<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Tıbbiye Bülteni | Sağlık Haberleri</title>
    <link>https://www.tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni, sağlık ve tıp alanındaki güncel gelişmeleri bilimsel doğruluk temelinde okuyucularına ulaştıran bağımsız sağlık haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 23 Jul 2026 18:44:38 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Doç. Dr. Abdullah Güllü Hayatını Kaybetti: Spor ve Akademi Camiasını Yasa Boğan Kayıp]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/doc-dr-abdullah-gullu-hayatini-kaybetti-spor-ve-akademi-camiasini-yasa-bogan-kayip</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/doc-dr-abdullah-gullu-hayatini-kaybetti-spor-ve-akademi-camiasini-yasa-bogan-kayip" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uşak Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abdullah Güllü, hayatını kaybetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uzun yıllar hem akademik alanda hem de Türk futbolunda önemli görevler üstlenen Güllü’nün vefatı, öğrencileri, meslektaşları ve spor camiasında derin üzüntüye neden oldu.</p>

<p>Uşak Üniversitesi tarafından yapılan taziye açıklamasında, Spor Bilimleri Fakültesi Spor Yöneticiliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abdullah Güllü’nün vefat ettiği belirtilerek ailesine, yakınlarına ve üniversite camiasına başsağlığı dilekleri iletildi. Ayrıca Güllü’nün, aynı fakültede görev yapan Rekreasyon Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Esin Güllü’nün eşi olduğu bilgisi de paylaşıldı.</p>

<p>Akademik kariyerinin yanı sıra futbol dünyasında da önemli izler bırakan Abdullah Güllü, performans antrenmanları ve spor bilimleri alanındaki çalışmalarıyla tanındı. Teknik direktör Ziya Doğan’ın ekibinde uzun yıllar görev yapan Güllü; Trabzonspor, Malatyaspor, Diyarbakırspor, Konyaspor, Çaykur Rizespor ve Sakaryaspor gibi kulüplerde çeşitli teknik görevler üstlenerek Türk futboluna katkı sağladı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre Doç. Dr. Abdullah Güllü, geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi. Ancak ölüm nedenine ilişkin ailesi veya üniversitesi tarafından ayrıntılı resmî bir sağlık açıklaması yapılmadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Vefat haberinin ardından üniversiteler, spor kuruluşları ve çok sayıda meslektaşı tarafından peş peşe taziye mesajları yayımlandı. Mesajlarda Güllü’nün bilimsel çalışmaları, yetiştirdiği öğrenciler ve Türk sporuna sunduğu katkılar vurgulanırken, örnek kişiliğiyle hatırlanacağı ifade edildi.</p>

<p>Doç. Dr. Abdullah Güllü’nün cenazesinin 23 Temmuz 2026 Perşembe günü öğle namazının ardından Aydın’ın Didim ilçesindeki Yeşilkent Şehitler Camisi’nde kılınacak cenaze namazı sonrası Didim Mezarlığı’nda toprağa verileceği bildirildi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/doc-dr-abdullah-gullu-hayatini-kaybetti-spor-ve-akademi-camiasini-yasa-bogan-kayip</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 15:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6541.jpeg" type="image/jpeg" length="23303"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çalışma Hayatında Dijital Dönüşüm ve Gençler Semineri Başladı]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/calisma-hayatinda-dijital-donusum-ve-gencler-semineri-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/calisma-hayatinda-dijital-donusum-ve-gencler-semineri-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan’ın katılımıyla düzenlenen “Çalışma Hayatında Dijital Dönüşüm ve Gençler” semineri başladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Programda dijital dönüşümün istihdama etkisi, gençlerin geleceğin iş gücüne hazırlanması ve yeni nesil becerilerin geliştirilmesi ele alındı.</p>

<p>Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TÜHİS) tarafından düzenlenen “Çalışma Hayatında Dijital Dönüşüm ve Gençler” konulu seminer, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan’ın katılımıyla başladı.</p>

<p>Seminerin açılışında TÜHİS Genel Sekreteri Dr. Mehmet Baş, TİSK Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan konuşma yaptı.</p>

<p>Programa ayrıca Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcıları Prof. Dr. Lutfihak Alpkan, Faruk Özçelik ve Av. Ahmet Aydın’ın yanı sıra TİSK Genel Sekreteri Akansel Koç, çok sayıda üniversite rektörü ile akademisyen ve kurum temsilcileri katıldı.</p>

<p>Dijital dönüşüm ve genç istihdamı öne çıktı</p>

<p>Açılış konuşmalarında çalışma hayatında dijital dönüşümün hızla değişen iş gücü yapısına etkileri değerlendirildi. Gençlerin istihdam süreçlerine daha etkin katılımının önemine dikkat çekilirken, geleceğin mesleklerine uyum sağlayacak bilgi ve becerilerin geliştirilmesinin gerekliliği vurgulandı.</p>

<p>Katılımcılarla ayrıca Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının dijital hizmetleri, teknoloji odaklı uygulamaları ve çalışma hayatına yönelik yürüttüğü projeler hakkında bilgi paylaşıldı.</p>

<p>Güncel oturumlarla devam edecek</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Seminer kapsamında gerçekleştirilecek oturumlarda dijitalleşmenin çalışma hayatına etkileri, gençlerin değişen iş gücü piyasasındaki rolü, yeni nesil yetkinlikler ve istihdam politikalarına ilişkin güncel başlıklar uzman isimler tarafından değerlendirilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/calisma-hayatinda-dijital-donusum-ve-gencler-semineri-basladi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 15:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6539.jpeg" type="image/jpeg" length="47417"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dijital Dönüşüm ve Genç İstihdamı TÜHİS Seminerinde Masaya Yatırıldı]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/dijital-donusum-ve-genc-istihdami-tuhis-seminerinde-masaya-yatirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/dijital-donusum-ve-genc-istihdami-tuhis-seminerinde-masaya-yatirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çalışma hayatının geleceğine yön veren başlıklar TÜHİS’in düzenlediği seminerde ele alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dijital dönüşüm, genç istihdamı, İŞKUR uygulamaları ve toplu iş sözleşmesi süreçlerinin değerlendirildiği programda, kamu yöneticileri, akademisyenler ve sektör temsilcileri bilgi ve deneyimlerini paylaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TÜHİS) tarafından düzenlenen “Çalışma Hayatında Dijital Dönüşüm ve Gençler” semineri, çalışma hayatının güncel gündemini şekillendiren konuların ele alındığı oturumlarla devam etti.</p>

<p>Seminerin ilk oturumu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Lutfihak Alpkan başkanlığında gerçekleştirildi. Oturumda, İŞKUR gençlik uygulamaları, üniversitelerde yabancı akademisyen istihdamı, yeni nesil için dijital dönüşümün sunduğu fırsatlar ve çalışma hayatında dijital dönüşüm başlıkları değerlendirildi.</p>

<p>Katılımcılara; İŞKUR Genel Müdür Yardımcısı Oğuz Özdemir, Uluslararası İşgücü Genel Müdür Yardımcısı Harun Aydoğmuş, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Işıl Kurnaz ile MEXT Genel Müdürü Efe Erdem tarafından sunumlar gerçekleştirildi.</p>

<p>Seminerin ikinci oturumu ise Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Faruk Özçelik başkanlığında düzenlendi. Bu bölümde İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kübra Doğan Yenisey, Toplu İş Sözleşmesi Süreci hakkında değerlendirmelerde bulunurken, TÜHİS Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Şerefettin Güler ise Toplu İş Sözleşmesi Süreci ve Kamu Çerçeve Protokolü konularında katılımcılara bilgi verdi.</p>

<p>Program boyunca gerçekleştirilen sunumlarda, dijitalleşmenin çalışma hayatına etkileri, gençlerin istihdama katılımını artırmaya yönelik uygulamalar, toplu iş sözleşmesi süreçleri ve kamu işveren sendikacılığı alanındaki güncel gelişmeler kapsamlı şekilde ele alındı. Program, katılımcıların sorularının yanıtlandığı interaktif değerlendirme bölümüyle sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/dijital-donusum-ve-genc-istihdami-tuhis-seminerinde-masaya-yatirildi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 15:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6538.jpeg" type="image/jpeg" length="98739"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜHİS’ten Üniversitelere Üyelik Çağrısı: “Kurumsal Gücümüzü Birlikte Büyütelim”]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/tuhisten-universitelere-uyelik-cagrisi-kurumsal-gucumuzu-birlikte-buyutelim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/tuhisten-universitelere-uyelik-cagrisi-kurumsal-gucumuzu-birlikte-buyutelim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Ağır Sanayii ve Hizmet Sektörü Kamu İşverenleri Sendikası (TÜHİS) Genel Sekreteri Dr. Mehmet Baş, çalışma hayatında dijital dönüşümün üniversiteler açısından yeni fırsatlar sunduğunu belirterek, henüz TÜHİS üyesi olmayan üniversiteleri toplu iş sözleşmesi süreçlerinde kurumsal destekten yararlanmak üzere sendikaya katılmaya davet etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TÜHİS tarafından düzenlenen “Çalışma Hayatında Dijital Dönüşüm ve Gençler” seminerinin açılışında konuşan Genel Sekreter Dr. Mehmet Baş, kamu işveren sendikacılığı alanındaki faaliyetler ile üniversitelerle yürütülen iş birliklerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dr. Baş, TÜHİS’in bugün itibarıyla 330 üyeye sahip olduğunu, bunların 87’sini üniversitelerin oluşturduğunu ifade etti. Üniversitelerin özellikle dijitalleşme ve toplu iş sözleşmesi süreçlerinde önemli bir gelişim gösterdiğini belirten Baş, yükseköğretim kurumlarıyla yürütülen iş birliğinin her geçen gün daha da güçlendiğini söyledi.</p>

<p>Konuşmasında dijital dönüşümün çalışma hayatındaki etkilerine de değinen Dr. Baş, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan’ın seminerin açılışında ortaya koyduğu dijital dönüşüm vizyonunun önemine işaret etti.</p>

<p>Toplu iş sözleşmesi süreçlerinde kurumsal bilgi birikimi ve teknik desteğin önemine dikkat çeken Dr. Baş, henüz TÜHİS üyesi olmayan üniversitelere çağrıda bulunarak, bu süreçlerden daha etkin yararlanabilmeleri için TÜHİS ailesine katılmaları davetinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>KÜLTÜR-SANAT</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/tuhisten-universitelere-uyelik-cagrisi-kurumsal-gucumuzu-birlikte-buyutelim</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 15:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6536.jpeg" type="image/jpeg" length="55397"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Malatya Akçadağ’da 4,1 Büyüklüğünde Deprem: İlk Açıklamalar Geldi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/malatya-akcadagda-41-buyuklugunde-deprem-ilk-aciklamalar-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/malatya-akcadagda-41-buyuklugunde-deprem-ilk-aciklamalar-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malatya’nın Akçadağ ilçesinde bugün saat 10.26’da 4,1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>AFAD, depremin yerin 11,46 kilometre derinliğinde gerçekleştiğini açıkladı.</p>

<p>İlk resmi bilgilere göre deprem Malatya merkez ile çevre ilçelerde hissedildi. Depremin ardından olumsuz bir duruma ilişkin resmi makamlarca doğrulanmış bir açıklama yapılmadı.</p>

<p>Deprem Nerede ve Ne Zaman Oldu?</p>

<p>Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre merkez üssü Akçadağ (Malatya) olan deprem, 23 Temmuz 2026 Perşembe günü saat 10.26.44’te kaydedildi. Sarsıntının büyüklüğü 4,1 (Mw), derinliği ise 11,46 kilometre olarak ölçüldü.</p>

<p>Çevre İlçelerde de Hissedildi</p>

<p>Deprem, Malatya kent merkezi başta olmak üzere çevredeki bazı ilçe ve yerleşimlerde de hissedildi. Vatandaşlar kısa süreli panik yaşarken, şu ana kadar can kaybı veya hasara ilişkin doğrulanmış resmi bir açıklama bulunmuyor.</p>

<p>Resmi Kurumlardan İlk Bilgiler</p>

<p>AFAD’ın yayımladığı ilk bilgilerde depremin büyüklüğü, konumu ve derinliği paylaşıldı. Yetkili kurumlar bölgede gelişmeleri takip etmeyi sürdürüyor. Herhangi bir olumsuzluk tespit edilmesi halinde yeni açıklamaların yapılması bekleniyor.</p>

<p>Son Durum</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mevcut resmi bilgilere göre Malatya’nın Akçadağ ilçesinde meydana gelen 4,1 büyüklüğündeki deprem sonrası doğrulanmış can kaybı, yaralanma veya ağır hasar bilgisi bulunmuyor. Yetkililerden gelecek yeni açıklamalar yakından takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/malatya-akcadagda-41-buyuklugunde-deprem-ilk-aciklamalar-geldi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 15:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/06/i-m-g-2711.jpeg" type="image/jpeg" length="84565"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Filenin Sultanları İlk Seti Unuttu, Kanada’yı Devirip Yarı Final Biletini Kaptı]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/filenin-sultanlari-ilk-seti-unuttu-kanadayi-devirip-yari-final-biletini-kapti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/filenin-sultanlari-ilk-seti-unuttu-kanadayi-devirip-yari-final-biletini-kapti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Kadın Voleybol Takımı, FIVB Milletler Ligi çeyrek finalinde Kanada karşısında ilk seti kaybetmesine rağmen oyuna ağırlığını koyarak mücadeleyi 3-1 kazandı. Üst üste sekizinci kez çeyrek final oynayan milliler, bu galibiyetle adını bir kez daha son dört takım arasına yazdırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Kadın Voleybol Takımı, 2026 FIVB Milletler Ligi çeyrek finalinde Kanada engelini aşarak yarı finale yükseldi. İlk seti rakibine kaptıran Filenin Sultanları, sonraki üç sette üstün oyun ortaya koydu ve parkeden 3-1’lik galibiyetle ayrıldı.</p>

<p>Karşılaşmaya dengeli başlayan milliler, ilk seti 22-25 kaybetmesine rağmen moralini bozmadı. Hücumdaki etkinliğini artıran ve savunmada daha dirençli bir görüntü sergileyen Türkiye, ikinci ve üçüncü setleri 25-21’lik skorlarla hanesine yazdırdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Maçın son bölümünde oyunun kontrolünü tamamen eline alan ay-yıldızlı ekip, dördüncü seti 25-17 kazanarak mücadeleyi 3-1 tamamladı. Böylece Filenin Sultanları, Milletler Ligi’nde bir kez daha yarı final sevinci yaşadı.</p>

<p>Türkiye’nin yarı finaldeki rakibi, ABD ile Çin arasında oynanacak çeyrek final karşılaşmasının ardından belli olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/filenin-sultanlari-ilk-seti-unuttu-kanadayi-devirip-yari-final-biletini-kapti</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 15:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-5502.jpeg" type="image/jpeg" length="45368"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzonspor’da Tolu Arokodare Bekleyişi! Transferde Gözler Oyuncunun Kararında]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-tolu-arokodare-bekleyisi-transferde-gozler-oyuncunun-kararinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-tolu-arokodare-bekleyisi-transferde-gozler-oyuncunun-kararinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzonspor’un golcü transferi için gündemine aldığı Tolu Arokodare dosyasında bekleyiş sürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İngiliz basınında yer alan iddialara göre bordo mavililerin kulübüyle önemli mesafe kat ettiği öne sürülürken, transferin kaderini oyuncunun vereceği karar belirleyecek.</p>

