Prof. Dr. Ercan Yenilmez, 2025–26 grip sezonuna ilişkin değerlendirmesinde, erken dönemde yapılan kesin yorumların bilimsel açıdan sağlıklı olmadığını vurguladı. Yenilmez’e göre grip sezonlarının şiddeti ve süresi, ancak sezon tamamlandığında net biçimde anlaşılabiliyor.
Erken Başlangıç Ne Anlama Geliyor?
2025–26 grip sezonu, birçok bölgede vakaların beklenenden daha erken artış göstermesiyle dikkat çekti. Prof. Dr. Yenilmez, bu durumun özellikle influenza A(H3N2) suşunun ve bu suşun genetik olarak farklı bir alt kümesi olan H3N2 subclade K’nın dolaşıma girmesiyle ilişkili olabileceğini belirtti.
Bu alt kümenin, aşıda yer alan referans H3N2 virüsüne kıyasla bazı antijenik farklılıklar gösterebileceğini ifade eden Yenilmez, önceki sezonlardan kazanılan bağışıklığın bu yıl daha sınırlı koruma sağlayabileceğini söyledi. Ancak erken başlangıcın, sezonun mutlaka ağır geçeceği anlamına gelmediğinin de altını çizdi.
Viral Değişim mi, Çevresel Etkiler mi?
Bazı raporlarda H3N2 subclade K’nın yayılım kazandığına dair ifadeler yer alsa da, uzmanlara göre erken vaka artışını tek başına viral değişimle açıklamak mümkün değil. Pandemi sonrası değişen sosyal temas alışkanlıkları, kapalı alanlarda geçirilen sürenin artması, iklimsel dalgalanmalar ve solunum yolu virüsleri arasındaki etkileşimler de bu artışta rol oynayabiliyor.
Prof. Dr. Yenilmez, grip epidemiyolojisinin çok faktörlü bir yapıya sahip olduğunu ve tek bir nedene odaklanmanın tabloyu basitleştirme riski taşıdığını belirtti.
“Uzun ve Ağır Sezon” Söylemi İçin Erken
Bir grip sezonunun gerçekten “ağır” olarak nitelendirilebilmesi için yalnızca vaka sayılarının değil; hastaneye yatışlar, yoğun bakım gereksinimi ve ölüm oranları gibi göstergelerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiliyor.
Mevcut verilerin sezonun yakından izlenmesi gerektiğini gösterdiğini belirten Yenilmez, şu aşamada “çok uzun ve çok ağır bir sezon” beklentisini destekleyecek yeterli kanıt bulunmadığını ifade etti.
Aşılar Hâlâ Etkili mi?
2025–26 sezonu için önerilen grip aşılarının bir A(H1N1), bir A(H3N2) ve bir B/Victoria bileşeni içerdiğini hatırlatan Prof. Dr. Yenilmez, dolaşımdaki H3N2 alt kümesi ile aşı suşu arasındaki uyumun tam olmamasının, enfeksiyonu önleme açısından etkinliği bir miktar azaltabileceğini söyledi.
Buna karşın mevcut verilerin, özellikle çocuklarda semptomatik grip ve hastane başvurularına karşı yüksek; yetişkinlerde ise orta düzeyde fakat klinik olarak anlamlı bir koruma sağlandığını gösterdiğini vurguladı. En kritik noktanın ise aşının ağır hastalık, hastaneye yatış ve ölüm riskini azaltmaya devam etmesi olduğu ifade edildi.
Sonuç: Belirsizlik Var, Ama Savunma Net
Prof. Dr. Ercan Yenilmez’e göre 2025–26 grip sezonu; erken başlangıcı ve dolaşımdaki H3N2 alt kümesi nedeniyle dikkat çekici olsa da, bu durum sezonun mutlaka “çok zorlu” geçeceği anlamına gelmiyor.
“Grip virüsü her sezon sürprizler yapabiliyor” diyen Yenilmez, bugün için en doğru yaklaşımın kanıta dayalı halk sağlığı önlemlerini sürdürmek ve grip aşısını ihmal etmemek olduğunu belirtti.
Uzmanlara göre belirsizlikler devam etse de, influenza ile mücadelede en güçlü savunma hattı hâlâ yıllık grip aşıları ve koruyucu sağlık uygulamaları olmaya devam ediyor.