<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Tıbbiye Bülteni | Sağlık Haberleri</title>
    <link>https://www.tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni, sağlık ve tıp alanındaki güncel gelişmeleri bilimsel doğruluk temelinde okuyucularına ulaştıran bağımsız sağlık haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.tibbiyebulteni.com/rss/ozel-haber" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 03 Aug 2026 18:52:48 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/rss/ozel-haber"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Alaturka mı Alafranga mı? Bilimsel Araştırmalar Tuvalet Tartışmasına Işık Tuttu]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/alaturka-mi-alafranga-mi-bilimsel-arastirmalar-tuvalet-tartismasina-isik-tuttu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/alaturka-mi-alafranga-mi-bilimsel-arastirmalar-tuvalet-tartismasina-isik-tuttu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alaturka ve alafranga tuvaletlerin sağlık üzerindeki etkileri uzun yıllardır tartışılıyor. Bilimsel araştırmalar, çömelme pozisyonunun bağırsak boşaltımını kolaylaştırabileceğini gösterirken, herkes için tek bir tuvalet tipinin daha sağlıklı olduğunu söylemek için yeterli kanıt bulunmadığını ortaya koyuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yıllardır süren “Alaturka tuvalet mi daha sağlıklı, alafranga tuvalet mi?” tartışması bilimsel araştırmalarla yeniden gündeme geldi. Son yıllarda yayımlanan çalışmalar, çömelme pozisyonunun bağırsak boşaltımını kolaylaştırabileceğini gösterirken, uzmanlar herkes için tek bir tuvalet tipinin en sağlıklı seçenek olarak gösterilemeyeceğini vurguluyor.</p>

<p>Araştırmalara göre, çömelme pozisyonu rektum ile anal kanal arasındaki açıyı daha uygun hale getirerek dışkının daha kolay çıkmasını sağlayabiliyor. Bu nedenle alaturka tuvalet kullananlarda veya alafranga tuvalette ayak yükseltici kullanan kişilerde daha az ıkınma ve daha rahat bağırsak boşaltımı görülebiliyor.</p>

<p>Çömelme pozisyonu bağırsak boşaltımını kolaylaştırabiliyor</p>

<p>İnsan anatomisinde bağırsak çıkışını kontrol eden puborektalis kası, normal oturma pozisyonunda rektumu belirli ölçüde bükülü tutuyor. Çömelme sırasında ise bu kas daha fazla gevşiyor ve bağırsağın çıkış yolu düzleşiyor.</p>

<p>Bilim insanları, bu durumun özellikle dışkılama sırasında harcanan eforu azalttığını ve tuvalette geçirilen süreyi kısaltabildiğini belirtiyor.</p>

<p>Kabızlık yaşayanlar için avantaj sağlayabilir</p>

<p>Bilimsel çalışmaların önemli bir kısmı, çömelme pozisyonunun kabızlık sorunu yaşayan kişilerde bağırsak boşaltımını kolaylaştırabileceğini ortaya koyuyor.</p>

<p>Araştırmalarda katılımcılar;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>daha az ıkındıklarını,</li>
 <li>daha kısa sürede dışkıladıklarını,</li>
 <li>bağırsaklarının daha iyi boşaldığını hissettiklerini bildirdi.</li>
</ul>

<p>Ancak uzmanlar, bu çalışmaların çoğunun küçük katılımcı gruplarında yapıldığını ve daha kapsamlı araştırmalara ihtiyaç duyulduğunu ifade ediyor.</p>

<p>Basur riskini azaltabilir mi?</p>

<p>Çömelme pozisyonunun daha az ıkınma gerektirmesi nedeniyle hemoroid (basur) oluşumunu azaltabileceği düşünülüyor.</p>

<p>Bununla birlikte bilim insanları, hemoroid gelişiminde yalnızca tuvalet tipinin etkili olmadığını; kronik kabızlık, obezite, gebelik, uzun süre tuvalette oturma alışkanlığı ve genetik yatkınlık gibi birçok faktörün de rol oynadığını hatırlatıyor.</p>

<p>Alafranga tuvaletin önemli avantajları var</p>

<p>Araştırmalar, alafranga tuvaletin özellikle belirli hasta grupları için daha güvenli olduğunu gösteriyor.</p>

<p>Uzmanlara göre şu kişiler için oturarak kullanılan tuvaletler daha uygun kabul ediliyor:</p>

<ul>
 <li>İleri yaştaki bireyler</li>
 <li>Diz ve kalça protezi bulunanlar</li>
 <li>Romatizmal hastalığı olanlar</li>
 <li>Denge problemi yaşayanlar</li>
 <li>İleri gebelik dönemindeki kadınlar</li>
</ul>

<p>Bu gruplarda çömelme pozisyonu düşme ve eklem zorlanması riskini artırabiliyor.</p>

<p>Ayak taburesi alaturka etkisi oluşturabiliyor</p>

<p>Uzmanlar, alafranga tuvalet kullanan kişilerin ayaklarının altına yaklaşık 15-25 santimetre yüksekliğinde bir tabure koymasının çömelme pozisyonuna benzer bir açı oluşturabildiğini belirtiyor.</p>

<p>Çalışmalar, bu yöntemin daha rahat dışkılama sağlayabileceğini ve ıkınmayı azaltabileceğini gösteriyor.</p>

<p>Hijyen açısından belirgin üstünlük yok</p>

<p>Bilimsel verilere göre enfeksiyon riski açısından alaturka ve alafranga tuvalet arasında kesin bir üstünlük bulunmuyor.</p>

<p>Uzmanlar, hijyen açısından en önemli unsurların düzenli temizlik, sifon sonrası oluşabilecek damlacıklara karşı dikkatli olunması ve tuvalet sonrası ellerin sabunla yıkanması olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Bilim insanlarının ortak görüşü</p>

<p>2025 yılında yayımlanan ve onlarca araştırmayı değerlendiren kapsamlı bir bilimsel inceleme, çömelme pozisyonunun bağırsak boşaltımı açısından fizyolojik avantaj sağlayabileceğini doğruladı. Ancak araştırmacılar, mevcut kanıtların herkes için alaturka tuvaletin daha sağlıklı olduğunu söylemek için yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Uzmanlara göre en doğru tercih; kişinin yaşı, eklem sağlığı, hareket kabiliyeti ve bağırsak alışkanlıklarına göre değişiyor.</p>

<p>Sağlıklı bireylerde çömelme pozisyonu bağırsak boşaltımını kolaylaştırabilirken, yaşlılar ve hareket kısıtlılığı bulunan kişiler için alafranga tuvalet daha güvenli bir seçenek olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Kaynaklar: BMC Public Health (2025 sistematik derleme), PubMed, bağırsak fizyolojisi ve dışkılama biyomekaniği üzerine yayımlanmış klinik çalışmalar.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/alaturka-mi-alafranga-mi-bilimsel-arastirmalar-tuvalet-tartismasina-isik-tuttu</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 13:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7173.jpeg" type="image/jpeg" length="14662"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[696 Sayılı KHK ile Kadroya Geçen 4/D İşçilerinden Tayin ve Becayiş Çağrısı: “Yasal Düzenleme Bekliyoruz”]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/696-sayili-khk-ile-kadroya-gecen-4d-iscilerinden-tayin-ve-becayis-cagrisi-yasal-duzenleme-bekliyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/696-sayili-khk-ile-kadroya-gecen-4d-iscilerinden-tayin-ve-becayis-cagrisi-yasal-duzenleme-bekliyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[696 Sayılı KHK ile kadroya geçirilen on binlerce 4/D kamu işçisi, yıllardır bekledikleri tayin ve becayiş hakkının yasal güvenceye kavuşturulmasını talep ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anayasa Mahkemesi’nin ilgili düzenlemeyi iptal etmesi sonrasında gözler yeni bir yasal düzenlemeye çevrildi.</p>

<p>696 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen kamu çalışanlarının tayin ve becayiş talepleri yeniden gündeme geldi. Kamu işçileri, aile birliğinin korunması, sağlık sorunları, eğitim durumu ve can güvenliği gibi mazeretler nedeniyle görev yerlerini değiştirebilecek kalıcı ve uygulanabilir bir yasal düzenleme yapılmasını istiyor.</p>

<p>Anayasa Mahkemesi Kararı Sonrası Beklenti Arttı</p>

<p>Kamu işçilerinin taleplerinde dikkat çeken en önemli gelişmelerden biri, Anayasa Mahkemesi’nin işçilerin yalnızca görev yaptıkları teşkilat ve birimde çalıştırılmalarına ilişkin düzenlemeyi iptal etmesi oldu. Söz konusu kararın, tayin ve yer değişikliği taleplerinin önündeki önemli hukuki engellerden birini kaldırdığı değerlendirmesi yapılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İşçiler, bu kararın ardından gerekli yasal düzenlemenin hayata geçirilmesini ve tayin hakkının açık hükümlerle güvence altına alınmasını bekliyor.</p>

<p>Taleplerin Merkezinde Aile Birliği Var</p>

<p>696 KHK kapsamında kadroya geçen kamu işçileri, özellikle farklı şehirlerde görev yapan eşlerin aynı ilde buluşabilmesi için kurumlar arası tayin ve karşılıklı becayiş sisteminin oluşturulmasını talep ediyor.</p>

<p>İşçilerin öne çıkan beklentileri arasında şunlar yer alıyor:</p>

<ul>
 <li>Kurumlar arası tayin hakkının düzenlenmesi,</li>
 <li>Karşılıklı becayiş uygulamasının hayata geçirilmesi,</li>
 <li>Aile birliğinin korunmasını sağlayacak mazeret tayinlerinin oluşturulması,</li>
 <li>Şeffaf, eşit ve objektif kriterlerle yer değişikliği yapılması.</li>
</ul>

<p>“Kalıcı Çözüm Bekleniyor”</p>

<p>696 Sayılı KHK ile kadroya geçirilen kamu işçileri, tayin ve becayiş hakkının yasal zemine oturtulmasının hem çalışma barışını güçlendireceğini hem de aile bütünlüğünün korunmasına katkı sağlayacağını ifade ediyor.</p>

<p>Gözler, kamu işçilerinin uzun süredir dile getirdiği bu taleplere ilişkin atılabilecek olası yasal adımlara çevrilmiş durumda.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/696-sayili-khk-ile-kadroya-gecen-4d-iscilerinden-tayin-ve-becayis-cagrisi-yasal-duzenleme-bekliyoruz</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 16:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7129.jpeg" type="image/jpeg" length="18242"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kuduz Aşısını Tamamladı, İmmünoglobulin de Yapıldı… 21 Yaşındaki Genç Kadın Yine de Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/kuduz-asisini-tamamladi-immunoglobulin-de-yapildi-21-yasindaki-genc-kadin-yine-de-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/kuduz-asisini-tamamladi-immunoglobulin-de-yapildi-21-yasindaki-genc-kadin-yine-de-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hindistan’da 21 yaşındaki bir kadının, köpek saldırısının ardından önerilen tüm kuduz aşı dozlarını ve kuduz immünoglobulinini almasına rağmen yaşamını yitirmesi, temas sonrası kuduz profilaksisinin nadir görülen başarısızlık nedenlerini yeniden gündeme taşıdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzmanlar, bu tür vakaların son derece istisnai olduğunu ve doğru uygulanan tedavinin kuduzu önlemede çok yüksek başarı sağladığını vurguluyor.</p>

<p>Kuduz, belirtiler ortaya çıktıktan sonra neredeyse her zaman ölümcül seyreden, ancak temas sonrası doğru tedaviyle büyük ölçüde önlenebilen viral bir hastalık olarak biliniyor. Buna rağmen Hindistan’ın Maharashtra eyaletine bağlı Kolhapur kentinde yaşanan trajik bir olay, dünya genelinde dikkat çekti.</p>

<p>Yerel basında yer alan bilgilere göre 21 yaşındaki Srushti Shinde, 3 Şubat 2024 tarihinde bir sokak köpeğinin saldırısına uğradı. Hastaneye başvuran genç kadına yara bakımı yapıldı, beş doz kuduz aşısı ile kuduz immünoglobulini uygulandı. Ancak son aşı dozundan birkaç gün sonra ateş ve nörolojik belirtiler gelişti. Yapılan değerlendirmelerde kuduz tanısı konulan genç kadın, tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi.</p>

<p>Uzmanlar: Bu Vakalar Son Derece Nadir</p>

<p>Vakanın yeniden sosyal medyada gündem olmasının ardından enfeksiyon hastalıkları uzmanları, olayın “kuduz aşısı işe yaramıyor” şeklinde yorumlanmasının doğru olmadığını belirtiyor.</p>

<p>Uzmanlara göre temas sonrası koruyucu tedavinin başarısını etkileyebilecek çok sayıda faktör bulunuyor. Bunlar arasında:</p>

<ul>
 <li>Isırık yarasının yeterince uzun süre sabun ve bol suyla yıkanmaması,</li>
 <li>Kuduz immünoglobulininin yara çevresine uygun şekilde uygulanmaması,</li>
 <li>Çok derin veya baş-boyun bölgesindeki yüksek riskli yaralanmalar,</li>
 <li>Fark edilmeyen ek ısırık veya tırmalama alanları,</li>
 <li>Çok nadir de olsa uygulama ya da saklama süreçlerinde yaşanabilecek sorunlar</li>
</ul>

<p>yer alabiliyor. Ancak söz konusu vakada bu olasılıklardan hangisinin etkili olduğuna ilişkin resmi ve kesinleşmiş bir soruşturma sonucu kamuoyuyla paylaşılmış değil.</p>

<p>“Aşı Başarısız Oldu” Demek Doğru Değil</p>

<p>Sosyal medyada dolaşan bazı paylaşımlarda başarısızlığın kesin nedeninin “yaranın dikilmesi” olduğu öne sürülse de, bu iddiayı doğrulayan resmi bir rapor bulunmuyor.</p>

<p>Hekimler, tek bir vakadan hareketle kuduz aşılarının etkisiz olduğu sonucuna varılamayacağını belirtiyor. Dünya genelinde temas sonrası profilaksi, uygun yara temizliği, gerekli durumlarda immünoglobulin uygulanması ve aşı takviminin eksiksiz tamamlanması halinde kuduzu önlemede son derece yüksek başarı oranına sahip kabul ediliyor.</p>

<p>Kuduz Şüphesinde İlk Dakikalar Hayati Önem Taşıyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlar, köpek, kedi, yarasa veya diğer memeli hayvanların ısırması ya da tırmalaması durumunda yaranın en az 15 dakika boyunca bol su ve sabunla yıkanmasını, ardından zaman kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmasını öneriyor.</p>

<p>Erken başlanan ve eksiksiz uygulanan temas sonrası tedavi, kuduzun gelişmesini büyük ölçüde engelliyor. Bu nedenle sağlık otoriteleri, sosyal medyada yer alan istisnai vakaların toplumda aşı tereddüdüne yol açmaması gerektiğinin altını çiziyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/kuduz-asisini-tamamladi-immunoglobulin-de-yapildi-21-yasindaki-genc-kadin-yine-de-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/08/i-m-g-7109.jpeg" type="image/jpeg" length="37562"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ergenlerde Majör Depresif Bozukluğun Değerlendirilmesinde Konuşma Verilerini Kullanan Yapay Zekâ Modeli]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/ergenlerde-major-depresif-bozuklugun-degerlendirilmesinde-konusma-verilerini-kullanan-yapay-zeka-modeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/ergenlerde-major-depresif-bozuklugun-degerlendirilmesinde-konusma-verilerini-kullanan-yapay-zeka-modeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çin’de birden fazla merkezde yürütülen ve hakem değerlendirmesinden geçmiş bir araştırmada, ergenlerin konuşmalarındaki ses ve dil özelliklerini birlikte analiz eden yapay zekâ modeli geliştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Deneysel sistem, iç değerlendirmede yüksek doğruluk gösterse de araştırmacılar bunun tek başına tanı koyan bir araç olmadığını, yalnızca psikiyatri uzmanlarının klinik değerlendirmesine yardımcı olabilecek bir yaklaşım olarak görülmesi gerektiğini vurguluyor.</p>

