HUKUK

Raporlu Personele Telefonla Çağrı ve Hakem Hastane Uygulaması Tartışma Yaratıyor: İdare Yetkisini Aşıyor mu?

Son dönemde bazı kamu kurumlarında, memur ve işçilerin kullandığı istirahat raporlarının “şüpheli” olduğu iddiasıyla, raporlu personelin telefonla aranarak kuruma çağrıldığı, hakem hastaneye sevk için bizzat gelmesinin istendiği, gelmeyenler hakkında ise tutanak tutulup disiplin soruşturması açıldığı yönünde uygulamaların arttığı görülüyor.

Mevzuat ve yargı içtihatları ise bu tür işlemlerin önemli bir kısmının hukuka aykırı olduğunu ortaya koyuyor.

İDARE RAPORU KEYFİ OLARAK GEÇERSİZ SAYABİLİR Mİ?

Mevzuata göre idarenin, geçerli bir istirahat raporunu “ben bu rapora inanmıyorum”, “şüpheli buldum” veya “çok rapor alıyor” gibi subjektif gerekçelerle tek taraflı olarak geçersiz sayma yetkisi bulunmuyor.

Yetkili sağlık kuruluşu ve yetkili hekim tarafından düzenlenen, usulüne uygun bir rapor hukuken geçerli ve bağlayıcıdır. İdarenin bu raporu yok sayarak işlem tesis etmesi, yetki gaspı niteliği taşır.

PEKİ İDARE HİÇ Mİ RAPORU SORGULAYAMAZ?

İdarenin raporu doğrudan reddetme yetkisi yoktur; ancak istisnai ve sınırlı bir yetkisi bulunmaktadır.

Bu yetki ancak şu şartlarla doğar:
• Raporun usul ve fenne aykırı olduğu yönünde
• Somut, objektif ve makul bir şüphe bulunması halinde

Bu şüphe;
• Keyfi,
• Genelleştirilmiş,
• Kişisel kanaate dayalı

olamaz.

Örneğin;
• Yetkisiz sağlık kuruluşundan alınan raporlar,
• Mevzuatta öngörülen sürelerin açıkça aşılması,
• Aynı tarihli çakışan raporlar,
• Sağlık kurulu raporu gerektiren hallerde tek hekim raporu düzenlenmesi

makul şüphe kapsamında değerlendirilebilir.

Buna karşılık, “sık rapor alıyor”, “işi aksatıyor”, “kurumda rahatsızlık var” gibi gerekçeler hukuki şüphe sayılmaz.

ŞÜPHE VARSA TEK YOL: HAKEM HASTANE SEVKİ

Makul şüphe oluşması halinde idarenin tek hukuki seçeneği, hakem hastaneye sevk işlemi tesis etmektir.

Ancak bu işlem:
• Yazılı olmak zorundadır
• Gerekçesi açıkça belirtilmelidir
• Usulüne uygun şekilde tebliğ edilmelidir

Hakem hastaneye sevk, bir “çağrı” değil, idari işlemdir.

TELEFONLA ARAMA TEBLİGAT SAYILMAZ

Mevzuatta;
• “Raporlu personel telefonla çağrılır”
• “Kuruma gelip sevk evrağı alır”
• “Gelmezse tutanak tutulur ve ceza verilir”

şeklinde tek bir düzenleme bulunmamaktadır.

Bu nedenle;
• Telefonla yapılan bildirimler
• Sözlü talimatlar
• WhatsApp, SMS veya benzeri yollar

tebligat niteliği taşımaz. Bu şekilde yapılan çağrılara dayalı tutanaklar ve bu tutanaklara dayanılarak açılan disiplin soruşturmaları hukuka aykırı kabul edilmektedir.

RAPORLU PERSONELİN KURUMA GELME ZORUNLULUĞU VAR MI?

Hayır.

Raporlu memur ve işçi:
• Fiilen görevden muaftır
• Kuruma gitme yükümlülüğü altında değildir

Özellikle hasta olduğu dönemde, il veya ilçe değiştirerek kuruma çağrılması hukuka ve hakkaniyete aykırı görülmektedir.

HAKEM HASTANEYE GİTMEMEK CEZA SEBEBİ OLUR MU?

Bu noktada belirleyici unsur usulüne uygun yazılı tebligattır.
• Hakem hastaneye sevk yazılı ve usulüne uygun şekilde tebliğ edilmişse ve personel buna rağmen gitmezse, disiplin süreci gündeme gelebilir.
• Telefonla, sözlü veya yazısız bildirim varsa, disiplin suçu oluşmaz.

RAPORLU PERSONELE TAVSİYELER
• Telefonla yapılan çağrılara göre işlem tesis etmeyin
• Hakem hastane sevki varsa yazılı tebligat talep edin
• Tebligat olmadan kuruma gitmek zorunda olmadığınızı bilin
• Telefon görüşmesine dayalı tutanaklara itiraz edin
• Hukuka aykırı cezalara karşı Cimer’e, TİHEK’e ve yargı yoluna başvurun

SONUÇ

İdarenin raporu denetleme yetkisi vardır;
ancak bu yetki keyfilik içermez.

Telefonla çağrı, sözlü talimat ve buna dayalı disiplin cezaları, mevzuatta karşılığı olmayan uygulamalardır.

Hukuk, idarenin kolayına geleni değil, kanuna uygun olanı emreder.