<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Tıbbiye Bülteni | Sağlık Haberleri</title>
    <link>https://www.tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni, sağlık ve tıp alanındaki güncel gelişmeleri bilimsel doğruluk temelinde okuyucularına ulaştıran bağımsız sağlık haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.tibbiyebulteni.com/rss/ozel-haber" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 17 Jun 2026 08:25:57 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/rss/ozel-haber"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[KVKK’dan Parmak İzi ve Yüz Tanıma Kararı: Mesai Takibinde Yeni Dönem]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/kvkkdan-parmak-izi-ve-yuz-tanima-karari-mesai-takibinde-yeni-donem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/kvkkdan-parmak-izi-ve-yuz-tanima-karari-mesai-takibinde-yeni-donem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun (KVKK) biyometrik veri kullanımına ilişkin ilke kararı, kamu ve özel sektörde milyonlarca çalışanı ilgilendiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kurul, çalışanların mesai takibinde parmak izi, yüz tanıma, iris ve retina taraması gibi biyometrik yöntemlerin kullanılmasının hukuka aykırı olabileceğine dikkat çekerek önemli bir sınır çizdi.</p>

<p>Son yıllarda birçok hastane, üniversite, fabrika, belediye ve özel şirkette personel giriş-çıkışlarının takibi amacıyla parmak izi veya yüz tanıma sistemleri kullanılmaya başlanmıştı. Ancak KVKK, çalışanların biyometrik verilerinin mesai kontrolü amacıyla işlenmesinin “ölçülülük” ve “gereklilik” ilkeleri açısından ciddi sorunlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<p>Parmak İzi ve Yüz Verisi Neden Farklı?</p>

<p>Kurul kararında, biyometrik verilerin sıradan kişisel verilerden farklı olduğu belirtildi.</p>

<p>Parmak izi, yüz geometrisi, iris ve retina bilgileri kişinin değiştirilemeyen ve benzersiz özelliklerini içeriyor. Bir çalışan şifresini değiştirebilir, kartını yenileyebilir veya kullanıcı hesabını kapatabilir. Ancak ele geçirilen ya da kötüye kullanılan biyometrik veri geri alınamaz.</p>

<p>Bu nedenle biyometrik veriler, KVKK kapsamında “özel nitelikli kişisel veri” olarak değerlendiriliyor ve çok daha sıkı koruma altında bulunuyor.</p>

<p>Açık Rıza Her Zaman Yeterli Değil</p>

<p>Kararın en dikkat çekici bölümlerinden biri de çalışanlardan alınan açık rızaya ilişkin değerlendirme oldu.</p>

<p>KVKK’ya göre işçi ile işveren arasındaki güç dengesi nedeniyle verilen rızanın gerçekten özgür iradeye dayanıp dayanmadığı her zaman tartışmalı kabul ediliyor.</p>

<p>Bu nedenle işverenin yalnızca “çalışan izin verdi” gerekçesiyle biyometrik veri toplaması hukuki açıdan yeterli görülmüyor.</p>

<p>Alternatif Yöntemler Önerildi</p>

<p>Kurul, mesai takibinde daha az müdahaleci yöntemlerin tercih edilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Bunlar arasında:</p>

<ul>
 <li>Personel kartı sistemleri</li>
 <li>PIN veya şifre ile giriş</li>
 <li>Turnike ve kartlı geçiş uygulamaları</li>
 <li>Elektronik kart okuyucular</li>
 <li>Geleneksel imza yöntemleri</li>
 <li>QR kod tabanlı giriş sistemleri</li>
</ul>

<p>yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kurula göre aynı amaç daha az veri işleyerek gerçekleştirilebiliyorsa biyometrik yöntemlere başvurulmaması gerekiyor.</p>

<p>Hastaneler ve Üniversiteler Yakından İlgileniyor</p>

<p>Karar özellikle sağlık kuruluşları, üniversiteler ve kamu kurumlarında dikkatle takip ediliyor.</p>

<p>Türkiye’de halen birçok kurumda personel devam kontrol sistemleri kapsamında parmak izi veya yüz tanıma uygulamalarının kullanıldığı biliniyor.</p>

<p>Uzmanlara göre KVKK’nın ilke kararı sonrasında kurumların mevcut uygulamalarını gözden geçirmesi ve hukuki uyum denetimleri yapması gerekebilir.</p>

<p>Hâlâ Parmak İzi veya Yüz Tanıma Kullanılıyorsa Çalışan Ne Yapabilir?</p>

<p>Hukukçulara göre çalışanlar şu adımları değerlendirebilir:</p>

<p>1. Kurumdan Yazılı Bilgi Talep Edin</p>

<p>Çalışan, kurumun hangi biyometrik verileri topladığını, bunları hangi amaçla kullandığını, ne kadar süre sakladığını ve kimlerle paylaştığını yazılı olarak sorabilir.</p>

<p>2. Aydınlatma Metnini İsteyin</p>

<p>KVKK kapsamında veri sorumlusu olan kurumun çalışanlara aydınlatma yükümlülüğü bulunuyor.</p>

<p>Bu nedenle veri işleme süreçlerine ilişkin resmi bilgilendirme talep edilebilir.</p>

<p>3. Alternatif Sistem Talebinde Bulunun</p>

<p>Kartlı geçiş, PIN veya imza sistemi gibi daha az müdahaleci yöntemlerin kullanılması için insan kaynaklarına veya kurum yönetimine başvurulabilir.</p>

<p>4. KVKK Başvurusu Yapılabilir</p>

<p>Çalışan, önce kurumun veri sorumlusuna başvurarak talebini iletebilir.</p>

<p>Başvurunun reddedilmesi veya cevap verilmemesi halinde KVKK’ya şikâyet süreci değerlendirilebilir.</p>

<p>5. Sendika veya Hukuki Destek Alınabilir</p>

<p>Özellikle çok sayıda personeli etkileyen uygulamalarda sendikalar, meslek örgütleri veya hukuk danışmanlarından destek alınabilir.</p>

<p>Uzmanlar Ne Diyor?</p>

<p>Uzmanlar, kararın mesai takibini tamamen ortadan kaldırmadığını ancak kullanılan yöntemin çalışanın temel hak ve özgürlükleriyle uyumlu olması gerektiğini vurguluyor.</p>

<p>Temel ilke şu şekilde özetleniyor:</p>

<p>“Aynı sonuç daha az veri işleyerek elde edilebiliyorsa biyometrik veri kullanımına başvurulmamalıdır.”</p>

<p>KVKK’nın son kararı, dijital denetim ile çalışan mahremiyeti arasındaki hassas dengeyi yeniden gündeme taşırken, özellikle parmak izi ve yüz tanıma sistemleri kullanan kurumlar açısından yeni bir uyum sürecinin kapısını aralıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>HUKUK, ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/kvkkdan-parmak-izi-ve-yuz-tanima-karari-mesai-takibinde-yeni-donem</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 11:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/06/i-m-g-1698.jpeg" type="image/jpeg" length="11402"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Toker Ergüder’den 31 Mayıs İçin Yeni Çağrı: Dünya Tütünsüz ve Nikotinsiz Günü Olmalı]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/prof-dr-toker-erguderden-31-mayis-icin-yeni-cagri-dunya-tutunsuz-ve-nikotinsiz-gunu-olmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/prof-dr-toker-erguderden-31-mayis-icin-yeni-cagri-dunya-tutunsuz-ve-nikotinsiz-gunu-olmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Sağlık Politikaları Kurulu Üyesi ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar ve Risk Faktörlerinin Önlenmesi, Kontrolü ve Yönetimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Toker Ergüder, 31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, küresel tütün kontrolü yaklaşımının yeni nikotin ürünleri karşısında güncellenmesi gerektiğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Prof. Dr. Ergüder, klasik sigara kullanımının yanı sıra elektronik sigara, ısıtılmış tütün ürünleri, nikotin poşetleri ve aromalı nikotin ürünlerinin özellikle çocuklar ve gençler için yeni bir bağımlılık kapısı oluşturduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Ergüder, “Artık yalnızca tütünsüz bir dünya hedefi yeterli değildir. Hedefimiz tütünsüz ve nikotinsiz bir gelecek olmalıdır. Bu nedenle 31 Mayıs’ın ‘Dünya Tütünsüz ve Nikotinsiz Günü’ olarak ele alınması gerektiğine inanıyorum” dedi.</p>

<p>“Nikotin Bağımlılığı Yeni Ürünlerle Yeniden Pazarlanıyor”</p>

<p>Tütün endüstrisinin yıllardır sigarayı farklı ambalajlar, aromalar ve pazarlama stratejileriyle cazip göstermeye çalıştığını belirten Prof. Dr. Ergüder, benzer taktiklerin bugün yeni nesil nikotin ürünlerinde daha sofistike yöntemlerle sürdürüldüğünü ifade etti.</p>

<p>Ergüder, “Gençlere masum, teknolojik, zararsız veya sosyal bir ürün gibi sunulan birçok yeni nikotin ürünü aslında bağımlılığı yeniden üretmektedir. Tatlandırılmış aromalar, renkli ambalajlar, dijital reklamlar ve sosyal medya etkisiyle nikotin bağımlılığı çocukların hayatına sessizce sokulmaktadır” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>“Tütünsüz Gelecek Yetmez, Nikotinsiz Gelecek Gerekir”</p>

<p>Prof. Dr. Ergüder, tütün kontrolü politikalarının yalnızca geleneksel sigara ve tütün ürünleriyle sınırlı kalmasının yeni dönemin risklerini karşılamada yetersiz olabileceğini vurguladı.</p>

<p>“Bugün karşımızda yalnızca sigara yok. Nikotin bağımlılığını farklı formlarla sürdüren küresel bir pazar var. Bu nedenle halk sağlığı bakış açısı da genişlemelidir. Tütünsüzlük hedefi nikotinsizlik hedefiyle tamamlanmalıdır” diyen Ergüder, yeni kuşakların nikotin bağımlılığından korunmasının toplum sağlığı açısından stratejik önem taşıdığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Çocukları ve Gençleri Hedef Alan Her Ürün Halk Sağlığı Meselesidir”</p>

<p>Yeni tütün ve nikotin ürünlerinin özellikle çocuklar, ergenler ve genç yetişkinler üzerinde kalıcı bağımlılık riski oluşturduğuna işaret eden Ergüder, nikotinin beyin gelişimi üzerindeki etkileri nedeniyle genç yaşta başlayan kullanımın uzun vadeli sağlık sorunlarına kapı aralayabileceğini belirtti.</p>

<p>Ergüder, “Bir ürünün duman çıkarmaması, renkli ambalajda satılması ya da farklı aromalarla pazarlanması onu zararsız yapmaz. Çocukları ve gençleri hedef alan her nikotin ürünü ciddi bir halk sağlığı tehdididir” ifadelerini kullandı.</p>

<p>“31 Mayıs Küresel Bir Farkındalık Eşiğine Dönüşmeli”</p>

<p>Prof. Dr. Ergüder, 31 Mayıs’ın dünyada tütünle mücadele açısından önemli bir farkındalık günü olduğunu, ancak yeni dönemde bu farkındalığın nikotin bağımlılığına karşı da genişletilmesi gerektiğini kaydetti.</p>

<p>Ergüder, “Dünya Tütünsüz Günü artık yeni gerçekliği kapsayacak şekilde yeniden düşünülmelidir. Bugünün adı ve mesajı, çocukları ve gençleri kuşatan yeni bağımlılık ürünlerini de açık biçimde hedef almalıdır. 31 Mayıs, ‘Dünya Tütünsüz ve Nikotinsiz Günü’ olarak küresel ölçekte daha güçlü bir çağrıya dönüşmelidir” dedi.</p>

<p>“Gelecek Nesiller İçin Koruyucu Politikalar Güçlendirilmeli”</p>

<p>Prof. Dr. Ergüder, tütün ve nikotin ürünlerine karşı mücadelenin yalnızca bireysel farkındalıkla sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek; güçlü mevzuat, etkin denetim, reklam ve sponsorluk yasakları, aromalı ürünlere yönelik kısıtlamalar, dijital pazarlamanın izlenmesi ve gençleri hedef alan tanıtım stratejilerine karşı kararlı adımlar atılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Ergüder, “Çocuklarımızı bağımlılık endüstrisinin hedef kitlesi olmaktan çıkarmak zorundayız. Tütünsüz ve nikotinsiz bir gelecek, yalnızca sağlık politikası değil; aynı zamanda nesilleri koruma sorumluluğudur” ifadelerini kullandı.</p>

<p>“Yeni Hedef: Nikotinsiz Nesiller”</p>

<p>31 Mayıs’ın yeni bir vizyonla ele alınması gerektiğini belirten Prof. Dr. Toker Ergüder, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Bugün yapılması gereken, tütün kontrolünü nikotin kontrolüyle güçlendirmektir. Dünya artık sadece sigarayı değil, bağımlılığı pazarlayan bütün nikotin ürünlerini konuşmalıdır. 31 Mayıs, tütünsüz ve nikotinsiz nesiller için ortak bir küresel çağrının günü olmalıdır.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/prof-dr-toker-erguderden-31-mayis-icin-yeni-cagri-dunya-tutunsuz-ve-nikotinsiz-gunu-olmali</guid>
      <pubDate>Sun, 31 May 2026 12:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-1283.jpeg" type="image/jpeg" length="90249"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mardin’de Bir İlk: EBUS İşlemi Başarıyla Uygulandı]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/mardinde-bir-ilk-ebus-islemi-basariyla-uygulandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/mardinde-bir-ilk-ebus-islemi-basariyla-uygulandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde akciğer hastalıklarının tanı ve evrelemesinde kullanılan EBUS işlemi ilk kez gerçekleştirildi. Uygulamanın, hastaların başka illere sevk ihtiyacını azaltması bekleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesi, göğüs hastalıkları alanında önemli bir tıbbi uygulamayı daha hizmete aldı. Hastanede, Endobronşiyal Ultrasonografi olarak bilinen EBUS işlemi ilk kez başarıyla uygulandı.</p>

<p>İşlem, Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Barış Çil ve Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Kabak tarafından gerçekleştirildi. EBUS, özellikle akciğer kanseri tanısı, evreleme, tedavi planlaması ve tedavi takibinde kullanılan ileri bronkoskopik yöntemler arasında yer alıyor.</p>

<p>Yöntem; sarkoidoz, tüberküloz, lenfoma ve akciğer çevresindeki lenf bezlerini etkileyen hastalıkların tanısında da önemli rol oynuyor. İşlem sırasında bronş sistemi ultrasonografi eşliğinde görüntüleniyor ve gerekli görülen lenf bezlerinden doku örneği alınabiliyor.</p>

<p>Alınan numuneler patoloji incelemesine gönderilerek hastanın tanı ve tedavi sürecinin planlanmasına katkı sağlıyor.</p>