<p>Ergenlerde majör depresif bozukluğun değerlendirilmesine destek sağlayabilecek konuşma tabanlı yeni bir yapay zekâ sistemi geliştirildi. Çin’de Güney Çin Teknoloji Üniversitesi, Guangzhou Tıp Üniversitesi’ne bağlı Beyin Hastanesi, Pazhou Laboratuvarı ve Gansu Eyalet Hastanesi araştırmacılarının ortaklaşa yürüttüğü çok merkezli çalışma, hakem değerlendirmesinden geçmiş uluslararası bir psikiyatri dergisinde yayımlandı. Araştırmada geliştirilen “Intelligent Mind Chatroom (IMC)” sistemi, ergenlerin konuşmalarındaki hem ses özelliklerini hem de kullandıkları dili birlikte analiz ederek majör depresif bozukluğun değerlendirilmesine katkı sağlayabilecek dijital göstergeler oluşturmayı hedefledi.[1]</p>

<p>131 ergenin konuşmaları analiz edildi</p>

<p>Araştırmaya 13 ile 18 yaş arasında toplam 131 ergen katıldı.[1]</p>

<p>Modelin geliştirilmesi ve iç değerlendirmesi için majör depresif bozukluk tanısı bulunan 56 ergen ile 56 sağlıklı katılımcının konuşma kayıtları kullanıldı. Bağımsız dış doğrulama aşamasında ise depresyon tanısı bulunan 19 farklı ergenin verileri incelendi.[1]</p>

<p>Tüm katılımcılar, eğitimli psikiyatri uzmanlarının gerçekleştirdiği yarı yapılandırılmış klinik görüşmelerden geçirildi. Yapay zekâ modeli bu değerlendirmelerin yerine değil, onlara yardımcı olacak şekilde geliştirildi.[1]</p>

<p>Konuşmanın hem içeriği hem de tonu değerlendirildi</p>

<p>Araştırmacılar katılımcılardan olumlu, olumsuz ve nötr içerikli üç yapılandırılmış konuşma görevi ile standart bir metni sesli okumalarını istedi.[1]</p>

<p>Bu kayıtlar üzerinden iki farklı veri grubu oluşturuldu. İlki; ses tonu, konuşma hızı, ritim ve akustik özellikleri içerirken, ikincisi kullanılan kelimeler ve dil yapılarından oluştu. Daha sonra bu iki bilgi kaynağını birleştiren hibrit bir yapay zekâ modeli geliştirildi.[1]</p>

<p>Böylece sistem yalnızca kişinin ne söylediğini değil, bunu nasıl söylediğini de birlikte değerlendirdi.</p>

<p>İç değerlendirmede yüzde 91 doğruluk elde edildi</p>

<p>Araştırmanın iç değerlendirme grubunda hibrit model yüzde 91 doğruluk oranına ulaştı.[1]</p>

<p>Modelin duyarlılık ve F1 skoru 0,91; depresyonu ayırt etme başarısını gösteren AUROC değeri ise 0,96 olarak hesaplandı. Kesinlik-duyarlılık eğrisi altında kalan alan 0,97, olasılık tahminlerinin doğruluğunu değerlendiren Brier skoru ise 0,09 olarak bildirildi.[1]</p>

<p>Araştırmacılar bunun dikkat çekici bir performans olduğunu belirtmekle birlikte, bu sonucun yalnızca modelin geliştirildiği 112 kişilik dengeli araştırma grubunda elde edildiğinin altını çizdi. Bu nedenle sonuçlar, sistemin gerçek yaşamda aynı başarıyla çalışacağını göstermiyor.[1]</p>

<p>Dış doğrulama umut verse de eksikler var</p>

<p>Bağımsız doğrulama grubunda yalnızca majör depresif bozukluk tanısı bulunan 19 ergen yer aldı.[1]</p>

<p>Model bu grupta yüzde 90 duyarlılık gösterdi. Ancak sağlıklı kontrol grubunun bulunmaması nedeniyle sistemin özgüllüğü, yanlış pozitif oranı ve sağlıklı bireyleri doğru ayırt etme başarısı hesaplanamadı.[1]</p>

<p>Bu nedenle dış doğrulama sonuçları, modelin tüm ergen nüfusunda güvenilir şekilde kullanılabileceğini kanıtlamıyor.[1]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzman değerlendirmesinin yerine geçmiyor</p>

<p>Araştırmacılar çalışmanın en önemli mesajlarından birinin, geliştirilen sistemin bağımsız bir tanı aracı olarak kullanılmaması gerektiği olduğunu belirtti.[1]</p>

<p>Psikiyatrik tanı hâlen ayrıntılı klinik görüşme ve uzman değerlendirmesine dayanıyor. Konuşma verilerinden elde edilen yapay zekâ analizlerinin ise gelecekte klinisyenlere ek bilgi sağlayabilecek yardımcı dijital biyobelirteçler arasında yer alabileceği değerlendiriliyor.[1]</p>

<p>Daha büyük çalışmalar gerekiyor</p>

<p>Araştırmanın en önemli sınırlılığı örneklem büyüklüğünün görece düşük olması olarak gösterildi.[1]</p>

<p>Ayrıca dış doğrulama grubunda sağlıklı katılımcıların bulunmaması, modelin gerçek klinik uygulamalardaki başarısını değerlendirmeyi zorlaştırıyor. Araştırmacılar, sistemin farklı ülkelerde, daha geniş ve bağımsız hasta gruplarında yeniden test edilmesi gerektiğini belirtiyor.[1]</p>

<p>Konuşma analizi ile yapay zekânın ruh sağlığı alanındaki kullanımına yönelik çalışmalar giderek artarken, uzmanlar bu teknolojilerin klinik kararın yerini alan değil, hekim değerlendirmesini destekleyen araçlar olarak geliştirilmesinin önemine dikkat çekiyor.[1]</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] Wang C, Zhang X, Sun J ve ark. Detection of major depressive disorder in adolescents based on textual and acoustic features. Journal of Affective Disorders. 2026;396:120795. DOI: 10.1016/j.jad.2025.120795.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER, RUH SAĞLIĞI</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/ergenlerde-major-depresif-bozuklugun-degerlendirilmesinde-konusma-verilerini-kullanan-yapay-zeka-modeli</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 09:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/2705e543-4bf1-4c3b-ae00-7e77ec20adc0.jpeg" type="image/jpeg" length="87303"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aile Hekimi Dr. Ender Çalap Görev Başında Kalp Krizi Geçirdi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/aile-hekimi-dr-ender-calap-gorev-basinda-kalp-krizi-gecirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/aile-hekimi-dr-ender-calap-gorev-basinda-kalp-krizi-gecirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mustafakemalpaşa’da Sırmalar Aile Sağlığı Merkezi’nde görev yapan aile hekimi Dr. Ender Çalap, mesaisi sırasında geçirdiği kalp krizinin ardından yoğun bakıma alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlk müdahalesi görev yaptığı merkezde yapılan Çalap’ın tedavisinin Bursa’da sürdüğü öğrenildi.</p>

<p>Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde görev yapan aile hekimi Dr. Ender Çalap, görev başında geçirdiği kalp krizi nedeniyle hastaneye kaldırıldı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre olay, sabah saat 10.00 sıralarında Dr. Çalap’ın görev yaptığı Sırmalar Aile Sağlığı Merkezi’nde meydana geldi. Çalıştığı sırada aniden rahatsızlanan Çalap’ın kalbinin bir süre durduğu belirtildi.</p>

<p>Sağlık merkezindeki ekipler tarafından Dr. Çalap’a olay yerinde ilk müdahale yapıldı. Ardından ambulansla Mustafakemalpaşa Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Çalap, burada gerçekleştirilen müdahalelerin ardından ileri tetkik ve tedavi amacıyla Bursa Doruk Hastanesi’ne sevk edildi.</p>

<p>Yoğun bakımda tedavisi sürüyor</p>

<p>Mustafakemalpaşa Devlet Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Sibel Çalap’ın eşi olan Dr. Ender Çalap’ın, Bursa Doruk Hastanesi yoğun bakım ünitesindeki tedavisinin devam ettiği öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İlçede vatandaşlar tarafından yakından tanınan Dr. Çalap’ın yaşadığı sağlık sorunu, ailesi, meslektaşları ve sevenleri arasında üzüntüye neden oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/aile-hekimi-dr-ender-calap-gorev-basinda-kalp-krizi-gecirdi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 06:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6306.jpeg" type="image/jpeg" length="36574"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hekime 77 Milyon TL’lik Tazminat Davasında Karar Bozuldu]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/hekime-77-milyon-tllik-tazminat-davasinda-karar-bozuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/hekime-77-milyon-tllik-tazminat-davasinda-karar-bozuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır’da gebelik takibi yapan kadın hastalıkları ve doğum uzmanı hakkında verilen ve yaklaşık 77 milyon TL’lik icra sürecine yol açtığı belirtilen tazminat kararı istinaftan döndü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bölge adliye mahkemesinin bozma kararı sonrası dosyanın yeniden ele alınması bekleniyor.</p>

<p>Diyarbakır’da Down sendromlu dünyaya gelen bir bebeğin gebelik takibiyle ilgili açılan yüksek tutarlı tazminat davasında yeni bir gelişme yaşandı. Yerel mahkemenin hekim aleyhine verdiği kararın, istinaf incelemesi sonucunda bozulduğu bildirildi.</p>

<p>Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre dava, gebelik döneminde üçlü tarama testinin aileye önerilip önerilmediği konusundaki uyuşmazlıktan kaynaklandı. Aile, gebelik takibini gerçekleştiren hekimin kendilerini gerekli tarama konusunda bilgilendirmediğini ileri sürdü. Hekim tarafı ise testin önerildiğini ancak aile tarafından kabul edilmediğini savundu.</p>

<p>Hekimin Mal Varlığına Haciz Uygulandığı Belirtildi</p>

<p>Yaklaşık dört yıl devam eden yargılama sonucunda yerel mahkemenin hekim aleyhine tazminata hükmettiği ve toplam tutarın faizlerle birlikte yaklaşık 77 milyon TL’ye ulaştığı öne sürüldü.</p>

<p>Kararın ardından hekim hakkında icra işlemi başlatıldığı, taşınır ve taşınmaz mal varlığına haciz uygulandığı belirtildi. Ancak dosyayı inceleyen istinaf mahkemesi, yerel mahkeme kararını bozdu.</p>

<p>İstinaf kararının ardından davanın yeniden görülmesi ve dosyadaki tıbbi belgeler, hasta kayıtları, bilgilendirme süreci ile tarafların savunmalarının yeniden değerlendirilmesi bekleniyor.</p>

<p>Hekimin Trafik Kazası Geçirdiği Açıklandı</p>

<p>Dava sürecinde hekimin ağır bir trafik kazası geçirdiği, uzun süre yoğun bakımda kaldığı ve çeşitli ameliyatlar geçirdiği bildirildi. Hekimin sağlık sorunları nedeniyle yargılama sürecinde savunmasını etkili biçimde yapamadığı iddia edildi.</p>

<p>HEKİMSEN Genel Başkanı Uzman Dr. Adil Kurban, hekimin üçlü tarama testini aileye önerdiğini ancak testin yaptırılmadığını savundu. Kurban, doktorun trafik kazası nedeniyle uzun süre tedavi gördüğünü ve kendisini savunmakta zorlandığını ifade etti.</p>

<p>İstinaf Kararı Ne Anlama Geliyor?</p>

<p>İstinaf mahkemesinin yerel mahkeme kararını bozması, hekimin kesin olarak sorumsuz bulunduğu veya davanın tamamen sona erdiği anlamına gelmiyor.</p>

<p>Bozma kararının gerekçesine ve dosyanın niteliğine göre yerel mahkeme yeniden yargılama yapabilecek. Mahkeme bu süreçte tıbbi kayıtları, uzman bilirkişi raporlarını, gebelik takip belgelerini ve hastaya yapılan bilgilendirmenin kapsamını yeniden inceleyebilecek.</p>

<p>Dosyanın ilerleyen aşamalarda yeniden istinaf veya Yargıtay incelemesine taşınması da mümkün olabilecek.</p>

<p>Üçlü Tarama Testi Zorunlu mu?</p>

<p>Üçlü tarama testi, gebelikte bazı kromozomal farklılıkların ve doğumsal anomalilerin görülme olasılığını değerlendiren bir tarama yöntemidir. Test kesin tanı koymaz, yalnızca risk hesaplaması yapılmasına yardımcı olur.</p>

<p>Tarama testlerinin uygulanabilmesi için anne adayının bilgilendirilmesi ve onayının alınması gerekir. Hastanın testi reddetmesi durumunda ise yapılan bilgilendirmenin ve ret kararının sağlık kayıtlarına açık biçimde işlenmesi, olası hukuki uyuşmazlıklar açısından önem taşır.</p>

<p>Sağlık Camiasında Malpraktis Tartışması</p>

<p>Hekime yöneltilen 77 milyon TL’lik tazminat talebi, sağlık çalışanlarının mesleki sorumluluğu ve malpraktis davalarındaki yüksek tutarlar konusunda yeni bir tartışma başlattı.</p>

<p>Sağlık meslek örgütleri, kişisel mal varlığını tehdit eden yüksek tazminatların özellikle kadın doğum, beyin cerrahisi, genel cerrahi ve kalp damar cerrahisi gibi riskli branşlardan uzaklaşmayı hızlandırabileceğini savunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Davanın sonucu, hem hekimin hukuki sorumluluğunun belirlenmesi hem de gebelik takibinde bilgilendirme ve kayıt yükümlülüğünün sınırlarının değerlendirilmesi bakımından yakından izleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/hekime-77-milyon-tllik-tazminat-davasinda-karar-bozuldu</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 20:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-6005.jpeg" type="image/jpeg" length="80983"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Naci Görür’den Marmara depremi uyarısı: Kuzey kolu işaret etti]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/naci-gorurden-marmara-depremi-uyarisi-kuzey-kolu-isaret-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/naci-gorurden-marmara-depremi-uyarisi-kuzey-kolu-isaret-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çanakkale’nin Ayvacık ilçesi açıklarında meydana gelen 3,9 büyüklüğündeki depremin ardından Prof. Dr. Naci Görür’den Marmara depremi uyarısı geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sarsıntının Küçükkuyu Fayı üzerinde oluştuğunu belirten Görür, Marmara Bölgesi’ndeki gerilime dikkat çekerek büyük depremin kuzey kolda beklendiğini söyledi.</p>

<p>Çanakkale açıklarında kaydedilen deprem, Marmara Bölgesi ve İstanbul depremi riskini yeniden gündeme taşıdı. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının verilerine göre, 15 Temmuz 2026 Çarşamba günü saat 22.15’te Ege Denizi’nde 3,9 büyüklüğünde deprem meydana geldi.</p>

<p>Merkez üssü Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine yaklaşık 37,7 kilometre uzaklıkta belirlenen depremin, yerin 13 kilometre derinliğinde oluştuğu açıklandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Naci Görür Küçükkuyu Fayı’na dikkat çekti</p>

<p>Depremin ardından değerlendirme yapan Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, sarsıntının Küçükkuyu Fayı üzerinde meydana geldiğini bildirdi.</p>

<p>Depremi sığ ve küçük bir sarsıntı olarak değerlendiren Görür, söz konusu fay zonunun Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın güney kolu olarak kabul edildiğini belirtti.</p>

<p>Görür, bu hareketliliğin Marmara Bölgesi’ndeki gerilimi gösterdiğini ifade ederek, büyük depremin Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın kuzey kolunda beklendiğini söyledi.</p>

<p>Marmara depremi için kuzey kol uyarısı</p>

<p>Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın Marmara Denizi içerisinden geçen kuzey kolu, İstanbul ve çevresindeki deprem riski açısından bilim insanlarının yakından takip ettiği ana fay hattı olarak biliniyor.</p>

<p>Naci Görür’ün açıklaması, Marmara depremine karşı yapı güvenliği, kentsel dönüşüm ve afet hazırlıklarının hızlandırılması gerektiği yönündeki çağrıları yeniden gündeme getirdi.</p>

<p>Uzmanlar, depremin kesin gününün ve saatinin önceden belirlenemeyeceğini hatırlatırken, riskli yapıların güçlendirilmesi ve bireysel afet planlarının hazırlanmasının önem taşıdığını vurguluyor.</p>

<p>Deprem hazırlığı neden önemli?</p>

<p>Marmara Bölgesi’nde yaşayan vatandaşların binalarının dayanıklılığını kontrol ettirmesi, deprem çantası hazırlaması ve aile afet planı oluşturması öneriliyor.</p>

