Yeni bilimsel veriler ise bu ilaçların yalnızca kilo kaybı sağlamadığını, obeziteye bağlı kadın ve erkek infertilitesinde üreme hormonlarını doğrudan etkileyebileceğini ortaya koyuyor.
Kısırlık Sadece Kilo Sorunu Değil
Uzmanlara göre obeziteye bağlı infertilite yalnızca vücut kitle indeksiyle açıklanamıyor. Fazla yağ dokusu;
• hipotalamus-hipofiz-gonad (HPG) aksında bozulmaya,
• kronik inflamasyona,
• oksidatif strese
ve cinsiyet hormonlarında dengesizliğe yol açıyor.
Bu biyolojik bozulma, hem kadınlarda yumurtlama sorunlarına hem de erkeklerde testosteron düşüklüğü ve sperm kalitesinde azalmaya neden oluyor.
Erkeklerde “Fonksiyonel Hipogonadizm” Geri Döndürülebilir mi?
Obez erkeklerde sık görülen tablo “fonksiyonel hipogonadizm” olarak tanımlanıyor. Bu durumda:
• LH ve testosteron düzeyleri düşüyor,
• sperm sayısı ve hareketliliği azalıyor,
• cinsel işlev bozuklukları ortaya çıkıyor.
Son yıllarda yayımlanan klinik çalışmalar, GLP-1 tedavisi alan obez erkeklerde testosteron düzeylerinin yükseldiğini, bazı hastalarda sperm parametreleri ve cinsel fonksiyonların iyileştiğini gösteriyor. Araştırmacılar, bu etkinin yalnızca kilo kaybına değil, ilacın inflamasyonu ve metabolik stresi azaltıcı etkilerine bağlı olabileceğini belirtiyor.
Kadınlarda PCOS Dengeleri Değişiyor
Kadınlarda ise GLP-1 reseptörlerinin yumurtalık ve rahim dokusunda bulunması dikkat çekiyor. Özellikle polikistik over sendromu (PCOS) olan hastalarda GLP-1 tedavisiyle:
• androjen düzeylerinde düşüş,
• SHBG artışı,
• daha düzenli adet döngüsü,
• ovülasyon oranlarında artış
bildiriliyor.
Bu veriler, yıllardır ilk basamak tedavi olarak kullanılan metformine alternatif bir yolun gündeme gelmesine neden oldu.
Gebelik Öncesi Kritik Çıkmaz
Ancak tablo tamamen sorunsuz değil. GLP-1 reseptör agonistleri gebelikte kontrendike kabul ediliyor. Mevcut klinik öneriler, gebelik planlayan kadınların ilacı en az 2 ay önceden bırakmasını öngörüyor.
Uzmanlar bu süreçte:
• hızlı kilo geri kazanımı,
• kan şekeri dengesinin bozulması,
• kazanılan hormonal iyileşmenin kaybedilmesi
risklerine dikkat çekiyor.
Bu nedenle bazı merkezlerde, GLP-1 kullanan infertilite hastaları için özel “pre-konsepsiyon geçiş protokolleri” tartışılmaya başlandı.
Bilim Ne Diyor?
Uzman görüşlerine göre mevcut veriler umut verici olsa da, GLP-1 ilaçlarının doğrudan bir “doğurganlık ilacı” olarak tanımlanması için erken. Geniş ölçekli, uzun süreli ve gebelik sonuçlarını izleyen randomize çalışmalar henüz sınırlı.
Ancak ortak kanaat şu yönde:
GLP-1 tedavileri, obeziteye bağlı infertilitenin yalnızca bir sonuç değil, biyolojik bir hastalık olduğunu yeniden hatırlatıyor.
Yeni Bir Paradigma mı Doğuyor?
Araştırmacılar önümüzdeki yıllarda şu sorulara yanıt arıyor:
• GLP-1’in üreme üzerindeki faydaları gebelik riski olmadan korunabilir mi?
• Metabolik hafıza etkisi gerçekten var mı?
• Erkek infertilitesinde yeni bir tedavi penceresi açılabilir mi?
Yanıtlar netleştiğinde, obezite ve infertilite tedavisinde ezberlerin bozulması kaçınılmaz görünüyor.