitiminde yapay zekâ temelli dönüşümü destekleyen uluslararası bir Erasmus+ projesine koordinatörlük yapıyor. “HEALTH-AI: Advancing Healthcare with Adaptive AI Training and a Collaboration Platform” başlıklı Erasmus+ KA220 Higher Education Projesi, farklı ülkelerden üniversiteleri ortak hedefler etrafında bir araya getiriyor.</p>

<p>Türkiye’den Çankaya Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesinin proje ortağı olarak yer aldığı girişimde; Norwegian University of Science and Technology (Norveç), Universum International College (Kosova), Escola Superior de Enfermagem do Porto (Portekiz) ve Università Ca’ Foscari Venezia (İtalya) da uluslararası ortaklar arasında bulunuyor.</p>

<p>Projede, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Gaziler Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesinden Prof. Dr. Engin Koyuncu koordinatör olarak görev yaparken, Doç. Dr. Ayça Uran Şan, Ankara Bilkent Şehir Hastanesinden Prof. Dr. Yüksel Maraş, Çankaya Üniversitesinden Doç. Dr. Gül Tokdemir ile Öğr. Gör. Dr. Sevgi Koyuncu Tunç ve Hacettepe Üniversitesinden Doç. Dr. Önder İlgili de proje ekibinde yer alıyor.</p>

<p>2028 yılının Mart ayında tamamlanması planlanan proje; sağlık profesyonelleri ve öğrenciler arasında yapay zekâ okuryazarlığını geliştirmeyi, disiplinler arası iş birliğini güçlendirmeyi, sağlık hizmetlerinde etik ve hukuki çerçevede yapay zekâ kullanımını desteklemeyi amaçlıyor. Aynı zamanda Erasmus+ programının temel hedefleri doğrultusunda eğitim kalitesinin artırılması, uluslararası akademik iş birliklerinin güçlendirilmesi, kültürlerarası etkileşimin geliştirilmesi ve yenilikçi araştırmaların teşvik edilmesi de projenin öncelikleri arasında yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Projenin yaygınlaştırma faaliyetleri kapsamında ise sağlık eğitiminde yapay zekâ uygulamalarına ilişkin farkındalığın artırılması ve proje çıktılarının daha geniş kitlelere ulaştırılması amacıyla düzenli haber bültenleri hazırlanacak. Bu kapsamda hazırlanan ilk haber bülteni de kamuoyuyla paylaşıldı.</p>

<p>HEALTH-AI Projesi, uluslararası akademik iş birliklerini güçlendirirken, yapay zekânın sağlık eğitimine güvenli, etik ve etkin biçimde entegrasyonuna katkı sunmayı hedefleyen önemli girişimlerden biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p><img alt="HEALTH-AI Projesiyle Sağlık Eğitiminde Yapay Zekâ Dönemi Başlıyor-1" class="detail-photo img-fluid" height="1840" src="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6643.jpeg" width="1320" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/sbu-koordinasyonundaki-health-ai-projesi-yapay-zeka-ile-saglik-egitiminde-uluslararasi-is-birligini-guclendiriyor</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 20:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6644.jpeg" type="image/jpeg" length="82322"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Canlı Bakteri Ağlarından Programlanabilir Kuvvet Sensörü Geliştirildi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/canli-bakteri-aglarindan-programlanabilir-kuvvet-sensoru-gelistirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/canli-bakteri-aglarindan-programlanabilir-kuvvet-sensoru-gelistirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Genetik olarak düzenlenen bakterilerin oluşturduğu ağları kullanan deneysel sensör, yüksek gerilme ve mekanik kesinti altında dikkat çekici sonuçlar verdi. Ancak sistem henüz laboratuvar aşamasında; biyogüvenliği, uzun süreli kullanım dayanıklılığı ve gerçek yaşam koşullarındaki performansı gösterilmiş değil.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çin’de Sun Yat-sen Üniversitesi öncülüğünde yürütülen bir araştırmada, genetik olarak düzenlenen bakterilerin birbirine bağlanmasıyla oluşan ağlardan programlanabilir bir kuvvet sensörü geliştirildi.</p>

<p>Nature Communications dergisinde 23 Temmuz 2026’da yayımlanan çalışmaya Güney Çin Teknoloji Üniversitesi, Tianjin Üniversitesi ile Huazhong Bilim ve Teknoloji Üniversitesinden araştırmacılar da katıldı.</p>

<p>Araştırmacılar sistemi, “yüzeyi mühendislikle değiştirilmiş mikrobiyal ağdan üretilen programlanabilir canlı kuvvet sensörü” olarak tanımladı.</p>

<h2>Sensörün algılayıcı katmanını bakteriler oluşturuyor</h2>

<p>Geleneksel kuvvet sensörlerinde metal, grafen, karbon nanotüp, iletken polimer veya yarı iletken malzemeler kullanılabiliyor. Yeni çalışmada ise kuvveti algılayan ve elektriksel sinyalin oluşmasına katkı sağlayan katman, yüzeyleri genetik yöntemlerle düzenlenmiş <i>Escherichia coli</i> bakterilerinden meydana getirildi.</p>

<p>Araştırmacılar bakterilerin yüzeyine, birbirini tanıyarak bağlanabilen farklı moleküler yapılar yerleştirdi. Bunlardan birinde C-tag ile bu yapıyı tanıyan ve “nanobody” olarak adlandırılan tek alanlı antikor parçası; diğerinde ise SpyCatcher ve SpyTag bağlanma sistemi kullanıldı.</p>

<p>Çalışmada bu bakteriyel ağlar sırasıyla Ag-Nb ve SC-ST olarak adlandırıldı.</p>

<p>Tek tek bakteri hücreleri, yüzeylerindeki bu moleküler yapılar aracılığıyla birbirlerine tutunarak makroskobik ölçekte bir mikrobiyal ağ oluşturdu. Yapılan ölçümlerde, mühendislikle oluşturulan tamamlayıcı hücre çiftleri arasındaki bağlanmanın, aynı yüzey yapısını taşıyan hücreler arasındaki bağlantıdan daha güçlü olduğu belirlendi.</p>

<p>Oluşturulan bakteri ağı lateks, silikon veya PVC gibi esnek tüplerin içine yerleştirildi. Tüpe kuvvet uygulandığında bakteriler arasındaki temas düzeni değişti ve bu değişim elektriksel direnç üzerinden ölçülebilir bir sinyale dönüştürüldü.</p>

<p>Böylece mikrobiyal ağ, sensörün hem iletken hem de kuvvete duyarlı bileşeni olarak görev yaptı.</p>

<p>Bununla birlikte sensörün tamamı canlı yapılardan oluşmuyor. Bakteriyel ağ sistemin canlı bileşenini; elastik tüp, bağlantılar ve elektronik ölçüm düzeneği ise cansız bileşenlerini oluşturuyor.</p>

<h2>“Programlanabilir” olması ne anlama geliyor?</h2>

<p>Çalışmadaki “programlanabilir” ifadesi, sensörün bir bilgisayar yazılımıyla programlanması anlamına gelmiyor.</p>

<p>Sistemin algılayabileceği kuvvet aralığı ve kuvvete verdiği elektriksel yanıt;</p>

<ul>
 <li>bakterilerin yüzeyinde kullanılan bağlanma çiftine,</li>
 <li>farklı bakteri ağlarının karışım oranına,</li>
 <li>bakterilerin yerleştirildiği tüpün malzemesine ve kalınlığına,</li>
 <li>tüpün katlanma biçimine,</li>
 <li>kuvvet uygulanan temas noktalarının sayısına</li>
</ul>

<p>göre değiştirilebildi.</p>

<p>Başka bir ifadeyle araştırmacılar, hem bakterilerin yüzey özelliklerini hem de sensörün fiziksel mimarisini değiştirerek farklı kuvvet aralıklarına uygun sistemler oluşturabildi.</p>

<p>Ek deneylerde yaklaşık 6 santimetre genişliğinde, 30 ve 50 temas noktasına sahip sensörler hazırlandı. Yaklaşık 93 kilogram ağırlığındaki bir kişinin sensöre basmasıyla meydana gelen direnç değişimi ölçüldü.</p>

<p>Elli temas noktalı sistemin, 30 temas noktalı sisteme göre daha güçlü bir elektriksel yanıt oluşturduğu bildirildi.</p>

<h2>Yüzde 800 uzamada sonuç kullanılan bakteri ağına göre değişti</h2>

<p>Esnek sensörlerde karşılaşılan önemli sorunlardan biri, cihazın gerilmesi veya bükülmesi sırasında elektriksel direncin, ölçülmek istenen kuvvetten bağımsız olarak değişebilmesi.</p>

<p>Bu durum özellikle giyilebilir cihazlarda, elektronik derilerde ve yumuşak robotlarda ölçüm hatalarına yol açabiliyor.</p>

<p>Araştırmacılar geliştirdikleri sensörleri, çalışmada yüzde 800 uzama olarak raporlanan yoğun gerilme koşulu altında test etti. Ancak elde edilen sonuçlar kullanılan bakteriyel ağa göre farklılık gösterdi.</p>

<p>SC-ST ağıyla hazırlanan sensörün elektriksel direncindeki artış yaklaşık yüzde 30 ile sınırlı kaldı. Buna karşılık Ag-Nb ağı kullanılan sensörde direnç artışı yaklaşık yüzde 500’e, iki ağın birlikte kullanıldığı sistemde ise yaklaşık yüzde 200’e ulaştı.</p>

<p>Dolayısıyla yüzde 800 uzama altında bildirilen yaklaşık yüzde 30’luk direnç artışı, geliştirilen bütün sensörlerin ortak özelliği değil; özellikle SC-ST ağıyla hazırlanan sensöre ait bir sonuç.</p>

<p>Bu bulgu, SC-ST sisteminin yoğun gerilme altında elektriksel direncini diğer ağlara göre daha kararlı biçimde koruyabildiğini gösteriyor. Ancak deney, sensörün bütün mekanik koşullarda aynı doğrulukla çalıştığı veya günlük kullanıma hazır olduğu anlamına gelmiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Mekanik kesintiden sonra yeniden bağlantı kurdu</h2>

<p>Araştırmanın dikkat çeken bulgularından biri, bakteri ağının mekanik olarak kesintiye uğratılmasından sonra elektriksel sinyalin yeniden oluşabilmesi oldu.</p>

<p>Toparlanma süresi kullanılan yüzey bağlantı sistemine göre değişti.</p>

<p>Ag-Nb ağıyla hazırlanan sensör, bakteri ağı tamamen kesintiye uğratıldıktan sonra başlangıçtaki direnç düzeyinin yüzde 99’una yaklaşık 39 milisaniyede ulaştı.</p>

<p>SC-ST ağı kullanılan sensörde ise sinyalin yüzde 90 oranında toparlanması yaklaşık 90 milisaniyede gerçekleşirken, yüzde 99 düzeyindeki toparlanmanın yaklaşık 195 saniye sürdüğü bildirildi.</p>

<p>Tekrarlanan kesinti deneylerinde Ag-Nb sensörü sinyalini tamamen geri kazanırken, SC-ST sensöründe küçük bir performans kaybı görüldü.</p>

<p>Bu sonuç, bakterilerin çoğalarak “yaralarını iyileştirdiği” anlamına gelmiyor. Hızlı toparlanma; elastik tüp içinde yeniden temas eden bakteri hücrelerinin yüzeylerindeki moleküler bağların tekrar kurulmasıyla açıklanıyor.</p>