<p>Evlerde devrilebilecek dolap ve eşyaların sabitlenmesi, toplanma alanlarının önceden öğrenilmesi ve deprem sırasında uygulanacak “çök, kapan, tutun” hareketinin bilinmesi de temel hazırlıklar arasında yer alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/naci-gorurden-marmara-depremi-uyarisi-kuzey-kolu-isaret-etti</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 15:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-5991.jpeg" type="image/jpeg" length="46581"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Pankreas Kanserini Yendim” Paylaşımlarına Dikkat: Uzman Onayı Olmadan Kullanılan Maddeler Hayati Risk Taşıyor]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/pankreas-kanserini-yendim-paylasimlarina-dikkat-uzman-onayi-olmadan-kullanilan-maddeler-hayati-risk-tasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/pankreas-kanserini-yendim-paylasimlarina-dikkat-uzman-onayi-olmadan-kullanilan-maddeler-hayati-risk-tasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal medyada Noel Watson adlı bir hastanın ileri evre pankreas kanserinde iyileşme yaşadığı yönündeki paylaşımlar, fenbendazol ve klor dioksit gibi onaysız maddeleri yeniden gündeme taşıdı. Ancak anlatının bağımsız tıbbi belgelerle doğrulanmadığı, hastanın aynı süreçte kemoterapi de aldığı belirtiliyor. Uzmanlar, kişisel öykülerin bilimsel tedavinin yerine konulmaması gerektiği konusunda uyarıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal medyada pankreas kanseri hastalarına umut vadeden kişisel iyileşme hikâyeleri hızla yayılıyor. Bu paylaşımlardan biri de Noel Watson adlı kişinin, ameliyat edilemeyen ileri evre pankreas kanserinin gerilediğini belirterek kullandığı çeşitli ilaç ve takviyeleri anlatması oldu.</p>

<p>Watson’ın paylaşımında fenbendazol, ivermektin, klor dioksit, DMSO ve bazı besin takviyelerinden söz edildiği görülüyor. Ancak söz konusu anlatı, hakemli bir tıp dergisinde yayımlanmış vaka raporuna, kamuya açık patoloji sonuçlarına veya bağımsız bir sağlık kuruluşunun doğrulamasına dayanmıyor.</p>

<p>Dahası Watson, aynı süreçte gemsitabin içeren kemoterapi aldığını da ifade ediyor. Bu durum, tümörde görüldüğü öne sürülen küçülmenin alternatif maddelerden kaynaklandığı sonucuna varılmasını bilimsel olarak imkânsız hale getiriyor.</p>

<p>Tek hastanın hikâyesi tedavi kanıtı değildir</p>

<p>Bir hastanın tedavi sırasında iyileşmesi, kullandığı her ürünün etkili olduğu anlamına gelmiyor. Kanser hastaları çoğu zaman kemoterapi, radyoterapi, ağrı tedavisi, beslenme desteği ve farklı takviyeleri aynı dönemde kullanabiliyor.</p>

<p>Hangi müdahalenin etkili olduğunu anlayabilmek için kontrollü klinik araştırmalar, yeterli sayıda hasta, karşılaştırma grupları ve uzun süreli takip gerekiyor. Sosyal medya gönderileri ise bu koşulların hiçbirini sağlamıyor.</p>

<p>Noel Watson’ın anlatısında ayrıntılı patoloji raporları, tümörün moleküler özellikleri, metastazların seyri, tedavi dozları ve bağımsız radyoloji değerlendirmeleri bulunmadığı için hikâye bilimsel kanıt olarak kabul edilemiyor.</p>

<p>Fenbendazol insanlar için kanser ilacı değil</p>

<p>Paylaşımlarda adı geçen fenbendazol, hayvanlarda bağırsak parazitlerinin tedavisi amacıyla kullanılan veteriner bir ilaç. İnsanlarda pankreas kanseri veya başka bir kanser türünün tedavisi için onaylanmış değil.</p>

<p>Laboratuvar ortamında bazı kanser hücreleri üzerinde yapılan deneyler, bir maddenin insanlarda güvenli ve etkili olduğunu göstermiyor. Bunun anlaşılabilmesi için ilaç dozunun, yan etkilerinin ve diğer tedavilerle etkileşiminin klinik çalışmalarda değerlendirilmesi gerekiyor.</p>

<p>ABD Gıda ve İlaç Dairesi, fenbendazolün uzun süreli ve etiket dışı kullanımının hayvanlarda kemik iliği baskılanması ve kan hücrelerinde ciddi düşüşle ilişkilendirildiğini bildirdi. İnsanların veteriner ürünlerini kendi kendine kullanması ise doz, saflık ve etkileşim açısından ilave risk taşıyor.</p>

<p>Klor dioksit “tedavi” değil, güçlü bir kimyasal</p>

<p>En ciddi tehlikelerden biri de bazı paylaşımlarda “MMS” veya “mucize mineral solüsyonu” adıyla geçen klor dioksit ürünleri.</p>

<p>Klor dioksit endüstriyel su arıtma, tekstil ve kâğıt ağartma işlemlerinde kullanılan güçlü bir kimyasal. Kanseri tedavi ettiğini gösteren güvenilir klinik kanıt bulunmuyor.</p>

<p>Bu ürünlerin içilmesi şiddetli bulantı, kusma, ishal, sıvı kaybı, tansiyon düşmesi, solunum sorunları, karaciğer ve böbrek hasarı gibi ağır sonuçlara neden olabiliyor. ABD’de klor dioksiti hastalıkları iyileştiren bir ürün olarak satan kişiler hakkında ceza davaları açıldı.</p>

<p>En büyük risk tedavinin geciktirilmesi</p>

<p>Onaysız ürünlerin tehlikesi yalnızca doğrudan yan etkileriyle sınırlı değil. Hastanın kemoterapiyi bırakması, tedavi dozlarını aksatması veya onkoloji kontrollerini geciktirmesi kanserin ilerlemesine yol açabiliyor.</p>

<p>Bazı takviyeler kemoterapi ilaçlarının karaciğerde işlenme biçimini değiştirebilir, kanama riskini artırabilir veya tedavinin etkisini azaltabilir. “Doğal” ya da “ilaç olarak yeniden konumlandırılmış” ifadeleri, bir ürünün güvenli olduğu anlamına gelmiyor.</p>

<p>FDA da kanseri iyileştirdiği iddiasıyla satılan ürünlerin hastaları kanıtlanmış tedavilerden uzaklaştırabileceği ve ciddi sağlık riski oluşturabileceği konusunda tüketicileri uyarıyor. </p>

<p>Pankreas kanserinde bilimsel tedavi nasıl planlanıyor?</p>

<p>Pankreas kanserinin tedavisi hastalığın evresine, tümörün ameliyat edilebilirliğine, hastanın genel durumuna ve moleküler test sonuçlarına göre belirleniyor.</p>

<p>İleri evre hastalıkta FOLFIRINOX veya gemsitabin temelli kemoterapi kombinasyonları değerlendirilebiliyor. Bazı hastalarda genetik ve moleküler incelemeler sonucunda hedefe yönelik tedaviler ya da immünoterapi seçenekleri gündeme gelebiliyor. Uygun hastalar klinik araştırmalara da yönlendirilebiliyor. </p>

<p>Tedavi sırasında beklenmedik derecede iyi yanıtlar görülebilir. Ancak bu yanıtın nedenini anlayabilmek için hastanın aldığı bütün tedavilerin, görüntüleme sonuçlarının ve biyolojik özelliklerinin birlikte incelenmesi gerekir.</p>

<p>Hastalar ne yapmalı?</p>

<p>Kanser hastalarının internette gördüğü hiçbir ilacı, veteriner ürününü veya kimyasal solüsyonu kendi başına kullanmaması gerekiyor.</p>

<p>Kullanılması düşünülen vitaminler, bitkisel ürünler ve takviyeler dahi onkoloji hekimine bildirilmelidir. Tedaviyi bırakmak, kemoterapi dozunu değiştirmek veya kontrol randevusunu ertelemek yalnızca hastayı takip eden sağlık ekibinin değerlendirmesiyle mümkün olmalıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Noel Watson’ın hikâyesi umut verici bir kişisel anlatı olarak paylaşılabilir. Ancak bu hikâyeden “fenbendazol pankreas kanserini iyileştiriyor” veya “klor dioksit kanseri tedavi ediyor” sonucu çıkarılamaz.</p>

<p>Kanser tedavisinde umut değerlidir. Fakat doğrulanmamış umut, bilimsel tedavinin önüne geçtiğinde iyileştirici bir ışık olmaktan çıkıp tehlikeli bir sis perdesine dönüşebilir.</p>

<p>Kaynaklar</p>

<p>[1] ABD Ulusal Kanser Enstitüsü, Pankreas Kanseri Tedavisi<br />
[2] ABD Ulusal Kanser Enstitüsü, Pankreas Kanseri Araştırmalarındaki Gelişmeler<br />
[3] ABD Gıda ve İlaç Dairesi, Fenbendazolün Etiket Dışı Kullanımına İlişkin Güvenlik Bildirimi<br />
[4] ABD Gıda ve İlaç Dairesi, Kanseri İyileştirdiğini İddia Eden Onaysız Ürünlere İlişkin Uyarı<br />
[5] ABD Gıda ve İlaç Dairesi, Klor Dioksit ve “Mucize Mineral Solüsyonu” Uyarıları</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/pankreas-kanserini-yendim-paylasimlarina-dikkat-uzman-onayi-olmadan-kullanilan-maddeler-hayati-risk-tasiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 13:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-5984.jpeg" type="image/jpeg" length="23374"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trigliseridi Yükselten 12 Besin: Kalp Sağlığı İçin Bu Gıdalara Dikkat]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/trigliseridi-yukselten-12-besin-kalp-sagligi-icin-bu-gidalara-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/trigliseridi-yukselten-12-besin-kalp-sagligi-icin-bu-gidalara-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kandaki trigliserid seviyesinin yüksek olması, kalp ve damar hastalıkları riskini artıran önemli metabolik sorunlardan biri olarak kabul ediliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzmanlar, yalnızca yağlı yiyeceklerin değil; şekerli içecekler, rafine karbonhidratlar ve bazı işlenmiş gıdaların da trigliserid düzeylerini yükseltebildiğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Uzmanlara göre, sağlıklı beslenme alışkanlıkları ve düzenli fiziksel aktiviteyle trigliserid seviyelerinde anlamlı düşüş sağlanabiliyor. Özellikle fazla kalorinin, basit karbonhidratların ve alkolün sınırlandırılması büyük önem taşıyor.</p>

<p>Trigliseridi yükseltebilen besinler</p>

<p>1. Nişastalı sebzeler<br />
Mısır, bezelye ve fazla miktarda patates gibi nişasta oranı yüksek sebzeler, aşırı tüketildiğinde trigliserid üretimini artırabilir. Bunun yerine karnabahar, brokoli, mantar ve yeşil yapraklı sebzeler daha uygun seçenekler arasında yer alıyor.</p>

<p>2. Şeker ilaveli kuru fasulye ürünleri<br />
Fasulye tek başına lif açısından zengin olsa da, şeker veya yağlı et eklenerek hazırlanan hazır ürünler trigliserid kontrolünü zorlaştırabiliyor.</p>

<p>3. Meyve suları<br />
Tam meyve yerine meyve suyu tüketmek, yüksek fruktoz nedeniyle kan trigliseridlerini yükseltebilir. Uzmanlar mümkün olduğunca bütün meyvenin tercih edilmesini öneriyor.</p>

<p>4. Şekerli gazlı içecekler<br />
Kola, gazoz ve diğer şekerli içecekler trigliserid artışının en önemli nedenlerinden biri olarak gösteriliyor.</p>

<p>5. Alkol<br />
Özellikle yüksek trigliseridi bulunan kişilerde alkol tüketimi karaciğerde trigliserid üretimini artırabiliyor.</p>

<p>6. Şekerleme ve tatlılar<br />
Şeker, çikolata ve diğer tatlılar fazla enerji alımına yol açarak trigliserid seviyelerini yükseltebiliyor.</p>

<p>7. Bal ve akçaağaç şurubu<br />
Doğal olmaları nedeniyle sağlıklı sanılsalar da, bu tatlandırıcılar da yüksek miktarda şeker içeriyor ve aşırı tüketildiğinde trigliserid düzeylerini artırabiliyor.</p>

<p>8. Hamur işleri<br />
Pasta, kek, kurabiye ve benzeri ürünler hem rafine karbonhidrat hem de doymuş yağ içerikleri nedeniyle sınırlandırılması gereken besinler arasında yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>9. Yağlı kırmızı etler<br />
Yağ oranı yüksek kırmızı etler ile sucuk, salam ve sosis gibi işlenmiş et ürünleri kalp sağlığı açısından dikkatli tüketilmesi gereken gıdalar arasında bulunuyor.</p>

<p>10. Tereyağı ve margarin<br />
Doymuş ve trans yağ içeriği nedeniyle tereyağı ve bazı margarinlerin yerine zeytinyağı gibi doymamış yağ kaynaklarının tercih edilmesi öneriliyor.</p>

<p>11. Beyaz ekmek ve rafine tahıllar<br />
Beyaz ekmek, beyaz pirinç ve rafine unlu ürünler hızlı sindirilerek trigliserid sentezini artırabiliyor. Tam tahıllı alternatifler daha sağlıklı kabul ediliyor.</p>

<p>12. Aşırı kalori tüketimi<br />
Tek bir besinden bağımsız olarak, günlük enerji ihtiyacının üzerinde kalori almak da vücudun fazla enerjiyi trigliserid olarak depolamasına neden olabiliyor.</p>

<p>Trigliseridi düşürmek için neler yapılabilir?</p>

<p>Uzmanlar, trigliserid düzeylerini kontrol altında tutmak için şu önerilerde bulunuyor:</p>

<ul>
 <li>Şekerli içecekleri sınırlandırın.</li>
 <li>Tam tahılları tercih edin.</li>
 <li>Sebze ve lif tüketimini artırın.</li>
 <li>Haftada en az iki kez omega 3 açısından zengin balık tüketin.</li>
 <li>Düzenli egzersiz yapın.</li>
 <li>Fazla kiloların verilmesini hedefleyin.</li>
 <li>Alkol tüketimini azaltın veya bırakın.</li>
</ul>

<p>Kaynak: WebMD, Foods to Avoid If You Have High Triglycerides (Tıbbi inceleme: Dr. Poonam Sachdev, 18 Temmuz 2024).</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/trigliseridi-yukselten-12-besin-kalp-sagligi-icin-bu-gidalara-dikkat</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 04:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/07/i-m-g-5778.jpeg" type="image/jpeg" length="60200"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SBÜ Öğrencisi Omar Alomari Global Nöroşirürji Hackathonu’nda Dünya İkincisi Oldu]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/sbu-ogrencisi-omar-alomari-global-norosirurji-hackathonunda-dunya-ikincisi-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/sbu-ogrencisi-omar-alomari-global-norosirurji-hackathonunda-dunya-ikincisi-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SBÜ Hamidiye Uluslararası Tıp Fakültesi öğrencisi Omar Alomari’nin yer aldığı ekip, Brain Mission Global Neurosurgery Hackathon 2026’da dünya ikinciliği elde etti. Alomari ayrıca bireysel Ronin Award ödülünün de sahibi oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi öğrencisinin yer aldığı uluslararası ekip, dünyanın önde gelen sağlık ve eğitim kurumlarının katıldığı Brain Mission Global Neurosurgery Hackathon 2026 yarışmasında önemli bir başarıya imza attı.</p>

<p>Mayo Clinic, Johns Hopkins Üniversitesi, Wisconsin Üniversitesi ve Harvard Üniversitesi başta olmak üzere dünya genelinden yaklaşık 100 takımın yarıştığı organizasyonda, “Second Chance” adlı proje dünya ikincisi oldu. Yarışmanın birincilik ödülü ise Harvard Üniversitesi takımına verildi.</p>

<p>Yarışmada ikinci olan “Second Chance” ekibinde Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hamidiye Uluslararası Tıp Fakültesi öğrencisi Omar Alomari, Ihab Al Ramahi ve İrem Uslu yer aldı. Proje, rehabilitasyon sürecindeki hastalar ve aileleriyle iletişimi güçlendirmeyi amaçlayan, belirli aralıklarla takip ve destek mekanizması içeren yenilikçi bir çözüm olarak jüri tarafından ödüle layık görüldü.</p>

<p>Bireysel Ödül de Omar Alomari’nin</p>

<p>Takım başarısının yanı sıra yarışmada bireysel performansları ödüllendirmek amacıyla verilen Ronin Award da sahiplerini buldu. Bu prestijli ödüle, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hamidiye Uluslararası Tıp Fakültesi öğrencisi Omar Alomari layık görüldü.</p>