<p>Trabzonspor Golcü Arayışında Israrını Sürdürüyor</p>

<p>Yeni sezon öncesinde hücum hattını güçlendirmek isteyen Trabzonspor’un transfer gündemindeki isimlerden biri olan Tolu Arokodare için temasların devam ettiği iddia ediliyor.</p>

<p>Yabancı basında yer alan haberlere göre bordo mavili kulüp, Nijeryalı santrforun transferi konusunda girişimlerini sürdürüyor.</p>

<p>Kulübü Ayrılığa Sıcak Bakıyor İddiası</p>

<p>Transfer kulislerine göre Arokodare’nin kulübü, gelecek uygun teklifleri değerlendirmeye hazır.</p>

<p>Trabzonspor’un yaptığı girişimin olumlu karşılandığı öne sürülse de taraflar arasında henüz resmî bir anlaşmaya varıldığı doğrulanmış değil.</p>

<p>En Büyük Engel Oyuncunun Tercihi</p>

<p>Transfer dosyasındaki en kritik ayrıntının ise futbolcunun kariyer planlaması olduğu belirtiliyor.</p>

<p>İddialara göre Arokodare, kariyerine Avrupa’nın beş büyük liginden birinde devam etmeyi öncelikli hedef olarak görüyor. Bu nedenle Trabzonspor’un teklifine rağmen kararını vermek için alternatifleri değerlendirdiği öne sürülüyor.</p>

<p>Ayrılık Sinyalleri Güçleniyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İngiliz basınında yer alan bazı haberlerde oyuncunun kulübündeki geleceğine ilişkin soru işaretlerinin arttığı ifade edildi.</p>

<p>Hazırlık dönemi ve kadro planlamasına ilişkin gelişmelerin, transfer ihtimalini güçlendiren unsurlar arasında değerlendirildiği aktarılırken, kulüp cephesinden bu iddiaları doğrulayan resmî bir açıklama yapılmadı.</p>

<p>Bordo Mavililer Alternatifleri de Hazırlıyor</p>

<p>Trabzonspor yönetiminin Tolu Arokodare dosyasını açık tuttuğu ancak transfer sürecinin uzaması ihtimaline karşı farklı santrfor adayları üzerinde de çalışmalarını sürdürdüğü konuşuluyor.</p>

<p>Önümüzdeki günlerde oyuncunun vereceği kararın transfer sürecinin seyrini belirlemesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonsporda-tolu-arokodare-bekleyisi-transferde-gozler-oyuncunun-kararinda</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 14:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6533.jpeg" type="image/jpeg" length="24015"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beşiktaş’ta Joe Willock Israrı! Premier Lig’de Ayrılık İhtimali Güçleniyor]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/besiktasta-joe-willock-israri-premier-ligde-ayrilik-ihtimali-gucleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/besiktasta-joe-willock-israri-premier-ligde-ayrilik-ihtimali-gucleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beşiktaş’ın orta saha transferi için gündeminde yer aldığı öne sürülen Joe Willock dosyasında dikkat çeken gelişmeler yaşanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İngiliz basınındaki iddialara göre Newcastle United, sözleşmesinin son yılına giren oyuncu için gelecek teklifleri değerlendirmeye hazırlanırken siyah beyazlıların ilgisinin sürdüğü belirtiliyor.</p>

<p>Beşiktaş’tan Orta Sahaya Yeni Hamle</p>

<p>Yeni sezon öncesi orta saha rotasyonunu güçlendirmek isteyen Beşiktaş’ın transfer çalışmalarında Joe Willock ismi önemini koruyor.</p>

<p>İngiliz basınında yer alan haberlere göre siyah beyazlı kulüp, Newcastle United forması giyen 26 yaşındaki futbolcunun durumunu yakından takip ediyor. Kulüpler arasında temasların sürdüğü öne sürülürken transfer dosyasının henüz sonuçlanmadığı ifade ediliyor.</p>

<p>Newcastle’da Sözleşme Detayı Dikkat Çekti</p>

<p>Transfer kulislerinde öne çıkan en önemli ayrıntılardan biri Joe Willock’un sözleşme durumu oldu.</p>

<p>İddialara göre Newcastle United yönetimi, sözleşmesinin son yılına giren deneyimli orta saha oyuncusuna yeni kontrat konusunda ilerleme sağlayamadı. Bu nedenle kulübün uygun bir teklif gelmesi hâlinde ayrılık seçeneğini değerlendirebileceği konuşuluyor.</p>

<p>Kararı Oyuncunun Tercihi Belirleyebilir</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kulis bilgilerine göre Joe Willock’un önceliği kariyerini İngiltere’de sürdürmek.</p>

<p>Ancak beklenen tekliflerin oluşmaması hâlinde yurt dışından gelecek seçeneklerin de masaya yatırılabileceği öne sürülüyor. Bu durum Beşiktaş’ın transfer umutlarını canlı tutan en önemli gelişmeler arasında gösteriliyor.</p>

<p>Beşiktaş Süreci Yakından İzliyor</p>

<p>Siyah beyazlı yönetimin, transfer bütçesini dengeli kullanabilmek adına sözleşme avantajı bulunan oyuncular üzerinde yoğunlaştığı belirtiliyor.</p>

<p>Joe Willock dosyasında ise kulübün gelişmeleri anbean takip ettiği, şartların oluşması hâlinde girişimlerini hızlandırabileceği iddia ediliyor.</p>

<p>Resmî Açıklama Bekleniyor</p>

<p>Şu ana kadar Beşiktaş veya Newcastle United cephesinden transfer görüşmelerine ilişkin resmî bir açıklama yapılmadı.</p>

<p>Mevcut bilgiler, dosyanın görüşme aşamasında olduğunu gösterirken transferin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği önümüzdeki günlerde netlik kazanacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/besiktasta-joe-willock-israri-premier-ligde-ayrilik-ihtimali-gucleniyor</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5659.jpeg" type="image/jpeg" length="48352"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Mazhar Semih Baskan Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/prof-dr-mazhar-semih-baskan-hayatini-kaybetti-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/prof-dr-mazhar-semih-baskan-hayatini-kaybetti-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk genel cerrahisinin önde gelen akademisyenlerinden, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi eski Dekanı Prof. Dr. Mazhar Semih Baskan hayatını kaybetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tıp eğitimi, genel cerrahi ve meme cerrahisi alanındaki çalışmalarıyla tanınan Baskan’ın vefatı, akademi ve sağlık camiasında derin üzüntüyle karşılandı.</p>

<p>1947 yılında Ankara’da doğan Prof. Dr. Mazhar Semih Baskan, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra aynı üniversitede genel cerrahi uzmanlığını tamamladı. Akademik yaşamını Ankara Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı’nda sürdüren Baskan, 1991-1996 yılları arasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı olarak görev yaptı.</p>

<p>Bilimsel kariyeri boyunca genel cerrahi eğitiminin gelişmesine önemli katkılar sunan Prof. Dr. Mazhar Semih Baskan, Türk Cerrahi Derneği Başkanlığı görevini yürüttü. Ayrıca Meme Hastalıkları Dernekleri Federasyonu’nun kurucu başkanlığını üstlendi ve Türk Tabipleri Birliği Uzmanlık Dernekleri Eşgüdüm Kurulu’nun kuruluşunda aktif rol aldı. Uzun yıllar boyunca çok sayıda cerrah, akademisyen ve tıp öğrencisinin yetişmesine katkı sağlayan isimler arasında yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2014 yılında Ankara Üniversitesi’nden emekliye ayrılan Prof. Dr. Mazhar Semih Baskan, akademik çalışmalarına İstanbul Okan Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde devam etti. Burada Genel Cerrahi Anabilim Dalı Başkanlığı, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölüm Başkanlığı ve rektör danışmanlığı görevlerinde bulundu.</p>

<p>Türk Tabipleri Birliği tarafından yayımlanan taziye mesajında, Prof. Dr. Mazhar Semih Baskan’ın tıp eğitimi ve cerrahi alanına yaptığı katkılar ile meslek örgütlerine verdiği uzun yıllara dayanan hizmetlerin her zaman saygıyla anılacağı vurgulandı. Açıklamada, Baskan’ın ailesine, yakınlarına ve tüm sağlık camiasına başsağlığı dilekleri iletildi.</p>

<p>Prof. Dr. Mazhar Semih Baskan, meslek yaşamı boyunca yetiştirdiği öğrenciler, bilimsel çalışmaları ve Türk cerrahisine kazandırdığı değerlerle anılmaya devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VEFAT-TAZİYE</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/prof-dr-mazhar-semih-baskan-hayatini-kaybetti-1</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 14:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6532.jpeg" type="image/jpeg" length="54380"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Filistinli Hekim Adaylarına Dünya Standartlarında Klinik Eğitim Sunuyor]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/saglik-bilimleri-universitesi-filistinli-hekim-adaylarina-dunya-standartlarinda-klinik-egitim-sunuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/saglik-bilimleri-universitesi-filistinli-hekim-adaylarina-dunya-standartlarinda-klinik-egitim-sunuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) ile El Kudüs Üniversitesi arasında 24 Ekim 2024 tarihinde imzalanan akademik iş birliği protokolü kapsamında önemli bir aşamaya geçildi. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Senatosunun oy birliğiyle aldığı kararla, El Kudüs Üniversitesinde üçüncü sınıfı tamamlayan 10 
tıp öğrencisi, 2026-2027 akademik yılından itibaren klinik eğitimlerini SBÜ’de sürdürecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Senatodan Oy Birliğiyle Kabul Kararı</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Senatosu tarafından alınan kararda şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>“Sağlık Bilimleri Üniversitesi ve El Kudüs Üniversitesi arasında yapılan anlaşma protokolüne istinaden, El Kudüs Üniversitesinde 3. sınıfı bitiren ve ekli listede bilgileri yer alan öğrencilerin eğitimlerini Sağlık Bilimleri Üniversitesinde sürdürebilmeleri amacıyla kabul yazılarının verilmesine Senatomuz tarafından oy birliği ile karar verilmiştir.”</p>

<p>Senato kararı doğrultusunda El Kudüs Üniversitesinde üçüncü sınıfı tamamlayan 10 tıp öğrencisi, eğitimlerinin klinik dönemini Sağlık Bilimleri Üniversitesinde sürdürecek.</p>

<p>Klinik Eğitim Hamidiye Tıp Fakültesi Koordinasyonunda Yürütülecek</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Program, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hamidiye Tıp Fakültesi koordinasyonunda yürütülecek. Öğrenciler, dördüncü, beşinci ve altıncı sınıf eğitimlerini Hamidiye Tıp Fakültesinin müfredatı doğrultusunda tamamlayacak.</p>

<p>Eğitim süresince öğrenciler, SBÜ’nün eğitim ve araştırma hastanelerinde iç hastalıkları, genel cerrahi, çocuk sağlığı ve hastalıkları, kadın hastalıkları ve doğum, kardiyoloji, nöroloji, acil tıp ve diğer temel klinik branşlarda rotasyonlara katılarak hasta başı uygulamalı eğitim alacak.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi; 21 ilde faaliyet gösteren 69 eğitim ve araştırma hastanesi, yaklaşık 30 bin öğrencisi, 5 bine yakın akademisyeni, ileri teknolojiyle donatılmış laboratuvarları, simülasyon merkezleri ve yüksek hasta kapasitesine sahip sağlık tesisleriyle Türkiye’nin en güçlü uygulamalı sağlık eğitimi altyapılarından birini oluşturuyor. Üniversite, sağlık eğitimini yalnızca dersliklerde değil, her gün binlerce hastaya hizmet sunulan eğitim ve araştırma hastanelerinde, gerçek klinik ortamın içinde gerçekleştiriyor.</p>

<p>Bu kapsamda Filistinli öğrenciler; tanı ve tedavi süreçlerinden klinik karar verme becerilerine, multidisipliner ekip çalışmasından hasta güvenliği uygulamalarına kadar hekimlik mesleğinin temel yetkinliklerini uygulamalı eğitimle geliştirme imkânı bulacak.</p>

<p>Prof. Dr. Kemalettin Aydın: “İnsanlığa Dokunan Bir Akademik Dayanışmayı Büyütüyoruz”</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın, programın yalnızca bir öğrenci kabulü olmadığını, aynı zamanda uluslararası akademik dayanışmanın güçlü bir örneğini oluşturduğunu belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“Sağlık Bilimleri Üniversitesi olarak bilginin, vicdanın ve insanlığın yanında durmayı temel sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz. Filistinli genç hekim adaylarının eğitimlerini kesintisiz sürdürebilmeleri için üniversitemizin bütün imkânlarını seferber ediyoruz.”</p>

<p>“Bu iş birliğinin en önemli göstergesi ortaya koyduğu somut sonuçlardır. Daha önce aynı protokol kapsamında El Kudüs Üniversitesinden 24 tıp öğrencisi klinik eğitimlerini başarıyla tamamlayarak ülkelerine döndü. Hâlen Gazze Üniversitesinden 5 tıp öğrencisi de üniversitemizde klinik eğitimlerini sürdürüyor. Şimdi ise yeni öğrenci grubumuzun katılımıyla bu akademik dayanışmayı daha da güçlendiriyoruz.”</p>

<p>“Hamidiye Tıp Fakültemizin güçlü akademik kadrosu ve üniversitemizin Türkiye’nin dört bir yanına yayılan eğitim ve araştırma hastanelerinden oluşan sağlık ekosistemi sayesinde öğrencilerimiz, dünyanın sayılı uygulamalı tıp eğitimi altyapılarında yetişecek. Yüksek hasta hacmine sahip modern hastanelerimizde, deneyimli akademisyenlerimizin rehberliğinde gerçek vakalar üzerinden eğitim alacak; tanı ve tedavi süreçlerini, klinik karar verme becerisini, ekip çalışmasını ve hekimlik sorumluluğunu sahada yaşayarak öğrenecekler. Burada edinecekleri bilgi ve tecrübeyle ülkelerine uluslararası standartlarda yetişmiş nitelikli hekimler olarak dönecek, sağlık sistemlerinin güçlenmesine önemli katkılar sunacaklardır.”</p>

<p>“Bu iş birliği yalnızca iki üniversite arasında imzalanmış bir akademik protokol değildir. Aynı zamanda kardeşliğin, dayanışmanın ve insanlığa hizmet etme idealinin güçlü bir yansımasıdır. Sağlık Bilimleri Üniversitesi olarak uluslararası sağlık eğitiminde öncü rol üstlenmeye, dost ve kardeş ülkelerin sağlık insan kaynağının yetişmesine katkı sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz.”</p>

<p>Bugüne kadar aynı iş birliği kapsamında El Kudüs Üniversitesinden 24 tıp öğrencisi klinik eğitimlerini başarıyla tamamlayarak ülkelerine dönerken, Gazze Üniversitesinden 5 tıp öğrencisi de eğitimlerini Sağlık Bilimleri Üniversitesinde sürdürüyor. Yeni kabul edilen 10 öğrencinin katılımıyla birlikte üniversitenin Filistinli hekim adaylarına yönelik akademik desteği daha da güçlenecek.</p>