<p>Bu nedenle sistem için “kendi kendini iyileştiren sensör” yerine, “mekanik kesintiden sonra yeniden bağlantı kurabilen sensör” tanımı daha doğru.</p>

<p>Araştırmacılar, karşılaştırma amacıyla kullanılan grafen tabanlı sensörün kırılma sonrasında benzer bir toparlanma göstermediğini bildirdi. Ancak bu sonuç belirli laboratuvar koşullarına ait olduğundan bütün grafen sensörlerine genellenemez.</p>

<h2>Akıllı eldiven ve elektronik deriyle denendi</h2>

<p>Araştırmacılar sensörü çeşitli insan–makine arayüzü gösterimlerinde kullandı.</p>

<p>Sensör bilek eklemi üzerine yerleştirildiğinde, eklemin bükülmesi sırasında oluşan elektriksel değişiklikleri algılayabildi. SC-ST ağının gerilmeye daha az duyarlı olması, hareket sırasında gerilmeden kaynaklanan istenmeyen sinyallerin azaltılmasına katkı sağladı.</p>

<p>Çalışmada beş sensörün yerleştirildiği deneysel bir eldiven de hazırlandı. Eldiven, nesnelerin kavranması sırasında parmaklarda oluşan kuvvet değişikliklerini kaydetmek ve farklı olgunluk düzeylerindeki muzların sertliklerini ayırt etmek amacıyla kullanıldı.</p>

<p>Sistem ayrıca elektronik deri benzeri bir düzenekte parmakla dokunma, avuçla vurma ve yumruk etkisi gibi farklı mekanik uyaranlara karşı test edildi.</p>

<p>Bir başka deneyde kuvvet değişiklikleri önce elektriksel sinyale, ardından ses sinyaline dönüştürüldü. Böylece mikrobiyal sensörün deneysel bir ses aktarım sisteminde kullanılabileceği gösterildi.</p>

<p>Bu uygulamalar klinik veya ticari ürün denemeleri değil; teknolojinin olası kullanım alanlarını göstermek amacıyla gerçekleştirilen laboratuvar gösterimleridir.</p>

<h2>Sıcaklık sensör yanıtını etkiledi</h2>

<p>Sensörün sıcaklığa verdiği yanıt 4, 25, 37, 42 ve 50 santigrat derecede değerlendirildi.</p>

<p>Sensörün normalize edilmiş direnç yanıtı 25 ve 37 santigrat derecede benzer bulunurken; 4, 42 ve özellikle 50 santigrat derecede daha düşük ölçüldü.</p>

<p>Bu sonuç, bakteriyel ağın elektriksel kuvvet yanıtının sıcaklıktan tamamen bağımsız olmadığını gösteriyor.</p>

<p>Bununla birlikte belirli laboratuvar sıcaklıklarında yapılan bu deneyler; günlük yaşamda görülebilecek ani sıcaklık değişimlerini, nem kaybını, çevresel kirleticileri veya uzun süreli saha koşullarını bütünüyle temsil etmiyor.</p>

<h2>Bakteri karışımları dokuz aya kadar saklandı</h2>

<p>Çalışmadaki dokuz aylık değerlendirme, aynı sensörün dokuz ay boyunca kesintisiz çalıştırıldığı anlamına gelmiyor.</p>

<p>Araştırmacılar bakteri karışımlarını 4 santigrat derecede sakladı ve 0, 1, 2, 3, 6 ve 9. aylarda bu karışımlardan yeni sensörler hazırlayarak elektriksel yanıtlarını ölçtü.</p>

<p>Maksimum normalize edilmiş direnç yanıtı ilk üç ayda büyük ölçüde korunurken, başlangıç değerine göre altıncı ayda yaklaşık yüzde 7, dokuzuncu ayda ise yaklaşık yüzde 10 daha düşük ölçüldü.</p>

<p>Bu bulgu, uygun soğuk saklama koşullarında bakteriyel malzemenin belirli bir süre işlevini koruyabileceğine işaret ediyor. Ancak hazırlanmış bir sensörün vücut üzerinde, oda sıcaklığında veya açık çevrede dokuz ay boyunca çalışabileceğini göstermiyor.</p>

<h2>Biyogüvenlik önemli bir soru</h2>

<p>Genetik olarak değiştirilmiş canlı mikroorganizmaların elektronik cihazlarda kullanılması, biyogüvenlik açısından özel önlemler gerektiriyor.</p>

<p>Çalışmada bakteri ağları elastik tüplerin içinde kapalı tutuldu. Ancak gelecekte geliştirilebilecek ürünlerde tüplerin sızdırmazlığı, bakterilerin çevreye çıkmasını önleyecek fiziksel ve biyolojik güvenlik mekanizmaları, mikroorganizmaların genetik kararlılığı ve kullanım ömrü sonunda uygulanacak imha yöntemleri ayrıntılı biçimde değerlendirilmek zorunda.</p>

<p>İnsan bedeniyle temas eden kısa süreli gösterimler yapılmış olsa da sistematik insan araştırması, uzun süreli giyilebilir kullanım testi veya kapsamlı biyogüvenlik değerlendirmesi gerçekleştirilmedi.</p>

<p>Sensörün seri üretilebilirliği, farklı çevrelerdeki ölçüm doğruluğu, tekrarlanan mekanik yükler altındaki dayanıklılığı ve insanlarla sürekli temas hâlinde kullanılmasının güvenliği de henüz ortaya konmuş değil.</p>

<p>Buna rağmen araştırma, canlı hücrelerin yalnızca biyolojik madde üretmek veya kimyasal sinyalleri algılamak için değil, elektronik bir cihazın doğrudan işlevsel parçası olarak da tasarlanabileceğini göstermesi bakımından dikkat çekiyor.</p>

<p>Araştırmacılar sistemin gelecekte insan–makine arayüzleri, elektronik deriler, yumuşak robotlar, giyilebilir cihazlar ve yoğun mekanik gerilmenin görüldüğü ortamlar açısından araştırılabileceğini değerlendiriyor.</p>

<h3>Editörün notu</h3>

<p>Bu sistem, hastalıkları veya insan vücudundaki biyolojik maddeleri tespit eden klinik bir “bakteri sensörü” değildir. Genetik olarak düzenlenen bakterilerden oluşturulan ağın mekanik kuvveti elektriksel sinyale çevirdiği deneysel bir malzeme ve cihaz platformudur.</p>

<p>İnsan bedeniyle temas eden kısa süreli gösterimler yapılmış olsa da sensörün uzun süreli ve güvenli insan kullanımına uygun olduğu gösterilmemiştir. Çalışmanın sonuçları kullanıma hazır bir tıbbi cihaz, ticari ürün veya giyilebilir teknoloji olarak değerlendirilmemelidir.</p>

<p><strong>Çalışma düzeyi:</strong> Sentetik biyoloji, biyomalzeme ve biyomühendislik laboratuvar araştırması.</p>

<p><strong>Temel sınırlılık:</strong> Deneysel prototip aşamasında olması; kapsamlı biyogüvenlik, uzun süreli insan kullanımı, saha dayanıklılığı, standardizasyon ve seri üretim verilerinin bulunmaması.</p>

<h3>Yayın notu</h3>

<p>Makale, Nature Communications tarafından son editoryal düzenlemeleri tamamlanmadan erken erişime açılan sürümdür. Nihai sürümde küçük düzeltmeler yapılabilir.</p>

<h3>Kaynaklar</h3>

<ol>
 <li>Shi S, Wang C, Feng Q ve arkadaşları. <i>A programmable living force sensor fabricated with surface engineered microbial network.</i> Nature Communications. 23 Temmuz 2026. DOI: 10.1038/s41467-026-75944-3.</li>
 <li>Çalışmanın ek yöntem, deney ve performans verileri: Nature Communications Supplementary Information.</li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/canli-bakteri-aglarindan-programlanabilir-kuvvet-sensoru-gelistirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 19:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2025/12/i-m-g-7473.jpeg" type="image/jpeg" length="81394"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mesane Kanserinde İlaç Kombinasyonu Sağkalımı Artırdı: ABD’de FDA Onayı Aldı]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/mesane-kanserinde-ilac-kombinasyonu-sagkalimi-artirdi-abdde-fda-onayi-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/mesane-kanserinde-ilac-kombinasyonu-sagkalimi-artirdi-abdde-fda-onayi-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sisplatin kullanmaya uygun kas invaziv mesane kanseri hastalarında enfortumab vedotin ile pembrolizumabın ameliyattan önce ve sonra uygulanması, ameliyat öncesi sisplatin–gemsitabin ve ardından cerrahiden oluşan standart yaklaşıma kıyasla olaysız ve genel sağkalımı artırdı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kombinasyon, Faz 3 sonuçlarına dayanılarak 10 Temmuz 2026’da ABD’de FDA onayı aldı. Bununla birlikte derece 3 veya üzeri advers olayların daha sık görülmesi ve çalışma kollarındaki tedavi yoğunluğunun farklı olması, sonuçların dikkatli yorumlanmasını gerektiriyor.</p>

<p>Kas invaziv mesane kanserinin ameliyat çevresindeki tedavisinde uzun yıllardır temel seçeneklerden biri olan sisplatin temelli kemoterapiye karşı güçlü sonuçlar veren yeni bir tedavi stratejisi gündemde.</p>

<p>KEYNOTE-B15/EV-304 adı verilen Faz 3 çalışmanın ilk sonuçları, 26–28 Şubat 2026 tarihlerinde düzenlenen Amerikan Klinik Onkoloji Derneği Genitoüriner Kanserler Sempozyumu’nda sunuldu. Bulgular 27 Şubat 2026’da kamuoyuna açıklanırken toplantı özeti 2 Mart 2026’da *Journal of Clinical Oncology* dergisinde çevrim içi yayımlandı.</p>

<p>Araştırmanın ayrıntılı ve hakemli tam metni ise 22 Temmuz 2026’da *New England Journal of Medicine* dergisinde çevrim içi yayımlandı ve derginin 23 Temmuz 2026 tarihli sayısında yer aldı.</p>

<p>Sonuçlara göre ameliyat öncesinde ve sonrasında uygulanan enfortumab vedotin–pembrolizumab kombinasyonu; ameliyat öncesinde dört kür sisplatin–gemsitabin ve ardından cerrahiden oluşan standart yaklaşıma kıyasla olaysız sağkalımı, genel sağkalımı ve patolojik tam yanıt oranını anlamlı biçimde artırdı.</p>

<p>Ancak kombinasyon grubunda derece 3 veya üzeri advers olayların daha sık görülmesi, tedavinin her hasta için otomatik olarak uygun olmayacağını gösteriyor.</p>

<p>## Çalışmaya 808 hasta katıldı</p>

<p>Uluslararası, çok merkezli, açık etiketli ve randomize olarak yürütülen çalışmaya, daha önce sistemik tedavi almamış kas invaziv mesane kanseri bulunan 808 yetişkin dahil edildi.</p>

<p>Hastaların sisplatin temelli kemoterapi alabilecek ve pelvik lenf düğümlerinin çıkarılmasını da içeren radikal sistektomi ameliyatına uygun olması gerekiyordu.</p>

<p>Hastaların 405’i enfortumab vedotin–pembrolizumab grubuna, 403’ü ise sisplatin–gemsitabin grubuna rastgele atandı. Araştırma ClinicalTrials.gov sistemine NCT04700124 numarasıyla kaydedildi.</p>

<p>Kombinasyon grubundaki hastalara ameliyattan önce dört kür enfortumab vedotin ve pembrolizumab verildi. Ardından radikal sistektomi ve pelvik lenf düğümü diseksiyonu gerçekleştirildi.</p>

