<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Tıbbiye Bülteni | Sağlık Haberleri</title>
    <link>https://www.tibbiyebulteni.com</link>
    <description>Tıbbiye Bülteni, sağlık ve tıp alanındaki güncel gelişmeleri bilimsel doğruluk temelinde okuyucularına ulaştıran bağımsız sağlık haber platformudur.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.tibbiyebulteni.com/rss/hukuk" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 07 May 2026 02:46:57 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/rss/hukuk"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[YSK’da Yeni Dönem: Başkanlığa Serdar Mutta Seçildi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/yskda-yeni-donem-baskanliga-serdar-mutta-secildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/yskda-yeni-donem-baskanliga-serdar-mutta-secildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yüksek Seçim Kurulu’nda kritik görev değişimi gerçekleşti. Görev süresi sona eren Ahmet Yener’in ardından YSK Başkanlığı görevine kurul üyesi Serdar Mutta seçildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Böylece Türkiye’nin seçim süreçlerini yönetecek en kritik kurumlardan birinde yeni dönem resmen başlamış oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>YSK’da başkanlık seçimi, görev süresi dolan üyelerin yerine Yargıtay ve Danıştay kontenjanlarından yeni isimlerin belirlenmesinin ardından yapıldı. Yeni üyelerin yemin ederek göreve başlaması sonrası gerçekleştirilen oylamada Serdar Mutta başkanlığa, İsmail Kalender ise başkanvekilliğine seçildi.</p>

<p>Yeni Başkan Serdar Mutta’nın ilk açıklamaları da dikkat çekti. Mutta, seçim süreçlerinin “hukuk dairesinde, şeffaf ve tarafsız şekilde yürütülmesi” için çalışacaklarını söyledi. YSK’nın anayasal sorumluluğuna vurgu yapan Mutta, kurulun bağımsızlık çizgisini sürdüreceği mesajını verdi.</p>

<p>1974 yılında Hatay’ın Kırıkhan ilçesinde doğan Serdar Mutta, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. Hakimlik görevlerinin ardından Adalet Bakanlığı bünyesinde çeşitli üst düzey görevlerde bulunan Mutta, 2018’de Yargıtay üyeliğine seçildi. 2023 yılında ise Yargıtay kontenjanından YSK üyeliğine getirilmişti.</p>

<p>YSK’daki bu değişim, Türkiye’nin önümüzdeki seçim süreçleri açısından da dikkatle takip ediliyor. Kurulun yeni yönetiminin özellikle seçim güvenliği, dijital seçim süreçleri ve itiraz mekanizmaları konusunda nasıl bir yol izleyeceği merak konusu oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/yskda-yeni-donem-baskanliga-serdar-mutta-secildi</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 20:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-8982.jpeg" type="image/jpeg" length="33895"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AYM Kararı Çıktı, 4D İşçiler Uygulama Bekliyor: Tayin Hakkı Daha Fazla Ertelenmemeli]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/aym-karari-cikti-4d-isciler-uygulama-bekliyor-tayin-hakki-daha-fazla-ertelenmemeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/aym-karari-cikti-4d-isciler-uygulama-bekliyor-tayin-hakki-daha-fazla-ertelenmemeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anayasa Mahkemesi’nin 4D sürekli işçiler için verdiği tayin yasağı iptal kararı, kamu işçileri arasında büyük beklenti oluşturdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Yıllardır “çakılı kadro” uygulaması nedeniyle eşinden, çocuğundan, ailesinden ve sosyal düzeninden ayrı yaşamak zorunda kalan binlerce işçi, artık kararın kâğıt üzerinde kalmamasını istiyor.</p>

<p>AYM, 375 sayılı KHK’da yer alan ve sürekli işçilerin “çalıştırıldıkları teşkilat ve birimde” istihdam edilmesini öngören ibareyi Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti. Karar 9 Mart 2026’da Resmî Gazete’de yayımlandı. Ancak iptal hükmünün yürürlüğe girmesi 9 ay sonraya bırakıldı. Bu da kararın 9 Aralık 2026’da yürürlüğe gireceği anlamına geliyor.</p>

<p>4D İşçiler İçin Mesele Artık “Hak Var mı?” Değil</p>

<p>Kararla birlikte 4D sürekli işçiler açısından en temel tartışma değişti. Artık mesele tayin hakkının hukuken mümkün olup olmadığı değil, bu hakkın nasıl ve ne zaman uygulanacağı.</p>

<p>Sürekli işçiler, kamu hizmetinin yükünü yıllardır taşıyan geniş bir çalışan grubunu oluşturuyor. Ancak bu işçilerin önemli bir bölümü, aile birliği, sağlık mazereti, eğitim durumu veya zorunlu yaşam koşullarına rağmen kurumlar arası ya da şehirler arası yer değişikliği yapamıyordu.</p>

<p>Bu tablo, sadece idari bir sorun değil; doğrudan insan hayatına dokunan bir mağduriyet alanı hâline geldi.</p>

<p>Aile Birliği Daha Fazla Bekletilmemeli</p>

<p>4D işçilerin beklediği düzenleme bir ayrıcalık değil, insani ve makul bir taleptir. Eşi başka şehirde çalışan, çocuğunun eğitimi için yer değiştirmesi gereken, sağlık sorunu nedeniyle ailesinin yanında bulunmak zorunda kalan işçiler için tayin hakkı yalnızca çalışma hayatı meselesi değildir.</p>

<p>Bu hak, aynı zamanda aile bütünlüğü, sosyal denge ve insan onuruyla ilgilidir.</p>

<p>AYM kararı, kamu idaresine açık bir mesaj vermiştir: Sürekli işçilerin yer değişikliği taleplerini bütünüyle dışlayan katı uygulamalar artık sürdürülemez.</p>

<p>Gözler TBMM, Bakanlıklar ve Kamu İdarelerinde</p>

<p>Kararın yürürlüğe girişinin 9 ay sonraya bırakılması, hukuki boşluk oluşmaması için tanınmış bir süre olarak değerlendiriliyor. Ancak bu süre, bekleyen işçiler açısından yeni bir belirsizlik dönemine dönüşmemelidir.</p>

<p>Bu süreçte yapılması gereken bellidir: 4D işçiler için açık, adil, denetlenebilir ve uygulanabilir bir tayin sistemi kurulmalıdır.</p>

<p>Düzenlemede özellikle şu başlıkların netleşmesi bekleniyor:</p>

<p>Eş durumu tayini, sağlık mazereti, engellilik durumu, can güvenliği, eğitim ve aile bütünlüğü gibi temel gerekçeler için başvuru yolları açıkça belirlenmelidir.</p>

<p>Kurumlar arası geçişlerde keyfiliği önleyecek objektif kriterler oluşturulmalıdır.</p>

<p>Başvuruların hangi süre içinde sonuçlandırılacağı ve ret kararlarına karşı hangi yolların açık olacağı net biçimde düzenlenmelidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Karar Raflarda Beklememeli</p>

<p>4D işçiler, yıllardır süren bir mağduriyetin artık son bulmasını bekliyor. AYM kararı bu anlamda önemli bir dönüm noktasıdır. Fakat bu karar, ancak uygulamaya geçtiğinde gerçek anlamını bulacaktır.</p>

<p>Bugün yapılması gereken, 9 Aralık 2026’yı pasif biçimde beklemek değil; o tarihe kadar düzenlemeyi hazır hâle getirmektir. Çünkü her geçen ay, başka bir ailenin ayrı yaşaması, başka bir işçinin sağlık veya sosyal mazeretiyle baş başa kalması demektir.</p>

<p>4D İşçilerin Beklentisi Net</p>

<p>4D sürekli işçilerin talebi karmaşık değildir: Adil, ölçülü ve insani bir tayin hakkı.</p>

<p>Kamu hizmetini yıllardır omuzlayan işçiler, artık ailelerinden, çocuklarından ve hayat düzenlerinden kopmadan çalışma imkânı istiyor. Anayasa Mahkemesi kararını verdi. Şimdi sıra, bu kararı sahada karşılığı olan bir düzenlemeye dönüştürmekte.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/aym-karari-cikti-4d-isciler-uygulama-bekliyor-tayin-hakki-daha-fazla-ertelenmemeli</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 00:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/i-m-g-3065.jpeg" type="image/jpeg" length="39707"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mutlak Butlan Nedir? Hukukta “Kesin Hükümsüzlük” Ne Anlama Gelir?]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/mutlak-butlan-nedir-hukukta-kesin-hukumsuzluk-ne-anlama-gelir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/mutlak-butlan-nedir-hukukta-kesin-hukumsuzluk-ne-anlama-gelir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mutlak butlan ne demek? Bir sözleşme ne zaman tamamen geçersiz sayılır? Hukuk dilinde sık geçen ama çoğu zaman karıştırılan “mutlak butlan”, aslında oldukça net bir durumu ifade ediyor: Baştan itibaren yok hükmünde sayılan işlemler.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gündelik hayatta yapılan sözleşmelerden evliliklere kadar birçok alanda karşımıza çıkan bu kavram, özellikle son dönemde artan hukuki tartışmalarla yeniden gündemde.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mutlak butlan nedir?</p>

<p>Mutlak butlan, bir hukuki işlemin kanuna, ahlaka, kamu düzenine veya kişilik haklarına açıkça aykırı olması nedeniyle baştan itibaren geçersiz sayılmasıdır.</p>

<p>Yani ortada yapılmış gibi görünen bir işlem vardır, ancak hukuk sistemi o işlemi hiç doğmamış kabul eder.</p>

<p>Bu tür işlemler için “iptal edilmesi gerekir” denmez. Çünkü zaten kendiliğinden hükümsüzdür.</p>

<p>Hangi durumlarda mutlak butlan ortaya çıkar?</p>

<p>Bir işlemin mutlak butlanla sakat sayılması için ciddi ve açık bir hukuka aykırılık gerekir. En sık görülen durumlar şunlar:</p>

<ul>
 <li>Kanuna açıkça aykırı sözleşmeler</li>
 <li>Ahlaka aykırı anlaşmalar</li>
 <li>İmkânsız bir konuyu içeren işlemler</li>
 <li>Ehliyetsiz kişiler tarafından yapılan işlemler</li>
 <li>Kamu düzenini ihlal eden durumlar</li>
</ul>