<p>SBÜ ile El Kudüs Üniversitesi arasında yürütülen akademik iş birliğinin önümüzdeki dönemde öğrenci ve akademisyen değişim programları, ortak bilimsel araştırmalar ve sağlık alanındaki uluslararası projelerle daha da geliştirilmesi hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/saglik-bilimleri-universitesi-filistinli-hekim-adaylarina-dunya-standartlarinda-klinik-egitim-sunuyor</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 13:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6528.jpeg" type="image/jpeg" length="22239"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[10 Bin Sanal Hastayla Eğitim Alan Yapay Zekâ Doktorlar Sahada]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/10-bin-sanal-hastayla-egitim-alan-yapay-zeka-doktorlar-sahada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/10-bin-sanal-hastayla-egitim-alan-yapay-zeka-doktorlar-sahada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Agent Hospital, yalnızca yapay zekâ doktorların görev yaptığı bağımsız bir hastane değil; sanal ortamda eğitilen yapay zekâ ajanlarını gerçek sağlık hizmetlerine entegre etmeyi amaçlayan kapsamlı bir klinik destek platformu olarak geliştiriliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sistem, bugün insan hekimlerin denetiminde pilot uygulamalarla test edilirken, nihai tıbbi kararlar hâlâ sağlık ekipleri tarafından veriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çin’de geliştirilen Agent Hospital projesi, “dünyanın ilk yapay zekâ hastanesi” olarak tanıtılsa da mevcut yapısı bu tanımın ötesinde farklı bir modeli temsil ediyor. Sistem; sanal hasta simülasyonları, klinik karar destek yazılımları ve gerçek sağlık kuruluşlarında yürütülen kontrollü pilot uygulamalardan oluşan çok katmanlı bir sağlık teknolojisi platformu niteliği taşıyor.[1][2]</p>

<p>Sanal Hastaneden Gerçek Klinik Ortama Uzanan Yol</p>

<p>Proje 2023 yılında başlatıldı ve ilk aşamada yapay zekâ hekimlerin gerçek hastalara zarar verme riski olmadan klinik deneyim kazanabileceği dijital bir hastane simülasyonu oluşturuldu.[1][2]</p>

<p>İlk bilimsel çalışmada sanal hekimler, hemşireler ve hastalar büyük dil modelleriyle çalışan yazılım ajanları olarak tasarlandı. Sistem; hastanın başvurusu, triyaj, muayene, tetkik istemi, tanı, tedavi ve takip süreçlerini tamamen dijital ortamda tekrar edebiliyor.[2]</p>

<p>Bu yapı sayesinde yapay zekâ yalnızca tıbbi bilgiye erişmekle kalmıyor; verdiği kararların sonuçlarını da görerek deneyim kazanıyor. Başarılı ve başarısız tedavi senaryoları sisteme geri bildirilerek sürekli öğrenme döngüsü oluşturuluyor.[1][2]</p>

<p>Sanal Zaman Gerçek Zamandan Yaklaşık 100 Kat Hızlı</p>

<p>Platformun dikkat çeken özelliklerinden biri de sanal ortamda zamanın hızlandırılabilmesi.</p>

<p>Açıklanan verilere göre sistem, klinik süreçleri gerçek zamandan yaklaşık 100 kat daha hızlı simüle edebiliyor.[1][3]</p>

<p>İlk deneylerde bir yapay zekâ hekim yaklaşık 10 bin sanal hasta senaryosunu değerlendirdi. Bu sayı gerçek hastaları değil, bilgisayar tarafından oluşturulan dijital vaka simülasyonlarını ifade ediyor. Araştırmacılar bunu, yapay zekâya kısa sürede geniş vaka çeşitliliği kazandırmayı amaçlayan bir eğitim yöntemi olarak tanımlıyor.[1][2]</p>

<p>Sekiz Hastalıktan Yüzlerce Klinik Senaryoya</p>

<p>İlk araştırma yalnızca solunum sistemiyle ilişkili sekiz hastalık senaryosunu içeriyordu.[2]</p>

<p>Daha sonraki geliştirme sürecinde platform; kardiyoloji, nöroloji, gastroenteroloji, psikiyatri, çocuk sağlığı, göz hastalıkları, kadın hastalıkları ve doğum, ortopedi, dermatoloji, enfeksiyon hastalıkları, acil tıp ve diğer birçok branşı kapsayacak şekilde genişletildi.[3]</p>

<p>2024 sonu itibarıyla sistemin 300’den fazla hastalık senaryosu üzerinde çalışabildiği ve 500 binden fazla sanal hasta profili oluşturduğu bildirildi.[3]</p>

<p>Bu rakamlar gerçek hasta sayısını değil, eğitim amacıyla geliştirilen dijital senaryoların kapsamını ifade ediyor.[3]</p>

<p>Yapay Zekâ Doktorlar Hangi Görevleri Üstleniyor?</p>

<p>Pilot uygulamalarda sistem üç temel alanda görev yapıyor:</p>

<ul>
 <li>Hasta öyküsünü toplamak ve düzenlemek,</li>
 <li>Olası tanıları gerekçeleriyle sıralamak,</li>
 <li>Hekime klinik karar desteği sunmak.[3][5]</li>
</ul>

<p>Bunun yanında sistem, muayene notlarını otomatik hazırlayabiliyor, hastanın önceki kayıtlarını özetleyebiliyor, uygun polikliniğe yönlendirme yapabiliyor ve takip hatırlatmaları oluşturabiliyor.[5]</p>

<p>Ancak proje ekibi, yapay zekânın bağımsız hekim olarak görev yapmadığını özellikle vurguluyor. Nihai tanı ve tedavi kararları insan hekimler tarafından veriliyor.[4][5]</p>

<p>Gerçek Hastalarla Pilot Uygulamalar Başladı</p>

<p>Platformun laboratuvar aşamasının ardından gerçek sağlık kuruluşlarında kontrollü test süreci başlatıldı.[4][6]</p>

<p>İlk pilot uygulamalarda aile hekimliği, genel tıp, göğüs hastalıkları, göz hastalıkları ve radyoloji gibi alanlar tercih edildi. Daha sonra farklı sağlık kuruluşlarının katılımıyla kamuya açık test süreci genişletildi.[4][6]</p>

<p>2026 yılında çevrim içi sanal muayene modeli küresel teste açıldı. Sistemin Çince sürümünde 26, İngilizce sürümünde ise 21 klinik bölüm bulunuyor. Platform iki dil arasında iletişim kurabiliyor, otomatik tıbbi kayıt hazırlayabiliyor ve klinik karar desteği sağlayabiliyor.[7][8]</p>

<p>Klinik Kanıtlar Henüz Erken Aşamada</p>

<p>İlk araştırmalarda yapay zekâ sisteminin bazı sınav ve veri kümelerinde yüksek doğruluk oranlarına ulaştığı bildirildi.[2][5]</p>

<p>Bununla birlikte çoktan seçmeli tıp sorularında başarılı olmak, gerçek hastaların güvenli biçimde değerlendirilmesi anlamına gelmiyor. Gerçek klinik uygulamalarda fizik muayene, eşlik eden hastalıklar, hasta tercihleri ve beklenmeyen klinik durumlar karar sürecini çok daha karmaşık hâle getiriyor.[2][5]</p>

<p>Bugüne kadar kamuya açık kaynaklarda sistemin kaç gerçek hastada kullanıldığına, uzun dönem hasta sonuçlarına veya advers olay oranlarına ilişkin geniş ölçekli, hakem değerlendirmesinden geçmiş klinik veriler paylaşılmış değil.[6][7]</p>

<p>Yapay Zekâ Hastanesi Değil, Yapay Zekâ Destekli Sağlık Altyapısı</p>

<p>Mevcut bilgiler ışığında Agent Hospital; bağımsız çalışan, yataklı hizmet sunan veya insan doktorların yerini alan bir hastane olarak değerlendirilmiyor.[4][5][7]</p>

<p>Platformun temel amacı; triyaj, hasta öyküsü alma, klinik kayıt hazırlama, olası tanıları sıralama, karar desteği sağlama ve hasta takibini kolaylaştırarak sağlık profesyonellerinin iş yükünü azaltmak.</p>

<p>Bugünkü aşamada sistem, insan hekimlerin yerine geçen otonom bir sağlık hizmeti sunmaktan ziyade, yapay zekâyı hastane süreçlerinin farklı aşamalarına entegre eden gelişmiş bir klinik destek platformu olarak öne çıkıyor. Gerçek etkisinin ise geniş ölçekli klinik doğrulama çalışmalarının sonuçlarıyla daha net ortaya çıkması bekleniyor.</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] Tsinghua AIR. AIR Virtual Hospital: AI Doctors Improve Through Autonomous Learning. 2024.</p>

<p>[2] Li J ve ark. Agent Hospital: A Simulacrum of Hospital with Evolvable Medical Agents. arXiv. 2024.</p>

<p>[3] Tsinghua AIR. Agent Hospital AI Doctors Internal Testing Announcement. 2024.</p>

<p>[4] Tsinghua University. Tsinghua AI Agent Hospital Inauguration and 2025 Medicine Townhall Meeting. 2025.</p>

<p>[5] Tsinghua AIR. Agent Hospital 1 Platform Introduction. 2025.</p>

<p>[6] Tsinghua AIR. Public Testing Announcement of AI Agent Hospital System. 2025.</p>

<p>[7] Tsinghua School of Clinical Medicine. International Definition for AI Hospitals. 2026.</p>

<p>[8] Tsinghua AIR. Taihu Dialogue: Agent-Based Artificial Intelligence. 2026.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/10-bin-sanal-hastayla-egitim-alan-yapay-zeka-doktorlar-sahada</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 13:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6524.jpeg" type="image/jpeg" length="23879"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trafik Yaralanmaları Genç Erkeklerde Başlıca Ölüm Nedenlerinden Biri]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/trafik-yaralanmalari-genc-erkeklerde-baslica-olum-nedenlerinden-biri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/trafik-yaralanmalari-genc-erkeklerde-baslica-olum-nedenlerinden-biri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Küresel veriler, trafik yaralanmalarına bağlı ölüm oranlarının son 30 yılda azaldığını gösterse de yük hâlâ düşük ve orta gelirli ülkelerde yoğunlaşıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trafik yaralanmaları özellikle 10 ile 39 yaş arasındaki erkeklerde başlıca ölüm nedenlerinden biri olmayı sürdürürken, güvenli yol altyapısı ve hızlı acil sağlık hizmetlerinin önemi bir kez daha öne çıkıyor.</p>

<p>Trafik yaralanmaları dünya genelinde azalma eğilimi gösterse de her yıl milyonlarca insanı etkilemeye devam ediyor. Küresel Hastalık Yükü 2023 verilerine dayanan kapsamlı analiz, 1990 ile 2023 yılları arasında trafik yaralanmalarına bağlı ölüm ve hastalık yükünün önemli ölçüde gerilediğini ortaya koyarken, bu iyileşmenin ülkeler arasında eşit dağılmadığını gösterdi. Araştırmada, 2023 yılında dünya genelinde yaklaşık 50,9 milyon yeni trafik yaralanması, 1,34 milyon ölüm ve 75,3 milyon sağlıklı yaşam yılı kaybı hesaplandı.[1]</p>

<p>Otuz Yılda Ölüm Oranlarında Dikkat Çeken Düşüş</p>

<p>Analize göre yaşa göre standartlaştırılmış trafik yaralanması görülme hızı 1990’dan 2023’e kadar yüzde 38,3 azalırken, ölüm hızı da yüzde 32,3 geriledi.[1]</p>

<p>Bu düşüşte araç güvenliğinin gelişmesi, emniyet kemeri ve motosiklet kaskı kullanımının yaygınlaşması, hız denetimlerinin artması, alkollü araç kullanımına yönelik düzenlemeler ve travma bakımındaki ilerlemelerin etkili olduğu değerlendiriliyor.[1][2]</p>

<p>Ancak araştırma, küresel ortalamaların tüm ülkeler için aynı tabloyu yansıtmadığını ortaya koyuyor. Yüksek gelirli ülkelerde ölüm oranları belirgin şekilde azalırken, düşük gelirli ülkelerde ilerleme daha sınırlı kaldı.[1]</p>

<p>Genç Erkeklerde Ölüm Yükü Devam Ediyor</p>

<p>Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri, trafik yaralanmalarının dünya genelinde 10 ile 39 yaş arasındaki erkeklerde başlıca ölüm nedenlerinden biri olmayı sürdürmesi oldu.[1]</p>

<p>Bu durumun yalnızca bireysel davranışlarla açıklanamayacağı belirtiliyor. Erkeklerin araç ve motosiklet kullanımının daha yaygın olması, trafikte daha uzun süre bulunmaları ve bazı gruplarda hız, emniyet kemeri veya kask kullanmama ile alkollü araç kullanımı gibi riskli davranışların daha sık görülmesi olası etkenler arasında değerlendiriliyor.[2]</p>

<p>Mesleki nedenlerle uzun süre trafikte bulunmanın da maruziyeti artırabileceği ifade ediliyor.[2]</p>

<p>Trafik Ölümlerinin Büyük Bölümü Düşük ve Orta Gelirli Ülkelerde</p>

<p>Küresel veriler, trafik ölümlerinin yaklaşık yüzde 92’sinin düşük ve orta gelirli ülkelerde meydana geldiğini gösteriyor. Buna karşın bu ülkeler dünya motorlu taşıtlarının yaklaşık yüzde 60’ına sahip bulunuyor.[2]</p>

<p>Hızlı kentleşme, artan araç sayısı ve güvenli altyapının aynı hızda gelişmemesi; yayalar, bisikletliler ve motosiklet kullanıcılarını daha büyük risk altında bırakıyor.[2]</p>

<p>Dünya genelindeki trafik ölümlerinin yarısından fazlasını da bu korunmasız yol kullanıcıları oluşturuyor.[2]</p>

<p>Telefon Kullanımı ve Hız En Önemli Riskler Arasında</p>

<p>Sürüş sırasında cep telefonu kullanımı, dikkat dağınıklığı nedeniyle çarpışma riskini belirgin şekilde artırıyor. Araç kullanırken telefonla ilgilenen sürücülerin çarpışmaya karışma olasılığının yaklaşık dört kat daha yüksek olduğu bildiriliyor.[2]</p>

<p>Araştırmalar, yalnızca telefonu elde tutmanın değil, zihinsel dikkatin de yoldan uzaklaşmasının güvenliği olumsuz etkilediğine işaret ediyor.[2]</p>

<p>Hız artışı da ölüm riskini doğrudan etkiliyor. Ortalama hızdaki yüzde 1’lik artışın ölümcül çarpışma riskini yaklaşık yüzde 4 yükseltebildiği bildiriliyor.[2]</p>

<p>Özellikle yayalara çarpma olaylarında hızın küçük artışları bile ölüm olasılığında belirgin yükselişe neden olabiliyor.[2]</p>

<p>Dakikalar Hayat Kurtarabiliyor</p>

<p>Trafik yaralanmalarında yalnızca kazanın önlenmesi değil, çarpışma sonrasındaki müdahale de büyük önem taşıyor.</p>

<p>Ambulansın olay yerine ulaşma süresi, ağır kanamanın erken kontrol altına alınması ve hastanın uygun travma merkezine hızla ulaştırılması yaşam şansını artırabiliyor.[2]</p>

<p>Özellikle kafa travmaları, göğüs yaralanmaları ve ağır kanamalarda birkaç dakikalık gecikme bile klinik sonucu değiştirebiliyor.[2]</p>