<p>Doç. Dr. Barış Çil, EBUS işleminin Mardin’de ilk kez yapılmasının bölge sağlık hizmetleri açısından önemli bir adım olduğunu belirtti. Çil, bu uygulamayla hastaların başka illere sevk edilme ihtiyacının azalacağını ve tanı süreçlerinin hızlanacağını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İşlem sonrası 60 yaşındaki L.Y. isimli hastanın kısa süreli takibin ardından sağlık çalışanlarına teşekkür ettiği bildirildi. Hastane yönetimi, ileri tanı ve tedavi yöntemlerinin bölgede uygulanmasıyla vatandaşlara yerinde sağlık hizmeti sunmayı hedeflediklerini açıkladı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/mardinde-bir-ilk-ebus-islemi-basariyla-uygulandi</guid>
      <pubDate>Sat, 23 May 2026 09:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-0653.jpeg" type="image/jpeg" length="70754"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SBÜ Hamidiye SHMYO’dan TÜBİTAK 2209-A Başarısı: 3 Öğrenci Projesi Destek Almaya Hak Kazandı]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/sbu-hamidiye-shmyodan-tubitak-2209-a-basarisi-3-ogrenci-projesi-destek-almaya-hak-kazandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/sbu-hamidiye-shmyodan-tubitak-2209-a-basarisi-3-ogrenci-projesi-destek-almaya-hak-kazandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hamidiye Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu öğrencilerinin hazırladığı 3 proje, 2026 yılı TÜBİTAK 2209-A programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. SBÜ Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın, öğrencileri ve danışman akademisyenleri tebrik etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hamidiye Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu, öğrenci odaklı bilimsel üretim alanında önemli bir başarıya imza attı. Meslek yüksekokulu öğrencileri tarafından hazırlanan 3 proje, 2026 yılı TÜBİTAK 2209-A Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Destekleme Programı kapsamında destek almaya hak kazandı.</p>

<p>Desteklenen projeler, sağlık bilimleri alanında farklı disiplinleri bir araya getiren yapısıyla dikkat çekti. Öğrencilerin bilimsel araştırma kültürü kazanmasına katkı sunan projelerde; toksikoloji, internet bağımlılığı, uyku kalitesi, akademik başarı ve afet kültürü gibi güncel konular ele alındı.</p>

<p>Eczane Hizmetleri Programı öğrencisi Fatma Betül Nerkis’in yürütücülüğünü yaptığı “Sığır Granüloza Hücrelerinde Toluenin Toksik Etkilerine Karşı Sığla Yağı (Styrax liquidus)’nın Koruyucu Etkilerinin Araştırılması” başlıklı proje, Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Selim Doğru danışmanlığında hazırlandı. Proje, sığla yağının hücresel düzeyde koruyucu etkilerini araştırmayı hedefliyor.</p>

<p>İlk ve Acil Yardım Programı öğrencilerinden Yusuf Kenan Oğuzhan’ın proje yürütücüsü olduğu, Okan Taşhan ve Mehmet Şükrü Gültekin’in araştırmacı olarak yer aldığı “Sağlık Bilimleri Alanında Öğrenim Gören Üniversite Öğrencilerinin İnternet Bağımlılığı ve Uyku Kalitesinin Akademik Başarıya Etkisi” başlıklı çalışma da desteklenen projeler arasında yer aldı. Projenin danışmanlığını Öğr. Gör. Dr. Beliz Yekeler Kahraman üstlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aynı programdan Muhammet Fatih Acar’ın yürütücülüğünde, Efe Egemen Tekin ve Yasin Murat Kesgin’in araştırmacı olarak yer aldığı “Akran Temelli Yaklaşım ile Gençlerde Afet Kültürünün Oluşturulması: Meslek Yüksekokulu Öğrencilerinde Müdahale Yaklaşımı” başlıklı proje de TÜBİTAK desteği almaya hak kazandı. Proje, gençlerde afet farkındalığı ve müdahale bilincinin geliştirilmesine odaklanıyor.</p>

<p>Rektör Aydın’dan Tebrik</p>

<p>SBÜ Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın, TÜBİTAK 2209-A programı kapsamında destek almaya hak kazanan öğrencileri ve danışman akademisyenleri tebrik etti.</p>

<p>Rektör Aydın, öğrencilerin bilimsel üretim süreçlerinde aktif rol almasının üniversitenin araştırma kültürüne önemli katkı sunduğunu belirterek, “Öğrencilerimizin daha eğitim hayatlarının erken döneminde bilimsel projelerle desteklenmesi, geleceğin sağlık profesyonellerinin araştıran, sorgulayan ve üreten bireyler olarak yetişmesi açısından son derece kıymetlidir. Bu başarıda emeği geçen öğrencilerimizi ve danışman hocalarımızı gönülden tebrik ediyorum.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Hamidiye Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’nun bu başarısı, öğrencilerin yalnızca mesleki uygulama becerileriyle değil, aynı zamanda araştırma, analiz ve bilimsel üretim yetkinlikleriyle de desteklendiğini ortaya koydu.</p>

<p>TÜBİTAK 2209-A programı, üniversite öğrencilerinin araştırma süreçlerine erken dönemde katılmasını teşvik eden önemli destek mekanizmalarından biri olarak biliniyor. SBÜ Hamidiye SHMYO öğrencilerinin farklı alanlarda hazırladığı projelerin desteklenmesi, meslek yüksekokulu düzeyinde bilimsel üretim kültürünün güçlendiğini gösterdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/sbu-hamidiye-shmyodan-tubitak-2209-a-basarisi-3-ogrenci-projesi-destek-almaya-hak-kazandi</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 19:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-0486.jpeg" type="image/jpeg" length="76950"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SBÜ Hamidiye Sağlık Bilimleri Fakültesi’nden TÜBİTAK Programlarında Büyük Başarı]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/sbu-hamidiye-saglik-bilimleri-fakultesinden-tubitak-programlarinda-buyuk-basari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/sbu-hamidiye-saglik-bilimleri-fakultesinden-tubitak-programlarinda-buyuk-basari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Hamidiye Sağlık Bilimleri Fakültesi, akademik mükemmeliyet ve yenilikçi öğrenci araştırmaları vizyonu doğrultusunda gurur verici bir başarıya imza attı. Geleceğin sağlık profesyonelleri olan lisans öğrencilerinin, kıymetli danışman akademisyenlerinin rehberliğinde titizlikle hazırladığı 30 adet TÜBİTAK 2209-A, 1 adet TÜBİTAK 2209-B ve 1 adet TÜBİTAK 2224-B olmak üzere toplam 32 proje, desteklenmeye hak kazandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlıkta Çok Disiplinli ve Yenilikçi Yaklaşım</p>

<p>Kabul edilen projeler; Beslenme ve Diyetetik, Ebelik, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon, Ergoterapi, İş Sağlığı ve Güvenliği ile Acil Yardım ve Afet Yönetimi bölümlerini kapsayan geniş bir perspektifte hazırlandı. Projeler; toplumsal sağlığa, bilimsel üretime ve sağlık alanındaki yenilikçi yaklaşımlara doğrudan katkı sunma hedefiyle hayata geçirildi.</p>

<p>Rektör Prof. Dr. Aydın’dan “Bilimsel Araştırma Kültürü” Vurgusu</p>

<p>Bu değerli başarının ardından memnuniyetini dile getiren SBÜ Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın, projelerde emeği geçen akademik kadroyu ve öğrencileri yürekten tebrik etti.</p>

<p>Rektör Aydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Hamidiye Sağlık Bilimleri Fakültesi öğrencilerimizin danışman hocalarıyla birlikte hazırladıkları projelerin TÜBİTAK tarafından desteklenmeye değer bulunması bizler için büyük bir gurur vesilesidir. Öğrencilerimizin lisans döneminden itibaren bilimsel araştırma kültürüyle buluşması, ülkemizin sağlık vizyonu açısından büyük önem taşımaktadır. Genç araştırmacılarımızı ve onlara rehberlik eden kıymetli akademisyenlerimizi kutluyor; başarılarının artarak devam etmesini diliyorum.”</p>

<p>Kabul Edilen TÜBİTAK Projeleri Listesi</p>

<p>Bölümler, toplam proje sayısına göre çoktan aza doğru sıralanmıştır.</p>

<p>1. Beslenme ve Diyetetik Bölümü</p>

<p>12 Proje</p>

<p>1. Proje</p>

<p>Proje No / Adı: 1919B012503866 - Üniversite Öğrencilerinin Yeme Bozukluğu ve Sosyal Beğenirlik ile Beden İmajı Algı Durumlarının İncelenmesi: Beslenme ve Diyetetik Öğrencileri ile Karşılaştırma<br />
Program: TÜBİTAK 2209-A<br />
Öğrenciler: Senanur Karataş, Berna Bozkurt<br />
Danışman: Prof. Dr. Elvan Yılmaz Akyüz</p>

<p>2. Proje</p>

<p>Proje No / Adı: 1919B012510003 - Premenstrüel Sendromu Olan ve Olmayan Genç Erişkin Kadınlarda Siberkondri Şiddetinin ve Besin Takviyesi Kullanımının Araştırılması<br />
Program: TÜBİTAK 2209-A<br />
Öğrenciler: Nisanur Kozlucalı, Merve Erdoğan, Azize Deniz Karakuş<br />
Danışman: Prof. Dr. Elvan Yılmaz Akyüz</p>

<p>3. Proje</p>

<p>Proje No / Adı: 1919B012534576 - Kent İçi Üretim Modeli Olarak Topraksız Tarım: Gıda Güvenliği ve Sürdürülebilirlik Perspektifi<br />
Program: TÜBİTAK 2209-A<br />
Öğrenci: Ferhan Orhan<br />
Danışman: Prof. Dr. Fatih Özbey</p>

<p>4. Proje</p>

<p>Proje No / Adı: 1919B012523283 - Sosyal Medya Kaynaklı Fonksiyonel Besin Trendlerinin Genç Yetişkinlerde Ruhsal Durum ve Stres Üzerine Etkisinin İncelenmesi<br />
Program: TÜBİTAK 2209-A<br />
Öğrenci: Hatice Kübra Bacak<br />
Danışman: Prof. Dr. Fatih Özbey</p>

<p>5. Proje</p>

<p>Proje No / Adı: 1919B012507689 - Hayvansal Süt ve Bitki Bazlı Süt Benzeri İçecek Tüketen Bireylerin Besin Seçimlerinin ve Ekolojik Ayak İzi Farkındalıklarının Belirlenmesi<br />
Program: TÜBİTAK 2209-A<br />
Öğrenciler: Pınar Selin Aşık Işık, Merve Asal<br />
Danışman: Prof. Dr. Elvan Yılmaz Akyüz</p>

<p>6. Proje</p>

<p>Proje No / Adı: 1919B012522383 - Kronik Konstipasyonu Olan Bireylerde Konstipasyon Ciddiyeti ile Beden Kütle İndeksi ve Mikrobiyota Farkındalığı İlişkisi: Tek Merkez Örneği<br />
Program: TÜBİTAK 2209-A<br />
Öğrenciler: Meryem Begüm Çakır, Nisa Kuzulu, Kuaybe Elif Akça, Dilara Kartal<br />
Danışman: Prof. Dr. Elvan Yılmaz Akyüz</p>

<p>7. Proje</p>

<p>Proje No / Adı: 1919B012530707 - Matcha Tadı Maskelenmiş Kakao Bazlı Fonksiyonel İçecek Formülasyonunun Geliştirilmesi, Polifenol İçeriğinin Belirlenmesi<br />
Program: TÜBİTAK 2209-A<br />
Öğrenciler: Beyza Nur Çıkrıkcı, Nur Nehir Batı<br />
Danışman: Dr. Öğr. Üyesi Kübra Feyza Erol</p>

<p>8. Proje</p>

<p>Proje No / Adı: 1919B012535682 - Yemlik Otu ve Sığırkuyruğu Otu Ekstraktı İçeren Toz Sporcu İçeceğinin Antioksidan ve Elektrolit Dengeleyici Potansiyeli<br />
Program: TÜBİTAK 2209-A<br />
Öğrenci: Elif Tuana İnce<br />
Danışman: Dr. Öğr. Üyesi Kübra Feyza Erol</p>

<p>9. Proje</p>

<p>Proje No / Adı: 1919B012543151 - Üniversite Öğrencilerinde Çevrim İçi Yemek Sipariş Sıklığı ile Gıda Enflasyonuyla İlişkili Beslenme Davranışı, Vücut Kompozisyonu ve Diyet Kalitesi İlişkisi<br />
Program: TÜBİTAK 2209-A<br />
Öğrenciler: Fatmatüz Zehra Fakıoğlu, Başak Çelebi, Yıldız Mungan, Nursena Altın, Sudenur Şahin<br />
Danışman: Dr. Öğr. Üyesi Esra Tansu Sarıyer</p>

<p>10. Proje</p>

<p>Proje No / Adı: 1919B012537445 - Okul Ortamında Öğrencilere Verilen Sürdürülebilir Beslenme Eğitiminin Öğrencilerin Gıda Okuryazarlığı ve Ebeveynlerin Beslenme Davranışları Üzerine Etkisi: Çift Kollu Müdahale<br />
Program: TÜBİTAK 2209-A<br />
Öğrenciler: Sudenur Salim, Melike Yeniyazıcı, Zeynep Zora, Bengisu Darıcı, Zehra Yeter<br />
Danışman: Dr. Öğr. Üyesi Mutlu Tuçe Ülker</p>

<p>11. Proje</p>

<p>Proje No / Adı: 1919B012528101 - Atıktan Değere: İncir Kabuğu Tozunun Ekmeğin Fonksiyonel ve Biyoaktif Özellikleri Üzerine Etkisi<br />
Program: TÜBİTAK 2209-A<br />
Öğrenci: Zennur Can<br />
Danışman: Arş. Gör. Dr. Yasemin Tuğba Öğünç</p>

<p>12. Proje</p>

<p>Proje No / Adı: 1919B022602701 - Fermente Soya Ürünü Natto’nun Alzheimer Hastalığındaki Terapötik Potansiyeli<br />
Program: TÜBİTAK 2224-B<br />
Öğrenci: Günay Sarıkaya<br />
Danışman: Prof. Dr. Elvan Yılmaz Akyüz</p>

<p>2. Ebelik Bölümü</p>

<p>9 Proje - TÜBİTAK 2209-A</p>

<p>1. Proje</p>

<p>Proje Adı: Ebelik Öğrencilerinin Ekolojik Zekâ Düzeyi ve Çocuk Doğurma Korkusu Arasındaki İlişki<br />
Öğrenciler: Zehra Coşkun, Esma Güneş<br />
Danışman: Prof. Dr. Yasemin Aydın Kartal</p>

<p>2. Proje</p>

<p>Proje Adı: Ebe Polikliniklerinin Gebelerin Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışlarına Etkisi: Vaka Kontrol Çalışması<br />
Öğrenciler: Fatıma Beyzanur Emek, Arş. Gör. Begüm Can<br />
Danışman: Prof. Dr. Yasemin Aydın Kartal</p>

<p>3. Proje</p>

<p>Proje Adı: Perinatal Yas Bakımında Ebelerin Yeterlilik Algıları ve Etkileyen Faktörlerin Değerlendirilmesi<br />
Öğrenciler: Esma Güneş, Çiğdem Sepetçi<br />
Danışman: Prof. Dr. Yasemin Aydın Kartal</p>

<p>4. Proje</p>

<p>Proje Adı: Kadın Merkezli Doğum Bakımında Ebelerin Yaklaşımlarının Belirlenmesi: Karma Yöntemli Bir Araştırma<br />
Öğrenciler: Sema Aker, Kevser Doğan, Mariam Elzoghby<br />
Danışman: Prof. Dr. Yasemin Aydın Kartal</p>

<p>5. Proje</p>

<p>Proje Adı: Görünür Anneler: Türk Toplumunda Kamusal Emzirme ve Kültürel Dinamiklerin Tutumlara Yansımaları<br />
Öğrenciler: Sema Aker, Fatma Çakmaz<br />
Danışman: Prof. Dr. Yasemin Aydın Kartal</p>

