Günümüzde sosyal medyada sıkça karşılaşılan bu gibi iddialar, bilimsel gerçeklerle örtüşmemektedir. Organizmayı değerlendirirken biraz da matematikçi kimliğimizi devreye sokmakta fayda var. Çünkü metabolizma, duygulardan ziyade fizyoloji ve matematikle çalışır. Vücuttaki 1 kilogram yağ dokusunu yakabilmek için ortalama 7.700–8.300 kalori, yani yaklaşık 8.000 kalorilik bir enerji açığı gerekir.
Şimdi birlikte küçük bir hesap yapalım: 5 kilogram yağ kaybetmek isteyen bir kişinin yaklaşık 40.000 kalorilik enerji açığı oluşturması gerekir. Günde ortalama 500 kalorilik bir açık oluşturulduğunda bu hedef yaklaşık 80 gün, 1.000 kalorilik bir açık oluşturulduğunda ise yaklaşık 40 gün sürer. Elbette bu süre; kişinin yaşı, metabolizma hızı, kas kütlesi, fiziksel aktivitesi ve sağlık durumuna göre değişebilir. İşte tam da bu noktada matematik bize önemli bir gerçeği gösteriyor. Birkaç gün içinde tartıda görülen yüksek kilo kaybını tamamen yağ kaybı olarak yorumlamak doğru bir yaklaşım olmaz. Diyetin ilk günlerinde yaşanan düşüşün önemli bir kısmı; su kaybı, glikojen depolarının azalması ve sindirim sistemindeki içeriğin boşalmasından kaynaklanır.
Bir başka önemli konu ise sindirim sistemimizdir. Sindirim, yalnızca besinleri parçalamaktan ibaret bir süreç değildir. Bağırsaklarımız bağışıklık sistemimizin merkezlerinden biridir. Hormon dengemizi, enerji seviyemizi ve hatta ruh halimizi etkileyen çok önemli görevler üstlenir. Bu nedenle, hızlı sonuç almak amacıyla uygulanan çok düşük kalorili diyetler zamanla metabolik dengeyi bozabilir ve sürdürülebilirliği zorlaştırabilir. Takipte olduğum danışanlarımdan en sık duyduğum cümlelerden biri de şudur: “Dün akşam makarna yedim, kesin kilo aldım.” Oysa vücut tek bir öğüne göre karar vermez. Bir tabak makarna tek başına kilo aldırmadığı gibi, tek bir salata da kilo verdirmez. Vücudumuzun verdiği yanıt; günler, haftalar ve aylar boyunca tekrar eden beslenme alışkanlıklarının toplamıdır.
Kilo verme sürecinde odak noktası, her sabah tartıda daha düşük bir sayı görmek yerine, sağlıklı alışkanlıkları sürdürülebilir hâle getirmek olmalıdır. Çünkü kalıcı sonuçlar; sabırla, istikrarla ve bilimsel doğrularla ilerleyen süreçlerin sonunda ortaya çıkar. Biliyoruz ki, bu kilolar da bir gecede alınmadı. Aynı şekilde, kalıcı olarak verilmesi de birkaç günde gerçekleşmez. Kendinize zaman tanıyın. Tartının her gün aynı sonucu göstermesini beklemeyin. Bazen süreç yavaşlar, bazen duraklar, bazen de beklediğinizden daha iyi ilerler. Önemli olan, motivasyonunuzu kaybetmeden yolunuza devam edebilmektir.
Matematik bize sayıları gösterir, fizyoloji ise sürecin nasıl işleyeceğini anlatır. Sağlıklı kilo yönetiminde en doğru sonuç; bu ikisini sabır ve sürdürülebilirlikle bir araya getirebilmektir. Sevgi ve saygılarımla…