EĞİTİM

Hazır, Yetkin, Güçlü: Afet Hemşireliği Sağlık Sisteminin En Kritik Güçlerinden Biri

Gülhane Hemşirelik Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Emine Arıcı Parlak, afet hemşireliğinin yalnızca afet anında değil, risk azaltmadan iyileştirme süreçlerine kadar tüm aşamalarda hayati öneme sahip olduğunu belirterek, hemşirelik eğitiminde standart ve uygulamalı afet eğitiminin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

İklim değişikliği, depremler, seller, orman yangınları, savaşlar ve kitlesel göç hareketleri, afetlerin hem sıklığını hem de karmaşıklığını artırıyor. Bu tablo, sağlık sisteminin afetlere hazırlıklı olmasını zorunlu hale getirirken, afet yönetiminde en kritik insan kaynağını ise hemşireler oluşturuyor.

Gülhane Hemşirelik Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Emine Arıcı Parlak, afet hemşireliğinin günümüzde yalnızca belirli bir uzmanlık alanı değil, tüm hemşirelerin sahip olması gereken temel mesleki yeterliliklerden biri haline geldiğine dikkat çekti.

Afetlerde İlk Müdahaleden Uzun Vadeli İyileşmeye Kadar Görev Alıyorlar

Afet hemşireliği; hemşirelerin bilgi, beceri ve deneyimlerini olağanüstü koşullarda etkin biçimde kullanmalarını sağlayan özel bir çalışma alanı olarak öne çıkıyor.

Dr. Öğr. Üyesi Emine Arıcı Parlak, afet hemşirelerinin yalnızca yaralılara ilk müdahaleyi yapan sağlık çalışanları olmadığını belirterek şu değerlendirmede bulundu:

“Hemşireler; afet öncesi hazırlık çalışmalarından risk azaltmaya, afet anındaki sağlık hizmetlerinden uzun dönem rehabilitasyon süreçlerine kadar afet yönetiminin bütün aşamalarında aktif rol üstlenmektedir.”

Türkiye Yüksek Afet Riski Altında

Türkiye’nin deprem başta olmak üzere birçok doğal afet açısından yüksek risk grubunda bulunduğunu belirten Parlak, afetlere hazırlığın yalnızca kurumların değil sağlık çalışanlarının bireysel yeterlilikleriyle de doğrudan ilişkili olduğunu ifade etti.

Afetlerde sağlık hizmetlerinin kesintisiz sürdürülebilmesi için hemşirelerin kriz yönetimi, hızlı karar verme, triyaj, enfeksiyon kontrolü, iletişim, ekip koordinasyonu ve toplum sağlığını koruma gibi birçok alanda donanımlı olması gerektiğine dikkat çekti.

Florence Nightingale’den Günümüze Uzanan Bir Uzmanlık Alanı

Modern hemşireliğin temellerinin Kırım Savaşı sırasında Florence Nightingale’in çalışmalarıyla atıldığını hatırlatan Parlak, afet hemşireliğinin bugün çok daha kapsamlı bir disiplin haline geldiğini söyledi.

Günümüzde afet hemşireliği;

  • risk azaltma,
  • hazırlık,
  • müdahale,
  • iyileştirme

başlıklarının tamamını kapsayan profesyonel bir uzmanlık alanı olarak kabul ediliyor.

Risk Yönetimi Ön Plana Çıkıyor

Afet yönetiminde artık yalnızca kriz anına odaklanan anlayışın yerini risk temelli bütünleşik afet yönetimi yaklaşımı alıyor.

Özellikle 1999 Marmara Depremi sonrasında Türkiye’de afet yönetimi anlayışında önemli değişiklikler yaşandığını belirten Parlak, afetlere hazırlığın afet gerçekleştikten sonra değil, afet meydana gelmeden önce başlaması gerektiğini vurguladı.

Bu yaklaşım kapsamında;

  • risk analizi,
  • zarar azaltma,
  • hazırlık planları,
  • müdahale organizasyonu,
  • triyaj uygulamaları,
  • iyileştirme çalışmaları

bir bütün olarak ele alınıyor.

Uluslararası Standartlar Yol Gösteriyor

Dr. Öğr. Üyesi Emine Arıcı Parlak, Uluslararası Hemşireler Konseyi (ICN) ile Dünya Sağlık Örgütü’nün afet hemşireliği için uluslararası yeterlilik standartları oluşturduğunu belirtti.

Bu yeterlilikler üç temel düzeyde değerlendiriliyor:

  • Lisans mezunu tüm hemşireler için temel afet yeterlilikleri,
  • Kurumsal afet ekiplerinde görev alan hemşireler için ileri düzey yeterlilikler,
  • Ulusal ve uluslararası afetlerde liderlik üstlenen uzman hemşireler için ileri uzmanlık yeterlilikleri.

Bunun yanında afet hemşireliği yeterlilikleri;

  • hazırlık,
  • planlama,
  • iletişim,
  • olay yönetimi,
  • güvenlik,
  • değerlendirme,
  • müdahale,
  • iyileştirme,
  • hukuk ve etik

alanlarını kapsıyor.

Eğitimde Standartlaşma Gerekiyor

Parlak, afet hemşireliği eğitiminin hemşirelik lisans programlarında standart hale getirilmesinin önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

“Afet hemşireliği eğitiminin ulusal çekirdek eğitim programına uygun şekilde zorunlu ders olarak verilmesi, mezun hemşirelerin her türlü olağanüstü duruma hazır, yetkin ve güçlü profesyoneller olarak yetişmesini sağlayacaktır.”

Sadece Teori Yeterli Değil

Afet yönetiminde başarı için teorik bilginin uygulamayla desteklenmesi gerektiğini belirten Parlak, eğitimlerde;

  • simülasyonlar,
  • vaka analizleri,
  • rol canlandırmaları,
  • saha tatbikatları,
  • ekip çalışmaları

gibi uygulamalı yöntemlerin mutlaka yer alması gerektiğini söyledi.

Bu uygulamaların hemşirelerin gerçek afet koşullarında doğru karar verebilme becerisini geliştirdiğini ifade etti.

Mevcut Durumda Bazı Eksiklikler Bulunuyor

Türkiye’deki hemşirelik eğitim programlarında afet derslerinin üniversiteler arasında farklı içerik, kredi ve zorunluluk düzeylerinde verildiğini belirten Parlak, bu durumun standart bir yeterlilik oluşmasını zorlaştırdığını söyledi.

Ayrıca Türkiye’de henüz afet hemşireliği alanında tanımlanmış özel dal hemşireliği ya da lisansüstü uzmanlık programının bulunmadığını belirterek mevcut yasal düzenlemelerin de güncellenmesi gerektiğini ifade etti.

“Afetlere Dirençli Sağlık Sistemi İçin Güçlü Hemşirelik Eğitimi Şart”

Dr. Öğr. Üyesi Emine Arıcı Parlak, afetlerin etkilerini azaltmanın yalnızca güçlü sağlık altyapısıyla değil, iyi yetişmiş sağlık profesyonelleriyle mümkün olacağını belirterek şu değerlendirmeyle sözlerini tamamladı:

“Afet hemşireliği eğitiminin standartlaştırılması, uygulamalı eğitimlerle desteklenmesi ve yasal altyapısının güçlendirilmesi; afetlere dirençli bir sağlık sistemi oluşturmanın temel unsurlarından biridir. Hazır, yetkin ve güçlü hemşireler, toplumun afetlere karşı en önemli güvencelerinden biridir.”