<p>Uluslararası düzeyde düzenlenen organizasyonda hem takım başarısına katkı sunan hem de bireysel performansıyla öne çıkan Alomari, Sağlık Bilimleri Üniversitesini başarıyla temsil etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi olarak öğrencimizi bu önemli başarısından dolayı tebrik ediyor, akademik ve mesleki hayatında başarılarının devamını diliyoruz. Ayrıca öğrencilerimizin yetişmesinde emeği bulunan ve başarılarına katkı sağlayan tüm öğretim üyelerimize teşekkür ediyoruz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/sbu-ogrencisi-omar-alomari-global-norosirurji-hackathonunda-dunya-ikincisi-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 17:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/06/i-m-g-3588.jpeg" type="image/jpeg" length="78091"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KVKK’dan Parmak İzi ve Yüz Tanıma Kararı: Mesai Takibinde Yeni Dönem]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/kvkkdan-parmak-izi-ve-yuz-tanima-karari-mesai-takibinde-yeni-donem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/kvkkdan-parmak-izi-ve-yuz-tanima-karari-mesai-takibinde-yeni-donem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun (KVKK) biyometrik veri kullanımına ilişkin ilke kararı, kamu ve özel sektörde milyonlarca çalışanı ilgilendiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kurul, çalışanların mesai takibinde parmak izi, yüz tanıma, iris ve retina taraması gibi biyometrik yöntemlerin kullanılmasının hukuka aykırı olabileceğine dikkat çekerek önemli bir sınır çizdi.</p>

<p>Son yıllarda birçok hastane, üniversite, fabrika, belediye ve özel şirkette personel giriş-çıkışlarının takibi amacıyla parmak izi veya yüz tanıma sistemleri kullanılmaya başlanmıştı. Ancak KVKK, çalışanların biyometrik verilerinin mesai kontrolü amacıyla işlenmesinin “ölçülülük” ve “gereklilik” ilkeleri açısından ciddi sorunlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<p>Parmak İzi ve Yüz Verisi Neden Farklı?</p>

<p>Kurul kararında, biyometrik verilerin sıradan kişisel verilerden farklı olduğu belirtildi.</p>

<p>Parmak izi, yüz geometrisi, iris ve retina bilgileri kişinin değiştirilemeyen ve benzersiz özelliklerini içeriyor. Bir çalışan şifresini değiştirebilir, kartını yenileyebilir veya kullanıcı hesabını kapatabilir. Ancak ele geçirilen ya da kötüye kullanılan biyometrik veri geri alınamaz.</p>

<p>Bu nedenle biyometrik veriler, KVKK kapsamında “özel nitelikli kişisel veri” olarak değerlendiriliyor ve çok daha sıkı koruma altında bulunuyor.</p>

<p>Açık Rıza Her Zaman Yeterli Değil</p>

<p>Kararın en dikkat çekici bölümlerinden biri de çalışanlardan alınan açık rızaya ilişkin değerlendirme oldu.</p>

<p>KVKK’ya göre işçi ile işveren arasındaki güç dengesi nedeniyle verilen rızanın gerçekten özgür iradeye dayanıp dayanmadığı her zaman tartışmalı kabul ediliyor.</p>

<p>Bu nedenle işverenin yalnızca “çalışan izin verdi” gerekçesiyle biyometrik veri toplaması hukuki açıdan yeterli görülmüyor.</p>

<p>Alternatif Yöntemler Önerildi</p>

<p>Kurul, mesai takibinde daha az müdahaleci yöntemlerin tercih edilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Bunlar arasında:</p>

<ul>
 <li>Personel kartı sistemleri</li>
 <li>PIN veya şifre ile giriş</li>
 <li>Turnike ve kartlı geçiş uygulamaları</li>
 <li>Elektronik kart okuyucular</li>
 <li>Geleneksel imza yöntemleri</li>
 <li>QR kod tabanlı giriş sistemleri</li>
</ul>

<p>yer alıyor.</p>

<p>Kurula göre aynı amaç daha az veri işleyerek gerçekleştirilebiliyorsa biyometrik yöntemlere başvurulmaması gerekiyor.</p>

<p>Hastaneler ve Üniversiteler Yakından İlgileniyor</p>

<p>Karar özellikle sağlık kuruluşları, üniversiteler ve kamu kurumlarında dikkatle takip ediliyor.</p>

<p>Türkiye’de halen birçok kurumda personel devam kontrol sistemleri kapsamında parmak izi veya yüz tanıma uygulamalarının kullanıldığı biliniyor.</p>

<p>Uzmanlara göre KVKK’nın ilke kararı sonrasında kurumların mevcut uygulamalarını gözden geçirmesi ve hukuki uyum denetimleri yapması gerekebilir.</p>

<p>Hâlâ Parmak İzi veya Yüz Tanıma Kullanılıyorsa Çalışan Ne Yapabilir?</p>

<p>Hukukçulara göre çalışanlar şu adımları değerlendirebilir:</p>

<p>1. Kurumdan Yazılı Bilgi Talep Edin</p>

<p>Çalışan, kurumun hangi biyometrik verileri topladığını, bunları hangi amaçla kullandığını, ne kadar süre sakladığını ve kimlerle paylaştığını yazılı olarak sorabilir.</p>

<p>2. Aydınlatma Metnini İsteyin</p>

<p>KVKK kapsamında veri sorumlusu olan kurumun çalışanlara aydınlatma yükümlülüğü bulunuyor.</p>

<p>Bu nedenle veri işleme süreçlerine ilişkin resmi bilgilendirme talep edilebilir.</p>

<p>3. Alternatif Sistem Talebinde Bulunun</p>

<p>Kartlı geçiş, PIN veya imza sistemi gibi daha az müdahaleci yöntemlerin kullanılması için insan kaynaklarına veya kurum yönetimine başvurulabilir.</p>

<p>4. KVKK Başvurusu Yapılabilir</p>

<p>Çalışan, önce kurumun veri sorumlusuna başvurarak talebini iletebilir.</p>

<p>Başvurunun reddedilmesi veya cevap verilmemesi halinde KVKK’ya şikâyet süreci değerlendirilebilir.</p>

<p>5. Sendika veya Hukuki Destek Alınabilir</p>

<p>Özellikle çok sayıda personeli etkileyen uygulamalarda sendikalar, meslek örgütleri veya hukuk danışmanlarından destek alınabilir.</p>

<p>Uzmanlar Ne Diyor?</p>

<p>Uzmanlar, kararın mesai takibini tamamen ortadan kaldırmadığını ancak kullanılan yöntemin çalışanın temel hak ve özgürlükleriyle uyumlu olması gerektiğini vurguluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Temel ilke şu şekilde özetleniyor:</p>

<p>“Aynı sonuç daha az veri işleyerek elde edilebiliyorsa biyometrik veri kullanımına başvurulmamalıdır.”</p>

<p>KVKK’nın son kararı, dijital denetim ile çalışan mahremiyeti arasındaki hassas dengeyi yeniden gündeme taşırken, özellikle parmak izi ve yüz tanıma sistemleri kullanan kurumlar açısından yeni bir uyum sürecinin kapısını aralıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>HUKUK, ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/kvkkdan-parmak-izi-ve-yuz-tanima-karari-mesai-takibinde-yeni-donem</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 11:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/06/i-m-g-1698.jpeg" type="image/jpeg" length="53721"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Toker Ergüder’den 31 Mayıs İçin Yeni Çağrı: Dünya Tütünsüz ve Nikotinsiz Günü Olmalı]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/prof-dr-toker-erguderden-31-mayis-icin-yeni-cagri-dunya-tutunsuz-ve-nikotinsiz-gunu-olmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/prof-dr-toker-erguderden-31-mayis-icin-yeni-cagri-dunya-tutunsuz-ve-nikotinsiz-gunu-olmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Sağlık Politikaları Kurulu Üyesi ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar ve Risk Faktörlerinin Önlenmesi, Kontrolü ve Yönetimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Toker Ergüder, 31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, küresel tütün kontrolü yaklaşımının yeni nikotin ürünleri karşısında güncellenmesi gerektiğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Prof. Dr. Ergüder, klasik sigara kullanımının yanı sıra elektronik sigara, ısıtılmış tütün ürünleri, nikotin poşetleri ve aromalı nikotin ürünlerinin özellikle çocuklar ve gençler için yeni bir bağımlılık kapısı oluşturduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Ergüder, “Artık yalnızca tütünsüz bir dünya hedefi yeterli değildir. Hedefimiz tütünsüz ve nikotinsiz bir gelecek olmalıdır. Bu nedenle 31 Mayıs’ın ‘Dünya Tütünsüz ve Nikotinsiz Günü’ olarak ele alınması gerektiğine inanıyorum” dedi.</p>

<p>“Nikotin Bağımlılığı Yeni Ürünlerle Yeniden Pazarlanıyor”</p>

<p>Tütün endüstrisinin yıllardır sigarayı farklı ambalajlar, aromalar ve pazarlama stratejileriyle cazip göstermeye çalıştığını belirten Prof. Dr. Ergüder, benzer taktiklerin bugün yeni nesil nikotin ürünlerinde daha sofistike yöntemlerle sürdürüldüğünü ifade etti.</p>

<p>Ergüder, “Gençlere masum, teknolojik, zararsız veya sosyal bir ürün gibi sunulan birçok yeni nikotin ürünü aslında bağımlılığı yeniden üretmektedir. Tatlandırılmış aromalar, renkli ambalajlar, dijital reklamlar ve sosyal medya etkisiyle nikotin bağımlılığı çocukların hayatına sessizce sokulmaktadır” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>“Tütünsüz Gelecek Yetmez, Nikotinsiz Gelecek Gerekir”</p>

<p>Prof. Dr. Ergüder, tütün kontrolü politikalarının yalnızca geleneksel sigara ve tütün ürünleriyle sınırlı kalmasının yeni dönemin risklerini karşılamada yetersiz olabileceğini vurguladı.</p>

<p>“Bugün karşımızda yalnızca sigara yok. Nikotin bağımlılığını farklı formlarla sürdüren küresel bir pazar var. Bu nedenle halk sağlığı bakış açısı da genişlemelidir. Tütünsüzlük hedefi nikotinsizlik hedefiyle tamamlanmalıdır” diyen Ergüder, yeni kuşakların nikotin bağımlılığından korunmasının toplum sağlığı açısından stratejik önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>“Çocukları ve Gençleri Hedef Alan Her Ürün Halk Sağlığı Meselesidir”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni tütün ve nikotin ürünlerinin özellikle çocuklar, ergenler ve genç yetişkinler üzerinde kalıcı bağımlılık riski oluşturduğuna işaret eden Ergüder, nikotinin beyin gelişimi üzerindeki etkileri nedeniyle genç yaşta başlayan kullanımın uzun vadeli sağlık sorunlarına kapı aralayabileceğini belirtti.</p>

<p>Ergüder, “Bir ürünün duman çıkarmaması, renkli ambalajda satılması ya da farklı aromalarla pazarlanması onu zararsız yapmaz. Çocukları ve gençleri hedef alan her nikotin ürünü ciddi bir halk sağlığı tehdididir” ifadelerini kullandı.</p>

<p>“31 Mayıs Küresel Bir Farkındalık Eşiğine Dönüşmeli”</p>

<p>Prof. Dr. Ergüder, 31 Mayıs’ın dünyada tütünle mücadele açısından önemli bir farkındalık günü olduğunu, ancak yeni dönemde bu farkındalığın nikotin bağımlılığına karşı da genişletilmesi gerektiğini kaydetti.</p>

<p>Ergüder, “Dünya Tütünsüz Günü artık yeni gerçekliği kapsayacak şekilde yeniden düşünülmelidir. Bugünün adı ve mesajı, çocukları ve gençleri kuşatan yeni bağımlılık ürünlerini de açık biçimde hedef almalıdır. 31 Mayıs, ‘Dünya Tütünsüz ve Nikotinsiz Günü’ olarak küresel ölçekte daha güçlü bir çağrıya dönüşmelidir” dedi.</p>

<p>“Gelecek Nesiller İçin Koruyucu Politikalar Güçlendirilmeli”</p>

<p>Prof. Dr. Ergüder, tütün ve nikotin ürünlerine karşı mücadelenin yalnızca bireysel farkındalıkla sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek; güçlü mevzuat, etkin denetim, reklam ve sponsorluk yasakları, aromalı ürünlere yönelik kısıtlamalar, dijital pazarlamanın izlenmesi ve gençleri hedef alan tanıtım stratejilerine karşı kararlı adımlar atılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Ergüder, “Çocuklarımızı bağımlılık endüstrisinin hedef kitlesi olmaktan çıkarmak zorundayız. Tütünsüz ve nikotinsiz bir gelecek, yalnızca sağlık politikası değil; aynı zamanda nesilleri koruma sorumluluğudur” ifadelerini kullandı.</p>

<p>“Yeni Hedef: Nikotinsiz Nesiller”</p>

<p>31 Mayıs’ın yeni bir vizyonla ele alınması gerektiğini belirten Prof. Dr. Toker Ergüder, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Bugün yapılması gereken, tütün kontrolünü nikotin kontrolüyle güçlendirmektir. Dünya artık sadece sigarayı değil, bağımlılığı pazarlayan bütün nikotin ürünlerini konuşmalıdır. 31 Mayıs, tütünsüz ve nikotinsiz nesiller için ortak bir küresel çağrının günü olmalıdır.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/prof-dr-toker-erguderden-31-mayis-icin-yeni-cagri-dunya-tutunsuz-ve-nikotinsiz-gunu-olmali</guid>
      <pubDate>Sun, 31 May 2026 12:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-1283.jpeg" type="image/jpeg" length="25353"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mardin’de Bir İlk: EBUS İşlemi Başarıyla Uygulandı]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/mardinde-bir-ilk-ebus-islemi-basariyla-uygulandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/mardinde-bir-ilk-ebus-islemi-basariyla-uygulandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde akciğer hastalıklarının tanı ve evrelemesinde kullanılan EBUS işlemi ilk kez gerçekleştirildi. Uygulamanın, hastaların başka illere sevk ihtiyacını azaltması bekleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesi, göğüs hastalıkları alanında önemli bir tıbbi uygulamayı daha hizmete aldı. Hastanede, Endobronşiyal Ultrasonografi olarak bilinen EBUS işlemi ilk kez başarıyla uygulandı.</p>

<p>İşlem, Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Barış Çil ve Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Kabak tarafından gerçekleştirildi. EBUS, özellikle akciğer kanseri tanısı, evreleme, tedavi planlaması ve tedavi takibinde kullanılan ileri bronkoskopik yöntemler arasında yer alıyor.</p>

<p>Yöntem; sarkoidoz, tüberküloz, lenfoma ve akciğer çevresindeki lenf bezlerini etkileyen hastalıkların tanısında da önemli rol oynuyor. İşlem sırasında bronş sistemi ultrasonografi eşliğinde görüntüleniyor ve gerekli görülen lenf bezlerinden doku örneği alınabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Alınan numuneler patoloji incelemesine gönderilerek hastanın tanı ve tedavi sürecinin planlanmasına katkı sağlıyor.</p>

<p>Doç. Dr. Barış Çil, EBUS işleminin Mardin’de ilk kez yapılmasının bölge sağlık hizmetleri açısından önemli bir adım olduğunu belirtti. Çil, bu uygulamayla hastaların başka illere sevk edilme ihtiyacının azalacağını ve tanı süreçlerinin hızlanacağını ifade etti.</p>

<p>İşlem sonrası 60 yaşındaki L.Y. isimli hastanın kısa süreli takibin ardından sağlık çalışanlarına teşekkür ettiği bildirildi. Hastane yönetimi, ileri tanı ve tedavi yöntemlerinin bölgede uygulanmasıyla vatandaşlara yerinde sağlık hizmeti sunmayı hedeflediklerini açıkladı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/mardinde-bir-ilk-ebus-islemi-basariyla-uygulandi</guid>
      <pubDate>Sat, 23 May 2026 09:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-0653.jpeg" type="image/jpeg" length="45215"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SBÜ Hamidiye SHMYO’dan TÜBİTAK 2209-A Başarısı: 3 Öğrenci Projesi Destek Almaya Hak Kazandı]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/sbu-hamidiye-shmyodan-tubitak-2209-a-basarisi-3-ogrenci-projesi-destek-almaya-hak-kazandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/sbu-hamidiye-shmyodan-tubitak-2209-a-basarisi-3-ogrenci-projesi-destek-almaya-hak-kazandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hamidiye Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu öğrencilerinin hazırladığı 3 proje, 2026 yılı TÜBİTAK 2209-A programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. SBÜ Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın, öğrencileri ve danışman akademisyenleri tebrik etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hamidiye Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu, öğrenci odaklı bilimsel üretim alanında önemli bir başarıya imza attı. Meslek yüksekokulu öğrencileri tarafından hazırlanan 3 proje, 2026 yılı TÜBİTAK 2209-A Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Destekleme Programı kapsamında destek almaya hak kazandı.</p>