<p>Örneğin, hukuka aykırı bir iş için yapılan sözleşme baştan itibaren geçersiz kabul edilir.</p>

<p>Mutlak butlan ile nisbi butlan arasındaki fark</p>

<p>Hukukta bir de “nisbi butlan” kavramı bulunur. İkisi sıkça karıştırılır.</p>

<ul>
 <li>Mutlak butlan: İşlem baştan itibaren geçersizdir, herkes tarafından ileri sürülebilir</li>
 <li>Nisbi butlan: İşlem geçerlidir ama belirli kişiler tarafından iptal edilebilir</li>
</ul>

<p>Bu fark, özellikle davalarda büyük önem taşır.</p>

<p>Mahkeme kararı gerekir mi?</p>

<p>Mutlak butlan durumunda işlem zaten geçersizdir. Ancak uygulamada:</p>

<ul>
 <li>Taraflar arasında anlaşmazlık varsa</li>
 <li>Hukuki sonuç doğup doğmadığı tartışılıyorsa</li>
</ul>

<p>mahkeme kararıyla bu durum tespit edilir.</p>

<p>Yani mahkeme “iptal etmez”, sadece zaten geçersiz olan durumu tesciller.</p>

<p>Hangi alanlarda karşımıza çıkar?</p>

<p>Mutlak butlan sadece sözleşmelerle sınırlı değildir. Şu alanlarda da görülebilir:</p>

<ul>
 <li>Evlilik hukuku (örneğin yasaklı derecede akrabalık)</li>
 <li>Şirket işlemleri</li>
 <li>Miras hukuku</li>
 <li>Borçlar hukuku sözleşmeleri</li>
</ul>

<p>Bu nedenle yalnızca hukukçuların değil, herkesin temel düzeyde bilmesi gereken bir kavram olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Uzmanlar uyarıyor</p>

<p>Hukukçular, özellikle sözleşme yapılırken dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor. Çünkü mutlak butlanla sakat bir işlem:</p>

<ul>
 <li>Hiçbir hak doğurmaz</li>
 <li>Sonradan geçerli hale getirilemez</li>
 <li>Tarafları ciddi mağduriyetlerle karşı karşıya bırakabilir</li>
</ul>

<p>Sonuç: “Yapılmış gibi ama aslında yok”</p>

<p>Mutlak butlan, hukuk dünyasının en sert yaptırımlarından biri. Bir işlem yapılmış görünse bile, eğer temel kurallara aykırıysa hukuk onu tamamen yok sayıyor.</p>

<p>Bu nedenle atılan her imza, sadece tarafları değil, doğrudan hukukun sınırlarını da ilgilendiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/mutlak-butlan-nedir-hukukta-kesin-hukumsuzluk-ne-anlama-gelir</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 16:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/05/i-m-g-8478.jpeg" type="image/jpeg" length="70109"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[HSK Kararnamesiyle 34 Hakim ve Savcının Görev Yeri Değişti]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/hsk-kararnamesiyle-34-hakim-ve-savcinin-gorev-yeri-degisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/hsk-kararnamesiyle-34-hakim-ve-savcinin-gorev-yeri-degisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından hazırlanan adli yargı kararnamesiyle 34 hakim ve savcının görev yerinde değişikliğe gidildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Karar kapsamında bazı isimler Yargıtay savcılığına, bazıları bölge adliye mahkemelerine, bazıları ise başsavcı vekilliği ve başsavcılık görevlerine atandı.</p>

<p>Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun yeni adli yargı kararnamesiyle yargı teşkilatında dikkat çeken görev değişiklikleri yapıldı. HSK Birinci Dairesi tarafından hazırlanan karar, kurulun internet sitesi üzerinden duyuruldu.</p>

<p>Kararnameye göre farklı illerde görev yapan hakim ve savcıların yeni görev yerleri belirlendi. Toplam 34 hakim ve savcıyı kapsayan değişiklikte, özellikle Antalya, Ankara, İstanbul, İzmir ve Yargıtay bağlantılı atamalar öne çıktı.</p>

<p>Antalya ve Ankara Atamaları Dikkat Çekti</p>

<p>Karar kapsamında Antalya Cumhuriyet Savcısı Behçet Tufan Turan, Antalya Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği görevine getirildi. Antalya Savcısı Mehdi Özçoban ile Diyarbakır Savcısı Ahmet Kuşak da Antalya Başsavcı Vekilliği’ne atanan isimler arasında yer aldı.</p>

<p>Antalya Başsavcı Vekili Gürkan Kütük ve Fatih Arıcıgil ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Savcılığı’na görevlendirildi. Kemer Başsavcısı Gamze Almalı da Antalya Başsavcı Vekilliği görevine getirildi.</p>

<p>Ankara hattında ise Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Zümra Yılmaz, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Savcılığı’na atandı. Adalet Bakanlığı Tetkik Hakimi Ali Canbolat ile Abdulkadir Kutluk da Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Savcılığı’na görevlendirildi.</p>

<p>Yargıtay’a Yeni Görevlendirmeler Yapıldı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kararnameyle bazı isimlerin görev yeri Yargıtay olarak belirlendi. Adalet Bakanlığı İç Denetçisi Seyit Ahmet Alperen, Adalet Bakanlığı Tetkik Hakimi Fettah Çavuş, Tahsin Mutlu, Yurdagül Keskin ve Hakan Yelek Yargıtay Savcılığı’na atandı.</p>

<p>Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Üyesi Kenan Uzun ile Menemen Savcısı Yasin Yıldırım da Yargıtay Savcılığı’na görevlendirilen isimler arasında yer aldı. Hanak Savcısı Rezzan Yıldız ise Yargıtay Tetkik Hakimliği görevine getirildi.</p>

<p>İstanbul, İzmir ve Diğer İllerde Değişiklik</p>

<p>Bakırköy Hakimi Pınar Şafak, Bakırköy Ticaret Mahkemesi Başkanlığı’na atandı. Bakırköy Hakimi Özgür Kuzulu ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Savcılığı görevine getirildi.</p>

<p>İzmir Savcısı Yaşar Tanrıverdi Karşıyaka Savcılığı’na, İzmir Savcısı Beyhan Karakaşlı ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Savcılığı’na atandı.</p>

<p>Kararname kapsamında Kayseri Hakimi Osman Can Gaziantep Hakimliği’ne, Nevşehir Savcısı Hilmi Kahveci Karacabey Başsavcılığı’na, Karacabey Başsavcısı Batuhan Kılınç ise Kemer Başsavcılığı’na görevlendirildi.</p>

<p>HSK Kararnamesinde Yer Alan Bazı Görev Değişiklikleri</p>

<p>Kararnameyle ayrıca Korkuteli Savcısı Zübeyde Dalgülge Şengül, Kemer Savcısı Doğancan İnce, Finike Savcısı Yasir Aksoy, Serik Savcısı Yunus Emre Özdemir ve Kumluca Savcısı Alperen Kiziroğlu Antalya Savcılığı’na atandı.</p>

<p>Yargıtay Tetkik Hakimi Merve Özcan, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Üyeliği’ne; Adalet Bakanlığı Tetkik Hakimi Özlem Parlar ise Ankara Savcılığı’na görevlendirildi.</p>

<p>HSK’nın duyurduğu kararnameyle birlikte yargı teşkilatında 34 isim için yeni görev yerleri kesinleşmiş oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/hsk-kararnamesiyle-34-hakim-ve-savcinin-gorev-yeri-degisti</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 17:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/i-m-g-3425.jpeg" type="image/jpeg" length="60008"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adalet Bakanlığı’nın 12. Yargı Paketi Çalışması: İnfaz ve Af Düzenlemesi Var mı?]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/adalet-bakanliginin-12-yargi-paketi-calismasi-infaz-ve-af-duzenlemesi-var-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/adalet-bakanliginin-12-yargi-paketi-calismasi-infaz-ve-af-duzenlemesi-var-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de hukuk gündeminin en çok takip edilen başlıklarından biri haline gelen 12. Yargı Paketi, vatandaşların yakın takibinde.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özellikle cezaevlerinde yakını bulunan aileler, hukukçular, dava süreci devam eden kişiler ve yargı sistemindeki yeni düzenlemeleri merak edenler, “12. Yargı Paketi çıktı mı?”, “Meclis’ten geçti mi?”, “Genel af var mı?”, “İnfaz düzenlemesi gelecek mi?” sorularına cevap arıyor.</p>

<p>Son bilgilere göre paket henüz yasalaşmadı. Düzenlemenin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulması ve Meclis sürecinin tamamlanmasının ardından yürürlüğe girmesi bekleniyor. Habertürk’ün aktardığı bilgilere göre 12. Yargı Paketi için net bir tarih açıklanmış değil; teklifin AK Parti Grup Başkanlığı tarafından TBMM Başkanlığı’na sunulması bekleniyor. Düzenleme, Meclis’te kabul edilirse Resmî Gazete’de yayımlandıktan sonra yürürlüğe girecek.</p>

<p>12. Yargı Paketi Meclis’ten Geçti mi?</p>

<p>Kamuoyunda en çok araştırılan sorulardan biri bu. 12. Yargı Paketi şu aşamada Meclis’ten geçmiş bir yasa değil. Paket üzerinde çalışmaların sürdüğü, teklif metninin Meclis’e sunulmasıyla birlikte kapsamın daha net ortaya çıkacağı belirtiliyor.</p>

<p>Bu nedenle sosyal medyada dolaşan “çıktı”, “onaylandı”, “af kesinleşti” gibi ifadeler dikkatle değerlendirilmelidir. Bir yargı paketinin yürürlüğe girmesi için teklifin TBMM’ye sunulması, komisyonda görüşülmesi, Genel Kurul’da kabul edilmesi ve ardından Resmî Gazete’de yayımlanması gerekir.</p>