<p>Ameliyat sonrasında beş ek kür enfortumab vedotin ile 13 ek kür pembrolizumab planlandı. Böylece bütün tedavi süresince toplam dokuz kür enfortumab vedotin ve 17 kür pembrolizumab uygulanması hedeflendi.</p>

<p>Kontrol grubundaki hastalar ise ameliyattan önce dört kür sisplatin–gemsitabin kemoterapisi aldı ve daha sonra radikal sistektomiye yönlendirildi. Kontrol kolunda çalışma protokolünün parçası olarak ameliyat sonrası sistemik tedavi uygulanmadı.</p>

<p>## İki kol arasında önemli bir tedavi yoğunluğu farkı vardı</p>

<p>Çalışmanın yorumlanmasında en fazla dikkat edilmesi gereken noktalardan biri, iki gruptaki tedavi sürelerinin ve yoğunluklarının aynı olmaması.</p>

<p>Araştırma yalnızca iki farklı ilaç seçeneğini karşılaştırmadı. Ameliyat öncesinde başlayan ve ameliyattan sonra uzun süre devam eden bir tedavi stratejisi, yalnızca ameliyat öncesinde dört kür uygulanan kemoterapi ve ardından cerrahiden oluşan yaklaşımla karşılaştırıldı.</p>

<p>Bu nedenle kombinasyon grubundaki üstünlüğün ne kadarının ilaçların biyolojik etkisinden, ne kadarının tedavinin ameliyattan sonra da devam ettirilmesinden kaynaklandığı bu araştırmayla tamamen birbirinden ayrılamıyor.</p>

<p>ASCO’nun hasta bilgilendirme özetinde görüşüne yer verilen genitoüriner onkoloji uzmanı Wm. Kevin Kelly de kontrol kolunda ameliyat sonrası tedavi bulunmamasını çalışmanın önemli sınırlılıklarından biri olarak değerlendirdi.</p>

<p>## İki yıllık olaysız sağkalım yüzde 79,4’e ulaştı</p>

<p>Çalışmanın birincil değerlendirme ölçütü olaysız sağkalımdı.</p>

<p>Olaysız sağkalım; hastalığın ameliyatı engelleyecek biçimde ilerlemesi, rezidüel hastalık bulunmasına rağmen planlanan cerrahinin gerçekleştirilememesi, ameliyatta görünür tümör bırakılması, kanserin yerel veya uzak bölgelerde tekrarlaması ya da herhangi bir nedenle ölüm gibi olayları kapsıyordu.</p>

<p>Randomizasyon ile verilerin değerlendirilmek üzere kesildiği tarih arasındaki medyan süre 33,6 ay olarak bildirildi.</p>

<p>İki yıllık tahmini olaysız sağkalım oranı enfortumab vedotin–pembrolizumab grubunda yüzde 79,4, sisplatin–gemsitabin grubunda ise yüzde 66,2 olarak hesaplandı.</p>

<p>Bir olayın veya ölümün ortaya çıkması için hesaplanan tehlike oranı 0,53’tü. Bu değer, izlem süresince çalışma kapsamında tanımlanan olayların ortaya çıkma hızında kombinasyon lehine yüzde 47’lik göreli azalmaya karşılık geliyor.</p>

<p>İki yıllık olaysız sağkalım oranları arasındaki mutlak fark ise 13,2 yüzde puanıydı.</p>

<p>Yüzde 47’lik göreli azalma, kombinasyonu kullanan her hastanın kişisel riskinin kesin olarak yüzde 47 azalacağı anlamına gelmiyor. Bu oran, araştırmadaki iki hasta grubunun izlem süresi boyunca karşılaştırılmasıyla elde edilen istatistiksel bir ölçüdür.</p>

<p>## Genel sağkalımda da anlamlı fark bulundu</p>

<p>Araştırmanın en önemli sonuçlarından biri, kombinasyonun yalnızca hastalığın tekrarlamasını veya ilerlemesini geciktirmekle kalmayıp genel sağkalım açısından da üstünlük göstermesiydi.</p>

<p>İki yıllık tahmini genel sağkalım oranı enfortumab vedotin–pembrolizumab grubunda yüzde 86,9, sisplatin–gemsitabin grubunda ise yüzde 81,3 olarak bildirildi.</p>

<p>Ölüm için hesaplanan tehlike oranı 0,65’ti. Bu sonuç, izlem süresince ölüm hızında kombinasyon grubu lehine yüzde 35’lik göreli azalmaya karşılık geliyor.</p>

<p>İki yıllık genel sağkalım oranları arasındaki mutlak fark ise 5,6 yüzde puanı olarak gerçekleşti.</p>

<p>Genel sağkalım farkının, randomizasyon ile veri kesim tarihi arasındaki medyan sürenin 33,6 ay olduğu analizde ortaya çıkması klinik açıdan önemli bir bulgu olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Bununla birlikte sağkalım avantajının daha uzun yıllar boyunca korunup korunmadığının belirlenmesi için hastaların takip edilmeye devam edilmesi gerekiyor.</p>

<p>## Patolojik tam yanıt oranı yüzde 55,8’e çıktı</p>

<p>Ameliyatla çıkarılan mesane ve pelvik lenf düğümü dokularının patolojik incelemesinde canlı tümör saptanmaması, patolojik tam yanıt olarak tanımlandı.</p>

<p>Patolojik tam yanıt, enfortumab vedotin–pembrolizumab grubundaki hastaların yüzde 55,8’inde görüldü.</p>

<p>Sisplatin–gemsitabin grubunda ise bu oran yüzde 32,5 olarak kaydedildi. Gruplar arasındaki tahmini fark 23,4 yüzde puanı olarak bildirildi.</p>

<p>Patolojik tam yanıt önemli bir erken etkinlik göstergesidir. Ancak ameliyatla çıkarılan dokularda canlı tümör bulunmaması, hastanın vücudunda hiçbir mikroskobik kanser hücresinin kalmadığını veya hastalığın ileride kesinlikle tekrarlamayacağını göstermez.</p>

<p>Bu nedenle çalışmanın yalnızca patolojik yanıt bakımından değil, olaysız ve genel sağkalım bakımından da olumlu sonuç vermesi bulguların klinik önemini artırıyor.</p>

<p>Radikal sistektomi, kombinasyon grubundaki hastaların yüzde 86,7’sinde, sisplatin–gemsitabin grubundaki hastaların ise yüzde 89,6’sında gerçekleştirildi.</p>

<p>Bu oranlar, radikal sistektominin her iki gruptaki hastaların büyük çoğunluğunda gerçekleştirildiğini gösteriyor.</p>

<p>## Enfortumab vedotin ve pembrolizumab nasıl çalışıyor?</p>

<p>Enfortumab vedotin, birçok mesane kanseri hücresinin yüzeyinde bulunan Nectin-4 proteinini hedefleyen bir antikor–ilaç konjugatıdır.</p>

<p>İlaç, Nectin-4 taşıyan hücreye bağlandıktan sonra bünyesindeki hücre öldürücü maddeyi kanser hücresine ulaştırmayı amaçlar.</p>

<p>Pembrolizumab ise bağışıklık hücreleri üzerindeki PD-1 adlı kontrol noktası proteinini hedefleyen bir immünoterapidir. Bu mekanizmayla kanser hücrelerinin bağışıklık sisteminden kaçmak için kullandığı baskılayıcı sinyallerden birinin engellenmesi hedeflenir.</p>

<p>İki ilacın birlikte kullanılması, tümör hücresini doğrudan hedefleyen bir antikor–ilaç konjugatı ile bağışıklık yanıtını güçlendiren bir kontrol noktası inhibitörünü aynı tedavi stratejisinde bir araya getiriyor.</p>

<p>## Derece 3 veya üzeri advers olaylar daha sık görüldü</p>

<p>Tedavinin güçlü etkinlik sonuçlarına karşılık güvenlilik verilerinin de dikkatle değerlendirilmesi gerekiyor.</p>

<p>Herhangi bir nedene bağlı derece 3 veya üzeri advers olaylar, enfortumab vedotin–pembrolizumab grubundaki hastaların yüzde 75,7’sinde görüldü.</p>

<p>Sisplatin–gemsitabin grubunda ise bu oran yüzde 67,2 olarak bildirildi.</p>

<p>Bu oranlar yalnızca çalışma ilaçlarının neden olduğu kabul edilen yan etkileri değil, tedavi ve takip döneminde ortaya çıkan herhangi bir nedene bağlı derece 3 veya üzeri advers olayları kapsıyor.</p>

<p>Her iki ilaç için önceden tanımlanmış özel ilgi advers olayları ayrı kategoriler hâlinde değerlendirildi.</p>

<p>Enfortumab vedotin için önceden tanımlanan özel ilgi advers olayları arasında en sık görülen derece 3 veya üzeri ilaçla ilişkili olay, yüzde 14,1 ile deri reaksiyonlarıydı.</p>

<p>Pembrolizumab için önceden tanımlanan özel ilgi advers olayları arasında ise yüzde 13,9 ile şiddetli deri reaksiyonları ilk sırada yer aldı.</p>

<p>Bu oranlar, her ilaç için ayrı biçimde tanımlanmış güvenlilik kategorilerine dayanıyor ve doğrudan birbirleriyle karşılaştırılmamalı.</p>

<p>Enfortumab vedotin kullanımında deri reaksiyonları, kan şekeri yükselmesi, akciğer iltihabı veya interstisyel akciğer hastalığı, periferik nöropati ve gözle ilgili sorunlar yakından izlenmesi gereken riskler arasında bulunuyor.</p>

<p>Pembrolizumab kullanımında ise bağışıklık sisteminin sağlıklı dokulara yönelmesine bağlı tiroit, akciğer, karaciğer ve diğer organ toksisiteleri ortaya çıkabiliyor.</p>

<p>Bu nedenle tedavi kararı yalnızca sağkalım ve tümör yanıtı oranlarına bakılarak verilmemeli. Hastanın genel durumu, eşlik eden hastalıkları, mevcut sinir hasarı, kan şekeri düzeyi, cilt sorunları ve bağışıklık sistemiyle ilişkili hastalık öyküsü birlikte değerlendirilmelidir.</p>

<p>## Kombinasyon ABD’de FDA onayı aldı</p>

<p>ABD Gıda ve İlaç Dairesi, intravenöz pembrolizumabın veya pembrolizumab–berahyaluronidaz alfa-pmph formunun enfortumab vedotinle birlikte kullanımını 10 Temmuz 2026’da onayladı.</p>

<p>Onay, radikal sistektomiye aday yetişkin kas invaziv mesane kanseri hastalarında kombinasyonun ameliyattan önce başlanmasını ve ameliyattan sonra sürdürülmesini kapsıyor.</p>

<p>Daha önce bu ameliyat çevresi kullanımına ilişkin ABD onayı sisplatin alamayan hastalarla sınırlıyken, yeni kararla endikasyon sistektomiye aday bütün yetişkin kas invaziv mesane kanseri hastalarını kapsayacak şekilde genişletildi.</p>

<p>FDA’nın onayladığı tedavi şemasında kombinasyon ameliyattan önce başlanıyor; enfortumab vedotin ve pembrolizumab tedavisi ameliyattan sonra belirlenen sürelerle devam ettiriliyor.</p>

<p>Bu karar yalnızca ABD’deki düzenleyici onayı ifade ediyor. Kombinasyonun FDA tarafından onaylanması, Türkiye’de aynı endikasyon için ruhsatlandırıldığı, geri ödeme kapsamına alındığı veya bütün hastalar tarafından erişilebilir olduğu anlamına gelmiyor.</p>