<p>6. Proje</p>

<p>Proje Adı: Maneviyatla Güçlenen Doğum: Gebelerin Dini İnançlarının Doğuma Hazırlık ve Deneyimlerine Yansıması<br />
Öğrenciler: Merve Meşedüzü, Şeyma Perişan, Irmak İşler<br />
Danışman: Doç. Dr. Handan Özcan</p>

<p>7. Proje</p>

<p>Proje Adı: Tokofobiyi Tetikleyen Faktörler: Primipar Gebelerin Deneyimlerine Yönelik Nitel Bir Araştırma<br />
Öğrenciler: Berfin Olçay, Ayşenur Çintemur<br />
Danışman: Doç. Dr. Handan Özcan</p>

<p>8. Proje</p>

<p>Proje Adı: Doğumda Görünmeyen Şiddet: Gebelerin Deneyimleri Üzerine Fenomenolojik Bir İnceleme<br />
Öğrenciler: Nurşin Turgut, Dilara Kurtulmuş, Gülbanu Gümüşok<br />
Danışman: Doç. Dr. Handan Özcan</p>

<p>9. Proje</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Proje Adı: Gebelerde Annelik Yolculuğu Uygulaması Kullanımı, Dijital Sağlık Okuryazarlığı ve Doğum Korkusu İlişkisi<br />
Öğrenci: Gülnur Üstünsoy<br />
Danışman: Dr. Öğr. Üyesi Leyla Kaya</p>

<p>3. Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü</p>

<p>4 Proje - TÜBİTAK 2209-A</p>

<p>1. Proje</p>

<p>Proje No / Adı: 1919B012504073 - Kulaklıkla Yüksek Ses Maruziyet Düzeylerinin Genç Sağlıklılarda Submaksimal Treadmill Egzersiz Testi Sırasındaki Kardiyorespiratuar Yanıtlar ve Algılanan Efor Üzerine Etkisi<br />
Öğrenciler: Duygu Doğanay, Tuğçe Amanet, Sılanur Sinan, Havva Kuş<br />
Danışman: Prof. Dr. Esra Pehlivan</p>

<p>2. Proje</p>

<p>Proje No / Adı: 1919B012509540 - Genç Yetişkinlerde Günlük Akıllı Telefon Kullanım Süresi ile Baskın Eldeki Kavrama Kuvveti ve Başparmak Kuvveti, El Bileği ve Başparmak Propriosepsiyonu Arasındaki İlişkinin Değerlendirilmesi<br />
Öğrenciler: Sümeyra Köseoğlu, Tunahan Üner<br />
Danışmanlar: Prof. Dr. Esra Pehlivan, Arş. Gör. Nergis Yılmaz</p>

<p>3. Proje</p>

<p>Proje No / Adı: 1919B012502017 - Pasif Kan Akımı Kısıtlama Uygulamasının Statik ve Dinamik Kas Kuvvetine Akut Etkisi<br />
Öğrenciler: Fatma Nur Dede, İpek Naz Sevindir, Uzm. Fzt. Cahidenur Koçak<br />
Danışman: Prof. Dr. Esra Pehlivan</p>

<p>4. Proje</p>

<p>Proje No / Adı: 1919B012505018 - Geç Postpartum Dönemde Bebek Bakım Aktivitelerinin Boyun-Omuz Ağrısı, Fonksiyonel Engellilik ve Kas Enduransı Üzerine Etkisinin İncelenmesi<br />
Öğrenciler: Senem Kartal, Şadiye Rana Mumcu, Mısra Gökmen<br />
Danışman: Dr. Öğr. Üyesi Gülbala Gülören</p>

<p>4. Ergoterapi Bölümü</p>

<p>4 Proje - 3 TÜBİTAK 2209-A, 1 TÜBİTAK 2209-B</p>

<p>1. Proje</p>

<p>Proje Adı: Toprak Temelli Ergoterapi Aktivitelerinin Okul Öncesi Çocukların Gelişim Becerileri Üzerindeki Etkilerinin İncelenmesi<br />
Program: TÜBİTAK 2209-A<br />
Öğrenciler: Sümeyye Genç, Esma Nisa Yılmaz<br />
Danışman: Prof. Dr. Hülya Yücel</p>

<p>2. Proje</p>

<p>Proje Adı: Ergoterapistlerde Psikososyal Risk Faktörleri ile Okupasyonel Özyeterlilik ve Çalışma Performansı Arasındaki İlişkinin İncelenmesi<br />
Program: TÜBİTAK 2209-A<br />
Öğrenciler: Şevval Alıcıkuş, Selenay Aybirdi, Yağmur Begüm Aktaş, Büşra Ceylan<br />
Danışman: Doç. Dr. Sümeyye Belhan Çelik</p>

<p>3. Proje</p>

<p>Proje Adı: Okul Öncesi Dönemi Çocuklarında Tuvalet Eğitimi Başarısı ile Ebeveyn Tutumları Arasındaki İlişkinin İncelenmesi<br />
Program: TÜBİTAK 2209-A<br />
Öğrenci: Beyza Şekerci<br />
Danışman: Doç. Dr. Hasan Atacan Tonak</p>

<p>4. Proje</p>

<p>Proje No / Adı: 1139B412503401 - İnovatif Konuşma Destek Oyunu: Konuşmatik<br />
Program: TÜBİTAK 2209-B<br />
Öğrenciler: Rabia Demircan, Miray Nisa Kabataş, Şerife Nur Türkarslan, Rabia Güler, Selime Süeda Karaman<br />
Danışman: Prof. Dr. Yeliz Doğan Merih</p>

<p>5. İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümü</p>

<p>1 Proje - TÜBİTAK 2209-A</p>

<p>1. Proje</p>

<p>Proje Adı: Metal Sektöründe İş Kazası Riskinin Makine Öğrenmesi Yöntemleri ile Modellenmesi<br />
Öğrenci: Elif Kaplan<br />
Danışman: Dr. Öğr. Üyesi Hilal Arslan</p>

<p>6. Acil Yardım ve Afet Yönetimi Bölümü</p>

<p>1 Proje - TÜBİTAK 2209-A</p>

<p>1. Proje</p>

<p>Proje Adı: İtfaiyelerde Hazmat Kapasitesinin Değerlendirilmesi: İstanbul Örneği<br />
Öğrenci: Şeyma Elif Aytar<br />
Danışman: Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Doğan</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/sbu-hamidiye-saglik-bilimleri-fakultesinden-tubitak-programlarinda-buyuk-basari</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 18:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-0503.jpeg" type="image/jpeg" length="72072"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TÜSEB Üreten Sağlık Portalı ile Türkiye’nin Sağlıkta Yerli Üretim Hamlesi Dijital Ekosisteme Taşınıyor]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/tuseb-ureten-saglik-portali-ile-turkiyenin-saglikta-yerli-uretim-hamlesi-dijital-ekosisteme-tasiniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/tuseb-ureten-saglik-portali-ile-turkiyenin-saglikta-yerli-uretim-hamlesi-dijital-ekosisteme-tasiniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin sağlık teknolojilerinde yerli ve millî üretim hedefi, TÜSEB Üreten Sağlık Portalı ile yeni bir dijital zemine taşınıyor. Portal; araştırmacı, üniversite, hastane, girişimci, yatırımcı ve vatandaşları aynı platformda buluşturarak sağlıkta fikirden ürüne uzanan süreci hızlandırmayı amaçlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de sağlık alanında son yıllarda güçlenen yerli ve millî üretim vizyonu, yalnızca yeni cihazlar, ilaçlar ya da teknolojiler geliştirmekten ibaret görülmüyor. Bu vizyonun kalıcı hale gelmesi; araştırmacıların, sağlık kurumlarının, üniversitelerin, özel sektörün ve yatırımcıların ortak bir zeminde buluşmasına bağlı.</p>

<p><img alt="Prof. Dr. Ümit Kervan." class="detail-photo img-fluid" height="540" src="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/889f7841-2467-463b-b1e8-09b2e5cb4e38.jpeg" width="960" />Prof. Dr. Ümit Kervan</p>

<p>Bu ihtiyaca cevap vermek amacıyla hayata geçirilen TÜSEB Üreten Sağlık Portalı, Türkiye’nin sağlık inovasyon ekosistemini dijital ortamda bir araya getiren stratejik bir platform olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Sağlıkta Üretim İçin Dijital Buluşma Noktası</p>

<p>Üreten Sağlık Portalı; üniversiteler, hastaneler, Ar-Ge merkezleri, özel sektör firmaları, girişimciler ve araştırmacılar arasında köprü kurmayı hedefliyor.</p>

<p>Portalın temel amacı, sağlık alanındaki fikirlerin, buluşların ve bilimsel çalışmaların yalnızca dosyalarda kalmasını önlemek. Platform, bu fikirlerin doğru kişi, kurum, altyapı ve yatırımcıyla buluşarak ürüne dönüşmesine katkı sunuyor.</p>

<p>Bu yönüyle portal, klasik bir veri tabanı olmanın ötesine geçiyor. Türkiye’nin sağlıkta üretim kapasitesini görünür kılan, iş birliklerini hızlandıran ve yenilikçi projelerin hayata geçmesini kolaylaştıran dijital bir ekosistem işlevi görüyor.</p>

<p>Araştırmacı, Yatırımcı ve Kurumlar Aynı Çatı Altında</p>

<p>Üreten Sağlık Portalı’na kamu ve özel sektörden farklı paydaşlar kayıt olabiliyor. Araştırmacılar, yatırımcılar, üniversiteler, hastaneler, teknik altyapıya sahip firmalar ve Ar-Ge merkezleri sistemde yer alarak geniş bir veri havuzu oluşturuyor.</p>

<p>Bu yapı sayesinde sağlık alanında proje geliştirmek isteyen bir araştırmacı, ihtiyaç duyduğu teknik altyapıya, iş birliği yapabileceği kuruma ya da yatırım desteği sağlayabilecek paydaşa daha kolay ulaşabiliyor.</p>

<p>Aynı şekilde üniversiteler, araştırma merkezleri ve firmalar da sahip oldukları cihaz, sertifika, laboratuvar ve altyapı imkânlarını sisteme kaydederek görünürlük kazanıyor.</p>

<p>“Bir Fikrim Var” Diyen Vatandaş da Sisteme Dahil Olabiliyor</p>

<p>Portalın dikkat çeken yönlerinden biri, yalnızca profesyonel araştırmacılara ya da kurumlara açık olmaması.</p>

<p>Vatandaşlar da “Bir Fikrim Var!” butonu aracılığıyla sağlık alanındaki yenilikçi fikirlerini sisteme dahil edebiliyor. Böylece sahadan gelen ihtiyaçlar, günlük hayatta karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri sağlık inovasyon sürecinin parçası haline geliyor.</p>

<p>Fikir aşamasını aşan, üzerinde çalışma yapılan ya da deneme sürecine giren projeler için ise “Buluşum Var” ve “Girişimci Ol” seçenekleri üzerinden daha ileri destek süreçlerine kapı aralanıyor.</p>

<p>Sağlık Teknolojilerinde Dışa Bağımlılığı Azaltma Hedefi</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Üreten Sağlık Portalı, Türkiye’nin sağlık teknolojilerinde dışa bağımlılığını azaltma hedefi açısından kritik bir araç olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Tıbbi cihazdan dijital sağlık çözümlerine, klinik araştırmalardan üretim altyapısına kadar birçok alanda yerli kapasitenin görünür hale gelmesi, yeni iş birliklerinin önünü açıyor.</p>

<p>Portal; ihtiyaç odaklı eşleştirmeler, araştırma ve iş birliği keşfi, proje görünürlüğü ve altyapı paylaşımı gibi başlıklarla sağlıkta üretim sürecini hızlandırmayı amaçlıyor.</p>

<p>Fikirden Ürüne Giden Yol Kısalıyor</p>

<p>Sağlık alanında birçok yenilikçi fikir, doğru destek mekanizmasına ulaşamadığı için uygulamaya geçemiyor. Üreten Sağlık Portalı bu noktada önemli bir boşluğu dolduruyor.</p>

<p>Platform; fikir, buluş, girişim, araştırma, altyapı ve yatırım aşamalarını aynı dijital zeminde buluşturarak fikirden ürüne uzanan yolun daha hızlı ve düzenli ilerlemesine katkı sağlıyor.</p>

<p>Bu yapı, özellikle sağlık teknolojilerinde uluslararası rekabet gücünün artırılması açısından stratejik önem taşıyor.</p>

<p>Türkiye’nin Üreten Sağlık Modeli İçin Stratejik Altyapı</p>

<p>Üreten Sağlık Portalı, Türkiye’nin “Üreten Sağlık Modeli” vizyonunun dijital altyapılarından biri olarak konumlanıyor.</p>

<p>Sağlıkta dönüşümün artık yalnızca hizmet sunumuyla sınırlı olmadığı; bilgi üretimi, teknoloji geliştirme, klinik araştırma, girişimcilik ve sürdürülebilir inovasyon süreçlerini de kapsadığı vurgulanıyor.</p>

<p>Portalın gelecek dönemde yeni modüllerle genişlemesi ve ulusal-uluslararası iş birlikleri açısından daha güçlü bir çekim merkezi haline gelmesi bekleniyor.</p>

<p>Sonuç: Sağlıkta Üretim İçin Yeni Dönem</p>

<p>TÜSEB Üreten Sağlık Portalı, Türkiye’nin sağlık alanında sahip olduğu insan kaynağını, araştırma kapasitesini, teknolojik altyapısını ve girişimcilik potansiyelini aynı çatı altında buluşturuyor.</p>

<p>Bu yönüyle portal; yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap veren bir dijital platform değil, aynı zamanda Türkiye’nin sağlıkta üretim odaklı geleceğine açılan stratejik bir kapı niteliği taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/tuseb-ureten-saglik-portali-ile-turkiyenin-saglikta-yerli-uretim-hamlesi-dijital-ekosisteme-tasiniyor</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 17:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-0477.jpeg" type="image/jpeg" length="93979"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SBÜ Gülhane Hemşirelik Fakültesinden TÜBİTAK 2209-A Başarısı]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/sbu-gulhane-hemsirelik-fakultesinden-tubitak-2209-a-basarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/sbu-gulhane-hemsirelik-fakultesinden-tubitak-2209-a-basarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Hemşirelik Fakültesi öğrencilerinin hazırladığı 4 proje, TÜBİTAK 2209-A Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Destekleme Programı kapsamında destek almaya hak kazandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fakülte öğrencilerinin gebelik, çocuk sağlığı, adli hemşirelik ve dijital veri güvenliği gibi farklı alanlarda hazırladığı projeler, hemşirelik eğitiminin araştırma temelli gelişimine dikkat çekti.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Hemşirelik Fakültesi, öğrenci odaklı bilimsel üretim anlayışıyla TÜBİTAK 2209-A Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Destekleme Programı’nda önemli bir başarıya imza attı.</p>

<p>Fakülte öğrencileri tarafından hazırlanan 4 ayrı proje, TÜBİTAK tarafından desteklenmeye değer bulundu. Projeler; anne sağlığı, çocuklarda tıbbi işlem kaygısı, adli hemşirelik, dijital verilerin korunması ve hemşirelik biliminin gelişimi gibi güncel ve toplumsal karşılığı güçlü başlıklardan oluştu.</p>

<p>Gebelerde Doğum Korkusu ve Maternal Ambivalans Araştırılacak</p>

<p>Desteklenen projelerden ilki, “Gebelerde Maternal Ambivalans ile Doğum Korkusu Arasındaki İlişkinin İncelenmesi” başlığını taşıyor.</p>