<p>Genel Af Var mı?</p>

<ol start="12">
 <li>Yargı Paketi’yle ilgili en hassas başlık “genel af” beklentisi. Ancak mevcut açıklamalara göre paketin doğrudan bir genel af düzenlemesi içermesi beklenmiyor. Habertürk’ün haberinde Adalet Bakanı Akın Gürlek’in genel af ya da şahsa özel bir düzenleme olmayacağını kaydettiği aktarıldı.</li>
</ol>

<p>Bu nedenle “12. Yargı Paketi genel af çıkaracak” şeklindeki iddialar için resmi metin beklenmeli. Şu aşamada kamuoyuna yansıyan bilgiler, paketin daha çok yargı süreçlerinin hızlandırılması, bazı suç tiplerine ilişkin düzenlemeler ve uygulamadaki sorunların giderilmesine odaklandığını gösteriyor.</p>

<p>İnfaz Düzenlemesi Pakette Var mı?</p>

<p>Paketin en çok merak edilen diğer başlığı infaz düzenlemesi. Cumhuriyet’in 27 Nisan 2026 tarihli haberine göre 12. Yargı Paketi taslağında infaz düzenlemesinin bu paket dışında bırakılması yönündeki görüş ağırlık kazandı. Aynı haberde, taslağın yaklaşık 50 maddeye yaklaştığı ve IBAN düzenlemesinin öne çıkan başlıklardan biri olduğu aktarıldı.</p>

<p>Bu tablo, infaz beklentisinin tamamen gündemden düştüğü anlamına gelmiyor. Ancak mevcut bilgiler, 12. Yargı Paketi’nin doğrudan ceza indirimi ya da geniş kapsamlı infaz affı paketi olarak görülmemesi gerektiğini ortaya koyuyor.</p>

<p>Pakette Hangi Başlıklar Öne Çıkıyor?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ol start="12">
 <li>Yargı Paketi’nin içeriği, resmi teklif metni Meclis’e sunulduğunda kesinleşecek. Buna rağmen kamuoyuna yansıyan başlıklar, paketin birkaç ana eksen üzerinde şekillendiğini gösteriyor.</li>
</ol>

<p>Bunlardan ilki, yargı süreçlerinin hızlandırılması. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıklamalarında, 12. Yargı Paketi’nde yargıyı hızlandıracak düzenlemeler üzerinde çalışıldığı vurgulandı.</p>

<p>İkinci önemli başlık, çocukların suçta kullanılmasına yönelik yaptırımlar. Paket kapsamında özellikle suç örgütlerinin çocukları kullanmasına karşı cezaların artırılması yönünde düzenlemeler yapılabileceği ifade ediliyor. Bu konu, yalnızca ceza hukuku açısından değil, çocukların korunması ve suç döngüsünden uzak tutulması bakımından da önem taşıyor.</p>

<p>Üçüncü başlık ise nitelikli dolandırıcılık ve IBAN kullanımıyla ilgili düzenleme. Cumhuriyet’in haberinde, IBAN kiralama olarak bilinen uygulamanın ayrı bir suç tipi olarak düzenlenmesi ihtimalinin değerlendirildiği, bu başlığın pakette en netleşen konulardan biri olduğu belirtildi.</p>

<p>IBAN Düzenlemesi Neden Gündemde?</p>

<p>Son yıllarda dijital ödeme sistemlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte, banka hesaplarının üçüncü kişilere kullandırılması çok sayıda soruşturmaya konu oldu. Özellikle “IBAN kiralama” olarak bilinen yöntem, dolandırıcılık dosyalarında sıkça gündeme geldi.</p>

<p>Kulis bilgilerine göre yeni düzenlemede, başkasına hesap kullandırma fiilinin doğrudan nitelikli dolandırıcılık kapsamında değerlendirilmesi yerine, daha ayrı ve ölçülü bir suç tipi olarak ele alınması tartışılıyor. Bu düzenleme kesinleşirse, hem mağduriyetlerin azaltılması hem de suçla bağlantılı para hareketlerinin daha net ayrıştırılması hedeflenebilir.</p>

<p>Ancak burada kritik nokta şu: Düzenlemenin kapsamı, ceza miktarı, uzlaşma şartı ve hangi eylemlerin bu maddeye gireceği henüz resmi teklif metniyle netleşmiş değil.</p>

<p>Noterlik ve Hukuki Süreçlerde Değişiklik Beklentisi</p>

<p>Paketle ilgili haberlerde noterlik işlemlerine yönelik bazı düzenlemelerin de gündeme gelebileceği belirtiliyor. Bu başlık, vatandaşın günlük hayatına doğrudan temas eden alanlardan biri olduğu için dikkat çekiyor.</p>

<p>Noterlik, belge düzenleme, vekalet, satış işlemleri ve resmi kayıt süreçlerinde önemli bir kapı niteliğinde. Bu nedenle yapılacak her düzenleme, hem vatandaşların işlem hızını hem de hukuk güvenliğini etkileyebilir.</p>

<p>12. Yargı Paketi Ne Zaman Çıkacak?</p>

<p>Şu an için kesinleşmiş bir yürürlük tarihi yok. Paket önce Meclis’e sunulacak, ardından komisyon ve Genel Kurul aşamalarından geçecek. Kabul edilmesi halinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girecek.</p>

<p>Bu nedenle “12. Yargı Paketi ne zaman çıkacak?” sorusuna bugün itibarıyla verilebilecek en doğru cevap şudur: Paket henüz yasalaşmadı; Meclis sürecinin başlaması ve resmi teklif metninin açıklanması bekleniyor.</p>

<p>Vatandaşlar Neden Bu Paketi Yakından Takip Ediyor?</p>

<ol start="12">
 <li>Yargı Paketi’nin geniş kitleler tarafından takip edilmesinin temel nedeni, kamuoyunda af ve infaz beklentisinin yüksek olması. Ancak paketin yalnızca bu başlıklara indirgenmesi doğru değil.</li>
</ol>

<p>Yargılamaların uzun sürmesi, bazı suç tiplerinde uygulama farklılıkları, dijital suçların artması, çocukların suç örgütleri tarafından kullanılması ve hukuki işlemlerde hız beklentisi, paketin daha geniş bir çerçevede ele alınmasına neden oluyor.</p>

<p>Bir başka ifadeyle 12. Yargı Paketi, yalnızca cezaevleriyle ilgili değil; mahkemelerde dosyası bulunanlardan avukatlara, noter işlemi yapan vatandaşlardan dijital dolandırıcılık mağdurlarına kadar farklı kesimleri ilgilendirebilecek bir düzenleme olarak görülüyor.</p>

<p>Resmi Metin Beklenmeden Kesin Hüküm Kurulmamalı</p>

<ol start="12">
 <li>Yargı Paketi konusunda en önemli nokta, resmi teklif metninin henüz kamuoyuna tam olarak yansımamış olması. Bu nedenle pakette hangi maddelerin kesin olarak yer alacağı, hangilerinin çıkarılacağı veya Meclis sürecinde nasıl değişeceği şu aşamada net değil.</li>
</ol>

<p>Özellikle af, infaz indirimi, denetimli serbestlik, şartlı tahliye ve ceza indirimi gibi başlıklarda sosyal medya paylaşımlarına temkinli yaklaşılmalı. Bu tür düzenlemeler ancak resmi teklif, komisyon raporu, Genel Kurul kabulü ve Resmî Gazete süreciyle kesinlik kazanır.</p>

<ol start="12">
 <li>Yargı Paketi için gözler şimdi Meclis takviminde. Taslak metin Meclis’e sunulduğunda, paketin gerçek kapsamı da bütün yönleriyle ortaya çıkacak.</li>
</ol>

<p></p>

<p>Habere Özgün Soru Başlıkları</p>

<p>12. Yargı Paketi çıktı mı?</p>

<p>Hayır. Mevcut bilgilere göre 12. Yargı Paketi henüz yasalaşmadı. Teklifin Meclis’e sunulması ve kabul sürecinin tamamlanması bekleniyor.</p>

<p>12. Yargı Paketi Meclis’ten geçti mi?</p>

<p>Hayır. Paket şu an için Meclis’ten geçmiş bir yasa değil. Resmi süreç başladığında önce teklif metni, ardından komisyon ve Genel Kurul aşamaları takip edilecek.</p>

<p>12. Yargı Paketi’nde genel af var mı?</p>

<p>Mevcut açıklamalara göre pakette genel af beklenmiyor. Yetkililer, genel af ya da kişiye özel düzenleme olmayacağı yönünde açıklamalarda bulundu.</p>

<p>İnfaz düzenlemesi 12. Yargı Paketi’nde olacak mı?</p>

<p>Son kulis bilgilerine göre infaz düzenlemesinin bu paket dışında kalması ihtimali güçlendi. Ancak kesin durum resmi teklif metniyle belli olacak.</p>

<p>12. Yargı Paketi ne zaman yürürlüğe girer?</p>

<p>Paket TBMM’de kabul edilip Resmî Gazete’de yayımlandıktan sonra yürürlüğe girer. Şu an için kesin tarih açıklanmış değil.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/adalet-bakanliginin-12-yargi-paketi-calismasi-infaz-ve-af-duzenlemesi-var-mi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 14:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/i-m-g-2706.jpeg" type="image/jpeg" length="60837"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Faili Meçhulde Yeni Dönem: Müge Anlı Önerisi Ses Getirdi]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/faili-mechulde-yeni-donem-muge-anli-onerisi-ses-getirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/faili-mechulde-yeni-donem-muge-anli-onerisi-ses-getirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanlığı’nın 75 ilde bulunan 638 faili meçhul dosya ve 693 maktul için kapsamlı inceleme süreci başlatmasının ardından, kamuoyunda dikkat çeken yeni bir öneri tartışma yarattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yadigar Akbaba imzasıyla kaleme alınan yazıda, yıllardır kayıp kişiler, şüpheli ölümler ve faili meçhul olaylar konusunda geniş kitlelerin dikkatini çeken Müge Anlı’nın bu süreçte sembolik bir sorumluluk üstlenebileceği ifade edildi.</p>