<p>Güvenli Sistem Yaklaşımı Öne Çıkıyor</p>

<p>Uzmanlar, trafik güvenliğinde “Güvenli Sistem Yaklaşımı”nın önemine dikkat çekiyor. Bu yaklaşım, insanların hata yapabileceğini kabul ederek ölüm ve ağır yaralanmaları önleyecek yol, araç ve denetim sistemlerinin oluşturulmasını hedefliyor.[2]</p>

<p>Bu kapsamda;</p>

<ul>
 <li>Güvenli hız yönetimi,</li>
 <li>Emniyet kemeri ve kask kullanımının artırılması,</li>
 <li>Çocuk koruma sistemlerinin yaygınlaştırılması,</li>
 <li>Alkollü ve uyuşturucu etkisinde araç kullanımının önlenmesi,</li>
 <li>Güvenli yol tasarımı,</li>
 <li>Araç güvenlik standartlarının yükseltilmesi,</li>
 <li>Güçlü hastane öncesi acil sağlık hizmetleri,</li>
</ul>

<p>trafik kaynaklı ölümlerin azaltılmasında temel unsurlar arasında gösteriliyor.[2]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Standartlara uygun motosiklet kaskının ölüm ve ağır beyin yaralanması riskini belirgin biçimde azalttığı, emniyet kemerinin araç içindeki ölüm riskini yaklaşık yüzde 50 düşürebildiği bildiriliyor.[2]</p>

<p>Bulguların Sınırları</p>

<p>Araştırma, 204 ülke ve bölgeden elde edilen ölüm kayıtları, hastane verileri, polis kayıtları ve epidemiyolojik verilerin istatistiksel modellerle birleştirilmesine dayanıyor.[1]</p>

<p>Kayıt sistemlerinin yetersiz olduğu ülkelerde eksik veriler modellemelerle tamamlandığından, sonuçlar kesin sayılar yerine bilimsel tahminler olarak değerlendiriliyor.[1]</p>

<p>Buna karşın çalışma, trafik yaralanmalarının küresel yükünü uzun dönemli olarak değerlendiren en kapsamlı analizlerden biri olma özelliğini taşıyor.[1]</p>

<p>Trafik yaralanmaları yalnızca ulaşım veya güvenlik sorunu değil; şehir planlamasından acil sağlık hizmetlerine kadar birçok alanı ilgilendiren önemli bir halk sağlığı meselesi olmayı sürdürüyor. Küresel veriler, doğru politikalar uygulandığında ölüm ve ağır yaralanmaların azaltılabileceğini gösterirken, özellikle düşük gelirli ülkelerde güvenli altyapı, etkili denetim ve güçlü sağlık sistemlerine yönelik yatırımların hâlâ kritik önem taşıdığına işaret ediyor.</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] GBD 2023 Road Injuries Collaborators. Global, regional, and national burden of road injuries 1990–2023: a systematic analysis for the Global Burden of Disease Study 2023. The Lancet Public Health. 2026. DOI: 10.1016/S2468-2667(26)00141-6</p>

<p>[2] World Health Organization. Road traffic injuries. Bilgi notu. 2026.</p>

<p>[3] Institute for Health Metrics and Evaluation. Global, regional, and national burden of road injuries 1990–2023. 2026.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/trafik-yaralanmalari-genc-erkeklerde-baslica-olum-nedenlerinden-biri</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 13:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6522.jpeg" type="image/jpeg" length="20513"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[15 Yaşındaki Yusuf Koç, Başkalarını Kurtarmak İsterken Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/15-yasindaki-yusuf-koc-baskalarini-kurtarmak-isterken-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/15-yasindaki-yusuf-koc-baskalarini-kurtarmak-isterken-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Giresun’un Bulancak ilçesinde denizde boğulma tehlikesi geçiren kişilere yardım etmek için suya giren 15 yaşındaki Yusuf Koç, akıntıya kapılarak yaşamını yitirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’yi yasa boğan olayın ardından genç Yusuf, bugün son yolculuğuna uğurlanacak.</p>

<p>Giresun’un Bulancak ilçesinde yaşanan acı olay, tüm Türkiye’yi derinden üzdü. Edinilen bilgilere göre, denizde boğulma tehlikesi geçiren kişileri kurtarmak amacıyla hiç tereddüt etmeden suya giren 15 yaşındaki Yusuf Koç, güçlü akıntıya kapılarak gözden kayboldu.</p>

<p>İhbar üzerine bölgeye sevk edilen Sahil Güvenlik ekipleri tarafından sudan çıkarılan Yusuf Koç, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı. Ancak doktorların tüm çabalarına rağmen kurtarılamadı.</p>

<p>Henüz 15 yaşında olmasına rağmen başkalarının hayatını kurtarmak için kendi canını ortaya koyan Yusuf Koç’un vefatı, ailesi başta olmak üzere yakınlarını ve tüm Türkiye’yi derin üzüntüye boğdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yusuf Koç’un cenazesinin bugün ikindi namazını müteakip Giresun’un Bulancak ilçesine bağlı Tandır Köyü’nde toprağa verileceği öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>3. SAYFA</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/15-yasindaki-yusuf-koc-baskalarini-kurtarmak-isterken-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 09:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/06/genel/asayis-acil-ambulans-hastane.jpg" type="image/jpeg" length="48250"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Başakşehir’de Abdoulaye Yoro Kararı! İskoçya’dan Kiralama Hamlesi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/basaksehirde-abdoulaye-yoro-karari-iskocyadan-kiralama-hamlesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/basaksehirde-abdoulaye-yoro-karari-iskocyadan-kiralama-hamlesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[RAMS Başakşehir’in genç orta saha oyuncusu Abdoulaye Yoro için İskoçya’dan dikkat çeken bir transfer iddiası gündeme geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Turuncu lacivertlilerin, 19 yaşındaki futbolcunun gelişimini sürdürmesi amacıyla yeniden kiralama formülünü değerlendirdiği öne sürüldü.</p>

<p>Başakşehir’de Genç Yıldız İçin Yeni Plan</p>

<p>Yeni sezon kadro planlamasını sürdüren RAMS Başakşehir’de genç oyuncularla ilgili önemli gelişmeler yaşanıyor.</p>

<p>Yabancı basında yer alan iddialara göre İskoç Premiership ekiplerinden Dundee United, Abdoulaye Yoro’yu kadrosuna katmak için yeniden girişimlere başladı.</p>

<p>Kiralama Formülü Masada</p>

<p>Transfer kulislerine göre Dundee United’ın genç orta saha oyuncusunu kiralamak istediği, Başakşehir yönetiminin ise futbolcunun düzenli forma giyebileceği bir projeye olumlu yaklaştığı öne sürüldü.</p>

<p>Taraflar arasında görüşmelerin sürdüğü ancak henüz nihai anlaşmanın sağlanmadığı belirtiliyor.</p>

<p>Daha Önce de Takip Ediliyordu</p>

<p>İskoç ekibinin Abdoulaye Yoro’yu daha önce de transfer listesine aldığı ve oyuncunun gelişimini yakından izlediği ifade ediliyor.</p>

<p>Bu nedenle yeni girişimin sürpriz olmadığı, iki kulüp arasında geçmişe dayanan temasların bulunduğu konuşuluyor.</p>

<p>Başakşehir Gelişimini Önceliyor</p>

<p>Turuncu lacivertli kulübün, genç oyuncuların düzenli süre alabilecekleri takımlarda gelişim göstermesine önem verdiği biliniyor.</p>

<p>Yoro’nun da bu doğrultuda kiralık olarak ayrılmasının hem oyuncu hem de kulüp açısından olumlu bir seçenek olarak değerlendirildiği iddia ediliyor.</p>

<p>Resmî Açıklama Bekleniyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şu ana kadar RAMS Başakşehir veya Dundee United cephesinden transfer görüşmelerine ilişkin resmî bir açıklama yapılmadı.</p>

<p>Transfer sürecinin önümüzdeki günlerde netlik kazanması ve tarafların ortak karar doğrultusunda yol haritasını belirlemesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/basaksehirde-abdoulaye-yoro-karari-iskocyadan-kiralama-hamlesi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 08:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5581.jpeg" type="image/jpeg" length="16356"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Galatasaray’dan Abdelhamid Aït Boudlal hamlesi! Rennes ile ilk temas iddiası]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/galatasaraydan-abdelhamid-ait-boudlal-hamlesi-rennes-ile-ilk-temas-iddiasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/galatasaraydan-abdelhamid-ait-boudlal-hamlesi-rennes-ile-ilk-temas-iddiasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Galatasaray’ın savunma hattı için sürpriz bir ismi gündemine aldığı öne sürüldü. Sarı kırmızılıların, Rennes forması giyen genç stoper Abdelhamid Aït Boudlal için ilk teması kurduğu ve transfer dosyasını yakından takip ettiği iddia edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Galatasaray Savunma Planlamasında Yeni İsim</p>

<p>Yeni sezon öncesi stoper rotasyonunu güçlendirmek isteyen Galatasaray’ın transfer listesine genç ve gelecek vadeden bir isim daha eklendi.</p>

<p>Yabancı basında yer alan iddialara göre sarı kırmızılı kulüp, Fransa Ligue 1 ekiplerinden Rennes’te forma giyen Faslı savunmacı Abdelhamid Aït Boudlal’ın durumunu yakından izliyor.</p>

<p>Rennes ile İlk Temas Kuruldu İddiası</p>

<p>Transfer kulislerinde yer alan bilgilere göre Galatasaray’ın oyuncunun transfer şartlarını öğrenmek amacıyla Rennes cephesiyle ilk teması gerçekleştirdiği öne sürüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Henüz resmî teklif aşamasına geçilmediği belirtilirken, iki kulüp arasında yapılacak hazırlık maçı organizasyonunun da görüşmelere zemin hazırlayabileceği iddia ediliyor.</p>

<p>Avrupa’dan da İlgi Var</p>

<p>Genç stoper için yalnızca Galatasaray’ın değil, Avrupa’nın farklı kulüplerinin de devrede olduğu konuşuluyor.</p>

<p>Kulis bilgilerine göre Rennes’e ulaşan bazı teklifler kulüp yönetimi tarafından yeterli bulunmazken, Fransız ekibinin oyuncuyu düşük bir bonservisle bırakmaya sıcak bakmadığı ifade ediliyor.</p>

<p>Bu durum transfer yarışının önümüzdeki günlerde daha da hareketlenebileceği yorumlarına neden oldu.</p>

<p>Galatasaray Geleceğe Yatırım Yapmak İstiyor</p>

<p>Sarı kırmızılı yönetimin son dönemde yalnızca tecrübeli isimlere değil, yüksek gelişim potansiyeline sahip genç futbolculara da yöneldiği biliniyor.</p>

<p>20 yaşındaki Faslı stoperin hem fizik gücü hem de topu oyuna sokma becerisi nedeniyle teknik ekibin değerlendirdiği profiller arasında yer aldığı öne sürülüyor.</p>

<p>Süreç Yakından Takip Ediliyor</p>

<p>Şu ana kadar Galatasaray veya Rennes cephesinden transfer iddialarına ilişkin resmî bir açıklama yapılmadı.</p>

<p>Mevcut bilgiler, dosyanın ilk temas aşamasında olduğunu gösterirken, önümüzdeki günlerde yapılacak görüşmelerin transfer sürecinin yönünü belirlemesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/galatasaraydan-abdelhamid-ait-boudlal-hamlesi-rennes-ile-ilk-temas-iddiasi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 08:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5665.jpeg" type="image/jpeg" length="95062"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İmzasıyla 8 Üniversiteye Yeni Rektör Atandı]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/cumhurbaskani-erdoganin-imzasiyla-8-universiteye-yeni-rektor-atandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/cumhurbaskani-erdoganin-imzasiyla-8-universiteye-yeni-rektor-atandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasını taşıyan atama kararları Resmi Gazete’de yayımlandı. Kararla birlikte 8 üniversitenin rektörlüğüne yeni isimler atanırken, Yükseköğretim Kurulu’na (YÖK) da yeni üyeler seçildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Atamalar, yükseköğretim kurumlarında yeni dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>8 Üniversitede Rektörlük Görevine Yeni Atamalar</p>

<p>23 Temmuz tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında Türkiye’deki 8 üniversitenin rektörlüğüne yeni atamalar gerçekleştirildi. Atamalar, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile ilgili Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükümleri doğrultusunda yapıldı.</p>

<p>Yeni atamalar şu şekilde oldu:</p>

<ul>
 <li>Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi: Prof. Dr. Gülçin Yahya Kaçar</li>
 <li>Hasan Kalyoncu Üniversitesi: Prof. Dr. Gül Rengin Küçükerdoğan</li>
 <li>İstanbul Gedik Üniversitesi: Prof. Dr. Feriha Erfan Kuyumcu</li>
 <li>İstanbul Topkapı Üniversitesi: Prof. Dr. Emre Alkin</li>
 <li>Mudanya Üniversitesi: Prof. Dr. Ahmet Kesik</li>
 <li>Sanko Üniversitesi: Prof. Dr. Güner Dağlı</li>
 <li>Türk-Alman Üniversitesi: Prof. Dr. Cemal Yıldız</li>
 <li>Yalova Üniversitesi: Prof. Dr. Mehmet Bahçekapılı</li>
</ul>

<p>YÖK’e 4 Yeni Üye</p>

<p>Aynı karar kapsamında Yükseköğretim Kurulu üyeliklerinde de değişikliğe gidildi. Cumhurbaşkanlığı kontenjanından Hakkı Susmaz ile Prof. Dr. Mürteza Bedir, Üniversitelerarası Kurul kontenjanından ise Prof. Dr. Kemal Şenocak ve Prof. Dr. İlhan İlkılıç YÖK üyeliğine getirildi.</p>