<p>Projenin danışmanlığını Prof. Dr. Gülten Güvenç yürütürken, proje yürütücülüğünü SBÜ Gülhane Hemşirelik Fakültesi 4. sınıf öğrencisi Feride Nur Doğanoğlu üstleniyor. Çalışmada gebelik döneminde anne adaylarının yaşadığı duygusal ikilemler ile doğum korkusu arasındaki ilişkinin incelenmesi hedefleniyor.</p>

<p>Çocuklarda EKG Sırasında Animasyon Video Etkisi İncelenecek</p>

<p>TÜBİTAK desteği alan ikinci proje ise çocuk sağlığı alanında hazırlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“5-12 Yaş Grubu Çocuklarda Elektrokardiyografi Çekimi Sırasında Animasyon Video Gösteriminin Anksiyete, Korku ve İşleme Uyum Düzeyine Etkisinin Değerlendirilmesi” başlıklı projede, çocukların tıbbi işlem sürecinde yaşadığı korku ve kaygının azaltılmasına yönelik bir yaklaşım ele alınacak.</p>

<p>Projenin danışmanlığını Prof. Dr. Berna Eren Fidancı, yürütücülüğünü ise SBÜ Gülhane Hemşirelik Fakültesi 3. sınıf öğrencisi Zeynep Bilgili yapacak.</p>

<p>Adli Hemşirelik ve Dijital Veri Güvenliği Gündeme Taşındı</p>

<p>Desteklenen bir diğer proje, sağlık bilişimi ve adli hemşirelik kesişiminde hazırlandı.</p>

<p>“Sağlık Bilişim Çağında Adli Hemşirelik: Dijital Verilerin Korunmasına İlişkin Görüşlerin İçerik Analizi” başlıklı çalışmada, dijital sağlık verilerinin korunması ve adli hemşirelik alanındaki yansımaları ele alınacak.</p>

<p>Projenin danışmanlığını Dr. Öğr. Üyesi Belkız Kızıltan, yürütücülüğünü ise SBÜ Gülhane Hemşirelik Fakültesi 3. sınıf öğrencisi Büşra Karaca üstleniyor.</p>

<p>Adli Hemşireliğin Bilim Dalı Olarak Gelişimi İncelenecek</p>

<p>TÜBİTAK tarafından desteklenen dördüncü proje ise adli hemşireliğin akademik ve kurumsal gelişimine odaklanıyor.</p>

<p>“Adli Hemşirelik Alanının Bilim Dalı Olarak Gelişimine Yönelik Gereksinimlerin Belirlenmesi: Görüşmeler ve Sistematik Literatür Analiziyle Karma Bir Çalışma” başlıklı projenin danışmanlığını Dr. Öğr. Üyesi Belkız Kızıltan, yürütücülüğünü ise SBÜ Gülhane Hemşirelik Fakültesi 3. sınıf öğrencisi Beyza Eraltın yürütecek.</p>

<p>Rektörden Aydın’dan Öğrencilere ve Danışman Akademisyenlere Tebrik</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın, Gülhane Hemşirelik Fakültesinin TÜBİTAK 2209-A başarısının üniversitenin araştırma kültürünü güçlendiren önemli bir adım olduğunu belirterek öğrencileri ve danışman akademisyenleri tebrik etti.</p>

<p>Rektör Aydın, öğrencilerin lisans döneminden itibaren bilimsel araştırma süreçlerine katılmasının sağlık bilimleri eğitimi açısından büyük değer taşıdığını vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Üniversitemizin temel hedeflerinden biri, öğrencilerimizi yalnızca mesleki bilgiyle değil, aynı zamanda bilimsel düşünme, araştırma üretme ve çözüm geliştirme becerileriyle yetiştirmektir. Gülhane Hemşirelik Fakültemizin öğrencileri tarafından hazırlanan projelerin TÜBİTAK tarafından desteklenmesi bizler için gurur vericidir. Öğrencilerimizi, onlara rehberlik eden kıymetli danışman hocalarımızı ve fakülte yönetimimizi gönülden tebrik ediyorum.”</p>

<p>Hemşirelik Eğitiminde Araştırma Kültürü Güçleniyor</p>

<p>TÜBİTAK 2209-A programı, üniversite öğrencilerinin lisans düzeyinde araştırma yapmasını teşvik eden önemli destek mekanizmaları arasında yer alıyor. SBÜ Gülhane Hemşirelik Fakültesinin elde ettiği bu başarı, öğrencilerin bilimsel üretime erken dönemde katılmasını ve sağlık alanındaki sorunlara araştırma temelli çözümler geliştirmesini destekliyor.</p>

<p>Fakülte öğrencilerinin hazırladığı projelerin farklı alanlara odaklanması ise hemşirelik mesleğinin yalnızca bakım hizmetiyle sınırlı olmadığını; anne-çocuk sağlığından adli bilimlere, dijital veri güvenliğinden akademik alan gelişimine kadar geniş bir bilimsel zemine sahip olduğunu ortaya koydu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/sbu-gulhane-hemsirelik-fakultesinden-tubitak-2209-a-basarisi</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 12:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-0451.jpeg" type="image/jpeg" length="59955"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul’da Afetlere Karşı Ortak Akıl Buluşması Gerçekleştirildi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/istanbulda-afetlere-karsi-ortak-akil-bulusmasi-uluslararasi-kongre-sbude-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/istanbulda-afetlere-karsi-ortak-akil-bulusmasi-uluslararasi-kongre-sbude-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bilimleri Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen 1. Uluslararası Acil Yardım ve Afet Yönetimi Kongresi, afetlere hazırlık, risk azaltma ve müdahale kapasitesinin geliştirilmesine yönelik önemli başlıkları gündeme taşıdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen 1. Uluslararası Acil Yardım ve Afet Yönetimi Kongresi, afetlere hazırlık, risk azaltma, afet tıbbı ve toplum dirençliliği başlıklarını aynı platformda buluşturdu. Kongrede 100’ü aşkın akademik bildiri sunuldu.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Hamidiye Külliyesi, afet yönetimi alanında önemli bir uluslararası buluşmaya ev sahipliği yaptı. Kadıköy’de gerçekleştirilen 1. Uluslararası Acil Yardım ve Afet Yönetimi Kongresi, kamu kurumlarını, akademisyenleri, yerel yönetimleri, sivil toplum temsilcilerini ve saha profesyonellerini bir araya getirdi.</p>

<p>Cumhurbaşkanlığı Yerel Yönetim ve Afet Politikaları Kurulu himayelerinde düzenlenen kongre; SBÜ Hamidiye Sağlık Bilimleri Fakültesi Acil Yardım ve Afet Yönetimi Bölüm Başkanlığı, Hamidiye Sağlık Bilimleri Enstitüsü Afet Tıbbı Ana Bilim Dalı Başkanlığı ve Acil Yardım ve Afet Yöneticileri Derneği (AYAYDER) iş birliğiyle gerçekleştirildi.</p>

<p>Afet Yönetiminde Akademi ve Saha Aynı Masada Buluştu</p>

<p>Kongrenin açılışında konuşan Türk Kızılay Genel Başkan Yardımcısı Emre Koç, afet yönetiminin yalnızca kriz anındaki müdahalelerden ibaret görülmemesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Koç, hazırlık, risk azaltma, müdahale kapasitesi, afet tıbbı, yangın güvenliği, yerel yönetimler ve toplum dirençliliği gibi başlıkların ortak akılla ele alınmasının önemine dikkat çekti.</p>

<p>Akademik bilgi ile saha tecrübesinin aynı masada buluşmasının afet yönetiminin kalitesini artıracağını vurgulayan Koç, kurumlar arası bilgi paylaşımının sonraki afetlere hazırlık açısından hayati olduğunu ifade etti.</p>

<p>Prof. Dr. Arzu Gerçek: “Geniş Bir Paydaş Ailesinin Birikimi Buluştu”</p>

<p>SBÜ Hamidiye Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Arzu Gerçek, Acil Yardım ve Afet Yönetimi Lisans Programı’nın akademik eğitime başlamasının 21. yılına ulaştığını söyledi.</p>

<p>Bir hayalle başlayan eğitim yolculuğunun bugün Türkiye’nin dört bir yanında büyük bir aileye dönüştüğünü belirten Gerçek, 1999 Marmara Depremi’nin afet yönetiminde profesyonelleşme ihtiyacını acı biçimde gösterdiğini ifade etti.</p>

<p>Gerçek, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerinin ise afetlere karşı daha güçlü sistemler kurulması gerektiğini yeniden hatırlattığını belirtti.</p>

<p>Kongrenin kurumlar arası birlikteliğe bilimsel zemin oluşturduğunu kaydeden Gerçek, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“AFAD’dan Türk Kızılayına, üniversitelerimizden belediyelerimize, itfaiyemizden hastanelerimize uzanan geniş bir paydaş ailenin birikimini bir araya getireceğiz ve birbirimizle bilgi alışverişinde bulunacağız.”</p>

<p>“Vatandaş Afetin Seyircisi Değil, Aktif Paydaşı Olmalı”</p>

<p>SBÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Acil Yardım ve Afet Yönetimi Bölüm Başkanı ve Afet Tıbbı Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Kerem Kınık, afet kavramına ilişkin önemli bir değerlendirmede bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kınık, sismik risklerin, depremlerin, meteorolojik tehlikelerin, yağmur ve sellerin tek başına afet olmadığını; afetin, bireyin, toplumun ve sistemin ihmalleriyle büyüyen kırılganlıkların sonucu olduğunu söyledi.</p>

<p>Vatandaşın afet yönetiminde yalnızca “hizmet alan” konumunda görülmesinin doğru olmadığını vurgulayan Kınık, afet bilincinin ilköğretimden itibaren müfredata yerleşmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Kınık, hane bazında afet planı, mahalle bazında ilk yardım yetkinliği ve okul bazında tatbikatların artık ertelenemeyecek bir sorumluluk olduğunu ifade etti.</p>

<p>Afet Yönetiminde Yeni Başlıklar Gündeme Taşındı</p>

<p>AYAYDER Başkanı Hüseyin Koçak, acil yardım ve afet yönetiminin Türkiye’de önemli bir dönüşüm geçirdiğini söyledi.</p>

<p>Koçak, bu alanın artık yalnızca bir eğitim programı değil; akademik bir disiplin, mesleki bir uzmanlık alanı ve kurumsal kapasite üreten stratejik bir yapı haline geldiğini belirtti.</p>

<p>Son yıllarda afet lojistiği, afet psikolojisi, sağlık-afet yönetimi, hastane-afet planlaması, kitlesel toplanma yönetimi, afet eğitimi, afet okuryazarlığı ve yapay zekâ destekli afet sistemleri gibi başlıkların daha görünür hale geldiğine dikkat çekildi.</p>

<p>100’ü Aşkın Bilimsel Bildiri Sunuldu</p>

<p>Kongre kapsamında Türkiye’deki 20’den fazla Acil Yardım ve Afet Yönetimi bölümünden akademisyenler ve alan uzmanları bir araya geldi.</p>

<p>Doç. Dr. Kerem Kınık, afet sektörünün insan kaynağı ihtiyacının, bu insan kaynağının hangi müfredatla yetiştirileceğinin ve afet sistemlerinin nasıl güçlendirileceğinin kongrede çok boyutlu olarak ele alındığını belirtti.</p>

<p>Kongreye 100’ü aşkın akademik bildirinin geldiğini ifade eden Kınık, toplumsal dayanıklılık oluşmadan afetlere hazırlık, müdahale ve iyileştirme süreçlerinin güçlü yürütülemeyeceğine dikkat çekti.</p>

<p>Beş Ana Panelde Afet Yönetiminin Geleceği Tartışıldı</p>

<p>Kongrede “Acil Yardım ve Afet Yönetimi Özel Oturumu”, “Afet Tıbbı”, “Yangın Güvenliği ve İtfaiyecilik”, “Afet Risk Yönetimi” ile “Yerel Yönetimler ve Afet Yönetimi” başlıklarında beş ana panel düzenlendi.</p>

<p>Üç paralel salonda gerçekleştirilen oturumlarda bilimsel bildiriler sunuldu, afet yönetimi alanındaki güncel sorunlar ve çözüm önerileri değerlendirildi.</p>

<p>Kongre, “Acil Yardım ve Afet Yönetimi Lisans Programı Ulusal Çekirdek Eğitim Çalıştayı” ve kongre bildirgesinin okunmasıyla tamamlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/istanbulda-afetlere-karsi-ortak-akil-bulusmasi-uluslararasi-kongre-sbude-basladi</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 11:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-0428.jpeg" type="image/jpeg" length="27189"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SBÜ İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi: Yarım Asrı Aşan Hizmet, Büyüyen Bir Sağlık Kenti]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/sbu-izmir-tepecik-egitim-ve-arastirma-hastanesi-yarim-asri-asan-hizmet-buyuyen-bir-saglik-kenti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/sbu-izmir-tepecik-egitim-ve-arastirma-hastanesi-yarim-asri-asan-hizmet-buyuyen-bir-saglik-kenti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[1969’da doğumevi olarak başlayan SBÜ İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi‘nin yolculuğu, bugün eğitim, araştırma ve özellikli sağlık hizmetlerini aynı çatı altında buluşturan güçlü bir sağlık kampüsüne dönüştü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarihçe: Sosyal Sigortalar Kurumu’ndan Sağlık Bilimleri Üniversitesine Uzanan Köklü Bir Yolculuk</p>

<p>İzmir’in sağlık tarihiyle özdeşleşmiş bir isim: Tepecik Hastanesi. 1969 yılında SSK Tepecik Doğumevi olarak açılan kapılar, bugün binlerce sağlık çalışanının emek verdiği, yüz binlerce hastanın şifa bulduğu dev bir eğitim ve araştırma hastanesinin temelini oluşturuyor.</p>

<p>Yıllar içinde yalnızca büyüyen değil; her dönüşümden güçlenerek çıkan Tepecik, akademik yapısı, özellikli hizmet alanları ve yetişmiş insan gücüyle Ege Bölgesi’nin en önemli sağlık merkezlerinden biri haline geldi. Merkez yerleşkesinin yanı sıra Bornova Ek Hizmet Binası, Konak Ek Hizmet Binası, semt poliklinikleri, eğitim aile sağlığı merkezleri ve özellikli birimleriyle sağlık hizmetini İzmir’in farklı noktalarına taşıyarak erişilebilir ve güçlü bir sağlık ağı oluşturdu.</p>

<p>Hastanemizin kökleri, 1971 yılında Sosyal Sigortalar Kurumu bünyesinde atılan ilk adımlara uzanmaktadır. Kurulduğu günden bu yana yalnızca büyüyen değil; değişen sağlık ihtiyaçlarına uyum sağlayarak her dönüşümden daha da güçlenerek çıkan bir kurum olmuştur.</p>

<p>5 Şubat 2005 tarihinde Sağlık Bakanlığı çatısı altına geçen hastanemiz, 2 Kasım 2012 itibarıyla Kamu Hastaneleri Birliği İzmir Kuzey Genel Sekreterliği’ne bağlanarak kurumsal yapısını daha da güçlendirmiştir. Aynı yıl, 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile eski adıyla Ege Doğumevi ve Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin Tepecik bünyesine katılması; yalnızca fiziki bir birleşme değil, bilgi birikimi, deneyim ve sağlık hizmeti kapasitesinin büyümesi anlamına gelmiştir. Ekrem Hayri Üstündağ Kadın Hastalıkları ve Doğum Hastanesi’nin Konak Ek Hizmet Binası olarak yapıya dahil edilmesiyle birlikte hastanemiz, İzmir’in sağlık yükünü omuzlayan daha güçlü bir merkez haline gelmiştir.</p>