<p>Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın, başsavcılıklarla koordineli biçimde çalışarak eski dosyaları yeniden inceleyeceği açıklanmıştı. Bu kapsamda 75 ildeki dosyaların yeniden ele alınması, özellikle yıllardır adalet bekleyen aileler için yeni bir umut olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>“Müge Anlı başkanlığa yakışır” önerisi dikkat çekti</p>

<p>Tıbbiye Bülteni’nde yayımlanan Yadigar Akbaba imzalı köşe yazısında, Müge Anlı’nın yıllardır televizyon ekranlarında kayıp kişiler ve şüpheli olaylar üzerinden oluşturduğu toplumsal hafızaya dikkat çekildi.</p>

<p>Yazıda, Anlı’nın hukuki bir karar mercii değil; ancak mağdur ailelerle iletişim, kamuoyunun duyarlılığını canlı tutma ve unutulan dosyaların yeniden gündeme taşınması bakımından güçlü bir sembol olabileceği vurgulandı.</p>

<p>Öneri, faili meçhul dosyalarla ilgili başlatılan yeni sürecin sadece adli makamların değil, toplumun da yakından takip edeceği bir adalet sınavı olduğunu bir kez daha gündeme getirdi.</p>

<p>75 ilde 638 dosya yeniden incelenecek</p>

<p>Adalet Bakanlığı’nın çalışmasına göre Türkiye genelinde 75 ilde bulunan 638 faili meçhul dosya yeniden değerlendirilecek. Bu dosyalarda 693 maktul bulunduğu belirtilirken, dosya yoğunluğu bakımından bazı iller öne çıktı.</p>

<p>Yeni başkanlığın, mevcut dosyaları başsavcılıklarla koordineli şekilde ele alacağı, delil durumunu ve soruşturma süreçlerini yeniden inceleyeceği bildirildi. Böylece yıllar önce rafa kalkmış ya da ilerleme sağlanamamış bazı dosyaların yeniden hareketlenmesi bekleniyor.</p>

<p>Yargıya güven açısından önemli adım</p>

<p>Faili meçhul dosyaların yeniden açılması, yalnızca geçmişte işlenen cinayetlerin aydınlatılması bakımından değil, yargıya duyulan güvenin güçlendirilmesi açısından da kritik görülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzun yıllardır yakınlarının akıbetini veya faillerin kim olduğunu öğrenmek isteyen aileler için bu süreç, gecikmiş adalet umudunu yeniden canlandırdı. Kamuoyunda da bu dosyaların titizlikle, şeffaflıkla ve delile dayalı biçimde incelenmesi gerektiği yönünde güçlü bir beklenti oluştu.</p>

<p>Kamuoyu süreci yakından izleyecek</p>

<p>Yadigar Akbaba’nın Müge Anlı önerisi, hukuki boyutundan çok toplumsal karşılığıyla dikkat çekti. Öneri, faili meçhul dosyaların sadece arşivlerde duran evraklar değil, her biri arkasında yarım kalmış hayatlar ve yıllardır cevap bekleyen aileler bulunan ağır dosyalar olduğunu yeniden hatırlattı.</p>

<p>Yeni başkanlığın nasıl çalışacağı, hangi dosyaların öncelikli olarak ele alınacağı ve soruşturmalarda somut ilerleme sağlanıp sağlanamayacağı önümüzdeki dönemde kamuoyunun yakından takip edeceği başlıklar arasında yer alacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/faili-mechulde-yeni-donem-muge-anli-onerisi-ses-getirdi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 13:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7919-1.jpeg" type="image/jpeg" length="58781"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Faili Meçhul Dosyalar Yeniden Açılıyor: 75 İlde 638 Dosya Mercek Altında]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/faili-mechul-dosyalar-yeniden-aciliyor-75-ilde-638-dosya-mercek-altinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/faili-mechul-dosyalar-yeniden-aciliyor-75-ilde-638-dosya-mercek-altinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanlığı, 75 ilde 638 faili meçhul dosya ve 693 maktul için yeni inceleme süreci başlattı. Dosyalar özel birim tarafından yeniden değerlendirilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Faili Meçhul Dosyalar Yeniden Açılıyor: 75 İlde 638 Dosya İçin Yeni Süreç</p>

<p>Türkiye’de yıllardır aydınlatılamayan faili meçhul dosyalar için yeni bir inceleme süreci başlatıldı. Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, 75 ilde tespit edilen 638 dosya ve bu dosyalarda adı geçen 693 maktul için kapsamlı çalışma yürütecek.</p>

<p>Yeni süreç, özellikle toplum vicdanında derin iz bırakan kasten öldürme, kayıp şahıs ve uzun yıllardır sonuçlandırılamayan dosyalar açısından dikkat çekti. Bakanlık kaynaklarına yansıyan bilgilere göre amaç, eski dosyaların yalnızca raftan indirilmesi değil; delil, analiz, kurumlar arası koordinasyon ve kriminal inceleme yöntemleriyle yeniden değerlendirilmesi.</p>

<p>Faili meçhul dosyalar neden yeniden inceleniyor?</p>

<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, yaptığı açıklamada faili meçhul dosyaların aydınlatılması için kurumsal kapasitenin artırıldığını belirtti. Gürlek, özellikle kadın ve çocuk cinayetleri başta olmak üzere toplum vicdanını yaralayan dosyaların yeniden mercek altına alındığını ifade etti.</p>

<p>Bu adım, kamuoyunda uzun süredir cevap bekleyen dosyalar açısından yeni bir beklenti oluşturdu. Çünkü faili meçhul dosyalar yalnızca adli birer evrak değil; geride kalan aileler için kapanmamış bir yara, toplum için ise adalet duygusunu zorlayan ağır bir hafıza alanı.</p>

<p>75 ilde kaç dosya yeniden ele alınacak?</p>

<p>İlk etapta 75 ilde 638 soruşturma dosyası yeniden incelemeye alındı. Bu dosyalarda 693 maktul bulunuyor. Çalışmanın, Cumhuriyet başsavcılıklarında bulunan dosyaların sistematik biçimde analiz edilmesiyle yürütüleceği bildirildi.</p>

<p>Bakanlık kaynaklarına göre dosyalar, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı tarafından geliştirilen yöntemlerle ele alınacak. Böylece geçmişte sonuç alınamayan soruşturmalarda yeni delil ihtimali, teknik inceleme imkânları ve kurumlar arası bilgi akışı yeniden değerlendirilecek.</p>

<p>En fazla faili meçhul dosya hangi illerde?</p>

<p>Açıklanan bilgilere göre en fazla faili meçhul dosyanın bulunduğu il İzmir oldu. İzmir’de 49 dosya ve 51 maktul için inceleme yapılacak. Onu Sakarya’da 34 dosya ve 35 maktul, Trabzon’da 30 dosya ve 31 maktul izliyor.</p>

<p>Listede ayrıca Giresun, Tokat, Tekirdağ, Malatya, Kahramanmaraş ve Çanakkale gibi iller de öne çıktı. Ankara ve İstanbul’da ise önem arz eden 10’ar dosya ve 10’ar maktul yönünden inceleme yürütüleceği aktarıldı.</p>

<p>Dosyalar nasıl incelenecek?</p>

<p>Yeni dönemde faili meçhul dosyalar, yalnızca eski ifadelerin tekrar okunmasıyla sınırlı kalmayacak. Teknik, kriminal ve analitik yöntemlerin devreye alınması; delil yetersizliği, delil karartılması ya da geçmişte gözden kaçan ayrıntıların yeniden değerlendirilmesi hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın, Cumhuriyet başsavcılıklarıyla koordinasyon içinde çalışacağı; dosyaların sınıflandırılması, delillerin yeniden ele alınması ve ilgili kurumlar arasında bilgi akışının güçlendirilmesi için rehberlik yapacağı bildirildi.</p>

<p>Bu süreç davaların yeniden açıldığı anlamına mı geliyor?</p>

<p>Burada kritik nokta şu: Her dosya için doğrudan dava açıldığı ya da kesin sonuca ulaşıldığı anlamı çıkarılmamalı. Açıklanan süreç, ilk aşamada dosyaların yeniden incelenmesi, mevcut delillerin gözden geçirilmesi ve yeni araştırma imkânlarının değerlendirilmesini kapsıyor.</p>

<p>Ancak bu incelemeler sonucunda yeni delil, yeni tanık, yeni teknik bulgu veya soruşturmayı ilerletecek veri elde edilmesi hâlinde dosyalar açısından adli süreçlerin yeniden hareketlenmesi mümkün olabilir.</p>

<p>Aileler ve kamuoyu ne bekliyor?</p>

<p>Faili meçhul dosyalar, yıllar geçse de toplum hafızasında silinmeyen başlıklar arasında yer alıyor. Bu nedenle 638 dosya için başlatılan yeni süreç, yalnızca hukuki değil, aynı zamanda vicdani bir anlam taşıyor.</p>

<p>Kayıp yakınları ve maktul aileleri açısından en temel beklenti aynı: Dosyaların gerçekten derinlemesine incelenmesi, eksik kalan noktaların tamamlanması ve mümkün olan her olayda hakikatin ortaya çıkarılması.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/faili-mechul-dosyalar-yeniden-aciliyor-75-ilde-638-dosya-mercek-altinda</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 10:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/i-m-g-2706.jpeg" type="image/jpeg" length="72187"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Yardımcısı Can Tuncay’dan dikkat çeken mesaj: “Tören değil, görev önemli”]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/bakan-yardimcisi-can-tuncaydan-dikkat-ceken-mesaj-toren-degil-gorev-onemli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/bakan-yardimcisi-can-tuncaydan-dikkat-ceken-mesaj-toren-degil-gorev-onemli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakan Yardımcısı Can Tuncay, Tunceli Adliyesi ziyaretinde yaptığı açıklamayla dikkat çekti. Adliyede kendisi için düzenlenen karşılama sonrası personelle bir araya gelen Tuncay, bu tür törenlerden hoşlanmadığını açık ifadelerle dile getirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Toplantıda adliye personeline seslenen Can Tuncay, resmi karşılama ve benzeri organizasyonların kendisinde mahcubiyet duygusu oluşturduğunu belirtti. Zamanın daha verimli kullanılması gerektiğine işaret eden Tuncay, personelden bu tür hazırlıklar yerine mesai ve asli görevlerine odaklanmalarını istedi.</p>