<p>Desteklenen projeler, sağlık bilimleri alanında farklı disiplinleri bir araya getiren yapısıyla dikkat çekti. Öğrencilerin bilimsel araştırma kültürü kazanmasına katkı sunan projelerde; toksikoloji, internet bağımlılığı, uyku kalitesi, akademik başarı ve afet kültürü gibi güncel konular ele alındı.</p>

<p>Eczane Hizmetleri Programı öğrencisi Fatma Betül Nerkis’in yürütücülüğünü yaptığı “Sığır Granüloza Hücrelerinde Toluenin Toksik Etkilerine Karşı Sığla Yağı (Styrax liquidus)’nın Koruyucu Etkilerinin Araştırılması” başlıklı proje, Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Selim Doğru danışmanlığında hazırlandı. Proje, sığla yağının hücresel düzeyde koruyucu etkilerini araştırmayı hedefliyor.</p>

<p>İlk ve Acil Yardım Programı öğrencilerinden Yusuf Kenan Oğuzhan’ın proje yürütücüsü olduğu, Okan Taşhan ve Mehmet Şükrü Gültekin’in araştırmacı olarak yer aldığı “Sağlık Bilimleri Alanında Öğrenim Gören Üniversite Öğrencilerinin İnternet Bağımlılığı ve Uyku Kalitesinin Akademik Başarıya Etkisi” başlıklı çalışma da desteklenen projeler arasında yer aldı. Projenin danışmanlığını Öğr. Gör. Dr. Beliz Yekeler Kahraman üstlendi.</p>

<p>Aynı programdan Muhammet Fatih Acar’ın yürütücülüğünde, Efe Egemen Tekin ve Yasin Murat Kesgin’in araştırmacı olarak yer aldığı “Akran Temelli Yaklaşım ile Gençlerde Afet Kültürünün Oluşturulması: Meslek Yüksekokulu Öğrencilerinde Müdahale Yaklaşımı” başlıklı proje de TÜBİTAK desteği almaya hak kazandı. Proje, gençlerde afet farkındalığı ve müdahale bilincinin geliştirilmesine odaklanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Rektör Aydın’dan Tebrik</p>

<p>SBÜ Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın, TÜBİTAK 2209-A programı kapsamında destek almaya hak kazanan öğrencileri ve danışman akademisyenleri tebrik etti.</p>

<p>Rektör Aydın, öğrencilerin bilimsel üretim süreçlerinde aktif rol almasının üniversitenin araştırma kültürüne önemli katkı sunduğunu belirterek, “Öğrencilerimizin daha eğitim hayatlarının erken döneminde bilimsel projelerle desteklenmesi, geleceğin sağlık profesyonellerinin araştıran, sorgulayan ve üreten bireyler olarak yetişmesi açısından son derece kıymetlidir. Bu başarıda emeği geçen öğrencilerimizi ve danışman hocalarımızı gönülden tebrik ediyorum.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Hamidiye Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’nun bu başarısı, öğrencilerin yalnızca mesleki uygulama becerileriyle değil, aynı zamanda araştırma, analiz ve bilimsel üretim yetkinlikleriyle de desteklendiğini ortaya koydu.</p>

<p>TÜBİTAK 2209-A programı, üniversite öğrencilerinin araştırma süreçlerine erken dönemde katılmasını teşvik eden önemli destek mekanizmalarından biri olarak biliniyor. SBÜ Hamidiye SHMYO öğrencilerinin farklı alanlarda hazırladığı projelerin desteklenmesi, meslek yüksekokulu düzeyinde bilimsel üretim kültürünün güçlendiğini gösterdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/sbu-hamidiye-shmyodan-tubitak-2209-a-basarisi-3-ogrenci-projesi-destek-almaya-hak-kazandi</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 19:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-0486.jpeg" type="image/jpeg" length="57585"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SBÜ Hamidiye Sağlık Bilimleri Fakültesi’nden TÜBİTAK Programlarında Büyük Başarı]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/sbu-hamidiye-saglik-bilimleri-fakultesinden-tubitak-programlarinda-buyuk-basari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/sbu-hamidiye-saglik-bilimleri-fakultesinden-tubitak-programlarinda-buyuk-basari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Hamidiye Sağlık Bilimleri Fakültesi, akademik mükemmeliyet ve yenilikçi öğrenci araştırmaları vizyonu doğrultusunda gurur verici bir başarıya imza attı. Geleceğin sağlık profesyonelleri olan lisans öğrencilerinin, kıymetli danışman akademisyenlerinin rehberliğinde titizlikle hazırladığı 30 adet TÜBİTAK 2209-A, 1 adet TÜBİTAK 2209-B ve 1 adet TÜBİTAK 2224-B olmak üzere toplam 32 proje, desteklenmeye hak kazandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlıkta Çok Disiplinli ve Yenilikçi Yaklaşım</p>

<p>Kabul edilen projeler; Beslenme ve Diyetetik, Ebelik, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon, Ergoterapi, İş Sağlığı ve Güvenliği ile Acil Yardım ve Afet Yönetimi bölümlerini kapsayan geniş bir perspektifte hazırlandı. Projeler; toplumsal sağlığa, bilimsel üretime ve sağlık alanındaki yenilikçi yaklaşımlara doğrudan katkı sunma hedefiyle hayata geçirildi.</p>

<p>Rektör Prof. Dr. Aydın’dan “Bilimsel Araştırma Kültürü” Vurgusu</p>

<p>Bu değerli başarının ardından memnuniyetini dile getiren SBÜ Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın, projelerde emeği geçen akademik kadroyu ve öğrencileri yürekten tebrik etti.</p>

<p>Rektör Aydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Hamidiye Sağlık Bilimleri Fakültesi öğrencilerimizin danışman hocalarıyla birlikte hazırladıkları projelerin TÜBİTAK tarafından desteklenmeye değer bulunması bizler için büyük bir gurur vesilesidir. Öğrencilerimizin lisans döneminden itibaren bilimsel araştırma kültürüyle buluşması, ülkemizin sağlık vizyonu açısından büyük önem taşımaktadır. Genç araştırmacılarımızı ve onlara rehberlik eden kıymetli akademisyenlerimizi kutluyor; başarılarının artarak devam etmesini diliyorum.”</p>

<p>Kabul Edilen TÜBİTAK Projeleri Listesi</p>

<p>Bölümler, toplam proje sayısına göre çoktan aza doğru sıralanmıştır.</p>

<p>1. Beslenme ve Diyetetik Bölümü</p>

<p>12 Proje</p>

<p>1. Proje</p>

<p>Proje No / Adı: 1919B012503866 - Üniversite Öğrencilerinin Yeme Bozukluğu ve Sosyal Beğenirlik ile Beden İmajı Algı Durumlarının İncelenmesi: Beslenme ve Diyetetik Öğrencileri ile Karşılaştırma<br />
Program: TÜBİTAK 2209-A<br />
Öğrenciler: Senanur Karataş, Berna Bozkurt<br />
Danışman: Prof. Dr. Elvan Yılmaz Akyüz</p>

<p>2. Proje</p>

<p>Proje No / Adı: 1919B012510003 - Premenstrüel Sendromu Olan ve Olmayan Genç Erişkin Kadınlarda Siberkondri Şiddetinin ve Besin Takviyesi Kullanımının Araştırılması<br />
Program: TÜBİTAK 2209-A<br />
Öğrenciler: Nisanur Kozlucalı, Merve Erdoğan, Azize Deniz Karakuş<br />
Danışman: Prof. Dr. Elvan Yılmaz Akyüz</p>

<p>3. Proje</p>

<p>Proje No / Adı: 1919B012534576 - Kent İçi Üretim Modeli Olarak Topraksız Tarım: Gıda Güvenliği ve Sürdürülebilirlik Perspektifi<br />
Program: TÜBİTAK 2209-A<br />
Öğrenci: Ferhan Orhan<br />
Danışman: Prof. Dr. Fatih Özbey</p>

<p>4. Proje</p>

<p>Proje No / Adı: 1919B012523283 - Sosyal Medya Kaynaklı Fonksiyonel Besin Trendlerinin Genç Yetişkinlerde Ruhsal Durum ve Stres Üzerine Etkisinin İncelenmesi<br />
Program: TÜBİTAK 2209-A<br />
Öğrenci: Hatice Kübra Bacak<br />
Danışman: Prof. Dr. Fatih Özbey</p>

<p>5. Proje</p>

<p>Proje No / Adı: 1919B012507689 - Hayvansal Süt ve Bitki Bazlı Süt Benzeri İçecek Tüketen Bireylerin Besin Seçimlerinin ve Ekolojik Ayak İzi Farkındalıklarının Belirlenmesi<br />
Program: TÜBİTAK 2209-A<br />
Öğrenciler: Pınar Selin Aşık Işık, Merve Asal<br />
Danışman: Prof. Dr. Elvan Yılmaz Akyüz</p>

<p>6. Proje</p>

<p>Proje No / Adı: 1919B012522383 - Kronik Konstipasyonu Olan Bireylerde Konstipasyon Ciddiyeti ile Beden Kütle İndeksi ve Mikrobiyota Farkındalığı İlişkisi: Tek Merkez Örneği<br />
Program: TÜBİTAK 2209-A<br />
Öğrenciler: Meryem Begüm Çakır, Nisa Kuzulu, Kuaybe Elif Akça, Dilara Kartal<br />
Danışman: Prof. Dr. Elvan Yılmaz Akyüz</p>

<p>7. Proje</p>

<p>Proje No / Adı: 1919B012530707 - Matcha Tadı Maskelenmiş Kakao Bazlı Fonksiyonel İçecek Formülasyonunun Geliştirilmesi, Polifenol İçeriğinin Belirlenmesi<br />
Program: TÜBİTAK 2209-A<br />
Öğrenciler: Beyza Nur Çıkrıkcı, Nur Nehir Batı<br />
Danışman: Dr. Öğr. Üyesi Kübra Feyza Erol</p>

<p>8. Proje</p>

<p>Proje No / Adı: 1919B012535682 - Yemlik Otu ve Sığırkuyruğu Otu Ekstraktı İçeren Toz Sporcu İçeceğinin Antioksidan ve Elektrolit Dengeleyici Potansiyeli<br />
Program: TÜBİTAK 2209-A<br />
Öğrenci: Elif Tuana İnce<br />
Danışman: Dr. Öğr. Üyesi Kübra Feyza Erol</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>9. Proje</p>

<p>Proje No / Adı: 1919B012543151 - Üniversite Öğrencilerinde Çevrim İçi Yemek Sipariş Sıklığı ile Gıda Enflasyonuyla İlişkili Beslenme Davranışı, Vücut Kompozisyonu ve Diyet Kalitesi İlişkisi<br />
Program: TÜBİTAK 2209-A<br />
Öğrenciler: Fatmatüz Zehra Fakıoğlu, Başak Çelebi, Yıldız Mungan, Nursena Altın, Sudenur Şahin<br />
Danışman: Dr. Öğr. Üyesi Esra Tansu Sarıyer</p>

<p>10. Proje</p>

<p>Proje No / Adı: 1919B012537445 - Okul Ortamında Öğrencilere Verilen Sürdürülebilir Beslenme Eğitiminin Öğrencilerin Gıda Okuryazarlığı ve Ebeveynlerin Beslenme Davranışları Üzerine Etkisi: Çift Kollu Müdahale<br />
Program: TÜBİTAK 2209-A<br />
Öğrenciler: Sudenur Salim, Melike Yeniyazıcı, Zeynep Zora, Bengisu Darıcı, Zehra Yeter<br />
Danışman: Dr. Öğr. Üyesi Mutlu Tuçe Ülker</p>

<p>11. Proje</p>

<p>Proje No / Adı: 1919B012528101 - Atıktan Değere: İncir Kabuğu Tozunun Ekmeğin Fonksiyonel ve Biyoaktif Özellikleri Üzerine Etkisi<br />
Program: TÜBİTAK 2209-A<br />
Öğrenci: Zennur Can<br />
Danışman: Arş. Gör. Dr. Yasemin Tuğba Öğünç</p>

<p>12. Proje</p>

<p>Proje No / Adı: 1919B022602701 - Fermente Soya Ürünü Natto’nun Alzheimer Hastalığındaki Terapötik Potansiyeli<br />
Program: TÜBİTAK 2224-B<br />
Öğrenci: Günay Sarıkaya<br />
Danışman: Prof. Dr. Elvan Yılmaz Akyüz</p>

<p>2. Ebelik Bölümü</p>

<p>9 Proje - TÜBİTAK 2209-A</p>

<p>1. Proje</p>

<p>Proje Adı: Ebelik Öğrencilerinin Ekolojik Zekâ Düzeyi ve Çocuk Doğurma Korkusu Arasındaki İlişki<br />
Öğrenciler: Zehra Coşkun, Esma Güneş<br />
Danışman: Prof. Dr. Yasemin Aydın Kartal</p>

<p>2. Proje</p>

<p>Proje Adı: Ebe Polikliniklerinin Gebelerin Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışlarına Etkisi: Vaka Kontrol Çalışması<br />
Öğrenciler: Fatıma Beyzanur Emek, Arş. Gör. Begüm Can<br />
Danışman: Prof. Dr. Yasemin Aydın Kartal</p>

<p>3. Proje</p>

<p>Proje Adı: Perinatal Yas Bakımında Ebelerin Yeterlilik Algıları ve Etkileyen Faktörlerin Değerlendirilmesi<br />
Öğrenciler: Esma Güneş, Çiğdem Sepetçi<br />
Danışman: Prof. Dr. Yasemin Aydın Kartal</p>

<p>4. Proje</p>

<p>Proje Adı: Kadın Merkezli Doğum Bakımında Ebelerin Yaklaşımlarının Belirlenmesi: Karma Yöntemli Bir Araştırma<br />
Öğrenciler: Sema Aker, Kevser Doğan, Mariam Elzoghby<br />
Danışman: Prof. Dr. Yasemin Aydın Kartal</p>

<p>5. Proje</p>

<p>Proje Adı: Görünür Anneler: Türk Toplumunda Kamusal Emzirme ve Kültürel Dinamiklerin Tutumlara Yansımaları<br />
Öğrenciler: Sema Aker, Fatma Çakmaz<br />
Danışman: Prof. Dr. Yasemin Aydın Kartal</p>

<p>6. Proje</p>

<p>Proje Adı: Maneviyatla Güçlenen Doğum: Gebelerin Dini İnançlarının Doğuma Hazırlık ve Deneyimlerine Yansıması<br />
Öğrenciler: Merve Meşedüzü, Şeyma Perişan, Irmak İşler<br />
Danışman: Doç. Dr. Handan Özcan</p>

<p>7. Proje</p>

<p>Proje Adı: Tokofobiyi Tetikleyen Faktörler: Primipar Gebelerin Deneyimlerine Yönelik Nitel Bir Araştırma<br />
Öğrenciler: Berfin Olçay, Ayşenur Çintemur<br />
Danışman: Doç. Dr. Handan Özcan</p>

<p>8. Proje</p>

<p>Proje Adı: Doğumda Görünmeyen Şiddet: Gebelerin Deneyimleri Üzerine Fenomenolojik Bir İnceleme<br />
Öğrenciler: Nurşin Turgut, Dilara Kurtulmuş, Gülbanu Gümüşok<br />
Danışman: Doç. Dr. Handan Özcan</p>

<p>9. Proje</p>

<p>Proje Adı: Gebelerde Annelik Yolculuğu Uygulaması Kullanımı, Dijital Sağlık Okuryazarlığı ve Doğum Korkusu İlişkisi<br />
Öğrenci: Gülnur Üstünsoy<br />
Danışman: Dr. Öğr. Üyesi Leyla Kaya</p>

<p>3. Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü</p>

<p>4 Proje - TÜBİTAK 2209-A</p>

<p>1. Proje</p>

<p>Proje No / Adı: 1919B012504073 - Kulaklıkla Yüksek Ses Maruziyet Düzeylerinin Genç Sağlıklılarda Submaksimal Treadmill Egzersiz Testi Sırasındaki Kardiyorespiratuar Yanıtlar ve Algılanan Efor Üzerine Etkisi<br />
Öğrenciler: Duygu Doğanay, Tuğçe Amanet, Sılanur Sinan, Havva Kuş<br />
Danışman: Prof. Dr. Esra Pehlivan</p>