<p>İstanbul'da kurulan Türkiye Sağlık Bilimleri Üniversitesi ile Sağlık Bakanlığı arasında imzalanan protokol kapsamında Sağlık Bilimleri Üniversitesi’ne bağlanan Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi, 2016 yılında Üniversite Hastanesi Statüsü kazanmıştır.</p>

<p>25 Temmuz 2016 tarihinde, 667 sayılı KHK kapsamında kapatılan Şifa Üniversitesi Hastanesi’nin Sağlık Bilimleri Üniversitesi’ne devredilmesiyle hastanemiz bugünkü adını ve akademik misyonunu kazanmıştır. Böylece sağlık hizmeti, eğitim ve bilimsel üretimi aynı çatı altında buluşturan güçlü bir sağlık kampüsü yapısı oluşmuştur.</p>

<p>2023 yılında İzmir Şehir Hastanesi’nin açılmasıyla birlikte çok sayıda sağlık profesyonelimizin yeni yapılanmaya geçiş yapması, Tepecik’in sağlık sistemine yetiştirdiği insan gücünün en somut göstergelerinden biri olmuştur. Hastanemiz, yıllar içinde birçok kuruma kaynak olmuş, büyümüş, bölünmüş, yeni yapılar doğurmuş; ancak her dönüşümden sonra köklü deneyimi, yetişmiş kadroları ve güçlü kurumsal kültürüyle varlığını daha da sağlamlaştırmıştır.</p>

<p>Bugün yaklaşık 100.671 m² kapalı alanda hizmet sunan hastanemiz; yalnızca İzmir’in değil, Ege Bölgesi’nin en büyük ve en köklü eğitim ve araştırma hastanelerinden biri olarak sağlık hizmeti sunmaya, sağlık profesyonelleri yetiştirmeye ve bölgeye değer katmaya kararlılıkla devam etmektedir.</p>

<p>2025 yılı, 910 yatak kapasitesi, 23 ameliyathane, yaklaşık 155poliklinik, ikinci ve üçüncü basamak hizmet altyapısı ile bölgenin en önemli sağlık merkezlerinden biri konumundadır. Güçlü teknik ve klinik altyapısıyla yılda ortalama 2.200.000 ayaktan muayene, 350.000 acil servis başvurusu, 51.000ameliyat, 36.000 yatarak tedavi hizmeti ve 1.005 doğum, 650.000. görüntüle hizmeti, 8.850.000 laboratuvar tetkiki, 8500 yoğun bakım tedavisi alan hasta sayısı ve 60.000 diyaliz seansı gerçekleştirilmekte; artan hizmet kapasitesiyle sağlık hizmet sunumu kesintisiz şekilde sürdürülmektedir.</p>

<p></p>

<p>Hastanemiz, 3937 kişilik çalışan kadrosuyla aynı zamanda İzmir’in en büyük sağlık istihdam merkezlerinden biridir. Akademik yapısında 2 eğitim görevlisi 50 öğretim üyesi 4 doktor öğretim üyesi ve 53 başasistan yer almakta; 362 uzman hekim ve 537 asistan hekim ile eğitim, araştırma ve sağlık hizmeti birlikte yürütülmektedir. Sağlık bakım hizmetlerinin temel gücünü oluşturan 1290 hemşire ve ebe ile birlikte teknik, idari ve destek ekiplerinin katkısı sayesinde multidisipliner ve sürdürülebilir bir sağlık hizmet modeli oluşturulmaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Merkez bina ve ek hizmet yapılarıyla toplam yatak kapasitesi 910’a ulaşırken, bunların 224’ü nitelikli yatak statüsündedir. 143 yataklı yoğun bakım altyapısı ise hastanemizi Ege Bölgesi’nin en donanımlı kritik bakım merkezlerinden biri haline getirmektedir.%82 düzeyindeki yatak doluluk oranı; hastanemize duyulan güvenin, hizmet kapasitesinin ve bölgesel referans merkezi niteliğinin güçlü bir göstergesi olarak öne çıkmaktadır.</p>

<p>Ek Hizmet Binaları: Genişleyen Ayak İzimiz</p>

<p>Tepecik, ana binasının ötesinde İzmir geneline yayılmış birden fazla ek hizmet binasıyla hizmet veriyor. Bu yapı, hastanenin kapasitesini artırmakla kalmayıp ilçe bazlıerişilebilirliği de köklü biçimde iyileştiriyor.</p>

<p></p>

<p>Toplum Ruh Sağlığı Merkezi: Toplumla İç İçe, Çok Yönlü Ruh Sağlığı Hizmeti</p>

<p>Yaklaşık 280 hastaya hizmet sunan Toplum Ruh Sağlığı Merkezimiz, yalnızca tedavi odaklı değil; bireyin sosyal yaşama katılımını, psikososyal iyilik halini ve yaşam becerilerini destekleyen bütüncül bir bakım anlayışıyla faaliyet göstermektedir.</p>

<p>Merkezimizde 1 hekim, 2 psikolog, 1 sosyal hizmet uzmanı, 1 hemşire ve ergoterapist eşliğinde multidisipliner bir yaklaşımla hizmet sunulmaktadır. Düzenli takip süreçlerinin yanı sıra, belirli periyotlarda başvuruya gelemeyen hastalara ev ziyaretleri gerçekleştirilerek bakımın sürekliliği ve erişilebilirliği güçlendirilmektedir.</p>

<p>Okuma alanı, görüşme odaları, etkinlik ve terapi alanları ile iş-uğraş odalarından oluşan merkez yapısı; bireylerin yalnızca klinik açıdan değil, sosyal ve üretken yaşam becerileri açısından da desteklenmesini amaçlamaktadır. Toplum Ruh Sağlığı Merkezimiz, bireyi yeniden yaşamın içine dahil etmeyi hedefleyen insan odaklı yaklaşımıyla ruh sağlığı hizmetlerinde önemli bir rol üstlenmektedir.</p>

<p>Eğitim Aile Sağlığı Merkezleri: Koruyucu Sağlığın Güçlü Temsilcisi</p>

<p>Eğitim Aile Sağlığı Merkezlerimiz, bireyin yaşamın her dönemindeki sağlık gereksinimlerini bütüncül bir yaklaşımla ele alan güçlü bir birinci basamak sağlık hizmet modeli sunmaktadır. Koruyucu sağlık hizmetlerinden tanı, tedavi, rehabilitasyon ve danışmanlık süreçlerine kadar geniş bir yelpazede hizmet veren merkezlerimiz; toplum sağlığının güçlendirilmesinde önemli bir rol üstlenmektedir.</p>

<p>Aile hekimleri, kendilerine kayıtlı bireyleri koruyucu, geliştirici ve tedavi edici sağlık hizmetleri kapsamında düzenli olarak takip etmektedir. Ana çocuk sağlığı, gebe-lohusa izlemleri, çocuk, adölesan, erişkin ve yaşlı sağlığı hizmetleri ile kanser ve kronik hastalık taramaları yürütülmektedir.</p>

<p>Eğitim Aile Sağlığı Merkezlerinde bireylerin sağlık kayıtları güncellenmekte, periyodik değerlendirmeler yapılmakta ve gerekli durumlarda ev ziyaretleri ile bakım sürekliliği sağlanmaktadır. Ayrıca ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşlarıyla koordinasyon içinde sevk, takip ve evde bakım süreçleri yürütülmektedir.</p>

<p>Hastanemiz birinci basamak sağlık hizmetlerini Bornova 27 Nolu Eğitim Aile Sağlığı Merkezi, Karşıyaka 19 Nolu 15 Temmuz Eğitim Aile Sağlığı Merkezi ve Çamdibi 31 NoluEğitim Aile Sağlığı Merkezi aracılığıyla sürdürmektedir.</p>

<p></p>

<p><img src="blob:https://tibbiyebulteni.com/25beae9f-980c-43f3-919b-58b799efb7ca" /></p>

<p></p>

<p>Çamdibi Semt Polikliniği:Semtin Güçlü Sağlık Hizmeti</p>

<p>Çamdibi Semt Polikliniği, birinci ve ikinci basamak sağlık hizmetlerini mahalle düzeyine taşıyarak bölge halkının sağlık hizmetine hızlı ve kolay erişimini sağlamaktadır. Poliklinik muayeneleri, kronik hastalık izlemleri ve koruyucu sağlık hizmetlerinin yanı sıra küçük müdahale işlemleri de gerçekleştirilmekte; böylece birçok sağlık ihtiyacına yerinde ve etkin çözümler sunulmaktadır.</p>

<p>Tepecik’in güçlü sağlık hizmet anlayışını mahalle ölçeğine taşıyan polikliniğimiz, erişilebilir ve bütüncül sağlık hizmetinin önemli bir parçası olarak hizmet vermeye devam etmektedir.</p>

<p><img src="blob:https://tibbiyebulteni.com/2a8a79b9-894c-4b5a-8961-280894fdf7db" /></p>

<p>Bornova Ek Hizmet Binamız: Tepecik Markasının Yeni Nesil Yüzü</p>

<p>İzmir Çevre Yolu üzerinde konumlanan Bornova Ek Hizmet Binamız, kısa sürede yalnızca bir ek hizmet yapısı olmanın ötesine geçerek kentin önemli sağlık merkezlerinden biri haline gelmiştir. 33.000 m² tapu alanı üzerinde yükselen, üç bloktan oluşan ve 16.908 m² kapalı kullanım alanına sahip yapı; 173 yatak kapasitesi, 43 MHRS randevu kapasiteli poliklinik güçlü bir sağlık altyapısı sunmaktadır.</p>

<p>Bornova Ek Hizmet Binamızda, yıllardır güven ve kaliteyle özdeşleşen Tepecik Kadın Doğum markası aynı kararlılıkla yaşatılmaktadır. Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği ile birlikte hizmet veren 45 poliklinik hattı; kadın sağlığı, gebelik takibi ve doğum hizmetlerinde yoğun ve nitelikli bir ayaktan bakım kapasitesi oluşturmaktadır. Neonatoloji alanında ise 22 yataklı 3. Basamak Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi, prematüre ve yüksek riskli yenidoğan bakımında bölgenin önemli referans merkezlerinden biri olarak hizmet vermektedir.</p>

<p>A, B ve C bloklardan oluşan yerleşkede; iki ayrı klinikten oluşan 44 yataklı palyatif bakım hizmetleri, 12 yataklı Anestezi Yoğun Bakım Ünitesi, 7 ameliyathane, 6 doğumhane odası, obstetri ve perinatoloji servisleri, jinekolojik onkoloji kliniği, dahiliye ve cerrahi servisleri, 28 yataklı hemodiyaliz ünitesi ile fizik tedavi ve rehabilitasyon birimi yer almaktadır.Bunlara ek olarak, Sağlık Bakanlığı’nın “Her Gebeye Bir Ebe” projesi kapsamında Gebe Polikliniği; “Doğal Olan Normal Doğum Eylem Planı” kapsamında ise Ebe Polikliniği hizmete açılmıştır. Bu yapılanmayla anne adaylarına gebelikten doğuma uzanan süreçte daha yakın, bütüncül ve danışmanlık odaklı bakım sunulması hedeflenmektedir.</p>

<p>B Blok bünyesindeki Nükleer Tıp Ünitesi, Gama Kamera (SPECT-CT) sistemi ve iyot odaları sayesinde ileri düzey radyonüklid tanı ve tedavi hizmetleri sunulmaktadır.</p>

<p></p>

<p>Özellikli Hizmetlerimiz: Güçlü Referans Merkezi Kimliği</p>

<p></p>

<p>SBÜ İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi; ileri teknoloji, deneyimli ekipleri ve multidisipliner yaklaşımıyla yalnızca İzmir’in değil, Türkiye’nin sayılı tersiyer sağlık merkezlerinden biri olarak özellikli sağlık hizmetleri sunmaktadır.</p>

<p>• İnce Barsak Nakil Merkezi: Ülkemizde sınırlı sayıda merkezde gerçekleştirilebilen ince barsak nakli uygulamalarıyla yüksek düzey cerrahi deneyim sunulmaktadır.</p>

<p>• ROP Tanı ve Tedavi Merkezi: Prematüre retinopatisitanı ve tedavisinde Ege Bölgesi’nin önemli referans merkezlerinden biridir.</p>

<p>• ÇİDEM (Çocuk İşitme Değerlendirme Merkezi): Erken tanı ve rehabilitasyon süreçleriyle çocuk işitme sağlığında özelleşmiş hizmet sunulmaktadır.</p>

<p>• Nükleer Tıp ve Gamma Kamera Ünitesi: Gelişmiş sintigrafik görüntüleme ve nükleer tıp uygulamaları merkez ve Bornova yerleşkelerinde sürdürülmektedir.</p>

<p>• Kas Hastalıkları Merkezi: Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen 12 Nöromüsküler Hastalık Merkezi’nden biri olan merkezimiz; DMD, SMA, ALS ve benzeri hastalıkların tanı ve tedavisinde bölgesel referans gücü taşımaktadır.</p>

<p>• Sağlıklı Yaş Alma Merkezi (YAŞAM): 80 yaş ve üzeri bireyler için evde değerlendirme, sağlık koordinasyonu ve bütüncül yaşlı bakım hizmetleri sunulmaktadır.</p>

<p>• Diyaliz Merkezi: 1980 yılından bu yana hizmet veren merkezimiz, Ege Bölgesi’nin ilk diyaliz ünitelerinden biri olarak modern altyapısı ve organ nakli destek hizmetleriyle faaliyet göstermektedir.</p>

<p>• Anne ve Bebek Dostu Hastane: Anne sütü, güvenli doğum ve anne-bebek bağlanmasını destekleyen yaklaşımıyla örnek bir bakım modeli sunulmaktadır.</p>

<p>• Kemoterapi Ünitesi: Onkoloji hastalarına modern tedavi altyapısı ve multidisipliner bakım anlayışıyla hizmet verilmektedir.</p>

<p>• Terapötik Aferez Ünitesi: Özellikli hematolojik ve immünolojik hastalıklarda ileri tedavi uygulamaları gerçekleştirilmektedir.</p>

<p>• Elektrofizyoloji Laboratuvarı: İleri kardiyak ritim bozukluklarının tanı ve girişimsel tedavileri başarıyla uygulanmaktadır.</p>

<p>• Hastane Sınıfı: Eğitim süreçlerinin devamlılığının sağlanması amacı ile çocuk hastalara yönelik sürdürülebilir eğitim desteği sağlanmaktadır.</p>

<p>• Kızılay Market: Sosyal destek yaklaşımını güçlendiren uygulamalarla ihtiyaç sahibi hastalara ücretsiz destek sunulmaktadır.</p>

<p>• Anestezi Palyatif Kliniği:Kritik hasta yönetimi ve yaşam kalitesini destekleyen bakım hizmetlerinde yüksek kapasiteyle hizmet sunulmaktadır.</p>

<p></p>

<p><img src="blob:https://tibbiyebulteni.com/9d6dfcb8-9a70-4cbe-9d12-11fbae844da6" /><img src="blob:https://tibbiyebulteni.com/3fd1b799-bd0e-4a17-9128-92abb9799284" /></p>

<p>Tüm bu özellikli hizmet alanları; hastanemizin yalnızca tedavi sunan bir sağlık kurumu değil, aynı zamanda ileri düzey eğitim, araştırma ve referans merkezi kimliğini taşıyan güçlü bir sağlık üssü olduğunu ortaya koymaktadır.</p>

