Kronik Viral Hepatit ile Yaşarken: Soframızda Neler Olmalı, Neler Olmamalı?

Kronik viral hepatiti olan hastalar; bu virüslerin neden olabileceği olumsuz sonuçları önlemek adına ve doğru zamanda tedaviye erişebilmek için düzenli olarak takip edilmelidir. Aslında belki bir ömür boyu poliklinik kontrollerine gelmeleri gerekir. Bu kontrollerinde beslenme ile ilgili kaygılar nedeniyle sık sık görüş almak isterler.

Poliklinikte en sık duyduğum sorulardan biri şudur: Hocam, ben artık ne yiyebilirim? Bu soru, sadece bir beslenme sorusu değil, korkunun ve belirsizliğin bir özetidir. Oysa şunu en baştan söylemek gerekir, hepatit ile yaşamak, aç kalmak ya da hayattan vazgeçmek demek değildir.

Karaciğer vücudumuzda fabrika gibi çalışır. Bir sorun olduğunda uzun süre ses çıkarmaz, şikâyet etmez. Kronik viral hepatitler sessiz ve sinsi hastalıklardır. Kronik viral hepatitle yaşayan bireylerde bu virüslere ek olarak yanlış beslenme ve kötü alışkanlıklar bu yükü ağırlaştırabilir.

Burada mucizevi diyetler ya da yasak listeleri yoktur aslında. Hastalarımıza ilettiğimiz nokta oldukça tanıdık; dengeli, sade ve düzenli beslenme.

Doğru Bilinen Yanlışlarla Vedalaşalım

“Ben hepatitliyim, artık her şey yasak” diyen hastalarla çok karşılaşıyorum. Bu doğru değil. Karaciğerin kendini onarabilmesi için proteine, vitaminlere ve enerjiye ihtiyacı vardır. Tek tip beslenmek ya da öğün atlamak karaciğeri korumaz.

Bir diğer yaygın düşünce de bitkisel ürün zararsız olduğudur. Keşke bu kadar basit olsaydı. Ne yazık ki bilinçsiz kullanılan birçok bitkisel ürün, karaciğer için ciddi risk oluşturabiliyor.

Alkol ve Sigara: Bu konuda veriler oldukça net, burada gri alan yok. Kronik viral hepatiti olan bireylerde alkol kesinlikle önerilmez. “Az içiyorum” ya da “özel günlerde” gibi cümleler karaciğeri ikna etmiyor. Sigara da masum değil; dolaylı yoldan karaciğer hastalığının seyrini olumsuz etkiliyor.

Deve Dikeni, Enginar ve Silimarin

Hastalarımızın sık sorduğu bir başka soru da; Hocam, deve dikeni kullansam faydası olur mu? Silimarin, deve dikeni bitkisinde bulunan ve karaciğer üzerine koruyucu etkileri olduğu bilimsel olarak gösterilmiş nadir bitkisel bileşenlerden biridir. Antioksidan etkileriyle karaciğer hücrelerini desteklediği biliniyor. Üstelik silimarin sadece deve dikeninde değil, sofralarımıza daha aşina olan enginar bitkisinde de bulunur.

Ancak burada dikkat edilmesi gereken önemli nokta silimarinin tek başına bir tedavi olmadığıdır. Hekimin önerdiği tedavinin yerine geçmez; ancak uygun hastada, doğru şekilde kullanıldığında destekleyici olabilir.

Kronik viral hepatit ile yaşamak, korkuyla değil bilgiyle yönetilmesi gereken bir süreçtir. Soframızda yaptığımız küçük ama doğru tercihler, karaciğerin yükünü hafifletir. Aşırıya kaçmadan, yasaklara boğulmadan, dengeli beslenme alışkanlıkları geliştirerek bilinçli bir yaşam mümkündür.

Sağlıcakla kalmanız dileğiyle…