<p>## Sisplatinin yerini tamamen alabilir mi?</p>

<p>KEYNOTE-B15/EV-304 sonuçları, sisplatin kullanmaya uygun kas invaziv mesane kanseri hastalarında uzun süredir uygulanan neoadjuvan sisplatin temelli kemoterapinin konumunu önemli ölçüde etkileyebilecek güçte.</p>

<p>Bununla birlikte sonuçlar, sisplatinin bütün hastalarda hemen terk edilmesi gerektiği anlamına gelmiyor.</p>

<p>Araştırma açık etiketliydi; başka bir ifadeyle hastalar ve araştırmacılar hangi tedavinin uygulandığını biliyordu. Olaysız sağkalım sonuçlarının körlenmiş bağımsız merkezî inceleme yoluyla değerlendirilmesi ise olası değerlendirme yanlılığını azaltmayı amaçladı.</p>

<p>Çalışma ayrıca radikal sistektomiye uygun ve sisplatin alabilecek durumda olan seçilmiş hastalarda gerçekleştirildi. Sonuçların ileri derecede kırılgan, önemli eşlik eden hastalıkları bulunan, ameliyat olamayacak veya mesane koruyucu tedaviyi tercih eden hastalara doğrudan genellenmesi mümkün değil.</p>

<p>Enfortumab vedotin–pembrolizumab kombinasyonu bu araştırmada kemoradyoterapi gibi mesane koruyucu yaklaşımlarla karşılaştırılmadı. Dolayısıyla çalışma sonuçları radikal sistektominin gerekliliğini ortadan kaldırmıyor.</p>

<p>Bir diğer önemli nokta, deney grubundaki hastaların ameliyattan sonra uzun süreli tedavi almasına karşılık kontrol grubunda protokol kapsamında ameliyat sonrası sistemik tedavinin bulunmaması.</p>

<p>Bu nedenle araştırma yalnızca enfortumab vedotin–pembrolizumab ile sisplatin–gemsitabini değil, farklı süre ve yoğunluklara sahip iki tedavi stratejisini karşılaştırdı.</p>

<p>## Klinik uygulamaları değiştirebilecek bir gelişme</p>

<p>KEYNOTE-B15/EV-304, sisplatin almaya uygun kas invaziv mesane kanseri hastalarında platin içermeyen perioperatif bir tedavinin standart neoadjuvan sisplatin–gemsitabin yaklaşımına karşı olaysız sağkalım, genel sağkalım ve patolojik tam yanıt bakımından üstünlük gösterdiği büyük bir Faz 3 çalışma olması nedeniyle önem taşıyor.</p>

<p>ABD’de alınan FDA onayı, kombinasyonun yalnızca araştırma aşamasındaki muhtemel bir seçenek olmaktan çıkarak belirli hastalarda kullanılabilecek onaylı bir ameliyat çevresi tedavisine dönüştüğünü gösteriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak derece 3 veya üzeri advers olayların daha sık görülmesi, tedavi süresinin uzunluğu, iki çalışma kolu arasındaki tedavi yoğunluğu farkı ve araştırmaya seçilmiş bir hasta grubunun alınması nedeniyle doğru hasta seçimi kritik önem taşıyor.</p>

<p>Uzun dönem sağkalım, kalıcı periferik nöropati ve bağışıklık sistemiyle ilişkili toksisiteler, yaşam kalitesi, tedavi maliyeti ve gerçek yaşam uygulamalarından elde edilecek sonuçlar; kombinasyonun sisplatin temelli tedavinin yerini ne ölçüde alacağını belirleyecek.</p>

<p>Çalışma Merck Sharp &amp; Dohme sponsorluğunda, Astellas Pharma ve Seagen iş birliğiyle yürütüldü. Seagen, Aralık 2023’te Pfizer tarafından satın alındı. Araştırmacıların sponsor ve iş birliği yapan şirketlerle mali veya mesleki ilişkileri çalışmanın çıkar çatışması bildirimlerinde açıklandı.</p>

<p>### Editör notu</p>

<p>Bu araştırma güçlü bir Faz 3 randomize klinik çalışma olmakla birlikte sonuçlar kişisel tedavi önerisi olarak değerlendirilmemelidir.</p>

<p>Enfortumab vedotin–pembrolizumab kombinasyonu derece 3 veya üzeri, uzun süreli ya da bazı hastalarda kalıcı yan etkilere yol açabilir. Tedavi kararı hastanın genel durumu, eşlik eden hastalıkları, ameliyata uygunluğu, yan etki riskleri ve kişisel tercihleri dikkate alınarak verilmelidir.</p>

<p>Kas invaziv mesane kanseri tedavisinin üroloji, tıbbi onkoloji, radyasyon onkolojisi, radyoloji ve patoloji uzmanlarının yer aldığı multidisipliner bir konsey tarafından planlanması gerekir.</p>

<p>### Kaynaklar</p>

<p>Galsky MD ve arkadaşları. *Enfortumab Vedotin and Pembrolizumab in Cisplatin-Eligible Bladder Cancer.* New England Journal of Medicine. 2026;395:338–348. DOI: 10.1056/NEJMoa2601486.</p>

<p>Galsky MD ve arkadaşları. *Neoadjuvant and Adjuvant Enfortumab Vedotin Plus Pembrolizumab for Participants with Muscle-Invasive Bladder Cancer Who Are Eligible for Cisplatin: Randomized, Open-Label, Phase 3 KEYNOTE-B15 Study.* Journal of Clinical Oncology. 2026;44:LBA630. DOI: 10.1200/JCO.2026.44.7_suppl.LBA630.</p>

<p>ABD Gıda ve İlaç Dairesi. *FDA Approves Pembrolizumab or Pembrolizumab and Berahyaluronidase Alfa-pmph, Each with Enfortumab Vedotin-ejfv, for Muscle-Invasive Bladder Cancer.* 10 Temmuz 2026.</p>

<p>ClinicalTrials.gov. *KEYNOTE-B15/EV-304.* Kayıt numarası: NCT04700124.</p>

<p>American Society of Clinical Oncology. *ASCO Genitourinary Cancers Symposium — Research Summaries for Patients: Targeted Therapy Plus Immunotherapy May Help Reduce the Risk of Cancer Recurrence for Some People with Bladder Cancer.* 2026.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/mesane-kanserinde-ilac-kombinasyonu-sagkalimi-artirdi-abdde-fda-onayi-aldi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 19:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6648.jpeg" type="image/jpeg" length="16030"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yalova Sağlık Camiasını Yasa Boğan Kayıp: Emekli Uzman Dr. Murat Gedik Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/yalova-saglik-camiasini-yasa-bogan-kayip-emekli-uzman-dr-murat-gedik-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/yalova-saglik-camiasini-yasa-bogan-kayip-emekli-uzman-dr-murat-gedik-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yalova’da uzun yıllar Tıbbi Mikrobiyoloji Uzmanı olarak görev yapan Emekli Dr. Murat Gedik’in vefatı sağlık camiasında derin üzüntüye neden oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından yayımlanan taziye mesajıyla duyurulan acı haberin ardından cenaze programı da netleşti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Meslek yaşamı boyunca Yalova Devlet Hastanesi ile Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görev yapan Dr. Murat Gedik, özellikle laboratuvar tıbbı ve enfeksiyon hastalıklarının tanısında önemli hizmetler verdi. Uzun yıllar sağlık hizmetine katkı sunan Gedik’in vefatı, meslektaşları ve sevenlerini yasa boğdu.</p>

<p>Hastaneden Taziye Mesajı</p>

<p>Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi yönetimi tarafından yayımlanan taziye mesajında, uzun yıllar kurum bünyesinde görev yapan Emekli Tıbbi Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Murat Gedik’e Allah’tan rahmet, ailesi, yakınları ve sağlık camiasına başsağlığı dilekleri iletildi.</p>

<p>Cenaze Programı Belli Oldu</p>

<p>Yalova Belediyesi Mezarlıklar Müdürlüğünün güncel kayıtlarına göre Dr. Murat Gedik için cenaze namazı 24 Temmuz Cuma günü ikindi namazının ardından Paşakent Hz. Ali Camii’nde kılınacak. Defin işlemi Paşakent Mezarlığı’nda gerçekleştirilecek. Belediye kayıtlarında baba adının Mehmet olduğu bilgisi de yer aldı.</p>

<p>Vefat Nedeni Açıklanmadı</p>

<p>Şu ana kadar kamuoyuyla paylaşılan resmî açıklamalarda Dr. Murat Gedik’in vefat nedenine ilişkin herhangi bir bilgi verilmedi. Sağlık kurumları tarafından yalnızca taziye mesajı ve cenaze programı duyuruldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/yalova-saglik-camiasini-yasa-bogan-kayip-emekli-uzman-dr-murat-gedik-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 17:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/02/i-m-g-1773.jpeg" type="image/jpeg" length="99877"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon’da 37 Yaşındaki Bayram Bayraktar Evinde Hayatını Kaybetmiş Halde Bulundu]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonda-37-yasindaki-bayram-bayraktar-evinde-hayatini-kaybetmis-halde-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonda-37-yasindaki-bayram-bayraktar-evinde-hayatini-kaybetmis-halde-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yaşayan 37 yaşındaki Bayram Bayraktar, evinde yaşamını yitirmiş halde bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Olay, Ortahisar ilçesine bağlı Yeşiltepe Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, sabah saatlerinde oğlunu kahvaltıya kaldırmak isteyen anne, Bayram Bayraktar’ı odasında hareketsiz halde buldu. Durumun 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirilmesi üzerine adrese sağlık ve güvenlik ekipleri sevk edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde 37 yaşındaki Bayraktar’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Olay yerinde gerçekleştirilen ilk incelemelerin ardından cenaze, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla adli tıp incelemesine gönderildi.</p>

<p>Yetkililer olayla ilgili soruşturma başlatırken, ölüm nedeninin yapılacak otopsi ve incelemelerin ardından netlik kazanacağı bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonda-37-yasindaki-bayram-bayraktar-evinde-hayatini-kaybetmis-halde-bulundu</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 14:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6640.jpeg" type="image/jpeg" length="27167"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beşiktaş ve Trabzonspor’un gündeminde Rani Khedira iddiası]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/besiktas-ve-trabzonsporun-gundeminde-rani-khedira-iddiasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/besiktas-ve-trabzonsporun-gundeminde-rani-khedira-iddiasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni sezon öncesi orta saha arayışını sürdüren Beşiktaş ve Trabzonspor’un, Almanya Bundesliga’da forma giyen Rani Khedira ile ilgilendiği öne sürüldü. Yabancı kaynaklarda yer alan iddialara göre iki kulüp de deneyimli futbolcunun durumunu yakından takip ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türk kulüpleri gelişmeleri izliyor</p>

<p>Transfer döneminde ön libero bölgesine takviye yapmak isteyen Beşiktaş ve Trabzonspor’un, Rani Khedira için nabız yokladığı ileri sürüldü.</p>

<p>Almanya kaynaklı kulislerde, sözleşme durumu yakından takip edilen tecrübeli orta saha oyuncusunun birçok kulübün transfer listesinde bulunduğu belirtiliyor.</p>

<p>Ancak şu ana kadar iki Türk kulübünün resmî teklif sunduğunu veya oyuncu tarafıyla anlaşmaya vardığını gösteren doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Avrupa’da rekabet yüksek</p>

<p>Rani Khedira’nın yalnızca Türkiye’den değil, Bundesliga ve MLS ekiplerinden de ilgi gördüğü ifade ediliyor.</p>