<p>Kuruluşundaki mütevazı doğumevi kimliğinden bugün Ege Bölgesi’nin en önemli eğitim ve araştırma hastanelerinden birine dönüşen hastanemiz; güçlü akademik kadrosu, gelişen teknolojik altyapısı ve köklü kurumsal kültürüyle sağlık hizmetlerinde büyümeye ve dönüşmeye devam etmektedir.</p>

<p>Hastanemiz yalnızca sağlık hizmet sunan bir merkez değil; aynı zamanda eğitim ve bilim üretiminin güçlü bir parçasıdır. Yoğun Bakım Hemşireliği, Palyatif Bakım Hemşireliği, Stoma ve Yara Bakım Hemşireliği, Çocuk Acil Hemşireliği, Ameliyathane Hemşireliği, Nütrisyon Hemşireliği, Pediatrik Diyaliz, Kan Bankacılığı ve Transfüzyon Tıbbı ile Eğitim Programı Yürütücülüğü gibi birçok sertifikalı eğitim programı yürütülmekte; ulusal düzeyde düzenlenen sempozyum, kurs ve bilimsel toplantılara ev sahipliği yapılmaktadır. Merkezi konumu ve güçlü akademik yapısıyla hastanemiz, sağlık profesyonellerinin buluşma noktalarından biri olmayı sürdürmektedir.</p>

<p>Hasta bakım kalitesini ve hizmet standartlarını daha ileri taşımak amacıyla klinik ve servis altyapılarımız sürekli yenilenmekte; modern, erişilebilir ve güvenli sağlık alanları oluşturulmaktadır.</p>

<p>Bugün hastanemiz; sağlık hizmetinde model, bilimsel üretimde referans, eğitimde öncü bir kurum olma vizyonuylaİzmir’e ve ülkemize değer katmaya kararlılıkla devam etmektedir.</p>

<p></p>

<p>Geçmişten bugüne taşınan dayanışma kültürü ve güçlü takım ruhu ile “Tepecik Ailesi” her geçen gün daha da büyümektedir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/sbu-izmir-tepecik-egitim-ve-arastirma-hastanesi-yarim-asri-asan-hizmet-buyuyen-bir-saglik-kenti</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 18:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9725.jpeg" type="image/jpeg" length="55966"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trabzon’da Bir Hekimden Yüreklere Dokunan Çağrı: “Randevu Alamıyorsanız Bana Yazın”]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonda-bir-hekimden-yureklere-dokunan-cagri-randevu-alamiyorsaniz-bana-yazin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonda-bir-hekimden-yureklere-dokunan-cagri-randevu-alamiyorsaniz-bana-yazin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon Ahi Evren Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Polikliniği’nde görev yapan Prof. Dr. İsmet Durmuş, örnek bir davranışa imza attı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kalp şikâyeti bulunan ancak 182 ya da MHRS üzerinden kardiyoloji randevusu alamayan vatandaşlara seslenen Prof. Dr. Durmuş, ihtiyaç halinde kendisine yazılı olarak WhatsApp üzerinden ulaşılabileceğini belirtti.</p>

<p>Prof. Dr. Durmuş’un, “Kardiyoloji muayenesi için 182’den veya MHRS’den randevu alamamanız ve belirgin kalp şikâyetiniz olması durumunda WhatsApp’tan yazılı olarak bana ulaşırsanız yardımcı olmaya çalışırım” ifadeleri, kısa sürede takdir topladı.</p>

<p>Hastaya Ulaşan Hekimlik Anlayışı</p>

<p>Sağlık hizmetinin yalnızca muayene odasında verilen bir hizmet olmadığını gösteren bu yaklaşım, hekimlik mesleğinin gönül boyutunu bir kez daha hatırlattı.</p>

<p>Darda olana el uzatmak, hastanın derdine çare aramak ve şifaya vesile olmak; hem insanlık hem de meslek ahlakı açısından büyük bir değer taşıyor.</p>

<p>Prof. Dr. İsmet Durmuş’un bu çağrısı, “gerçek hizmet” anlayışının en sade ve en güçlü örneklerinden biri olarak değerlendirildi.</p>

<p>Gönüllere Dokunan Bir Davranış</p>

<p>Kalp hastalıklarında erken başvuru ve doğru yönlendirme hayati önem taşırken, randevuya erişimde zorluk yaşayan hastalara destek olmak büyük bir sorumluluk örneği olarak öne çıkıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Durmuş’un bu duyarlı yaklaşımı, sağlık camiasında ve vatandaşlar arasında takdirle karşılandı.</p>

<p>Niyet halis olunca yapılan iş yalnızca bir hizmet olarak kalmıyor; gönüllerde de yer buluyor. Prof. Dr. İsmet Durmuş’un bu örnek davranışı, hekimliğin insan hayatına dokunan en kıymetli yönünü bir kez daha gösterdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonda-bir-hekimden-yureklere-dokunan-cagri-randevu-alamiyorsaniz-bana-yazin</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 09:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-8890.jpeg" type="image/jpeg" length="36691"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gaziantep Sağlık Camiasını Buluşturan Mutluluk: İki Göz Doktoru Dünyaevine Girdi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/gaziantep-saglik-camiasini-bulusturan-mutluluk-iki-goz-doktoru-dunyaevine-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/gaziantep-saglik-camiasini-bulusturan-mutluluk-iki-goz-doktoru-dunyaevine-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep sağlık camiası, bu kez ameliyathane koridorlarında değil, alkışlar ve mutluluk dolu bir düğün atmosferinde bir araya geldi. Kentte görev yapan iki başarılı göz hastalıkları uzmanının evliliği, meslektaşları ve yakın çevreleri tarafından büyük ilgi gördü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünyagöz Gaziantep Hastanesi Başhekimi Dr. Eyüp Özcan ile Gaziantep Şehir Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Hazal Bircan, düzenlenen düğün töreniyle hayatlarını birleştirdi. Sağlık dünyasının yoğun temposu içinde başlayan yol arkadaşlığı, anlamlı bir nikâh töreniyle yeni bir hayata dönüştü.</p>

<p>Sağlık Dünyası Bu Düğünde Buluştu</p>

<p>Gaziantep’te gerçekleştirilen düğün törenine sağlık sektöründen çok sayıda isim katıldı. Çiftin meslektaşları, yakın dostları ve aileleri gece boyunca genç çifti yalnız bırakmadı. Davetliler arasında farklı hastanelerden hekimler, sağlık yöneticileri ve akademisyenlerin de yer aldığı öğrenildi.</p>

<p>Beyaz önlüklerin yerini şık davet kıyafetlerinin aldığı gecede, sağlık camiası yoğun çalışma temposundan kısa süreliğine uzaklaşıp mutluluğa ortak oldu. Törende samimi anlar yaşanırken, genç çiftin mutluluğu davetlilere de yansıdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Meslektaşlarından Tebrik Mesajları</p>

<p>Düğün sonrası sosyal medya üzerinden çok sayıda kutlama mesajı paylaşıldı. Meslektaşları, Dr. Eyüp Özcan ve Dr. Hazal Bircan’a yeni yaşamlarında sağlık, huzur ve mutluluk dileklerini iletti.</p>

<p>Gaziantep sağlık camiasında uzun süre konuşulan düğün, kentte görev yapan hekimler arasında da güzel bir birliktelik örneği olarak değerlendirildi.</p>

<p>Göz Hastalıkları Alanında Görev Yapıyorlar</p>

<p>Dr. Eyüp Özcan’ın Gaziantep’te sağlık yönetimi ve göz hastalıkları alanındaki çalışmalarıyla tanındığı, Dr. Hazal Bircan’ın ise Gaziantep Şehir Hastanesi’nde göz hastalıkları alanında görev yaptığı belirtildi.</p>

<p>İki hekimin birlikteliği, sağlık çevrelerinde “aynı mesleğin ortak emeği” olarak yorumlandı. Beyaz ışık altında geçen uzun nöbetlerin ardından gelen bu mutlu kareler, sosyal medyada da yoğun ilgi gördü.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/gaziantep-saglik-camiasini-bulusturan-mutluluk-iki-goz-doktoru-dunyaevine-girdi</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 07:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-8877.jpeg" type="image/jpeg" length="22703"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Silah Ruhsatında Yeni Dönem: Evde Kasa Şartı Gündemde]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/silah-ruhsatinda-yeni-donem-evde-kasa-sarti-gundemde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/silah-ruhsatinda-yeni-donem-evde-kasa-sarti-gundemde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan okul saldırılarının ardından silah ruhsatı sistemi yeniden tartışmaya açıldı. Hazırlık aşamasındaki düzenlemeyle ruhsatlı silahların evde güvenli kasada saklanması, denetimlerin sıklaştırılması ve psikolojik değerlendirmelerin belirli aralıklarla yenilenmesi planlanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de bireysel silahlanma ve ruhsatlı silahların saklanma koşulları yeniden gündemin merkezine oturdu. Okullarda yaşanan silahlı saldırıların ardından, ruhsatlı silahların ev ortamında nasıl muhafaza edildiği ve bu silahlara kimlerin erişebildiği tartışma konusu oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Edinilen bilgilere göre hazırlık aşamasındaki yeni düzenleme, ruhsatlı silah sahiplerine daha sıkı sorumluluklar getirecek. Düzenlemenin en dikkat çeken başlığı ise evde güvenlikli özel kasa şartı olacak. Buna göre ruhsatlı silahların kilitli, güvenlik standartlarına uygun ve üçüncü kişilerin erişimine kapalı özel kasalarda tutulması hedefleniyor.</p>

<p>Silahlar Evde Gelişigüzel Saklanamayacak</p>

<p>Yeni taslakla birlikte ruhsatlı silahların ev içinde açıkta, çekmecede, dolapta veya kolay ulaşılabilir alanlarda bulundurulmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor. Özellikle çocukların, gençlerin ve yetkisiz kişilerin silahlara erişimini engellemek için saklama koşullarının denetime tabi tutulması bekleniyor.</p>

<p>Denetimler 5 Yılda Bir Değil, Her Yıl Yapılabilir</p>

<p>Mevcut uygulamada belirli aralıklarla yapılan kontrollerin yetersiz kaldığı değerlendirilirken, denetim süresinin yılda bire indirilmesi gündemde. Böylece ruhsat sahiplerinin hem silah saklama koşulları hem de yasal yükümlülükleri daha düzenli takip edilecek.</p>

<p>Psikolojik Değerlendirme de Masada</p>

<p>Taslakta yer alan bir diğer başlık ise psikolojik değerlendirme süreci. Ruhsat başvurusu yapanların ve mevcut ruhsat sahiplerinin belirli aralıklarla psikolojik kontrolden geçirilmesi planlanıyor. Bu adımla silah taşıma ya da bulundurma yeterliliğinin yalnızca başvuru anında değil, süreç içinde de izlenmesi hedefleniyor.</p>

<p>Amaç Çocukların Silaha Erişimini Önlemek</p>

<p>Düzenlemenin temel amacı, ruhsatlı silahların ev içinde kontrolsüz biçimde erişilebilir olmasının önüne geçmek. Uzmanlara göre güvenli saklama şartı, yalnızca ruhsat sahibini değil aynı evde yaşayan çocukları, aile bireylerini ve çevreyi de ilgilendiren hayati bir güvenlik başlığı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/silah-ruhsatinda-yeni-donem-evde-kasa-sarti-gundemde</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 21:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-8518.jpeg" type="image/jpeg" length="98294"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doğum İzni 24 Haftaya Çıkarıldı: Çalışan Anneler İçin Yeni Dönem]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/dogum-izni-24-haftaya-cikarildi-calisan-anneler-icin-yeni-donem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/dogum-izni-24-haftaya-cikarildi-calisan-anneler-icin-yeni-donem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Resmi Gazete’de yayımlanan düzenlemeyle kamu ve özel sektörde çalışan annelerin doğum izni süresi 24 haftaya yükseltildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yeni sistemde izin süresi doğum öncesi 8 hafta, doğum sonrası 16 hafta olarak uygulanacak.</p>

<p>Çalışan anneleri yakından ilgilendiren doğum izni düzenlemesi Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan kararnameye göre, kamu ve özel sektörde çalışan anneler için doğum izni süresi toplam 24 haftaya çıkarıldı.</p>

<p>Düzenleme öncesinde analık izni doğumdan önce 8 hafta, doğumdan sonra 8 hafta olmak üzere toplam 16 hafta olarak uygulanıyordu. Yeni düzenlemeyle doğum sonrası izin süresi 16 haftaya çıkarıldı. Böylece çalışan annelerin doğum sonrası bebekleriyle geçireceği süre 8 hafta daha uzamış oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doğum İzni Kaç Hafta Oldu?</p>

<p>Yeni düzenlemeye göre doğum izni toplam 24 hafta olacak.</p>

<p>Doğum öncesi izin: 8 hafta<br />
Doğum sonrası izin: 16 hafta<br />
Toplam izin: 24 hafta</p>

<p>Bu değişiklik, özellikle doğum sonrası bakım süreci, anne sağlığı ve bebeğin ilk aylarındaki gelişimi açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Aile hayatının en hassas dönemlerinden biri olan lohusalık sürecinde annenin zamanla yarışan değil, bebeğiyle nefes alan bir döneme kavuşması hedefleniyor.</p>

<p>Doğum İzni Bitmiş Anneler Yararlanabilecek mi?</p>

<p>Düzenlemede geçiş süreci de yer aldı. Analık izni sona ermiş olsa bile, doğumun gerçekleştiği tarihten itibaren 24 haftalık süreyi 1 Nisan 2026 itibarıyla tamamlamamış olan anneler, talep etmeleri halinde 8 haftaya kadar ilave analık izni kullanabilecek.</p>

<p>Bu başlık, yakın zamanda doğum yapan çalışan anneler için düzenlemenin en çok merak edilen bölümlerinden biri oldu.</p>

<p>Doğum Öncesi Çalışma Süresinde Değişiklik</p>

<p>Sağlık durumu uygun olan anne adaylarının, doktor raporuyla doğum öncesinde çalışmaya devam edebilmesine ilişkin süre de yeniden düzenlendi. Daha önce doğuma son 3 haftaya kadar çalışılabilirken, yeni düzenlemeyle bu sürenin doğuma son 2 haftaya kadar indirildiği aktarıldı. Bu değişiklikle doğum sonrasına aktarılabilecek izin süresi de 1 hafta artırılmış oldu.</p>

<p>Babalık İzni Kaç Gün Oldu?</p>

<p>Düzenleme yalnızca anneleri kapsamıyor. Özel sektör çalışanlarının babalık izni de kamu çalışanlarında olduğu gibi 10 güne çıkarıldı. Böylece doğum sonrası ilk günlerde babaların aile içindeki sorumluluğa daha fazla katılması amaçlanıyor.</p>

<p>Koruyucu Ailelere de İzin Hakkı</p>

<p>Yeni düzenlemeyle koruyucu aile olacaklara da izin hakkı getirildi. Bir veya daha fazla çocuğa eşiyle birlikte ya da tek başına koruyucu aile olanlara, çocuğun aile yanına teslim edildiği tarihten itibaren istekleri halinde 10 gün izin verilecek.</p>