<p>2. Proje</p>

<p>Proje No / Adı: 1919B012509540 - Genç Yetişkinlerde Günlük Akıllı Telefon Kullanım Süresi ile Baskın Eldeki Kavrama Kuvveti ve Başparmak Kuvveti, El Bileği ve Başparmak Propriosepsiyonu Arasındaki İlişkinin Değerlendirilmesi<br />
Öğrenciler: Sümeyra Köseoğlu, Tunahan Üner<br />
Danışmanlar: Prof. Dr. Esra Pehlivan, Arş. Gör. Nergis Yılmaz</p>

<p>3. Proje</p>

<p>Proje No / Adı: 1919B012502017 - Pasif Kan Akımı Kısıtlama Uygulamasının Statik ve Dinamik Kas Kuvvetine Akut Etkisi<br />
Öğrenciler: Fatma Nur Dede, İpek Naz Sevindir, Uzm. Fzt. Cahidenur Koçak<br />
Danışman: Prof. Dr. Esra Pehlivan</p>

<p>4. Proje</p>

<p>Proje No / Adı: 1919B012505018 - Geç Postpartum Dönemde Bebek Bakım Aktivitelerinin Boyun-Omuz Ağrısı, Fonksiyonel Engellilik ve Kas Enduransı Üzerine Etkisinin İncelenmesi<br />
Öğrenciler: Senem Kartal, Şadiye Rana Mumcu, Mısra Gökmen<br />
Danışman: Dr. Öğr. Üyesi Gülbala Gülören</p>

<p>4. Ergoterapi Bölümü</p>

<p>4 Proje - 3 TÜBİTAK 2209-A, 1 TÜBİTAK 2209-B</p>

<p>1. Proje</p>

<p>Proje Adı: Toprak Temelli Ergoterapi Aktivitelerinin Okul Öncesi Çocukların Gelişim Becerileri Üzerindeki Etkilerinin İncelenmesi<br />
Program: TÜBİTAK 2209-A<br />
Öğrenciler: Sümeyye Genç, Esma Nisa Yılmaz<br />
Danışman: Prof. Dr. Hülya Yücel</p>

<p>2. Proje</p>

<p>Proje Adı: Ergoterapistlerde Psikososyal Risk Faktörleri ile Okupasyonel Özyeterlilik ve Çalışma Performansı Arasındaki İlişkinin İncelenmesi<br />
Program: TÜBİTAK 2209-A<br />
Öğrenciler: Şevval Alıcıkuş, Selenay Aybirdi, Yağmur Begüm Aktaş, Büşra Ceylan<br />
Danışman: Doç. Dr. Sümeyye Belhan Çelik</p>

<p>3. Proje</p>

<p>Proje Adı: Okul Öncesi Dönemi Çocuklarında Tuvalet Eğitimi Başarısı ile Ebeveyn Tutumları Arasındaki İlişkinin İncelenmesi<br />
Program: TÜBİTAK 2209-A<br />
Öğrenci: Beyza Şekerci<br />
Danışman: Doç. Dr. Hasan Atacan Tonak</p>

<p>4. Proje</p>

<p>Proje No / Adı: 1139B412503401 - İnovatif Konuşma Destek Oyunu: Konuşmatik<br />
Program: TÜBİTAK 2209-B<br />
Öğrenciler: Rabia Demircan, Miray Nisa Kabataş, Şerife Nur Türkarslan, Rabia Güler, Selime Süeda Karaman<br />
Danışman: Prof. Dr. Yeliz Doğan Merih</p>

<p>5. İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümü</p>

<p>1 Proje - TÜBİTAK 2209-A</p>

<p>1. Proje</p>

<p>Proje Adı: Metal Sektöründe İş Kazası Riskinin Makine Öğrenmesi Yöntemleri ile Modellenmesi<br />
Öğrenci: Elif Kaplan<br />
Danışman: Dr. Öğr. Üyesi Hilal Arslan</p>

<p>6. Acil Yardım ve Afet Yönetimi Bölümü</p>

<p>1 Proje - TÜBİTAK 2209-A</p>

<p>1. Proje</p>

<p>Proje Adı: İtfaiyelerde Hazmat Kapasitesinin Değerlendirilmesi: İstanbul Örneği<br />
Öğrenci: Şeyma Elif Aytar<br />
Danışman: Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Doğan</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/sbu-hamidiye-saglik-bilimleri-fakultesinden-tubitak-programlarinda-buyuk-basari</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 18:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-0503.jpeg" type="image/jpeg" length="57283"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TÜSEB Üreten Sağlık Portalı ile Türkiye’nin Sağlıkta Yerli Üretim Hamlesi Dijital Ekosisteme Taşınıyor]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/tuseb-ureten-saglik-portali-ile-turkiyenin-saglikta-yerli-uretim-hamlesi-dijital-ekosisteme-tasiniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/tuseb-ureten-saglik-portali-ile-turkiyenin-saglikta-yerli-uretim-hamlesi-dijital-ekosisteme-tasiniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin sağlık teknolojilerinde yerli ve millî üretim hedefi, TÜSEB Üreten Sağlık Portalı ile yeni bir dijital zemine taşınıyor. Portal; araştırmacı, üniversite, hastane, girişimci, yatırımcı ve vatandaşları aynı platformda buluşturarak sağlıkta fikirden ürüne uzanan süreci hızlandırmayı amaçlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de sağlık alanında son yıllarda güçlenen yerli ve millî üretim vizyonu, yalnızca yeni cihazlar, ilaçlar ya da teknolojiler geliştirmekten ibaret görülmüyor. Bu vizyonun kalıcı hale gelmesi; araştırmacıların, sağlık kurumlarının, üniversitelerin, özel sektörün ve yatırımcıların ortak bir zeminde buluşmasına bağlı.</p>

<p><img alt="Prof. Dr. Ümit Kervan." class="detail-photo img-fluid" height="540" src="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/889f7841-2467-463b-b1e8-09b2e5cb4e38.jpeg" width="960" />Prof. Dr. Ümit Kervan</p>

<p>Bu ihtiyaca cevap vermek amacıyla hayata geçirilen TÜSEB Üreten Sağlık Portalı, Türkiye’nin sağlık inovasyon ekosistemini dijital ortamda bir araya getiren stratejik bir platform olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Sağlıkta Üretim İçin Dijital Buluşma Noktası</p>

<p>Üreten Sağlık Portalı; üniversiteler, hastaneler, Ar-Ge merkezleri, özel sektör firmaları, girişimciler ve araştırmacılar arasında köprü kurmayı hedefliyor.</p>

<p>Portalın temel amacı, sağlık alanındaki fikirlerin, buluşların ve bilimsel çalışmaların yalnızca dosyalarda kalmasını önlemek. Platform, bu fikirlerin doğru kişi, kurum, altyapı ve yatırımcıyla buluşarak ürüne dönüşmesine katkı sunuyor.</p>

<p>Bu yönüyle portal, klasik bir veri tabanı olmanın ötesine geçiyor. Türkiye’nin sağlıkta üretim kapasitesini görünür kılan, iş birliklerini hızlandıran ve yenilikçi projelerin hayata geçmesini kolaylaştıran dijital bir ekosistem işlevi görüyor.</p>

<p>Araştırmacı, Yatırımcı ve Kurumlar Aynı Çatı Altında</p>

<p>Üreten Sağlık Portalı’na kamu ve özel sektörden farklı paydaşlar kayıt olabiliyor. Araştırmacılar, yatırımcılar, üniversiteler, hastaneler, teknik altyapıya sahip firmalar ve Ar-Ge merkezleri sistemde yer alarak geniş bir veri havuzu oluşturuyor.</p>

<p>Bu yapı sayesinde sağlık alanında proje geliştirmek isteyen bir araştırmacı, ihtiyaç duyduğu teknik altyapıya, iş birliği yapabileceği kuruma ya da yatırım desteği sağlayabilecek paydaşa daha kolay ulaşabiliyor.</p>

<p>Aynı şekilde üniversiteler, araştırma merkezleri ve firmalar da sahip oldukları cihaz, sertifika, laboratuvar ve altyapı imkânlarını sisteme kaydederek görünürlük kazanıyor.</p>

<p>“Bir Fikrim Var” Diyen Vatandaş da Sisteme Dahil Olabiliyor</p>

<p>Portalın dikkat çeken yönlerinden biri, yalnızca profesyonel araştırmacılara ya da kurumlara açık olmaması.</p>

<p>Vatandaşlar da “Bir Fikrim Var!” butonu aracılığıyla sağlık alanındaki yenilikçi fikirlerini sisteme dahil edebiliyor. Böylece sahadan gelen ihtiyaçlar, günlük hayatta karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri sağlık inovasyon sürecinin parçası haline geliyor.</p>

<p>Fikir aşamasını aşan, üzerinde çalışma yapılan ya da deneme sürecine giren projeler için ise “Buluşum Var” ve “Girişimci Ol” seçenekleri üzerinden daha ileri destek süreçlerine kapı aralanıyor.</p>

<p>Sağlık Teknolojilerinde Dışa Bağımlılığı Azaltma Hedefi</p>

<p>Üreten Sağlık Portalı, Türkiye’nin sağlık teknolojilerinde dışa bağımlılığını azaltma hedefi açısından kritik bir araç olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Tıbbi cihazdan dijital sağlık çözümlerine, klinik araştırmalardan üretim altyapısına kadar birçok alanda yerli kapasitenin görünür hale gelmesi, yeni iş birliklerinin önünü açıyor.</p>

<p>Portal; ihtiyaç odaklı eşleştirmeler, araştırma ve iş birliği keşfi, proje görünürlüğü ve altyapı paylaşımı gibi başlıklarla sağlıkta üretim sürecini hızlandırmayı amaçlıyor.</p>

<p>Fikirden Ürüne Giden Yol Kısalıyor</p>

<p>Sağlık alanında birçok yenilikçi fikir, doğru destek mekanizmasına ulaşamadığı için uygulamaya geçemiyor. Üreten Sağlık Portalı bu noktada önemli bir boşluğu dolduruyor.</p>

<p>Platform; fikir, buluş, girişim, araştırma, altyapı ve yatırım aşamalarını aynı dijital zeminde buluşturarak fikirden ürüne uzanan yolun daha hızlı ve düzenli ilerlemesine katkı sağlıyor.</p>

<p>Bu yapı, özellikle sağlık teknolojilerinde uluslararası rekabet gücünün artırılması açısından stratejik önem taşıyor.</p>

<p>Türkiye’nin Üreten Sağlık Modeli İçin Stratejik Altyapı</p>

<p>Üreten Sağlık Portalı, Türkiye’nin “Üreten Sağlık Modeli” vizyonunun dijital altyapılarından biri olarak konumlanıyor.</p>

<p>Sağlıkta dönüşümün artık yalnızca hizmet sunumuyla sınırlı olmadığı; bilgi üretimi, teknoloji geliştirme, klinik araştırma, girişimcilik ve sürdürülebilir inovasyon süreçlerini de kapsadığı vurgulanıyor.</p>

<p>Portalın gelecek dönemde yeni modüllerle genişlemesi ve ulusal-uluslararası iş birlikleri açısından daha güçlü bir çekim merkezi haline gelmesi bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sonuç: Sağlıkta Üretim İçin Yeni Dönem</p>

<p>TÜSEB Üreten Sağlık Portalı, Türkiye’nin sağlık alanında sahip olduğu insan kaynağını, araştırma kapasitesini, teknolojik altyapısını ve girişimcilik potansiyelini aynı çatı altında buluşturuyor.</p>

<p>Bu yönüyle portal; yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap veren bir dijital platform değil, aynı zamanda Türkiye’nin sağlıkta üretim odaklı geleceğine açılan stratejik bir kapı niteliği taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/tuseb-ureten-saglik-portali-ile-turkiyenin-saglikta-yerli-uretim-hamlesi-dijital-ekosisteme-tasiniyor</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 17:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-0477.jpeg" type="image/jpeg" length="77408"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SBÜ Gülhane Hemşirelik Fakültesinden TÜBİTAK 2209-A Başarısı]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/sbu-gulhane-hemsirelik-fakultesinden-tubitak-2209-a-basarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/sbu-gulhane-hemsirelik-fakultesinden-tubitak-2209-a-basarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Hemşirelik Fakültesi öğrencilerinin hazırladığı 4 proje, TÜBİTAK 2209-A Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Destekleme Programı kapsamında destek almaya hak kazandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fakülte öğrencilerinin gebelik, çocuk sağlığı, adli hemşirelik ve dijital veri güvenliği gibi farklı alanlarda hazırladığı projeler, hemşirelik eğitiminin araştırma temelli gelişimine dikkat çekti.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Hemşirelik Fakültesi, öğrenci odaklı bilimsel üretim anlayışıyla TÜBİTAK 2209-A Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Destekleme Programı’nda önemli bir başarıya imza attı.</p>

<p>Fakülte öğrencileri tarafından hazırlanan 4 ayrı proje, TÜBİTAK tarafından desteklenmeye değer bulundu. Projeler; anne sağlığı, çocuklarda tıbbi işlem kaygısı, adli hemşirelik, dijital verilerin korunması ve hemşirelik biliminin gelişimi gibi güncel ve toplumsal karşılığı güçlü başlıklardan oluştu.</p>

<p>Gebelerde Doğum Korkusu ve Maternal Ambivalans Araştırılacak</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Desteklenen projelerden ilki, “Gebelerde Maternal Ambivalans ile Doğum Korkusu Arasındaki İlişkinin İncelenmesi” başlığını taşıyor.</p>

<p>Projenin danışmanlığını Prof. Dr. Gülten Güvenç yürütürken, proje yürütücülüğünü SBÜ Gülhane Hemşirelik Fakültesi 4. sınıf öğrencisi Feride Nur Doğanoğlu üstleniyor. Çalışmada gebelik döneminde anne adaylarının yaşadığı duygusal ikilemler ile doğum korkusu arasındaki ilişkinin incelenmesi hedefleniyor.</p>

<p>Çocuklarda EKG Sırasında Animasyon Video Etkisi İncelenecek</p>

<p>TÜBİTAK desteği alan ikinci proje ise çocuk sağlığı alanında hazırlandı.</p>

<p>“5-12 Yaş Grubu Çocuklarda Elektrokardiyografi Çekimi Sırasında Animasyon Video Gösteriminin Anksiyete, Korku ve İşleme Uyum Düzeyine Etkisinin Değerlendirilmesi” başlıklı projede, çocukların tıbbi işlem sürecinde yaşadığı korku ve kaygının azaltılmasına yönelik bir yaklaşım ele alınacak.</p>

<p>Projenin danışmanlığını Prof. Dr. Berna Eren Fidancı, yürütücülüğünü ise SBÜ Gülhane Hemşirelik Fakültesi 3. sınıf öğrencisi Zeynep Bilgili yapacak.</p>

<p>Adli Hemşirelik ve Dijital Veri Güvenliği Gündeme Taşındı</p>

<p>Desteklenen bir diğer proje, sağlık bilişimi ve adli hemşirelik kesişiminde hazırlandı.</p>

<p>“Sağlık Bilişim Çağında Adli Hemşirelik: Dijital Verilerin Korunmasına İlişkin Görüşlerin İçerik Analizi” başlıklı çalışmada, dijital sağlık verilerinin korunması ve adli hemşirelik alanındaki yansımaları ele alınacak.</p>

<p>Projenin danışmanlığını Dr. Öğr. Üyesi Belkız Kızıltan, yürütücülüğünü ise SBÜ Gülhane Hemşirelik Fakültesi 3. sınıf öğrencisi Büşra Karaca üstleniyor.</p>

<p>Adli Hemşireliğin Bilim Dalı Olarak Gelişimi İncelenecek</p>

<p>TÜBİTAK tarafından desteklenen dördüncü proje ise adli hemşireliğin akademik ve kurumsal gelişimine odaklanıyor.</p>

<p>“Adli Hemşirelik Alanının Bilim Dalı Olarak Gelişimine Yönelik Gereksinimlerin Belirlenmesi: Görüşmeler ve Sistematik Literatür Analiziyle Karma Bir Çalışma” başlıklı projenin danışmanlığını Dr. Öğr. Üyesi Belkız Kızıltan, yürütücülüğünü ise SBÜ Gülhane Hemşirelik Fakültesi 3. sınıf öğrencisi Beyza Eraltın yürütecek.</p>