<p>Bakan Yardımcısı Tuncay, kendisi açısından en anlamlı karşılamanın görevlerin eksiksiz ve layıkıyla yerine getirilmesi olduğunu vurguladı. Kamu hizmetinde esas olanın gösteriş değil sorumluluk bilinci olduğuna işaret eden bu mesaj, adliye personeli tarafından da dikkatle dinlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ziyaret sırasında verilen mesaj, kamu kurumlarında görev anlayışı ve çalışma disiplini açısından da önemli bir vurgu olarak değerlendirildi. Can Tuncay’ın sözleri, protokol ve törenlerin ötesinde, hizmetin niteliğini önceleyen bir yaklaşım olarak öne çıktı.</p>

<p>Tunceli Adliyesi’ndeki buluşmada öne çıkan bu tavır, kamu görevinin merkezine iş disiplini, zaman yönetimi ve vatandaş odaklı hizmet anlayışını koyan bir yaklaşım olarak yorumlandı.</p>

<p><a href="https://tibbiyebulteni.com/biyografi/can-tuncay-kimdir-adalet-bakan-yardimcisi-can-tuncayin-hayati-ve-kariyeri">CAN TUNCAY KİMDİR?</a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/bakan-yardimcisi-can-tuncaydan-dikkat-ceken-mesaj-toren-degil-gorev-onemli</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 11:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7768.jpeg" type="image/jpeg" length="72692"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ceset olmadan cinayet davası açılır mı? TCK’da kritik sınır ispat]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/ceset-olmadan-cinayet-davasi-acilir-mi-tckda-kritik-sinir-ispat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/ceset-olmadan-cinayet-davasi-acilir-mi-tckda-kritik-sinir-ispat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk ceza hukukunda bir kişiye “kasten öldürme” suçlaması yöneltilebilmesi için cesedin mutlaka bulunması gerekmiyor. Ancak böyle dosyalarda mahkûmiyet için ölümün gerçekleştiğinin ve sanığın bu ölümle bağlantısının güçlü, tutarlı ve şüpheyi aşan delillerle ortaya konulması gerekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Ceza Kanunu’nun 81. maddesi, “bir insanı kasten öldüren kişi”yi müebbet hapisle cezalandırıyor. Kanun metninde, suçun oluşması için cesedin mutlaka bulunmuş olması gerektiğine dair açık bir şart yer almıyor. Bu nedenle hukukta esas tartışma “ceset var mı” sorusundan çok, ölüm olayının ve fail bağlantısının yeterli delille ispat edilip edilmediği noktasında düğümleniyor.</p>

<p>Hukukta asıl mesele ceset değil, delil zinciri</p>

<p>Ceza yargılamasında mahkeme, yalnızca bir kaybolma olgusuna bakarak cinayet hükmü kurmuyor. Öncelikle kaybolan kişinin gerçekten öldüğünün, bu durumun kendi isteğiyle ortadan kaybolma ya da başka makul ihtimallerle açıklanamayacağının ortaya konulması gerekiyor. Ardından sanığın olayla bağını gösteren telefon kayıtları, kamera görüntüleri, tanık anlatımları, dijital izler, olay yeri bulguları ve çelişkili beyanlar gibi deliller birlikte değerlendiriliyor.</p>

<p>Hukukçuların işaret ettiği temel nokta şu: Cesedin bulunamaması otomatik olarak beraat anlamına gelmiyor, ama delil yetersizliği varsa yalnızca şüphe üzerinden de mahkûmiyet kurulamıyor. Ceza muhakemesinin temel ilkelerinden biri olan “şüpheden sanık yararlanır” prensibi bu tür dosyalarda daha da belirleyici hale geliyor.</p>

<p>Yargı kararlarında cesetsiz dosyalar nasıl değerlendiriliyor?</p>

<p>Türkiye’de kamuoyuna yansıyan bazı davalar, ceset bulunmasa da mahkûmiyet ihtimalinin tamamen dışlanmadığını gösterdi. Özellikle yüksek mahkeme içtihatlarına ilişkin haber ve hukuk değerlendirmelerinde, delil zinciri güçlü kurulduğunda cesedin yokluğunun tek başına mahkûmiyete engel sayılmadığı vurgulanıyor. Buna karşılık, ölüm olgusunun yeterince netleşmediği veya sanıkla bağın zayıf kaldığı dosyalarda beraat ya da bozma kararları gündeme gelebiliyor.</p>

<p>Bu nedenle “ceset yoksa cinayet de yoktur” şeklindeki yaygın kanaat, hukukta mutlak bir kural olarak kabul edilmiyor. Asıl ölçü, olayın bütününde ortaya çıkan delillerin mahkemeyi kesin kanaate ulaştırıp ulaştırmadığı oluyor.</p>

<p>TCK bakımından cevap net ama eşik çok yüksek</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzman değerlendirmelerine göre Türk ceza hukukunda cesetsiz cinayet davası teorik olarak da pratik olarak da mümkün. Fakat bu tür davalarda ispat standardı son derece yüksek. Savcılık ve mahkeme, bir insanın öldüğünü, ölümün suç sonucu meydana geldiğini ve sanığın fail ya da iştirakçi olduğunu her türlü makul şüpheyi aşacak şekilde ortaya koymak zorunda. Aksi halde güçlü kuşku bulunsa bile ceza hükmü kurulması zorlaşıyor.</p>

<p>Sonuç: Ceset şart değil, kesin delil şart</p>

<p>Özetle, Türk Ceza Kanunu’nda cesedin bulunması kasten öldürme suçunun zorunlu unsuru olarak düzenlenmiş değil. Buna rağmen cesetsiz dosyalar, sıradan cinayet yargılamalarına göre çok daha hassas ilerliyor. Çünkü mahkeme önüne gelen tablo, yalnızca kuşku değil; ölüm, fail ve suç ilişkisini birlikte kanıtlayan sağlam bir delil örgüsü sunmak zorunda. Hukukun kapısı burada cesede değil, ispata bakıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/ceset-olmadan-cinayet-davasi-acilir-mi-tckda-kritik-sinir-ispat</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 01:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/i-m-g-5585.jpeg" type="image/jpeg" length="92604"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trabzonlu gazeteci Levent Ustabaşı’na hapis cezası kesinleşti]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonlu-gazeteci-levent-ustabasina-hapis-cezasi-kesinlesti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonlu-gazeteci-levent-ustabasina-hapis-cezasi-kesinlesti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon basınının tanınan isimlerinden gazeteci Levent Ustabaşı hakkında verilen hapis cezası kesinleşti. Sosyal medyada paylaştığı içerik nedeniyle yargılanan Ustabaşı’nın, “özel hayatın gizliliğini ihlal” suçlamasıyla 2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırıldığı ve kararın istinaf sürecinin ardından kesinleştiği öğrenildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Süreç, 22 Ağustos 2023 tarihinde Ordu Belediyesi çalışanlarının yer aldığı bir görüntünün sosyal medyada paylaşılmasıyla başladı. Söz konusu paylaşımın “Ordu Belediyesinde Aşk” başlığıyla kamuoyuna taşınmasının ardından yapılan şikayet üzerine dava açıldı. Yargılama sonunda yerel mahkeme Ustabaşı hakkında mahkumiyet kararı verdi. Dosyanın istinaf incelemesinde de kararın onanmasıyla hüküm kesinleşmiş oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kesinleşen karar sonrası infaz sürecinin başlayacağı belirtilirken, Ustabaşı’nın cezaevinde belirli bir süre fiilen kalacağı, kalan bölümün ise denetimli serbestlik kapsamında infaz edileceği ifade edildi. Yerel basında yer alan bilgilere göre, infazın bir bölümünün hafta sonu uygulaması kapsamında yerine getirileceği aktarıldı.</p>

<p>Kararın ardından Levent Ustabaşı’nın, dosyanın yalnızca ceza hukuku açısından değil, gazetecilik pratiği ve ifade alanı bakımından da değerlendirilmesi gerektiğini savunduğu görüldü. Ustabaşı, verilen cezanın ardından yaptığı açıklamada, bu kararın basın camiasında da dikkatle izleneceğini belirtti.</p>

<p>Dosya, yalnızca bir mahkeme kararı olmanın ötesinde, gazetecilik faaliyeti ile özel hayatın korunması arasındaki hassas çizgiyi de yeniden tartışmaya açtı. Özellikle sosyal medya içeriklerinin haberleştirilmesi, kamusal ilgi ile kişisel mahremiyet arasındaki sınır ve gazetecilerin bu alandaki hukuki sorumluluğu bir kez daha gündeme geldi.</p>

<p>Basın çevrelerinde kararın, basın özgürlüğü tartışmaları açısından da yeni bir başlık açtığı değerlendiriliyor. Bir yanda kişilik hakları ve özel hayatın gizliliği, diğer yanda kamu yararı, haber verme hakkı ve ifade özgürlüğü bulunurken; Ustabaşı dosyası, bu dengenin yargı kararları üzerinden nasıl kurulduğuna dair dikkat çeken örneklerden biri olarak öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/trabzonlu-gazeteci-levent-ustabasina-hapis-cezasi-kesinlesti</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 22:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7643.jpeg" type="image/jpeg" length="34229"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mesai Dışı WhatsApp Mesajlarına Mahkemeden Dikkat Çeken Değerlendirme]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/mesai-disi-whatsapp-mesajlarina-mahkemeden-dikkat-ceken-degerlendirme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/mesai-disi-whatsapp-mesajlarina-mahkemeden-dikkat-ceken-degerlendirme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mesai saatleri dışında işveren ya da işyeri grupları üzerinden gönderilen iş emirlerinin, “çalışma süresi” kapsamında değerlendirilebileceğine ilişkin paylaşılan yargı kararı dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal medyada gündem olan paylaşımda, mahkemenin bu tür yazışmaları fazla mesai kapsamında ele aldığı ve işçiye fazla mesai ücreti ödenmesine karar verdiği aktarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Paylaşıma göre dava, mesai sonrasında gruplar üzerinden gönderilen iş içerikli mesajlara dayanıyor. Mahkemenin, çalışanların iş saatleri bittikten sonra da talimat almaya devam etmesini fiili çalışmanın bir uzantısı olarak değerlendirdiği ifade edildi.</p>