<p>Üniversitelerde Yeni Dönem</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren atamalarla birlikte söz konusu üniversitelerde yeni yönetim dönemi başladı. Yeni rektörlerin önümüzdeki süreçte üniversitelerin akademik, bilimsel ve kurumsal gelişimine yönelik çalışmalar yürütmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ATAMA</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/cumhurbaskani-erdoganin-imzasiyla-8-universiteye-yeni-rektor-atandi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 08:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/genel/i-m-g-6516.jpeg" type="image/jpeg" length="43612"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İspanya Dünya Kupası’nı Kutlarken 89 Yıl Önce Türkiye’ye Sığınan 712 İspanyolun Unutulan Hikâyesi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/ispanya-dunya-kupasini-kutlarken-89-yil-once-turkiyeye-siginan-712-ispanyolun-unutulan-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/ispanya-dunya-kupasini-kutlarken-89-yil-once-turkiyeye-siginan-712-ispanyolun-unutulan-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İspanya’nın 2026 FIFA Dünya Kupası zaferi, iki ülke arasındaki unutulmuş insani bir hikâyeyi yeniden gündeme taşıdı. İspanya İç Savaşı sırasında yüzlerce sivil Türk diplomatik temsilciliğine sığınırken, 712 kişilik tahliye kafilesi Türkiye’ye doğru yola çıktı. Diplomatik belgeler kadar, yıllar sonra bile unutulmayan Türk elçilik görevlisi Mustafa Topaloğlu’nun insani yardımları da bu tarihin en dokunaklı sayfalarından biri olarak hafızalarda yer aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İspanya Dünya Kupası’nı Kaldırırken: 89 Yıl Önce Türkiye’ye Doğru Yola Çıkan 712 Kişilik İspanyol Tahliye Kafilesinin Unutulan Hikâyesi<br />
Bugün dünya şampiyonluğunu kutlayan İspanya ile Türkiye arasında, çoğu kişinin bilmediği dokunaklı bir hikâye var. Bundan 89 yıl önce Madrid savaşın ortasındayken yüzlerce İspanyol, hayatta kalabilmek için Türk diplomatik temsilciliğinin korumasına sığındı. Aylar sonra 712 kişilik bir tahliye kafilesi Türkiye’ye doğru yola çıktı. Bu hikâyede diplomatlar, diplomatik yazışmalar ve hükümet kararları kadar; yemek hazırlayan, çamaşır yıkayan, insanların gündelik ihtiyaçlarıyla ilgilenen ve yıllar sonra bile unutulmayan insanlar da vardı.<br />
İspanya bugünlerde bir kez daha dünya şampiyonluğunun sevincini yaşıyor.<br />
19 Temmuz 2026’da oynanan Dünya Kupası finalinde Arjantin’i uzatmalarda 1-0 mağlup eden İspanya, 2010’dan sonra ikinci kez kupayı kaldırdı. Madrid’den ülkenin dört bir yanına yayılan kutlamalarda kırmızı-sarı bayraklar yeniden gökyüzünü doldurdu.<br />
İspanya’nın adının bugün zaferle anıldığı bu günlerde, Türkiye ile İspanya arasında yaklaşık doksan yıl önce yaşanmış, artık pek az kişinin hatırladığı başka bir hikâyeyi de hatırlamak gerekiyor.<br />
Bu kez ortada bir futbol kupası yoktu.<br />
Tribünler yoktu.<br />
Kutlama meydanları yoktu.<br />
Madrid’in üzerinde savaşın gölgesi vardı.<br />
Ve yüzlerce insanın tek isteği hayatta kalmaktı.<br />
Madrid’de bir Türk kapısı<br />
1936’da başlayan İspanya İç Savaşı, ülkeyi yalnızca iki askerî ve siyasi cepheye ayırmadı; siviller için de büyük bir korku ve belirsizlik dönemi başlattı.<br />
Cumhuriyetçi yönetimin kontrolündeki Madrid’de, Milliyetçi hareketle ilişkili olduğu düşünülen ya da bu çevrelere yakınlığı nedeniyle kendisini tehdit altında hisseden çok sayıda insan yabancı diplomatik temsilciliklere sığındı.<br />
Elçilikler ve diplomatik temsilciliklerin koruması altındaki binalar, savaşın ortasında alışılmadık sığınma alanlarına dönüştü.<br />
Türkiye de bu ülkelerden biriydi.<br />
Türk diplomatik belgelerinde Madrid’deki temsilciliğin sığınmacı kabul ettiğine ilişkin kayıtlar Ağustos 1936’ya kadar uzanıyor. Türkiye savaş boyunca resmî tarafsızlığını korurken, özellikle Madrid Elçisi Tevfik Kâmil Koperler’in öncülüğündeki Türk diplomatik görevlileri, korunma arayan insanların barındırılması ve daha sonra güvenli biçimde tahliye edilmesi için yoğun bir diplomasi yürüttü.<br />
Bugün elimizdeki arşiv belgeleri, olayın uzun yıllar anlatıldığından daha geniş çaplı olduğunu gösteriyor.<br />
İspanyol arşiv kayıtlarına göre Türk temsilciliği, İç Savaş boyunca farklı dönemlerde toplam 923 kişiye sığınma imkânı sağladı. Bu sayı, aynı anda temsilcilikte bulunanların değil, savaş süresince Türkiye’nin diplomatik korumasından yararlananların toplamını ifade ediyor.<br />
Daha sonra Karadeniz vapuruyla tahliye edilmek üzere yola çıkarılan kafilenin sayısı ise 712 idi.<br />
İşte rakamların birbirine karıştığı yer de burasıdır.<br />
923 kişi, bir dönemin toplam hikâyesini;<br />
712 kişi ise o hikâyenin Akdeniz’e açılan en dramatik yolculuğunu anlatır.<br />
Bir elçiliğin gündelik hayatı<br />
Yüzlerce insanı aylar boyunca diplomatik koruma altındaki binalarda barındırmanın ne anlama geldiğini bugün düşünmek bile zor.<br />
Her gün yemek hazırlanacaktı.<br />
İnsanların yatacak bir yer bulması gerekiyordu.<br />
Temizlik yapılacak, hastalarla ilgilenilecek, dışarıdaki tehlikeye rağmen içeride hayat sürdürülecekti.<br />
Bu nedenle Madrid’de yaşananları yalnızca elçiler, dışişleri bakanları ve diplomatik notalar üzerinden okumak eksik kalır.<br />
Çünkü tarihin resmî belgelerinin arkasında, adı çoğu zaman bir dipnota bile girmeyen insanlar vardı.<br />
Onlardan biri Mustafa Topaloğlu idi.<br />
Türk Elçiliğinde kavas olarak görev yapan Mustafa Topaloğlu, savaş başlayınca alışılmış görevlerinin çok ötesinde sorumluluklar üstlendi.<br />
Diplomat Ender Arat’ın, Selim Kuneralp’ten aktardığı bir hatıra, yıllar sonra bile bazı İspanyolların Mustafa Efendi’yi unutmadığını gösteriyor.<br />
Anlatıya göre Madrid’deki Türk Büyükelçiliğinde yıllar sonra düzenlenen 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı davetlerine katılan ve İç Savaş döneminde Türkiye’nin diplomatik korumasından yararlanmış bazı yaşlı İspanyollar, Mustafa Topaloğlu’nu gördüklerinde ona büyük bir sevgiyle sarılıyorlardı.<br />
Çünkü Mustafa Efendi, yıllar önce zor günlerini yaşadıkları dönemde onların yemekleriyle, çamaşırlarıyla ve gündelik ihtiyaçlarıyla ilgilenmişti.<br />
Diplomatlar değişmişti.<br />
Hükümetler değişmişti.<br />
İspanya değişmişti.<br />
Türkiye değişmişti.<br />
Ama bir tabak yemek, yıkanmış bir gömlek ve zor zamanda uzatılan bir el unutulmamıştı.<br />
Belki de tarihin en sıcak tarafı tam burada başlıyor.<br />
Devletlerin yaptığı büyük işler arşivlerde saklanıyor.<br />
İnsanların yaptığı küçük iyilikler ise insanların hafızasında.<br />
Ender Arat’ın aktardığı Mustafa Efendi hatırası<br />
Mustafa Topaloğlu’nun hikâyesi, 1937’de Karadeniz vapuruyla gerçekleştirilen tahliye girişimiyle de sınırlı değildi.<br />
Türk diplomatik temsilciliğinin sığınmacıları koruma çabası İç Savaş’ın ilerleyen dönemlerinde de sürdü.<br />
28 Ocak 1938’de Türk Elçiliğinin koruması altındaki binalardan birine düzenlenen baskın sırasında Mustafa Topaloğlu da başından yaralandı.<br />
Ender Arat’ın aktardığı hatıraya göre, sığınmacılar arasında bulunan Doktor Canton, yaralanan Mustafa Efendi’nin tedavisiyle ilgilendi.<br />
Bir zamanlar sığınmacıların ihtiyaçlarıyla ilgilenen Mustafa Topaloğlu, bu kez onlardan birinin yardımına ihtiyaç duymuştu.<br />
Bu küçük ayrıntı bile savaşın tuhaflığını anlatmaya yeter.<br />
Bir gün Türk elçilik görevlisi İspanyol sığınmacılara yardım ediyordu.<br />
Başka bir gün, sığınmacı bir İspanyol doktor yaralanan Türk görevliye yardım ediyordu.<br />
Savaş insanları ayırırken, aynı çatı altında hayat onları birbirine emanet etmişti.<br />
Ankara’da alınan karar: Türkiye’ye getirilecekler<br />
Madrid’deki şartlar ağırlaştıkça sığınmacıların İspanya dışına çıkarılması gündeme geldi.<br />
Ancak mesele son derece karmaşıktı.<br />
Cumhuriyetçi İspanyol yönetimi, özellikle askerlik çağındaki ve askerî hizmetle bağlantılı kişilerin ülkeden çıkarılmasına karşı çekinceler taşıyordu. Bu kişilerin daha sonra Franco kuvvetlerine katılabileceği endişesi, tahliye görüşmelerinin önemli tartışma başlıklarından biriydi.<br />
Aylar süren diplomatik görüşmelerin sonunda bir uzlaşmaya varıldı. Hâlen veya daha önce askerî hizmette bulunmuş bazı kişiler tahliye kapsamının dışında bırakıldı.<br />
Türkiye ise sığınmacıları almak üzere Karadeniz vapurunu gönderdi.<br />
Karadeniz, 21 Nisan 1937’de Valencia’ya doğru yola çıktı ve 26 Nisan’da limana ulaştı.<br />
Gemi limandayken Valencia bombardıman tehdidi altındaydı. Tevfik Kâmil Koperler’in diplomatik yazışmalarına göre, diğer bazı gemilerin personeli bombardıman sırasında karaya sığınırken Karadeniz mürettebatı görevini sürdürdü.<br />
Ardından Madrid’den Valencia’ya büyük tahliye başladı.<br />
Sığınmacılar 1 Mayıs ile 14 Mayıs arasında dört ayrı grup hâlinde otobüslerle taşındı.<br />
Resmî kayıtlara göre Karadeniz’e toplam 712 kişilik tahliye kafilesi bindirildi.<br />
Türk bayraklı otobüslerle Madrid’den çıkış<br />
Bu yolculuğun en güzel ayrıntılarından biri, yıllar sonra sığınmacılardan Manuel Iglesias-Sarria y Puga’nın hatıralarında ortaya çıktı.<br />
Iglesias, Madrid’den ayrılırken bindikleri otobüslerde Türk bayraklarının bulunduğunu anlatıyordu.<br />
Savaşın içindeki Madrid sokaklarından geçen bu araçlarda bulunan insanlar için ay yıldız, o gün yalnızca başka bir devletin bayrağı değildi.<br />
Onları savaşın dışına çıkaracağına inandıkları bir güvencenin işaretiydi.<br />
Belki bazıları otobüsün camından son kez Madrid’e baktı.<br />
Geride bıraktıkları evlerini düşündüler.<br />
Yakınlarını…<br />
Bir daha dönüp dönemeyeceklerini…<br />
Önlerinde ise tanımadıkları bir ülke vardı:<br />
Türkiye.<br />
Karadeniz onları Valencia’da bekliyordu.<br />
Rotanın sonunda İstanbul vardı.<br />
Türkiye onları karşılamaya hazırlanıyordu<br />
Ankara yalnızca sığınmacıları getirmeye karar vermemiş, Türkiye’ye geldikten sonra ne yapılacağını da planlamıştı.<br />
Arşiv belgelerine göre sığınmacıların Çanakkale’de sağlık kontrolünden geçirilmesi, gerekli görülmesi hâlinde geminin sağlık ve dezenfeksiyon işlemleri için Tuzla’ya yönlendirilmesi ve daha sonra İstanbul’a getirilmeleri öngörülüyordu.<br />
Kendi geçimini sağlayabilecek olanların İstanbul’da yaşamalarına izin verilecek, desteğe ihtiyaç duyanlara yardım sağlanacak, tamamen yardıma muhtaç kişiler ise Kızılay tarafından barındırılıp beslenecekti.<br />
Bu amaçla Kızılay’a kaynak ayrılması da planlanmıştı.<br />
Kısacası Türkiye, yüzlerce insanı karşılamaya hazırlanıyordu.<br />
Fakat Akdeniz’de yolculuğun yönü değişti.<br />
Sirakuza’da her şey değişti<br />
Karadeniz Valencia’dan ayrıldıktan sonra gemideki bazı yolcular İtalya’da inmek istediklerini bildirdi.<br />
Türk ve İspanyol makamları arasında yapılan görüşmeler sonucunda kadınların, çocukların ve askerlik çağı dışında bulunan bazı erkeklerin İtalya’da karaya çıkabilmelerine yönelik bir düzenleme gündeme geldi.<br />
Ancak gemi Sicilya’daki Sirakuza Limanı’na ulaştığında olaylar planlandığı gibi gelişmedi.<br />
Uzun yıllar anlatılan bazı popüler hikâyelerde sığınmacıların kaptandan izin alarak düzenli biçimde gemiden indiği aktarılır.<br />
Türk ve İspanyol diplomatik arşivlerini birlikte inceleyen yakın tarihli akademik araştırmalar ise çok daha karmaşık bir tablo ortaya koyuyor.<br />
Belgelerde çok sayıda yolcunun gemiyi terk etmek için harekete geçtiği, bazılarının iskele düzeni tamamlanmadan karaya çıkmaya çalıştığı, hatta denize atlayanların bulunduğu anlatılıyor. Türk mürettebatından bazı görevlilerin yolcuları engellemeye çalışması üzerine arbedeler yaşandığı da diplomatik kayıtlara geçti.<br />
Sonuçta Karadeniz, 712 kişilik tahliye grubuyla başladığı yolculuğun sonunda İstanbul’a yalnızca dokuz yolcuyla ulaştı.<br />
Bu dokuz kişinin hiçbiri, tahliye edilen İspanyol sığınmacılar arasında değildi.<br />
Bunların yedisi daha önce İstanbul’dan İspanya’ya yerleşmiş Musevi bir aileye mensuptu. Diğer iki yolcu ise Türk temsilciliğinde çalışan bir kadın ile bir aylık bebeğiydi.<br />
Sirakuza olayı daha sonra Türkiye ile Cumhuriyetçi İspanyol yönetimi arasında diplomatik bir anlaşmazlığa dönüştü.<br />
İspanyol tarafı Türkiye’nin yeterli önlem almadığını ileri sürerken Ankara, olayın üçüncü bir ülkenin karasularında meydana geldiğini ve silahsız Türk gemi personelinin koşullar içinde yapabileceklerinin sınırlı olduğunu savundu.<br />
Araştırmalara göre İtalya’ya çıkan sığınmacıların önemli bir bölümü daha sonra yeniden İspanya’ya dönerek Franco kuvvetlerinin safında yer aldı.<br />
Böylece Türkiye’ye ulaşması planlanan tahliye kafilesinin yolculuğu büyük ölçüde Sicilya’da sona erdi.<br />
Fakat Türkiye ile aralarındaki hikâye bitmedi.<br />
“Türk bayrağının gölgesinde…”<br />
Türk Diplomatik Arşivi’nde bulunan 2 Ekim 1937 tarihli kayıt, sığınmacıların daha sonra ortak imzalı bir teşekkür mektubu gönderdiğini gösteriyor.<br />
Akademik araştırmalar, bu mektupta Madrid Elçisi Tevfik Kâmil Koperler’in insani çabalarının ve kendilerine sağlanan korumanın minnetle anıldığını ortaya koyuyor.<br />
Ender Arat’ın yayımladığı metne göre sığınmacılar duygularını şu ifadeyle dile getiriyordu:<br />
“Türk bayrağının gölgesinde himaye bulduk.”<br />
Belki de bütün hikâyeyi anlatmaya bu birkaç kelime yeter.<br />
Bir bayrak…<br />
Normal zamanlarda bir devletin simgesi.<br />
Savaş zamanında ise yüzlerce insan için bir kapının kapanmayacağına dair umut.<br />
Yıllar sonra gelen bir sarılma<br />
Bu hikâyede devlet adamları var.<br />
Madrid Elçisi Tevfik Kâmil Koperler var.<br />
Diplomatik yazışmalar var.<br />
Ankara’nın kararları var.<br />
Karadeniz vapuru var.<br />
Ama insanın zihninde en çok başka bir sahne kalıyor.<br />
Yıllar geçmiş.<br />
Madrid’de Türk Büyükelçiliğinde bir 29 Ekim daveti düzenlenmiş.<br />
Bir zamanlar Türkiye’nin diplomatik korumasına sığınmış yaşlı İspanyollardan bazıları yıllar sonra yeniden Türk Büyükelçiliğinin kapısından içeri giriyor.<br />
Ve aktarılan hatıraya göre bir adamı gördüklerinde ona sarılıyorlar:<br />
Mustafa Efendi’ye.<br />
Kendilerine yıllar önce yemek hazırlayan, çamaşırlarıyla ve gündelik ihtiyaçlarıyla ilgilenen Türk görevliye…<br />
Belki de bu hikâyenin gerçek sonu Sirakuza’da değil, yıllar sonra gerçekleşen o sarılmada yazıldı.<br />
Çünkü insanlar bazen kendilerini koruyan devletin adını unutabilir.<br />
Bir diplomatik belgenin tarihini unutabilir.<br />
Bir geminin rotasını unutabilir.<br />
Ama en zor günlerinde kendilerine bir tabak yemek veren insanın yüzünü kolay kolay unutmazlar.<br />
Kupaların ve hatıraların ülkeleri<br />
2026 yılında İspanya bir kez daha Dünya Kupası’nı kaldırdı.<br />
Milyonlarca insan İspanyol bayrağının altında aynı sevince ortak oldu.<br />
Bundan 89 yıl önce ise yüzlerce İspanyol, Madrid’in savaşla parçalanmış günlerinde başka bir bayrağın diplomatik korumasına sığınmıştı.<br />
Türk bayrağının.<br />
Elbette bu tarih, bütün ayrıntılarıyla romantikleştirilecek kadar basit değildir.<br />
Sığınmacıların büyük bölümü dönemin siyasi çatışmasında Milliyetçi çevrelerle bağlantılıydı. Tahliye süreci zorlu diplomatik pazarlıklara sahne olmuş, Sirakuza olayı Türkiye ile Cumhuriyetçi İspanyol yönetimi arasında ciddi bir anlaşmazlık yaratmıştı.<br />
Modern akademik araştırmalar da olayın insani boyutuyla siyasi ve diplomatik boyutlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.<br />
Ama bütün bu karmaşık tarihin içinde değişmeyen bir gerçek var:<br />
Savaşın ortasında yüzlerce insan Türkiye’nin diplomatik korumasına alındı.<br />
Aylar boyunca ihtiyaçları karşılanmaya çalışıldı.<br />
Bir Türk elçisi onlar için Ankara ile yazıştı.<br />
Bir gemi onları almak için Akdeniz’i geçti.<br />
Aktarılan hatıralara göre Mustafa Topaloğlu adlı bir kavas, aylar boyunca onların yemekleriyle, çamaşırlarıyla ve gündelik ihtiyaçlarıyla ilgilendi.<br />
Ve bazıları, aradan onlarca yıl geçtikten sonra bile kendilerine uzatılan eli unutmadı.<br />
İspanya bugün kupasını kaldırırken biz de 89 yıl önce Madrid’de yüzlerce insana koruma sağlayan o Türk kapısını hatırlayalım.<br />
Çünkü bazen bir ülkenin en güzel hikâyeleri, kazandığı kupalarla değil;<br />
zor zamanda koruma sağladığı insanların hafızasında yazılır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>TARİH</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/ispanya-dunya-kupasini-kutlarken-89-yil-once-turkiyeye-siginan-712-ispanyolun-unutulan-hikayesi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 08:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6512.jpeg" type="image/jpeg" length="80566"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hastanın Tümörü Laboratuvarda Yeniden Oluşturuldu: Yumurtalık Kanserinde Organoid Üretimi İçin Yeni Standart Protokol]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/hastanin-tumoru-laboratuvarda-yeniden-olusturuldu-yumurtalik-kanserinde-organoid-uretimi-icin-yeni-standart-protokol</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/hastanin-tumoru-laboratuvarda-yeniden-olusturuldu-yumurtalik-kanserinde-organoid-uretimi-icin-yeni-standart-protokol" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yüksek dereceli seröz over karsinomunda (HGSC) hasta tümörlerinden organoid üretimine yönelik ayrıntılı laboratuvar protokolü yayımlandı. Yeni yaklaşım, kanser araştırmalarında daha standart ve tekrarlanabilir modeller geliştirilmesine katkı sağlayabilir. Ancak uzmanlar, organoidlerin henüz hastaya en etkili ilacı belirleyen rutin bir klinik test olmadığını vurguluyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yüksek dereceli seröz over karsinomunda hastadan elde edilen tümör örneklerinden organoid geliştirmeye yönelik yeni ve ayrıntılı protokol, kişiselleştirilmiş kanser araştırmaları için daha standart ve tekrarlanabilir modeller oluşturulmasına katkı sağlayabilir. Ancak organoidler henüz hastaya hangi ilacın kesin olarak yarayacağını gösteren rutin bir klinik test değildir.</p>

