Ev sahibi Başhekim Doç. Dr. Ali Alemdar, hastanenin eğitim ve hizmet kapasitesine dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi, İstanbul’un en kritik sağlık merkezlerinden biridir. Günlük hasta yükümüz, acil başvurularımız ve yoğun bakım kapasitemiz Türkiye ortalamasının çok üzerindedir. Bu akademik yıl açılışı yalnızca eğitim sürecinin değil, hizmet kalitemizi daha da geliştirecek bir dönemin başlangıcıdır.”
Alemdar, SBÜ ile yürütülen ortak eğitimin klinik pratiğe doğrudan katkı sunduğunu vurgulayarak iş birliğinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Dekan Prof. Dr. Ayşe Batırel: “Afiliasyon, Türkiye’de sağlık eğitimine güç katıyor”
Hamidiye Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayşe Batırel, konuşmasında SBÜ ile Sağlık Bakanlığı’na bağlı eğitim araştırma hastaneleri arasındaki afiliyasyon modelinin önemine dikkat çekti:
“Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin Sağlık Bakanlığı ile yürüttüğü afiliyasyon modeli, Türkiye’de sağlık eğitiminin niteliğini belirleyen en güçlü yapılardan biridir. Öğrencilerimiz hem yüksek hasta kapasitesine sahip modern kliniklerde eğitim alıyor hem de sahadaki gerçek tecrübeyi birebir yaşayarak yetişiyor. Bu iş birliği, ülkemizin nitelikli hekim ihtiyacına doğrudan katkı sağlıyor.”
Törende konuşan İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, İstanbul’un sağlık hizmeti ihtiyacının dünya ölçeğinde bir yoğunluğa sahip olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“İstanbul, 16 milyon nüfusu, gün içinde 3–4 milyonluk hareketli nüfusu ve Türkiye’nin dört bir yanından gelen sağlık başvurularıyla ülkemizin sağlık yükünün omurgasını taşıyan bir şehir. Günde yüz binlerce poliklinik hizmeti veriyoruz. Acil servislere yapılan başvuru oranlarımız birçok ülkenin toplam sağlık başvurularını geride bırakıyor. Bu nedenle İstanbul’da sağlık hizmetlerini yürütmek yalnızca bir idari görev değil; kesintisiz bir koordinasyon, güçlü bir insan kaynağı ve akademik destek gerektiriyor.”
Güner, bu noktada Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin kritik rolüne dikkat çekerek sözlerini şöyle sürdürdü:
“SBÜ, İstanbul’un sağlık kapasitesini ayakta tutan kurumların başında geliyor. Yetiştirdiği asistanlar, uzmanlar, akademik kadrolar ve klinik araştırmalarla hem şehrimizin hem ülkemizin sağlık altyapısına güç katıyor. Üniversite ile hastanelerimiz arasındaki uyum, hem hizmet kalitesini hem de sağlık insan gücü niteliğini doğrudan artırmaktadır.”
SBÜ Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın, konuşmasına uçak kazasında şehit olan askerler için taziye ile başladı:
“Öncelikle şehit olan kahraman Mehmetçiklerimizi rahmetle yâd ediyorum. Aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine ve milletimize sabır diliyorum. Onların bıraktığı miras, bu milletin istikbalidir.”
“69 Eğitim Araştırma Hastanesi ile kurduğumuz afiliasyon, Türkiye’nin en güçlü klinik eğitim modelidir”
Aydın, SBÜ’nün Sağlık Bakanlığı’na bağlı hastanelerle yürüttüğü geniş afiliasyon sisteminin stratejik değerine dikkat çekti:
“Üniversitemiz, 21 ildeki 69 Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile oluşturduğu afiliasyon modeli sayesinde Türkiye’nin en geniş klinik eğitim altyapısına sahiptir. Bu model, genç hekim ve diğer sağlık profesyonellerinin yetişmesinde ve hizmetin niteliğinin artmasında eşsiz bir rol oynamaktadır.”
“Bugün Türkiye’nin dört bir yanında görev yapan asistan hekimlerin büyük bir kısmı bu sistem içerisinde yetişmektedir.” dedi.