<p>Başvuru Detayları Nereden Açıklanacak?</p>

<p>Başvurulara ilişkin ayrıntıların Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından duyurulması bekleniyor. Bakanlık internet sitesi üzerinden başvuru süreci, şartlar ve uygulama esaslarına ilişkin bilgilendirme yapılacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/dogum-izni-24-haftaya-cikarildi-calisan-anneler-icin-yeni-donem</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 00:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2025/12/resmi-gazete.jpg" type="image/jpeg" length="66039"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[GETAT’ta Yeni Dönem: Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Yönetmeliği Yayımlandı]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/getatta-yeni-donem-geleneksel-ve-tamamlayici-tip-uygulamalari-yonetmeligi-yayimlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/getatta-yeni-donem-geleneksel-ve-tamamlayici-tip-uygulamalari-yonetmeligi-yayimlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Yönetmeliği Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yeni düzenlemeyle GETAT hizmetlerinin sunum alanı genişletilirken, uygulamalarda Bakanlık kılavuzları esas alınacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı, geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarında yeni dönemin çerçevesini belirleyen yönetmeliği yayımladı. Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Yönetmeliği, 28 Nisan 2026 tarihli ve 33237 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</p>

<p>Yeni yönetmelikle birlikte GETAT uygulamalarında sağlık hizmeti sunumunun kapsamı genişletildi. Düzenleme, geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulama ünitesi ile uygulama merkezi açma şartlarında değişiklikler getirirken, hizmetlerin daha erişilebilir ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmasını hedefliyor.</p>

<p>GETAT hizmetlerinde erişim kolaylaşıyor</p>

<p>Yönetmelikle, GETAT uygulama merkezlerinin yalnızca belirli sağlık kuruluşlarıyla sınırlı kalmaması ve daha geniş sağlık hizmeti ağı içinde sunulabilmesi amaçlandı.</p>

<p>Bu kapsamda, devlet hastaneleri ile 100 yatak ve üzeri kapasiteye sahip özel hastanelerde GETAT uygulama merkezi açılabilmesinin önü açıldı. Böylece özellikle daha özellikli ve riskli hasta gruplarına yönelik geleneksel ve tamamlayıcı tıp hizmetlerinin daha kontrollü sağlık kuruluşlarında verilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Diş hekimliği muayenehanelerinde de GETAT dönemi</p>

<p>Yeni düzenlemenin dikkat çeken başlıklarından biri de diş hekimliği alanı oldu. Yönetmelikle, uygun şartları taşıyan diş hekimliği muayenehanelerinde de belirli GETAT uygulamalarının yapılabilmesine imkân sağlandı.</p>

<p>Bu adım, özellikle ağız ve diş sağlığı hizmetleriyle ilişkili tamamlayıcı uygulamaların daha açık bir mevzuat zemini içinde yürütülmesi açısından önemli görülüyor.</p>

<p>15 uygulama kılavuzu esas alınacak</p>

<p>Yönetmelikte, GETAT uygulamalarında Bakanlık tarafından yayımlanan uygulama kılavuzlarının esas alınacağı belirtildi. Sağlık Bakanlığı’nın GETAT alanındaki kılavuzları ve mevzuat başlıkları ilgili daire başkanlığı üzerinden erişime açık durumda bulunuyor.</p>

<p>Bu çerçevede uygulamaların yalnızca genel mevzuata değil, aynı zamanda her uygulama için belirlenen teknik ve klinik ilkelere göre yürütülmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Osteopati ve kayropraktik için sertifika şartı</p>

<p>Yeni yönetmelikte osteopati ve kayropraktik uygulamalarına ilişkin düzenlemeler de yer aldı. Buna göre söz konusu uygulamalar, Bakanlıkça belirlenen eğitim ve sertifikasyon şartlarını taşıyan hekimler ile ilgili sağlık meslek mensupları tarafından yapılabilecek.</p>

<p>Bu başlık, özellikle manuel terapi alanında hizmet sunumunun kimler tarafından ve hangi şartlarda yapılabileceği konusunda daha net bir sınır çizmesi bakımından öne çıkıyor.</p>

<p>2014 yönetmeliği yürürlükten kalktı</p>

<p>Yeni düzenlemeyle birlikte, 2014 yılında yayımlanan Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Yönetmeliği yürürlükten kaldırıldı. Eski yönetmelik, GETAT uygulamalarının Türkiye’de sağlık sistemi içinde belirli kurallara bağlanmasında temel metinlerden biri olarak uygulanıyordu.</p>

<p>Son düzenleme ise hem hizmet sunum alanlarını hem de uygulama merkezlerinin çalışma şartlarını güncel ihtiyaçlara göre yeniden şekillendiren daha kapsamlı bir çerçeve ortaya koyuyor.</p>

<p>GETAT nedir?</p>

<p>GETAT, geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarını ifade ediyor. Bu uygulamalar, modern tıbbi tedavinin yerine geçmek için değil; uygun hasta grubunda, doğru endikasyonla ve yetkili sağlık personeli eliyle destekleyici sağlık hizmeti olarak değerlendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni yönetmelikle birlikte bu alanın daha sıkı kılavuzlara, sertifikasyon şartlarına ve sağlık kuruluşu standartlarına bağlanması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/getatta-yeni-donem-geleneksel-ve-tamamlayici-tip-uygulamalari-yonetmeligi-yayimlandi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8204.jpeg" type="image/jpeg" length="88899"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Cevdet Erdöl’den “Dijital Kuma” Uyarısı: Sosyal Medya Aileyi Nasıl Yıpratıyor?]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/prof-dr-cevdet-erdolden-dijital-kuma-uyarisi-sosyal-medya-aileyi-nasil-yipratiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/prof-dr-cevdet-erdolden-dijital-kuma-uyarisi-sosyal-medya-aileyi-nasil-yipratiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu eski Başkanı, hekim, akademisyen ve kamu idaresi tecrübesiyle tanınan Prof. Dr. Cevdet Erdöl, sosyal medyanın evliliklerde oluşturduğu güven, mahremiyet ve iletişim sorunlarına dikkat çekerek, ölçüsüz dijital kullanımın aile yapısını zedeleyebileceğini söyledi. Erdöl, eşlerin arasına giren ekran bağımlılığını “dijital kuma” olarak tanımladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Prof. Dr. Cevdet Erdöl, sosyal medya kullanımının aile hayatı ve evlilikler üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Aile kurumunun toplumun temel yapı taşı olduğunu belirten Erdöl, dijitalleşmeyle birlikte evliliklerde yeni sorun alanlarının ortaya çıktığını ifade etti. Erdöl, özellikle sosyal medya bağımlılığı, gizli yazışmalar, mahremiyet ihlali, beğenilme arzusu ve eşler arasında azalan iletişimin aile hayatını olumsuz etkileyebildiğini kaydetti.</p>

<p>Erdöl, bu durumu “dijital kuma” kavramıyla tanımlayarak, “Bazı evliliklerde eşlerin arasına artık üçüncü bir kişi değil, telefon ekranı ve sosyal medya alışkanlıkları girmektedir. Bu tablo aile içi güveni, sadakati ve mahremiyeti zedeleyebilmektedir” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>“Aile içi iletişim zayıflıyor”</p>

<p>Prof. Dr. Cevdet Erdöl, sosyal medyanın doğru kullanıldığında önemli imkânlar sunduğunu, ancak ölçüsüz kullanımın aile içi ilişkilerde ciddi sorunlara yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>Erdöl, “Teknoloji doğru kullanıldığında hayatı kolaylaştıran bir nimettir. Ancak aile içinde eşlerin birbirine ayırması gereken vaktin ekrana verilmesi, çocuklarla kurulması gereken iletişimin telefonla bölünmesi ve ev mahremiyetinin sosyal medya ortamında tüketilmesi aile yapısını zayıflatır” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yoğun sosyal medya kullanımının eşler arasında duygusal mesafe oluşturabildiğini dile getiren Erdöl, aynı evde yaşayan bireylerin zamanla birbirinden uzaklaşabildiğini söyledi.</p>

<p>Boşanma rakamlarına dikkat çekti</p>

<p>Türkiye İstatistik Kurumu’nun evlenme ve boşanma istatistiklerine de dikkat çeken Erdöl, Türkiye’de boşanan çift sayısının 2024 yılında 188 bin 963 iken 2025 yılında 193 bin 793’e yükseldiğini, kaba boşanma hızının ise 2025 yılında binde 2,26 olarak kayıtlara geçtiğini hatırlattı.</p>

<p>Erdöl, boşanma rakamlarının yalnızca istatistik olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, “Her boşanmanın arkasında sarsılan bir aile düzeni, etkilenen çocuklar ve toplumsal yapıya yansıyan sonuçlar vardır. Bu nedenle aileyi zayıflatan her yeni unsur dikkatle ele alınmalıdır” dedi.</p>

<p>“Sosyal medya tek başına sebep değil, ancak krizi büyütebilir”</p>

<p>Prof. Dr. Cevdet Erdöl, sosyal medyanın boşanmaların tek nedeni olarak gösterilmesinin doğru olmayacağını vurguladı. Erdöl, boşanmanın ekonomik, psikolojik, kültürel ve aile içi pek çok sebebi bulunduğunu ifade etti.</p>

<p>Bununla birlikte sosyal medyanın, zayıflamış evlilik bağlarını daha da aşındıran bir faktör hâline gelebildiğini belirten Erdöl, “Sosyal medya tek başına boşanma sebebi olarak görülmemelidir. Ancak problemli ve ölçüsüz kullanım; güven kaybını, kıskançlığı, iletişimsizliği ve mahremiyet sorunlarını büyütebilir” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Akademik çalışmaların da sosyal medya kullanımı ile evlilik doyumu, ilişki kalitesi ve boşanma düşüncesi arasında ilişki olabileceğine işaret ettiğini belirten Erdöl, bu bulguların aile içi dijital davranışların önemini ortaya koyduğunu söyledi.</p>

<p>“Sadakat dijital davranışlarla da korunmalı”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Erdöl, dijital çağda sadakat kavramının yalnızca fiziki davranışlarla sınırlı ele alınamayacağını ifade etti.</p>

<p>Sosyal medyada gizli hesaplar, silinen yazışmalar, eşten saklanan dijital alanlar, karşı cinse yönelik ölçüsüz ilgi ve mahremiyeti zedeleyen paylaşımların evliliklerde güven sorunlarına yol açabileceğini belirten Erdöl, “Evlilikte güven yalnızca sözle değil, davranışla korunur. Dijital davranışlar da bunun bir parçasıdır” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Cevdet Erdöl, her sosyal medya davranışının aile krizine dönüştürülmemesi gerektiğini de belirterek, aile hayatının şüphe ve baskı üzerine kurulmaması gerektiğini ifade etti. Erdöl, buna karşın eşin huzurunu bozan, güvenini sarsan ve ısrarla sürdürülen dijital davranışların aile içinde ciddi sorunlara neden olabileceğini kaydetti.</p>

<p>“Dijital terbiye aile adabının parçası olmalı”</p>

<p>Aileyi korumak için dijital davranışlara ölçü getirilmesi gerektiğini belirten Erdöl, “Dijital terbiye” kavramının aile hayatında önemli bir başlık hâline geldiğini söyledi.</p>

<p>Erdöl, evli bireylerin sosyal medya kullanımında mahremiyet, sadakat, saygı ve zaman yönetimi konusunda dikkatli olması gerektiğini ifade ederek, “Telefon sofraya, yatak odasına ve aile sohbetinin merkezine hâkim olmamalıdır. Anne ve baba çocuklarının yanında birbirinden çok ekrana bakıyorsa, çocuklar da sevgiyi ve ilgiyi eksik öğrenir” diye konuştu.</p>

<p>Prof. Dr. Cevdet Erdöl, aile içi iletişimi güçlendirmek için eşlerin sosyal medya kullanımı konusunda açık ve sağlıklı bir iletişim kurması gerektiğini belirtti.</p>

<p>“Aileyi korumak evde başlar”</p>

<p>Boşanmaların yalnızca mahkeme süreciyle ele alınmaması gerektiğini vurgulayan Erdöl, aileyi koruma sorumluluğunun evin içinde başladığını söyledi.</p>

<p>Erdöl, “Aileyi zayıflatan sorunlar çoğu zaman küçük ihmallerle başlar. İlginin azalması, sohbetin eksilmesi, güvenin zedelenmesi ve ortak zamanın kaybolması zamanla büyük kırılmalara dönüşebilir. Sosyal medya bu süreci hızlandırıyorsa, bu mesele bireysel bir alışkanlık olarak görülmemelidir” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Cevdet Erdöl, dijital çağda aile kurumunun korunması için teknolojinin bilinçli kullanılması gerektiğini belirterek, “Telefon elimizde olabilir; ancak kalbimiz evimizde kalmalıdır” çağrısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/prof-dr-cevdet-erdolden-dijital-kuma-uyarisi-sosyal-medya-aileyi-nasil-yipratiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 00:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8108.jpeg" type="image/jpeg" length="10605"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erzurum’da Tıp Öğrencileri Vaka Temelli Kongrede Buluştu]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/erzurumda-tip-ogrencileri-vaka-temelli-kongrede-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/erzurumda-tip-ogrencileri-vaka-temelli-kongrede-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bilimleri Üniversitesi Erzurum Tıp Fakültesi, tıp eğitiminde teoriyi sahadaki klinik gerçeklikle buluşturan önemli bir organizasyona ev sahipliği yaptı. Erzurum Şehir Hastanesi Konferans Salonu’nda düzenlenen “Vakanın Zirvesi Ulusal Tıp Kongresi”, farklı illerden gelen tıp öğrencileri, akademisyenler ve sağlık yöneticilerini bir araya getirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan kongrede, vaka temelli öğrenmenin hekimlik eğitimindeki yeri öne çıktı. Programda öğrencilerin yalnızca dinleyici değil; tartışan, yorumlayan, soru soran ve klinik düşünme becerisini geliştiren aktif bir rol üstlenmesi dikkat çekti.</p>

<p>Modern tedavi yöntemleri masaya yatırılıyor</p>

<p>Erzurum Şehir Hastanesi Başhekimi Dr. Öğr. Üyesi Mesud Fakirullahoğlu, kongrenin hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür ederek, organizasyonun genç hekim adayları için önemli bir bilimsel buluşma zemini oluşturduğunu ifade etti.</p>

<p>Fakirullahoğlu, klinik vakaların hekimlik pratiğinde yol gösterici bir eğitim alanı sunduğunu belirterek, öğrencilerin hastane ortamında vaka tartışmalarıyla mesleki bakışlarını güçlendirmelerinin büyük önem taşıdığını kaydetti.</p>

<p>“Geleceğe dair umudumuz artıyor”</p>

<p>Erzurum İl Sağlık Müdürü Gürsel Bedir ise kongrenin hazırlanmasında görev alan öğrencileri tebrik etti. Öğrencilerin sosyal, girişimci ve yenilikçi yönlerinin sağlık camiası adına umut verici olduğunu belirten Bedir, Erzurum’da düzenlenen kongreye 26 ilden ve kardeş ülke Azerbaycan’dan katılım sağlanmasının organizasyona ayrı bir anlam kattığını dile getirdi.</p>

<p>Bedir, genç hekim adaylarının gösterdiği gayretin ve heyecanın takdire değer olduğunu vurgulayarak, kongreye katkı sunan akademisyenlere, öğrencilere ve misafirlere teşekkür etti.</p>

<p>Dekan Dağ: “Vaka temelli eğitim, hekimlik refleksini güçlendirir”</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Erzurum Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Özgür Dağ, kongrenin öğrencilerin bilimsel merakını, klinik düşünme becerisini ve mesleki sorumluluk bilincini güçlendiren önemli bir çalışma olduğunu söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Dağ, tıp eğitiminin yalnızca teorik bilgi aktarımıyla sınırlı olmadığını belirterek, “Hekimlik, bilgiyi doğru zamanda doğru kararla birleştirme sanatıdır. Vaka temelli eğitim, öğrencilerimizin hastaya bütüncül bakmasını, farklı disiplinlerle birlikte düşünmesini ve klinik karar verme refleksini geliştirmesini sağlar” dedi.</p>

