Hastaneye kaldırılan Demir, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.
Henüz 17 yaşında olan Mustafa Demir’in ölümü, kentte ve sosyal medyada büyük üzüntüye yol açarken, olayla ilgili adli soruşturmanın sürdüğü bildirildi. Saldırıya karıştığı belirlenen şüphelilerin yakalanarak gözaltına alındığı öğrenildi.
“Hâlâ Bir Yerden Çıkıp Gelecek Gibi Hissediyorum”
Acılı anne Nazan Demir, yaşadığı tarifsiz acıyı gözyaşları içinde anlattı. Oğlunun ölümünü kabullenmekte zorlandığını ifade eden anne Demir, şu sözlerle yürekleri dağladı:
“Bir anne olarak o kadar canım yanıyor ki, bu acının tarifi yok. Günlerdir yaşadığım kabusu düşünüp kahroluyorum. Sanki hâlâ bir yerlerden Mustafa’m çıkıp gelecek gibi hissediyorum. Caniler oğlumu gözlerini kırpmadan öldürdüler. Kalbine saplanan bıçağa ben bakmaya kıyamıyordum.”
Kamu Vicdanı: “Bu Suçlar En Ağır Şekilde Cezalandırılmalı”
Olayın ardından kamuoyunda, bıçaklı saldırılar ve gençler arasındaki şiddetin önlenmesi için daha sert ve caydırıcı cezalar uygulanması yönünde çağrılar yükseldi. Hukukçular ve sivil toplum temsilcileri, bu tür suçlarda cezasızlık algısının ortadan kaldırılması gerektiğini vurguluyor.
Uzmanlar, kasten öldürme ve hayati bölgeyi hedef alan bıçaklı saldırıların “iyi hâl” ve “haksız tahrik” gibi indirimlerle hafifletilmemesi gerektiğini belirtiyor. Ayrıca bu suçları işleyen failler için uzun süreli kapalı cezaevi infaz rejimi, denetimli serbestlikten yararlanmanın sınırlandırılması ve tekrar suç işlemeyi önleyici özel cezaevi programları öneriliyor.
“Bir Daha Başka Anneler Ağlamasın”
Mustafa Demir’in ölümü, yalnızca bir adli vaka olarak değil, toplumsal bir alarm olarak değerlendirilirken, aile ve vatandaşlar yetkililere çağrıda bulundu:
“Bu tür vahşi saldırılar en ağır şekilde cezalandırılmazsa, sokakta kimse güvende olmayacak. Caydırıcı cezalar uygulanmalı ki başka anneler evlat acısı yaşamasın.”
Olayla ilgili soruşturma sürerken, kamuoyu adaletin eksiksiz ve gecikmeksizin tecelli etmesini bekliyor.