“SBÜ artık çok geniş bir coğrafyanın sağlık eğitim üssüdür”
Rektör Aydın, SBÜ’nün küresel vizyonunu şu sözlerle anlattı:
“Somali’den Özbekistan’a, Saraybosna’dan Sudan’a, Suriye’den Bangsamoro’ya, KKTC’den Kudüs’e, Kırgızistan’a uzanan geniş bir coğrafyada yürüttüğümüz eğitim ve sağlık iş birlikleri, Türkiye’nin küresel sağlık vizyonuna güç katmakta; SBÜ’yü uluslararası ölçekte bir sağlık eğitim üssü hâline getirmektedir.”
“Uluslararası sıralamalarda yükseliş, bilimsel gücümüzün kanıtıdır”
Aydın, SBÜ’nün son yıllardaki ranking başarılarını da hatırlattı:
“CWTS Leiden Ranking, Shanghai Ranking, THE gibi uluslararası sıralamalarda her yıl yükseliş göstermemiz; araştırma gücümüzün, yayın kalitemizin ve akademik performansımızın küresel ölçekte kabul gördüğünü göstermektedir.”
“Gazze bizim vicdani sınavımızdır; üniversiteler duruşlarıyla hatırlanır”
Aydın, konuşmasında SBÜ’nün insani duruşunu şu sözlerle ifade etti:
“Tarih bize gösteriyor ki üniversiteler yalnızca bilimsel üretimleriyle değil; zulüm karşısında gösterdikleri cesaretle de hatırlanır. 14 Mart 1919’da Darülfünun Konferans Salonu’nda düzenlenen toplantıda Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane öğrenci ve hocaları, işgale karşı öyle bir irade ortaya koydular ki Dr. Memduh Necdet’in ‘İstanbul bizimdir, çünkü istiklâl buradadır!’ haykırışı salonu titretti. İngiliz askerlerinin baskın düzenleyip öğrencileri tutuklamasına rağmen geri adım atmayan o gençler, aynı dakikalarda Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane’nin iki saat kulesi arasına büyük bir Türk bayrağı asarak aslında Millî Mücadele’nin ilk işaret fişeğini ateşlediler. İşte o günün ruhu, bugün bizim Gazze başta olmak üzere bütün mazlum coğrafyalar için gösterdiğimiz duruşta yaşamaktadır.”
Rektör Aydın, Gazze konusundaki tutumun sadece bir hassasiyet değil, bir medeniyet yükümlülüğü olduğunu vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü:
“Gazze’de yaşananlar sadece bir savaş değil; insanlığın vicdanını test eden bir sınavdır. Biz bu sınavda tarafız: zulmün değil, mazlumun tarafındayız. Sağlık Bilimleri Üniversitesi olarak her platformda Gazze’nin yanında duruyor, Filistinli öğrencilerimize sadece kapılarımızı değil, gönlümüzü de açıyoruz. Onlara eğitim yoluyla tutunacak bir gelecek sunmak bizim için bir seçenek değil; bu medeniyetin çocukları olarak taşıdığımız bir insanlık borcudur.”
Aydın, bu duruşun üniversitenin kimliğinin ayrılmaz bir parçası olduğuna dikkat çekti:
“Bizim için başarı, uluslararası sıralamalara girmekten daha büyük bir anlam taşır: İnsanlığın yanında, mazlumun safında durabilmek. Çünkü bilim, ancak vicdanla birleştiğinde bir değere dönüşür.”
“Bizim için başarı kürsüdeki alkış değil; insanlığa dokunan iyiliktir”
Aydın konuşmasını şöyle tamamladı:
“Akademik başarılarımız elbette kıymetlidir; ancak SBÜ’yü değerli kılan bilimin yanına vicdanı, merhameti ve insanlığa hizmet sorumluluğunu koyan bir anlayışı yaşatmamızdır. Yeni akademik yıl bu büyük mirası geleceğe taşıma kararlılığımızı güçlendiren bir başlangıçtır.”
Tören, iyi dilekler ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.