<p>Rektörden Aydın’dan Öğrencilere ve Danışman Akademisyenlere Tebrik</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın, Gülhane Hemşirelik Fakültesinin TÜBİTAK 2209-A başarısının üniversitenin araştırma kültürünü güçlendiren önemli bir adım olduğunu belirterek öğrencileri ve danışman akademisyenleri tebrik etti.</p>

<p>Rektör Aydın, öğrencilerin lisans döneminden itibaren bilimsel araştırma süreçlerine katılmasının sağlık bilimleri eğitimi açısından büyük değer taşıdığını vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Üniversitemizin temel hedeflerinden biri, öğrencilerimizi yalnızca mesleki bilgiyle değil, aynı zamanda bilimsel düşünme, araştırma üretme ve çözüm geliştirme becerileriyle yetiştirmektir. Gülhane Hemşirelik Fakültemizin öğrencileri tarafından hazırlanan projelerin TÜBİTAK tarafından desteklenmesi bizler için gurur vericidir. Öğrencilerimizi, onlara rehberlik eden kıymetli danışman hocalarımızı ve fakülte yönetimimizi gönülden tebrik ediyorum.”</p>

<p>Hemşirelik Eğitiminde Araştırma Kültürü Güçleniyor</p>

<p>TÜBİTAK 2209-A programı, üniversite öğrencilerinin lisans düzeyinde araştırma yapmasını teşvik eden önemli destek mekanizmaları arasında yer alıyor. SBÜ Gülhane Hemşirelik Fakültesinin elde ettiği bu başarı, öğrencilerin bilimsel üretime erken dönemde katılmasını ve sağlık alanındaki sorunlara araştırma temelli çözümler geliştirmesini destekliyor.</p>

<p>Fakülte öğrencilerinin hazırladığı projelerin farklı alanlara odaklanması ise hemşirelik mesleğinin yalnızca bakım hizmetiyle sınırlı olmadığını; anne-çocuk sağlığından adli bilimlere, dijital veri güvenliğinden akademik alan gelişimine kadar geniş bir bilimsel zemine sahip olduğunu ortaya koydu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/sbu-gulhane-hemsirelik-fakultesinden-tubitak-2209-a-basarisi</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 12:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-0451.jpeg" type="image/jpeg" length="18330"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul’da Afetlere Karşı Ortak Akıl Buluşması Gerçekleştirildi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/istanbulda-afetlere-karsi-ortak-akil-bulusmasi-uluslararasi-kongre-sbude-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/istanbulda-afetlere-karsi-ortak-akil-bulusmasi-uluslararasi-kongre-sbude-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bilimleri Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen 1. Uluslararası Acil Yardım ve Afet Yönetimi Kongresi, afetlere hazırlık, risk azaltma ve müdahale kapasitesinin geliştirilmesine yönelik önemli başlıkları gündeme taşıdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen 1. Uluslararası Acil Yardım ve Afet Yönetimi Kongresi, afetlere hazırlık, risk azaltma, afet tıbbı ve toplum dirençliliği başlıklarını aynı platformda buluşturdu. Kongrede 100’ü aşkın akademik bildiri sunuldu.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Hamidiye Külliyesi, afet yönetimi alanında önemli bir uluslararası buluşmaya ev sahipliği yaptı. Kadıköy’de gerçekleştirilen 1. Uluslararası Acil Yardım ve Afet Yönetimi Kongresi, kamu kurumlarını, akademisyenleri, yerel yönetimleri, sivil toplum temsilcilerini ve saha profesyonellerini bir araya getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cumhurbaşkanlığı Yerel Yönetim ve Afet Politikaları Kurulu himayelerinde düzenlenen kongre; SBÜ Hamidiye Sağlık Bilimleri Fakültesi Acil Yardım ve Afet Yönetimi Bölüm Başkanlığı, Hamidiye Sağlık Bilimleri Enstitüsü Afet Tıbbı Ana Bilim Dalı Başkanlığı ve Acil Yardım ve Afet Yöneticileri Derneği (AYAYDER) iş birliğiyle gerçekleştirildi.</p>

<p>Afet Yönetiminde Akademi ve Saha Aynı Masada Buluştu</p>

<p>Kongrenin açılışında konuşan Türk Kızılay Genel Başkan Yardımcısı Emre Koç, afet yönetiminin yalnızca kriz anındaki müdahalelerden ibaret görülmemesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Koç, hazırlık, risk azaltma, müdahale kapasitesi, afet tıbbı, yangın güvenliği, yerel yönetimler ve toplum dirençliliği gibi başlıkların ortak akılla ele alınmasının önemine dikkat çekti.</p>

<p>Akademik bilgi ile saha tecrübesinin aynı masada buluşmasının afet yönetiminin kalitesini artıracağını vurgulayan Koç, kurumlar arası bilgi paylaşımının sonraki afetlere hazırlık açısından hayati olduğunu ifade etti.</p>

<p>Prof. Dr. Arzu Gerçek: “Geniş Bir Paydaş Ailesinin Birikimi Buluştu”</p>

<p>SBÜ Hamidiye Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Arzu Gerçek, Acil Yardım ve Afet Yönetimi Lisans Programı’nın akademik eğitime başlamasının 21. yılına ulaştığını söyledi.</p>

<p>Bir hayalle başlayan eğitim yolculuğunun bugün Türkiye’nin dört bir yanında büyük bir aileye dönüştüğünü belirten Gerçek, 1999 Marmara Depremi’nin afet yönetiminde profesyonelleşme ihtiyacını acı biçimde gösterdiğini ifade etti.</p>

<p>Gerçek, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerinin ise afetlere karşı daha güçlü sistemler kurulması gerektiğini yeniden hatırlattığını belirtti.</p>

<p>Kongrenin kurumlar arası birlikteliğe bilimsel zemin oluşturduğunu kaydeden Gerçek, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“AFAD’dan Türk Kızılayına, üniversitelerimizden belediyelerimize, itfaiyemizden hastanelerimize uzanan geniş bir paydaş ailenin birikimini bir araya getireceğiz ve birbirimizle bilgi alışverişinde bulunacağız.”</p>

<p>“Vatandaş Afetin Seyircisi Değil, Aktif Paydaşı Olmalı”</p>

<p>SBÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Acil Yardım ve Afet Yönetimi Bölüm Başkanı ve Afet Tıbbı Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Kerem Kınık, afet kavramına ilişkin önemli bir değerlendirmede bulundu.</p>

<p>Kınık, sismik risklerin, depremlerin, meteorolojik tehlikelerin, yağmur ve sellerin tek başına afet olmadığını; afetin, bireyin, toplumun ve sistemin ihmalleriyle büyüyen kırılganlıkların sonucu olduğunu söyledi.</p>

<p>Vatandaşın afet yönetiminde yalnızca “hizmet alan” konumunda görülmesinin doğru olmadığını vurgulayan Kınık, afet bilincinin ilköğretimden itibaren müfredata yerleşmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Kınık, hane bazında afet planı, mahalle bazında ilk yardım yetkinliği ve okul bazında tatbikatların artık ertelenemeyecek bir sorumluluk olduğunu ifade etti.</p>

<p>Afet Yönetiminde Yeni Başlıklar Gündeme Taşındı</p>

<p>AYAYDER Başkanı Hüseyin Koçak, acil yardım ve afet yönetiminin Türkiye’de önemli bir dönüşüm geçirdiğini söyledi.</p>

<p>Koçak, bu alanın artık yalnızca bir eğitim programı değil; akademik bir disiplin, mesleki bir uzmanlık alanı ve kurumsal kapasite üreten stratejik bir yapı haline geldiğini belirtti.</p>

<p>Son yıllarda afet lojistiği, afet psikolojisi, sağlık-afet yönetimi, hastane-afet planlaması, kitlesel toplanma yönetimi, afet eğitimi, afet okuryazarlığı ve yapay zekâ destekli afet sistemleri gibi başlıkların daha görünür hale geldiğine dikkat çekildi.</p>

<p>100’ü Aşkın Bilimsel Bildiri Sunuldu</p>

<p>Kongre kapsamında Türkiye’deki 20’den fazla Acil Yardım ve Afet Yönetimi bölümünden akademisyenler ve alan uzmanları bir araya geldi.</p>

<p>Doç. Dr. Kerem Kınık, afet sektörünün insan kaynağı ihtiyacının, bu insan kaynağının hangi müfredatla yetiştirileceğinin ve afet sistemlerinin nasıl güçlendirileceğinin kongrede çok boyutlu olarak ele alındığını belirtti.</p>

<p>Kongreye 100’ü aşkın akademik bildirinin geldiğini ifade eden Kınık, toplumsal dayanıklılık oluşmadan afetlere hazırlık, müdahale ve iyileştirme süreçlerinin güçlü yürütülemeyeceğine dikkat çekti.</p>

<p>Beş Ana Panelde Afet Yönetiminin Geleceği Tartışıldı</p>

<p>Kongrede “Acil Yardım ve Afet Yönetimi Özel Oturumu”, “Afet Tıbbı”, “Yangın Güvenliği ve İtfaiyecilik”, “Afet Risk Yönetimi” ile “Yerel Yönetimler ve Afet Yönetimi” başlıklarında beş ana panel düzenlendi.</p>

<p>Üç paralel salonda gerçekleştirilen oturumlarda bilimsel bildiriler sunuldu, afet yönetimi alanındaki güncel sorunlar ve çözüm önerileri değerlendirildi.</p>

<p>Kongre, “Acil Yardım ve Afet Yönetimi Lisans Programı Ulusal Çekirdek Eğitim Çalıştayı” ve kongre bildirgesinin okunmasıyla tamamlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/istanbulda-afetlere-karsi-ortak-akil-bulusmasi-uluslararasi-kongre-sbude-basladi</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 11:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-0428.jpeg" type="image/jpeg" length="69240"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SBÜ İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi: Yarım Asrı Aşan Hizmet, Büyüyen Bir Sağlık Kenti]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/sbu-izmir-tepecik-egitim-ve-arastirma-hastanesi-yarim-asri-asan-hizmet-buyuyen-bir-saglik-kenti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/sbu-izmir-tepecik-egitim-ve-arastirma-hastanesi-yarim-asri-asan-hizmet-buyuyen-bir-saglik-kenti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[1969’da doğumevi olarak başlayan SBÜ İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi‘nin yolculuğu, bugün eğitim, araştırma ve özellikli sağlık hizmetlerini aynı çatı altında buluşturan güçlü bir sağlık kampüsüne dönüştü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarihçe: Sosyal Sigortalar Kurumu’ndan Sağlık Bilimleri Üniversitesine Uzanan Köklü Bir Yolculuk</p>

<p>İzmir’in sağlık tarihiyle özdeşleşmiş bir isim: Tepecik Hastanesi. 1969 yılında SSK Tepecik Doğumevi olarak açılan kapılar, bugün binlerce sağlık çalışanının emek verdiği, yüz binlerce hastanın şifa bulduğu dev bir eğitim ve araştırma hastanesinin temelini oluşturuyor.</p>

<p>Yıllar içinde yalnızca büyüyen değil; her dönüşümden güçlenerek çıkan Tepecik, akademik yapısı, özellikli hizmet alanları ve yetişmiş insan gücüyle Ege Bölgesi’nin en önemli sağlık merkezlerinden biri haline geldi. Merkez yerleşkesinin yanı sıra Bornova Ek Hizmet Binası, Konak Ek Hizmet Binası, semt poliklinikleri, eğitim aile sağlığı merkezleri ve özellikli birimleriyle sağlık hizmetini İzmir’in farklı noktalarına taşıyarak erişilebilir ve güçlü bir sağlık ağı oluşturdu.</p>

<p>Hastanemizin kökleri, 1971 yılında Sosyal Sigortalar Kurumu bünyesinde atılan ilk adımlara uzanmaktadır. Kurulduğu günden bu yana yalnızca büyüyen değil; değişen sağlık ihtiyaçlarına uyum sağlayarak her dönüşümden daha da güçlenerek çıkan bir kurum olmuştur.</p>

<p>5 Şubat 2005 tarihinde Sağlık Bakanlığı çatısı altına geçen hastanemiz, 2 Kasım 2012 itibarıyla Kamu Hastaneleri Birliği İzmir Kuzey Genel Sekreterliği’ne bağlanarak kurumsal yapısını daha da güçlendirmiştir. Aynı yıl, 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile eski adıyla Ege Doğumevi ve Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin Tepecik bünyesine katılması; yalnızca fiziki bir birleşme değil, bilgi birikimi, deneyim ve sağlık hizmeti kapasitesinin büyümesi anlamına gelmiştir. Ekrem Hayri Üstündağ Kadın Hastalıkları ve Doğum Hastanesi’nin Konak Ek Hizmet Binası olarak yapıya dahil edilmesiyle birlikte hastanemiz, İzmir’in sağlık yükünü omuzlayan daha güçlü bir merkez haline gelmiştir.</p>

<p>İstanbul'da kurulan Türkiye Sağlık Bilimleri Üniversitesi ile Sağlık Bakanlığı arasında imzalanan protokol kapsamında Sağlık Bilimleri Üniversitesi’ne bağlanan Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi, 2016 yılında Üniversite Hastanesi Statüsü kazanmıştır.</p>

<p>25 Temmuz 2016 tarihinde, 667 sayılı KHK kapsamında kapatılan Şifa Üniversitesi Hastanesi’nin Sağlık Bilimleri Üniversitesi’ne devredilmesiyle hastanemiz bugünkü adını ve akademik misyonunu kazanmıştır. Böylece sağlık hizmeti, eğitim ve bilimsel üretimi aynı çatı altında buluşturan güçlü bir sağlık kampüsü yapısı oluşmuştur.</p>

<p>2023 yılında İzmir Şehir Hastanesi’nin açılmasıyla birlikte çok sayıda sağlık profesyonelimizin yeni yapılanmaya geçiş yapması, Tepecik’in sağlık sistemine yetiştirdiği insan gücünün en somut göstergelerinden biri olmuştur. Hastanemiz, yıllar içinde birçok kuruma kaynak olmuş, büyümüş, bölünmüş, yeni yapılar doğurmuş; ancak her dönüşümden sonra köklü deneyimi, yetişmiş kadroları ve güçlü kurumsal kültürüyle varlığını daha da sağlamlaştırmıştır.</p>

<p>Bugün yaklaşık 100.671 m² kapalı alanda hizmet sunan hastanemiz; yalnızca İzmir’in değil, Ege Bölgesi’nin en büyük ve en köklü eğitim ve araştırma hastanelerinden biri olarak sağlık hizmeti sunmaya, sağlık profesyonelleri yetiştirmeye ve bölgeye değer katmaya kararlılıkla devam etmektedir.</p>

<p>2025 yılı, 910 yatak kapasitesi, 23 ameliyathane, yaklaşık 155poliklinik, ikinci ve üçüncü basamak hizmet altyapısı ile bölgenin en önemli sağlık merkezlerinden biri konumundadır. Güçlü teknik ve klinik altyapısıyla yılda ortalama 2.200.000 ayaktan muayene, 350.000 acil servis başvurusu, 51.000ameliyat, 36.000 yatarak tedavi hizmeti ve 1.005 doğum, 650.000. görüntüle hizmeti, 8.850.000 laboratuvar tetkiki, 8500 yoğun bakım tedavisi alan hasta sayısı ve 60.000 diyaliz seansı gerçekleştirilmekte; artan hizmet kapasitesiyle sağlık hizmet sunumu kesintisiz şekilde sürdürülmektedir.</p>

<p></p>

<p>Hastanemiz, 3937 kişilik çalışan kadrosuyla aynı zamanda İzmir’in en büyük sağlık istihdam merkezlerinden biridir. Akademik yapısında 2 eğitim görevlisi 50 öğretim üyesi 4 doktor öğretim üyesi ve 53 başasistan yer almakta; 362 uzman hekim ve 537 asistan hekim ile eğitim, araştırma ve sağlık hizmeti birlikte yürütülmektedir. Sağlık bakım hizmetlerinin temel gücünü oluşturan 1290 hemşire ve ebe ile birlikte teknik, idari ve destek ekiplerinin katkısı sayesinde multidisipliner ve sürdürülebilir bir sağlık hizmet modeli oluşturulmaktadır.</p>

<p>Merkez bina ve ek hizmet yapılarıyla toplam yatak kapasitesi 910’a ulaşırken, bunların 224’ü nitelikli yatak statüsündedir. 143 yataklı yoğun bakım altyapısı ise hastanemizi Ege Bölgesi’nin en donanımlı kritik bakım merkezlerinden biri haline getirmektedir.%82 düzeyindeki yatak doluluk oranı; hastanemize duyulan güvenin, hizmet kapasitesinin ve bölgesel referans merkezi niteliğinin güçlü bir göstergesi olarak öne çıkmaktadır.</p>

