HUKUK

Kaza Mağdurlarının Kişisel Verilerini Hukuka Aykırı Ele Geçiren Şahsa Hapis Cezası

Trafik kazası geçiren vatandaşların kişisel verilerine hukuka aykırı şekilde ulaşarak tazminat süreçlerini üstlenme vaadiyle mağdurlara yönelen bazı hasar danışmanlık şirketleri ve şahıslar yargı önünde ceza almaya başladı.

Şanlıurfa Barosu’na kayıtlı avukat Hasan Kılıç, geçirdiği trafik kazasının ardından kendisine ait telefon numarasının ve iletişim bilgilerinin rızası dışında ele geçirilerek ısrarlı şekilde aranması üzerine suç duyurusunda bulundu. Yapılan yargılama sonucunda, kişisel verileri hukuka aykırı şekilde ele geçiren sanık hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 136/1. maddesi kapsamında mahkûmiyet kararı verildi.

Mahkemeden emsal karar: 1 yıl 8 ay hapis

Mahkeme, sanığın “kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme veya yayma” suçunu işlediğini sabit bularak önce 2 yıl hapis cezasına hükmetti. Sanığın geçmişi ve takdiri indirim nedenleri dikkate alınarak ceza 1 yıl 8 ay hapis cezasına indirildi. Kararda, suçun işleniş biçimi, kişisel verilerin niteliği ve mağdur üzerindeki etkileri özellikle vurgulandı.

Kaza tutanakları üzerinden sistematik veri istismarı

Son dönemde artan şikâyetlerde; trafik kazası sonrası tutulan kaza tespit tutanakları aracılığıyla mağdurların telefon numaralarına ulaşıldığı, bu kişilere “vekâletname verilmesi halinde sigorta şirketlerinden değer kaybı, ikame araç bedeli, araç yatış ücreti ve sağlık tazminatları gibi hukuki haklar, ” vaadinde bulunulduğu belirtiliyor.

Ancak yapılan incelemelerde, alınan tazminatların büyük kısmının mağdurlara ödenmediği, önemli bir bölümünün bu kişi veya şirketler tarafından alıkonulduğu tespit edildi. Mağdurların çoğunun hukuki süreci ve gerçek hak ediş tutarlarını bilmemesi, suistimalleri daha da görünmez kılıyor.

❓ Kritik Soru: Bu Bilgiler Kimin Elinden, Nasıl Sızıyor?

En dikkat çekici nokta ise şu:
Trafik kazası bilgileri, daha resmi işlemler tamamlanmadan nasıl ve kimler tarafından üçüncü kişilere ulaştırılıyor?

Vatandaşların kişisel verileri; kaza zamanı, araç bilgisi, iletişim numarası gibi son derece hassas detaylar, adeta dakikalar içinde bazı hukuk bürolarının veya aracılık yapan kişilerin eline geçiyor. Bu durum, yalnızca bireysel mağduriyet değil, aynı zamanda ciddi bir sistem açığı tartışmasını da beraberinde getiriyor.

🏛️ Devlete Açık Çağrı

Bu noktada kamuoyunun beklentisi nettir:
• Kaza bilgilerine kimlerin, hangi yetkiyle eriştiği açıklığa kavuşturulmalıdır
• Kişisel verilerin sızmasına neden olan ihmal veya kasıt varsa derhal soruşturulmalıdır
• Hukuk mesleğini kullanarak güven istismarı yapan yapılar ayıklanmalıdır
• Vatandaşın bilgisi dışında dolaşıma giren her veri için hesap sorulmalıdır

Bu mesele yalnızca “dolandırıcılık” değil; kişisel verilerin korunması, hukuka güven ve devlet ciddiyeti meselesidir.

⚠️ Vatandaşlara Hayati Uyarı
• Telefonla arayan hiç kimseye doğrulama yapmadan vekalet vermeyin
• “Kesin kazanılır” gibi ifadelerle acele ettirenlere karşı temkinli olun
• Kendi avukatınızı kendiniz seçin
• Şüpheli durumlarda baro ve adli mercilere başvurun

🛑 Son Söz

Hukuk, güven üzerine kurulur.
Güven sarsılıyorsa, orada bireysel değil kamusal bir sorun vardır.

Vatandaşın bilgisi, kazadan önce değilse bile kazayla birlikte yağmalanıyorsa, bu düzende bir şeyler ciddi biçimde yanlıştır.