QToplumda oldukça sık görülmesine rağmen birçok kişi rozaseayı alerji, hassas cilt veya akne ile karıştırmaktadır. Oysa rozasea kendine özgü belirtileri olan ve dermatoloji uzmanı tarafından değerlendirilmesi gereken bir hastalıktır.
Rozaseanın tek bir nedeni yoktur. Günümüzde hastalığın birçok faktörün bir araya gelmesiyle geliştiği düşünülmektedir.
Bunlar arasında;
• Genetik yatkınlık
• Bağışıklık sistemindeki düzensizlikler
• Deride yaşayan bazı mikroorganizmaların artışı
• Cilt bariyerinin bozulması
• Güneş ışınları
• Sinir sistemi ve damar yapısındaki değişiklikler
yer almaktadır.
Son yıllarda yapılan çalışmalar, rozaseada bağışıklık sisteminin normalden daha fazla çalıştığını ve bunun ciltte uzun süreli iltihabi yanıta yol açtığını göstermektedir.
Rozasea her hastada aynı şekilde seyretmez. En sık görülen belirtiler şunlardır:
• Yüzde kalıcı kızarıklık
• Sıcak basması şeklinde ani kızarma atakları
• Yanma ve batma hissi
• Hassas cilt
• Kılcal damarların belirginleşmesi
• Akneye benzeyen kırmızı kabarıklıklar ve iltihaplı sivilceler
• Burunda zamanla kalınlaşma ve büyüme (özellikle erkeklerde)
• Gözlerde yanma, kuruluk, kızarıklık ve sulanma
Rozasea bulaşıcı değildir ve kişisel hijyen eksikliğinden kaynaklanmaz.
Rozaseanın en önemli özelliklerinden biri tetikleyicilere karşı duyarlı olmasıdır. Her hastanın tetikleyicileri farklı olabilir ancak en sık karşılaşılanlar şunlardır:
• Güneş ışığı
• Sıcak hava
• Soğuk ve rüzgâr
• Ani sıcaklık değişimleri
• Sıcak çay ve kahve gibi sıcak içecekler
• Acı ve baharatlı yiyecekler
• Alkol
• Yoğun egzersiz
• Duygusal stres
• Sauna ve hamam
• Bazı kozmetik ürünler
• Kortizonlu kremlerin uzun süre kontrolsüz kullanımı
Hastaların kendi tetikleyicilerini fark etmeleri ve mümkün olduğunca bunlardan kaçınmaları tedavinin önemli bir parçasıdır.
Rozasea tanısı çoğu zaman dermatoloji uzmanının muayenesi ile konulur. Genellikle ek bir laboratuvar testine gerek yoktur. Bazı durumlarda benzer hastalıkları dışlamak amacıyla ek incelemeler yapılabilir.
Rozasea tamamen ortadan kaldırılabilen bir hastalık değildir; ancak doğru tedavi ve uygun cilt bakımı ile uzun süre kontrol altında tutulabilir.
Tedavi, hastalığın tipine ve şiddetine göre planlanır. Kullanılabilecek yöntemler arasında:
• Kızarıklığı azaltan topikal kremler
• Antibiyotikli veya iltihabı baskılayan kremler
• Ağızdan kullanılan ilaçlar
• Lazer ve ışık tedavileri
• Göz tutulumu varsa göz tedavileri
yer alır.
Tedavinin amacı yalnızca mevcut belirtileri azaltmak değil, yeni alevlenmeleri de önlemektir.
Cilt bakımında doğru ürün seçimi tedavi kadar önemlidir.
Öneriler:
• Her gün geniş spektrumlu, en az SPF 30-50 güneş koruyucu kullanın.
• Hassas ciltlere uygun temizleyiciler tercih edin.
• Alkol, mentol ve yoğun parfüm içeren ürünlerden kaçının.
• Sert peelinglerden ve cildi tahriş eden uygulamalardan uzak durun.
• Cildi düzenli olarak nemlendirin.
Rozasea yaşamı tehdit eden bir hastalık değildir; ancak yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilir. Erken tanı, doğru tedavi ve tetikleyicilerden kaçınma sayesinde hastaların büyük çoğunluğunda başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir.
Yüzünüzde uzun süredir devam eden kızarıklık, yanma hissi veya akneye benzeyen ancak geçmeyen döküntüler varsa kendi kendinize tedavi uygulamak yerine bir dermatoloji uzmanına başvurmanız en doğru yaklaşım olacaktır.