<p>Ek Hizmet Binaları: Genişleyen Ayak İzimiz</p>

<p>Tepecik, ana binasının ötesinde İzmir geneline yayılmış birden fazla ek hizmet binasıyla hizmet veriyor. Bu yapı, hastanenin kapasitesini artırmakla kalmayıp ilçe bazlıerişilebilirliği de köklü biçimde iyileştiriyor.</p>

<p></p>

<p>Toplum Ruh Sağlığı Merkezi: Toplumla İç İçe, Çok Yönlü Ruh Sağlığı Hizmeti</p>

<p>Yaklaşık 280 hastaya hizmet sunan Toplum Ruh Sağlığı Merkezimiz, yalnızca tedavi odaklı değil; bireyin sosyal yaşama katılımını, psikososyal iyilik halini ve yaşam becerilerini destekleyen bütüncül bir bakım anlayışıyla faaliyet göstermektedir.</p>

<p>Merkezimizde 1 hekim, 2 psikolog, 1 sosyal hizmet uzmanı, 1 hemşire ve ergoterapist eşliğinde multidisipliner bir yaklaşımla hizmet sunulmaktadır. Düzenli takip süreçlerinin yanı sıra, belirli periyotlarda başvuruya gelemeyen hastalara ev ziyaretleri gerçekleştirilerek bakımın sürekliliği ve erişilebilirliği güçlendirilmektedir.</p>

<p>Okuma alanı, görüşme odaları, etkinlik ve terapi alanları ile iş-uğraş odalarından oluşan merkez yapısı; bireylerin yalnızca klinik açıdan değil, sosyal ve üretken yaşam becerileri açısından da desteklenmesini amaçlamaktadır. Toplum Ruh Sağlığı Merkezimiz, bireyi yeniden yaşamın içine dahil etmeyi hedefleyen insan odaklı yaklaşımıyla ruh sağlığı hizmetlerinde önemli bir rol üstlenmektedir.</p>

<p>Eğitim Aile Sağlığı Merkezleri: Koruyucu Sağlığın Güçlü Temsilcisi</p>

<p>Eğitim Aile Sağlığı Merkezlerimiz, bireyin yaşamın her dönemindeki sağlık gereksinimlerini bütüncül bir yaklaşımla ele alan güçlü bir birinci basamak sağlık hizmet modeli sunmaktadır. Koruyucu sağlık hizmetlerinden tanı, tedavi, rehabilitasyon ve danışmanlık süreçlerine kadar geniş bir yelpazede hizmet veren merkezlerimiz; toplum sağlığının güçlendirilmesinde önemli bir rol üstlenmektedir.</p>

<p>Aile hekimleri, kendilerine kayıtlı bireyleri koruyucu, geliştirici ve tedavi edici sağlık hizmetleri kapsamında düzenli olarak takip etmektedir. Ana çocuk sağlığı, gebe-lohusa izlemleri, çocuk, adölesan, erişkin ve yaşlı sağlığı hizmetleri ile kanser ve kronik hastalık taramaları yürütülmektedir.</p>

<p>Eğitim Aile Sağlığı Merkezlerinde bireylerin sağlık kayıtları güncellenmekte, periyodik değerlendirmeler yapılmakta ve gerekli durumlarda ev ziyaretleri ile bakım sürekliliği sağlanmaktadır. Ayrıca ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşlarıyla koordinasyon içinde sevk, takip ve evde bakım süreçleri yürütülmektedir.</p>

<p>Hastanemiz birinci basamak sağlık hizmetlerini Bornova 27 Nolu Eğitim Aile Sağlığı Merkezi, Karşıyaka 19 Nolu 15 Temmuz Eğitim Aile Sağlığı Merkezi ve Çamdibi 31 NoluEğitim Aile Sağlığı Merkezi aracılığıyla sürdürmektedir.</p>

<p></p>

<p><img src="blob:https://tibbiyebulteni.com/25beae9f-980c-43f3-919b-58b799efb7ca" /></p>

<p></p>

<p>Çamdibi Semt Polikliniği:Semtin Güçlü Sağlık Hizmeti</p>

<p>Çamdibi Semt Polikliniği, birinci ve ikinci basamak sağlık hizmetlerini mahalle düzeyine taşıyarak bölge halkının sağlık hizmetine hızlı ve kolay erişimini sağlamaktadır. Poliklinik muayeneleri, kronik hastalık izlemleri ve koruyucu sağlık hizmetlerinin yanı sıra küçük müdahale işlemleri de gerçekleştirilmekte; böylece birçok sağlık ihtiyacına yerinde ve etkin çözümler sunulmaktadır.</p>

<p>Tepecik’in güçlü sağlık hizmet anlayışını mahalle ölçeğine taşıyan polikliniğimiz, erişilebilir ve bütüncül sağlık hizmetinin önemli bir parçası olarak hizmet vermeye devam etmektedir.</p>

<p><img src="blob:https://tibbiyebulteni.com/2a8a79b9-894c-4b5a-8961-280894fdf7db" /></p>

<p>Bornova Ek Hizmet Binamız: Tepecik Markasının Yeni Nesil Yüzü</p>

<p>İzmir Çevre Yolu üzerinde konumlanan Bornova Ek Hizmet Binamız, kısa sürede yalnızca bir ek hizmet yapısı olmanın ötesine geçerek kentin önemli sağlık merkezlerinden biri haline gelmiştir. 33.000 m² tapu alanı üzerinde yükselen, üç bloktan oluşan ve 16.908 m² kapalı kullanım alanına sahip yapı; 173 yatak kapasitesi, 43 MHRS randevu kapasiteli poliklinik güçlü bir sağlık altyapısı sunmaktadır.</p>

<p>Bornova Ek Hizmet Binamızda, yıllardır güven ve kaliteyle özdeşleşen Tepecik Kadın Doğum markası aynı kararlılıkla yaşatılmaktadır. Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği ile birlikte hizmet veren 45 poliklinik hattı; kadın sağlığı, gebelik takibi ve doğum hizmetlerinde yoğun ve nitelikli bir ayaktan bakım kapasitesi oluşturmaktadır. Neonatoloji alanında ise 22 yataklı 3. Basamak Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi, prematüre ve yüksek riskli yenidoğan bakımında bölgenin önemli referans merkezlerinden biri olarak hizmet vermektedir.</p>

<p>A, B ve C bloklardan oluşan yerleşkede; iki ayrı klinikten oluşan 44 yataklı palyatif bakım hizmetleri, 12 yataklı Anestezi Yoğun Bakım Ünitesi, 7 ameliyathane, 6 doğumhane odası, obstetri ve perinatoloji servisleri, jinekolojik onkoloji kliniği, dahiliye ve cerrahi servisleri, 28 yataklı hemodiyaliz ünitesi ile fizik tedavi ve rehabilitasyon birimi yer almaktadır.Bunlara ek olarak, Sağlık Bakanlığı’nın “Her Gebeye Bir Ebe” projesi kapsamında Gebe Polikliniği; “Doğal Olan Normal Doğum Eylem Planı” kapsamında ise Ebe Polikliniği hizmete açılmıştır. Bu yapılanmayla anne adaylarına gebelikten doğuma uzanan süreçte daha yakın, bütüncül ve danışmanlık odaklı bakım sunulması hedeflenmektedir.</p>

<p>B Blok bünyesindeki Nükleer Tıp Ünitesi, Gama Kamera (SPECT-CT) sistemi ve iyot odaları sayesinde ileri düzey radyonüklid tanı ve tedavi hizmetleri sunulmaktadır.</p>

<p></p>

<p>Özellikli Hizmetlerimiz: Güçlü Referans Merkezi Kimliği</p>

<p></p>

<p>SBÜ İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi; ileri teknoloji, deneyimli ekipleri ve multidisipliner yaklaşımıyla yalnızca İzmir’in değil, Türkiye’nin sayılı tersiyer sağlık merkezlerinden biri olarak özellikli sağlık hizmetleri sunmaktadır.</p>

<p>• İnce Barsak Nakil Merkezi: Ülkemizde sınırlı sayıda merkezde gerçekleştirilebilen ince barsak nakli uygulamalarıyla yüksek düzey cerrahi deneyim sunulmaktadır.</p>

<p>• ROP Tanı ve Tedavi Merkezi: Prematüre retinopatisitanı ve tedavisinde Ege Bölgesi’nin önemli referans merkezlerinden biridir.</p>

<p>• ÇİDEM (Çocuk İşitme Değerlendirme Merkezi): Erken tanı ve rehabilitasyon süreçleriyle çocuk işitme sağlığında özelleşmiş hizmet sunulmaktadır.</p>

<p>• Nükleer Tıp ve Gamma Kamera Ünitesi: Gelişmiş sintigrafik görüntüleme ve nükleer tıp uygulamaları merkez ve Bornova yerleşkelerinde sürdürülmektedir.</p>

<p>• Kas Hastalıkları Merkezi: Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen 12 Nöromüsküler Hastalık Merkezi’nden biri olan merkezimiz; DMD, SMA, ALS ve benzeri hastalıkların tanı ve tedavisinde bölgesel referans gücü taşımaktadır.</p>

<p>• Sağlıklı Yaş Alma Merkezi (YAŞAM): 80 yaş ve üzeri bireyler için evde değerlendirme, sağlık koordinasyonu ve bütüncül yaşlı bakım hizmetleri sunulmaktadır.</p>

<p>• Diyaliz Merkezi: 1980 yılından bu yana hizmet veren merkezimiz, Ege Bölgesi’nin ilk diyaliz ünitelerinden biri olarak modern altyapısı ve organ nakli destek hizmetleriyle faaliyet göstermektedir.</p>

<p>• Anne ve Bebek Dostu Hastane: Anne sütü, güvenli doğum ve anne-bebek bağlanmasını destekleyen yaklaşımıyla örnek bir bakım modeli sunulmaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>• Kemoterapi Ünitesi: Onkoloji hastalarına modern tedavi altyapısı ve multidisipliner bakım anlayışıyla hizmet verilmektedir.</p>

<p>• Terapötik Aferez Ünitesi: Özellikli hematolojik ve immünolojik hastalıklarda ileri tedavi uygulamaları gerçekleştirilmektedir.</p>

<p>• Elektrofizyoloji Laboratuvarı: İleri kardiyak ritim bozukluklarının tanı ve girişimsel tedavileri başarıyla uygulanmaktadır.</p>

<p>• Hastane Sınıfı: Eğitim süreçlerinin devamlılığının sağlanması amacı ile çocuk hastalara yönelik sürdürülebilir eğitim desteği sağlanmaktadır.</p>

<p>• Kızılay Market: Sosyal destek yaklaşımını güçlendiren uygulamalarla ihtiyaç sahibi hastalara ücretsiz destek sunulmaktadır.</p>

<p>• Anestezi Palyatif Kliniği:Kritik hasta yönetimi ve yaşam kalitesini destekleyen bakım hizmetlerinde yüksek kapasiteyle hizmet sunulmaktadır.</p>

<p></p>

<p><img src="blob:https://tibbiyebulteni.com/9d6dfcb8-9a70-4cbe-9d12-11fbae844da6" /><img src="blob:https://tibbiyebulteni.com/3fd1b799-bd0e-4a17-9128-92abb9799284" /></p>

<p>Tüm bu özellikli hizmet alanları; hastanemizin yalnızca tedavi sunan bir sağlık kurumu değil, aynı zamanda ileri düzey eğitim, araştırma ve referans merkezi kimliğini taşıyan güçlü bir sağlık üssü olduğunu ortaya koymaktadır.</p>

<p>Kuruluşundaki mütevazı doğumevi kimliğinden bugün Ege Bölgesi’nin en önemli eğitim ve araştırma hastanelerinden birine dönüşen hastanemiz; güçlü akademik kadrosu, gelişen teknolojik altyapısı ve köklü kurumsal kültürüyle sağlık hizmetlerinde büyümeye ve dönüşmeye devam etmektedir.</p>

<p>Hastanemiz yalnızca sağlık hizmet sunan bir merkez değil; aynı zamanda eğitim ve bilim üretiminin güçlü bir parçasıdır. Yoğun Bakım Hemşireliği, Palyatif Bakım Hemşireliği, Stoma ve Yara Bakım Hemşireliği, Çocuk Acil Hemşireliği, Ameliyathane Hemşireliği, Nütrisyon Hemşireliği, Pediatrik Diyaliz, Kan Bankacılığı ve Transfüzyon Tıbbı ile Eğitim Programı Yürütücülüğü gibi birçok sertifikalı eğitim programı yürütülmekte; ulusal düzeyde düzenlenen sempozyum, kurs ve bilimsel toplantılara ev sahipliği yapılmaktadır. Merkezi konumu ve güçlü akademik yapısıyla hastanemiz, sağlık profesyonellerinin buluşma noktalarından biri olmayı sürdürmektedir.</p>

<p>Hasta bakım kalitesini ve hizmet standartlarını daha ileri taşımak amacıyla klinik ve servis altyapılarımız sürekli yenilenmekte; modern, erişilebilir ve güvenli sağlık alanları oluşturulmaktadır.</p>

<p>Bugün hastanemiz; sağlık hizmetinde model, bilimsel üretimde referans, eğitimde öncü bir kurum olma vizyonuylaİzmir’e ve ülkemize değer katmaya kararlılıkla devam etmektedir.</p>

<p></p>

<p>Geçmişten bugüne taşınan dayanışma kültürü ve güçlü takım ruhu ile “Tepecik Ailesi” her geçen gün daha da büyümektedir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/sbu-izmir-tepecik-egitim-ve-arastirma-hastanesi-yarim-asri-asan-hizmet-buyuyen-bir-saglik-kenti</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 18:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-9725.jpeg" type="image/jpeg" length="18913"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trabzon’da Bir Hekimden Yüreklere Dokunan Çağrı: “Randevu Alamıyorsanız Bana Yazın”]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonda-bir-hekimden-yureklere-dokunan-cagri-randevu-alamiyorsaniz-bana-yazin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonda-bir-hekimden-yureklere-dokunan-cagri-randevu-alamiyorsaniz-bana-yazin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon Ahi Evren Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Polikliniği’nde görev yapan Prof. Dr. İsmet Durmuş, örnek bir davranışa imza attı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kalp şikâyeti bulunan ancak 182 ya da MHRS üzerinden kardiyoloji randevusu alamayan vatandaşlara seslenen Prof. Dr. Durmuş, ihtiyaç halinde kendisine yazılı olarak WhatsApp üzerinden ulaşılabileceğini belirtti.</p>

<p>Prof. Dr. Durmuş’un, “Kardiyoloji muayenesi için 182’den veya MHRS’den randevu alamamanız ve belirgin kalp şikâyetiniz olması durumunda WhatsApp’tan yazılı olarak bana ulaşırsanız yardımcı olmaya çalışırım” ifadeleri, kısa sürede takdir topladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hastaya Ulaşan Hekimlik Anlayışı</p>

<p>Sağlık hizmetinin yalnızca muayene odasında verilen bir hizmet olmadığını gösteren bu yaklaşım, hekimlik mesleğinin gönül boyutunu bir kez daha hatırlattı.</p>

<p>Darda olana el uzatmak, hastanın derdine çare aramak ve şifaya vesile olmak; hem insanlık hem de meslek ahlakı açısından büyük bir değer taşıyor.</p>

<p>Prof. Dr. İsmet Durmuş’un bu çağrısı, “gerçek hizmet” anlayışının en sade ve en güçlü örneklerinden biri olarak değerlendirildi.</p>

<p>Gönüllere Dokunan Bir Davranış</p>

<p>Kalp hastalıklarında erken başvuru ve doğru yönlendirme hayati önem taşırken, randevuya erişimde zorluk yaşayan hastalara destek olmak büyük bir sorumluluk örneği olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Prof. Dr. Durmuş’un bu duyarlı yaklaşımı, sağlık camiasında ve vatandaşlar arasında takdirle karşılandı.</p>

<p>Niyet halis olunca yapılan iş yalnızca bir hizmet olarak kalmıyor; gönüllerde de yer buluyor. Prof. Dr. İsmet Durmuş’un bu örnek davranışı, hekimliğin insan hayatına dokunan en kıymetli yönünü bir kez daha gösterdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonda-bir-hekimden-yureklere-dokunan-cagri-randevu-alamiyorsaniz-bana-yazin</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 09:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-8890.jpeg" type="image/jpeg" length="29587"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
