BİLİM

Lösemi Tedavisinde Yeni Dönem: Tamamen Ağızdan Alınan Tedavi Umut Verdi

Akut miyeloid lösemi tedavisinde hastaların hastane yükünü azaltabilecek önemli bir gelişme yaşandı. Yeni tanı almış ve yoğun kemoterapiye uygun olmayan ileri yaş AML hastalarında, tamamen ağızdan alınan decitabine-cedazuridine ile venetoclax kombinasyonu dikkat çekici sonuçlar verdi.

ASCERTAIN-V çalışmasında değerlendirilen tedavi, özellikle 75 yaş ve üzeri ya da ek hastalıkları nedeniyle yoğun indüksiyon kemoterapisi alamayan hastalar için incelendi. Çalışmada hastaların yaklaşık yarısında tam yanıt elde edildi. Bu sonuç, damar yoluyla uygulanan tedavilere sık sık hastaneye gitmek zorunda kalan hastalar için yeni bir kapı aralıyor.

ABD Gıda ve İlaç Dairesi FDA, 13 Mayıs 2026’da bu oral kombinasyonu yeni tanı almış AML hastaları için onayladı. FDA’ya göre tedavi, 75 yaş ve üzerindeki yetişkinlerde veya yoğun kemoterapiyi kaldıramayacak ek hastalığı bulunan kişilerde kullanılabilecek.

Uzmanlara göre bu gelişmenin en önemli yönü yalnızca etkinlik değil, tedavi sürecinin kolaylaşması. Çünkü AML tedavisinde damar yoluyla verilen ilaçlar, özellikle yaşlı hastalar için ulaşım, enfeksiyon riski, yorgunluk ve hastane bağımlılığı gibi ek yükler oluşturabiliyor. Hap formundaki yaklaşım, uygun hastalarda tedavi konforunu artırabilir.

Bununla birlikte tedavi risksiz değil. Çalışmalarda kan hücrelerinde baskılanma, enfeksiyon riski, kansızlık, nötropeni ve trombosit düşüklüğü gibi yan etkiler bildirildi. Bu nedenle uzmanlar, oral tedavinin “evde kolay kullanılan basit bir ilaç” gibi görülmemesi gerektiğini; düzenli kan takibi ve hematoloji uzmanı kontrolünün şart olduğunu vurguluyor.

Akut miyeloid lösemi, kemik iliğinde olgunlaşmamış kan hücrelerinin kontrolsüz çoğalmasıyla ortaya çıkan ciddi bir kan kanseri türü. Hastalık özellikle ileri yaşta daha sık görülüyor ve birçok hasta yoğun kemoterapiye uygun olmayabiliyor. Bu nedenle daha uygulanabilir, daha az hastane bağımlı tedavi seçenekleri sağlık dünyasında yakından izleniyor.

Yeni oral kombinasyon, AML tedavisinde hastane koridorlarını biraz olsun kısaltabilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Ancak her hasta için uygun olup olmadığına yalnızca hematoloji uzmanı karar vermeli.