<p>Dijital iletişim iş hukukunu yeniden gündeme taşıdı</p>

<p>WhatsApp başta olmak üzere mesajlaşma uygulamalarının iş yaşamında yaygın şekilde kullanılması, çalışma süresinin nerede başlayıp nerede bittiği sorusunu yeniden öne çıkardı. Özellikle mesai saati dışında gönderilen talimatlar, cevap verilmesi beklenen mesajlar ve anlık görev yönlendirmeleri, iş hukuku açısından yeni tartışma alanları oluşturuyor.</p>

<p>Bu yönüyle paylaşılan karar, yalnızca bir dava sonucu olmanın ötesinde, çalışanların dijital platformlar üzerinden maruz kaldığı görünmez mesai yükünü de görünür hale getirdi.</p>

<p>Kararın emsal etkisi tartışılıyor</p>

<p>Paylaşımda yer alan bilgiye göre karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi’nin 2022/2140 esas numaralı dosyasına dayandırıldı. Kararın ayrıntıları kamuoyunda tam metin üzerinden değerlendirilirken, sosyal medyada yapılan yorumlarda bunun benzer uyuşmazlıklarda emsal olarak öne sürülebileceği ifade ediliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre burada belirleyici unsur, mesajın yalnızca gönderilmiş olması değil, içeriğinin doğrudan iş görme borcuyla bağlantılı olup olmaması. Eğer çalışan, mesai saati dışında işle ilgili talimat almak, yanıt vermek ya da bir görevi yerine getirmek zorunda kalıyorsa, bu durum fazla mesai tartışmasını beraberinde getirebiliyor.</p>

<p>Çalışan hakları açısından yeni bir eşik</p>

<p>İş dünyasında “her an ulaşılabilir çalışan” modelinin yaygınlaşması, özel hayat ile çalışma hayatı arasındaki sınırları giderek daha belirsiz hale getiriyor. Bu nedenle mesai dışı yazışmalarla ilgili verilen her yargı kararı, sadece hukukçuların değil, milyonlarca çalışanın da yakından takip ettiği başlıklar arasında yer alıyor.</p>

<p>Sosyal medyada geniş yankı uyandıran bu paylaşım, dijital iletişim çağında çalışan haklarının nasıl korunacağı sorusunu yeniden gündeme taşırken, mesai kavramının artık yalnızca ofis kapısından girip çıkılan saatlerle sınırlı olmadığını da bir kez daha gösterdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/mesai-disi-whatsapp-mesajlarina-mahkemeden-dikkat-ceken-degerlendirme</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 15:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-7614.jpeg" type="image/jpeg" length="62335"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel tutuklandı.]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/eski-tunceli-valisi-tuncay-sonelin-oglu-mustafa-turkay-sonel-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/eski-tunceli-valisi-tuncay-sonelin-oglu-mustafa-turkay-sonel-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yıllardır Türkiye’nin gündeminde yer alan Gülistan Doku dosyasında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel hakkında tutuklama kararı verildi. Soruşturmada tutuklu sayısı 10’a yükseldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturmada kamuoyunun yakından takip ettiği yeni bir aşamaya geçildi. Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel, adliyedeki işlemlerinin ardından tutuklandı. Son kararla birlikte dosyada tutuklu sayısı 10 oldu.</p>

<p>Tunceli’de 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin soruşturma, son günlerde art arda gelen gözaltı ve tutuklama kararlarıyla yeniden ülke gündeminin ilk sıralarına taşındı. Özellikle dosyada adı geçen kamu görevlileri ve yakın çevreye yönelik adli işlemler, soruşturmanın kapsamının genişlediğine işaret etti.</p>

<p>Süreçte daha önce bazı şüpheliler hakkında da tutuklama kararları verilmişti. TRT Haber, Sözcü ve Habertürk’te yer alan bilgilere göre Mustafa Türkay Sonel’in tutuklanmasıyla birlikte dosyada tutuklu sayısı 10’a yükseldi. Bu gelişme, yıllardır yanıt bekleyen Gülistan Doku dosyasında en dikkat çekici adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Kamuoyunda uzun süredir “Gülistan Doku soruşturmasında son durum ne”, “Tuncay Sonel’in oğlu neden tutuklandı” ve “Mustafa Türkay Sonel hakkında hangi karar verildi” soruları öne çıkıyordu. Son kararla birlikte bu soruların odağındaki isimlerden biri için yargı süreci yeni bir evreye taşınmış oldu. Ancak dosyanın esas seyri, soruşturma dosyasına girecek yeni deliller ve savcılık sürecinin bundan sonraki adımlarıyla daha net şekillenecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gülistan Doku dosyası, kaybolduğu 2020 yılından bu yana yalnızca ailesinin değil, geniş bir kamuoyunun da adalet beklentisinin merkezinde bulunuyor. Son tutuklama kararı, bu nedenle sıradan bir adli gelişme olarak değil, yıllardır cevabı beklenen soruların yeniden yüksek sesle sorulmasına yol açan kritik bir dönemeç olarak görülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/eski-tunceli-valisi-tuncay-sonelin-oglu-mustafa-turkay-sonel-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 19:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/02/i-m-g-2275.jpeg" type="image/jpeg" length="29442"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Seçil Erzan davasında yeni dönem: İstinaf cezayı bozdu, dosya yeniden görülecek]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/secil-erzan-davasinda-yeni-donem-istinaf-cezayi-bozdu-dosya-yeniden-gorulecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/secil-erzan-davasinda-yeni-donem-istinaf-cezayi-bozdu-dosya-yeniden-gorulecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kamuoyunda uzun süre “yüksek kârlı gizli fon” davası olarak tartışılan Seçil Erzan dosyasında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, yerel mahkemenin Seçil Erzan hakkında verdiği 102 yılı aşan hapis cezasını bozdu. Böylece dosyanın yeniden ilk derece mahkemesinde ele alınmasının önü açıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hatırlanacağı üzere Seçil Erzan, aralarında futbol dünyasından tanınmış isimlerin de bulunduğu çok sayıda kişiyi “yüksek getirili özel fon” vaadiyle dolandırdığı iddiasıyla yargılanmıştı. İlk derece mahkemesi, Erzan hakkında nitelikli dolandırıcılık, sahtecilik ve güveni kötüye kullanma kapsamındaki suçlamalar nedeniyle 102 yılı aşan hapis cezası ile adli para cezasına hükmetmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İstinaf mahkemesinin bozma kararıyla birlikte dosya yeniden yerel mahkemeye dönecek. Bu aşamadan sonra yargılamanın, bozma gerekçeleri doğrultusunda yeniden yapılması bekleniyor. Karar, hem mağdur sayısının büyüklüğü hem de davanın kamuoyunda gördüğü yoğun ilgi nedeniyle yeniden tartışma başlattı.</p>

<p>Dosyadaki yeni süreç, yalnızca Seçil Erzan yönünden değil, kamuoyunun yakından takip ettiği “fon” iddialarının hukuki değerlendirmesi bakımından da kritik görülüyor. İstinafın bozma kararı, ilk hükmün kesinleşmediğini ortaya koyarken, davanın bundan sonraki seyrini yeniden yargılama belirleyecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/secil-erzan-davasinda-yeni-donem-istinaf-cezayi-bozdu-dosya-yeniden-gorulecek</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 19:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/02/i-m-g-2275.jpeg" type="image/jpeg" length="88390"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kahramanmaraş saldırısında yeni gelişme: Saldırganın babası Uğur Mersinli tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/kahramanmaras-saldirisinda-yeni-gelisme-saldirganin-babasi-ugur-mersinli-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/kahramanmaras-saldirisinda-yeni-gelisme-saldirganin-babasi-ugur-mersinli-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş’ta bir okulda meydana gelen silahlı saldırıya ilişkin soruşturmada dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Saldırıyı gerçekleştiren İsa Aras Mersinli’nin babası Uğur Mersinli’nin tutuklandığı bildirildi. Emniyet Genel Müdürlüğü de olayın dijital boyutuna ilişkin incelemelerin sürdüğünü açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Emniyet kaynaklarına yansıyan bilgilere göre, soruşturma kapsamında saldırganın dijital izleri detaylı şekilde incelendi. Yapılan ilk değerlendirmede, saldırganın dijital materyallerinde ABD’deki bir saldırgana atıf bulunduğu belirtildi. Ev ve araçta ele geçirilen materyaller de incelemeye alınırken, olayın şu aşamada terör bağlantılı değil, bireysel saldırı olarak değerlendirildiği ifade edildi.</p>

<p>Kahramanmaraş’ta büyük infiale yol açan saldırının ardından başlatılan çok yönlü soruşturmada, silahların temini ve ihmaller zinciri de mercek altına alındı. Ulusal ve uluslararası haber ajansları, saldırıda çok sayıda kişinin hayatını kaybettiğini ve yaralandığını aktarırken, olayın ardından güvenlik ve adli süreç hızla genişletildi.</p>