<p>Bir kanser hastasından alınan tümör parçasını laboratuvarda yaşatabildiğinizi düşünün.</p>

<p>Üstelik yalnızca birkaç kanser hücresini değil, hastanın tümörünün bazı temel biyolojik özelliklerini taşıyan üç boyutlu küçük bir modelini...</p>

<p>Bilim insanlarının “organoid” adını verdiği bu yapılar, son yıllarda kanser araştırmalarının en dikkat çekici alanlarından biri hâline geldi. Yüksek dereceli seröz over karsinomunda (HGSC) organoid üretim başarısını artıran bir yaklaşım 2023 yılında yayımlanmıştı. Şimdi ise bu yöntemin taze veya canlılığı korunarak dondurulmuş hasta örneklerinden uygulanmasına ilişkin ayrıntılı laboratuvar protokolü araştırmacıların kullanımına sunuldu.</p>

<p>Laura Gall-Mas ve arkadaşlarının 2026 yılında STAR Protocols dergisinde yayımladığı çalışma; hasta tümörlerinden HGSC organoidlerinin oluşturulması, çoğaltılması, izlenmesi, dondurulması ve yeniden kültüre alınmasına kadar uzanan süreci adım adım tanımlıyor.</p>

<p>Peki bütün bunlar neden önemli?</p>

<p>Çünkü tümörler, aynı kanser adıyla sınıflandırılsalar bile birbirlerinin tam kopyası değildir.</p>

<p>Aynı Kanser, Farklı Biyoloji</p>

<p>İki hastaya da HGSC tanısı konulabilir. Ancak bu iki tümörün genetik özellikleri, hücresel yapısı, ilaçlara karşı geliştirdiği direnç mekanizmaları ve hastalığın seyri birbirinden farklı olabilir.</p>

<p>Kanser tedavisinin en büyük güçlüklerinden biri de tam olarak burada ortaya çıkar.</p>

<p>Laboratuvarlarda onlarca yıldır kullanılan klasik kanser hücre dizileri, bilimsel araştırmalar için son derece değerlidir. Ancak uzun yıllar boyunca laboratuvar koşullarına uyum sağlamış bu hücreler, gerçek bir hastanın tümöründeki biyolojik çeşitliliğin tamamını yansıtamayabilir.</p>

<p>Hasta kaynaklı organoidler ise doğrudan tümör dokusundan elde edilen hücrelerin üç boyutlu bir ortamda büyütülmesiyle oluşturulur.</p>

<p>Bir anlamda araştırmacılar, hastadaki tümörün bazı genetik ve biyolojik özelliklerini taşıyan kişiye özgü bir laboratuvar modeli oluşturmaya çalışırlar.</p>

<p>Ancak bunu başarmak düşündüğümüz kadar kolay değildir.</p>

<p>Her Tümörden Organoid Üretilemiyor</p>

<p>HGSC’de organoid araştırmalarının önündeki önemli engellerden biri, alınan her tümör örneğinden uzun süre yaşayabilen organoidler oluşturulamamasıydı.</p>

<p>Wojciech Senkowski ve arkadaşlarının 2023 yılında Developmental Cell dergisinde yayımladığı çalışmada geliştirilen yöntemle, organoid oluşturulması denenen hastaların yüzde 53’ünden uzun süreli ve çoğaltılabilir organoid kültürleri elde edildi. Bu başarı oranı, önceki çalışmalarda bildirilen yaklaşık yüzde 23–38 aralığından daha yüksekti.</p>

<p>Ancak bu oran, her hasta örneğinde veya her laboratuvarda aynı başarının elde edileceği anlamına gelmiyor. Sonuç, söz konusu çalışma koşulları ve örnek grubu içinde elde edilen başarıyı ifade ediyor.</p>

<p>Araştırmanın önemli yönlerinden biri, yalnızca ameliyattan hemen sonra elde edilen taze tümör dokularının kullanılabilmesi değildi.</p>

<p>Bilim insanları, canlılığı korunacak şekilde kriyoprezerve edilmiş ve biyobankalarda saklanmış hasta örneklerinden de organoid oluşturulabileceğini gösterdi. Bu durum, uygun koşullarda saklanmış geçmiş tümör örneklerinin yeni araştırmalarda değerlendirilebilmesi açısından önemli bir avantaj sağlayabilir.</p>

<p>2026 yılında yayımlanan yeni protokol ise 2023’te geliştirilen yaklaşımın uygulanmasına ilişkin ayrıntılı adımları, kültür izleme ölçütlerini ve süreçte karşılaşılabilecek sorunlara yönelik çözüm önerilerini tanımlıyor.</p>

<p>Protokolde ilk hücre ekiminden kültürün izlenmesine, organoidlerin çoğaltılmasından dondurularak saklanmasına ve yeniden canlandırılmasına kadar sürecin kritik aşamaları ayrıntılı biçimde tarif ediliyor.</p>

<p>Laboratuvardaki Model Hastadaki Tümöre Ne Kadar Benziyor?</p>

<p>Bir organoid oluşturabilmek tek başına yeterli değildir.</p>

<p>Asıl soru şudur:</p>

<p>Laboratuvarda büyüyen bu üç boyutlu yapı, hastanın vücudundaki tümörü ne ölçüde temsil ediyor?</p>

<p>Araştırmacıların yaptığı genomik, histolojik ve tek hücre düzeyindeki analizler, oluşturulan bazı organoidlerin kaynaklandıkları tümörlerin önemli genetik ve fenotipik özelliklerini koruyabildiğini gösterdi.</p>

<p>Bu nedenle organoidler yalnızca “laboratuvarda büyüyen kanser hücreleri” olarak görülmüyor.</p>

<p>Kanser hücrelerinin biyolojisini, tedaviye direnç mekanizmalarını ve aynı tümör tipinin neden farklı hastalarda farklı davranabildiğini araştırmak için önemli deneysel modeller olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Ancak organoidlerin gerçek tümörün birebir kopyası olmadığını unutmamak gerekiyor.</p>

<p>Bir tümörün çevresinde bağışıklık sistemi hücreleri, damarlar, bağ dokusu hücreleri ve çok sayıda biyolojik sinyal bulunur. Klasik organoid sistemleri bu karmaşık tümör mikroçevresinin tamamını eksiksiz biçimde yansıtamaz.</p>

<p>Buradan kişiselleştirilmiş tıp açısından son derece ilgi çekici bir soru doğuyor:</p>

<p>Bir hastanın tümöründen organoid oluşturulursa, farklı ilaçların bu model üzerindeki etkileri incelenerek tedavi hakkında bilgi edinilebilir mi?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Teorik olarak bu mümkün olabilir.</p>

<p>Fakat burada çok önemli bir sınır çizmek gerekiyor.</p>

<p>“Hangi İlaç İşe Yarayacak?” Testi Değil</p>

<p>Organoid teknolojisinin en heyecan verici hedeflerinden biri, gelecekte hastaya özgü tedavi seçeneklerinin araştırılmasına katkıda bulunabilmesidir.</p>

<p>Ancak bugün bir hastanın tümöründen organoid üretip farklı ilaçları bu model üzerinde deneyerek:</p>

<p>“Bu ilaç kesinlikle işe yarar, bu ilaç işe yaramaz.”</p>

<p>demek mümkün değildir.</p>

<p>2023 tarihli çalışmada organoidlerin bazı ilaçlara verdiği yanıtlarla hastaların klinik tedavi sonuçları arasında ilişkiler gözlendi. Ancak bu ilişkinin kullanılan kültür koşullarından etkilenebilmesi, organoid testlerinin ne kadar dikkatli standartlaştırılması gerektiğini de ortaya koydu.</p>

<p>Bir ilacın laboratuvardaki organoid üzerinde etkili olması, aynı ilacın hastada mutlaka aynı sonucu vereceği anlamına gelmez.</p>

<p>Çünkü insan vücudundaki tümör, laboratuvar ortamındaki organoidden çok daha karmaşık bir biyolojik sistemin parçasıdır.</p>

<p>Bağışıklık sistemi, tümörün kanlanması, hastanın metabolizması, eşlik eden hastalıkları ve kullanılan diğer tedaviler de ilaç yanıtını etkileyebilir.</p>

<p>Bu nedenle hasta kaynaklı organoidlerin kişiselleştirilmiş kanser tedavisinde rutin bir karar aracı hâline gelebilmesi için daha geniş hasta gruplarında yapılacak ileriye dönük klinik araştırmalara ihtiyaç vardır.</p>

<p>Laboratuvarda elde edilen ilaç yanıtlarının gerçek hasta sonuçlarıyla karşılaştırılması ve yöntemlerin farklı merkezlerde benzer sonuçlar verecek biçimde standartlaştırılması gerekmektedir.</p>

<p>Küçük Bir Tümör Modeli, Büyük Bir Araştırma Alanı</p>

<p>Organoid teknolojisinin bugünkü en güçlü kullanım alanı, doğrudan hastaya tedavi seçmekten çok kanser araştırmalarında ortaya çıkıyor.</p>

<p>Hastanın tümöründen geliştirilen organoid modelini uzun süre laboratuvarda incelemek, kanser hücrelerinin davranışlarını araştırmak, farklı ilaçlara verdikleri yanıtları değerlendirmek ve tedavi baskısı altında gelişebilecek direnç mekanizmalarını anlamaya çalışmak mümkün hâle geliyor.</p>

<p>Yeni tedavi adayları da klasik hücre kültürlerine kıyasla gerçek insan tümörlerinin bazı özelliklerini daha iyi yansıtabilen bu modeller üzerinde incelenebilir.</p>

<p>Canlılığı korunarak dondurulmuş hasta örneklerinden de organoid oluşturulabilmesi, uygun biçimde biyobankalanmış tümör materyallerinin gelecekteki organoid araştırmalarında kullanılabilmesi açısından önemli bir fırsat sunuyor.</p>

<p>Belki gelecekte bir kanser hastasının ameliyat sırasında çıkarılan tümörünün küçük bir bölümü laboratuvara gönderilecek.</p>

<p>Burada hastaya özgü organoid modelleri oluşturulacak.</p>

<p>Araştırmacılar bu modeller üzerinde farklı tedavi yaklaşımlarını inceleyecek ve elde edilen bilgiler hastanın genetik, moleküler ve klinik verileriyle birlikte değerlendirilecek.</p>

