HUKUK

Refakat İzni Çalışanın Hakkı mı, İşveren Takdiri mi?

Refakat izni, hasta yakınının tedavi sürecinde yanında bulunmak isteyen çalışanlar için önemli bir hak. Ancak kamu ve özel sektörde uygulamalar ciddi farklılıklar gösteriyor.

Bir yakınının tedavi sürecinde yanında olmak, yalnızca insani bir sorumluluk değil, aynı zamanda çalışma hayatında tanınmış bir haktır. Refakat izni, çalışanın hasta bir aile üyesine bakım ve destek sağlayabilmesi amacıyla kullanılan izin türü olarak mevzuatta ve uygulamada yer buluyor. Ancak bu hakkın kullanımı, çalışılan sektöre göre önemli farklılıklar gösterebiliyor.

Kamu ve özel sektörde refakat iznine ilişkin şartlar, süreler ve uygulama biçimleri aynı değil. Özellikle özel sektörde yaşanan belirsizlikler, çalışanlar açısından zaman zaman hak kayıplarına yol açabiliyor.

Refakat izni nedir?

Refakat izni, bir çalışanın tedavi gören hasta yakınının yanında bulunabilmesi için talep edebildiği izin türüdür. Bu izin; ağır hastalık, ameliyat sonrası bakım, hastanede yatış ya da hastanın kendi başına yaşamını sürdüremediği durumlarda gündeme gelir.

Uygulamada refakat izninin kullanılabilmesi için sağlık kurulu raporu zorunlu değildir. Hastaneden alınan ve hastanın refakate ihtiyaç duyduğunu gösteren doktor imzalı resmî yazı, izin talebi için yeterli kabul edilir. Buna rağmen, özellikle özel sektörde bu hususun çoğu zaman göz ardı edildiği görülmektedir.

Kamu çalışanları için refakat izni

Kamu sektöründe çalışan memurlar açısından refakat izni daha net kurallara bağlanmıştır. Birinci derece yakınların ağır hastalığı ya da uzun süreli tedavi ihtiyacı söz konusuysa, memurlar refakat izni kullanabilmektedir. Bu kapsamda eş, anne, baba ve çocuk için izin talep edilebilir.

Memurlar için refakat izni:
• Hastaneden alınan refakatçi yazısıyla başlatılabilir,
• Maaş kesintisi olmadan kullandırılır,
• En fazla 3 ay süreyle verilir,
• Gerekli görülmesi hâlinde bir 3 ay daha uzatılabilir.

Kamu kurumlarında uygulama genellikle çalışandan yana yorumlanmakta ve izin süreçleri belirli bir standarda göre yürütülmektedir.

Özel sektörde tablo neden farklı?

Özel sektörde refakat izni, açık ve bağlayıcı bir yasal çerçeveye sahip olmadığı için işveren politikalarına göre değişkenlik göstermektedir. Aynı sağlık durumuna sahip iki çalışandan biri izin kullanabilirken, diğeri yıllık izne ya da ücretsiz izne yönlendirilebilmektedir.

Özel sektörde karşılaşılan başlıca uygulamalar arasında:
• Refakat izninin hiç tanınmaması,
• Hastane yazısına rağmen “yıllık izin” dayatılması,
• Kısa süreli refakat ihtiyacının mazeret izni sayılmaması,
• İznin tamamen işveren takdirine bırakılması

yer almaktadır.

Bu durum, refakat izninin bir hak olmaktan çıkıp keyfî bir uygulamaya dönüşmesine neden olabilmektedir.

1 günlük refakat izni mümkün mü?

Özellikle günübirlik ameliyatlar, kontroller ya da kısa süreli hastane yatışlarında çalışanların yalnızca 1 günlük refakat iznine ihtiyaç duyduğu durumlar sıkça yaşanmaktadır. Kamu sektöründe refakat izni genellikle uzun süreli ele alınırken, özel sektörde bazı işyerleri kısa süreli refakat durumları için esnek çözümler üretebilmektedir.

Ancak bu esneklik her işyerinde geçerli değildir. Bazı şirketlerde 1 günlük refakat izni tanınırken, bazılarında bu süre doğrudan yıllık izinden düşülmektedir. Bu da çalışanlar arasında eşitsizliğe yol açmaktadır.

Hastanede yatan hasta için refakat izni

Hastanede yatışı devam eden bir hasta için refakat izni talep edilebilmesi adına, hastanın refakate ihtiyaç duyduğunu gösteren resmî belgenin sunulması gerekir. Bu belge çoğu zaman doktor tarafından düzenlenen refakatçi yazısıdır.

Kamu sektöründe bu belgeyle izin süreci başlatılabilirken, özel sektörde aynı belgenin kabul edilip edilmeyeceği tamamen işyeri uygulamalarına bağlıdır.

Hukuki boşluk dikkat çekiyor

Refakat izni, sağlık hakkı ve aile hayatının korunmasıyla doğrudan ilişkili olmasına rağmen, özel sektör açısından açık bir kanuni güvenceye sahip değildir. Bu durum, çalışanların en hassas dönemlerinde hukuki belirsizlikle karşı karşıya kalmasına neden olmaktadır.

Çalışma hayatına ilişkin değerlendirmelerde, refakat izninin özel sektör için de:
• Hastane tarafından verilen refakatçi yazısının açıkça yeterli sayılması,
• Asgari izin süresinin belirlenmesi,
• İşveren takdirinin sınırlarının netleştirilmesi

gerektiği yönünde görüşler dile getirilmektedir.

Sonuç

Yakınlarının tedavi sürecinde yanında olabilmek, çalışanlar için hayati bir ihtiyaçtır. Refakat izninin kamu ve özel sektör arasında bu denli farklı uygulanması, hem eşitlik ilkesini hem de sosyal devlet anlayışını tartışmalı hâle getirmektedir. Uzmanlara göre bu alanda yapılacak açık ve net bir yasal düzenleme, hem çalışanları koruyacak hem de işverenler açısından uygulama birliği sağlayacaktır.