<p>Edinilen bilgiye göre Uğur Mersinli hakkında tutuklama kararı verildi. Emniyet Genel Müdürlüğü’nün açıklamasında ise soruşturmanın hem fiziki deliller hem de dijital materyaller üzerinden sürdürüldüğü, olayın arka planının tüm yönleriyle aydınlatılmaya çalışıldığı vurgulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye’yi sarsan saldırı sonrası gözler şimdi soruşturmanın ilerleyen aşamalarına çevrildi. Özellikle saldırganın dijital dünyadaki etkilenme kaynakları, silahlara erişim süreci ve aile çevresindeki olası ihmal başlıklarının dosyanın seyrini belirlemesi bekleniyor. Yetkililer, kamuoyunun yalnızca resmi açıklamaları dikkate alması çağrısında bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/kahramanmaras-saldirisinda-yeni-gelisme-saldirganin-babasi-ugur-mersinli-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 07:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/02/i-m-g-2275.jpeg" type="image/jpeg" length="67937"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[12. Yargı Paketi için yeni süreç: Adalet Bakanı Akın Gürlek’ten dikkat çeken açıklama]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/12-yargi-paketi-icin-yeni-surec-adalet-bakani-akin-gurlekten-dikkat-ceken-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/12-yargi-paketi-icin-yeni-surec-adalet-bakani-akin-gurlekten-dikkat-ceken-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[12. Yargı Paketiyle ilgili beklenti sürerken, kamuoyunda en çok aranan başlıklar yeniden aynı sorularda düğümlendi: Paket ne zaman çıkacak, Meclis’ten geçti mi, infaz düzenlemesi olacak mı, af iddiaları doğru mu?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gündemi hareketlendiren son değerlendirmeler ise doğrudan Adalet Bakanı Akın Gürlek’ten geldi. Bakan Gürlek, 12. Yargı Paketi’nin daha önce Meclis’te bulunduğunu, ancak eksikler görüldüğü için geri çekildiğini ve yeni formüller üzerinde çalışıldığını açıkladı.</p>

<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıklamalarına göre yeni hazırlığın merkezinde yalnızca ceza infaz sistemi değil, yargılamaların hızlanması, dava yükünün azaltılması ve vatandaşın adalete daha kısa sürede erişmesi hedefi yer alıyor. Bu çerçevede özellikle uzun süren boşanma davaları, arabuluculuk kapsamının genişletilmesi, uzlaşma yollarının güçlendirilmesi ve bazı dosyalarda yargı sürecini kısaltacak modeller üzerinde duruluyor. Bakanlık kaynaklı açıklamalarda iş dünyasını ilgilendiren bazı yeni adımların da 12. Yargı Paketi içinde değerlendirildiği belirtiliyor.</p>

<p>12. Yargı Paketi Meclis’ten geçti mi?</p>

<p>Şu an itibarıyla 12. Yargı Paketi’nin yasalaştığına ilişkin resmi bir durum bulunmuyor. Akın Gürlek, paketin Meclis’teyken geri çekildiğini ve üzerinde yeniden çalışıldığını açık biçimde ifade etti. Bu nedenle “12. Yargı Paketi çıktı” ya da “Meclis’ten geçti” yönündeki ifadeler mevcut resmi tabloyla örtüşmüyor. Süreç tamamlanmış değil; hazırlık ve revizyon aşaması devam ediyor.</p>

<p>İnfaz düzenlemesi olacak mı, af çıkacak mı?</p>

<p>Kamuoyundaki en güçlü merak başlığı yine infaz düzenlemesi ve af ihtimali. Ancak resmi açıklamalar bu konuda temkinli bir tablo çiziyor. Önceki dönemde Bakan Yılmaz Tunç, 12. Yargı Paketi’nin doğrudan infaz düzenlemesi olmadığını söylemişti. Akın Gürlek dönemindeki açıklamalarda ise pakete toplumsal beklentiler doğrultusunda yeni eklemeler yapıldığı, fakat ana eksenin yargının hızlanması olduğu görülüyor. Bu nedenle şu aşamada “af kesinleşti”, “genel af geliyor” ya da “yeni infaz indirimi çıktı” demek için resmi dayanak bulunmuyor.</p>

<p>Özellikle “12. Yargı Paketi af maddeleri”, “infaz düzenlemesi son dakika”, “ceza indirimi var mı” gibi aramalar artsa da, mevcut açıklamalar böyle bir sonucun kesinleştiğini göstermiyor. Başka bir deyişle kulis başka telden çalıyor, resmi metin başka notaya basıyor. Şimdilik esas çerçeve, hukuk ve ceza yargısında işleyişi hızlandıracak teknik düzenlemeler gibi görünüyor.</p>

<p>Bakan Gürlek hangi başlıklara işaret etti?</p>

<p>Akın Gürlek’in açıklamalarında öne çıkan başlıklardan biri, Türkiye’deki yüksek dosya sayısı oldu. Bakan Gürlek, mevcut dosya yükünün olağanüstü seviyede olduğunu belirterek her uyuşmazlığın doğrudan yargının önüne gitmemesi için yeni yollar geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Bu kapsamda uzlaştırma ve arabuluculuk alanının genişletilmesi, çekişmeli boşanma davalarında yeni yöntemlerin değerlendirilmesi ve “atlamalı temyiz” benzeri modellerin masada olduğu ifade edildi. Ayrıca noter yardımcılığı gibi bazı başlıkların da pakette yer almasının hedeflendiği aktarıldı.</p>

<p>Bu tablo, 12. Yargı Paketi’nin sadece cezaevlerine dönük bir düzenleme olarak değil, adliye trafiğini hafifletmeye çalışan daha geniş bir yargı reformu başlığı olarak ele alındığını düşündürüyor. Paket tamamlandığında hem vatandaşın dava süresine ilişkin memnuniyetsizliğini azaltacak hem de mahkemelerin iş yükünü daha yönetilebilir hale getirecek başlıkların ön plana çıkması bekleniyor. Bu değerlendirme, Bakanlığın son haftalardaki açıklamalarıyla da uyumlu görünüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Son durumda ne biliniyor?</p>

<p>Bugün itibarıyla net olan tablo şu: 12. Yargı Paketi henüz yasalaşmadı. Paket bir aşamada Meclis gündemindeydi, ardından eksikler gerekçesiyle geri çekildi ve yeniden şekillendirilmeye başlandı. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıklamaları, hazırlığın sürdüğünü ve bazı yeni düzenlemelerin pakete eklendiğini ortaya koyuyor. Bu yüzden “çıktı mı”, “ne zaman çıkacak”, “af olacak mı”, “infaz indirimi geldi mi” sorularına verilecek en doğru yanıt şimdilik şu: Süreç devam ediyor, ancak kesinleşmiş bir yasa metni henüz yok.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/12-yargi-paketi-icin-yeni-surec-adalet-bakani-akin-gurlekten-dikkat-ceken-aciklama</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 06:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/i-m-g-2706.jpeg" type="image/jpeg" length="97365"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Başsavcı Ebru Cansu’nun ilk sözü operasyonla karşılık buldu: Gülistan Doku dosyasında 7 ilde gözaltı dalgası]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/bassavci-ebru-cansunun-ilk-sozu-operasyonla-karsilik-buldu-gulistan-doku-dosyasinda-7-ilde-gozalti-dalgasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/bassavci-ebru-cansunun-ilk-sozu-operasyonla-karsilik-buldu-gulistan-doku-dosyasinda-7-ilde-gozalti-dalgasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tunceli’de yıllardır yanıtsız kalan Gülistan Doku dosyasında yeni ve kritik bir aşamaya geçildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı olarak göreve başladığı ilk gün, “Ben bir başsavcıdan önce bir kız çocuğu annesiyim, Gülistan’a ne olduğunu bulacağım” dediği aktarılan Başsavcı Ebru Cansu’nun talimatıyla kurulan özel ekip, dün gece 7 ilde eş zamanlı operasyon için düğmeye bastı. Soruşturma kapsamında 13 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.</p>

<p>2020 yılından bu yana kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin soruşturmanın uzun süre ağır ilerlediği, ancak 2024 yılında Tunceli’ye atanan Başsavcı Ebru Cansu’nun dosyayı yeniden ele almasıyla sürecin hız kazandığı belirtiliyor. Cansu’nun talimatıyla oluşturulan özel ekibin, dosyadaki delilleri baştan incelemeye aldığı ve soruşturmayı “cinayet şüphesi” ekseninde derinleştirdiği aktarılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Edinilen bilgilere göre operasyonlar İstanbul, Ankara, Bursa, İzmir, Antalya, Elazığ ve Tunceli’de eş zamanlı yürütüldü. Bazı kaynaklar 13 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini, operasyonun ilk aşamasında ise 12 kişinin gözaltına alındığını bildiriyor. Bu nedenle gözaltı sürecinin sahada halen devam ettiği değerlendiriliyor.</p>

<p>Soruşturmanın yalnızca kayıp dosyasını değil, dosyanın önceki aşamalarında ortaya atılan “manipülasyon” ve “örtbas” iddialarını da mercek altına aldığı ifade ediliyor. Özellikle soruşturmanın en başından itibaren delil akışının ve olay örgüsünün nasıl şekillendiğine dair yeni incelemeler yapıldığı kaydediliyor.</p>

<p>Kamuoyunda yıllardır “Gülistan Doku’ya ne oldu?” sorusu yanıt beklerken, son operasyon dosyada sessizliği bozan en somut adımlardan biri olarak görülüyor. Başsavcı Ebru Cansu’nun göreve başlarken verdiği sözle anılan bu hamle, soruşturmanın yeni dönemde çok daha kapsamlı bir hatta ilerleyeceğine işaret ediyor. Bundan sonraki süreçte savcılığın gözaltındaki şüphelilerin ifadeleri, teknik veriler ve yeniden değerlendirilen deliller üzerinden dosyada yeni bir yol haritası oluşturması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/bassavci-ebru-cansunun-ilk-sozu-operasyonla-karsilik-buldu-gulistan-doku-dosyasinda-7-ilde-gozalti-dalgasi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 12:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6961.jpeg" type="image/jpeg" length="14031"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yargıtay’dan emsal karar: Enflasyon zararı da borçludan istenebilir]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/yargitaydan-emsal-karar-enflasyon-zarari-da-borcludan-istenebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/yargitaydan-emsal-karar-enflasyon-zarari-da-borcludan-istenebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Borcun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklının yalnızca temerrüt faiziyle yetinmek zorunda olmadığına ilişkin dikkat çeken bir Yargıtay kararı gündeme geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 13 Ocak 2025 tarihli kararında, yüksek enflasyon ortamında alacaklının temerrüt faizini aşan “aşkın zarar” ya da diğer adıyla “munzam zarar” talep edebileceğine hükmetti.</p>