<p>Bazı Alman kulüplerinin oyuncuya sözleşme teklif ettiği, futbolcunun ise tüm seçenekleri değerlendirdikten sonra karar vermeyi planladığı aktarılıyor.</p>

<p>Bu durum, Beşiktaş ve Trabzonspor’un olası transfer yarışında güçlü rakiplerle karşı karşıya kalabileceğini gösteriyor.</p>

<p>Tecrübesiyle öne çıkıyor</p>

<p>Ön libero ve merkez orta saha pozisyonlarında görev yapan Rani Khedira, oyun disiplini, savunma katkısı ve pas kalitesiyle tanınıyor.</p>

<p>Bundesliga’da uzun yıllar forma giyen deneyimli futbolcu, orta sahadaki istikrarlı performansıyla dikkat çeken isimler arasında yer alıyor.</p>

<p>Resmî açıklama yapılmadı</p>

<p>Beşiktaş, Trabzonspor veya oyuncu cephesinden transfer iddialarına ilişkin herhangi bir resmî açıklama bulunmuyor.</p>

<p>Bu nedenle Rani Khedira’nın Süper Lig’e transfer olacağı yönündeki bilgiler, şu aşamada transfer kulisi niteliğini koruyor. Sürecin önümüzdeki günlerde netlik kazanması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/besiktas-ve-trabzonsporun-gundeminde-rani-khedira-iddiasi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 14:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5581.jpeg" type="image/jpeg" length="31653"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beşiktaş ve Fenerbahçe, Gambiyalı genç yıldız Alfusainey Ceesay’i takibe aldı]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/besiktas-ve-fenerbahce-gambiyali-genc-yildiz-alfusainey-ceesayi-takibe-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/besiktas-ve-fenerbahce-gambiyali-genc-yildiz-alfusainey-ceesayi-takibe-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beşiktaş ve Fenerbahçe’nin Afrika’da yükselen genç yeteneklerden Alfusainey Ceesay’i takip ettiği öne sürüldü. Gambiya kaynaklı iddialara göre iki kulüp de 18 yaşındaki hücum oyuncusunun performansını yakından izliyor. Henüz resmî teklif veya transfer görüşmesi aşamasına geçilmiş değil.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İki büyük kulübün radarında</p>

<p>Yaz transfer döneminde gelecek vadeden genç oyunculara yönelen Beşiktaş ve Fenerbahçe’nin, Gambiya’nın Hart FC takımında forma giyen Alfusainey Ceesay’i takip listesine aldığı iddia edildi.</p>

<p>Gambiya futbol çevresinde yer alan bilgilere göre iki kulüp, genç futbolcunun performans raporlarını incelemeye başladı. Şu aşamada transfer görüşmelerinden çok oyuncunun düzenli olarak izlendiği belirtiliyor.</p>

<p>Dikkat çeken performans</p>

<p>18 yaşındaki hücum oyuncusu, geride kalan sezonda sergilediği performansla ülkesinde dikkat çekti.</p>

<p>Santrfor ve kanat bölgelerinde görev yapabilen Ceesay’in hızı, bire birdeki etkinliği ve skor katkısı nedeniyle Avrupa’dan farklı kulüplerin de takip listesine girdiği ifade ediliyor.</p>

<p>Erken aşamadaki transfer kulisi</p>

<p>Oyuncuyla ilgili iddialarda Beşiktaş ve Fenerbahçe’nin henüz resmî teklif sunduğuna ilişkin doğrulanmış bir bilgi yer almıyor.</p>

<p>Ayrıca Türkiye’ye seyahat, sağlık kontrolü veya kulüpler arasında pazarlık yapıldığına dair somut bir işaret de bulunmuyor.</p>

<p>Bu nedenle dosya, transfer görüşmesinden ziyade erken gözlem ve takip süreci olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Resmî açıklama bulunmuyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Beşiktaş, Fenerbahçe veya Hart FC tarafından Alfusainey Ceesay ile ilgili herhangi bir açıklama yapılmadı.</p>

<p>Transfer sürecinin ilerleyip ilerlemeyeceği, önümüzdeki haftalarda kulüplerin resmî adım atmasıyla netlik kazanacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/besiktas-ve-fenerbahce-gambiyali-genc-yildiz-alfusainey-ceesayi-takibe-aldi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 14:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5581.jpeg" type="image/jpeg" length="55955"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kocaelispor ve Çorum FK, Berkan Kutlu transferinde yarışa girdi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/kocaelispor-ve-corum-fk-berkan-kutlu-transferinde-yarisa-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/kocaelispor-ve-corum-fk-berkan-kutlu-transferinde-yarisa-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni sezon öncesi orta saha takviyesi için çalışmalarını sürdüren Kocaelispor ve Çorum FK’nın, deneyimli futbolcu Berkan Kutlu için devrede olduğu öne sürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İspanya kaynaklı iddialara göre iki kulüp de oyuncuya teklif sunarken, transfer kararının kısa süre içinde netleşmesi bekleniyor.</p>

<p>Berkan Kutlu’ya iki Türk kulübünden ilgi</p>

<p>Transfer döneminin dikkat çeken orta saha dosyalarından biri Berkan Kutlu oldu.</p>

<p>İspanya’da kulüp çevresinden gelen bilgilere göre Kocaelispor ve Çorum FK, tecrübeli futbolcunun transferi için oyuncu cephesiyle temas kurdu.</p>

<p>Aynı haberde her iki kulübün de teklifini ilettiği, Berkan Kutlu’nun ise kariyerine ilişkin kararını yaklaşık bir hafta içinde vermesinin beklendiği ifade edildi.</p>

<p>Avrupa’dan da talipleri bulunuyor</p>

<p>Berkan Kutlu’ya yalnızca Türkiye’den ilgi olmadığı belirtiliyor.</p>

<p>İspanya temsilcisi Espanyol’un da oyuncuya resmî teklif sunduğu, Racing Santander’in ise transfer yarışını yakından takip ettiği öne sürüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu nedenle Kocaelispor ve Çorum FK’nın transferi sonuçlandırabilmesi için Avrupa kulüpleriyle rekabet etmesi gerekiyor.</p>

<p>Orta sahada çok yönlü bir isim</p>

<p>Merkez orta saha ve ön libero pozisyonlarında görev yapabilen Berkan Kutlu, mücadeleci yapısı, top kazanma becerisi ve oyun disipliniyle tanınıyor.</p>

<p>Tecrübeli futbolcu, kariyeri boyunca hem savunma hem de geçiş oyununda üstlendiği rollerle dikkat çekti.</p>

<p>Resmî açıklama yapılmadı</p>

<p>Kocaelispor, Çorum FK veya oyuncu cephesinden transfer görüşmelerine ilişkin herhangi bir resmî açıklama yapılmadı.</p>

<p>Bu nedenle Berkan Kutlu’nun hangi kulüpte forma giyeceği henüz netlik kazanmış değil. Taraflar arasındaki görüşmelerin önümüzdeki günlerde sonuçlanması beklenirken, transfer süreci kulis aşamasında ilerlemeyi sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/kocaelispor-ve-corum-fk-berkan-kutlu-transferinde-yarisa-girdi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 14:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5581.jpeg" type="image/jpeg" length="92718"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzonspor’a Ukrayna Milli Takımı’ndan kanat iddiası: Viktor Tsygankov gündemde]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonspora-ukrayna-milli-takimindan-kanat-iddiasi-viktor-tsygankov-gundemde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonspora-ukrayna-milli-takimindan-kanat-iddiasi-viktor-tsygankov-gundemde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni sezon öncesi kanat transferi için çalışmalarını sürdüren Trabzonspor’un, Ukraynalı yıldız Viktor Tsygankov ile temas halinde olduğu öne sürüldü. İspanya’dan gelen kulis bilgilerine göre bordo-mavili ekip, deneyimli futbolcu için yürütülen transfer yarışında yer alıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzonspor’dan kanat operasyonu</p>

<p>Transfer çalışmalarını sürdüren Trabzonspor’un hücum hattını güçlendirmek amacıyla Viktor Tsygankov’u gündemine aldığı iddia edildi.</p>

<p>İspanya’daki kulüp çevresinden gelen bilgilere göre bordo-mavili ekip, Ukraynalı oyuncunun temsilcileriyle temaslarını sürdürüyor. Oyuncunun geleceğiyle ilgili görüşmeler devam ederken transfer sürecinin henüz sonuçlanmadığı belirtiliyor.</p>

<p>İspanyol ekibi de devrede</p>

<p>Aynı kaynaklarda, La Liga temsilcisi Espanyol’un da Tsygankov için girişimlerde bulunduğu ifade edildi.</p>

<p>Buna rağmen Trabzonspor’un oyuncu cephesiyle temaslarını sürdürdüğü ve transfer yarışında güçlü adaylardan biri olduğu öne sürülüyor.</p>

<p>Şu aşamada kulüpler arasında anlaşma sağlandığına veya oyuncunun Türkiye’ye geleceğine ilişkin doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor.</p>

<p>Avrupa’nın tecrübeli isimlerinden</p>

<p>26 yaşındaki Viktor Tsygankov, sağ kanatta görev yapmasının yanı sıra sol kanat ve on numara pozisyonlarında da oynayabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kariyerinde Dynamo Kyiv ve Girona formaları giyen Ukraynalı futbolcu, uzun yıllardır Ukrayna Milli Takımı’nın da önemli oyuncuları arasında yer alıyor.</p>

<p>Teknik kapasitesi, duran toplardaki etkinliği ve skor katkısıyla dikkat çeken Tsygankov, Avrupa futbolunun tanınan kanat oyuncularından biri olarak gösteriliyor.</p>

<p>Resmî açıklama bekleniyor</p>

<p>Trabzonspor cephesinden Viktor Tsygankov transferine ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadı.</p>

<p>Bu nedenle bordo-mavili kulübün oyuncuyla ilgilendiği yönündeki bilgiler, resmî duyuru gelene kadar transfer kulisi niteliğini koruyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonspora-ukrayna-milli-takimindan-kanat-iddiasi-viktor-tsygankov-gundemde</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 14:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6638.jpeg" type="image/jpeg" length="89087"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bolu’daki Feci Kazada Üniversite Öğrencisi Ceyda Öztürk Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/boludaki-feci-kazada-universite-ogrencisi-ceyda-ozturk-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/boludaki-feci-kazada-universite-ogrencisi-ceyda-ozturk-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bolu’nun Çaygökpınar köyü yolunda meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybeden 20 yaşındaki Ceyda Öztürk’ün, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Antrenörlük Eğitimi Bölümü öğrencisi olduğu öğrenildi. Üniversite yönetimi yayımladığı taziye mesajıyla genç öğrenci için başsağlığı dileğinde bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bolu’da meydana gelen trafik kazası, genç yaşta iki canın yaşamını yitirmesiyle büyük üzüntüye neden oldu. Çaygökpınar köyü yolunda kontrolden çıkan cipin yaklaşık 15 metrelik uçuruma yuvarlanması sonucu 20 yaşındaki Ceyda Öztürk olay yerinde hayatını kaybetti.</p>

