Önlenebilir Bir Kanser, Eksik Farkındalık: Serviks Kanseri

Serviks kanseri, günümüzde hâlâ yüz binlerce kadının yaşamını etkileyen ciddi bir halk sağlığı sorunu olmayı sürdürüyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, kadınlarda dünya genelinde en sık görülen dördüncü kanser türü olan serviks kanseri nedeniyle yalnızca 2022 yılında yaklaşık 660 bin kadına tanı konuldu; 350 bin kadın ise bu hastalık nedeniyle hayatını kaybetti. Daha çarpıcı olan ise bu ölümlerin yüzde 94’ünün düşük ve orta gelirli ülkelerde gerçekleşmiş olmasıdır. Bu tablo, sorunun yalnızca tıbbi değil, aynı zamanda toplumsal bir farkındalık meselesi olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

Oysa serviks kanseri büyük ölçüde önlenebilir bir hastalıktır. Bu yazıda, doktor Seher Sezgin hocamın rehberliğinde, serviks kanserinin önlenmesine rağmen toplumsal farkındalığın neden hâlâ yetersiz kaldığını ve bu farkındalığın nasıl artırılabileceğini ele alıyoruz.

Serviks kanserinin temel nedeni, yüksek riskli İnsan Papilloma Virüsü (HPV) tipleriyle gelişen kalıcı enfeksiyonlardır. HPV son derece yaygındır; cinsel olarak aktif bireylerin neredeyse tamamı yaşamlarının bir döneminde bu virüsle karşılaşır. Çoğu HPV enfeksiyonu bağışıklık sistemi tarafından kendiliğinden temizlenirken, bazı durumlarda enfeksiyon kalıcı hâle gelir. Özellikle HPV tip 16 ve 18, serviks kanserlerinin büyük bölümünden sorumludur.

Bu noktada HPV aşısı devreye girer ve oyunun kurallarını değiştirir.

HPV aşısı, virüsle karşılaşmadan önce uygulandığında, kansere yol açan tiplerin büyük çoğunluğuna karşı yüksek düzeyde koruma sağlar. Bu nedenle aşının erken yaşta, tercihen 11–12 yaşlarında uygulanması önerilmektedir. Aşı mevcut enfeksiyonları tedavi etmez; ancak yeni enfeksiyonları önleyerek ileride gelişebilecek kanser riskini ciddi biçimde azaltır.

Buna rağmen HPV aşısı, dünya genelinde hâlâ istenen düzeyde yaygın değildir. Yan etkilere dair abartılı korkular, aşının yalnızca kız çocuklarına gerekli olduğu yönündeki yanlış algılar ve cinsel davranışları teşvik edeceği iddiası, aşılama oranlarını düşüren başlıca nedenler arasında yer almaktadır. Oysa bilimsel çalışmalar, HPV aşısı ile riskli cinsel davranışlar arasında herhangi bir ilişki olmadığını açık biçimde göstermektedir.

Sorunun merkezinde ise toplumsal farkındalık eksikliği yer almaktadır. Pek çok kadın, serviks kanserinin önlenebilir olduğunu ya da HPV aşısının güçlü bir kanserden korunma aracı sunduğunu bilmemektedir. Cinselliğin tabu olarak ele alındığı toplumlarda doğru bilgiye ulaşmak daha da zorlaşmakta; bu sessizlik ortamı, yanlış bilgilerin ve korkuların kökleşmesine zemin hazırlamaktadır.

Bu nedenle toplumsal farkındalığın artırılması hayati bir önem taşımaktadır.

HPV aşısının yalnızca bireysel bir tercih değil, toplum sağlığını doğrudan etkileyen temel bir koruyucu sağlık hizmeti olduğu açık ve net biçimde anlatılmalıdır. Aşının hem kızlar hem de erkekler için gerekli olduğu, sade ve anlaşılır bir dille vurgulanmalıdır. Sağlık çalışanlarının yanı sıra eğitimciler, medya kuruluşları ve toplum liderleri de bu bilginin yaygınlaştırılmasında aktif sorumluluk üstlenmelidir.

Serviks kanserinin önlenmesi, yalnızca sağlık sistemlerinin değil, toplumun ortak sorumluluğudur. Farkındalık arttıkça korkular azalır; korkular azaldıkça da önlenebilir ölümler giderek ortadan kalkar.

Sonuç olarak HPV aşısı, elimizdeki en güçlü koruyucu araçlardan biridir. Ancak bu aracın etkili olabilmesi için yalnızca mevcut olması yetmez; bilinmesi, konuşulması ve sahiplenilmesi gerekir. Toplumsal farkındalığın artırılması, serviks kanserinin ortadan kaldırılmasına giden yolun en kritik basamaklarından biridir.


Kaynakça

  1. World Health Organization. Human papillomavirus (HPV) and cervical cancer. 2022.

  2. Harper DM, Franco EL, Wheeler CM, Moscicki AB, Romanowski B, Roteli-Martins CM ve ark. Efficacy of a bivalent L1 virus-like particle vaccine in prevention of infection with human papillomavirus types 16 and 18. The Lancet. 2004;364(9447):1757–1765.

  3. Gavi, the Vaccine Alliance. Human papillomavirus (HPV) vaccine support. 2023.