<p>Karara konu dosyada, bir kooperatif üyesine tahsis edilen konutun kooperatif borcu nedeniyle satıldığı, bunun karşılığında davacıya 135 bin TL bedelli senet verildiği, ancak senedin vadesinde ödenmediği belirtildi. Davacı, uzun süren icra sürecinin ardından alacağını 24 Temmuz 2023’te tahsil ettiğini, fakat bu parayla artık konut alamadığını ileri sürerek enflasyon nedeniyle uğradığı aşkın zararın tazminini istedi.</p>

<p>İlk derece mahkemesi ile istinaf, davacının zararını somut biçimde ispatlayamadığı gerekçesiyle talebi reddetti. Ancak Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, dosyayı farklı değerlendirdi. Daire, temerrüt tarihi ile tahsil tarihi arasındaki dönemde enflasyon, döviz, altın, vadeli mevduat faizi, devlet tahvili getirileri ve asgari ücret artışı gibi ekonomik göstergelerin dikkate alınması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Kararda, yüksek enflasyon dönemlerinde “normal ve makul bir kişinin” parasını atıl şekilde tutmayacağının, en azından döviz, altın, vadeli mevduat veya benzeri yatırım araçlarına yönelmesinin hayatın olağan akışına uygun olduğu ifade edildi. Bu nedenle Yargıtay, alacaklının temerrüt faiz oranının üzerinde bir zarara uğradığının kabul edilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek Mahkeme ayrıca, munzam zararın hesaplanmasında bilirkişi incelemesiyle bir “ekonomik veri sepeti” oluşturulmasını istedi. Bu sepette TEFE-TÜFE oranları, bankaların üç aylık ortalama vadeli mevduat faizleri, devlet tahvili getirileri, dolar ve eurodaki değişim, asgari ücret artışı ile altın fiyatlarındaki yükselişin dikkate alınması gerektiği kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sonuç olarak Yargıtay, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin istinafın esastan reddine ilişkin kararını kaldırdı, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin kararını da bozdu. 2024/3534 Esas, 2025/15 Karar sayılı ve 13 Ocak 2025 tarihli karar, özellikle yüksek enflasyon dönemlerinde geç ödenen para borçlarına ilişkin uyuşmazlıklarda emsal niteliği taşıyabilecek bir içtihat olarak öne çıktı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/yargitaydan-emsal-karar-enflasyon-zarari-da-borcludan-istenebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 12:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/03/i-m-g-5585.jpeg" type="image/jpeg" length="10335"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ordu Üniversitesi’nde Serkan Yalkın Kararı: Mahkeme İptal Etti]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/ordu-universitesinde-serkan-yalkin-karari-mahkeme-iptal-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/ordu-universitesinde-serkan-yalkin-karari-mahkeme-iptal-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ordu Üniversitesi’nde geçmiş dönemde Genel Sekreterlik görevini yürüten Serkan Yalkın’ın görevden alınmasına ilişkin idari işlem, yargı kararıyla iptal edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ordu İdare Mahkemesi’nin, söz konusu görevden alma işleminin hukuka uygun olmadığına hükmettiği öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Edinilen bilgilere göre, daha önce Ordu Üniversitesi’nde Genel Sekreter olarak görev yapan Serkan Yalkın’ın görevden alınmasına ilişkin işlem yargıya taşındı. Açılan dava sonucunda Ordu İdare Mahkemesi, idari tasarrufu inceleyerek kararını verdi.</p>

<p>Mahkemenin, görevden alma işleminin hukuka uygun olmadığı yönünde değerlendirmede bulunduğu ve bu nedenle işlemin iptaline karar verdiği belirtildi. Karar, üniversite kamuoyunda ve kentte dikkat çeken gelişmeler arasında yer aldı.</p>

<p>Söz konusu kararın ardından idarenin nasıl bir adım atacağı ve kararın uygulanma sürecinin nasıl işleyeceği merak konusu oldu. Konuya ilişkin üniversite yönetiminden ya da ilgili taraflardan yapılacak açıklamaların süreci netleştirmesi bekleniyor.</p>

<p>Yargı kararı, üniversitelerdeki idari işlemlerin hukuki denetime tabi olduğunu bir kez daha ortaya koyarken, bundan sonraki sürecin yeni değerlendirmelere kapı aralayabileceği ifade ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/ordu-universitesinde-serkan-yalkin-karari-mahkeme-iptal-etti</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 19:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6783.jpeg" type="image/jpeg" length="11248"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği’nden Kayyım İddiasına Yalanlama]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/hur-ve-kabul-edilmis-masonlar-derneginden-kayyim-iddiasina-yalanlama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/hur-ve-kabul-edilmis-masonlar-derneginden-kayyim-iddiasina-yalanlama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği, kamuoyunda yer alan “derneğe kayyım atandı” yönündeki iddialara ilişkin yazılı açıklama yaparak söz konusu haberlerin gerçeği yansıtmadığını bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dernek Yönetim Kurulu, yanıltıcı yayınlara karşı hukuki girişimlerin de başlatıldığını duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İddialar, Can Holding soruşturması kapsamında Dernek Başkanı Remzi Sanver’in tutuklanmasının ardından gündeme geldi. Bazı yayınlarda, yapılamayan genel kurul nedeniyle mahkeme tarafından derneğe geçici kayyım atandığı öne sürüldü. Dernek yönetimi ise bu iddiaların doğru olmadığını belirterek, ortada kayyım atanmasını gerektirecek hukuki bir durum bulunmadığını savundu.</p>

<p>Yapılan açıklamada, bir dernek üyesinin mahkemeye başvurusunun yalnızca genel kurulun toplantıya çağrılması talebini içerdiği, kayyım atanmasına ilişkin herhangi bir talebin söz konusu olmadığı ifade edildi. Yönetim Kurulu, bu başvurunun kamuoyunda farklı yansıtıldığını ve dernek yönetiminde hukuki bir boşluk bulunduğu yönündeki yorumların gerçeği yansıtmadığını kaydetti.</p>

<p>Dernek açıklamasında, Başkan Remzi Sanver’in tutukluluk halinin geçici bir tedbir niteliğinde olduğu, medeni haklarını kullanma ehliyetinin ise kısıtlanmadığı vurgulandı. Bu nedenle, Türk Medeni Kanunu ile dernek tüzüğünün ilgili hükümlerinin “başkanlık makamı boşaldı” şeklinde yorumlanmasının hukuken mümkün olmadığı belirtildi.</p>

<p>Açıklamanın sonunda, Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği’ne kayyım atandığına ilişkin haberlerin tamamen asılsız olduğu belirtilirken, Dernek Başkanı, Yönetim Kurulu ve diğer organların görevlerine devam ettiği, bu görevlerin sürdürülmesi önünde herhangi bir hukuki engel bulunmadığı ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/hur-ve-kabul-edilmis-masonlar-derneginden-kayyim-iddiasina-yalanlama</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 21:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6727.jpeg" type="image/jpeg" length="61685"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[WhatsApp’taki Gizlilik Vaadi Mahkemelik Oldu]]></title>
      <link>https://www.tibbiyebulteni.com/whatsapptaki-gizlilik-vaadi-mahkemelik-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tibbiyebulteni.com/whatsapptaki-gizlilik-vaadi-mahkemelik-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyanın en yaygın mesajlaşma uygulamalarından WhatsApp, bu kez çok konuşulacak bir gizlilik iddiasıyla gündemde. ABD’de açılan yeni bir toplu davada, Meta’nın “uçtan uca şifreleme” söylemine rağmen bazı çalışanlar, yükleniciler ve üçüncü tarafların kullanıcı mesajlarına erişebildiği öne sürüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dava dosyasında, sistemde yer aldığı iddia edilen bir “arka kapı” üzerinden özel mesajların görüntülenebildiği savunuluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İddialar kısa sürede teknoloji dünyasında yankı uyandırdı. Dava haberlerine göre şikâyet metninde, Meta ve WhatsApp çalışanlarıyla birlikte bazı dış yüklenicilerin, dolandırıcılık veya politika ihlali gerekçesiyle işaretlenen mesajlara erişim sağlayabildiği ileri sürülüyor. Hatta bazı bölümlerde bu erişimin kullanıcıların düşündüğünden daha geniş olabileceği savunuluyor. Ancak şu aşamada bunların tamamı davacı tarafın mahkemeye sunduğu iddialar olarak dosyada yer alıyor.</p>

<p>Meta cephesi ise suçlamaları reddediyor. Şirketin resmi açıklamalarında ve WhatsApp’ın yardım sayfalarında, kişisel mesajların uçtan uca şifreleme ile korunduğu, içeriklere gönderici ve alıcı dışında kimsenin erişemediği belirtiliyor. WhatsApp, gizliliğin platformun temel güvenlik vaadi olduğunu savunmayı sürdürüyor.</p>

<p>Tartışmayı büyüten nokta ise yalnızca dava değil. Bloomberg Law, ABD’de bazı makamların eski yüklenicilerden gelen iddiaları incelediğini bildirdi. Buna karşın bazı siber güvenlik uzmanları, kamuoyuna açık teknik delil ortaya konmadan “şifrelemenin sistematik biçimde aşıldığı” sonucuna varmanın erken olduğunu söylüyor. Bu nedenle mevcut tablo, kesinleşmiş bir ihlalden çok, WhatsApp’ın gizlilik mimarisini hedef alan ciddi ama henüz kanıt aşaması netleşmemiş bir hukuk ve güven krizi olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre davanın seyri, yalnızca WhatsApp için değil, bütün mesajlaşma platformlarının “uçtan uca şifreleme” vaatleri açısından da belirleyici olabilir. Mahkeme sürecinde teknik kanıtların ortaya çıkıp çıkmayacağı, iddiaların ne ölçüde doğrulanacağı ve düzenleyici kurumların nasıl bir tutum alacağı merakla izleniyor. Şimdilik net olan tek şey, WhatsApp’ın güvenlik söyleminin yeniden küresel tartışmanın merkezine oturduğu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>HUKUK</category>
      <guid>https://www.tibbiyebulteni.com/whatsapptaki-gizlilik-vaadi-mahkemelik-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 08:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tibbiyebultenicom.teimg.com/crop/1280x720/tibbiyebulteni-com/uploads/2026/04/i-m-g-6516.jpeg" type="image/jpeg" length="87283"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