<p>Kazada yaşamını yitiren Ceyda Öztürk’ün, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Antrenörlük Eğitimi Bölümü öğrencisi olduğu öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Acı haberin ardından Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi tarafından yayımlanan taziye mesajında, Spor Bilimleri Fakültesi Antrenörlük Eğitimi Bölümü öğrencisi Ceyda Öztürk’ün elim bir trafik kazası sonucu vefat ettiği belirtilerek, ailesine, yakınlarına ve üniversite camiasına başsağlığı dilekleri iletildi.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre kaza, Çaygökpınar köyü yolunda meydana geldi. Sürücüsünün kontrolünü kaybettiği cip, yaklaşık 15 metrelik uçurumdan yuvarlandı. İhbar üzerine bölgeye jandarma, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi.</p>

<p>Sağlık ekiplerinin yaptığı incelemede araçta bulunan Ceyda Öztürk’ün olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.</p>

<p>Ceyda Öztürk için cenaze namazının 24 Temmuz 2026 Cuma günü Yeşil Camii’nde kılınacağı, ardından Çığırtkanlar Mezarlığı’nda toprağa verileceği bildirildi.</p>

<p>Bu elim kaza, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi başta olmak üzere öğrencinin ailesi, arkadaşları ve eğitim camiasını yasa boğdu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/boludaki-feci-kazada-universite-ogrencisi-ceyda-ozturk-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 14:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6637.jpeg" type="image/jpeg" length="37496"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[OKÜ’de Acı Kayıp: Öğretim Görevlisi Merve Bilgen Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/okude-aci-kayip-ogretim-gorevlisi-merve-bilgen-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/okude-aci-kayip-ogretim-gorevlisi-merve-bilgen-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi (OKÜ), Osmaniye Meslek Yüksekokulu Bilgisayar Teknolojileri Bölümü’nde görev yapan Öğretim Görevlisi Merve Bilgen’in hayatını kaybettiğini duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Genç akademisyenin vefatı, üniversite camiasında büyük üzüntüye neden oldu. Üniversite tarafından yayımlanan taziye mesajında Bilgen’e Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına, çalışma arkadaşlarına ve öğrencilerine başsağlığı dileğinde bulunuldu.</p>

<p>Merve Bilgen, Osmaniye Meslek Yüksekokulu Bilgisayar Teknolojileri Bölümü’nde öğretim görevlisi olarak görev yapıyor, akademik kurul ve bölüm çalışmalarında aktif rol alıyordu. Mart 2026’da gerçekleştirilen bölüm akademik kurul toplantısına katılan akademisyenler arasında yer alan Bilgen, müfredat geliştirme ve sektör iş birliklerine yönelik çalışmalarda görev üstlenmişti.</p>

<p>Üniversiteden Taziye Mesajı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Üniversitenin yayımladığı taziye açıklamasında, Öğretim Görevlisi Merve Bilgen’in vefatının derin üzüntüyle karşılandığı belirtilerek şu mesaj paylaşıldı:</p>

<p>“Öğretim Görevlimiz Merve Bilgen’e Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına, çalışma arkadaşlarına, öğrencilerine ve üniversite camiamıza başsağlığı ve sabır diliyoruz.”</p>

<p>Vefat Nedeni Açıklanmadı</p>

<p>Üniversite tarafından yapılan açıklamada Merve Bilgen’in vefat nedenine ilişkin herhangi bir bilgi paylaşılmadı. Resmî makamlar veya üniversite yönetimi tarafından farklı bir açıklama yapılıncaya kadar ölüm sebebine ilişkin herhangi bir doğrulanmış bilgi bulunmuyor.</p>

<p>Akademik çevrelerde sevilen isimlerden biri olarak bilinen Merve Bilgen’in vefatı, öğrencileri ve meslektaşları arasında da büyük üzüntüyle karşılandı. Üniversite camiası, yayımlanan taziye mesajlarıyla Bilgen’in ailesine ve sevenlerine desteklerini iletmeye devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/okude-aci-kayip-ogretim-gorevlisi-merve-bilgen-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 14:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6636.jpeg" type="image/jpeg" length="82162"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yeni Parti’nin logosu ilk kez paylaşıldı: İlk siyasi yorumlar da geldi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/yeni-partinin-logosu-ilk-kez-paylasildi-ilk-siyasi-yorumlar-da-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/yeni-partinin-logosu-ilk-kez-paylasildi-ilk-siyasi-yorumlar-da-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP’den ayrılarak “Yeni Parti” adıyla yeni bir siyasi oluşum başlatan Özgür Özel’in sosyal medya hesaplarında yapılan değişikliklerle birlikte partinin ilk logosu kamuoyuna yansıdı. Aynı gün kuruluş evrakları imzalanırken, logo tasarımı da ilk kez kamuoyuyla paylaşıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Logo paylaşımının ardından siyasi değerlendirmeler de peş peşe geldi. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral’ın sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım günün dikkat çeken siyasi yorumları arasında yer aldı.</p>

<p>Yeni Parti logosu ilk kez görücüye çıktı</p>

<p>Özgür Özel, Yeni Parti’nin kuruluş süreci kapsamında sosyal medya hesaplarının görsellerini yeniledi. X hesabındaki yeni kapak görselinde “YENİ Parti” logosu, Atatürk fotoğrafı ve “Köylü milletin efendisidir” sözü yer aldı. Böylece partinin kurumsal kimliği ilk kez kamuoyuna yansımış oldu.</p>

<p>Paylaşılan logoda kırmızı ve siyah renklerin ağırlıklı olduğu sade bir tipografik tasarım tercih edildi. Logo, kuruluş sürecinin en dikkat çeken görsel unsurlarından biri oldu.</p>

<p>Kuruluş süreci resmiyet kazandı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özgür Özel ile birlikte 91 milletvekilinin CHP’den ayrılarak Yeni Parti’nin kurucular kurulunda yer aldığı açıklandı. Kuruluş evrakları imzalanırken, gerekli resmî işlemlerin tamamlanması için ilgili makamlara teslim süreci başlatıldı. Özel, imza töreninde, “Vatana, millete, partimize, hepimize hayırlı olsun.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Oktay Saral’dan logo paylaşımına yorum</p>

<p>Yeni Parti logosunun paylaşılmasının ardından Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral da sosyal medya hesabından dikkat çeken bir değerlendirmede bulundu.</p>

<p>Saral paylaşımında, “Yeni Rakı etrafında toplananların, yeni parti etrafında toplanması da çok zor olmayacak. Logo tesadüf mü, bilinçaltı mı; takdir kamuoyunun…” ifadelerini kullandı. Paylaşım kısa sürede sosyal medyada geniş yankı buldu.</p>

<p>Haberin yayımlandığı saat itibarıyla Saral’ın açıklamasına ilişkin Yeni Parti cephesinden resmî bir değerlendirme yapılmadı.</p>

<p>Son durum</p>

<p>Bugün itibarıyla doğrulanan bilgiler, Yeni Parti’nin kuruluş sürecinin resmen başlatıldığını, ilk logo tasarımının kamuoyuyla paylaşıldığını ve bunun ardından ilk siyasi değerlendirmelerin geldiğini gösteriyor. Parti yönetiminin önümüzdeki günlerde kurumsal kimlik, teşkilatlanma ve yol haritasına ilişkin yeni açıklamalar yapması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>MİZAH</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/yeni-partinin-logosu-ilk-kez-paylasildi-ilk-siyasi-yorumlar-da-geldi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 13:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6630.jpeg" type="image/jpeg" length="13457"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CAR-T Tedavisi Sonrası Lenfoma Hastasında Kanser Bulgusu Kalmadı]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/car-t-tedavisi-sonrasi-lenfoma-hastasinda-kanser-bulgusu-kalmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/car-t-tedavisi-sonrasi-lenfoma-hastasinda-kanser-bulgusu-kalmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Brezilya’daki São Paulo Üniversitesi (USP) ve Hospital das Clínicas araştırmacıları tarafından geliştirilen akademik CAR-T hücre tedavisi, tedaviye dirençli non-Hodgkin lenfomalı bir hastada uygulamadan yaklaşık bir ay sonra tam remisyon sağladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Vaka dikkat çekici olsa da uzmanlar bunun tek bir hasta deneyimi olduğunu ve yöntemin her kanser türü veya her hasta için uygun olmadığını vurguluyor.</p>

<p>Kanser tedavisinde son yılların en dikkat çekici yeniliklerinden biri olarak gösterilen CAR-T hücre tedavisi, tedavi seçenekleri tükenmiş bir non-Hodgkin lenfoma hastasında umut veren bir sonuç ortaya koydu. Brezilya’daki São Paulo Üniversitesi (USP) Tıp Fakültesi ile Hospital das Clínicas bünyesinde yürütülen akademik CAR-T programı kapsamında tedavi edilen Paulo Peregrino’da, uygulamadan yaklaşık bir ay sonra yapılan görüntülemelerde saptanabilir kanser bulgusuna rastlanmadı. Bu gelişme, daha sonra Brezilya’da geliştirilen akademik CD19 hedefli CAR-T tedavisinin güvenlik ve etkinlik sonuçlarını değerlendiren hakemli bilimsel yayınlarla da desteklenen programın dikkat çeken örneklerinden biri oldu.[1][2]</p>

<p>CAR-T hücre tedavisi nasıl çalışıyor?</p>

<p>CAR-T (Chimeric Antigen Receptor T-cell) tedavisi, hastanın kendi bağışıklık sistemine ait T lenfositlerinin laboratuvar ortamında genetik olarak yeniden programlanmasına dayanıyor.[3]</p>

<p>Önce hastadan T hücreleri toplanıyor. Bu hücrelere, kanser hücrelerinin yüzeyindeki belirli hedefleri tanıyabilen yapay reseptörler ekleniyor. Daha sonra çoğaltılan hücreler yeniden hastaya verilerek bağışıklık sisteminin tümör hücrelerini daha etkili şekilde tanıması ve yok etmesi amaçlanıyor.[3]</p>

<p>Çalışma hangi aşamada?</p>

<p>Paulo Peregrino’nun tedavisi, Brezilya’da kamu araştırma kurumları tarafından geliştirilen akademik CAR-T programının bir parçası olarak gerçekleştirildi. Program kapsamında elde edilen klinik sonuçlar, 2024 yılında Bone Marrow Transplantation dergisinde yayımlandı. Çalışma, tedaviye dirençli veya tekrarlayan B hücreli non-Hodgkin lenfoma ve akut lenfoblastik lösemeli hastalarda geliştirilen CD19 hedefli akademik CAR-T ürününün güvenlik ve uygulanabilirliğini değerlendirdi.[1]</p>

<p>Bu çalışma, randomize kontrollü bir Faz 3 araştırması değil; erken klinik deneyimlerin değerlendirildiği akademik bir klinik uygulamayı yansıtıyor. Bu nedenle elde edilen sonuçlar umut verici olsa da daha geniş hasta gruplarında doğrulanması gerekiyor.[1]</p>

<p>“Kanser tamamen yok oldu” ifadesi ne anlama geliyor?</p>

<p>Hastada tedaviden yaklaşık bir ay sonra yapılan PET/BT incelemelerinde saptanabilir tümör bulunmadığı bildirildi.[2]</p>

<p>Uzmanlar bunu tam remisyon olarak tanımlıyor. Tam remisyon, mevcut görüntüleme ve laboratuvar yöntemleriyle hastalık bulgusunun saptanamaması anlamına geliyor. Ancak bu durum, hastalığın kesin olarak tamamen ortadan kalktığını göstermiyor. Kanser hastalarında “kür” değerlendirmesi için uzun süreli takip gerekiyor.[2][3]</p>

<p>CAR-T her kanserde kullanılabiliyor mu?</p>

<p>Hayır.</p>

<p>Bugün için CAR-T tedavisi ağırlıklı olarak belirli kan kanserlerinde kullanılıyor.</p>