<p>Bu senaryo bugün için rutin klinik uygulamanın bir parçası değildir.</p>

<p>Ancak kişiselleştirilmiş kanser tedavisinin geleceğinde araştırılan önemli yaklaşımlardan biridir.</p>

<p>HGSC’de organoid üretimini daha başarılı hâle getiren yöntemlerin geliştirilmesi ve bu yöntemlerin ayrıntılı protokollerle standartlaştırılması bu nedenle önem taşıyor.</p>

<p>Çünkü kişiselleştirilmiş kanser tedavisinin geleceği belki de yalnızca hastanın tümörünün genetik özelliklerini okumaktan değil, ondan geliştirilen laboratuvar modellerinin nasıl davrandığını anlamaktan da geçecek.</p>

<p>Şimdilik organoidler, hastaya “hangi ilacın kesinlikle işe yarayacağını” söyleyen bir test değildir.</p>

<p>Ancak kanser biyolojisini ve kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarını araştırmak için giderek önem kazanan deneysel modellerden biridir.</p>

<p>Başlık<br />
Spot<br />
Seo<br />
Meta</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/hastanin-tumoru-laboratuvarda-yeniden-olusturuldu-yumurtalik-kanserinde-organoid-uretimi-icin-yeni-standart-protokol</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 08:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2025/12/laboratuvar.jpg" type="image/jpeg" length="18340"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beşiktaş’ta Joe Willock Sürprizi! İngiliz Devinden Ayrılık Sinyali Geldi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/besiktasta-joe-willock-surprizi-ingiliz-devinden-ayrilik-sinyali-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/besiktasta-joe-willock-surprizi-ingiliz-devinden-ayrilik-sinyali-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beşiktaş’ın orta saha transferi için gündemine aldığı Joe Willock dosyasında dikkat çeken gelişmeler yaşanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İngiliz basınında yer alan iddialara göre Newcastle United, deneyimli futbolcunun geleceği konusunda karar aşamasına gelirken siyah beyazlı kulübün temaslarını sürdürdüğü öne sürüldü.</p>

<p>Beşiktaş Orta Sahaya Premier Lig Takviyesi İstiyor</p>

<p>Yeni sezon öncesi orta sahasını güçlendirmeyi hedefleyen Beşiktaş’ın transfer çalışmalarında Joe Willock ismi yeniden öne çıktı.</p>

<p>İngiltere’de yayımlanan haberlerde siyah beyazlıların, Newcastle United forması giyen 26 yaşındaki futbolcu için kulübüyle temaslarını sürdürdüğü iddia edildi.</p>

<p>Newcastle’dan Ayrılık Kapısı Açıldı İddiası</p>

<p>İngiliz basınındaki kulis haberlerine göre Newcastle United yönetimi, sözleşmesinin son yılına giren Joe Willock için gelecek teklifleri değerlendirmeye hazırlanıyor.</p>

<p>Haberde, kulübün oyuncuyla yeni sözleşme konusunda ilerleme sağlamadığı ve bu nedenle yaz transfer döneminde satış seçeneğinin masada olduğu öne sürüldü.</p>

<p>Bu gelişme, Beşiktaş’ın transfer planlarını hareketlendiren en önemli ayrıntı olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Oyuncunun Önceliği İngiltere</p>

<p>Transfer dosyasındaki en kritik başlığın ise Joe Willock’un kariyer planlaması olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Kulis bilgilerine göre İngiliz futbolcu, kariyerine öncelikle Premier Lig’de devam etmek istiyor. Ancak beklediği tekliflerin gelmemesi durumunda yurt dışı seçeneklerini değerlendirebileceği konuşuluyor.</p>

<p>Bu nedenle transfer sürecinin önümüzdeki günlerde hız kazanabileceği ifade ediliyor.</p>

<p>Beşiktaş Fırsat Transferini Takip Ediyor</p>

<p>Siyah beyazlı yönetimin yüksek bonservis gerektiren transferler yerine sözleşme durumu avantaj sağlayan isimlere yöneldiği belirtiliyor.</p>

<p>Joe Willock’un sözleşmesindeki son yıl faktörü nedeniyle oluşabilecek pazarlık avantajının Beşiktaş cephesinde yakından takip edildiği öne sürülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Resmî Açıklama Bekleniyor</p>

<p>Transfer iddiaları İngiliz basınında geniş yer bulurken, Beşiktaş ve Newcastle United cephesinden şu ana kadar resmî bir açıklama yapılmadı.</p>

<p>Taraflar arasında anlaşma sağlandığına ilişkin doğrulanmış bir bilgi bulunmazken, görüşmelerin seyrinin önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/besiktasta-joe-willock-surprizi-ingiliz-devinden-ayrilik-sinyali-geldi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 05:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/futbol-kulis/i-m-g-5659.jpeg" type="image/jpeg" length="37350"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Üniversitede Dekan Daire Başkanının Amiri mi? Yetki ve Hiyerarşi Nasıl İşliyor?]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/universitede-dekan-daire-baskaninin-amiri-mi-yetki-ve-hiyerarsi-nasil-isliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/universitede-dekan-daire-baskaninin-amiri-mi-yetki-ve-hiyerarsi-nasil-isliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Üniversitelerde dekan, rektörlüğe bağlı daire başkanlıklarının doğrudan hiyerarşik amiri değildir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dekan fakültenin yönetiminden sorumlu olurken, daire başkanlıkları üniversitenin merkezî idari teşkilatı içinde genel sekreterlik ve rektörlük bünyesinde görev yapar.</p>

<p>Üniversitelerde dekan ile daire başkanı arasındaki yetki ilişkisi, akademik ve idari teşkilatın farklı yönetim hatları üzerinden işlemesi nedeniyle zaman zaman karıştırılıyor. Özellikle “Dekan daire başkanına emir verebilir mi?”, “Daire başkanı kime bağlıdır?” ve “Üniversitede daire başkanının amiri kimdir?” soruları sıkça gündeme geliyor.</p>

<p>Yükseköğretim mevzuatına göre dekan, görev yaptığı fakültenin yöneticisidir. Ancak Personel Daire Başkanlığı, Öğrenci İşleri Daire Başkanlığı, Bilgi İşlem Daire Başkanlığı, İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı ile Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı gibi rektörlüğe bağlı merkezî birimlerin doğrudan amiri sayılmaz.</p>

<p>Dekanın yetki alanı fakülteyi kapsıyor</p>

<p>Dekan; fakültenin eğitim, öğretim, araştırma ve idari faaliyetlerinin düzenli biçimde yürütülmesinden sorumludur. Fakülte kurullarına başkanlık eder, alınan kararları uygular ve fakülte bünyesindeki akademik ve idari birimler arasında koordinasyonu sağlar.</p>

<p>Dekan ayrıca fakülteye bağlı birimler ile fakültede görev yapan personel üzerinde gözetim ve denetim yetkisine sahiptir. Bu yetki, esas olarak dekanın yönettiği fakülte ve fakülte teşkilatıyla sınırlıdır.</p>

<p>Bu nedenle dekanın üniversitenin merkez teşkilatında yer alan daire başkanlıkları üzerinde kendiliğinden oluşan bir amirlik yetkisi bulunmaz.</p>

<p>Üniversitede daire başkanı kime bağlıdır?</p>

<p>Üniversitelerde daire başkanlıkları, rektörlüğe bağlı merkezî idari teşkilat içinde yer alır. Üniversitenin idari teşkilatının başında genel sekreter bulunur.</p>

<p>Genel idari hiyerarşi çoğunlukla şu şekilde işler:</p>

<p>Rektör → Genel Sekreter → Daire Başkanı → Daire Başkanlığı Personeli</p>

<p>Daire başkanları, görev alanlarındaki hizmetleri üniversitenin merkezî idari yapısı içinde yürütür. Personelin sevk ve idaresi, görev dağılımı, çalışma düzeni ve birim içi işlemler genel sekreterlik ile rektörlüğün yetki alanındadır.</p>

<p>Dekan daire başkanına talimat verebilir mi?</p>

<p>Dekan, fakültenin ihtiyaçları doğrultusunda ilgili daire başkanlığından işlem yapılmasını veya hizmet sunulmasını isteyebilir. Personel işlemleri, satın alma, bütçe, bilgi işlem, öğrenci işleri ve teknik hizmetler gibi konularda daire başkanlıklarıyla yazışma ve koordinasyon sağlayabilir.</p>

<p>Ancak fakültenin bir daire başkanlığından hizmet talep etmesi, dekanı daire başkanının hiyerarşik amiri hâline getirmez.</p>

<p>Dekan, daire başkanlığı personeline doğrudan görev dağılımı yapamaz, personelin izin ve çalışma düzenini belirleyemez veya daire başkanlığının iç işleyişine amir sıfatıyla müdahale edemez.</p>

<p>Rektör tarafından görevlendirme yapılabilir</p>

<p>Rektör, üniversitenin işleyişi kapsamında bir dekana belirli bir proje, kurul, komisyon veya çalışma alanında koordinasyon görevi verebilir.</p>

<p>Yazılı bir görevlendirme ya da usulüne uygun yetki devri bulunması hâlinde dekan, yalnızca kendisine verilen görevin sınırları içinde işlem yapabilir. Bu tür bir yetkilendirme, dekanı bütün daire başkanlıklarının sürekli amiri yapmaz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yetkinin kapsamı, rektörlük görevlendirme yazısında belirtilen konu, süre ve sınırlarla belirlenir.</p>

<p>Fakültede idari amir kimdir?</p>

<p>Fakültelerde idari hizmetler, dekana bağlı fakülte sekreterliği tarafından yürütülür. Fakülte sekreteri, fakültenin idari teşkilatının işleyişinden sorumludur.</p>

<p>Fakültedeki genel yönetim yapısı şu şekilde işler:</p>

<p>Rektör → Dekan → Fakülte Sekreteri → Fakülte İdari Personeli</p>

<p>Fakülte sekreteri, fakülte bünyesindeki büroların ve idari personelin çalışma düzenini sağlar. Dekan ise fakültenin en üst yöneticisi olarak akademik ve idari faaliyetlerin genel gözetimini yürütür.</p>

<p>Dekan ile daire başkanı arasındaki fark nedir?</p>

<p>Dekan, bir fakültenin akademik ve idari yöneticisidir. Daire başkanı ise üniversitenin merkezî idari teşkilatı içinde belirli bir hizmet alanından sorumludur.</p>

<p>Dekan fakülteyi, daire başkanı ise kendi daire başkanlığını yönetir. Her iki görev de rektörlük sistemi içinde yer alsa da aynı hiyerarşik çizgide bulunmaz.</p>

<p>Bu nedenle üniversitelerde dekan ile daire başkanı arasındaki ilişki, doğrudan amir-memur ilişkisinden çok kurumsal koordinasyon ve görev alanlarının birlikte yürütülmesi esasına dayanır.</p>

<p>Sonuç: Dekan daire başkanının doğrudan amiri değildir</p>

<p>Üniversitelerde dekan, görev yaptığı fakültenin yöneticisi ve fakülte personelinin amiridir. Rektörlüğe bağlı daire başkanlıkları ise merkezî idari teşkilat içinde genel sekreterlik ve rektörlük bünyesinde çalışır.</p>

<p>Bu nedenle dekan, özel bir yazılı görevlendirme veya yetki devri bulunmadığı sürece daire başkanının doğrudan hiyerarşik amiri değildir.</p>

<p>Somut bir yetki uyuşmazlığında üniversitenin teşkilat şeması, görev yönergeleri, imza yetkileri, yetki devri belgeleri ve rektörlük tarafından yayımlanan görevlendirme yazıları birlikte değerlendirilmelidir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARİYER</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/universitede-dekan-daire-baskaninin-amiri-mi-yetki-ve-hiyerarsi-nasil-isliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 05:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6511.jpeg" type="image/jpeg" length="10588"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Ortahisar’da Otomobil Çarptı: Genç Kız Entübe Edildi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza otomobil çarptı. Ağır yaralanan genç kız hastaneye kaldırılarak entübe edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Bahçecik Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasında bir genç kız ağır yaralandı. Olay, dün öğle saatlerinde mahalle içindeki cadde üzerinde yaşandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Edinilen bilgilere göre, yolun karşısına geçmeye çalışan genç kıza cadde üzerinde ilerleyen bir otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle genç kız metrelerce savrularak yere düştü.</p>

<p>Kazayı gören çevredeki vatandaşlar hızla olay yerine koşarak yaralıya ilk müdahaleyi yaptı. Durumun 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirilmesi üzerine bölgeye kısa sürede ambulans sevk edildi.</p>

<p>Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ağır yaralanan genç kıza ilk müdahaleyi olay yerinde gerçekleştirdi. Ardından ambulansla <strong>hastaneye</strong> kaldırılan genç kızın tedavi altına alındığı öğrenildi.</p>

<p>Hastaneden edinilen bilgilere göre genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakım ünitesinde <strong>entübe edilerek tedavisinin sürdüğü</strong> bildirildi.</p>

<p>Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/video/trabzon-ortahisarda-otomobil-carpti-genc-kiz-entube-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 00:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/JabDXO75eq4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="13980"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[14 Mart Tıp Bayramı’nın Bilinmeyen Hikâyesi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[14 Mart sadece bir meslek günü değil, bir direnişin hatırasıdır. İşgal altındaki İstanbul’da Tıbbiyeli gençlerin başlattığı o tarihi duruşu Prof. Dr. İhsan Kafadar anlatıyor. Bir bayramın ardındaki vatan, cesaret ve fedakârlık hikâyesi bu videoda.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/video/14-mart-tip-bayraminin-bilinmeyen-hikayesi</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/bedf6ab0-8103-4cb9-8101-fc233d486602.jpg" type="image/jpeg" length="79194"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SMA Hastalığı Nedir? İlk Belirtiler ve Güncel Tedavi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SMA hastalığı bebeklerde ve çocuklarda kas kaybına yol açıyor. Erken belirti fark edilmezse tablo ağırlaşıyor. Uzmanlar erken tanı ve tarama uyarısı yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir bebek başını tutamıyorsa, emmede zorlanıyorsa ya da yaşıtlarına göre daha hareketsizse… Bu durum basit bir gelişim geriliği değil, <strong>SMA hastalığı</strong> olabilir.</p>

<p>Son yıllarda hem tarama programlarının yaygınlaşması hem de ailelerin bilinçlenmesiyle <strong>SMA hastalığı</strong> daha fazla konuşuluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Çocuk Nörolojisi Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, özellikle erken belirti ve tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor:<br />
“Bugün artık SMA hastalığında erken tanı, hastalığın seyrini değiştirebiliyor. Ancak belirtiler gözden kaçarsa tablo ağırlaşabiliyor.”<br />
<br />
SMA Hastalığı nedir?</p>

<p><strong>SMA hastalığı (Spinal Müsküler Atrofi)</strong>, omurilikteki hareket sinir hücrelerini etkileyen genetik bir kas hastalığıdır.</p>

<p>Bu hastalıkta, kasları çalıştıran motor nöronlar hasar görür. Sonuç olarak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kaslarda güçsüzlük</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hareket kısıtlılığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Zamanla kas erimesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İleri vakalarda solunum problemleri</p>
 </li>
</ul>

<p>görülebilir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’a göre, <strong>SMA hastalığı</strong> doğuştan gelen genetik bir bozukluktur ve SMN1 genindeki eksiklik nedeniyle ortaya çıkar. “Kasın kendisi sağlamdır, sorun kası çalıştıran sinirdedir” diyerek hastalığın mekanizmasını sade bir dille anlatıyor.</p>