<p>Kongrenin öğrenciler tarafından sahiplenilmesinin ayrıca kıymetli olduğunu vurgulayan Dağ, organizasyonda görev alan öğrencilere, akademik danışmanlara ve destek veren tüm kurumlara teşekkür etti.</p>

<p>Klinik vakalar üzerinden ortak akıl vurgusu</p>

<p>Kongrenin açılışında konuşan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ebru Kale, SBÜ’nün çok sayıda tıp fakültesini bünyesinde barındıran farklı ve güçlü bir yapıya sahip olduğunu belirtti.</p>

<p>Prof. Dr. Kale, vaka tartışmalarının tıp eğitiminde önemli bir deneyim alanı oluşturduğunu ifade ederek, kongrenin öğrenciler için eleştirel düşünme, ortak akıl geliştirme ve multidisipliner çalışma kültürü bakımından değer taşıdığını söyledi. Kale, organizasyonun verimli geçmesi temennisinde bulundu.</p>

<p>Rektör Aydın: “Tıp eğitiminin kalbi sahada ve vakada atar”</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın, kongreye ilişkin değerlendirmesinde tıp eğitiminin yalnızca dersliklerde verilen teorik bilgilerle sınırlı kalamayacağını vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aydın, hekimlik mesleğinin bilgi, tecrübe, dikkat ve insan hayatına karşı yüksek sorumluluk bilinciyle icra edilen kutlu bir meslek olduğunu belirterek, öğrencilerin klinik vakalar üzerinden düşünmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aydın, “Öğrencilerimizin farklı disiplinlerle temas kurması, klinik vakalar üzerinden değerlendirme yapması ve sahadaki gerçek hasta tecrübesine hazırlanması son derece kıymetlidir. Sağlık Bilimleri Üniversitesi olarak bizler, öğrencilerimizi yalnızca diploma sahibi bireyler olarak değil; milletine, insanlığa ve sağlık sistemine değer katacak nitelikli hekimler olarak yetiştirme gayretindeyiz” dedi.</p>

<p>Erzurum’da düzenlenen kongrenin genç hekim adayları için önemli bir tecrübe alanı olduğunu belirten Aydın, organizasyonda emeği geçen akademisyenlere, öğrencilere ve paydaş kurumlara teşekkür etti.</p>

<p>Prof. Dr. Aydın, “Vakanın Zirvesi Ulusal Tıp Kongresi’nin öğrencilerimizin mesleki ufkunu genişleteceğine, klinik düşünme becerilerini güçlendireceğine ve geleceğin hekimlerine ilham vereceğine inanıyorum” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Halk oyunları gösterisinin de yer aldığı kongrede, farklı oturumlarda klinik vakalar üzerinden güncel tedavi yaklaşımları, modern sağlık teknolojileri ve tıp dünyasındaki yeni uygulamalar ele alınıyor. Programın, genç hekim adaylarının mesleki bakış açısını güçlendirmesi ve klinik karar verme becerilerine katkı sunması bekleniyor.</p>

<p>“Vakanın Zirvesi Ulusal Tıp Kongresi”nin 27 Nisan’da tamamlanacağı bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/erzurumda-tip-ogrencileri-vaka-temelli-kongrede-bulustu</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 21:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8095.jpeg" type="image/jpeg" length="59404"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Mehmet Bülent Balioğlu Emekli Oldu]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/prof-dr-mehmet-bulent-balioglu-emekli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/prof-dr-mehmet-bulent-balioglu-emekli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ortopedi ve Travmatoloji alanında 30 yıllık mesleki tecrübeye sahip olan Prof. Dr. Mehmet Bülent Balioğlu, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hamidiye Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı ile Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’ndeki görevlerinden emekli olduğunu duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Balioğlu, yaptığı açıklamada 16 Şubat 2026 tarihi itibarıyla akademik ve klinik görevlerinden emekliye ayrıldığını belirtti.</p>

<p>30 Yıllık Meslek Hayatının Ardından Emeklilik Kararı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Mehmet Bülent Balioğlu, uzun yıllar boyunca Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı olarak hem hasta hizmetlerinde hem de akademik alanda görev yaptı.</p>

<p>Açıklamasında, meslek hayatı boyunca birlikte çalıştığı meslektaşlarına ve kendisine güvenen hastalarına teşekkür eden Balioğlu, bu süreci “uzun ve değerli bir yolculuk” olarak nitelendirdi.</p>

<p>Yeni Muayenehanesinde Hasta Kabulüne Başladı</p>

<p>Emeklilik kararının ardından mesleki birikimini aktarmaya devam edeceğini bildiren Balioğlu, yeni muayenehanesinde hasta kabulüne başladığını açıkladı.</p>

<p>Balioğlu, özellikle çocuk ve erişkin omurga deformiteleri üzerine yoğunlaşarak klinik ve akademik çalışmalarını hasta odaklı biçimde sürdürmeyi hedeflediğini ifade etti.</p>

<p>Omurga Deformiteleri Alanında Çalışmalarını Sürdürecek</p>

<p>Ortopedi ve travmatoloji alanında uzun yıllara dayanan deneyimi bulunan Prof. Dr. Mehmet Bülent Balioğlu’nun, yeni dönemde çocuk ve erişkin omurga deformiteleri başta olmak üzere uzmanlık alanındaki çalışmalarına devam edeceği öğrenildi.</p>

<p>Balioğlu’nun yeni muayenehanesinin İstanbul Bakırköy’de Ataköy Towers’ta bulunduğu bildirildi.</p>

<p>Adres: Ataköy 7-8-9-10. Kısım Mahallesi, Çobançeşme E-5 Yan Yol Caddesi, B Blok No: 20/2 İç Kapı No: 76 Bakırköy / İstanbul<br />
Telefon: 0543 292 93 00</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/prof-dr-mehmet-bulent-balioglu-emekli-oldu</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 20:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8075-1.jpeg" type="image/jpeg" length="50841"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Melike Betül Öğütmen, ERA Sustainable Nephrology Committee’de]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/prof-dr-melike-betul-ogutmen-era-sustainable-nephrology-committeede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/prof-dr-melike-betul-ogutmen-era-sustainable-nephrology-committeede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi, Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Melike Betül Öğütmen, Avrupa nefroloji camiasının önemli bilimsel yapılarından biri olan ERA Sustainable Nephrology Committee Board üyeliğine seçildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Böbrek Birliği tarafından gönderilen resmi bildirimde, Prof. Dr. Öğütmen’in akademik birikimi, başvuru sürecindeki çalışmaları ve sürdürülebilir nefroloji alanına yönelik ilgisi nedeniyle komite yönetim kurulu üyeliğine uygun görüldüğü belirtildi.</p>

<p>Prof. Dr. Öğütmen, görevine 3 Haziran 2026’da İskoçya’nın Glasgow kentinde düzenlenecek ERA26 Kongresi Genel Kurulu ile başlayacak. Komite üyeliği, 2029 yılında yapılacak ERA Genel Kurulu ile sona erecek.</p>

<p>Sürdürülebilir Nefroloji Alanında Avrupa Düzeyinde Temsil</p>

<p>ERA Sustainable Nephrology Committee, böbrek hastalıkları alanında sürdürülebilir sağlık hizmetleri, çevresel etkilerin azaltılması, kaynakların etkin kullanımı ve nefroloji uygulamalarında uzun vadeli çözümlerin geliştirilmesi gibi başlıklara odaklanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Melike Betül Öğütmen’in bu göreve seçilmesi, Türkiye’den bir akademisyenin Avrupa düzeyinde sürdürülebilir nefroloji çalışmalarına katkı sunacak olması bakımından dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>SBÜ’nün Akademik Gücü Uluslararası Platformda</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi, sağlık temalı akademik yapısı ve uzmanlık alanlarındaki bilimsel üretimiyle uluslararası platformlarda temsil edilmeye devam ediyor. Prof. Dr. Öğütmen’in ERA Sustainable Nephrology Committee Board üyeliği, SBÜ’nün nefroloji alanındaki görünürlüğünü güçlendiren önemli bir bilimsel başarı olarak öne çıktı.</p>

<p>Bu görevlendirme ile Prof. Dr. Öğütmen’in, sürdürülebilir nefroloji yaklaşımının geliştirilmesine ve böbrek sağlığı hizmetlerinde çevreye duyarlı uygulamaların yaygınlaştırılmasına katkı sunması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/prof-dr-melike-betul-ogutmen-era-sustainable-nephrology-committeede</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 15:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-8033.jpeg" type="image/jpeg" length="52271"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SBÜ, Nobel’le yarışacak Sultan II. Abdülhamid Han Sağlık Bilimleri Ödülleri’ni tanıttı]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/sbu-nobelle-yarisacak-sultan-ii-abdulhamid-han-saglik-bilimleri-odullerini-tanitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/sbu-nobelle-yarisacak-sultan-ii-abdulhamid-han-saglik-bilimleri-odullerini-tanitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Sultan II. Abdülhamid Han Sağlık Bilimleri Ödülleri’ni lansman programıyla duyurdu. Bilim, teşvik, hizmet ve öğrenci kategorilerinde verilecek ödüllere kimlerin başvurabileceği ve başvuru şartları merak konusu oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ), Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane Külliyesinde düzenlediği lansman programıyla 2027 yılında hayata geçirilecek Sultan II. Abdülhamid Han Sağlık Bilimleri Ödüllerini kamuoyuna tanıttı. Program kapsamında ayrıca 2025 Yılı Bilim Teşvik Ödülleri sahipleri de ödüllendirildi.<br />
SBÜ’de gerçekleştirilen lansman programında, sağlık bilimleri alanında uluslararası ölçekte saygın bir ödül sistemi oluşturulmasının hedeflendiği belirtildi. Üniversite yönetimi, ödül programının sağlık bilimlerinde çığır açan araştırmaları, klinik mükemmeliyeti ve toplum sağlığına katkı sunan çalışmaları görünür kılmayı amaçladığını bildirdi.</p>

<p>Programda ödüllerin Bilim Ödülü, Teşvik Ödülü, Hizmet Ödülü ve Öğrenci Ödülü olmak üzere dört ana kategoride verileceği açıklandı. Ödüllerin ise Hamidiye Altını, nakdi ödül, berat ve plaketten oluşacağı ifade edildi.</p>

<p>Lansman programında ayrıca 2025 Yılı Bilim Teşvik Ödülleri sahipleri de ödüllendirildi. Böylece üniversite, bir yandan 2027 vizyonunu duyururken diğer yandan mevcut bilimsel başarıları da onurlandırdı.</p>

<p>Programda konuşan SBÜ Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın, 2027 yılında başlayacak ödül programına ilişkin, “Biz artık bilimi sadece izleyen değil, bilimi ödüllendiren, yön veren ve ölçü koyan bir irade ortaya koyuyoruz. 2027 yılında başlayacak Sultan II. Abdülhamid Han Sağlık Bilimleri Ödülleri’nin, sağlık bilimlerinde uluslararası ölçekte en saygın programlardan biri haline gelmesini hedefliyoruz. Bu iddia büyük bir iddiadır; ancak Sağlık Bilimleri Üniversitesi de zaten büyük hedeflerin kurumudur.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Açıklamada, ödül tutarlarının uluslararası ölçekte dikkat çekecek seviyede planlandığı, finansman desteğinin ise sponsor kaynaklarıyla sağlanmasının öngörüldüğü belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin, köklü kurumsal hafızası ve sağlık bilimleri alanındaki akademik birikimiyle şekillendirdiği bu yeni ödül programını zamanla uluslararası düzeyde güçlü bir bilim markasına dönüştürmeyi amaçladığı kaydedildi.</p>

<p>BAŞVURU İÇİN <a href="https://abdulhamidhanodulleri.org/" rel="nofollow">TIKLAYINIZ</a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/sbu-nobelle-yarisacak-sultan-ii-abdulhamid-han-saglik-bilimleri-odullerini-tanitti</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 18:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/fee5a69e-5874-48d0-aa02-342ab40aba3e.jpeg" type="image/jpeg" length="67675"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Engellilerin ÖTV’siz araç alımında kapsam genişledi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/engellilerin-otvsiz-arac-aliminda-kapsam-genisledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/engellilerin-otvsiz-arac-aliminda-kapsam-genisledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Engelli vatandaşların araç alımında uygulanan ÖTV muafiyetine ilişkin önemli değişiklikler yürürlüğe girdi. Yeni düzenlemeyle birlikte hem araç türlerinde hem de yararlanma şartlarında kapsam genişletildi. Böylece daha fazla engelli vatandaşın vergi avantajından faydalanmasının önü açıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Düzenlemeye göre, vergiler dahil satış bedeli 2 milyon 873 bin 900 liranın altında kalan araçlar ÖTV muafiyeti kapsamında değerlendirilecek. Bu sınır, özellikle son dönemde artan araç fiyatları nedeniyle sistem dışında kalan birçok modelin yeniden erişilebilir hale gelmesi açısından dikkat çekiyor.</p>

<p>Yeni uygulamada yalnızca binek otomobiller değil; panelvan, pick-up, arazi taşıtı, ATV, jeep ve steyşın vagon gibi araçlar da kapsama dahil edildi. Böylece engelli bireylerin ihtiyaçlarına göre farklı kullanım amaçlarına hitap eden taşıtlara ulaşması daha kolay hale geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Düzenlemede teknik bir sınır da getirildi. Muafiyet kapsamında alınacak araçların motor silindir hacminin 2800 santimetreküp veya altında olması gerekecek. Bu şart, kapsamdaki araç çeşitliliği genişletilirken belirli bir üst sınırın korunmasını amaçlıyor.</p>

<p>En dikkat çeken değişikliklerden biri ise ortopedik engelli bireylere yönelik oldu. Engel oranı yüzde 90’ın altında bulunan ancak ortopedik engel oranı yüzde 40 ve üzeri olduğu için ehliyet alamayan vatandaşlar da ÖTV muafiyetinden yararlanabilecek. Böylece daha önce uygulamadan faydalanamayan bir grup için yeni bir hak tanınmış oldu.</p>

<p>Öte yandan ortopedik engeli nedeniyle ehliyet alamayan vatandaşlara motosiklet alımında da önemli bir kolaylık sağlandı. Buna göre, söz konusu bireyler tüm motosikletleri motor hacmi sınırı aranmaksızın ÖTV’siz satın alabilecek.</p>

<p>Yapılan değişiklikler, engelli bireylerin ulaşım imkanlarını artırmayı hedeflerken, araç tercihlerinde daha esnek bir yapı oluşturuyor. Özellikle farklı araç segmentlerinin kapsama alınması ve ehliyet alamayan ortopedik engellilere yeni hak tanınması, düzenlemenin en dikkat çeken başlıkları arasında yer alıyor.</p>

<p>Bu adımın, hem günlük yaşamda hareket kabiliyetini artırması hem de engelli vatandaşların ulaşımda karşılaştığı mali yükü hafifletmesi bekleniyor. Yeni düzenleme, sosyal destek boyutu kadar pratik etkileriyle de geniş bir kesimi yakından ilgilendiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/engellilerin-otvsiz-arac-aliminda-kapsam-genisledi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 05:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2025/12/resmi-gazete.jpg" type="image/jpeg" length="61390"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