<p>FDA tarafından onaylanan CAR-T ürünleri; bazı B hücreli lenfomalar, akut lenfoblastik lösemi ve multipl miyelomun belirli tiplerinde uygulanıyor. Akciğer, meme, pankreas ve kolon kanseri gibi katı tümörlerde ise CAR-T tedavisini geliştirmeye yönelik çok sayıda klinik araştırma sürüyor.[3]</p>

<p>Bilimsel gelişmeler umut veriyor</p>

<p>Uzun dönem veriler, CAR-T tedavisinin bazı hastalarda yıllarca sürebilen remisyon sağlayabildiğini gösteriyor. Bununla birlikte tedavi yüksek teknoloji gerektiriyor, ciddi yan etkiler oluşturabiliyor ve her hasta için uygun olmayabiliyor. Bu nedenle uygulama, deneyimli merkezlerde ve belirli hasta gruplarında gerçekleştiriliyor.[3]</p>

<p>Paulo Peregrino’nun öyküsü, kanser tedavisinde bağışıklık sistemini hedefleyen yaklaşımların ulaştığı noktayı göstermesi açısından dikkat çekici bir örnek olarak değerlendiriliyor. Ancak bilim insanları, tek bir başarılı vakanın tüm hastalar için aynı sonucun elde edileceği anlamına gelmediğini ve bu alandaki en güçlü kanıtların geniş ölçekli klinik çalışmalarla oluşacağını vurguluyor.[1][2]</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] Donadel CD, De Santis GC, Gonçalves TE ve ark. Safety and efficacy of a new academic CD19-directed CAR-T cell for refractory/relapsed non-Hodgkin lymphoma and acute lymphoblastic leukemia in Brazil. Bone Marrow Transplantation. 2024;59(7):1040-1042. DOI: 10.1038/s41409-024-02283-6</p>

<p>[2] University of São Paulo (USP), Hospital das Clínicas. Akademik CAR-T programına ilişkin klinik açıklamalar ve Paulo Peregrino vakası. 2023.</p>

<p>[3] National Cancer Institute (NCI). CAR T Cells: Engineering Patients’ Immune Cells to Treat Their Cancers.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>SEO Başlık: CAR-T Hücre Tedavisi Dirençli Lenfomada Tam Remisyon Sağladı</p>

<p>Meta Açıklama: Brezilya’da geliştirilen akademik CAR-T hücre tedavisi, tedaviye dirençli non-Hodgkin lenfomalı bir hastada bir ay içinde tam remisyon sağladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/car-t-tedavisi-sonrasi-lenfoma-hastasinda-kanser-bulgusu-kalmadi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6624.jpeg" type="image/jpeg" length="41741"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fenerbahçe’de Bertuğ Yıldırım Hareketliliği! Başakşehir İle Kritik Görüşme İddiası]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/fenerbahcede-bertug-yildirim-hareketliligi-basaksehir-ile-kritik-gorusme-iddiasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/fenerbahcede-bertug-yildirim-hareketliligi-basaksehir-ile-kritik-gorusme-iddiasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe’nin yerli forvet arayışında Başakşehir forması giyen Bertuğ Yıldırım için harekete geçtiği öne sürüldü. Sarı-lacivertlilerin kulüpler arasında görüşmelere başladığı iddia edilirken, transfer dosyasında yeni ayrıntılar ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeni sezon öncesinde kadrosunu güçlendirmeyi hedefleyen Fenerbahçe’de transfer çalışmaları sürerken, gündeme yerli bir golcü ismi geldi. İddialara göre sarı-lacivertli yönetim, Başakşehir’in milli futbolcusu Bertuğ Yıldırım için temaslarını hızlandırdı.</p>

<p>Son saatlerde ortaya çıkan kulis bilgilerine göre Fenerbahçe ile Başakşehir arasında oyuncunun transferi konusunda görüşmeler yapılıyor. Tarafların bonservis ve transfer şartlarını değerlendirdiği, dosyanın başkanlar düzeyinde de ele alınabileceği öne sürüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>24 yaşındaki santrfor, yerli oyuncu statüsü ve Süper Lig tecrübesi nedeniyle Fenerbahçe’nin transfer planlamasında öne çıkan isimlerden biri olarak gösteriliyor. Teknik heyetin, hücum hattındaki rotasyonu güçlendirecek ve yerli kontenjanına katkı sağlayacak bir forvet arayışında olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Bertuğ Yıldırım, geçtiğimiz sezon gösterdiği performansla dikkat çekerken, milli takım havuzunda yer alan genç oyuncular arasında da değerlendiriliyor. Bu nedenle transferin gerçekleşmesi halinde Fenerbahçe’nin yerli oyuncu planlamasında önemli bir hamle yapmış olacağı yorumları yapılıyor.</p>

<p>Öte yandan taraflardan transfer görüşmelerine ilişkin resmi bir açıklama yapılmış değil. Kulislerde yer alan bilgiler, dosyanın henüz görüşme aşamasında olduğunu ve anlaşmanın kesinleşmediğini gösteriyor. Önümüzdeki günlerde iki kulüp arasındaki temasların seyrinin transferin geleceğini belirlemesi bekleniyor.</p>

<p>Not: Haber, son saatlerde ortaya çıkan transfer iddialarına dayanmaktadır. Taraflardan resmi doğrulama gelmediği için süreç kesinleşmiş bir transfer olarak değerlendirilmemelidir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/fenerbahcede-bertug-yildirim-hareketliligi-basaksehir-ile-kritik-gorusme-iddiasi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 12:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6621.jpeg" type="image/jpeg" length="87449"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Ortahisar’da Otomobil Çarptı: Genç Kız Entübe Edildi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç kız hastaneye kaldırılarak entübe edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Bahçecik Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasında bir genç kız ağır yaralandı. Olay, dün öğle saatlerinde mahalle içindeki cadde üzerinde yaşandı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza cadde üzerinde ilerleyen bir otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle genç kız metrelerce savrularak yere düştü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kazayı gören çevredeki vatandaşlar hızla olay yerine koşarak yaralıya ilk müdahaleyi yaptı. Durumun 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirilmesi üzerine bölgeye kısa sürede ambulans sevk edildi.</p>

<p>Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ağır yaralanan genç kıza ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi. Ardından ambulansla <strong>hastaneye</strong> kaldırılan genç kızın tedavi altına alındığı öğrenildi.</p>

<p>Hastaneden edinilen bilgilere göre genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakım ünitesinde <strong>entübe edilerek tedavisinin sürdüğü</strong> bildirildi.</p>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/JabDXO75eq4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="52662"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı’nın Bilinmeyen Hikâyesi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Mart sadece bir meslek günü değil, bir direnişin hatırasıdır. İşgal altındaki İstanbul’da Tıbbiyeli gençlerin başlattığı o tarihi duruşu Prof. Dr. İhsan Kafadar anlatıyor. Bir bayramın ardındaki vatan, cesaret ve fedakârlık hikâyesi bu videoda.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/bedf6ab0-8103-4cb9-8101-fc233d486602.jpg" type="image/jpeg" length="31226"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SMA Hastalığı Nedir? İlk Belirtiler ve Güncel Tedavi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SMA hastalığı bebeklerde ve çocuklarda kas kaybına yol açıyor. Erken belirti fark edilmezse tablo ağırlaşıyor. Uzmanlar erken tanı ve tarama uyarısı yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir bebek başını tutamıyorsa, emmede zorlanıyorsa ya da yaşıtlarına göre daha hareketsizse… Bu durum basit bir gelişim geriliği değil, <strong>SMA hastalığı</strong> olabilir.</p>

<p>Son yıllarda hem tarama programlarının yaygınlaşması hem de ailelerin bilinçlenmesiyle <strong>SMA hastalığı</strong> daha fazla konuşuluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Çocuk Nörolojisi Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, özellikle erken belirti ve tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor:<br />
“Bugün artık SMA hastalığında erken tanı, hastalığın seyrini değiştirebiliyor. Ancak belirtiler gözden kaçarsa tablo ağırlaşabiliyor.”<br />
<br />
SMA Hastalığı nedir?</p>

<p><strong>SMA hastalığı (Spinal Müsküler Atrofi)</strong>, omurilikteki hareket sinir hücrelerini etkileyen genetik bir kas hastalığıdır.</p>

<p>Bu hastalıkta, kasları çalıştıran motor nöronlar hasar görür. Sonuç olarak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kaslarda güçsüzlük</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hareket kısıtlılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zamanla kas erimesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İleri vakalarda solunum problemleri</p>
 </li>
</ul>

<p>görülebilir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’a göre, <strong>SMA hastalığı</strong> doğuştan gelen genetik bir bozukluktur ve SMN1 genindeki eksiklik nedeniyle ortaya çıkar. “Kasın kendisi sağlamdır, sorun kası çalıştıran sinirdedir” diyerek hastalığın mekanizmasını sade bir dille anlatıyor.</p>

<p>SMA hastalığı tiplerine göre farklı şiddette seyreder. Bazı bebeklerde ilk aylarda ağır tablo görülürken, bazı çocuklarda belirtiler daha geç ortaya çıkabilir.</p>

<hr />
<h2>En sinsi belirtiler</h2>

<p>SMA hastalığı çoğu zaman sessiz başlar. Aileler ilk etapta fark etmeyebilir.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken belirtiler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Baş kontrolünde gecikme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve yutma güçlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaşıtlarına göre daha az hareket</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda gevşeklik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sık solunum yolu enfeksiyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oturamama ya da yürüyememe</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Bebek çok sakin diye sevinen aileler oluyor. Oysa aşırı hareketsizlik bazen <strong>SMA hastalığı belirtisi</strong> olabilir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Özellikle bacaklarda güçsüzlük ön plandadır. Bazı vakalarda dilde titreme bile görülebilir. Bu belirtiler erken dönemde yakalanırsa, tedavi seçenekleri daha etkili olabilir.</p>

<hr />
<h2>Kimler risk altında?</h2>

<p>SMA hastalığı kalıtsal bir hastalıktır.</p>

<p>Risk grupları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Anne ve babanın taşıyıcı olduğu bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliği bulunan aileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ailesinde SMA öyküsü olanlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye’de taşıyıcılık oranının yaklaşık 1/40–1/50 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu da toplumda azımsanmayacak bir genetik risk bulunduğunu gösterir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “Anne ve baba sağlıklı olabilir. Taşıyıcı olduklarını bilmeyebilirler. Bu nedenle evlilik öncesi ve gebelik öncesi taramalar çok önemlidir” diyor.</p>

<hr />
<h2>Neden artıyor?</h2>

<p>Son yıllarda “SMA hastalığı artıyor mu?” sorusu sıkça soruluyor.</p>

<p>Uzmanlara göre artışın birkaç nedeni var:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarının yaygınlaşması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik testlere erişimin artması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplumsal farkındalığın yükselmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliklerinin devam etmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Eskiden tanı alamayan vakalar vardı. Bugün erken tarama sayesinde SMA hastalığını daha erken yakalayabiliyoruz” diyerek görünürdeki artışın tanı kapasitesiyle ilişkili olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Ayrıca son yıllarda geliştirilen gen tedavileri ve yeni ilaç seçenekleri de hastalığın daha fazla gündeme gelmesine yol açtı.</p>

<hr />
<h2>Ne zaman doktora gidilmeli?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk nörolojisi uzmanına başvurulmalı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebek başını 3–4 ayda tutamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>6–7 ayda desteksiz oturamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 yaşında yürümeye başlamamışsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda belirgin güçsüzlük varsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve beslenme problemi sürüyorsa</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “SMA hastalığında erken tanı hayat kurtarır. Gecikme kas kaybını artırabilir” diyerek aileleri uyarıyor.</p>