<p>SMA hastalığı tiplerine göre farklı şiddette seyreder. Bazı bebeklerde ilk aylarda ağır tablo görülürken, bazı çocuklarda belirtiler daha geç ortaya çıkabilir.</p>

<hr />
<h2>En sinsi belirtiler</h2>

<p>SMA hastalığı çoğu zaman sessiz başlar. Aileler ilk etapta fark etmeyebilir.</p>

<p>Dikkat edilmesi gereken belirtiler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Baş kontrolünde gecikme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve yutma güçlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaşıtlarına göre daha az hareket</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda gevşeklik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sık solunum yolu enfeksiyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oturamama ya da yürüyememe</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Bebek çok sakin diye sevinen aileler oluyor. Oysa aşırı hareketsizlik bazen <strong>SMA hastalığı belirtisi</strong> olabilir” uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Özellikle bacaklarda güçsüzlük ön plandadır. Bazı vakalarda dilde titreme bile görülebilir. Bu belirtiler erken dönemde yakalanırsa, tedavi seçenekleri daha etkili olabilir.</p>

<hr />
<h2>Kimler risk altında?</h2>

<p>SMA hastalığı kalıtsal bir hastalıktır.</p>

<p>Risk grupları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Anne ve babanın taşıyıcı olduğu bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliği bulunan aileler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ailesinde SMA öyküsü olanlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Türkiye’de taşıyıcılık oranının yaklaşık 1/40–1/50 civarında olduğu belirtilmektedir. Bu da toplumda azımsanmayacak bir genetik risk bulunduğunu gösterir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “Anne ve baba sağlıklı olabilir. Taşıyıcı olduklarını bilmeyebilirler. Bu nedenle evlilik öncesi ve gebelik öncesi taramalar çok önemlidir” diyor.</p>

<hr />
<h2>Neden artıyor?</h2>

<p>Son yıllarda “SMA hastalığı artıyor mu?” sorusu sıkça soruluyor.</p>

<p>Uzmanlara göre artışın birkaç nedeni var:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarının yaygınlaşması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik testlere erişimin artması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Toplumsal farkındalığın yükselmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akraba evliliklerinin devam etmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Eskiden tanı alamayan vakalar vardı. Bugün erken tarama sayesinde SMA hastalığını daha erken yakalayabiliyoruz” diyerek görünürdeki artışın tanı kapasitesiyle ilişkili olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Ayrıca son yıllarda geliştirilen gen tedavileri ve yeni ilaç seçenekleri de hastalığın daha fazla gündeme gelmesine yol açtı.</p>

<hr />
<h2>Ne zaman doktora gidilmeli?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden bir çocuk nörolojisi uzmanına başvurulmalı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebek başını 3–4 ayda tutamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>6–7 ayda desteksiz oturamıyorsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>1 yaşında yürümeye başlamamışsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kol ve bacaklarda belirgin güçsüzlük varsa</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emme ve beslenme problemi sürüyorsa</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar, “SMA hastalığında erken tanı hayat kurtarır. Gecikme kas kaybını artırabilir” diyerek aileleri uyarıyor.</p>

<p>Bugün <strong>SMA hastalığı tedavisi</strong> için kullanılan ilaçlar, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bazı vakalarda gen tedavisi uygulanabiliyor. Ancak tedavinin başarısı büyük ölçüde erken teşhise bağlı.</p>

<hr />
<h2>Nasıl korunulur?</h2>

<p>SMA hastalığı tamamen önlenebilir bir hastalık değildir. Ancak risk azaltılabilir.</p>

<p>Korunma yolları:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p>Evlilik öncesi taşıyıcılık testi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gebelik öncesi genetik danışmanlık</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aile öyküsü varsa ileri genetik testler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yenidoğan tarama programlarına katılım</p>
 </li>
</ul>

<p>Prof. Dr. Kafadar, “Toplumsal bilinç en güçlü silahtır. Taşıyıcı olduğunuzu bilmek kader değildir, önlem alma fırsatıdır” diyor.</p>

<p>Türkiye’de yenidoğan tarama programlarının genişlemesi sayesinde <strong>SMA hastalığı</strong> artık daha erken evrede tespit edilebiliyor. Bu da çocukların yaşam kalitesini artırma açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<hr />
<h2>Uzman Uyarısı: Erken Tanı Hayat Değiştiriyor</h2>

<p>SMA hastalığı kader değil, geç kalınmış tanı kader olabilir.</p>

<p>Kas kaybı başladıktan sonra geri dönüş sınırlıdır. Bu nedenle belirti, risk, genetik öykü ve erken tarama hayati önemdedir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar son olarak şu mesajı veriyor:<br />
“Her hareketsizlik masum değildir. Aileler gelişim basamaklarını yakından takip etmeli. Şüphe varsa zaman kaybetmeden uzmana başvurulmalı.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/video/sma-hastaligi-nedir-ilk-belirtiler-ve-guncel-tedavi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Nw0exSzCb4o/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="97171"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Epilepsi Nedir? Prof. Dr. İhsan Kafadar’dan Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Epilepsi (sara) nedir, belirtileri nelerdir? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. İhsan Kafadar çocuklarda epilepsi, nöbet anında yapılması gerekenler ve tedaviyi anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyin bazen kendi içinde bir fırtına çıkarır. Sessiz, görünmez ama etkisi sarsıcı bir elektrik dalgası… İşte epilepsi, bu dalganın kontrolsüzce yayılmasıyla ortaya çıkan nörolojik bir hastalık.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Nöroloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. İhsan Kafadar</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada epilepsinin toplumda hâlâ yanlış bilinen yönleri olduğunu vurguladı.</p>

<hr />
<h2>Epilepsi (Sara) Nedir?</h2>

<p>Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin ani ve kontrolsüz elektriksel boşalımları sonucu ortaya çıkan, tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalıktır. Halk arasında “sara” olarak bilinir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’a göre:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tek bir hastalık değil, birçok farklı nedeni ve türü olan bir beyin hastalıkları grubudur. Her nöbet epilepsi değildir; tanı için nöbetlerin tekrarlayıcı olması gerekir.”</p>
</blockquote>

<hr />
<h2>Nöbet Nasıl Ortaya Çıkar?</h2>

<p>Beynimiz milyarlarca sinir hücresinin uyumlu çalışmasıyla görev yapar. Ancak bazı durumlarda bu hücreler bir anda aşırı ve düzensiz elektrik sinyali üretir. Sonuç?</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ani bilinç kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kasılmalar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sabit bir noktaya dalıp kalma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağızda köpürme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kısa süreli hafıza kaybı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Garip kokular ya da tatlar hissetme</p>
 </li>
</ul>

<p>Bazı nöbetler dramatiktir, bazıları ise sadece birkaç saniyelik “donma” şeklinde geçer. Bu nedenle birçok epilepsi vakası uzun süre fark edilmeden devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Çocuklarda Epilepsi Daha mı Farklı?</h2>

<p>Prof. Dr. Kafadar, özellikle çocukluk çağında epilepsinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtiyor:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuklarda dalıp gitme, ders sırasında kısa süreli kopmalar, ani sıçramalar ya da sebepsiz düşmeler epilepsi belirtisi olabilir. Ailelerin bu belirtileri hafife almaması gerekir.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukluk çağı epilepsilerinin bir kısmı yaşla birlikte düzelebilirken, bazı türleri uzun süreli takip gerektirir.</p>

<hr />
<h2>Epilepsinin Nedenleri Neler?</h2>

<p>Epilepsi her zaman tek bir nedene bağlı değildir. Olası sebepler arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Doğum sırasında beyin hasarı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genetik yatkınlık</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin enfeksiyonları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kafa travmaları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beyin tümörleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nedeni bilinmeyen (idiopatik) durumlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Vakaların önemli bir kısmında ise net bir sebep saptanamayabilir.</p>

<hr />
<h2>Tanı Nasıl Konur?</h2>

<p>Epilepsi tanısında en önemli testlerden biri <strong>EEG (Elektroensefalografi)</strong>’dir. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeder.</p>

<p>Bunun yanında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Beyin MR görüntülemesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayrıntılı nörolojik muayene</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nöbet öyküsünün detaylı değerlendirilmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Tanı sürecinde büyük önem taşır.</p>

<hr />
<h2>Tedavisi Var mı?</h2>

<p>Evet. Epilepsi hastalarının büyük bir kısmı düzenli ilaç tedavisiyle nöbetsiz bir yaşam sürebilir.</p>

<p>Prof. Dr. Kafadar’ın altını çizdiği en önemli nokta şu:</p>

<blockquote>
<p>“Epilepsi tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaçlar düzenli kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70’inde nöbetler tamamen kontrol altına alınabilir.”</p>
</blockquote>

<p>Dirençli vakalarda ise:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ketojenik diyet</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vagus sinir stimülasyonu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cerrahi tedavi</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi seçenekler gündeme gelebilir.</p>

<hr />
<h2>Nöbet Anında Ne Yapılmalı?</h2>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlış, nöbet geçiren kişinin ağzına bir şey koymaya çalışmaktır. Bu son derece tehlikelidir.</p>

<p>Doğru yaklaşım:</p>

<p>✔️ Kişiyi yan yatırmak<br />
✔️ Başını sert bir zeminden korumak<br />
✔️ Süreyi takip etmek<br />
✔️ Nöbet 5 dakikayı aşarsa acil yardım çağırmak</p>

<hr />
<h2>Toplumsal Yanlış Algılar</h2>

<p>Epilepsi bulaşıcı değildir.<br />
Ruhsal bir hastalık değildir.<br />
Akıl hastalığı değildir.</p>

<p>Bu hastalık, beynin elektriksel düzeniyle ilgilidir. Doğru tedavi ve takip ile bireyler eğitimlerine, iş hayatlarına ve sosyal yaşamlarına devam edebilir.</p>

<hr />
<h2>Son Söz</h2>

<p>Epilepsi korkulacak değil, bilinmesi gereken bir hastalıktır. Bilgi, ön yargının panzehiridir.</p>

<p>Prof. Dr. İhsan Kafadar’ın da ifade ettiği gibi, erken tanı ve düzenli takip hayat kalitesini belirleyen en kritik faktördür.</p>

<p>Beynin elektriği bazen kontrolden çıkabilir. Önemli olan, o dalgayı doğru yönetmektir. ⚡<br />
Epilepsi (Sara Hastalığı) Nedir? Epilepsi Çeşitleri Nelerdir? Epilepsi Neden Olur? Epilepsi Belirtileri Nelerdir? Epilepsi Nasıl Teşhis Edilir? Epilepsi Tedavisi Nasıl Yapılır? Epilepsi Risk Faktörleri Nelerdir? Epilepsi öldürür mü? Epilepsi nasıl anlaşılır? Epilepsi geçer mi? Stres epilepsiyi etkiler mi? Epilepsi nöbeti uyurken olur mu? Epilepsi nöbeti geçirdikten sonra kişi neler hisseder? Anksiyete epilepsiye neden olur mu?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/video/epilepsi-nedir-prof-dr-ihsan-kafadardan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Qo87l9ftCJg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="99084"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Salmonella Nedir? Salmonella Belirtileri Nelerdir?]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Salmonella nedir, nasıl bulaşır, belirtileri neler? Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Asuman İnan, Tıbbiye Bülteni’ne konuştu.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir lokma… Ve saatler içinde başlayan ateş, kramp, halsizlik.<br />
Adı sık duyuluyor ama ciddiyeti çoğu zaman hafife alınıyor: <strong>Salmonella</strong>.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Asuman İnan</strong>, Tıbbiye Bülteni’ne yaptığı açıklamada özellikle yaz aylarında artan vakalara dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. İnan, “Salmonella en sık gıdalar yoluyla bulaşır. Çiğ veya iyi pişmemiş tavuk, yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve iyi yıkanmamış sebzeler risk taşır” dedi.</p>

<hr />
<h2>🧫 Salmonella Nedir?</h2>

<p>Salmonella, bağırsak sistemini etkileyen bir bakteri grubudur. Halk arasında çoğu zaman “gıda zehirlenmesi” olarak bilinen tabloya neden olur. Ancak her gıda zehirlenmesi Salmonella değildir.</p>

<p>Uzmanlara göre bakteri, uygun sıcaklıkta hızla çoğalır ve özellikle hijyen kurallarına uyulmayan mutfaklarda kolayca yayılır.</p>

<hr />
<h2>⚠️ Salmonella Belirtileri Nelerdir?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’ın verdiği bilgilere göre belirtiler genellikle bakterinin alınmasından <strong>6–72 saat sonra</strong> ortaya çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Yüksek ateş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sulu veya kanlı ishal</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karın ağrısı ve kramp</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bulantı ve kusma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halsizlik</p>
 </li>
</ul>

<p>Çoğu vaka 4–7 gün içinde düzeliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf kişilerde enfeksiyon kana karışabiliyor ve ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<hr />
<h2>🚨 Kimler Risk Altında?</h2>

<p>Uzman isim özellikle şu grupları uyardı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>65 yaş üstü bireyler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hamileler</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik hastalığı olanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu kişilerde tablo daha ağır seyredebilir ve hastane tedavisi gerekebilir.</p>

<hr />
<h2>🛡 Nasıl Korunmalı?</h2>

<p>Prof. Dr. İnan’a göre korunmanın temel anahtarı mutfak hijyeni:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çiğ et ve sebzeler ayrı kesme tahtasında hazırlanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tavuk ve et iyice pişirilmeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Soğuk zincir korunmalı</p>
 </li>
</ul>

<p>“Salmonella gözle görülmez, tadı değişmez. Bu nedenle en güçlü silahımız temizliktir” uyarısında bulundu.</p>

<hr />
<h2>📌 Uzmandan Net Mesaj</h2>

<p>Salmonella hafife alınacak bir enfeksiyon değil. Basit görünen bir ishal tablosu bazı gruplarda hayati risk oluşturabiliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında açıkta satılan ve iyi muhafaza edilmeyen gıdalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/video/salmonella-nedir-salmonella-belirtileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/p38tMWwaAvY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="41938"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanserden korunmanın 12 altın kuralı: Mucize formül değil, bilim öneriyor]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre kanserden korunmanın en etkili yolu tek bir mucize diyet değil; sigaradan uzak durmaktan güneşten korunmaya kadar uzanan 12 bilimsel yaşam alışkanlığı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kanser, dünyada ve Türkiye’de en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Sosyal medyada “alkali diyetle kanser yok olur” ya da “tek bitkiyle tümör erir” gibi iddialar yayılırken, bilimsel araştırmalar kansere karşı en güçlü korumanın <strong>günlük yaşam alışkanlıklarında</strong> saklı olduğunu gösteriyor.<br />
 </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Uzmanların ortak mesajı</h2>

<p>“Mucize aramayın.<br />
Bilimsel önlemlerle ve sağlıklı yaşamla riskleri azaltın.”</p>

<p>Kanser riskini tamamen sıfırlamak mümkün olmasa da, bu 12 başlıkla risk belirgin biçimde azaltılabiliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre kanserden korunma bir günde değil, bir yaşam tarzıyla mümkün. İşte bilimsel kanıtlarla desteklenen <strong>12 altın kural</strong>:</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GALERİ</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/foto-galeri/kanserden-korunmanin-12-altin-kurali-mucize-formul-degil-bilim-oneriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/01/1.jpg" type="image/jpeg" length="95851"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