<p>Bugün <strong>SMA hastalığı tedavisi</strong> için kullanılan ilaçlar, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bazı vakalarda gen tedavisi uygulanabiliyor. Ancak tedavinin başarısı büyük ölçüde erken teşhise bağlı.</p>

<hr />
<h2>Nasıl korunulur?</h2>

<p>SMA hastalığı tamamen önlenebilir bir hastalık değildir. Ancak risk azaltılabilir.</p>

<p>Korunma yolları:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Evlilik öncesi taşıyıcılık testi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gebelik öncesi genetik danışmanlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aile öyküsü varsa ileri genetik testler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarına katılım</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Toplumsal bilinç en güçlü silahtır. Taşıyıcı olduğunuzu bilmek kader değildir, önlem alma fırsatıdır” diyor.</p>

<p>Türkiye’de yenidoğan tarama programlarının genişlemesi sayesinde <strong>SMA hastalığı</strong> artık daha erken evrede tespit edilebiliyor. Bu da çocukların yaşam kalitesini artırma açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<hr />
<h2>Uzman Uyarısı: Erken Tanı Hayat Değiştiriyor</h2>

<p>SMA hastalığı kader değil, geç kalınmış tanı kader olabilir.</p>

<p>Kas kaybı başladıktan sonra geri dönüş sınırlıdır. Bu nedenle belirti, risk, genetik öykü ve erken tarama hayati önemdedir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar son olarak şu mesajı veriyor:<br />
“Her hareketsizlik masum değildir. Aileler gelişim basamaklarını yakından takip etmeli. Şüphe varsa zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalı.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Nw0exSzCb4o/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="35828"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epilepsi Nedir? Prof. Dr. İhsan Kafadar’dan Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Epilepsi (sara) nedir, belirtileri nelerdir? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. İhsan Kafadar çocuklarda epilepsi, nöbet anında yapılması gerekenler ve tedaviyi anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyin bazen kendi içinde bir fırtına çıkarır. Sessiz, görünmez ama etkisi sarsıcı bir elektrik dalgası… İşte epilepsi, bu dalganın kontrolsüzce yayılmasıyla ortaya çıkan nörolojik bir hastalık.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Nöroloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada epilepsinin toplumda hâlâ yanlış bilinen yönleri olduğunu vurguladı.</p>

<hr />
<h2>Epilepsi (Sara) Nedir?</h2>

<p>Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan, tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalıktır. Halk arasında “sara” olarak bilinir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’a göre:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tek bir hastalık değil, birçok farklı nedeni ve türü olan bir beyin hastalıkları grubudur. Her nöbet epilepsi değildir; tanı için nöbetlerin tekrarlayıcı olması gerekir.”</p>
</blockquote>

<hr />
<h2>Nöbet Nasıl Ortaya Çıkar?</h2>

<p>Beynimiz milyarlarca sinir hücresinin uyumlu çalışmasıyla görev yapar. Ancak bazı durumlarda bu hücreler bir anda aşırı ve düzensiz elektrik sinyali üretir. Sonuç?</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ani bilinç kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kasılmalar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sabit bir noktaya dalıp kalma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağızda köpürme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kısa süreli hafıza kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Garip kokular ya da tatlar hissetme</p>
 </li>
</ul>

<p>Bazı nöbetler dramatiktir, bazıları ise sadece birkaç saniyelik “donma” şeklinde geçer. Bu nedenle birçok epilepsi vakası uzun süre fark edilmeden devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Çocuklarda Epilepsi Daha mı Farklı?</h2>

<p>Prof. Dr. Kafadar, özellikle çocukluk çağında epilepsinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtiyor:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuklarda dalıp gitme, ders sırasında kısa süreli kopmalar, ani sıçramalar ya da sebepsiz düşmeler epilepsi belirtisi olabilir. Ailelerin bu belirtileri hafife almaması gerekir.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukluk çağı epilepsilerinin bir kısmı yaşla birlikte düzelebilirken, bazı türleri uzun süreli takip gerektirir.</p>

<hr />
<h2>Epilepsinin Nedenleri Neler?</h2>

<p>Epilepsi her zaman tek bir nedene bağlı değildir. Olası sebepler arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Doğum sırasında beyin hasarı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik yatkınlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin enfeksiyonları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kafa travmaları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin tümörleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nedeni bilinmeyen (idiopatik) durumlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Vakaların önemli bir kısmında ise net bir sebep saptanamayabilir.</p>

<hr />
<h2>Tanı Nasıl Konur?</h2>

<p>Epilepsi tanısında en önemli testlerden biri <strong>EEG (Elektroensefalografi)</strong>’dir. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeder.</p>

<p>Bunun yanında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Beyin MR görüntülemesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayrıntılı nörolojik muayene</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nöbet öyküsünün detaylı değerlendirilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Tanı sürecinde büyük önem taşır.</p>

<hr />
<h2>Tedavisi Var mı?</h2>

<p>Evet. Epilepsi hastalarının büyük bir kısmı düzenli ilaç tedavisiyle nöbetsiz bir yaşam sürebilir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’ın altını çizdiği en önemli nokta şu:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaçlar düzenli kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70’inde nöbetler tamamen kontrol altına alınabilir.”</p>
</blockquote>

<p>Dirençli vakalarda ise:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ketojenik diyet</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vagus sinir stimülasyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cerrahi tedavi</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi seçenekler gündeme gelebilir.</p>

<hr />
<h2>Nöbet Anında Ne Yapılmalı?</h2>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlış, nöbet geçiren kişinin ağzına bir şey koymaya çalışmaktır. Bu son derece tehlikelidir.</p>

<p>Doğru yaklaşım:</p>

<p>✔️ Kişiyi yan yatırmak<br />
✔️ Başını sert bir zeminden korumak<br />
✔️ Süreyi takip etmek<br />
✔️ Nöbet 5 dakikayı aşarsa acil yardım çağırmak</p>

<hr />
<h2>Toplumsal Yanlış Algılar</h2>

<p>Epilepsi bulaşıcı değildir.<br />
Ruhsal bir hastalık değildir.<br />
Akıl hastalığı değildir.</p>

<p>Bu hastalık, beynin elektriksel düzeniyle ilgilidir. Doğru tedavi ve takip ile bireyler eğitimlerine, iş hayatlarına ve sosyal yaşamlarına devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Son Söz</h2>

<p>Epilepsi korkulacak değil, bilinmesi gereken bir hastalıktır. Bilgi, ön yargının panzehiridir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’ın da ifade ettiği gibi, erken tanı ve düzenli takip hayat kalitesini belirleyen en kritik faktördür.</p>

<p>Beynin elektriği bazen kontrolden çıkabilir. Önemli olan, o dalgayı doğru yönetmektir. ⚡<br />
Epilepsi (Sara Hastalığı) Nedir? Epilepsi Çeşitleri Nelerdir? Epilepsi Neden Olur? Epilepsi Belirtileri Nelerdir? Epilepsi Nasıl Teşhis Edilir? Epilepsi Tedavisi Nasıl Yapılır? Epilepsi Risk Faktörleri Nelerdir? Epilepsi öldürür mü? Epilepsi nasıl anlaşılır? Epilepsi geçer mi? Stres epilepsiyi etkiler mi? Epilepsi nöbeti uyurken olur mu? Epilepsi nöbeti geçirdikten sonra kişi neler hisseder? Anksiyete epilepsiye neden olur mu?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Qo87l9ftCJg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="82988"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Salmonella Nedir? Salmonella Belirtileri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salmonella nedir, nasıl bulaşır, belirtileri neler? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Asuman İnan, Tıbbiye Bülteni’ne konuştu.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir lokma… Ve saatler içinde başlayan ateş, kramp, halsizlik.<br />
Adı sık duyuluyor ama ciddiyeti çoğu zaman hafife alınıyor: <strong>Salmonella</strong>.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Asuman İnan</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada özellikle yaz aylarında artan vakalara dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. İnan, “Salmonella en sık gıdalar yoluyla bulaşır. Çiğ veya iyi pişmemiş tavuk, yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve iyi yıkanmamış sebzeler risk taşır” dedi.</p>

<hr />
<h2>🧫 Salmonella Nedir?</h2>

<p>Salmonella, bağırsak sistemini etkileyen bir bakteri grubudur. Halk arasında çoğu zaman “gıda zehirlenmesi” olarak bilinen tabloya neden olur. Ancak her gıda zehirlenmesi Salmonella değildir.</p>

<p>Uzmanlara göre bakteri, uygun sıcaklıkta hızla çoğalır ve özellikle hijyen kurallarına uyulmayan mutfaklarda kolayca yayılır.</p>

<hr />
<h2>⚠️ Salmonella Belirtileri Nelerdir?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’ın verdiği bilgilere göre belirtiler genellikle bakterinin alınmasından <strong>6–72 saat sonra</strong> ortaya çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek ateş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sulu veya kanlı ishal</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karın ağrısı ve kramp</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bulantı ve kusma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halsizlik</p>
 </li>
</ul>

<p>Çoğu vaka 4–7 gün içinde düzeliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf kişilerde enfeksiyon kana karışabiliyor ve ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<h2>🚨 Kimler Risk Altında?</h2>

<p>Uzman isim özellikle şu grupları uyardı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>65 yaş üstü bireyler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hamileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik hastalığı olanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu kişilerde tablo daha ağır seyredebilir ve hastane tedavisi gerekebilir.</p>

<hr />
<h2>🛡 Nasıl Korunmalı?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’a göre korunmanın temel anahtarı mutfak hijyeni:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çiğ et ve sebzeler ayrı kesme tahtasında hazırlanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tavuk ve et iyice pişirilmeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Soğuk zincir korunmalı</p>
 </li>
</ul>

<p>“Salmonella gözle görülmez, tadı değişmez. Bu nedenle en güçlü silahımız temizliktir” uyarısında bulundu.</p>

<hr />
<h2>📌 Uzmandan Net Mesaj</h2>

<p>Salmonella hafife alınacak bir enfeksiyon değil. Basit görünen bir ishal tablosu bazı gruplarda hayati risk oluşturabiliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında açıkta satılan ve iyi muhafaza edilmeyen gıdalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/p38tMWwaAvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="30170"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanserden korunmanın 12 altın kuralı: Mucize formül değil, bilim öneriyor]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre kanserden korunmanın en etkili yolu tek bir mucize diyet değil; sigaradan uzak durmaktan güneşten korunmaya kadar uzanan 12 bilimsel yaşam alışkanlığı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser, dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Sosyal medyada “alkali diyetle kanser yok olur” ya da “tek bitkiyle tümör erir” gibi iddialar yayılırken, bilimsel araştırmalar kansere karşı en güçlü korumanın <strong>günlük yaşam alışkanlıklarında</strong> saklı olduğunu gösteriyor.<br />
 </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Uzmanların ortak mesajı</h2>

<p>“Mucize aramayın.<br />
Bilimsel önlemlerle ve sağlıklı yaşamla riskleri azaltın.”</p>

<p>Kanser riskini tamamen sıfırlamak mümkün olmasa da, bu 12 başlıkla risk belirgin biçimde azaltılabiliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre kanserden korunma bir günde değil, bir yaşam tarzıyla mümkün. İşte bilimsel kanıtlarla desteklenen <strong>12 altın kural</strong>:</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/1.jpg" type="image/jpeg" length="25154"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
